Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-18 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 08-27/314-102
Karar Tarihi : 2.4.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: M. Akif KAYAR, Mert KARAMUSTAFAOĞLU, Metin PEKTAŞ
C. ŞİKAYET EDEN: Re’sen
D. KARŞI TARAF: 20
-Lafarge Beton A.Ş.
Yolbulan Plaza B Blok Kat:4 Sarı Kanarya Sok. No:22
34742 Kozyatağı Kadıköy - İstanbul
Temsilcisi: Av. Mehtap Yıldırım – Öztürk, Av. Zeynep İnce
Piyade Sok. Portakal Çiçeği Apt. No:18 C Blok Kat: 3 06550
Çankaya – Ankara
E. DOSYA KONUSU: Marmara bölgesi hazır beton pazarında faaliyet gösteren
teşebbüsler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında verilen 06-68/927-266
sayılı Rekabet Kurulu kararının davacı teşebbüs yönüyle yürütülmesinin 30
durdurulmasına ilişkin, Danıştay 13. Dairesinin 23.7.2007 tarih, 2007/3602 E.
sayılı kararı ve bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulu’nun 4.10.2007 tarihli, 2007/665 sayılı kararı ertesinde ilgili
dosyanın yeniden değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: 2003 yılında Ege Bölgesi çimento ve hazır beton sektörüne
yönelik olarak Kurul’un 24.4.2003 tarih, 3-27/325M ve 3-27/326M sayılı kararları
uyarınca yürütülen önaraştırmalar kapsamında, Lafarge Beton A.Ş.'de elde edilen
belgeye dayanılarak Marmara bölgesi hazır beton pazarında faaliyet gösteren
teşebbüslerin yatay anlaşmalar yoluyla fiyat tespit ettikleri iddia edilmektedir. 40
G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulu’nun 23.12.2004 tarih, 04-81/1155-M sayılı
kararı uyarınca; Marmara, Batı Karadeniz, İç Anadolu ve Akdeniz bölgeleri çimento
ve hazır beton pazarlarında faaliyet gösteren teşebbüsler hakkında önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir.
Önaraştırma sonunda hazırlanan 2.3.2005 tarih, 2005-1-18/ÖA-04-MÖP sayılı
Önaraştırma Raporu Rekabet Kurulu’nun 24.3.2005 tarihli toplantısında görüşülerek
yukarıda yer verilen teşebbüsler hakkında soruşturma açılmıştır.
Soruşturma Heyeti’nin talebi üzerine, Rekabet Kurulu’nun 15.9.2005 tarih ve 05-
58/852-M sayılı kararı ile soruşturma süresinin üç ay uzatılmasına karar verilmiştir.
Rekabet Kurumu uzmanlarınca 2.1.2006 tarihinde Akçansa’da yapılmak istenen 50
yerinde inceleme’nin teşebbüs yetkililerince engellenmesi ve yerinde incelemenin
hakim kararı ile ancak bir gün sonra yapılabilmesi üzerine, söz konusu teşebbüs
Rekabet Kurulu’nun 26.1.2006 günü 06-04/53-M sayılı kararı ile idari para cezası ile
cezalandırılmıştır.
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları süresi içerisinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma sonunda hazırlanan 24.3.2006 tarih, SR/06-9 sayılı Soruşturma
Raporu’nun taraflara tebliğinin ardından taraflar ikinci yazılı savunmalarını göndermiş
ve buna karşı soruşturma heyetinin ek yazılı görüşü taraflara tebliğ edilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 6.7.2006 tarih 06-47/644-M sayılı kararıyla teşebbüslere son 60
yazılı savunmalarını göndermeleri için 20 günlük ek süre tanınmıştır.
Yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 25.9.2006 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmıştır.
13.7.2005 tarih, 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5388 sayılı “Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun”un 5.
maddesinde yer alan “…Soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul ilgili
daire başkanının gözetiminde soruşturmayı yürütecek raportör veya raportörleri
belirler.” hükmü uyarınca alınan 13.7.2005 tarih, 05-46/667 sayılı Kurul kararı
doğrultusunda, mevcut soruşturmanın Heyet Başkanlığını yürüten Kurul Üyesi
Tuncay SONGÖR nihai karar toplantısına katılmamıştır. 70
Rekabet Kurulu, 2.10.2006 tarihinde, 06-68/927-266 sayı ile nihai kararını vermiş ve
bu karar 10.10.2006 tarihinde tefhim edilmiştir.
Ancak, Danıştay 13. Dairesinin 23.7.2007 tarih, 2007/3602 E. sayılı kararı ile söz
konusu Rekabet Kurulu kararının yürütülmesi durdurulmuştur. Buna karşı
Kurumumuzca yapılan itiraz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca 4.10.2007 tarih,
2007/665 sayılı kararla reddedilmiş ve yürütmeyi durdurma kararı kesinleşmiştir.
Bunun üzerine Kurul’un konu ile ilgili almış olduğu kararın gereği olarak dosya
üzerinde yapılan değerlendirmeler ışığında düzenlenen 27.3.2008 tarihli Bilgi Notu,
28.3.2008 tarih ve REK.0.05.00.00-110/42 sayılı Başkanlık Önergesi ile Rekabet
Kurulu, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma 80
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay’ın kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeleri
inceleyerek 2.4.2008 tarih 08-27 sayılı toplantısında nihai kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Soruşturma Raporu ve Ek Görüş’de;
1)
- Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
- Lafarge Beton A.Ş.,
- Nuh Beton A.Ş., 90
- Oyak Beton Sanayi A.Ş.,
- Set Beton Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin
hazır beton ilgili ürün pazarında fiyat tespiti yapmak suretiyle rekabeti sınırlama
amacını taşıyan bir anlaşma içinde oldukları ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettikleri, dolayısıyla para cezasının takdirine ilişkin aşağıda yer verilen hususlar
da dikkate alınarak, aynı Kanun’un 16. maddesi uyarınca idari para cezası ile
cezalandırılmaları gerektiği,
2) Oyak Beton’un Bolu Çimento’nun 2002 yılında yürüttüğü hazır beton faaliyetlerini 100
devraldığı ve halefiyet prensibi göz önüne alınarak para cezasının Oyak Beton
Sanayi A.Ş.’ye uygulanması gerektiği,
ayrıca;
Rekabet Kurulu’nun para cezasının takdirinde;
1) Soruşturma kapsamında Akçansa’da yapılan yerinde incelemenin engellenmesinin
ve Akçansa’nın Soruşturma Heyetine yanlış-yanıltıcı-eksik bilgi vermesinin adı geçen
teşebbüs hakkında ağırlaştırıcı unsur olarak,
2) Soruşturma kapsamında Lafarge Beton’da yapılan yerinde incelemede bulunan 110
17.4.2003 tarihli belgedeki: “…MANAGEMENT MEETİNG:
Rakiplerle ilişkilerimizde dikkatli olacağız, tüm dökümanların (tesislerde,
satışçılarda…) temizlenmesi gerekiyor, M Team dışında kimse temasta olmayacak.”
ifadelerinin adı geçen teşebbüs hakkında kastın varlığına delil olarak kullanılması
gerektiği,
sonucuna ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
I.1. Akçansa Çimento San. Ve Tic. A.Ş. (Akçansa)
120
Şirketin hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu aşağıdaki gibidir:
Tablo 1: Akçansa Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
CBR International Holdings B.V. 39,72
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. 32,24
Aksigorta 7,48
Akbank Tekaüt Sandığı Vakfı 2,19
Diğer - Halk 18,38
Toplam 100,00
Tablo 2: Akçansa Yönetim Kurulu
Erhan Kamışlı Başkan
Daniel H.J. Gauthier Başkan Yrd.
Ziya Engin Tunçay Üye
Ali Emir Adıgüzel Üye
Ahmet Cemal Dördüncü Üye
Stefan Dreher Üye
Albert Scheuer Üye
Mehmet Civelek Üye
I.2. Lafarge Beton A.Ş. (Lafarge Beton)
Şirketin hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu aşağıdaki gibidir:
Tablo 3: Lafarge Beton Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Lafarge Aslan Çimento A.Ş. 75,75
Agretaş Agrega A.Ş. 24,24
Diğer 0,01
Toplam 100,00
130
Tablo 4: Lafarge Beton Yönetim Kurulu
Pierre Damnon Başkan
Jean Pierre Le Boulicaut Başkan Yrd.
Mustafa Acaroğulları Üye
Ziya Kayacan Üye
I.3. Nuh Beton A.Ş. (Nuh Beton)
Şirketin hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu aşağıdaki gibidir:
Tablo 5: Nuh Beton Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Nuh Çimento Sanayi A.Ş. 99,99
Diğer 0,01
Toplam 100,00
Tablo 6: Nuh Beton Yönetim Kurulu
Atalay Şahinoğlu Başkan
Mehmet Eskiyapan Üye
Özer Yurtbilir Üye
Sinan Yurtbilir Üye
Murat Eskiyapan Üye
Emin Hisarcıklıoğlu Üye
Afşin Gözübüyük Üye
Ekrem Özkan Üye
Mustafa Arıkan Üye
140
I.4. Oyak Beton San. A.Ş. (Oyak Beton)
Oyak Beton 30.3.2004 tarihinde kurulmuş ve 14.4.2004 tarihinde faaliyete geçmiştir.
Oyak Beton Marmara Bölgesinde 30.3.2004’den önce Bolu Çimento’ya ait olan tüm
hazır beton tesislerini Bolu Çimento’dan devralmıştır. Şirketin hissedarlık yapısı ve
yönetim kurulu aşağıdaki gibidir:
Tablo 7: Oyak Beton Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
OYAK 51
Adana Çimento San. T.A.Ş 22
Bolu Çimento San. A.Ş. 16
Ünye Çimento San. ve Tic. A.Ş. 11
Toplam 100,00
150
Tablo 8: Oyak Beton Yönetim Kurulu
Celalettin Çağlar Başkan
İsmail Erkovan Üye
Hüseyin Göksu Üye
I.5. Set Beton Madencilik San. ve Tic. A.Ş. (Set Beton)
Şirketin hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu aşağıdaki gibidir:
Tablo 9: Set Beton Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Ciments Français 99,99
Diğer 0,01
Toplam 100,00
160
Tablo 10: Set Beton Yönetim Kurulu
Adnan İğnebekçili Başkan
Abdulkadir Bayburtlu Başkan Yrd.
Mehmet Can Taze Üye
Frederic Robert Colley Üye
Ümit Güngördü Üye
J. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
J.1. İlgili Pazar
Şikayete konu olan eylemlerin gerçekleştirildiği sektör “hazır beton” sektörüdür. Hazır
beton basınca dayanım özelliğine göre sınıflara ayrılmıştır. Belli başlı beton
dayanım sınıfları C14, C16-18, C20, C25, C25+ olup arz ve talep ikameleri dikkate
alınarak ilgili ürün pazarı “hazır beton” pazarı olarak belirlenmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 2.12.2004 tarih ve 04-77/1109-278 sayılı Karar’ında yer verilen 170
ilgili coğrafi pazar tanımlaması da dikkate alınarak, Marmara Bölgesi’nde hakkında
soruşturma yürütülen teşebbüslerin sahip oldukları her hazır beton tesisinin 50 km.’lik
mesafede oluşan doğal pazarları ilgili coğrafi pazarları oluşturmaktadır. Bu itibarla,
soruşturmanın konusu olan “Marmara Bölgesi” içerisinde beton santrallerinin yerleri
göz önüne alındığında, çok sayıda bağımsız ya da komşu pazarlarla belli bölgelerde
çakışan coğrafi pazarlar bulunmaktadır.
J.2. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller
Raportörlerce yapılan yerinde incelemeler sırasında elde edilen bilgi ve belgelere 180
aşağıda yer verilmiştir:
Belge 1: Nuh Çimento’da yapılan yerinde incelemede bulunan 6.1.1999 tarihli
belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“… 8- Görevli olunan Türkiye Hazır Beton Birliğinde ise hazır betonun ülke çapında
tanıtımının yanında fiyat istikrarı konusunda da faydalı çalışmalar yapılmıştır…”
Belge 2: Nuh Çimento’da yapılan yerinde incelemede bulunan 30.8.2001 tarihli
belgede şu ifadeler yer almaktadır: 190
““…3. HB şirketlerinin birim satış fiyatı konusunda yaptıkları toplantı, rekabetin kötüye
kullanılması ya da ortadan kaldırılması anlamındadır..Rekabet Kurulu yönünden risk
var! / Tersi de batırma stratejisine giriyor.”
Belge 3: Bursa Çimento’da yapılan yerinde incelemede bulunan 27.5.2002 tarihli
belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“27.05.02 Toplantı Özeti
Etik kodlar oluşturulması 200
KGS Sisteminin güçlendirilmesi ve kabul ettirilmesi
TÇMB, THBB, Prefab. Birl., Çim. İşverenler Send., Agrega Birl. Ortak Çalışma
Grubu oluşturulması ve Ortak deklarasyon yayınlanması
THBB’nin saygınlığının arttırılması
Uyumsuzlukların birlik dışına itilmesi
YÖNTEM
TARAFSIZ DENETİMLİ PAZAR PAYLAŞIMI
SABİT BETON / ÇİMENTO SATIŞ FİYAT ORANI 210
YALNIZ TEMİNAT MEKTUBU / ÇEKİ İLE VADELİ SATIŞ
F.FARKLI SÖZLEŞME DIŞINDA ESKİ MÜŞTERİ, AKRABA VS. AYRIMI YOK
VADE – MİKTAR ÇİZELGESİNDEKİ MİNİMUM FİYAT ALTI SATIŞ YOK
FATURASIZ SATIŞ YOK
OLUŞUMUN ÇİMENTO FİYATI ALTINDA SATIŞ YOK
PAZARA YENİ GİRENE ÖZENDİRİCİ ÇİMENTO FİYATI YOK
TSE / KGS OLMAYANA ÇİMENTO SATIŞI YOK
OLUŞUMA DAHİL OLANLAR MADDİ TEMİNAT VERECEK, OLUŞUM DIŞINA
ÇIKANIN TEMİNATI NAKTE ÇEVRİLECEK
OLUŞUM DIŞINDA KALANLARLA HEPBİRLİKTE REKABET EDİLECEK 220
ÖNERİLER
Oluşum üyeleri ile daha yakın kooperasyon
Çimento üreticilerinin HB payını arttırmaları
Oluşum için özel tip çimentolar ile avantaj
Yöntem maddelerinden uygulanabilir olanların tesbiti ve uygulama
Acilen harekete geçilmesi
TESPİTLER 230
Çimento üreticileri mevcut yapıdan mutlu
Çimento karlı satılırken HB’un zararına satılması politikası
Faturasız ve kalitesiz (standart+miktar) HB rahatsız etmiyor
Çimento üreticileri Çimento ve HB satışına paçal bakıyor
Çimento üreticileri HB paylarını arttırmak istemiyor
Pazara hakim çimento üreticileri aklı başında HB üreticisi firmalarını da
alternatif çözümlere yöneltiyor.
240
Avrupa HB Dağılımı
Çimento Fabrikaları % 46
Bağımsızlar % 54
Asya HB Dağılımı
Çimento Fabrikaları % 48
Bağımsızlar % 52
Avrupa HB Çimento Dağılımı
Lafarge % 35,40 250
Akçansa % 21,51
Nuh % 15,16
Bolu % 8,31
Set % 7,71
Rota % 7,47
Koca % 4,44
Asya HB Çimento Dağılımı
Lafarge % 35,40
Akçansa % 21,51 260
Nuh % 15,16
Bolu % 8,31
Set % 7,71
Rota % 7,47
Koca % 4,44
İSTANBUL HAZIR BETON OLUŞUMU
AMAÇ
270
BELİRLİ PRENSİPLERDE ANLAŞMIŞ FİRMALARIN GÜÇ VE YAPTIRIMLARINI
BİRARAYA GETİREREK HAZIR BETON VE ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE HAKSIZ
REKABET KOŞULLARINI ORTADAN KALDIRMAK SURETİ İLE KARLILIĞI
ARTTIRMAK VE RİSKLERİ AZALTMAK”
Belge 4: 2003 yılında Ege Bölgesinde yapılan çimento ve hazır beton sektörüne
yönelik Kurul’un 24.4.2003 tarih, 3-27/325M ve 3-27/326M sayılı kararları uyarınca
yürütülen önaraştırmalar kapsamında, Lafarge Beton A.Ş.'de elde edilen ve
Temmuz-Ağustos 2002 tarihine ait olduğu düşünülen ve Lafarge Beton Agrega ve
Beton Grubu Başkanı Jean Pierre Le Boulicaut’a, aynı teşebbüsten Seyfettin Baş’ın 280
gönderdiği “Temmuz Ayının Temel Verileri” başlıklı belgenin Türkçe çevirisinde şu
ifadeler yer almaktadır:
“İstanbul:
Nisan ayından başlayarak fiyatlar düştü. Buna paralel olarak çimento fiyatları biraz
düştü. Ana rakiplerin yorumlarına göre, çimento ve hazır beton fiyatları aşağıdaki gibi
değişiyor:
Çimento( MTL/ton) Hazır beton (C20), (MTL/m3)
Asya yakası 58-63 36-30 290
Avrupa yakası 60-64 36-42
Pompa fiyatları yukarıdaki fiyatlara dahildir.
Hem çimento hem hazır beton üreticisi beş şirketin genel müdürlerinin katılımıyla bir
toplantı yapıldı. Ben sizi temsil ettim ve temel olarak fiyat artışını ve artış için
izlenmesi gereken stratejiyi tartıştık.
Betonsa Genel Müdürü, bağımsızların pazar paylarını artıyor olmaları nedeniyle, 2-
2,5 MTL/m3 arasında küçük bir artış yapmamız gerektiğini ve onların karlılık 300
hedefinin brüt faaliyet karı olduğunu söyledi. Yani Betonsa, fiyat artışını düşük bir
düzeyde tutmak istiyor. Bolu ve ben, bütün masraf kalemleri arttığından en azından 5
MTL/m3’lük bir artış yapmamız gerektiğini söyledik. Ayrıca herkes, liste fiyatlarını
artırmak yerine, müşterilere mektup yazarak gerçek artış yapmamız gerektiğini
söyledi. Biz bunu hızlandırmak için liste fiyatlarını artırmayı önerdik. Böylece bu
yolunda giderse, yıl sonuna kadar iskontoları azaltmayı düşünebiliriz. Hazır beton
fiyatlarını artırmak için çimento fiyat artışını beklememize rağmen, diğer masraf
kalemleri göz önüne alındığında bunu mümkün olduğunca erken yapmamız
gerektiğini açıkladım. Muhtemelen gelecek haftaya kadar fiyatları artırabileceğiz.
310
Çorlu fiyatları 5 Ağustos itibarıyla 5 MTL/m3 artırılacak.
2 Ağustos’ta bir toplantı yapıldı ve hazır beton liste fiyatları Asya ve Avrupa
yakasında 6 MTL/m3 artırılacak. C 20 için pompa dahil minimum fiyat, Asya tarafında
42 MTL/m3; Avrupa tarafında 45 MTL/m3. Bağımsızların şu anki pompa dahil fiyatları
35-36 MTL/m3.
İzmit Körfezi:
Bağımsızlar, İzmit ve Adapazarı’nda fiyatları artırmak istiyorlar ama Nuh direniyor
çünkü geçen seneye göre pazar paylarını kaybettiklerini söylüyorlar. Önümüzdeki 320
hafta fiyat artışını görüşmek için bir toplantı yapılacak. Mehmet Ali İzmit’te olacak.
…
Diğerleri:
Erdoğan Bey’e de piyasa koşulları ve ana rakiplerle yapılan görüşmenin sonuçları
hakkında kısaca bilgi verdim...
Stratejik Araçlar:
İzmir için başlangıç görüşmesi 23 Temmuz’da; İstanbul için son görüşme ise 30
Temmuz’da yapıldı. İstanbul’un resmi geçerliliği sizin katılımınızla sağlanacak.”
330
Belge 5: Lafarge Beton’da yapılan yerinde incelemede bulunan 17.4.2003 tarihli
belgedeki şu ifadeler önemlidir:
“…MANAGEMENT MEETİNG:
Rakiplerle ilişkilerimizde dikkatli olacağız, tüm dökümanların (tesislerde,
satışçılarda…) temizlenmesi gerekiyor, M Team dışında kimse temasta olmayacak.
Önümüzdeki günlerde bölgeleri ziyaret edecekler. Toplantıya katılamayacaksanız,
hiçbir Sales Rep. Katılmayacak. Bağımsızlarla toplantıya gitmek tehlikeli.”
K. SAVUNMALAR 340
K.1. Akçansa Çimento Sanayi Ticaret A.Ş.’nin Savunması
Akçansa’nın birinci yazılı savunmasında özetle; Rekabet Kurumu’nun soruşturma
kararına dair bildirim yazısında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine
dair genel bir ifadenin bulunduğu, suçlamalara ilişkin somut bilgi ve belgelerin mevcut
olmadığı ve bu nedenle buna karşı savunma yapmalarının mümkün olmadığı iddia
edilmektedir. Teşebbüs savunmasında ayrıca Rekabet Kurumu’nun önceki
soruşturmalarda da benzer davranışlar gösterdiği ve soruşturmanın sonraki
aşamalarında dahi birçok delil ve özelikle önaraştırma Raporu ve Soruşturma 350
kararının tamamını hiçbir zaman göndermeyerek sistematik biçimde ilk yazılı
savunma hakkını engellediği belirtilmekte, Avukatlık Kanunu ve Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu’ndan doğan haklarını kullanacakları ifade edilmektedir.
Akçansa’nın ikinci yazılı savunmasında özetle; bağımsız hazır betoncuların
incelenmediği, anlaşmanın piyasaya etkisinin ortaya konulamadığı, ceza takdirine
dayanak olarak gösterilen belgenin anlaşma iradesini yansıtmadığı, anlaşma emaresi
olarak düşünüldüğünde ise piyasaya etkisinin ortaya konulamadığı, bilgi ve belgeler
verilmeyerek birinci yazılı savunma haklarının kısıtlanmış olduğu, ağırlaştırıcı unsur
olarak ortaya konulan hususların yerinde olmadığı ifade edilmektedir. 360
Akçansa’nın üçüncü yazılı savunmasında özetle; anlaşmanın piyasa etkileri hakkında
herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, entegre olmayan hazır beton şirketlerinin
incelenmesi gerektiği, zira bu şirketlerin piyasanın %60’ına hakim olduğu, ihlale
dayanak olarak gösterilen belgenin delil değeri ve anlaşmayı ispat kabiliyetinin
olmadığı, belgede bahsi geçen fiyat artışlarının hayata geçmediği, irade beyanı ve
uyuşmalarının anlaşmaya taraf olduğu iddia edilen her bir teşebbüs için ayrı ayrı
ispatının gerekli olduğu, anlaşma emarelerinin piyasa etkileri gösterilmeden ihlale
işaret edemeyeceği, hazır beton maliyet ve fiyatlandırmasını rekabet ihlaline olanak
tanımadığı, soruşturma heyetinin bilgi istemine karşılık eksik, yanlış veya yanıltıcı 370
bilgi verdiğinden bahisle idari para cezası talep edildiğinden, üçüncü yazılı
savunmada bu iddiaya cevaben özetle; uygulama fiyatları ile afişe fiyatlar arasındaki
farklılığın doğal olduğu ve bu farklılığın kasten gizlenebilecek bir durum olmadığı,
şirket tarafından asıl fiyat değişikliğinin yapıldığı tarihlerin Rekabet Kurumu’na
sunulan tarihler olduğu ve bu tarihlerin yerinde incelemede bulunan belgede geçen
tarihlerden çok farklı olmadığı, yıllık ortalama maliyetlerin basit bir matematik
işlemiyle ortaya çıkarılmasının mümkün olduğu ve Akçansa’nın kasten eksik bilgi
vermesinin söz konusu olmadığı, ağırlaştırıcı unsurların geçerli olmadığı zira yerinde
incelemenin engellenmesinin söz konusu olmadığı, sektörde daha önce soruşturma
yapılmış olmasının ağırlaştırıcı neden olamayacağı, eski kararların hali hazırda 380
kesinleşmemiş olduğu, teşebbüslerin entegre oluşlarının ceza artırımına konu
olmaması gerektiği, çimento hakkında eksik ve yanıltıcı bilgi verilmesinin hazır beton
soruşturmasında ağırlaştırıcı unsur olarak gösterilmesinin yerinde olmadığı ifade
edilmektedir.
K.2. Lafarge Beton A.Ş.’nin Savunması
Lafarge Beton’nun birinci yazılı savunmasında özetle; Rekabet Kurulu tarafından
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğini tespit etmek amacıyla
haklarında soruşturma açıldığı, soruşturma açıldığına dair yazıda belirsiz ve 390
anlaşılamayan tespitlere dayanan bir takım iddiaların yer aldığı, Soruşturma
Heyetinin pazara ilişkin ayrıntılı bir analiz ve değerlendirme yapması durumunda
soruşturma açılmasına neden olan iddiaların gerçeği yansıtmadığının görülebileceği
ve bu açıklamalara rağmen Soruşturma Heyeti’nin soruşturmayı devam ettirmek
istemesi halinde, 4054 sayılı Kanun’un 9. Maddesi çerçevesinde ihlale ne şekilde son
verileceğine dair görüşlerinin bildirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Lafarge Beton’un ikinci yazılı savunmasında özetle, ceza takdirine dayanak olarak
gösterilen belgenin Kanun ve Kurul tarafından verilen yetkilerin aşılarak elde edilmiş
olduğu, bu yüzden delil olarak kullanılamayacağı, bu belgenin söz konusu iddiaları 400
kanıtlamaya yeterli olmadığı, 2003 yılında bulunmuş olan bu belgeye istinaden o
tarihte ve ayrıca soruşturma başladıktan sonra 9. maddenin uygulanmış olması
gerektiği, bilgi ve belge gönderilmeyerek birinci yazılı savunma haklarının kısıtlanmış
olduğu, soruşturma heyetinin ilgili ürün pazarında fiyatların nasıl oluştuğuna ilişkin
hiçbir iktisadi analiz yapmadığı, liste fiyatı üzerinden iskonto uygulanan bir piyasada
fiyat konusunda rekabeti bozucu anlaşma olduğundan söz etmenin mümkün
olmadığı, ağırlaştırıcı unsurların yerinde olmadığı ifade edilmektedir.
Lafarge Beton’un üçüncü yazılı savunmasında özetle, liste fiyatı üzerinden iskonto
uygulanarak ortaya çıkan reel fiyatların var olduğu bir pazarda, liste fiyatları 410
konusunda bilgi değişiminin per se rekabet ihlali olarak değerlendirilemeyeceği (bu
savunmaya ilişkin olarak iktisadi görüş sunulmuştur), asıl rekabet aracının reel
fiyatların ortaya çıkmasını sağlayan iskonto oranları olduğu, soruşturma raporunda
yer verilen grafiklerin anlaşılamadığı ifade edilmektedir.
K.3. Nuh Beton A.Ş.’nin Savunması
Nuh Beton’un birinci yazılı savunmasında özetle; Rekabet Kurumu’nun soruşturma
açıldığını bildiren yazısının ekinde herhangi bir belgeye yer verilmediği, haklarındaki
iddiaların dayanağı olan bu belgeler bilinmeden savunma yapılmasının mümkün 420
olmadığı, 4054 sayılı Kanun’un 44. maddesinin teşebbüslerin Kurum bünyesinde
haklarında düzenlenmiş her türlü belgenin bir nüshasını elde etmek hakkını verdiği,
yine aynı maddeye göre Kurul’un tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı
vermediği konuları kararlarına dayanak yapamayacağını belirttiği, bu nedenle
kendilerine Önaraştırma Raporu’nun gönderilmemesinin savunma haklarını
zedelediği, soruşturma açıldığını bildiren yazıda Nuh Beton’un fiyat konusunda ortak
hareket ettiği iddia edilmekle birlikte, bununla ilgili somut bir bulguya yer verilmediği,
bu nedenle bunlara ilişkin savunma yapmalarının mümkün olmadığı, Nuh Beton’un
hazır beton pazarında rekabeti engelleyen, bozan, kısıtlama amacı taşıyan
anlaşmalar yapmadığı, uyumlu eylemler içine girmediği, kararlar almadığı, alınan 430
kararlara iştirak etmediği, dolayısıyla Nuh Beton’un rakip teşebbüslerle fiyat
konusunda bir işbirliği bulunmadığı ifade edilmektedir.
Nuh Beton’un ikinci yazılı savunmasında özetle, ilk yazılı savunmanın yapılabilmesi
için yeterli bilginin kendilerine gönderilmediği bu yüzden savunma haklarının
kısıtlandığı, anlaşmanın varlığının ve piyasalara etkisinin kanıtlanamadığı, pazar
şartlarının dikkate alınmadığı, yalnızca bayilik anlaşmalarıyla ilgili olarak bir sefer
ceza almış olan Nuh Çimento’nun bu durumunun ağırlaştırıcı unsur olamayacağı
ifade edilmektedir.
Nuh Beton’un üçüncü yazılı savunmasında özetle, anlaşmaya ilişkin olarak ifade 440
edilen hususların anlaşmaya değil uyumlu eyleme işaret ettiği, uyumlu eyleme ilişkin
olarak da karinelerin ortaya konulamadığı ifade edilmektedir.
K.4. Oyak Beton Sanayi A.Ş.’nin Savunması
Oyak Beton’un birinci yazılı savunmasında özetle; 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesi
uyarınca Rekabet Kurulu’nun soruşturma kararına dair bildirim yazısıyla birlikte
iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi taraflara göndermesi gerektiği, oysa
gelen bildirim yazısında hangi gerekçelere ve delillere dayanılarak ne ile
suçlandıklarının belirtilmediği ve bu nedenle soruşturma kararına dayanak teşkil eden 450
önaraştırma bulguları ve raportör görüşleri bilinmeden savunma yapmalarının çok zor
olduğu, Rekabet Kurumu’nun Sürtünme Malzemeleri Sanayicileri Derneği’ne ilişkin
yürüttüğü soruşturma kapsamında iki teşebbüs tarafından itiraz edilmesi üzerine
soruşturma kararına dayanak teşkil eden bilgi ve belgeleri söz konusu teşebbüslere
gönderdiği ve ilk yazılı savunma için ek süre tanıdığı ve dolayısıyla ilk yazılı
savunmalarını verebilmeleri için ilk inceleme raporu ve önaraştırma raporunun ticari
sırlar çıkarılarak taraflarına gönderilmesi gerektiği, Rekabet Kurumu tarafından bilgi
ve belge taleplerinin reddedildiği, bu durumun 4054 sayılı Kanun’un 43. ve 44.
maddelerinin ihlali anlamına geldiği, bu şekilde savunma haklarının kısıtlandığı ve
dolayısıyla kararı usul yönünden sakatlayacağı ifade edilmektedir. 460
Oyak Beton’un ikinci yazılı savunmasında özetle; ilk yazılı savunmanın yapılabilmesi
için yeterli bilginin kendilerine gönderilmediği bu yüzden savunma haklarının
kısıtlandığı, ticari sır olduğu gerekçesiyle bilgilerin (tüm teşebbüslerin ürün satış
fiyatları) verilmemesi savunma yapma olanaklarını ortadan kaldırdığı, Bolu Çimento
hazır beton tesislerinin ayni sermaye oluşturmak suretiyle Oyak Beton’a devredilmesi
işleminin bir kısmi bölünme işlemi olduğu ve bu yönüyle kısmi halefiyete tabi
olmadığı, Oyak Beton’un Marmara’daki pazar payının çok düşük olduğu, Soruşturma
kapsamında bulunmayan bağımsız betoncuların pazarın yarısından fazlasına hakim
olduğu, bunların dahil olmadığı bir rekabeti sınırlayıcı anlaşmanın hayata 470
geçirilemeyeceği, ihlale dayanak olan belgenin anlaşma iradesini yansıtmadığı,
gerçekleşen durumun rekabetin sınırlanmadığını gösterdiği, OYAK betonun ilgili
dönemde fiyat artışı gerçekleştirmediği ifade edilmektedir. Konuya ilişkin olarak
iktisadi analizler sunulmuştur.
Oyak Beton’un üçüncü yazılı savunmasında özetle; ihlale dayanak olan belgede yer
alan ifadelerin anlaşma iradesini yansıtmadığı, 44. maddeye göre yalnızca
haklarında düzenlenmiş evraklar değil, mümkünse elde edilmiş her türlü delilin
kendilerine verilmesi gerektiği, ceza verilmesi durumunda Oyak Beton-Bolu Çimento
ayrımının önemli olacağı, cezanın Bolu Çimento’nun 2001 yılı cirosuna kesilmesi 480
gerektiği ifade edilmektedir.
K.5. Set Beton Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Savunması
Set Beton’un birinci yazılı savunmasında özetle; haklarında hiçbir maddi ve hukuki
belgeye dayandırılmadan ve kanuna aykırı bir usulle savunma talep edildiği ve buna
karşı Danıştay’da iptal davası açıldığı ifade edilmektedir.
Set Beton’un ikinci yazılı savunmasında özetle, hazır beton için Marmara bölgesi
olarak tanımlanan coğrafi pazarın yanlış olduğu, ceza takdirine dayanak olarak 490
gösterilen belgede geçen toplantılara Set Beton’un katılmadığı, esas olarak İzmit ve
Adapazarı’na yönelik hazır beton satışlarının görüşüldüğü bu toplantıların, bu
bölgelere satış yapmayan Set Beton’u ilgilendirmediği, bu yüzden bu belgeye
istinaden Set Beton’a yöneltilen suçlamaların varsayımsal olduğu, Set Beton’un
faaliyet gösterdiği yerlerde kendileriyle haksız bir şekilde bağımsız betoncuların
pazara hakim olduğu ifade edilmektedir.
Set Beton’un üçüncü yazılı savunmasında özetle, hazır beton ürünü için coğrafi
pazarın Marmara bölgesi olarak tanımlanamayacağı, entegre olmayan hazır beton
üreticilerinin incelenmediği bu yüzden soruşturmanın eksik olduğu, İzmit – Adapazarı 500
bölgesinde faaliyeti olmayan Set Beton’un ihlal içerisinde olamayacağı ifade
edilmektedir.
L. DEĞERLENDİRME
L.1. Savunmaların Değerlendirilmesi
Genel olarak anlaşma terimi ile iki veya daha fazla kişinin, belirli konu veya konular
üzerindeki her türlü uyuşma ve mutabakatı kastedilir. Rekabet Hukukunda
anlaşmadan bahsedebilmek için, mutabakatın mutlaka hukuk düzeni tarafından 510
nazara alınan bir konuya ilişkin olması gerekmediği gibi, bu hususta kullanılacak olan
vasıtaların da önemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla yazılı, sözlü veya sadece fiili
eylemler yoluyla varılan mutabakatlar, hukuki bir sonuca yönelsin veya yönelmesin
anlaşma olarak nitelendirilebilecektir. Ayrıca, anlaşma kavramı ile ne kast edildiği ve
anlaşma kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda yol göstermesi
bakımından 4054 sayılı Kanun’un gerekçe kısmında, “Maddenin amacı bakımından
anlaşma, medeni hukukun geçerlilik koşullarına uyulmasa bile tarafların kendilerini
bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır.
Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi yoktur.” şeklindeki ifade ile anlaşma
kavramının nasıl anlaşılması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Nitekim Avrupa 520
Birliği Hukukunda, Adalet Divanı ve Komisyon’un içtihatları incelendiğinde de
anlaşma kavramının hukuken bağlayıcı niteliği olmayan, “centilmenlik anlaşmalarını”
dahi kapsayacak şekilde geniş bir biçimde yorumlandığı görülmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde bir anlaşmadan bahsedebilmek için,
taraflar arasında ortaya çıkan ilişkilerin hukuki niteliği veya şekli önem
taşımamaktadır. Önemli olan husus, piyasada belirli bir şekilde davranmaya yönelik
olarak ortak ve karşılıklı iradenin herhangi bir şekilde beyan edilmesidir.
Sonuç olarak, Rekabet Hukuku çerçevesinde anlaşmalar ve o anlaşmaların 530
oluşmasına temel teşkil eden karşılıklı beyan ve irade uyuşması, yazılı, sözlü, açık
veya zımni birçok şekilde meydana gelebilir. Özellikle mal ve hizmet piyasalarında
faaliyet gösteren teşebbüslerin Rekabet Hukuku alanındaki tecrübelerinin de geçen
zaman içerisinde gözle görülür bir biçimde artmış olması, anlaşmaların ve o
anlaşmaların oluşmasına temel teşkil eden karşılıklı beyan ve irade uyuşmalarının
yazılı, sözlü, açık veya zımni birçok şekilde meydana gelebilmesi hususları bir arada
düşünüldüğünde, anlaşmaların ve bu anlaşmaların oluşmasına temel teşkil eden
irade beyan ve uyuşmalarının, anlaşmanın tarafı olan teşebbüslerin her biri için ayrı
ayrı maddi deliller ile ortaya konması hususunun zorunlu olmadığı, söz konusu
soruşturma sürecinde elde edilen belgenin (Belge 4), söz konusu teşebbüsler 540
arasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğurabilecek nitelikte bir “fiyat anlaşmasının” varlığının ispatı için yeterli
olduğunu söylemek mümkündür.
Rekabet Kurulu söz konusu belgenin (Belge 4) soruşturma tarafı teşebbüsler
arasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğurabilecek nitelikte bir “fiyat anlaşmasının” varlığına kanıt teşkil ettiği
hükmüne varması ve uyumlu eylem iddiasında bulunulmaması nedenleriyle
anlaşmanın piyasadaki etkisinin ispatlanmadığı veya uyumlu eylemi gösterecek
ekonomik analizlerin yapılmadığı şeklindeki teşebbüs savunmalarının haklı 550
bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Karar’da yer verilen fiyat grafiği Belge 4’ün tarihinin saptanmasında yardımcı unsur
olarak dikkate alınmıştır. Soruşturma Raporu’nda yer alan söz konusu grafiği
“okunamadığı-anlaşılamadığı” gerekçeleriyle talep eden teşebbüslere ayrıca bu
grafikle ilgili mümkün olan her türlü bilgi ve belge Soruşturma Heyetince sunulmuştur.
Söz konusu Belge 4’te Ege Bölgesine ilişkin olarak geçen bir ifade Rekabet
Kurulu’nun 2.12.2004 tarih ve 04-77/1109-278 sayılı gerekçeli Karar’ında delil olarak
kullanılmıştır. Ancak, daha önce Belge 4’ün Marmara Bölgesi’ne yönelik ifadelerinin 560
rekabeti sınırlayıcı bir anlaşmanın varlığını kanıtlayıcı bir delil olarak kullanılması ve
teşebbüslerin cezalandırılması söz konusu olmadığı ve ihlalin zaman aşımına
uğramadığı göz önüne alındığında Lafarge Beton’un söz konusu belgenin
kullanılamayacağına ilişkin savunması gerçeği yansıtmamaktadır.
Soruşturma kararının hakkında soruşturma başlatılan teşebbüslere tebliği ile ilgili
olarak 4054 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinde "... Taraflara tanınan ilk yazılı cevap
süresinin başlayabilmesi için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve
niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekir." hükmü yer
almaktadır. Soruşturma kararı söz konusu Kanun hükmüne uygun olarak tebliğ 570
edilmiştir.
Dosyaya giriş hakkı Kanun’un 44. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin ikinci
fıkrasında,
“Haklarında soruşturmaya başlandığı bildirilen taraflar sözlü savunma hakkını
kullanma taleplerine kadar Kurum bünyesinde kendileri ile ilgili düzenlenmiş her
türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan her türlü delilin bir nüshasının kendilerin
verilmesini isteyebilir.”
denmekte, devamı fıkrada, 580
“Kurul, tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği konuları kararlarına
dayanak teşkil edemez”
hükümlerine yer verilmektedir.
Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, hakkında soruşturma açılmış taraflara
Kanun’un 44/2. maddesi ile dosyaya giriş hakkı tanınmış, 44/3. maddesi ile de
teşebbüslerin kendini savunma hakkı bir bakıma güvence altına alınmıştır. Ancak,
söz konusu Kanun maddesinde yer verilen “kendileri ile ilgili düzenlenmiş” hükmünün 590
göz önüne alınması gerekmektedir. Soruşturma Heyeti, Soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerde yapmış olduğu yerinde incelemeler ya da teşebbüslerden istediği
bilgiler neticesinde oluşan belgeleri incelemekte, değerlendirmekte ve nihai olarak
Soruşturma Raporunu ve eklerini oluşturmaktadır. Teşebbüslerin dosyadaki erişim
hakları da ticari sırlar çıkarıldıktan sonra kendileri ile ilgili düzenlenmiş belgeler olan
Soruşturma Raporu, ek görüş ve eklerinden ibarettir.
L.2. Genel Değerlendirme
Raportörlerce yerinde inceleme sırasında elde edilen belgelerin ikisinde (Belge 1 ve 600
2) Marmara Bölgesinde faaliyet gösteren hazır beton şirketlerinin 1999 ve 2001
yıllarında Kanun’un 4. maddesini ihlal edici davranış içinde oldukları kanaatini
uyandıracak ifadeler yer almaktadır. Ancak söz konusu yıllar için bu kanaati
ispatlayacak yeterli delilin olmadığı görülmektedir.
Bursa Çimento’da elde edilen belgeden (Belge 3), özellikle İstanbul Hazır Beton
pazarına yönelik olarak rekabeti bozma, kısıtlama amacını taşıyan bir kartel
oluşumunun izlerini belgedeki ifadelerden görmek mümkündür. Söz konusu
oluşumun çimento pazarını da kapsayacak şekilde pazar paylaşımı, rakiplerin
faaliyetlerini zorlaştırma, satış şartlarının tespiti gibi unsurlarda mutabakat 610
sağladıkları düşünülse de bu oluşuma ilişkin Kanun’un 4. maddesinin ihlali anlamında
bir anlaşmanın varlığını kanıtlayacak yeterli bir delil niteliğinde değildir.
Lafarge Beton A.Ş.’de elde edilen belge (Belge 4) değerlendirilecek olursa; belgedeki
ifadelerden hem hazır beton hem çimento üreticisi 5 şirketin fiyat artışları hususunda
bir toplantı yaptıkları anlaşılmaktadır. Belgedeki fiyatlardan yola çıkarak ve Rekabet
Kurulu’nun 2.12.2004 tarih ve 04-77/1108-277 sayılı Karar’ındaki1 tespit de göz
önüne alınarak söz konusu belgenin 2002 yılına ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu
çerçevede Temmuz 2002 tarihinde yapıldığı düşünülen toplantıya Lafarge Beton’un,
Betonsa’nın (Akçansa), Bolu’nun (OYAK Beton) katıldıkları belgede açıkça ifade 620
edilmektedir. Belgedeki ifadelerden 2 Ağustos’ta bir toplantının daha yapıldığı ve
hazır beton liste fiyatlarının İstanbul için Asya ve Avrupa yakalarında 6 YTL/m3
artırılması ve C20 hazır beton ürünü için fiyatların tespit edilmesi hususlarında
teşebbüslerce anlaşıldığı görülmektedir.
Bu noktada, 2002 yılı için Marmara Bölgesinde C20 ve C25 hazır beton ürünleri için
soruşturmaya konu teşebbüslerin satış fiyatlarını karşılaştıran grafiklere yer
verilecektir:
1 Rekabet Kurulu’nun bu Karar’ında Ege Bölgesindeki çimento üreticilerine yönelik olarak belgenin bir
kısmı kullanılmıştır.
2002 Yılı Hazır Beton (C20) Satış Fiyatları (m3/YTL)
0,00
5,00
10,00
15,00
20,00
25,00
30,00
35,00
40,00
45,00
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
X Y Z R T 630
2002 Yılı Hazır Beton (C25) Satış Fiyatları (m3/YTL)
0,00
10,00
20,00
30,00
40,00
50,00
60,00
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
X Y Z R
Yukarıda yer verilen grafiklerde X, Y, Z ve R kodları ticari sırları korumak maksadıyla,
soruşturmanın muhatabı olan hazır beton şirketlerinin isimleri yerine kullanılmıştır.
Söz konusu grafikler; Akçansa, Nuh Beton, Set Beton, Lafarge Beton ve Oyak
Beton’un Soruşturma Heyetine verdikleri ticari sır niteliğindeki bilgilerden
yararlanılarak hazırlanılmıştır.
640
Belge 4’e yönelik değerlendirmeler çerçevesinde; Akçansa (Betonsa), Lafarge Beton,
Oyak Beton Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlama amacını taşıyan
yahut etkisini doğurabilecek nitelikte bir anlaşma içinde bulundukları ve fiyat tespiti
şeklindeki ihlali 2002 yılı içinde gerçekleştirdikleri, belgede isimleri geçmediğinden ve
söz konusu ihlale katıldıklarını destekleyici başka bir delil de mevcut olmadığından
Nuh Beton ve Set Beton’un ihlal içerisinde bulunmadıkları sonucuna varılmıştır.
Lafarge Beton’un ceza takdirinde; Soruşturma kapsamında Lafarge Beton’da yapılan
yerinde incelemede bulunan 17.4.2003 tarihli belgedeki: “…MANAGEMENT
MEETİNG: 650
Rakiplerle ilişkilerimizde dikkatli olacağız, tüm dökümanların (tesislerde,
satışçılarda…) temizlenmesi gerekiyor, M Team dışında kimse temasta olmayacak.”
ifadelerinin adı geçen teşebbüs hakkında kastın varlığına delil şeklinde ağırlaştırıcı
unsur olarak, ihlalin “etki doğuran” boyutunun olmaması da hafifletici unsur olarak
göz önüne alınmıştır.
M. DANIŞTAY AŞAMASI
Soruşturma sonucunda 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği tespit edilerek idari para
cezası ile cezalandırılan Lafarge Beton A.Ş. tarafından 2.10.2006 tarih 06-68/927-660
266 sayılı Rekabet Kurulu kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebi üzerine
açılan dava sonucunda, Danıştay 13. Dairesi, 23.7.2007 tarih 2007/3602 sayılı
kararıyla davacı şirketin son eylem tarihinden bir önceki mali yıl olan 2001 yılı
sonunda oluşan yıllık safi gelir üzerinden cezalandırılması gerektiğini, soruşturma
açılma tarihi esas alınarak 2004 yılı sonunda oluşan gayri safi gelir üzerinden para
cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunduğunu ifade ederek yürütmeyi durdurma
kararı vermiştir. Anılan yürütmeyi durdurma kararına karşı Rekabet Kurulu tarafından
yapılan itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 4.10.2007 tarih
2007/665 YD. İtiraz sayılı kararla yapılan itiraz reddedilmiş ve dolayısıyla söz konusu
yürütmeyi durdurma kararı kesinleşmiştir. 670
8.2.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5728
sayılı “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Ve Diğer Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 472. maddesiyle değişik 4054
sayılı Kanun’un 16. maddesini (d) bendinde “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde
yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs
birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda
oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali
yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin
yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” hükmü bulunmaktadır. Bununla birlikte, 680
değişiklik öncesinde, Danıştay’ın “eylem tarihinden bir önceki mali yıl sonucu oluşan
ciro üzerinden ceza verilmesi gerektiği” şeklindeki yorumu bu karar açısından
Lafarge lehine sonuç doğurmaktadır. Bu nedenle bu dosya kapsamında Lafarge’ın
son eylem tarihinden bir önceki mali yıl olan 2001 yılı sonunda oluşan safi gelir
üzerinden cezalandırılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
N. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar, 690
Danıştay’ın kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgelerin
incelenmesi sonucunda;
1) Lafarge Beton A.Ş.’nin, Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Oyak Beton
Sanayi A.Ş. (Bolu Çimento Sanayi A.Ş.) ile birlikte hazır beton ilgili ürün pazarında
fiyat tespiti yapmak suretiyle rekabeti sınırlama amacını taşıyan bir anlaşma içinde
olduğuna,
2) Danıştay 13. Dairesinin 23.7.2007 tarih, 2007/3602 E. sayılı kararı ve karara
yapılan itirazın reddine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 4.10.2007 700
tarihli, 2007/665 sayılı kararı çerçevesinde ve 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca Lafarge Beton A.Ş.’ne 2001 yılı cirosunun takdiren %2’si
oranında olmak üzere 576.973,03 YTL idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy