Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-2-167
Karar Sayısı : 07-87/1099-424
Karar Tarihi : 22.11.2007
A.TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ
B.RAPORTÖRLER : Murat ÇETİNKAYA, Hakan Suat ÖLMEZ, Evrim Özgül KAZAK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Alp Görsel İletişim Hizmetleri A.Ş. (D Smart)
Temsilcisi: Av. Zeynep ÜNALAN
Yönetim Yatırım Danışmanlık Ltd.Şti 20
Turan Güneş Bulvarı No: 63/1 Yıldız, Çankaya - Ankara.
Konyaspor Kulübü
Zafer Meydanı, Zafer Çarşısı Kat:3 Meram-Konya
Fenerbahçe Spor Kulübü
34725 Kızıltoprak Kadıköy-İstanbul
Kayserispor Kulübü Başkanlığı
Erkilet Bulvarı Kadir Has Tesisleri 38080 Kocasinan- Kayseri
Galatasaray Spor ve Futbol İşletmeciliği A.Ş.
Hasnun Galip Sokak No: 7-9-11 Beyoğlu 34420 İstanbul
Beşiktaş Futbol Yatırımları San. ve Tic. A.Ş. 30
Süleyman Seba Caddesi, No: 48 BJK Plaza B Blok 3. Kat
Akaretler, Beşiktaş 34357 İstanbul
Trabzonspor Kulübü Derneği
Trabzonspor kulübü Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri
Havalimanı Altı, Trabzon
QTV Finacial LLP
17 Dominion Street London EC2M 2EF
D. HAKKINDA İLK İNCELEME
YAPILANLAR : Türkiye Futbol Federasyonu 40
Konaklar Mah, Ihlamurlu sok. No:9, 4. Levent 34330 İstanbul
Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş.
Cihannüma Mah. Yıldız Cad. Polat Tower No:34
Beşiktaş/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu’nun 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı
menfi tespit kararının verilmesine esas teşkil eden koşulların değişmiş olduğu
ileri sürülerek, 4054 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca geri alınması talebi.
07-87/1099-424
2
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Alp Görsel İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin (D-Smart)
başvurusunda; 50
- 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı Rekabet Kurulu Kararı ile verilen menfi
tespit belgesinin, Kanun’un 13. maddesi gereği 22.9.2005 tarihi itibariyle, bunun
mümkün olmaması halinde bildirim tarihi itibariyle geri alınması,
- Menfi tespit belgesinin geri alınması nedeniyle 2008 yılı sonrası dönemi
kapsayan yayın hakları için yeni bir ihale yapılması hususunun TFF’ye
bildirilmesi,
- TFF’nin bu yönde bir uygulamaya gitmemesi halinde, 4054 sayılı Kanun’un ilgili
maddeleri uyarınca işlem yapılması
talep edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.8.2007 tarih ve 5675 ile giren başvuru 60
üzerine hazırlanan 25.9.2007 tarih ve 2007-2-167/BN-07-M.Ç sayılı Bilgi Notu
28.9.2007 tarih, REK.0.06.00.00-130/286 sayılı Başkanlık önergesi ile 4.10.2007 tarihli
Rekabet Kurulu gündeminde görüşülmüş ve Kurul gündeminde incelemeye
alınmasına, 9.10.2007 tarihli Kurul gündeminde ise incelemenin devamına karar
verilmiştir. Başvuru konusu ile benzer talepler içeren, 4.10.2007 tarih ve 6564 sayılı
Konyaspor Kulubü, 5.10.2007 tarih ve 6571 sayılı Fenerbahçe Spor Kulübü, 8.10.2007
tarih ve 6660 sayılı Kayserispor Kulübü, 8.10.2007 tarih ve 6661 sayılı Galatasaray
Spor ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş., 10.10.2007 tarih ve 6724 sayılı Beşiktaş Futbol
Yatırımları San. Ve Tic. A.Ş., 16.10.2007 tarih ve 6806 sayılı Trabzonspor Kulübü
Derneği ve 25.10.2007 tarih ve 6967 sayılı QVT Fund LP’nin başvuruları ise 70
9.11.2007 tarih ve 2007-2-167/BN-07-M.Ç bilgi notu ve 9.11.2007 tarih,
REK.0.06.00.00-130/325 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul’a sunulmuş, ilgili
başvurular her iki Bilgi Notu ve Önergeler de dikkate alınarak, 07-87 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Rekabet Kurulu’nun 22.9.2005 tarih ve
05-59/880-237 sayılı menfi tespit kararının, 4054 sayılı Kanun’un 13. maddesinde
öngörülen koşulların bulunmaması nedeniyle, geri alınmasına gerek olmadığı ifade
edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 80
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca;
İlgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu üzerine Kurul, elinde
bulunan bilgiler çerçevesinde bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya birleşme ve
devralmanın bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerine aykırı olmadığını gösteren
bir menfî tespit belgesi verebilir. Kurul, bu belgenin düzenlenmesinden sonra 13
üncü maddedeki şartlar çerçevesinde görüşünden her zaman dönebilir.
Aynı Kanun’un “Muafiyet ve Menfi Tespit Kararlarının Geri Alınması” başlıklı 13.
maddesinde ise muafiyet veya menfi tespit kararlarının geri alınabileceği şartlar;
a) Kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması,
b) Karara bağlanan şartların veya yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, 90
c)Kararın söz konusu anlaşma hakkında yanlış veya eksik bilgiye dayanarak
verilmiş olması
şeklinde sıralanmıştır.
07-87/1099-424
3
Bu bağlamda, Rekabet Kurulu’nun 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı kararı ile
verilen menfi tespit belgesinin geri alınabilmesi için Kanun’un 13. maddesinin birinci
fıkrasında belirtilen koşulların bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu
çerçevede, D-Smart tarafından yapılan başvuru anılan maddedeki üç durum
bakımından aşağıda değerlendirilmiştir.
I.1. Kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması
D-Smart tarafından, Ek Protokol’e ilişkin menfi tespit değerlendirmesinde: 100
- 15.7.2004 tarihinde yapılan ihaleden önceki iki ihalenin Digitürk Digital Platform
İletişim Hizmetleri A.Ş. (Digitürk) tarafından alınmasının ve son ihalede
Digitürk’ten başka bir teşebbüs tarafından teklif verilmemesinin, Ek Protokol ile
yayın hakkı süresinin 2 sezon daha uzatılmasında esas gerekçelerden birisi
olarak gösterildiği,
- Ancak bugün itibariyle geliştirdiği iş modeli ve pazara yeni girmiş olmasına
rağmen gösterdiği üstün performansıyla futbol maçlarının yayın hakları için
mevcut anlaşmadan daha fazla ödeme yapabilecek bir başka kuruluşun
bulunduğu,
- Bu nedenle o dönem mevcut olan koşulların değiştiği ve menfi tespit şartlarının 110
ortadan kalktığı
iddia edilmektedir.
Başvuru dilekçesinde yer alan bilgilere göre D-Smart, Doğan Grubu kontrolünde bir
dijital yayıncılık platformudur. Kullanıcı, içinde D-smart kart bulunan uydu alıcısını
aldıktan sonra D-Smart platformunda bulunan yayınları izleyebilmektedir. D-Smart
ürününün fiili satışına 2007 yılının Şubat ayında başlanmıştır. Menfi tespit
değerlendirmesinden sonra faaliyete başlayan D-Smart, başvuru dilekçesinde yer alan
ifadelere göre “pazara yeni girmiş olmasına rağmen geliştirdiği iş modeli ve gösterdiği
üstün performansıyla futbol maçlarının yayın hakları için mevcut anlaşmadan daha
fazla ödeme yapabilecek bir kuruluş” haline gelmiştir. 120
Öncelikle dijital platform işletmeciliği alanında yeni bir teşebbüsün daha faaliyete
geçmesi dijital platform yayıncılığı piyasasında rekabetin artacağının bir göstergesi
olması bakımından olumlu kabul edilebilecek bir gelişmedir. Ancak bu durumun tek
başına Kanunun 13. maddesinde düzenlenen “kararın alınmasına esas teşkil eden
herhangi bir olayda değişiklik olması” haline uygunluk gösterip göstermediğinin
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Rekabet Kurulu’nun Ek Protokol’e ilişkin 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı
kararında özetle;
- Profesyonel 1. Süper Ligi maçlarının yayın hakkının, 1. Süper Ligi maçlarının
izlenme oranlarının yüksekliği nedeniyle özellikle “ödemeli yayın yapan 130
kuruluşlar” açısından kritik ve birincil nitelikli bir içerik olduğuna yönelik
hususlara değinilmiş,
- Pazardaki rakiplerin konumu ve potansiyel rekabet olanakları “ödemeli
televizyon yayıncılığı” ve “dijital platform hizmetleri” pazarlarında ayrı ayrı
incelenmiş,
- Ek Protokol’ün değerlendirildiği dönemde Digitürk’ün “dijital platform hizmetleri”
pazarında Türkiye’de faaliyet gösteren tek kuruluş olduğu, “ödemeli televizyon
yayıncılığı” pazarında faaliyet gösteren Cine 5 ve Kablo TV’nin kararda belirtilen
gerekçelerle, mevcut koşullarda Digitürk’e rakip olmadığı belirtilmiş,
07-87/1099-424
4
- Bu hususların, daha önceki son iki ihaleyi Digitürk’ün alması, en son yayın 140
ihalesinde Digitürk dışında hiçbir yayıncının teklif dahi vermemiş olması ile
birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Ek Protokol’ün imzalandığı dönemde
Digitürk dışında ihale bedelini ödeme gücüne sahip başka bir yayın kuruluşunun
olmadığı görülmüş,
- Bununla birlikte Kurul, 2 senelik süre uzatımının TFF tarafından mali krizin
aşılabilmesi bakımından tek çözüm olarak görüldüğü, bir kereye mahsus olan
bu uygulamanın ardından rekabetçi koşullarda bir yayın ihalesine gidilecek
olmasının bu hakları gelecekte talep edebilecek yayın kuruluşları açısından bir
güvence teşkil ettiği
şeklinde değerlendirmeler yapılmıştır. Kararda yer alan bu değerlendirmeler 150
incelendiğinde, başvuruda belirtildiği gibi yalnızca önceki ihalelerin Digitürk tarafından
alınmış olması ve en son ihalede de başkaca bir teklif sahibinin bulunmaması
hususları ile yetinilmediği; pazarın genel durumunun, havuz sisteminin geleceğinin,
potansiyel rekabetin engellenmediğinin, görüntülere ilişkin düzenlemelerin yapıldığının
ve TRT ile alt lisanslama yapıldığının üzerinde durulduğu görülmektedir.
Bu çerçevede, karar tarihi itibarıyla göz önüne alınan “mevcut koşullar”ın ne olduğu
kararın bütünü göz önüne alınarak değerlendirilmelidir. Mevcut durumda Digitürk ile
rekabet edebilecek ve hatta yeni bir ihale açılması durumunda daha yüksek bir fiyat
verebilecek bir teşebbüsün var olmasının, mevcut koşulların değişmesi anlamına gelip
gelmeyeceği ve verilmiş menfi tespit belgesinin geri alınması için bir gerekçe olarak 160
kabul edilip edilemeyeceği aşağıda değerlendirilmektedir.
- Öncelikle, piyasaya yeni giriş olarak adlandırılabilecek mevcut durum, Rekabet
Kurulu’ndan menfi tespit almış bir sözleşme yoluyla TFF’den yayın haklarını
belli bir süreliğine satın almış tüm kuruluşların münhasırlığı elde ettiği
dönemlerde görülebilecek bir gelişmedir. Her sözleşme döneminde piyasaya
yeni bir teşebbüsün girmesi durumunda verilen menfi tespit belgesinin yeniden
değerlendirilmesi Madde 13’te belirtilen “kararın alınmasına esas teşkil eden
herhangi bir olayda değişiklik olması” şeklindeki hükmün oldukça geniş
yorumlanmasına ve menfi tespitten beklenen teşebbüs güvencesinin
sağlanamamasına yol açacaktır. Zira gelecekte de TFF ile yapmış olduğu 170
anlaşma sonucunda yayın haklarını münhasıran elde etmiş bir yayıncının
karşısına yeni rakipler ortaya çıkabilecek ve piyasaya girebilecektir. Bu
bağlamda, TFF tarafından yapılan ihalelerin piyasaya yeni giren ve daha yüksek
fiyat verebileceğini öne süren teşebbüsler nedeniyle, sözleşme sürelerin
dolmadan tekrarlanması, yukarıda belirtilen teşebbüs güvencesinin yanı sıra,
kamuoyu ve ilgili teşebbüsler nezdinde, TFF’nin yayın ihalelerinin güvenirliğini
sarsacak, teşebbüslerin ihale öncesi ve sonrası yatırım yapma güdüsünü de
azaltabilecektir.
- İkinci olarak, Kanun’un 13. maddesinde belirtilen koşullar göz önüne alınırken,
verilmiş olan muafiyet / menfi tespit belgesi nedeniyle pazarın rekabetçi 180
yapısının belge verilme tarihindeki durumundan daha da kötüye gidip
gitmediğine bakılması gerekmektedir. Rekabet Kurulu tarafından daha önceden
verilmiş muafiyet / menfi tespit belgelerinin geri alınmasına ilişkin kararlar
incelendiğinde bu durum açıklıkla görülmektedir. Şayet verilmiş olan muafiyet /
menfi tespit belgesi nedeniyle piyasaya girişler engellenmeye başlamışsa
muafiyet / menfi tespit belgeleri geri alınabilir. Oysa, piyasada daha önce
mevcut olmayan bir aktörün faaliyet gösteriyor olması verilen menfi tespitin
olumsuz etkisinin olmadığını göstermektedir. Mevcut dosyada, 2 yıl sonra
07-87/1099-424
5
yeniden ihale açılacağı için süreklilik arz eden bir münhasırlık bulunmaması
nedeniyle D-Smart’ın sayısal platform işletmeciliği yapmasını engelleyecek 190
nitelikte bir durum söz konusu değildir.
- TFF tarafından ihalesi yapılan ve yayıncı kuruluşların talep ettiği ürün futbol
müsabakalarının yayın haklarına ilişkindir. D-Smart tarafından rekabetin
engellendiğine ilişkin iddianın muhatabı olan ilgili pazar ise yayın haklarına
ilişkin tanımlanan pazarda bir yayıncıya tanınan münhasırlık neticesinde
olumsuz etkilendiği belirtilen, ödemeli yayın piyasasıdır. Söz konusu yayın
hakkının 2 yıl için bir defalığına uzatılması sonucunda münhasırlık süresi
uzamakla birlikte, menfi tespit kararında da belirtildiği gibi 2 yıl sonunda tekrar
ihale yapılacak olması nedeniyle potansiyel rekabet engellenmemektedir. Zira
kararda da belirtildiği gibi bu uzatma işleminin bir defalığına yapılıyor olması ve 200
belirtilen süre sonunda yine ihale yapılacak olması hem pazarda hali hazırda
faaliyet gösteren hem de pazara yeni giriş yapacak olan teşebbüsler açısından
bir güvence niteliğinde olup diğer hususlarla birlikte değerlendirildiğinde
herhangi bir sakınca teşkil etmemektedir.
- Olaya pazara yeni giren teşebbüs açısından bakıldığında, dilekçede yer alan, D-
Smart’ın “pazara yeni girmiş olmasına rağmen geliştirdiği iş modeli ve gösterdiği
üstün performansıyla futbol maçlarının yayın hakları için mevcut anlaşmadan
daha fazla ödeme yapabilecek bir kuruluş” haline gelmiş olduğu şeklindeki
ifadelerden, Digiturk’e verilen 2 yıllık menfi tespit süresince yayın hakları
olmadan da D-Smart’ın faaliyetlerini devam ettirebileceği anlaşılmaktadır. 210
- Bunların yanı sıra 23.9.2007 tarihli Hürriyet Gazetesi’nin İnsan Kaynakları
ekinde yer alan Doğan Yayın Holding İcra Kurulu Üyesi Mustafa Gözalan’ın:
“Normalde bu tür operatörler faaliyetlerine başladıkları birinci yılda altyapıya,
uydu kapasitelerine çok ciddi yatırımlar yapar ama biz daha akılcı bir yöntemle
bu yatırımları yapmadan daha üstün bir teknolojiyi çalışır hale getirdik. Ortaya
çıkan yatırım avantajını da tamamıyla içeriği zenginleştirmeye veriyoruz.
Abonelik yapmadan reklam gelirleriyle bu kanalları yaşatabilir hale getiriyoruz.
İnovasyon burada yatıyor ve bunu bu 50 kişilik ekibe borçluyuz. Bu proje insan
kaynakları adına çok doğurgan; çok farklı yerlere gidecek. Şimdiden bunun
işaretlerini görüyorum. Geliştirdiğimiz altyapıda çalışan arama motoruna, 220
oyunlara, interaktif uygulamalara büyük talep var; bunları geliştiren
arkadaşlarımız dışarıdan iş siparişleri almaya başladı. Bu işte, örneğin interaktif
reklamcılıkta çalışan 5 kişilik çekirdek kadronun çok yakında 3’e 4’e
katlanacağını ve Avrupa’daki operatörlere hizmet verebileceklerini, yani bir
servis sağlayıcı haline geleceklerini görüyorum.”
şeklindeki ifadeleri bu konudaki tespit ve değerlendirmelerimizi teyit eder
niteliktedir.
- Yine yukarıda belirtilen kaynakta ve aynı haber/röportajda yer alan:
“D-Smart kurulurken hem çalışanlar hem de ortaklar ikinci bir operatör başarılı
olamaz diye düşünüp, “Acaba kendimizi riske mi atıyoruz” dediler. Ama 230
Romanya’da 5, Polonya’da 3 pay tv operatörü var, Hindistan’da sene sonuna
kadar 5 pay tv operatörü olacak. Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Üyesi
Mustafa Gözalan, bir ülkede sadece tek bir pay tv operatörünün yaşayabileceği
kuralının eskiden geçerli olduğunu, çünkü yatırımın ağır bir maliyetle
gerçekleşebildiğini söylüyor: “Oysa şimdi teknolojinin gelişmesiyle bu maliyet
dezavantajı ortadan kalktı. Sadece D-Smart değil, Türkiye önümüzdeki 3-5
07-87/1099-424
6
senede en az 2 platform daha görecek. Her şeyden önce kablo altyapısı
dijitalleşecek. Belki 2008’e yetişmeyecek ama 2009’da internet üzerinden
yayıncılık çıkacak. Bu gelişme tüketiciye yarayacak, Türkiye’de insanlar günde
ortalama 4 saatlerini TV başında geçiriyorlar. Böyle bir ortamda çeşitlenme 240
yaptıkça kazanırsınız.” Türkiye’de sayısal yayıncılıktan faydalanan ev sayısı
Avrupa’ya göre düşük. Gözalan’a göre daha milyonlarca ev sayısal yayıncılığa
geçecek.”
şeklindeki ifadeler de, sayısal yayıncılık alanında faaliyet göstermek isteyen bir
teşebbüsün maç yayın hakları olmadan da faaliyet gösterebileceğine işaret etmektedir.
Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, D-Smart’ın piyasaya
girmesinin menfi tespit belgesinin geri alınması için gerekli olan Kanunun 13.
maddesinin (a) bendinde belirtilen “kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir
olayda değişiklik olması” koşuluna uygunluk göstermediği kanaatine ulaşılmıştır.
I.2. Başvuru Dilekçesinde Yer Alan Diğer İddialar 250
D-Smart tarafından Kurul’un menfi tespit kararı verirken eksik bilgi ve yetersiz
incelemeye dayandığına yönelik olarak öncelikle;
- TFF’nin Digitürk ile akdettiği dört sezonluk son yayın sözleşmesinin dayandığı
yayın şartnamesi hakkında yapılan inceleme sonucunda, şartnamenin kapsam
ve süresinin o günkü koşullarda ilgili pazarda kapatıcı etkilerinin saptanamadığı,
- 3 dakikalık haber amaçlı görüntülere ilişkin özel bir düzenleme yapılması şartı
getirilerek şartnameye Başkanlık tarafından olumlu görüş verildiği,
- Ek Protokol’e ilişkin menfi tespit incelemesinde Başkanlık Görüşü’ne
dayanılarak kapsam açısından bir değerlendirme yapılmadığı,
- Oysa ki Ek Protokol’ün tam bir yıl sonrasına ait olduğu ve süre uzatımının her 260
açıdan pazarda yaratacağı etkilerin irdelenmesi gerektiği,
- Bu yapılmadan önceki değerlendirmeye dayanılarak hiç de sağlıklı olmayan
sonuçlara ulaşıldığı
ifade edilmektedir.
TFF’nin, Digitürk ile akdettiği dört sezonluk yayın şartnamesinin kapsam
bakımından değerlendirilmesi sonucu, hazırlanan Görüş’te, maçlara ilişkin
görüntülerin diğer yayıncılar açısından erişilebilir olmasını sağlamak amaçlı
birtakım şartlara yer verilmiştir. 2004–2008 sezonlarında oynanacak Türkiye 1.
Süper Ligi maçları yayın hakkına dair Digitürk ile TFF arasında yapılan sözleşmede
söz konusu şartlara yer verildiği tespit edilmiştir. Ek Protokol’ün konusunu TFF ile 270
Digitürk arasında yapılmış olan 19.7.2004 tarihli sözleşmenin süresinin 2008–2009
ve 2009–2010 sezonları için uzatılması oluşturmaktadır. Kararda Ek Protokol’ün
4054 sayılı Kanun çerçevesinde yaratacağı etkiler özellikle yayın sözleşmesinin
süresi ve kapsamı açısından değerlendirmeye tabi tutulduğu dikkate alındığında,
Rekabet Kurulu tarafından TFF’nin sözleşme süresini uzatma talebini yalnızca
Başkanlık Görüşü çerçevesinde oluşturduğu ve gelecekte yaratılacak etkiler
üzerinde değerlendirme yapmadığı gerçeği yansıtmamaktadır.
D-Smart tarafından Kurul’un menfi tespit kararı verirken eksik bilgi ve yetersiz
incelemeye dayandığına yönelik olarak getirilen diğer bir iddia ise, Rekabet
Kurulu’nun 28.2.2002 tarih ve 02/50/636-258 sayılı kararında “Gelecekteki yayın 280
hakkı devirleri ile ilgili yeni soruşturmalara ve cezalara meydan verilmemesi
bakımından, ihale şartnamesi taslağının, o tarihte geçerli olacak Yayın Talimatı ile
07-87/1099-424
7
birlikte Rekabet Kurulu’nun incelemesine sunulmasının yerinde olacağına oy birliği
ile karar verilmiştir” denilmesine rağmen, 15.7.2004 tarihli ihale şartnamesinin
Rekabet Kurulu incelemesine tabi tutulmadan “Başkanlık Görüşü” verildiğine
yöneliktir.
2004–2008 dönemi Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi müsabakalarının yayın
haklarının ihalesi ile ilgili Şartname’nin ve yeni Yayın Talimatı’nın 4054 sayılı Kanun
ve 28.2.2002 sayılı Karar çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda mesleki daire
tarafından hazırlanan Bilgi Notu Rekabet Kurulu’nun 24.6.2004 tarihli toplantısında 290
görüşülmüş ve 04-43/532-M sayılı Karar ile mesleki daire görüşünün Başkanlıkça
TFF’ye bildirilmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla Rekabet Kurulu mesleki daire
görüşünü benimsemiş ve söz konusu görüşün TFF’ye iletilmesi konusunda
Başkanlığa yetki vermiştir. Sonuç olarak, bu konuya ilişkin başvuruda ileri sürülen
hususlar gerçeği yansıtmamaktadır.
D-Smart tarafından yapılan başvuruda ayrıca;
- Rekabet Kurulu’nun TFF’nin 1. Süper Ligi maçlarının yayın haklarını bir
yayıncıya devretmesini, bu hakkın kendisine 3813 sayılı Kanun’a dayanılarak
çıkarılan ikincil düzenleme niteliğindeki Yayın Talimatı’nın ilgili hükümlerinin
verdiği yetkiden kaynaklanması dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 300
ihlali anlamına gelmeyeceği sonucuna vardığı,
- Oysa ne 3813 sayılı Kanun’da ne de bu Kanuna dayanılarak çıkarılan
yönetmeliklerde TFF’ye yayın haklarını sadece bir yayıncıya devretmesi
suretiyle piyasada tekel yaratabileceğine yönelik hüküm bulunmadığı,
- Bir ikincil düzenlemeyle TFF’ye tanınan takdir hakkının bir yayın tekeli yaratmak
suretiyle rekabeti kısıtlayıcı biçimde kullanılmasının, bu uygulamanın bir
düzenlemedeki takdir hakkına dayanması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’a uygun
hale gelemeyeceği,
- Kaldı ki, Rekabet Kurulu’nun benzer durumlarda kanunlarla kendilerine verilen
takdir haklarını 4054 sayılı Kanun’u ihlal edecek şekilde kullanan meslek odaları 310
niteliğindeki tüzel kişilere cezai yaptırımlar uyguladığı, TFF’ye yönelik bu
uygulamanın ise değerlendirilmeye dahi tabi tutulmadan, sadece bir ikincil
düzenlemeyle TFF’ye verilen takdir yetkisine dayandırılmasının hukuka aykırı
olduğu
ileri sürülmektedir.
Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi’ne ait maçların yayın haklarının TFF tarafından
münhasıran bir yayıncıya devredildiği yayın sözleşmeleri, dayanağını 3813 sayılı
Kanun’a istinaden yayınlanan ve idari bir işlem niteliğinde olan Yayın Talimatı’ndan
almaktadır. Rekabet Kurulu 28.2.2002 tarih ve 02-50/636-258 sayılı kararında,
yayın haklarının tek bir yayıncıya münhasıran devrinin 3813 sayılı Kanun’a 320
dayanılarak çıkarılan Yayın Talimatı’na dayanması karşısında söz konusu
düzenlemeye 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında müdahale
edilemeyeceğini hükmetmiştir. Ayrıca TFF’nin maçların yayın haklarını topluca ve
münhasıran satması konusunda çeşitli tarihlerde alınmış ve kesinleşmiş yargı
kararları da bulunmaktadır. Bu bilgiler çerçevesinde Rekabet Kurulu’nun konuya
ilişkin yaklaşımında başvuru dilekçesinde belirtildiği gibi hukuka aykırı bir durum
söz konusu değildir.
D-Smart tarafından öne sürülen bir diğer iddia esasen Digitürk’e rakip
olunamamasının sebebinin maç yayın ihalesini sürekli Digitürk’ün (çok uzun süreler
07-87/1099-424
8
için) alması olduğu, bu sebeple Digitürk’ün yayın sözleşmesinin süresinin iki yıl 330
daha uzatılmasının pazardaki potansiyel rekabeti kısıtladığıdır.
Maç yayın ihalelerinin sürekli olarak Digitürk tarafından kazanılması Rekabet
Kurulu’nun görev ve yetkileri çerçevesinde değerlendirilebilecek bir husus değildir.
Bununla birlikte, Digitürk’ün yayın sözleşmesinin süresinin iki yıl daha uzatılmasına
ilişkin değerlendirmesinde Kurul, yukarıda belirtildiği üzere, ilgili pazarları ve
rakiplerin konumunu değerlendirmiştir. Bu çerçevede söz konusu sözleşmenin iki
yıllığına uzatılmış olmasının, iki yıl sonunda yeniden ihale açılacak olması
nedeniyle potansiyel rekabeti engellemediği sonucuna ulaşılmıştır.
D-Smart tarafından Kurul’un menfi tespit kararını eksik inceleme sonucu verdiğine
dair öne sürülen diğer iddialar ise: 340
- Ek Protokol ile Digitürk’e iki sezon daha yayın hakkı ve 1. Süper Lige isim
verme haklarının tanındığı, bu protokole Rekabet Kurumu tarafından olur
görüşünün verilmesinin hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu,
- D-Smart tarafından ayrıca Türkiye Profesyonel 1. Futbol Ligi’nin isminin,
sponsor firma olan Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ile yapılan Resmi Sponsorluk
Anlaşması neticesinde Turkcell Süper Lig olarak değiştirildiği, Turkcell’in kurucu
ortaklarından olan Çukurova Grubu’nun aynı zamanda Digitürk’ün de kurucu
ortağı olduğu, dolayısıyla Digitürk’ün Türkiye 1. Futbol Ligi yayın haklarını
münhasıran elde ettiği anlaşma ile Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi’nin resmi
sponsoru haline geldiği anlaşma arasında bir bağlama ilişkisinin mevcut olduğu, 350
Ek Protokol’e ilişkin menfi tespit değerlendirmesinde bu ilişkiye değinilmediği,
Çukurova Grubu’nun Turkcell Süper Lig’in hem resmi sponsoru hem de
münhasır yayıncısı sıfatıyla ilgili pazardaki tekel konumunu güçlendirdiği, süre
uzatımına ilişkin Ek Protokol’e menfi tespit veren Rekabet Kurulu kararında söz
konusu ilişkiye hiç değinilmediği.
şeklindedir. Süper Lige isim hakkı verilmesi Ek Protokol ile düzenlenen konular
arasında yer almamaktadır. “Title Sponsor” ile ilgili hususlar 2004–2008 dönemi
Türkiye 1. Profesyonel Ligi müsabakalarının yayın haklarının ihalesi ile ilgili
Şartname’de düzenlenmektedir. Dolayısıyla bu konuda ileri sürülen hususların
değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. 360
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler, D-Smart’ın başvurusu ile benzer talepler içeren,
Konyaspor Kulübü, Fenerbahçe Spor Kulübü, Kayserispor Kulübü, Galatasaray Spor
ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş., Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic. A.Ş.,
Trabzonspor Kulübü Derneği ve QVT Fund LP’nin başvuruları için de yapıldığından,
anılan teşebbüslerin iddia ve talepleri de bu değerlendirmeler kapsamında ele alınarak,
reddedilmeleri gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Rekabet Kurulu’nun 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı menfi tespit kararının
4054 sayılı Kanun’un 13. maddesinde öngörülen koşulların bulunmaması nedeniyle 370
geri alınmasına yer olmadığına,
2. Alp Görsel İletişim Hizmetleri A.Ş., Konyaspor Kulübü, Fenerbahçe Spor Kulübü,
Kayserispor Kulübü Başkanlığı, Galatasaray Spor ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş.,
Beşiktaş Futbol Yatırımları san. ve Tic. A.Ş., Trabzonspor Kulübü Derneği ve QTV
Financial LLP’nin şikayet ve taleplerinin reddine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy