Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-2-99
Karar Sayısı : 08-43/586-219 (Önaraştırma)
Karar Tarihi : 3.7.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : Hakan Suat ÖLMEZ, Ümit Nevruz ÖZDEMİR
C. ŞİKAYET EDENLER: Gizlilik talebi vardır.
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : - Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Turgut Özal Bulvarı, 06103, Aydınlıkevler, Ankara
E. DOSYA KONUSU : Rekabet Kurulu’nun 22.12.2005 tarih, 05-87/1199-
348 sayılı kararının Danıştay 13. Dairesi’nin 20.11.2007 tarih ve 2006/2052
E., 2007/7582 K. sayılı ve 2006/2173 E., 2007/7593 K. sayılı kararları ile 20
iptali ertesinde, Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin Uzak Mesafe Telefon
Hizmeti işletmecilerinin iktisadi faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiaları ile bu
işlem ve eylemlere yönelik geçici tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin
dosyanın yeniden değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : Başvuruda özetle Türk Telekomünikasyon
A.Ş.’nin (Türk Telekom);
Çağrı sonlandırma konusunda;
Arabağlantı sürecini keyfi bir şekilde uzattığı,
Referans arabağlantı tarifesinin onaylanmamasını gerekçe
göstererek imzadan kaçındığı, 30
Standart Arabağlantı Referans Ücretini uygulamadığı,
Arabağlantı ücretlerinde ayrımcılık yaptığı,
Peak/off peak uygulamasını Uzak Mesafe Telefon Hizmeti (UMTH)
işletmecilerine yansıtmadığı,
Çağrı başlatma konusunda;
Alternatif teknolojilerin kullanılmasını engellediği,
No.7 olmayan santrallerden çağrı başlatılmasını engellediği,
Bazı Türk Telekom abone gruplarını UMTH işletmecilerine kapattığı,
Ankesörlü telefonlardan UMTH hizmetinin sunulmasını engellediği
ve telefon kartlarında ayrımcılık yaptığı, 40
Çağrı taşıma konusunda kiralık hatlar üzerinden çağrı başlatılmasını
engelleme odaklı eylemlerde bulunduğu,
ve ayrıca;
08-43/586-219
2
Bazı İl Telekom Müdürlükleri aracılığıyla UMTH işletmecilerinin
faaliyetleri konusunda aboneleri yanlış bilgilendirdiği,
UMTH işletmecilerinin faaliyete geçebilmesi için yapması gereken
hazırlıkları bilinçli olarak yapmadığı,
Şikayetçilerin trafiğini bilinçli olarak kestiği
iddia edilerek, Türk Telekom’un söz konusu uygulamalar yoluyla UMTH
işletmecilerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve bu uygulamaların 4054 sayılı 50
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği belirtilmektedir. Bu çerçevede şikayetçiler,
Türk Telekom hakkında doğrudan soruşturma açılmasını, söz konusu
uygulamalara yönelik tedbir kararı alınmasını ve şikayet eden teşebbüslerin
kimliklerinin gizli tutulmasını talep etmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 06.10.2005 tarih ve 7019
sayı ile giren başvuru üzerine 4502 sayılı Kanun'la değişik 2813 sayılı Telsiz
Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 10.10.2005 tarih ve 4218 sayılı yazı ile
Telekomünikasyon Kurumu(TK)’ndan görüş talep edilmiş, söz konusu görüş
21.11.2005 tarih ve 8219 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. TK’nın
belirtilen görüşü de dikkate alınarak düzenlenen 16.12.2005 tarih ve 2005-2-60
99/İİ-05-Öİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 19.12.2005 tarih ve REK.0.06.00.00-
110/202 sayılı Başkanlık önergesi ile 05-87 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
Rekabet Kurulu’nun aldığı 22.12.2005 tarih ve 05-87/1199-348 sayılı karar,
Danıştay 13. Dairesi’nin 20.11.2007 tarih, 2006/2052 Esas, 2007/7582 Karar
sayılı ve 2006/2173 Esas ve 2007/7593 Karar sayılı kararları ile iptal
edilmiştir. Bunun üzerine hazırlanan 11.4.2008 tarih ve 2008-2-71/BN-08-AD
sayılı Bilgi Notu Kurul’un 24.04.2008 tarih ve 08-30/370-M sayılı toplantısında
görüşülmüş, başvurunun yeniden değerlendirilmesi için 4054 sayılı Kanun’un
40. maddesinin 1. fıkrası ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 70
55. maddesinin 1. fıkrası uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Yapılan önaraştırma çerçevesinde, 4502 sayılı Kanun'la değişik 2813 sayılı
Telsiz Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 02.06.2008 tarih ve 1837 sayılı yazı
ile TK’dan görüş talep edilmiş anılan görüş 20.06.2008 tarih ve 3914 sayı ile
Kurum kayıtlarına ulaşmış; TK Görüşü de dikkate alınarak hazırlanan
27.6.2008 tarih ve 2005-2-99/ÖA-08-HSÖ sayılı Önaraştırma Raporu
2.7.2008 tarih ve REK.0.06.00.00-110/206 sayılı Başkanlık önergesi ile 08-43
sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; şikayetçilerin UMTH
işletmecilerinin faaliyetlerini zorlaştırdığına yönelik şikayetine ilişkin olarak, 80
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma
açılmasına gerek bulunmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Telekomünikasyon Kurumu Görüşü
TK tarafından gönderilen 20.06.2008 tarih ve 3914 sayılı ile Kurum kayıtlarına
giren görüşte, Rekabet Kurumu kayıtlarına 21.11.2005 tarih ve 8219 sayı ile
giren 16.11.2005 tarih ve 34832-17901 sayılı yazı ekinde gönderilen görüşe
ilave edilecek bir husus bulunmadığı belirtilmektedir.
08-43/586-219
3
Rekabet Kurumu kayıtlarına 21.11.2005 tarih ve 8219 sayı ile giren
16.11.2005 tarih ve 34832-17901 sayılı yazı ekinde gönderilen görüşte 90
şikayet dilekçesinde yer verilen şikayet konularına ilişkin çeşitli hususlara
değinilmiştir.
Bu çerçevede, TK, şikayet dilekçesindeki çağrı sonlandırmaya yönelik
iddialara ilişkin olarak;
- Şikayetçilerden birinin Türk Telekom ile 17.8.2004 tarihinde arabağlantı
sözleşmesi yaptığı, buna karşılık diğer şikayetçilerin Türk Telekom ile
arabağlantıya ilişkin anlaşma tesis edemedikleri; şikayetçilerden birinin
18.8.2004 tarihinde, diğerinin ise 19.8.2004 tarihinde uzlaştırma
prosedürü için TK’ya başvurduğu ve bu kapsamda 15.9.2004 tarih ve
2004/509 sayılı Telekomünikasyon Kurulu kararı ile uzlaştırma 100
prosedürünün işletilmeye başlandığı,
- Söz konusu uzlaştırma prosedürü devam ederken, şikayetçilerden
birinin 21.10.2004 tarihinde, diğerinin ise 2.12.2004 tarihinde
uzlaştırma prosedürünü beklemeksizin kendi inisiyatifleri ile arabağlantı
sözleşmesi imzaladıkları, bu nedenle, bu süreçte şikayetçiler ile Türk
Telekom arasındaki uzlaştırma sürecinin sona erdirildiği, TK’nın
uzlaştırma süreçleri devam eden diğer UMTH işletmecilerine
uygulanmak üzere geçici ücretleri 27.12.2004 tarihinde belirlediği,
- Standart arabağlantı referans ücret tarifelerinin, 406 sayılı Kanun’un
10. maddesi hükmü uyarınca, ilgili işletmecilerin, uygun olduğu ölçüde, 110
kendi standart hüküm ve şartları içine dahil edebilecekleri ücretler
olduğu,
- Türk Telekom’un peak/off peak uygulamasının, UMTH işletmecilerinin
sunmaya yetkili olmadığı yerel (şehir içi) aramalar için söz konusu
olduğu,
- Ayrıca Türk Telekom ile UMTH işletmecileri arasında imzalanan
arabağlantı sözleşmelerinin mevzuat kapsamında TK tarafından
incelenmekte olduğu, sözleşmelerde mevzuata aykırı bulunan
hususlara ilişkin olarak gerekli değişikliklerin yapılması sürecinin devam
ettiği belirtilmiştir. 120
Çağrı başlatma ve çağrı taşıma ile ilgili iddialara ilişkin olarak ise, TK
Görüşü’nde;
- ISDN PRI1 hizmetlerinin UMTH işletmecileri tarafından kullanılmasına
izin verilmemesi ile ilgili olarak; TK’ya da şikayette bulunulduğu ve
TK’nın konunun çözümüne ilişkin olarak 10.1.2005 tarih ve 2005/21
sayılı kararı aldığı ve söz konusu kararda; UMTH işletmecilerinin,
yurtdışından gelen çağrıları telefon hizmeti sunan işletmecilerde
sonlandırabilecekleri ve telefon trafiğini taşıyabilecekleri, UMTH
işletmecilerinin, şebekeler arası trafik aktarımına yönelik olarak ISDN
de dahil olmak üzere her türlü teknolojiyi kullanabilecekleri, Türk 130
Telekom’un bu talepleri karşılamakla yükümlü olduğu, UMTH
işletmecilerinin internet şebekesinden çağrı başlatarak arama ofisi
kurabilecekleri hususlarının karara bağlandığı, alınan kararın tüm
1 Integrated Services Digital Network Primary Rate Interface
08-43/586-219
4
işletmecilere tebliğ edildiği ve Türk Telekom’un Telekomünikasyon
Kurulu kararına uyması yönünde çeşitli tedbirler alındığı,
- Şikayet dilekçesinde arabağlantı için No.7 olmayan santrallerden çağrı
başlatılamaması yönündeki şikayete ilişkin olarak ise, No.7
sinyalleşmesinin tüm dünyada genel olarak arabağlantı linkleri için
kullanıldığı fakat farklı bir yöntemle arabağlantı yapılmasının önünde
hukuki bir engel bulunmadığı, 140
- Bazı abone gruplarının (Yazlık Hat, Hesaplı Hat gibi) UMTH
işletmecilerine kapatıldığı iddiasına ilişkin olarak, telekomünikasyon
sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin sundukları
telekomünikasyon hizmetlerinin karşılığında kullanıcılardan talep
edecekleri ücretlerin 28.8.2001 tarih ve 24507 sayılı Resmi Gazete’de
yayınlanarak yürürlüğe giren Tarife Yönetmeliği kapsamında
düzenlendiği, bununla birlikte 31.12.2003 tarih ve 25333 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Tarifelerine Tavan Fiyat Yönteminin Uygulanmasına Yönelik Usul ve
Esaslara İlişkin Tebliğ2” (Tavan Fiyat Tebliği) ile Türk Telekom’a bu 150
tebliğ kapsamında tarife seçeneği sunma serbestisi getirildiği, bu
çerçevede Türk Telekom’un uygulamaya koyduğu ve şikayete de konu
olan tarife paketlerinin 29.6.2004 tarihinde Telekomünikasyon Kurulu
tarafından onaylandığı ve ayrıca Telekomünikasyon Kurulu’nun Türk
Telekom’un abonelerini bilgilendirmek şartıyla resen “Hesaplı Hat”
tarife paketine geçirmesini de uygun bulduğu
ifade edilmektedir.
Türk Telekom’un teknik ve ekonomik hususları bahane ederek UMTH
işletmecilerinin faaliyetlerini geciktirme taktikleri uyguladığı yönündeki
iddialara ilişkin olarak, Telekomünikasyon Kurulu’nun 18.08.2005 tarihli ve 160
2005/563 sayılı kararında;
- İlgili mevzuat ve konuyla ilgili Telekomünikasyon Kurulu’nun 4.5.2004
tarihli kararı çerçevesinde,
1- İller arası ve teknik imkanlar dahilinde uluslararası çağrılar için tek
kademeli yöntem (tüm numaraların Türk Telekom şebekesine ait
platformda kesintisiz olarak çevrilmesi) ile B tipi UMTH
işletmecilerinin hizmet sunmasına yönelik olarak, Türk Telekom‘un
söz konusu Telekomünikasyon Kurulu kararının tebliğ tarihinden
itibaren 1 ay içerisinde uygulamayı başlatması,
2- Bu kapsamda, B tipi UMTH işletmecileri üzerinden hizmet almak 170
isteyen abonelerin tek kademeli yöntem ile tüm uluslararası
aramaları yapabilmesine yönelik gerekli hazırlıkların tamamlanması
ve taşıyıcı seçim kodu kapasitesi dolayısıyla 10XYZ şeklindeki beş
haneli taşıyıcı seçim kodu yapısına geçilmesi gerekli
2 31.12.2003 tarih ve 25333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Türk
Telekomünikasyon A.Ş.’nin Bazı Hizmetlerine İlişkin Tarifelerin Tavan Fiyat Yönteminin
Uygulanmasına Yönelik Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ” hükümleri “Sabit Telefon Şebekesine
Erişim veya Sabit Şebeke Üzerinden Arama Hizmetlerine Yönelik İlgili Piyasalarda Etkin
Piyasa Gücüne Sahip İşletmecilerin Bazı Hizmetlerine İlişkin Tarifelerin Tavan Fiyat Yöntemi
ile Onaylanmasına Yönelik Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ” ile yürürlükten kaldırılmıştır.
08-43/586-219
5
olabileceğinden, Türk Telekom’a, şebekesinde bu hususu dikkate
alarak gerekli hazırlıkları yapması için 3 ay ilave süre verilmesi,
3- A tipi UMTH işletmecilerinin hizmet sunmalarını teminen, çağrı
bazında taşıyıcı seçimi imkanını engellemeyecek biçimde, taşıyıcı
önseçimi uygulamasının gerçekleştirilmesine yönelik gerekli
hazırlıkları tamamlaması amacıyla Türk Telekom’a 6 ay ek süre 180
verilmesi,
4- Ayrıca iyileştirme ve yenilemeler için gerekli maliyetin Türk Telekom
tarafından karşılanması,
- Arayan abone bilgisinin (CLI) iletilemediği santrallerde, bu santrallere
bağlı abonelerden başlatılacak C Tipi UMTH’ye yönelik çağrılarda Türk
Telekom’un alan içi ücretlendirmeye gitmesi,
- Türk Telekom’un, talep eden UMTH işletmecilerine, UMTH
sunulamayan santrallerin öneklerini (prefikslerini) iletmesi,
- Türk Telekom’un 4.5.2004 tarihli kararında belirtilen sürelere
uymaması nedeniyle uyarılması ve konuyla ilgili olarak yukarıda 190
belirtilen hususların belirtilen sürelerde yerine getirilmemesi halinde
yaptırım uygulanacağı
hususlarının karara bağlandığı ifade edilmektedir.
TK’nın yukarıda yer verilen görüşleri çerçevesinde yaptığı genel
değerlendirmesinde, UMTH yetkilendirmesinde ve bu yetkilendirmelere ilişkin
ortaya çıkması muhtemel sorunlar dahil olmak üzere telekomünikasyon
sektörüne ilişkin düzenleme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerinin TK
yetkisinde olduğu belirtilerek, anılan şikayet ile ilgili düzenlemelerin ve
tedbirlerin TK tarafından yerine getirildiği ifade edilmektedir.
I.2. Değerlendirme 200
Şikayetin konusunu UMTH oluşturmaktadır. UMTH, TK tarafından çıkarılan
Yetkilendirme Yönetmeliği’nin eki olan EK-A9'un “Hizmetin Tanımı ve
Kapsamı” başlıklı 1. maddesinde; "Uzak Mesafe Telefon Hizmeti, işletmecilere
ait her türlü telekomünikasyon şebekesi ve altyapısı üzerinden her türlü
teknolojiyi kullanarak kullanıcılara illerarası ve/veya uluslararası telefon
hizmeti sunulmasını kapsar" şeklinde tanımlanmıştır.
Bu hizmeti sunabilmek için işletmecilerin Yetkilendirme Yönetmeliği’nin yine
EK-A9 numaralı ekinde yer alan koşulları sağlayarak A, B veya C tipi yetki
belgelerinden birini almış olması gerekmektedir. A, B ve C tipi yetki
belgelerinin faaliyet konuları, söz konusu düzenlemede aşağıdaki şekilde 210
tanımlanmıştır:
"A Tipi UMTH İşletmecisi: Taşıyıcı ön seçimi ile hizmet vermeye yetkili
UMTH işletmecisi.
B Tipi UMTH İşletmecisi: Çağrı bazında taşıyıcı seçimi ile hizmet
vermeye yetkili UMTH işletmecisi.
C Tipi UMTH İşletmecisi: Kurum tarafından tahsis edilecek on (10)
haneli numara ile ulaşılabilen UMTH işletmecisi."
Yönetmeliğin takip eden maddelerinde ise illerarası ve uluslararası telefon
hizmetleri tanımlanmaktadır. Bu tanımlara aşağıda yer verilmiştir:
08-43/586-219
6
" İllerarası Telefon Hizmeti: Çağrı başlatma ve sonlandırma noktalarının 220
farklı illerde olduğu veya kullanıcıların sıfır (0) önsabitini çevirerek
eriştikleri telefon hizmeti.
Uluslararası Telefon Hizmeti: Çağrı başlatma noktasının Türkiye’de
sonlandırma noktasının Türkiye dışında olduğu telefon hizmeti ve çağrı
başlatma noktasının Türkiye dışında, sonlandırma noktasının
Türkiye’de olduğu telefon hizmeti."
Yukarıda yer verilen tanımlardan da anlaşılacağı üzere, UMTH ile aynı
pazarda yer alan hizmetler, yerel telefon trafiğinin illerarası ve uluslararası
taşındığı hizmetlerdir. Bir başka ifade ile, Türk Telekom tarafından sunulan
illerarası telefon görüşme hizmeti ile milletlerarası telefon görüşme 230
hizmetlerinin UMTH işletmecilerinin sunduğu hizmetler ile doğrudan birbirine
ikame olan hizmetler olduğu söylenebilir.
Söz konusu hizmetler 2004 yılı öncesinde Türk Telekom’un tekel olarak
sunduğu hizmetlerdir. 31.12.2003 tarihinde Türk Telekom’un tekel hakkının
sona ermesiyle hukuken ve 2004 yılı içerisinde bu alandaki yetkilendirmenin
yapılmasıyla da fiilen uzak mesafe telefon hizmetleri rekabete açılmıştır.
Bununla birlikte, halihazırda illerarası ve uluslararası sabit ses hizmetleri
pazarı Türk Telekom’un kontrolünde bulunmaktadır.
Bu piyasada UMTH işletmecilerinin hizmet sağlayabilmesi, aynı zamanda
Türk Telekom’dan çeşitli hizmetlerin sağlanmasını da gerektirmektedir. Bu 240
hizmetler, Türk Telekom şebekesinden çağrı başlatılması (erişim hizmeti),
Türk Telekom şebekesinde çağrı sonlandırılması (arabağlantı) ve trafiğin
taşınması için gerekli altyapı hizmetlerinden (kiralık hatlar) oluşmaktadır.
UMTH bakımından, bağlantılı pazarları oluşturan söz konusu hizmetlerle ilgili
pazarlarda da Türk Telekom halihazırda hakim durumda bulunmaktadır3.
Bu çerçevede, her biri TK’dan yetki belgesi alarak UMTH işletmecisi olan
şikayetçilerin Türk Telekom hakkındaki iddiaları, temel olarak, Türk
Telekom’un söz konusu işletmecilerin faaliyetlerini zorlaştırmak amacıyla,
çağrı başlatma, taşıma ve sonlandırma alanlarındaki rekabeti kısıtlayıcı
uygulamaları başta olmak üzere, çeşitli eylemler yoluyla ilgili pazarlardaki 250
hakim durumunu kötüye kullandığına yöneliktir. Söz konusu iddiaların 4054
sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesinde, bu iddiaların aynı zamanda
sektörel düzenlemelere tabi olan hizmetlere ilişkin olması nedeniyle 2813
sayılı Kanun’un 7. maddesi hükmü ile öngörüldüğü gibi, öncelikle bu alandaki
düzenlemeler ve TK Görüşü’nün dikkate alınması gerekmektedir.
Telekomünikasyon sektöründe yasal tekelin sona ermesinden sonra rekabetin
tesis edilmesi ve rekabete daha önceden açık olmakla birlikte etkin rekabetin
3 Türk Telekom, Telekomünikasyon Kurulu’nun 21.2.2006 tarih ve 2006/DK-10/142 sayılı
kararı ile perakende seviyede sabit telefon şebekesine erişim hizmeti piyasasında (düşük
seviyede ve yüksek seviyede erişim kısımlarının tamamında); -coğrafi olmayan numaralara
yapılan aramalar ile mobile doğru yapılan aramalar dahil olmak üzere- sabit bir yerde sunulan
iliçi, illerarası ve uluslararası telefon arama hizmetleri piyasalarında; perakende seviyede
sunulan 2 Mbit/sn üzeri kiralık devrelere, uluslararası kiralık devrelere ve ulusal bazda
kapasite sağlayan diğer kiralık devre hizmetlerine (ATM, F/R, Metro Ethernet, G.SHDSL vb.)
ilişkin ilgili piyasa(lar)da, sabit şebekede toptan çağrı başlatma piyasasında ve sabit
şebekede toptan çağrı taşıma piyasasında, kendi şebekesi üzerinde toptan çağrı sonlandırma
piyasasında Etkin Piyasa Gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmiştir.
08-43/586-219
7
bulunmadığı alanlarda rekabetin sağlanması bakımından sektöre özgü
düzenlemeler yapılmaktadır. Rekabete yeni açılan bir alan olması ve aynı
zamanda ilgili hizmetin verilebilmesi için gerekli hizmetlerin de fiilen tekel olan 260
işletmeciden sağlanmasının zorunlu olması nedeniyle, UMTH, sektöre özgü
telekomünikasyon düzenlemelerinin yoğun olarak yapıldığı alanların başında
gelmektedir. Yine şikayet dilekçesinde yer verilen iddiaların önemli bir kısmını
içeren erişim ve arabağlantı konularının düzenlenmesi de sektörel
düzenlemelerin ve sektörel düzenleyicilerin işlevleri arasında yer almaktadır.
Bu çerçevede, arabağlantıya ilişkin olarak 406 sayılı Kanun’un 10.
maddesinde;
“Bütün işletmecilerin ve kişisel telekomünikasyon tesislerini kullananların
ara bağlantı talepleri, ilgili mevzuatta belirlenen haller saklı kalmak üzere,
ara bağlantı sağlama yükümlülüğü olan işletmeciler tarafından karşılanır. 270
Ara bağlantı sağlama yükümlülüğü olan işletmeciler, bu maddeye
dayanarak çıkarılacak yönetmelik çerçevesinde Kurum tarafından
belirlenir. Ancak, Türk Telekom her halde ara bağlantı sağlama görev ve
yükümlülüğüne tabidir. Kurum tarafından ara bağlantı sağlama
yükümlülüğü getirilen işletmeciler ve Türk Telekom “arabağlantı
yükümlüsü” olarak anılır.
… Ara bağlantı sağlanmasına ilişkin teknik olarak imkan dahilinde olan
ve ekonomik olarak orantısız maliyetler ihtiva etmeyen talepler, makul ve
haklı sebepler saklı kalmak üzere kabul edilir.
… Şebekeler arasında arabağlantı sağlanmasına yönelik olarak 280
işletmeciler arasında yapılacak anlaşmalar, bu Kanuna ve ilgili diğer
mevzuata uygun olarak taraflar arasında imzalanır ve gerekli teknik
hükümleri, koşulları ve ücretleri de ihtiva eder. Bu tür tüm anlaşmalar ile
bunların ekleri ve değişikliklerinin bir tasdikli sureti Kurum’a sunulur.
… Ara bağlantı anlaşması ilk talepten itibaren azami üç ay içerisinde
sonuçlandırılamadığı takdirde, Kurum, ara bağlantı talep eden tarafın
başvurusu halinde, kamu menfaati gözetilerek belirleyeceği esaslar
çerçevesinde taraflar arasında uzlaştırma prosedürü işletir ve kamu
menfaati açısından makul ve gerekli gördüğü diğer tedbirleri alabilir.
Kurum’un bu prosedürü başlatmasından itibaren Kurum tarafından bir 290
dört hafta daha uzatılabilecek olan altı haftalık bir süre içinde tarafların
bir anlaşmaya varamamaları halinde, Kurum bu arabağlantı anlaşması
için uygun gördüğü hüküm, koşul ve ücretleri belirlemeye yetkilidir. Bu
hüküm, koşul ve ücretler, taraflar aksini kararlaştırmadıkça veya
kararlaştırılıncaya kadar geçerli olur.
Kurum; ilgili işletmecilerin, uygun olduğu ölçüde kendi standart hüküm ve
şartları içine dahil edebilecekleri, standart arabağlantı referans ücret
tarifeleri yayınlar ve gerektiğinde bunları değiştirir. Kurum; bu maddenin
uygulanma esaslarını ve standart referans tarifeleri, arabağlantı ve
roaming anlaşmalarının tabi olduğu ayrıntıları gösteren yönetmelikler 300
çıkarır ve standart referans tarifeleri, şebeke ara bağlantıları ve roaming
ile ilgili anlaşmaların telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesinde ve
altyapının işletiminde serbest rekabeti engelleyici sonuçlara yol
açmayacak tedbirleri alır, gerektiğinde 7.12.1994 tarihli ve 4054 sayılı
Kanun hükümleri çerçevesinde Rekabet Kurumuna başvurabilir.”
08-43/586-219
8
hükümleri mevcuttur.
14.6.2007 tarih ve 26552 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
giren ve kapsamı “işletmecilerin erişim ve arabağlantıya ilişkin hak ve
yükümlülükleri ile söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesinde
uygulanacak hükümler” olarak belirlenen Erişim ve Arabağlantı 310
Yönetmeliği’nin 10(2) maddesinde “..Kurum, ayrım gözetmeme yükümlülüğü
getirilen işletmecilere referans erişim ve/veya arabağlantı teklifleri hazırlama
yükümlülüğü getirebilir” ve 10(4) maddesinde “Kurum, 5 inci maddede
belirtilen ilkeleri göz önünde bulundurarak, referans erişim ve/veya arabağlantı
tekliflerinde değişiklik yapılmasına karar verebilir. İşletmeciler, Kurumun talep
ettiği değişiklikleri belirtilen biçimde ve sürede yerine getirmekle yükümlüdür.
İşletmeciler, Kurum tarafından onaylanan veya değiştirilerek onaylanan
teklifleri Kurumun onayını müteakip bir hafta içinde kolay erişilebilir bir şekilde
ve asgari olarak internet sitelerinde yayımlamakla yükümlüdür.” ifadelerine yer
verilmiştir. 320
Benzer şekilde, yönetmeliğin 16. maddesinin 2. fıkrasında TK’nın ilgili
pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebileceği ve bu
işletmecilere arabağlantı dahil olmak üzere, Yönetmeliğin 7 ila 15.
maddelerinde belirtilen yükümlülüklerden birini, birkaçını ya da tamamını
getirebileceği düzenlenmektedir.
Yönetmeliğin 17. maddesinde işletmecilerin erişim ve/veya arabağlantı
tarifelerini Yönetmelikte yer alan ilkeleri göz önüne almaları koşuluyla kendi
aralarında müzakere ederek serbestçe belirleyeceği belirtilmekte ve sözleşme
serbestisi esasına yer verilmektedir.
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasında işletmecilerin arabağlantı tarifelerini 330
Yönetmelikte yer verilen esaslar çerçevesinde serbestçe belirleyebileceği, 2.
fıkrasında ise TK’nın ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere,
tarifelerini maliyet esaslı olarak belirleme yükümlülüğü getirebileceği
belirtilmektedir.
Yönetmeliğin 11(3) maddesinde; “Kurum, tarifelerin maliyet esaslı
belirlenmediğine karar vermesi halinde tarifeleri maliyet esasına göre belirler.
Kurum, tarifeleri maliyet esasına göre belirleyinceye kadar diğer ülke
uygulamalarını ve işletmecilerin maliyet yapılarını uygun olduğu ölçüde
dikkate alarak tarifelere üst sınır koyabilir. Kurumun belirlediği tarifeler
bağlayıcıdır.” ifadelerine yer verildikten sonra, “Uzlaşmazlıkların Çözümü” 340
başlıklı 18. maddesinde işletmecilerin belirli bir süre içinde uzlaşma
sağlayamamaları halinde, taraflardan herhangi birinin TK’dan uzlaştırma
prosedürünün işletilmesini talep edebileceği hüküm altına alınmaktadır. Yine
aynı maddede, uzlaşma sağlanamaması halinde TK’nın anlaşma için uygun
gördüğü ve işletmeciler için bağlayıcı olan hüküm, koşul ve ücretleri
belirlemeye yetkili olduğu ifade edilmektedir.
Yukarıda kısaca belirtilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere,
arabağlantı ve erişim konuları temel olarak sektörel düzenlemeler
çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu çerçevede, TK Görüşü’nde, spesifik olarak
ihlal iddialarına ilişkin düzenleme ve kararlarına yer vermekte, genel olarak da 350
anılan şikayet ile ilgili düzenlemelerin ve tedbirlerin TK tarafından yerine
getirildiğini ifade etmektedir.
08-43/586-219
9
Bu çerçevede, ilgili mevzuat ve TK Görüşü de dikkate alınarak, temel başlıklar
bakımından ihlal iddiaları 4054 sayılı Kanun açısından aşağıda
değerlendirilmiştir.
I.2.1. Çağrı Sonlandırma ile İlgili İddialara Yönelik Değerlendirme
Yukarıda belirtilen arabağlantı ile ilgili mevzuat hükümleri gereği, TK
Görüşü’nde de belirtildiği üzere, şikayetçilerden biri ile Türk Telekom arasında
arabağlantı sözleşmesi imzalanmıştır. Diğer iki şikayetçinin ise Türk Telekom
ile arabağlantıya ilişkin anlaşma tesis edemediklerinden dolayı ise her iki 360
işletmeci için Telekomünikasyon Kurulu’nun 15.9.2004 tarihli kararıyla
uzlaştırma prosedürü işletilmeye başlatılmış, fakat bu iki işletmeci de
uzlaştırma prosedürünü beklemeksizin kendi inisiyatifleri ile arabağlantı
sözleşmesi imzalamışlardır. Telekomünikasyon Kurumu, uzlaştırma süreçleri
devam eden diğer UMTH işletmecilerine uygulanmak üzere geçici ücretleri
ayrıca belirlemiştir. Bu nedenle söz konusu ücretlerin ayrımcı bir uygulamaya
neden olup olmadığının öncelikle telekomünikasyon mevzuatı hükümlerince
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtildiği gibi, telekomünikasyon mevzuatında açıkça belirtilen
arabağlantı uzlaştırma süreçleri TK tarafından işletilmiş, buna rağmen 370
şikayetçi işletmeciler kendi inisiyatifleriyle arabağlantı sözleşmesi
yapmışlardır. Bu nedenle “UMTH lisansı alan teşebbüslerle imzalaması
gereken arabağlantı anlaşmalarına ilişkin süreci kasıtlı bir şekilde uzattığı,
örneğin bir şikayetçinin, ruhsatı almasının ardından ancak 5 ay sonra
arabağlantı görüşmelerine başlayabildiği ve faaliyete başlayabilmek için Türk
Telekom'un önerdiği ücreti mecburen kabul etmek durumunda kaldığı”
ifadesi, Türk Telekom’un hakim durumunu kötüye kullandığına ilişkin bir
gösterge olarak değerlendirilemeyecektir. Kaldı ki, arabağlantı süreci ve
şartları hakkında başvuru mercii TK olup, Rekabet Kurulu, bu düzenlemelere
tamamlayıcı olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde ortaya çıkabilecek 380
rekabet ihlallerini denetlemekle görevlidir.
Standart arabağlantı referans ücret tarifeleri de yine 406 sayılı Kanun’un 10.
maddesi hükmü uyarınca ilgili işletmecilerin uygun olduğu ölçüde kendi
standart hüküm ve şartları içine dahil edebilecekleri ücretler olup, bu konudaki
düzenlemeler ve onaylar TK tarafından yapılmaktadır. Ayrıca, TK’nın standart
arabağlantı referans ücret tarifelerinin yayınlanmadan da arabağlantı
sözleşmeleri yapılabileceğine yönelik bir kararı da mevcuttur. Bu nedenle,
standart arabağlantı referans ücret tarifelerine uyulmadığına yönelik iddialar
da telekomünikasyon mevzuatınca değerlendirilmesi gereken bir husustur.
Dolayısıyla, bu başlık altındaki iddiaların da telekomünikasyon mevzuatı 390
çerçevesinde TK tarafından çözümlenmesi gerekmektedir.
Çağrı başlatmayla ilgili şikayet konularından biri olan peak/off peak
uygulamasına ilişkin olarak; TK Görüşü’nde, Türk Telekom’un peak/off peak
uygulamasının UMTH işletmecilerinin sunmaya yetkili olmadığı yerel (şehir içi)
aramalar için söz konusu olduğu ifade edilmektedir. Peak/off peak tarifesinin
sadece yerel aramalar için geçerli olması nedeniyle, söz konusu uygulamanın
UMTH işletmecileri ile Türk Telekom arasındaki rekabet şartlarını etkileyecek
bir husus olmadığı kanaatine varılmıştır.
08-43/586-219
10
I.2.2. Çağrı Başlatma ve Çağrı Taşıma ile İlgili Değerlendirme
Alternatif teknolojilerin kullanılmasının engellenmesi amacıyla, Türk Telekom 400
tarafından ISDN PRI hizmetlerinin UMTH işletmecileri tarafından
kullanılmasına zorluklar getirilmesiyle ilgili iddialara ilişkin olarak, TK
Görüşü’nde, konunun çözümüne yönelik 10.1.2005 tarih ve 2005/21 sayılı
Telekomünikasyon Kurulu kararının alındığı belirtilmiştir. Ayrıca, Türk
Telekom’un Telekomünikasyon Kurulu kararına uyması yönünde çeşitli
tedbirler alındığı da ifade edilmiştir. Bu nedenle halihazırda bu konuyla ilgili
olarak, mevzuat hükümleri çerçevesinde TK’nın aldığı bir karar mevcut olup,
Rekabet Kurumu nezdinde herhangi bir işlem tesisine gerek bulunmadığı
anlaşılmaktadır.
Şikayet dilekçesinde yer verilen ve arabağlantı için No.7 sinyalleşmesi 410
olmayan santrallerden çağrı başlatılamamasına yönelik iddialara ilişkin olarak
ise, TK Görüşü’nde, No.7 sinyalleşmesinin tüm dünyada genel olarak
arabağlantı linkleri için kullanıldığı, fakat farklı bir yöntemle arabağlantı
yapılmasının önünde hukuki bir engel bulunmadığı belirtilmiştir. Teknik bir
konu olan bu hususun, sektörün teknik düzenleyicisi konumundaki TK Görüşü
çerçevesinde, 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal oluşturabilecek bir husus
olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bazı abone gruplarının (Yazlık Hat, Hesaplı Hat gibi) UMTH işletmecilerine
kapatıldığı iddiasına ilişkin olarak, öncelikle, telekomünikasyon sektöründe
faaliyet gösteren işletmecilerin sundukları telekomünikasyon hizmetleri 420
karşılığında kullanıcılardan talep edecekleri ücretlerin Tarife Yönetmeliği
kapsamında düzenlendiği belirtilmelidir. Ayrıca “Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Tarifelerine Tavan Fiyat Yönteminin Uygulanmasına Yönelik Usul ve Esaslara
İlişkin Tebliğ” ile Türk Telekom’a bu Tebliğ kapsamında tarife seçeneği sunma
serbestisi getirilmiştir. Şikayete konu olan ve Türk Telekom’un uygulamaya
koyduğu tarife paketleri de bu mevzuat hükümleri uyarınca TK tarafından
onaylanmıştır. TK Görüşü’nde Türk Telekom’un abonelerini bilgilendirmek
şartıyla re’sen “Hesaplı Hat” tarife paketine geçirmesini de uygun bulduğunu
belirtmiştir. Bu kapsamda şikayete ilişkin özel mevzuat hükümleri bulunması
ve aynı zamanda konuya ilişkin olarak TK tarafından düzenlemeler yapılması 430
nedeniyle, bu konuda da herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı
sonucuna varılmıştır.
I.2.3. Şikayet Edilen Diğer Konulara İlişkin Değerlendirme
Türk Telekom’un teknik ve ekonomik hususları bahane ederek teknik
uyumluluk konusundaki yükümlülüklerine ilişkin geciktirme taktikleri uyguladığı
yönündeki iddialara yönelik olarak Telekomünikasyon Kurulu’nun 4.5.2004 ve
18.8.2005 tarihlerinde iki karar aldığı anlaşılmaktadır. Anılan kararların
ikincisinde Telekomünikasyon Kurulu’nun, ilgili mevzuat ve 4.5.2004 tarihli
kararı çerçevesinde, B tipi UMTH işletmecileri üzerinden hizmet almak isteyen
abonelerin tek kademeli yöntem ile tüm uluslararası aramaları yapabilmesine 440
ve A tipi UMTH işletmecilerinin hizmet sunmalarını teminen, çağrı bazında
taşıyıcı seçimi imkanını engellemeyecek biçimde taşıyıcı önseçimi
uygulamasının gerçekleştirilmesine yönelik olarak Türk Telekom’un gerekli
hazırlıkları belirtilen süreler içinde yapmasını istemiştir. Ayrıca, ilgili kararda bu
hazırlıkların maliyetinin de Türk Telekom tarafından karşılanacağı
kararlaştırılmıştır. Buna ek olarak Telekomünikasyon Kurulu, Türk Telekom’u
4.5.2004 tarihli Kararı’na uymadığı için uyarmış ve kararda verilen süreler
08-43/586-219
11
içerisinde gerekli hazırlıkları yapmaması durumunda Türk Telekom’u
cezalandıracağını belirtmiştir.
Görüldüğü üzere, Türk Telekom’un UMTH işletmecilerinin hizmet 450
sunabilmeleri için gerekli teknik hazırlıkları yapmadığına ve bu hazırlıkların
tamamlanması için Telekomünikasyon Kurulu’nun verdiği sürelere riayet
etmediğine yönelik iddialar, telekomünikasyon mevzuatı hükümleri
çerçevesinde TK tarafından değerlendirilmiş ve yukarıda belirtilen kararlar
alınmıştır. Dolayısıyla, Rekabet Kurulu tarafından bu konuda herhangi bir
işlem yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
Daha önce belirtildiği gibi, TK Görüşü’nde, dosya konusu şikayetin bütününe
yönelik olarak, UMTH yetkilendirmesinde ve bu yetkilendirmelere ilişkin ortaya
çıkması muhtemel sorunlar dahil olmak üzere telekomünikasyon sektörüne
ilişkin düzenleme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerinin TK’nın yetkisi 460
dahilinde olduğunu belirterek, anılan şikayet ile ilgili olarak düzenlemelerin ve
tedbirlerin TK tarafından yerine getirildiğini ifade etmektedir.
Yukarıda yer verilen ana şikayetler dışında, Türk Telekom’un bazı bölgelerde
müşterilere, UMTH işletmecilerinin kalitesiz hizmet sundukları yönünde
kötüleyici ifadeler kullandığına yönelik haksız rekabet iddiaları ise 4054 sayılı
Kanun kapsamında ele alınamayacak hususlardır. UMTH işletmecilerinin
ankesörlü telefonlardan çağrı başlatmada sorun yaşamaları hususu ise
yukarıda açıklanan telekomünikasyon mevzuatı çerçevesinde yine TK
nezdinde çözümlenmesi gereken bir husustur.
Şikayetçiler ayrıca, Rekabet Kurulu’nun, ihlal iddialarını ayrı ayrı 470
değerlendirmesi yerine, bu eylemlerin UMTH işletmelerinin faaliyetlerini
zorlaştırmaya dönük belli bir amaca odaklandığını dikkate alarak, iddiaların bir
bütün olarak değerlendirmesini talep etmektedir. Bu kapsamda yukarıda ayrı
ayrı değerlendirilen ve esasen telekomünikasyon mevzuatı hükümleri
çerçevesinde ele alınan ve alınması gereken hususlar olduğu sonucuna
ulaşılan ihlal iddialarının, bir bütün olarak değerlendirildiğinde de sonucun
farklı olmayacağı anlaşılmıştır. Şöyle ki, esasen telekomünikasyon sektöründe
kabul edilen sektöre özgü düzenlemelerin temel mantığı, rekabete yeni açılan
piyasalarda rekabet aksaklıklarını gidermek ve bu piyasalara girmeye çalışan
teşebbüslerin lehine olarak yerleşik işletmecinin davranışlarını rekabetin 480
tesisine imkan sağlayacak şekilde düzenlemektir. Bu çerçevede, daha önce
de belirtildiği gibi, UMTH piyasasına yönelik olarak sektöre özgü mevzuat ve
bu mevzuatı uygulamakla görevli TK mevcuttur. Ayrıca yukarıda da belirtildiği
gibi TK, ihlal iddialarına yönelik olarak benzer şikayetlerle karşılaşmış, bu
şikayetlere yönelik bazı kararlar almış ve mevzuatta öngörülen süreçleri
(uzlaştırma prosedürü gibi) işletmiştir. Yine, ihlal olduğu iddia edilen
hususlardan bazıları (bazı abonelerin resen ‘hesaplı hat’a geçirilmeleri gibi)
Telekomünikasyon Kurulu’nun onayıyla gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, Türk
Telekom’un davranışları bir bütün olarak değerlendirilse dahi, şikayete konu
eylemleri önlemeye yönelik bir mevzuat ve kurumsal yapının varlığı 490
karşısında, 4054 sayılı Kanun hükümlerinin ancak tamamlayıcı bir rolü olacağı
görülmektedir. Bu nedenle, ihlal iddialarının telekomünikasyon mevzuatınca
ele alındığı ya da ele alınabileceği göz önüne alınarak, şikayete ilişkin olarak,
4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem tesis edilmesine gerek bulunmadığı
kanaatine varılmıştır.
08-43/586-219
12
Bu kapsamda, telekomünikasyon mevzuatı ve TK’nın şikayet konusuna ilişkin
görüşü dikkate alındığında, şikayet konusu iddiaların telekomünikasyon
mevzuatı çerçevesinde işletmecilere getirilen yükümlülüklerle ilişkili olduğu,
şikayet konusu uygulamalar neticesinde ortaya çıkabilecek rekabetçi zararı
önlemeye yönelik spesifik düzenlemelerin ve Telekomünikasyon Kurulu 500
kararlarının bulunduğu, bazı uygulamaların Telekomünikasyon Kurulu
onayıyla gerçekleştirildiği ve bazı ihlal iddialarının da 4054 sayılı Kanun
kapsamında ele alınamayacağı dikkate alındığında, söz konusu iddialara
ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca bir soruşturma
açılmasına gerek bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu
iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına ve şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir. 510
Full & Egal Universal Law Academy