Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-3-80 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 07-63/764-272
Karar Tarihi : 2.8.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Onur Yelda YÜKSEL, Nazlı UĞURLU
C. ŞİKAYET
EDENLER : Gizlilik talebi vardır.
Gizlilik talebi vardır. 20
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN:
S.S. Masko İstanbul Mobilya ve Ahşap Eşya İmalatçıları Küçük
Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi
TEM Yolu, E6 Gişeler Yanı
İkitelli / İstanbul
E. DOSYA KONUSU: S.S. Masko İstanbul Mobilya ve Ahşap Eşya İmalatçıları
Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’nin Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan
mobilyacıların dışarıdan görünür şekilde afiş asmalarını yasaklayarak rekabet 30
imkanlarını kısıtladığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: S.S. Masko İstanbul Mobilya ve Ahşap Eşya İmalatçıları
Küçük Sanayi Sitesi’nde (Masko) faaliyet gösteren iki ayrı mobilyacıya ait
şikayetlerden ilki olan ve Masko’da iki mağazası bulunan (………………)’in şikayet
dilekçesinde özetle; Masko’da 600’e yakın mağazanın yer aldığı, kendisinin kiracı
olarak dört yıldır bulunduğu mağazasında vergisini ödeyerek camlara yazmakta
olduğu özellikle fiyat içeren yazıların, S.S. Masko İstanbul Mobilya ve Ahşap Eşya
İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi (Kooperatif) Genel Kurulu
tarafından alınan ve Yönetim Kurulu’nun yazıyla kendilerine bildirilen karar ile 40
yasaklandığı ifade edilmektedir. Şikayetçi, söz konusu yazıların tüketiciler tarafından
ilgiyle takip edildiğini, tüketicilerin yararına olduğunu ve tüketicileri bilgilendirdiğini,
yönetim kurulunun keyfiyetle ve rekabeti engelleme amacıyla yasak getirdiğini,
yönetim kurulu üyelerinin aynı zamanda Masko’da genellikle markalı olarak bilinen
firmaların bayiliğini yapmakta olduğunu ve bu kişilerin bayiliğini yapmakta oldukları
firmaların medyada verdikleri reklamlara güvenerek pazardan maksimum fayda elde
etme amaçlı ve rekabeti engelleyici kararı uyguladıklarını iddia etmektedir. Ayrıca
şikayette mobilya satın almanın genelde uzun zaman alan ve yüksek bedelli bir alım
olması nedeniyle tüketiciler tarafından özellikle hafta sonları yapıldığı, sektörde
zamanı kısıtlı tüketicilerin, hafta sonu, bütçelerine en uygun ve en faydalı ürünleri 50
almak için Masko’ya geldikleri, fakat çok geniş bir aralıkta seyreden fiyatların
bulunduğu mağazalardan hangisinin kendilerine uygun ürünü satmakta olduğunu
algılamakta zorluk çektikleri, bunun sonucu olarak Türkiye geneline yaygın olarak
dağılmış, markası bilinen firmalardan başka seçenekleri olmadığı kanısına
kapıldıkları ya da çok uzun zaman harcayarak 600 mağazanın tamamını (yaklaşık
400.000m2) gezerek aradıkları ürünlere ulaşabilecekleri, ancak sitedeki mağazaların
tamamını gezmenin 10 - 15 gün alacak olması sebebiyle bu alternatifin çok mümkün
olmadığı belirtilmektedir. Şikayet dilekçesinde ayrıca kendileri gibi üretici ve
satıcıların, fiyat yazmaları yasaklanarak rekabet etme haklarının ellerinden alındığı,
tüketicilerin aldatılmaması için yasalara göre ürünlerin üzerinde etiket 60
bulundurulmasının da zorunlu olduğu ifade edilerek konu ile ilgilenilmesi talep
edilmektedir.
ikinci şikayet ise (………………………..) A.Ş.’nin sahibi (………………..) imzalıdır.
Hasan Güney Demir’in şikayetiyle hemen hemen aynı içerikte olan söz konusu
şikayette özetle, İstanbul Küçükçekmece ilçesi İkitelli’de yer alan Masko mobilyacılar
sitesinin 600-700 mağaza ile tüketiciler tarafından tercih edilen önemli bir çekim
merkezi olduğu, mobilya alımının genelde uzun zaman alması ve yüksek rakamlı bir
alım olması nedeniyle tüketiciler tarafından özellikle hafta sonu yapıldığı, kendilerinin
(…………..)’da (…), (…………..)’da (…) ve (…………..)’da (…………..) 70
mağazalarının olduğu, kiracı olarak bir yıldır bulundukları mağazada vergisini
ödeyerek camlara astıkları özellikle fiyat içerikli yazıların, genel kurul kararına
dayandığı belirtilen ve siteyi yöneten Kooperatif’in Yönetim Kurulu tarafından
gönderilen bir yazı ile yasaklandığı belirtilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 24.5.2007 tarih, 3644 sayı; 3.7.2007 tarih,
4507 sayı ve 3.7.2007 tarih, 4485 sayı ile intikal eden başvurular üzerine, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi uyarınca yapılan inceleme
sonucu düzenlenen 20.7.2007 tarih ve 2007-3-80/İİ-07-YY sayılı İlk İnceleme Raporu
30.7.2007 tarih, REK.0.07.00.00-110/159 sayılı Başkanlık Önergesi ile 07-63 sayılı 80
Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- dosya konusu şikayet ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önaraştırma
yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
- ancak S.S. Masko İstanbul Mobilya ve Ahşap Eşya İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi
Yapı Kooperatifi’ne, sitede yer alan mağazaların konuyla ilgili mevzuatın izin verdiği
ölçüde ilan, afiş, yazı asmak gibi yöntemlerle ticari faaliyetlerinin bir gereği olarak 90
giriştikleri reklam faaliyetlerini yasaklamamasına ve böyle bir yasaklamanın 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında bir ihlal oluşturabileceğine yönelik olarak
görüş yazısı gönderilmesinin uygun olacağı
sonucuna ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Sektör Hakkında Genel Bilgiler
I.1.1. Mobilya Sektörü 100
Masko’da pek çok ürünün satılıyor olmasına karşın, sitenin temel olarak mobilyacılar
sitesi olması ve şikayetin mobilya satışıyla ilgili olması nedeniyle, mobilya sektörü
hakkında kısaca bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Mobilya sektörü genel imalat
endüstrisi içerisinde yaklaşık %4’lük paya sahip olan orman ürünleri endüstrisinin
yaklaşık %1’lik payla bir alt sektörüdür. Sektör, ağaç üretiminden başlayarak, oturma
grupları, mutfak, ofis mobilyaları, vb. tüm mobilya üreticileriyle, bunlara makine ile
diğer yatırım malzemeleri, hammadde ve malzeme temin eden sanayi kuruluşlarını,
yan sanayicileri ve fason üretim yapanları kapsamaktadır.
110
İSO'nun "2006 Yılı 2. Yarısına İlişkin Ekonomik Durum Tespiti" anket çalışması
sonuçlarına göre, 2006 yılının 2. yarısında, üretimde artış bildiren işletmelerin oranı
en yüksek olan ve dış satışlarda en başarılı olan sektör orman ürünleri ve mobilya
sanayidir.
Mobilya sektörü, hammadde üreten şirketler ve nihai mamul üreticileri olarak iki
grupta incelenebilir. İlk grup olan yonga levha, kereste, kaplama vs. mobilya
hammaddesi üreten firmalar belli büyüklüğe erişmiş ve kurumsallaşmış sanayi
kurumlarıdır. İkinci grup ise çok amaçlı makine parkı ve insan gücüne bağımlı olarak
mobilya üretiminin büyük bir kısmını başaran küçük atölyelerdir. 120
Mobilya sektörünün hitap ettiği iç pazar yüksek ve gelişen bir talebe sahiptir. Konut
sektöründeki kavramsal değişmeler sonucu küçülen mekânların daha esnek ve
fonksiyonel kullanım ihtiyacı, mobilyaya olan talebi sürekli canlı tutmaktadır.
Bir mobilyayı diğeriyle karşılaştıran tüketici, ürünün sadece fiziksel unsurlarını değil,
üretici tarafından sağlanan montaj, tamir, bakım, yedek parça, satış sonrası hizmet,
ödeme kolaylıkları gibi ek ve psikolojik fayda sağlayan unsurları da göz önüne
almaktadır. Tüketici bilinci arttıkça üretilen üründe aranan özellikler de buna paralel
olarak artmaktadır. 130
Sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin yapısına bakıldığında, pazarın yapısal
olarak iki farklı teşebbüs tipinden oluştuğu görülmektedir: Bunlardan birincisi markalı
mobilya üreticileri, ikincisi atölye tipi üretim yapan üreticilerdir. Sektör çoğu
geleneksel yöntemlerle çalışan atölye tipi, küçük ölçekli işletmelerin ağırlıkta olduğu
bir görünüme sahiptir. Öte yandan, küçük ölçekli işletmelerin yanı sıra orta ve büyük
ölçekli işletmelerin sayısı da giderek artmaktadır. Sektörel araştırmalarda, Türkiye’de
Ağaç İşleri Federasyonu’na kayıtlı 55.000 küçük ve orta ölçekli işletme bulunduğu,
Sanayi ve Ticaret Odalarına kayıtlı işletmelerin dahil edilmesiyle bu sayının 65.000’e
yaklaştığı kaydedilmektedir. 140
I.1.2. S.S. Masko İstanbul Mobilya Ve Ahşap Eşya İmalatçıları Küçük Sanayi
Sitesi Yapı Kooperatifi (Kooperatif)
19 Mart 1984 tarihinde 13 kurucu üye tarafından kurulan ve kısaca MASKO olarak
anılan " S.S. Masko İstanbul Mobilya ve Ahşap Eşya İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi
Yapı Kooperatifi", İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde; ulaşımı kolay, TEM
otoyolu yanında, 778 işyerinden oluşan, toplam kapalı alanları 400.975 metrekare
olan Mobilyacılar Çarşısıdır. Kooperatifin 599 üyesi bulunmaktadır.
150
Kooperatifin Yönetim Kurulu’nda, Recep Güneykaya, Mustafa Kurt, İbrahim Şişman,
Güler Taruz ve Osman Uygun bulunmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinden Recep
Güneykaya İstikbal firmasının bayiliğini yapmaktadır. Diğer yönetim kurulu
üyelerinden Güler Taruz iki şubeli Sev-Al Bebe ve Genç Mobilyası’nın, İbrahim
Şişman İbrahim Şişman Mobilya’nın, Osman Uygun geniş bir bayilik ağı olan Armada
Mobilya’nın, Mustafa Kurt MK Mobilya’nın yetkilileridir.
Masko halen kooperatif olmakla birlikte müstakil tapuların hak sahiplerine devir
işlemleri devam etmektedir. Bazı mülk sahipleri kendi adlarına tapularını almışlardır.
Kooperatifin üyeleri sitedeki mağazaların hak sahipleridir. Bu üyelerden bir kısmı 160
sahibi oldukları mağazaları mobilyacı olarak ya da başka ürünler satarak kendileri
işletirken bir kısmı mağazalarını kiraya vermektedirler. Kooperatifin teşebbüs
niteliğinde üyelere de sahip olması nedeniyle bir teşebbüs birliği niteliğindedir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden Kurum kayıtlarına 8.6.2007 tarihli, 3908 sayı ile
intikal eden metinde şikayetçi (………………..), Kooperatifin söz konusu yasaklamayı
neden getirdiğinin kendilerine bildirmediğini, ancak rekabet edilmemesinin Masko’nun
imajı ve Masko’da bulunan mağazalar için daha iyi olacağı kanısı ile kararın alındığı 170
şeklinde duyumları olduğunu belirtmiştir. Söz konusu kararın dönem dönem
uygulanmaya çalışıldığını, karara uymayan mağaza sahiplerine, eski yıllarda,
Kooperatif tarafından temin edilen sularının kesilmesi, aidatlarını eksiksiz
ödemelerine rağmen çöplerinin toplanmaması; bu sene ise camlarında bulunan
yazıların gece vakti sökülmesi gibi yaptırımlar uygulandığı; yazıların asılmasında
ısrar edildiği takdirde yeniden söküleceğinin, içerden yazılması durumunda camların
bir gece kırmızıya boyanacağının, nakliye ve binek araçlarının siteye girişinin
engelleneceğinin şifahi olarak kendilerine belirtildiği, kararın tamamen zorla ve
baskıyla uygulanmaya çalışıldığı ifade edilmiştir.
180
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, (………………………)’in, yasaklamadan önce
camlara kampanyalarıyla ilgili fiyat içerikli (örneğin; yatak odası takımı + yemek odası
takımı + koltuk takımı 2.900 YTL, salon takımı 1000 YTL veya sandıklı baza alana
yatak hediye) bilgiler astıklarını, bunun gibi yazıların söz konusu fiyat aralığında ürün
almak için Masko’ya gelmiş tüketicilerin mağazalarına girmesini sağladığını,
Masko’nun çok geniş bir alanda kurulu ve tüketicilerin genelde hafta sonları geldikleri
bir alışveriş merkezi olmasından dolayı, söz konusu yazıların sökülmesinin, firmaların
avantajlarını ön plana çıkarmasını engellediğini, rekabeti ortadan kaldırdığını ve
yüksek ciro, düşük kar ile çalışma niyetinde olan firmaların ticari kayıplara
uğramasına yol açtığını belirttiği anlaşılmıştır. 190
(………………………), yasaklamanın teşebbüsünün cirosunda %30’a yakın bir
düşüşe yol açtığını, tüketicilerin ulusal kanallarda reklam yapmakta olan ve markalı
olarak bilinen firmalara yöneldiğini ve bahsi geçen firmaların satışlarının da kendi
cirolarında yaşanan düşüş oranında arttığını duyduklarını belirtmiş ve Kooperatifin
yönetim kurulu başkanının söz konusu markalardan en büyüğünün bayisi olduğunu
ifade ederek, Masko’da iki mağazası bulunduğunun da dikkate alınmasını talep
etmiştir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden Kooperatif Yönetim Kurulu tarafından şikâyetçiye 200
gönderilen 21.4.2007 tarihli yazıda aşağıdaki ifadelerin yer aldığı anlaşılmaktadır:
“Değerli Ortağımız,
Sayın Masko Sakini,
İlgi: 30.3.2007 tarih 4236 sayılı yazımız.
Mezkur yazımızda; sitedeki iş yerinizin önüne ve iç kısmına reklam içerikli pano ve
afiş konulmaması, iskonto oranı, kampanya ve fiyat yazılarının yazılmaması
hususunda Genel Kurulda alınan kararı tekrar bildirmiş, site yönetim planına da aykırı
olan bu davranışınızı, ayın 20’sine kadar, vitrin ve cephe hariç çatıdaki, yan ve arka 210
taraftaki tabela ve afişler ile yan cephedeki klimaların kaldırılmasını, site yönetimince
yazılı olarak izin verilen ölçü ve yerlerden başkaca yerlere tabela, reklam
ışıklandırması; pano ve benzeri reklam araçları konulmamasını, ön camlara veya
bina cephelerine rekabete ilişkin veya reklam amaçlı duyurular yazılamayacağını ve
asılamayacağını belirtmiştik.
Bu yasağa uymadığınız tespit edildiğinden, 05. Mayıs. 2007 tarihine kadar yukarıda
bahsi geçen tabela, reklam panosu ve duyuru ilanlarını sökmediğiniz takdirde 1163
sayılı Kooperatifler Kanununa, Kooperatif Anasözleşmesine, Genel Kurul Kararlarına
ve Site Yönetim Planı hükümlerine aykırılık oluşturan bu davranışınız karşısında; 220
tabela ve reklam panoları yönetimimizce sökülecek ve masrafları % 50 fazlasıyla
sizlerden tahsil edilecektir.
Böyle bir yasal yaptırımla karşılaşmamanız için, gereğini rica ederiz.”
Bu yazının ekindeki metinden, yazının (………)B ada numarasında bulunan (…)
mobilya mağazasından karara uymadığı anlaşılan 3’üne gönderildiği anlaşılmaktadır.
Bu 8…) mağazadan (…………………TİCARİ SIR………………) şeklinde içeriğe
sahip afişlerinden dolayı, yönetim kurulu tarafından gönderilen yukarıdaki yazıya
muhatap oldukları anlaşılmaktadır. 230
Yukarıdaki yönetim kurulu yazısı üzerine şikayetçi (………………………)’in
gönderdiği ek bilgi yazısında, 30.3.2007 tarihli, yönetim kuruluna ait yazının ve bu
yazıya temel teşkil eden genel kurul kararının ellerinde bulunmadığı, 21.4.2007 tarihli
yazıda bahsi geçen reklam konulması için özel olarak ayrılmış yerlerin neresi
olduğunun kendilerine sözlü ya da yazılı olarak bildirilmediği söz konusu yerlerin site
içerisinde mevcut bulunan billboard tarzı ışıklı ve ışıksız panolar olabileceğinin
tahmin edildiği, ancak bu panoların yönetim kurulu tarafından kiralandığı ve
panolarda fiyat içerikli reklamların asılamayacağını bildikleri belirtilmektedir. Mevcut
durumda bir bölümü dolu olan panolarda, fiyat, iskonto ve kampanya bilgileri gibi 240
rekabeti sağlayacak unsurların bulunmadığını ve söz konusu reklamların genel
olarak site yönetiminde bulunan şahısların sahibi bulunduğu firmalara ait olduğunu
gözlemledikleri ifade edilmektedir.
I.2.1. Şikayetin Değerlendirilmesi
Yanıltıcı ve aldatıcı reklamlara ilişkin düzenlemelere, 6.3.2003 tarih ve 4822 sayılı
Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da ve Türk
Ticaret Kanunu’nda (TTK) yer verilmiştir.
250
TTK’nın 57. maddesi 3. bendinde “Kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari
faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut;
üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran
onları üstün duruma getirme”nin hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir hareket olduğu
belirtilmektedir. Bu maddeden kaynaklanan uyuşmazlıklar için Ticaret Mahkemelerine
gidilebilmektedir.
Tüketicileri aldatıcı ve yanlış beyanları içeren reklamlar ve ilanlar 4077 sayılı
Kanun’un 16. maddesinde düzenlenmektedir. Söz konusu Kanun’un “Ticari
Reklamlar ve İlanlar” başlıklı 16. maddesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: 260
“Ticari reklam ve ilânların kanunlara, Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel
ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, dürüst ve doğru olmaları esastır.
Tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici,
tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, (…) ve örtülü reklam yapılamaz.
Aynı ihtiyaçları karşılayan ya da aynı amaca yönelik rakip mal ve hizmetlerin
karşılaştırmalı reklamları yapılabilir.
270
Reklam veren, ticari reklam veya ilânda yer alan somut iddiaları ispatla yükümlüdür.
(…)”
4077 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 16. maddesinin devamında “Reklam
verenler, reklamcılar ve mecra kuruluşları bu madde hükümlerine uymakla
yükümlüdürler.” denilmektedir. Mecra kuruluşları ise 4077 sayılı Kanun’un 3.
maddesinde “Ticari reklam veya ilanı hedef kitleye ulaştıran iletişim kanallarının ya da
her türlü aracın sahibi, işleticisi, veya kiralayıcısı olan gerçek ve tüzel kişi” olarak
tanımlanmaktadır. Burada yer alan kiralayıcısı kelimesi kiracı anlamındadır. Bununla
birlikte 4077 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre Kanun’un uygulanması için 280
taraflardan birinin tüketici olması gerekmektedir.
Aynı Kanun’un 17. maddesine göre “ticari reklam ve ilânlarda uyulması gereken
ilkeleri belirlemek, bu ilkeler çerçevesinde ticari reklam ve ilânları incelemek ve
inceleme sonucuna göre, 16 ncı madde hükümlerine aykırı reklam ve ilânları üç aya
kadar tedbiren durdurma ve/veya durdurma ve/veya aynı yöntemle düzeltme ve/veya
para cezası verme hususlarında görevli bir Reklam Kurulu oluşturulur. Reklam Kurulu
kararları Bakanlıkça [Sanayi ve Ticaret Bakanlığı] uygulanır.” Yine aynı Kanun’un 25.
maddesinde de 16. maddeye aykırı hareket edenler hakkında üç aya kadar tedbiren
durdurma ve/veya durdurma ve/veya düzeltme ve/veya 3.500.000.000 lira para 290
cezası uygulanacağı, Reklam Kurulunun, ihlalin niteliğine göre bu cezaları birlikte
veya ayrı ayrı verebileceği belirtilmiştir. Reklam Kurulu yönetmeliğinde ise, Kurul’un
görevleri arasında ticari reklam ve ilanları, 4077 sayılı Kanun’un 16. maddesinde
belirtilen esaslara uygun olarak ticari reklam ve ilanlarda uyulması gereken ilkeler
çerçevesinde resen veya yazılı başvuru üzerine incelemek olduğu yer almaktadır.
Görüldüğü gibi, reklam genel olarak TTK’nun haksız rekabet hükümleri dahilinde ve
yasaklayıcı hükümleri kapsamında algılansa da, TTK ve 4077 sayılı Kanun’da
sadece yanıltıcı reklam yasaklanmaktadır.
300
Ancak söz konusu kanunlar ile yanıltıcı reklamlar yasaklanırken, yanıltıcı olmayan
reklamların yasaklanması amaçlanmamıştır. Reklam, piyasa mekanizması içerisinde
var olan bir değişkendir ve bu değişkenin kullanılmasına ilişkin yapılan engellemeler
veya kullanımına dair yapılan geliştirmeler, piyasa mekanizmasını ve rekabeti
etkilemektedir.
Öncelikle şikayete konu yasaklama kararının niteliğine bakıldığında bu kararın, 4054
sayılı Kanun anlamında bir “teşebbüs birliği” olan Kooperatif’in Genel Kurulu
tarafından alındığı, dolayısıyla Kooperatif’in karar alma süreçlerine ilişkin kurallara
uygun olarak alınmış bir karar olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönüyle kararın Kooperatif 310
üyeleri için belli bir bağlayıcılığı mevcuttur. Nitekim (………………………) tarafından
gönderilen yönetim kurulu kararının ekindeki listeden (…..) ada numaralı bölgede
faaliyet gösteren ve Kooperatif üyesi olan mobilya mağazalarının tümünün (ki
bunların sayısı (…)’dir) karara uyduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan söz konusu
yönetim kurulu yazısından Kooperatif üyesi olsun ya da olmasın sitedeki tüm
teşebbüslerin karara uymamaları halinde tabela ve reklam panolarının yönetimce
sökülmesi ve masraflarının %50 fazlasıyla mağazadan tahsil edilmesi yaptırımıyla
karşı karşıya gelecekleri anlaşılmaktadır.
Rekabet Hukuku anlamında teşebbüs birliği kararıyla, öncelikle birliğin kurallarına 320
uygun bir şekilde alınmış, birlik üyelerince uygulanan, bağlayıcı kararlar
kastedilmektedir. Ayrıca sadece genel kurul tarafından alınmış kararlar değil aynı
zamanda yetkili organ ya da kişilerce alınan karar ve açıklamalar da somut olayın
özelliklerine göre 4054 sayılı Kanun’da kastedilen türden bir karar olarak
nitelendirilmektedir. Teşebbüs birliklerinin tavsiye niteliğindeki kararları ise birlik üyesi
teşebbüslerin bu karara uyarak ve aynı doğrultuda hareket ederek rekabeti
sınırlandırmaları halinde 4. madde kapsamında değerlendirilebilecektir. Açıklamalar
çerçevesinde şikayete konu yasaklama kararının 4054 sayılı Kanun bakımından bir
teşebbüs birliği kararı niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.
330
Şikayetlerde yer alan iddiaların değerlendirilmesi bakımından öncelikle kararın amacı
incelenmelidir. Her iki şikayetçi de afiş ve ilan asmalarını yasaklayan kararın
amacının küçük firmaların büyük ölçekli reklam yapamamasından dolayı, müşterilerin
büyük firmalara kaymasının sağlanması olduğunu öne sürmektedir. Kooperatif’in
yönetim kurulu üyelerinin ve özellikle de başkanının sektörde faaliyet gösteren büyük
bir firmanın bayisi olmasının da bu savı desteklediği şikayetçiler tarafından iddia
edilen bir başka husustur.
Şikayetçiler tarafından gönderilen Kooperatif yönetim kurulu imzalı metinde, kararın
genel kurul kararı olduğu ve söz konusu davranışların site yönetim planına aykırı 340
olduğu belirtilmektedir. Kooperatifin genel kurulunda yer alan üyeler, Masko’da yer
alan mağazaların hak sahipleridir. Kooperatifin üyeleri genel olarak mobilyacılar
olmakla beraber, üyelerden bazıları Masko’da yer alan mağazalarını kiraya
vermişlerdir. Bu nedenle kararı alan genel kurul üyelerinin bir kısmı Masko’da kendi
mağazasını işletirken, bir kısmı da mağazasını kiraya vermektedir. Mağazasını kiraya
veren üyelerin, geneli küçük mobilyacı olan kiracılarının aleyhine olacak şekilde
şikayetçinin iddia ettiği gibi reklam yasaklamasıyla mobilya müşterisini büyük
firmalara kaydırmak gibi bir amaca sahip olmaları beklenmemektedir. Bunun yanı
sıra, 599 üyeli kooperatifte markalı, büyük mobilya mağazalarını işleten üye sayısının
sınırlı olduğu, dolayısıyla incelenen kararı alan genel kurulun büyük ölçüde küçük 350
mobilyacılardan oluştuğu söylenebilecektir. Bu nedenle incelenen yasaklama
kararının şikayetçinin iddiaları doğrultusunda küçük firmaların büyük ölçekli reklam
yapamamasından dolayı, müşterilerin büyük firmalara kaymasının sağlanması
amacıyla alınmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan şikâyetçinin iddia ettiği üzere yönetim kurulunun iki üyesi, bayilik ağı
çok geniş olan iki teşebbüsün bayisi veya yetkilisidir. Ancak şikayet üzerine yapılan
incelemede, diğer üç yönetim kurulu üyesinin en fazla üç bayili teşebbüslerin yetkilisi
olduğu yönünde bulgular elde edilmiştir. Dolayısıyla söz konusu üç üyenin büyük
ölçekli, markalı mobilyacılar lehine hareket etmeleri için bir neden bulunmamaktadır. 360
Bu nedenlerle şikayete konu kararın, büyük ölçekli, markalı mobilya satıcılarının
lehine bir avantaj yaratmak ve bu suretle küçük mobilyacılar ile büyük mobilyacılar
arasındaki rekabetçi süreci etkilemek amacı taşımadığı kanaati oluşmaktadır.
Şikayete konu kararın amacının, gerekçesinin ne olabileceği değerlendirildiğinde ise
akla gelen ilk görüş kooperatifin yanıltıcı ilan ve reklamları engelleyerek, Masko’nun
imajını korumayı hedeflemiş olabileceğidir. Şikayetçinin, Kooperatifin bu kararını
almaktaki gerekçesi için “rekabet edilmemesinin Masko’nun imajı ve Masko’da
bulunan mağazalar için daha iyi olacağı kanısı ile yapıldığı” yönünde duyumlar
aldığını belirtmesi de bu görüşü desteklemektedir. 370
Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemeler çerçevesinde, Kooperatif’in Masko’nun
yönetimini yürütmesinden kaynaklanan konumundan ve sitedeki mağazaların
tapularının ancak bir kısmının hak sahiplerine verilmiş olmasından dolayı aldığı
kararla mağazaların 4077 sayılı Kanun’a aykırı hareket ederek Masko’nun imajına
zarar vermelerini engellemeyi amaçlamış olması muhtemel görünmektedir. 600’den
fazla mağazanın çeşitli şekillerde astıkları ilan ve afişlerin yanıltıcı ve aldatıcı unsurlar
içerip içermediğinin tespitindeki zorlukların Kooperatifi bu tür ilan ve afişleri tümden
yasaklama yoluna itmiş olması da ihtimal dahilindedir. Ancak hukukumuzda bu tür ilan
ve reklamların yasaklanmasına ve cezalandırılmalarına yönelik düzenlemeler 380
bulunmakta iken, Kooperatif’in yanıltıcı ve aldatıcı ilanları engellemek amacıyla, tüm
ilan ve afişleri yasaklamasının, amacı aşan bir uygulama olduğu kanaatine
ulaşılmıştır. Yanıltıcı reklamların yasaklanmasının, teşebbüslerin eşit koşullarda
rekabet etmelerini sağlaması ve tüketicileri yanlış beyanlardan koruyarak, tüketici
tercihlerinin doğru mal ve hizmetlere yönlenmesine katkıda bulunması nedeniyle
rekabeti artırıcı olduğu kabul edilse de, somut olayda yanıltıcı reklamların
engellenmesi amaçlanmış da olsa, bu durumun yanıltıcı olmayan reklamları da içeren
daha genel bir reklam kısıtlamasının haklı gerekçesi olamayacaktır.
Bunun yanı sıra, Kooperatifin şikayete konu yasaklama ile görüntü kirliliğinin 390
önlenmesinin amaçlanmış olabileceği dikkate alınmıştır. Nitekim Kooperatif yönetimi
tarafından gönderilen yazıda tabela ve afişlerin yanı sıra yan cephedeki klimaların da
kaldırılmasının istenmesi bu görüşü desteklemektedir. Diğer yandan alınan kararın
sadece mağazaların çeşitli yerlerine konumlandırılan ilan, afiş, pano, tabela, camlara
yazılan yazılar gibi unsurları da yasaklamaktadır. Bununla anlatılmak istenen,
mağazaların diğer alternatif yöntemlerle tüketicilere, kampanya, indirim, fiyat gibi
bilgilerini duyurmalarının, başka yöntemlerle reklam yapmalarının yasaklanmamış
olduğudur. Nitekim Masko’da faaliyet gösteren mağazaların bir kısmının içinde
ürünlerinin fotoğraflarını sergiledikleri web sitelerinin bulunduğu gözlemlenmiştir. Yine,
mağazaların içeriği üzerinde tamamen kontrole sahip oldukları kendi web sitelerinden 400
fiyat, kampanya, indirim bilgilerini duyurmaları önünde herhangi bir engel olmadığı
kanaatine varılmıştır. Masko’nun web sitesinde mağazaların sitelerine ulaşılabilmesini
sağlayan bağlantılara yer verilmiş olması ve ayrıca “indirimdeki ürünler” başlığı altında
bazı firmaların indirimde bulunan bazı ürünlerinin resimlerinin, hangi mağazada
bulunduğunun ve fiyatının görülebildiği, sitenin açılış sayfasında ve “Haberler
Duyurular” başlığı altındaki bölümde bazı mağazaların düzenledikleri kampanyalara,
yaptıkları indirimlere ilişkin bilgilere yer verildiği dikkate alındığında Kooperatif’in ve
yönetiminin, sitedeki mağazaların reklama yönelik ve tüketicileri bilgilendirici bu tür
araçları kullanmalarını tamamen engellemek niyetiyle hareket etmediğine işaret
etmektedir. Bu durum hem Kooperatifin getirdiği yasaklama ile görüntü kirliliğini 410
engelleme amacında olabileceği görüşünü hem de rekabete aykırı amaçlarla söz
konusu kararın alınmadığı görüşünü desteklemektedir.
Teşebbüsler reklam harcamalarını çeşitli kanallar yoluyla, bu kanallara ulaşabildikleri
ölçüde gerçekleştirebilmektedirler. Bu yöntemlerden bazıları, sponsorluk, medya
yoluyla reklam, promosyonlar, insertler, afişler ve ilanlardır. Teşebbüs, hangi reklam
çeşidini veya reklam çeşidi grubunu benimsemenin daha uygun ve daha başarılı
olacağına kendi ürünü, reklam harcamalarına ayıracağı bütçesi kapsamında karar
vermektedir. Olay bazında ev dekorasyon endüstrisinin kullanabileceği reklam
yöntemleri genel olarak, afişler, ilanlar, ulusal ve yerel medyada yer alan reklamlar, 420
internet sayfalarıdır. Bölgesel faaliyet gösteren firmalar açısından ulusal medyada
yayımlanan reklamlar finansal açıdan daha zor ulaşılabilir olsa da, diğer reklam
çeşitleri kullanılmak için elde bulunan imkanlardır.
Küçük ölçekli teşebbüsler için akla ilk planda ilanlara alternatif reklam yöntemleri
olarak internet siteleri, billboardlar ve insertler gelmektedir. İnternet siteleri mobilya
almak isteyen odaklanmış müşterilerin incelemesi açısından önemli bir kaynaktır.
Ancak web sitelerinden kalitenin anlaşılmasının çok güç olması, yenileme
maliyetlerinin yüksekliği, fiyatların güncellenmesinde yaşanacak sorunlar gibi
dezavantajların bulunduğu görülmektedir. Billboardlarda ise site içerisinde fiyat içerikli 430
reklam asılamayacağı belirtilmektedir. Insertlerin ise hem müşterilere dağıtımında
hem de içerdikleri bilgilerin sürekli güncellenmesindeki zorluklar ve maliyet nedeniyle,
mağazanın çeşitli yerlerine asılan ilan, afiş, yazı gibi yöntemlere göre daha
dezavantajlıdırlar.
Şikayete konu olayda şikayetçilerin reklam alternatifleri arasında temel olarak afiş ve
ilan yoluyla fiyatlarını duyurma yöntemini benimsemiş oldukları anlaşılmaktadır.
Ancak şikayetçilerin internet siteleri de mevcuttur. Bu sitelerde ürünlerden birkaç
örnek yer alırken, fiyatlarının yer almadığı görülmektedir. Bu durumun, internet
sitelerinin güncellenmesindeki zamansal ve teknik zorluklar, fiyatların pazarlık yoluyla 440
değişebilmesi ve/veya fiyatlarda sürekli indirimlere ve promosyonlara gidilmesinin
mümkün olması gibi nedenlerden kaynaklanmış olabileceği kanaatine varılmıştır.
Ayrıca teşebbüslerin kullanabileceği bir diğer yöntem de Masko’da yer alan
billboardlardır. Ancak (………………………) bu billboardlarda fiyat içerikli reklam
yapılamayacağını belirtmektedir.
Sonuç olarak afişler hem binaların üzerine asılmalarından dolayı müşteriyi mağazaya
çekebilme özelliği taşırken aynı zamanda, reklamın mesajı unutulmadan, ürünle
karşılaşma fırsatı verme özelliği taşımaktadır. Ayrıca, diğer yöntemlere göre genel
olarak hem daha ucuz hem de daha kolay güncellenebilir bir yöntemdir. Reklam 450
yöntemlerinin birbirlerine karşı özelliklerinin tartışılmasının ve birinin daha iyi olduğuna
karar verilmesinin aslında teşebbüsler yerine karar vermek olacağı da göz önünde
bulundurulmalıdır. Teşebbüs piyasa mekanizması içerisinde, en uygun reklam
çeşidinin ve uygun reklam harcamaları düzeyinin hangisi olacağına en iyi kendi karar
verecektir. Bu çerçevede şikayete konu olayda, şikayetçi teşebbüslerin ve benzeri
teşebbüslerin ağırlıklı bir şekilde kullandıkları, dolayısıyla bu teşebbüsler için en
uygulanabilir ve etkin olan bir reklam vasıtasının engellenmesi söz konusudur.
Şikayete konu yasaklamanın etkilerinin ne olacağının değerlendirilmesi bakımından
ise genel olarak reklam ve rekabet ilişkisinin, böyle bir yasaklamanın tüketici davranış 460
ve tercihleri ve bununla bağlantılı olarak rekabet üzerindeki etkilerinin nasıl
şekillenebileceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Genel olarak teşebbüslerin reklam faaliyetleri üzerine getirilen kısıtlamalar, kısıtlama
reklamın türüne, doğasına ya da miktarına yönelik getirilmiş olmasına bakılmaksızın
rekabeti kısıtlama potansiyeline sahiptir. Reklam kısıtının rekabet üzerindeki etkisinin
kayda değer olup olmayacağı, kısıtlamanın genelliğine, hangi tür reklamların
kısıtlandığına ve kısıtlamanın uygulandığı pazarın yapısına bağlı olacaktır. Sadece
yanıltıcı reklamları engellemeye ya da reklamın kanuni, doğru ve güvenilir olmasını
sağlamaya yönelik kural ya da teşebbüs birliği kararlarının rekabet üzerinde olumsuz 470
bir etki yaratmayacakları söylenebilecekken, aynı şeyi, muhatabının reklam
yapmasını daha genel olarak sınırlayan kısıtlamalar için söylemek mümkün değildir.
Teşebbüslerin müşteri çekmelerini, fiyatlara ya da belli bir minimum ya da tavsiye
edilen fiyatın altında fiyatlara ilişkin reklam yapmalarını engellemeye yönelik kural ya
da teşebbüs birliği kararlarının rekabet üzerinde kayda değer etki yaratmaları
muhtemeldir.
Ekonomik teoriye göre reklam, tüketicileri farklı ürünler hakkında bilgilendirerek ve
satın alma kararlarını daha bilgili bir şekilde vermelerini sağlayarak tüketiciler
yönünden ve rakipler üzerinde rekabetçi bir baskı oluşturarak satıcılar yönünden 480
rekabeti arttırmaktadır ve rekabetin bir parçasıdır. Dolayısıyla reklam kısıtlamaları
bilgi edinmenin maliyetini artırarak, tüketicilerin kendileri için en uygun olan fiyat ve
kalite bileşimini arama maliyetlerini yükseltecek ve sonuç olarak rekabeti ve toplam
refahı azaltacaktır. Ayrıca reklamın ve özellikle karşılaştırmalı reklamın pazara yeni
girecek firmalar ve yeni bir ürünü pazara sunan yerleşik firmalar için çok önemli bir
rekabet aracı olduğu görüşü geniş bir şekilde kabul görmektedir.
Kooperatif tarafından getirilen yasaklamanın tüketici davranış ve tercihlerini nasıl
etkileyebileceğinin ve bununla bağlantılı olarak rekabet üzerindeki etkilerinin neler
olabileceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Öncelikle belirtilmelidir ki Kooperatif 490
tarafından alınan karar Masko’da faaliyet göstermekte olan teşebbüslerin fiyat,
indirim, iskonto, kampanya gibi rekabet etme araçlarını kullanmalarını
kısıtlamamaktadır. Ancak yasaklama, birçok sektörde yaygın olarak kullanıldığı
görülen, mağazaların vitrinlerine, camlarına, cephelerine duyuru, ilan, afiş, tabela gibi
araçların asılması yoluyla tüketicilere diğer rekabet etme araçlarını duyurmaları
olanağını sitedeki mağazalar açısından ortadan kaldırmaktadır. Bir tür reklam faaliyeti
olarak görülebilecek bu uygulamalar, ikna edici ve bilgilendirici reklam ayrımında,
şikayete konu olay bakımından bilgilendirici reklam kategorisinde yer almaktadır.
Kooperatif kararı ile yasaklamaya konu olan ilan, pano, afiş gibi araçların şikayetçinin
de belirttiği üzere temel olarak fiyat, indirim, kampanya gibi bilgiler içerdiği, diğer bir 500
deyişle fiyata ilişkin unsurlardan oluştuğu anlaşılmaktadır.
Mobilya, kalitesi ve fiyatları çok geniş bir yelpazede farklılaşan, homojen nitelikte
kabul edilmesi güç bir üründür. Mobilyanın bu özelliğiyle bağlantılı olarak tüketicinin
satın alma kararında birçok faktör etkili olmaktadır. Bunların başında fiyat (ödeme
koşulları da fiyat başlığı altında değerlendirilebilecektir) gelmekle birlikte, tüketicinin
mobilya tercihindeki etkisi homojen bir ürün bakımından tüketici tercihi üzerindeki fiyat
etkisinden daha sınırlıdır. Başka bir deyişle tüketici, hangi mobilyayı satın alacağına
karar verirken ürünün fiyatıyla birlikte, fiziksel özelliklerini, garanti, montaj ve teslimat
koşullarını, sağlamlığını, rahatlığını, ürünün yapımında kullanılan ağaç ve 510
malzemenin özelliklerini ve benzeri unsurları dikkate almaktadır. Bir başka deyişle
tüketici, fiyatla diğer unsurlar arasında bir denge arayışında olmakta, belli bir fiyat
üzerinden kendisine yukarıda sayılan unsurlar bakımından en uygun olduğunu
düşündüğü ürünü ya da bu unsurlar bakımından kendisi için belli bir uygunlukta olan
ürünü en düşük fiyatla almaya çalışmaktadır. Dolayısıyla mobilya alımında fiyat tek
başına tüketicinin tercihini belirlememekte, fiyat ve sayılan unsurlar birlikte tüketicinin
kararı üzerinde belirleyici olmaktadır.
Kooperatif kararı ile yasaklamaya konu olan ilan, pano, afiş gibi araçlar temel olarak
fiyat, indirim, kampanya gibi bilgiler içermekte, diğer bir deyişle fiyata ilişkin 520
unsurlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla yukarıda yapılan açıklamalarla bağlantılı
olarak tüketicinin bir mağazanın afiş ve ilanlarındaki bilgileri görmesi tek başına o
mağazadan satın alma davranışında bulunması için yeterli değildir. Tüketicinin
afişlerdeki, ilanlardaki, yazılardaki bilgiler doğrultusunda fiyatının uygun olduğunu
düşündüğü ürünü daha sonra gidip incelemesi gerekmektedir. Ancak bu durum fiyat
içerikli ilanların mobilya gibi bir ürün bakımından etkili olmadığı anlamına
gelmemektedir. Bunun temel nedeni bu tür ilan ve afişlerin sonuçta tüketicilerin satın
alma kararlarının önemli bir değişkeni olan fiyata, indirimlere, kampanyalara ilişkin
bilgiler taşıyor olmasıdır. Bu yönüyle söz konusu ilanların tüketicinin arama
maliyetlerini düşürme, kendisi için doğru ürüne yönlenmesini kolaylaştırma özelliği 530
heterojen ürünlerde de geçerlidir. Nitekim reklam faaliyetleri heterojen ürünlerde de,
ürünün ne açıdan farklılaştığını duyurmak için homojen ürünlere nazaran daha fazla
kullanılabilmektedir. Ürünün kalitesi veya fiyatındaki farklılıkların reklam yoluyla
duyurulmaması durumunda, tüketiciler tek tek ürünleri incelemek zorunda
kalacaklardır ve reklam yapılması, arama maliyetlerini heterojen mallarda da
düşürmektedir. Bu nedenle ürün heterojen de olsa reklamın bilgi asimetrisini ve
arama maliyetlerini düşürücü özelliği devam etmektedir.
Fiyat içerikli reklam bilgilendirici reklam kapsamındadır ve yanıltıcı değilse
teşebbüsler arası rekabeti tetiklediği, arttırdığı kabul edilmektedir. Bunun temel 540
nedeni bu tür reklamların tüketicinin kendisi için doğru ürüne yönlenmesini,
dolayısıyla etkin olan firmaya yönlenmesini kolaylaştırarak rekabeti desteklemesidir.
Tüketicinin daha bilgili ve doğru bir şekilde satın alma kararını vermesi, etkin olan
teşebbüslerin korunması anlamına gelmektedir.
Söz konusu yasağın olduğu durumla, olmadığı durumun karşılaştırılmasında fayda
bulunmaktadır. Yasağın olmadığı durumda, afişleriyle tüketicinin ilgisini çeken firma,
tüketiciye gerçekten etkin bir alışveriş imkanı sunuyorsa, tüketici o mağazadan satın
alma davranışında bulunacaktır. Yasaklamanın olduğu durumda ise, tüketicinin etkin
olan (kendisine en uygun alternatifi sunabilen) teşebbüse ulaşması ancak deneme 550
yanılma yöntemiyle olacaktır. Arama maliyetlerini arttıran bu tür bir kısıtlama,
tüketicinin etkin teşebbüsle buluşmasını zorlaştırarak, daha etkin olan teşebbüsün
müşterisinin daha az etkin teşebbüse kaymasına yol açabilecek ya da en uygun
alternatife ulaşımı güçleştirecektir. Bunun sonucu ise piyasa mekanizmasının doğru
bir şekilde işlemesinin zorlaşmasıdır.
Dolayısıyla özellikle fiyat reklamının rekabeti olumlu etkilediği göz önünde
bulundurularak, bu tür bir reklam kısıtı rekabeti olumsuz yönde etkileyebilecektir.
Diğer yandan Masko’da satılan mobilya, perde ve benzeri ürünlerin genel olarak bir
yıldan uzun bir süre kullanılabilen dayanıklı mallar olmaları nedeniyle, bu tür ürünleri 560
satın alacak olan tüketicilerin katlanmaya razı oldukları arama maliyetleri dayanıksız
mallara göre daha yüksektir. Reklamın arama maliyetlerini düşürme özelliği ve bu
şekilde rekabeti arttırıcı özelliği halen devam etmekle birlikte, karara konu ürünlerin
dayanıklı mal olması nedeniyle, rekabeti arttırıcı etki dayanıklı olmayan mal durumuna
göre daha düşüktür. Bu nedenle, teşebbüs biriliği kararının rekabet üzerinde
yaratabileceği olumsuz etki de dayanıklı olmayan mal durumuna göre daha düşük
olacaktır.
Bunun yanı sıra Masko gibi benzer ürünler pazarlayan çok sayıda firmanın bir arada
bulunduğu bir bölgede, teşebbüslerin diğerleriyle olan rekabetinde bu tür ilan ve 570
afişler, müşteriyi çekmenin, dolayısıyla teşebbüslerin birbirleriyle olan rekabetinin bir
aracıdır. Özellikle Masko gibi 400.975 metrekarelik geniş bir alana yayılmış,
tüketicinin tümünü gezmesinin güç olduğu bir sitede teşebbüsler bu vasıtaları
kullanarak, diğerlerine göre ön plana çıkmaya çalışmaktadırlar. Dolayısıyla bu tür
reklam araçları teşebbüslerin birbirleri üzerinde rekabetçi baskı yaratmanın da bir
yöntemidir. Düzenledikleri kampanyaları, indirimleri tüketiciye duyurarak, müşterileri
kendi mağazasına çeken teşebbüsler, rakip teşebbüslerin de böyle kampanyalara,
indirimlere başvurmaları yönünde bir baskı unsuru oluşturacaktır. Teşebbüslerin
düzenledikleri kampanyaları, yaptıkları indirimleri tüketiciye bu tür vasıtalarla
duyuramamaları halinde kampanya düzenleme, indirim yapma gibi güdüleri de 580
azalacaktır. Bu nedenle yasaklama bu yönüyle de rekabeti olumsuz etkileyebilecektir.
Kısıtlamanın önemli bir noktası da söz konusu reklam kısıtının Kooperatif içerisinde
yer alan teşebbüsler bakımından eşit şekilde uygulanmakla beraber, her firma için eşit
etki doğurmamasıdır. Bazı teşebbüsler için kampanyalarını, indirimlerini mağazasına
ilan, afiş gibi araçlar asarak tüketiciye duyurmak bu amaçla kullanabilecekleri en
önemli ve etkin yöntemken, büyük ölçekle, ulusal çapta faaliyet gösteren bazı
teşebbüsler için bu yöntemin yanı sıra başka reklam vasıtalarını kullanarak
kampanya, indirim bilgilerini tüketiciye ulaştırma olanağı mevcuttur. Bu durum kendi
içinde bir eşitşizlik gibi görünebilecek olmakla birlikte, piyasa ekonomisinin işleyişinin 590
yarattığı bir durum olması nedeniyle aslında bir eşitsizlik olarak
nitelendirilemeyecektir. Ancak özellikle küçük ölçekli teşebbüslerin kullandıkları
önemli bir reklam vasıtasının piyasa mekanizmasının işleyişiyle bağlantısı olmayan
yapay bir kararla yasaklanması, piyasa mekanizmasının öngörmediği bir eşitsizliği
beraberinde getirmekte, piyasa mekanizmasının öngördüğü şekliyle teşebbüslerin eşit
rekabetçi bir zeminde faaliyet göstermelerini engellemektedir.
Nitekim teşebbüslerin ölçeklerinin, finansal güçlerinin, katlanabilecekleri reklam
maliyetlerinin birbirinden farklı olması nedeniyle, söz konusu reklam kısıtı bazı
teşebbüsler için hiç reklam yapamamak anlamına gelebilecektir. Aslen rekabette 600
varolan fakat teşebbüslerin elinden alınan ilan yoluyla reklam yapma imkanı,
Masko’da yer alan bir kısım teşebbüsün reklam yapabilecekleri kanalları önemli
ölçüde sınırlarken, bir kısım teşebbüs için aynı sonucu doğurmayacaktır. Dolayısıyla
yasaklama alternatif reklam vasıtalarını kullanabilecek teşebbüsler lehine yapay bir
eşitsizlik yaratmaktadır. Ayrıca söz konusu yasaklama tüm İstanbul ili için
uygulanmaması nedeniyle de teşebbüsler arası rekabet koşullarında eşitsizliği
beraberinde getirmektedir. Bunlara ek olarak herhangi bir pazarda, eğer reklam,
fiyatın yanında bir rekabet unsuru olarak yer alıyorsa ve aynı pazarda reklam
harcamaları basamak basamak artıyorsa1 düşük fiyatlı reklam faaliyetleri, pazarın
sadece kısıtlı bir bölümünde engellense bile, sadece o tür reklam yapabilecek bazı 610
teşebbüslerin karar değişkenlerinden birini ortadan kaldıracaktır. Bu durumda
alternatif reklam yöntemlerini kullanamayacak ya da ancak sınırlı bir şekilde
kullanabilecek firmaların bir karar değişkeni ellerinden alınmış olmaktadır.
Konuya ilişkin olarak şikayetçi (………………………), kısıtlamadan sonra cirolarında
% 30 oranında bir azalma olduğunu ve müşterilerinin ulusal kanallarda reklam
yapmakta olan büyük ölçekli firmalara kaydığını, bu firmaların satışlarında benzer
oranda bir artışın olduğunu duyduklarını iddia etmektedir. Bu iddianın doğruluğunu ya
da yanlışlığını şu aşamada tespit etmek mümkün görünmemektedir.
620
Şikayete konu teşebbüs birliği kararının, bu aşamada bir ihlalin tespiti anlamına
gelmemekle birlikte, rekabeti kısıtlayabilecek bir karar olduğu, bununla birlikte kararın
alınış amacının rekabeti kısıtlamaktan çok, yanıltıcı reklam ve ilanları engellemek
olabileceği, kararın ve uygulamasının fiyat tespiti, pazar paylaşımı gibi ağır bir
rekabet sınırlaması içermediği, kararın rekabet üzerinde ancak dolaylı ve sınırlı bir
etkisinin olacağı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 630
1- Başvuru konusu ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önaraştırma
yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin
reddine,
2- Bununla birlikte, S.S. Masko İstanbul Mobilya ve Ahşap Eşya İmalatçıları
Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’ne, sitede yer alan mağazaların konuyla
ilgili mevzuatın izin verdiği ölçüde ilan, afiş, yazı asmak gibi yöntemlerle ticari
faaliyetlerinin bir gereği olarak giriştikleri reklam faaliyetlerini yasaklamaması
gerektiği, aksi takdirde bu tür bir yasaklamanın 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bir ihlal oluşturabileceği yönünde yazılı görüş 640
gönderilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
1 Televizyon ile yazılı basının, reklam panoları ve afişlere nazaran çok daha geniş kitlelere ulaşması nedeniyle, bu
tür reklam türleri arasında büyük bir fiyat farkı bulunmaktadır.
Full & Egal Universal Law Academy