Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-1-66 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 07-61/730-260
Karar Tarihi : 25.7.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan) 10
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Çiğdem ÜNAL
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - BP Petrolleri A.Ş.
Temsilcisi Av. Eda UZEL
Sarı Kanarya Sok. No:14 Kozyatağı/İstanbul
- Shell & Turcas Petrol A.Ş. 20
Temsilcisi Av. Ebru TUKUR
Salih Tozan Cad. Gülbahar Mah. No:18 B Blok Esentepe/İstanbul
D. TARAFLAR : - BP Petrolleri A.Ş.
Sarı Kanarya Sok. No:14 Kozyatağı/İstanbul
- Shell & Turcas Petrol A.Ş.
Salih Tozan Cad. Gülbahar Mah. No:18 B Blok Esentepe/İstanbul
- Total Oil Türkiye A.Ş.
Oycan Plaza Ayazağa Mah. Eski Büyükdere Cad.
No:15 K:7 Maslak/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Shell&Turcas Petrol A.Ş., BP Petrolleri A.Ş. ve Total Oil 30
Türkiye A.Ş. arasında, BP Petrolcülük A.Ş.’ye ait depolama tesisinin işletilmesi
amacıyla ortak girişim şeklinde kurulmuş olan Ambarlı Depolama Hizmetleri
Ltd. Şti.’ye menfi tespit belgesi verilmesi/muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 7.6.2007 tarih ve 3886 sayı ile giren
başvuru üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4., 5. ve 8.
maddeleri uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda düzenlenen 20.7.2007 tarih ve
2007-1-66/MM-07-CS sayılı Muafiyet Raporu, 20.7.2007 tarih ve REK.0.05.00.00-
130/140 sayılı Başkanlık önergesi ile 07-61 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; BP Petrolleri A.Ş., Shell & Turcas 40
Petrol A.Ş. ve Total Oil Türkiye A.Ş.'nin taraf olduğu "Ambarlı Depolama Tesisleri
Hissedarlar Anlaşması" çatısı altında oluşturulan ortak girişimin, kurucu
teşebbüslerinin Türkiye akaryakıt dağıtımı pazarında birbirleriyle rakip olmaları
nedeniyle rekabetin kısıtlanması sonucunu doğurabilecek bir işbirliği doğurduğu için
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamına gireceği ve dolayısıyla söz konusu
oluşuma menfi tespit belgesi verilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte bu
işbirliğine Kanun'un 5. maddesi kapsamında muafiyet verilmesinin uygun olacağı
ifade edilmektedir.
05-01/3-3
2
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar 50
H.1.1. BP Petrolleri A.Ş. (BP)
BP Plc Grup şirketlerine bağlı bir akaryakıt dağıtım şirketi olan BP’nin sermaye
dağılımı şu şekildedir:
BP Turkey Refining Limited %51.0887
Castrol Limited %29.5603
BP Plc %19.3211
BP International Limited %0.0150
Kenilworth Oil Company Ltd. %0.0150
BP ayrıca Ambarlı deposunun hemen bitişiğinde yer alan Çekisan Depolama
Hizmetleri A.Ş.’nin %50 ortağı olan Mobil Oil T.A.Ş.’ye ait ürün geçiş hakkını 60
devralmıştır.
H.1.2. Shell & Turcas Grubu
Daha önce faaliyetlerine Turcas Petrol A.Ş. ve The Shell Company of Turkey Ltd.
olarak devam eden teşebbüsler, Rekabet Kurulu’nun 06-08/103-29 sayı ve 2.2.2006
tarihli kararı ile izin verdiği süreçte kurdukları Shell&Turcas Petrol A.Ş. unvanlı ortak
girişim şirketi çatısı altında faaliyetlerini birleştirmiştir. Turcas Petrol A.Ş. Ambarlı’daki
hisselerini söz konusu ortak girişime devretmiştir. Shell&Turcas’ın sermaye dağılımı
şu şekildedir:
The Shell Company of Turkey Limited %66.999
Turcas Petrol A.Ş. %30 70
The Mexican Eagle Oil Company Limited 0
Anglo-Saxon Petroleum Company 0
Shell International Holdings Limited 0
H.1.3. Total
Türkiye’de 1992 yılından beri ayrı olarak faaliyet gösteren Total ve Elf şirketleri,
dünya genelinde gerçekleştirilen birleşmelerini takiben 8.7.2002 tarihinde Total Oil
Türkiye A.Ş. adı altında hukuken birleşmiş ve 5.8.2003 tarihinde Totalgaz’ı da
bünyesine alarak tek bir akaryakıt, madeni yağ ve LPG şirketi olarak faaliyet
göstermeye başlamıştır.
Şirketin ana faaliyet alanı akaryakıt, madeni yağ ve LPG ürünlerinin satışı, 80
pazarlanması, depolanması ve taşınmasıdır. Ödenmiş sermayesi 44.399.650,93 YTL
olup; mevcut hissedarları şu şekildedir:
Total S.A. %49,14
Total Outre-Mer S.A. %30,79
Total Union Oceane %20,07
H.2. Anlaşmanın İçeriği
Bildirime konu olan anlaşmanın ve ortak girişimin kuruluş aşamasındaki tarafları:
- Turcas Petrolcülük A.Ş.
- Tabaş Petrolcülük A.Ş.
- BP Petrolcülük A.Ş. 90
- Selyak Petrol Ürünleri Üretim ve Pazarlama A.Ş.
şeklindedir.
05-01/3-3
3
Bununla birlikte, petrol sektöründe yaşanan yapısal değişiklikler sonucu Turcas
Petrolcülük A.Ş. ve Tabaş Petrolcülük A.Ş. birleşmiş ve Turcas Petrol A.Ş. (Turcas)
unvanını almıştır. Kurul’un 2.2.2006 tarih ve 06-08/103-29 sayı ile onay verdiği
birleşme işlemi ile Turcas’ın The Shell Company Turkey Limited (Shell) ile akaryakıt
dağıtımı pazarındaki faaliyetlerini Shell Turcas Petrol A.Ş. (Shell-Turcas) unvanlı
ortak girişim çatısı altında birleştirdiği ve Ambarlı’daki hisselerini Shell-Turcas’a
devrettiği görülmektedir.
Yine benzer şekilde, Selyak Petrol Ürünleri Üretim ve Pazarlama A.Ş. birleşmeler 100
sonucu Total çatısı altına girmiştir.
Bu gelişmelerin ardından, Anlaşmanın tarafları olarak üç teşebbüsün sayılması
gerekmektedir: BP, Shell-Turcas ve Total. Ortak girişimde tarafların payları şu
şekildedir:
BP %25
Total %25
Shell&Turcas %50
Ambarlı elektrik santrallerinin de yer aldığı Ambarlı bölgesi, 1/25000 ölçekli İstanbul
Büyük Nazım planında akaryakıt depolama tesisleri sahası olarak belirlenmiştir. Bu
bölgede kurulu depolama tesisleri, İstanbul'un Avrupa yakası ile Trakya Bölgesi'nin 110
akaryakıt ihtiyacını sağlayan bir ikmal merkezidir. Söz konusu bölgede 30 yıl önce
POAŞ, Mobil, Shell ve BP satın aldıkları araziler üzerinde kendilerine ait depolama
tesislerini inşa etmişlerdir. Anlaşmaya konu olan Ambarlı tesisi, kurucu ortaklardan
BP tarafından tesis edilmiş olmakla birlikte, kurulu olduğu arazi ihtilaflıdır. Hâlihazırda
arazinin %80’ini satın almış olan BP, bulunamayan hissedarlar aleyhine açılan
davanın sonuçlanmasıyla birlikte kalan %20 hisseyi de devralacaktır. Araziye ilişkin
ihtilafın bulunduğu dönemde, bölgede uygun ikmal imkanı sağlamak amacında olan
Turcas ve Total, BP’ye tesisin ortak kullanılmasını önermişlerdir. Varılan anlaşma ile
tarafların kurduğu Depolama Şirketi bu tesisi ortak işletecek, ileride arazi üzerindeki
ihtilafın olumsuz sonuçlanması halinde de ortaklardan Turcas'ın arazisi üzerinde yeni 120
bir tesis kurularak yine aynı Depolama Şirketi tarafından işletilmesi sağlanacaktır.
Yukarıdaki oluşumu gerçekleştirmek adına taraflar, aralarında yaptıkları "Ambarlı
Depolama Tesisleri: Hissedarlar Anlaşması" ve “Ambarlı Depolama Hizmetleri
Limited Şirketi Ana Sözleşmesi” ile bir ortak girişim kurmuşlardır. Bu ortak girişim
anlaşması ile Ambarlı Depolama Tesisinin yine taraflarca kurulacak bir Limited Şirket
vasıtasıyla yürütülmesi kararlaştırılmıştır. Nitekim, bu amaçla "Ambarlı Depolama
Hizmetleri Limited Şirketi" kurulmuş ve bu şirketin operasyonları ile ilgili detaylar
ayrıca "Ambarlı Depolama Hizmetleri Ltd. Şti. Ortak İşletme Anlaşması" ile hüküm
altına alınmıştır.
Yapılan bildirimde ortak girişimin kapasitesi sınırları içinde ve objektif ihtiyaç 130
kriterlerine uygun olarak üçüncü kişilere de depolama hizmeti sunabileceği ifade
edilmekle birlikte, mevcut durumda tank kapasitesi açısından sadece anlaşmaya
taraf olan teşebbüslere hizmet verdiği belirtilmiştir.
H.3. İlgili Pazar
H.3.1. İlgili Ürün Pazarı
Akaryakıtın ana dağıtım şirketleri tarafından dağıtımı; bayilik teşkilatı ile yapılan
satışlar ve doğrudan tüketiciye yapılan satışlar şeklinde iki yolla
gerçekleştirilmektedir. Akaryakıt dağıtım pazarında faaliyet gösteren teşebbüsler,
yerli rafinerilerde üretilen ya da ithal edilerek Türkiye’ye getirilen petrol ürünlerinin
dağıtımını yapmaktadırlar. Dolayısıyla, dağıtımı yapılacak olan akaryakıt ürünlerinin, 140
05-01/3-3
4
yurt dışından ithal edilmek suretiyle Türkiye’ye getirilmesi veya yerli rafinerilerden
alınması, söz konusu ürünlerin depolanması zorunluluğu açısından herhangi bir fark
yaratmamaktadır.
Bildirime konu ortak girişimin faaliyet alanının akaryakıt ürünlerinin depolanmasına
ilişkin olduğu ve ortak girişimin ‘Lisanslı Depoculuk’ faaliyeti göstereceği, lisanslı
depoculuğun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda ayrı bir piyasa faaliyeti olarak
belirlendiği görülmektedir. Böylelikle, her ne kadar akaryakıt dağıtımı faaliyetinin
tamamlayıcı bir unsuru olsa da depolama faaliyetleri ayrı bir pazar olarak ortaya
çıkmaktadır. Bu nedenle bu dosya çerçevesinde ilgili ürün pazarı “akaryakıt
depolama faaliyetleri” olarak belirlenmiştir. 150
H.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili coğrafi pazarın her depolama tesisinin bulunduğu coğrafi konumun ve bu
tesislerin sahip olduğu nakliye maliyetlerine göre tespit edilen “ikmal yapabilme
mesafesi”nin dikkate alınarak belirlenmesi, uygun bir yöntem olarak görülmektedir.
Hiç şüphesiz belirli bölgelerdeki depoların oluşumuna ilişkin değerlendirmelerde bu
bölgelerin özel durumlarını dikkate almak gerekebilir. Daha önceki çeşitli Kurul
kararlarında akaryakıt dağıtımı hizmetine ilişkin coğrafi pazar tüm Türkiye olarak
belirlenmiş olsa da, depoculuk faaliyetlerinde özellikle dosyanın niteliğine göre daha
dar coğrafi pazar çizilmesi gerekebilecektir. Nitekim bildirime konu ortaklık
çerçevesinde işletilmekte olan depo Trakya bölgesine yapılan ürün arzında 160
kullanılmaktadır. Bu bölgeye yapılacak satışlarda deniz yoluyla gelen ürünün
öncelikle deniz kıyısındaki depolara aktarılması gerektiği dikkate alındığında
etkilenen pazarın Trakya Bölgesi, ilgili coğrafi pazarın da “Trakya Bölgesi/Avrupa
yakası” olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
H.4. Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesine dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Tebliğ’in
“Birleşme ve Devralmalar Sayılan Haller” başlıklı 2. maddesinin (c) bendi aşağıdaki
şekilde düzenlenmiştir:
"Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve malvarlığına sahip olacak şekilde
bağımsız iktisadi bir varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya 170
taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi
olmayan ortak girişimler,"
Söz konusu hükümdeki tanıma uyan ortak girişimler, 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesi çerçevesinde teşebbüsler arasındaki özel bir birleşme veya devralma hali
kabul edilerek, anılan Tebliğ kapsamında izne tabi tutulmuştur. Bu tip ortak girişimler
yoğunlaşma doğurucu kabul edilmekle birlikte, bazı ortak girişimlerin yapısal bir
birliktelik yerine, rakip teşebbüslerin belli alanlarda işbirliğine gitmelerini sağlamaya
yönelik kurulduğu görülmektedir. Bu tip işbirliği doğurucu ortak girişimlerin, işbirliği
doğuran anlaşmalar olarak Kanun'un 4. maddesi kapsamında bir değerlendirmeye
tabi tutulmaları gerekmektedir. 180
Üretim ve alımı konu edinen işbirliği anlaşmalarının toplam maliyetlerde bir derece
benzerliklere yol açabildiği gözlemlenmektedir. Bu durumun belirgin olduğu ve
tarafların işbirliği alanında faaliyetlerini önemli ölçüde birleştirdikleri durumlarda,
fiyatlar ve arz miktarları konusunda kolayca koordinasyon içine girebilecekleri ve bu
durumun da rekabeti kısıtlayabilecek nitelikte olduğu söylenebilir.
Yatay işbirliği anlaşmaları, fiyat tespiti, arz miktarının belirlenmesi, pazar veya
müşteri paylaşımı gibi rekabeti kısıtlayıcı nitelikte unsurlar içerebileceğinden, rekabet
hukukunu ilgilendirmektedir. Bu tür sakıncalarının yanı sıra, yatay işbirliği
05-01/3-3
5
anlaşmalarının riskin paylaşılması, maliyetlerin azalması, know-how paylaşımı,
teknolojik gelişimin hızlanması gibi bazı ekonomik faydalar sağladığı da söylenebilir. 190
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında yapılacak analizin başlangıç noktası,
işbirliğinin etkili olduğu pazarda tarafların konumlarını belirlemektir. Anlaşma
taraflarının toplam pazar paylarının düşük olduğu durumlarda işbirliğinin rekabeti
kısıtlama olasılığının oldukça düşük olduğu belirtilmektedir. Bu tespit yapılırken
kuşkusuz pazarın analiz edilmesi, diğer aktörlerin pazar paylarının ve pazardaki
yoğunlaşma oranının da dikkate alınması gerekecektir.
H.4.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
“Ambarlı Depolama Tesisleri Hissedarlar Anlaşması”nın; “Ambarlı Tesisatının
Ortaklarca Müştereken İşletilmesine İlişkin Hükümler” başlıklı bölümünün 9. maddesi
ve bu maddenin devamındaki (a), (b), (c) fıkraları, “Depolama Tesisinden 200
Yararlanma” başlıklı 10. maddesi ve “Depolama Tesisine Yapılacak İlave Yatırımlar”
başlıklı 11. maddesi ile getirilen yetki, sorumluluk ve yükümlülüklerin ortak kontrolün
varlığının kabulü için yeterli olduğu görülmektedir.
Söz konusu ortak girişimin taraflarına bakıldığında (BP, Shell-Turcas ve Total), her
bir ortağın Türkiye akaryakıt dağıtımı pazarında faaliyet göstermeye devam ettiği,
sadece belli bir bölgeye hizmet vermek amacıyla kurulması gereken depolama tesisi
konusunda işbirliği içine girmek için böyle bir ortak girişime taraf olduğu
görülmektedir. Başka bir ifadeyle, kurulan ortak girişim, piyasada bir akaryakıt
dağıtım firmasının bütün fonksiyonlarını yerine getirmek amacıyla kurulmuş tam
işlevsel bir teşebbüs olmayıp, bütün işlevi kurucu firmalarına depolama hizmeti 210
vermekten ibaret olan bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla, bu ortak girişimin rekabeti
kısıtlama amacı taşımadığı söylenebilir. Bununla birlikte, belirli bir bölgede de olsa
birbirine rakip olan firmaların, mallarının depolanacağı tesisin işletimini birlikte
yapmalarının, bu firmalar arasında rekabetin kısıtlanmasına yol açabilecek
koordinasyon riskleri taşıdığı sonucuna ulaşılmaktadır. Kanun’un 4. maddesi,
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmaları hukuka aykırı ve yasak ilan etmektedir. Aşağıdaki tablodan da görüleceği
üzere; kurucu firmaların Türkiye pazarındaki pazar payları toplamının (beyaz
ürünlerde) %(…) civarında olduğu, her ne kadar depo kurulabilecek alanlarda bazı 220
kısıtlar olsa da teşebbüslerin kendilerine ait depoları tek başlarına da kurmalarının
mümkün olduğu (başka bir ifadeyle depo tesisinin tek teşebbüsün üstlenemeyeceği
büyüklükte bir yatırım gerektirmediği), depolama konusundaki lojistiğe yönelik
işbirliklerinin sektörde başka ortaklıklar ile de yer almasının (Çekisan ve ATAŞ
depolarının kullanımı gibi) ağ etkisi yönüyle koordinasyon riskini daha
belirginleştirdiği gibi hususlar da dikkate alındığında; BP, Shell-Turcas ortaklığında
faaliyetlerini sürdürmekte olan Ambarlı’nın Kanun'un 4. maddesinde belirtilen rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisini doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar tanımına uyduğu görülmektedir. Bu nedenle de söz konusu
oluşuma Kanun'un 8. maddesi kapsamında menfi tespit belgesi verilmesi mümkün 230
değildir.
05-01/3-3
6
Tablo1: 2006 yılı pazar payları
Benzin Motorin
Beyaz
Ürün
Siyah
Ürün
BP (…)% (…)% (…)% (…)%
DELTA (…)% (…)% (…)% (…)%
POAŞ (…)% (…)% (…)% (…)%
SHELL & TURCAS (…)% (…)% (…)% (…)%
TOTAL (…)% (…)% (…)% (…)%
OPET (…)% (…)% (…)% (…)%
PETLINE (…)% (…)% (…)% (…)%
M OIL (…)% (…)% (…)% (…)%
AKPET (…)% (…)% (…)% (…)%
ALPET (…)% (…)% (…)% (…)%
Diğer (…)% (…)% (…)% (…)%
GENEL TOPLAM 100% 100% 100% 100%
H.4.2. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi 240
Başvuru konusu ortak girişim anlaşmasına ilişkin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
uyarınca yapılan bireysel muafiyet değerlendirmesine aşağıda yer verilmiştir:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme
ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olan bir anlaşma rekabet hukuku
çerçevesinde ele alınırken, ürünün üretim veya dağıtımında gelişmeye ya da
ekonomik veya teknolojik gelişmeye katkı sağlanıyorsa, rekabeti kısıtlayıcı etkiler göz
ardı edilebilmektedir. Muafiyet incelemesinin daha sonraki aşamalarında ise
tarafların, bu tür olumlu sonuçların işbirliği sayesinde gerçekleştiğini ve rekabeti daha
az kısıtlayan araçlarla bu sonuçlara ulaşılmasının mümkün olmayacağını gösterip 250
göstermedikleri değerlendirilmektedir.
Kanun'un 5. maddesinin (a) bendinde yer alan muafiyet şartlarından ilkinin taşıdığı
unsurları şu şekilde sıralamak mümkündür:
- bir malın ya da hizmetin dağıtımında iyileşme ve gelişme,
- bir malın ya da hizmetin üretiminde iyileşme ve gelişme,
- teknolojik gelişmenin sağlanması,
- ekonomik gelişmenin sağlanması
Bununla birlikte, Avrupa Komisyonu uygulamalarında, muafiyete konu olan
anlaşmaların çevreye ve sosyal hayata etkileri de dikkate alınmakta ve bu etkiler
“teknolojik gelişme” başlığı altında mütalâa edilmektedir. 260
Başvuru konusu anlaşma ile imar planlarında çevre sağlığı, çevre temizliği, trafik
yoğunluğu ve en önemlisi insan güvenliği dikkate alınarak akaryakıt depolama
tesislerinin kurulması için uygun olduğuna karar verilen Ambarlı bölgesinde bir
depolama tesisi kurulması planlanmaktadır. Üç ayrı firmanın aynı bölgeye üç ayrı
depo kurması yerine, ortak tek bir depo kurarak bu depoyu ortak işletmelerinin,
maliyet avantajları yanında çevreye etkileri bakımından da olumlu olacağı
düşünülmektedir. Söz konusu tesislerin yukarıda belirtilen özellikleri bünyesinde
barındıran bir bölgede kurulması dolayısıyla, bireysel muafiyet koşullarından ilki olan
teknolojik gelişmeye katkıda bulunduğu söylenebilir.
05-01/3-3
7
Bütün bu özelliklerin yanı sıra, başvuru konusu anlaşma ile Ambarlı Bölgesi’nde 270
kurulmuş olan akaryakıt depolama tesislerinin; İstanbul’un Avrupa Yakası’nda ve
Trakya Bölgesi’nde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonlarına kesintisiz ve düzenli
akaryakıt nakliyesinin yapılmasına imkan vereceği ve söz konusu akaryakıt nakliye
maliyetlerini de düşürmek suretiyle markalar arası rekabeti olumlu biçimde
etkileyeceği, bu etkileşim sonucu artan rekabetin ise teknolojik ve ekonomik
gelişmeye katkıda bulunacağı görülmektedir.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
Rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi için aranan ikinci
koşul, yukarıda sıralanan ekonomik yararlardan tüketicilerin de faydalandırılmasıdır.
Ambarlı Bölgesi’nde kurulacak/işletilecek akaryakıt depolama tesisinin nakliye 280
maliyetlerinde sağlayacağı avantajın, akaryakıt istasyonu sahiplerine düzenli
akaryakıt temini, tüketicilere ise akaryakıt istasyonlarında sağlanacak daha üst düzey
hizmet ve kalite olarak geri döneceği dikkate alındığında; başvuru konusu
anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendinde sayılan koşula uygun
olduğu anlaşılmaktadır.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
Esas itibarıyla bu koşulun, hakim durum ve pazar gücü kavramları ile daha yakından
ilişkili olduğu görülmektedir. Hakim durumun ya da yüksek pazar gücünün söz
konusu olduğu durumlarda anti-rekabetçi etkiler yaratan bir yatay anlaşmaya
muafiyet verilmesi zorlaşmaktadır. Bu nedenledir ki, bu koşulun değerlendirmesi 290
yapılırken ön plana çıkan nokta, pazarın yapısal özellikleri olmalıdır. Çünkü
anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin piyasa payı ile piyasadaki rekabetin etkilenmesi
arasında, doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Teşebbüslerin piyasa payı ne kadar
yüksekse, ilgili piyasanın anlaşmadan etkilenme olasılığı da o nispette artmaktadır.
Türkiye akaryakıt dağıtımı pazarı ele alındığında, anlaşmanın tarafı olmayan
POAŞ'ın lider konumda olduğu ve anlaşmanın taraflarının toplam pazar payının ise
%(…) civarında olduğu görülmektedir. Bu noktada, kurucu teşebbüslerin dağıtım
pazarında ciddi bir pazar payı olmakla birlikte, sektörün geri kalanında %(…)ik pay ile
POAŞ’ın ve %(…)’lik pay ile Opet’in (Opet’de ortak kontrol hakkına sahip olan Koç
Grubu aynı zamanda TÜPRAŞ’ı da özelleştirme yoluyla devralmıştır) bulunduğu 300
görülmektedir.
Tablo 2: Akaryakıt dağıtım şirketleri Lisanslı depolama kapasiteleri
Firma Payı (%)
Shell&Turcas (...)
The Shell (…)
Opet (…)
POAŞ (…)
Ambarlı Depolama (…)
Çekisan (…)
Total (…)
ATAŞ (…)
Diğer (…)
Toplam 100
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere, kurucu firmaların (BP, Shell&Turcas, Total)
toplam kapasiteleri, lisanslı depolama alanında toplam Türkiye kapasitesinin
%(…)ünü oluşturmaktadır. Anlaşma uyarınca Ambarlı'da yer alan depolama tesisinin
Avrupa yakasına hizmet ettiği dikkate alınarak sadece İstanbul Avrupa yakasında yer
05-01/3-3
8
alan depolama tesisleri ele alındığında (ki ilgili coğrafi pazar da bu şekilde
tanımlanmıştır); bu bölgedeki şirketlerin lisanslı depolama kapasiteleri şu şekildedir:
Tablo 3: Akaryakıt dağıtım şirketleri Trakya bölgesi lisanslı deplama kapasiteleri
Şirket Adı İli Kapasite(m³) Payı (%)
The Shell İstanbul (….) (….)
Opet Tekirdağ (….) (….)
Çanakkale (….) (….)
POAŞ İstanbul (….) (….)
Ambarlı Depolama İstanbul (….) (….)
Çekisan İstanbul (….) (….)
Anadolu A.Ş. İstanbul (….) (….)
Total İstanbul (….) (….)
TOPLAM (….) 100,00
Tablodan da görüldüğü üzere ortaklığa konu olan Ambarlı deposu, bu bölgedeki 310
lisanslı depoların %(….)’sını teşkil etmektedir. Bununla birlikte, kurucuların toplam
kapasiteleri ise, bölgenin %(….)’i kadardır. Ancak belirtmek gerekir ki, bu tablo sadece
lisanslı depoları kapsamakta olup, lisansa tabi olmayan depolama kapasitelerini
içermemektedir. Örnek olarak Opet’in Tekirdağ’daki deposu (…...) m³ lisanslı
depolama kapasitesine sahip olmakla birlikte, Opet’in buradaki depolama kapasitesi
esas itibarıyla (…...) m³’tür ve lisanslı depoculuk dışında kalan bölüm uluslararası
ticarette kullanılmaktadır. Bu haliyle toplam (…...) m³ depolama kapasitesine ulaşan
Opet, Tüpraş’tan sonra Türkiye’deki en büyük depolama kapasitesine ulaşan
teşebbüs konumuna gelmektedir. Ayrıca sektörün genel yapısına bakıldığında,
depoculuk faaliyetlerinin genellikle teşebbüslerin depolarını karşılıklı kullanmaları 320
yoluyla gerçekleştiği görülmektedir. Bu kapsamda, Opet’in Tekirdağ’da bulunan
deposunun Damla, Erk, Total, Bölünmez, Yuropet, Akpet ve Solar firmaları tarafından
kullanıldığı, POAŞ Derince tesislerinden Bölünmez ve Yuropet’in, Haramidere
tesislerinden de Bölünmez, Yuropet ve Total’in ürün alımı yaptığı görülmektedir. Söz
konusu karşılıklı depo kullanımı faaliyetleri ülke genelinde de yaygın bir şekilde
uygulanmaktadır. Dolayısıyla, mevcut yapıda Ambarlı’da gerçekleştirilen ortaklığın bu
bölgede ya da ülkenin bütününde rekabeti ortadan kaldıran bir etkisinin oluştuğunu
ileri sürmenin söz konusu olmadığı görülmektedir. Nitekim ortaklığın Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olduğu düşüncesinin gerekçesi, ortaklığın rekabeti kısıtlayıcı
bir etkisi olması değil, rekabeti kısıtlayacak bir koordinasyona yol açma riskidir. 330
Başka bir ifadeyle, mevcut durumda söz konusu ortaklığın muafiyet kapsamında
değerlendirilmesinin, ileride gerek Ambarlı ve gerekse diğer ortaklıkların rekabeti
kısıtlayıcı bir etkisinin tespiti halinde, bu etkinin bir ihlal olarak kabul edileceği ve
(muafiyet kararının alınmasına esas teşkil eden unsurların değişikliğe uğraması
tespitinden hareketle) muafiyetin geri alınmasına yeterli olacağı da açıktır.
Sonuç itibarıyla, söz konusu ortak girişimle oluşacak yapının gerek depolamaya,
gerekse akaryakıt dağıtımına ilişkin ülkenin bütününde ya da bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmasına yol açacak bir durum oluşturmayacağı anlaşılmaktadır.
05-01/3-3
9
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması 340
Başvuru konusu “Ambarlı Depolama Tesisleri Hissedarlar Anlaşması” ile “Ambarlı
Depolama Hizmetleri Ltd. Şti. Ana Sözleşmesi”ne bakıldığında; kurulan ortak
girişimin tamamen tarafların depolama ihtiyaçlarına çözüm getirmeye yönelik bir
işbirliği amacıyla kurulduğu görülmektedir. Nitekim, bildirime konu olan Ambarlı’nın,
Ambarlı Depolama Ltd. Şti.’nin bağımsız depoculuk işi yapmak amacıyla değil;
dağıtım işinin bir parçası olan depolama ihtiyaçlarının hissedarlar tarafından global
olarak taahhüt edilen uluslararası standartlara ve etik kurallara uygun olarak
yürütülebilmesi amacıyla kurulduğu görülmektedir. Operasyon masrafları da,
hissedarların kullanım kapasiteleri oranında yine hissedarlarca ödenmektedir.
Dolayısıyla, kuruluş aşaması ele alındığında Ambarlı’nın, öncelikli olarak kuruculara 350
hizmet verme amacı taşıyan ve bağımsız bir iktisadi varlık özelliği taşımayan bir
yapıya sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, taraflarla yapılan görüşmelerde; her ne kadar bağımsız depoculuk
yapması amacıyla kurulmasa da, kuruculardan ayrı bir tüzel kişilik olarak ortaya
çıktığı için Ambarlı’nın depoculuk faaliyetlerini ancak lisans almak yoluyla
gerçekleştirebileceğinin EPDK tarafından belirtildiği ve bunun üzerine de Ambarlı
Depolama Ltd. Şti. için EPDK’dan depolama lisansı alındığı ifade edilmiştir.
Ambarlı’ya ilişkin değerlendirmede değişken olarak ortaya çıkan bir başka husus da,
yine lisanslı depoculuk faaliyetleriyle bağlantılı olarak piyasa yapısıdır. Daha önce de
belirtildiği üzere, Kanun’un 4. maddesi kapsamına giren bir durumun 5. maddesi 360
kapsamında muafiyet alabilmesi için, anlaşma ile beklenen faydalara ulaşırken
rekabetin gereğinden fazla kısıtlanmaması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle,
birbirine rakip olan teşebbüslerce yapılan işbirliğinin ulaşılmak istenen amaç için
gerekli olduğunun ortaya konması önemlidir. Ambarlı’nın kuruluş amacına
bakıldığında, akaryakıt dağıtımı faaliyetleri için belirli alanlarda depolama
kapasitesine ihtiyaç duyan teşebbüslerin hem maliyet avantajı sağlamak, hem de
kısıtlı depolama alanlarını en etkin şekilde kullanmak amacı taşıdıkları söylenebilir.
Bunun yanında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 16. maddesi dağıtım
firmalarına zorunlu stok tutma yükümlülüğü getirmektedir ki, bu da söz konusu
firmalar için -en azından mevcut durumda- belirli bir depolama kapasitesine sahip 370
olma gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.
Ambarlı’nın faaliyetlerinin tam işlevselliği soru işareti olsa da, bu durumun verilecek
muafiyet için bir engel teşkil etmediği, esas itibarıyla buradaki önemli noktanın söz
konusu anlaşma ile birtakım ekonomik etkinlikler yaratılmış olduğu ve mevcut piyasa
koşulları içinde Ambarlı’nın gerek günümüze kadar süre gelen işleyişi ve gerekse
mevcut piyasa koşullarında tarafların ulaşmak istedikleri ekonomik etkinlik amacına
yönelik olarak uygun bir yapıda olduğunun kabul edilmesi yerinde olacaktır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Shell & Turcas Petrol A.Ş., BP Petrolleri A.Ş. ve Total Oil Türk A.Ş.'nin taraf 380
olduğu "Ambarlı Depolama Tesisleri Hissedarlar Anlaşması" ile oluşturulan
ortak girişimin, adı geçen kurucu teşebbüslerinin Türkiye akaryakıt dağıtımı
pazarında birbirleriyle rakip olmaları nedeniyle rekabetin kısıtlanması
sonucunu doğurabileceğine, bu nedenle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine
aykırılık teşkil eden Anlaşma’ya menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
05-01/3-3
10
2. Bununla birlikte 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde başvuru
konusu işleme bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy