Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-1-67 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-76/908-346
Karar Tarihi : 20.9.2007
10
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Mert KARAMUSTAFAOĞLU, Çiğdem ÜNAL
C. ŞİKAYET EDEN :
20
- Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.
Plevne Cd. 27/A Gülseren-Ankara
D. KARŞI TARAF:
- Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş.,
Temsilcileri Av. Serap Yaşar, Av. Hasan Şişman, Av. Cevdet Yavuz
Büyükdere Cad. No:157 Kaynak Apt. K:3 D:11
Zincirlikuyu - İstanbul
30
- Denizli Çimento San. A.Ş.
Temsilcileri Av. İnanç Akalın, Av. Gönenç Gürkaynak,
Av. Hüma Akyıldız, Av. Cansel Baydinç
Çitlenbik Sokak No:12 Yıldız Mah. Beşiktaş - İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Rekabet Kurulu’nun Göltaş-Göller Bölgesi Çimento
San. ve Tic. A.Ş. ve Denizli Çimento San. A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’u
ihlal ettikleri iddiası üzerine aldığı 13.1.2005 tarih, 05-05/42-17 sayılı
kararın Danıştay 13. Dairesi’nin 2005/7482 E., 2006/2748 K. ve 2005/7628
E., 2007/1300 K. sayılı kararları ile iptal edilmesi üzerine ilgili dosyanın 40
yeniden değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : Çimento üreticisi firmaların hammadde (çimento)
pazarındaki hakim durumlarını mamul madde (hazır beton) pazarında arz
boykotu, pazar paylaşımı, müşterileri arasında ayrımcılık yapma, sabit fiyat
belirleme ve yıkıcı fiyatlama gibi eylemler vasıtasıyla kötüye kullanmaları
sonucunda Özgür Çimento ve Beton End. A.Ş.’nin zarar gördüğü iddia
edilmektedir.
07-76/908-346
2
G. DOSYA EVRELERİ 50
- 7.5.2003 tarih, 2021 sayı ve 13.5.2003 tarih, 2124 sayı ile giren şikayet
dilekçeleri üzerine hazırlanan 18.6.2003 tarih ve 2003-1-67/BN-03-AÖ sayılı
Bilgi Notu, 26.6.2003 tarih, 03-45 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde
yasaklanmış olan davranışların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti
amacıyla, aynı Kanun'un 41. maddesi uyarınca, Akdeniz Bölgesi çimento
pazarında faaliyet gösteren Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş.
(Batıçim), Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş. (Çimsa), Göltaş-Göller Bölgesi
Çimento San. ve Tic. A.Ş. (Göltaş) ve Denizli Çimento San. A.Ş. (Denizli 60
Çimento) hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
- 1.7.2003 tarihinde, Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca ilgili teşebbüslere
soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına
girmiştir.
- Soruşturma süreci içerisinde Kurum kayıtlarına 30.9.2003 tarih, 4714 sayı
ile intikal eden ve Özgür Çimento ve Beton End. A.Ş. (Özgür Çimento) 70
tarafından yapılan başvuruda; Özgür Çimento’nun 10.9.2003 tarihinden
itibaren Isparta merkez pazarına torbalı çimento satmaya başlaması üzerine,
kendilerinin tek klinker sağlayıcısı olan ve Isparta’da kurulu Göltaş’ın,
çimentonun en önemli girdisi olan klinker arzını kısıtlamak ve klinker talebini
caydırıcı fiyatlandırma yapmak suretiyle mamul madde olan çimento
pazarındaki rekabeti engellemeye çalıştığının tespit edilmesi ve doğması
muhtemel ciddi ve telafi olunamayacak zararların önlenmesi amacıyla, önceki
taahhütlerine uygun olarak Göltaş’ın Özgür Çimento’ya klinker sağlamaya
devam etmesini teminen 4054 sayılı Kanun’un 9/4. maddesi uyarınca geçici
tedbir kararı alınması talep edilmiştir. Söz konusu başvuru üzerine yapılan 80
inceleme ve tespitler neticesinde hazırlanan rapor, Rekabet Kurulu’nun
9.10.2003 tarih, 03-66 sayılı toplantısında görüşülmüş ve Göltaş’ın Özgür
Çimento’ya uyguladığı ve ekonomik gerekçelerden yoksun olduğu anlaşılan
klinker arzı kısıtlamasının ciddi ve telafi olunamayacak zararlar doğuracağı
kanaatine varılarak yürütülmekte olan soruşturma sonuçlanıncaya kadar,
Göltaş’ın Özgür Çimento’ya, söz konusu ihlalden önceki duruma uygun ve
durumu koruyucu nitelikte olmak üzere, günlük 300 ton klinkerin satışının 29
ABD Doları/Ton fiyat ile sağlanması gerektiğine karar verilmiştir.
Göltaş, Rekabet Kurulu’nun geçici tedbir kararına karşı Danıştay’a itiraz 90
başvurusunda bulunmuş; söz konusu başvuruya ilişkin olarak 9.3.2004 tarih,
2003/3592 Esas No ile Danıştay 10. Dairesi tarafından yürütmeyi durdurma
kararı verilmiştir. Rekabet Kurumu’nun 5.4.2004 tarihinde bu karara karşı
Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu’na yaptığı itiraz başvurusu, 1.7.2004
tarihinde reddedilmiştir.
- Rekabet Kurulu’nun 25.12.2003 tarih ve 03-83/1016-M sayılı kararı gereği
soruşturmanın süresi 26.12.2003 tarihinden itibaren 6 ay uzatılmıştır.
07-76/908-346
3
- Soruşturma Heyeti’nce tamamlanan 18.6.2004 tarih ve SR/04-11 sayılı 100
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul Üyeleri ile
soruşturma kapsamındaki teşebbüslere tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci
fıkrası gereğince, taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarının gönderilmesi
istenilmiştir. Tarafların savunmaları yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına
girmiştir.
- 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında soruşturma devam ederken,
Göltaş ve Denizli Çimento ile ilgili olarak; Antalya bölgesi klinker pazarında
birlikte hakim durumda oldukları yönünde kanaat oluşan her iki teşebbüsün bu
hakimiyetlerini çimento fabrikası olmayan öğütme tesislerine (Ado Çimento ve 110
Özgür Çimento) mal vermeyi kesmek ve arz boykotu uygulamak suretiyle
kötüye kullandıkları yönündeki iddia yeterli bulunduğundan, Rekabet
Kurulu’nun 25.12.2003 tarih, 03-83 sayılı toplantısında söz konusu
teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
soruşturma açılmış ve bu soruşturma yürütülmekte olan soruşturma ile
birleştirilmiştir.
- Rekabet Kurulu’nun 14.9.2004 tarih, 04-59/827-M sayılı kararı gereği
tarafların yazılı ikinci savunmalarına ilişkin süreleri 15 gün uzatılmıştır.
120
- Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı Ek Yazılı Görüş, Kanun'un 45/2. maddesi
uyarınca 30.9.2004 tarihinde tüm Kurul Üyelerine ve taraflara tebliğ edilmiştir.
Tarafların savunmaları yasal süresi içinde Kurum'a intikal etmiştir.
- 9.12.2004 tarih ve 04-78/1140-M sayılı Kurul kararı ile sözlü savunma
toplantısının 10.1.2005 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir.
- 10.1.2005 tarihinde yapılan sözlü savunma toplantısının ardından Kurul,
11.1.2005 tarihinde, Karar’ın 3. maddesindeki Batıçim Batı Anadolu Çimento
San. A.Ş.'nin söz konusu eyleme katılıp katılmadığı hususunda, 4054 sayılı 130
Kanun’un 51. maddesinde öngörülen karar yeter sayısı oluşmadığından,
anılan maddenin ikinci fıkrasında öngörülen yöntem izlenmek üzere dosya
konusunun Kurul gündeminde incelemede kalmasına 05-04/22-M sayı ile
karar vermiş; 13.1.2005 tarihinde yapılan ikinci oylama sonucunda ise 05-
05/42-17 sayı ile nihai kararını vermiştir.
- Kurul’un nihai kararı, gerekçeli karar daha sonra tebliğ edilmek üzere
25.1.2005 tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
- Anılan Kurul kararına karşı açılan iptal davaları neticesinde, Danıştay 13. 140
Dairesi;
- 27.6.2006 tarih ve 2005/7482 E., 2006/2748 K. sayılı (Davacı
Göltaş),
- 13.3.2007 tarih ve 2005/7628 E., 2007/1300 K. sayılı (Davacı
Denizli Çimento)
07-76/908-346
4
kararları ile soruşturma heyeti başkanı olan Kurul üyesinin nihai karar
toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal
edilmiştir. 150
Dosya kapsamındaki diğer iki teşebbüs olan Batıçim ve Çimsa dava açma
süresi içinde Danıştay’a başvurmamış oldukları için 05-05/42-17 sayılı
Rekabet Kurulu kararının anılan teşebbüslere ilişkin kısmı kesinleşmiştir.
Konuya ilişkin hazırlanan 12.9.2007 tarih ve 2003-1-67/BN-07-MK sayılı Bilgi
Notu 14.9.2007 tarih, REK.0.05.00.00-110/170 sayılı Başkanlık önergesi ile
Rekabet Kurulu’nun 20.9.2007 tarih ve 07-76 sayılı toplantısında görüşülmüş
olup, 2005 yılında görev yapan Kurul’un yapısının değişmiş olduğu ve bu
çerçevede soruşturmacı üyenin halen Kurul’da görev yapmadığı da dikkate 160
alınarak, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü
savunma tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı
açılımı, raporlar, Danıştay’ın iptal kararı, tüm dosya münderecatında yer alan
bilgi ve belgeler incelenerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ :
İlgili raporda;
a) 2003 yılında, Göltaş ve Denizli Çimento’nun, Antalya Bölgesi’nde, çimento 170
ve hazır beton piyasalarını kontrollerinde tutmak amacıyla, çimento pazarının
üst pazarı olan klinker pazarında, uyumlu eylem halinde çimento ve hazır
beton pazarında rakip teşebbüs konumundaki öğütme tesislerinin piyasa
dışına çıkartılması amacıyla boykot uyguladıkları,
b) Bu nedenle anılan teşebbüslere Kanun’un 4. maddesini ihlal eder nitelikteki
söz konusu uyumlu eylem nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 2.
fıkrası gereğince idari para cezası verilmesi gerektiği,
ifade edilmiştir. 180
İ. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
İ.1. İlgili Pazar
İ.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Şikayete konu olan eylemlerin gerçekleştirildiği sektör, arz ve talep ikamesi
göz önünde bulundurulduğunda, “klinker pazarı” ilgili ürün pazarını
oluşturmaktadır. 190
Klinker, çimento üretim sürecinde bir ara mamüldür. Klinker, çimento
üretiminde ikamesi bulunmayan bir üründür. Çimentonun ana girdisi olan
klinker, kırılmış kalker, kil ve gerekiyorsa demir cevheri ve/veya kumun
öğütülüp toz haline getirildikten sonra, bu malzemenin 1400-1500°C’de döner
fırınlarda pişirilmesiyle elde edilmektedir. Çimento ise klinkerin katkı
maddeleriyle birlikte öğütülmesi neticesinde elde edilmektedir.
07-76/908-346
5
Klinker üretimi için, kil ve kalker gibi ana hammaddeler dışında, ayrıca, ham
karışımın kimyasal bileşimini düzeltici yönde etkiye sahip katkı maddeleri 200
kullanılmaktadır. Bunlara örnek olarak fırınlanmış pirit, düşük tenörlü demir
cevheri, laterit, kuvarslı kum ya da metamorfik kayaçların bozulmasıyla oluşan
kuvarslı materyaller ve boksitler verilebilir.
Klinkerin öğütülmesi esnasında ise, alçı taşı, yapay ve doğal puzolonik
maddeler, yüksek fırın cürufu, silisli ve kalkerli uçucu küller ve silika gibi
maddeler, değişik tip çimento üretimlerinde katkı maddesi olarak
kullanılmaktadır.
İ.1.2. İlgili Coğrafi Pazar 210
Soruşturmaya konu olan eylemlerin gerçekleştirildiği bölge olması ve diğer
bölgelerden farklılıkları nedeniyle, “Antalya-Merkez” ilgili coğrafi pazarı
oluşturmaktadır.
Antalya bölgesi çeşitli nedenlerle, çimento ve hazır beton fiyatlarının ülke
geneline göre düşük olduğu bir pazardır. Antalya çimento pazarındaki düşük
fiyatların, bu ilde çimento fabrikası bulunmayışı, dolayısıyla bölgeye civardaki
pek çok fabrikadan mal getirilmesinden; hazır beton pazarındaki fiyat
düşüklüğü1 ise özellikle Antalya’da faaliyet gösteren bağımsız hazır beton 220
şirketlerinin varlığından kaynaklanmaktadır.
Antalya pazarının önemli diğer özellikleri ise şu şekilde sıralanabilir: Turizm
yatırımlarının ve göçe bağlı nüfus artışının yoğun olduğu bir merkez olması
dolayısıyla bölge, inşaat yapımı açısından oldukça hareketli bir yapıdadır.
Mevsimsel özellikler nedeniyle inşaat sezonu çok uzundur. Bu unsurlar,
Antalya’yı klinker, çimento ve hazır beton tüketiminin yoğun olduğu bir bölge
haline getirmektedir.
I.1.3. Savunmalar ve Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler 230
Savunmalarda, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde açılan ilk
soruşturmanın “çimento pazarı”na yönelik olmasına karşın, Kanun’un 6.
maddesi çerçevesinde “klinker pazarı”na yönelik ikinci bir soruşturma açılması
talebinde bulunularak, ilgili ürün pazarının “klinker pazarı” olarak tanımlandığı
bir soruşturmada, söz konusu ürünler arasında bağ bulunduğundan ve
klinkerin çimentonun hammaddesi olduğundan bahisle, ilgili ürün pazarının
keyfi bir şekilde, çimento ve hazır beton pazarlarını da kapsayacak şekilde
genişletilmeye çalışıldığı iddia edilmiştir.
240
İlk soruşturmaya ilişkin teşebbüslere yapılan tebligat metninde, “Antalya
Bölgesi’nde çimento pazarında faaliyette bulunan Göltaş-Göller Bölgesi
Çimento San. ve Tic. A.Ş., Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş., Batıçim Batı
1 Antalya, Türkiye’deki hazır beton fiyatlarının en düşük olduğu bölgelerden birisidir.
Antalya’daki hazır beton fiyatları ile genel olarak diğer bölgelerdeki hazır beton fiyatları
arasındaki fark oldukça yüksektir.
07-76/908-346
6
Anadolu Çimento San. A.Ş. ve Denizli Çimento San. A.Ş.’nin, çimento ve
hazır beton piyasalarını kendi kontrollerinde tutmak amacıyla, çimento üretim
sürecindeki ara mamul olan klinker ürünü için piyasa unsurlarını ve arz
miktarını kontrol ettikleri, arz miktarını piyasa dışında belirledikleri, rakip
teşebbüs konumundaki öğütme tesislerinin faaliyetlerinin zorlaştırılması,
kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer
davranışlarla piyasa dışına çıkartılmasına çalıştıkları” iddiasının ciddi ve 250
yeterli bulunması sebebiyle, 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına karar verildiği ifade edilmektedir.
Söz konusu soruşturma devam ederken, Göltaş ve Denizli Çimento ile ilgili
olarak; Antalya bölgesi klinker pazarında birlikte hakim durumda oldukları
yönünde kanaat oluşan her iki teşebbüsün, bu hakimiyetlerini çimento
fabrikası olmayan öğütme tesislerine (Ado Çimento ve Özgür Çimento) mal
vermeyi kesmek ve arz boykotu uygulamak suretiyle kötüye kullandıkları
yönündeki iddia yeterli bulunduğundan, Rekabet Kurulu’nun 25.12.2003 tarih,
03-83 sayılı toplantısında söz konusu teşebbüsler hakkında 4054 sayılı 260
Kanun’un 6. maddesi kapsamında soruşturma açılmasına ve bu
soruşturmanın da, yürütülmekte olan soruşturma ile birleştirilmesine karar
verilmiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalardan görüleceği üzere, her iki soruşturma da
çimento pazarında faaliyet gösteren üreticilerin klinker pazarında
gerçekleştirdikleri rekabeti engelleyici eylemlere yönelik olarak yürütülmüş
olup, ilk soruşturmanın çimento, ikinci soruşturmanın ise klinker pazarına
yönelik olduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Antalya klinker pazarının
yanı sıra, Antalya hazır beton ve çimento pazarlarının da incelenmesinin 270
nedeni; söz konusu pazarlar arasındaki ilişkinin, Antalya pazarındaki rekabetçi
yapı ve soruşturma konusu eylemlerin açıklanması açısından zaruri olmasıdır.
Hazır beton ve çimento pazarlarına ilişkin bilgilere yer verilmesi, ilgili ürün
pazarının üç pazarı da kapsayacak şekilde genişletildiği anlamına
gelmemektedir. Soruşturma Raporu’nda çimento ve hazır beton pazarlarında
da faaliyet gösteren tarafların, rakipleriyle uyumlu eylem halinde bu
pazarlardaki rakibi konumunda olan öğütme tesislerini pazar dışına çıkarmak
amacıyla klinker vermeyi reddetmesinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında
ihlal olduğuna yer verilmiştir.
280
Savunmalarda ayrıca her iki soruşturma kararı tebligatında ilgili coğrafi pazar
“Antalya Bölgesi” olarak nitelenmekte iken; Soruşturma Raporu’nda ilgili
coğrafi pazarın Antalya Bölgesi’nden daha dar bir şekilde “Antalya-Merkez”
olarak tanımlanmış olduğu ve dolayısıyla, Soruşturma Heyeti tarafından ilgili
coğrafi pazarın haksız bir şekilde daraltıldığı, Soruşturma Raporu’nda yer
verilen “Bu raporda Antalya ya da Antalya bölgesi olarak, Antalya ili Merkez
ilçesi kastedilmektedir.” denilerek iki ifadenin birbirinin yerine
kullanılabileceğine ilişkin açıklamanın soruşturma kararı tebligatlarında yer
verilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
290
Soruşturma tebligatı ve Soruşturma Raporu’nda kullanılan ifadeler farklı
pazarlara işaret etmemektedir. Antalya bölgesi olarak nitelendirilen bölgenin,
Antalya-Merkez ilçesini ifade ettiği açıklamasına Soruşturma Raporunda da
07-76/908-346
7
yer verilmiştir. Ayrıca, bölgede klinker alıcısı konumunda sadece Ado Çimento
ve Özgür Çimento’nun olması nedeniyle, Antalya-Merkez veya Antalya ilinin
tamamı arasında bir fark bulunmamaktadır.
Savunmalarda Göltaş tarafından Antalya-Merkez’den daha geniş bir alana
yayılmış bölgelere sürekli ve düzenli satış yapılıyor olmasının yanı sıra; 1999,
2000 ve 2001 yıllarında Karadeniz Ereğlisi’nde bulunan Erdem Ereğli San. ve 300
Tic. A.Ş.’ye dahi klinker satılmış olmasının, ilgili coğrafi pazar tanımının ne
kadar genişleyebileceğini ortaya koyduğu iddiası dile getirilmektedir.
Bir teşebbüsün faaliyet gösterdiği bölgelerin tamamının ilgili coğrafi pazar
tanımı içinde yer alması gerektiği iddiası yersiz olup; ilgili coğrafi pazar, söz
konusu olayın nitelikleri ve pazar yapısı dikkate alınarak belirlenmiştir.
1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde “...ülkenin önemli bir bölümünden
oluşan coğrafi pazar, teşebbüslerin, mal ve hizmetlerinin arz ve talebi
konusunda faaliyet gösterdikleri, rekabet koşullarının yeterli derecede 310
homojen ve özellikle rekabet koşulları komşu bölgelerden hissedilir derecede
farklı olduğu için bu bölgelerden kolayca ayrılabilen bölgelerdir. Coğrafi pazar
değerlendirmesi yapılırken, özellikle ilgili mal ve hizmetlerin özellikleri ile
tüketici tercihleri bakımından giriş engellerinin, ilgili bölge ile komşu bölgeler
arasında teşebbüslerin pazar payları veya mal ve hizmetlerin fiyatları
bakımından hissedilir bir farklılığın varlığı gibi unsurlar dikkate alınır.”
düzenlemesine yer verilmektedir. Bu düzenlemeden de görüleceği üzere, ilgili
coğrafi pazarın tespitinde teşebbüsün dile getirdiği hususlar dışında birçok
unsur dikkate alınmakta olup; Antalya bölgesi bu hususlar açısından malın
satışının yapıldığı diğer bölgelerden önemli ölçüde farklılık göstermektedir. 320
Başka bir deyişle, ilgili coğrafi pazar, söz konusu olayın nitelikleri ve pazar
yapısı dikkate alınarak belirlenmiştir.
İ.2. Pazar Hakkında Bilgi
Soruşturma, “klinker” pazarına yönelik olarak açılmış olsa da, klinkerin
çimento ve hazır beton ürünleriyle çok yakın bağının olması nedeniyle, söz
konusu pazarlarda gerçekleşen olaylar birbirini oldukça etkilemektedir. Bu
nedenle, klinkerle birlikte çimento ve hazır beton pazarlarının özelliklerinin de
incelenmesi gerekmektedir. 330
Çimento üretimi iki sınıfa ayrılabilecek tesislerde gerçekleştirilir. Bunlardan ilki,
yüksek yatırım maliyeti gerektiren ve pazara giriş engellerinin göreceli yüksek
olduğu “çimento fabrikaları”dır. Bu tesislerde hem klinker üretimi, hem de bu
klinkerin öğütülmesiyle çimento üretimi gerçekleştirilir. Ülkemizdeki tesislerin
çoğunluğu bu yapıdadır. Diğer yapıda ise, göreceli düşük yatırım gerektiren ve
sadece klinker öğütme işi yapılabilen “öğütme tesisleri” bulunmaktadır.
Öğütme tesisleri, üretim süreçlerinin ana girdisi olan klinkeri, bölgelerindeki
çimento fabrikalarından temin etmektedir. Bu itibarla bakıldığında klinker, bir
alt pazarda yer alan çimento gibi yoğun bir biçimde ticarete konu bir ürün 340
07-76/908-346
8
değildir. Yurt içinde sadece öğütme tesisleri tarafından talep edilmekte2,
ayrıca ihracata da konu olabilmektedir.
Hazır beton ise, son yıllarda özellikle deprem riski altında bulunan bölgelerde
ve büyük şehirlerde kullanımı zorunlu hale gelen ve bu nedenle tüketimi
gittikçe artan bir yapı malzemesidir. Çimentonun3, su, agrega ve çakıl gibi
bazı maddelerle karıştırılması neticesinde elde edilen hazır betonun,
üretiminden itibaren yaklaşık 2 saat içerisinde kullanım zorunluluğu
bulunduğundan, çimentoya göre çok daha kısa mesafeli coğrafi pazarlara
hitap etmektedir. 350
Çimento, dökme ve torba çimento şeklinde pazarlanabilmektedir. Üretim
süreçleri, paketleme hariç, aynı olsa da (arz ikamesinin çok yüksek olması
durumu), kullanım özelikleri ve taşınabilme olanakları farklı olan bu iki tür
çimento, rekabetçi özellikleri birbirinden farklı pazarlarda tüketilmektedir.
Bu bağlamda daha ağır basan, talep yanlı pazar özellikleri açısından
bakıldığında şu tabloyla karşılaşılmaktadır: Dökme çimento bazı istisnalar
hariç sadece hazır beton santralleri tarafından kullanılmaktadır. Nakliyesi özel
kamyonlarla yapılmakta ve genellikle büyük hacimlerle satılmaktadır. Dökme 360
çimento pazarında, üretici – tüketici sayısı açısından bir denge bulunmakla
birlikte, alıcı gücünden söz etmek olanaksızdır. Bunun ana nedeni hazır beton
üreticisi şirketlerin, dökme çimentonun nakliyesinden kaynaklanan maliyetler
nedeniyle, bölgelerindeki hammadde sağlayıcısı çimento üreticilerine bağımlı
olmasından kaynaklanmaktadır. Öte yandan, çimento üreticileri dökme
çimento satışı konusunda hazır beton üreticilerine bağımlı değildir. Çimentoyu
paketleyerek piyasaya arz etmek ya da kendi hazır beton tesislerinde
kullanmak imkanına da sahiptirler. Ayrıca çimento üreticisi şirketler, hazır
beton üreticisi şirketlere göre pek çok bakımdan daha büyük olanaklara
(üretim olanakları, finansman kaynakları, vs.) sahiptir. Diğer taraftan, çimento 370
üreticilerinin aynı zamanda hazır beton pazarında da faaliyet gösteriyor
olması, hazır betoncuların bu pazarda, ana girdi dökme çimento pazarını
kontrol eden çimento şirketleriyle rekabet etmekte zorluklarla karşılaşmasına
yol açmaktadır. Bu durum, ileride değinileceği üzere, klinker-çimento-hazır
beton üretim zinciri ve bu üretim zincirinde yer alan oyuncular bakımından,
özellikle Antalya bölgesinde4 bazı önemli sonuçlar yaratmaktadır. Dökme
çimentodan farklı olarak, özel bir nakliye aracı gerektirmemesinden dolayı, çift
yönlü nakliye gibi olanaklar nedeniyle, daha fazla sayıda fabrikanın torbalı
çimentosunu pazarda bulmak mümkündür. Buna karşılık, tüketim daha küçük
tonajlarla ve çok sayıda alıcı tarafından gerçekleştirilmektedir. 380
Bu kapsamda, Antalya pazarındaki rekabetçi yapının özellikleri ve söz konusu
soruşturmanın seyrine etkisinin değerlendirilmesi için, pazar klinker, dökme
çimento ve hazır beton pazarları bağlamında ayrı ayrı incelenmiştir.
2 Çimento fabrikaları da, kendi üretim süreçlerinde sorunlar yaşanması durumunda çok nadir
de olsa diğer çimento fabrikalarından geçici olarak klinker alımı gerçekleştirebilmektedir.
3 Hazır beton üretiminde esas olarak dökme çimento kullanılmaktadır. Dökme çimento, özel
yapım silolu kamyonlarla hazır beton santrallerine taşınmakta ve üretim sürecine dahil
olmaktadır.
4 Antalya ya da Antalya bölgesi olarak, Antalya ili Merkez ilçesi kastedilmektedir.
07-76/908-346
9
I.2.1. Hazır Beton Pazarı
Antalya’da 7 farklı hazır beton üreticisi faaliyet göstermektedir. Bu şirketler:
1. Göltaş Beton 390
2. Çimsa Beton
3. Çallıoğlu Beton
4. Kadıahmetoğulları Beton
5. Divarcılar Beton
6. Özgür Beton
7. Ado Beton5’dur.
İnceleme konusu açısından bu üreticiler arasında üçlü bir ayrıma gidilmesi
yararlı olacaktır. Göltaş Beton ve Çimsa Beton’un yer aldığı ilk grupta, hazır
beton pazarında faaliyet göstermekle birlikte çimento ve klinker üretimi de 400
yapan üreticiler yer almaktadır. Göltaş, Antalya’ya 130 km. uzaklıkta Isparta
yakınlarında kurulu fabrikasında klinker ve çimento üretimi
gerçekleştirmektedir. Çimsa’nın fabrikası ise Mersin yakınlarında
bulunmaktadır6.
İkinci grupta ise; Ado ve Özgür Beton (Ado Çimento ve Özgür Çimento)
bulunmaktadır. Bu üreticilerin hem çimento öğütme, hem de hazır beton
tesisleri bulunmaktadır. Bir önceki grup şirketlere göre geriye doğru bir adım
daha az dikey entegre olmuş yapıdadırlar. Bu bağlamda söz konusu şirketler,
çimento (dökme ve torbalı) ve hazır beton pazarlarının ikisinde de faaliyet 410
göstermektedir.
Son grupta ise, Çallıoğlu, Divarcılar ve Kadıahmetoğuları Beton
bulunmaktadır. Bu firmalar, “bağımsız hazır betoncu” olarak nitelendirilen ve
klinker-çimento-hazır beton dikey zinciri içerisinde, sadece hazır beton
pazarında faaliyeti bulunan üreticilerdir. Bu itibarla, dökme çimento alımı için
bölgelerindeki fabrikalara bağımlı durumdadırlar.
Antalya hazır beton pazarında, yıllar itibarıyla satışlar ve pazar payları
aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir: 420
5 Ado Çimento San. Tic. A.Ş.
6 Çimsa tarafından, 1996 yılında Antalya Limanı’nda 500,000 ton/yıl kapasiteli bir depolama
ve paketleme tesisi satın alınmıştır. 2003 yılı Mart ayında söz konusu tesis Denizli Çimento’ya
kiralanmıştır. Bu tarihten itibaren Çimsa’nın Antalya çimento pazarındaki faaliyetleri çok düşük
seviyelere gerilemiştir. Kendi hazır beton tesisleri için gerekli dökme çimento ise büyük
oranda Denizli Çimento’dan temin edilmeye başlanmıştır.
07-76/908-346
10
Tablo 1- Antalya Bölgesi Hazır Beton Satışları (m3)
2000 2001 2002 20037 Toplam
Göltaş (………) (………) (………) (………) (………)
Çimsa (………) (………) (………) (………) (………)
Ado (………) (………) (………) (………) (………)
Özgür (………) (………) (………) (………) (………)
Divarcılar (………) (………) (………) (………) (………)
Çallıoğlu (………) (………) (………) (………) (………)
Kadıahmetoğulları (………) (………) (………) (………) (………)
Toplam 980.212 940.007 1.319.016 1.213.297 4.452.532
Tablo 2- Antalya Bölgesi Hazır Beton Pazar Payları (%) 430
2000 2001 2002 2003
Göltaş (……) (……) (……) (……)
Çimsa (……) (……) (……) (……)
Ado (……) (……) (……) (……)
Özgür (……) (……) (……) (……)
Divarcılar (……) (……) (……) (……)
Çallıoğlu (……) (……) (……) (……)
Kadıahmetoğulları (……) (……) (……) (……)
Toplam 100 100 100 100
I.2.2. Çimento Pazarı
Antalya bölgesinde, bir kısmı düşük miktarda ve süreklilik arz etmeyen
nitelikte de olsa, dökme ve torbalı olarak 8 farklı çimento üreticisinin ürünleri
satılmaktadır. Bu üreticiler:
1. Göltaş Çimento
2. Denizli Çimento
3. Batısöke Çimento 440
4. Çimsa
5. Konya Çimento
6. Adana Çimento
7. Ado Çimento
8. Özgür Çimento’dur.
Öğütme tesisleri, çimento fabrikalarından klinker alarak çimento/hazır beton
üretimini gerçekleştirebildikleri gibi, çimento üretemedikleri zamanlarda hazır
beton üretimleri için çimento fabrikalarından dökme çimento da alabilmektedir.
Bu durum ve torbalı çimentonun taşıma olanaklarının dökme çimentodan 450
7 2003 yılı ilk 9 aylık.
07-76/908-346
11
daha fazla olması nedeniyle, değerlendirme yapılırken sadece dökme çimento
pazarı dikkate alınmıştır. Bu bağlamda, Antalya Bölgesi dökme çimento
pazarındaki oyuncular ve bu oyuncuların satış hacimlerine göre büyüklükleri
aşağıdaki gibidir:
Tablo 3- Antalya Bölgesi Dökme Çimento Satışları (Ton)
2000 2001 2002 2003 Toplam
Denizli (…..…) (…..…) (…..…) (…..…) (…..…)
Göltaş (…..…) (…..…) (…..…) (…..…) (…..…)
Çimsa (…..…) (…..…) (…..…) (…..…) (…..…)
Batı Grubu (…..…) (…..…) (…..…) (…..…) (…..…)
Özgür Çimento (…..…) (…..…) (…..…) (…..…) (…..…)
Ado Çimento (…..…) (…..…) (…..…) (…..…) (…..…)
Toplam 276.375 301.306 441.277 658.182 1.677.140
Tablo 4- Antalya Bölgesi Dökme Çimento Pazar Payları (%)
2000 2001 2002 2003
Denizli (…..) (…..) (…..) (…..)
Göltaş (…..) (…..) (…..) (…..)
Çimsa (…..) (…..) (…..) (…..)
Batı Grubu (…..) (…..) (…..) (…..)
Özgür Çimento (…..) (…..) (…..) (…..)
Ado Çimento (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 100 100 100 100
I.2.3. Klinker Pazarı 460
Klinker, çimento üretim sürecinde kullanılan bir ara mamüldür. Dolayısıyla,
klinker sadece öğütme tesisleri tarafından tüketilmektedir. Bu nedenle,
bölgede faaliyet gösteren Ado Çimento ve Özgür Çimento yegane iki klinker
alıcısıdır. Ado Çimento, 2000-2002 yılları arasında ihtiyacı olan klinkerin
tamamına yakınını Göltaş ve Denizli Çimento’dan8 temin etmiştir. Ado
Çimento 2003 yılında, ihtiyacının tamamına karşılık gelen toplam (……..) ton
klinker ithalatı gerçekleştirmiştir. Uzun yıllar boyunca sadece yurt içinden
(Göltaş ve Denizli Çimento) klinker temin edilirken, 2003 yılı başından itibaren
tamamen ithalata yönelinmesinin altında yatan neden, Ado Çimento 470
tarafından, “her iki fabrikanın da mal vermemesinden dolayı ithalata mecbur
kalınması” şeklinde ifade edilmektedir.
Özgür Çimento ise, klinkeri ağırlıklı olarak Göltaş’tan sağlamaktadır. Ancak,
2003 yılında başlayan ve esas itibarıyla bu soruşturmanın konusunu teşkil
eden olaylar nedeniyle, ithalat yoluyla mal temini de denenmiştir. Antalya
8 Bu dönemde Ado Çimento ile Denizli Çimento arasında fason üretim anlaşması mevcuttur.
07-76/908-346
12
klinker pazarındaki sağlayıcıların satış miktarları ve pazar payları şu
şekildedir:
Tablo 5- Antalya Bölgesi Klinker Satışları (Ton) 480
1997 1998 1999 2000 2001 2002 Toplam
Denizli (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Göltaş (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İthalat (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 57.829 146.090 229.799 244.455 155.951 289.582 1.123.711
Tablo 6- Antalya Bölgesi Klinker Pazar Payları (%)
1997 1998 1999 2000 2001 2002
Denizli (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Göltaş (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İthalat (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 100 100 100 100 100 100
I.2.4. Klinker - Dökme Çimento - Hazır Beton İlişkisi
Hazır beton üreticileri dökme çimentoya, öğütme tesisleri ise klinkere
muhtaçtır. Bu nedenle, söz konusu ürünlerin sağlayıcı-alıcı ilişkisindeki güç
dengesi, her durumda sağlayıcıdan yanadır. Bu bağımlılığın esas olarak iki
nedeni vardır. Bunlar, söz konusu girdilerin ikamesinin olmaması ve bu
ürünlerin nakliye koşullarından dolayı ekonomik olarak sadece bölgedeki 490
üreticilerden temin edilmesi zorunluluğudur. Bu özellikler, bölgede faaliyet
gösteren öğütme tesisleriyle (Ado Çimento ve Özgür Çimento), bağımsız hazır
beton üreticileri (Divarcılar, Çallıoğlu ve Kadıahmetoğulları Beton) üzerinde9,
ilgili ürünler bakımından bölgeye hitap eden çimento fabrikalarının baskın
olması durumunu gündeme getirmektedir.
Antalya klinker pazarında 2000-2002 yılları arasında, Denizli Çimento ve
Göltaş’ın pazar payları toplamı yıllar itibarıyla sırasıyla % (…) % (…) ve % (…)
olarak gerçekleşmiştir. Bu oranlar, söz konusu dönemde ilgili pazar olarak
belirlenen Antalya bölgesi klinker pazarını, Denizli Çimento ve Göltaş’ın çok 500
büyük oranda kontrol ettiğini göstermektedir.
Dökme çimento pazarında ise, Göltaş’ın bariz bir üstünlüğü bulunmaktadır.
Özgür ve Ado Çimento’nun % (…)’ler civarında seyreden pazar payları, söz
konusu soruşturma açısından dikkate alınmayacak ölçüdedir. Çünkü, bu
teşebbüslerin dökme çimento üretimlerinin çok büyük bir kısmı, kendi hazır
beton tesislerinde kullanılmaktadır. Ayrıca, bu teşebbüsler dökme çimento
9 Ado ve Özgür Çimento’nun; hazır beton santrallerinin dökme çimento ihtiyaçları kendi
öğütme tesislerinden karşılandığı için, hazır beton üretimi bağlamında çimento fabrikalarına,
klinker temini bakımından dolaylı bir bağımlılıkları bulunmaktadır.
07-76/908-346
13
üretimi için klinker temini bakımından Göltaş ve Denizli Çimento’ya bağımlı
durumdadır. Dolayısıyla, burada dikkat edilmesi gereken nokta, hammadde
kaynaklarının kontrolü ve bunun alt pazarlarda bir baskı aracı olarak 510
kullanılması hususudur.
I.2.5. İthalatın Durumu
Klinker ve çimento ithalatı yapacak firmaların karşı karşıya kaldığı ilk sorun,
ithalatın finansmanına ilişkindir. Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili
ödeme şekillerine göre yapılan ithalat, %3 oranında “Kaynak Kullanımı
Destekleme Fonu” kesintisine tabi olup; bu durum firmaları, vade farkının yanı
sıra yapılan ithalat bedeli üzerinden %3 oranında ekstra bir maliyete
katlanmak durumunda bırakmaktadır. Deniz taşımacılığı yoluyla yapılan 520
ithalatın ekonomik olabilmesi için, ithalatın yüksek tonajlarda yapılması
gerekmektedir. Yüklü miktarlarda yapılan ithalatın bedelinin peşin olarak
ödenmesi ise, mali açıdan büyük güçlük teşkil ettiğinden, ithalat cazip
görülmemektedir.
Klinker ve çimento ithalatında karşılaşılan bir diğer sorun ise, nakliyeye uygun
geminin temininde yaşanan sıkıntılardır. Türkiye menşeli gemiler genellikle
tonaj ve benzeri nitelikler açısından Avrupa Birliği standartlarında
olmadığından, nakliyeyi yabancı menşeli gemiler vasıtasıyla gerçekleştirme
zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Dökme çimento ve klinker ithalatı için en 530
uygun olan gemiler, “self-discharging” olarak nitelendirilen, ürünü kendi
pompasıyla doğrudan kamyona boşaltan gemilerdir. Ancak, çok pahalı olan
bu gemilerden, Türk armatörlerde bulunmadığı gibi, bu gemiler vasıtasıyla
sadece çok kısa mesafeler arası nakliye yapılmaktadır. Bunun dışında
buğday, demir gibi kuru yük taşımacılığında kullanılan gemiler, çimento ve
klinker taşımacılığı için de kullanılabilmektedir. Ancak, bu tür gemilerle yapılan
ithalatta, limanda yükün boşaltılabilmesi oldukça pahalıya mal olmakta, çevre
sorunları yaratmaktadır.
Yukarıda belirtilen unsurlara ilaveten, ülkemiz çevresindeki yoğun ticaret ağı 540
göz önüne alındığında, istenilen anda ithalata uygun bir gemi temin etmek
oldukça güçtür. Bunun yanı sıra, ithalatın yapılacağı ülkenin limanında ya da
ülkemiz limanlarında çeşitli sebeplerle (limanın yoğunluğu, liman işçilerinin
boykotu, vb.) veya hava koşulları nedeniyle meydana gelebilen beklemeler,
kayıplar ithalatın cazibesini azaltmaktadır.
Çimento ürününün önemli bir özelliği, 2003/1 sayılı “Dış Ticarette
Standardizasyon Tebliği” kapsamında “İthalatta Uygunluk Değerlendirmesine
Tabi Ürünler” arasında yer almasıdır. İlgili Tebliğ uyarınca; ithalatçı veya
temsilcisi, ithal ettiği çimentonun, o çimento türünün standardına 550
uygunluğunun değerlendirilmesi için Türk Standartları Enstitüsü’ne (TSE)
başvurmak mecburiyetindedir. TSE tarafından, ithal edilen üründen numune
alınması suretiyle yapılan uygunluk değerlendirmesinin olumlu sonuçlanması
halinde ithalatçıya, gümrüklere ibraz edilmek üzere, “Uygunluk Belgesi”
verilerek malın gümrükten çıkışı yapılabilir. Bu işleme ilişkin temel sorun, 28
07-76/908-346
14
günlük değerlendirme süresi10 boyunca ithal edilen çimentonun limanda
bekletilmesi sebebiyle, limanın stok kapasitesinin büyük önem taşımasıdır.
Limanın stok kapasitesinin yetersiz olduğu hallerde, ithalatçı kendisi bir depo
kurma yoluna gidebilir. Bununla birlikte, çimentonun çok büyük miktarlarda
ithal edilmesi nedeniyle, stok kapasitesi oldukça yüksek bir depo yatırımına 560
ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yöntem de oldukça maliyetli olduğundan, firmalar
tarafından tercih edilmemektedir. Limandaki stok probleminin aşıldığı hallerde
dahi, torba çimentonun üst üste depoda beklemesi, çimentonun sertleşerek
kalitesinde ciddi düşüşlere sebep olmaktadır.
TSE tarafından yapılan uygunluk değerlendirmesi sebebiyle, ithal çimentonun
limanda beklemesinden kaynaklanabilecek sıkıntıları aşmanın iki yolu
bulunmaktadır: Bunlardan ilki, ithalat anlaşması yapılan firma için TSE
markası almaktır. Bu yolla, TSE uzmanlarının ithalat yapılacak firmanın
ürünlerini yerinde incelemeleri sağlanmaktadır. TSE uzmanlarının 570
değerlendirmesinin sonunda, ithal edilecek ürünün standardı uygun
bulunursa, üretici firmaya 1 senelik TSE markası kullanma hakkı verilip,
ürünün gümrükten ayrıca bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın geçişi
sağlanır. Bu uygulamaya dair en büyük zorluk, yaklaşık $ 25,000 gibi yüklü bir
maliyeti olmasıdır.
İthal edilecek çimentonun uygunluk değerlendirmesinden muaf tutulmasının
diğer yolu ise; CE işaretli çimento ithalatı yapılmasıdır. CE, bir çeşit Avrupa
Birliği standardı olup, bu işarete sahip ürünlerin güvenilirliğini ortaya
koymaktadır. 2003/1 sayılı “Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği”nin 6. 580
maddesi uyarınca; bu işarete sahip ürünler için, uygunluk beyanı ve ürüne
ilişkin teknik dosyanın, ithalattan önce TSE’ye tevdi edilmesi halinde,
Uygunluk Belgesi yerine geçen ve ilgili gümrük idaresine ibraz edilmek üzere
en çok içinde bulunulan yılın sonuna kadar geçerli olan ve söz konusu
ürünlerin uygunluk değerlendirmesinden muaf olarak ithal edilebileceğine
ilişkin bir yazı verilir.
Klinker ithalatında ise, kritik faktör nihai ürün olan çimentonun standarda
uygun olup olmamasıdır. Standarda uygun olmayan klinkerde iyileştirme
yapılarak standarda uygun çimento üretilebilmektedir. Bu nedenle, son 3 590
yıldır, standarda uygun nihai ürün üretiminde kullanılan klinker için standarda
uygunluk aranmadığı, şirketlere 1 yıl geçerli olan muafiyet belgesi verilerek bu
durumun sağlandığı, TSE tarafından ifade edilmiştir.
İthalatta karşılaşılan diğer bir risk ise, ithalatın yabancı para cinsi ile yapılıyor
olması nedeniyle yaşanabilecek olan kur riskidir. TL’nin yabancı para birimleri
karşısında değer kaybetmesi, ithalatın daha pahalı hale gelmesine neden
olacaktır. Özellikle, TL’de öngörülemeyen bir şekilde yaşanan değer kayıpları,
ithalatla mal temininin önündeki en büyük sorunlardan birisidir. Ancak, ülke
olarak dalgalı kur rejimini benimsemiş olmamız, kurların her iki yönde de 600
hareketini olası kılmaktadır. Bu durumda son dönemlerde yaşadığımız gibi,
TL’nin değer kazanması ile ithalat cazip duruma da gelebilmektedir. Ado
10 Bu süre laboratuvardaki değerlendirme süresini ifade etmektedir. Alındığı takdirde
“Uygunluk Belgesi”nin gümrüklere ulaştırılması daha uzun sürmektedir.
07-76/908-346
15
Çimento’nun 2003 yılında ihtiyacı olan klinkeri ithal edebilmesine izin veren
unsurlardan birisi de budur. Ancak yine de, sadece kur riski bağlamında bile,
ithalatın süreklilik arz edecek bir kaynak olarak görülmemesi gerekir.
Bu koşullar altında, çimento ve klinker ithalatının taşıdığı riskler, zorluklar ve
maliyet dezavantajları sebebiyle, firmalar açısından cazip olmadığı; bu
nedenle, en azından kısa vade için veya uzun süreli olarak11 çimento ve
klinker ithalatının yurt içi kaynaklardan temine birebir ikame olmadığı 610
sonucuna ulaşılmıştır.
İ.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Söz konusu soruşturma, Göltaş, Denizli Çimento, Batı Grubu ve Çimsa’nın
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla
açılmış; daha sonrasında ise süreç, Göltaş ve Denizli Çimento için Kanun’un
6. maddesini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Ancak, 6. madde
kapsamında bir ihlal tespit edilemediğinden, soruşturma süreci 4. madde
kapsamında yürütülmüştür. 620
Söz konusu 4 teşebbüsten Göltaş ve Denizli Çimento, Antalya Bölgesi’ne fiili
olarak klinker satışı yapmaktadır. 2003 yılıyla birlikte Denizli Çimento Ado
Çimento’ya mal vermeyi kesmiş; Göltaş ise Mayıs 2003’de, bu soruşturmanın
konusunu oluşturacak şekilde, Özgür Çimento’ya süregelen klinker
sevkiyatında kısıtlamaya gitmiş ve Eylül 2003’te, Rekabet Kurulu’nun “geçici
tedbir kararı” almasını gerektirecek biçimde sevkiyatı tamamıyla durdurma
noktasına getirmiştir. Bu kapsamda, yukarıda özetlenen sürece ve ulaşılan
sonuca ilişkin değerlendirmeler aşağıdadır.
630
I.3.1. Olayların Gelişimi ve Değerlendirme
1997 – 2002 döneminde Göltaş ve Denizli Çimento’nun Antalya klinker
pazardaki payları toplamı, 2000 yılı hariç her yıl % (…) olarak gerçekleşmiştir.
2000 yılında, söz konusu dönem toplamının % (…) ’ine karşılık gelen (…...)
tonluk klinker ithalatı yapılmıştır.
Öte yandan Özgür Çimento ve Ado Çimento’nun klinker alışlarının son dört
yıllık dağılımına bakıldığında aşağıdaki tabloyla karşılaşılmaktadır.
640
Tablo 7- Özgür Çimento Klinker Alışları (Ton)
2000 2001 2002 2003 Toplam
Göltaş (…...) (…...) (…...) (…...) (…...)
İthalat (…...) (…...) (…...) (…...) (…...)
Toplam 48.870 33.803 68.085 95.149 245.907
07-76/908-346
16
Tablo 8- Özgür Çimento Klinker Alışlarının Dağılımı (%)
2000 2001 2002 2003
Göltaş (…...) (…...) (…...) (…...)
İthalat (…...) (…...) (…...) (…...)
Tablo 9- Ado Çimento Klinker Alışları (Ton)
2000 2001 2002 2003 Toplam
Denizli (…...) (…...) (…...) (…...) (…...)
Göltaş (…...) (…...) (…...) (…...) (…...)
İthalat (…...) (…...) (…...) (…...) (…...)
Toplam 169.296 122.183 229.416 175.541 696.436
Tablo 10- Ado Çimento Klinker Alışlarının Dağılımı (%)
2000 2001 2002 2003
Denizli (…...) (…...) (…...) (…...)
Göltaş (…...) (…...) (…...) (…...)
İthalat (…...) (…...) (…...) (…...)
650
2003 yılına kadar, klinker pazarına ilişkin kurulan bu sistemde pek de bir
aksama yaşanmamıştır. Ancak 2003 yılında, önce Ado Çimento yurt içi temini
tamamen keserek ithalata yönelmiştir. Böylece şirket, 2003 yılındaki tüm
klinker ihtiyacını ithalat yoluyla temin etmiştir. 2000-2002 arasında neredeyse
hiç klinker ithal etmeden tüm gereksinimini Denizli Çimento ve Göltaş’tan
sağlayan Ado Çimento’nun tamamıyla ithalata yönelmesi dikkate değer bir
husustur. Bu durumun nedeni Ado Çimento tarafından, “söz konusu iki
sağlayıcının klinker vermemesinden kaynaklanan zorunluluk” şeklinde ifade
edilmiştir.
660
Ado Çimento yetkilisi tarafından pazara ilişkin olarak Kurumumuza verilen
bilgide; “…Bildiğiniz üzere fabrikamız 2003 yılında tamamen ithalat yapmak
zorunda kalmıştı. 2004 yılı için çevre fabrikalardan klinker talebinde
bulunmuştuk. Veremeyeceklerine dair birbirine benzer cevaplar gelmiştir...”
ifadeleri yer almaktadır.
Ado Çimento’nun yurt içi klinker alış ve ithalat bilgilerinden ve şirket
yetkililerinin yukarıda yer verilen ifadelerinden, 2003 yılı başından itibaren
Denizli Çimento’nun da, Göltaş’ın da, uzun yıllar çalıştıkları Ado Çimento’ya
klinker vermeyi kestikleri anlaşılmaktadır12. 670
11 Örneğin bir çimento öğütme tesisinin, ihtiyacı olan klinkeri sadece ithalat yoluyla temin
etmek üzere kurulması durumu.
12 Ado Çimento’nun 2005 yılında faaliyete geçmesi beklenen çimento fabrikası
tamamlandığında, kendi klinkerini üretebileceğinden, Ado Çimento için klinker ithalatı geçici
bir durumdur. Bu nedenle de yurt içinden klinker temininde Özgür Çimento gibi ısrarcı
olmamıştır.
07-76/908-346
17
Özgür Çimento da, 2003 yılında benzer bir durumla karşılaşmıştır. Yukarıdaki
tablodan da görüleceği üzere, şirketin ilgili döneme ilişkin yurt içi klinker
alışlarının tamamı Göltaş’tan gerçekleştirilmiştir.
Göltaş, Özgür Çimento'nun ihtiyacı olan günlük 300 ton olan klinker sevkiyat
miktarını, 6.5.2003 tarihinden itibaren günlük 100 tona indirmiştir. Özgür
Çimento tarafından 7.5.2003 tarihinde, bu durumun düzeltilmesini talep eden
bir faks gönderilmiş; ancak cevap alınamamıştır. Haziran ayında ise Göltaş,
klinker fiyatını 26,68 USD’dan 29 USD’a yükseltmiştir. 680
Bu süreçte, Özgür Çimento ilk olarak 16.4.2003 tarihinde ve 21.7.2003
tarihinde Göltaş, Çimsa, Denizli Çimento ve Batı Grubu’na (Batısöke) ve
29.12.2003 tarihinde Çimsa, Denizli Çimento ve Batı Grubu’na (Batısöke)
gönderdiği yazılarla aylık (…..) ton klinker ve (…..) ton PÇ 42,5 dökme
çimento talebinde bulunmuştur. Bu taleplere söz konusu teşebbüslerin verdiği
yanıtlar ve bu teşebbüslerin söz konusu dönemlerde talepleri karşılayabilecek
durumda olup olmadıklarına ilişkin değerlendirmelere aşağıda yer verilmiştir.
I.3.1.1. Göltaş 690
6.5.2003 tarihinde klinker alımında sorun yaşanması üzerine bu tarihten
itibaren Özgür Çimento, faaliyetini devam ettirmek için Göltaş’tan dökme
çimento alımına başlamış ve bu alışlarını Göltaş Antalya bayisi Delta İnşaat
A.Ş. kanalıyla gerçekleştirmiştir. Ancak, pazardaki PÇ 42,5 dökme
çimentonun ton fiyatı 60 milyon TL iken, Özgür Çimento için bu fiyat 65 milyon
TL/ton seviyesine yükseltilmiştir.
7.5.2003 tarihli faksa cevap gelmemesi üzerine, Özgür Çimento’dan
21.7.2003 tarihinde Göltaş’a gönderilen, dökme çimento alışında yaşanan 700
sıkıntıları anlatan faksa cevaben, 31.7.2003 günü Göltaş Yönetim Kurulu
Başkanı tarafından Özgür Çimento’ya faks gönderilmiş ve Özgür Çimento’ya
yapılan klinker satışlarındaki aksamanın nedeni olarak, Göltaş tarafından
Haziran ayı içinde yapılması planlanan klinker ihracatı sürecinde mamul
darboğazı yaşanması hususu gösterilmiştir.
Ancak, Göltaş’ta yapılan yerinde incelemede alınan, aylık hedef ve satış
miktarlarını gösteren çizelgede; 10 Haziran’da başlayan sevkiyatlarla, ay
içerisinde toplam (…..) ton civarında klinker ihraç ettiği anlaşılmıştır. Göltaş’ın
Haziran ayı başı toplam klinker stokunun (…..) ton ve Haziran ayı sonu 710
stokunun (…..) ton seviyesinde olduğu, fabrikanın günlük klinker üretim
kapasitesinin ise (…..) ton olduğu dikkate alındığında, günlük 300 ton gibi bir
taahhüdün yerine getirilmesinde sıkıntı yaşanması olası görünmemektedir.
Aynı faks metninde ayrıca; 2003 yılı içinde Özgür Çimento tarafından Göltaş’a
ulaşan herhangi bir dökme çimento talebinin bulunmadığı öne sürülmektedir.
Göltaş tarafından 31.7.2003 tarihinde gönderilen faks metninin devamında,
Özgür Çimento ile Göltaş arasında akdedilen bir satış sözleşmesinden söz
edilmekte ve bu sözleşmenin “D” maddesi esaslarında Özgür Çimento’ya 29 720
07-76/908-346
18
$/ton fiyattan günlük 300 ton klinker verilebileceği belirtilmektedir13.1 Ekim
2003 günü Göltaş’ta yapılan yerinde incelemede söz konusu sözleşme
şifahen istenmiş, ancak Göltaş Genel Müdürü tarafından böyle bir
sözleşmenin bulunmadığı yine şifahen ifade edilmiştir. 3.10.2003 tarihli yazı
ile Göltaş’tan istenen söz konusu sözleşme, Kuruma gönderilmiştir. Göltaş ve
Özgür Çimento arasında klinker alım-satımına ilişkin genel hükümlerin yer
aldığı 5 maddelik sözleşmenin “D” maddesinde, “Müşteri belirtilen ürünlerden
talebi kadar yıl içerisinde alabilir. Özellikle şirketin üretim durum ve miktarına
göre ihracat bağlantılarının olması, resmi sektör taleplerinin artması veya
beklenmedik arızaların meydana gelmesi nedeniyle üretimin yapılamaması 730
hallerinde klinker sevkiyatı sınırlanabilir, askıya alınabilir veya ertelenebilir.”
denilmektedir.
Söz konusu sözleşmenin, soruşturma ile tek bağlantısı, Göltaş tarafından
Özgür Çimento’ya gönderilen faks metninde, söz konusu sözleşmenin “D”
maddesine atıfta bulunularak, ihracat bağlantısı nedeniyle klinker satışlarının
300 ton/gün’e düşürüleceğinin ifade edilmesidir. Zira, soruşturmanın
konusunu, çimento pazarındaki rekabetçi davranışlarına müteakip, çimento ve
hazır beton pazarlarında rakip konumunda bulunan bir öğütme tesisinin pazar
dışına çıkarılması amacıyla klinker temininin zorlaştırılması oluşturmaktadır. 740
Söz konusu sözleşme hiç yapılmamış da olsa, teşebbüsler arasında hiçbir
hukuki bağlantı olmasa dahi, bahsedilen eylemlerin gerçekleştirilmesinin
rekabet ihlali olduğu açıktır. Soruşturmanın konusu, Göltaş’ın hukuki
yükümlülüğünü, sözleşme çerçevesinde yerine getirmemesiyle ilgili olmayıp,
rakibin pazar dışına çıkarılması amacıyla klinker satışının
kısıtlanmasını/durdurulmasını kapsamaktadır.
Ayrıca, daha önce de bahsedildiği üzere, Göltaş’ın 2003 yılı Haziran ayında
gerçekleştirdiği (…..) ton’luk ihracatının, Haziran ayı başı klinker stokunun
(…..) ton ve Haziran ayı sonu stokunun (…..) ton civarında olduğu göz önüne 750
alındığında, Özgür Çimento’nun aylık 6.000 tonluk klinker talebinin
karşılanmasında sorun yaratmayacak büyüklükte olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, sözleşmenin “D” maddesine atıfta bulunmayı gerektirecek bir
durum bulunmamaktadır.
Rekabet Kurulu’nun soruşturma kararının tebliğini müteakiben, Göltaş’tan
Özgür Çimento’ya Temmuz, Ağustos ayları ve 15 Eylül’e kadar düzenli olarak
klinker sevkiyatı yapılmıştır.
10.9.2003 tarihinde, (…….-………)’de inşaat malzemeleri ticaretiyle uğraşan 760
(……………..) Ltd. Şti.’nin talebi üzerine Özgür Çimento, Isparta’ya çimento
satmaya başlamıştır. Özgür Çimento’nun Kuruma gönderdiği yazıda,
Isparta’ya çimento satmaya başlanmasından sonra, Göltaş’ın Ticaret
Müdürü’nün kendilerini telefonla arayarak Isparta’ya yapılan satışlarını
durdurmaları için baskı yapmaya başladığı ifade edilmiştir. Ayrıca, söz konusu
telefon görüşmelerini müteakiben, Isparta’ya çimento satışındaki kararlı
13 Özgür Çimento yetkilileri, bu sözleşmenin kendilerine verilmediğini, şirketin Yönetim Kurulu
Başkanı Cem Özgür tarafından imzalandıktan sonra Göltaş yetkililerine teslim edildiğini
belirtmiştir.
07-76/908-346
19
duruşları sonucunda, kendilerinin tek klinker satıcısı olan Göltaş’ın günlük 300
ton klinker sevkiyatını kısıtlayarak 100 tona düşürdüğü de eklenmiştir.
Göltaş’ın Özgür Çimento’ya klinker satış miktarlarına bakıldığında, Eylül ayı 770
içinde 16.9.2003 tarihinden itibaren ani düşüş görülmektedir:
Bu konuyla ilgili olarak 1.10.2003 tarihinde, (………………). Ltd. Şti. sahibi ile
yapılan görüşmede, Özgür Çimento’dan ucuz çimento alıp Isparta’da
satmasından Göltaş bayilerinin rahatsız olduğunu, Göltaş’ın müşterilerine
‘(…………………)’ten çimento almamalarını, aksi takdirde kendilerine çimento
vermeyeceklerini’ söylediklerini duyduğunu belirtmiştir.
Özgür Çimento, Göltaş’a 16.9.2003, 24.9.2003, 27.9.2003 tarihlerinde faks 780
çekerek, daha önce olduğu gibi 300 ton klinker gönderilmesini talep etmiş;
ancak Göltaş 17.9.2003 tarihindeki faksında, kamyonların mesai bitimine
doğru gelmesi nedeniyle klinker yüklemesi yapılamadığını belirtmiştir.
Oysa, (…………………)’nun nakliyecilerinin ifade tutanaklarından, öğle
saatlerinde giden kamyonların da bekletilerek, ertesi gün yükleme yapıldığı
anlaşılmaktadır. Ayrıca Özgür Çimento’nun nakliye işleriyle uğraşan
(…………………). Ltd. Şti. yetkilisi ile 1.10.2003 tarihinde yapılan görüşmede,
Göltaş’tan kamyonlara mal yükleme işleminin 23:00’a kadar yapıldığı da ifade
edilmiştir. Dolayısıyla kamyonların Göltaş’a mesai saatinin bitimine doğru 790
gelmesinin yükleme yapılmasına mani olmayacağı açıktır.
Göltaş, 23.9.2003 tarihinde çektiği faksta ise, 1.10.2003 tarihinden itibaren
klinkerin fiyatını 29 $’dan 32 $’a çıkardığını bildirmiştir. Göltaş’ın İspanya’ya
E ylü l 20 03
M
ik
ta
r
(t
o
n
)
K lin ker S atış (Ö zg ür Ç im en to)
07-76/908-346
20
Ekim ayı ortasında satacağı klinkerin fabrika teslim fiyatının 17 $ olduğu14 göz
önüne alındığında, Özgür Çimento’ya fabrika çıkış 32 $’lık fiyatın ne kadar
yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Özgür Çimento, Mısır’dan klinkerin gemi
taşıma maliyeti dahil 32 $ fiyatla getirmektedir. Dolayısıyla Göltaş’ın, yurt
içinde klinker sattığı tek firma olan Özgür Çimento’ya klinker satışını
kısıtlamanın yanı sıra, klinker fiyatını ithal klinkerin fiyatına göre ayarlayarak 800
caydırıcı fiyat uyguladığı da anlaşılmaktadır.
Olayların gelişimi, Özgür Çimento’nun Göltaş’ın fabrika bölgesine çimento
satması nedeniyle, Göltaş’ın klinker satışını kısarak Özgür Çimento’nun
faaliyetlerini zorlaştırmayı amaçladığını göstermektedir.
Göltaş’ın 26.9.2003 tarihli faksında ise, ihracat yüklemeleri nedeniyle klinker
sevkinde aksamalar yaşandığı ifade edilmiştir. Oysa Göltaş’ın, 2003 yılı
içindeki klinker ihracatının tamamı, Temmuz ayından önce gerçekleştirilmiştir
(toplam (….) ton). Çimento olarak ise, 2003 yılında yapılan (….) ton ihracatın, 810
söz konusu çakışmaya sebep olabilecek kısmı sadece (….) tondur. Ayrıca
Eylül ayı sonu klinker stoku ise (….) tondur. Dolayısıyla, söz konusu dönemde
Göltaş’ın ihracat yüklemelerinin, Özgür Çimento’ya klinker satışını aksatacak
büyüklükte olmadığı, klinker satışını kısıtlamasının sebebinin ihracat
yüklemeleri olmadığı anlaşılmıştır.
Bu dönemde, Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB)’nin 26.8.2003
tarihinde Dış Ticaret Müsteşarlığı’na gönderdiği dilekçe dikkat çekicidir. Söz
konusu dilekçedeki, Antalya limanından standartlara uygun olmayan klinker
ithalatı yapıldığı iddiası ve söz konusu ithalatın durdurulması talebi nedeniyle, 820
Özgür Çimento’nun ithal ettiği klinker, 18.9.2003 tarihinde limanda incelenmek
üzere bekletilmiş ve bu nedenle Özgür Çimento, çimento üretimini
durdurmuştur. Özgür Çimento gibi öğütme tesisi ve hazır beton tesisi bulunan
Ado Çimento da, klinker getiren geminin Antalya limanında, söz konusu
uygulamadan dolayı bekletilmesi nedeniyle, öğütme tesisini durdurmak
durumunda kalmıştır.
Oysa, klinker kalitesine göre, kullanılan katkı maddelerinin oranının
ayarlanmasıyla, nihai ürün olan çimentonun kalitesinde standart
yakalanabilmektedir. Bu nedenle klinker, kalite standardı aranan bir ürün 830
değildir. Ayrıca, klinker ihraç eden şirketin, kalitesiz ürün göndermesi
müşterisini kaybetme ve taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle geminin
geri gönderilmesi riski gibi yüksek bir maliyeti göze alabilmesini
gerektireceğinden, böyle bir durum oldukça nadir rastlanır niteliktedir.
Bu durumda, üyeleri çimento fabrikaları olan TÇMB’nin, Antalya limanından
yapılan klinker ithalatını durdurmak için girişimde bulunması, Antalya’daki
öğütme tesislerinin yurt içi klinker temininde sıkıntılar yaşamaları nedeniyle
yöneldikleri ithalat yolunu kesmeye, öğütme tesislerinin faaliyetlerini
zorlaştırmaya yönelik bir girişim olduğu izlenimini uyandırmıştır. 840
14 24 $ olan liman teslim fiyatından, 7-8 $’lık Isparta-Antalya nakliye ve boşaltım maliyeti
düşüldüğünde fabrika teslim fiyatı 17 $ civarındadır.
07-76/908-346
21
Ayrıca, limandaki sorunlar nedeniyle çimento üretiminin durması, şirketin
müşteri kaybetmesi sonucu pazar payı kaybetmesine ve tekrar üretime
başlarsa taahhütlerini yerine getirememiş olmasından kaynaklanan imaj
kaybına neden olarak şirkete zarar verecek niteliktedir. Bu durum, klinkeri
sadece ithal ederek çimento üretmenin çok zor ve yukarıda bahsi geçen
riskler nedeniyle maliyetli olduğunu da göstermektedir.
Bu değerlendirmeler çerçevesinde, konu, Rekabet Kurulu’nun 9.10.2003 tarih,
03-66 sayılı toplantısında görüşülmüş ve “Göltaş Göller Bölgesi Çimento San. 850
ve Tic. A.Ş.’nin Özgür Çimento ve Beton End. A.Ş.’ye uyguladığı ve ekonomik
gerekçelerden yoksun olduğu anlaşılan klinker arzı kısıtlamasının ciddi ve
telafi olunamayacak zararlar doğuracağı kanaatine varılarak, yürütülmekte
olan soruşturma sonuçlanıncaya kadar, Göltaş Göller Bölgesi Çimento San.
ve Tic. A.Ş.’nin Özgür Çimento ve Beton End. A.Ş.’ye, ihlalden önceki duruma
uygun ve durumu koruyucu nitelikte olmak üzere, günlük 300 ton klinkerin
satışının 29 ABD Doları/Ton fiyat ile sağlanması gerektiğine” ilişkin 4054 sayılı
Kanun’un 9/4. maddesi uyarınca geçici tedbir kararı alınmıştır.
Söz konusu kararın geçerli olduğu, Danıştay 10. Dairesi’nin 9.3.2004 tarihli 860
yürütmeyi durdurma kararına kadar, Özgür Çimento klinker ihtiyacını
Göltaş’tan alarak karşılamıştır15.
I.3.1.2. Denizli Çimento
Denizli Çimento Özgür Çimento’nun klinker talebine, 18.4.2003 tarihli
yazısıyla karşılık vermiştir. Bu yazıda, dökme çimento için ton başına 73,5
milyon + KDV (Özgür Çimento’nun Antalya Aksu ve Belek’teki hazır beton
tesisleri teslimi16), klinker için ise fabrika teslimi olarak ton başına 32 $ + KDV
fiyat verilmiştir. Klinker, kullanım alanı kısıtlı ara bir mamul olması dolayısıyla, 870
bir alt ürünü olan çimentoda olduğu gibi yoğun biçimde ticarete konu değildir.
Ancak yine de, fiyatın oluşmasına baz teşkil edecek maliyet, ihracat fiyatı gibi
bazı objektif unsurlar bulunmaktadır. Bu dönemde Denizli Çimento’nun iç
pazara klinker satışı yoktur. Ado Çimento’ya yaptığı satışlar 2002 yıl sonu
itibarıyla durdurulmuştur.
Öte yandan, Denizli Çimento tarafından 2003 yılında toplam (……) ton klinker
ihracatı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu dış satımlara ilişkin bağlantı ve
yükleme tarihlerine bakıldığında, ağırlığın büyük oranda sene sonunda olduğu
görülmektedir. 880
Tablo 11- Denizli Çimento 2003 Yılı Klinker İhracat Bilgileri (Ton)
Firma İsmi Bağlantı
Miktarı
Bağlantı Tarihi Gerçekleşen
İhracat
Yükleme Tarihi
BMM (…….) (…….) (…….) (…….)
VVM (…….) (…….) (…….) (…….)
WILLCONE (…….) (…….) (…….) (…….)
CEM.LA U. (…….) (…….) (…….) (…….)
Toplam 221,820
15 Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu, 1.7.2004 tarihinde geçici tedbir kararını bozmuştur.
16 Denizli - Antalya arası yaklaşık 230 km.dir.
07-76/908-346
22
Bu satışlara ilişkin ortalama FOB fiyat ise ton başına 26,70 $’dır. Bu değerler
FOB cinsi olması dolayısıyla Antalya liman teslimidir. Şirketin bu işten net
kazancını öğrenmek için, ortalama 7,69 $/ton olan Denizli – Antalya nakliye
masrafının, liman giderlerinin ve yükleme maliyetlerinin de hesaba katılması
gerekir. Bu hususlar da dikkate alınarak bakıldığında, Denizli Çimento’nun,
Özgür Çimento’ya yaptığı şekilde, fabrika teslimi ihracat fiyatı ton başına
yaklaşık 19,00 $ civarına gelmektedir. Özgür Çimento’ya verilen 32 $ fiyatla 890
karşılaştırıldığında, arada bu kadar yüksek farkın bulunması ve Denizli
Çimento’nun, örneğin Ado Çimento’ya daha önceden 21,31 $ fiyatla klinker
veriyor olması17, 32,00 $’lık fiyatın mal vermemek için konulduğu izlenimini
uyandırmaktadır.
Şirketin klinkere ilişkin üretim ve kapasite kullanım oranlarına ilişkin bilgiler ise
aşağıdaki şekildedir.
Tablo 12- Denizli Çimento – Klinker Kapasite Kullanımı
Yıllar Kapasite (Ton) Üretim (Ton) Kapasite Kullanım Oranı
( % )
2000 (…….) (…….) (…….)
2001 (…….) (…….) (…….)
2002 (…….) (…….) (…….)
2003 (…….) (…….) (…….)
900
Öte yandan Özgür Çimento’nun 29.12.2003 tarihli ikinci klinker talebine
Denizli Çimento, 12.1.2004 yazısında “2004 yılı stok, üretim ve satış
programlarının dolu olması” nedeniyle olumsuz yanıt vermiştir (Dökme
çimento için ise 45 gün vadeli ve bant teslimi olmak üzere ton başına 82
milyon + KDV fiyat verilmiştir).
17 (…….)’nun (…….)’yla klinker alım-satımına ilişkin sözleşmede ton başına (…….) $ fiyat
tespit edilmiş olmakla birlikte, bu fiyat (…….) tesislerinde kamyon üstü teslim fiyatıdır.
Dolayısıyla (…….)’nun bu işten net kazancını öğrenmek için nakliye ve yükleme giderlerinin
çıkarılması gerekmektedir. Bu nedenle klinkerin bant teslimi fiyatı (…….) $’e denk gelmektedir
((…….) $ - (…….) $).
07-76/908-346
23
Grafikteki bilgilerden şirketin, Özgür Çimento tarafından ikinci talebin yapıldığı
Aralık 2003’teki klinker stok miktarının (…….) ve Ocak 2004’teki stok miktarının
ise (…….) ton olduğu anlaşılmaktadır. Fabrikanın 2003 yılı kapasitesi kullanım
oranının % (…) olduğu da göz önüne alındığında, aylık 6.000 tonluk klinker 910
talebinin karşılanmasında sıkıntı olmayacağı kanaati oluşmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalardan görüleceği üzere Denizli Çimento, klinker satma
konusunda uygun durumda bulunmasına rağmen, Özgür Çimento’nun klinker
taleplerinden ilkine yüksek fiyat teklif ederek, diğerine ise üretim-satış-stok
programının doluluğunu sebep göstererek olumsuz yanıt vermiş, Özgür
Çimento’ya klinker vermekten kaçınmıştır.
I.3.1.3. Çimsa
920
Özgür Çimento tarafından, 16.4.2003’te Çimsa’ya gönderilen yazıya makul bir
sürede yazılı cevap alınamaması nedeniyle, şirkete 22.7.2003 tarihinde aynı
içerikli bir başka yazı gönderilmiştir. Yazıda, Mersin limanı teslim18 klinker
talep edilmiştir. Zira, Çimsa’nın Mart 2003’te Antalya Limanı’ndaki tesisini
devretmesi, Özgür Çimento’ya Mersin limanında teslim klinker satmasına
engel olacak nitelikte değildir. Çimsa’nın bu yazıya karşılık olarak 24.7.2003
tarihinde gönderdiği cevapta, klinkere ilişkin tüm bağlantıların 2003 yılbaşı
öncesi yapılmış olması dolayısıyla klinker verilemeyeceği ifade edilmiştir
(Dökme çimento için ise Mersin fabrika bant teslimi olarak ton başına 67,5
milyon + KDV fiyat verilmiştir). 29.12.2003 tarihli klinker ve dökme çimento 930
talebine ilişkin verilen 31.12.2003 tarihli cevapta, çimento için öncekiyle aynı
koşullarda 72,5 milyon + KDV fiyat verilirken, klinkere ilişkin hiçbir ifade
bulunmamaktadır. Söz konusu iki dönem için Çimsa’nın klinker üretim-satış-
18 Çimsa’nın klinker ve çimento üretim tesisi Mersin yakınlarındadır. Mersin – Antalya arası
yaklaşık 490 km.dir. Mart 2003’e kadar Çimsa Antalya bölgesine olan sevkiyatını Antalya
Limanı’ndaki tesislerini kullanarak deniz yoluyla yapmaktaydı. Ancak bu tarihten itibaren söz
konusu liman tesislerinin Denizli Çimento’ya kiralanması dolayısıyla bu bölgeye yapılan
sevkiyat iyice azaltılmıştır.
D e n iz l i Ç i m e n t o K l i n k e r S t o k M i k t a r ı ( T o n ) 2 0 0 3 O c a k -
2 0 0 4 M a y ıs
O c a .0 3 N is . 0 3 T e m .0 3 E k i. 0 3 O c a . 0 4 N is . 0 4
07-76/908-346
24
stok, kapasite kullanım oranları gibi bilgilerine bakıldığında aşağıdaki tabloyla
karşılaşılmaktadır19.
Tablo 13- Çimsa - Gri Klinker Kapasite Kullanımı
Yıllar Kapasite (Ton) Üretim (Ton) Kapasite Kullanım Oranı ( % )
2000 (…….) (…….) (…….)
2001 (…….) (…….) (…….)
2002 (…….) (…….) (…….)
2003 (…….) (…….) (…….)
Tablo 14- Çimsa - Beyaz Klinker Kapasite Kullanımı
Yıllar Kapasite (Ton) Üretim (Ton) Kapasite Kullanım Oranı ( % )
2000 (…….) (…….) (…….)
2001 (…….) (…….) (…….)
2002 (…….) (…….) (…….)
2003 (…….) (…….) (…….)
940
Yukarıdaki bilgilerden de görüleceği üzere Çimsa 2003 yılında gri klinker
kapasitesinin % (…)’ini kullanmıştır.
Çimsa’nın, Özgür Çimento’nun yanıtlanmayan ilk talebinin yapıldığı Nisan
2003 dönemindeki gri klinker stoku (…….) ton seviyesindedir. 22 Temmuz’daki
talebe karşılık olarak, yoğunluk nedeniyle klinker verilemeyeceği şeklindeki
cevabın verildiği dönemdeki gri klinker stoku ise (…….) tondur.
Özgür Çimento’nun Çimsa’dan ikinci talebini yaptığı Aralık 2003 ve sonrasına
ilişkin Çimsa’nın gri klinker stoklarına ilişkin bilgiler ise aşağıdaki şekildedir: 950
19 Birinci üretim hattı sadece gri klinker üretmektedir. Kuruluş kapasitesi 1.000.000 Ton/Yıl
olup, 1.100.000 Ton/Yıl dolayında üretim yapılabilmektedir. İkinci üretim hattında hem beyaz,
hem de gri klinker üretilebilmektedir. Yalnız gri klinker üretilmesi halinde 600.000 Ton/yıl,
beyaz klinker üretilmesi halinde 460.000 – 480.000 Ton/Yıl üretim kapasitesine
ulaşılmaktadır. Üçüncü hat yalnız beyaz klinker üretimi için dizayn edilmiş olup, yılda 550.000-
570.000 ton beyaz klinker üretebilmektedir. Bu hesaplamalar, beyaz klinker üretiminin sadece
beyaz klinker üretimi yapılan hatta gerçekleştirildiği ve ikinci hatta sadece gri klinker üretildiği
varsayımıyla yapılmıştır.
07-76/908-346
25
Yukarıdaki grafikten de görüleceği üzere, Çimsa’nın Aralık 2003’teki gri klinker
stok miktarı yaklaşık (…….) tondur.
Öte yandan Çimsa’nın 2003 yılı klinker ihracatı toplamda sadece (…….)
tondur. Buna ilişkin aylık bazdaki bilgiler şu şekildedir.
Ç i m s a 2 0 0 3 Y ı l ı K l i n k e r İ h r a c a t ı ( T o n )
O
ca
.0
3
Şu
b.
03
M
ar
.0
3
N
is
.0
3
M
ay
.0
3
H
a z
.0
3
Te
m
.0
3
A ğ
u.
03
E y
l.0
3
E k
i.0
3
Ka
s .
0 3
A r
a.
0 3
960
I.3.1.4. Batı Grubu
Özgür Çimento tarafından Batısöke’ye yapılan ilk başvuruya herhangi bir
cevap alınamamıştır. Özgür Çimento’nun şirkete 29.12.2003 tarihli yazısıyla
iletilen talebi ise, 7.1.2004 tarihinde yanıtlanmıştır. Batısöke’nin cevabında,
dökme çimento için Söke fabrikası teslimi20 olmak üzere ton başına 82 milyon
TL fiyat verilmiş, klinker talebi ise “ihracat bağlantıları dolayısıyla”
reddedilmiştir. Söz konusu yazıda ayrıca, Batısöke’nin yurt içinde grup
şirketleri haricindeki taraflara klinker satışı yapmadığı belirtilmektedir.
970
20 Batı Grubu, Antalya il merkezine çimentoyu, 140 km. uzaklıkta bulunan Burdur/Çavdır’daki
öğütme tesisinden getirmektedir. Bu tesisin klinker ihtiyacını sağlayacak en yakın fabrikası ise
buraya 205 km. mesafede olan Aydın/Söke’de kurulu olan Batısöke’dir.
Çimsa Gri Klinker Stok Miktarı (Ton) / 2003 Ocak -
Temmuz
Oca.03 Şub.03 Mar.03 Nis.03 May.03 Haz.03 Tem.03
07-76/908-346
26
Batısöke Klinker Stok Miktarı (Ton) / 2003 Ocak - 2004 Mart
Oc
a.0
3
Şu
b.0
3
Ma
r.0
3
Ni
s.0
3
Ma
y.0
3
Ha
z.0
3
Te
m.
03
Ağ
u.0
3
Ey
l.0
3
Ek
i.0
3
Ka
s.0
3
Ar
a.0
3
Oc
a.0
4
Şu
b.0
4
Ma
r.0
4
Grafikten de görüleceği üzere, ilk talebin geldiği Nisan 2003’teki Batısöke’nin
klinker stok miktarı (…….) tondur. İkinci talebin yapıldığı Aralık 2004 ve Ocak
2004’e ilişkin klinker stok miktarları ise sırasıyla (…….) ve (…….) tondur.
Batısöke’nin klinker üretim ve kapasite bilgileri ise şu şekildedir.
Tablo 15- Batısöke - Klinker Kapasite Kullanımı
Yıllar Kapasite (Ton) Üretim (Ton) Kapasite Kullanım Oranı ( % )
2000 (…….) (…….) (…….)
2001 (…….) (…….) (…….)
2002 (…….) (…….) (…….)
2003 (…….) (…….) (…….)
980
Öte yandan 2003 yılında, Batısöke ve Batıçim’den gerçekleştirilen klinker
ihracatına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir21.
Tablo 16- Batı Grubu 2003 Yılı Klinker İhracat Bilgileri (Ton)
Ülke Bağlantı
Miktarı
Bağlantı Tarihi Gerçekleşen
İhracat
Ortalama Birim
Fiyat
İspanya (…….) (…...) Euro
İtalya
(…….) (…….)
(…….) (…...) USD
İtalya (…….) (…….) (…….) (…...) Euro
Kanarya A. (…….) (…….) (…….) (…...) USD
Toplam 626.210
21 Batısöke’nin 2003 yılı klinker ihracatı (…...) ton olarak gerçekleşmiştir. Kalan (…...) tonluk
kısım Batıçim’in ihracatıdır.
07-76/908-346
27
I.3.1.5. Savunmalar ve Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
990
I.3.1.5.1. Göltaş
Göltaş’ın savunmasında, uyumlu eylemin varlığından söz edebilmek için; a)
En az iki veya daha fazla işletme olması, b) Bilinçli paralellik bulunması, c)Bu
paralel davranışların ekonomik ve rasyonel gerekçelerle açıklanamaması, d)
Rekabetin sınırlanması şartlarının bir arada bulunması gerektiği dile
getirilerek, Göltaş açısından söz konusu şartların gerçekleşmemiş olduğu,
Soruşturma Heyeti tarafından getirilen uyumlu eylem karinesinin hiçbir somut
göstergeye dayanmadığı, soruşturmaya konu teşebbüslerin davranışları
arasında bilinçli paralellik olduğunu gösterir hiçbir delil bulunmadığı, paralel bir 1000
davranışın varlığı kabul edilse dahi, bunun “oligopolistik bağımlılık” kavramının
doğal bir sonucu olduğu ve sonuca esas teşkil eden iddiaların
kanıtlanamadığı bir noktada da karineye başvurulmasının söz konusu
olamayacağı öne sürülmektedir.
Teşebbüsün yukarıda yer verilen iddialarına ilişkin olarak öncelikle, uyumlu
eyleme karine teşkil eden göstergeler ile ilgili pazarın rekabetin engellendiği
piyasalardakine benzerlik gösteren özelliklerine ayrıntılı olarak yer verilmiş ve
karineye dayanak teşkil eden delillerin somut bir şekilde sunulmuş olduğu
ifade edilmelidir. Kanun’un 4. maddesinin son fıkrasında yer aldığı üzere, 1010
uyumlu eylemde bulunmadığını iddia eden teşebbüsün, soruşturma konusu
eylemlerin ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayandığını ispat etme
yükümlülüğü bulunmaktadır. Savunmada yer verilen, oligopolistik bağımlılık
iddiası ise, mal vermeyi reddetmenin ekonomik ve rasyonel gerekçelere
dayanmaması durumunda geçersiz hale gelecektir.
Göltaş’ın, uyumlu eylem iddiasına konu yapılan davranışının ekonomik ve
rasyonel gerekçelere dayanan ticari bir karar olduğuna ilişkin açıklamalarına
aşağıda yer verilmektedir:
1020
Teşebbüs tarafından öncelikle, Göltaş ile Özgür Çimento arasında klinker
alım-satımına ilişkin olarak 1 Ocak 2003 tarihinde akdedilmiş olan
Sözleşme’de miktar konusuna dair herhangi bir kısıtlama getirilmemiş ve
sayılan haklı ve makul sebeplerin varlığı halinde klinker sevkiyatının
sınırlanabileceğinin açıkça belirtilmiş olduğu ifade edilerek, Eylül 2003
döneminde Özgür Çimento’ya klinker satış miktarında görülen azalmanın,
Göltaş’ın ihracat bağlantılarından kaynaklanmış olması sebebiyle, kısıtlama
veya boykot olarak nitelendirilemeyeceği belirtilmektedir.
Söz konusu iddiaya karşılık olarak, sözleşmede miktar konusuna dair bir 1030
kısıtlama getirilmemiş olmasının, söz konusu eylemin rekabeti kısıtlayıcı bir
eylem ya da arz boykotu olarak değerlendirilmesinin önünde bir engel teşkil
etmediği ifade edilmelidir. 4054 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan
değerlendirme neticesinde, söz konusu eylemin, rekabeti engelleme amacıyla
ortaya çıktığı ve dolayısıyla bir arz kısıtlaması teşkil ettiği kanaatine
ulaşılmıştır.
07-76/908-346
28
Göltaş’ın 2003 yılı içindeki klinker ihracatının tamamının Temmuz ayından
önce gerçekleştirilmiş olması sebebiyle, Eylül ayındaki mal sevkiyatında
meydana gelen azalmanın ihracat bağlantılarından kaynaklanamayacağının 1040
Ek Görüş’te ifade edilmesi üzerine; Göltaş’ın savunmasında, karşı taraftan
kaynaklanan birtakım nedenlerle gerçekleştirilememiş olduğu halde, ilgili
dönemde, Ağustos ayının ortasından başlayarak yıl sonuna kadar
15.000/20.000 metre/ton’luk gemilerle toplam (…...) metre/ton çimento ihracatı
yapılması için (…………………..) Limited Şirketi ile anlaşılmış olduğu ve
Göltaş’ın stok miktarını bu doğrultuda şekillendirdiği ifade edilmektedir.
Söz konusu bağlantıya ilişkin şirketler arasında gerçekleşen yazışmalarda
çimentonun (…………………..) Limited Şirketi’ne teslim edilmesine ilişkin en
geç tarihin, 27.8.2003 tarihli faks mesajında belirtilen 5-15 Ekim 2003 tarihi 1050
olduğu görülmektedir. Bunun yanısıra, teşebbüsler arasındaki son yazışmanın
da 3.9.2003 tarihini taşımakta olduğu göz önüne alındığında, söz konusu
anlaşmanın bu dönemde bozulmuş olduğunu düşünmek yanlış olmayacaktır.
Dolayısıyla, Göltaş’ın söz konusu ihracat bağlantısı, teşebbüsün bu tarihten
sonra Özgür Çimento’ya mal vermeme yönündeki eylemini açıklamamaktadır.
Teşebbüs tarafından, 2003 yılının Eylül, Ekim, Kasım aylarına denk gelen
dönemde klinker kapasite kullanım oranı % (…) civarında iken; 2004 yılının
ikinci çeyreğine denk gelen dönemde kapasite kullanım oranının %(…)’lere
kadar çıkmasına rağmen, stok miktarının yetersiz olması sebebiyle, başka 1060
teşebbüslerden klinker satın alma yoluna gidildiği vurgulanmaktadır. Rekabet
Kurulu tarafından, Göltaş hakkında Özgür Çimento’ya klinker temin
edilmesine yönelik olarak alınmış olan tedbir kararı ile piyasalarda suni bir
ortam yaratılmış olduğu iddia edilerek, piyasadaki hareketlilik karşısında
mevcut stoklarının yetersiz kalması sebebiyle 18-21 Nisan 2004 tarihleri
arasında Göltaş’ın Set Afyon Çimento’dan klinker almak zorunda kalmış
olmasının söz konusu durumun kanıtı olduğu öne sürülmektedir.
Öncelikle Göltaş’ın başka bir teşebbüsten klinker alma zorunluluğunun, tedbir
kararının yürütmesinin durdurulmuş olduğu dönemden sonraki bir dönemde 1070
ve sadece 4 günlük bir süre için söz konusu olduğu belirtilmelidir. Tedbir
kararının alındığı 2003 yılının Ekim ayından, söz konusu kararın yürütmesinin
durdurulduğu 2004 yılı Mart ayına kadar, teşebbüs başka teşebbüslerden
klinker almak durumunda kalmamış olup, tedbir kararıyla suni bir ortam
yaratılmış olduğu iddiası yersizdir. 2004 yılının ikinci yarısında %(…)
kapasiteyle çalışılmış olmasına rağmen stokların yetersiz kalmasının ise; söz
konusu talep artışının teşebbüs tarafından öngörülememiş olması ve önceki
dönemlerde daha düşük kapasiteyle çalışılmış olmasından kaynaklanması
muhtemeldir. Tedbir kararının uygulanmakta olduğu Ekim 2003- Mart 2004
dönemi ve sonrasındaki klinker stok miktarlarına ilişkin tabloya aşağıda yer 1080
verilmektedir:
07-76/908-346
29
Tablo 17- Göltaş Ekim 2003-Mart 2004 Dönemi Klinker Stok Miktarları
AYLAR STOK MİKTARI
Ekim 2003 (….)
Kasım 2003 (….)
Aralık 2003 (….)
Ocak 2004 (….)
Şubat 2004 (….)
Mart 2004 (….)
Nisan 2004 (….)
Mayıs 2004 (….)
Haziran 2004 (….)
Temmuz 2004 (….)
Yukarıda yer verilen tablodan da görüleceği üzere, Göltaş’ın klinker stok 1090
miktarının yetersiz kalmasının tedbir kararıyla bir ilgisi bulunmadığı, söz
konusu tedbir kararının yürütmesinin durdurulduğu Mart 2004 tarihinden sonra
Göltaş’ın stoklarındaki nisbi düşüşten anlaşılmaktadır.
Göltaş tarafından Ado Çimento’ya klinker verilmemesi hususuna ilişkin olarak
ise; Ado Çimento’nun Göltaş’tan klinker satın almamasının kendi tercihi
olduğu öne sürülmektedir.
Oysa, Ado Çimento’nun 12.11.2003 tarihinde Göltaş’tan 2004 yılı için klinker
talebinde bulunmasının yanı sıra, Ado Çimento yetkililerinin ithalata yönelme 1100
sebeplerinin Denizli Çimento ve Göltaş’ın kendilerine klinker sağlamaması
olduğuna ilişkin açıklamaları da dikkate alındığında, Ado Çimento’nun ithalata
yönelmesinin kendi tercihi olduğu iddiasının gerçekçi olmadığı
anlaşılmaktadır.
Teşebbüs savunmalarında ayrıca, yerinde inceleme sırasında sunulan yetki
belgelerinin ilgili ürün pazarı, coğrafi pazar ve soruşturma konusu ile sınırlı
olması gerekirken, bu belgelerin hiçbir sınırlama içermediğini ifade etmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinin son fıkrasında yer alan düzenleme 1110
“...Uzmanlar yerinde incelemeye giderken konusunu, amacını ve yanlış bilgi
verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağını gösteren bir yetki belgesi
bulundururlar.” şeklinde olup, yetki belgesinde incelemenin konusu, amacı ve
yanlış bilgi verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağı hususlarının
bulunması gerektiği belirlenmiştir. İlgili ürün ve coğrafi pazarın belirtilmesi
gereğinden bahsedilmemiştir. Yerinde incelemelerde sunulan yetki
belgelerinde yer alan ifadeler, incelemenin konu, amaç ve para cezalarına
ilişkin açıklayıcı bilgilerin bulunması nedeniyle yeterli görülmüştür.
I.3.1.5.2. Denizli Çimento 1120
Teşebbüs, klinker ve çimento kapasite, stok, ihracat miktarı vs. gibi rakamları
içeren tablolardaki rakamlara itiraz etmemekle beraber, bu tablolarla iddialar
arasında bir bağ bulunmadığını, örneğin Raporda, "Denizli Çimento'da stok
varken klinker talebinin karşılanmasının sıkıntı yaratmayacağı" şeklinde ifade
edilen görüşe katılmadığını; Denizli Çimento'nun klinker üretim kapasitesinin,
07-76/908-346
30
asıl ürün olan çimento için gerekli rezervi sağlama hedefine yönelik olup, ana
amacın klinker satışı olmadığını; çimento üreten bir teşebbüsün çimento
üretiminde aksaklık yaşanmaması bakımından çimento üretimi için asgari bir
aylık klinker stoku bulundurmak zorunda olduğunu; bu stok miktarının da 1130
asgari 100 bin ton civarında bir miktara karşılık geldiğini; bu emniyetli rezervin
stokta bulunmasının teşebbüsün zaten kendi doğal ihtiyacı olduğunu ifade
etmektedir.
Değerlendirmeye esas olan veriler, Denizli Çimento’nun klinker ve çimento
kapasite, stok, ihracat miktar ve fiyatları vs. gibi rakamlarıdır. Söz konusu
verilerden hareketle, Denizli Çimento’nun klinker satmamasının rasyonel bir
gerekçesinin olup olmadığına ilişkin olarak klinker satabilecek durumda
olduğu tespit edilmiş; daha sonra ise öğütme tesislerine klinker satışının ve
ihracatın karlılığı sorgulanarak mal vermemenin rasyonel ve ekonomik bir 1140
gerekçesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumun, Denizli Çimento ve
Göltaş’ın öğütme tesislerine klinker satışlarını kısarak/durdurarak çimento ve
hazır beton pazarlarında rakibi konumunda olan öğütme tesislerinin
faaliyetlerini zorlaştırmaya çalışmaları dışında bir açıklaması kalmamıştır.
Denizli Çimento savunmalarında, bu durumun aksini ispatlayamamıştır.
Ayrıca, 100 bin tonluk stok miktarı, soruşturma tarafları teşebbüsler tarafından
da çok nadiren bulundurulan bir miktardır. Zira stok bulundurma maliyeti ve
stokların teşebbüse maliyeti göz önünde bulundurulduğunda, fazla stok
bulundurmanın dezavantajı daha iyi anlaşılacaktır. 1150
Teşebbüs savunmalarında, Denizli Çimento`nun 2003 yılından itibaren Ado
Çimento'ya klinker satışı yapmayarak Ado Çimento'yu piyasadan çekilmeye
zorlama amacıyla gerçekleştirildiği iddiasının varit olmadığı; iddianın doğru
olması durumunda Ado Çimento'ya 2003 yılından önce de klinker satışı
yapılmamış olmasının gerekeceği; oysa karşılıklı ticari ilişkilerin sağlandığı ve
şartların uygun olduğu her dönemde Ado'ya klinker satıldığı; 2003 yılında
böyle bir ilişkinin olmamasının nedeninin, Ado'nun 2002 yılında aldığı klinker
bedelini uygun vade sağlandığı halde, 2003 yılı ortalarına kadar ancak
ödeyebildiği; taraflar arasında vade fiyat gibi konularda tam bir uyum 1160
sağlanmadığı için 2003 yılında mal alışverişinin olmadığı ifade edilmektedir.
Ado Çimento'ya klinker satışı yapılmaması daha önceki yılları kapsamamakla
birlikte, bu durum, Denizli Çimento ve Göltaş'ın uyumlu eylem ile son
dönemlerde uygulamaya koydukları yeni bir strateji olarak
değerlendirilmektedir. Yani daha önceki dönemlerde mal verilmiş olması, hali
hazırda aynı rekabetçi yapının korunmakta olduğunun garantisi değildir.
Denizli Çimento'nun uzun bir dönem gerek fason üretim anlaşmaları, gerekse
mevcut klinker ticareti şeklinde Ado Çimento ile gerçekleştirdiği ticaretin 1170
birden kesilmesi ekonomik gerekçelerle açıklanamamaktadır. İddia edilen Ado
Çimento'dan tahsilatta yaşanan güçlüklere ilişkin belgeler, Ek Görüş’te
teşebbüsten istenmiş, ancak teşebbüs tahsilatta sorun yaşanması durumunda
düzenlenen noter ihtarnamesi gibi belgeler yerine, sadece Ado Çimento’nun
2002 yılında aldığı çimento bedelini 2003 yılı ortalarına kadar ödediğini
gösteren Ado Çimento’nun ödeme planını içeren faks mesajını göndermiştir.
07-76/908-346
31
Söz konusu belgeler, ödeme koşullarına ilişkin bir anlaşmazlıktan ziyade, iki
teşebbüsün üzerinde mutabık kaldıkları bir ödeme planını ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte, Ado Çimento’nun vade tarihinden birkaç günlük gecikmelerle
ödeme yaptığı görülmekle birlikte, söz konusu gecikmelerin Ado Çimento’ya 1180
klinker satışına son verilmesini gerektirecek boyutlarda olduğu şüphelidir.
I.3.1.5.3. Çimsa
Teşebbüs, yaptığı savunmalarda; Antalya çimento ve hazır beton pazarındaki
payının sürekli azalan bir trend izlemesi ve söz konusu pazarda son derece
küçük bir oyuncu olması itibarıyla, soruşturma kapsamındaki diğer
teşebbüslerle aynı kefeye konulmasının yanlış olduğunu ifade etmektedir.
Soruşturma, Antalya Bölgesi’ne ekonomik olarak klinker satan/satma 1190
kapasitesine sahip olan teşebbüsler hakkında açılmıştır. Çimsa ve diğer
teşebbüslerin pazardaki konumu, değerlendirme yapılırken dikkate alınmıştır.
Ayrıca değerlendirme yapılırken, Çimsa’nın Antalya Limanı’ndaki tesisini
Denizli Çimento’ya kiralaması, Antalya’daki hazır beton tesisleri için gerekli
olan çimentoyu, bölgedeki çimento fabrikalarından temin etmesi dikkate
alınmıştır. Ancak, mevcut haliyle kendi çimentosunu kullanmasa dahi,
Çimsa’nın Antalya hazır beton pazarında faaliyet gösteriyor olması, Özgür
Çimento’nun söz konusu pazarda Çimsa’nın rakibi konumunda bulunduğu da
bir gerçektir.
1200
Teşebbüsün yaptığı savunmada; 2003 yılında beyaz klinker ve beyaz
çimentoya talebin artması nedeniyle, (…….) tarihinde II. üretim hattında gri
klinker üretiminin durdurularak, (…….) tarihine kadar beyaz klinker üretimine
geçildiği ifade edilmiştir. Bu durum, Tablo 14’te Çimsa’nın beyaz klinker
kapasite kullanım oranının % 138 olmasını da açıklamaktadır. Zira, (…….)’nın
gönderdiği veriler ile 22. dipnotta yer alan “(…………TİCARİ SIR……….)”
varsayımı düzeltilmiştir. Dolayısıyla gri klinker kapasite kullanım oranının %
(…) görünmesine rağmen, aslında söz konusu hattın beyaz klinker üretmesi
nedeniyle, kapasite kullanım oranının artırılması suretiyle gri klinker üretiminin
artırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. 1210
Bunun yanı sıra, gri klinker stoklarının Nisan’dan itibaren iç piyasanın
canlanacağı ve ikinci tesisin uzun süre beyaz çimento üretimine bağlı kalacağı
dikkate alındığında, Çimsa’nın ihtiyacını bile karşılayacağı şüpheli bir stok
olduğu belirtilerek, takip eden aylarda stokların hızla eridiği ((…….), (…….)
aylarında gri klinker stoku (…….) ton, Eylül ayında (…….) ton) ve Çimsa’nın
2003 yılında gerek iç gerekse dış klinker satışlarını azaltmasına rağmen
ihtiyacı olan gri klinkeri karşılayamayıp, dışarıdan satın aldığı ifade
edilmektedir. Fiyatlar açısından iç piyasaya yapılan satışların daha karlı
olduğuna ilişkin değerlendirmeye yönelik olarak, Çimsa’nın gri klinker satışını 1220
(…………………………………..) gibi stratejik nedenlerle gerçekleştirdiği ve
fiyat unsurunun ikinci planda kaldığı ifade edilmektedir.
Savunmada yer verilen bir diğer husus ise, Çimsa’nın gri klinker alış-satışına
ilişkindir. (…….)’nın, 2003 yılında Kayseri’deki öğütme tesisine ve ekonomik
birlik içerisinde yer aldığı (…………………….) San. Tic. A.Ş.’nin gri kinker
07-76/908-346
32
ihtiyacına yönelik (…….) ton gri klinker satışına rağmen, (…….) ton gri klinker
satın aldığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla, Çimsa’nın Özgür Çimento’nun klinker
taleplerini karşılamalarının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
1230
Savunmada gönderilen 2003 yılı kapasite kullanım oranları, klinker alış-satış
miktarları, aylık stok miktarları incelendiğinde, teşebbüsün stoklarının özellikle
yaz aylarında aşırı düştüğü, klinker alışlarının satışlardan daha fazla olduğu,
daha çok klinker alıcısı konumunda bulunduğu görülmüştür. Böyle bir
durumda, klinker alıcısı konumuna gelen bir şirketin, özellikle de stoklarındaki
aşırı düşüş nedeniyle, taahhütlerini yerine getirememe pahasına klinker
satmasını beklemek akılcı olmayacaktır. Bu durumda, ihracat-yurt içi satışların
karlılıklarının karşılaştırılması da anlamsız hale gelmektedir.
Teşebbüsün savunmalarına ilişkin olarak yukarıda yer verilen bilgi ve 1240
değerlendirmeler ışığında, savunmalarda belirtilen hususların, Özgür
Çimento’nun klinker talebinin yapıldığı dönemde, Çimsa’nın klinker satışı
yapabilecek durumda olmadığını, dolayısıyla 2003 yılına ait uyumlu eylem
şeklindeki rekabet ihlaline katılmadığını ortaya koyduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.1.5.4. Batı Grubu
Teşebbüs savunmalarında, Batıçim'e ait olan Çavdır Öğütme ve Paketleme
Tesisi ile Batısöke'nin merkezlerinin soruşturma konusu Antalya-Merkez'e
uzak mesafede bulundukları ve buradan klinkerin taşınmasının ekonomik 1250
bulunmadığı; netice itibari ile bu soruşturma kapsamında Antalya-Merkez
klinker pazarında herhangi bir faaliyeti olmayan Batıçim'in eylemlerinin,
ekonomik ve rasyonel gerçeklerle açıklanabilen; borçlar hukukundaki
"sözleşme serbestisi" ve serbest piyasa ekonomisindeki "teşebbüslerin
serbestçe karar alabilmesi" ilkelerinin bir yansıması olan ve ayrıca tamamen
bağımsız olarak belirlenen süregelen şirket politikalarına uygun alınmış tek
taraflı kararların sonucu olduğu; Batıçim'in piyasadaki diğer şirketler ile
hareketlerini bilinçli olarak aynı yöne yöneltme iradesinin bulunmadığı, tüm
faaliyetlerini kendi bağımsız kararları ile yönlendirdiği, Özgür Çimento
tarafından yapılan ürün taleplerine bugüne kadar izlenen şirket politikası 1260
sonucu farklı bir yanıtın verilmediği, müvekkilin bugüne kadar gerek şikayetçi
Özgür Çimento'ya, gerekse Ado Çimento'ya hiçbir şekilde klinker satmadığı;
(…………….TİCARİ SIR……………); şirket eylemlerinin, 4054 sayılı Kanun'un
4. maddesine uygun olarak ekonomik ve rasyonel gerekçeler ile
açıklanabileceğinin açıkça tespit edileceği; söz konusu klinker talebinin ihracat
bağlantıları dolayısıyla reddedildiği ve bu gerekçenin rasyonel ve diğer
teşebbüslerin benzer davranışlarından tamamen farklı ekonomik dayanakları
olan tek yanlı verilmiş bir karar ile ortaya çıktığı; söz konusu ürün talebine
ilişkin cevabın paralel davranış olarak nitelendirilemeyeceği belirtilmektedir.
1270
Batı Grubu, Çavdır’da bulunan öğütme ve paketleme tesisleri aracılığıyla
bölgeye çimento satışının olması ve Antalya piyasasına olan klinker satma
potansiyeli ve bu doğrultuda kendine yapılan klinker talebini karşılamaması
doğrultusunda soruşturmaya dahil edilmiştir.
07-76/908-346
33
Batıçim'in Antalya pazarına klinker satış potansiyeli bulunmakla birlikte,
bölgeye daha önce klinker satışı yapmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, 2003
yılında öğütme tesislerine klinker satmayarak, davranışlarında bir değişiklik
gerçekleştirmemiştir. Ayrıca, Antalya çimento pazarındaki payının çok düşük
olması ve hazır beton pazarında faaliyetinin bulunmaması da dikkate 1280
alındığında; Batı Grubu’nun, Antalya’daki öğütme tesislerine klinker
satmayarak, çimento ve hazır beton pazarlarındaki faaliyetlerini zorlaştırmaya
yönelik uyumlu eyleme katılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.2. Uyumlu Eyleme İşaret Eden Diğer Göstergeler
Önceki bölümde detaylı olarak yer verilen, çimento ve hazır beton
pazarlarında rakibi konumunda olan öğütme tesislerine klinker vermeyerek
faaliyetlerini zorlaştırmaya çalıştıkları iddiasına ilişkin olarak öncelikle, bölgeye
klinker satan teşebbüslerin mal vermeyi reddetmelerinin sebebine ilişkin 1290
olarak, teşebbüslerden Göltaş, Denizli Çimento ve Batı Grubu’nun söz konusu
talebi karşılayacak durumda oldukları, Çimsa’nın mal verebilecek durumda
olmadığı tespiti yapılmıştır. Bu durumda, klinker satabilecek teşebbüslerin,
satış yapmama kararının bireysel veya rakiplerle koordineli olarak verilmiş
olması önem kazanmaktadır.
Soruşturma sürecinde yapılan yerinde incelemelerde, ilgili teşebbüsler
arasında anlaşmanın varlığını gösterecek deliller bulunamamıştır. Ancak,
anlaşma ispatlanamamakla birlikte, konuya ilişkin olarak uyumlu eylem
karinesinin getirilebilecektir. 1300
Uyumlu eylem karinesi, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde ifade edildiği
şekliyle, “bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki
fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet
bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu kısıtlandığı piyasalardakine
benzerlik göstermesi” durumunda kullanılabilecek bir kavramdır. Bir başka
ifadeyle bir teşebbüs, diğer teşebbüslerle birlikte, normal piyasa koşulları
altında kendi çıkarı için doğru olan bir hareketi yapmıyorsa ya da örneğin, fiyat
gibi bazı parametrelerin hareketleri normal koşullarda olması beklenenden
farklılıklar gösteriyorsa, söz konusu pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin 1310
uyumlu eylem yoluyla, anılan Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği söylenebilir.
Uyumlu eylem suçlamasıyla karşılaşan teşebbüsler, aksini ispatlayarak bu
sorumluluktan kurtulabilir.
Uyumlu eylem karinesi, yukarıda da açıklandığı üzere ilgili pazar yapısının,
rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine
benzemesi durumunda kullanılabilmektedir. Yani bir pazarda normal şartlarda
ya da pazarın olması gerektiği gibi doğal işleyişi içerisinde teşebbüslerden
beklenen davranışlar gözlenmiyorsa, o pazarda suni bir takım oluşumların
varlığından söz etmek gerekir. 1320
07-76/908-346
34
Bu bağlamda Antalya pazarının klinker ithalat – ihracat değerleri, söz konusu
suni oluşumlara işaret eder niteliktedir22.
Tablo 18- Göltaş - İhracat Miktarları (Ton)
2000 2001 2002 2003 2004 (5 ay)
T. Çimento (……) (……) (……) (……) (……)
Klinker (……) (……) (……) (……) (……)
Toplam (……) (……) (……) (……) (……)
Tablo 19- Denizli Çimento - İhracat Miktarları (Ton)
2000 2001 2002 2003 2004 (5 ay)
T. Çimento (……) (……) (……) (……) (……)
D. Çimento (……) (……) (……) (……) (……)
Klinker (……) (……) (……) (……) (……)
Toplam (……) (……) (……) (……) (……)
Tablo 20- Özgür Çimento ve Ado Çimento Klinker İthalatı (Ton)
2000 2001 2002 2003 2004 (5 ay)
Özgür Çimento (……) (……) (……) (……) (……)
Ado Çimento (……) (……) (……) (……) (……)
1330
Yukarıdaki tablolardan görüleceği üzere, Antalya Limanı’ndan 2003 yılı
içerisinde Denizli ve Göltaş tarafından toplam (……) ton klinker ihracatı
gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, söz konusu dönemde Özgür Çimento ve Ado
Çimento aynı limandan toplam (……) ton klinker ithalatı yapmıştır23. Yani,
aynı limandan (……) tondan fazla klinker yurtdışına satılırken, yine aynı
limandan (……) tona yakın klinker yurtdışından satın alınmıştır. Böyle bir
durumu normal koşullarda açıklayacak bir takım nedenler olmalıdır. Bir başka
ifadeyle, Özgür Çimento ve Ado Çimento’nun, bölgelerinden klinker
almaktansa ithalat yapmalarını gerektirecek bazı nedenleri bulunmalıdır. Bu
nedenlerin ne olabilecekleri sorusuna gelen ilk cevap fiyattır. Eğer ithalat, yurt 1340
içi alıma göre daha hesaplıysa ithalat yapılması mantıklı olabilir. Bu
bağlamda, söz konusu ithalatçı firmaların ithalat fiyatlarıyla yurt içi fiyatlarının
karşılaştırması aşağıdaki gibidir:
Tablo 21- Özgür Çimento 2003 Yılı Klinker İthalat – Yurt İçi Alış Bilgileri
İthalat Miktarı
(Ton)
Ortalama Maliyet
($/Ton)24
Yurt İçi Alışlar
(Ton)
Ortalama Maliyet
($/Ton)25
(……) (……) (……) (……)
22 Özgür Çimento’dan ve Ado Çimento’dan alınan 2003 yılı klinker ithalat bilgisiyle, Ortadoğu
Liman İşletmesi’nin söz konusu şirketlerin ithalat miktarına ilişkin gönderdiği bilgi birbirinden
farklıdır.
23 2000-2002 arasındaki üç yıllık dönemde ise ithalat miktarı çok düşük seviyelerde
gerçekleşmiştir
24 Bu maliyet hesaplamasında bir ton klinkerin FOB fiyatı (…) $, navlun bedeli 10 $ ve diğer
masraflar da (yükleme-boşaltma, liman giderleri, vs.) 5 $ olarak alınmıştır.
25 Özgür Çimento’nun Göltaş’tan olan klinker alış fiyatı ton başına (…) $, nakliye ve diğer
giderler ise 7 $ olarak kabul edilmiştir.
07-76/908-346
35
Tablo 22- Ado Çimento 2003 Yılı Klinker İthalat – Yurt İçi Alış Bilgileri
İthalat Miktarı
(Ton)
Ortalama Maliyet
($/Ton)26
Yurt İçi Alışlar
(Ton)
Ortalama Maliyet
($/Ton)
(……) (……) (……) (……)
1350
Bu bilgilerden de görüleceği üzere, ithalat yapan şirketler açısından, ithalatın
yurt içi temine göre fiyat avantajı bulunmadığı, hatta daha pahalı olduğu
söylenebilir. Ayrıca, dış ticaretin taşıdığı riskler de bu karşılaştırmada göz
önüne alınmalıdır.
Yukarıdaki soruya verilebilecek ikinci yanıt ise, ithal klinkerin daha kaliteli
olabileceği yönündedir. Ancak klinker kalitesinin, çimento üretiminde belirleyici
olduğu söylenemez. Söz konusu klinkerden üretilecek olan çimentonun
kalitesi önemli olup, çimentonun belirli standartlara uygunluğu gerekmektedir.
Nitekim, TSE son üç yıldır ithal edilen klinker için her parti sevkıyatta standart 1360
kontrolü yapılması uygulamasından vazgeçmiştir. Bunun yerine bir yıl geçerli
olan muafiyet belgeleri vermektedir.
İhracat yapan şirketler açısından bakıldığında, söz konusu teşebbüslerin yurt
içi satışlara göre çok daha fazla risk içeren ihracata yönelmelerini gerektirecek
bazı nedenleri olmalıdır. İthalatçı teşebbüsler tarafından yapılan
değerlendirmeye benzer bir şekilde, ihracatın yurt içi satışlara göre daha karlı
olması, bu durumun sebebi olabilecek niteliktedir. Ancak, fiyat karşılaştırması
yapıldığında, ihracat yoluyla elde edilen gelirin, yurt içi satışa göre oldukça
düşük olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, ilgili fiyatlara ilişkin özet bilgi 1370
aşağıdaki şekildedir:
Tablo 23- Göltaş 2003 Yılı Klinker İhracat – Yurt İçi Satış Bilgileri
İhracat Miktarı
(Ton)
Ortalama Kazanç
($/Ton)27
Yurt İçi Satışlar
(Ton)
Ortalama Kazanç
($/Ton)
(……) (……) (……) (……)
Tablo 24- Denizli Çimento 2003 Yılı Klinker İhracat – Yurt İçi Satış Bilgileri
İhracat Miktarı
(Ton)
Ortalama Kazanç
($/Ton)28
Yurt İçi Satışlar
(Ton)
Ortalama Kazanç
($/Ton)
(……) (……) (……) (……)
İhracat – yurt içi satışlar bilgilerinden de anlaşılacağı üzere, Denizli Çimento
ve Göltaş için, klinkerin yurt içinde satışını yapmak, ihracata göre hem çok
daha kazançlı, hem de daha az risklidir. Örneğin Göltaş, 2003 yılında
ihracatını yaptığı (……) ton klinkeri, başta Özgür Çimento ve Ado Çimento 1380
26 Bu maliyet hesaplamasında bir ton klinkerin FOB fiyatı (…) $ (ithal limanında), navlun
bedeli 10 $ ve diğer masraflar da (yükleme-boşaltma, liman giderleri, vs.) 5 $ olarak
alınmıştır.
27 Bu maliyet hesaplamasında bir ton klinkerin FOB fiyatı, Göltaş’ın 2003 yılı ortalaması olan
(…) $ (Antalya limanında), nakliye bedeli (Isparta – Antalya) ve diğer masraflar 7 $ olarak
alınmıştır. Bu itibarla Göltaş’ın bir ton klinkerin ihracatıyla oluşan net kazancı yaklaşık (…) $
civarındadır.
28 Denizli Çimento’nun 2003 yılı klinker ihracatının ağırlıklı ortalama ton fiyatı FOB olarak (…)
$’dır. Şirketin gönderdiği bilgilere göre ihracata ilişkin diğer maliyetlerin toplamı ise (Denizli –
Antalya nakliye, yükleme, gümrükleme ve gözetim) ton başına 7,69 $’a gelmektedir. Bu
itibarla şirketin klinker ihracatından kaynaklanan ortalama kazancı (…) $ seviyesindedir.
07-76/908-346
36
olmak üzere yurt içi pazarlarda değerlendirseydi, yaklaşık (……) $ daha fazla
kazanç sağlayabilirdi29. Benzer şekilde Denizli Çimento da, bu yolla yaklaşık
(……) $ bin daha fazla kazanabilirdi. Dolayısıyla, rasyonel bir seçim yapılması
durumunda, ihracat yerine yurt içi pazarlara satış yapılmasının daha
muhtemel olduğu anlaşılmaktadır.
Şirketlerin, yakın bölgelerden temin imkanı varken, fazladan bir takım risklere
katlanarak ve daha fazla bedel ödeyerek ithalat yapmasının makul olmadığı
görülmektedir. Ado Çimento ve Özgür Çimento’nun ithalat yapmasının altında,
diğer bölümlerde de açıklandığı üzere, yurt içi teminin mümkün olmaması 1390
yatmaktadır. Yine benzer şekilde Denizli Çimento ve Göltaş’ın, ihracattan
daha karlı olmasına rağmen, Ado Çimento ve Özgür Çimento’ya klinker
satmaktan kaçınmasının altında yatan nedenin de, klinker sağlayıcılarının
arasındaki bir uyumlu eylem neticesinde, söz konusu teşebbüslerin, özellikle
çimento pazarında rekabetçi davranışlar gösteren Ado Çimento ve Özgür
Çimento’yu zor durumda bırakarak, çimento ve hazır beton pazarı dışına
çıkarma isteği bulunmaktadır. Soruşturma döneminde, Özgür Çimento’nun,
Göltaş’ın kurulu bulunduğu Isparta’ya çimento satması sonucu yaşananlar da
bu durumu doğrulamaktadır.
1400
Yukarıda açıklandığı üzere; Göltaş ve Denizli Çimento arasında
gerçekleştirilen uyumlu eylem yoluyla, Özgür Çimento’dan gelen klinker
taleplerinin çeşitli bahanelerle karşılanmaktan kaçınıldığı tespit edilmiştir. Bu
durumun sebebinin ise, bağımsız çimento ve hazır beton üreticisi öğütme
tesislerinin çimento ve hazır beton pazarlarındaki rekabetçi etkileri olduğu
anlaşılmıştır. Nitekim, Özgür Çimento’nun Göltaş’ın fabrika bölgesi olan
Isparta’ya çimento satması üzerine, Eylül 2003 tarihinde Göltaş’ın Özgür
Çimento’ya klinker satışını durdurma noktasına getirmesine sebep olmuştur.
Yurt içi klinker teminine alternatif olan ithalat ise, en azından kısa vadede yurt
içi temine birebir ikame değildir. 1410
Bu aşamada, bağımsız öğütme tesisi ve hazır betoncuların önemini
vurgulamak yerinde olacaktır. Dikey entegre olmuş çimento üreticilerinin yanı
sıra öğütme tesislerinin varlığının, Antalya gibi talebin yüksek olduğu bir
bölgede pazar dengesinin oluşmasında oldukça yüksek rekabetçi etkisi
bulunmaktadır. Ayrıca öğütme tesisleri, fiyatlar uygun olduğunda, Antalya
yakınındaki diğer illere de (Isparta, Burdur, Denizli gibi) torbalı çimento satışı
yaparak rekabetçi etkisini söz konusu bölgelerde de göstermektedirler. Bu
durumun pazarda rekabeti artırması sonucunda, çimento üreticisi entegre
tesisleri rahatsız etmesi ise doğaldır. Antalya Bölgesi’ndeki çimento ve hazır 1420
beton fiyatlarının, talebin oldukça yüksek olmasına rağmen, diğer bölgelerdeki
fiyatlardan düşük olması, yukarıdaki değerlendirmeyi doğrular niteliktedir.
29 (……) ton * ((…) $ - (…) $) = (…..…) $
07-76/908-346
37
I.3.2.2. Savunmalar ve Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
I.3.2.2.1. Göltaş 1430
Göltaş, yurt içi satışların daha karlı olmasına rağmen yurt dışına klinker satışı
yapmasını da uluslararası alandaki müşteri portföyünü kaybetmeme isteğinin
bir neticesi olarak açıklamakta olup, Özgür Çimento ile teminat ve düzenli
ödeme konularında yaşanmış olan sıkıntıların, bu türden sorunların söz
konusu olmadığı yurtdışı bağlantıları daha da rasyonel bir hale getirdiği iddia
edilmektedir.
Göltaş’ın, hem uluslararası alandaki müşteri portföyünü kaybetmemek
açısından, hem de Özgür Çimento’yla yaşanan teminat ve düzenli ödemelere 1440
ilişkin sıkıntılar sebebiyle, klinker ihracatının iç satışa nazaran daha rasyonel
olduğu iddiası, Özgür Çimento’ya yapılan klinker satışlarının 2003 yılı
başlarından itibaren neden daha az rasyonel hale geldiği sorusunu akla
getirmektedir. Özgür Çimento’yla yaşanan teminat ve düzenli ödemelere
ilişkin sıkıntıların kanıtı olarak banka dekontu ya da ihtarname yazısı gibi daha
güvenilir kaynaklar istenmiş ancak, söz konusu belgeler gönderilmemiştir.
Teşebbüs tarafından gerek önaraştırma gerekse soruşturma raporuna
dayanak yapılan bilgi ve belgelerin eksik gönderildiği ve bu şekilde savunma
hakkının ciddi şekilde kısıtlandığını öne sürülmektedir. 1450
Gerek önaraştırma, gerekse soruşturma sonrası gönderilen belgeler,
iddiaların ortaya koyulması bakımından yeterli bulunmaktadır. Ticari sır veya
gizli bilgi niteliğinde olmayan tüm bilgi ve belegeler teşebbüse gönderilmiştir.
I.3.2.2.2. Denizli Çimento
Teşebbüs tarafından; iç piyasa yerine ihracat yoluyla satış yapılmasının
nedenlerinin farklı olduğu; klinkerin çimentodan farklı olarak her zaman
ticarete konu olan bir ürün olmadığı, fabrikanın ana hedefinin çimento üretimi 1460
için gerekli olan rezervi garanti edecek kapasite ile sınırlı bulunduğu; hiçbir
çimento fabrikasının sırf satmak için klinker üretmeyeceği; ana üretimi için şart
olan klinker rezervini elinde bulundurmaya yönelik üretim yapılacağı; ancak
önceden öngöremediği bazı arızi durumlarda ihtiyaç fazlası stok oluştuğunda,
klinkerin uzun süreli stoklanamaması nedeniyle bu stokları eritmek amacıyla
elden çıkarılacağı; böyle bir anda iç piyasadan talep yoksa doğal olarak
ihracat yapılacağı; kaldı ki ihracatın, iddia edildiği gibi iç piyasadan daha az
karlı olmadığı belirtilmektedir.
Daha önceki dönemlerde Denizli Çimento'nun gerçekleştirdiği klinker ticareti 1470
dikkate alındığında stok vb. açılardan bir sıkıntı içinde olmadığı
söylenebilecektir. (…………..TİCARİ SIR…………) Çimento ürününün
sezonluk özelliği, uzun süre stoklanamaması da dikkate alındığında, çimento
olarak satışı yapılamıyorsa klinker olarak satışın tercih edilmesi, kar
maksimizasyonu amaçlı her şirketin uygulaması beklenen bir stratejidir.
Ayrıca, Özgür Çimento ve Ado Çimento’nun 2003 yılında değişik tarihlerde
klinker talebinde bulundukları dikkate alındığında, iddia edilenin aksine, iç
07-76/908-346
38
piyasada talebin bulunduğu, ancak Denizli Çimento’nun ihracatı tercih ettiği
görülmektedir.
1480
Diğer yandan ihracat/ithalat ile iç piyasa satış fiyatlarının karşılaştırılması
sonucu ortaya çıkan tablo oldukça açıktır. Böyle bir durumda gerek öğütme
tesisleri, gerekse çimento fabrikaları açısından makul olan, iç piyasaya
yönelmek iken; çimento fabrikalarının iç piyasadan gelen talepleri
karşılamamalarının ve öğütme tesislerinin ithalat yapmak durumunda
kalmalarının temelinde, Denizli Çimento ve Göltaş’ın öğütme tesislerinin
rekabetçi etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla, uyumlu eylem halinde öğütme
tesislerini pazar dışına çıkarmaya çalışmalarının yattığı sonucuna ulaşılmıştır.
Teşebbüs tarafından, klinker ithalatının her zaman dezavantajlı ve sıkıntılı 1490
olmadığı; esasen, bir malın iç piyasadan temini ile ithalat yoluyla
sağlanmasının tamamen teşebbüslerin tercihi olduğu iddia edilmektedir.
Öğütme tesisleri açısından, nakliye riski (hava koşulları, gemi temini ve liman
sorunları vb.), döviz kuru dalgalanmalarından kaynaklanan kur riski ile birlikte,
uluslar arası yurt dışı klinker sağlayıcılarından istikrarlı olarak klinker ithal
etmenin sıkıntılı olduğu gibi veriler düşünüldüğünde, yurt içinden temin yerine
ithalata yönelten nedenlerin ekonomik gerekçeler olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum, yurt içi klinker tedarikçisi konumdaki teşebbüslerin ortak
tutumundan kaynaklanmaktadır. 1500
Savunmalarda, daha önceki soruşturmalardaki iddiaların yaygın bir tüketici
gurubunun (çimento, hazır beton kullanan inşaatçılar gibi) haklarının
korunması amacına yönelik olmasına karşın, bu soruşturma ile aynı sektörde
faaliyet gösteren iki teşebbüsün çıkarlarının korunmaya çalışıldığı da
belirtilmektedir.
Mevcut soruşturma, iki rakibin uyumlu eylem yoluyla pazardaki diğer rakipleri
pazar dışına çıkarmaya çalışmasıyla ilgili olup, doğrudan öğütme tesislerinin
çıkarını korumaya yönelik değildir. Ayrıca, bazı durumlarda, pazardaki bazı 1510
teşebbüslerin korunmasının, nihai anlamda rekabetin korunmasını sağladığı
da bilinmektedir. Diğer bir ifadeyle, piyasadaki rakipler korunarak, piyasanın
rekabetçi yapısının korunması sağlanmakta ve böylece rekabetten
kaynaklanan faydaların gerçekleşmesi beklenmektedir.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan 1520
teşebbüsler arası anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu”
düzenlenmiştir. Bu hüküm, bütün teşebbüsler arası anlaşma, karar ve uyumlu
eylemlere geniş bir şekilde uygulanmakta olup, temel amacı, her bir
teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına,
diğerlerinden bağımsız olarak belirlemesidir.
07-76/908-346
39
Rekabet Hukuku açısından fiyat tespitine yönelik anlaşmalar en ağır rekabete
aykırılık halleri arasında değerlendirilmiş ve çok açık bir biçimde
yasaklanmıştır.
1530
Bir anlaşmada, rekabeti sınırlama amacı açıksa, anlaşmanın kendisi veya en
azından rekabeti bozucu hükümleri, “per se” bir rekabet ihlali oluşturur. Bu
durumda anlaşmanın rekabet üzerindeki etkilerinin incelenmesine gerek
yoktur. Rekabeti bozucu nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız
rekabetçi faaliyetlerini ortak çıkarlar adına gözden çıkardıkları bir yapısal
çerçeve yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece rekabete aykırı bir anlaşmaya
taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi yasaktır.
Öte yandan, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde, “Bu Kanunun
amacı rekabetin korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici, kısıtlayıcı 1540
veya bozucu teşebbüsler arası anlaşma ve uygulamaların yasaklanması
gerekir. Maddenin amacı bakımından anlaşma, hukuki şekil şartlarına uymasa
bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma
anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi
yoktur. Teşebbüsler arasında bir anlaşmanın varlığı tespit edilemese bile
teşebbüsler arasında kendi bağımsız davranışları yerine geçen bir
koordinasyon veya pratik işbirliği sağlayan, doğrudan veya dolaylı ilişkiler de,
eğer aynı sonucu doğuruyorsa, yasaklanmıştır. Böylece teşebbüslerin Kanuna
karşı hile yolu ile rekabeti sınırlayıcı uygulamaları meşru göstermeleri
engellenmek istenmiştir” denilerek, anlaşma kavramının, sözleşmelerden çok 1550
daha geniş bir irade birlikteliği niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Sözleşme
olmaksızın da rekabet ortamını bozan her türlü ilişkinin uygulamaya sokulması
da anlaşma niteliğindedir. Ayrıca, rekabeti kısıtlayıcı, sınırlayıcı, ya da ortadan
kaldırıcı etkileri nedeniyle, "centilmenlik anlaşmaları" ve "sözlü anlaşmalar" da
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.
Ayrıca, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin son fıkrasında; “Bir anlaşmanın
varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya
arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin
engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik 1560
göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri
uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.”
hükmü yer almaktadır.
Yine, 4. maddenin son fıkrasına ilişkin olarak, söz konusu maddenin
gerekçesinde; “Rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaların yasaklandığı bir hukuk
düzeninde genellikle bu tür anlaşmalar gizli yapılmakta ve bunların varlığının
ispatı oldukça güç, bazen de imkansız olmaktadır. Bu nedenle Maddenin
üçüncü fıkrasında belirtilen hallerin varlığı halinde teşebbüslerin uyumlu eylem 1570
içinde oldukları karinesi kabul edilmiştir. Böylelikle uyumlu eylem içinde
olmadıklarını ispat yükü ilgili teşebbüslere geçirilmiş bulunmakta ve ispat
güçlüğü nedeniyle Kanunun işlemez hale gelmesinin önlenmesi
amaçlanmıştır.” denilerek “uyumlu eylem karinesi”nin amacı ve işleyişi
açıklanmıştır.
07-76/908-346
40
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;
1- Antalya Bölgesi’ne klinker satıcısı konumunda olan Göltaş ve Denizli
Çimento’nun, öğütme tesislerinin klinker talebinin olduğu dönemlerde 1580
kapasite, üretim ve stok bakımından müsait olmalarına rağmen, ihracata
göre fiyat ve taşıdığı riskler bakımından daha avantajlı olan yurt içi satışı
reddetmelerinin,
2- Öğütme tesislerinin de yurt içi temine göre daha riskli ve daha pahalı olan
ithalata yönelmesinin
pazarda etkinsizliğin varlığını ve Antalya Bölgesi klinker pazarında söz konusu
2 teşebbüsün, öğütme tesislerine klinker satmama konusunda uyumlu eylem
içinde olduklarını gösterdiği; bu durumun sebebinin klinker pazarının alt pazarı 1590
olan çimento ve hazır beton pazarında rakip konumunda olan öğütme
tesislerini pazar dışına çıkarmaya çalışmak olduğu sonucuna ulaşılmış ve bu
eylemlerin, 4054 sayılı Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu
Eylem ve Kararlar” başlıklı 4. maddesinin, “Belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin
bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır” şeklindeki genel hükmünü
ve özellikle de, “Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması
veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer 1600
davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin
engellenmesi” hükmünü içeren (d) bendini açıkça ihlal eder nitelikli olduğu
görüşüne ulaşılmıştır.
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası, “bu Kanunun 4 üncü ve 6
ncı maddesinde yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirdiği Kurul kararı ile
sabit olanlarla bu Kanunun 11 inci maddesinin (b) bendinde yazılı
davranışlarda bulunan teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile
teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin bir yıl önceki mali yıl
sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirinin 1610
yüzde onuna kadar para cezası verilebileceğini” hükme bağlamaktadır. Bu
bağlamda, Kurul tarafından takdir olunan idari para cezasının belirlenmesinde,
ilgili teşebbüslerin, 2002 mali yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirleri esas
alınmıştır.
K. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı,
raporlar, Danıştay’ın kararı, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve 1620
belgelerin incelenmesi sonucunda;
1- Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş. ve Denizli Çimento
San. A.Ş.’nin uyumlu eylem halinde mal vermeyi reddetmek suretiyle,
çimento ve hazır beton pazarında rakip konumunda olan Özgür
07-76/908-346
41
Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.’yi piyasa dışına çıkartmaya
çalıştığına,
2- Yukarıda bahsedilen ihlalden dolayı 2002 yılı net satışları üzerinden, 1630
Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San ve Tic. A.Ş.’ne takdiren %3’ü
oranında olmak üzere 2.117.033 YTL ve Denizli Çimento San. A.Ş.’ne
takdiren %2’si oranında olmak üzere 1.766.235 YTL para cezası ile
cezalandırılmalarına,
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
07-76/908-346
42
Rekabet Kurulu’nun 20.9.2007 günlü ve 07-76/908-346 Sayılı Kararına
KARŞI OY
Karar’ın 1. hüküm maddesi ile, Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve
Tic. A.Ş. (Göltaş) ve Denizli Çimento San. A.Ş.(Denizli)’nin bulunduğu
coğrafi alanda uyumlu eylem halinde mal vermeyi reddetmek suretiyle,
çimento ve hazır beton pazarında rakip konumda olan Özgür Çimento ve Beton
Endüstrisi A.Ş.(Özgür)’ ün piyasa dışına çıkartılmaya çalışıldığına karar
verilerek, şikayetçi teşebbüsün faaliyet gösterdiği Antalya coğrafi pazarına
çimentonun yarı mamul ürün olan “klinkeri” satmaları iktisadi mülazahalar ve
soruşturulan dört teşebbüsün (Göltaş, Çimsa, Batı Söke ve Denizli) fabrika
kuruluş yerleri itibariyle mümkün iken, birlikte paralel davranış sergileyerek
uyumlu eylem içinde, rakibi pazar dışına çıkarmayı amaçlayarak mal
vermedikleri kabul edilmiştir.
Bu kabul yapılırken dosya muhtevasından görüleceği üzere, soruşturulan
teşebbüslerin Antalya’ya olan kara yolu ile uzaklıkları esas alınmış ;
Batı Söke’nin 345 km,
Denizli’nin 280 km,
Göltaş’ın 150 km,
Çimsa’nın 487 km,
mesafeden Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.’ye klinker satmalarının
mümkün olduğu varsayılmıştır. Bu faraziye bakımından klinker
hammaddesinin 487km gibi bir mesafeden getirilip Antalya’da öğütülerek
çimento olarak satılabileceği iktisadi gerçek olarak kabul edilmiştir. Bu
faraziyenin doğruluğu kabul edilebilirse demektir ki, Özgür Çimento’ya bu
mesafede veya daha yakın olan; ülkemizin Güneybatı ve Orta Anadolu
bölgelerindeki örneğin, 285 km uzaklıktaki Set Afyon Fabrikası ve 340 km
uzaklıktaki Konya Çimento Fabrikası gibi klinker üreticisi olan soruşturma
kapsamı dışındaki diğer teşebbüsler de klinker satabilir. Diğer bir deyişle,
uyumlu eylem halinde bulunan klinker üreticisi dört teşebbüsün pazar dışına
çıkarmaya çalıştığı ve ticari olarak zor duruma düşürdüğü şikayetçi teşebbüs,
Set Afyon ve Konya Çimento gibi diğer üreticilerden iktisadi olarak
mal(klinker) tedarik edebilir ve faaliyetlerini sürdürebilir.
Karar’ın 1. hüküm maddesinin dayandığı bir diğer gerekçe ise; arz
kısıtlamasına maruz kalan şikayetçi teşebbüsün, klinker ithalatının Dış Ticaret
Müsteşarlığı tarafından yapılan standarda uygunluk kontrolü ve limanda
boşaltma güçlükleri sebebiyle fiilen imkansız hale geldiği düşüncesidir.
07-76/908-346
43
Bu durum dünyada ve ülkemizde çimento ve klinker gibi nakliye
maliyetlerinin toplam maliyetler içinde yüksek yer tuttuğu üretim sektöründe,
işletmelerin yapılabilirlik etüd çalışmalarında fabrika yeri seçim kriterleri
arasında olan limana yakınlık ve deniz yolu ile hammadde temininin önemli
avantaj olduğu bilimsel, genel kabul görmüş bir kriter ile çelişmektedir.
Ülkemizde de çimento sektörüne bakıldığında, hammadde ve mamul
maddelerinin ithalatı ve ihracatı bakımından özellikle, Ege ve Marmara
bölgesindeki tesislerin deniz kenarına ve limanlara yakınlıklarının fabrika
kuruluş yeri seçiminde önemli etken olduğu ve bu avantajın fabrikaların
ekonomik tesis ömrü süresince işletme maliyetleri bakımından kendilerine
rekabet imkanı yarattığı bir gerçektir.
Diğer taraftan, sınai mamullerin kalite denetiminde bütün dünyada
olduğu gibi ülkemizde de yapılan, mevcut ürün standartlarına göre ithal mallar
üzerinde gümrüklerde örnekleme yöntemiyle yapılan “Türk Standartlarına
Uygunluk Denetimi” yasaları gereğince Dış Ticaret Müsteşerlığı’nca (DTM)
yapılan rutin kontrollerdir. İthalatı yapılan her parti mal içinden alınan
numuneler üzerinde üniversitelerin ve akredite olmuş özel ve kamu
laboratuvarlarında yapılan, deprem kuşakları üzerinde bulunan ülkemiz için
hayati öneme haiz inşaat malzemelerinin standarda uygunluğunu sınayan
normal, tanımlanmış işlemler olan kontrollerin ithalatı imkansızlaştıran unsur
olması düşünülemez. Ayrıca, denetim ile ilgili Kamu otoritesinin, herhangi bir
teşebbüs için diğerlerine göre zorluk çıkarıcı veya uyumlu eylem içinde olan
teşebbüsler adına şikayetçi teşebbüse farklı tasarrufta bulunabilmesi
düşünülmeyecek bir durumdur.
Bu sebeplerden ötürü, klinker ithalatının liman bölgesinde kurulu olan
bir öğütme tesisi için hammade ithalatının imkansız olması ve DTM’ce yapılan
standartlara uygunluk denetiminin firma hammadde tedarikini işletmenin
üretimi durdurmak noktasına getirebilecek bir etken olarak kabul edilmesi
makul bulunmamakta olup, şikayetçi teşebbüsün ve ülkemizdeki benzer
prosese sahip Ado Çimento’nun bugüne kadar hammadde ihtiyaçlarını kısmen
ithalat yoluyla karşıladığının ve şikayetçi teşebbüsün tesisini kurarken
hammadde temin kaynakları arasında ithalat yolunu öngörmüş olduğunun
konunun değerlendirilmesi sırasında göz önünde bulundurulması gerektiği
kanaatindeyim. Diğer taraftan, soruşturulan ve uyumlu eylemde bulunduklarına
hükmolunan dört teşebbüsün, 2003 Ocak ayından 2004 Mayıs ayı sonuna kadar
olan 17 aylık dönem için aylar itibariyle soruşturma dosyası muhtevası bilgiler
ışığında; kapasite, üretim, kapasite kullanım oranları, stok değerleri, kendi
üretimlerinde kullandıkları klinker miktarları ve ihracat miktarları
incelendiğinde; şikayetçi teşebbüsün tesis kuruluş kapasitesi bakımından
göreceli olarak çok yüksek olmayan klinker ihtiyacının, bir üretim planlaması
çerçevesinde ithalat imkanlarının yanı sıra bir teşebbüsten mümkün olmaması
halinde diğerlerinden temin edilebileceği açıkça görülmektedir.
Kararın 1. hüküm maddesinde, rakip iki teşebbüsün uyumlu eylem
halinde, Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.’yi mal vermeyi reddederek,
07-76/908-346
44
çimento ve hazır beton pazarında piyasa dışına çıkarmaya çalıştığına dair
görüşe belirttiğim nedenlerle karşı olmam nedeniyle para cezası uygulanmasına
dair 2nci hüküm maddesine de katılmıyorum.
Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy