Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-3-103 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 07-65/799-295
Karar Tarihi : 21.8.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Şahin YAVUZ, Hüseyin COŞGUN
C. ŞİKAYET EDEN: Korkuteli Süt Üreticileri Birliği
Temsilcisi: Av. İbrahim SARICALAR
Kiremitli Mahallesi Cumhuriyet Meydanı No: 10/1
Korkuteli/Antalya 20
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILANLAR:
S.S Antalya Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği
Kiremitli Mah. Burdur Cad. Korkuteli/Antalya
Ergüven Süt Mamulleri Gıda Turizm ve San. Tic. Ltd. Şti
Yelten Kasabası, Korkuteli/Antalya
Yörükoğlu Doğal Süt ve Ürünleri Ltd. Şti.
Sinan Mah. Aksekili Sok. No: 13 Altınova/Antalya 30
Anadolu Süt Ltd. Şti.
Bozova Kasabası, Antalya
E. DOSYA KONUSU: S.S. Antalya Bölgesi Hayvancılık Kooperatifler Birliği’nin
Ergüven Süt Mamulleri Gıda Turizm ve San. Tic. Ltd. Şti., Yörükoğlu Doğal Süt
ve Ürünleri Ltd. Şti., Anadolu Süt Ltd. Şti. ile yaptığı rekabet etmeme/münhasır
tedarik yükümlülüğü içeren anlaşmalarla 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6.
maddelerini ihlal ettiği iddiası.
40
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde özetle, S.S. Antalya Bölgesi
Hayvancılık Kooperatifleri Birliği’nin Elmalı, Korkuteli ve Antalya merkeze bağlı
köylerden tedarik edilen sütleri bazı teşebbüslere yaptığı münhasır sözleşmeler
yoluyla sattığı, yapılan satış sözleşmelerinde yer alan teşebbüslerin birlik üyesi
dışındaki üreticilerden süt temin etmeleri halinde, sözleşmelerinin feshedilerek
teminatlarının gelir kaydedilmesi ve bir daha ihalelere alınmamaları şeklindeki
hükmün 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği, söz konusu uygulama
nedeniyle müvekkil birliğin pazar bulmakta zorlandığı ileri sürülerek Kanun’a
aykırılığın giderilmesi talep edilmiştir.
50
07-65/799-295
2
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 20.7.2007 tarih, 4906 sayı ile intikal eden
ihbar üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi
uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 13.8.2007 tarih ve 2007-3-103/İİ-07-
ŞYA sayılı İlk İnceleme Raporu 14.8.2007 tarih, REK.0.07.00.00-110/176 sayılı
Başkanlık Önergesi ile 07-65 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; şikayete konu anlaşmanın,
2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’ne 2007/2 sayılı Tebliğ ile eklenen geçici 2. 60
madde gereği halen sürmekte olan geçiş döneminde Kanun’un 4. maddesindeki
yasaklamalar uygulanmayacağından bu madde açısından;
anlaşma süresinin kısalığı ve münhasır tedarik şeklinin arz güvenliğinin garanti
altına alınmasındaki önemi başta olmak üzere yukarıda yer verilen diğer unsurlar
birlikte değerlendirildiğinde Kanun’un 6. maddesi açısından
aykırı bir unsur taşımadığı, bu nedenle şikayetin reddinin gerektiği
sonucuna ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 70
I.1. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.1.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Açısından
Öncelikle değerlendirilmesi gereken husus şikâyete konu ilişkinin niteliğidir. Şikâyetçi
taraf vekilince sunulan dilekçede de ifade olunduğu üzere S.S. Antalya Bölgesi
Hayvancılık Kooperatifleri Birliği (Kooperatif Birliği) üyesi üreticilerden (müstahsil)
topladığı sütü ihale yoluyla teşebbüslere satmakta, bu teşebbüsler de satın aldıkları
sütleri ticari faaliyetleri çerçevesinde piyasaya arz etmektedir. Üretim veya dağıtım 80
zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arasında bir anlaşma söz
konusu olduğundan taraflar arasındaki ilişki dikey bir ilişkidir.
Dilekçe ekinde yer alan sözleşmenin 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu
Tebliğleri ile Değişik 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
(Tebliğ) karşısındaki durumunu açıklığa kavuşturmak gerekmektedir.
Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin değişik 2. ve 3. fıkrasında sırasıyla şu
hükümlere yer verilmektedir.
90
“ Bu Tebliğ ile sağlanan muafiyet, sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal veya
hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının % 40 aşmaması durumunda
uygulanır.
Tek alıcıya sağlama yükümlüğü içeren dikey anlaşmalarda muafiyet, alıcının dikey
anlaşma konusu malları ve hizmetleri aldığı ilgili pazardaki payının % 40’ı aşmaması
koşuluyla uygulanır.”
Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, bir dikey anlaşmanın grup muafiyeti
kapsamında olup olmadığı tespit edilirken öncelikle, ilgili ürün ve coğrafi pazarların
07-65/799-295
3
belirlenerek alıcı ve satıcılar açısından öngörülen % 40’lık pazar payı eşiğinin aşılıp 100
aşılmadığının incelenmesi gerekecektir.
Ancak yine Tebliğ’in Geçici 2. maddesinde yer alan “2007/2 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe
girdiği tarihte 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyetinden yararlanmakta
olan, ancak 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2’inci maddesinde
öngörülen kapsamın dışında kalan anlaşmaların bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir yıl içinde 4054 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde düzenlenen şartlara
uygunluğunun sağlanması gerekir. Bu süre içerisinde anılan anlaşmalara 4054 sayılı
Kanun’un 4’üncü maddesinde öngörülen yasaklar uygulanmaz” hükmü gereği bu
maddede öngörülen bir yıllık geçiş süreci halen devam etmekte olduğundan ve bu 110
süre zarfında maddede öngörüldüğü üzere Kanun’un 4. maddesinde öngörülen
yasaklar uygulanamayacağından, ilgili pazarın ve tarafların bu pazardaki paylarının
belirlenmesine yönelik bir inceleme yapılmasının pratik herhangi bir faydası
olmayacaktır. Bu nedenle şikayete konu anlaşmanın Tebliğ hükümleri nazara
alınarak değerlendirilmesi ve bu Tebliğ’in 4. maddesinde düzenlenen “Anlaşmaları
Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar”ın bulunup bulunmadığına
bakılması gerekmektedir.
Kooperatif Birliği ile Elmalı Yıldız Süt Ürünleri arasında imzalan “S.S. Ulucak Köyü
Tar. Kalk’ın Sütlerinin Pazarlanması” konulu 18 maddeden oluşan ve 1.4.2007-120
1.4.2008 tarihleri arasında geçerli olan1 sözleşmenin tüm hükümlerinin incelenmesi
sonucunda, yukarıda değinilen Tebliğ’in 4. maddesi uyarınca anlaşmanın grup
muafiyet kapsamı dışına çıkarılmasını gerektirecek herhangi bir düzenleme
bulunmadığı görülmüştür.
Üzerinde durulması gereken bir diğer konu ise anlaşmanın Tebliğ’in 5. maddesinde
ayrıca düzenlenen rekabet etmeme yükümlülüğü açısından durumudur. Anlaşmanın
başvuruda atıfta bulunulan 13. maddesi şu şekildedir:
“Birliğe yetki veren kooperatiflerin bulunduğu bölgelerdeki sütlerini birliğin bilgisi
dışında diğer birliklerden, firmalardan, şahıslardan, birlik üyesi olmayan 130
kooperatiflerden süt satın almaya kalkan birliğimiz ile sözleşme yapmış olan süt alıcı
firmaların sözleşmeleri fesih edilerek birliğe vermiş oldukları teminatları birliğe irad
kaydedilerek bu durumdaki firmalar bir daha ihalelere alınmayacaktır.”
Hukuki niteliği itibarıyla bir rekabet etmeme yükümlülüğü olan bu düzenlemenin,
sözleşmenin bir yıllık olması ve otomatik bir yenileme hükmü içermemesi nedeniyle,
Tebliğ’in “Rekabet Etmeme Yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinin (a) bendinde
öngörülen sürenin altında kaldığı, bu nedenle Tebliğ kapsamında olduğu
anlaşılmaktadır.
140
Sözleşme hükümlerine göre süt satış fiyatının dönem başlarında çıkılacak ihale ile
belirleneceği, yani pazarda rekabetten ziyade pazar için rekabetin bulunduğu bir
ortamın sağlıklı bir şekilde devamında ve arzın sürekliliğinin garanti altına
alınmasında bu tür bir münhasırlığın önemli olduğunun altı çizilmelidir.
1 Sözleşmenin 3. maddesinde ise sözleşmenin 6 aylık olduğu ve 3’er aylık dönemlerde yenileneceği, ilk 3 ay
için fiyatın (…) YKR olduğu, diğer dönemler için süt fiyatını dönem başında birlik tarafından yapılacak ihale ile
belirleneceği ifade olunmakla birlikte Sözleşme’nin başlığında bu tarih aralığına yer verilmiştir.
07-65/799-295
4
Söz konusu anlaşmanın Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı
kanaatine varılmıştır.
I.1.2. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi Açısından
150
Tebliğ’in “Kanun’un 6’ncı Maddesinin Uygulanması” başlıklı 8. maddesinde bu
Tebliğ’e göre tanınmış bir muafiyetin Kanun’un 6. maddesinin uygulanmasını
engellemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu nedenle anlaşmanın Kanun’un 6. maddesi
karşısında durumunu değerlendirmek gerekmektedir.
Kanun’un 6. maddesinde “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin tamamında ya da
bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut
başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması
hukuka aykırı ve yasaktır” hükmüne yer verilmiş ve kötüye kullanma olarak
nitelenebilecek hususlar sayılmıştır. 160
Bu durumda öncelikle şikayete konu teşebbüslerin pazar payları, pazar güçleri bu
gücü etkileyen dağıtım ağı, finansal ve teknik üstünlük, yasal veya fiili imtiyaz,
kapasite miktarları, pazara giriş kısıtları gibi noktalar incelenerek ilgili teşebbüslerin
rakipleri, müşterileri ve tüketicilerden bağımsız hareket ederek karar alabilme yetisine
sahip (hakim durumda) olup olmadıklarının ortaya konması isabetli olacaktır. Bununla
birlikte, eğer kötüye kullanma olduğu iddia edilen uygulama, ilgili teşebbüsler bir an
için hakim durumda bulunduğu kabul edilse dahi niteliği itibarıyla ve veri koşullar
altında, prima facie, bir kötüye kullanma özelliği arz etmiyorsa, hakim durum tespitine
yönelik değerlendirmeden önce inceleme konusu uygulama üzerinde durmak 170
gerekecektir.
Somut olay koşullarında şikayet edilen teşebbüsler arasında üçer aylık dönemlerde
yenilenecek toplam altı aylık münhasırlık şartı içeren bir anlaşma söz konusudur.
Rekabet hukuku doktrininde hakim durumda bulunan teşebbüslerin münhasır tedarik
anlaşması yapmasının per se yasaklanması gerektiği ileri sürülebilse de, kanımızca
esas alınması gereken rule of reason yaklaşımı çerçevesinde bu kadar kısa süreli bir
anlaşma ile teşebbüs hakim durumda bulunsa bile anlaşmada yer verilen münhasırlık
şartının bir kötüye kullanma hali oluşturmayacağı kanaatine varılmıştır.
180
Anlaşmada otomatik bir yenileme kaydının bulunmaması, bilakis her dönem sonunda
fiyatın belirlenmesi için yeniden ihaleye çıkılacak olması, şikayetçi birliğin ürününü bir
önceki dönem şikayet edilen Kooperatif Birliği ile çalışmış olan teşebbüsler
vasıtasıyla pazarlama konusunda eşit şansa sahip olması, piyasaya girişte yasal bir
engel bulunmaması, tarımda arz güvenliği politikasının bir sonucu olarak kabul edilen
5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu ve 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve
Birlikleri Hakkında Kanun’un gerektirdiği üretimi talebe göre planlama ve ürünlerin
daha iyi şartlarla değerlendirilmesi yaklaşımlarının bir sonucu olarak bu tür
münhasırlık şartlarının objektif olarak mazur görülebilir nitelik kazanması gibi unsurlar
da yukarıdaki yargıya ulaşmada göz önünde bulundurulmuştur. 190
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu şikayet ile
ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önaraştırma yapılmasına ya da
07-65/799-295
5
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy