Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-4-22 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 08-24/247-81
Karar Tarihi : 13.3.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : Süleyman CENGİZ, Murat AYBER
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : TÜVTURK Kuzey Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve
İşletim A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN 20
Barbaros Blv. Tan Apt. No:60/5 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : - TÜVTURK Kuzey Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve
İşletim A.Ş.
Büyükdere Cd. Nurol Plaza No:71 A Blk. K:18 34398
Maslak/İstanbul
- Sera Taşıt Muayene İstasyonları İşletmeciliği A.Ş.
Birlik Mh. 13. Sk. No:7 Çankaya/Ankara
30
E. DOSYA KONUSU: Kara yolunda seyreden motorlu ve motorsuz araçların
periyodik muayene hizmetlerinin alt işletmeciler tarafından verilmesini
sağlamak üzere akdedilen “Alt İşletim Sözleşmesi”ne muafiyet tanınması
talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 28.1.2008 tarih, 600 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 6.3.2008 tarih, 2008-4-22/MM-08-SC sayılı Muafiyet
Ön İnceleme Raporu 7.3.2008 tarih, REK.0.08.00.00-120/58 sayılı Başkanlık
önergesi ile 08-24 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
40
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da, bildirimi yapılan Sözleşme’nin;
- Alt işleticinin hizmetin sunulmasında kullanacağı, belirlenen niteliksel
standartlara uygun araç ve gereci tercih edeceği sağlayıcıdan alabilmesinin
engellenmemesi,
08-24/247-81
2
- Muayene istasyonlarının ve ortaklarının, otomotiv yedek parça ve aksesuar
satışı, otomotiv ürünleri bakım ve onarımı alanlarında faaliyet göstermemelerinin,
faaliyet gösteren teşebbüslerle çıkar birlikteliği yaratacak her türlü yapısal ve
sözleşmesel ilişkiden kaçınmalarının temin edilmesi
şartları ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi 50
yasağından, aynı Kanun’un 5. maddesi birinci fıkrası hükmü gereğince muaf
tutulmasının yerinde olacağı
görüşüne yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı; "Araç Muayene Istasyonlarının Açılması, Isletilmesi ve Araç 60
Muayenesi Hakkında Yönetmelik"in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yer verilen
tanım doğrultusunda, "kara yolunda seyreden motorlu ve motorsuz araçların
teknik muayenesi hizmeti" olarak tespit edilmistir.
H.1.2. Coğrafi Pazar
Hizmet satın alacakların, araçlarının sicilinin bulunduğu bölgede istedikleri
muayene istasyonunu kullanabilecekleri, ancak bölgeler arasında geçiş
yapamayacakları şeklindeki yönetmelik düzenlemesi ile Türkiye güney ve kuzey
bölgeleri olarak iki bölüme ayrılmıştır. Açılan ihalelerde her iki bölge için de aynı
teşebbüs başarılı bulunmuş, dolayısıyla da her iki bölge işletme imtiyazı da aynı 70
teşebbüse devredilmiştir. Gerek mevzuat gerekse pazar yapısı dikkate
alındığında, kuzey ve güney bölgeler arasında herhangi bir rekabetçi yapı
farklılığı olması muhtemel görülmediğinden, inceleme konusu bakımından ilgili
coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” olarak belirlenmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Türkiye genelinde motorlu taşıtların muayeneleri işinin özelleştirilmesi
çerçevesinde, anılan faaliyeti TÜV Grubu, Akfen ve Doğuş Grubu ortak
girişiminin münhasıran 20 yıl süre ile devralması işleminin yasal gereklerinin
yerine getirilmesi üzerine, bu teşebbüsler tarafından TÜVTURK kurulmuştur. 80
TÜVTURK anılan teşebbüslerce kontrol edilmektedir. Özelleştirme işleminin
sonucu olan iki adet (Birinci ve İkinci Bölge) “Araç Muayene İstasyonlarının
Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi Hizmetlerine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” 15.8.2007
tarihinde bir tarafta T.C. Ulaştırma Bakanlığı ve T.C. Başbakanlık Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı; diğer tarafta ise, TÜVTURK Kuzey Taşıt Muayene
İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş. (TÜVTURK Kuzey) ile TÜVTURK Güney Taşıt
Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş. (TÜVTURK Güney) olmak üzere,
taraflarca imzalanmıştır.
Bildirim konusu Alt İşletim Sözleşmesi TÜVTURK Kuzey’in bir dizi “alt işletici”
(Araç Muayene İstasyonlarının Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi Hizmetlerine İlişkin 90
08-24/247-81
3
İmtiyaz Sözleşmesi’nin 2. maddesinde tanımlanmıştır.) ile akdedeceği
sözleşmeleri temsil eden bir sözleşme türüdür.
H.2.1. Sözleşme İle Kurulan Taşıt Muayene Sistemi
Periyodik muayene hizmeti verilmesi amacıyla kurulacak muayene
istasyonlarının nitelikleri, “Araç Muayene İstasyonları Tesis Ve İşletme (Teknik)
İhale Şartları Belgesi”nde belirlenmiştir. Söz konusu belge muayene
istasyonlarının TS EN 45004 “Çeşitli Tipteki Muayene Kuruluşlarının
Çalıştırılmaları İçin Gereken Kriterler (A Tipi Muayene Kuruluşu)” standardına
uygun olması ve açılmasından itibaren en geç bir yıl içerisinde yetkili bir 100
akreditasyon kuruluşundan onay almasını öngörmektedir. Söz konusu belge aynı
zamanda muayene istayonlarının minimum büyüklüklerini, donanım özelliklerini,
park kapasitelerini ve bilgisayar sisteminin özelliklerini de belirlemektedir.
Taraflar bu amaçla bildirim konusu Alt İşletici Sözleşmesi (Sözleşme)’ni
akdetmişlerdir. Muayene istasyonunda alt işletici tarafından verilmesi öngörülen
hizmetler, Sözleşme’nin 9. maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre muayene
istasyonlarında periyodik muayene, özel muayene, zorunlu muayene, yola
elverişlilik muayenesi ve egsoz gazı emisyon ölçümleri yapılacaktır.
Sözleşme’nin “Süre” başlıklı 4. maddesinde: “Bu sözleşmenin süresi, bu
sözleşmenin akdedilmesi ile başlar ve 14 Ağustos 2027 tarihinde sona erer…” 110
denilmektedir. Buna göre Alt İşletici Sözleşmesi’nin geçerliliği, İmtiyaz
Sözleşmesi ile belirlenen süre ile, yani TÜVTURK’e imtiyaz devredilmesinden
sonra en fazla 20 yıl olacak şekilde sınırlanmıştır. 5.1. madde hükmüne göre
Sözleşme’nin yürürlüğe girmesi için alt işleticinin idare tarafından onaylanması
gerekmektedir.
Sözleşme’nin “Alt İşletim Bedeli ve Ödenmesi Esasları” başlıklı 15.1. maddesi
çerçevesinde taraflar, alt işleticinin (…………….) ABD Doları alt işletim bedeli
ödemesi konusunda anlaşmışlardır. Bu bedel alt işleticinin lisansını aldığı tarih
itibariyle ödenmiş olacaktır.
Sözleşme’nin “Araç Muayene Tesisinin Teslim ve İşletme Esasları” başlıklı 7. 120
maddesinin ikinci fıkrası (a) bendine göre sözleşme başlangıcında alt işletici,
amaca uygun bir araziyi, bu amaç için mülkiyetinde bulunduracak ve İşleticiye
üst hakkı tesis edecektir. Diğer yandan İşletici, lehine üst hakkı tesis edilen arazi
üzerinde hizmet tesislerini inşa edecek ve bu tesisleri alt işleticiye işletilmek
üzere devredecektir.
Sözleşmenin “Malzeme ve Teçhizat” başlıklı 11. maddesi birinci ve ikinci fıkraları
aşağıda aktarıldığı gibidir:
“Alt İşletici, İşletici lehine üzerinde üst hakkı tesis edilen Gayrimenkul’de bulunan
binaları, ilave binaları, Seyyar Muayene İstasyonları’nı ve içerilerine
yerleştirilecek teçhizat ve malzemeleri, bu Sözleşme’nin hükümleri uyarınca 130
kullanacaktır. Her bir Araç Muayene Tesisi işletmeye hazır hale getirilecek,
Gayrimenkul, binalar, Seyyar Muayene İstasyonu, teçhizat ve malzemeler,
Taraflar arasında karşılıklı olarak (Ek-2 uyarınca) imzalanacak teslim tesellüm
08-24/247-81
4
tutanağı ile Alt İşletici’ye teslim edilecek ve Alt İşletici de bunları, bu
Sözleşme’nin hitamından sonra İşletici’ye iade etmek üzere teslim alacaktır.
Gayrimenkul üzerindeki binalar, Araç Muayene İstasyonları, Seyyar Muayene
İstasyonları, teçhizat ve malzemeler İşletici’nin mülkiyetinde olup, Alt İşletici,
bunların çalışır ve kullanılabilir durumda muhafaza edilmesinin ve Araç Muayene
Tesisleri’nde münhasıran bu Sözleşme’de belirtilen amaçlara uygun olarak
kullanılmasının sağlanmasından sorumlu olacaktır. Alt İşletici, Araç Muayene 140
İstasyonları’nın, Seyyar Muayene İstasyonları’nın, binanın, teçhizatın ve
malzemelerin, bu Sözleşme’de belirtilenler dışında başka bir maksat için
kullanılmayacağını beyan, kabul ve taahhüt eder…”
Ayrıca aynı maddenin altıncı fıkrasında; “Alt İşletici, Araç Muayene Tesisleri’nin
mevcut teçhizatını ve malzemelerini yenileme veya değiştirme hakkını haiz
değildir. Ancak, söz konusu teçhizatın ve malzemelerin değiştirilmesi,
yenilenmesi veya satın alınmasına ihtiyaç olması halinde, Alt İşletici İşletici’ye bu
konuya ilişkin yazılı bir bildirim gönderecek ve İşletici’nin kendi takdirine göre bu
talebi kabul etmesi halinde, İşletici bildirimde belirtilen teçhizatı ve malzemeleri
satın alacak ve/veya yenileyecektir. Bu durumda, söz konusu yeni malzeme ve 150
teçhizata ilişkin tüm bedel ve ödemeler İşletici tarafından hazırlanan faturanın Alt
İşletici tarafından tebellüğünü müteakip en geç on (10) gün içinde Alt İşletici
tarafından ödenecektir. Her halükarda, Araç Muayene Tesisi’ndeki bütün
malzemelerin ve teçhizatların yasal mülkiyeti İşletici’ye ait olacaktır.”
denilmektedir.
Ayrıca, “Her bir Araç Muayene İstasyonu ve Seyyar Muayene İstasyonu
Teçhizatı” başlıklı 12.2. maddenin ikinci fıkrasında; “İşletici’nin, herhangi bir Araç
Muayene Tesisi teslim edildikten sonra, söz konusu listeyi (malzeme ve teçhizat
listesi) değiştirme hakkını kullanması halinde, İşletici, Araç Muayene Tesisi’ni
oluşturan Araç Muayene İstasyonları’nın ve Seyyar Muayene İstasyonları’nın 160
işletilmesi için gerekli olan veya ilgili mevzuat hükümleri uyarınca gerekli görülen
tüm alet ve teçhizatı (Ek-9’da belirtilenlere ilave olarak), bedelleri mukabilinde Alt
İşletici’ye gereken zamanlarda temin edecektir. Her halükarda, Araç Muayene
Tesisi’ne ilişkin yukarıda bahsedilen alet ve teçhizatının bedelleri Alt İşletici
tarafından karşılanacaktır.” ifadeleri yer almaktadır.
Bu düzenlemelerden, alt işleticinin hizmet sunmakta kullanmak üzere, satın
alınacak her türlü araç gerecin mülkiyetini inceleme konusu sözleşme ile
İşleticiye devretmeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Aynı düzenleme, gelecekte
ihtiyaç duyulabilecek malzeme ve teçhizat için de geçerlidir. Ayrıca, hizmetlerin
sunulacağı gayrimenkul üzerinde İşletici lehine üst hakkı tesis edilecektir. 170
“Bina ve Teçhizatın Bakım ve Onarımı” başlıklı 13.14. maddede; “Alt İşletici,
kanunen zorunlu olan veya İşletici tarafından talep edilen tüm teçhizat ve
aletlerin her bir Araç Muayene Tesisi’ne temin edilmesini sağlayacaktır. Alt
İşletici, devamlı Hizmet verilebilmesini sağlamak amacıyla araç muayenelerinde
kullanılacak tüm kontrol cihazlarını iyi durumda muhafaza edecektir. Bu
cihazlardan herhangi birinin arızalanması halinde, Alt İşletici, arızalı cihazın
derhal tamir edilmesini veya yenisiyle değiştirilmesini sağlayacaktır. Alt İşletici,
08-24/247-81
5
arızalı veya kusurlu cihazların yenisiyle değiştirilmesine veya tamir edilmesine
ilişkin tüm masrafları ödeyecektir.”; “Bedel ve Masraflar” başlıklı 13.22. maddede
ise; “Alt İşletici, Gayrimenkul’ün Araç Muayene Tesisi inşasına hazır hale 180
getirilmesi için gereken her türlü altyapı yatırımlarının ve Gayrimenkul’ün elektrik,
su, kanalizasyon ve telefon bağlantılarının temin edilmesinden sorumlu olacak ve
bunlara ilişkin her türlü masraflar ve ek maliyetler Alt İşletici tarafından
karşılanacaktır. Her bir Araç Muayene Tesisi’nin işletmeye açılması, kullanılması
ve işletilmesine ilişkin her türlü yatırım, masraf ve vergi ödemelerinden Alt İşletici
sorumlu olacaktır. Söz konusu masraf ve vergilerin İşletici’den talep edilmesi
halinde, Alt İşletici, söz konusu tüm bedelleri gecikme cezası ve faizleri ile birlikte
İşletici’ye nakden ve defaten ödeyecektir. Alt İşletici, bu maddede belirtilen tüm
bedel, masraf ve vergileri, bu Sözleşme’de öngörülen diğer bedellerden ayrı
olarak nakden İşletici’ye ödeyecektir.” ifadeleri yer almaktadır. Söz konusu 190
maddelerden de araç ve teçhizata ilişkin mülkiyet İşleticiye devredilmekle birlikte
bunların kullanımından kaynaklanan masrafların alt işleticiye bırakıldığı
anlaşılmaktadır.
Sunulacak hizmete karşılık elde edilecek gelirler ve bu gelirlerin taraflar arasında
paylaşımı alt işletmecilik sözleşmesinin 15.2., 15.4. ve 15.5. maddelerinde
düzenlenmektedir. Buna göre alt işletici, bedeli işletici tarafından belirlenecek
araç muayene pullarını işleticiden alacaktır. Verilen hizmet neticesinde elde
edilen gelirden tahsil edilen cezalar ve gecikme faizleri toplamı, muayene edilen
araçlarda kullanılan pullar için peşinen ödenen bedel ve Alt İşletici Hizmet Bedeli
düşüldükten sonra kalan miktar İşleticiye aktarılacaktır. 200
Alt işletici, Geçici İşletme Yetki Belgesi’nin alınması tarihinden itibaren ilk 10 yıl
süresince İşletici’ye araç muayene ücretinin %7’sini ve ilk 10 yıldan sonra geriye
kalan “alt işletim süresi”nce araç muayene ücretinin %20’sini “işletici gelir payı”
olarak ödeyecektir.
Sözleşme'nin “Hizmet Bölgesi” başlıklı 6. maddesinde; ”Hizmet Bölgesi,
Gayrimenkul’ün bu Sözleşme’nin imzalandığı tarihte yürürlükte olan yasal
düzenlemeler kapsamında belirlenmiş coğrafi il sınırları esas alınarak
belirlenmiştir. Bu nedenle, bu Sözleşme, Hizmet Bölgesi’nin yalnız mevcut yasal
sınırları dâhilinde geçerlidir. Bu Sözleşme’nin imzalanmasından sonra, herhangi
bir tarihte coğrafi sınır değişikliklerinin meydana gelmesi halinde, İşletici 210
tarafından aksi talep edilmedikçe, bu Sözleşme’nin imzalandığı tarihte, Ek 8’de
tanımlanan mevcut sınırlar Hizmet Bölgesi alanı olarak esas alınacaktır.”
denilmektedir. Bu maddeden, alt işleticilerin mutlak bölge koruması ile faaliyet
gösterecekleri anlaşılmaktadır.
H.2.2. Tarafların Talebi
Bildirim Formu’nda, başvuru sahibi taraflar, alt işletim sözleşmesinin 15.2.
maddesinde öngörülen şekilde araç muayene pulu satın alınması ile ortaya
çıkacak sabit fiyatın Kanundan kaynaklandığını ve inceleme konusu hizmet
alanında fiyatların Mevzuat bölümünde aktarılan düzenlemeler çerçevesinde ilgili 220
kamu otoritesi tarafından belirleneceğini ifade etmektedirler.
08-24/247-81
6
Ayrıca Alt İşletim Sözleşmesi’nin “Yasak Faaliyetler” başlıklı 13.25. maddesinde
düzenlenen, “Alt İşletici, İhale Şartnamesi’nde belirtilenler veya İşletici’nin yazılı
olarak vereceği talimatlar dışında hiçbir faaliyette bulunmayacak ve Hizmet’in
devamlılığını ve kalitesini tehlikeye düşürecek hiçbir faaliyete katılmayacaktır. Ne
Alt İşletici ne de herhangi bir personeli, herhangi bir araç sahibine, yapılan
muayenenin sonucuna dayanılarak ve muayene edilen araçlarla ilgili olarak
herhangi bir tamir işi, onarım ve diğer ihtiyaçları karşılamak amacıyla herhangi
bir kişi ve/veya marka öneremez.” ve “Rekabet Yasağı” başlıklı 22. maddesinde
yer alan, “Alt İşletici ve/veya hissedarları ile yöneticileri, İşletici’nin yazılı ön izni 230
olmaksızın, Hizmet’in kalitesini, sürekliliğini ve karlılığını etkileyebilecek veya
bunlarla rekabet halinde olabilecek başka bir işle doğrudan veya dolaylı olarak
iştigal edemeyecekleri veya iştirak edemeyecekleri gibi, böyle bir işe doğrudan
veya dolaylı olarak ortak olamayacaklardır.” düzenlemelerinin rekabet yasağı
olarak değerlendirilebileceği, sözleşme süresi de 5 yılı aştığı için dikey
anlaşmalara tanınan muafiyetten yararlanamayabilecekleri değerlendirmelerinde
bulunularak, 20 yıllık sürenin imtiyaz süresinden kaynaklandığı ve “Araç
Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi Ve Araç Muayenesi Hakkında
Yönetmelik”in 7. maddesinde de bu sürenin öngörüldüğü ifade edilmektedir.
Bildirim Formu’nda, ayrıca, Alt İşletim Sözleşmesi’nin 8. ve 10. maddeleri 240
uyarınca personel tayin etmek için işletici onayının alınması ve personelin
işleticinin önerdiği kişiler arasından seçilmesi; 12.2. maddesi uyarınca araç
muayene istasyonlarında belirlenecek teçhizatın işletici tarafından belirlenmesi
ve değiştirilen teçhizatın münhasıran işleticiden satın alınması; 12.3. maddesi
uyarınca personele verilmesi gereken eğitimin münhasıran işleticiden satın
alınması; 13.5. maddesi uyarınca münhasıran işleticinin belirleyeceği programın
kullanılması; 13.14. maddesi uyarınca teçhizatın bakım ve onarımı hizmetinin
münhasıran işleticinin göstereceği (destek çerçeve sözleşmesi tarafı) üçüncü
kişiden satın alınması; 20. maddesi uyarınca işleticinin yapacağı denetimin
masrafına alt işleticinin katlanması yani münhasıran denetim hizmetinin 250
işleticiden satın alınması düzenlemeleri anlaşma kapsamında yer alan rekabet
yasaklarına örnek olarak sunulmaktadır. Söz konusu düzenlemelerin işleticinin
denetim yükümlülüğünden ve alt işleticinin gerekli özeni göstermemesi
durumunda işleticinin de sorumlu olacağına ilişkin yönetmelik hükümlerinin
uygulanması zorunluluğundan kaynaklandığı ifade edilmekte ve söz konusu
düzenlemelere muafiyet verilmesi talep edilmektedir.
H.2.3. DEĞERLENDİRME
İlgili bölümde belirtildiği üzere, alt işleticinin sahip olduğu tüm üretim imkânları,
sözleşme hükümleri çerçevesinde, TÜVTURK’e devredilmektedir. Buna karşılık 260
TÜVTURK anılan unsurları ariyet olarak alt işleticiye geri verecektir. Ayrıca alt
işletici gayrimenkuller üzerinde de TÜVTURK lehine üst hakkı tesis etmektedir.
Tarafların muafiyet taleplerine konu olan sözleşme hükümlerinden önce,
bağımsız teşebbüsler arasında bu derece kuvvetli bir bağlılık tesis edecek
sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi daha yerinde olacaktır. Esasen bütün
üretim ve faaliyet imkânlarının bir diğer teşebbüse yukarıda aktarıldığı şekilde
08-24/247-81
7
devredilmesi, alt teşebbüsün bütün rekabetçi karar alma imkânlarını ortadan
kaldırarak bağımsız teşebbüs niteliğini adeta sona erdirmekte, alt teşebbüsü bir
acente hatta şube durumuna sokmaktadır. Teşebbüsler arasında böyle bir ilişki
tesis edildikten sonra teşebbüslerin karar alma bağımsızlıklarından güç alan 270
rekabetten söz etme imkânı kalmamaktadır. İlaveten, bu derece güçlü bir şekilde
üst teşebbüse bağlı bir teşebbüsün, üst teşebbüsün tercihlerine rağmen
bağımsız karar alarak rekabetçi bir strateji benimsemesi olanak dışıdır. Bu şartlar
altında rekabet yasakları ya da teşebbüs bağımsızlığına gölge düşürdüğü
rekabet hukuku yazınında kabul edilen sözleşmeye dayalı klasik rekabet
kısıtlamaları önemini yitirmektedir. Ortaya konan sistemde alt teşebbüsün üst
teşebbüsün mutlak güdümüne girdiği ve rekabetçi özgürlüğünden tamamen
vazgeçtiği görülmektedir. Lehine üst hakkı dahi tesis edilen üst teşebbüsün,
esasen alt teşebbüse herhangi bir gereksinimi bulunmamaktadır ki bu durum alt
teşebbüsün üst teşebbüs bakımından her an vazgeçilebilir olması dolayısıyla 280
tam bir itaat içerisinde bulunmasını gerektirecek niteliktedir.
İnceleme konusu sözleşme ile kurulan dikey yapılanma, etki olarak mutlak bir
dikey entegrasyon ile neredeyse aynı güçtedir. Böyle bir yapılanmanın farklı
şartlar altında 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde yasaklanması dahi
düşünülebilirdi. Ancak, söz konusu işlem neticesinde yapısal bir değişiklik ortaya
çıktığına ilişkin bir bulgu olmadığı, sözleşmenin her iki tarafı da hukuki
bağımsızlıklarını korudukları ve sözleşmenin öngörülen süreden önce sona
ermesi durumunda hizmet için kullanılacak araç gerecin mülkiyetinin önemini
kaybedeceği hususları da dikkate alınarak inceleme konusu işlemin 4054 sayılı
Kanun’un 4 ve 5. maddeler kapsamında değerlendirilmesinin yerinde olacağı 290
kanaatine ulaşılmıştır.
Bu noktada, inceleme konusu sözleşme maddelerinin uygulanabilirliğinin
tartışılmasından kaçınılmasında yarar görülmektedir. Zira, mülkiyetin
devredileceğinin sözleşme ile kabul edilmesine karşılık bunun nasıl
gerçekleştirileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Sözleşmenin hiçbir
yerinde bu işlemin hangi değer aktarımına karşılık gerçekleştirildiği de
açıklanmamaktadır. Ödemelerin alt işletici tarafından gerçekleştirileceği ve satın
alma işlemi gerçekleştirildikten sonra mülkiyetin İşleticide olacağının kabul
edildiği ifade edilmektedir. Araç ve gereçlerin zilyetliği alt işleticide iken ve
faturalar da alt işletici adına düzenlenmişken, sözleşmenin geçerliliğine ilişkin bir 300
uyuşmazlıkta araç ve gereçlerin mülkiyetinin İşleticiye devredildiği iddiasının
dayanağı olarak alt işletim sözleşmesinin yeterli desteği sağlamaktan uzak
olacağı düşünülmektedir. Yine de rekabet hukuku bakımından önemli olan
tarafların, unsurları yukarıda aktarılan sözleşme ile kendilerini bağlama iradesini
ortaya koymuş olmalarıdır. Dahası özellikle alt teşebbüsün sözleşme hükümleri
ile bağlı olduğuna inanması dahi düzenlemelerin rekabetçi sonuçlarının ortaya
çıkması için yeterli olacaktır.
Diğer yandan başvuru konusu değerlendirmeye tabi tutulurken pazarın yapısı
dikkate alınmalıdır. İlgili ürün pazarı hukuki bir tekel niteliği taşımaktadır. Dahası,
bu hukuki tekelin uygulayacağı fiyat da kamu tarafından belirlenmektedir. Ayrıca, 310
söz konusu hizmet kanuni bir zorunluluk oluşturduğundan talebin fiyat esnekliği
08-24/247-81
8
de sıfırdır. Başka bir deyişle, fiyat ne kadar artarsa artsın hizmeti satın alması
öngörülenler, satın alma davranışından kaçınamayacaklardır. Pazara ilişkin
olarak belirtilmesi gereken son bir husus ise, hizmet alıcısının kalite duyarlılığının
son derece düşük olmasıdır. Başka bir deyişle sunulacak hizmetin kalitesinin
artırılması, tüketici tercihlerinde bir değişiklik yapmayacaktır. Önemli son bir konu
da periyodik muayene hizmetleri pazarının, ters seçim olarak adlandırılan
olgunun ortaya çıkması için ideal bir yapı oluşturmasıdır. Nitekim, muayene
hizmeti sonucunda araç sahiplerinin bir takım ek masraflara katlanarak
araçlarına gereken bakım ve onarımları yaptırmaları istenebilecektir. Bu 320
isteklerin muayene kalitesi arttıkça artması beklenir bir durumdur. Dolayısıyla ek
masraflardan kaçınmak isteyen araç sahipleri bakımından muayene hizmetinin
titizlikle verildiği istasyonlardansa, daha anlayışlı davranılan istasyonların tercih
edilmesi muhtemeldir. Dolayısıyla, kalite rekabetinin canlandırılması durumunda
daha titiz ve kaliteli muayene gerçekleştiren istasyonların ters seçime uğramaları
ihtimali bulunmaktadır. Rekabet imkanlarının bir yandan tercih edilen pazar
yapısı ile, diğer yandan kamu düzenlemeleri ile ortadan kaldırıldığı ilgili ürün
pazarında, var olabileceği son alanda da rekabetin işlememe ihtimali
bulunmaktadır. İnceleme konusu ele alınırken bu hususların göz önünde
bulundurulması gerekmektedir. 330
Başvuru konusu sözleşme incelenirken özellikle ele alınması gereken birinci
husus, bir teşebbüsün kendi rızası ile dahi olsa bağımsızlığının bu derece
kısıtlanmasının rekabet hukuku tarafından kabul edilebilirliğidir. Bu çerçevede,
kurulacağı ifade edilen sistemin gerekliliği ve alternatif bir sistem tasarımında
daha rekabetçi bir sonuç alınması ihtimalinin bulunup bulunmadığı hususları
değerlendirmeye dâhil edilmelidir.
Öncelikle inceleme konusu sözleşme, 2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin
Grup Muafiyet Tebliği” ile sağlanan muafiyetten yararlanamamaktadır. Zira,
oluşturulan yapı, anılan Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına
Çıkaran Sınırlamalar” başlığı altında sıralanan kısıtlamaların hepsi ile benzer 340
sonuçlara ulaşılması amacı ile kullanılmaya müsait bir nitelik taşımaktadır.
Ayrıca, inceleme konusu sözleşmenin sağlayıcı niteliğindeki tarafının pazar payı
(%100) 2002/2 sayılı Tebliğ’in uygulaması için öngörülenin çok üzerindedir.
2005/4 sayılı “Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu
Eylemlere İlişkin Grup Muafiyet Tebliği”nin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde:
“Yeni motorlu taşıtların, bunların yedek parçalarının ya da tamir ve bakım
hizmetlerinin alımı, satımı veya yeniden satımı konulu dikey anlaşmalar…”
denilmektedir. İnceleme konusu sözleşme, esas itibariyle otomotiv sektörü
ürünleri ile ilgili bir hizmete ilişkin olmakla birlikte, periyodik bakım hizmetinin bu
tanım kapsamında kabul edilmesi yerinde olmayacaktır. Ayrıca, 2002/2 sayılı 350
Tebliğ bakımından yukarıda aktarılan değerlendirmeler 2005/4 sayılı Tebliğ
bakımından da geçerlidir.
Sonuç olarak başvuru konusu Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
çerçevesinde, bireysel muafiyet açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Buna göre kurulması tasarlanan sistemin;
08-24/247-81
9
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması, 360
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması
kriterlerini sağlaması gerekmektedir.
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme
ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
Ters seçime ilişkin olarak yukarıda aktarılanlar, sistem içi denetimin önemini
artırmaktadır. Bu denetimi gerçekleştirecek olan ana teşebbüsün, bayileri
üzerinde otorite sahibi olması, sistem içi tutarlılığın teminatı konumundadır.
Genel olarak araç muayene sisteminde standartlara uyulmasını sağlayıcı 370
denetim ve koordinasyon gücünü sağlaması bakımından, söz konusu
kısıtlamanın 5. madde (a) bendi şartını yerine getirdiğinin kabul edilmesi yerinde
olacaktır.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
Sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilen araç periyodik muayeneleri gerek trafik
güvenliğinin artırılması, gerekse çevrenin korumasına katkı sağlanması ile genel
olarak topluma yarar sağlayacaktır.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
İlgili piyasanın tamamında rekabet ortadan kalkmış bulunmaktadır; aslında hiç
var olmamıştır. Ancak bu durum, inceleme konusu sözleşmelerin bir sonucu 380
değildir. Aksine piyasanın bu durumu ve gelecekte bu durumda bir değişiklik
olmasının muhtemel görülmemesi, inceleme konusu sözleşmelerin piyasada
rekabeti kısıtlayıcı etki yaratmaları ihtimalini ortadan kaldırmaktadır.
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması
İlgili ürün pazarı rekabete açık olmadığından, inceleme konusu sözleşmelerin bir
zarara sebep olmaları muhtemel görülmemektedir. Bununla birlikte, bu pazardaki
ekonomik gücün rekabete açık olan alanlara aktarılması ve buralardaki rekabetin
olumsuz etkilenmesi, bu madde şartının yerine getirilmemesi anlamını
taşıyacaktır. Bu ihtimalin ortadan kaldırılması için iki durumda hassasiyet 390
gösterilmesi gerekmektedir:
- Alt işleticinin hizmeti sunarken kullanacağı araç-gereç TÜVTURK tarafından
temin edilecek olmakla birlikte, alt işletici tarafından temin söz konusu olduğu
taktirde, belirlenen niteliksel standartlara uygun araç-gereci, tercih edeceği
sağlayıcıdan almasına engel olunmamalıdır.
- Muayene istasyonları (alt işletici) ile bunların kontrolüne sahip ya da kontrole
ortak olan hissedarlarının, otomotiv yedek parça ve aksesuar satışı, otomotiv
08-24/247-81
10
ürünleri bakım ve onarımı alanlarında faaliyet göstermemeleri, faaliyet gösteren
teşebbüslerle çıkar birlikteliği yaratacak her türlü yapısal ve sözleşmeden
kaynaklanan ilişkiden kaçınmaları gerekmektedir. Sözleşmede rekabet yasağı 400
olarak adlandırılan ve muafiyet alması gerektiği taraflarca ifade edilen 13.25. ve
22. madde hükümleri, periyodik muayene hizmetleri sektöründe ortaya çıkan
ekonomik gücün diğer otomotiv ile ilişkili sektörlere yayılması ve buralardaki
rekabeti olumsuz etkilemesinin önündeki engellerdir. Buna karşılık, bu
maddelerde yer alan “İşletici’nin yazılı olarak vereceği talimatlar dışında” ve
“İşletici’nin yazılı ön izni olmaksızın” ifadelerinin, bu maddelerin etkisini
azaltabileceği düşünüldüğünden, bu hususların muafiyet şartı olarak
belirlenmelerinde yarar görülmektedir.
Bu çerçevede vurgulanmasında yarar görülen son bir husus ise, yukarıdaki
değerlendirmelerin olay ve pazar yapısı özelinde yapıldığıdır. Halihazırdaki pazar 410
yapısında ve bu yapıyı yaratan ve düzenleyen hukuk metinlerinde değişiklik
olmadığı sürece değerlendirmeler geçerliliğini koruyacaktır. Buna karşılık, Araç
Muayene İstasyonlarının Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi Hizmetlerine İlişkin
İmtiyaz Sözleşmelerinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda, Araç
Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi Ve Araç Muayenesi Hakkında
Yönetmelik’te ya da konuya ilişkin diğer mevzuatta, İşletici’nin yapısında, faaliyet
alanında ya da pazarın işleyişinde etkili olabilecek değişikliklerin olması konuya
ilişkin yeniden değerlendirme yapılmasını ve muafiyetin yeniden düzenlenmesini
gerektirebilecektir.
Diğer yandan tarafların taleplerinde yer alan konulardan fiyat tespiti hususu 420
kanuni bir zorunluluk olduğundan rekabet kısıtlaması niteliği taşımamaktadır.
Ayrıca, ana teşebbüsün personel seçimine müdahale etmesi verilecek hizmetin
kalitesinden ana teşebbüsün doğrudan sorumlu tutulmasından
kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla ana teşebbüsün meşru çıkarı doğrultusunda
hareket etmesine imkân tanımaya yönelik bir düzenleme olarak görülmelidir.
Yine ana teşebbüs tarafından belirlenecek programın kullanılması da sistem içi
tutarlılığın ve denetimlerin kolaylaştırılması amacına yönelik olarak getirilen bir
düzenlemedir. Personel eğitiminin yine münhasıran ana teşebbüsten alınmasını
öngören sözleşme hükmü işin ve pazarın tabiatına uygundur. Araç ve gereçlerin
satın alınmasına, bakım ve onarımına ilişkin düzenlemeler ise yukarıda yer alan 430
değerlendirmeler çerçevesinde ele alınmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu
Sözleşme’ye;
- Alt işleticinin hizmetini sunarken kullanacağı, belirlenen niteliksel standartlara
uygun araç-gereci, tercih edeceği sağlayıcıdan almasına engel olunmaması,
- Muayene istasyonlarının ve ortaklarının, otomotiv yedek parça ve aksesuar
satışı, otomotiv ürünleri bakım ve onarımı alanlarında faaliyet göstermemelerinin,
faaliyet gösteren teşebbüslerle çıkar birlikteliği yaratacak her türlü yapısal ve 440
sözleşmeden kaynaklanan ilişkiden kaçınmalarının temin edilmesi
08-24/247-81
11
koşullarıyla 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası kapsamında
muafiyet verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy