Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-4-118 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 07-78/973-373
Karar Tarihi : 9.10.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan) 10
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, Mehmet
Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : M.Haluk ARI, Esin ÇERÇİOĞLU
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Yaşar Basf Otomotiv Boyaları Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.
D. TARAFLAR : - Yaşar Basf Otomotiv Boyaları Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.
Sanayi Cd. No:37 Bornova/İzmir 20
- Sal Ticaret-Mustafa Salbas
352 Sk. No:17 2. Sanayi Sit. Bornova/İzmir
- Ark Boya San. Ltd. Şti.
8780/23 Sk. No:15 Ata Sanayi Sit. Çiğli/İzmir
- Renoto Otomobilci San. ve Tic. A.Ş.
1. Sanayi Sit. 2826 Sk. No:19 Bornova/İzmir
E. DOSYA KONUSU: Yaşar Basf Otomotiv Boyaları Pazarlama Ticaret Ltd.
Şti. (Yaşar Basf.)’nin bayileri ile akdetmiş olduğu “Perakende Dağıtım
Sözleşmesi”, “Toptan Dağıtım Sözleşmesi” ve “Miks Makine, Renk 30
Katalogları ve Boyahane Ekipmanlarının Kullandırılması Sözleşmesi”ne
muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 6.7.2007 tarih, tarih ve 4605 ve 4606
sayılar ile giren başvuru üzerine düzenlenen 5.10.2007 tarih, 2007-4-/MM-07-
MHA sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu 8.10.2007 tarih,
REK.0.08.00.00-120/301 sayılı Başkanlık önergesi ile 07-78 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda, 40
-Yaşar Basf’ın bayileri ile akdetmiş olduğu ve Sal Ticaret-Mustafa Salbas, Ark
Boya San. Ltd. Şti. ve Renoto Otomobilci San. ve Tic. A.Ş. ile yapılmış olan birer
örneği sunulan bildirime konu sözleşmelerin 2005/4 sayılı “Motorlu Taşıtlar
Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti
07-78/973-373
2
Tebliği”nden yaralanmak için gereken koşulları sağlamadığı, ayrıca içermiş
olduğu rekabet etmeme yükümlülüklerinin 2005/4 sayılı Tebliğ ile öngörülen
muafiyetten yararlanamayacağı,
-Bununla birlikte, 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde yapılan
değerlendirme sonucunda; anlaşmaların mevcut haliyle bireysel muafiyet için
öngörülen koşulları sağladığı 50
görüşülerine yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
Bildirim konusu çerçevesinde, İlgili ürün pazarı “otomotiv tamir boyaları” olarak
tespit edilmiştir.
60
H.1.2. Coğrafi Pazar
Yaşar Basf’ın portföyündeki otomotiv tamir boyalarının, sahip olunan dağıtım
kanalları ve servisler aracılığıyla tüm Türkiye’ye satılıyor olması ve ilgili ürünler
açısından rekabetin ülke çapında homojen dağıldığının aksine göstergeler
bulunmaması dikkate alınarak, ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları”
olarak tespit edilmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Bildirime Konu Anlaşmalar 70
H.2.1.1. Perakende Dağıtım Sözleşmesi
Bildirime konu olan Perakende Dağıtım Sözleşmesi, taraflar arasında 15.5.2007
tarihinde akdedilmiştir. Sözleşmenin konusunu, Yaşar Basf’ın ürün portföyündeki
ürünleri yeniden satış amacıyla perakendeci dağıtıcıya satması ve bunların
dağıtım koşullarının belirlenmesi oluşturmaktadır.
Perakende Dağıtım Sözleşmesi’nin dosya konusu bakımından önem arz eden
maddelerine aşağıda yer verilmiştir:
“Madde 3.4. PERAKENDECİ DAĞITICI, bir önceki takvim yılındaki tüm alımları
esas alınmak suretiyle, bu alımların %(…) aşan oranda, sözleşme konusu 80
ürünlere rakip ürünleri satamaz.
(……….TİCARİS SIR….….)
07-78/973-373
3
(……….TİCARİS SIR….….)
90
Madde 9.3. PERAKENDE DAĞITICI, sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi
veya haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeyi bildirim sürelerine uymaksızın
feshetmesi halinde, (….) (…) YTL cezai şartı; bankalarca uygulanan en yüksek
kredi faizi ile birlikte, hiçbir ihtara gerek kalmaksızın, YAŞAR BASF’a nakden ve
defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder.
Madde 11.1. İşbu sözleşme, 15 Mayıs 2007 tarihinden itibaren 1 yıl geçerli olmak
üzere akdedilmiş olup, taraflarca süre sonundan bir ay önce bildirilmediği
takdirde 1 yıl süre ile kendiliğinden yenilenir. Ancak bu surette yenileme, her
halükarda işbu sözleşmenin imza tarihini takip eden 5 yılı geçemez; sözleşme 5 100
yıl sonunda kendiliğinden yenilenemez, sona erer.”
H.2.1.2. Toptan Dağıtım Sözleşmesi
Taraflar arasında 15.5.2007 tarihinde Toptan Dağıtım Sözleşmesi akdedilmiştir.
Sözleşmenin konusunu Yaşar Basf’in ürün portföyündeki ürünleri yeniden satış
amacıyla toptan dağıtıcıya satması ve dağıtım koşullarının belirlenmesi
oluşturmaktadır.
Toptan Dağıtım Sözleşmesi’nin dosya konusu bakımından önem arz eden belli
başlı maddelerine aşağıda yer verilmiştir:
110
(……….TİCARİS SIR….….)
(……….TİCARİS SIR….….) 120
Madde 4.5. TOPTAN DAĞITICI, sözleşme konusu ürünlere rakip ürünleri
satamaz.
…
(……….TİCARİS SIR….….)
130
(……….TİCARİS SIR….….)
07-78/973-373
4
Madde 10.3. TOPTAN DAĞITICI, sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi veya
haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeyi bildirim sürelerine uymaksızın feshetmesi
(……….TİCARİS SIR….….)
140
(……….TİCARİS SIR….….)
halinde, (…) (…) YTL cezai şartı; bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi ile
birlikte,hiçbir ihtara gerek kalmaksızın, YAŞAR BASF’a nakden ve defaten
ödemeyi kabul ve taahhüt eder. 150
…
Madde 12.1.: İşbu sözleşme, 15 Mayıs 2007 tarihinden itibaren 1 yıl geçerli
olmak üzere akdedilmiş olup, taraflarca süre sonundan bir ay önce bildirilmediği
takdirde 1 yıl süre ile kendiliğinden yenilenir. Ancak bu surette yenileme,
herhalükarda işbu sözleşmenin imza tarihini takip eden 5 yılı geçemez; sözleşme
5 yıl sonunda kendiliğinden yenilenemez, sona erer.”
H.2.1.3. Miks Makine, Renk Katalogları ve Boyahane Ekipmanlarının
Kullandırılması Sözleşmesi
Bildirime konu bir diğer sözleşme olan kullanıcı sözleşmesi, 15.6.2007 tarihinde 160
akdedilmiştir. Sözleşmenin konusunu kullanıcının, Yaşar Basf’ın göstereceği
dağıtıcıdan satın alacağı, Yaşar Basf ürün portföyündeki boya ve benzeri
ürünlerin kullanılması karşılığında, mezkur teşebbüs tarafından kullanıcıya miks
makinesi, renk katalogları ve boyahane ekipmanlarının satışı veya bedelsiz
kullandırılmasının koşulları oluşturmaktadır.
Sözleşmenin dosya konusu bakımından önem arz eden maddelerine aşağıda yer
verilmiştir:
“Madde 3.2. KULLANICI, sözleşme süresi boyunca, YAŞAR BASF tarafından
satılmakta olan ve özellikle DYO ve GLASURİT markalı boya ve benzeri ürünleri,
YAŞAR BASF’in göstereceği toptancı ya da perakendeciden (DAĞITICI) satın 170
almayı ve faaliyetlerinde kullanmayı taahhüt eder. KULLANICI’nın ürün talebi
toptancı ya da perakendeci tarafından karşılanmazsa, KULLANICI, YAŞAR
BASF’i bu durumdan haberdar edecektir. Bu halde KULLANICI’nın ürün talebi
YAŞAR BASF tarafından karşılanacaktır.
Madde 3.3: İşbu sözleşme ile KULLANICI’ya satılan veya tahsis edilen miks
makinesi, renk katalogları ve boyahane ekipmanları satım veya kullanım bedeli,
07-78/973-373
5
Kullanıcı tarafından YAŞAR BASF ürünleri satın alınması ve kullanılması ile
ödenmiş sayılacağından, Kullanıcı, bu ekipmanlarda sözleşme konusu ürünlere
rakip ürünleri alamaz ya da kullanamaz.
Madde 3.4. KULLANICI, ürünlerin, uygulayacağı bakım ve onarım hizmetinde 180
ancak birlikte kullanıldığında beklenen performans ve kaliteyi, ürün garantisini
sağlayacağını bildiğinden, set olarak kullanmayı; rakip ürünlerle birlikte
uygulamamayı taahhüt eder.
…
(……….TİCARİS SIR….….)
190
Madde 4.2. Tablo-2’de belirtilen miks makine ve renk katalogları, YAŞAR
BASF’ın mülkü olup sözleşme süresi sonunda YAŞAR BASF’a iade edilecektir.
Tablo-1’de bedeli tamamen YAŞAR BASF tarafından ödenen malların mülkiyeti
sözleşme süresince YAŞAR BASF’a ait olacak, sözleşme süresi sonunda
mülkiyet kullanıcıya geçecektir. Bu mallar net defter değeri üzerinden fatura
edilecektir. Tablo-1’de bedeli kısmen YAŞAR BASF kısmen de KULLANICI
tarafından ödenen malların mülkiyeti ise KULLANICI’ya ait olacaktır.
…
200
(……….TİCARİS SIR….….)
(……….TİCARİS SIR….….)
…
Madde 5.3. KULLANICI’nın bu sözleşmeyi süresinden önce haksız olarak
feshetmesi ya da sözleşmenin YAŞAR BASF tarafından haklı olarak feshedilmesi 210
halinde, (….) Euro ve KDV (…………… Euro ve KDV) cezai şart, KULLANICI
tarafından, YAŞAR BASF’a nakden ve defaten ödenecektir. YAŞAR BASF’in
ayrıca, her türlü zarar ve ziyan talep hakkı saklıdır.
Madde 5.4. Sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun süresinden önce sona
ermesi halinde, KULLANICI, Tablo-1’de belirtilen YAŞAR BASF payı toplamının
bakiye sözleşme süresine tekabül eden kısmını %15 fazlası ile derhal, nakden ve
defaten ödeyecek; Tablo-2’de yer alan Makine ve ekipmanları aynen iade
edecektir. Tablo-2’de yer alan makine ve ekipmanların aynen iade edilmemesi
07-78/973-373
6
durumunda, Kullanıcı tabloda yer alan para tutarını aynen ödeyerek tazmin
edecektir. 220
…
Madde 7.1. İşbu sözleşme, 15 Haziran 2007 tarihinden itibaren 1 yıl geçerli
olmak üzere akdedilmiş olup, taraflarca süre sonundan bir ay önce bildirilmediği
takdirde 1 yıl süre ile kendiliğinden yenilenir. Ancak bu surette yenileme,
herhalükarda işbu sözleşmenin imza tarihini takip eden 5 yılı geçemez; sözleşme
5 yıl sonunda kendiliğinden yenilenemez, sona erer.”
H.2.2. 4054 Sayılı Kanun ve İlgili Mevzuat Çerçevesinde Değerlendirme
H.2.2.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi 230
Perakende Dağıtım Sözleşmesi, Toptan Dağıtım Sözleşmesi ve Miks Makine,
Renk Katalogları ve Boyahane Ekipmanlarının Kullandırılması Sözleşmesi, 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte dikey
sınırlamalar içermektedir. Bu nedenle söz konusu anlaşmalara menfi tespit
verilemesi mümkün değildir.
H.2.2.2. Grup Muafiyeti Değerlendirmesi
Bildirimde, sözleşmelerin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti 240
Tebliği’ne uygun olarak yapıldığı belirtilmiştir.
Bu çerçevede, değerlendirmeye geçmeden önce otomotiv tamir boyalarının
dağıtımını konu alan anlaşmaların tabi olduğu hukuki rejime ilişkin sürece kısaca
yer verilmesine gerek duyulmuştur.
Otomotiv tamir boyalarının dağıtımı, ilk olarak 1997/3 sayılı Tekelden Dağıtım
Anlaşmalarına İlişkin Tebliğ kapsamında yer almıştır. Adı geçen Tebliğ
çerçevesinde herhangi bir süre ile sınırlı olmaksızın rakip malları satmama
yükümlülüğüne muafiyet tanınmıştır.
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin, 1997/3 sayılı
Tebliği yürürlükten kaldırması ile otomotiv tamir boyalarının dağıtımına ilişkin 250
anlaşmaların tabi olduğu hukuki rejim de değişmiştir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5.
maddesinin (a) bendinde, yeniden satıcıya getirilebilecek rekabet yasakları beş
yıl ile sınırlandırılmakla birlikte, söz konusu bendin ikinci paragrafında “alıcının
anlaşmaya dayalı faaliyetini gerçekleştirebilmesi için gerekli yatırım tutarının
%35’den az olmamak kaydıyla bir kısmının sağlayıcı tarafından karşılanması
halinde, alıcıya getirilebilecek rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi, beş yılı
aşan kısmı sadece bu yatırımın yapıldığı tesiste yürütülecek faaliyetle sınırlı
kalmak kaydıyla, on yıla kadar olabilir” hükmü çerçevesinde on yıla kadar rekabet
etmeme yükümlülüklerine muafiyet tanınmıştır. Böylece, finansman veya
ekipman desteği karşılığı alım yükümlülüğü getirilen otomotiv tamir boyaları 260
bayilik anlaşmaları için 10 yıla kadar rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmesi
olanağı doğmuştur.
07-78/973-373
7
18.9.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/3 sayılı
Tebliğ ile 2002/2 sayılı Tebliğ’de değişiklik yapılmış ve yukarıda değinilen koşullu
rekabet etmeme yükümlülüğü tamamen kaldırılarak her halde rekabet etmeme
yükümlülüğünün süresi beş yıl ile sınırlandırılmıştır. 2002/3 sayılı Tebliğ’in geçici
maddesinde ise, Tebliğ’in yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan anlaşmaların
grup muafiyetinden yararlanabilmesi için 18.9.2003 tarihinden itibaren iki yıl
içerisinde değinilen değişikliğe uygun hale getirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Böylece, 18.9.2005 tarihi itibarıyla otomotiv tamir boyaları sektöründeki dikey 270
anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüğü beş yıl ile sınırlandırılmıştır.
1.1.2006 tarihinden itibaren ise, alıcının otomotiv bakım-onarım sektöründe
faaliyet gösterdiği yani alıcının yetkili veya özel servis olduğu hallerde otomotiv
tamir boyalarının dağıtım anlaşmaları 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamına girmiştir.
2005/4 sayılı Tebliğ’in, genel olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’den daha katı kurallar
içeren yaklaşımı rekabet etmeme yükümlülüklerine de yansımış ve böylece
otomotiv tamir boyalarının dağıtımını konu alan anlaşmaların tabi olduğu rejim
bir kez daha değişmiştir. 2005/4 sayılı Tebliğ’in 3/1-b maddesinde rekabet
etmeme yükümlülüğü, alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet
eden malları veya hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını veya yeniden 280
satmasını engelleyen doğrudan ya da dolaylı her türlü yükümlülük olarak
tanımlanmıştır. Bu tanıma ilave olarak, alıcının bir önceki takvim yılındaki alımları
esas alınarak, ilgili pazardaki anlaşma konusu mal veya hizmetlerin ya da onları
ikame eden mal veya hizmetlerin %30’undan fazlasını sağlayıcıdan veya
sağlayıcının göstereceği başka bir teşebbüsten satın almasına yönelik olarak
alıcıya doğrudan veya dolaylı biçimde getirilen herhangi bir yükümlülük de
rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilmektedir. Söz konusu hükmün
esas olarak araç satışında çok markalılığı sağlamak ve özellikle yedek parça
pazarında gözlenen alternatif yedek parçaların pazara girmesinin önünü açmak
üzere getirildiği belirtilmelidir. 290
Görüldüğü üzere, 1997/3 sayılı Tebliğ’in yayımlanmasından bu yana geçen 9
yıllık süreçte otomotiv tamir boyalarının dağıtım anlaşmalarının tabi olduğu
hukuki çerçevede önemli değişiklikler olmuş ve en son alıcıya getirilebilecek rakip
malları satmama yükümlülüğü, alıcının bir önceki yıldaki toplam alımlarının %30’u
ile sınırlandırılmıştır. Buna göre sağlayıcı yaptığı yatırım miktarı ne olursa olsun,
alıcıyı bir önceki yıldaki toplam boya alımlarının %30’undan fazlasını kendisinden
almaya zorlayamayacaktır.
Öncelikle belirlenmesi gereken husus bildirime konu sözleşmelerin 2002/2 sayılı
Tebliğ kapsamına mı yoksa 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında yer aldığıdır. 2005/4
sayılı Tebliğ, “yedek parça, bir aracın parçalarını değiştirmek amacıyla aracın 300
üzerine veya içine takılabilen, yakıt hariç olmak üzere, motorlu taşıtın kullanımı
için gerekli olan yağlar gibi ürünlerin de dahil olduğu mallardır.” hükmüyle oldukça
geniş bir yedek parça tanımı getirmiştir. Diğer taraftan, 2005/4 sayılı Tebliğ’in
Kılavuzu’nun 2. maddesinde “Ancak yağ ve boya gibi ürünler birden fazla yerde
kullanılabilmektedir. Bir taşıtın parçalarını değiştirmek için taşıtın içine ya da
üzerine takılabilecekleri gibi, Tebliğ kapsamına girmeyen araç tiplerine (örn.
motosikletler, traktörler) takılabilen ya da inşaat gibi tamamen farklı alanlarda da
07-78/973-373
8
kullanılabilen bu tür ürünlerin yalnızca, bir motorlu taşıtın içine ya da üzerine
monte edileceklerinin genel olarak kabul edildiği hallerde, bu malların dağıtımına
ilişkin dikey anlaşmaların Tebliğ kapsamına girdiği kabul edilmiştir. Bu nedenle, 310
ancak alıcı motorlu taşıt onarım sektöründe faaliyet gösteriyorsa ya da bu sektöre
mal sağlıyorsa söz konusu dikey anlaşmalar 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamına
girecektir.
Örneğin yukarıda değinilen durum dikkate alınarak, boyaların ya da yağların
akaryakıt istasyonlarına ya da süpermarketlere satışını konu alan anlaşmalar
Tebliğ kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu tür anlaşmalar, şartları sağlamaları
halinde 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyetinden yararlanabilirler.
Buna karşın, örneğin yağ üreticilerinin distribütörleri ile yaptıkları otomotiv
yağlarının dağıtımını içeren, distribütörlerin ise servislerle yaptıkları otomotiv
yağlarının dağıtımını konu edinen anlaşmalar Tebliğ kapsamında yer almaktadır.” 320
denilmek suretiyle boya ve yağ gibi ürünlerin hangi hallerde yedek parça olarak
kabul edilerek 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir.
Bildirime konu anlaşmalara bu açıdan bakıldığında, perakende ve toptancı
sözleşmelerinin konusunun otomotiv boyalarının dağıtımını içermesi nedeniyle
satıcının motorlu taşıt onarım sektörüne mal sağlaması koşulunu; kullanıcı
sözleşmesinin ise perakendeci veya dağıtıcıdan boya alımı karşılığında ekipman
verilmesi üzerine kurulması nedeniyle alıcının motorlu taşıtlar onarım sektöründe
faaliyet göstermesi koşulunu karşıladığı anlaşıldığından 2005/4 sayılı Tebliğ
kapsamında değerlendirme yapılmıştır.
Bildirime konu anlaşmalara bakıldığında, anlaşmaları grup muafiyeti dışına 330
çıkartacak ağır sınırlamalara yer verilmediği görülmektedir. Bununla birlikte,
anlaşmaların grup muafiyetinden yararlanması için gerekli olan hakem,
sözleşmenin devir hakkı gibi muafiyetin genel koşulları sağlanmamıştır. Buna ek
olarak, bildirime konu her üç anlaşma tipinde de, alıcıya rekabet etmeme
yükümlülüğü getirilmiştir. Anlaşmalar ile alıcıya getirilen, sadece Yaşar Basf’tan
ürün almaya dair rekabet etmeme yükümlülüklerinde 2005/4 sayılı Tebliğ’in
öngördüğü %30’luk sınır aşılmıştır. Söz konusu nedenlerle sözleşmelerin mezkur
Tebliğ kapsamında muafiyetten yararlanması mümkün değildir.
H.2.2.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Bildirim, anlaşmaların grup muafiyetinden yaralanamadığına karar verilmesi 340
halinde, bireysel muafiyet tanınması talebini içermektedir.
Herhangi bir rekabet kısıtlamasına bireysel muafiyet tanınması için 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen iki olumlu iki olumsuz koşulun birlikte
sağlanması gerekmektedir.
a) Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme
ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
Muafiyet tanınması için aranan ilk olumlu şart, ekonomik açıdan bir
değerlendirme yapılmasını gerektirmektedir. Hangi hallerin ekonomik yarar
sağladığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmekle birlikte,
07-78/973-373
9
genel olarak üretim ve dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, kalitenin artırılması, 350
malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni piyasalara girişin kolaylaştırılması ve
yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması gibi hallerin varlığı halinde
ekonomik yararın sağlandığı kabul edilmektedir.
Bildirime konu sözleşmeler esas olarak ekonomik veya teknik gelişme sağlamaya
elverişli bulunmamakta olup, bu koşul anlamında üzerinde durulması gereken
husus sözleşmelerin malların üretimi veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında
iyileşme sağlayıp sağlamadığıdır.
Bildirime konu perakende ve toptan dağıtım sözleşmeleri ile alıcı konumunda
olan yetkili veya özel servislere, belli koşullar altında miks makinesi ve renk
katalogları verilmekte, buna karşılık olarak ise alıcın başka bir marka boya satışı 360
engellenmektedir. Söz konusu sözleşmelerle ekipman desteği sağlanmasının
çoğunluğunu küçük/orta işletmelerin oluşturduğu servisler bakımından önemi
büyüktür. Dolayısıyla servislerin yükünün belli ölçülerde hafifletileceği
söylenebilir. Sözleşmelerde anılan ekipmanların mülkiyetinin Yaşar Basf’e ait
olacağı belirtilmiştir. Miks Makine, Renk Katalogları ve Boyahane Ekipmanlarının
Kullandırılması Sözleşmesi’nde ise, kullanıcının, Yaşar Basf’in göstereceği
dağıtıcıdan satın alacağı Yaşar Basf ürün portföyündeki ürünleri kullanması
karşılığında, Yaşar Basf tarafından kullanıcıya miks makinesi ve boyahane
ekipmanlarının indirimli bedel üzerinden satışı veya bedelsiz kullandırılmasının
koşulları düzenlenmiştir. Bu çerçevede, boya ünitelerinin daha düşük maliyetlerle 370
temini mümkün olabilecektir.
Söz konusu anlaşmaların sağladığı bir diğer fayda ise genel olarak tüm dikey
anlaşmalar bakımından geçerli olduğu üzere, ürün tedariğinde devamlılık
sağlamasıdır. Yapılan sözleşmelerle, verilen makinelerin kullanım koşulları ve
karşılığında Yaşar Basf marka ürünler dışında ürün satışı ile Yaşar Basf marka
ürünlerin tüketim koşulları düzenlenmiştir. Dolayısıyla bu sözleşmeler her iki taraf
için de belirlilik ve devamlılık sağlamak suretiyle etkinliğe ulaşma imkânı
vermektedir. Toptancı ve perakendeci sözleşmeleri ile ürünlerin kullanıcılar
tarafından bulunurluğu artacak, özellikle belirli bir renk tutturmanın önemli olduğu
otomotiv boyaları açısından, perakendeci ve toptancıya sağlanan miks makineleri 380
ile istenilen rengin elde edilmesi olanağı sağlanacaktır.
Muafiyetin bu koşulu bakımından kullanıcı sözleşmesinin özellikle hizmetlerin
sunulması bakımından ne şekilde iyileşme sağlayacağının en açık göstergesi,
sözleşmenin 4.3 ve 4.6. maddeleri arasındaki düzenlemelerdir:
“4.3. YAŞAR BASF, KULLANICI’ya temin ettiği miks makinesi, renk katalogları ve
boyahane ekipmanları ile ilgili olarak KULLANICI’nın yeterli sayıdaki personeline
gerekli bütün eğitimleri vermeyi kabul ve taahhüt eder.
4.4. YAŞAR BASF, yeni ürün, makine, katalog ve ekipmanların sektöre girmesi
halinde mümkün olan en kısa zamanda gerekli eğitimleri vermeyi kabul ve
taahhüt eder. 390
4.5.YAŞAR BASF, KULLANICI’da karşılaşılan teknik sorunlara bildirimden
itibaren müdahale etmeyi ve en kısa sürede çözmeyi kabul ve taahhüt eder. …
07-78/973-373
10
4.6. YAŞAR BASF, sözleşme süresi içerisinde sektörde yaşanan teknolojik
gelişmeleri KULLANICI’ya mümkün olduğunca intikal ettirmeyi, bu gelişmelere
ayak uydurabilmesi için KULLANICI’ya yardım hususunda yapıcı
değerlendirmeler yapmayı kabul ve taahhüt eder.”
Buna göre, Yaşar Basf ile kullanıcı arasında sözleşme ile kurulan ilişki sadece
belirli ekipmanın verilerek ürün satışını içermemekte, sektörde yaşanan yeni
gelişmelerin kullanıcıya aktarılması hususunda bir devamlılık sağlamaktadır. Bu
sözleşme ile kurulan ilişki çerçevesinde kullanıcı, sektörde meydana gelen 400
gelişmeleri takip edebilecek, bunlara ilişkin olarak Yaşar Basf’ın vereceği
eğitimlere katılarak kendini yenileyebilecektir. Böylece teknik bilgilerin güncel
tutulması yoluyla hizmetlerin sunumunda sağlanan iyileşme sözleşmenin devamı
süresince mümkün olacaktır. Çoğunluğu küçük ve orta ölçekli servislerden oluşan
kullanıcıların, söz konusu yenilikleri kendilerinin takip etmesi ve bunlara ayak
uydurmasının kolay olmayacağı düşünüldüğünde, bildirime konu sözleşme ile
hizmetlerin sunumunda iyileşme sağlama koşulunun karşılandığı anlaşılmaktadır.
b) Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
4. madde anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet
alabilmesi için, yukarıda değinilen malların dağıtımı veya hizmetlerin 410
sunulmasından elde edilen iyileşmenin tüketiciye yansıtılması gerekmektedir.
Kanun'da tüketicinin ekonomik gelişmeden yarar sağlaması gerektiği belirtilmekle
birlikte, yararlanmanın ölçüsü ve kapsamı hususunda herhangi bir ifade yer
almamaktadır. Ancak ortaya çıkan ekonomik fayda ile tüketicinin elde edeceği
menfaat arasında makul bir denge olması gerektiği kabul edilmektedir.
Tüketicinin yarar sağlaması açısından beklenen genellikle fiyatlar seviyesindeki
düşüş olmakla birlikte, satış sonrası etkin hizmetler, ürün çeşitliliğinin artması,
tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın sağlanması
gibi koşullar da tüketicinin elde edeceği menfaat kapsamında değerlendirilir.
Öncelikle belirtilmelidir ki bu koşul anlamında tüketicinin nihai tüketici olması 420
zorunlu değildir, ara kullanıcıların yarar sağlaması halinde de bu koşulun
sağlanır. İnceleme konusu bakımından bu durum önem taşımaktadır, zira
özellikle kullanıcı sözleşmesi bakımından sözleşmenin ortaya çıkardığı faydadan
birinci derecede yararlananlar kullanıcı olarak tabir edilen servislerdir. Bu
bağlamda kullanıcıların yukarıda değinilen teknolojik yeniliklere ulaşmalarının
kolaylaşması en önemli fayda olarak görülmektedir.
Diğer taraftan söz konusu anlaşmalar boya ünitelerinin kurulumunu
kolaylaştırmakta ve tüketici tarafından ürünlerin bulunabilirliğini arttırmaktadır.
Yapılan yatırımların küçük ve orta ölçekli olan servislerin hizmet kalitesini
artırması, kurulum maliyetlerinin sağlayıcı ile paylaşılması ve daha uygun 430
koşullarda ekipman temini de tüketiciler açısından faydalı olabilecektir.
c) İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
Muafiyet kararı verilmesinde aranan bu ilk olumsuz şarta göre, muafiyete konu
anlaşma ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına
neden olmamalı, bir başka deyişle sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile
07-78/973-373
11
tüketicinin bundan yarar sağlaması rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda
elde ediliyor olmamalıdır. İlgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkıp kalkmadığı değerlendirilirken dikkate alınması gereken başlıca hususlar
pazarda halihazırda giriş engellerinin olup olmadığı, hakim durumda olan bir
teşebbüsün bulunup bulunmadığı, dikey anlaşmalar aracılığıyla giriş engeli 440
yaratılıp yaratılmadığı, pazarın yapısı, tüketici tercihlerinin ne ölçüde kısıtlandığı
olarak sıralanabilir.
İlk olarak otomotiv tamir boyaları üretimi yapabilmek için pazarda önemli bir giriş
engelinin mevcut olmadığı belirtilmelidir. Çok sayıda üretici firma sektörde faaliyet
göstermektedir. Pazarda hakim durumda olan bir firma bulunmamakta, pazar
payları ilk üç firma için yakın büyüklükler göstermektedir. Pazarın kalanını küçük
ölçekli üreticiler oluşturmaktadır. Pazarda, marka bağımlılığı, ilgili mevzuattan
kaynaklanan bazı gereklilikler ve belirli bir miktarda yatırım yapma zorunluluğu ile
sektörün kendine özgü özelliklerinden kaynaklanan bir işleyiş mevcuttur. Bununla
birlikte, anılan unsurların pazara girişi zorlaştıracak düzeyde olmadığı kanaatine 450
varılmıştır.
Bu noktada sektörün kendi yapısından kaynaklanan birtakım özelliklerine yer
vermek faydalı olacaktır. Dosya mevcudu bilgilere göre, tüketici konumunda olan
servisler boya tercihi yaparken, araçların üretiminde kullandıkları ürünün aynısını
kullanmak suretiyle orijinal parçaya yakınlığı sağlamayı hedeflemektedirler.
Bunun nedeni ürününün uzun süreli kullanılabilmesidir. Boya uygulayıcıları
kullandıkları tüm ürünlerin aynı markalı olmasını tercih etmektedirler. Bu durum
ise kullanılan ürünlerin kimyasal olarak yapılarının uyumundan ve daha sağlıklı
sonuçlar alınması amacından kaynaklanmaktadır. Ancak her tamir boyama
uygulaması için farklı marka ürün set halinde tercih edilebilir. Buna ek olarak 460
ürünlerin ambalajları ve bunların ekipman üzerindeki yerleşim farklılığı, karışım
formüllerinin her bir ürün açısından oransal olarak farklılık taşıması, hedeflenen
renkteki farklılık gibi nedenlerle teknik olarak da söz konusu makine ve teçhizatta
başka bir ürünün kullanılması mümkün değildir.
Dolayısıyla, yapılan sözleşmeler esasen markanın bir bütün halinde
kullanılmasının etkinliğinden kaynaklanmakta ve tüketicilerin başka marka set
ürünleri kullanmak suretiyle başka sağlayıcılarla çalışma imkânları
bulunmaktadır. Her ne kadar bu durum rekabet etmeme yükümlülüklerinden
dolayı anlaşma sürecinde mümkün değilse de, anlaşmaların süresinin sona
ermesinden sonra böyle bir imkân doğmaktadır. 470
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşula aykırılık ya izlenen amacın
elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması ya da rekabetin
sınırlanmasının gereğinin dahi bulunmaması halinde olabilir. Teşebbüsler prensip
olarak anlaşma ile amaçladıkları ekonomik yararların gerçekleştirilmesinde
rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle yükümlüdürler.
07-78/973-373
12
Söz konusu anlaşmaların rekabeti zorunlu olandan fazla kısıtlayıp kısıtlamadığını
değerlendirirken, anlaşmaya taraf olan sağlayıcıların pazar payının yanında
anlaşmanın süresi ve anlaşmayla birlikte düzenlenen cezai şartlar özellikle önem 480
kazanmaktadır. Burada dikkate değer olan husus anlaşma sürelerinin ve
düzenlenen cezai şartların bayilerin başka bir sağlayıcı ile çalışmasını ne ölçüde
zorlaştırdığı, dolayısıyla geçiş maliyeti yaratıp yaratmadığıdır. Geçiş
maliyetlerinin yüksek olması diğer faktörlerle birlikte alıcıların başka sağlayıcılarla
çalışmasını engellemekte ve piyasanın kapanma riskini beraberinde
getirmektedir.
Esasen, belirli sektörlerde birden fazla markanın satılmasında zorluklarla
karşılaşılabilir. Böyle durumlarda piyasayı kapama sorununun anlaşmaların daha
kısa süreler için tesis edilmesiyle çözümlenebilecektir. İlişkiye özgü olan ve
olmayan yatırımlar arasında ayrım yapılmak suretiyle ilişkiye özgü yatırımların 490
gerçekleşmesi için öngörülecek rekabet etmeme yükümlülükleri genellikle
bireysel muafiyet koşullarını sağlayacaktır. Sağlayıcı tarafından alıcıya, ilişkiye
özgü olmayan bir kredi veya ekipman sağlanması halinde ise bu durum tek
başına muafiyet koşullarını sağlamak için yeterli olmayacaktır. Bununla birlikte,
finansal piyasaların etkin çalışmamasından kaynaklanan sorunlar olduğunda
sağlayıcıdan kredi temin edilmesinin daha etkin olması durumu daha farklı
değerlendirilir. Böyle bir durumda dahi muafiyetten yararlanılabilmesi için alıcının
rekabet etmeme yükümlülüğüne son verme, herhangi bir zamanda anlaşmadan
doğan borçlarını geri ödeme ve bundan başka bir cezai şart ödememe imkanının
bulunması gerekir. Bu durum, kredinin eşit veya azalan taksitlerle geri ödenmesi, 500
zaman içerisinde yükselmemesi ve anlaşmanın sonunda alıcının sağlayıcı
tarafından sağlanan ekipmanı piyasa değeri üzerinden temin edebilmesi
anlamına gelmektedir.
Bu çerçevede, Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin Açıklanmasına
Dair Kılavuz’da, sağlayıcının alıcıya kredi temin etmiş olması halinde bu kredinin
geri ödemesinin alıcının beş yıl sonunda rekabet etmeme yükümlülüğünden
kurtulmasını engelleyecek şekilde düzenlenmemesi gerektiği yer almıştır. Alıcı,
beş yıllık rekabet etmeme şartının süresinin dolmasından sonra varsa kalan
borçları geri ödeme imkânına sahip olmalıdır. Benzer şekilde, sağlayıcının alıcıya
bazı ekipmanları sağladığı hallerde, alıcının beş yıllık rekabet etmeme süresinin 510
sonunda bu ekipmanları piyasa değeri üzerinden devralabilme imkânına sahip
olması gerekmektedir.
Bildirime konu anlaşmalar bu kapsamda değerlendirildiğinde, sözleşmeden
doğan yükümlülükleri ağırlaştıran cezai şartların bulunmadığı, anlaşma
sürelerinin birer yıl için, yenilenmeleri halinde de en fazla beş yıl için geçerli
olacak şekilde düzenlendiği anlaşılmıştır. Perakende ve toptan dağıtım
sözleşmelerinde cezai şartlar (…) YTL olarak, Miks Makine, Renk Katalogları ve
Boyahane Ekipmanlarının Kullandırılması (…..) EURO ve KDV miktarı olarak
düzenlenmiştir. Söz konusu farklılık Miks Makine, Renk Katalogları ve Boyahane
Ekipmanlarının Kullandırılması Sözleşmesi’nin niteliğinden kaynaklanmaktadır. 520
Zira bu sözleşmeler ile belli süreyle Yaşar Basf tarafından veya göstereceği
kaynaktan tedarik edilen ürünlerin tüketilmesi karşılığında makine ve
07-78/973-373
13
ekipmanların kullandırılması ve bazı koşullarda mülkiyetlerinin devri
düzenlenmiştir.
Perakende ve toptan dağıtım sözleşmelerine bakıldığında, sözleşmelerin süresi
ve cezai şarta ilişkin hükümler bakımından yukarıda değinilen geçiş maliyetlerinin
son derece düşük olması nedeniyle rekabet önemli ölçüde kısıtlanmayacaktır.
Esasen, sözleşmelerin süresi bir yıl olup, herhangi bir nedenle süresinden önce
fesih halinde (…) YTL cezai şart getirilmiştir, ki bu durum aslında cezai şart
bulunmadığı anlamına gelmektedir. Bu halde bayi herhangi bir geçiş maliyetine 530
katlanmaksızın sözleşmeyi dilediği zaman feshedebilecektir. Yine bu noktada
değinilmesi gereken bir başka husus da Toptan Dağıtım Sözleşmesi’nin tam bir
münhasırlık içermesine karşın Perakende Dağıtım Sözleşmesi’ne göre
perakendecinin bir önceki yılki alımlarının %(…)’ine kadar başka sağlayıcılardan
ürün alınabileceğinin hükme bağlanmış olmasıdır. Böylece özellikle küçük ölçekli
üretici veya ithalatçıların perakende satış noktalarına girmelerini olanak
tanınmıştır. Nitekim, Yaşar Basf Satış Müdürü tarafından perakendecilerin başka
marka ürünlerin satışını yaptıklarının ve buna ilişkin olarak sözleşmede belirlenen
oranı uygulamak noktasında herhangi bir müdahalelerinin olmadığının belirtildiği
dosya mevcudu bilgilerden anlaşılmaktadır. 540
Kullanıcı Sözleşmesi de yukarıda değinildiği üzere bir yıllık bir süre için
akdedilmektedir. Sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde
uygulanacak hükümler ise şunlardır:
“Madde 5.3.: KULLANICI, bu sözleşmeyi süresinden önce haksız olarak
feshetmesi ya da sözleşmenin YAŞAR BASF tarafından haklı olarak feshedilmesi
halinde, (…….) Euro ve KDV (……. Euro ve KDV) cezai şart, KULLANICI
tarafından, YAŞAR BASF’e nakden ve defaten ödenecektir. YAŞAR BASF’in
ayrıca, her türlü zarar ve ziyan talep hakkı saklıdır.
Madde 5.4.: Sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun süresinden önce sona
ermesi halinde, KULLANICI, Tablo-1’de belirtilen YAŞAR BASF payı toplamının 550
bakiye sözleşmesine tekabül eden kısmını %15 fazlası ile derhal, nakden ve
defaten ödeyecek; Tablo-2’de yer alan Makine ve ekipmanları aynen iade
edecektir. Tablo-2’de yer alan makine ve ekipmanların aynen iade edilmemesi
durumunda, KULLANICI tabloda yer alan para tutarını aynen ödeyerek tazmin
edecektir.”
Buna göre kullanıcı sözleşmeyi süresinden önce sona erdirmesi halinde iki tür
yükümlülük altına girmektedir. Birincisi 5.3. maddede düzenlenen ve sözleşmenin
süresinden önce sona erdirilmesi halinde kullanıcı tarafından ödenecek olan
cezai şarttır. İkincisi ise Tablo-1’de gösterilen ve kullanıcıya sözleşme süresince
ariyet olarak verilip, sözleşmenin sonunda mülkiyeti kullanıcıya geçecek olan 560
ekipmanın bedelinin yapılan alımlarla karşılanmamış olan kısmının %15
fazlasıyla birlikte ödenmesidir. İkinci yükümlülük, kullanıcıya başta ücretsiz olarak
verilen ancak sözleşmenin feshedilmesi halinde Yaşar Basf tarafından bir daha
kullanılması söz konusu olmayacak olan ekipmanın bedelinin tazmini anlamına
geldiği için cezai şart niteliği taşımamaktadır. Sözleşmeye konu olan faaliyeti
yürütmek için kullanıcı söz konusu ekipmana ilişkin yatırımı her halde yapmak
07-78/973-373
14
zorunda olduğu için, ilgili maddede düzenlenen ödemenin kullanıcıyı kısıtlayıcı bir
niteliği bulunmamaktadır.
Bu noktada asıl değerlendirilmesi gereken husus 5.3. maddede düzenlenen cezai
şarttır. Yukarıda değinildiği üzere sözleşmelerde yer alan cezai şarta ilişkin 570
hükümler, alıcıların başka sağlayıcılara geçiş maliyetini artırdığı ölçüde kısıtlayıcı
nitelik arz etmektedirler. Bildirime konu sözleşmede öngörülen cezai şartlar
bakımından ise geçiş maliyeti yaratma niteliği sınırlıdır. Zira sözleşmenin süresi
bir yıl olarak düzenlenmiştir ve yenilememe isteğinin bir ay önce bildirilmemesi
halinde aynı koşullarla sözleşmenin bir yıl daha uzayacağı kabul edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki sözleşmenin bir yıl gibi kısa denilebilecek bir süreyi
kapsaması, alıcının uzun süreli olarak bağlanmamasını temin etmektedir. Cezai
şartın ise sözleşmenin kullanıcı tarafından süresinden önce feshedilmesi veya
Yaşar Basf tarafından haksız yere feshedilmesi halinde ödeneceği
anlaşılmaktadır. Buna göre kullanıcı bir yıl süresi olan sözleşmeyi yenilememe 580
isteğine ilişkin koşula uygun bir şekilde feshettiğinde cezai şarta maruz
kalmayacaktır. Netice itibarıyla, alıcı açısından geçiş maliyetlerinin yüksek
olmadığı ve bir yıllık süre sonunda cezai şart ödemeksizin sözleşmeye son
vererek başka bir sağlayıcı ile çalışmaya başlayabileceği anlaşılmaktadır.
Değinilen bu hususlar dikkate alındığında, rekabet etmeme yükümlülüğünün,
muafiyetin son koşulu olan rekabeti gereğinden fazla kısıtlamama koşulunu
sağladığı kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; 590
1. Yaşar Basf Otomotiv Boyaları Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.’nin bayileri ile
akdetmiş olduğu ve Sal Ticaret-Mustafa Salbas, Ark Boya San. Ltd. Şti. ve
Renoto Otomobilci San. ve Tic. A.Ş. ile yapılmış birer örneği sunulan otomotiv
tamir boyalarının dağıtımına yönelik “Perakende Dağıtım Sözleşmesi”, “Toptan
Dağıtım Sözleşmesi” ve “Miks Makine, Renk Katalogları ve Boyahane
Ekipmanlarının Kullandırılması Sözleşmesi”nin 2005/4 sayılı sayılı “Motorlu
Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği” kapsamında muafiyetten yararlanamayacağı,
2. Bununla birlikte 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde yapılan
değerlendirme sonucunda; anılan maddede belirtilen şartları sağladığı tespit 600
edildiğinden, bildirim konusu sözleşmelere mevcut haliyle bireysel muafiyet
tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy