Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-2-66 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 07-78/962-364
Karar Tarihi : 9.10.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan) 10
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ
B. RAPORTÖRLER: Hakan Suat ÖLMEZ, Bayram Ali GEÇGİL, Evrim Özgül KAZAK
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Doğan Dağıtım Satış ve Paz. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Zeynep ÜNALAN
Turan Güneş Bulvarı 63/1, Yıldız/ANKARA
20
D. TARAFLAR : - Doğan Dağıtım Satış ve Paz. A.Ş.
Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu Esenyurt 34517 İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş. tarafından, zarar
eden bayilerine, bu bayilerin faaliyet zararlarını ortadan kaldıracak düzeyde
destek sağlanması, sağlanacak bu desteğin maliyetinin ise Doğan Dağıtım’ın
müşterisi olan yayınevlerine yansıtılması yönünde alınan karara ilişkin Menfi
Tespit/Muafiyet talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 30.4.2007 tarih, 2982 sayı ile giren ve 30
21.8.2007 tarih, 5583 sayılı yazıyla eksiklikleri tamamlanan bildirim üzerine 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde yapılan
inceleme sonucunda düzenlenen 14.9.2007 tarih, 2007-2-66/MM-07-HSÖ sayılı
Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu 14.9.2007 tarih, REK.0.06.00.00-130/277
sayılı Başkanlık Önergesi ile Rekabet Kurulu’nun 4.10.2007 tarihinde yapılan ilk
oylaması sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen karar yeter
sayısının oluşmaması nedeniyle yine aynı maddede belirtilen yöntem izlenerek
kararın ikinci oylamaya kalmasına OYBİRLİĞİ ile karar verildikten sonra 9.10.2007
tarih ve 07-78 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
40
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Doğan Dağıtım Satış ve Paz. A.Ş.
tarafından, bayilerinin faaliyet zararlarını ortadan kaldıracak düzeyde bir destek
sağlanması, sağlanacak bu desteğin maliyetinin ise Doğan Dağıtım’ın müşterisi olan
yayınevlerine yansıtılmasına ilişkin alınan karara yönelik olarak;
- Grup içi ve grup dışı yayınlar arasında ayrımcılık yapılmaması,
- Dağıtılan mevkutenin fiyatı, ağırlığı, verilen ekleri, promosyonları, ve ayrıca
dağıtım şekilleri (abonelik ve normal dağıtım) gibi özellikler dikkate alınarak,
yayıncılara yansıtılacak miktarların adaletli bir şekilde yapılması,
07–78/962–364
2
- Müşteri yayıncıların, desteklenecek bayilerin seçiminde ve ne şekilde
destekleneceğine ilişkin çalışmalarda bilgilendirilmeleri ve mümkün olduğu 50
durumlarda bu çalışmalara aktif katılımlarının sağlanması
- Oluşturulan fon ile bayilere yapılan ödemelerin (bayi bazında) fatura
dökümlerinin ve yansıtılan miktarların nasıl hesaplandığına ilişkin somut
verilerin en az 3 ayda bir olmak üzere müşteri yayıncılara sunulması,
- Alınan komisyonun amaçlanan konular dışında kullanılmaması, her ne şekilde
olursa olsun grup içindeki başka kaynaklara aktarılmaması veya her ne şekilde
olursa olsun Doğan Grubu şirketlerine doğrudan veya dolaylı olarak maddi
getiri sağlayabilecek bir şekilde kullanılmaması,
şartlarıyla Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit verilebileceği ifade
edilmiştir. 60
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Başvuruya konu işlem, Doğan Dağıtım’ın bayilerine yapacağı destek ödemesine
yönelik olarak, tek taraflı bir şekilde aldığı kararın değerlendirilmesine ilişkindir.
Doğan Dağıtım, gazete ve dergi yayıncılığı piyasasında faaliyet gösteren lider
konumdaki teşebbüs olup, Doğan Grubu’nun bağlı bir şirketidir. Doğan Dağıtım’ın tek
taraflı kararına yönelik menfi tespit istenmesi sebebiyle, ilgili ürün pazarı genel olarak
“gazete ve dergi dağıtımı pazarı” olarak belirlenmiştir. 70
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Gazete ve dergi dağıtımının tüm ülke çapında yapıldığı dikkate alınarak ilgili coğrafi
pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir.
H.2. Taraflar
H.2.1. Doğan Dağıtım Satış ve Paz. A.Ş. (Doğan Dağıtım)
Doğan Dağıtım, Doğan Yayın Holding tarafından kontrol edilmektedir. Doğan
Dağıtım’ın sermaye yapısı aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
Tablo 1: Doğan Dağıtım’ın Ortaklık Yapısı
Ortak Adı Sermaye Payı %
Doğan Yayın Holding A.Ş. %99,92
Yaysat Yayın Satış Paz. Dağ. A.Ş % 0,02
Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. % 0,02
Doğan Gazetecilik A.Ş. % 0,0398
Referans Yayın Dağıtım ve Kurye Hiz. A.Ş. % 0,0002
Toplam % 100
80
Doğan Dağıtım’ın hakim hissedarı Doğan Yayın Holding’in hissedarlık yapısı ise
aşağıdaki gibidir.
Tablo 2: Doğan yayın Holding’in Ortaklık Yapısı
Ortak adı Sermaye Payı %
Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. % 63,02
Halka açık % 34,01
Doğan ailesi % 2,30
Aydın Doğan Vakfı % 0,67
Toplam % 100
07–78/962–364
3
Doğan Yayın Holding’in hakim hissedarı olan Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş.
Adil Bey Holding A.Ş. tarafından kontrol edilmektedir. Adil Bey Holding A.Ş.’nin
ortaklık yapısı ise aşağıdaki gibidir.
Tablo 3: Adil Bey Holding A.Ş.’nin Ortaklık Yapısı
Ortak adı Ortaklık Oranı
Aydın Doğan % 26
Işıl Doğan % 14,8
Arzuhan Yalçındağ % 14,8
Vuslat Doğan Sabancı %14,8
Hanzade V. Doğan % 14,8
Y. Begümhan Doğan % 14,8
Toplam % 100
H.2.2. Müşteri Yayıncıların Görüşleri
Başvuruya konu olan işlem esas itibariyle Doğan Dağıtım’ın hizmet verdiği, diğer bir 90
ifadeyle yayınlarını dağıttığı, müşterileri olarak adlandırabileceğimiz gazete ve dergi
yayıncıları ile ilişkilidir. Doğan Dağıtım sadece Doğan Grubu bünyesinde bulunan
yayınları değil, grup dışında bulunan başkaca yayınları da dağıtmaktadır. Bu
nedenle, raportörlerce Doğan Dağıtım tarafından dağıtımı yapılan ve anılan
başvurudan etkilenecek müşteri yayıncılardan başlıcaları olan Zaman Gazetesi,
Türkiye Gazetesi ve Vatan Gazetesi’nin yayıncılarına, anılan tek taraflı işlem
hakkındaki görüşleri sorulmuş ve genel olarak aşağıdaki cevaplar alınmıştır.
Feza Gazetecilik A.Ş.’nin (Zaman) Gazete Dergi Direktörü’nden konu ile ilgili gelen
yazıda;
- Doğan Dağıtım’ın, “bazı başbayilerinin zarar ettiği” gerekçesi ile 100
yayınevlerinden, başbayilere verilen komisyonların artırılmasını talep ettiği,
konuyla ilgili olarak Zaman Gazetesi merkez binasında Doğan Dağıtım ile bir
toplantı yapıldığı, söz konusu toplantıda Doğan Dağıtım Genel Müdürünün
başbayilerinin bir kısmının yaşadığı mali problemlerin çözümü için bayiler (son
satıcılar) kanalından yapılan satışlara ilişkin başbayilere verilen komisyonların
%2–3 oranında artırılmasını talep ettiği, Zaman Gazetesi olarak bayiler (son
satıcılar) üzerinden yapılan satışlardan verilen komisyonların artırılmasına
proje bazlı olumlu bakabileceklerini ve destek olacaklarını ancak Doğan
Dağıtım’ın kendilerine proje sunmaları gerektiğini belirttikleri,
- Doğan Dağıtım’ın Rekabet Kurumu’na yaptığı müracaatında Doğan 110
Dağıtım’ın, yayınevlerinden sağladığı cironun %3’ü oranında komisyon artırımı
kararı aldığının anlaşıldığı, bu beyanın kendileri ile yapılan toplantılardaki
konuşmalarıyla çeliştiği, kendilerinden bayiler (son satıcılar) üzerinden yapılan
satışların komisyonlarının arttırılmasının talep edildiği, bununla birlikte Zaman
Gazetesi ve diğer ürünlerinin tamamının Doğan Dağıtım üzerinden
faturalandırıldığı, dolayısıyla abone ve bayi satışlarının tüm mali hareketlerinin
Doğan Dağıtım üzerinden geçtiği, yayınevlerinden sağlanan cironun %3’ü
hesaplandığında Zaman gazetesi için bunun tutarının çok yüksek meblağlar
olacağı, bu tutarın da “bir kısım başbayiler zarar ediyor” cümlesiyle
açıklanmasının mümkün olmadığı, 120
- Sektörün düopol bir yapıya sahip olmasına rağmen Doğan Dağıtım’ın etkin ve
hakim durumunun yıllardır sürmekte olduğu, Sabah Grubu’nun Ciner Grubu
tarafından satın alınmasıyla birlikte sektördeki rekabet ortamının
dengelenmeye başladığı, ancak TMSF’nin Sabah Grubu’na el koymasıyla,
07–78/962–364
4
pazardaki rekabet dengesinin yeniden bozulduğu, Doğan Dağıtım’ın, bu
dönemde yayınevi komisyonlarını artırmak istediği,
- Doğan Dağıtım’ın, başbayi ve son satıcı (bayi) komisyonlarının, grup yayınları
ve müşteri yayınları için aynı olduğu, gazetelerden alınan komisyonların satış
fiyatları üzerinden hesaplandığı, ancak bir gazetenin dağıtım şirketi, başbayi
ve son satıcıya getirdiği iş yükünün o gazetenin ağırlığı, ekleri ve gazete 130
arasında verilen insert adetleriyle doğru orantılı olduğu, başbayi ve son
satıcılar için daha gazetelere harcadıkları emek ve maliyet farklı olmasına
rağmen, Zaman ve Hürriyet gazetelerinin de başbayi ve son satıcı komisyon
oranlarının aynı olduğu,
- Gazetelerin gelirlerinin büyük bölümünü reklam satışlarından elde ettikleri,
reklam satışında en önemli faktörün yayının tirajı olduğu, medya gruplarının
gazetelerinin tiraj ve reklam alanlarında rekabet halinde oldukları, ancak rakip
olarak görülen gazetenin de aynı zamanda rakip grubun dağıtım şirketiyle
dağıtılmak zorunda olduğu, bu nedenle dağıtım şirketi üzerinden rakip
gazetenin faaliyetlerini zorlaştırılabileceği, 140
- Yayınevlerinden sağlanan cironun %3’ü ifadesinin muğlak bir ifade olduğu, bu
ifadeyle ne kastedildiğinin tam olarak belirtilmediği, tüm kriterleri belirleme ve
hesaplama çalışmalarının Doğan Dağıtım’ın kendisinin yapacağı ve
yayınevlerine bilgi vermeyeceği, geçmişte bunların tümünün yaşandığı ancak
Rekabet Kurumu’nun devreye girmesiyle pazarda normalleşmeler yaşandığı,
gelinen bu noktada yayınevlerinin her sabah dağıtım şirketlerinin yeni
sürprizleriyle karşılaşabilecekleri ve pazardaki dengelerin yeniden alt üst olma
tehlikesinin olduğu,
- Doğan Dağıtım tarafından alınan kararın uygulanması halinde, kararın bayi,
dağıtım ağı ve nihai tüketici açısından doğuracağı sonuçlar ile ilgili olarak, 150
a) Gazete satış fiyatı üzerinden komisyon ödenmesinin, başlangıçta yeterli
reklam alamayıp maliyetlerini satış fiyatı üzerinden karşılamak durumunda
olan yeni girişlerin aleyhine olduğu, komisyonların bu şekilde artırılmasının söz
konusu asimetriyi daha da artıracağı,
b) Bu sistemin piyasada belirli güce sahip Hürriyet gibi gazetelerin elde ettikleri
reklam gelirlerine dayalı olarak fiyatlarını daha da düşürmeleri, buna karşın
dağıtıma konu olan miktarı (gramaj olarak) artırmalarına imkan tanıyacağı, söz
konusu maliyetlere rakip gazetelerin katlanacağı ve böylece Hürriyet gibi
gazetelerin haksız pazar payı elde edeceği,
c) Bunlar sonucunda ekonomik olarak sıkıntıya giren yayınların nihai tüketiciye 160
ulaşmasında problemler olabileceği, ekonomik sıkıntıya giren yayınların
editoryal altyapıya yatırım yapamayacakları, ürünün şekilsel ve içerik olarak
kalitesinin düşeceği, ekonomik sıkıntıya giren yayınların yayın hayatlarını
devam ettirmelerinin güçleşeceği, uzun vadede yayın piyasasının tamamen
hakim medyanın eline geçebileceği, nihai tüketicinin yayın çeşitliliği ve
seçenek esnekliğinden mahrum kalabileceği,
- Doğan Dağıtım yetkililerinin, başbayilerin kar/zarar hesaplarını yaparken
“sadece gazete ve dergi satışlarından elde ettikleri cirolar üzerinden
hesaplama yaptıklarını” ifade ettikleri, internet sitelerinden alınan bilgilere göre
Doğan Dağıtım’ın gazete dergi ürünlerinin dışındaki ticari ürünler konusunda 170
da faaliyette bulunduğunun görüldüğü, bu ticari faaliyetlerin hemen hepsinin
gazete dağıtımında bulunmanın getirdiği avantajlara dayalı olduğu, bazı
07–78/962–364
5
medya gruplarının medya faaliyetlerinden zarar etmesine karşın diğer ticari
faaliyetlerinden kar elde ettiklerinden medyada bulunmaya devam ettikleri,
zararların söz konusu avantajlar ile dengelenebileceği,
- Başbayilerin ana işinin gazete ve dergilerin bayilere dağıtılması ve satış
sonrası oluşan iadelerin yine bayilerden toplanması olduğu, abone satışı
yapan yayınların başbayiler için iş yükü yaratmadığı, başbayilere ekonomik
yük getirenin bayilerden satılan gazeteler olduğu, dolayısıyla başbayilere
desteği de bu gazetelerin vermesi gerektiği, 180
- Bir dağıtım şirketinin bazı bayilerinin zarar edebileceği ancak dağıtım şirketinin
bunu kendi içerisinde çözmesi gerektiği,
- Doğan Dağıtım’ın grup yayınlarının satış pazarlama ve dağıtımını yapmak
üzere konumlandırılmış bir şirket olduğu, kendi yayınları dışında dağıtımını
yaptıkları müşteri yayınlarının dağıtım şirketinin maliyetlerini azalttığı ve bu
şirketin karlılığına katkıda bulunduğu, Zaman Gazetesi gibi %95 abone
sistemiyle çalışan bir gazetenin Doğan Dağıtım’ın maliyetlerini artırmadığı
aksine maliyetlerinin paylaşılmasına ve karlılığına katkı sağladığı,
- Rekabet Kurulu’nun görevlerinden birisinin de piyasadaki fiyatların gerçek
fiyatları (marjinal maliyetleri) yansıtır hale getirilmesi olduğu, Doğan Dağıtım’ın 190
uyguladığı fiyatlandırma mekanizmasının ise dağıtım açısından maliyetleri
yansıtmadığı, gazete fiyatı üzerinden yapılan dağıtım fiyatlandırmasının pazar
gücü olan gazeteler lehine olduğu, reklam gelirleri yüksek olan bu gazetelerin
fiyatlarını 1 Ykr.’a düşürmelerinin bile mümkün olduğu, bu durumda söz
konusu gazetelerin dağıtım ağına ağırlıkları itibariyle çok büyük yük
getirmelerine rağmen maliyetlere katkılarının sıfıra yakın olacağı, dağıtım
piyasasında durum bu denli çarpık iken, Doğan Dağıtım’ın gazete fiyatına
bağlı komisyon sistemini devam ettirmesi ve hatta bu komisyonları arttırmanın
doğrudan rakipleri olan Zaman Gazetesi’nin maliyetlerinin haksız yere
arttırılması anlamına geldiği, 200
hususları yer almaktadır.
Başvuru konusu inceleme kapsamında dağıtımı Doğan Dağıtım tarafından
yapılmakta olan İhlas Gazetecilik A.Ş.’den (Türkiye Gazetesi) de bilgi istenmiş,
gönderilen cevabi yazıda özetle şu hususlara yer verilmiştir .
- Doğan Dağıtım ile Şirketimiz arasında 1.1.2003 tarihli dağıtım sözleşmesi ve
bu sözleşmeye istinaden hazırlanan 1.4.2006 Ek Protokol mevcuttur. Şu
andaki gazete dağıtımı, bu iki sözleşmeye istinaden yapılmaktadır. Tarafların
her ikisi de tacirdir ve aralarında özel hukuka dayalı bir sözleşme mevcuttur.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin süresi ve sona erme şekli yine bu
sözleşmeler içinde belirlenmiştir. Bu durumda Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret 210
Kanunu hükümlerinin amir hükümleri gereği sözleşme hükümlerinin tek taraflı
olarak değiştirilmesi mümkün değildir.
- Doğan Dağıtım tarafından tek taraflı olarak alınan ek maliyet kararının
uygulanması halinde, satışı ve dolayısı ile geliri az olan yayınevleri zarar
edecektir. Zira yayınevleri aralarındaki rekabet nedeni ile günün şartlarına
uygun olarak fiyatlarını arttıramamaktadır. Varlığı iddia edilen zararın bütün
yayınevlerine %3 gibi eşit olarak dağıtılması da ayrıca tartışılması gereken bir
husustur.
- Doğan Dağıtım tarafından bayilerinin zarar etmesi gerekçe gösterilerek tek
taraflı olarak alınan söz konusu haksız kararın uygulanması halinde artan 220
07–78/962–364
6
maliyetler karşısında birkaç büyük yayınevi dışında kalan yayınevlerinin yayın
fiyatlarını arttırması zorunluluğu doğacaktır. Bu alternatif, yayınların satışının
azalması sonucunu doğuracağından mevcut rekabet ortamında bir çözüm yolu
olarak değerlendirilmemektedir. Zarar eden bayilerin desteklenmesi için
alternatif olarak şu şekilde bir sistem geliştirilebileceği değerlendirilmektedir;
Doğan Dağıtım ve bayiler bütün yayınevlerine eşit olarak hizmet
vermemektedir. Hizmetin farklılaşmasına tesir eden faktörlerden bir kaçı;
- Her yayının dağıtım şekli,
- Sayfa sayısı,
- Ek (ilave) verilmesi, 230
- Bu eklerin verildiği gün sayısı,
- Eklerin sayfa sayıları,
- Promosyonlardaki farklılıklar,
- Yayının ağırlığı veya hacmi
şeklinde sıralanabilir.
Dolayısıyla bu ve benzer parametreler göz önünde bulundurularak, her
yayınevinden kendisine verilen hizmet kadar gerçek dağıtım bedeli alınması
problemin çözümünde esas olmalıdır. Yani Doğan Dağıtım’ın, yapacağı yeni
sözleşmelerde dağıtacağı yayınların yukarıdaki parametreleri esas alarak
yayınevlerine kademeli fiyat teklif etmesi durumunda problemin büyük ölçüde 240
çözüleceği değerlendirilmektedir. Bu durumda bayiler de kime ne kadar hizmet
veriyor ise hizmetinin karşılığını o oranda hizmeti verdiği kuruluştan almış
olacaktır.
Başvuru konusuna ilişkin olarak Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık A.Ş. (Vatan
Gazetesi) tarafından gönderilen yazıda ,
- Türkiye’de genel olarak gazete okuyan kişi sayısının azlığı ve dolayısıyla
gazete tirajlarının düşük olması sebebiyle enflasyonun etkisine rağmen uzun
yıllardır gazete fiyatlarında bir artış yaşanmadığı, buna karşın enflasyonun
etkisiyle başbayi giderlerinin %50’sini oluşturan nakliye giderlerinde büyük bir
artış gözlendiği, gazete satış fiyatlarına göre belirlenen bayi komisyonlarında 250
yıllardır bir artış olmadığı, böylece başbayi ve son satıcıların artan
maliyetlerine rağmen kazançlarında bir değişiklik olmadığı, elde ettikleri
komisyon gelirlerinin masraflarını karşılamadığı, bu durumun başbayi ve son
satıcıların zarar etmesine sebep olduğu,
- 4822 sayılı Yasa ile 2003 yılında değişiklik yapılan 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun’un “Süreli Yayınlar” başlıklı 11. maddesinde süreli
yayınlar tarafından düzenlenecek promosyon kampanyalarının sınırlarının
çizildiği ve sadece kültürel nitelikte sayılan ürünlerin promosyon
kampanyalarına konu edilebileceğinin hüküm altına alındığı, bu düzenlemeden
önce mevkutelerin sertifikalı olarak ve fiyat farkı almak suretiyle promosyon 260
kampanyaları düzenlediği ve bayilerin bu sertifika satışlarından belli oranda
komisyon aldığı, ancak yasal değişiklikten sonra bayilerin bu gelirlerinin de
tamamen ortadan kalktığı,
- Artan maliyetler karşısında komisyon oranlarının değişmemesi hatta azalması
sebebiyle başbayi ve son satıcıların kaliteli ve iyi hizmet verebilmelerinin
zorlaştığı, bayilerin ekonomik alandaki sıkıntılarının belli bir oranda giderilmesi
veya azaltılması halinde verilecek hizmetin kalitesinin artacağı,
07–78/962–364
7
- Gazete ve dergi satışlarının ekonomik ve sosyal farklılık taşıyan bölgelere
göre değişiklik arz ettiği, bu itibarla Doğan Dağıtım tarafından talep edilen bayi
maliyetlerinin yayınevlerine yansıtılması önerisinin kabul edilmesi halinde, 270
bayilerin bulunduğu yer, sosyal ve ekonomik durum itibara alınmak suretiyle
destek sağlanmasının daha faydalı olacağı ve elde edilmek istenen amaca
hizmet edeceği kanaatinde oldukları,
- Bayilerin gelirlerinde sağlanacak artışın nihai tüketicilere verilecek hizmetin
kalitesini nitelik ve nicelik yönünden arttıracağı, bayilerin zararının
desteklenmesi için oluşturulacak fondan yayınevlerinin payına düşen maliyet
miktarının çok yüksek olmaması koşulu ile yayınevlerinin bu maliyeti gazete
satış fiyatlarına yapacakları artış ile nihai tüketiciye yansıtmama gayreti
göstereceklerini düşündükleri,
- Bazı bölgelerdeki bayilerin birleştirilmesi, küçük noktalarda tek bayi ile 280
çalışılması ve bazı bölgelerde Merkez Dağıtım ile anlaşma sağlanarak ortak
dağıtım yapılmasının maliyetleri düşüreceği ve böylece bayilerin gelirlerinde
artış sağlayacağını düşündükleri,
- Doğan Dağıtım’ın zarar eden bayilerin giderlerinin bir kısmının üstlenilmesi
amacıyla yapacağı yardımın boyutu hakkında bilgi sahibi olmadıkları, bu
sebeple Doğan Dağıtım’ın yaptığı çalışmadaki bu miktarın yayınevlerinden
sağlanan cironun yaklaşık %3’üne tekabül edeceği tespitinin doğru olup
olmadığı ve bu yardımın maliyetlerinde ne kadar bir artış sağlayacağı
hususunda bir beyanda bulunmalarının zor olduğu,
- Türkiye’de Doğan Dağıtım ve Merkez Dağıtım olmak üzere iki dağıtım 290
firmasının bulunduğu, dağıtım imkanı bulunmayan yayınevlerinin bu iki
şirketten birisi ile anlaşmak zorunda oldukları, Doğan Dağıtım ile olan
anlaşmalarının sona ermesi durumunda tek imkanlarının rakip firma
konumunda bulunan Merkez Dağıtım ile anlaşma yapmak zorunda olduğu,
neticede iki dağıtım firması arasında bir fark bulunmadığı, iki şirketin de aynı
güzergah üzerinden aynı son satıcıya yayınları ulaştırdıkları
ifade edilmektedir.
Yukarıda yer verilen müşteri yayıncıların görüşleri ve anılan işleme yönelik olumlu
düşünceleri yanında yer verdikleri çekinceleri dikkate alınarak, piyasanın kendine
özgü yapısı da düşünülerek aşağıdaki değerlendirmelere yer verilmektedir. 300
H.3. Değerlendirme
H.3.1 Hakim Durum Değerlendirmesi
Gazete ve dergi dağıtımı, yayınevleri tarafından dağıtım şirketlerine teslim edilen
gazete veya dergilerin son satış noktalarına kadar ulaştırılması faaliyetlerini
kapsamaktadır. Yayınevlerinden çıkan mevkuteler dağıtım şirketlerinin depolarına
ulaştırılmakta oradan çeşitli şekillerde taşınarak başbayilere ulaştırılmaktadır.
Başbayiler tarafından da bulunduğu bölge içerisindeki son satış noktalarına (tali
bayiler) dağıtılarak nihai tüketici dediğimiz okuyuculara ulaştırılmaktadır.
Bunun dışında bazı yayıncılar mevkutelerini abonelik bazlı sattıklarından, bu tür 310
yayınların dağıtımı son satış noktası yerine abone bürolarına yapılarak zincir
tamamlanmaktadır. Gazete ve dergi dağıtımının, Türkiye’nin özel şartları da dikkate
alındığında, tek bir gazete veya dergi yayıncısı tarafından yapılabilmesi halihazırda
mümkün görünmemektedir. Bir gazetenin Türkiye’nin her bölgesine, en ücra
köşelerine kadar ulaştırılabilmesi hem çok büyük ve önemli bir organizasyon
07–78/962–364
8
kurulması, hem de bu dağıtım içerisinde yer alan başbayi ve tali bayileri besleyecek
miktarda mevkutenin satışının yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, piyasanın
kendine has özelliklerinden dolayı belli bir ölçek büyüklüğüne ulaşmayan yayıncıların
bu sistemi tek başlarına kurmaları rasyonel olarak mümkün görünmemektedir.
Ülkemizde de bu gerçeklerden hareketle, gazete ve dergi yayıncılığı piyasasındaki 320
en büyük iki grup olan Doğan Grubu ve Merkez Grubu (halihazırda TMSF ile ihtilaf
halindedir) kendi dağıtım şirketlerine sahip olup, diğer müşteri yayınları ile birlikte
yeterli ölçek miktarına ulaşarak gazete ve dergi dağıtımı piyasasında faaliyet
gösterdikleri görülmektedir.
Piyasada halihazırda sadece iki dağıtım firması bulunması ve müşterilerin yeterli
alternatiflerinin bulunmaması bu piyasada zaman zaman çeşitli rekabet ihlallerini de
beraberinde getirmiştir. Piyasanın iki grup şirketi elinde olması nedeniyle düopol bir
özellik arzeden gazete ve dergi dağıtım piyasasında hakim durum analizi yapılırsa;
- Piyasada talebin fiyat esnekliği düşüktür; yeterince alternatif olmaması
nedeniyle müşterilerin dağıtım fiyatlandırmasındaki tepkileri yeterince kuvvetli 330
değildir. Yayınevlerinin pazarlık güçleri zayıftır.
- Dağıtım şirketleri aynı zamanda gazete ve dergi yayıncılığı piyasasında da
faaliyet göstermektedirler, bu nedenle bu piyasalarda müşterilere yönelik baskı
kurulma olasılığı da yüksek olabilmektedir.
- Piyasanın gelişimine bakılırsa uzun yılardan beridir piyasada sadece iki
teşebbüs yer almakta olup, pazar payları nispeten yavaş bir şekilde değişim
göstermektedir. Sabah Grubu’nun zaman zaman problemler yaşaması
nedeniyle pazar payı bazı yıllarda Doğan Grubu lehine değişme göstermiştir.
Sabah Grubu’nun Merkez Grubu’na devri ertesinde Doğan Grubu’nun pazar
payı bir nebze azalma göstermiştir. 340
- Sadece iki firma olması demek, aynı zamanda piyasadaki yoğunlaşmanın da
yüksek olduğunu göstermektedir. Her ne kadar düopol özellik arz etse de,söz
konusu pijyasanın bazen Sabah Grubu’nun yaşadığı problemler nedeniyle
bazen de Rekabet Kurulu Kararlarında da yer verilen birlikte hareket etmeleri
neticesinde monopol benzeri piyasa özellikleri gösterdiği zamanlar olmuştur.
Dosya mevcudu bilgilere göre Doğan Dağıtım’ın net satış rakamlarına göre son üç
yıldaki tahmini pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir (Doğaldır ki,
Merkez Dağıtım’ın pazar payı Doğan Dağıtım’ın pazar payının 100’den çıkarılması
sonucunda elde edilecektir.):
Tablo 4: Gazete ve Dergi Dağıtımı Piyasasındaki Pazar Payları 350
Yıllar Yayın Türü Doğan Grubu Merkez Grubu
Gazete 63% 37%
2004
Dergi 70% 30%
Gazete 60% 40%
2005
Dergi 68% 32%
Gazete 61% 39%
2006
Dergi 66% 34%
Gazete 61% 39%
2007/5
Dergi 64% 36%
07–78/962–364
9
Tablodan da görüldüğü üzere, Doğan Grubu’nun gerek gazete gerekse dergi
dağıtımındaki pazar payı son dört yılda %60’ın üzerinde seyretmekte ve karşısında
yaklaşık % 40 pazar payına sahip Merkez Grubu bulunmaktadır.
Doğan Dağıtım’ın hakim durum analizi için sadece pazar payı bilgilerine bakmak
yeterli olmayacaktır. Dağıtım ve yayıncılık piyasasının birbirleriyle sıkı bir şekilde
dikey ilişki içerisinde bulunmaları ve Doğan Grubu’nun gazete ve dergi yayıncılığı
piyasasının da en önemli aktörü konumunda bulunması, Doğan Grubu’nun her iki
piyasadaki gücünü de etkilemektedir. Doğan Grubu gazete ve dergi yayıncılığı
piyasasında reklam gelirleri bazında yaklaşık %60’lık pazar payına sahipken en yakın
rakibi konumundaki Merkez Grubu %20-25 civarında pazar payına sahiptir. Bunun 360
dışında Doğan Grubu’nun medya piyasasının tüm alt sektörlerinde var olan gücü ve
etkisi bu sektördeki gücünü de etkilemektedir.
Ayrıca, Doğan Gurubu’nun en önemli rakibi konumundaki Sabah Grubu’nun son
yıllarda yaşadığı ekonomik ve hukuki sorunlar, yaşanan belirsizlikler, çeşitli el
değiştirmeler, Sabah Grubu’nun gücünü olumsuz etkilediği gibi, Doğan Grubu’nun
piyasadaki hakim konumunu daha da güçlendirmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar neticesinde Doğan Dağıtımın, gazete ve dergi dağıtımı
piyasasında hakim durumda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
H.3.2 Menfi Tespit/Muafiyet Talebine İlişkin Değerlendirme
Başvuru konusu işlem, gazete ve dergi dağıtım piyasasında hakim durumda olan 370
Doğan Dağıtım’ın tek taraflı olarak yaptığı bir işlemin Kanun’un 6. maddesine aykırı
olmadığına ilişkin menfi tespit belgesi verilmesine yöneliktir. Kanun’un 6. maddesi
çerçevesinde değerlendirilen bir işleme yönelik olarak Kanun’da muafiyet rejimi
bulunmamaktadır. Bu nedenle, Kanun’un 6. maddesi kapsamına giren bir işleme
ancak Kanun’un 8. maddesi kapsamında bir menfi tespit incelemesi yapılması
gerekmektedir. Şöyle ki, 4. madde çerçevesinde incelenen bir anlaşma, uyumlu
eylem veya karar, Kanun’a aykırı olmasına rağmen muafiyet tanınarak yürürlüğü
sağlanabilmektedir. Bununla birlikte hakim durumun kötüye kullanılması ihtimali olan
bir işlemin Kanun’a aykırı olmasına rağmen muafiyet tanınması gibi bir uygulaması
bulunmamaktadır. Bu nedenle başvuru konusu işlem ya Kanun’a aykırı olarak 380
değerlendirilip izin verilmeyecek, ya da Kanun’a aykırı olmadığına ilişkin menfi tespit
belgesi verilecektir. Bunun yanı sıra menfi tespit belgesi her zaman şartlı
verilebileceği gibi, daha sonra tekrar geri alınabilme olanağı da bulunmaktadır.
Kanun’un 8. maddesi aşağıdaki şekildedir.
“İlgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu üzerine Kurul, elinde bulunan
bilgiler çerçevesinde bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya birleşme ve devralmanın
bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerine aykırı olmadığını gösteren bir menfî tespit
belgesi verebilir. Kurul, bu belgenin düzenlenmesinden sonra 13 üncü maddedeki
şartlar çerçevesinde görüşünden her zaman dönebilir. Ancak bu durumda taraflara
Kurulun görüş değiştirmesine kadar geçen süre için cezaî müeyyide uygulanmaz.” 390
Menfi tespit talebinde bulunulan işlem, Doğan Dağıtım tarafından, zarar eden
bayilerine, bu bayilerin faaliyet zararlarını ortadan kaldıracak düzeyde destek
sağlanması, sağlanacak bu desteğin maliyetinin ise Doğan Dağıtım’ın müşterisi olan
yayınevlerine yansıtılmasıdır. Doğan Dağıtım sadece gazete ve dergi dağıtım
piyasasında yer almamakta, aynı zamanda hizmet verdiği müşteri grupları gibi
kendisi de gazete ve dergi yayıncılığı piyasasında faaliyet göstermektedir. Sadece
dağıtım piyasasında faaliyet gösteren bir teşebbüsün müşterilerinin maliyetini
yükseltecek tek taraflı işlemler yapması ile, hem dağıtım piyasasında hem de bir üst
07–78/962–364
10
piyasa olan yayıncılık piyasasında faaliyet gösteren bir firmanın rakiplerinin
maliyetlerini yükseltici işlemler yapması, rekabet şartları açısından büyük farklılıklar 400
göstermektedir. Şöyle ki, dağıtım piyasasındaki teşebbüs müşterilerinin maliyetlerini
yükselterek kendi grup bünyesindeki firmaların rekabetçi avantaj elde ederek, piyasa
paylarını yükseltmelerini hatta piyasayı ele geçirmelerini sağlayabilir. Dağıtım firması
aynı maliyet yükseltici işlemleri kendi grup bünyesindeki yayınlar üzerinde de
uygulayabilir. Grup içi yayınlar ve grup dışı yayınlar arasında ayrımcılık yapmaması
ve her birine aynı maliyet kalemlerini yüklemesi de sonuç itibariyle çok fazla bir
değişiklik arz etmeyecektir. Çünkü grup içi yayınlara yüklenen maliyetler sonuçta bir
cepten diğer cebe para transferi olarak kabul edilebilecektir.
Başvuruya konu işlemde tüm dağıtılan yayınların ciroları üzerinden %3 gibi bir pay
alınarak zarar eden bayilere aktarılmak istenmektedir. Bu işlem, yayıncıların 410
komisyon oranlarını doğrudan artırmaktan biraz daha farklı bir uygulamadır.
Komisyon oranlarının artırılması yukarda yer verilen rekabet sakıncalarını gündeme
getirebilecektir. Yani kendi grup bünyesindeki yayınların da komisyon oranları artsa
dahi aynı grup içerisinde olduklarından bunlar üzerinde bir baskı oluşturmazken grup
dışı yayınlar üzerinde bir maliyet baskısı yaratabilecektir. Fakat bu sistemde
oluşturulacak olan fona hem grup içi hem da grup dışı yayınlar ayrımcılık
gözetmeden katılacaklar ve oluşturulan bu fon sadece bayilerin rehabilitesine
harcanacaktır. Diğer bir deyişle müşteri yayınlarının katlandığı maliyete aynı
zamanda dağıtım şirketiyle aynı grupta bulunan yayınlar da katlanacaklardır. Bu
şekilde bakıldığında fiyat sıkıştırması olgusundan farklılıklar göstermektedir. 420
Bir diğer husus, dağıtım şirketlerinin müşteri yayınlarını belli sözleşmeler
çerçevesinde dağıtmalarıdır. Bu sözleşmeler genellikle 1 (bir) yıl süresince yapılıp, yıl
sonunda değişiklik yapılmaması halinde devam etmektedirler. Dağıtım şirketinin ve
yayınevlerinin karşılıklı mutabakatı çerçevesinde yapılan bu sözleşmeler, yine
yayınevleri ve dağıtım şirketinin karşılıklı mutabakatı çerçevesinde
değiştirilebilmektedir. Bu nedenle akit serbestisi ilkesine dayanarak Rekabet
Kurumu’nun bu sözleşmelere müdahalesi sınırlı olabilmektedir. Bununla birlikte,
taraflardan birinin hakim durumda bulunması, diğer tarafı sözleşme yapmak
konusunda özgür bırakmamakta, büyük maliyet artışlarına sebebiyet verse dahi
kabul etmek zorunda bırakılabilmektedir. Bu nedenle her ne kadar karşılıklı imzalar 430
ile yürürlüğe girse de sömürücü olduğu tespit edilen bazı sözleşmeler hakim
durumun kötüye kullanılması kapsamında ihlal olarak değerlendirilebilmektedir.
Kanun’un 6. maddesinde yer alan hakim durumun kötüye kullanılması eylemleri ex-
post değerlendirilmesi gereken eylemlerdir. Bu nedenle bazı işlemlerin uygulamasını
görmeden önce hakim durumun kötüye kullanılma ihtimalinin değerlendirilmesinin
çok sağlıklı olduğu düşünülmemektedir. Bu nedenle menfi tespit değerlendirmesi
sadece yapılacak işlemin görünen kısmıyla ilgili, diğer bir deyişle beyan edilen
uygulamayla ilgili olacaktır. Çünkü, hangi işlem olursa olsun, uygulamasında çok
daha komplike sorunlar ortaya çıkarma ihtimali olabilmektedir. Diğer bir deyişle, bir
işlemin uygulamasından önce başvuru yapılarak menfi tespit belgesi alınması, o 440
işlemin uygulamasında hakim durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilebilecek
sonuçlar doğurması durumunda geçerli olmayacaktır. Böyle bir durumda Kanun’un
“Muafiyet ve Menfi Tespit Kararlarının Geri Alınması” başlıklı 13. maddesi hükmü
uygulanabilecektir.
Bununla birlikte, başvuruya konu işlemin ilerde sıkıntılar doğurmaması için dikkat
edilmesi gereken noktaların açıklanmasının, daha sağlıklı bir uygulamanın
sağlanması açısından yerinde olacaktır. Bu nedenle, Doğan Dağıtım tarafından
getirilen sistemin işleyişine yönelik bazı değerlendirmelere aşağıda yer verilecek ve
07–78/962–364
11
sistemin rekabet ihlalleri yaratmaması konusunda daha sağlıklı bir temelde
oluşturulması için gerekli ön şartlar belirtilmeye çalışılacaktır. Bu şartların aynı 450
zamanda menfi tespitin verilmesine yönelik değerlendirmeye esas teşkil eden şartlar
olduğu da hatırda tutulmalıdır.
- Tarafların (Doğan Dağıtım ve müşteriler) gazete ve dergi dağıtımına yönelik
olarak aralarında yaptıkları özel hukuka dayalı sözleşmelerin süresi ve sona
erme şekli bu sözleşmeler ile belirlenmiştir. Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret
Kanunu hükümlerinin amir hükümleri gereği sözleşme hükümlerinin tek taraflı
olarak değiştirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, Rekabet Kurulu tarafından
verilecek menfi tespit belgesi, Doğan Dağıtımın tek taraflı olarak sözleşmeleri
feshetmesi ve müşterilerin mükellefiyetleri artırmasına olanak tanımamaktadır.
Bu sözleşmeler yukarıda bahsettiğimiz gibi Borçlar ve Ticaret Kanunu 460
hükümlerine göre değerlendirilmelidir. Rekabet Kurulu bu başvuru
değerlendirmesini tarafların aralarında sözleşmelere dayanan ihtilaflar
olmadığını zımnen kabul ederek yapmaktadır.
- Her ne kadar bayilik sistemi Doğan Dağıtım tarafından kurulan ve işlemesi
sağlanan bir yapı olsa da, halihazırda bu bayilerin rehabilitesi için bir fon
oluşturularak desteklenmesi konusunda, müşteri yayıncılarının da doğrudan
katkısı göz önüne alındığında, desteklenecek bayilerin seçiminde ve ne
şekilde destekleneceğine ilişkin çalışmalarda müşteri yayıncılarının
bilgilendirilmeleri ve mümkün olduğu durumlarda bu çalışmalara aktif
katılımlarının sağlanması bu sistemin işleyişi açısından son derece önemlidir. 470
Bu konuda Doğan Dağıtım’ın en büyük 3 (üç) müşteri yayıncısının
temsilcilerinin de katılacağı bir çalışmayla bu tespitlerin yapılması ve bayilere
yapılacak desteklemelerin şeffaf bir şekilde bunlara aktarılması yararlı
olacaktır.
- Sistemin rekabet sorunları yaratmaması açısından Doğan Dağıtım’ın büyük
hissedarı olan Doğan Grubu tarafından yayınlanan mevkuteler ile bunun
dışında müşteri yayınları diye de adlandırabileceğimiz diğer mevkuteler
arasında maliyete katlanma ve diğer sorumluluklar bağlamında ayrımcı
uygulamalar yapılmaması esastır. Doğan Dağıtım hem gazete ve dergi
dağıtımı yaptığı hem de bağlı bulunduğu grubun kontrolünde olan şirketler 480
vasıtasıyla yayıncılık piyasasında da faaliyet gösterdiği için, müşterilerinin
üzerine getireceği haksız maliyet artışları, grup yayınlarının rekabetçi avantaj
elde etmesini sağlayacak ve bu nedenle yayıncılık piyasasındaki dengelerin
bozulma ihtimali doğacaktır. Bu nedenle, dağıtım şirketi olarak getirilmek
istenen sisteme müşteri yayınları ile aynı derecede olmak üzere adil bir
maliyet dağıtımı yapılması gerekmektedir.
- Bazı abone usulüne göre dağıtılan yayınların, Doğan Dağıtım tarafından
hizmet verilen kısmı üzerinden komisyon kesilmek suretiyle bu maliyete
katlanmalarının sağlanması adil bir maliyet dağıtımı için gerekli
unsurlardandır. Başbayiliklere yapılacak olan destekleme çalışmaları, yine bu 490
başbayilerin emeklerinin hangi mevkuteler üzerinde yoğunlaştığına göre
hesaplanacağından, satışlarının büyük kısmını abonelik esasına göre yapan
yayıncıların başbayiler üzerinden gerçekleştirdikleri dağıtımlarına ancak bu
maliyet yüklenmelidir.
- Bu maliyetlere katlanan müşteriler, hangi bayilerin maliyetlerine, ne miktarda
destek verildiğini şeffaf tablolar halinde görebilmelidir. Bazı durumlarda
bayilerin gereğinden fazla desteklendiği, zarar etmediği halde çeşitli saiklerle
07–78/962–364
12
para transferi yapıldığı gibi durumların ortaya çıkmaması, en azından bu
maliyetlere katlanan müşteri yayınlarının kendi denetimlerini yapmaya fırsat
verilmesi gerekmektedir. Bu manada bayilere yapılan para transferlerinin belli 500
dönem aralıkları itibariyle müşteri yayıncılara tevsik edilmesi ve bir rapor
halinde sunulması sistemin sağlıklı işleyişi için gerekli bir husustur.
- Bayilerin zararlarını karşılamak için belirlenen %3’lük komisyonun; hiçbir
suretle aşılmaması, alınan komisyonların hiçbir şekilde amacı dışında
kullanılmaması, Doğan Grubu ile doğrudan veya dolaylı bağı olan hiçbir
şirkete veya kişiye aktarılmaması, toplanan komisyon miktarında fazla kalan
paranın yine amacı için diğer dönemlere aktarılması, zararlar azaldıkça
gerekiyorsa komisyon oranlarının düşürülmesi bu sistemin amacına hizmet
etmesi bakımından oldukça önemlidir.
- Doğan Dağıtım gazete ve dergi ürünlerinin dışında da non-media, Telekom 510
mobil teknolojileri ve promosyonlar gibi çeşitli gelir getiren ticari faaliyetlerde
bulunmaktadır. Bu nedenle başbayilere verilecek katkı payı belirlenirken tüm
kalemlerin hesaba katılması, sadece gazete ve dergi dağıtımından oluşan
zarara dayanarak gazete ve dergi yayıncılarından başbayilerin zararlarının
karşılanması istenmemelidir. Ayrıca, gazete ve dergi dışı kalemlerin de belli
oranlarda bu katkı payına katılması daha adil bir uygulama olacaktır.
Yukarıda bahsedilen ve sistemin işleyişi açısından gerekli olduğu değerlendirmesi
yapılan hususların, sınırlı olmadığı ve Doğan Dağıtım ve müşteri gruplarının karşılıklı
teatileriyle karşılıklı güven unsuruna dayanarak adil bir sistem oluşturulmasının en
sağlıklı oluşum olacağı hatırda tutulmalıdır. Menfi tespit belgesi verilirken bu 520
değerlendirmeler dikkate alınarak nihai karar verildiğinden dolayı, şartlı menfi tespit
belgesi verilmesi anlamına gelmektedir. Bu şartlara riayet edilmesi ön koşul olup, bu
şartlara riayet etmeden kurulacak sistem menfi tespit almamış kabul edilecektir.
Bununla birlikte, daha önce de ifade edildiği üzere, menfi tespit belgesi ex-ane
verilmekle birlikte rekabet ihlalleri ex-post gerçekleşmektedir. Bu nedenle bu sistemin
işleyişi dolayısıyla bahsedilen şartlara uyulmadığı takdirde, 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde işlem yapılması önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.
I. SONUÇ
1. Bildirim konusu işleme; 530
a) Grup içi ve grup dışı yayınlar arasında ayrımcılık yapılmaması,
b) Dağıtılan mevkutenin fiyatı, ağırlığı, verilen ekleri, promosyonları, ve ayrıca
dağıtım şekilleri (abonelik ve normal dağıtım) gibi özellikler dikkate alınarak,
yayıncılara yansıtılacak miktarların adaletli bir şekilde yapılması,
c) Müşteri yayıncıların, desteklenecek bayilerin seçiminde ve ne şekilde
destekleneceğine ilişkin çalışmalarda bilgilendirilmeleri ve bu çalışmalara aktif
katılımlarının sağlanması,
d) Oluşturulan fon ile bayilere yapılan ödemelerin (bayi bazında) fatura
dökümlerinin ve yansıtılan miktarların nasıl hesaplandığına ilişkin somut verilerin
en az 3 ayda bir olmak üzere müşteri yayıncılara sunulması, 540
e) Alınan komisyonun amaçlanan konular dışında kullanılmaması, her ne şekilde
olursa olsun grup içindeki başka kaynaklara aktarılmaması veya her ne şekilde
olursa olsun Doğan Grubu şirketlerine doğrudan veya dolaylı olarak maddi getiri
sağlayabilecek bir şekilde kullanılmaması,
07–78/962–364
13
şartlarıyla 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi
verilmesine,
2. Tarafların (Doğan Dağıtım ve müşteriler) gazete ve dergi dağıtımına yönelik olarak
aralarında yaptıkları özel hukuka dayalı sözleşmelerin Borçlar Kanunu ve Türk
Ticaret Kanunu hükümlerinin amir hükümleri gereği tek taraflı olarak değiştirilmesinin
mümkün olmadığı, bu nedenle Rekabet Kurulu tarafından verilen menfi tespit 550
belgesinin, Doğan Dağıtım’ın tek taraflı olarak sözleşmeleri feshetmesi ve
müşterilerin mükellefiyetleri artırmasına olanak sağlamayacağına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy