Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-4-137
Karar Sayısı : 07-77/917-351
Karar Tarihi : 4.10.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN 10
B. RAPORTÖRLER : M. Haluk ARI, Esin AYGÜN, Muhammed GÜNDOĞDU
C. ŞİKAYET EDEN : Sercem Otomotiv Sanayi A.Ş.
İzmir Yolu, 12. Km. No:173, Bursa
Temsilcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Maya Akar Center No:100/10 Esentepe/İstanbul
D. ŞİKAYET EDİLEN: Chrysler Jeep Ticaret A.Ş.
TEM Otoyolu Hadımköy Çıkışı 34900, Büyükçekmece/İstanbul
E.DOSYA KONUSU: Chrysler Jeep Ticaret A.Ş. (Chrysler)’nin 2005/4 sayılı
Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin
Grup Muafiyeti Tebliği ve 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis 20
Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde öngörülen muafiyet koşullarını
ihlal ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde özetle, Chrysler’in Sercem ile yapmış
olduğu bayilik sözleşmesini rekabete aykırı bir şekilde feshederek 2005/4 sayılı
Tebliğ’e ve sözleşme ile bayilere rekabeti ihlal eden yükümlülükler getirerek
sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde tabi olduğu 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı
hareket ettiği iddia edilmiştir. Şikayetin konusunu esas olarak anılan tebliğlerde
öngörülen muafiyet koşullarına aykırılık arz eden işlem ve eylemlerin tespit edilmesi
talebi oluşturmaktadır.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 22.8.2007 tarih, 5593 sayı ile giren başvuru 30
üzerine düzenlenen 26.9.2007 tarih, 2007-4-137/İİ-07-MHA sayılı İlk İnceleme Raporu
28.9.2007 tarih, REK.0.08.00.00-110/293 sayılı Başkanlık önergesi ile 07-77 sayılı
Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda,
- Chrysler ile Sercem arasında 23.6.2000 tarihinde imzalanmış olan “Bayilik
Sözleşmesi”nin sözleşmenin süresi ve feshi ihbara ilişkin hükmü dışında 1998/3 sayılı
Tebliğ ile uyumlu olduğu,
- Süre ve feshe ilişkin hükümleri dolayısıyla 1998/3 sayılı Tebliğ’in sağlamış olduğu
muafiyetten yararlanamayan münfesih “Bayilik Sözleşmesi”ne ilişkin olarak, açık ihlal
niteliğinde hükümler içermemesi nedeniyle önaraştırma veya soruşturma açılmasına 40
gerek olmadığı,
- Chrysler’in Sercem Otomotiv ile olan ilişkisine çok markalılık nedeniyle son verildiği
ve bu nedenle yeniden bayilik ağına alınmadığı iddiasına yönelik olarak, önaraştırma
07-77/917-351
2
veya soruşturma açılmasını gerektirecek nitelikte ciddi delillerin bulunmaması
nedeniyle şikayetin reddedilmesi gerektiği
görüşlerine yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Rekabet Hukuku Mevzuatına Aykırılık İddiaları
I.1.1. 2005/4 Sayılı Tebliğ’e Aykırılık İddiaları
Başvuru dilekçesinde, çok markalılık bakımından 1998/3 sayılı Tebliğ ile 2005/4 sayılı 50
Tebliğ arasındaki farka dikkat çekilmekte, 1998/3 sayılı Tebliğ döneminde çok
markalılık uygulamasının sıkı şartlara bağlandığı ve hemen hemen hiç uygulanmadığı
ifade edilmektedir. 2005/4 sayılı Tebliğ ile birlikte çok markalılığın temel prensip haline
geldiği belirtilerek, Tebliğ’in çıkartılması aşamasında kamuoyuyla paylaşılması,
taslağının yayınlanmış olmasından hareket edilerek Chrysler’in çok markalılık
hedefinden haberdar olmamasının mümkün olamayacağı iddia edilmektedir. Bu
kapsamda, başvuru sahibi tarafından Chrysler’in Sercem ve diğer bayilerin çok
markalılıktan yararlanmasını önlemek için bu fesihleri yaptığı sonucuna ulaşılmaktadır.
I.1.2. Ek Satış Yeri Açılmasına İlişkin Olarak Getirilen Sınırlamalar
Başvuru dilekçesinde, 1998/3 sayılı Tebliğ’in ilgili hükümleri uyarınca bayinin anlaşma 60
bölgesi içerisinde aktif satış faaliyetlerinin kısıtlanmasının mümkün olmadığı
belirtilmiştir. Bu kapsamda aşağıda yer verilen sözleşme maddelerinin bayinin
anlaşma bölgesi içerisindeki aktif satış faaliyetlerini kısıtlayıcı nitelikte olduğu iddia
edilmiştir. Buna göre;
“Madde 1(d): Bayi, sözleşme bölgesi içinde sözleşme konusu ürünler için CJT’nin
muvafakati ile başka dağıtım depoları ve servisler açabilir.
Madde 11(5): Bayi, CJT’nin ön onayı olmadan, başka ilave tesisler, uydular ya da
başka satış ve servis yerleri açamaz.”
şeklinde düzenlenen hükümler ile uygulamada Chrysler bayilerinin ek satış noktaları
ve dağıtım depoları açmalarına muvafakat etmemektedir. 70
I.1.3. Alt bayi/servis Atamama Yükümlülüğüne Yönelik Düzenlemeler
Başvuru dilekçesinde, 1998/3 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca alt bayi/servis atamanın
sağlayıcının onayına tabi olduğu, ancak sağlayıcının onay yetkisinin keyfiyetin
önlenmesi bakımından birtakım kriterlere bağlanmış olduğu açıklanmıştır. Haklı
objektif gerekçeler bulunmadıkça sağlayıcının; satıcının alt dağıtım ve servis
anlaşmaları yapmasını, mevcut anlaşmaları değiştirmesini ya da sona erdirmesini
engellememesi gerektiği belirtilmiştir.
Bununla birlikte, sözleşmenin 6.(6). maddesinde yer alan “Bayi, CJT’nin yeterli sayıda
bayi içeren tek aşamalı bir satış ağı oluşturma ana kuralına aykırı olarak tali bayi/tali
servis atayamaz” yönündeki düzenlemenin, bayinin alt bayi/servis atamasını baştan 80
engellediği iddia edilmiştir. Chrysler’in “tek aşamalı bir satış ağı oluşturma ana
kuralı”nın, bayinin alt servis/bayi atamasını baştan engellenmesini haklı kılacak bir
gerekçe olduğunun düşünülemeyeceği ifade edilmiştir.
07-77/917-351
3
I.1.4. Sözleşme ve Feshi İhbar Sürelerine Yönelik Düzenlemeler
Başvuru dilekçesinde, 1998/3 sayılı Tebliğ’in Muafiyet Verilebilmesi İçin Uyulması
Zorunlu Haller başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sözleşme sürelerine
ilişkin düzenleme uyarınca, anlaşmaların Tebliğ’le sağlanan muafiyetten
yararlanabilmeleri için en az 5 yıl süreli ya da belirsiz süreli olarak düzenlenmiş
olmasının gerektiği belirtilmiş, sözleşmenin 3 yıl süre ile akdedildiği açıklanarak bu 90
durumun Tebliğ’e aykırı olduğu iddia edilmiştir.
Sözleşme Süresi ve Sözleşmenin Feshedilmesi başlıklı 23. maddede yer alan “İşbu
Sözleşme 1.7.2000 tarihinde yürürlüğe girer ve üç yıl süreyle akdedilmiştir. Akit
taraflardan her biri, bu sözleşmeyi yenilememe isteğini sözleşmenin sona ermesinden
6 ay önce diğer tarafa bildirerek feshedebilir. Fesih ihbarında bulunulmasına rağmen,
sözleşme süresinin bitiminden sonra da ticari faaliyetin zımnen devam ettirilmesi
halinde, işbu sözleşme hükümleri geçerli olur. Ancak böyle bir durumda, taraflardan
her biri, derhal geçerli olmak üzere, her zaman ticari ilişkiye son verilmesini isteme
hakkını haizdir.” düzenlemesi uyarınca, sözleşmenin başlangıçta üç yıl geçerli olmak
üzere düzenlendiği, ancak üç yıl sonrasında hala ticari ilişkinin devam ediyor olması 100
halinde sözleşme hükümlerinin uygulanacağı söylenerek sürenin belirsiz hale
getirildiği, bu halde de feshi ihbar süresinin öngörülmediği iddia edilmiştir. Bu haliyle
hükmün muafiyet koşullarını taşımadığı vurgulanmıştır.
I.1.5. Chrysler’in Geçiş Döneminden Yararlanamayacağı İddiası
Başvuru dilekçesinde, 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı olan sözleşmelerin muafiyetten
yararlanamayacağı, dolayısıyla 2005/4 sayılı Tebliğ’in geçiş dönemi hükümlerinden
Chrysler’in yararlanmasının mümkün olmadığı iddia edilmiştir. Chrysler’in sözleşmesi
ile dağıtım, servis ve yedek parçanın bir arada uygulanmadığı, dolayısıyla bu
anlaşmanın 1998/3 sayılı Tebliğ ile öngörülen muafiyetten yararlanmadığı, geçiş
dönemi hükümlerinden de yararlanamayacağı ifade edilmektedir. 110
I.2. Taraflar Arasındaki Feshe İlişkin Yazışmalar
Başvuru dilekçesinde Chrysler tarafından yapılan feshi ihbarın haksız olduğu iddiası
yer aldığından aşağıda öncelikle söz konusu ihbarlara ve taraflar arasındaki
yazışmalara kısaca yer verilmektedir:
- Sözleşme: Sercem ve Chrysler arasında 23.6.2000 tarihinde Bayilik Sözleşmesi
imzalanmıştır.
- 10.6.2005 tarihli fesih ihbarnamesi: Chrysler tarafından gönderilen ihbarname ile,
Bayilik Sözleşmesinin 2007 Haziran ayı sonu itibariyle feshedildiği bildirilmiştir.
- 14.2.2006 tarihli yazı: Söz konusu yazıda, 1.1.2006 tarihi itibarıyla 2005/4 sayılı
Tebliğ’in yürürlüğe girdiğinden bahsedilmekte ve “Chrysler Jeep Ticaret A.Ş. olarak 120
tüm teşkilatımıza 10.06.2005 tarihli ve noter kanalıyla feshini ihbar ettiğimiz bayilik ve
servis sözleşmeleri bu yeni tebliğ öncesi iki yıllık ihbar müddeti dahilinde 30.6.2007
tarihine kadar geçerliliğini sürdürecekti. Yeni Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında
öngörülen 1 yıllık geçiş süresi ve uyum müddeti sebebiyle, feshi 30 Haziran 2007
olarak önceden ihbarı yapılmış tüm bu sözleşmelerin 1.1.2007 tarihi itibari ile yeni
Tebliğ hükümlerine uydurulmuş olması gerekmektedir.”” denilmektedir. Yazının
devamında uyum sürecine ilişkin tarihler verilmekte ve “Şirketimiz, Chrysler, Jeep ve
Dodge markaları için öngörülen standartlara uygun olduğu değerlendirilen satış ve
07-77/917-351
4
servis lokasyonları ile 2006 yılı içerisinde yeni ve yürürlükteki Grup Muafiyeti Tebliği’ne
uygun yeni dağıtım sözleşmeleri akdedecektir.” ifadeleri yer almaktadır. 130
- Chrysler’in gönderdiği 14.2.2006 tarihli yazıya Sercem’in 9.3.2006 tarihli cevap
yazısı: Yazıda, Sercem’in yazılı olmayan ancak sözlü olarak belirtilen standartların
büyük çoğunluğuna sahip olduğu, söz konusu standartlara 31.12.2006’yı
beklemeksizin uymaya hazır olduğu, yeni Tebliğ’den dolayı kendilerinden kaynaklanan
bir sıkıntı yaşanmayacağı ifade edilmiştir. Yazıda ayrıca Chrysler’in tek taraflı olarak
sözleşmelerini fesh etmesinin kanuna aykırı olduğu ve yeni Tebliğ’in aynı satış
alanında birden çok markaya hizmet verilmesine imkan verdiği de yer almıştır. Yazıda
“Yeni Kanun ile beraber, bilindiği üzere binalarda şirketlerin şu ya da bu şekilde marka
standartlarını uygulatması uygun olmamasına rağmen, şirketimiz yine de bunlar bize
bildirildiğinde bunları da uygulamaya hazırdır. Yeni kanunun önemli noktalarından biri 140
aynı anda birden çok markanın satılabilmesi serbestliği olup, alan hesaplaması
yapılırken bir markanın kapladığı alan, diğer markaların metrekaresine
düşülememektedir. “ ifadeleri yer almıştır.
- 21.7.2006 tarihli Chrysler’in Sercem’e gönderdiği yazı: Yazıda, Sercem ile feshedilen
sözleşmelerin 2005/4 sayılı Tebliğ ile alakası olmaksızın eski mevzuata göre Haziran
2005 tarihinde 2 senelik feshi ihbar süresi verilerek feshedildiği, sözleşmelerin Sercem
ile 30.6.2007 tarihinden sonraki yeni dönem için yenilenmeyecek olduğu, yeni
Tebliğ’in yürürlüğe gireceği tarih olan 1.1.2007 ile sözleşmenin fesih tarihi olan
30.6.2007 tarihleri arasındaki 6 ayda sözleşmelerin yeni Tebliğ’e uyumlu hale
getirilmesi gerektiği, aksi takdirde sözleşmelerin 30.6.2007 tarihi değil, 31.12.2006 150
tarihi itibariyle fesih olunacağı bildirilmiştir.
- 15.8.2006 tarihli Sercem tarafından Chrysler’e gönderilen yazı: Başvuru dilekçesine
göre, İstanbul Crown Plaza Otel’de 20.6.2006 tarihinde tüm bayilik teşkilatının davet
edildiği ve Sercem’in de katıldığı bayilik toplantısı ile Chrysler bayilik standartları
duyurulmuştur. Bunun üzerine Sercem tarafından gönderilen yazıda; “20.6.2006
tarihinde standartlarınız İstanbul Crown Plaza Otel’de tüm bayi teşkilatına sunuldu.
Standartlarınızda yapılan sunuma göre şirketimizin tesisleri fiziki olarak bu
standartların hepsini fazlasıyla karşılayacak durumdadır. Kaldı ki eksik olan marka
kurumsal standartları da gerekli süre olan 31.12.2006 tarihine kadar da rahatlıkla
yapılabilecek durumdadır. Tebliğin getirdiği bir konuda bir firma birden fazla markanın 160
satıcısı ise marka kurumsal kimlik standartlarını yapmak zorunda değildir…. Kurumsal
kimlik olarak yapmam zorunlu olmamasına rağmen özellikle bu konuda kalan
eksiklerimin de tamamının planlamasını kısa sürede yaptım.” ifadeleri yer almıştır.
Yazıda ayrıca standartlara uyan bayiler ile sözleşme imzalanacağının bildirildiği,
Sercem’in bu standartlara uyacağını bildirmesine rağmen 21.7.2006 tarihli yazı ile
sözleşmenin imzalanmayacağının ifade edildiği, Sercem’in Chrysler bayiliği için
yüksek miktarda yatırım yaptığı, anlaşmanın haksız feshi halinde zararın tazmini için
gerekli yerlere ve Rekabet Kurumu’na başvurulacağı Chrysler’e bildirilmiştir.
- 29.8.2006 tarihli Sercem tarafından Chrysler’e yapılan bildirim: Söz konusu
bildirimde daha önce yapılan yazışmalar açıklanarak süreç özetlenmiş, fesih ihbarının 170
haksız ve mevzuata aykırı olduğundan bahsedilmiştir. Chrysler’e, Sercem ile yeni
sözleşmeleri akdetmekten kaçınması halinde Sercem tarafından tesis, ekipman ve
personel ücretlerine ilişkin olarak yapılmış harcamaların tazmin edilmesi ihtaren
bildirilmiştir.
07-77/917-351
5
- 8.9.2006 tarihli Chrysler tarafından gönderilen cevap yazısı: Chrysler, Sercem’in
taleplerini reddettiğini bildirmiştir.
- 12.10.2006 tarihli Sercem tarafından gönderilen yazı: Yetkili bayi ve servis
standartlarına uyum sağlanmış olmasına ve sözleşmelerin devam ettirilmek
istenmesine rağmen Chrysler’in sözleşmenin yenilenmeyeceğini ve sözleşmelerin
sona ereceğini belirtmesi sebebiyle 1.1.2007 tarihinden itibaren söz konusu sözleşme 180
ile bağlı kalınmayacağı, sözleşmelerin haksız sona erdirilmesi ve kriterlerin
karşılanmasına rağmen sözleşme imzalanmaması sebebiyle doğan zararların
tazminine ilişkin olarak Rekabet Kanunu, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili
mevzuat kapsamında ve diğer bilcümle yasal hakkın saklı tutulduğu bildirilmiştir.
- Son olarak, 14.11.2006 tarihinde Chrysler tarafından Sercem’in satış ve tesis yerinin
yeterliliğine ilişkin olarak denetim yapılmıştır. Yapılan denetim sonucu düzenlenen
raporlara göre, tesis yerinin büyüklüğü, ürün yelpazesi, teşhir araçları gibi ana
unsurların tamam olduğu, kurumsal kimlik elemanları gibi tali unsurların ise
tamamlanmadığı tespit edilmiştir. Bu unsurların tamamlanamama nedeni tutanakta,
“Sözleşmenin tazelenmeyeceği ihtar edilmiş olduğundan, talep edilen standartlar 190
karşılanamamıştır. Böyle bir ihtar olmasaydı, tüm standartlar karşılanacaktı” olarak
belirlenmiştir.
J. DEĞERLENDİRME
Şikayet, Sercem ile Chrysler arasında akdedilmiş olan bayilik sözleşmesinin rekabete
aykırı olarak haksız bir şekilde feshedilmesi ve mezkur sözleşmenin mülga 1998/3
sayılı Tebliğ’e aykırı hükümler içermesine ilişkindir.
Öncelikle şikayet dilekçesinde değinilen ve 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu
belirtilen sözleşme maddeleri ile mezkur Tebliğ’in ilgili hükümlerinin karşılaştırması
yapılarak 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı hükümler tespit edilmiştir.
Sözleşmenin “Bayi Satış Alanı (BSA) /Satış Hakkı/Sözleşme Bölgesi” başlıklı 1. 200
maddesi; “…
b. Bayi, sözleşme bölgesi dışında şube veya başka dağıtım depoları açamaz,
işletemez veya üçüncü şahıslara açtıramaz ve işlettiremez ya da ürünlerin satışı,
dağıtımı veya servisi için alt bayiler tayin edemez veya bu konuda başkalarına
yardımcı olamaz.
c. Bayi, sözleşme konusu ürünleri başka bayi sözleşme bölgesi içinde satışa sunamaz
veya müşteri bulmak amacıyla başka bayi sözleşme bölgesi içinde kendi işletmesi için
yapılacak reklamlar aracılığıyla aktif olarak çaba gösteremez.
d. Bayi, sözleşme bölgesi içinde sözleşme konusu ürünler için CJT’nin muvaffakatıyla
başka dağıtım depoları ve servisler açabilir.” şeklindedir. 210
Söz konusu hüküm, 1998/3 sayılı Tebliğ’in 4/b-8 maddesinde yer alan “Anlaşma
bölgesi dışında anlaşma konusu malların dağıtımı için şube veya dağıtım depoları
açmama veya bunların pazarlanmasına yönelik aktif faaliyetlerde bulunmama veya bu
mallara ilişkin olarak dağıtım veya servis sağlanması için üçüncü kişilere yetki
vermeme yükümlülüğü.” ve 4/b-6. maddesinde yer alan “Sağlayıcının onayı
olmaksızın, anlaşma bölgesi içinde faaliyet gösteren teşebbüslerle anlaşma konusu
mallara ilişkin olarak dağıtım veya servis anlaşmaları yapmama, bu gibi anlaşmaları
değiştirmeme veya son vermeme yükümlülüğü.” hükümleri ile uyumludur.
07-77/917-351
6
Bayilik sözleşmesinin “Bayinin Satış Örgütü” başlıklı 6. maddesinin altıncı bendinde
yer alan; “6. Bayi, CJT’nin yeterli sayıda bayi içeren tek aşamalı bir satış ağı oluşturma 220
ana kuralına aykırı olarak tali bayi /tali servis atayamaz.” hükmünün yukarıda değinilen
4/b-6 maddesi hükmüne paralel olduğu değerlendirilmektedir.
Sözleşmenin “Rekabet Hükmü” başlıklı 4. maddesinin iki, üç ve dördüncü bendlerinde
düzenlenen;
“2. DaimlerChrysler ve/veya CJT ile rekabet içinde olan ürünler üretemez ve MOPAR
kalitesine her bakımdan uygun olmadıkça, MOPAR’a rekabet eden yedek parça satışı
yapamaz.
3. Bayi, sözleşmenin devamı süresince Chrysler, Jeep ürün programı muadili motorlu
araç ve motor alanındaki teşebbüslerin fabrika çıkışlı araçlarını ancak aşağıdaki
şartların tamamının birlikte mevcut olması halinde CJT’den önceden yazılı onay 230
almadan satabilir:
Diğer araç ve şasilerin mahal olarak ayrı satış yerlerinde satılması,
İşletmenin kendi başına tüzel kişiliği olan ayrı bir yasal varlık olması,
Şirket yönetiminin tamamen veya kısmen aynı olmaması,
Markaların karışmamasına imkan vermeyecek bir şekilde faaliyet
gösterilmesi.
Bayinin objektif haklı nedenlerin olduğunu kanıtlaması halinde CJT, Bayi bu
yükümlülükten muaf tutabilir.
4. CJT tarafından müsaade edilen başka fabrika çıkışı araçların satışına veya bunların
bakımının yapılmasına başlanmadan önce CJT’ye yazılı olarak derhal haber 240
verilecektir.
Bayi, başka markalar için yapmış olduğu bir anlaşma çerçevesinde Chrysler, Jeep
markası haricindeki motorlu araçların servisini kendi servisinde, ancak bundan dolayı
CJT’nin, özellikle servisin donanımı veya personelin eğitimi için yaptığı yatırımlardan
dolayı üçüncü bir tarafa haksız bir fayda sağlamaması halinde verebilir…”
hallerinin, 1998/3 sayılı Tebliğ’in 4/b-2 maddesinde yer alan “Anlaşma konusu malları
ve rakip malları üretmeme yükümlülüğü.” hükmü, 4/b-3 maddesinde yer alan “Ayrı
satış yerlerinde, ayrı bir yönetimle ve ayrı bir yasal varlık halinde ve markalar arasında
karışıklıktan kaçınacak şekilde satış halleri hariç olmak üzere üreticiden başka kişiler
tarafından sunulan motorlu yeni taşıt araçlarını satmama yükümlülüğü.” hükmü, “Ortak 250
bakım ve onarım birimlerinde verilen satış sonrası hizmetlerde üçüncü kişilerin,
sağlayıcı tarafından yapılan yatırımlardan, özellikle araç-gereç ve eğitimli
personelden, haksız yere yararlanmasına izin vermeme yükümlülüğü.” hükmü ve 4/b-4
maddesinde yer alan “Anlaşma konusu mallarla aynı kalitede olmayan başka yedek
parçaları satmama, tamir ve bakımda kullanmama yükümlülüğü.” hükmü ile paralellik
arz ettiği belirlenmiştir.
Sözleşmenin “Tesisler, Standartlar ve Personel” başlıklı 11. maddesinin beşinci
bendinde düzenlenen; “5. Bayi, CJT’nin ön onayını almadan, başka ilave tesisler,
uydular ya da başka satış ve servis yerleri açamaz.” hükmü yine yukarıda yer verilen
4/b-6 ve 8. madde hükmüne paraleldir. 260
07-77/917-351
7
Buna karşılık bayilik sözleşmesinin “Sözleşme Süresi ve Sözleşmenin Feshedilmesi”
başlıklı 23. maddesinin bir ve ikinci bendlerinin;
“1. İşbu sözleşme 1.7.2000 tarihinde yürürlüğe girer ve üç yıl süreyle akdedilmiştir.
Akit taraflardan her biri, bu sözleşmeyi yenilememe isteğini sözleşmenin sona
ermesinden altı ay önce diğer tarafa bildirerek feshedebilir. Fesih ihbarında
bulunulmasına rağmen, sözleşme süresinin bitiminden sonra da ticari faaliyetin
zımnen devam ettirilmesi halinde, işbu sözleşme hükümleri geçerli olur. Ancak, böyle
bir durumda, taraflardan her biri, derhal geçerli olmak üzere, her zaman ticari ilişkiye
son verilmesini isteme hakkını haizdir.
2. Taraflar, önemli bir nedene dayanarak sözleşmeyi bir süre ile bağlı kalmaksızın 270
feshedebilirler. Taraflardan birinin sözleşmenin öngördüğü önemli bir yükümlülüğünü
yerine getirmemesi fesih için önemli bir neden sayılır. CJT için önemli nedenler
özellikle şunlardır:”
şeklindeki hükümlerinin 1998/3 sayılı Tebliğ’in 2000/3 sayılı Tebliğ ile değişik 6.
maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (c ) bentlerine aykırı olarak düzenlenmiş olduğu
anlaşılmıştır.
Yukarıda değinilen hükümlere ilaveten sözleşmenin “Bayinin Bayilik ile İlgili Genel
Mükellefiyetleri” başlıklı 2. maddesinde yer verilen bayinin sözleşme ağına dahil
olmayan yeniden satıcılara ve aracılara mal satmasını kısıtlayan hüküm ve
sözleşmenin 8. maddesinde yer alan yedek parça satışına ilişkin hususları düzenleyen 280
hükmün de 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında olduğu ve Tebliğ’e uygun olarak
düzenlenmiş olduğu belirtilmelidir. Bu hükümler dışında yeniden satış fiyatının
belirlenmesi gibi açık ihlal niteliğinde bir hükme de sözleşmede yer verilmemiştir.
Yukarıda değinildiği üzere şikâyet esas itibarıyla Chrysler’in Sercem’in sözleşmesini
haksız olarak feshettiği ve mezkur sözleşmede 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı hususlar
bulunduğu üzerinedir. Dilekçede 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu belirtilen ve
yukarıda yer verilen sözleşme maddelerinin incelenmesinden, bayinin sözleşme
bölgesinde aktif satışının ve alt bayi ve servis açma hakkının kısıtlandığı belirtilen
hükümler 1998/3 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin b-6. bendine uygundur. Sözleşmenin
çok markalılık, eşdeğer kalitede yedek parça kullanımı, rakip araçları satmama ve bu 290
araçlara bakım-onarım hizmeti vermeme gibi hükümlerinin de 1998/3 sayılı Tebliğ’e
uygun olarak düzenlenmiş olduğunun anlaşılması dolayısıyla, anılan Tebliğ’e aykırı
olarak tanımlanabilecek tek hususun sözleşmenin süresine ve feshi ihbara ilişkin
olduğu ve değerlendirmenin bu konu üzerinden yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Şikayet dilekçesinde söz konusu hüküm nedeniyle taraflar arasındaki bayilik
sözleşmesinin 1998/3 sayılı Tebliğ’in öngördüğü muafiyetten ve bu bağlamda 2005/4
sayılı Tebliğ’in öngörmüş olduğu geçiş sürecinden yararlanamayacağı ileri sürüldüğü
için, öncelikle konunun bu yönüyle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bayilik sözleşmesinin incelenmesinden, sözleşmenin üç yıl süreli olmak üzere
23.6.2000 tarihinde imzalandığı ve 1.7.2000 tarihinde yürürlüğe girdiği yenilememe 300
isteğinin ise 6 ay olarak belirlendiği görülmektedir. Buna karşılık belirtilen sürenin sona
ermesinden sonra dahi sözleşmenin yürürlükte kalmaya devam ettiği anlaşılmaktadır.
Zira şikayet dilekçesinden ve eklerinden anlaşıldığı üzere, taraflar arasındaki
sözleşme Chrysler tarafından gönderilen 10.6.2005 tarihli noter ihtarnamesi ile iki yıllık
süre vermek kaydıyla feshedilmiştir. Yine dilekçe ve eklerinden anlaşıldığı üzere söz
07-77/917-351
8
konusu ihtarname tüm bayilik teşkilatına gönderilmiştir. Bu durumda ilk imzalandığı
halde 3 yıl olarak öngörülen sözleşme süresinin sona ermesinden sonra yürürlükte
kalan sözleşmenin artık süresiz olarak kabul edilmiş olduğu Chrysler tarafından 2005
yılında Sercem’e gönderilen ihtarnamenin iki yıl süreli olmasından anlaşılmaktadır.
Nitekim şikayet dilekçesinde de sözleşmenin süresiz hale geldiğine yer verilmektedir. 310
Şikayet dilekçesi ve eklerinden bayilik sözleşmesinin 1998/3 sayılı Tebliğ’in süresiz
anlaşmalar için öngördüğü iki yıllık süreye riayet edilerek feshedildiği sabittir.
Bu bağlamda değerlendirilmesi gereken husus sözleşme süresinin 1998/3 sayılı
Tebliğ’e aykırı olarak düzenlenmiş olmasının, inceleme konusu özelinde tek başına
soruşturma açmayı gerektirip gerektirmediğidir. Bilindiği üzere Rekabet Kurulu
tarafından motorlu taşıtlar sektörüne özgü olarak çıkarılan grup muafiyeti tebliğleri
yetkili satıcıların güçlü konumda olan sağlayıcılar karşısında korunması amacıyla
esasen rekabet hukuku ile ilgisi bulunmayan bazı hükümler de içermektedir. Söz
konusu hükümler esas itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı nitelik taşımamakta, rekabetçi ve
yenilikçi bir dağıtım sisteminin ancak güçlü bir bayilik yapısı ile mümkün olabileceği 320
anlayışını yansıtmaktadır. Mehaz AB Komisyonu tüzüklerinde de yer verilen bu
hususlar arasında sözleşmelerin sürelerine ve feshedilmelerine ilişkin olarak bir takım
koşullar da bulunmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin ilişkide güçlü konumda
bulunan sağlayıcı tarafından kolayca feshedilmemesi ve yetkili satıcıların yapmış
oldukları yatırımların karşılığının alabilmeleri için belirli bir süre sözleşmenin yürürlükte
kalması gerektiği düşüncesi bu hükümlerin gerekçesini oluşturmaktadır.
Gerek 1998/3 sayılı Tebliğ’de gerekse 2005/4 sayılı Tebliğ’de sözleşmelerin sürelerine
ve feshi ihbara ilişkin koşullar anlaşmaların grup muafiyetinden yararlanabilmesi için
uyulması gereken haller arasında yer almaktadır. Söz konusu hükümler, muafiyetin
önkoşulu olmakla birlikte, açık rekabet ihlali niteliğini de taşımadıkları şüphesizdir. 330
Aksine söz konusu hükümlere aykırılığı Kanun’un 4. maddesi anlamında tek başına
rekabet kısıtlaması olarak tanımlamak imkânı dahi bulunmamaktadır. Bu bağlamda
kara liste olarak tabir edilen hükümlere aykırılık halinde anlaşmanın bireysel
muafiyetten yararlanması olasılığı oldukça zayıf olmakla birlikte, bu tür hükümlere
aykırı olarak hazırlanan bir sözleşmenin bireysel muafiyet alması olasılığı mevcuttur.
Bu halde yapılması gereken şikâyete konu sözleşmeye ilişkin olarak bireysel muafiyet
incelemesi yapmak ve koşulların karşılanmaması halinde soruşturma açmak olacaktır.
Ancak inceleme konusu açısından şu aşamada geçmişe dönük olarak bir bireysel
muafiyet değerlendirmesi yapmaya dahi gerek bulunmadığı düşünülmektedir. Zira
diğer hükümlerinin 1998/3 sayılı Tebliğ’e uygun olduğu anlaşılan bayilik 340
sözleşmesinin, yürürlükten kalkmış olması dolayısıyla esas itibariyle rekabet
kısıtlaması niteliği taşımayan bir hükme yönelik olarak muafiyet değerlendirmesi
yapılmasına veya ihlal gerekçesi ile soruşturma açılmasına gerek olmadığı
değerlendirilmektedir.
Nitekim benzer nitelikte Automobile Dacia S.A. ile bayileri arasında yapılan
anlaşmalarda 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı olarak düzenlenen sözleşme ve feshi ihbar
sürelerinin grup muafiyetinden yararlanmaya engel olduğu ancak sözleşmenin diğer
hükümlerinde açık ihlal olarak nitelendirilebilecek herhangi bir ihlale
rastlanmadığından soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına ilişkin Rekabet
Kurulu’nun 29.1.2004 tarih ve 04-09/79-21 sayılı kararı, Danıştay Onüçüncü 350
Dairesi’nin 12.12.2006 tarihli E.2005/1724, K.2006/4710 ve E.2005/1722,
K.2006/4711 sayılı Kararları ile onaylanmıştır. Kaldı ki şikayet konusu bakımından
07-77/917-351
9
başlangıçta 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı şekilde üç yıl süreli olarak belirlenen
sözleşmenin, öngörülen sürenin dolması ile belirsiz süreli sözleşme halini alması ile
aykırılık sonradan giderilmiş ve Tebliğ ile uyum sağlanmıştır. Esasen şikayet
dilekçesinde de sözleşmenin belirsiz süreli hale getirildiği teyit edilmektedir.
Diğer taraftan şikayet dilekçesinde Chrysler tarafından gerçekleştirilen fesih işleminin
haksız olduğu ve Sercem’in çok markalı olması nedeniyle Chrysler ağına alınmadığı
ileri sürülmektedir. Öncelikle belirtilmelidir ki yukarıda da değinildiği üzere taraflar
arasındaki münfesih bayilik sözleşmesi 1998/3 sayılı Tebliğ’in çok markalılık ile ilgili 360
hükümlerine paralel niteliktedir. Hatta Chrysler’in bir adım daha ileri gitmek suretiyle,
1998/3 sayılı Tebliğ döneminde dahi sözleşmeye konulan “Bayinin objektif haklı
nedenlerin olduğunu kanıtlaması halinde CJT, Bayi bu yükümlülükten muaf tutabilir.”
maddesi ile farklı uygulamalara olanak tanıyabileceğini hükme bağladığı
görülmektedir. Şikayet dilekçesinden Sercem’in 2000 yılından yani Chrysler ile
anlaşma imzaladığı tarihten bu yana Hyundai ile Chrysler bayiliklerini aynı binada
yürütmekte oldukları anlaşılmaktadır. Buna göre en azından 1998/3 sayılı Tebliğ
anlamında çok markalılığın sözleşmenin başından beri uygulandığı görülmektedir.
Dilekçe ve eklerinde feshin gerekçesinin çok markalılık olduğuna ilişkin olarak
gösterilen delillerden ilki Sercem tarafından Chrysler’e gönderilen 9.3.2006 tarihli 370
yazıda yer alan “Yeni kanun ile beraber bilindiği üzere binalarda şirketleri şu ya da bu
şekilde marka standartlarını uygulatması uygun olmamasına rağmen şirketimiz yine
de bize bunlar bildirildiğinde bunları da uygulamaya hazırdır. Yeni kanunun en önemli
noktalarından biri aynı alanda birden çok markanın satılabilmesi serbestliği olup, alan
hesaplaması yapılırken bir markanın kapladığı alan diğer markaların m2’sinden
düşülememektedir.” ifadesidir. Bir başka delil olarak da Sercem tarafından İstanbul
Beyoğlu 31. Noterliği aracılığıyla Chrysler’e çekilen 29.8.2006 tarihli ihtarnamede yer
verilen “Bunun sebebi Sercem Otomotivin halen Hyundai bayii olması ve her iki bayilik
ilişkisini aynı yerde sürdürecek olmasıdır. Çünkü yapılan tüm görüşmelerde Chrysler
standartların ayrı bir binada yerine getirilmesi şartını koşmuş, ancak Sercem Otomotiv 380
tarafından kabul edilmeyince bu ihtar çekilmiştir. Sercem otomotiv yeni tebliğe göre
aynı yerde iki bayiliği yürütme hakkı olduğunun bilincinde olarak ve bugüne kadar da
her iki bayiliğin aynı yerde yürütülmüş ve başarılı olunmuş olması gerekçeleri ile bu
isteği kabul etmemiştir. Chrysler tebliğe açık aykırılık oluşturduğundan bu şartı yazılı
olarak ileri sürmemişse de, asıl sorun bu konudan kaynaklanmaktadır. Chrysler çok
markalı bayilik hakkını önlemek istemektedir. Çünkü Sercem Otomotiv kendisine
bildirilen tüm objektif ve yazılı standartları yerine getirmiştir, sözleşme yapmanın
reddedilmesi için başka bir gerekçe bulunmamaktadır. Chrysler temsilcileri esasen asıl
anlaşmazlık konusunun çok markalılık meselesi olduğunu açıkça sözlü olarak beyan
etmiş bulunmaktadırlar.” ifadesi gösterilmektedir. Bu ihtarnameye karşılık Chrysler 390
tarafından Beyoğlu 2. Noterliği kanalıyla verilen 8.9.2006 tarihli cevapta ise “Müvekkil
şirketin çok markalı bayilik hakkını önlemek istediğine ilişkin Muhatap iddiaları ise
külliyen hilaf-ı hakikattir. Bu iddia, sadece 2005/4 sayılı “Motorlu Taşıtlar Sektöründeki
Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”nin getirdiği yeni
hükümlerin şemsiyesi altına girebilmek ve Muhatabın Tazminat Taleplerine gerekçe
oluşturabilmek amacıyla ihtarnameye alınmıştır. Ancak, gerçeğe aykırı bu iddianın,
Muhatabın hayali tazminat taleplerine hiçbir olumlu katkısı olmayacağı açıktır. Zira
müvekkil şirketin bu yönde hiçbir zaman hiçbir beyan ve ifadesi olmamıştır.”
denilmektedir.
07-77/917-351
10
Öncelikle belirtilmelidir ki şikayete konu şirket 1998/3 sayılı Tebliğ çerçevesinde 400
sağlayıcı feshi ihbar sürelerine uymak kaydıyla herhangi bir gerekçe göstermeksizin
bayilik anlaşmasını feshetme hakkına sahiptir. Nitekim bu konuda bir tartışma
bulunmamaktadır. 2005/4 sayılı Tebliğ’e göre ise sağlayıcıların kendilerine başvuran
her yetkili satıcı adayını dağıtım sistemine kabul etmek gibi bir zorunluluğu
bulunmamaktadır. 2005/4 sayılı Tebliğ’in sağlayıcıları standartları yerine getiren her
yetkili satıcı adayı ile anlaşma yapmaya zorlamadığı belirtilmelidir. Bu durum ancak
sağlayıcının yeri araçlar bakımından pazar payının %40’ın üzerinde olması halinde,
grup muafiyetinden yararlanmak için zorunlu olarak niteliksel seçici dağıtım sisteminin
benimsenmesi halinde mümkündür. Bunun dışında kalan hallerde sağlayıcılar
herhangi bir gerekçe göstermeksizin, standartları karşılamış olsa dahi bir bayi adayını 410
reddedebilirler. Esasen şikayet dilekçesine ek olarak verilen yazışmalardan şikayetçi
tarafından ileri sürüldüğü üzere Chrysler’in Sercem ile yeni bir bayilik anlaşması
imzalayacağına dair herhangi bir anlam çıkmamaktadır. Bu itibarla, şikayetçinin bayilik
talebinin reddedilmesine gerekçe olarak çok markalılıktan başka bir neden
bulunmadığı iddiasının geçerliliği bulunmamaktadır.
Bu noktada belirtilmelidir ki 2005/4 sayılı Tebliğ çok markalı bayilerin kurumsal kimlik
standartlarını tamamen ortadan kaldırmasına cevaz verecek hükümler
içermemektedir. Nitekim bu hususa ilgili açıklayıcı Kılavuz’un 35. sorusuna verilen
cevapta değinilmektedir. Diğer taraftan şikâyetçinin uzun bir süredir Hyundai ile
Chrysler bayiliğini birlikte yürütmesi de çok markalılık konusunda taraflar arasında bir 420
uyuşmazlık olmadığının göstergesidir. Şikâyet dilekçesinden yer verilen ve yukarıda
değinilen iki belgenin de 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesi hükümleri çerçevesinde bir
önaraştırma veya soruşturma açılmasını sağlamaya yeterli olmadığı ve bu nedenle
şikâyet konusu hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı
anlaşılmaktadır.
Son olarak Chrysler’in tüm bayilik sözleşmelerini feshetmesinin 2005/4 sayılı Tebliğ’e
ve 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil ettiği iddiasına yönelik olarak, 2005/4 sayılı
Tebliğ’in yürürlüğe girmesinin böyle bir feshe imkân tanıyıp tanımadığına kısaca
değinilmesi gerekmektedir. Yukarıda yer verildiği üzere 1998/3 sayılı Tebliğ’e göre
belirsiz süreli anlaşmalarda feshi ihbar süresinin iki yıl olması gerekmektedir. Ancak 430
Tebliğ’in 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer verilen “Dağıtım sisteminin
kısmen veya tamamen yeniden organize edilmesinin zorunlu olduğu hallerde, bir yıllık
feshi ihbar süresine uymak kaydıyla, sağlayıcının anlaşmayı feshetme hakkı,” hükmü
ile bu sürenin bir yıla indirilebileceği öngörülmüştür. Buna göre sağlayıcı tarafından
gerçekleştirilen fesih işleminin bu hükümler çerçevesinde haklı olup olmadığının
değerlendirmesinin de görevli yargı yerlerince yapılması gerekmektedir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Chrysler Jeep Ticaret A.Ş. ile Sercem Otomotiv Sanayi A.Ş. arasında 23.6.2000
tarihinde imzalanmış olan “Bayilik Sözleşmesi”nin sözleşmenin süresi ve feshi ihbara 440
ilişkin hükmü dışında 1998/3 sayılı Tebliğ ile uyumlu olduğuna,
2. Süre ve feshe ilişkin hükümleri dolayısıyla 1998/3 sayılı Tebliğ’in sağlamış olduğu
muafiyetten yararlanamayan münfesih “Bayilik Sözleşmesi”ne ilişkin olarak açık ihlal
07-77/917-351
11
niteliğinde hükümler içermemesi nedeniyle önaraştırma yapılmasına veya soruşturma
açılmasına gerek olmadığına,
3. Chrysler Jeep Ticaret A.Ş.’nin Sercem Otomotiv ile olan ilişkisine çok markalılık
nedeniyle son verildiği ve bu nedenle yeniden bayilik ağına alınmadığı iddiasına
yönelik olarak Önaraştırma veya soruşturma açılmasını gerektirecek nitelikte ciddi
delillerin bulunmaması nedeniyle şikayetin reddedine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 450
Full & Egal Universal Law Academy