Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-3-171 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 08-41/567-215
Karar Tarihi : 27.6.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: Tarkan ERDOĞAN, Hilmi BOLATOĞLU,
Çağlar Deniz ATA, Erdem AKTEKİN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Başvuru sahibinin gizlilik talebi vardır
20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
Hatay – Antakya Bölgesinde faaliyet gösteren Çırçır Fabrikaları
E. DOSYA KONUSU: Antakya Bölgesinde faaliyet gösteren çırçır fabrikalarının
aralarında anlaşarak kütlü pamuk alım fiyatını belirledikleri ve çiğit
fiyatlarındaki artışı ortak hareket ederek çiftçiye yansıtmadıkları iddiası
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet dilekçesinde özetle, Hatay – Antakya bölgesinde
çırçır-prese fabrikalarının özellikle Antakya Ticaret Borsası’nda yapılan toplantılarda
kütlü pamuk alım fiyatını belirledikleri ve çiğit fiyatlarındaki artışı ortak hareket ederek 30
çiftçiye yansıtmadıkları iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 14.11.2007 tarih, 7556 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 15.12.2007 tarih ve 2007-3-171/İİ-07-TE sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 27.12.2007 tarih ve 07-92/1168-M sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
çerçevesinde bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi
amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 20.6.2008
tarih ve 2007-03-171/ÖA-08-TE sayılı Önaraştırma Raporu 20.6.2008 tarih, 40
REK.0.07.00.00-110/104 sayılı Başkanlık önergesi ile 08-41 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Antakya bölgesinde faaliyet gösteren
çırçır-prese fabrikalarının aralarında anlaşmak suretiyle, kütlü pamuk alım fiyatlarını
belirlemek ya da çiğit fiyatlarındaki artışı üreticilere yansıtmamak biçiminde 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerini gösterir herhangi bir belge ya da bulguya
rastlanmadığı, anılan teşebbüsler hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
50
08-41/567-215
2
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Söz konusu başvuruda, fiyat anlaşması eyleminin Antakya bölgesinde faaliyet
gösteren ve Antakya Ticaret Borsası’na kayıtlı bulunan çırçır-prese fabrikaları
tarafından gerçekleştirildiği, toplantıların Antakya Ticaret Borsası bünyesinde
yapıldığı ve fiyatların burada oluşturulduğu belirtilmiştir. Anılan bölgede Ticaret
Borsası’na kayıtlı 23 çırçır-prese fabrikası bulunmakta olup bu fabrikalar Antakya
şehir merkezine yakın bölgelerde, ya da civar belde ve köylerde yerleşiktir.
60
Bu çerçevede, yerinde incelemelere Antakya Ticaret Borsasından başlanmıştır.
Şikâyetçilerden alınan ön bilgiler doğrultusunda alım kapasitelerine göre piyasada en
güçlü durumda bulunduğu ve bu tür bir anlaşmaya liderlik edebileceği düşünülen
teşebbüslerde Raportörlerce incelemeler sürdürülmüş, fiyat tespit anlaşmasına
uymadıkları için tehdit edildikleri iddia edilen Antgıda Tüketim Maddeleri Tarım
Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile Mavi Deniz Gıda A.Ş. yetkilileriyle ve
şikayet başvurusunda bulunan kişilerle görüşülmüştür.
I.1. İlgili Pazar
70
I.1.1. Pamuğa İlişkin Genel Bilgiler
Pamuk tarımı ve pamuğa dayalı sanayinin gerek ülke ekonomisinde ve gerekse
uluslararası ekonomide önemli bir yeri bulunmaktadır. Pamuk bitkisinin lifinden,
tohumundan, bunların artıklarından, tarladaki bitki sap ve yapraklarından ve çiçek
nektarından yararlanılmaktadır.
Pamuk lifi, tekstil ve konfeksiyon sanayinin hammaddesini oluşturmaktadır. Üretilen
pamuk lifinin %99’u tekstil sanayinde kullanılmaktadır. Pamuk lifi; iplik, dokuma
ürünleri ve kumaş, halı, iç çamaşırı öteki giyim ürünleri (konfeksiyon) sanayi yanında 80
sicim yapımında, mobilyacılıkta, yatak ve yorgan dolgu maddesi olarak, tül ve
dumansız barut yapımında ve ayrıca selüloz hammaddesi olarak sentetik ipek, kağıt
ve sentetik deri imalatında kullanılabilmektedir.
Pamuğun tohumundan da (çiğit) çeşitli şekillerde yararlanılmaktadır. Pamuk
tohumunun yağ oranı çeşitlere ve bölgelere göre değişmekle birlikte; kabuklu olarak
(havsız) %17–30, iç olarak (iç oranı 50–60), %35–42 arasında; protein oranı ise,
kabuklu olarak %20–40 ve iç olarak %40–50 arasında değişebilmektedir. Bu nedenle
pamuk tohumu, hem yağ sanayinin hem de gıda sanayinin önemli bir
hammaddesidir. Dünyada, her yıl, ortalama olarak 45 ila 50 milyon ton çiğit, yağ 90
sanayinde kullanılmakta ve bundan da yaklaşık olarak, 6-7 milyon ton ham yağ elde
edilmektedir. Yağı alındıktan sonra elde edilen pamuk küspesinde %40–50 oranında
protein bulunduğu için hayvan beslenmesinde önemli bir besin kaynağı özelliği
taşımaktadır.
Pamuğun yararlanılan unsurlarından birisi de; çiğit üzerinde bulunan kısa lifler (hav)
ve çırçırlamadan sonra tohum üzerinde kalan lif artıkları olup, her ikisine birden linter
denilmektedir. Linter, düşük kalitede iplik, dumansız barut, üstübü, yastık ve kırlent
gibi ev eşyalarında dolgu maddesi ve ecza pamuğu (hidrofil pamuk) yapımında ve
ayrıca, çeşitli bölgelerde yakacak olarak kullanılmaktadır. Linter ve tohum kabuğu 100
08-41/567-215
3
selüloz sanayinde kullanılmaktadır. Tohum kabuğu ve koza kabuğu ise (kozadaki
kütlü pamuk dışında kalan unsur) selüloz sanayi yanında sunta ve saman yapımında
kullanılarak ekonomiye katkı sağlamaktadır. Sunta yapımında bitki sapları
kullanılmakta veya çoğu kez bunlar tarladan toplatılarak yakacak olarak da
kullanılabilmektedir. Ayrıca, bitki saplarının çekilmesi yerine parçalanarak toprağa
organik gübre olarak verilmesi yöntemi de tercih edilebilmektedir.
Pamuk tarımında en önemli iklim faktörlerinin başında sıcaklık, gün ışığı, yağış ve
oransal nem gelmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 19oC, yaz ayları sıcaklığı ise
25oC olması gerekir. Sıcaklık tarak oluşmasından önce 20oC, çiçeklenme döneminde 110
25oC, kozaların gelişme döneminde ise 30-32oC olmalıdır. Hasat döneminde
kozaların iyi açılabilmesi için sıcaklığın azalması (15oC’ye kadar) istenir. Pamuğun
ekim zamanı iklim koşullarına göre belirlenir. Ekim için toprak sıcaklığının
15oC’nin üstünde olması gereklidir. Bölgelere göre ve yıldan yıla ekim zamanı
değişiklik göstermekle birlikte, Çukurova Bölgesinde 25 Mart–30 Nisan, Ege
Bölgesinde ve Antalya yöresinde 15 Nisan–15 Mayıs tarihleri genellikle en uygun
ekim zamanıdır. Pamuk üretici tarafından Ağustos-Eylül aylarında toplanmakta,
Ağustos-Aralık aylarını kapsayan “sezon”da ise satılmaktadır.
Tablo 1’de bölgelere göre ülkemizde gerçekleşen üretim rakamlarına yer verilmiştir. 120
Tablo 1. Bölgelere Göre Pamuk Üretimi (Ton)
Ege G.D. Anadolu Çukurova Antalya Toplam
2002/03 304.811 453.944 212.158 12.160 983.073
2003/04 265.900 443.928 196.233 12.400 918.461
2004/05 251.800 441.611 166.850 7.348 867.609
2005/06 168.468 437.058 156.749 3.872 766.157
Kaynak: İzmir Ticaret Odası, Sektörel Raporu
Kozaların olgunlaşması ile birlikte pamuk hasadına başlanır. Hasadın başlama tarihi,
yörenin iklim koşullarına, ekim tarihine ve sulama koşullarına göre değişir. Hasat,
Ege ve Antalya bölgelerinde genellikle 15 Eylülden itibaren başlayıp Kasım sonu
veya Aralık ortasına kadar sürer. Çukurova ve Antakya bölgesinde ise Ağustos
sonlarında başlayıp Kasım başına dek devam eder. Pamuk hasadı ülkemizde
genellikle elle toplanarak yapılır. Birinci elde toplanan pamuk iyi kalite özelliklerine 130
sahiptir. Son yıllarda makine ile hasada da rastlanmaktadır. Makine ile pamuk hasadı
iş gücü ücretinin pahalı olduğu bölgelerde tercih edilen bir yöntemdir.
Hasat sonunda elde edilen kütlü pamuğun liflerinin çekirdeğinden (çiğitinden)
ayrılması işlemine “çırçırlama” adı verilmektedir. Çırçırlanmış lif pamuğun, bu işlem
sırasında meydana gelen pamuk lifi döküntülerinin prese makinelerinde balya haline
getirilmesine ise “preseleme” denilmektedir. Şekil 1.’de Pamuk üretim ve işleme
süreci gösterilmiştir:
140
08-41/567-215
4
Şekil 1. Pamuk Üretim ve İşleme Süreci
150
Ürünün alt pazarlara intikali sürecinde üreticiler ürünlerini kütlü pamuk halindeyken
üretici kooperatiflerine, tüccara ya da özel çırçır işletmelerine satabilmektedirler.
Diğer taraftan üretici teorik olarak dilerse kütlü pamuğunu çırçır fabrikasında işleterek
elyaf ve çiğit elde ettikten sonra bunları ayrı ayrı da satabilmektedir. Bununla birlikte,
bu ticaretin yöntemi bölgeler arasında farklılıklar göstermektedir. Önaraştırma
kapsamında elde edilen bilgilerden, Antakya bölgesinde kütlü pamuk satışında
ağırlıklı olarak “Emanet Usulü”nün kullanıldğı anlaşılmaktadır. Emanet usulü satış
yönteminde çiftçi pamuğunu hasat sonrasında çırçır işletmesine getirip tarttırmakta
ve elyaf randımanı hesaplattırmaktadır. Bundan sonra dilerse o günkü elyaf fiyatı 160
üzerinden ürününün tutarını peşin almakta, dilerse fiyatı da cazip bulduğu ya da
ihtiyaç duyduğu ileri bir tarihte gelerek hesap kestirmekte ve o gün piyasa
koşullarında oluşan elyaf fiyatı üzerinden parasını alabilmektedir. Emanet usulünde
çiğit bedeli çırçır işletmelerinin işleme masrafı olarak kabul edilmektedir. Yörede
uygulanan emanet usulüne ilişkin ayrıntılı bilgiye aşağıda yer verilecektir.
08-41/567-215
5
Yukarıda değinilen hususlara ek olarak belirtmek gerekir ki pamuk üretimi ve
satışından üreticinin elde edeceği gelir yalnızca ürün satış bedeli değildir. Ayrıca,
kütlü pamuk satışı üzerinden çiftçiye destekleme primi de verilmektedir
170
I.1.2. İlgili Ürün Pazarı
Belirli bir ürün ve onunla yüksek ikame edilebilirliği olan diğer ürünlerden oluşan
pazarlar ilgili ürün pazarını oluşturmaktadır. Bir malın diğer bir malla aynı pazarda
sayılabilmesi için bu iki ürünün tüketici gözünde nitelikleri, kullanım amaçları ve
fiyatları bakımından benzer olması gerekir. Şikâyete konu eylem çırçır fabrikalarının
kütlü pamuk alımına ilişkindir. Piyasada talebi oluşturan bu fabrikalar açısından kütlü
pamuğun herhangi bir ikamesi bulunmamaktadır. Bu nedenle ilgili ürün pazarının en
dar biçimde “kütlü pamuk alım pazarı” olarak belirlenmesi mümkündür. Diğer
taraftan, inceleme konusu iddialar fiyat tespiti gibi ağır bir ihlali konu aldığından ilgili 180
ürün pazarının dar ya da geniş biçimde belirlenmesi ihlalin varlığına ilişkin hukuki
değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte olmadığı göz önüne alınarak ilgili ürün pazarı
belirlenmemiştir.
I.1.3. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili coğrafi pazar değerlendirmesi yapılırken, özellikle ilgili mal ve hizmetlerin
nitelikleri ile tüketici tercihleri bakımından giriş engellerinin, ilgili bölge ile komşu
bölgeler arasında teşebbüslerin pazar payları veya mal ve hizmetlerin fiyatları
bakımından hissedilir bir farklılığın varlığı gibi unsurlar dikkate alınmaktadır. 190
Önaraştırma kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, bölgede üretimi yapılan
kütlü pamuğun ağırlıklı olarak yine bölgede satıldığı, civar bölge ve illere yapılan
satışın iktisadi olarak karlı olmaması nedeniyle üretici tarafından genellikle tercih
edilmediği yönünde bilgilere ulaşılmıştır. Bu nedenle, “Antakya Yöresi” en yakın ve
en dar coğrafi pazar olarak göz önüne alınabilirse de, dosya bakımından hukuki
değerlendirmeleri etkilemeyeceği dikkate alınarak, ilgili coğrafi pazar
tanımlanmamıştır.
I.2. İlgili Mevzuat 200
Kütlü pamuğun çırçır-prese fabrikaları tarafından alımı ile ilgili şikayete konu eylemin
incelenmesinde, kütlü pamukla, pamukla ve çırçır-prese işlemiyle ilgili mevzuat
hükümlerine yer verilmesi gerekmektedir.
I.2.1. Standardizasyon ve Kontrole Dair Mevzuat
Çırçırlanacak kütlü pamuklar, preselenmiş veya preselenecek mahlıç1 pamuklar ile
iplik imalatı esnasında meydana gelen pamuk lifi döküntüleri ve linter pamukların
tasnif ve kontrol esaslarını belirlemek amacıyla Pamukların Kontrolüne Dair Tüzük 210
11.9.1953 tarih 8505 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu
tüzüğün değişik 7.maddesi ile Türkiye’de üretilen pamuklarla çırçırlama ve iplik
imalatı sırasında meydana gelen pamuk lifi döküntülerinin ve linter pamuklarının
derece bakımından tasnifi ve kontrolü zorunlu hale getirilmiştir. Yine aynı maddede
1 Çırçırlanmış ancak preselenmemiş (lif) pamuk.
08-41/567-215
6
Türkiye’de üretilen pamukların kısa elyaflı (yerli), orta elyaflı (upland) ve uzun elyaflı
olarak üçe ayrıldığı ifadesi yer almaktadır. Tüzük kapsamına giren pamukların derece
bakımından sınıf ve tiplere ayrılarak tasnif edilmesi, adlandırılması, bunların elyaf
uzunluğu ve karakter özellikleri bakımından tasnifi, tasnifte esas alınacak değerler ve
bunların ne şekilde adlandırılacağı Dış Ticaret Müsteşarlığının 2001/20 sayılı
“Preselenmiş Pamukların Standardizasyonuna İlişkin Dış Ticarette Standardizasyon 220
Tebliği” ile belirlenmiştir. Bahsedilen tebliğ ile yukarıda sayılan türdeki pamuklar
renkleri, bulundurdukları yabancı madde oranı, haşere tahribatı düzeyi, çırçırlanma
sayısı ve çırçırlanma kalitesi gibi kriterler göz önüne alınarak alt tiplere ayrılmış ve
adlandırılmıştır.
Pamukların kontrolüne dair tüzüğün değişik 9. maddesinde pamuklar çırçırlama
şekillerine göre 3 gruba ayrılmış ve değişik şekillerle çırçırlanmış pamukların birbiriyle
karıştırılması yasaklanmıştır. Buna göre pamuklar; toplu çırçır makineleriyle
çırçırlanarak elde edilen rollergin pamuklar, testereli çırçır makineleriyle çırçırlanarak
elde edilen sawgin pamuklar ve testereli linter makinesi ile çiğitinden ayrılan lintergin 230
pamuklar olarak sınıflandırılmaktadır.
Yine pamukların kontrolüne dair tüzüğe göre; pamukların çırçırlandıktan sonra
preselenmiş ve üzerlerinde pamukların vasıflarını gösteren damga ve kontrol
mührünün bulunduğu ambalajlarda piyasaya sunulması gerekmektedir. Kontrol
belgesi olmayan preseli pamukların alım ve satımı yasaklanmıştır. Prese fabrikası ve
mal sahiplerine bağlı bulundukları kontrol merkezinden preselenmiş pamuklarının
tasnif ve kontrolünü isteme yükümlülüğü getirilmiştir. Tasnif ve kontrol; kontrolü
istenen pamuklardan muayyen nispette balyanın kırılıp açılarak içindekilerin
muayenesi suretiyle yapılan sondaj ve tasnif kontrolü istenen pamukların her 240
balyasından usulüne göre numune alınarak bunların tasnif ve kontrol edilmesi
suretiyle yapılan “Tek Balya” kontrolü olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir.
Sondaj kontrol usulünde pamukların çırçırlama şekli, grupları, sınıfları ve tiplerinin;
tek balya kontrol usulünde ise pamukların çırçırlama şekli ve grubunun bildirilerek
kontrole sunulması gerekmektedir. Pamuk kontrol merkezleri ve bunların kontrol
sahaları Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından tespit edilmektedir.
I.2.2. Çiftçi Prim Destek Sistemi
29.7.2007 tarih 2007/12415 tarih Bakanlar Kurulu kararı gereği 2007-2011 250
döneminde kütlü pamuk üreticilerine destekleme primi ödenmesine karar verilmiştir.
Bu karara dayanılarak çıkarılan ve 2.4.2008 tarih 26835 sayılı Resmi Gazete’de
yayınlanan “2007 yılı ürünü kütlü pamuk, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, kanola,
dane mısır, aspir ve zeytinyağı üreticilerine destekleme primi ödenmesine ilişkin
Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Tebliğ”ine göre alım satım işlemlerinin belirlenen
usul ve esaslara uygun gerçekleşmesi koşuluyla; kütlü pamuk üreticilerine 2007
yılında ödenecek prim miktarı kilogram başına 29 YKr (sertifikalı tohumlarla yapılan
üretimlerde kilogram başına 34,8 YKr) olarak belirlenmiştir. Tebliğ’de üreticilerin bu
primi hem çırçır-prese fabrikalarına hem de tüccarlara yaptığı satışlar için alabileceği,
prim ödenebilmesi için üreticilerin özellikle ürünlerini sattıklarını gösteren alım satım 260
belgesi (müstahsil makbuzu veya fatura) ve/veya borsa alım satım beyannamesini ve
gerekli diğer belgeleri Çiftçi Kayıt Sistemi’ne başvurdukları ilçe komisyonuna
belirlenen süreler içinde ibraz etmesi gerektiği ve çiftçilerin prime hak kazabilmeleri
için özlük, ürün ve üretimi gerçekleştirdikleri arazi bilgilerini Çiftçi Kayıt Sistemi’ne
08-41/567-215
7
kaydetmiş bulunmaları gerektiği belirtilmektedir. 2001 yılında hayata geçirilen Çiftçi
Kayıt Sistemi’nde Türkiye genelindeki çiftçilere ait arazi, hayvan, alet-ekipman ve
ürün bilgileri saklanmaktadır. Çiftçi kayıt sistemi ile tarımsal desteklenmelerin
şeffaflaştırılmasının sağlanması, desteklemelerde yolsuzluk ve adaletsizliği azaltmak
ve elde edilen veriler sayesinde uygulanacak politikaların verimliliğinin arttırılması
hedeflenmektedir. 270
I.2.3 Ticaret Borsaları
4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği öne sürülen çırçır-prese fabrikaları, Antakya Ticaret
Borsası’na kayıtlıdır. Türkiye’de ticaret borsaları 5174 sayılı Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanun’una dayanarak kurulmaktadır. Ticaret
borsalarının görevleri Kanun’un 34. maddesinde şöyle sıralanmıştır:
“ a) Borsaya dahil maddelerin, borsada alım satımını tanzim ve tescil etmek.
b) Borsaya dahil maddelerin borsada oluşan her günkü fiyatlarını usulü dairesinde 280
tespit ve ilân etmek.
c) Alıcı ve satıcının, teslim ve teslim alma ile ödeme bakımından yükümlülüklerini,
muamelelerin tasfiye şartlarını, fiyatlar üzerinde etkili şartları ve ihtilaf doğduğunda
ihtiyari tahkim usullerini gösteren ve Birliğin onayıyla yürürlüğe girecek genel
düzenlemeler yapmak.
d) Yurt içi ve yurt dışı borsa ve piyasaları takip ederek fiyat haberleşmesi
yapmak, elektronik ticaret ve internet ağları konusunda üyelerine yol göstermek.
e) 51 inci maddedeki belgeleri düzenlemek ve onaylamak.
f) Borsaya dahil maddelerin tiplerini ve vasıflarını tespit etmek üzere laboratuar ve
teknik bürolar kurmak veya kurulmuşlara iştirak etmek. 290
g) Bölgeleri içindeki borsaya ilişkin örf, adet ve teamülleri tespit etmek, Bakanlığın
onayına sunmak ve ilân etmek.
h) Borsa faaliyetlerine ait konularda ilgili resmî makamlara teklif, dilek ve
başvurularda bulunmak; üyelerinin tamamı veya bir kesiminin menfaati olduğu
takdirde bu üyeleri adına veya kendi adına dava açmak.
ı) Rekabeti bozucu etkileri olabilecek anlaşma, karar ve uyumlu eylem niteliğindeki
uygulamaları izlemek ve tespiti halinde ilgili makamlara bildirmek.
j) Mevzuatla bakanlıklara veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına verilen işlerin, bu
Kanunda belirtilen kuruluş amaçları ve görev alanı çerçevesinde borsalara tevdii
halinde bu işleri yürütmek. 300
k) Üyelerinin ihtiyacı olan belgeleri vermek ve bunlara ilişkin gerekli hizmetleri
yapmak.
l) Yurt içi fuarlar konusunda yapılacak müracaatları değerlendirip Birliğe teklifte
bulunmak.
m) Sair mevzuatın verdiği görevlerle, ilgili kanunlar çerçevesinde Birlik ve Bakanlıkça
verilecek görevleri yapmak. “
Borsaya dahil maddelerin üreticileri hariç olmak üzere bu maddelerin alım satımı ile
uğraşanlar bulundukları yerin ticaret borsasına kayıt olmak zorundadırlar. 5174 sayılı
Kanun’a göre, borsaya tabi maddelerin en az miktarlarının üzerinde kalan miktarların 310
alım ve satımının borsa dışında yapılması yasaklanmış, fakat borsa meclisinin, en
geç 30 gün içinde satışların borsaya tescil edilmesi şartıyla, borsa dışında da alım
satım yapılabilmesine karar verebileceği belirtilmiştir.
08-41/567-215
8
Antakya Ticaret Borsası’nda kütlü pamuğun borsa dahilinde salon satışı
yapılmamakta, üreticiler ve alıcılar arasında borsa dışında gerçekleşen işlemler 30
gün içerisinde borsaya tescil ettirilmektedir. Salon satışının olmaması ve borsa
haricindeki satışların bildiriminin farklı günlerde yapılması nedeniyle kütlü pamuğun
anlık fiyatı oluşmadığından Antakya Ticaret Borsası kütlü pamuk fiyatını tahtada ilan
etmemektedir. 320
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1. Yapılan Tespitler
Önaraştırma muhatabı teşebbüslerde Raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde
iddia konusu fiyat anlaşmasına dair herhangi bir belge ya da ipucuna
rastlanmamıştır. Bununla birlikte, şikayet konusu dönemdeki fiyat hareketlerinin
doğru biçimde izlenebilmesi için yerinde incelemeler sırasında her teşebbüsten 2005-
2006-2007 yıllarında yaptıkları alımlardaki fiyatları gösteren müstahsil 330
makbuzlarından örneklem metoduyla belirli sayıda kopya alınmıştır. İlgili teşebbüs
temsilcileriyle yapılan görüşmelere aşağıda yer verilmektedir.
I.3.1.1. Özbuğday Pamuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
28. 5.2008 tarihinde Özbuğday Pamuk Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nde Raportörlerce
yapılan yerinde incelemede şirket yetkilisi Aykut Özbuğday ile görüşülmüştür.
Görüşmede Aykut Özbuğday; bölgede kütlü pamuk fiyatlarının, emanet usulü
uygulamasından dolayı elyaf pamuk fiyatına bağlı olarak dolaylı biçimde oluştuğunu,
teslim edilen ürünün karşılığında bir hafta içinde müstahsil makbuzu kestiklerini 340
ancak ödemeyi üreticinin talep ettiği anda oluşan elyaf fiyatının ürünün randımanıyla
çarpımı sonucu oluşan fiyat üzerinden yaptıklarını, mevcut sistem içerisinde fiyatların
belirlenmesinin mümkün olmadığını fiyatın elyaf alıcısı şirketlerin yörede alım
yapması sonucu oluştuğunu ve hemen her gün için bir fiyat oluştuğunu ve fiyatların
sürekli değişiminin söz konusu olabildiğini ifade etmiştir.
I.3.1.2. Nalçabasmaz Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi
29.5.2008 tarihinde Nalçabazmaz Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret ve Limited
Şirketi’nde Raportörlerce yapılan yerinde incelemede şirket yetkilisi Yahya Kemal 350
Nalçabasmaz ile görüşülmüştür. Yahya Kemal Nalçabasmaz; bölgede kısa dönemde,
sınırlı miktarda ürün yetiştirildiğini bu nedenle işletmelerin kıyasıya rekabet içerisinde
olduklarını ifade etmiş, sabit giderlerin yüksekliği nedeniyle mümkün olduğunca çok
mal almak ve işlemek isteyen fabrikaların arasında işbirliğinin mümkün
olamayacağını, kütlü pamuk fiyatının oluşması konusunda ise mal girişlerinde
randıman ölçümlerinin tamamen şeffaf bir şekilde çiftçi nezaretinde yapıldığını, bu
randıman ile İzmir, Adana ya da Antakya ticaret borsalarınca ilan edilen elyaf fiyatının
çarpımı sonucu üreticinin alacağı kilo başı fiyatın belli olduğunu dolayısıyla herhangi
bir fiyat tespitinin imkan dahilinde olmadığını, elyaf fiyatının doğrudan üreticinin
cebine girerken çiğit fiyatının çırçır fabrikalarının gelirlerini oluşturduğunu, bahse 360
konu çiğitlerde yabancı maddelerden dolayı ortalama %3- %9 arasında bir kaybın
söz konusu olduğunu, çiğit gelirlerinin içinden emtia sigortası, stopaj, üretici Bağ-Kur
kesintisi, borsa kesintisi, enerji, işçi ve ustalık ücretleri ve sigortaları, bez (kanaviçe),
tel, ip, yönetim ve bakım giderlerinin düşüldüğünü ve geriye işletme karının kaldığını,
08-41/567-215
9
ayrıca 2007 sezonunda çiğit fiyatları yükseldiği için belirli oranda karlarının arttığını
ancak fabrikalar arasında bunların üreticiye fark olarak yansıtılması ya da
yansıtılmaması yönünde bir anlaşmanın yapılmadığını ifade etmiştir.
I.3.1.3. Çolakoğlu Tekstil sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
370
28.05.2008 tarihinde Çolakoğlu Tekstil San. Tic. A.Ş.’de Raportörlerce yapılan
yerinde incelemede şirket ortağı Mehmet Çolakoğlu ile görüşülmüştür. Mehmet
Çolakoğlu; yörede çırçır-fabrikaları arasında rekabetin yüksek olduğunu, son 20-25
yılda bölgedeki birçok çırçır fabrikasının bu yüksek rekabete dayanamayarak
piyasadan çıktığını, kütlü pamuğun fiyatının randımana bağlı olduğunu, bölgedeki
pamuğun randımanının 30 ila 40 arasında değiştiğini, dünya genelinde yağlı
tohumlarda yaşanan fiyat artışının kütlü pamuk fiyatına büyük oranda
yansımamasının nedeninin maliyetlerdeki yüksek artış olduğunu, 2001 yılında asgari
ücretliye net 80 dolar ödeme yapılırken hali hazırda asgari ücretin 340 dolar
seviyesinde olduğunu, keza elektrik maliyetlerinin de oldukça arttığını, ayrıca çiğit 380
alımında Hatay’da az sayıda firma bulunmasından dolayı çiğit alım pazarında
rekabetin düşük seviyede olduğunu, bu fabrikalardan çiğit için yüksek fiyat
alınamamasından dolayı kütlü pamuk fiyatına bunu yansıtamadıklarını, diğer yandan
üreticilerin pamuğun toplanması sırasında gerekli özeni göstermediğini, kilo başına
devletten destek alınması nedeniyle pamuk toplanırken ürünün ağır çekmesi için
koza, yaprak gibi yabancı maddelerinde toplanması sonucunda çiğitten gerekli
verimin de alınamadığını ifade etmiştir.
I.3.1.4. Altınbaşak Pamuk ve Tahıl Ürünleri Anonim Şirketi
390
29.5.2008 Altınbaşak Pamuk ve Tahıl Ürünleri Anonim Şirketi’nde Raportörlerce
yapılan yerinde incelemede şirket yetkilisi Mesut Güleryüz ile görüşülmüştür.
Görüşmede Mesut Güleryüz; çırçır fabrikaları arasında bir anlaşma olmadığını aksine
piyasada rekabetin yüksek olduğunu ayrıca, çiğit fiyatlarının yükselmesinin geçen
yılki karlarını bir miktar yükselttiğini, bunun üreticiye yansıtılmasının söz konusu
olamayacağını çünkü üreticiye hesap kestiği anda randıman üzerinden oluşan kütlü
pamuk fiyatı neyse onun ödendiğini, o andan itibaren riskin ya da getirinin işletmeye
ait olduğunu, üreticiye ek ödeme yapılmasının çırçır işletmesinin karından vermesiyle
olabileceğini, çiğit fiyatı düşük olduğu için zarar ettiklerinde nasıl bu üreticiye
yansıtılamıyorsa yükseldiğinde de bunun alım fiyatına yansıtılmasının kendi 400
takdirlerinde olduğunu, geçen sezon yaşanan artışlardan bir miktarını üreticiye zaten
yansıttıklarını ifade etmiştir.
I.3.1.5. Selahattin Mıstıkoğlu Çırçır ve Prese Ticaret Limited Şirketi
29.5.2008 tarihinde Selahattin Mıstıkoğlu Çırçır ve Prese Ticaret Limited Şirketi’nde
Raportörlerce yapılan yerinde incelemede şirket ortağı Erkan Mıstıkoğlu ile
görüşülmüştür. Erkan Mıstıkoğlu görüşmede; son yıllarda çırçır fabrikalarının
sayısında yüksek artış olduğunu ve kütlü pamuk alımı için çırçır fabrikalarının
birbirleriyle yüksek rekabet içinde olduklarını belirtmiş, ayrıca, Antakya Ticaret 410
Borsası’nın işçi ücretlerini belirlemek için tüm çırçırcıları toplantıya çağırdığını fakat
bu toplantıya çırçırcıların katılmak istemediğini ve katılımın düşük gerçekleştiğini ve
bölgede çiftçilerin kütlü pamuğa kilo başına verilen destekten daha fazla
yaralanabilmek adına pamuğu çok kirli toplattıklarını, yağ fabrikalarının düşük kalite
08-41/567-215
10
çiğite düşük fiyat verdiklerini ve fakat yağ fabrikalarının çiğite verilecek fiyat
konusunda aralarında anlaştıklarını düşünmediğini dile getirmiştir.
I.3.1.6. Antgıda Tüketim Maddeleri Tarım Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited
Şirketi
420
29.5.2008 tarihinde Raportörlerce Antgıda Tüketim Maddeleri Tarım Nakliyat Sanayi
ve Ticaret Limited Şirketi Finans müdürü Tahsin KIRIK ile görüşülmüştür. Tahsin
Kırık görüşmede, son iki yıldır piyasada faaliyet göstermelerine rağmen bölgede en
çok alım yapan çırçır fabrikalarından biri olduklarını ve zaman zaman kütlü pamuğa
yüksek fiyat vererek piyasadaki rekabeti attırdıklarını, kütlü pamuğa yüksek fiyat
verdikleri kimi zamanlar diğer firmalardan kendilerine “neden fiyatı yükseltiyorsun?”
gibi serzenişler geldiğini fakat piyasadaki tüm firmaların ihtiyaç anlarında kütlü pamuk
alabilmek için fiyat arttırdıklarını, ayrıca kütlü pamuk fiyatını belirlemek için Antakya
Ticaret Borsası tarafından kendilerine gönderilen ve İzmir, Adana ve Dünya
borsalarındaki preseli pamuk fiyatlarını içeren raporun kullanıldığını, Hatay 430
pamuğunun kalite olarak İzmir pamuğundan düşük, Adana pamuğundan kaliteli, Urfa
pamuğuna denk düzeyde olduğunu, üreticiye fiyat verilirken bu şehirlerdeki oluşan
preseli pamuk fiyatları göz önüne alınarak randımanına göre kütlü pamuk fiyatının
hesaplandığını ifade etmiştir.
I.3.1.7. Ege Çırçır Prese San. ve Tic. Ltd. Şirketi
28.5.2008 tarihinde Raportörlerce Ege Çırçır Prese San. ve Tic. Ltd. Şirketi yetkilisi
Yılmaz Özbay ile görüşülmüştür. Yılmaz Özbay görüşmede; Antakya bölgesindeki
çırçır fabrikalarının bir araya gelerek kütlü pamuk alış fiyatını belirlemesinin söz 440
konusu olmadığını, kütlü pamuk fiyatının asıl olarak elyaf pamuk alım fiyatı üzerinden
dolaylı olarak belirlendiğini, çiğit bedeli hususunda ise; çiğit bedelinin çırçır fabrikaları
tarafından kütlü pamuk işleme bedeli yerine sayıldığını, erken yağıştan ötürü çiğit
kalitesinin düşmesi nedeniyle 2006 yılında bu bedelin masraflarını karşılamadığını,
2007 yılındaki çiğit fiyatındaki artışın kimi fabrikalar tarafından kütlü pamuk fiyatına
yansıtıldığını fakat bunun çırçır fabrikasının takdirinde olduğunu ve çırçır fabrikaları
arasında çiğitteki fiyat artışının kütlü pamuk fiyatına yansıtılıp yansıtılmayacağı
konusunda bir anlaşma olmadığını ifade etmiştir.
I.3.1.8. Antakya Ticaret Borsası 450
28.5.2006 tarihinde Antakya Ticaret Borsası’nda Raportörlerce yapılan yerinde
incelemede Borsa Genel Sekreteri Metin Kuseyri ile görüşülmüştür. Görüşmede;
Antakya Ticaret Borsası yönetim kurulunun ağırlıklı olarak pamuk ve buğday işinde
faaliyet gösteren kişilerden oluştuğu ve çırçır fabrikası işletenlerin her sene bir araya
gelerek çırçırlama sektöründeki sorunları tartıştığı, bu toplantılarda kütlü pamuk alım
fiyatını tespit etmeye yönelik herhangi bir konuşma ya da eylemin söz konusu
olmadığı, ayrıca yörede kütlü pamuğun üretici tarafından fabrikalara müstahsil
makbuzu karşılığı teslim edilip fiyatın daha sonra taraflarca günün şartlarına göre
belirlendiği “emanet usulü”nün tercih edildiğini, kütlü pamukta fiyatın preseli pamuğun 460
birim fiyatı ile lif randımanı oranının çarpılmasından sonra buna çiğit yüzdesinin
eklenmesi ile dolaylı olarak elde edilebildiğini, bu çerçevede alım fiyatının
belirlenmesi gibi bir durumun söz konusu olmayacağını, Antakya pamuk fiyatının
genellikle İzmir’de oluşan fiyatın %10 altında, Adana ve Urfa pamuk fiyatının ise bir
08-41/567-215
11
miktar üstünde gerçekleşebildiğini, 2007 sezonunda Antakya pamuğunun ortalama
fiyatının Adana ve Urfa pamuğunun fiyatının altında gerçekleşmesinin sebebinin
Antakya pamuğunun anılan sezonda yağmur yemesi olduğunu, yağmur yemeyen
pamuklar için ise fiyatın yine yüksek gerçekleştiğini belirtmiştir.
I.3.1.9. Şikayetçilerle Yapılan Görüşmeler 470
Önaraştırma çerçevesinde 27.5.2008 tarihinde şikayetçiler ile görüşülmüştür.
Şikayetçiler kütlü pamuğu oluşturan çekirdek (çiğit) ve pamuk lifinin ayrı ayrı ticari
değerinin bulunduğunu, 2007 yılında dünya genelinde yağlı tohum fiyatlarının artması
sonucunda pamuk çekirdeği fiyatlarının da arttığını ancak Antakya bölgesindeki çırçır
fabrikalarının aralarında anlaşarak bu artışı kütlü pamuk üreticilerine
yansıtmadıklarını belirtmişlerdir. Antakya Ticaret Borsası’nın her yıl çırçırlama
ücretlerini belirlediğini ifade eden şikayetçiler, bir süredir bu ücretlerin de ilan
edilmediğini, borsanın ağırlıklı olarak çırçır fabrikası işletenlerden kurulu olmasının
çırçır fabrikalarının aralarında anlaşmalarını kolaylaştırdığını, Antakya dışına kütlü 480
pamuk satışı yapmanın nakliye maliyeti ve alım yapacak tacirle ilgili ticari güvenin
sağlanmasının zor olması sebebiyle mantıklı olmadığını, geçtiğimiz yıla kadar
Antakya pamuğunun fiyatının İzmir Borsasında belirlenenin yaklaşık %10 altında ve
Adana ve Urfa pamuğu fiyatlarının ise üzerinde gerçekleştiğini, 2007 sezonunda çiğit
fiyatındaki artışın kütlü pamuk fiyatına yansıtılmaması nedeniyle fiyatların diğer
bölgelere nispeten düşük kaldığını da ayrıca eklemişlerdir.
29.5.2008 tarihinde ise Antakya Dedeman Oteli’nde şikayetçiler ile görüşülmüştür.
Şikayetçiler, çırçır fabrikalarının yetkililerinin aralarında anlaşarak çiğit fiyatlarındaki
artışı kütlü pamuk fiyatına yansıtmadıklarını ve bu nedenle de geçen sene ilk defa 490
Adana pamuğunun Antakya pamuğundan yüksek fiyata satıldığını dile getirmişlerdir.
İlaveten, Çukobirlik’in çiğit fiyatındaki artışı kütlü pamuk fiyatına yansıttığından kütlü
pamuğa %10 fazla fiyat verdiğini, önceki dönemlerde ürünlerini çırçır fabrikalarında
çırçırlatarak preseli pamuk ve çiğitlerini kendilerinin bağımsız olarak sattıklarını, fakat
son dönemde kendilerinden çırçırlama ücreti olarak çok yüksek miktarlar talep
edildiğini, bu nedenle kütlü pamuklarını bir bütün olarak çırçır fabrikalarına satmak
durumunda bırakıldıklarını ifade etmişlerdir.
I.3.2. Hukuki Değerlendirme
500
Şikâyete konu olan pazar tipik bir tarımsal üretim piyasasıdır. Söz konusu
piyasalarda rekabetin seviyesini, ağırlıklı olarak piyasada faaliyet gösteren aktörlerin
güç dengeleri belirlemektedir. Bu piyasalarda çok sayıda çiftçi ürünlerini, ya
doğrudan bu ürünleri işlemek üzere talep eden yine sınırlı sayıdaki işleyiciye ya da
bu iki kesim arasında ürün akışını sağlayan aracılara sunmaktadır. Bu yapının bir
sonucu olarak, tarımsal piyasalarda güç dengesi birincil üreticilerin aleyhine
olabilmektedir. Ancak piyasa ve ürünlerin kendilerine has özellikleri ve üst
pazarlardaki dinamikler sebebiyle bu güç dengesi her zaman üretici aleyhine
gerçekleşmeyebilir. Kütlü pamuk alım satım pazarında çırçır ve prese fabrikalarının
üstlendikleri rol, işlenmemiş ürünü işleyerek sınai teşebbüslere hammadde sağlayan 510
aracı rolüdür. Bu çerçevede, anılan bölgede kütlü pamuk fiyatının oluşumunu
incelenmek gerekmektedir.
08-41/567-215
12
I.3.2.1. Kütlü Pamuk Fiyatlarının Oluşum Süreci
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, yörede genel olarak kütlü pamuk satışında
emanet usulünün uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu sisteme göre Ağustos ayından
itibaren hasadı yapılan kütlü pamuk, çiftçi tarafından çırçır-prese fabrikasına
getirilmekte, tartısı ve elyaf randıman oranı alınarak çırçır fabrikası tarafından teslim 520
alınmaktadır. Bu noktada, mali mevzuat gereği o an geçerli fiyat üzerinden müstahsil
makbuzu kesilerek çırçır fabrikası tarafından randımanına2 göre satın alınmaktadır.
Ancak bu aşamada belirlenen fiyat kesin fiyat olmayıp ilgili mevzuattan kaynaklanan
makbuz kesme zorunluluğunu3 karşılamak için belirlenen tahmini bir değerdir.
Kütlü pamuk alımında ilk fiyat beklentilere göre tahmini bir değer olarak
oluşturulurken asıl fiyat iplik üreticileri veya tekstil firmalarının elyaf pamuk alımı
sırasında, bir alt pazarda oluşmaktadır. Bölgede üretilen pamuk çırçırlandıktan sonra
genellikle bölgede alım yapan iplik/tekstil firmaları tarafından toplanmakta, zaman
zaman da talep ve fiyat durumuna göre farklı bölgelerden gelen ajan ya da tacirler 530
tarafından satın alınmaktadır. Temel olarak nakliye maliyetleri ve alıcıyla kurulacak
güven ilişkisinin zorluğu nedeniyle ürünün fiziken başka bölgelerdeki alıcılara
sunulmak üzere taşınması oldukça zor görünmektedir. Diğer taraftan, genel fiyat
seviyesi görece yüksek olmasına rağmen İzmir Ticaret Borsası’nın “Ege Pamuğu”
coğrafi işaret ve sertifikasyon kuralları çerçevesinde bu borsaya ürün gönderilerek
işlem yapılması da mümkün görünmemektedir.
Bununla birlikte, her ne kadar pamuğun fiziken nakli zor ise de Antakya yöresindeki
pamuk fiyatları Türkiye’den ya da dünyadan soyutlanmış değildir. Modern iletişim
imkanları sayesinde üreticiler, tacirler, aracılar ve alıcılar gerek Türkiye’nin gerekse 540
de dünyanın farklı bölgelerindeki fiyat hareketlerini takip etmekte bu da fiyatların
bahse konu yerlere göre ayarlanmasını sağlamaktadır. Çırçırlanmış pamuktan elde
edilen çiğit genellikle bölgede bulunan az sayıda yağ firmasına satılmaktadır. Elyaf
pamuk fiyatları her ne kadar diğer bölgelerden etkilenmekte ise de alım pazarında
çırçır fabrikalarının karşısında çok fazla sayıda seçenek bulunmamaktadır. Bu durum
ise fabrikalar arasındaki rekabeti artırmaktadır. Aralarında herhangi bir kartel
bulunmadıkça fiyatları belirleme gücü yüksek olmayan teşebbüsler kısıtlı zamanda
(çırçırlama sezonu Ağustos – Kasım ayları olup istisnai durumlarda Ocak ayına kadar
uzayabilmektedir) mümkün olduğu kadar çok ürün işleyerek karlarını artırma yoluna
gitmeye çalışmakta bu da aralarında mümkün olan en üst seviyede fiyat rekabeti 550
oluşturmaktadır. Nitekim yapılan incelemelerde de teşebbüslerin kütlü pamuk alım ve
çiğit fiyatlarını belirlediklerine dair herhangi bir bulguya rastlanılmamıştır.
Çırçır fabrikaları tarafından işlenmiş pamuğun (elyaf pamuk) satışı sırasında Türkiye
ve dünya piyasalarının etkisi altında oluşan elyaf pamuk fiyatı, randıman kriterinin
kullanılmasıyla beraber çiftçi tarafından teslim edilmiş olan kütlü pamuğun fiyatını
dolaylı biçimde oluşturmaktadır. Üretici tarafından çırçır fabrikasına teslim edilen
pamuğun randımanının elyaf pamuk fiyatıyla çarpılması sonucu kütlü pamuğun
değeri bulunmaktadır. Çırçırlama işlemi ile kütlü pamuktan ayrılan çiğit ve linter ise
2 Randıman terimi burada 100kg kütlü pamuktan işleme sonucu elde edilecek lif miktarını göstermektedir. Örneğin
100kg ve 30 randıman kütlü pamuktan 30 kg lif (elyaf) elde edilmektedir.
3 Ürünün teslim anında fatura veya müstahsil makbuzu kesilmesi Vergi Usul Kanunu açısından zorunlu olduğu
gibi ilgili mevzuat bölümünde açıklandığı üzere çiftçi destek sisteminden faydalanmak isteyen üretici de ilgili
makama müstahsil makbuzunu ibraz etme zorunluluğunu haizdir.
08-41/567-215
13
özellikle yağ ve hayvan yemi fabrikalarına satılmakta ve çırçır-prese fabrikalarının 560
karının esas kaynağını oluşturmaktadır. Aralarındaki ticari ilişkinin niteliğine veya
fabrikanın içinde bulunduğu ticari koşullara göre çırçır-prese fabrikaları çiğit
fiyatlarında oluşan artışları da çiftçiye yansıtabilmektedir. Fakat bu noktada dikkat
çekilmesi gereken nokta şudur ki, yöredeki yaygın ticari teamül gereği uygulanan
emanet usulünde çiftçi çırçırlama ya da depolama işlemi için herhangi bir ücret
ödememekte, çiğit gelirleri bu kalemler karşılığı olarak çırçır fabrikalarına
bırakılmaktadır. Çiftçi fiyatları beğendiği noktada hesap kestirdiğinde tüm ürünün
mülkiyetiyle beraber her türlü risk ve kazanç da çırçır fabrikasına geçmektedir. Bu
noktadan itibaren gerek elyaf pamuk gerekse de çiğit fiyatlarında meydana gelecek
artışlar ya da azalışlar teknik olarak çırçır fabrikasına kalmaktadır. Buna rağmen, 570
üretici ile olan dostane ilişkiler çerçevesinde fiyatlarda artış olduğunda bunu çiftçiye
belli oranda fark ödeyerek yansıtan bulunduğu gibi hiç yansıtmayan da
bulunmaktadır. Bu hususta takdir ilgili çırçır işletmesindedir. Rekabet Hukuku
bakımından dikkat edilmesi gereken nokta ilgili işletmeler arasında bu konuda bir
anlaşma ya da uyumlu eylem bulunup bulunmadığıdır. Önaraştırma kapsamında
yapılan incelemelerde çiğit fiyatlarındaki artışın teşebbüslerin aralarında yapılan bir
anlaşma neticesinde üreticiye yansıtılmadığı yönünde herhangi bir belge ve/veya
bulguya rastlanmamıştır.
Kütlü pamuk fiyatlarında ya da çiğitteki fiyat artışlarının üreticiye yansıtılıp 580
yansıtılmaması konusunda herhangi bir anlaşmaya yönelik emare bulunmamakla
birlikte, teşebbüslerin fiyatlama davranışlarında bir paralellik bulunup bulunmadığının
tespiti açısından teşebbüslerden alınan müstahsil makbuzlarında görülen fiyatların
aylık bazda ortalamalarına, karşılaştırılmalı olarak Tablo 2’de yer verilmektedir:
Tablo 2. Ortalama Fiyat Tablosu (YTL)
Altınbaşak Özbuğday Nalçabasmaz Çolakoğlu S. Mıstıkoğlu Antgıda En az En Çok
Eyl.05 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Eki.05 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Kas.05 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Eyl.06 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Eki.06 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Kas.06 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Ara.06 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Eyl.07 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Eki.07 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Kas.07 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Ara.07 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Oca.08 (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Tablodan da görüldüğü gibi ilgili teşebbüslerin kütlü pamuk alım fiyatları arasında bir
paralellik olmayıp iddia edildiğinin tam aksine rekabet koşullarının hali hazırda
sağlıklı olduğu bir pazar yapısı ile karşılaşılmıştır. 590
Dolayısıyla, ilgili pazarda oluşan fiyatların yalnızca kütlü pamuk piyasası aktörleri
tarafından belirlenmediği, fiyatın büyük oranda ardıl pazarlarda yer alan oyuncular,
08-41/567-215
14
Türkiye genelindeki fiyatlar ve tarım ürünlerine özgü dinamikler çerçevesinde
oluştuğu, bu durumun ise çırçır-prese fabrikaları arasında rekabeti artırıcı bir unsur
olduğu, tespit edilmiştir. Şikayetin; ilgili pazarda geçerli emanet usulü çerçevesinde
kütlü pamuk fiyatlarının çiğit ve elyaf olarak iki unsurdan oluştuğuna ilişkin anlayışa
bağlı olarak, çiğit fiyatlarında yaşanan artışının yansıtılması beklentisinden
kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.
600
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
Antakya bölgesinde faaliyet gösteren çırçır-prese fabrikalarının aralarında anlaşarak,
kütlü pamuk alım fiyatlarını belirlemek ya da çiğit fiyatlarındaki artışı üreticilere
yansıtmamak biçiminde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerini gösterir
herhangi bir belge ya da bulguya rastlanamadığından, anılan teşebbüsler hakkında
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 610
Full & Egal Universal Law Academy