Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptali Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D2/2/Ş.YA.-99/1 (2007-2-133)
Karar Sayısı : 07-62/742-269
Karar Tarihi : 26.7.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan) 10
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Murat ÇETİNKAYA, Ali DEMİRÖZ
C. ŞİKAYET EDEN: Uluslarası Moda Yayıncılık A.Ş.
Temsilcileri:
Av. Hüseyin Yarsuvat , Av. Mehtap Çiftçioğlu
Harman Cad. Polat Plaza N0:4
B Blok Kat.6 80640 Levent - İSTANBUL 20
D. KARŞI TARAF:
1. Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.
Hürriyet Medya Towers, 34544 Güneşli-İstanbul
2. Milliyet Gazetecilik A.Ş.
Doğan Medya Center, 34554 Bağcılar-İstanbul
3. Simge Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş.
Doğan Medya Center, 34554 Bağcılar- İstanbul
4. Sabah Yayıncılık A.Ş.
Büyükdere Caddesi Hürmet Keçeli İşhanı No: 49 K: 2 30
Şişli – Mecidiyeköy - İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu’nun 17.7.2000 tarih, 00-26/291-161
sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığına dair Danıştay 10.
Dairesinin 4.11.2003 tarih, 2001/1629 E., 2003/4241 K. ve 2001/1630 E.,
2003/4242 K. sayılı kararlarının bozulması yönündeki Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulu’nun 3.5.2007 tarih, 2004/1178 E., 2007/867 K. ve
2004/1195 E., 2007/866 K. sayılı kararları üzerine, Hürriyet Gazetecilik ve
Matbaacılık A.Ş., Milliyet Gazetecilik A.Ş., Simge Yayıncılık ve Dağıtım
A.Ş. ve Sabah Yayıncılık A.Ş.’nin günlük yayın yapan siyasi gazeteler ve 40
spor gazeteleri pazarlarındaki eylemlerinin 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi.
07-62/742-269
2
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., Milliyet
Gazetecilik A.Ş., Simge Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş. ve Sabah Yayıncılık
A.Ş.'nin uyumlu eylem yoluyla Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri ile Fanatik
ve Taraftar-Fotomaç gazetelerinin fiyatlarını birlikte belirledikleri.
G. DOSYA EVRELERİ
50
1. Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş. vekilleri Av. Hüseyin Yarsuvat ve Av.
Mehtap Çiftçioğlu’nun;
- Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinin satış fiyatlarını, aynı tarihlerde
veya bir gün ara ile aynı oranda artırdıkları ve bu uygulamayı belirli
aralıklarla sürdürmeye devam ettiklerini,
- Gazete fiyatlarının uzunca bir süredir birlikte belirlenmesinin, söz konusu
üç gazetenin oluşturduğu bir teşebbüs birliği vasıtasıyla gerçekleştirildiğini,
60
iddia eden dilekçeleri 4.5.1998 tarihinde Kurumumuz kayıtlarına intikal
etmiştir.
2. Söz konusu dilekçe üzerine, Rekabet Kurulu'nun 10.9.1998 tarihli
toplantısında 4054 sayılı Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca konuya ilişkin
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
3. Önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince düzenlenen 15.1.1999
tarihli ve D2/2/Ş.Y.A-99/1 sayılı Önaraştırma Raporu Rekabet Kurulu'nun
4.2.1999 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 99-5/38-13 sayılı karar ile 70
4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca;
- Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık Anonim Şirketi,
- Milliyet Gazetecilik Anonim Şirketi,
- Simge Yayıncılık ve Dağıtım Anonim Şirketi,
- Sabah Yayıncılık Anonim Şirketi
hakkında Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrasının;
"mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, 80
kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi"
şeklindeki (a) bendini ihlal ettikleri gerekçesiyle soruşturma açılmasına
karar verilmiştir.
4. 19.2.1999 tarihinde, Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca taraflara
soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak taraflardan 30 gün içinde
ilk yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
5. Taraflardan Sabah Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş.'nin ilk yazılı savunması 90
süresi içinde Kurum'a gönderilmiş, Hürriyet ve Milliyet ise savunmalarını
soruşturma raporunun tebliğinden sonra yapacaklarını belirtmişlerdir.
07-62/742-269
3
6. Rekabet Kurulu'nun 13.7.1999 tarihli toplantısında Kanun'un 43. maddesi
hükmü uyarınca Soruşturmanın süresi altı (6) ay uzatılmıştır.
7. Soruşturma Heyetince tamamlanan 4.2.2000 tarih ve SR/00-1 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca Başkanlıkça tüm
Kurul Üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci
fıkrası gereğince taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını 100
göndermeleri istenilmiştir.
8. Soruşturma Raporunun tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüsler, savunma sürelerinin Kanun'un 45. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca 30 gün uzatılmasını talep etmişlerdir. Tarafların bu talepleri Kurul
kararı ile kısmen kabul edilmiş ve bu teşebbüslere 20 gün ek süre
tanınmıştır. Hakkında soruşturma yürütülen bütün teşebbüslerin ikinci
savunma yazıları yasal süreleri içinde Kurumumuz kayıtlarına intikal
etmiştir.
110
9. Soruşturma Heyetinin hazırladığı "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45/2.
maddesi uyarınca, 17.2.2000 tarihinde tüm Kurul Üyeleri ve taraflara tebliğ
edilmiştir.
10. Ek yazılı görüşün tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüsler, savunma sürelerinin Kanun'un 45. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca 30 gün uzatılmasını talep etmişlerdir. Ancak;
"…Daha önce de taraflara 4054 sayılı yasanın 45 inci maddesi uyarınca ek
savunma süresi verilmiş olması ve ek yazılı görüşte Soruşturma 120
Heyeti'nce yeni bir hususun ileri sürülmemiş olması da göz önünde
bulundurularak…"
tarafların ek süre talebi Kurulumuzca uygun görülmeyerek reddedilmiştir.
11. İlgili teşebbüslerin ek yazılı görüşe karşı cevapları yasal süreleri içinde
Rekabet Kurumu'na intikal etmiştir.
12. Rekabet Kurulu'nun 3.5.2000 tarih ve 00-20 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 5.7.2000 tarihinde sözlü savunma toplantısı 130
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri,
Kanun'un 46/2. maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
13. 5.7.2000 tarihinde taraflar sözlü savunmalarını yapmışlardır.
14. Rekabet Kurulu 17.7.2000 tarihinde nihai kararını vermiş ve karar
19.7.2000 tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
15. Gerekçeli kararın taraflara tebliği ertesinde söz konusu teşebbüsler
Danıştay nezdinde karar aleyhine dava açmışlardır. Danıştay 10. 140
Dairesi’nin 4.11.2003 tarih, 2001/1629 E., 2003/4241 K. ve 2001/1630 E.,
2003/4242 K. sayılı kararları Kurul Kararı lehine sonuçlanmıştır.
07-62/742-269
4
16. Bunun üzerine taraflar Danıştay Daire kararına karşı temyize gitmişlerdir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 3.5.2007 tarih, 2004/1178 E.,
2007/867 K. ve 2004/1195 E., 2007/866 K. sayılı kararları ile davacı
teşebbüsler lehine olacak şekilde, soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin
nihai karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı bulunması
gerekçesiyle, 10. Daire kararı bozulmuştur.
150
17. Bu çerçevede, Kurul’un konu ile ilgili almış olduğu kararın gereği olarak
dosya üzerinde yapılan yeniden değerlendirmeler ışığında, Rekabet
Kurulu, düzenlenen 19.7.2007 tarih ve 2003-2-133/BN-07-MÇ sayılı Bilgi
Notu ve 19.7.2007 tarih ve REK.0.06.00.00/232 sayılı Başkanlık Önergesi
ile önaraştırmaya ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü
savunma tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı
açılımı, raporlar, Danıştay kararları, dosya münderecatında yer alan tüm
bilgi ve belgeleri inceleyerek, 26.7.2007 tarih ve 07-62 sayılı toplantısında
nihai kararını vermiştir.
160
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Raportörlerce;
Doğan ve Bilgin gruplarının, siyasi gazeteler ve spor gazeteleri pazarında,
gazetelerin satış fiyatını ve bazı satış şartlarını gelecekteki davranışlarındaki
belirsizlikleri ortadan kaldıracak şekilde, kendi bağımsız davranışları yerine
geçen uyumlu eylemler ile belirledikleri, tarafların bu eylemlerinin 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin "Mal veya
hizmetlerin alım yada satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar
ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi" şeklindeki (a) bendine
uygunluk gösterdiği, bu nedenle; Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., 170
Milliyet Gazetecilik A.Ş., Simge Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş. ve Sabah
Yayıncılık A.Ş.'ne Kanun'un 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari
para cezası uygulanması gerektiği,
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Genel Bilgiler
180
Kararın bu bölümünde incelemenin yapıldığı döneme ilişkin olarak
Türkiye’deki gazete yayıncılığı ve yayınlanan gazetelerin dağıtımının yapıldığı
piyasanın özellikleri değerlendirilmektedir.
I.1.1. Türkiye’de Gazetecilik
Gazete yayıncılığı kendine has birtakım özellikler arz etmektedir. Özellikle son
yıllarda çeşitli medya dallarının medya grupları içerisinde bütünleşmesi ile
birlikte televizyon, gazete, dergi yayıncılığı aynı bünye içerisinde
gerçekleştirilmektedir. Hatta her bir yayın türü diğerini tamamlamakta, özellikle 190
gazete ve televizyon yayınları bütünleşmektedir. Bu nedenle, gazete sahipliği
ve gazete birleşmeleri konusu, bazı ülkelerde özel düzenlemelere tabi olmakta
07-62/742-269
5
ve gazete birleşmelerinde daha sıkı bir değerlendirme yapılmaktadır.
Gazetelerin devir ya da birleşmelerinde sadece ekonomik kriterlere
bakılmamakta, haberlerin doğru sunumu ve düşünceyi ifade etme
özgürlüğünün etkilenebileceği de dikkate alınmaktadır. Bu nedenle, bu
piyasada rekabetin teşekkülü sadece ekonomik amaçlara değil, kamu
çıkarlarının gözetilmesine de hizmet edecektir.
Türkiye’de gazetecilik sektörünün yapısının anlaşılabilmesi için, öncelikle 200
gazete türlerinin, gazete sahipliğinin, talebin yapısının, dağıtım ve reklam
gelirlerinin incelenmesi gerekmektedir.
I.1.2. Gazete Türleri
Gazeteler aşağıda dağıtım, içerik ve period açısından sınıflandırılmıştır.
i-Dağıtım:
Ulusal Gazeteler : Türkiye’nin her yerine dağıtımı yapılan, dolayısıyla her 210
yerleşim biriminde okuyuculara ulaşabilen gazetelerdir.
Yerel Gazeteler : Dağıtımı Türkiye’nin belli bir bölgesiyle sınırlı kalan
gazetelerdir.
ii-İçerik:
Siyasi, Ekonomi, Spor, Magazin, Promosyon.
iii-Period: 220
Günlük, Haftalık, Diğer.
I.1.3. Gazete Sahipliği
Yukarıda verilen bilgiler ışığında "günlük siyasi gazete" olarak nitelendirilen
ancak kendi içerisinde çeşitli bölümlere ayrılabilecek çok sayıda gazete ve
buna ek olarak günlük spor, ekonomi ve magazin gazeteleri yayınlandığı
görülmektedir.
230
Şikayete ilişkin dönemde haklarında soruşturma yürütülen Doğan ve Bilgin
grupları adlı teşebbüsler, geniş bir yelpazeye hitap eden gazeteleri ile toplam
gazete pazarında birinci ve ikinci sırayı almaktadır. Bu iki teşebbüse rakip
olabilecek teşebbüsler; Star(Uzan) ve Çukurova gruplarıdır. Bununla birlikte,
1999 Mart'ında pazara giren Star Grubu ve Akşam ve Güneş gazetelerinin
sahibi olduğu bilinen Çukurova Grubu'nun incelemenin yapıldığı dönemde
"Büyük Gazete" ya da "Amiral Gazete" olarak tabir edilen gazetelerden çok,
Doğan ve Bilgin Grupları'nın ikincil gazetelerine rakip olabildikleri
gözlenmektedir.
240
İlgili ürün pazarı bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği gibi bu gazeteler
dışındaki gazetelerin farklı okuyucu kitlelerine hitap ettikleri ve önemli oranda
07-62/742-269
6
müşteri bağımlılığına sahip oldukları gözlenmektedir. Dolayısıyla, geniş halk
kitlelerine hitap eden yayıncılık anlayışlarıyla farklı kulvarlara yönelen Doğan
ve Bilgin Grupları, sektördeki diğer gazetelerden farklı bir pazar yapısı
içerisinde yer almakta ve bu pazarların da büyük bir kısmını ellerinde
bulundurdukları görülmektedir.
Ayrıca, incelenen dönemde gazete yayıncılığı alanında güçlü konumda
bulunan Doğan ve Sabah Grupları'nın diğer medya dallarında da önemli 250
faaliyetleri olduğu bilinmektedir. Her iki grup da dergi ve televizyon yayıncılığı
alanında faaliyet göstermekte, bu alanda uluslararası şirketlerle işbirlikleri
yapmakta ve medyanın bu alanlarında da önemli bir konumda
bulunmaktadırlar.
I.1.4. Talebin Yapısı
"Gazete" diğer mal ve hizmet piyasalarında üretilen ürünlerden farklı bir nitelik
arz etmektedir. Çünkü tüketicilerin (okuyucu) bir gazete satın alması onun
başka bir gazete almasını engellemeyecek, eğer şartları oluşmuşsa 260
(manşetten önemli bir haber yayınlaması gibi) aynı gün içerisinde başka bir
gazete daha alabilecektir.
Öte yandan, gazeteler günlük olarak tüketilmekte ve her gün okuyucunun
karşısına bir önceki günden farklı haberlerle dolu olarak çıkmaktadır. Bu
duruma bir de haftasonu ve sair günlerde verilen ilaveler de eklenince gazete
talebinin günden güne farklılıklar gösterdiği, özellikle kamuoyunda büyük
yankılar oluşturan olaylar söz konusu olduğunda da gazetelere olan talebin
fiyattan önemli ölçüde bağımsız olarak arttığı bilinmektedir.
270
Gazetelere ilişkin bir diğer önemli özellik ise, bazı okuyucuların tercihlerini
yaparken gazetenin yayın politikasını, savunduğu görüşleri, içeriğini, yazar
kadrosunu ön planda tutmalarıdır. Dolayısıyla bazı gazeteler, aynı görüşü
paylaşan okuyucu kitleleri tarafından tercih edilmektedir. Bir başka deyişle,
farklı görüşlere sahip okuyucular için bu gazeteler ikame edilemez.
Okuyucuların sadık olduğu bu gazeteler için bir tür marka bağımlılığından söz
etmek mümkündür. Gazete satış rakamlarına bakıldığında, bazı gazetelerin
satışlarının son derece tutarlı bir seyir izlediği, sahip oldukları sürekli
okuyucular nedeniyle gazete piyasasında meydana gelen değişikliklerden pek
fazla etkilenmedikleri görülmektedir. Sadık okuyucular, başka gazetelerin 280
fiyatını indirmesi, promosyon uygulaması ya da okudukları gazetenin fiyatının
artması gibi değişiklikler sebebiyle tercihlerini değiştirmemektedirler.
Bu çerçevede, her gazetenin bir miktar kararlı okuyucu kitlesine sahip
olmasına karşılık, incelenen dönemde, Radikal, Türkiye, Cumhuriyet, Yeni
Şafak, Milli Gazete, Yeni Evrensel, Zaman ve Akit gazetelerinin bu
niteliklerinin diğer gazetelere oranla ön plana çıktığı, bunların neredeyse her
birinin kendilerine özgü bir pazarı olduğu, taleplerinin piyasadaki fiyat
hareketlerinden önemli ölçüde etkilenmediği görülmektedir:
290
Ulusal günlük siyasi gazetelerin yukarıda belirlenen alt pazar dışında kalan
kısmını değerlendirecek olursak, öncelikle, fiyat ve promosyonların okuyucu
07-62/742-269
7
talebini önemli ölçüde etkilediğini belirtmek gerekmektedir.
İncelenen döneme özgü olarak bu alt pazarda yer alan gazeteler iki ana
grupta ele alınabilir: “Büyük Gazeteler” olarak adlandırılan Sabah, Hürriyet,
Milliyet gazeteleri ile “İkincil Gazeteler” olarak adlandırılan Takvim, Gözcü,
Posta, Akşam, Güneş ve Star gazeteleri.
Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri, net satış adetleri, fiyatları, reklam 300
gelirleri ve yazar kadroları açısından diğer gazetelerden farklı olarak ayrı bir
alt pazar oluşturmaktadırlar. Ayrıca, okuyucularca fiyat, promosyon, verilen
ekler ve nitelikleri açısından, reklam verenlerce de hedef kitleye ulaşım
açısından bu üç gazete birbirlerini ikame edebilecek niteliktedirler.
İncelenen dönemde yayınlanmakta olan Takvim, Posta, Akşam, Star, Gözcü,
Güneş gazeteleri de hedef kitleleri, sayfa yapıları, fiyatları, reklam gelirleri
açısından birbirleri ile benzerlik göstermektedirler. Daha çok dar gelirli
okuyucuları hedef alan bu gazeteler, genellikle maliyetlerinin altında bir fiyatla
satışa sunulmakta; ayrıca çok az ilan ve reklam içermektedirler. Dolayısıyla, 310
bu tür gazeteler genellikle büyük grupların “Amiral Gazete” olarak tabir edilen,
ilan ve reklam potansiyeli yüksek büyük gazetelerinin sabit giderlerini
bölüşmek amacıyla faaliyet göstermektedir. Ayrıca, hedef kitleleri açısından,
gazetenin fiyatı önemli bir unsur olduğu için, taleplerinin fiyat esneklikleri de
farklıdır.
Aynı zamanda bu grupların birden fazla gazeteye sahip oldukları ve bu
gazetelerin en az birinin “amiral” gazete niteliği, diğerlerinin ise “ikincil” gazete
niteliği taşıdığı görülmektedir. Birden fazla gazeteye sahip olma yolu ile
gruplar, hem “amiral” gazetelerin sabit giderlerini paylaştırabilmekte hem de 320
ürün farklılaştırma yoluyla değişik okuyucu kitlelerine farklı fiyattan hizmet
sunabilmektedirler. Aynı gruba ait gazeteler aynı baskı tesisleri, dağıtım
kanalları ve haber kaynaklarından faydalanmaktadırlar.
Gazetelerin birbirleriyle rekabetinde belirleyici faktörlerden biri de basım
yerlerinin sayısıdır. Sadece İstanbul’da basılan bir gazetenin okura
zamanında ulaşması için erken saatlerde yola çıkması gerekmekte, bu da belli
bir saatten sonra meydana gelen gelişmelerin bu gazetelerde yer almasını
engellemektedir. Buna karşılık birden fazla merkezde basılan gazeteler
(soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin gazeteleri bu sınıfa dahildir) ise hem 330
daha geç saatlerde meydana gelen haber gelişmelerini içerdiklerinden, hem
de bölgesel ekler sunabildiklerinden rekabette önemli bir avantaj elde
edebilmektedirler. Bu nedenle Hürriyet, Sabah ve Milliyet gazeteleri ile tam
anlamıyla rekabet edebilecek bir gazetenin piyasaya girmesi oldukça yüksek
bir maliyet gerektirecektir.
I.1.5. Dağıtım
Türkiye’deki gazetecilik sektörünün yapısını tam olarak anlayabilmek için,
dağıtım ağının iyi kavranması ve gerekli değerlendirmelerin bu yapı göz 340
önünde bulundurularak yapılması gerekmektedir.
07-62/742-269
8
Gazete ve dergi dağıtımı, her türlü yayının, yayınevinden çıkıp okuyucuya
ulaşmasına kadar olan faaliyetlerin bütününü kapsayan sektördür.
İncelenen dönemde Türkiye’de dağıtım alanında faaliyet gösteren dört dağıtım
şirketi olmakla beraber, bunlardan yalnızca üçü fiziki olarak dağıtım
yapmaktadır. Bunlardan; YAYSAT Yayın Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.
Doğan Grubuna, B.B.D. Birleşik Basın Dağıtım A.Ş. ise Bilgin Grubuna aittir.
Uzan Grubu da kendi gazetesini dağıtmak amacıyla bir dağıtım şirketi 350
kurmuştur. Müşteri yayınlarının dağıtımı amacıyla kurulan BİRYAY Birleşik
Yayın Dağıtım A.Ş. ise Doğan ve Bilgin Gruplarının bir ortak girişimi
niteliğinde olup fiilen dağıtım yapmamaktadır.
I.1.6. Reklam Gelirleri
Gazeteler tüketiciye pazarlanan bir ürün olmanın dışında yayıncıların reklam
geliri elde etmelerine de olanak tanıyan bir araçtır. Bu ekonomik ayrıcalık,
yayıncılara farklı politikalar izleyebilme şansı tanımaktadır. Buna göre, ürün
fiyatı maliyetinin üzerinde belirlenerek ürün satışından kazanç sağlanabileceği 360
gibi ürün fiyatını maliyetinin altında tutarak daha geniş bir okur kitlesine
ulaşmak, bunun bir sonucu olarak da reklam piyasasında daha büyük bir pay
elde etmek ve kazançları bu yolla artırmak da mümkündür. Örneğin, 1997
yılına ilişkin Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinin satış ve reklam
gelirlerinin toplam gelirleri içindeki durumları aşağıdaki tabloda belirtildiği
gibidir:
Hürriyet, Milliyet ve Sabah'a ait 1997 yılı Gelirlerinin Karşılaştırılması
HÜRRİYET MİLLİYET SABAH
Reklam Geliri 23.139.941.401.998 7.701.867.000.000 11.408.241.000.000
Satış Geliri 21.480.241.637.684 21.351.426.000.000 20.105.487.000.000
Diğer Gelirler 4.403.808.468.339 6.508.988.000.000 5.165.677.000.000
TOPLAM GELİR 49.023.991.508.021 35.562.281.000.000 36.679.405.000.000
1997 yılına ait verilerden görüleceği üzere, Hürriyet gazetesi, gazete satış 370
gelirlerine oranla daha fazla reklam geliri elde etmektedir. Bu rakam da Milliyet
gazetesi reklam gelirlerinin yaklaşık üç katına, Sabah gazetesi reklam
gelirlerinin ise yaklaşık iki katına eşittir.
I.2. İlgili Ürün Pazarı
Gazete yayıncılığı sektörüne ilişkin verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere
günlük siyasi gazete yayıncılığı pazarında yayın politikası, tüketici bağımlılığı,
fiyat, reklam kapasitesi, fiyat değişimlerine karşı müşteri tepkisi ve gazetelerin
piyasada sahip olduğu istikrarlı trendler dikkate alındığında, bu üç büyük 380
gazetenin diğer günlük siyasi gazetelerden ayrı olarak ele alınması gerektiği
düşünülmektedir. Yukarıda yer verilen açıklamalar dikkate alındığında;
Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri diğer gazetelerden farklı olarak ayrı bir
alt pazar oluşturmaktadırlar.
07-62/742-269
9
Soruşturma konusu diğer pazar ise günlük spor gazeteleri pazarıdır. Bu
pazarda Doğan grubuna ait Fanatik gazetesi ile Bilgin grubuna ait
Taraftar/Fotomaç gazeteleri bulunmakta ve bu gazetelerde de ağırlıklı olarak
futbol olmak üzere spor dallarına ilişkin haber ve yorumlar yer almaktadır.
390
Sonuç olarak, ilgili ürün pazarı;
- Ulusal yayın yapan günlük siyasi gazete pazarı ve
- Ulusal yayın yapan günlük spor gazeteleri pazarı
olmak üzere iki pazar olarak belirlenmiştir. Ulusal yayın yapan siyasi gazete
pazarında da Hürriyet, Milliyet ve Sabah ayrı bir kategori olarak
değerlendirilmiştir.
I.3. İlgili Coğrafi Pazar 400
Söz konusu gazeteler ülke çapında basılmakta ve pazarlanmakta olduğundan,
ilgili coğrafi pazar, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir.
I.4. Yapılan Tespitler, Deliller ve Değerlendirmeler
I.4.1. Uyumlu Eylem Bulguları
I.4.1.1. Önaraştırma Dönemi
410
Önaraştırma döneminde raportörler tarafından teşebbüslerde yapılan yerinde
incelemeler sırasında günlük siyasi gazetelerin ve günlük spor gazetelerinin
fiyatlarının belirlenmesi amacını taşıyan, Doğan ve Sabah Grupları arasında
gazete yayıncılığı piyasasında kendi bağımsız davranışları yerine geçen ve
piyasadaki fiyat konusunda belirsizlikleri ortadan kaldıran bir koordinasyon
olduğunu gösteren bulgulara ulaşılmıştır. Bu bulgular şunlardır:
1- 16.12.1998 tarihinde Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.’de, Yönetim
Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Y. B. ve Hukuk Bürosu
Müdürü Av. E.T. Y. ile görüşülmüş ve Y. B.’nın çalışma odası ve 420
sekreteryasında mevcut belgeler üzerinde incelemeler yapılmıştır.
İncelemeler sırasında, rakip teşebbüslerden Sabah gazetesi ile reklam
fiyatlarının sabitlenmesi konusunda yapılan görüşmeyi de içeren “01.12.1998
İcra Kurulu Kararı” tespit edilmiş ancak, kontrolden geçmediği, toplantıya
katılanlarca imzalanmadığı ve şirketin işleyişi ile ilgili ticari sır niteliğinde
bilgiler içerdiği gibi rekabet hukuku anlamında yasal dayanaktan yoksun
gerekçeler öne sürülerek sureti raportörlere verilmemiştir. Bu durum
raportörlerce düzenlenen 16.12.1998 tarihli tutanakla sabittir. Söz konusu
belge, 15.1.1999 tarih ve 158 sayılı yazı ile de taraflardan istenmiş, fakat 430
Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. tarafından Rekabet Kurumu’na
gönderilmemiştir.
2- 18.12.1998 tarihinde Milliyet Gazetecilik A.Ş.’de yerinde inceleme yapılmış
ve Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkan Yardımcısı H.İ.S’nin
07-62/742-269
10
sekreteryasında mevcut belgeler üzerinde yapılan incelemede, icra kurulu
toplantılarına ait olduğu anlaşılan aşağıda sıralanan karar metinleri tespit
edilmiştir:
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 19.8.1998” başlıklı belgenin 5. 440
maddesinde, “Pazar günleri verilen ilavelerin yüksek maliyetinden dolayı
yapılması düşünülen zammın Ekim ayında olabileceği düşünüldü. Ayrıca
Sabah Grubunun Eylül başından itibaren 125.000 TL’ye artıralım fikri
tartışıldı.” ifadesi bulunmaktadır.
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 25.2.1998” başlıklı belgenin 8.
maddesinde, “Sabah Grubunun diğer gazetelerinde, anlaşmanın aksine
günlük promosyona başladığı anlatıldı. Yeni Yüzyıl ve Radikal’in net satış
rakamları incelendi ve aradaki farkın açılması sebebiyle Radikal için rezerve
edilen ürünlerin kampanyalarına başlamasına karar verildi. Ayrıca Hürriyet’in 450
stoğunda bulunan 150.000 adet oyuncak otomobilin Radikal ile günlük
verilmesi uygun bulundu.” ifadesi yer almaktadır.
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 12.3.1998” başlıklı belgenin 7.
maddesinde, “Sabah Grubu ile de mutabık kalınarak 25 Mart 1998 tarihinden
itibaren 29 kuponun altında ürün verilmemesine karar verildi.” ifadesi
bulunmaktadır.
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 29 Nisan 1998” başlıklı belgenin 6.
maddesinde, “Gazete ile günlük dağıtılacak deterjan ve meyve suyu 460
tekliflerinin gelmesi üzerine, Sabah Grubu ile de görüşülerek yapılmamasına
karar verildi.” ifadesi yer almaktadır.
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 27 Mayıs 1998” başlıklı belgenin 2.
maddesinde, “Milliyet-Sabah-Hürriyet-Radikal-Yeniyüzyıl Gazetelerinin satış
rakamları incelendi, promosyon programları gözden geçirildi. Gazete fiyatları
konusunda Sn. Y. E., Sabah ile yapılan görüşme konusunda bilgi verdi…”
ifadesi bulunmaktadır. Y. E., Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılk A.Ş.'de
Yönetim Kurulu üyesidir.
470
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 26.8.1998” başlıklı belgenin 5.
maddesinde, “Sabah Grubu ile mutabık kalarak Fotomaç ile Fanatik
gazetesinin satış fiyatının 1 Eylül Salı gününden itibaren 40.000 TL’den
50.000 TL’ye artırılmasına karar verildi.” ifadesi yer almaktadır.
I.4.1.2. Soruşturma Dönemi
Soruşturma döneminde, önaraştırma döneminde ulaşılan bulgular ışığında,
ilgili piyasanın yapısı ve bu piyasada teşebbüslerin uyguladığı stratejiler çeşitli
yönleriyle incelenmiştir. Bu aşamada, önaraştırma döneminde, özellikle 480
Milliyet gazetesinde bulunan ve gazetelerin piyasa davranışlarını koordine
ettiklerini, belirli sürelerde biraraya gelerek gelecekle ilgili kararlar aldıklarını
ve doğrudan ya da dolaylı olarak fiyatı belirleyen unsurlar üzerinde karar
verdiklerini gösteren bulguların ve alınan kararların hayata geçirilip
geçirilmediğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak,
07-62/742-269
11
öncelikle, Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.’den, Simge Yayıncılık ve
Dağıtımcılık A.Ş’den, Milliyet Gazetecilik A.Ş.’den ve Sabah Yayıncılık
A.Ş.’den 3.6.1999 ve 14.9.1999’da aşağıdaki bilgiler istenmiştir:
- Yapılan fiyat artışları ve tarihleri, 490
- Ayrıntılı reklam tarifeleri,
- Yayınlanan gazetelerin promosyonlu ve promosyonsuz olarak günlük
tiraj rakamları,
- Uygulanan promosyonlarla ilgili ayrıntılı bilgiler,
- Şirketlerin bilonço ve gelir tablolarının onaylı örnekleri,
- Yayınlanan gazetelere ilişkin aylık ayrıntılı gelir rakamları,
- Yayınlanan gazetelere ilişkin aylık ayrıntılı maliyet rakamları.
Elde edilen bilgi ve belgelerle ulaşılan sonuçlar, aşağıda ekonomik ve hukuki
değerlendirme bölümünde ele alınmıştır. 500
I.4.2. Teşebbüslerin Savunmaları
I.4.2.1. Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin İlk Yazılı Savunması
Usule ilişkin itirazlar:
Usule ilişkin olarak yapılan savunma ve beyanlarda Sabah Yayıncılık A.Ş. iki
konu üzerinde durmaktadır:
510
- Soruşturma başladığında yasal sürelerin aşıldığı,
- Şikayetçi tüzel kişiliğin şikayette meşru menfaati bulunup bulunmadığının
tespit edilip raporda açıkça izah edilmediği.
Sabah Yayıncılık A.Ş. 4054 sayılı Kanun'un Önaraştırmanın Sonuçlanması
başlıklı 41. maddesinin "Önaraştırma raporunun Kurula teslimini takip eden 10
gün içinde, Kurul elde edilmiş olan bilgileri değerlendirerek karar vermek
üzere toplanır ve soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar verir."
hükmü ve 42. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Kurul'un gerek başvuruları
açıkça reddetmesi, gerekse süresi içinde bildirimde bulunmayarak reddetmiş 520
sayılması durumlarında…….." hükmü dikkate alındığında, önaraştırma
raporunun tamamlanmasından sonraki 10 gün içerisinde soruşturmaya
başlanmamasının süresi içinde bildirimde bulunmama durumunu ortaya
çıkaracağını ve bu hükümler çerçevesinde başvurunun reddedilmiş sayılması
gerektiğini iddia etmektedir. Bu çerçevede, raportörlerce hazırlanan
önaraştırma raporunun 15 Ocak 1999 tarihini taşıdığı, rapor tarihinden 12 gün
sonra 27 Ocak 1999 tarihinde Başkanlık Önergesi ile raporun gündeme
alındığı ve ancak 4 Şubat 1999 tarihinde soruşturma açılmasına karar verildiği
belirtilerek, Önaraştırma Raporu tarihinden itibaren yaklaşık 20 gün sonra
karar alınmasının yasanın zorunlu kıldığı sürelerin aşıldığı anlamına geldiği bu 530
nedenle de, soruşturmanın reddi talep edilmiştir.
Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin savunmasında usule ilişkin olarak ikinci itiraz
konusu şikayetçi tarafın meşru menfaatinin bulunup bulunmadığı meselesidir.
Savunmada Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasındaki "Meşru bir menfaati
07-62/742-269
12
bulunan gerçek ve tüzel kişiler şikayette bulunabilir" hüküm uyarınca müşteki
Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş.'nin şikayette meşru bir menfaatte bulunup
bulunmadığının kendilerine gönderilen belgelerde yeterli açıklığa kavuşmadığı
belirtilerek, şikayetçi şirketin iştigal konusunun, basın piyasasında hangi
gazeteleri yayınladıklarının, varlığı iddia edilen uyumlu eylemden ne şekilde 540
etkilendiklerinin açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edilmiştir. Eğer
müşteki firma önaraştırma raporunda belirlenen pazara ikamesi önemli
bulunmayan bir sektörde mevkute yayınlıyorsa uyumlu eylem dahil herhangi
bir davranıştan etkilenmeyeceği, bu itibarla şikayette meşru bir menfaatinin
bulunmayacağı ve soruşturmanın reddedilmesi gerektiği iddia edilmiştir.
Esasa İlişkin Savunma:
Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin esasa ilişkin savunmasında,
- Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin Hürriyet ve Millliyet Grubu ile uyumlu eylem 550
içinde bulunarak rekabeti bozucu anlaşma yaptığı şeklindeki iddiaların hukuki
geçerliliği bulunmadığı, 1997 yılının büyük bölümünde fiyatların farklı seyrettiği
ancak piyasadaki rekabet koşulları nedeniyle sadece belli bir dönemde
fiyatların yakın düzeyde gerçekleştiği, mali tablolardaki maliyet kalemleri
incelendiğinde, sözkonusu satış koşullarının uygulanmasının pazar koşulları
ve rekabetin gereği olduğu ve basın kuruluşlarının ilk madde malzeme
temininde benzer koşullarla karşıya karşıya oldukları bu nedenle gazete
maliyetlerinin ve gazete fiyatlarının benzer olmasının süpriz olmadığı,
- Sabah Yayıncılık A.Ş.' nin uyumlu eylem saiki ve iradesi ile hareket 560
etmediği ve bu hususta Sabah Yayıncılık A.Ş.'ni sorumluluk altına sokacak bir
kanıtın bulunmadığı,
- Önaraştırma raporunda ifadesi geçen " Teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri
pazar yapısının bir fiyat paralelliğini zorunlu kılmadığı" şeklinde varılan
kanaatin somut bir veriye dayanmadığı,
- Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ile Sabah Yayıncılık A.Ş. arasında
iddialara kanıt olabilecek somut bir belge bulunmadığı; Milliyet Gazetecilik
A.Ş.'de yerinde inceleme sırasında elde edilen bilgilerin ilgili şirketi temsil ettiği 570
ve Sabah Yayıncılık A.Ş.'ne teşmil edilemeyeceği.
ifade edilmiştir.
I.4.2.2. Diğer Teşebbüslerin Savunmaları
Sabah Yayıncılık A.Ş. dışında haklarında soruşturma yürütülen diğer
teşebbüslerin (Doğan Grubu) ilk yazılı savunmaları Kurumumuz'a yasal süresi
içinde iletilmemiştir. 6.4.1999 tarihinde Kurumumuz'a iletilen yazılarda
Kanun'un 43. ve 44. maddeleri çerçevesinde savunmalarını yaptıkları, ancak 580
uyumlu eylem bulguları ile ilgili savunmalarını Kurum bünyesinde haklarında
düzenlenmiş her türlü evrakın ve elde edilmiş her türlü delilin bir nüshasının
verilmesi ve soruşturma raporunun tebliğ edilmesi akabinde yapılacağı
belirtilmiştir. Her ne kadar bu teşebbüslerin savunmaları süresi içinde
yapılmamış ise de, kararın daha sonraki bölümlerinde yapılan açıklama ve
07-62/742-269
13
değerlendirmeler soruşturma açılan konulara ilişkin olarak ilgili teşebbüslerin
temsilcisi tarafından bahsedilen hususları da kapsamaktadır.
I.4.2.3. Tarafların Ortak Savunmaları
590
Soruşturma Raporuna Yönelik Savunmalar:
Taraflar Soruşturma Raporunun tebliği neticesinde ikinci yazılı savunmalarını
birlikte yapmışlardır. Bu savunmalarında temelde Avrupa Birliği içtihatlarına
dayanarak dosyada ileri sürülen iddiaların geçersiz olduğunu özellikle
bahsedildiği şekilde bir uyumlu eylemin var olmadığını ileri sürmüşlerdir. Söz
konusu savunma yazısında taraflar özetle;
- Şikayetçi tarafın meşru menfaatinin bulunmadığı tekrarlanarak bunun ciddi
bir usul hatası olduğu, 600
- Hürriyet ve Milliyet gazetelerinin aynı ekonomik bütünlük içinde yer
almaları nedeniyle biraraya gelip ekonomik karar almalarının önünde bir engel
olmadığı,
- Şikayetçi tarafın Sabah, Hürriyet ve Milliyet gazeteleri tarafından
oluşturulan bir teşebbüs birliği vasıtasıyla bu kararların alındığı iddiasının
ciddiye alınarak soruşturma açıldığı,
- Avrupa Birliği uygulamalarından örnekler verilerek, karar alınmasında 610
soruşturma sırasında elde edilen bulgulara değil eylemin sonucuna bakılması
gerektiği,
- Diğer teşebbüsler bu durumdan zarar görmüyorlarsa mevcut uyumlu
eylemin rekabeti kısıtlamadığı bu nedenle elde edilen bulguların bu yönde
kullanılmaması gerektiği,
- Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın Ahlström&Ors-Komisyon davasında
Komisyonun iddialarına karşı çıkarken ortaya koyduğu gerekçelerin ilgili
davayla benzerlik gösterdiği; buna göre fiyat duyuruları sistemin uzun dönemli 620
bir pazar olma nitelendiğinden kaynaklandığı, alıcıların ve satıcıların ticari
riskleri kısıtlama ihtiyacına karşın akılcı bir cevap oluşturduğu, fiyat duyuru
tarihlerindeki benzerliklerin pazarın şeffaflığının doğrudan gereği olduğu,
fiyatlarda ve fiyat eğilimlerindeki paralellik pazarın oligopolistik yapısıyla ve
belli dönemlerde oluşan belli durumlarla açıklanabildiği,
- Bu içtihatların Soruşturma Heyeti'nin elde etmiş olduğu bilgi ve bulgulara
bağlı olarak ileri sürdüğü Doğan ve Bilgin Grupları arasında bilgi değişimi
marifetiyle rekabeti kısıtladıkları savını çürüttüğü
630
iddia edilerek, gazete fiyat artışlarının zaman zaman aynı tarihlere isabet
etmesinin ve faaliyetlerinden haberdar olmalarının tüketiciler aleyhine bir
sonuç doğurmadığı, pazara giriş olanaklarının ortadan kaldırılmadığı ve ilgili
gazetelerin sürekli zarar ettiklerinin dikkate alınarak Soruşturma Heyeti'nin
iddialarından vazgeçmesi talep edilmiştir.
07-62/742-269
14
Bu savunmaya karşı Soruşturma Heyeti Ek Yazılı Görüşü'nü bildirmiştir.
Soruşturma Heyeti, yapılan savunmaların Soruşturma Raporu'nda yer verilen
iddiaları çürütmediğini ve AB içtihatlarından örnek olarak verilen davaların,
Soruşturma Raporu'nda bahsedilen, pazarın yapısı, niteliği, şeffalığı, ürünün 640
özellikleri, uyumlu eylemin unsurları, bu unsurların gerçekleştiğini kanıtlayan
belge ve bilgiler de gözönüne alındığında, Soruşturma Heyeti tarafından
varılan sonuçları geçersiz kılan içtihatlar olmadığı görüşünü bildirmiştir.
Bu görüşe karşılık taraflar verdikleri cevapta benzer iddialarını
tekrarlamışlardır.
I.4.2.4. Sözlü Savunma Toplantısında Yapılan Savunmalar
Taraflar sözlü savunmalarında özetle; 650
- Usul yönünden yukarıda bahsi geçen hususlara yeniden değinmişler,
- Esas yönünden ise;
- Bir ürün olarak ‘gazete’nin diğer ürünlerden niteliksel olarak farklılık
arzettiğini,
- Gazetelerin rekabetinde fiyatın belirleyici unsur olmadığını,
- Gazetelerin üst fiyat rekabetiyle değil, hizmet rekabetiyle yarıştıklarını,
- Fiyatın halktan kopamayacağını, yani fiyatların çok yükselmesi sonucu
halkın mağdur olmadığını veya fiyatlar düşürülerek pazara giriş engeli
oluşturulmadığını, 660
- Olayda rekabet sınırlandırılması amacı, sonucu ve etkisi olmadığını,
- Soruşturma heyetinin bahsettiği belgelere dayanarak niçin anlaşmadan
değil de uyumlu eylemden inceleme yaptıklarını,
- Bahsedilen eylemlerin, uyumlu eylem kapsamında değerlendirilemeye-
ceğini, çünkü uyumlu eylemin ileri sürülebilmesi için fiyat paralelliği ve
rekabetin sınırlandırıldığı piyasalara benzer fiili durumun varlığı olmak
üzere iki şartın bir arada olmasının kanuni zorunluluk olduğunu,
- Kanun’un madde gerekçesine bakıldığında, Kanun’un birinci
paragrafında ihlalin varlığını gösterdiği düşünülen ‘amaç, etki ve
tehdit’in varlığı şartının uyumlu eylemlerle ilgili olarak, anlaşma ve 670
teşebbüs birlikleri kararlarından farklı olarak etki şartına bağlandığını,
- İncelenen üç buçuk yıl içerisinde, defalarca maliyetlere ve karlılığa
bakıldığı halde, fiyatların halktan kopuk ve genel enflasyonist etkilerden
bağımsız olarak artırıldığı yönünde en ufak bir iddiaya yer verilmediğini,
- Öte yandan rakiplerin pazara girişlerini engelleyecek türden maliyetin
altında satışlar yapıldığı veya benzeri bir iddia olmadığını, pazarların
bölüşülmesi veya reklam yerlerinin satışında bir sınırlamadan
bahsedilmediğini, yani rekabetin sınırlandırılmasından söz edilmediğini,
ileri sürmektedirler. 680
07-62/742-269
15
I.4.3. Delillerin ve Savunmaların Değerlendirilmesi
I.4.3.1. Usule İlişkin Savunmanın Değerlendirilmesi
- Önaraştırma raporunun Raportörler tarafından tesliminden sonra kanuni 690
sürelerin aşıldığına ilişkin savunmaya yönelik; bu süreler idareyi bağlayan,
ancak haklarında soruşturma açılan tarafların savunma haklarına halel
gelmemesi nedeniyle söz konusu sürelerin aşımının, iddia edilen bir rekabet
ihlalinin varlığını ortadan kaldırmayan, başlamış bir soruşturmayı kapatmayı
zorunlu kılmayan sürelerdir.
- Şikayetçinin şikayetçi vasfını haiz olmadığına yönelik:
İhbar veya şikayet Rekabet Kurulu'nu bir rekabet ihlalinden haberdar eden
öğelerdir. Bunlar (eğer ihlale yönelik bulgular varsa) sadece ve sadece bir 700
rekabet soruşturmasının başlamasını sağlarlar. Bu nedenle Rekabet
Kurulu'nu bir ihlalden haberdar eden kişinin ihbarcı veya şikayetçi vasfına
sahip olup olmaması başlamış bir soruşturmanın seyrini etkilemeyecektir.
Ancak, bu soruşturma açısından gazete yayıncılığı alanında faaliyet
göstermeyen Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş. nihai kararda ihbarcı olarak
kabul edilmektedir.
I.4.3.2. Esasa İlişkin Savunmaların Değerlendirilmesi
Soruşturmanın konusu uyumlu eylem ile satış fiyatının tespit edilmesidir. Bir 710
fiilin uyumlu eylem olarak nitelenebilmesi için şu unsurların bulunması
gereklidir:
- Taraflar arasında genellikle sözlü ya da yazılı şekilde ifade edilen
toplantılar, tartışmalar, bilgi değişimi veya araştırmaları içeren olumlu temaslar
olmalıdır.
- Bu temas; pazar davranışını etkileme ve özellikle bir teşebbüsün
gelecekteki rekabetçi davranışının belirsizliğinin önceden ortan kaldırma
amacı taşımalı. 720
- İlgili teşebbüslerin ticari davranışlarını, tam olarak rekabetçi etkiler
tarafından belirlenmeyecek bir şekilde oluşturma ya da değiştirme etkisi
olmalıdır.
Burada önemli olan, teşebbüslerin, rakiplerinin gelecekteki davranışlarını
öğrenmeleri ve pazardaki belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır.
Uyumlu eylem vakalarında önemli bir sorun da teşebbüslerin uyumlu eylem
içerisinde olduklarının tespiti ve ispatıdır. 4054 sayılı Kanun piyasadaki fiyat 730
değişimlerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebüslerin faaliyet
bölgelerinin rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı
piyasalardakine benzerlik göstermesi halini uyumlu eyleme karine göstermiş
ve ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanarak uyumlu eylemde
bulunulmadığının ispatını taraflara bırakmıştır. Ancak, burada olduğu gibi bir
07-62/742-269
16
fiyat belirleme olayında, fiyat tespitinin rekabetin kısıtlandığı piyasalardaki
eylemlere benzerliğinin ortaya konulması yeterli değildir. Bunun yanısıra,
teşebbüsler arasında kendi bağımsız davranışlarını engelleyen rekabetçi
şartlar altında olmaması gereken bir ilişkinin ortaya konması da gereklidir.
740
Uyumlu Eylem halinin tespitinde üç temel bulgunun ortaya çıkartılması
yeterlidir. Bu bulgular şunlardır:
i- Rakip teşebbüsler arasında bir ilişkinin varlığı,
ii- Rakip teşebbüsler arasında ortak tavır sonucunu doğuran ve diğer
rakip teşebbüslerin hareketlerini etkileyen davranışların varlığı,
iii- Rakip teşebbüsler arasında bağımsız hareket etme durumunun
ortadan kalktığı durumların varlığı.
Gruplar Arasındaki İlişki 750
Önaraştırma sırasında elde edilen belgelerden Doğan ve Bilgin gruplarının
zaman zaman biraraya geldikleri ve uygulayacakları davranışlar üzerinde
tartıştıkları görülmektedir. Elde edilen belgelerde günlük siyasi gazete ve spor
gazetelerinde uygulanacak fiyatlar konusunda ortak hareket edildiği, verilen
promosyonlara ve uygulanan reklam tarifelerine ilişkin kararlar alındığı
gözlenmektedir. Bulguların çoğunun Doğan Grubu'na ait Milliyet Gazetecilik
A.Ş.'de bulunması ve Sabah Yayıncılık A.Ş.'de benzer bulguların
bulunmaması iki grup arasındaki ilişkinin varlığını yadsımayacaktır. Çünkü; bu
belgelerden bahsedilen eylemleri aşağıda görüleceği üzere her iki taraf da 760
gerçekleştirmiştir.
Bu bulgular, tutanaklarda ve elde edilen belgelerde yer alan ifadelerle birlikte
değerlendirildiğinde, iki grubun faaliyetlerini uyumlaştırdıkları daha da netlik
kazanacaktır.
- 19.8.1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları" başlıklı belgenin
5. maddesinde "…. Ayrıca Sabah Grubunun Eylül başından itibaren 125.000
TL'ye artıralım fikri tartışıldı." ifadesi geçmektedir. Bu ifadeden, grupların
gazete fiyatları konusundaki fikirlerini birbirlerine ilettikleri ve bu fikirlerin her 770
gazetenin ilgili kurulları tarafından tartışıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla
tarafların savunmalarında ortaya koydukları dağıtım kanalındaki bayileri
aracılığıyla fiyat değişimlerini kolayca takip edebildikleri bu nedenle fiyatların
aynı tarihlerde arttığı iddiasının her zaman için geçerli olmadığı ortaya
çıkmaktadır.
- Aynı şekilde 26.8.1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları"
başlıklı belgede "Sabah Grubu ile de mutabık kalınarak Fotomaç ile Fanatik
gazetesinin satış fiyatının 1 Eylül Salı gününden itibaren 40.000 TL'den
50.000 TL'ye arttırılmasına karar verildi." ifadesi soruşturma kapsamında olan 780
günlük spor gazeteleri pazarında da grupların fiyatları birlikte belirledikleri
görülmektedir. Taraftar Fotomaç ve Fanatik gazetelerinin fiyatlarının 1 Eylül
Salı günü 40.000 TL'den 50.000 TL'ye arttırılması burada geçen ifadelerin
gerçekten uygulandığını göstermektedir. Spor gazetelerinin fiyat hareketlerine
bakılacak olursa uzun bir süre fiyatların paralel seyrettiği görülmektedir. Aynı
07-62/742-269
17
gün ve aynı miktarda yapılan fiyat artışları ile uzun süredir paralel bir seyir
izleyen fiyatların özellikle Milliyet Gazetesi İcra kurulu kararlarındaki bu
ifadeler de dikkate alındığında pazarın yapısı ve ürünün özellikleri ile
açıklanamayacak bir seyir izlediği izahtan varestedir.
790
- Bunlara ek olarak, yine Milliyet Gazetesinde elde edilen belgelerden 27
Mayıs 1998 tarihli belgede geçen "Gazete fiyatları konusunda Sn. Y. E. Sabah
ile yapılan görüşme konusunda bilgi verdi." ifadesi gazete fiyatları konusunda
Doğan grubu ile Bilgin grubunun fiyat hareketlerinde bağımsız davranışların
yerine geçen koordinasyona yönelik görüşmelerde bulunulduğunun bir başka
kanıtıdır.
- Ayrıca, reklam gelirlerinin gazete yayıncılığındaki önemi dikkate
alındığında, Hürriyet Gazetecilik A.Ş.'de bulunan, ancak gazete yetkilileri
tarafından ilgili raportörlere verilmeyen, Hürriyet ile Sabah arasında "reklam 800
fiyatlarının sabitlenmesi konusunda" yapılan bir görüşmeyi içerdiği tutanakla
sabit olan belge de, gruplar arasındaki ilişkinin bir başka boyutunu ortaya
koymaktadır.
- 25.2.1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararlar" başlıklı belgede,
"Sabah Grubu'nun diğer gazetelerinde anlaşmanın aksine günlük promosyona
başladığı anlatıldı" ibaresi grupların günlük promosyon verme konusunda
anlaşmaya vardıklarını göstermektedir. Yapılan anlaşmanın tüm gazeteleri
kapsadığı da görülmektedir. Nitekim, soruşturulan dönemde yapılan
promosyonlar incelendiğinde, uygulamanın yukarıda bahsedilen icra kurulu 810
kararında olduğu gibi gerçekleştiği belirlenmiştir.
- 12.3.1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları" başlıklı belgede
(bu belgenin tarihi bir önceki paragrafta belirtilen belgeden iki hafta sonradır),
"Sabah grubu ile de mutabık kalınarak 25 Mart 1998 tarihinden itibaren 29
kuponun altında ürün verilmemesine karar verildi." ifadesi yer almaktadır. Bu
ifadeden, kısa bir süre sonra iki grup arasında promosyon konusunda çıkan
sorunun çözüldüğü ve günlük promosyondan vazgeçildiği anlaşılmaktadır.
Nitekim promosyona ilişkin verilerden; Hürriyet gazatesi 29 kupon altındaki en
son promosyonunu 25.3.1998 tarihinde başlatmış, 26.3.1998 tarihinden 820
itibaren dört ay süreyle 29 kuponun altında promosyon verilmemiştir. Aynı
şekilde Sabah gazetesi de, 25.3.1998 tarihinden önce 29 kuponun altında
ürün vermesine rağmen, bu tarihten sonra başlattığı promosyonlarda 4 ay
süreyle 29 kuponun altında uygulama yapmamıştır. Görüleceği üzere, bu icra
kurulu kararı da iki grup tarafından hayata geçirilmiştir.
- 29 Nisan 1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları" başlıklı
belgede, "Gazete ile günlük dağıtılacak deterjan ve meyve suyu teklifleri
gelmesi üzerine, Sabah ile de görüşülerek yapılmamasına karar verildi."
ifadesinden de anlaşılacağı üzere promosyonların süresinin yanısıra 830
promosyon olarak verilecek ürünlerde de gruplar arasında işbirliği olduğu
görülmektedir. Nitekim, bu tarihten itibaren Doğan ve Bilgin gruplarına ait
gazeteler tarafından deterjan ve meyve suyu promosyonu yapılmamıştır.
07-62/742-269
18
Fiyat hareketleri
1994 yılı sonundan itibaren siyasi gazete pazarında gerçekleşen fiyatlar, fiyat
artış tarihlerine göre aşağıdaki tablodan izlenebilir.
840
Hürriyet, Milliyet ve Sabah Gazeteleri Fiyat Hareketleri
Tarih Hürriyet Milliyet Sabah Fiyat Hareketi Niteliği
25.06.1995 20.000 15.000 15.000
26.06.1995 20.000 15.000 20.000 Hür. - Sab.aynı gün
01.07.1995 20.000 20.000 20.000
09.08.1995 20.000 20.000 25.000
12.08.1995 20.000 25.000 25.000
15.08.1995 25.000 25.000 25.000
6 gün içinde 25.000
yapılmış
16.11.1995 30.000 30.000 30.000 Her üçü de aynı gün
12.12.1995 35.000 35.000 35.000 Her üçü de aynı gün
13.01.1996 40.000 40.000 40.000 Her üçü de aynı gün
14.04.1996 45.000 45.000 45.000 Her üçü de aynı gün
01.06.1996 50.000 50.000 50.000 Her üçü de aynı gün
15.11.1996 50.000 50.000 60.000
18.12.1996 70.000 50.000 80.000
15.01.1997 70.000 80.000 80.000
07.02.1997 70.000 90.000 90.000 Sab. - Mil. aynı gün
17.02.1997 80.000 90.000 90.000
03.03.1997 80.000 90.000 40.000
28.03.1997 120.000 120.000 40.000
06.04.1997 35.000 30.000 40.000
18.04.1997 40.000 40.000 40.000
19.07.1997 40.000 40.000 50.000
06.08.1997 40.000 50.000 50.000
07.08.1997 50.000 50.000 50.000
08.09.1997 50.000 50.000 60.000
20.09.1997 60.000 60.000 60.000
02.10.1997 60.000 60.000 70.000
25.10.1997 70.000 70.000 70.000
29.11.1997 80.000 80.000 80.000 Her üçü de aynı gün
20.12.1997 100.000 100.000 100.000 Her üçü de aynı gün
15.03.1998 110.000 110.000 100.000
16.03.1998 110.000 110.000 110.000
Bir gün ara ile fiyat artışı
yapılmıştır.
11.05.1998 110.000 110.000 70.000
29.06.1998 110.000 110.000 80.000
29.07.1998 110.000 110.000 90.000
14.08.1998 110.000 110.000 100.000
01.09.1998 120.000 120.000 100.000
09.11.1998 120.000 120.000 120.000
14.12.1998 130.000 130.000 130.000 Her üçü de aynı gün
Bu fiyat hareketleri Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri arasında yüksek bir
korelasyon olduğunu göstermektedir.
Yukarıdaki tablo gözönüne alındığında aşağıdaki sonuçları çıkarmak
mümkündür:
- Her üç gazete de; 16.11.1995, 12.12.1995, 13.1.1996, 14.4.1996,
1.6.1996, 29.11.1997, 20.12.1997, 14.12.1998 tarihlerinde tam sekiz kez aynı 850
07-62/742-269
19
tarih ve oranda fiyat artışı gerçekleştirmişlerdir. Ayrıca, 26.6.1995 tarihinde
Hürriyet ve Sabah gazeteleri, 7.2.1997 tarihinde ise Milliyet ve Sabah
gazateleri aynı gün ve miktarda fiyat artışı gerçekleştirmişlerdir.
- Bazı dönemlerde bu üç gazete birbirine çok yakın tarihlerde aynı
miktarlarda fiyat artışı yapmışlardır.
- Bazı dönemlerde gazeteler arasında fiyatların farklılaştığı görülse de belli
bir süre sonra aynı fiyata ulaştıkları görülmektedir.
860
- 1994 yılından sonra gazete fiyatları sürekli olarak artmamış bazı
dönemlerde azalmıştır. Örneğin, 3.3.1997 tarihinden itibaren Sabah Gazetesi,
fiyatını 90.000 TL'den 40.000 TL'ye düşürmüştür. 6 Nisan 1997 tarihine kadar
Hürriyet ve Milliyet herhangi bir fiyat indirimine gitmemiş, hatta bu dönem
içinde fiyatını 120.000 TL'ye çıkarmıştır. Hürriyet ve Miliyet gazetelerinin 6
Nisan tarihinde 35.000 ve 30.000 TL yaptıkları 18 Nisan tarihinde de Sabah'ın
fiyatı olan 40.000 TL'ye çıktıkları görülmektedir.
Soruşturmanın ilgili olduğu dönemde gerçekleşen fiyat hareketlerine ait
paralellik incelendiğinde; aynı ekonomik birlik içinde yeralan Hürriyet ve 870
Milliyet gazetelerinin fiyatlarındaki aynılığın incelenen dönemde %90 olduğu,
Hürriyet ile Sabah gazeteleri fiyatları arasında %70 ve Milliyet ile Sabah
gazeteleri fiyatları arasında ise %74 olarak gerçekleştiği görülmüştür. Bu
rakamlardan da görüleceği üzere gazeteler arasında fiyat politikaları
açısından yüksek bir uyum bulunmaktadır. Ayrıca Sabah gazatesinin fiyatını
40.000 TL'ye indirdiği 3.3.1997 tarihinden 6.4.1997 tarihine kadar yaklaşık bir
aylık dönemde Hürriyet ve Milliyet gazateleri fiyat indirimine gitmemiş, hatta
fiyatlarını önce 90.000 TL, sonra da 120.000 TL'ye çıkarmışlar ve bu bir aylık
dönem sonunda tekrar Sabah ile fiyatlarını paralel hale getirmişlerdir. Bu
dönemde hafta içi ve hafta sonu fiyatlarında Bilgin grubunun farklılaştırmaya 880
gittiği, fakat Doğan grubunun bu yöntemi tercih etmediği tespit edilmiştir.
Aynı şekilde spor gazetelerinin fiyatlarına bakıldığında fiyat hareketlerinin çok
daha paralel bir seyir izlediği görülmektedir:
Taraftar - Fotomaç ve Fanatik Gazeteleri Fiyat Hareketleri
Tarih Taraftar - Fotomaç Fanatik Fiyat Hareketi Niteliği
07.05.1997 20,000 20,000 Her ikisi de aynı gün
18.07.1997 30,000 30,000 Her ikisi de aynı gün
20.12.1997 40,000 40,000 Her ikisi de aynı gün
01.09.1998 50,000 50,000 Her ikisi de aynı gün
14.12.1998 60,000 60,000 Her ikisi de aynı gün
16.04.1999 60,000 75,000
17.04.1999 75,000 75,000
Bir gün arayla
Bu fiyat hareketlerine ilişkin olarak Taraftar - Fotomaç fiyatları ile Fanatik
fiyatları arasındaki aynılığın, bir gün hariç olmak üzere tam olduğu (%99.9)
görülmektedir. 890
07-62/742-269
20
Fiyatlardaki benzer ilişkiyi Doğan ve Bilgin Gruplarına ait diğer gazetelerde de
gözlemlemek mümkündür. Örneğin, Doğan Grubuna ait Radikal gazetesi ile
Bilgin Grubuna ait Yeni Yüzyıl (bu gazete 27.8.1998 tarihinde el değiştirerek
Bilgin Grubu'nun kontrolünden çıkmıştır) gazetesinin fiyatları arasındaki ilişki
de aşağıdaki tabloda gösterildiği gibidir:
Radikal ve Yeni Yüzyıl Fiyat hareketleri
Radikal Y.Yüzyıl
13.10.1996 10.000 10.000
23.11.1996 15.000 15.000
26.12.1996 20.000 20.000
17.02.1997 25.000 25.000
21.03.1997 30.000 30.000
18.07.1997 35.000 35.000
30.08.1997 35.000 50.000
17.09.1997 40.000 50.000
27.09.1997 40.000 60.000
04.10.1997 60.000 60.000
20.12.1997 80.000 80.000
01.02.1998 80.000 100.000
06.02.1998 100.000 100.000
15.03.1998 110.000 100.000
16.03.1998 110.000 110.000
900
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Bu değerlendirmeler çerçevesinde;
Paralel fiyatlandırmanın zorunlu olmadığı, siyasi gazetelerde ve spor
gazetelerinde çok kısa dönemler haricinde, fiyatların birbirine çok yakın hatta
fiyat artış oran ve tarihlerinin aynı olduğu tespit edilmiştir. Fiyatların birbirleri
ile birebir aynı olduğu gün sayısının incelenen dönemdeki toplam gün
sayısına oranı da hesaplanarak ayrıca gösterilmiştir.
910
Haklarında soruşturma yürütülen tarafların genellikle maliyet rakamlarının
birbirlerinden farklı olduğu görülmektedir. Bu nedenle, gazete fiyatlarının aynı
seviyede tutulmasının maliyetlerin aynı olduğu gerekçesine dayandırılması
mümkün görülmemektedir.
Aynı şekilde, tirajları, dolayısıyla gazete satış gelirleri birbirine yakın olan
ancak reklam gelirleri birbirinden farklı olan Hürriyet, Milliyet ve Sabah
gazetelerinin fiyatlarını aynı seviyede tutmalarını, fiyatları aynı günde ve aynı
oranda artırmalarını benzer maliyetlere dayandırmalarının ekonomik ve
rasyonel bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir. 920
Dağıtım kanalı ve bayiler aracılığı ile rakibin fiyat stratejilerinin öğrenildiği, bu
nedenle de fiyat artışlarının aynı tarihe denk geldiği savunması ise, yapılan
07-62/742-269
21
fiyat artışlarının, raportörler tarafından yapılan yerinde inceleme esnasında
elde edilen ve fiyat değişikliği yapılacağına ilişkin bilgiler içeren toplantı
notlarındaki tarihlerden sonra gerçekleşmesini açıklamaktan uzaktır.
Özellikle 1997 yılında, taraflarca fiilen uygulanan fiyatların, enflasyon ve
hammadde fiyatlarının yükselmesi sonucu ortaya çıkan maliyet artışlarıyla da
açıklanması mümkün değildir. Çünkü, daha önce belirtildiği gibi, bu dönemde 930
fiyatlar oldukça yüksek oranlarda aşağı çekilmiş ve bu durum yaklaşık on ay
kadar devam etmiştir. Bu dönemde ortaya çıkan fiyat düşüşleri ve yıl sonuna
doğru tekrar indirim öncesindeki fiyat seviyesine yükselme de tarafların
benzer maliyet yapılarına sahip olmaları ile izah edilemeyecektir.
Taraflara ve tarafların eylemlerine ilişkin verilen bilgiler, gruplar arasındaki
ilişkiye yönelik bahsedilen hususlar da dikkate alınarak değerlendirildiğinde,
soruşturmaya muhatap tarafların günlük siyasi gazeteler ve spor
gazetelerinde bir ilişki içerisinde oldukları, bunun sonucunda promosyon ve
özellikle gazete fiyatı konusunda kendi bağımsız davranışlarının yerine geçen, 940
rakip teşebbüslerden bağımsız olarak hareket etmelerini engelleyen ve
gelecekteki pazar davranışlarına ilişkin belirsizlikleri ortadan kaldıran bir
uyumlu eylem halinde davrandıkları anlaşılmaktadır. Bu ekonomik sonuçların
hukuki değerlendirmesinin yapılabilmesi için öncelikle eylemin hukuki niteliğini
ortaya koymak gerekmektedir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un "Belirli bir mal veya
hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma
ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek
nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs 950
birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır." şeklindeki 4.
maddesi genel olarak yasaklanan faaliyetleri sayarken, üçüncü fıkrasında "Bir
anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat
değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet
bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı
piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde
olduklarına karine teşkil eder." diyerek uyumlu eylem karinesi açıklanmıştır.
Soruşturmaya konu günlük siyasi ve spor gazeteleri pazarları oligopolistik bir
özellik taşımaktadır. Her iki Grubun da ilk madde malzeme teminini 960
yurtdışından sağlamaları nedeniyle benzer maliyet yükü ile karşı karşıya
kalacağını düşünmek yanlış olmamakla birlikte eksik bir değerlendirme
olacaktır. Bu noktada, gazete sektörü ile ilgili tespitler de dikkate alındığında,
özellikle reklam gelirlerindeki farklılığın maliyet yapılarına ve dolayısıyla fiyata
etki edeceği gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle maliyetlerin belli
kalemlerinin benzer olması, iki grubun belli dönemlerde aynı fiyat düzeyinde
satılmasını (hatta bazı tarihlerde aynı gün ve oranda artış yapılmasını) haklı
çıkaracak nitelikte değildir.
Belli dönemlerde, her iki grubun, bazı oligopolist piyasalarda sıkça yaşanan, 970
fiyat ve fiyat dışı rekabete girdikleri anlaşılmakta, ancak bu durum kısa
sürmekte ve fiyatlarda benzer, hatta aynı düzeye geri dönülmektedir. Fiyat
hareketlerinden de görüleceği gibi siyasi gazete pazarında belli dönemlerde
07-62/742-269
22
(çok kısa süreler için) farklı fiyatlar uygulanırken, spor gazeteleri pazarında
1997 yılından itibaren sürekli bir paralellik mevcuttur.
Ayrıca, aynı günlerde yapılan fiyat artışlarının piyasada varolan fiyat
şeffalığına bağlanması da tatmin edici bulunmamaktadır. Taraflarca, rakip
teşebbüsün zam sirkülerini dağıtım şirketlerine en az iki gün önceden
duyurduğu ve alt bayilerin de iki grubun ortağı olmaları nedeniyle, iki saat gibi 980
kısa bir sürede rakiplerin fiyat artışlarının öğrenildiği ve bu doğrultuda fiyat
artışı yapıldığı ifade edilmektedir. Ancak, böyle bir savunma yerinde
incelemeler sırasında elde edilen ve tarafların biraraya gelerek fiyat
konusunda çeşitli kararlar aldıklarını gösteren belgelerin varlığını
açıklayamamaktadır.
Ulaşılan ekonomik sonuçlar bir yana, gruplar arasında özellikle gazete
fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili toplantılar yapıldığı, bu konuda kararlar alındığı
hatta uygulamaya geçirildiği dikkate alındığında, gruplar arasında günlük
siyasi ve spor gazeteleri pazarında işbirliği olduğu açıktır. Bu işbirliği ve 990
yapılan toplantılar, firmalar arasında rekabetin temelini oluşturan "bağımsız
olarak karar alma" gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır. Her firmanın içinde
bulunduğu pazarın gereklerine göre davranışlarını belirleme özgürlüğü ticari
hayatın bir gereğidir. Ancak, tarafların biraraya gelerek piyasa sistemi
tarafından belirlenmesi gereken fiyat gibi unsurlar konusunda karar vermeleri
piyasa sisteminin işleyişini engellemektedir. Dolayısıyla, rakip firmanın
gelecekte nasıl davranacağının bilinememesi nedeniyle var olan belirsizliğin
ortadan kaldırılması, piyasadaki aktörlerin, talep yönlü etkileri kararlarında
dikkate almayacakları anlamına gelmektedir. Bu durum da rekabetin
engellendiği piyasaların tipik bir örneğini oluşturur. 1000
K. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları,sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının açılımı, raporlar,
Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve
belgelerin incelenmesi sonucunda;
1- Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., Milliyet Gazetecilik A.Ş., Sabah
Yayıncılık A.Ş. ve Simge Yayıncılk ve Dağıtım A.Ş.'nin günlük yayın yapan 1010
siyasi gazeteler ve spor gazeteleri pazarlarında, Hürriyet, Milliyet, Sabah
ve Taraftar-Fotomaç, Fanatik gazetelerinin satış fiyatlarını kendi bağımsız
davranışları ile değil, uyumlu eylem içersinde belirlediklerine,
2- Tarafların bu eylemlerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun'un 4. maddesinin; "Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının,
fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi" şeklindeki (a) bendine uygunluk gösterdiğine,
dolayısyla taraf teşebbüslerin Kanun’un aynı maddesini ihlal ettiklerine,
1020
3- Bu nedenle; 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince
1997 yılı net satışlarının takdiren %0.5 oranında ve ayrı ayrı olmak üzere:
07-62/742-269
23
- Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'nin 246,142,680,000 TL
- Milliyet Gazetecilik A.Ş.'nin 177,811,405,000 TL
- Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin 183,397,025,555 TL
- Simge Yayıncılk ve Dağıtım A.Ş.'nin 35,778,845,000 TL
idari para cezası ile cezalandırılmalarına,
1030
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy