Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-2-88 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 08-44/603-230
Karar Tarihi : 9.7.2008
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B- RAPORTÖRLER: Hakan Suat ÖLMEZ, Fatma GÖZLÜKAYA ANGI,
Ekrem SOLMAZ, Nur Seda KÖKTÜRK
C- BAŞVURUDA
BULUNAN : - Smile Holding A.Ş.
Temsilcileri: Kemal Tahir SU, Av. Zeynep ÜNALAN
Büyükdere Cad. No: 71 Nurol Plaza A Blok Kat: 15 20
Maslak/İstanbul
- Biltek Ltd. Şti.
Mahfi Bey Sk. No:3B Paşabahçe/İstanbul
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Turkcell Plaza Meşrutiyet Cad. No: 71
Tepebaşı/İstanbul
D- HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN: 30
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş., bayileri ve distribütörleri
Turkcell Plaza Meşrutiyet Caddesi No: 71
Tepebaşı/İstanbul
E- DOSYA KONUSU : Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (Turkcell) ile şirketin
distribütör ve bayilerinin Turkcell ürün ve hizmetlerinin dağıtımındaki çeşitli
uygulamaları nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u
ihlal ettiğine yönelik şikayetler üzerine başlatılan inceleme ile Turkcell İletişim
Hizmetleri A.Ş.’nin “Turkcell Extra” olarak adlandırılan firmalarla imzaladığı 40
“Turkcell Extra Sözleşmesi”ne bireysel muafiyet tanınması talebi.
F- İDDİALARIN ÖZETİ : Şikayetçilerden Smile Holding A.Ş. (Smile) tarafından
yapılan başvuruda özetle;
- Smile’ın kendi kurduğu dağıtım sisteminde Turkcell ürünlerini de arz etmek
istediği, ancak Turkcell’in, Turkcell ürün ve hizmetlerinin Smile Dağıtım A.Ş.
tarafından sunulmasını engellediği, distribütörlerin Turkcell’den tahsis
verilmediği gerekçesiyle taleplerini geri çevirdiği, daha alt bayilere yönelik
08-44/603-230
2
taleplerinin bayilerin Turkcell tarafından baskı altında tutulmaları nedeniyle
geri çevrildiği,
- Bütün Turkcell distribütörlerinin kontör kartları için aynı fiyatı verdiği, zaman 50
zaman da anılan ürünler için distribütörlerin Smile’a rekabet etmeyi imkansız
kılan düzeyde yüksek fiyat verdiği,
- Turkcell’in prim/teşvik vb. isimler altında distribütörlere ödeme yaptığı, bu
ödemelerin önemli bir kısmının değişik periyotlarda ve gizli ödemelerle
bağlılık/performans primi adı altında yapıldığı ve anılan ödemelerin Turkcell’in
düzenlediği kampanya destekleri için ve distribütörleri kontrol etme aracı
olarak kullanıldığı,
- Turkcell’in prim, performans desteği gibi uygulamalarla Turkcell Ekstra ve
Turkcell Aktivasyon Merkezleri tarafından yapılan alımları kontrol ettiği,
- Turkcell’in, yeni açıklanan dağıtım sistemi ile yurt genelinde, genellikle her 60
şehirde bir, büyük şehirlerde ise birkaç toptancılık tesis ettiği, Turkcell Abone
Noktaları adı altındaki binlerce noktayı toptancılara bağladığı ve anılan
toptancıları da kendi kontrol ettiği distribütörlerden alım yapmaya zorlayacak
bir kanal ve prim sistemini devreye alacağını açıkladığı,
- Turkcell’in ayrıca cep telefonu pazarını da kontrol etmek amacıyla cep
telefonu üreticilerini kendi kontrol ettiği distribütörleri ile çalışmaya ve
kampanya yapmaya yönlendirdiği, ortak kampanya adı altında distribütörlerin
sipariş verecekleri ürünün miktarı ve hangi alt bayiye ne kadar cep telefonu
satıldığını dahi Turkcell’in kontrol ettiği,
şeklindeki uygulamalar nedeniyle Turkcell’in 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. 70
maddelerini ihlal ettiği belirtilerek şikayete konu hususların 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde incelenmesi talep edilmiştir.
İlk şikayet dilekçesine ek olarak Smile tarafından gönderilen yazıda ise özetle;
- Turkcell’in yeni oluşturduğu Turkcell dağıtım modelinin, Smile’ın Turkcell ürün
ve hizmetlerine ulaşmasının mutlak anlamda engellenmesi ve dağıtım ağının
baştan sona kontrol altında tutulması amaçlarını taşıdığı,
- Turkcell tarafından distribütörler vasıtasıyla Turkcell Dağıtım Merkezlerinin
(TDM) satış yapabilecekleri bölge ve alt bayilerin mutlak bir şekilde
tanımlandığı, TDM’lerin Turkcell’in gönderdiği listeler dışındaki kişilere
neredeyse hiçbir şekilde satış yapamadığı ve ayrıca TDM’lere bu listelere göre 80
sınırlı miktarda kontör verildiği,
- Turkcell’in dijital kontör satışı uygulamasını merkez olarak belirlediği noktalarla
özel anlaşma yoluyla yaptığı, satışın bu noktalara sağladığı POS cihazı ile
özel bir yazılım sayesinde yapıldığı, Smile’ın defalarca başvuru yapmasına ve
diğer operatörlerin POS cihazlarını bulundurabilmesine rağmen Turkcell’den
bir yanıt alamadığı,
- Dijital kontör satışından doğan gelirin, Turkcell’in bankalarla yaptığı anlaşma
sonucunda ilgili tarafların komisyon tutarlarının kendi hesaplarına gönderilmesi
yolu ile paylaşıldığı ve söz konusu uygulamada tüm dağıtım kanalı
kademelerinin kar oranlarının Turkcell tarafından tespit edildiği, 90
- Turkcell satış elemanları tarafından, mevcut ve potansiyel Smile noktalarına
gidilerek Smile POS cihazlarının kaldırılması veya hiç alınmaması halinde
08-44/603-230
3
kendilerine Turkcell POS cihazı bağlanacağı; aksi durumda Turkcell
satamayacaklarının bildirildiği,
dolayısıyla Turkcell’in 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği
belirtilmiştir.
Diğer şikayetçi Biltek Ltd. Şti. (Biltek) adına M. Talat KARASAKALOĞLU tarafından
yapılan şikayette ise özetle,
- Turkcell’in halihazırda distribütörü olan firmalara listeler vererek mal alacak
firmaları, bunların alabilecekleri miktarları belirlediği, bu sebeple bayisi 100
oldukları distribütörlerden mal alamadıkları ya da ancak Turkcell’in izin verdiği
miktarda mal alabildikleri,
- Turkcell’in tüm Türkiye’yi bölgelere ayırarak her bölgede bir Turkcell Dağıtım
Merkezi (TDM) belirlediği, bundan böyle Turkcell’in ana ürünü olan ön ödemeli
hatların (Hazırkart) ve kontörün mutlak olarak TDM’lerden alınabileceği, hatta
bir TDM’nin bölgesi dışına satış yapmasının ya da bölge dışından bir bayinin
bunlardan mal almasının tamamen yasaklanmış olduğu, SIM kart
aktivasyonlarının da sadece bölge TDM’lerinden yaptırılabildiği, bu durumun
çeşitli ticari sakıncaları beraberinde getirdiği
belirtilerek Turkcell’in sözü edilen uygulamaları hakkında 4054 sayılı Kanun uyarınca 110
gerekli idari işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
Biltek tarafından gönderilen ek şikayet dilekçesinde, Turkcell’in satış temsilcileri veya
TDM saha elemanlarının cep telefonu bayilerine giderek Turkcell POS cihazı
bağlamayı teklif ettikleri ve karşılığında rakip operatör ya da rakip dağıtım kanalının
reklam panolarını indirmelerini, ilerleyen zamanlarda ise rakip operatörlerin
kontörünü satmamalarını talep ederek aksi halde Turkcell POS cihazının
kaldırılacağını belirttikleri ifade edilmiştir. Biltek tarafından gönderilen 10.06.2008
tarih ve 3628 sayılı yazıda ise, Turkcell’in bahsi geçen eylemlerinin biran önce
durdurulmasına yönelik olarak, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca geçici
tedbir kararı alınması talep edilmiştir. 120
G- DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 10.4.2008 tarih ve 2231 sayı,
27.5.2008 tarih ve 3282 sayı, 13.5.2008 tarih ve 2997 sayı, 16.5.2008 tarih ve 3056
sayı ile giren şikayetler üzerine yapılan inceleme neticesinde hazırlanan 15.5.2008
tarih ve 2008-2-88/İİ-08-HSÖ sayılı İlk İnceleme Raporu 16.5.2008 tarih ve
REK.0.06.00.00-110/152 sayılı Başkanlık Önergesi ile 20.5.2008 tarih ve 08-34/452-
M. sayılı Rekabet Kurulu kararı çerçevesinde Turkcell ile şirketin distribütör ve
bayileri hakkında önaraştırma açılmıştır. Söz konusu karar ile önaraştırma
kapsamında Turkcell tarafından “Turkcell Extra Sözleşmesi” hakkında yapılan ve
Kurum kayıtlarına 26.2.2008 tarih ve 1218 sayı ile giren bireysel muafiyet
başvurusunun da değerlendirilmesine karar verilmiştir. 130
Yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 4.7.2008 tarih ve 2008-2-88/ÖA-08-HSÖ
sayılı Önaraştırma Raporu, 7.7.2008 tarih ve REK.0.06.00.00-110/211 sayılı
Başkanlık Önergesi ile 9.7.2008 tarih ve 08-44 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
2813 sayılı Telsiz Kanunu'nun 7. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince
Telekomünikasyon Kurumu’ndan konuya ilişkin görüşü talep edilmiş, TK görüşü
06.05.2008 tarih ve 2772 sayı ile Rekabet Kurumu kayıtlarına girmiştir.
08-44/603-230
4
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Turkcell ile distribütör ve bayilerinin dağıtım zincirindeki çeşitli uygulamalarının 140
ihlal teşkil etmemesi sebebiyle soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından gönderilen “Turkcell Extra
Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti
kısıtlayıcı hükümler içerdiğinden menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
- Turkcell’in dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı SIM kart ve
kontör kart dağıtım ve aktivasyonu pazarındaki pazar payının 2002/2 sayılı
Tebliğ’de yer verilen %40’lık pazar payı eşiğini aştığından dolayı Tebliğ’in
sağladığı grup muafiyetinden yararlanamayacağı,
- Ancak anılan sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
şartları taşıdığı ve bu nedenle bireysel muafiyetten yararlanabileceği 150
ifade edilmektedir.
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1 İlgili Ürün Pazarı
Dosya konusu şikâyetlerin içeriğini, Turkcell ürün ve hizmetlerinin müşterilere
ulaştırılmasını sağlayan dağıtım kanalı kademelerindeki Turkcell ile distribütörleri ve
bayilerinin faaliyetleri oluşturmaktadır. Gerek distribütörler, gerek yeni oluşturulan
dağıtım sisteminde bulunan Turkcell Dağıtım Merkezleri (TDM), gerekse Turkcell
Extra, Turkcell İletişim Merkezleri (TİM), Turkcell Abone Merkezleri (TAM) ve Turkcell
Abone Noktalarından (TAN) oluşan alt bayi ağı ve diğer satış noktaları için, Turkcell 160
SIM kart, kontör kart, dijital kontör satışı, aktivasyon ve abonelik hizmetleri vb. ürün
ve hizmetlerinin tedarikçisi konumundadır. Turkcell, faaliyette bulunduğu GSM
hizmetleri pazarı ile ilgili/ilişkili birçok farklı alanda faaliyet göstermekte ise de
dosyada yer alan şikayet konusu iddiaların mahiyeti gereği esas olarak yukarıda
belirtilen ürün ve hizmetlerin tedarikçisi olarak değerlendirilmiştir.
Öte yandan, Turkcell tarafından yapılan ve dosyanın bir diğer konusunu oluşturan
muafiyet başvurusu, Turkcell’in Telekomünikasyon Kurumu ile imzalamış olduğu
İmtiyaz Sözleşmesi uyarınca abonelerine sunmakla yükümlü olduğu abonelik
işlemlerinin Turkcell Extralar aracılığıyla yerine getirilmesine ve SIM kart/kontör kart
satışının bu teşebbüslerce satışının yapılmasına ve tarafların bu ilişki kapsamında 170
sahip oldukları hak ve sorumluluklara ilişkin Sözleşme ile ilgilidir.
Sonuç olarak, yapılan incelemeden dosya konusu şikayetler ve muafiyet başvurusu
kapsamındaki Turkcell Extra Sözleşmelerinin konusunu oluşturan ürün ve hizmetlerin
normal ve ön ödemeli SIM kartlar ve kontör kartları ile telefon kullanıcısının hattının
aktive edilmesini sağlayan aktivasyon hizmetleri ve diğer abonelik hizmetlerini
kapsadığı görülmüştür. Bu bağlamda ilgili ürün pazarı, “SIM kart, kontör kart dağıtım,
aktivasyon ve diğer abonelik işlemleri” pazarı olarak tanımlanmıştır.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Bahse konu ürün ve hizmetlerin tüm ülke çapında sunuluyor olmasından dolayı ilgili
coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti” olarak tespit edilmiştir. 180
08-44/603-230
5
I.2. Hakim Durum Analizi
4054 sayılı Kanun’un Tanımlar başlıklı 3. maddesinde hakim durum “Belirli bir
piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız
hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmıştır. Teşebbüslerin sahip oldukları pazar
payları pazar gücünün en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. Ayrıca ilgili
ürün pazarındaki talep ve arz ikame olanakları ve pazarın yapısal özellikleri de pazar
gücünün belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir. 190
Pazar payı, hakim durumun tespitinde tek başına yeterli olmayan ancak diğer
faktörlere göre her zaman öncelikli öneme sahip olan bir göstergedir. Bir teşebbüsün
pazar payının, en yakın rakiplerinin pazar payı ile karşılaştırılması sonucu ortaya
çıkacak tablo hakim durum tespitinde rol oynayabilmektedir. Hakim durumda olduğu
iddia edilen firmanın pazar payı, yakın rakiplerinden açık farkla fazla ise bu, hakim
durumun tespitinde önemli bir gösterge olarak değerlendirilebilir.
Aşağıdaki tablolarda Turkcell, Vodafone ve Avea’nın 2007 yılında kontör kart ve SIM
kart satışlarından elde ettiği gelirler ile SIM kart satış adetleri yer almaktadır.
Tablo 1: GSM Operatörlerinin 2007 Yılında Kontör Kart Satışlarından Elde Ettiği Gelirler
Teşebbüs Gelir (YTL) Oran (%)
Turkcell (………….) (……)
Vodafone (………….) (……)
Avea (………….) (……)
Toplam (………….) 100,00
200
Tablo 2: GSM Operatörlerinin 2007 Yılında SIM Kart Satışlarından Elde Ettiği Gelirler
Teşebbüs Gelir (YTL) Oran (%)
Turkcell (………….) (……)
Vodafone (………….) (……)
Avea (………….) (……)
Toplam (………….) 100,00
Tablo 3: GSM Operatörlerinin 2007 Yılı SIM Kart Satış Adetleri
Teşebbüs Adet Oran (%)
Turkcell (………….) (……)
Vodafone (………….) (……)
Avea (………….) (……)
Toplam (………….) 100,00
Yukarıdaki tablolardan da görüldüğü üzere, Turkcell’in SIM kart, kontör kart satışı
pazarında (kontör kart ve SIM kart satış gelirleri ile SIM kart satış adedi) sahip olduğu
pazar payı rakiplerinden oldukça fazladır. Turkcell’in 2007 yılında kontör kart
satışlarından elde ettiği ciro toplam kontör kart satış gelirlerinin % (…)’ini, SIM kart
satışlarından elde ettiği ciro ise üç operatörün toplam SIM kart satış gelirlerinin %
(…)’unun oluşturmaktadır. 210
Bir pazar açısından giriş engellerinin mevcut olması, potansiyel rakiplerinin pazara
girişlerini engelleyerek/zorlaştırarak pazarda faaliyet gösteren teşebbüsün ilgili
pazarda sahip olduğu pazar payından kaynaklanan pazar gücüne etkisini
artırabilmektedir. Bir teşebbüsün SIM kart, kontör kart satışı pazarında üretici olarak
faaliyet gösterebilmesi için GSM hizmetleri pazarında faaliyetinin bulunması
gerekmektedir. Bir operatörün GSM hizmetleri pazarında faaliyet gösterebilmesi için
08-44/603-230
6
Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilen lisansa ihtiyaç duyulmakta, söz konusu lisans
olmadan ilgili pazarda faaliyet göstermek mümkün olmamaktadır. GSM hizmetleri
pazarında faaliyet gösterebilmek için alınacak yasal izin dışında teşebbüslerin yüksek
miktarlarda altyapı yatırımı yapmaları gerekmektedir ve bu yatırımların önemli bir 220
bölümü batık maliyet niteliğindedir. Ayrıca operatörler, abone sayılarındaki artış ile
paralel olarak teknik kapasitelerini artırmak için ek yatırımlara da ihtiyaç
duymaktadırlar. Belirtilen maliyetler pazara giriş açısından doğal giriş engeli
oluşturmaktadır. Ayrıca GSM hizmetleri pazarı açısından şebeke dışsallıkları da söz
konusu olup Turkcell’in sahip pazar payının etkisini artırmaktadır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında Turkcell’in SIM kart, kontör kart satışı
pazarında sahip olduğu yüksek pazar payı ve pazara giriş engelleri dikkate
alındığında, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve
dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücüne sahip olduğu ve
dolayısıyla söz konusu pazarda hakim durumda olduğu tespit edilmiştir. 230
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1. Turkcell’in Dağıtım Ağının Yapısı
İnceleme konusu şikayetlerin bir kısmı Turkcell’in mevcut ve yeni kurmakta olduğu
dağıtım sisteminden kaynaklanan uygulamalara ilişkindir.
Turkcell’in SIM kart ve kontör kart satışı, Turkcell tarafından öncelikle aralarında
distribütörlük sözleşmesi bulunan distribütörlerine yapılmaktadır. Turkcell’in
distribütörleri dışında herhangi bir satış noktasına/kanalına doğrudan satışı
bulunmamaktadır. Distribütörler tarafından alınan bu ürünler, Turkcell Extralara
(Turkcell Abone Merkezleri), toptancılara ve münhasır nitelik taşımayan bayilere
satılmaktadır. 240
Turkcell halihazırda 10 adet distribütörle çalışmaktadır. Bu distribütörlerden A-tel
dışındaki firmalar aynı zamanda cihaz pazarında çeşitli üreticilerin distribütörü olarak
faaliyet göstermektedir. Aynı şekilde A-tel dışında kalan diğer distribütörlerle olan
sözleşmelerde herhangi bir şekilde münhasırlık hükmü bulunmamaktadır.
Dağıtım ağının bir alt kademesinde ise, sayılarının 496 olduğu bildirilen önceki
dönemde Turkcell Abone Merkezi unvanıyla faaliyet göstermekte olan yeniden
yapılanma sürecinde Turkcell Extra ismini alacak olan firmalar bulunmaktadır. Bunlar,
Turkcell ile aralarındaki münhasırlık hükmü içeren anlaşmalar çerçevesinde Turkcell
SIM kart ve kontör kartlarının satışı ve aktivasyon hizmetleri gibi çeşitli abonelik
hizmetlerinin tüketicilere verilmesinden sorumludurlar. Bu firmalar ile Turkcell 250
arasında imzalanması planlanan “Turkcell Extra Sözleşmesi” hakkında Turkcell
tarafından yapılan bireysel muafiyet bildirimine ilişkin değerlendirmelere ayrıca yer
verilmektedir. Turkcell Extralar satış yaptıkları ürünleri distribütörlerden temin ederek
doğrudan kullanıcılara, diğer Turkcell satış noktaları ile market, benzin istasyonu gibi
sadece kontör kart satışı yapan perakendecilere sunmaktadırlar.
Bunların yanı sıra dağıtım zincirinde ara toptancı, internet üzerinden satış yapan
şirketler ve çantacı gibi isimlerle ifade edilen ara satış noktaları da bulunmaktadır.
Bunlar distribütörlerden ya da diğer bayilerden temin ettikleri ürünleri çeşitli satış
noktalarına ulaştırmaktadırlar.
Turkcell’in son dönemde bahsi geçen dağıtım ağına yeni bir kademe daha 260
eklenmesine yönelik bir girişim içinde olduğu görülmektedir. Buna göre, şirketin ticari
ve mali güvenirliği, büyüklüğü, dağıtım ağının ve ekibinin genişliği gibi belirli kriterlere
08-44/603-230
7
bağlı olarak mevcut Turkcell Extralar ve toptancılar içerisinden sayıları şu anda 57’yi
bulan bir grup firma Turkcell Dağıtım Merkezi (TDM) adı altında örgütlenmiştir.
İnceleme sürecinde elde edilen bilgilere göre, TDM’ler SIM kart/kontör kart satışının
yanı sıra kendilerine tahsis edilen bölgeler içerisinde yer alan Turkcell Extralar
dışındaki bayilerin kart aktivasyon hizmetlerinin tek elden yürütülmesi, evrak takibinin
yapılması gibi işlerden sorumludurlar. Turkcell tarafından TDM’lerin kurulması ile
bayilerin yeni tarifeler ve kampanyalar hakkında doğru bilgiye en kısa sürede
ulaşabilmelerinin sağlanması, telekomünikasyon mevzuatı ve TK’nın ilgili 270
düzenlemeleri uyarınca aktivasyon hizmetlerinde gerekli olan abone bilgilerinin
tutarlılığı ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin oluşturulmasını mümkün
kılan bir yapının kurulmasının amaçlandığı ifade edilmiştir. Ayrıca TDM sistemi ile
stokçuluğa ve spekülasyona dayalı olarak Turkcell ürünleri üzerinden ticaret yaparak
dönem dönem piyasada suni bir ürün sıkıntısı yaşanmasına sebep olan çantacı ya
da ara toptancıların bu tür istenmeyen uygulamalarının da önüne geçilmek istendiği
belirtilmiştir.
Aşağıda Turkcell’in bugüne kadar uygulanmakta olan ve TDM’lerle yeniden
biçimlenecek dağıtım ağına ilişkin şema yer almaktadır:
280
I.3.2. İddiaların Değerlendirilmesi
I.3.2.1. Turkcell’in Doğrudan ya da Distibütörleri Aracılığıyla Smile’ın Ürün
Taleplerini Reddi
Smile tarafından Rekabet Kurumu’na yapılan başvuruda Turkcell’in, Turkcell ürün ve
hizmetlerinin Smile tarafından sunulmasını engellediği, Turkcell’in distribütörlerine
iletilen ürün taleplerinin Turkcell tarafından tahsis verilmediği gerekçesiyle geri
çevrildiği, daha alt düzeydeki bayilere de Smile’a ürün sağlamamaları yönünde
Turkcell tarafından baskı yapıldığı, Turkcell’in dijital kontör satışında kullanılacak
POS cihazlarına yönelik Smile tarafından Turkcell’e yapılan başvurunun cevapsız
bırakıldığı belirtilmiştir. 290
Başvuru dilekçesinde Smile tarafından Turkcell’e yapılan ürün temin başvurusuna
olumlu cevap alınamadığı ifade edilmiştir. Yapılan incelemede, Turkcell’in bayilere
doğrudan satışının olmadığı, Turkcell’in kontör satışlarının 10 adet distribütörü
TURKCELL
Distribütörler
Turkcell Extralar
Diğer (Market, benzin istasyonu
gibi sadece kontör satanlar)
Turkcell Satış Noktaları
Müşteriler
Turkcell Dağıtım Merkezleri
08-44/603-230
8
vasıtasıyla gerçekleştirildiği, distribütörlerin ise Turkcell Extralara ve Turkcell Satış
Noktalarına kontör sağladığı bilgisine ulaşılmıştır.
Başvuru dilekçesinde Smile tarafından Turkcell’in distribütörlerine yapılan ürün temin
başvurularına olumlu cevap alınamadığı ifade edilmiştir. Raportörlerce Turkcell’in
distribütörleri ile yapılan görüşmelerde, distribütörlerin (KVK, Netcell, C5 Elektronik)
Smile’ın mal taleplerini genellikle karşıladıkları, fakat Smile’ın bazen yüksek miktarlı
talepte bulunduğu ve distribütörlerin mevcut stoklarının sınırlı olması sebebiyle 300
Smile’ın yüksek miktarlı taleplerini karşılayamadıkları ifade edilmiştir. Bununla birlikte,
distribütörler aynı zamanda kendi bayileri olan Smile bayilerinin bireysel ürün
taleplerini ise karşıladıklarını ifade etmişlerdir. Turkcell yetkilileri tarafından Smile’ın
mal sattığı bayilerin/noktaların çoğunun aynı zamanda Turkcell’in distribütörlerinin de
bayisi olduğu, distribütörlerin Smile’a mal satmak yerine kendileri açısından daha
rasyonel olan doğrudan bayilere mal satmayı tercih ettikleri, Smile’ın ise piyasada
mevcut olan ürün akışını kendi üzerinden gerçekleşecek şekilde değiştirmeye
çalıştığı, bunun ise distribütör ile bayi arasına piyasanın işleyişi açısından herhangi
bir kolaylık sağlamayan ve herhangi bir artı değer üretmeyen bir aracı (Smile)
eklemek anlamına geleceği ifade edilmiştir. Ayrıca Turkcell’in distribütörlerinden 310
bazılarına (Genpa) ise Smile tarafından herhangi bir mal temin başvurusu
yapılmadığı bilgisine ulaşılmıştır.
Yukarıda da belirtildiği gibi distribütörler tarafından Smile’ın bayilerine doğrudan
satışlar gerçekleştirilmektedir ve bu bayilerin bir kısmı aynı zamanda Turkcell Satış
Noktasıdır. Bu sebeple bu bayilere dijital kontör satışında kullanılan POS cihazları da
sağlanmaktadır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle Smile’a yönelik olarak mal vermeyi reddetme eyleminin
söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır. Esasen, Rekabet Hukuku kuralları
uyarınca Turkcell’in Smile’a mal satma zorunluluğunun bulunduğunu ileri sürmek de
mümkün değildir. Bu tür durumda ihlal niteliği taşıyabilecek husus, Turkcell’in 320
distribütörlerine veya bayilere baskı yaparak Smile’a ürün çıkışı yapmalarını
engellemesidir. Bu husus aşağıda değerlendirilmiştir.
I.3.2.2. Turkcell’in Distribütörlerin ve TDM’lerin Müşteri Gruplarını, Satış
Miktarlarını ve Satış Fiyatlarını Belirlediği İddiası
İnceleme konusu şikayetlerin bir kısmı, Turkcell’in distribütörlerinin ve TDM’lerinin
satış yapabilecekleri müşteri gruplarını ve satış miktar ve fiyatını belirdiğine ilişkindir.
İddialara göre, Turkcell dağıtım ağında yer alan firmalara bazen listeler göndererek
bazen de şifahi olarak bildirerek, Turkcell hizmet ve ürünlerinin sadece belirli
müşterilere verilmesine ya da bazı müşterilerin taleplerinin özellikle geri çevrilmesine
yönelik uygulamalar içerisindedir. 330
Raportörlerce yapılan incelemelerde elde edilen belge ve bilgilerden, Turkcell ürün ve
hizmetlerinin satışlarının aşağıdaki şekilde yapıldığı anlaşılmıştır: Turkcell,
distribütörlerden aldığı teminat mektupları, distribütörlerin bugüne kadarki
performansları, mali güçleri ve kendilerine ulaşan talepleri dikkate alarak,
distribütörlerine belirli miktarda ürün çıkışı yapmaktadır. Distribütörler de benzer
şekilde süregelen ticari ilişkilerine, talebe, stok durumlarına göre bayilere ürün temin
etmektedir. Yerinde incelemede elde edilen ve Turkcell tarafından distribütörlere
yazılan bazı e-maillerde, Turkcell’in bayi ismi ve ürün miktarını belirten ifadelerine
rastlanmıştır. Bu ifadelere ilişkin açıklamalarda, Turkcell’in asıl ticari kaygısının
tüketici için mümkün olduğunca çok sayıda noktada istediği miktarda ürünü 340
bulundurabilmek olduğu, bu amaçla Turkcell satış temsilcilerinin piyasada bayileri
08-44/603-230
9
dolaşıp durum tespiti yaptığı ve ihtiyaç tespiti halinde, o bayi ile ticari ilişkisi olan
distribütöre bu tür bilgilendirme maillerinin atılabildiği ifade edilmiştir.
Şikayet dilekçesinde belirtilen bazı iddialar, piyasada Turkcell kontör sıkıntısı
olmasına rağmen Turkcell’in kontör çıkışı yapmadığı, özellikle bazı müşterilerine
kontör çıkışını engelleyerek ticari durumlarını zora soktuğu yönündedir. Bu iddiaya
yönelik olarak öncelikle belirtilmesi gereken husus, bir teşebbüsün piyasaya ürün
sunmasında esas belirleyici unsurun üreticinin kendi inisiyatifi olduğu ve her isteyen
müşteriye (istisnai durumlar hariç) istediği miktarda ürün çıkışı yapma
zorunluluğunun bulunmadığıdır. Raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde elde 350
edilen bilgilerden, bu piyasada çeşitli firma veya şahısların SIM kart ve kontör stoğu
yaptığı, özellikle GSM firmalarının zam yapacağını umdukları tarihlere yakın
zamanlarda yüklü miktarlarda kontör stoğu yaparak zam sonrasında önemli karlar
elde ettikleri anlaşılmıştır. Bu tür stoklama yapılan zamanlarda piyasada suni bir
kontör sıkıntısının oluşması doğal bulunmaktadır. Hatta aynı stokçuların spekülatif
olarak piyasada kontör sıkıntısı olduğu izlenimini yaratarak piyasaya daha fazla
kontör sunulmasını ve daha fazla stok yapabilmelerini istemeleri de olası bir durum
olarak görüşmektedir.
Turkcell SIM kart ve kontörlerinin satış miktarına bağlı olarak Turkcell’in kazanç ve
diğer GSM şirketlerine nazaran rekabetçi avantaj elde edeceği düşünüldüğünde, 360
Turkcell’in piyasaya kısıtlı sayıda kontör sunmasının şirket menfaatine uygun
olmayacağı açıktır. Şikayetin, Turkcell’in kontör çıkışını kendi dikey entegrasyonu
içerisinde piyasaya sunma isteği sonucunda, daha önce bu sistemden gelir elde
eden bazı ara firmaların bu gelirlerinden mahrum kalma ihtimalinin ortaya
çıkmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Turkcell, distribütörlerin bazı mal taleplerinin karşılanmadığı yönündeki iddialara
ilişkin olarak, ürün talebinin suni olduğunun bilindiği; piyasa araştırmalarında
müşteriler nezdinde herhangi bir ürün sıkıntısının yaşanmadığının görüldüğü ve bu
anlamda piyasadaki stokçuluğu önlemek ve özellikle kendi bayilerini korumak
amacıyla bazı hallerde ürün çıkışının yapılmadığı açıklamasını yapmaktadır. 370
Raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde elde edilen bilgilerden, Turkcell’in bu
yeni yapılanmasında “stok takip sistemi” oluşturmaya çalıştığı da görülmektedir. Bu
sistem ile hangi bayide ne kadar ürün olduğuna ilişkin bilgiler elde edilmeye
çalışıldığı belirtilmektedir. Şikayet konusu iddialarda bu sistem ile hangi bayiye ne
miktarda ürün verileceğinin tespit edilmesinin amaçlandığı ve bu sayede sistem
dışına ürün çıkışının engelleneceği belirtilmektedir. Stok takip programlarının tek
başına otomatik olarak rekabeti kısıtlayıcı etki doğurmalarını iddia etmek mümkün
değildir. Her teşebbüsün ürün/hizmetini hangi miktarda üreteceği/sunacağı ve
bunların hangi bölgelerde ne miktarda satılacağı konusunda bilgi sahibi olmak
istemesi ticari hayatın bir gereğidir. Ancak bu yeni sistem ile dikey yapılanmadaki tüm 380
firmaların satış inisiyatiflerinin ellerinden alınarak en alt kademeye kadar müşterileri
belirlenmesi yönünde bir sonuç doğma ihtimali Rekabet Hukuku açısından üzerinde
durulması gereken ciddi bir husus olarak karşımıza çıkabilecektir. Yine yerinde
incelemelerde elde edilen bilgilerden, bu sistemin yeni kurulmaya başlandığı,
yapılanmasının tam anlamıyla oluşmadığı anlaşılmıştır. Turkcell yetkililerince de, stok
takip sisteminin amacının müşteri gruplarını belirlemek olmadığı, ihtiyaca göre mal
çıkışı yapmak ve bayileri korumak amacıyla yapıldığı belirtilmiştir. Bununla birlikte,
sistemin tam olarak işlemeye başlamasını takiben, ilerleyen dönemlerde, sistemin
08-44/603-230
10
yaratabileceği olası rekabeti kısıtlayıcı etkiler bakımından yeniden
değerlendirilebileceği de açıktır. 390
Turkcell’in bayilerinin uygulayacakları satış fiyatlarını belirlediğine yönelik iddialara
ilişkin yapılan incelemelerde, Turkcell’in kontör kartlar için tavsiye edilen bir satış
fiyatı açıkladığı, distribütörlerin Turkcell’den aldıkları fiyata belirli bir kar payı koyarak
bayilere satış yaptığı, halihazırda aradaki kar marjının %1-2 gibi oldukça düşük bir
seviyede gerçekleştiği ve bu nedenle distribütörlerin fiyatlarının birbirine yaklaştığı
görülmüştür. Ayrıca yine raportörlerce yapılan incelemelerde, distribütörlerin
bayilerinin mal alım miktarı ve kredibilitelerini de göz önüne alarak bazı ufak
indirimler yaptıkları, farklı vadeler uyguladıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle tek fiyat
uygulaması gibi bir durumla karşılaşılmamıştır. Ayrıca incelemelerde Turkcell’in
distribütörlerine satış fiyatlarını belirleyecek tarzda bir uygulama yaptığına ilişkin 400
herhangi bir delil bulunamamıştır. Dijital kontör satışında tüm kar paylarının Turkcell
tarafından belirlendiği yönündeki iddialar da bu fiyat farklılıklarından dolayı gerçekçi
görünmemektedir. Esasen, Turkcell’in kar oranlarını tespit etmesi, fiyatları kontrol
etmesi ve müşteri gruplarını belirlemesi durumunda piyasada bağımsız toptancı veya
çantacı olarak tabir edilen satıcılar kalmaması ve hatta internette bu gibi ürünlerin
satışının yapılamıyor olmasını beklemek gerekir ki, yapılan incelemelerde buna ilişkin
bir bulguya rastlanmamıştır.
Şikayet dilekçelerinde yer alan iddialardan biri ise, Turkcell’in uyguladığı prim sistemi
ile distribütörleri kontrol ettiğine yöneliktir. Rekabet hukukunun genel uygulamasında,
her türlü prim sisteminin tek başına rekabeti kısıtlayıcı olarak değerlendirmesi söz 410
konusu değildir. Ancak belirli şartların varlığında; rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin
zorlaştırılması/engellenmesi gibi etkiler yarattıkları durumlarda, bu sistemlerin
rekabet hukuku incelemesine tabi tutulması gerekmektedir. Sağlayıcının, ürünlerini iyi
bir performans göstererek satan alt bayilerine prim sistemi şeklinde bazı avantajlar
sunması ticari hayatta olağan kabul edilen ve sıklıkla karşılaşılan bir uygulamadır. Bu
hususlarla ilgili olarak distribütörlerle yapılan görüşmelerde, Turkcell’in performansa
dayalı bir prim uygulaması bulunduğu belirtilmiştir. Prim uygulamasının distribütörlük
sözleşmelerinde hükme bağlandığı ancak ayrıntılarını düzenleyen ayrıca bir
anlaşmanın bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu konuya ilişkin olarak Netcell yetkilisi
tarafından yapılan açıklamada, prim ödemesinin çeyrekler bazında, yapılan satış 420
miktarına göre verildiği ve yıllık olarak ortalama şirket cirosunun yaklaşık %1-2’lik bir
kısmına denk geldiği belirtilmiştir.
Yapılan incelemelerden iddialara konu olan prim sisteminin piyasadaki rekabeti
bozacak nitelik taşımadığı anlaşılmıştır.
I.3.2.3. TDM yapısı hakkında değerlendirme
İncelemeye konu şikayetlerde, TDM yapısı ile her bir TDM’ye Turkcell’in belirli
bölgeler veya bir şehir tahsis ettiği, TDM’lerin sadece bu bölgelerdeki bayilere SIM
kart ve kontör kart satışı yapmalarına izin verildiği ve bölgedeki bayilerin aktivasyon
hizmetlerini sadece ilgili TDM’den almalarının öngörüldüğü iddiası yer almaktadır.
Turkcell tarafından kurulan ve halihazırda uygulamaya geçilme aşamasında bulunan 430
TDM yapısı hakkında bilgi yukarıda verilmiştir. Önaraştırma sürecinde, Kurum
kayıtlarına 01.07.2008 tarih, 4162 sayı ile giren başvurusu ile Turkcell, kurmakta
olduğu TDM sistemine ilişkin olarak bireysel muafiyet talebinde bulunmuştur.
Bununla birlikte, bu bölümde söz konusu sisteme ilişkin iddialar hakkında
önaraştırma sürecinde elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi uygun olacaktır.
08-44/603-230
11
Önaraştırma sürecinde raportörlerce yapılan incelemelerde, Turkcell’in TDM’ler için
bölgeler belirlediği tespit edilmiş ancak henüz uygulamaya yeni geçmekte olan
sistemde TDM’lerin bölgeleri dışından gelen bayilere mal satmalarının engellendiğine
yönelik bir bilgi veya bulguya ulaşılmamıştır. Konuya ilişkin olarak, Şengüller A.Ş.
yetkilisi tarafından bölge dışından gelen müşterilere ürün verilmemesi yönünde 440
Turkcell’in getirdiği bir kural ya da kontrol mekanizmasının bulunmadığı ifade
edilmiştir. Turkcell tarafından da, kurumsal olarak TDM’lerin bölgeleri dışına satış
yapmalarını engelleyici bir politikalarının bulunmadığı ifade edilmiştir.
Esasen, aktivasyon hizmetlerinin verilmesine ilişkin olarak TDM’lere getirilen yetki ve
yükümlülükler bakımından, bu hizmetin telekomünikasyon mevzuatına uygun olarak
yürütülebilmesi için TDM’lerin belirli sayıda bayiden sorumlu olacak şekilde bir
yapılanmaya gidilmesinin çeşitli etkinlikler yaratabileceği öngörülebilmektedir.
Örneğin, bu durumda, kullanıcı bilgilerinin ve evrakının tam olarak alınarak güvenli bir
şekilde saklanabilmesi ve aktivasyon hizmetlerinin hızlı bir şekilde verilebilmesi
mümkün olacaktır. Bu sebeple, uygulamanın bu açıdan 4054 sayılı Kanun 450
kapsamında önemli ölçüde rekabetin kısıtlanması sonucunu doğurmayabileceği
anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, Turkcell’in pazardaki gücü, pazardaki dikey
yapılanma gibi unsurlar göz önüne alındığında SIM kart ve kontör kart satışı
açısından bu tür bir bölge tahsisinin, TDM’lerce bayilere pasif satış yapılmasının
engellenmesi yönünde bir uygulamaya dönüşmesi halinde, rekabeti kısıtlayıcı etkileri
olabilecek ve 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilecektir.
Bu aşamada, TDM uygulamasının şikayete konu uygulamalara dönüştüğü yönünde
herhangi bir bilgi ve bulguya ulaşılamamıştır.
I.3.2.4. Bayilere Yönelik Münhasırlaştırma Uygulamaları
Yapılan şikayetlerden biri de, Turkcell’in son dönemde ilgili çalışmalarına hız verdiği 460
POS cihazı ve sanal kart uygulamalarından yararlanmalarına izin verilmeyeceği
tehdidini kullanarak Turkcell’in münhasır olmayan bayileri de sadece kendisiyle
çalışmaya, diğer operatörlerin ve Smile’ın tabelalarını indirmeye zorladığına ilişkindir.
Yapılan incelemede Turkcell’in halihazırda Turkcell Extra (Turkcell Abone Merkezi)
adı altında faaliyet gösteren 496 adet firmayla münhasır çalıştığı ve münhasır
olmayan 12.000 civarında satış noktasında SIM kart ve kontör kart satışının yapıldığı
görülmüştür. Söz konusu satış noktalarından hangilerinde POS cihazı uygulamasına
geçileceğinin bayinin o güne kadar Turkcell adına yarattığı katma değer, performans
ve güvenirlilik gibi kriterler göz önüne alınarak belirlendiği anlaşılmıştır. Ayrıca,
mevcut durumda aynı zamanda Smile, Vodafone veya Avea bayisi olup da POS 470
cihazı uygulamasına dahil olan çok sayıda bayinin de bulunduğu görülmüştür.
İnceleme sürecinde, şikayeti destekleyecek nitelikte herhangi bir bilgi veya bulguya
ulaşılamamıştır.
I.3.2.5. Cihaz Piyasasını Kontrol Etmeye Yönelik Eylemler
Turkcell’in cep telefonu pazarını kontrol etmeye yönelik eylemlerde bulunduğuna dair
şikayette, Turkcell’in cep telefonu üreticilerini kendi çalıştığı distribütörlerle kampanya
yapmaya yönlendirerek hem distribütörlerin hem de alt bayilerin sipariş ve satış
miktarlarını kontrol etmeyi amaçladığı iddia edilmektedir.
Turkcell’den alınan bilgilere göre, dönemsel olarak üretici firmalar toplantıya davet
edilerek cihazlı kampanya talebi kendilerine bildirilmekte ve teklifler alınmaktadır. Söz 480
konusu teklifler değerlendirildikten ve karara varıldıktan sonra Turkcell bankalarla
iletişime geçerek komisyon oranı tekliflerini toplamakta, değerlendirmeleri yapmakta
08-44/603-230
12
ve nihayetinde hangi üretici ve bankayla cihazlı kampanya yapacağına karar
vermektedir. Bunun yanı sıra Netcell’den alınan bilgide eskiden kampanyaların
distribütör ve bankalar arasında yapılan anlaşmalar şeklinde yürütüldüğü ve fakat
bahse konu sistemin çeşitli etkinsizlikleri sebebiyle yöntem değişikliğine gidildiği, artık
operatör, cihaz üreticisi ve bankalardan oluşan bir sac ayağı ile kampanyaların
düzenlendiği belirtilmektedir. Söz konusu üç taraf arasında yapılan anlaşma
sonucunda ortaya çıkan kampanyalı ürünler distribütörler aracılığıyla son kullanıcıya
ulaştırılmaktadır. 490
Yapılan kampanyaların distribütörler aracılığıyla yürütülmesi ve müşteriye
ulaştırılmasını konu eden eylemlerin Rekabet Hukuku açısından ihlal niteliği
taşımadığı sonucuna varılmıştır. Bunun yanında, yapılan inceleme ve tespitlerde
Turkcell’in cihaz üreticilerini, belli distribütörlerle çalışmaya yönlendirdiği bilgisine
ulaşılamamıştır.
I.3.3. Turkcell Extra Sözleşmelerine İlişkin Muafiyet İncelemesi
Turkcell’in bayileriyle imzaladığı “Turkcell Abone Merkezi Sözleşmesi”, Rekabet
Kurulu’nun 29.12.2005 tarih ve 05-88/1222-354 sayılı kararına konu edilmiş, sözü
edilen karar ile Sözleşme’nin 4.A.2. maddesi dışında kalan hükümleri itibarıyla
“2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” kapsamında 500
muafiyetten yararlanabilecek bir anlaşma olduğuna, anlaşmanın “Bağlılık ve
Sadakat/Haksız Rekabet/Devredilmezlik” başlıklı 4.A.2. maddesinde Turkcell
Aktivasyon Merkezlerine belirsiz süreli rekabet etmeme yükümlülüğü getirildiği için,
bu haliyle maddenin Tebliğ’in 5. maddesinin (a) bendine aykırı olduğuna, söz konusu
maddeye Tebliğ ile sağlanan muafiyetin uygulanabilmesi için madde metninin
rekabet etmeme yükümlülüğünün geçerli olacağı süreyi azami 5 yıl ile sınırlayacak
bir düzenleme içerecek şekilde tadil edilmesine karar verilmiştir. Turkcell anılan
madde değişikliğini yaparak Kuruma bildirmiş ve Turkcell Abone Merkezi Sözleşmesi
grup muafiyetinden yararlanmaya başlamıştır.
Geçen dönem içerisinde, 2002/2 sayılı Tebliğ’de 2007/2 sayılı Tebliğ’le yapılan 510
değişiklikle, bir anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanabilmesi için sağlayıcının
dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının
%40’ı aşmaması şartı getirildiğinden, Turkcell’in bayileri ile yaptığı bahsi geçen
anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışında kalmıştır. Bildirim konusu “Turkcell
Ekstra Sözleşmesi” (Sözleşme), değişik 2002/2 sayılı Tebliğ’in Geçici 2. maddesi ile
belirlenen geçiş sürecinde bu sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde
düzenlenen muafiyet şartlarına uyumunun sağlanması amacıyla Turkcell tarafından
hazırlanarak Kurum’a sunulmuştur. Sözleşmenin halihazırda “Turkcell Abonelik
Merkezi Sözleşmesi” kapsamında faaliyette bulunan 496 firmayla imzalanması
öngörülmektedir. 520
I.3.3.1. Anlaşmanın Konusu ve Niteliği
Turkcell ile Turkcell Extra ismi alacak bayileri arasında imzalanacak olan Sözleşme,
Turkcell’in Telekomünikasyon Kurumu ile imzalamış olduğu İmtiyaz Sözleşmesi
uyarınca abonelerine sunmakla yükümlü olduğu abonelik işlemlerinin Turkcell
Extralar aracılığıyla yerine getirilmesine ve kontör kart satışının bu teşebbüslerce
satışının yapılmasına ve tarafların bu ilişki kapsamında sahip oldukları hak ve
sorumluluklarına ilişkindir.
08-44/603-230
13
Sözleşme ile, daha önce Turkcell Abone Merkezleri (TAM) tarafından gerçekleştirilen
abonelik işlemlerinin kapsamı genişletilmiştir. Buna göre, Turkcell Extralar tarafından
gerçekleştirilecek iş ve işlemler aşağıda sıralanmaktadır: 530
1. Yeni hat tesisi,
2. Hat aktivasyonu/hat kapama talebi alma,
3. Faks/data tesisi,
4. Şebekeler arası geçiş,
5. Diğer abonelik işlemleri,
6. Abonelik dosyalarının düzenlenmesi ve korunması ve zamanında arşive
ulaştırılmasının sağlanması,
7. Konuşma kartlarının satışı.
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin 540
alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak
tanımlanmaktadır. Bu açıdan, Turkcell ile bayileri arasında imzalanması planlanan
“Turkcell Extra Sözleşmesi” de dikey anlaşma niteliğindedir.
I.3.3.2. Menfi Tespit Değerlendirmesi
İnceleme konusu Sözleşme’nin “Bağlılık” başlıklı 4.A.11. maddesinde, Turkcell
Extraların sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren beş yıl süreyle sözleşme
kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak, sadece Turkcell’in ürün, hizmet ve
servislerini satmak için aracılık hizmetinde bulunacağının düzenlenmesi sebebiyle
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca rekabeti kısıtladığı ve bu sebeple menfi
tespit belgesi alamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. 550
I.3.3.3. Anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından Değerlendirilmesi
Yukarıda Turkcell Extra Sözleşmesi’nin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi uyarınca
dikey anlaşma olduğu belirtilmişti. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, bir anlaşmanın
bu Tebliğ ile sağlanan muafiyetten yararlanabilmesi için, anlaşmanın sağlayıcısı
konumundaki teşebbüsün dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili
pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması gerekmemektedir.
“Hakim Durum Analizi” başlıklı bölümde, SIM kart ve kontör kart satışı pazarında
Turkcell’in pazar payının % (…)’e ulaştığı bilgisine yer verilmişti. Böylece, Turkcell’in
dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı pazardaki pazar payının %40’lık
pazar payı eşiğini aştığı ve bu sebeple Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden 560
yararlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.3.4. Bireysel Muafiyet İncelemesi
İnceleme konusu Sözleşme, aktivasyon hizmetleri ve SIM kart/kontör kart satışı
işlemleri olarak iki temel kategoriye ayrılabilecek bir grup işlemin bayilerce
yapılmasını konu edinmektedir. bildirim formunda da ifade edildiği üzere, Turkcell’in
Sözleşme’yi imzalamayı planladığı bayiler bu hizmetlerin yanı sıra cihaz satışı
faaliyeti ile de uğraşmaktadırlar. Esasen bu tür bayiler gelirlerinin büyük bir kısmını
cihaz satışından elde etmektedirler.
Sözleşmeye konu abonelik hizmetleri ile SIM kart/kontör kart satış hizmetleri
bakımından Turkcell ile Turkcell Extra arasındaki ilişkinin farklılaşması sebebiyle 570
08-44/603-230
14
sözleşmeye ilişkin bireysel muafiyet incelemesinin her hizmet için ayrıca yapılması
gerekliliği ortaya çıkmıştır.
Abonelik hizmetleri, hattın aktivasyonundan kapatılmasına kadar tüm abonelik
işlemlerini kapsayan bir hizmet grubudur. Bu hizmetler, Turkcell’in İmtiyaz
Sözleşmesi kapsamında vermekle yükümlü olduğu hizmetlerden biri olarak, Turkcell
Extralarca Turkcell adına ve Turkcell emir ve talimatlarına uygun olarak yapılan
işlemleri kapsamaktadır. Turkcell bu hizmetlerin, mevzuattaki kurallara uygun olarak
verilmesini sağlamakla yükümlüdür. Abonelere karşı hizmetten kaynaklanan nihai
sorumluluk Turkcell’in üzerinde bulunmaktadır.
Bu kapsamdaki aktivasyon hizmetleri ve diğer tüm abonelik hizmetleri için Turkcell 580
tarafından Turkcell Extralara prim ödemesi yapıldığı bildirilmiştir. Sözleşme’nin
“Prosedürlere ve Standartlara Uygunluk” başlıklı 4.A.2. maddesinin (c) bendinde de,
“Turkcell Extra aksine bir bildirim Turkcell tarafından yapılmadığı sürece, SIM kart ve
konuşma kartları hariç olmak üzere, bu sözleşme kapsamında belirlenen diğer her
türlü hizmetle ilgili olarak Turkcell’in bildirmiş olduğu fiyatları uygulamak zorundadır.
Turkcell Extra’nın herhangi bir şekilde farklı fiyat uygulama yetkisi bulunmamaktadır.”
hükmü yer almaktadır. Böylece, abonelik hizmetinin verilmesi açısından Turkcell
Extraların mali veya ticari bir risk üstlenmedikleri ve faaliyetlerinin Turkcell için bir
aracılık hizmeti vermekle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bilgiler ışığında bakıldığında, Turkcell ile Turkcell Extralar arasındaki ilişkinin 590
abonelik işlemleri hizmetine ilişkin kısmı bakımından 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin Açıklanmasına Dair Kılavuz’un 1.5. maddesinde de
yer verilmiş olan acentelik ilişkisine uyduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sebeple,
sözleşmenin abonelik hizmetlerine ilişkin düzenlemelerinin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olmadığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, bildirim formunda kullanıcılara SIM kart ve kontör kart satışı yapılması
bakımından da, Turkcell Extraların herhangi bir ticari risk üstlenmemeleri sebebiyle
Turkcell’in acentesi konumunda bulundukları ileri sürülmektedir. Telekomünikasyon
mevzuatı uyarınca, SIM kart üzerindeki numara bloklarının mülkiyetinin nihai olarak
TK’ya ait olduğu, imtiyaz sözleşmesi uyarınca sözleşme süresi (25 yıl) için kullanım 600
hakkının Turkcell’e devredilmiş olduğu ve süre sonunda (veya sözleşme daha erken
bir tarihte feshedilirse o tarihte) bu kullanım hakkının da sona ereceği belirtilerek
bayilere veya tüketicilere mülkiyet hakkının hiçbir zaman geçmediği ifade
edilmektedir. Buna bağlı olarak, SIM karttan kaynaklanan ticari riskin bayilere
aktarılmadığı iddia edilmektedir. Buna ilaveten, bayilerin satamadıkları SIM kartları ve
kontör kartları ücretlerini geri almak koşuluyla distribütörlere iade edebilecekleri
belirtilerek, bu sebeple de SIM kart/kontör kart satışından bayilerin ticari bir risk
üstlenmedikleri ileri sürmektedir.
Öncelikle belirtilmesi gereken husus, numara bloklarının mülkiyet hakkının TK’da
kalmaya devam etmesi ve kullanım hakları devredilen bu numaraların belirli bir süre 610
sonunda TK’ya iade edilecek olmasının, bu numaraların somutlaştığı SIM kartların
yeniden satışı sebebiyle bayilerin ticari bir risk almalarını engellemiyor olmasıdır.
Abone, bayi, distribütör ve Turkcell arasındaki söz konusu ticari ilişkide SIM
kartlar/numara bloklarının kullanım hakkı bir emtia olarak ticarete konu edilmektedir.
Bu ticari ilişkide mülkiyet hakkının devredilmemesi bayilerin SIM kartların yeniden
satışı sebebiyle distribütöre ve tüketiciye karşı üstlendikleri ticari sorumlulukları
ortadan kaldırmamaktadır. Nitekim, Sözleşme’nin 4.A.2. maddesinin (c) bendi ile,
Sözleşmenin tarafı olan bayilere SIM kart ve kontör kartların satış fiyatını serbestçe
08-44/603-230
15
belirleme imkanı tanındığı görülmektedir. Turkcell tarafından gönderilen cevap
yazısında, Turkcell Extraların SIM kart ve kontör kart satışından elde ettikleri gelirin 620
distribütörlerden aldıkları fiyatın üzerine koydukları kar olduğu da açıkça ifade
edilmektedir.
Bunların yanı sıra, önaraştırma sürecinde raportörlerin distribütörlerle yaptıkları
görüşmelerde, kontör kart satışının son derece kolay ve hızlı bir şekilde
gerçekleşmesi, şirketlere nakit girişi sağlaması sebepleriyle bayilerde stokta kart
bulundurma eğiliminin bulunduğu, ürünün niteliği gereği uzun süre stokta tutulabildiği,
SIM kart ve kontör kart iadesinin istisnai olarak ancak kartların hatalı veya bozuk
çıkması durumunda söz konusu olduğu bilgisine ulaşılmıştır.
Bu tespitler ışığında, anlaşmanın bu hizmet grubu bakımından acentelik ilişkisi olarak
değerlendirilemeyeceği ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele 630
alınabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
4.A.2. maddesinin (c) bendinde düzenlenen beş yıllık rekabet etmeme hükmü sebebiyle,
Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ilgili ürün pazarında
rekabetin kısıtlanması sonucunu doğuran bir anlaşma olduğu anlaşılmaktadır. Bununla
birlikte, Kanun'un 5. maddesine göre, sözleşmenin, söz konusu maddede belirtilen dört
koşulun tamamını sağlaması halinde, 4. maddenin uygulanmasından muaf tutulması
mümkündür.
(a) Malların üretim ve dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileştirmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması:
Turkcell Extra Sözleşmeleri Turkcell’in abonelik hizmetlerinin sunulması ve SIM kart ve 640
kontör kartlarının satışı hizmetlerinin daha etkin bir şekilde yapılmasına imkan
sağlamaktadır.
(b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması:
Sözleşme ile kurulan yaygın bayi ağı sayesinde kullanıcılar hızlı ve kolay bir şekilde SIM
kart ve kontör kartlara ulaşabilme ve abonelik işlemlerini yaptırabilme imkanına
kavuşmaktadırlar.
(c) İlgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması:
Turkcell’in rakibi konumunda bulunan Vodafone ve Avea’dan inceleme sürecinde talep
edilen bilgilerden sözü edilen her iki şirketin de abonelik işlemlerinin gerçekleştirilmesi
ve kart satışlarının yapılması bakımından yeterli sayıda münhasır ve münhasır olmayan 650
bayilerden oluşan bir dağıtım ağına sahip oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca SIM
kart/kontör kart satışı bakımından pazarda münhasır olmayan 15.000 civarında satış
noktası bulunduğu tespit edilmiştir.
(d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması:
Bu bent ile, anlaşma ile getirilen rekabet kısıtlamalarının anlaşma sonucunda ortaya
çıkan ve tüketiciye fayda sağlayan mal veya hizmetlerin üretim ya da dağıtımında
iyileşme ile ekonomik veya teknik gelişme için zorunlu olması kastedilmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin (a) bendinde “alıcıya getirilen belirsiz süreli
veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğünün” Tebliğ ile tanınan 660
muafiyetten yararlanamayacağı belirtilmektedir. Sözleşme’nin “Bağlılık” başlıklı
4.A.11. maddesinde, Turkcell Extraların sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren
beş yıl süreyle sözleşme kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak, sadece Turkcell’in
08-44/603-230
16
ürün, hizmet ve servislerini satmak için aracılık hizmetinde bulunacağı
düzenlenmektedir. Bu açıdan, Sözleşme’de yer alan rekabet etmeme hükmünün
makul kabul edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
J- SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
1. Turkcell ürün ve hizmetlerinin dağıtımındaki çeşitli uygulamalara yönelik
olarak Smile Holding A.Ş. ve Biltek Ltd. Şti. tarafından yapılan şikayetler 670
bakımından; Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ile şirketin distribütör ve
bayileri hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
kapsamında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına, şikayetlerin
reddine,
2. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından “Turkcell Extra Sözleşmesi”ne
ilişkin olarak yapılan menfi tespit/muafiyet başvurusu bakımından;
a. Anılan sözleşmeye, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
rekabeti kısıtlayıcı hükümler içermesi nedeniyle menfi tespit belgesi
verilemeyeceğine,
b. Turkcell’in SIM kart ve kontör dağıtım ve aktivasyonu pazarındaki pazar 680
payının 2002/2 sayılı Tebliğ’de yer verilen %40 pazar payı eşiğini
aşması nedeniyle, sözleşmenin Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden
yararlanamayacağına,
c. Bununla birlikte 4054 sayılı Kanun’un 5.maddesinde sayılan şartları
taşıdığından başvuru konusu sözleşmeye bireysel muafiyet
tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy