Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 200-2-48
Karar Sayısı : 07-59/675-234 (Nihai İnceleme)
Karar Tarihi : 11.7.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, 10
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER : Hakan BİLİR, Adnan AKGÜN, Ümit Nevruz ÖZDEMİR
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Temsilcisi: Av. Gülay YALÇIN
Turgut Özal Bulvarı 06103 Aydınlıkevler/Ankara
- Türkiye Elektrik İletim A.Ş.
D. TARAFLAR : - Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Turgut Özal Bulvarı 06103 Aydınlıkevler/Ankara 20
- Türkiye Elektrik İletim A.Ş.
İnönü Bulvarı No:27 Bahçelievler/Ankara
E-DOSYA KONUSU : Türkiye Elektrik İletim A.Ş.(TEİAŞ)’ye ait İstanbul-
Bulgaristan güzergâhındaki iki çift fiber optik kablonun 10 yıl süreyle
kiralanması yoluyla Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom) tarafından
devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ : 21.2.2007 tarih ve 1292 sayı ve 1.3.2007 tarih ve 1474 sayı
ile Kurum kayıtlarına giren başvurularda, Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’ye ait İstanbul-
Bulgaristan güzergâhındaki iki çift fiber optik kablonun 10 yıl süreyle kiralanması
yoluyla Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından devralınacağı ifade edilerek, bu 30
işleme 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde izin verilmesi
talep edilmiştir.
Başvuru konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi, 1997/1 sayılı Rekabet
Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ
(1997/1 sayılı Tebliğ) ve 1998/5 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği ile Değişik 1998/4
Sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin
Rekabet Kurumu’na Yapılacak Ön bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek
Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (1998/5 sayılı Tebliğ) çerçevesinde
değerlendirilmesine ilişkin 29.3.2007 tarih, 2007-2-48/Öİ-07-HB sayılı Rapor,
30.3.2007 tarih ve REK.0.06.00.00-120/111 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul 40
gündemine alınarak 07-30 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve dosya konusu
işlemin,
Rekabet Kurulu’nun iznine tabi bir devir işlemi olduğuna,
Türk Telekom’un ilgili ürün pazarındaki hâkimiyetini güçlendirerek etkin
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğurabilecek bir işlem
olması sebebiyle 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrası
uyarınca nihai incelemeye alınmasına,
07-59/675-234
2
İlgili işlemler sırasında 4054 sayılı Kanun’un 14. ve 15. maddeleri
çerçevesinde Başkanlığa yetki verilmesine; Kanun’un 16. ve 17. maddeleri
ile diğer ilgili maddelerin göz önünde bulundurulmasına 50
karar verilmiştir.
Devralmaya ilişkin ön itiraz yazıları 6.4.2007 tarihli 1247 ve 1248 sayı ile taraflara
gönderilmiştir. TEİAŞ’ın ön itirazlara ilişkin görüşleri 19.4.2007 tarih ve 2820 sayı ile
Türk Telekom’un ön itirazlara ilişkin görüşleri ise 07.05.2007 tarih ve 3200 sayı ile
Kurum kayıtlarına girmiştir.
Dosya konusu işlem hakkında yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan işlemin
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi, 1997/1 sayılı Tebliğ ve 1998/4 sayılı Tebliğ
çerçevesinde değerlendirilmesine ilişkin 6.7.2007 tarih ve 2007-2-48/Nİ-07-H.B. sayılı
Nihai İnceleme Raporu, 9.7.2007 tarih ve REK.0.06.00.00-120/215 sayılı Başkanlık
önergesi ile 07-59 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 60
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- TEİAŞ’a ait “Ankara II (Sincan)- Temelli- Dokurcun- Adapazarı- Paşaköy-
Zekeriyaköy- Alibeyköy -Habipler- Unimar- Hamitabad- Bulgaristan (sınır)”
güzergâhında serili bulunan iki çift (dört adet) optik fiber kablonun İstanbul-
Bulgaristan bölümünün 10 yıl süreyle Türk Telekom tarafından kiralama
yoluyla devralınmasının, Rekabet Kurulu’nun iznine tabi bir devir işlemi
olduğu,
- TEİAŞ’a ait “Ankara II (Sincan)- Temelli- Dokurcun- Adapazarı- Paşaköy-
Zekeriyaköy- Alibeyköy -Habipler- Unimar- Hamitabad- Bulgaristan(sınır)”
güzergâhında serili bulunan iki çift (dört adet) optik fiber kablonun İstanbul-70
Bulgaristan bölümünün 10 yıl süreyle Türk Telekom tarafından kiralama
yoluyla devralınmasının, Türk Telekom’un ilgili pazardaki hâkimiyetini
güçlendirilmesi yoluyla etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğurabilecek bir işlem olabileceği yönünde tespitlere ulaşılmadığı ve bu
anlamda dosya konusu devir işlemine izin verilmesinde sakınca bulunmadığı
ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1.Taraflar
H.1.1. Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Türk Telekom, 406 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket 80
statüsünde olup, Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk
Telekomünikasyon Anonim Şirketi’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak
Satışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Karar’ın Yürürlüğe Konulması Hakkında
Karar” uyarınca %55 oranındaki hissesinin blok olarak Ojer Telekomünikasyon
A.Ş.’ye satışı suretiyle özelleştirilmiş bulunmaktadır. Türk Telekom’un kalan %45
oranındaki hissesi ise T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından kontrol
edilmektedir.
406 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine
dair Türk Telekom’un yetkisine ilişkin hak ve yükümlülüklerin görev sözleşmesi
ve/veya görev sözleşmeleri ile belirleneceği hükme bağlanmış olup, bu çerçevede 90
Telekomünikasyon Kurumu’yla Türk Telekom arasında imzalanmış bulunan Görev
Sözleşmesi, Türk Telekom’da kamu payının %50’nin altına inmesiyle imtiyaz
sözleşmesi olarak yeniden düzenlenmiştir.
07-59/675-234
3
Ana sözleşme hükümleri uyarınca Türk Telekom yönetim kurulu; Ojer Telekom’un
sahip olduğu A grubu hisseleri temsil eden 6, Hazine’nin sahip olduğu B tipi hisseleri
temsil eden 3 ve yine Hazine’nin sahip olduğu bir adet C grubu imtiyazlı hisseyi (altın
hisse) temsil eden 1 üye olmak üzere toplam 10 üyeden oluşmaktadır.
Türk Telekom, Türkiye’nin üçüncü GSM operatörü olan Avea İletişim Hizmetleri
A.Ş.’nin (Avea) %81,1294 oranındaki hissesine sahiptir. Aycell Haberleşme ve
Pazarlama A.Ş. ve İş-Tim Telekomünikasyon A.Ş.’nin (Aria) 18.2.2004 tarihi itibarıyla 100
TT-TIM İletişim Hizmetleri A.Ş. adı altında birleşmeleri ile faaliyetlerine başlayan
Avea, “TT-TIM İletişim Hizmetleri A.Ş” ticari unvanını 23.6.2004 tarihi itibarıyla Avea
İletişim Hizmetleri A.Ş. olarak değiştirmiştir.
Bunun yanında, Telekomünikasyon Kurulu’nun 9.5.2006 tarihli kararıyla kablolu ve
kablosuz internet servis sağlayıcılığı hizmetini sunmak/altyapısını kurup işletmek için
genel izin kapsamında kayıtlamak suretiyle yetkilendirilmiş bulunan TTNet A.Ş.’nin
%99.96’sı da Türk Telekom tarafından kontrol edilmektedir.
H.1.2. Türkiye Elektrik İletim A.Ş.
TEİAŞ, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı tüzel kişiliğe sahip
bir iktisadi devlet teşekkülüdür. Teşekkül, Elektrik Piyasası Kanunu, 8.6.1984 tarih ve 110
233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve değişiklikleri ile 22.1.1990 tarih ve 399
sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve değişiklikleri ve 29.6.2001 tarih, 24447 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan ana statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk
hükümlerine tabidir. TEİAŞ’ın sermayesinin tamamı devlete aittir.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Bilindiği gibi başvuruya konu işlem İstanbul-Bulgaristan güzergâhında yer alan
TEİAŞ’a ait iki çift fiber optik kablonun 10 yıl süre ile kiralanmasıdır. Dolayısıyla bu
altyapı üzerinden verilen hizmetler, ilgili ürün pazarının tanımlanmasında başlangıç
noktasını oluşturmaktadır. 120
Dosya konusu işlemde Türk Telekom tarafından 10 yıl süreyle kiralanacak olan iki çift
aydınlatılmamış fiber, ucuna aktif transmisyon cihazları bağlanmak suretiyle altyapı
hizmeti vermeye uygun hale gelecektir. Böylece İstanbul-Bulgaristan arası
güzergâhta yer alan devir konusu karasal hatlar üzerinden;
- hem İstanbul-Edirne bölümü itibariyle yurtiçi trafiğe (data, ses veya internet
erişimi) gereksinim duyan firmalara
- hem de yurtdışı operatörlerle anlaşmak koşuluyla, yurtdışı trafiğe (data, ses
veya internet erişimi) gereksinim duyan firmalara
altyapı hizmeti verilebilecektir. Bu anlamda devre konu karasal hatları, iki nokta
arasındaki ses ya da data trafiğinin taşınmasına (iletilmesine) olanak sağlayan 130
altyapı unsuru olarak kabul etmek yanlış olmayacaktır.
Bilindiği gibi iletişim endüstrisi, en basit tanımıyla, iletişim hizmetleri ve bu hizmetlerin
sunulduğu altyapılar olmak üzere iki ana unsurdan oluşmaktadır. Tipik bir iletişim
altyapısı ise, ekonomik ve kullanım özellikleri bakımından birbirinden farklılaşan
çeşitli seviyelerdeki altyapılardan oluşmaktadır. Bu altyapılardan, kullanıcıların
şebekeye dâhil olduğu seviyeye yerel şebekeler ya da erişim şebekeleri1, farklı
1 Yerel şebeke ya da erişim şebekesi, müşterilerin bina veya müştemilatları ile telekomünikasyon operatörünün
yerel erişim şebekesindeki santral veya santral eşiti tesisleri arasındaki fiziksel bağlantıları ifade eder.
07-59/675-234
4
coğrafyalarda yer alan şebekelerin aralarındaki veri alış verişinin sağlandığı seviyeye
ise iletim şebekeleri adı verilmektedir2.
Hâlihazırda kullanılan ya da kullanılması muhtemel erişim şebekesi teknolojileri
kablolu-kablosuz ya da tükenebilir-tükenmeyen kaynaklara dayalı teknolojiler olarak 140
sınıflandırılabilecektir. Kablolu ve tükenmeyen kaynaklara dayalı erişim şebekesi
teknolojilerine yerel telefon şebekesi, kablo TV şebekesi, yerel elektrik dağıtım
şebekesi; tükenebilir ve kablosuz teknolojilere ise, sabit kablosuz yerel şebeke
teknolojileri, cep telefonu sistemleri örnek olarak gösterilebilecektir.
Benzer bir gruplandırma iletim altyapı ve teknolojileri için de yapılabilecektir. İletim
şebekesi hizmetleri fiber optik gibi kablolu teknolojiler yoluyla verilebildiği gibi radyo
link veya kızıl ötesi gibi kablosuz teknolojiler yoluyla da sağlanabilmektedir.
Daha önce de değinildiği üzere başvuruya konu işlem İstanbul-Bulgaristan
güzergâhlarında yer alan TEİAŞ’a ait iki çift fiber kablonun kiraya verilmesidir.
Dolayısıyla bu altyapı ve üzerinden verilen hizmetler ve bu alt yapılara ikame 150
alternatif iletim şebekeleri, ilgili ürün pazarının tanımlanmasında başlangıç noktasını
oluşturacak ve bu anlamda erişim altyapıları değerlendirme dışı tutulacaktır.
İletim şebekesi bakımından yapılacak değerlendirmelerde ise, veri iletimi için yaygın
olarak kullanılan temel iletim alt yapılarını; karasal (bakır kablolar, fiber optik kablolar)
ve denizaltı (fiber optik) hatlar3 ile uydu haberleşme altyapıları ve radyo link gibi diğer
kablosuz iletim altyapıları olarak sıralamak mümkündür. Ancak söz konusu
altyapıların fiyatlandırma, maliyetler, teknik özellikler, kapasite ve kullanım özellikleri
bakımından birbirlerinden farklılaştıkları görülmektedir.
Düşük ve orta yükseklikte yörüngelere sahip uydular noktadan noktaya çift yönlü
iletim hizmetlerinde kullanılabilmektedir. Yer istasyonlarından yapılabilen kısmi 160
müdahaleler hariç, uydulara müdahale edilmesi, yakıt ikmali, bakım onarım yapılması
zordur. Bu yüzden uyduların ömürleri sınırlıdır. Ayrıca telekomünikasyon hizmeti
sunulabilecek dünya etrafındaki yörünge sayısı sınırlıdır. Uydu haberleşmesi,
kapsama alanındaki herkesin sinyali almasının mümkün olması nedeniyle güvenlik
açısından da dezavantajlıdır. Bu sebeple özel şifreleme teknikleri kullanılmaktadır.
Ayrıca frekans kaynağının tükenebilir olması bu hizmetin maliyetlerinin oldukça
artmasına dolayısıyla hizmetin fiyatının yüksek olmasına neden olmaktadır.
Bu anlamda, karasal hatlara nazaran, uydu teknolojileri ile sınırlı olarak kapasite,
hizmet çeşitliliği ve coğrafi alanlarda hizmet sunulabilmektedir. Uydu iletim
hizmetlerinin oldukça maliyetli bir teknolojiye dayalı olması ve bu altyapı üzerinden 170
sınırlı kapasitede hizmet sunulabiliyor olması, bu hizmetlerin karasal hatlar üzerinden
sunulan hizmetlere alternatif değil, bu hizmetleri tamamlayıcı nitelik sergilemelerine
neden olmaktadır. Bu yüzden uydular genellikle kırsal alan ve acil durum
haberleşmesinde kullanılmaktadır.
Uydu haberleşme altyapılarının ekonomik ve teknik özelliklerine paralel şekilde,
radyo link gibi kablosuz iletim teknolojileri de, maliyetleri ve sahip oldukları kapasite
sınırı nedeniyle karasal hatlara ikame altyapı teknolojisi olmaktan uzaktır.
2 Yerel şebeke ile iletim şebekeleri, kapasite hizmetleri ve şebekeye bağlı alet ve teçhizat olarak daha ileri bir
değerlendirmeye tabi tutulabileceği gibi şebekeler üzerinden verilen hizmetler de temel olarak ses ve katma
değerli hizmetler olmak üzere iki alt başlık altında incelenebilecektir. Dosya konusu işlem bakımından böyle bir
ayrım yapılmasına ihtiyaç olmadığı için daha detaylı bir değerlendirmeye gerek görülmemiştir.
3 İncelememiz kapsamında anlatım kolaylığının sağlanması için, metnin devamından karasal fiber optik kablolar
ve deniz altı fiber optik kabloların tamamı için “karasal hatlar” ifadesi kullanılacaktır.
07-59/675-234
5
Dolayısıyla devre konu fiber optik kabloların da içerisinde yer aldığı iletim (altyapı)
şebekesini en geniş anlamda karasal hatlardan (denizaltı fiber optik altyapıları da
dâhil olmak üzere) oluşan iletim şebekesi olarak tanımlamak mümkündür. Söz 180
konusu hatları da özellikle niteliklerine (bant genişliği bir başka deyişle yüksek hızda
veri iletimine olanak sağlayıp sağlayamamaları açısından) göre bir ayrıma tabi
tutmak mümkündür. Bu anlamda karasal hatları fiber optik ve bakır olmak üzere 2
gruba ayırmak mümkündür.
Bakır kablolar, genellikle erişim şebekelerinde kullanılmaları ve bu kablolar üzerinde
sınırlı kapasitede hizmet sunulabilmesi nedenleriyle fiber optik kablolardan
ayrılmaktadır. Ülkemizdeki altyapıların kullanım özelliklerine bakıldığında, genel
itibari ile 2.048 Kbit/sn altındaki hızlardaki trafiğin bakır kablolar, 2.048 Kbit/sn
üzerindeki hızlardaki trafiğin ise fiber optik kablolar üzerinde gerçekleştirildiği
görülmektedir. Esasen fiber kablolar temel olarak farklı standart4 ve kapasitelerde 190
kurulabilen, kiralık devrelerde dâhil olmak üzere, yüksek kapasitede trafiğin iletiminde
kullanılan altyapıların temel unsurlarıdır. Bu durum söz konusu altyapıların tarife
yapılarına da yansımaktadır. Dolayısıyla yukarıda yer verilen bilgiler doğrultusunda,
sınırlı kapasitede veri iletimine olanak sağlayan bakır kabloların, ilgili ürün pazarının
tanımlanması bakımından, devir konusu fiber optik kabloların bir ikamesi
olamayacağı sonucuna varılmıştır.
Daha önce de ifade edildiği üzere, başvuru konusu dosya kapsamında incelenen
devir konusu işlem İstanbul-Bulgaristan güzergâhındaki iki çift fiber optik kablonun
Türk Telekom tarafından 10 yıllığına kiralanması işlemidir.
Devre konu fiber optik kablolar ile ilgili ürün pazarının tanımlanılmasından önce, söz 200
konusu altyapı unsurlarına ilişkin özellikleri kısaca aşağıdaki gibi sıralamak
mümkündür:
- Fiber optik kablolardan oluşmaktadır.
- Üzerinden toptan ve perakende hizmet verilmesi mümkündür.
- Sınır güzergâhında yer alması nedeniyle yurt dışı çıkışlıdır.
- Aynı güzergâhtaki yurt içi trafiğin taşınmasında da kullanılabilir.
Devre konu fiber optik kabloları (hatları) en geniş anlamda iki nokta arasında sürekli-
tahsisli ve sabit bir hızda güvenli veri iletişiminin sağlanmasına olanak sağlayan
telekomünikasyon altyapı ve hizmetleri olarak tanımlamak mümkündür. Söz konusu
hatlar bir telekomünikasyon şebekesinin omurgasının oluşturulmasında 210
kullanılabildiği gibi, bireysel ya da kurumsal kullanıcıların internet erişimi ya da
ses/data trafiklerinin taşınması için de kullanılabilmektedir.
Bu anlamda söz konusu hatlardan meydana getirilen altyapı/omurganın üzerinden;
veri iletimi, ses iletimi, internet hizmetleri gibi çeşitli hizmetlerin sunulması
mümkündür. Bu anlamda nihai kullanıcılar tarafından, söz konusu hatlara sahip
altyapı işletmecilerinden;
- üzerinden, data veya ses trafiği geçirmek için, kiralık devre (kapasite)5
(örneğin kiralanan hattın GSM ya da İSS (İnternet Servis Sağlayıcı)
altyapılarına bağlanılması yoluyla),
4 Örneğin T-1 kanalı bir çeşit kiralık hattır ve maksimum 1,544 Mbit/sn hızda iletim olanağı sağlar. Diğer
standartlar E-1 (2.048 Kbit/sn), E-2 (8.192 Kbit/sn), E-3 (34,368 Kbit/sn) STM-1 (155.520 Kbit/sn) STM-4 (622.080
Kbit/sn) STM-16 (2.488.320 Kbit/sn), STM-64 (9.953.280Kbit/sn) Bakır kablolar da kiralık hatlar için bir alt yapı
olmakla birlikte (genellikle 2.048 Kbit/sn’ye kadar) yüksek hız ve kapasitedeki kiralık hatlar ancak fiber optik
kablolar üzerinde kurulabilmektedirler.
5 Kiralık devreler noktadan noktaya simetrik kapasite sunma ve kullanıcının isteğine bağlı olarak anahtarlama ve
yönlendirme fonksiyonuna izin vermeme gibi özellikleri nedeniyle diğer altyapı hizmetlerinden ayrılmaktadır.
07-59/675-234
6
- altyapı işletmecisinin de söz konusu hatları kullanarak sunabileceği nihai 220
hizmetler olan internet erişimi, data ya ses trafiğin taşınması
hizmetlerinin talep edilmesi mümkündür. Bu anlamda devir konusu fiber optik hatlar
esasen, yukarıda yer verilen hizmetlerin tamamının sağlanmasını olanaklı kılan
altyapı unsuru olarak kabul edilmelidir. Söz konusu hatların en önemli özelliğinin ise,
fiber optik olmaları nedeniyle yüksek kapasite ve kalitede iletim imkânı olduğunun
vurgulanmasında fayda görülmektedir.
Yukarıda yer verilen altyapı hizmetleri, bireysel ya da kurumsal son kullanıcılar
tarafından talep edilebildiği gibi (perakende satış), diğer işletmeciler tarafından
telekomünikasyon hizmetlerinin başkaca kişilere sunumu içinde talep edilebilmektedir
(toptan satış). Bu anlamda ilgili ürün pazarı tanımlanmasında genellikle toptan ve 230
perakende ayırımı yapılmaktadır. Ancak devre konu hatların hem perakende hem de
toptan olarak sunumunun mümkün olması nedeniyle böyle bir ayrıma, incelememiz
kapsamında gerek görülmemiştir.
Bunun dışında ilgili hattın bir diğer önemli özelliği; üzerinde bulunduğu coğrafi alan
başka bir deyişle hattın güzergâhıdır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, devre konu
hatların fiber optik olması, yüksek kapasiteli veri iletimine olanak sağlaması
nedeniyle, bu altyapı unsurunun diğer iletim mecralarından ayrı bir pazarda
değerlendirilmesinin gerektirmektedir.
Ancak devre konu fiber optik kabloları diğer yüksek kapasiteli altyapılardan ayıran en
temel ve belirgin özelliği ise, kabloların sınır bölgesinde yer alması bir başka deyişle 240
yurt dışı trafik için uygun olmasıdır. Bu durumda söz konusu hatların yurt dışına
çıkışına olanak sağlayan özelliğinin, söz konusu hatların diğer fiber optik altyapı
unsurlarından ayrı bir pazar olarak ele alınmasını gerekli kılıp kılmadığı konusunun
değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Yurt dışına çıkışa olanak sağlayan hatları (altyapıları) yalnızca yurt içi trafiğin
taşınmasında kullanılan hatlardan ayıran en önemli nokta, yurt dışı hatlarda hattın
başlangıç noktasının yurt içinde bitiş noktasının yurt dışında olmasına karşın, yurt içi
hatların her iki ucu da ülke sınırları içerinde yer almaktadır. Dolayısıyla bir ucu sınırda
diğer ucu ülke içinde yer alan fiber optik hatlar ile iki ucu da ülke içinde sonlanan fiber
optik hatlar arasında uluslararası trafiğin taşınması bakımından çok önemli bir fark 250
ortaya çıkmaktadır.
Bu anlamda, örneğin devre konu fiber optik kabloların kullanılacağı bir yurt dışı
trafiğin gerçekleşmesi aşamasında, bireysel ya da kurumsal müşteriler altyapı
hizmeti sunan operatörün santraline erişim şebekesi yoluyla bağlanmaktadır. Bu
santral noktasından sonra uzak mesafeler arasında döşenmiş fiber optik altyapıdan
faydalanılmakta ve ulusal sınır noktasına ulaşılmaktadır. Bu noktada altyapı hizmeti
veren firmanın, kiralamış olduğu uluslararası fiber optik altyapısına irtibat yapılarak
uluslararası erişim sağlanmaktadır.
Dolayısıyla bir ucu sınırda diğer ucu ülke içinde yer alan fiber optik hatlar ile iki ucu
da ülke içinde sonlanan fiber optik hatlar arasında uluslararası data hizmetlerinin 260
sunumu bakımından çok önemli bir fark ortaya çıkmaktadır. Uluslararası iletimin
sağlanması bakımından benzer bir durum deniz altı fiber optik kablolar için de söz
konusudur. Fakat karasal hatların aksine deniz altı fiber optik kablo altyapılarında
fiber ucun sonlandığı iki ayrı ülke sınırı mevcuttur.
Benzer bir şekilde 92/44/EC sayılı AB Komisyonu Direktifi’nde kiralık devreler “şebeke sonlanma noktaları
arasında şeffaf transmisyon sağlamak için sunulan ve isteğe bağlı anahtarlama veya yönlendirme fonksiyonu
içermeyen telekomünikasyon altyapısı” olarak tanımlanmaktadır.
07-59/675-234
7
Ulusal sınırlar içerisinde yer alan ancak yurt dışı çıkışa uygun hatların, yurt dışı trafik
ihtiyacına cevap verebilmeleri ancak işletmecilerin ayrıca yurt dışı operatörlerden de
kapasite sağlamalarına bağlıdır.
Bunlara ek olarak ifade edilmesi gerekli diğer bir husus, bir ucu sınır bölgesinde
sonlanan fiber optik kablonun, sonlanma noktasında yer alan başka bir fiber optik alt
yapıyla irtibatlandırılması ekonomik ya da teknik imkânsızlıklar nedeniyle mümkün 270
değilse, söz konusu alt yapının uluslararası niteliğinden de bahsetmek mümkün
olmayacaktır. Bu bakımdan bir fiber optik alt yapının uluslararası nitelik sergilemesi
ilgili bölgede ya da sınırda başka bir fiber optik kablo ile ilişkilendirilmesine bağlıdır.
Genel olarak, yurt dışına çıkışa uygun altyapılar için talep; ulusal, uluslararası ya da
her iki coğrafi alana da telekomünikasyon hizmeti vermek isteyen alternatif
işletmecilerden gelebileceği gibi, uluslararası trafiğe ihtiyaç kurumsal kullanıcılar ya
da ulusal telekomünikasyon işletmecilerinden de (İSS ya da mobil operatörler gibi)
kaynaklanabilmektedir.
Bu nedenle talep açısından söz konusu hatlar, özellikle yurt dışı trafiğe olanak
sağlamaları ve bu nedenle farklı ihtiyaçlara cevap vermeleri nedeniyle farklılaşırken, 280
arz bakımından da söz konusu hatların coğrafi konumları nedeniyle diğer ulusal fiber
optik kablolardan ayrılmaktadır.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, ilgili ürün pazarının yüksek kapasiteli veri
iletimine ve uluslararası bağlantıya olanak sağlayan “yurt dışı çıkışlı fiber optik kablo
altyapı pazarı” olarak tanımlanması uygun görülmüştür.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Bilindiği gibi, ilgili coğrafi pazarın değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulan
husus, devre konu altyapı üzerinden verilen hizmetler ve bu hizmetlere alternatif olarak
değerlendirilebilecek diğer hizmetlerin rekabet koşulları bakımından yeterli derecede
homojen olarak hangi coğrafi bölgelerde sunulduğunun tespit edilmesidir. Daha önce 290
de ifade edildiği üzere, devir konusu işlem İstanbul-Bulgaristan arasında yer alan fiber
optik hatların 10 yıl süre ile kiralanmasıdır. Bu hizmetlere alternatif arz kaynaklarının
tespitinde ise bu hizmeti veren diğer teşebbüsler ile birlikte Türk Telekom’un elinde
bulunan aynı güzergâhta dâhil olmak üzere yurt dışına çıkışı imkân veren benzer
nitelikli altyapı unsurlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosya konusu incelemede fiber optik altyapıların temel özelliği yurt dışına çıkışa
imkân sağlamalarıdır. Bu anlamda dosya konusu işlem bakımından yurt dışına çıkışa
imkân sağlayan hatların birbirlerine ikame olup olmadıkları incelenmiştir. Bilindiği gibi
Türk Telekom ülke sınırları içerisinde 4 ayrı güzergâhta yurt dışı çıkışa imkân
sağlayan altyapıya sahip bir işletmeci olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Türk 300
Telekom’dan edinilen bilgilere göre, Türk Telekom’un söz konusu fiber optik kablo
altyapı güzergâhları aşağıdaki gibidir6:
Edirne/Bulgaristan karasal fiber optik kablosu
Edirne/Yunanistan karasal fiber optik bağlantıları
MedTürk denizaltı fiber optik kablo sistemi
SMW3 denizaltı fiber optik kablo sistemi
6 Türk Telekom’un 26.3.2007 tarih ve 2313 sayılı yazısında; “..Şirketimizin yurtdışı çıkışı olan fiber optik kabloları
birbirinin ikamesi değil, tamamlayıcısı konumundadır. Şöyle ki; yurtdışı internet trafiği bir bütün olarak
düşünüldüğünde, bu trafiğin yurtiçine alınmasında mevcut durumda dört farklı yoldan yararlanılmaktadır. Bu
noktada, şayet güzergâhlardan birinde aksaklık meydana gelir ve bu güzergâh hizmet dışı kalırsa, o takdirde dört
güzergâhtan taşına yurtdışı trafiğin üç güzergâhtan taşınması zorunluluğu hâsıl olur.” ifadelerine yer verilmiştir.
07-59/675-234
8
Türk Telekom haricinde bir diğer altyapı operatörü olan MTCTR Memorex
Telekomünikasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. (Memorex)’ de yurt dışı çıkışına imkân
sağlayan fiber optik kablo altyapısına sahiptir. Söz konusu teşebbüse ait İstanbul-
Kapıkule güzergâhında 2 ayrı hatta serili (…x…) fiber kıl (toplam …. kıl) üzerinden 310
aynı gruba ait Avrupa şirketi ile altyapı bağlantısı tesis edilerek altyapı hizmeti
verilebilmektedir. Hâlihazırda bu altyapı üzerinden 2xSTM-1 ve 1xE-3 kapasiteli
hizmetler sağlandığı gibi, talep olması halinde kullanılıcılara E-1, E-3, STM-1, STM-
4, STM-16, STM-64 kapasiteli hizmetler de sunulabileceği anlaşılmıştır.
Bu bağlamda, dosya konusu işlem bakımından yurtdışına çıkışa imkân sağlayan söz
konusu fiber optik kablo altyapılarının birbirlerinin ikamesi olup olmadığı
değerlendirilmelidir. Yapılan incelemelerde uluslararası trafik taleplerinin
karşılanması aşamasında, kullanıcılardan yurtdışına çıkışa olanak sağlayan
güzergâhlara göre farklı fiyatlar talep edilmemesi ile trafiğin hangi güzergâhtan
taşınması kararının işletmeciye ait olması karşısında, dosya konusu işlem 320
bakımından ilgili coğrafi pazarın Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak
tanımlanılmasının doğru olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
H.3. Yapılan İnceleme, Tespit ve Değerlendirmeler
H.3.1. Tarafların Ön İtirazlara İlişkin Görüşleri
6.4.2007 tarih ve 1247 ve 1248 sayılı bildirim yazılarına istinaden TEİAŞ tarafından
gönderilen ön itirazlara ilişkin görüşler 19.4.2007 tarih ve 2820 sayı ile Türk Telekom
tarafından ön itirazlara ilişkin olarak gönderilen görüşler ise 7.5.2007 tarih ve 3200
sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
TEİAŞ’ın ön itiraza ilişkin görüşünde özetle;
1. İstanbul-Bulgaristan (sınır) güzergâhındaki fiber optik kablonun Hamitabad-330
Bulgaristan bölümündeki 5 çift fiberin tamamının TEİAŞ’ın tasarrufunda
olduğu ve bunun sadece iki çiftinin kiralama konusu olduğu,
2. Babaeski-Yunanistan güzergâhında tamamı TEİAŞ tasarrufunda bulunan ve
ihale konusu fiberle alternatif olabilecek nitelikte toplam 48 adet fiber optik
kablo bulunduğu,
3. İhaleye en yüksek ikinci teklifi veren Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin
(Tellcom) teklifinin geçerlilik süresini uzatmadığı, dolayısıyla ihale konusu
işlemin sonuçlandırılmaması durumunda Teşekkül’ün zarara uğrayacağı;
4. Bildirimdeki hususların neredeyse tamamının Türk Telekom’la ilgili
olduğundan, Teşekkülle ilgili olmayan konularda görüş bildirilemeyeceği 340
ifadelerine yer verilmiştir.
Türk Telekom’un ön itiraza ilişkin görüşünde ise;
1. İşleme izin verilmemesinin, Türk Telekom ile TK arasında imzalanan
“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi”nin
açık ihlali anlamına geleceği,
2. Türk Telekom’un her türlü alternatif yolu kullanmasının teknik ve hayati bir
zorunluluk olduğu,
3. İhale konusu fiberlerin kompozit yapıda imal edildiği ve işletmesel yönden
bütünlük arz ettiği dolayısıyla tek operatör tarafından işletilmesi gerektiği,
4. 1998/4 sayılı Tebliğ bakımından hukuki veya fiili imtiyaz olup olmadığı 350
konusunda Telekomünikasyon Kurumu görüşüne başvurulması gerektiği,
07-59/675-234
9
5. Uydu üzerinden de kiralık devre hizmeti verilebildiği,
6. İlgili pazarların daha farklı tanımlanması gerektiği,
7. Devre konu fiberlerin kapasitesinin pazara etkisinin değerlendirilmesi gerektiği,
8. Altyapı pazarının Türk Telekom’un tekelinde olmayan rekabetçi bir pazar
olduğu,
9. MTCTR Memorex Telekomünikasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin (Memorex),
Türk Telekom altyapısından bağımsız olarak, 2006 yılı sonundan itibaren
uluslararası kiralık devre hizmeti vermeye başladığı
ifadelerine yer verilmiştir. 360
Yapılan değerlendirmelerde, Türk Telekom’un yukarıda belirtilen savunmalarında yer
verdiği ilk beş başlıkta özetlenen görüşlere ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilirken,
6 numara ile özetlenen görüşlerin değerlendirilmesi Rapor’un İlgili Pazar’a ilişkin
Bölümünde, diğer argümanlar ile TEİAŞ’ın görüşleri ise Rapor’un Değerlendirme
Bölümünde ele alınmıştır.
Türk Telekom tarafından gönderilen yazıda, teşebbüsün üçüncü bir kişiden kiralama
yoluyla elde edeceği her türlü şebeke birimini devralmasına izin verilmemesi
yönündeki bir işlemin, Türk Telekom ile TK arasında imzalanan “Telekomünikasyon
Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi”nde yer alan; “… bu sözleşme
… gerekli telekomünikasyon tesisleri ve işyerlerinin… kiralanması veya herhangi bir 370
surette temin edilmesini … kapsar” ifadelerine aykırı olacağı ve bu anlamda konu ile
ilgili olarak Telekomünikasyon Kurumu’ndan görüş alınması gerektiği ifade edilmiştir.
İmtiyaz sözleşmesinde yer alan yukarıdaki ifadelerden, Türk Telekom’un, 4054 sayılı
Kanun’u ihlal edici bir takım devir işlemlerini gerçekleştirebileceği anlamını çıkartmak
olarak görünmemektedir. Kaldı ki, Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin Telekom Italia
Mobile International N.V.’ye ait %40,5647 oranındaki hissesinin Türk Telekom’a devir
işlemi ile ilgili Türk Telekom’un 14.7.2006 tarih ve 4821 sayılı izin başvurusuna ilişkin
Rekabet Kurulu Kararı’nda olduğu gibi, Türk Telekom’un ancak Rekabet Kanunu’nu
ihlal etmeyecek birleşme/devralma işlemlerini gerçekleştirmesi yasal olarak mümkün
olacaktır. 380
Dosya konusu işlemler ile ilgili olarak, Rekabet Kurulu’nun konuya ilişkin
incelemesinin başlamasına neden olan 29.11. 2006 tarih ve 8098 sayılı başvuru
başta olmak üzere, devralma dosyasının da içerisinde yer aldığı; 8.1.2007 tarih/35
sayı, 2.2.2007 tarih/386 sayı ve 2.3.2007 tarih/806 sayılı yazılar ile
Telekomünikasyon Kurumu’nun konu hakkındaki görüşleri talep edilmiştir.
Telekomünikasyon Kurumu’nun konuya ilişkin görüşleri de sırası ile 5.2.2007
tarih/902 sayı, 2.3.2007 tarih/1488 sayı ve 6.4.2007 tarih/2554 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
Yapılan savunmada, ihale konusu fiberlerin kompozit yapıda imal edildiği ve
işletmesel yönden bütünlük arz ettiği ifade edilerek, fiberlerin toplam beş çiftten 390
oluştuğu ve kalan üç çiftinin halen Türk Telekom tarafından işletildiği düşüldüğünde,
herhangi bir fiber elyafın zayıflaması ya da kopması durumunda sorunsuz fiberlerin
de devre dışı kalacağı, bu durumun sitemde uzun süreli kesintilere neden olacağı ve
işletmeciler açısından ciddi sorunlara yol açacağı iddia edilmektedir.
İhale konusu hatların içerisinde yer alan çiftlerin farklı işletmeciler tarafından
kullanılmasının mümkün olduğu zaten TEİAŞ’ın, kendi kullanımında olan fiber çiftlerin
kiralanması için ihale yöntemini tercih etmesi nedeniyle çok açıktır. Bilindiği gibi
ihalenin Ankara-İstanbul güzergâhına ait kısmını da, aynı güzergâhtaki üç çift Türk
07-59/675-234
10
Telekom tarafından işletilmesine rağmen, başka bir işletmeci kazanmıştır. Bu
anlamda hatların tek bir teşebbüs tarafından işletilmesi gerektiği iddiaları gerçekçi 400
olmayıp, hâlihazırda ortak olarak işletilen hatların mevcudiyeti bu durumu ortaya
koymaktadır.
1998/4 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği’nin uygulanması ile ilgili herhangi bir kurumdan
görüş alınmasına gerek bulunmamakla birlikte, 2.2.2007 tarih ve 386 sayılı yazı ile
Telekomünikasyon Kurumu’nun konu ile ilgili görüşü talep edilmiş, cevabi yazı Kurum
kayıtlarına 2.3.2007 tarih ve 1488 sayı ile intikal etmiştir.
Türk Telekom’un ön itiraza ilişkin değerlendirmesinde ayrıca Telekomünikasyon
Kurumu’nun 2002 yılından itibaren uydu telekomünikasyon hizmeti sunulmasına
yönelik lisans vermeye başladığı, hâlihazırda 30 adet işletmecinin uydu
telekomünikasyon hizmeti vermek üzere lisans aldığı ve bu firmaların 155 Mbps 410
hızındaki kapasitelere kadar uydu üzerinden uluslararası kiralık devre hizmeti verdiği
ifadelerine yer verilmiştir.
Bilindiği gibi veri iletimi için yaygın olarak kullanılan temel iletim altyapılarını; karasal
hatlar ve uydu haberleşme altyapıları olarak sıralamak mümkündür. Ancak söz
konusu altyapıların fiyatlandırma ve maliyetler, teknik özellikler, kapasite ve kullanım
özellikleri bakımından birbirlerinden farklılaştıkları görülmektedir.
Rapor’un ilgili pazarın anlatıldığı bölümünde ifade edildiği üzere, karasal hatlara
nazaran, uydu teknolojileri ile sınırlı kapasite, hizmet çeşitliliği ve coğrafyalarda
hizmet sunulabilmektedir. Uydu iletim hizmetlerinin oldukça maliyetli bir teknolojiye
dayalı olması ve bu altyapı üzerinden sınırlı kapasitede hizmet sunulabiliyor olması 420
bu hizmetlerin karasal hatlar üzerinden sunulan hizmetlere alternatif değil, bu
hizmetleri tamamlayıcı nitelik sergilemelerine neden olmaktadır. Dolayısıyla, uydu
hizmetleri karasal hatlara ikame olmaktan uzaktır.
TEİAŞ’ın yapmış olduğu savunma ile Türk Telekom’un savunmasında yer verdiği ve
yukarıda 6, 7, 8, 9 numaralı başlıklar altında özetlenen diğer argümanlar, daha önce
de ifade edildiği üzere, Rapor’un ilgili bölümlerinde değerlendirilmiştir.
H.3.2. İşlemin Niteliği Bakımından Yapılan Değerlendirme
Rekabet Kurulu’nun TEİAŞ’a ait fiber optik hatların 10 yıl süre ile kiraya verilmesi
işlemi ile ilgili yapılan şikâyetin incelendiği 07-13/112-33 sayılı kararın gerekçesinde;
“Rekabet hukuku bağlamında kontrol değişikliği, hisse veya malvarlığının satın 430
alınmasıyla gerçekleştirilebileceği gibi, dosya konusu işlemde olduğu gibi uzun
süreli kiralama sözleşmesi ile de gerçekleşebilmektedir. 1997/1 Sayılı Tebliğ’in
2. maddesinde “Bu tebliğ bakımından kontrol, ayrı ayrı ya da birlikte fiilen ya
da hukuken bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağı sağlayan
haklar, sözleşmeler veya başka araçlarla ve özellikle bir teşebbüsün
malvarlığının tamamı veya bir kısmı üzerinde mülkiyet veya işletilmeye müsait
bir kullanma hakkıyla veya bir teşebbüsün organlarının oluşumunda veya
kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya kararları üzerinde
belirleyici etki sağlayan haklar veya sözleşmelerle meydana getirilebilir.”
hükmü yer almaktadır. 440
Böyle bir durumda, uzun süreli bir kira sözleşmesiyle elde edilen kontrolün
hisse veya mal varlıklarının satın alınmasıyla elde edilen kontrolle yönetim ve
malvarlıkları üzerindeki haklar bakımından benzer öğeleri içermesi gerekir.
Dosya konusu işlemde 10 yıl süreyle kiralanacak olan iki çift aydınlatılmamış
fiber, ihaleyi kazanan firma tarafından ucuna aktif transmisyon cihazları
07-59/675-234
11
bağlanmak suretiyle hizmet vermeye uygun hale gelecektir. Böylece, ihaleyi
kazanacak firma gerek İstanbul-Ankara arasında data trafiğine gereksinim
duyan firmalara, gerekse yurtdışı operatörlerle anlaşmak koşuluyla, yurtdışı
geçişe gereksinim duyan firmalara ihale konusu fiberler üzerinden Türk
Telekom hatlarına alternatif bir altyapı hizmeti verilebilecektir. Dolayısıyla, 450
ihaleye konu olan fiberlerin devriyle birlikte ihaleyi kazanacak firma, 1997/1
sayılı Tebliğ’deki kontrol tanımına uyan bir şekilde, TEİAŞ’ın malvarlığının bir
kısmı üzerinde (iki çift fiber) işletilmeye müsait bir kullanım hakkıyla belirleyici
etki uygulama olanağına 10 yıllık bir süre için kavuşacaktır.
1998/5 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği ile Değişik 1998/4 Sayılı Özelleştirme
Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet
Kurumu’na Yapılacak Ön bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek
Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in 2. maddesinde “…bir teşebbüsün ortaklık
paylarının ya da diğer hak ve araçların tümünün veya bir kısmının teşebbüsün
üzerindeki kontrolü değiştirecek ya da karar organlarını etkileyecek şekilde 460
yahut mal veya hizmet üretimine yönelik birimlerin özelleştirme yolu ile her
türlü devri”nin Tebliğ kapsamında olduğu belirtilmektedir. Aynı Tebliğin 7.
maddesinin ikinci fıkrasında ”Özelleştirme yoluyla devirlerin Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı dışında diğer kamu kurum veya kuruluşlarınca
gerçekleştirilmesi halinde de bu Tebliğ hükümleri uygulanır. Bu takdirde, bu
Tebliğde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yerine getirilmesi öngörülen
yükümlülükler, devri gerçekleştirecek kamu kurum veya kuruluşunca yerine
getirilir.” ifadeleri yer almaktadır. İhaleyi gerçekleştiren TEİAŞ, devletin genel
enerji ve ekonomi politikasına uygun olarak elektrik iletim faaliyetlerinde
bulunmak amacıyla oluşturulan bir iktisadi devlet teşekkülüdür. TEİAŞ, 470
telekomünikasyon sektöründe işletmeci sıfatını haiz olmadan ve bu anlamda
“bir imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı ya da genel izne” sahip
olmaksızın 406 sayılı Kanun’un 2 (a) maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
“Kamu kurum ve kuruluşlarının münhasıran verdikleri hizmetler ile ilgili olarak
özel kanunları uyarınca kurdukları telekomünikasyon tesisleri”nin hükmü
gereğince kendi kullanımı için söz konusu hatlara sahip olabilmiştir. İhale
konusu fiberler daha önce de belirtildiği gibi ihaleyi kazanacak firma tarafından
altyapı hizmetleri verilebilmesini sağlayacak niteliktedir. Bu anlamda TEİAŞ’ın
sahip olduğu ve 2 çiftini kiralayacağı 5 çift fiberin 10 yıl süre ile kiralanması
işleminin 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında hizmet üretimine yönelik bir birimin 480
özelleştirilmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.”
ifadelerine yer verilmektedir. Yukarıda yer verilen ifadelerden de anlaşıldığı üzere
dosya konusu “…işlemin 1998/5 sayılı Tebliğ delaletiyle 1998/4 sayılı Tebliğ
kapsamında özelleştirme yolu ile gerçekleştirilen bir devralma işlemi olduğu…” daha
önceki Kurul kararı ile hüküm altına alınmıştır.
H.3.3. İşlemin Bildirim Yükümlülüğü Bakımından Yapılan Değerlendirme
Bilindiği gibi 1998/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde “…Rekabet Kurumu’na ön
bildirimde bulunulması zorunlu olan özelleştirme yolu ile devralma işlemlerinde ve
önbildirime tabi olmamakla birlikte bu Tebliğ kapsamında olan özelleştirme yolu ile 490
devralma işlemi taraflarının ilgili ürün piyasasındaki toplam pazar paylarının %25’i
veya cirolarının 25 trilyon Türk Lirasını aşması halinde; devralma işlemlerinin hukuki
geçerlilik kazanabilmeleri için Rekabet Kurulundan izin alınması zorunludur.” ifadeleri
yer almaktadır. Bu nedenle, devir işleminin hukuki olarak geçerlilik kazanabilmesi,
07-59/675-234
12
tarafların ilgili ürün pazarındaki ciro ve pazar payları Tebliğ’de yer verilen miktarları
geçiyor ise, Rekabet Kurulu izni sonrasında gerçekleşebilecektir.
Türk Telekom tarafından 7.6.2007 tarih ve 2011 sayılı bilgi isteme yazısına cevaben
gönderilen ve Rekabet Kurumu kayıtlarına 19.6.2007 tarih ve 4230 sayı ile giren
yazıda yer verilen bilgilerden, 2006 yılında Türk Telekom’un, devre konu fiber optik
kabloların da içerisinde yer aldığı pazardaki hizmetlerden, yalnızca uluslararası 500
kapasite satışlarından dahi 2006 yılında elde edilen gelirin yaklaşık (…………) Avro
(…………… YTL7) düzeyinde olduğu anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle, devir
konusu işlemin tarafı olan Türk Telekom’un pazar payı rakamlarına dahi
bakılmaksızın, yalnızca ilgili ürün pazarının içerisinde yer alan hizmetlerden
birisinden elde edilen gelir dahi Tebliğ’de yer verilen ciro eşiğinin aşılması için
yeterlidir. Dolayısıyla, dosya konusu işlemin 1998/4 sayılı Tebliğ çerçevesinde hukuki
geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kurulu’ndan izin alınması gereklilik arz
etmektedir.
H.3.4. 4054 Sayılı Kanun’un 7. Maddesi Bakımından Yapılan Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde; 510
“Bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum yaratmaya veya hâkim
durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir
kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir
teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık
paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma
yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere,
devralması hukuka aykırı ve yasaktır.”
ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinde de
“…hâkim durum yaratmayan veya bir hâkim durumu güçlendirmeyen ve bunun 520
sonucu olarak ülkede veya bir bölümünde etkin rekabeti önemli ölçüde
engellemeyen birleşme veya devralmalara izin verilir…”
ifadeleri yer almaktadır. Buna göre, inceleme konusu devralma işleminin ilgili pazarda
hâkim durum yaratılarak veya hâkim durum güçlendirilerek etkin rekabeti önemli
ölçüde engelleyip engellemediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu anlamda
yapılacak analizlerde devir işlemi sonucunda ilgili pazar da etkin rekabetin önemli
ölçüde engellenip engellenmediğinin tespiti bakımından;
- İşlem öncesinde hâkim durum mevcut değil ise, işlemle birlikte hâkim durum
yaratılarak etkin rekabetin önemli ölçüde engellenip engellenmediği,
- İşlem öncesinde hâkim durum mevcut ise, işlemle birlikte hâkim durum 530
güçlendirilerek etkin rekabetin önemli ölçüde engellenip engellenmediği
hakkında yapılacak değerlendirilmelere yer verilecektir.
H.3.4.1. Hâkim Durum Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde hâkim durum, “Belirli bir piyasadaki bir veya
birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat,
arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak
tanımlanmıştır.
7 31.12.2006 tarihinde geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplanmıştır.
07-59/675-234
13
Bilindiği gibi, Türk Telekom’un telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal
ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetleri ile kişisel telekomünikasyon
tesisleri ile telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin imtiyaz sözleşmeleri veya 540
telekomünikasyon ruhsatları veya genel izinlerinde ilgili işletmeci tarafından
kurulması öngörülen telekomünikasyon altyapısı hariç olmak üzere, tüm
telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesinde sahip olduğu hukuki tekeli
406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 2. maddesinin (c) bendi uyarınca
31.12.2003 tarihinde kadar devam etmiştir.
Türk Telekom’un söz konusu tekel hakkının sona ermesi Telekomünikasyon
Kurumu’nun diğer işletmelerin de altyapı kurması ve işletmesine olanak sağlayan
mevzuat çalışmalarıyla hayata geçirilmiştir. Bu bağlamda, 26.8.2004 tarih ve 25565
sayılı resmi gazete yayımlanan Telekomünikasyon Hizmet ve Altyapılarına İlişkin
Yetkilendirme Yönetmeliği ile Telekomünikasyon Kurumu’ndan gerekli lisansı almış 550
ve genel izin kapsamında kayıtlanmış işletmelerin telekomünikasyon hizmeti
yürütebileceği, telekomünikasyon altyapısı kurabileceği ve işletebileceği hükme
bağlanmış; 7.9.2005 tarih ve 25929 sayılı resmi gazetede yayımlanan
Telekomünikasyon Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile “Altyapı işletmeciliği hizmetini yürütmek
isteyen sermaye şirketleri, Kurum tarafından verilecek 2. Tip TR8 ile yetkilendirilir”
hükmü getirilmiştir. Bu bağlamda 12 firma9 altyapı işletmeciliği hizmeti alanında 2. Tip
TR alarak bu alanda faaliyet göstermek için gerekli yetkilendirmeye sahip konuma
gelmişlerdir. Ancak bununla birlikte, bugüne değin yalnızca bir alternatif işletmecinin
altyapı hizmetleri işletmeciliği alanında faaliyetlerine başladığı tespit edilebilmiştir. 560
Şüphesiz, 4054 sayılı Kanun’da bahsedilen pazar gücünün en önemli göstergesi, tek
başına yeterli olmamakla birlikte, teşebbüsün ilgili pazardaki pazar payıdır. Rapor’un
İlgili Pazar Bölümü’nde de ifade edildiği üzere, devir konusu fiber optik kablolar; nihai
kullanıcılar için internet erişim, data ve ses trafiğinin taşınması hizmetlerinin yanı sıra,
kiralık devre hizmeti olarak da kullanıcılara hizmet verebilir konumda bulunmaktadır.
Ancak devir konusu fiber optik kabloları diğer altyapı unsurlarından ayıran en temel
özelliği yurtiçi trafiğin yurt dışına taşınmasına olanak sağlamasıdır. Bu anlamda, söz
konusu hatlar, işletmecilerin yurtdışındaki yerleşik operatörlerden kapasite
sağlamaları koşuluyla, yurt dışı trafiğin taşınması işlevini yerine getirme olanağına
sahiptir. Dolayısı ile devir konusu fiber optik kabloların yer aldığı ilgili ürün 570
pazarındaki pazar gücü;
1. Yurt dışı çıkış kapasitesi ile (sınırın diğer tarafından anlaşma sonucu sağlanan
kapasite)
2. Yurt dışına çıkış için gerekli olan iletim altyapı kapasitesi
kavramları arasındaki farklılık nedeniyle, altyapı işletmecilerinin, 2 numaralı
ifadelerde belirtilen şekilde, yalnızca yurt dışına çıkışa olanak sağlayan iletim
altyapılarının kapasitelerinin karşılaştırılması (hesaplanılması) ile ölçülecektir.
Daha önce de ifade edildiği üzere, Türk Telekom ve Memorex, yurt dışı çıkışlı fiber
optik kablo altyapısına sahip iki ayrı işletmeci olarak bu alandaki faaliyetlerini
sürdürmektedir. 580
8 Telekomünikasyon Ruhsatı
906.07.2007 tarihi itibari ile (.)
07-59/675-234
14
Türk Telekom, devir konusu fiber optik hatların yer aldığı İstanbul-Bulgaristan sınırı
otoyol güzergâhın da 250 km uzunluğunda ITU G.65210 standardında (…) fiber
elyaflı yeraltı tipi kabloya sahip olmanın yanısıra ayrıca, İstanbul-Edirne Devlet Yolu
güzergâhında mülkiyeti TSK’ya ait olan 300 km uzunluğunda ITU G.652
standardında (….) fiber elyaflı kablonun (…) adedini de kullanmaktadır. Yine
İstanbul-Hamitabad güzergâhında dosya kapsamında incelenmekte olan TEİAŞ’a ait
5 çift fiberin11 ihale kapsamına alınmayan 3 çiftinin de Türk Telekom tarafından
kullanıldığı bilinmektedir.
Bunun dışında Türk Telekom dosya konusu devir işleminin gerçekleşeceği güzergâh
dâhil yurtdışına çıkışa imkân veren 4 ayrı güzergâhta fiber optik kablo altyapısına 590
sahiptir. Ancak Rapor’un İlgili ürün pazarı ile ilgili bölümünde her ne kadar ilgili
coğrafi pazar Türkiye olarak belirlenmişse de, en riskli durumun değerlendirilebilmesi
bakımından, pazar payı hesabı, ayrıca devir konusu hatların yer aldığı
güzergâhlardaki altyapılar içinde yapılacaktır.
Alternatif bir altyapı işletmecisi olan Memorex de yurt dışı çıkışına imkân sağlayan
fiber optik kablo altyapısına sahiptir. Söz konusu teşebbüse ait İstanbul-Kapıkule
güzergâhında 2 ayrı hatta serili (…x…) fiber kıl (toplam ….kıl) üzerinden aynı gruba
ait Avrupa şirketi ile altyapı bağlantısı tesis edilerek altyapı hizmeti verilebilmektedir.
Türkiye’de kurulu altyapılar üzerinden, Türk Telekom ve Memorex’in, devir konusu
hatların güzergâhı üzerinde sahip oldukları hatların (altyapıların) kapasiteleri göz 600
önüne alınarak, pazar payı hesaplanılmasına geçmeden önce, söz konusu
işletmecilere ait hatların aynı (karşılaştırılabilir) niteliklere haiz olduklarını açıklayıcı
bir takım bilgilere yer verilmesi gerekli görülmektedir.
İstanbul-Bulgaristan güzergâhında serili bulunan devre konu fiberler, Türk
Telekom’un ve Memorex’in ulusal şebekede kullandığı G.652 standartlarındaki
fiberlerden farklı olarak G.653 ve G.655 standartlarındadır. ITU G.650 – ITU G.659
kodlu ITU tavsiyeleri optik fiber kabloların standartlarının belirlenmesi amacıyla
yayınlanmış standartlar olup, bu standartlara sahip olan fiber kablolar üzerinden,
gerekli transmisyon cihazlarının takılmasıyla, STM-6412 hız sinyaline kadar
ulaşılabilmektedir. Anılan standartlar, teknik olarak farklılık arz etse de birbirine yakın 610
özellikler içermektedir. Nitekim Türk Telekom tarafından gönderilen 19.6.2007 tarih
ve 4230 sayılı yazıda “G.653 tipi F/O13 kablolar üzerinde WDM uygulamaları
yapılmasında, kablo karakteristiğinden kaynaklanan zorluklar ve sınırlamalar
bulunmakla birlikte, sistem teknolojisindeki gelişime paralel olarak bu tip kablolar da
uygun sistem tasarımları yapılarak WDM uygulamalarında kullanılabilmektedir. G.655
tipi kablolar da WDM teknolojilerinin kullanımına uygundur.” ifadeleri kullanılarak bu
durum teyit edilmektedir. Bu bağlamda, devre konu fiberler ile Türk Telekom ve
Memorex’in mevcut fiberlerinin benzer niteliğe sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla pazar payının hesaplanılmasında aynı tür niteliğe haiz altyapı
unsurlarının bir değerlendirilmesi/karşılaştırılması yapılacaktır. 620
10 Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-ITU (International Telecommunication Union), Birleşmiş Milletler sistemi
içerisinde faaliyet gösteren uluslararası bir örgüttür. G.652 ise ITU’nun Telekomünikasyon sektörünün dünya
çapında standardizasyonundan sorumlu sürekli organı ITU-T’nin (ITU Telecommunications Standardization
Sector) yayınladığı single-mode (SM) optik fiberler ve kabloların standartlarını belirleyen tavsiyesinin kodudur.
11 Türk Telekom tarafından, İstanbul-Bulgaristan sınırı güzergâhındaki fiber optik kablonun İstanbul-Hamitabad
arasındaki kısmının ITU G.653 SM, Hamitabad-Bulgaristan sınır arasındaki kısmının ise ITU G.655 SM
standardında olduğu bildirilmiştir
12 Yaklaşık 10 Gbit/sn
13 Fiber Optik.
07-59/675-234
15
Tablo1: Türk Telekom’un ilgili ürün pazarındaki pazar payı bilgileri
Devir Konusu
Kabloların Yer
Aldığı
Güzergâhta Yer
Alan Fiber Optik
Kıl Sayısı
Devir Konusu
Kabloların Yer
Aldığı
Güzergâh
Bakımından
Pazar Payları
Yurt Dışına
Çıkış
Sağlayan
Bütün
Hatlardaki
Fiber Optik
Kıl Sayısı
Yurt Dışına
Çıkış
Sağlayan
Bütün Hatlar
Bakımından
Pazar Payları
Türk Telekom (...) % (…) (...)14 % (…)
Memorex (...) % (…) (...) % (…)
Toplam (...) % 100 (...) % 100
Yukarıda yer alan Tablo’dan da anlaşıldığı üzere, yurt dışı çıkışlı fiber optik kablo
altyapı (iletim) pazarında mevcut hatların yaklaşık %80’i Türk Telekom’a ait
bulunmaktadır. Pazara yaklaşık 1 yıl önce dâhil olan Memorex hâlihazırda kurulu
kapasitenin yaklaşık %20’sine yakın bir kapasiteyi tesis etmeyi başarabilmiştir. Ancak
kurulu altyapı üzerinden geçen trafikler bakımından yapılacak bir analizde söz
konusu %80’lik payın, Türk Telekom’un aynı ekonomik bütün içerisinde yer aldığı
TTNet A.Ş. vasıtasıyla sahip olduğu 3 milyon üzerindeki ADSL abonesinin varlığı ve
yaratılan trafik göz önüne alındığında, çok daha yüksek rakamlara ulaşacağı çok 630
açıktır. Bu durum elde edilen cirolar üzerinden de görülebilmektedir. Bu anlamda
Türk Telekom’un pazarda çok büyük miktarlarda bir kapasite ile söz konusu kapasite
üzerinden taşınan trafiğe sahip olduğundan bahsetmek yanlış olmayacaktır. Devir
konusu hatların üzerinden ticari anlamda bir trafiğin geçmemesi ve bir ciro elde
edilememesi karşısında, söz konusu hatların Türk Telekom’a katkısını ölçebilmek
bakımından, yalnızca fiber optik kablo altyapılarının kapasitelerine dayalı bir
karşılaştırma yapılması yeterli görülmüştür.
Bilindiği gibi, hâkim durum değerlendirmesinde, pazar payı dışında, yasal
düzenlemeler ve fikrî ve sınaî mülkiyet hakları; üstün teknoloji ve etkinlik; dikey
bütünleşme; ölçek ekonomileri; finansal kaynaklara erişim ve yatırım gereksinimi; 640
reklâm, tanınılırlık ve ürün farklılaştırması; firmanın büyüklüğü, gücü ve sunduğu
ürünlerin çeşitliliği gibi giriş engelleri de pazar payı kriterine ek olarak dikkate
alınmaktadır.
Bunun yanı sıra, Türk Telekom, telekomünikasyon sektöründe sadece altyapı
hizmetleri alanında hizmet göstermemekte aynı zamanda bu altyapı üzerinden
sağlanan perakende ve toptan hizmetlerin de en büyük sağlayıcısı durumundadır.
Dolayısıyla, hâkim durumun doğrudan bir göstergesi olmamakla birlikte, Türk
Telekom’un sektördeki dikey bütünleşmesi hâkim durumun varlığını destekler
nitelikte bir unsurdur.
Aynı zamanda, bir kamu tekeli olarak telekomünikasyon alanında faaliyet göstermeye 650
başlayan ilk teşebbüs olan Türk Telekom’un alanında sahip olduğu geniş altyapı
ağından ve faaliyetlerine başladığından beri yaptığı yatırmalardan kaynaklanan bir
batık maliyeti ile sağlamış olduğu ölçek avantajından bahsetmek yerinde olacaktır.
Türk Telekom’un fiziksel ve finansal büyüklük açısından ilgili pazarda
telekomünikasyon ruhsatı alan firmalara nazaran finansal kaynaklara ulaşmada ve
yatırım gereksinimini karşılamada da bir üstünlüğü olduğunu ifade etmek yanlış
olmayacaktır. Aynı durumun, reklâm, tanınılırlık ve ürün farklılaştırması için de geçerli
olduğu anlaşılmıştır.
14 Türk Telekom yetkilileri ile yapılan görüşmede SMW3 denizaltı hattında (…) λ (lambda) kapasite bulunduğu
fakat bunlardan biri üzerinde (…..), diğeri üzerinde (….) teknolojisi bulunduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, bir kılın
yaklaşık …. kapasitesine sahip olan ve üzerinde (…….) teknolojisi kurulu bulunan kıl kapasite hesaplanmasında
dikkate alınmamıştır.
07-59/675-234
16
Yukarıda yer verilen bilgiler ve özellikle pazar payı bilgileri ışığında, Türk Telekom’un
devir konusu işlem ile ilgili olarak tanımlanan pazarda, devir konusu işlem öncesinde 660
hâkim konumda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu anlamda devir konusu işlemin, Türk Telekom’un ilgili ürün pazarında ki hâkim
konumunu güçlendirerek etkin rekabetin önemli ölçüde engellenmesine yol açıp
açmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.3.4.2. Hâkim Durum Güçlendirilerek Etkin Rekabetin Önemli Ölçüde
Engellenip Engellenmediği Değerlendirmesi
Dosya konusu devir işlemi ile birlikte hâkim durumun güçlendirilerek etkin rekabetin
önemli ölçüde engellenip engellenmediğinin tespit edilmesinde üzerinde durulacak
konular aşağıdaki gibidir:
1. Alternatif altyapı işletmecilerinin faaliyetleri 670
2. Devir konusu hatların Türk Telekom’un mevcut kapasitesine olan etkisi
3. Devir konusu hatların kapasitesinin Memorex’in kapasitesi ile karşılaştırılması
4. TEİAŞ’ın mülkiyetindeki devir konusu hatlar ile benzer niteliği haiz aynı ve
farklı güzergâhlardaki diğer fiber optik hatların mevcudiyeti
5. Gelişen teknoloji ile hatların kapasitelerinde kısa sürede meydana gelebilecek
artışlar
6. Alternatif işletmecilerin devir konusu hatlara ilişkin taleplerinin belirsizliği
7. Uluslararası trafik taşımak isteyen alternatif işletmeciler bakımından
hâlihazırdaki talebin yapısı
8. Altyapı hizmeti sunan işletmecilerin yurt dışı çıkış kapasiteleri 680
9. Yurt dışı çıkışlar için sınırın diğer tarafındaki kapasite olanakları
H.3.4.2.1. Alternatif altyapı işletmecilerinin faaliyetleri
Bilindiği gibi yerleşik operatör dışında altyapı unsurlarına (örneğin kiralık hatlar) sahip
olabilecek alternatif işletmecilerin varlığı, sektörün serbestleşmesi bakımından çok
büyük önem arz etmektedir.
Türk Telekom’un telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve
uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetleri ile kişisel telekomünikasyon
tesisleri ile telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin imtiyaz sözleşmeleri veya
telekomünikasyon ruhsatları veya genel izinlerinde ilgili işletmeci tarafından
kurulması öngörülen telekomünikasyon altyapısı hariç olmak üzere, tüm 690
telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesinde sahip olduğu hukuki tekeli
406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 2. maddesinin (c) bendi uyarınca
31.12.2003 tarihinde kadar devam etmiştir.
Türk Telekom’un söz konusu tekel hakkının sona ermesi Telekomünikasyon
Kurumu’nun diğer işletmelerin de altyapı kurması ve işletmesine olanak sağlayan
mevzuat çalışmalarıyla hayata geçirilmiştir. Bu bağlamda, 26.8.2004 tarih ve 25565
sayılı resmi gazete yayımlanan Telekomünikasyon Hizmet ve Altyapılarına İlişkin
Yetkilendirme Yönetmeliği ile Telekomünikasyon Kurumu’ndan gerekli lisansı almış
ve genel izin kapsamında kayıtlanmış işletmelerin telekomünikasyon hizmeti
yürütebileceği, telekomünikasyon altyapısı kurabileceği ve işletebileceği hükme 700
bağlanmış; 7.9.2005 tarih ve 25929 sayılı resmi gazetede yayımlanan
Telekomünikasyon Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile “Altyapı işletmeciliği hizmetini yürütmek
07-59/675-234
17
isteyen sermaye şirketleri, Kurum tarafından verilecek 2. Tip TR ile yetkilendirilir”
hükmü getirilmiştir. Dolayısıyla, hâlihazırda yasalardan kaynaklı bir giriş engelinden
bahsetmek olanaklı değildir. Ayrıca, ilgili pazarda fikrî ve sınaî haklardan kaynaklı bir
giriş engeli de bulunmamaktadır.
Bu bağlamda 12 firma altyapı işletmeciliği hizmeti alanında 2. Tip TR alarak bu
alanda faaliyet göstermek için gerekli yetkilendirmeye sahip konuma gelmişlerdir.
Ancak bununla birlikte, bugüne değin Türk Telekom haricinde, yalnızca bir 710
işletmecinin altyapı hizmetleri işletmeciliği alanında fiili olarak faaliyet gösterdiği tespit
edilebilmiştir.
Türk Telekom dışında altyapı işletmeciliği faaliyetini fiilen kendi altyapısı üzerinden
gerçekleştiren Memorex firmasının sahip olduğu altyapı-fiber optik kıllarla ilgili
bilgilerin açıklığa kavuşturulması amacıyla ilgili şirketten 10.5.2007 tarih ve 1611
sayılı yazı ile bilgi istenmiş ve Rekabet Kurumu kayıtlarına 18.5.2007, 21.5.2007,
18.6.2007 tarih ve 3555, 3598, 4165 sayılar ile intikal eden cevabi yazılarda;
6.3.2006 tarih ve TR-02-AİH-004 sayılı Altyapı işletmeciliği Hizmet Ruhsatı
sahibi olan MTCTR Memorex Telekomünikasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin
Fiber Optik Kablo Geçiş Hakkı düzenlemeleri çerçevesinde İstanbul 720
Kapıkule arasında mülkiyeti kendisine ait ve yedekli olmak üzere (…x…)
fiber kıla sahip olduğu (iki yarı güzergâhtan (…)’er çift fiber optik kablo
olmak üzere toplam (…) çift kıl),
Bu kıllar üzerinden aynı gruba ait Avrupa şirketi ile altyapı bağlantısının
kurularak hizmet verilebildiği,
Hâlihazırda bu şebeke üzerinden 2xSTM-1 ve 1xE-3 kapasiteli hizmetlerin
çeşitli firmalara15 verilmekte olduğu, talepler doğrultusunda E-1, E-3, STM-
1, STM-4, STM-16, STM-64 kapasiteli hizmetlerin de sunulabileceği,
Hali hazırda Bulgaristan sınırından itibaren (…x….) düzeyinde kapasiteyi
taşıyacak kartları yerleştirmiş durumda olduğu, istenmesi halinde 730
Bulgaristan sınırından itibaren yurtdışı güzergâhına taşınabilecek
kapasitenin ise (…x….) olduğu,
Gün itibarıyla bu şebeke üzerinden Türk Telekom’a (…x….) hizmet
verildiği, diğer STM-64 düzeyindeki kapasitenin yaklaşık (…x….)
düzeyindeki kapasitesi yurt dışı çıkış yapan diğer müşterilere ayrıldığı,
Arzu edildiği takdirde geri kalan (…x….) düzeyindeki kapasitenin derhal
devreye alınabileceği,
Uluslararası birçok işletmeci ile ortaklıkları olduğu ve Avrupa’nın tüm
ülkelerinde pop noktaları bulunduğu, istenilen her noktaya ulaşabildikleri
ifadelerine yer verilmiştir. 740
Şirket yetkilileri ile 25.5.2007 tarihinde İstanbul şirket merkezinde yapılan görüşmede
ise, şirketin İstanbul-Edirne güzergâhında, (…) çift fiber kıl bulunduran iki ayrı
altyapısından birisinin tamamlandığı, diğerinin ise tamamlanma aşamasında olduğu
ifade edilmiştir. 7.6.2007 tarihinde yapılan görüşmede ise ikinci hattın inşasının da
tamamlandığı anlaşılmıştır. Hâkim Durum Değerlendirmesi’ne ilişkin bölümde yer
verildiği üzere, Memorex, kapasite olarak, yurt dışı çıkışlı fiber optik kablo altyapısı
pazarının %20’sine tekabül eden bir altyapı tesis etmiştir. Bunun yanı sıra yurt dışı
15 İlgili yazıda hâlihazırda (………) (………………………. Tic. A.Ş.), …… ve ………….’a (……………… Hizmetleri
A.Ş.) 2xSTM-1 ve 1xE-3 düzeyinde hizmet verildiği ifade edilmektedir.
07-59/675-234
18
çıkış kapasitesi bakımından ise Memorex’in aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer
aldığı grup şirketleri vasıtasıyla, Türk Telekom’un mevcut kapasitesinin dahi üzerinde
bir büyüklüğe ulaştığı tespiti yanlış olmayacaktır. Bu anlamda, alternatif işletmecilerin 750
mevcut kapasite durumları, söz konusu işletmecilerin varlığının devir işleminin
değerlendirilmesinde dikkate alınmasını gerekli hale getirmektedir.
H.3.4.2.2. Devir konusu hatların Türk Telekom’un mevcut kapasitesine olan
etkisi
Daha önce de ifade edildiği üzere, TEİAŞ’a ait devir konusu hatların üzerinden ticari
anlamda bir trafiğin geçmemesi ve bir ciro elde edilememesi karşısında, söz konusu
devir işlemi ile birlikte Türk Telekom’a söz konusu hatlardan kaynaklanan bir ciro,
pazar payı ya da müşteri devri söz konusu olmayıp, yalnızca Türk Telekom’un
mevcut kapasitesinde bir artış yaşanacaktır. Bahse konu kapasite artışı, işletmecinin
yurt dışı çıkış kapasitesinin değil (bu ancak sınırın diğer tarafından kapasite satın 760
alınması ile mümkün), yurt dışına çıkış için gerekli iletim hatlarının kapasitesinin artışı
olarak düşünülmelidir.
Türk Telekom’un toplam yurt dışı çıkış kapasitesinin yaklaşık %(…)’ü karasal hatlar
üzerinden olmakla birlikte hâlihazırda fiili kullanım bakımından karasal hatların
kapasite kullanım oranı yaklaşık %(…)’lerde seyretmektedir.
Tablo 2: İlgili Ürün Pazarında Devir Öncesi Pazar Payları
Firma
Devir Konusu
Kabloların Yer
Aldığı Pazarda
Yer Alan Fiber
Optik Kıl Sayısı
Devir Konusu
Kabloların Yer
Aldığı
Pazardaki
Paylar
Yurt Dışına
Çıkış
Sağlayan
Hatlardaki
Fiber Optik Kıl
Sayısı
Yurt Dışına
Çıkış Sağlayan
Hatlar
Bakımından
Pazar Payları
Türk Telekom (…) % (…) (…) % (…)
Memorex (…) % (…) (…) % (…)
TEİAŞ16 4 - (…) -
Toplam (…) % 100 (…) % 100
Tablo 3: İlgili Ürün Pazarında Devir Sonrası Oluşacak Pazar Payları
Firma
Devir Konusu
Kabloların Yer
Aldığı Pazarda
Yer Alan Fiber
Optik Kıl Sayısı
Devir Konusu
Kabloların Yer
Aldığı
Pazardaki
Paylar
Yurt Dışına
Çıkış
Sağlayan
Hatlardaki
Fiber Optik Kıl
Sayısı
Yurt Dışına
Çıkış Sağlayan
Hatlar
Bakımından
Pazar Payları
Türk Telekom (…) % (…) (…) % (…)
Memorex (…) % (…) (…) % (…)
Toplam (…) % 100 (…) % 100
Devir konusu hatların Türk Telekom’un kapasitesine yapmış olduğu katkı yukarıda
yer verilen Tablo’larda yer almaktadır. Görüldüğü üzere, hatların devri ile Türk 770
Telekom’un kapasitesinde yaklaşık %(…)-%(…) arasında çok az bir artış yaşanmıştır.
Bu anlamda devir konusu fiber optik kabloların Türk Telekom’a katkısı, esasen pazar
payı ya da kapasite artışından ziyade, Türk Telekom’un trafik büyüklüğü dikkate
alındığında, mevcut hatların (özellikle arıza durumlarına karşı) yedeklenmesi olarak
karşımıza çıkmaktadır.
16 Devre konu olan TEİAŞ’a ait fiberler üzerinden devir işlemi öncesinde herhangi bir altyapı hizmeti
verilmediğinden bu fiberlere pazar payı atfedilmemiştir.
07-59/675-234
19
H.3.4.2.3. Devir konusu hatların kapasitesinin Memorex’in kapasitesi ile
karşılaştırılması
Aşağıda yer verilen Tablo’dan görüldüğü üzere, Memorex devre konu hatların
sağlayacağı kapasitenin yaklaşık (…) katını alternatif işletmecilere/nihai kullanıcılara 780
sunabilecek kapasiteye sahip durumdadır.
Tablo 4: Devir konusu kabloların kapasitelerinin Memorex’in mevcut kapasitesi ile
karşılaştırılması
FİRMA
Yurt Dışına Taşımada
Kurulu Kapasite
Fiber Optik
Kıl Sayısı
Fiber Optik Kablo
Standardı
Memorex (…) x (…) (…) G.652
TEİAŞ (…) 4 G.653, G.655
Bu anlamda devre konu hatların Türk Telekom tarafından kiralanması halinde, işlem
sonucunda nihai kullanıcılar bakımından özellikle fiyatlar bakımından bir artış
yaşanacağını söylemek olanaklı görülmemektedir. Çünkü söz konusu fiber optik
kabloların alternatif bir işletmeci tarafından alınması durumunda Türk Telekom’a
karşı rekabet bakımından ortaya çıkabilecek kapasitenin (…) katı hâlihazırda bir
alternatif işletmeci tarafından sağlanmış durumdadır. Söz konusu işletmecinin
mevcut trafik miktarları göz önüne alındığında, kısa dönemde piyasadaki rekabetin 790
devir işlemi nedeniyle önemli ölçüde etkilenmesi mümkün görünmemektedir.
Alternatif işletmecilerin Memorex benzeri altyapıları kurabilecekleri, Memorex’in
mevcut kapasitesini artırabileceği, hâlihazırda kamu kurumlarının elinde mevcut diğer
fiber optik altyapıların altyapı işletmecilerinin hizmetine sunulabileceği göz önüne
alındığında, uzun dönem bakımından da hâlihazırdaki devir işleminin rekabet
üzerindeki etkilerinin de rekabeti kısıtlayıcı olabileceğinden bahsetmek olanaklı
görünmemektedir.
H.3.4.2.4. TEİAŞ’ın mülkiyetindeki devir konusu hatlar ile benzer niteliği haiz
aynı ve/veya farklı güzergâhlardaki diğer fiber optik hatların mevcudiyeti
7.2.2007 tarih ve 984 sayılı TEİAŞ tarafından gönderilen “Babaeski (Türkiye)-800
Yunanistan sınırı arasında yeni tesis edilen 420 kV Enerji iletim Hattındaki OPGW
içinde (…) fiber bulunmaktadır. Özetle TEİAŞ’ın elinde; Hamitabad-Bulgaristan (sınır)
ve Babaeski (Türkiye)-Yunanistan sınır arasında alternatif ikame edilebilecek F/O
kablolar mevcuttur.” ifadeleri yer almakta, 19.4.2007 tarih ve 2820 sayılı diğer bir
TEİAŞ yazısında ise benzer bir şekilde “… yine Babaeski-Yunanistan sınır arasında
yeni tesis edilen 420 kV enerji iletim hattında tamamı TEİAŞ tasarrufunda olan her iki
toprak telinde de (…) fiberli olmak üzere toplam (…) fiberli optik kablo bulunmaktadır”
ifadeleriyle yukarıdaki ifadeler tekrarlanmaktadır.
Bilindiği gibi, ihaleyi gerçekleştiren TEİAŞ, devletin genel enerji ve ekonomi
politikasına uygun olarak elektrik iletim faaliyetlerinde bulunmak amacıyla oluşturulan 810
bir iktisadi devlet teşekkülüdür. TEİAŞ, telekomünikasyon sektöründe işletmeci
sıfatını haiz olmadan ve bu anlamda “bir imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon
ruhsatı ya da genel izne” sahip olmaksızın 406 sayılı Kanun’un 2 (a) maddesinin
ikinci fıkrasında yer alan “Kamu kurum ve kuruluşlarının münhasıran verdikleri
hizmetler ile ilgili olarak özel kanunları uyarınca kurdukları telekomünikasyon
tesisleri”nin hükmü gereğince kendi kullanımı için söz konusu hatlara sahip
olabilmiştir. Yukarıda yer verilen yazılardan TEİAŞ’ın elindeki fiber optik kablo
altyapısının devir konusu hatlarla sınırlı olmadığı anlaşıldığı gibi, TEİAŞ dışındaki
bazı kamu kurumlarının elinde de altyapı işletmecilerinin hizmetine sunulabilecek
başka altyapıları unsurlarının da mevcut olduğu bilinmektedir. Bu anlamda, uzun 820
dönem açısından yapılacak analizler bakımından önemli olabilecek olan mevcut
07-59/675-234
20
diğer hatlarında altyapı işletmecilerinin hizmetine sunulabileceği öngörüsü, aynı
zamanda hâlihazırdaki hatların devrinin kısa dönem içinde piyasadaki rekabetin
önemli ölçüde engellenmesine neden olmayacağı tespitinde de güçlendirici bir rol
oynamaktadır.
H.3.4.2.5.Gelişen teknoloji ile hatların kapasitelerinde kısa sürede meydana
gelebilecek artırımlar
Bilindiği gibi, altyapı işletmeciliği piyasasında faaliyet göstermek isteyen
işletmecilerin, üzerinden trafikleri taşıyabilecekleri altyapı unsurlarına ihtiyaçları
bulunmaktadır. Söz konusu hatların sayısı/kapasitesi ise, işletmecinin üzerinden 830
taşımak istediği trafiğin miktarına göre belirlenmektedir. Ancak piyasaya girmek
isteyen işletmecilerin hâlihazırda kurulu hatların sayısına ulaşmaksızın dahi, az
sayıdaki fiber optik kıl üzerinden kapasite olarak oldukça yüksek miktarlara ulaşması
mümkündür. Bir başka deyişle esasen bir hattın kapasitesi, hattın niteliğinin uygun
olması halinde, kabloların uçlarına takılacak cihazlara göre değişiklik
gösterebilmektedir.
Bilindiği gibi İstanbul-Bulgaristan güzergâhında serili bulunan devre konu fiberler,
Türk Telekom’un ve Memorex’in ulusal şebekede kullandığı G.652 standartlarındaki
fiberlerden farklı olarak G.653 ve G.655 standartlarındadır. ITU G.650 – ITU G.659
kodlu ITU tavsiyeleri optik fiber kabloların standartlarının belirlenmesi amacıyla 840
yayınlanmış standartlar olup bu standartlara sahip olan fiber kablolar üzerinden,
esasen gerekli transmisyon cihazlarının takılmasıyla, STM-64 hız sinyaline kadar
ulaşılabilmektedir.
Ancak bu noktada, WDM17 teknolojisinden bahsetmek yararlı olacaktır. WDM, fiber
optik iletişimde, bir fiber üzerinde taşınan optik taşıyıcı sinyallerinin, çeşitli sinyalleri
taşımak için lazer ışığının değişik dalga boylarını (renkler) kullanarak, çoğaltılması
teknolojisidir. Bu teknoloji bir fiber üzerinde iki taraflı iletişimi sağlanmasının yanı sıra
kapasitenin herhangi bir fiziksel değişiklik olmadan artırılmasını sağlamaktadır.
Günümüzde, teorik olarak, WDM teknolojisi kullanılarak bir fiber üzerinden 160 kadar
sinyal gönderilebilmesi olanaklıdır. Dolayısıyla, teorik olarak bir çift 10 Gbit/s (STM-850
64) kapasiteye sahip fiber, kablonun teknolojisinin de uygun olması kaydıyla, 1,6
TBit/s (160xSTM-64) kapasiteye ulaşabilmektedir. Bu anlamda, örneğin Telekom
altyapısına sahip bir firma, fiberlerin ucuna takacağı multiplexer ve demultiplexer
cihazlarının modelini yükselterek hiçbir ek fiziki yatırıma gerek olmadan kapasitesini
artırma olanağına sahip olabilmektedir. Bu anlamda pazara girmek isteyen
işletmeciler bakımından az sayıda fiber optik kablo ile de belirli kapasitelere ulaşmak
olanaklı hale gelmektedir. Bu anlamda az sayıdaki fiber optik kılların üzerinden dahi
çok yüksek miktarlarda trafik taşınabileceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
H.3.4.2.6.Alternatif işletmecilerin devir konusu hatlara ilişkin taleplerinin
belirsizliği 860
Dosya konusu fiber optik hatların, Türk Telekom dışında başka bir alternatif işletmeci
tarafından talep edilip edilmediği, yapılacak inceleme bakımından önem taşımaktadır.
Daha öncede ifade edildiği üzere, gerekli yetkilendirme düzenlemeleri sonrasında
halen 12 adet işletmeci altyapı işletmeciliği faaliyetinde bulunmak üzere
Telekomünikasyon Kurumundan izin almış bulunmaktadır. Söz konusu işletmecilerin
ilgili alanda faaliyet göstermeleri için ya yeni bir altyapı tesis etmeleri ya da mevcut
altyapılar üzerinde söz konusu hizmeti vermeleri gerekmektedir. Devir konusu işlem,
hâlihazırda mevcut altyapılar üzerinden faaliyet göstermek isteyen işletmeciler için
17 Wavelength Division Multiplexing
07-59/675-234
21
kullanabilecekleri alternatiflerden birisini oluşturmaktadır. Bu anlamda söz konusu
hatlara ilişkin talebin mevcudiyeti, yapılacak değerlendirmelerde ayrıca göz önüne 870
alınmıştır.
TEİAŞ’a ait “Ankara II (Sincan)- Temelli- Dokurcun- Adapazarı- Paşaköy-
Zekeriyaköy- Alibeyköy -Habipler- Unimar- Hamitabad- Bulgaristan(sınır)”
güzergâhında serili bulunan iki çift (dört adet) optik fiber kablonun 10 yıl süreyle
kiraya verilmesi için 22.11.2006 tarihinde düzenlenen ihale sonrasında, İstanbul-
Bulgaristan (sınır) güzergâhı için 25.1.2007 tarihinde yapılan açık artırma aşamasına
ihaleyi kazanan Türk Telekom dışında, altyapı işletmeciliği lisansına sahip olan
Tellcom ile Vodafone Telekomünikasyon Altyapı Hizmetleri A.Ş. (Vodafone)’nin de
katıldıkları bilinmektedir. Bir başka deyişle söz konusu hatların altyapı işletmeciliği
lisansına sahip olan diğer bazı işletmeciler tarafından da talep edildiği 880
anlaşılmaktadır18.
Ancak, Rekabet Kurumu’na 29.11.2006 tarih ve 8098 sayı ile yapılan şikâyet
başvurusunun da sahibi olan ihale katılımcılarından Tellcom, ihalede en yüksek teklifi
veren ikinci firma olmasına rağmen, işlemin Rekabet Kurumunca nihai incelemeye
alınması ile uzayan süreç nedeniyle teklif sürelerinin uzatılması için kendisine TEİAŞ
tarafından yapılan fiyat tekliflerinin geçerlilik süresinin uzatılması talebine olumlu
yanıt vermemiştir. Bir başka deyişle kiralama işleminin Türk Telekom ile
gerçekleştirilmesinin mümkün olmaması halinde (Rekabet Kurulu kararı veya
başkaca bir sebeple), kendisine sözleşme yapılması teklifi götürülecek olan Tellcom,
ihalede vermiş olduğu fiyat teklifinin süresinin uzatılması teklifini kabul etmeyerek, 890
olası bir fiber optik hatları kiralama hakkından feragat etmiştir. Bu anlamda nihai
inceleme sürecinde ihalede teklif veren işletmecilerin taleplerinin halen geçerli olup
olmadığının yeniden tespit edilmesinin gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak, 17.4.2007 tarih ve 1374 sayılı yazı ile Tellcom’dan ve 1375 sayılı yazı ile
ihalede teklif veren bir diğer işletmeci olan Vodafone’dan “…nihai incelemeye alınan
güzergâh için verilen tekliflerin geçerli olup olmadığı, taleplerinin devam edip
etmediği hakkında bilgi ile ihale konusu güzergâhın kapasitesine ilişkin öngörüleri ile
birlikte konu hakkında iletmek istedikleri diğer bilgi, belge ve görüşlerinin Kuruma
intikal ettirilmesine yönelik olarak” talep edilen bilgilere ilişkin herhangi bir cevabi yazı
Kuruma ulaşmamıştır. Bir başka deyişle her iki firmada taleplerinin halen devam edip 900
etmedikleri yönündeki soruları cevapsız bırakmışlardır.
Bilindiği gibi devir konusu fiber optik kabloların kapasite, altyapı oluşturma ve/veya
yedekleme amacıyla da olsa, altyapı unsuru olarak altyapı işletmecilerinin
kullanımına sunulması, her hal ve karda Türkiye’de yerleşik işletmecilerin yurt içi
veya yurtdışı trafiklerinin daha güvenli ve/veya hızlı taşınmasına katkıda
bulunacaktır. Bu anlamda devir konusu hatlara Türk Telekom haricinde talep
olmaması ve hatlarında Türk Telekom’a devrine izin verilmemesi, Türkiye’de kurulu
mevcut altyapı kapasitesinin nihai kullanıcılar ve/veya işletmeciler lehine olacak bir
iyileştirmeyi kısıtlayıcı bir gelişmeyi (riski) de beraberinde gündeme getirecektir.
18 TEİAŞ’a ait “Ankara II (Sincan)- Temelli- Dokurcun- Adapazarı- Paşaköy- Zekeriyaköy- Alibeyköy -Habipler-
Unimar- Hamitabad- Bulgaristan(sınır)” güzergâhında serili bulunan iki çift (dört adet) optik fiber kablonun 10 yıl
süreyle kiraya verilmesi için 22.11.2006 tarihinde düzenlenen ihale sonrasında, İstanbul-Bulgaristan (sınır)
güzergâhı için 25.01.2007 tarihinde yapılan açık artırma aşamasına ihaleyi kazanan Türk Telekom dışında,
altyapı işletmeciliği lisansına sahip olan Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş. ile Vodafone Telekomünikasyon Altyapı
Hizmetleri A.Ş. (Vodafone)’nin de katıldıkları bilinmektedir. Vodafone’nun açık artırmanın (…) turunda, Tellcom’un
ise (…). turda (……..….) Avro bedelle ihaleden çekilmesi ile ihalede yalnız kalan Türk Telekom, (………..…) Avro
ile en yüksek teklif sahibi olarak ihaleyi kazanmıştır.
07-59/675-234
22
H.3.4.2.7. Uluslararası trafik taşımak isteyen alternatif işletmeciler bakımından 910
hâlihazırdaki talebin yapısı
Uluslararası kapasite hizmetleri çoğunlukla, uluslararası internet ağına
bağlanabilmek amacıyla internet servis sağlayıcıları, uluslararası ya da uzak mesafe
ses hizmeti sağlayan işletmeciler tarafından ya da GSM operatörleri gibi büyük
hacimli ses trafiği yaratan işletmecilere toptan uluslararası ses iletim hizmeti veren
taşıyıcılar tarafından kullanılmaktadır. Bunlara ek olarak yine bu hizmetler sıklıkla
olmamakla birlikte üniversiteler arası veri ağı oluşturulması (GEANT vb.) gibi özel
fonksiyonlu projelerin gerçekleştirilmesinde de kullanılmaktadır.
Türk Telekom tarafından sağlanan bilgilerde, Türk Telekom’un yurt dışı çıkışlarının
(uluslararası kapasite) %(…)’i internet altyapısının uluslararası bağlantıları, %(…) 920
oranında uluslararası kapasite satışları ve %(…) oranında da uluslararası ses
devreleri için kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen verilerden de anlaşılacağı üzere, uluslararası kapasitenin büyük
oranda kullanıldığı katma değerli hizmet, internet erişim hizmetleridir. Bu internet
erişiminin ise büyük oranda TTNet’in sahip olduğu 3 milyonun üzerindeki ADSL
abonesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Daha önce de ifade edildiği üzere, ülkemizde uluslararası kapasiteye ihtiyaç duyan
işletmeciler çoğunlukla GSM operatörleri ya da bu operatörlere hizmet veren
işletmeciler, uzak mesafe ses hizmeti sunan işletmeciler ve internet servis
sağlayıcılardır. Memorex firmasından gelen bilgiler de bu bilgiyi doğrular niteliktedir. 930
Memorex gönderdiği yazıda hâlihazırda (………………) ve (………..…)’a 2xSTM-1 ve
1xE-3 düzeyinde hizmet vermektedir. Söz konusu firmalar uluslararası ses iletimi ve
internet servis sağlayıcılığı işinde faaliyet gösteren işletmelerdir.
Türk Telekom’un taşıdığı yüksek miktarlardaki trafiğin, alternatif işletmeciler için
pazardan pay kapma bakımından önemi bakımından yapılacak değerlendirmelerde,
Türk Telekom’un taşıdığı trafiğin çoğunluğunun kendisinin diğer hizmetlerinden
kaynaklandığının tespiti önem kazanmaktadır. Buna karşın alternatif işletmeci
Memorex’in yurt dışı trafik taşıma hizmeti (dışarıdan gelen ve Türkiye’de sonlanan
trafiklerde dâhil olmak üzere) sahip olduğu kapasite ile kıyaslandığında oldukça az
kalmaktadır. Bu anlamda devir konusu hatlara alternatif bir işletmecinin sahip olması 940
durumunda ortaya çıkacak rekabetçi baskı ya da kapasite, hâlihazırda Memorex
tarafından sunulmasına rağmen, bu işletmecinin karşıladığı talep henüz yeterli
seviyelere ulaşmamıştır. Bu anlamda devir konusu kabloların Türk Telekom’a
devredilmesi ile rekabetin önemli ölçüde engellenmesi gibi bir tespitin yapılması
mümkün olmamıştır.
H.3.4.2.8. Altyapı hizmeti sunan işletmecilerin yurt dışı çıkış kapasiteleri ile yurt
dışına çıkışlar için sınırın diğer tarafındaki kapasite temin olanakları
Rapor’un pazar gücünün ele alındığı bölümünde de ifade edildiği üzere, altyapı
işletmecilerinin yurtdışına trafik taşıyabilmeleri (ya da yurt dışından gelen trafiği
Türkiye’de sonlandırabilmeleri için) hem yurt içinde gerekli altyapı unsurlarına hem 950
de yurt dışı çıkışlar için gerekli kapasitelere sahip olmaları ile mümkündür. Bu
anlamda;
yurt dışı çıkış kapasitesi (sınırın diğer tarafından anlaşma sonucu sağlanan
kapasite) ile
yurt dışına çıkış için gerekli olan iletim altyapı kapasitesi
kavramları birbirinden farklıdır.
07-59/675-234
23
Öte yandan, Türk Telekom’un, hâlihazırda yurt dışı çıkışını Bulgaristan ve
Yunanistan sınırlarından karasal hatlar üzerinden ve MedTürk ve SMW3 denizaltı
hatları üzerinden sağladığı bilinmektedir. Memorex ise yurt dışı çıkışlarını İstanbul-
Bulgaristan güzergâhında yer alan kendine ait fiber optik kablo altyapısı üzerinden 960
gerçekleştirmektedir.
Tablo 5: Yurt dışı çıkış kapasite ve kapasite kullanım oranları19
A B C D E F G
İşletmeci
Yurt Dışı Çıkışa Uygun
Hatların Güzergâhları1
Yurt Dışına
Taşımada Kurulu
Kapasite2
Hattın
sayısı/nitelik3
Kapasite
Kullanımı4
Kapasite Kullanım
Oranı5
Kapasite Kullanımı
Üzerinden Oluşan
Pay
Memorex
İstanbul-Bulgaristan
(Kapıkule)
… … … …
…
Bulgaristan … … …
Yunanistan … … …
MedTürk (İstanbul-
Katanya/İta.)
… … … …
SMW3 (Marmaris-
Hanya/Yun._Mazara/İta.)
… … … …
TT Toplam … … … …
… … … …
Türk
Telekom
Pazar Toplamı
…
100%
…
Yukarıda yer verilen Tablo’dan da görüldüğü üzere Memorex ile Türk Telekom
arasında yurt dışına çıkış kapasitesi bakımından önemli bir fark bulunmamaktadır.
Hatta Memorex’in sınırın diğer tarafında sahip olduğu kapasitenin Türk Telekom’un
toplam kapasitesinden dahi fazla olduğu görülmektedir. İki işletmeci arasındaki temel
fark ise Türk Telekom’un yurt dışına çıkışlar için 4 ayrı güzergâhta altyapı olanağına
sahip olmasıdır ki bu durum hatlarda meydana gelebilecek arızalar bakımından
işletmeciye trafiği diğer hatlara yönlendirmek gibi önemli bir avantaj sağlamaktadır. 970
İlgili Pazar Bölümünde ifade edildiği üzere, altyapı işletmecisinin sahip olduğu fiber
optik kabloların sınıra kadar döşenmiş olması bu ülkelerden diğer ülkelere geçişi
sağlayan başka bir bağlantı olmadan tek başına bir anlam taşımamaktadır. Ancak
pazara girecek alternatif işletmeciler bakımından hâlihazırda gerek Bulgaristan’da
gerekse Yunanistan’da20 birden fazla altyapı alternatifi olduğundan her iki karasal hat
üzerinden de kolaylıkla uluslararası bağlantının sağlanabileceği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki belgelerden, Bulgaristan sınırından Avrupa güzergâhına
Memorex’in taşıyabileceği kapasitenin (……..) olduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanı
sıra Türk Telekom Bulgaristan sınırından bir diğer alt yapı işletmecisi olan Pantel 980
firmasından (…) Gbps’lik kapasite almaktadır. Yapılan incelemede Macaristan
menşeli Pantel firmasının fiber altyapı şebekesini Bulgaristan’a kadar getirdiği, bunun
yanı sıra Bulgaristan yerleşik telekomünikasyon operatörü BTC’nin de kiralık kapasite
hizmeti verdiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla Bulgaristan sınırından Avrupa ve Amerika
güzergâhına doğru bir kapasite sorunu mevcut değildir.
Yunanistan tarafında da benzer bir şekilde yerleşik telekomünikasyon operatörü olan
OTE ile bir Yunan-İtalyan (PPC SA.-Wind SPA.) ortaklığı olan Tellas SA.’nın
uluslararası kapasite hizmeti sunduğu bilgisine ulaşılmıştır.
19 Tabloda yer alan Türk Telekom ile ilgili veriler, 7.6.2007 tarih ve 4604 sayılı yazıdan derlenmiştir.
20 29.05.2007 tarihinde yapılan görüşmede, TEİAŞ yetkilileri, Yunanistan tarafında da Yunanistan’ın mevcut
altyapısına alternatif sağlayacak ve Türkiye tarafında döşenmiş olan (…) adet fiberin karşılığı olacak fiber optik
kabloların Yunanistan elektrik iletim şirketi (PPC S.A.) tarafından döşenmesine devam edildiği belirtilmiştir.
07-59/675-234
24
Yukarıdaki yer alan bilgiler ışığında, Bulgaristan ve Yunanistan sınırları bakımından
incelemeye konu ya da bu güzergâhlarda alternatif bir altyapıyı 990
devralacak/kiralayacak/oluşturacak olan operatörlerin bu şebekelerin uluslararası
bağlantısının sağlanmasında herhangi bir güçlükle karşılaşmayacağı anlaşılmaktadır.
Dolayısı ile yurt dışı için trafik taşımak isteyen işletmeciler bakımından, hâlihazırda
bu işi yapan mevcut 2 operatörün varlığı, yurt dışı çıkışı için karşı taraftan kapasite
temin etmek bakımından bir sorun teşkil etmemektedir21. Hatta Türk Telekom’un
Bulgaristan sınırında, yurt içinde rakibi konumunda bulunan Memorex’in yurt dışında
bağlı olduğu grup şirketlerinden 10 Gbps’lik kapasite temin ettiği de bilinmektedir.
H.4. Telekomünikasyon Kurumu Görüşü
Başvuru ile ilgili olarak 2.3.2007 tarih ve 806 sayılı yazı ile Telekomünikasyon
Kurumu’ndan talep edilen görüşe ilişkin cevabi yazı, 6.4.2007 tarih ve 2554 sayı ile 1000
Kurum’a intikal etmiştir.
Telekomünikasyon Kurumu görüşünde öncelikle, bildirim formunda yurt dışı çıkışlı
fiber optik kabloların karadan ve denizden tesis edildiği belirtilmiş olmasına rağmen,
ilgili pazarda önemli bir yeri olan deniz altı fiber optik kablolara ilişkin yeterli
açıklamaya yer verilmediği, bunun da ilgili pazarın değerlendirilmesinde bazı
eksikliklere yol açabileceği ifade edilmektedir. Buna ek olarak yine bildirim formunda
Türk Telekom’un TEİAŞ’a ait kabloları Trakya’da bulunan ve uluslararası trafiği yurt
içine transfer eden mevcut fiber altyapısına alternatif olarak kiraladığının
belirtilmesine yönelik ifadelere karşılık gelmek üzere, Türk Telekom’un uluslararası
trafiği transfer etmek üzere denizaltı fiber optik kablolarının değerlendirmelerde 1010
dikkate alınmasının faydalı olacağı belirtilmiştir.
Görüşte ifade edilen diğer bir husus; hâlihazırda Türk Telekom’un TEİAŞ’a ait 6 kılı
kullanmasından hareketle, devir işlemine konu kıllar ile bu kılların güzergâhlarının
aynı olup olmadığının değerlendirilmesinin işlemin niteliğinin ve kapsamının
değerlendirilmesinde faydalı olacağı yönündedir.
Telekomünikasyon Kurumu görüşünde son olarak yer verilen husus ise, Türk
Telekom’un incelemeye söz konusu telekomünikasyon altyapısını devralmasıyla ilgili
hakları ile ilgili değerlendirmeye ilişkindir. Bu bağlamda görüşte ilgili
telekomünikasyon mevzuatına yer verilerek, TEİAŞ’ın devre konu fiber optik
altyapısının devralınması ve işletilmesi bakımından, Türk Telekom ile diğer altyapı 1020
işletmeciliği hizmeti veren diğer işletmeciler arasında herhangi bir fark bulunmadığı
sonucuna varıldığı ifadelerine yer verilmiştir.
H.5. Genel Değerlendirme
Bilindiği gibi dosya konusu işlem; TEİAŞ’a ait “Ankara II (Sincan)- Temelli- Dokurcun-
Adapazarı- Paşaköy- Zekeriyaköy- Alibeyköy -Habipler- Unimar- Hamitabad-
Bulgaristan(sınır)” güzergâhında serili bulunan iki çift (dört adet) optik fiber kablonun
İstanbul-Bulgaristan bölümünün 10 yıl süreyle Türk Telekom tarafından kiralama
yoluyla devralınmasının 4054 sayılı Kanun ve ilgili Tebliğ’ler bakımından
değerlendirilmesine yöneliktir.
Bu çerçevede Rapor’da yapılan analizlerde, devir işlemi sonucunda ilgili pazar da 1030
etkin rekabetin önemli ölçüde engellenip engellenmediğinin tespiti; Rapor’un hâkim
durumun tespitine ilişkin bölümünde; Türk Telekom’un ilgili ürün pazarı olan yurt dışı
çıkışlı fiber optik kablo altyapı pazarında hâkim durumda olduğu belirlemesi
21 Türk Telekom’un inceleme kapsamında verdiği bilgilerde, kapasite alımlarına ilişkin yapılan anlaşmaların hiç
birisinde münhasırlık ihtiva eden madde bulunmadığı ifadelerine yer verilmiştir.
07-59/675-234
25
karşısında, söz konusu devir işleminin Türk Telekom’un mevcut hâkimiyetini
güçlendirilmesi yoluyla ilgili pazarda rekabetin önemli ölçüde engellenip
engellenmediği analizi bakımından yapılmıştır.
Bu çerçevede yapılan değerlendirmelerde;
- Pazarda yer alan bir diğer işletmeci olan Memorex’in kapasite olarak, yurt dışı
çıkışlı fiber optik kablo altyapısı pazarının %20’sine tekabül eden bir altyapı
tesis etmiş olması, 1040
- Bunun yanı sıra yurt dışı çıkış kapasitesi bakımından ise Memorex’in aynı
ekonomik bütünlük içerisinde yer aldığı grup şirketleri vasıtasıyla, Türk
Telekom’un mevcut kapasitesinin dahi üzerinde bir büyüklüğe ulaşmış olması,
- Devir konusu fiber optik kabloların Türk Telekom’a katkısının, esasen müşteri
devri, pazar payı ya da kapasite artışından ziyade, Türk Telekom’un trafik
büyüklüğü dikkate alındığında, mevcut hatların (özellikle arıza durumlarına
karşı) yedeklenmesi olarak kabul edilebileceği,
- Devre konu hatların Türk Telekom tarafından kiralanması halinde, işlem
sonucunda nihai kullanıcılar bakımından özellikle fiyatlar bakımından bir artış
yaşanacağını söylemenin olanaklı görülmediği, 1050
- Söz konusu fiber optik kabloların alternatif bir işletmeci tarafından alınması
durumunda, Türk Telekom’a karşı rekabet bakımından ortaya çıkabilecek
kapasitenin (…) katının hâlihazırda bir alternatif işletmeci tarafından sağlanmış
olduğu, söz konusu işletmecinin mevcut trafik miktarları göz önüne
alındığında, kısa dönemde piyasadaki rekabetin devir işleminden önemli
ölçüde etkilenmesinin mümkün görünmediği,
- Alternatif işletmecilerin Memorex benzeri altyapıları orta vadede
kurabilecekleri, Memorex’in talep halinde mevcut kapasitesini artırabileceği,
hâlihazırda kamu kurumlarının elinde bulunan diğer fiber optik altyapıların
altyapı işletmecilerinin hizmetine sunulabileceği göz önüne alındığında, uzun 1060
dönem bakımından da hâlihazırdaki devir işleminin rekabet üzerindeki
etkilerinin de rekabeti kısıtlayıcı olabileceğini söylemenin oldukça güç olduğu,
- TEİAŞ’ın elindeki fiber optik kablo altyapısının devir konusu hatlarla sınırlı
olmadığı, TEİAŞ dışındaki bazı kamu kurumlarının elinde de altyapı
işletmecilerinin hizmetine sunulabilecek başka altyapıları unsurlarının mevcut
olduğu,
- Hâlihazırdaki teknolojik gelişmeler dikkate alındığında, pazara girmek isteyen
işletmeciler bakımından az sayıda fiber optik kablo ile de yüksek kapasitelere
ulaşmanın olanaklı olduğu,
- İhaleye katılan firmaların hatlara ilişkin taleplerinin halen devam edip 1070
etmedikleri yönündeki Rekabet Kurumu tarafından kendilerine gönderilen
sorulara cevap vermedikleri göz önüne alındığında, hatlara ilişkin olarak Türk
Telekom haricinde bir talebin varlığına ilişkin somut verilere ulaşılamadığı,
ancak devir konusu fiber optik kabloların kapasite, altyapı oluşturma ve/veya
yedekleme amacıyla da olsa, altyapı unsuru olarak altyapı işletmecilerinin
kullanımına sunulmasının, her hal ve karda Türkiye’de yerleşik işletmecilerin
yurt içi veya yurtdışı trafiklerinin daha güvenli ve/veya hızlı taşınmasına
katkıda bulunacağı göz önüne alındığında, devir konusu hatlara Türk Telekom
haricinde talep olmaması ve hatlarında Türk Telekom’a devrine izin
verilmemesi ile ilgili bir tasarrufun, Türkiye’de kurulu mevcut altyapı 1080
07-59/675-234
26
kapasitesinin nihai kullanıcılar ve/veya işletmeciler lehine gelişmesini
kısıtlayıcı bir unsuru da (riski de) beraberinde gündeme getirebileceği,
- Türk Telekom’un taşıdığı trafiğin çoğunluğunun kendisinin diğer
hizmetlerinden kaynaklandığı, buna karşın alternatif işletmeci Memorex’in yurt
dışı trafik taşıma hizmeti hacminin (dışarıdan gelen ve Türkiye’de sonlanan
trafiklerde dâhil olmak üzere) sahip olduğu kapasite ile kıyaslandığında
oldukça az olduğu, bu anlamda devir konusu hatlara alternatif bir işletmecinin
sahip olması durumunda ortaya çıkacak rekabetçi baskı ya da kapasitenin,
hâlihazırda Memorex tarafından sunulmasına rağmen, talebin yeterli
seviyelere ulaşmadığı, bu anlamda piyasada halen Türk Telekom haricinde 1090
yeterli hacimde/miktarda arzın mevcut olduğu,
- Bulgaristan ve Yunanistan sınırları bakımından incelemeye konu ya da bu
güzergâhlarda alternatif bir altyapıyı devralacak/kiralayacak/oluşturacak olan
operatörlerin bu şebekelerin uluslararası bağlantısının sağlanmasında
herhangi bir güçlükle karşılaşmayacağı, dolayısı ile yurt dışı için trafik taşımak
isteyen işletmeciler bakımından, hâlihazırda bu işi yapan mevcut 2 operatörün
varlığının, yurt dışı çıkışı için karşı taraftan kapasite temin etmek bakımından
bir sorun teşkil etmediği
yönünde başta olmak üzere Rapor’da mevcut tüm tespitlerin birlikte mevcudiyeti
karşısında, dosya konusu TEİAŞ’a ait “Ankara II (Sincan)- Temelli- Dokurcun- 1100
Adapazarı- Paşaköy- Zekeriyaköy- Alibeyköy -Habipler- Unimar- Hamitabad-
Bulgaristan(sınır)” güzergâhında serili bulunan iki çift (dört adet) optik fiber
kablonun İstanbul-Bulgaristan bölümünün 10 yıl süreyle Türk Telekom tarafından
kiralama yoluyla devralınması işleminin, Türk Telekom’un ilgili pazardaki
hâkimiyetini güçlendirilmesi yoluyla etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğurabilecek bir işlem olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- TEİAŞ’a ait “Ankara II (Sincan)- Temelli- Dokurcun- Adapazarı- Paşaköy- 1110
Zekeriyaköy- Alibeyköy -Habipler- Unimar- Hamitabad- Bulgaristan (sınır)”
güzergâhında serili bulunan iki çift (dört adet) optik fiber kablonun İstanbul-
Bulgaristan bölümünün 10 yıl süreyle Türk Telekom tarafından kiralama
yoluyla devralınmasının, 1998/5 sayılı Tebliğ delaletiyle 1998/4 sayılı Tebliğ
kapsamında özelleştirme yoluyla gerçekleşen bir devir işlemi olduğuna,
- Söz konusu devralmanın, Türk Telekom’un ilgili pazardaki hâkimiyetinin
güçlendirilmesi yoluyla etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğurabilecek bir işlem olabileceği yönünde tespitlere ulaşılmadığı ve bu
anlamda dosya konusu devir işlemine izin verilmesinde sakınca 1120
bulunmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy