Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-1-63 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 08-44/606-231
Karar Tarihi : 9.7.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, M. Selim ÜNAL, Seda N. FİRENGİZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - BP Petrolleri A.Ş.
Temsilcisi Av. Eda UZEL ÖZOĞUL 20
Sarı Kanarya Sk. No:14 K2 Plaza Kat: 4-12
Kadıköy 34090 İstanbul
- Mobil Oil Türk A.Ş.
Temsilcisi Av. Gönenç GÜRKAYNAK
Çitlenbik Sk. No:12 Yıldız Mh. Beşiktaş 34349 İstanbul
- The Shell Company of Turkey Limited
Temsilcisi Av. Şebnem YILMAZER
Karamancılar İş Merkezi Gülbahar Mah. Salih Tozan Sk.
No:18 B Blok 34394 Esentepe Şişli İstanbul 30
- OPET Petrolcülük A.Ş.
Temsilcisi Av. Hasan ŞAHİN
Bulgurlu Mah. Sarıgazi Cd. No:47 34696 Üsküdar İstanbul
D. TARAFLAR : - BP Petrolleri A.Ş.
Sarı Kanarya Sk. No:14 K2 Plaza Kat: 4-12
Kadıköy 34090 İstanbul
- Mobil Oil Türk A.Ş. 40
Pakpen Plaza Sahrayıcedid Mh. Halk Sk. No: 40-44
81080 Kozyatağı İstanbul
- The Shell Company of Turkey Limited
Karamancılar İş Merkezi Gülbahar Mah. Salih Tozan Sk.
No:18 B Blok 34394 Esentepe Şişli İstanbul
- OPET Petrolcülük A.Ş.
Bulgurlu Mah. Sarıgazi Cd. No:47 34696 Üsküdar İstanbul
50
08-44/606-231
2
E. DOSYA KONUSU: BP Petrolleri A.Ş., Mobil Oil Türk A.Ş., The Shell Company
of Turkey Limited ve OPET Petrolcülük A.Ş. arasında imzalanan “Türk Hava
Meydanlarında Depolama ve Uçaklara Yakıt İkmali İçin Ortak Havacılık
Operasyon Sözleşmesi” ve “Varlıkların Satışı Sözleşmesi” ile gerçekleştirilen
işbirliğine menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 10.6.2008 tarih ve 3610 sayı ile giren
bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4., 5. ve 8.
maddeleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 3.7.2008 tarih ve 2008-
1-63/MM-08-CS sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 4.7.2008 tarih ve 60
REK.0.05.00.00-130/100 sayılı Başkanlık önergesi ile 08-44 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; BP Petrolleri A.Ş., Mobil Oil Türk A.Ş.
ve The Shell Company of Turkey Limited arasında akdedilen “Türk Hava
Meydanlarında Depolama ve Uçaklara Yakıt İkmali İçin Ortak Havacılık Operasyon
Sözleşmesi”ne OPET Petrolcülük A.Ş.’nin de katılması ve taraflar arasında akdedilen
“Varlıkların Satışı Sözleşmesi” ile gerçekleştirilen işbirliğinin 4054 sayılı kanunun 4.
maddesi kapsamına gireceği ve dolayısıyla söz konusu oluşuma menfi tespit belgesi
verilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte bu işbirliğine Kanun'un 5. maddesi 70
kapsamında muafiyet verilmesinin uygun olacağı ifade edilmektedir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. BP Petrolleri A.Ş. (BP)
Türkiye'de akaryakıt dağıtım ve pazarlama, madeni yağ üretim ve dağıtım
faaliyetlerinin yanısıra, LPG, Ticari ve Endüstriyel Yakıtlar gibi iş kollarıyla iştigal eden
BP, uluslararası iş kolları arasında yer alan havacılık operasyonları, kimyevi maddeler
ve deniz yakıtları alanlarında da Türkiye’de faaliyet göstermektedir. 80
H.1.2. The Shell Company of Turkey Limited (Shell)
Akaryakıt dağıtım ve pazarlama, madeni yağ üretim ve dağıtım faaliyetlerinin
yanısıra, LPG, Ticari ve Endüstriyel Yakıtlar, doğalgaz gibi iş kollarıyla iştigal eden
Shell, uluslararası iş kolları arasında yer alan havacılık operasyonları, kimyevi
maddeler ve deniz yakıtları alanlarında da Türkiye’de faaliyet göstermektedir.
H.1.3. Mobil Oil Türk A.Ş. (Mobil)
90
1999 yılında Exxon ve Mobil, Exxonmobil ismi altında birleşmişlerdir. Bunun
yansıması olarak da Mobil Türkiye’deki akaryakıt dağıtım pazarından çıkmıştır. Mobil
halihazırda ExxonMobil’e bağlı bir şirket olup Türkiye’de madeni yağ ve havacılık
yakıtları konusunda faaliyet göstermektedir.
H.1.4. OPET Petrolcülük A.Ş. (OPET)
Merkezi İstanbul’da bulunan OPET Petrolcülük A.Ş; akaryakıt perakende satışlar,
ticari ve endüstriyel yakıtlar, madeni yağlar, depolama ve uluslararası ticaret
konularında faaliyet göstermektedir. OPET’in hisselerinden %40’ı, halihazırda 100
08-44/606-231
3
Türkiye’de faaliyet gösteren tek rafineri şirketi olan Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.
(Tüpraş)’a ait olup OPET’in, Öztürk Ailesi ile Tüpraş’ın kontrolü elinde olan Koç
Grubu’nun ortak kontrolünde olduğu görülmektedir.
H.2. Yapılan İnceleme ve Tespitler
H.2.1. Yapılan İşlem
Bildirime konu olan sözleşme, BP, Mobil ve Shell’in İstanbul Atatürk, Antalya, İzmir
Adnan Menderes ve Bodrum Havaalanı’ndaki münferit depolama tesislerini bir çatı 110
altında toplayarak, tarafların depolama ve uçaklara ikmal hizmetlerini kapsayan
faaliyetlerinin tek elden yürütülmesi işlemine OPET’in de taraf olabilmesine yöneliktir.
H.2.1.1. BP-Mobil-Shell Tarafından Yapılan Sözleşme
BP, Mobil ve Shell 30.12.2005 tarihinde, işbu başvuruya konu sözleşmeyle aynı
hükümleri içeren bir sözleşme imzalamışlardır. Rekabet Kurulu’nun 28.12.2006 tarih
ve 06-95/1202-365 sayılı kararı ile söz konusu sözleşmeye menfi tespit belgesi
verilmiştir. Bu sözleşmeye bağlı olarak söz konusu ortak operasyon kapsamında
belirli bir malvarlığı ortaya konularak bir işbirliği yaratılmıştır. Bu işbirliği kapsamında 120
gerçekleştirilen hizmetlere ilişkin herhangi bir ücret alınmamakta; sadece söz konusu
hizmetlere ilişkin masraflar işbirliğine dahil olan şirketler tarafından karşılanmakta ve
oluşum, münhasıran kapsamdaki şirketlere hizmet vermektedir.
Yapılan bildirimde, başvuru konusu ortak havacılık operasyonunun havacılık
ürünlerinin satışına ilişkin olmadığı, bu sözleşmeye taraf olan her şirketin havacılık
ürünlerinin satış ve pazarlamasını bizzat rekabet hükümleri çerçevesinde ihalelere
girmek suretiyle yürüttüğü ve söz konusu anlaşmanın ise havaalanlarında akaryakıt
depolaması için gerekli arazilerin sınırlı olması dolayısıyla, havacılık ürünlerinin ortak
olarak depolanması ve ortak bir operasyonla uçaklara ikmalini kapsadığı; 130
operasyonun, taraflarının havacılık yakıtlarının havalimanına getirilmesinden sonra
başladığı ve ortak depolanan yakıtın uçaklara ikmali ile sona erdiği belirtilmektedir.
Ortak havacılık operasyonu sayesinde Devlet Hava Meydanları İşletmesi tarafından
tahsis edilen sınırlı alanın verimli kullanıldığı ayrıca, uçaklara ikmali gerçekleştirilen
Jet A-1 yakıtının alev alması durumunda etkilenecek alan havalimanı olduğundan
risklerin en aza indirilmesi ve yürütülen operasyonun emniyetli bir şekilde
gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Uluslararası standartlarda özel araçlarla
uçaklara yapılan ikmaller hem havalimanının emniyetini sağlamakta hem de çevre
kirliliği oluşturabilecek durumların en aza indirgenmesi temin edilmektedir. 140
Söz konusu sözleşme ile Joint Inspection Guidlines (JIG) kurallarına uyum
sağlanmasının amaçlandığı, sözleşmenin konusunun havalimanlarında münhasır
tesislere ve tesislere yapılacak eklere ve tadilatlara ilişkin hükümler içerdiği ve
tarafların özgürce karar almalarını etkileyen herhangi bir hüküm ya da etki içermediği
belirtilmektedir. Sözleşme taraflarının kendi müşteri politikalarını, satış ve pazarlama
stratejilerini, kendi şirket prensipleri ve bağımsız ticari kararları doğrultusunda
belirledikleri ifade edilmektedir.
150
08-44/606-231
4
Bildirime konu anlaşma dört hava meydanını kapsamaktadır. Bu hava meydanları,
- İstanbul Atatürk Havalimanı,
- Bodrum Havaalanı,
- İzmir Adnan Menderes Havaalanı ve
- Antalya Havaalanı’dır.
H.2.1.2. OPET’in de Sözleşmeye Dahil Olması
Ortak operasyon Rekabet Kurulu’ndan alınan menfi tespit kararı çerçevesinde 160
yürütülürken, havacılık yakıtları sektörüne giren OPET’in sözleşmeye taraf olması
gündeme gelmiş ve OPET’in yeni katılımcı olarak kabulü için tercih edilen kriterlere
uygun görülmesi nedeniyle OPET’in de dahil olduğu başvuruya konu “Türk Hava
Meydanlarında Depolama ve Uçaklara Yakıt İkmali İçin ortak Havacılık Operasyon
Sözleşmesi” yeniden imzalanmıştır. Sözleşmeye 8. ek olarak “Varlıkların Satışı
Sözleşmesi” akdedilmek suretiyle müşterek işletilen tesislerdeki mülkiyet payı taraflar
arasında eşitlenmiştir.
Başvuru konusu anlaşma, 28.12.2006 tarih ve 06-95/1202-365 sayılı menfi tespit
kararına konu anlaşma ile birebir aynı hükümleri içermektedir. Mezkur başvuru, 170
yalnızca OPET’in Rekabet Kurulu’nun söz konusu kararı kapsamında menfi tespit
almış olan operasyona taraf olması ve taraflarca aynı mahiyette yeni bir anlaşma
akdedilmesi dolayısıyla gerçekleştirilmektedir. İlk sözleşme ile yeni başvuruya konu
sözleşme arasındaki fark OPET’in anlaşmaya taraf olması ve “Varlıkların Satış
Sözleşmesi”nin eklenmesidir.
H.2.2. Havacılık Yakıtları Pazarı Hakkında Bilgi
Havacılık yakıtları “Avgas (aviation gas)” ve “Jet A1” isimleri altında ikiye
ayrılmaktadır. Avgas, yüksek oktanlı bir benzin türü olup pervaneli (içten yanmalı) 180
motorlara sahip uçaklarda kullanılmaktadır. Jet A1 ise, jet motorlu uçaklarda yakıt
olarak kullanılmaktadır. Her iki yakıt türü de ham petrolün rafine edilmesi suretiyle
elde edilmektedir. Benzin niteliğinde olan Avgas ile gazyağı türevi sayılan Jet A1’in
üretim süreçlerinde bazı farklılıklar bulunmakla birlikte, rafineri çıkış fiyatları
bakımından diğer benzin türevlerine yakın bir bedelle satılmaktadır.
Pervaneli uçak sayısının azalmasına bağlı olarak, havacılık yakıtları pazarının büyük
bölümünü Jet A1 oluşturmaktadır. Buna bağlı olarak çoğu rafineri Jet A1 üretmekte,
nispeten küçük bir pazar oluşturan Avgas üretimi için yeni bir benzin zenginleştirme
tesisi kurmamaktadırlar. 190
Tedarik zinciri: Havacılık yakıtları pazarı, ikmal zinciri bakımından, akaryakıt
pazarından farklılık arz etmektedir. Akaryakıt pazarında “rafineri- dağıtım şirketi- bayi-
tüketici” şeklide bir ikmal zinciri varken, havacılık yakıtları pazarındaki zincir, “rafineri-
tedarikçi - tüketici” şeklindedir. Buradaki tedarikçiler de genelde uluslararası çaptaki
petrol şirketleridir. Pazarın yapısı itibarıyla bu pazarda bayilik sistemi bulunmamakta,
bu şirketler doğrudan nihai kullanıcıya satış yapmaktadırlar. Avrupa’daki önemli
havaalanlarında hizmet veren şirketlere bakıldığında, bunların Shell, BP, TotalFinaElf,
Statoil, Exxon Mobil gibi şirketler olduğu görülmektedir. Genelde bu şirketlerin
havacılık faaliyetleri, diğer faaliyetlerinden ayrı bir şekilde yürütülmektedir. 200
08-44/606-231
5
Havaalanlarında uçaklara yakıt ikmali iki şekilde olmaktadır. Bunlardan birincisi, peron
(körük) bulunmayan havaalanlarındaki ikmaldir. Bu havaalanlarında, sağlayıcı şirket,
depodan tanker araçlara (dispenser) doldurduğu yakıtı park alanında bekleyen uçağa
götürerek burada ikmal yapmaktadır. Peron bulunan modern havaalanlarında ise
uçaklara ikmal, “hidrant” denilen bir sistemle yapılmaktadır. Hidrant, sağlayıcı
şirketlerinin depolarından başlayıp peronların altından geçen ve her peronda uçağa
ikmal imkanı sağlayan, bütün yakıt satıcılarının kullandığı, merkezi bir sistemdir.
Fiyatlama: Havayolu şirketleri yıllık yakıt ihtiyaçlarını ihale yoluyla karşılamaktadırlar. 210
Bu durum bazen tüm ülke çapında ihaleye çıkılabileceği gibi, havaalanı bazında da
ihaleye çıkılabilmektedir. İhalede belirlenen fiyatlar bir yıllık süre için geçerli
olacağından, havacılık yakıtları pazarındaki rekabeti bu ihalelerde oluşmaktadır. Bu
nedenle, bir sonraki yıl için havayolu şirketlerinin hangi fiyata, nereden ve ne kadar
yakıt alacakları ihaleler sonucu belli olduktan sonra, yıl içerisinde havayollarına yakıt
satan teşebbüsleri fiyat ve satış koşulları gibi unsurlarla piyasada rekabet etmeleri
söz konusu olmamaktadır. İhaleler sonucu yapılan kontratlar dışında plansız-spot
satışlar ancak kargo uçakları ile rotası dışında farklı bir havaalanına inmek zorunda
kalan uçaklar bakımından söz konusu olmaktadır.
220
Yakıt ihalelerinde fiyatların nasıl belirlendiğine ilişkin genel geçerli bilgilere aşağıda
yer verilmiştir.
Petrol ürünlerinin (akaryakıt, lpg, jet A1 vs) rafineri çıkış fiyatlarının belirlenmesine
ilişkin dünya çapında kabul edilmiş genel kurallar bulunmaktadır. Buna göre çok
sayıda rafinerinin bulunduğu, nihai ürün arzının bol olduğu ve uluslararası ticarete
konu olduğu bölgelerde fiyat serbest piyasa koşullarına göre belirlenmektedir.
Örneğin İtalya ve Singapur limanlarında nihai ürün fiyatları serbest piyasa koşullarına
göre belirlenmektedir. Rekabetçi piyasalar dışında kalan münferit rafinerilerin nihai
ürün satış fiyatları ise en yakın rekabetçi piyasada oluşan fiyatlara bir formül suretiyle 230
bağlanmaktadır. Bu kapsamda rafineriler bir sonraki yıl için uygulayacakları fiyat
formüllerini önceden ilan etmekte ve dağıtım şirketlerinin buna göre yıllık taleplerini
almaktadırlar. Örneğin, ülkemizde Tüpraş 1998 yılından bu yana akaryakıt ürünlerinin
her birinin rafineri çıkış fiyatlarını “İtalya limanlarında oluşan ortalama fiyat + %3”
şeklinde ilan etmektedir1.
Havacılık yakıtlarının rafineri çıkış fiyatları da yukarıda özetlenen şekilde
belirlenmektedir. Yakıtı rafineriden alarak uçağa ikmal yapan sağlayıcının satış fiyatı
ise rafineri fiyatına kendi katlandığı maliyetler ve kardan oluşan bir bedel
eklenmesiyle oluşmaktadır. Bu çerçevede, havacılık yakıtları pazarında nihai 240
tüketiciye uygulanan fiyatın iki segmenti bulunmaktadır. Bunlar;
- yakıt bedeli (jet A1’in, erişilebilir dünya piyasalarındaki rafineri satış fiyatına
bağlı fiyatı) ve
- hizmet bedelidir (sağlayıcının jet A1’i rafinerilerden alıp uçağın deposuna
doldurulmasına kadar olan hizmetleri için ödenecek bedel).
Havayollarının ihalelerinde, sağlayıcılar sadece hizmet bedeli için teklif
vermektedirler. Yakıt bedelinin belirlenmesinde, ikmal yapılacak havaalanlarına en
yakın erişilebilir dünya piyasasında oluşan fiyatlar veri alınmakta olup ihalede bu 250
1 Uygulanan formul daha kapsamlı olmakla birlikte, burada basitleştirilmiş haline yer verilmiştir.
08-44/606-231
6
konuda fiyat verilmemektedir. Örneğin, Akdeniz havzasında yer alan ülkelerde
genelde İtalya limanlarında oluşan nihai ürün fiyatları dikkate alınmaktadır (Platt’s
İtalya). Bu pazarda her gün jet A1 için rafineri satış fiyatı açıklanmaktadır. Akdeniz
havzasında yer alan ülkelerdeki havaalanları için yapılacak sözleşmelerde ürün
bedeli, bir ay önceki platts İtalya ortalama satış fiyatları olarak belirlenmektedir. Bu
bedel, pazardaki fiyat değişikliklerine bağlı olarak her ay için değişmektedir. Hizmet
bedeli ise, havaalanının en yakın rafineriye uzaklığı, nakliye şartları, direkt boru
hattının bulunup bulunmadığına ve rekabet şartlarına göre değişmektedir. Örneğin
Atatürk Havaalanı ve Van Havaalanı için bir sağlayıcının uygulayacağı yakıt bedeli
aynıdır. Atatürk Havaalanı’na yakıt İzmit Rafinerisinden, Van'a Ankara rafinerisinden 260
gitmektedir. Aradaki nakliye maliyetleri nedeniyle sağlayıcının Van havaalanı için
Atatürk havaalanına göre daha yüksek bir hizmet bedeli isteyecek, dolayısıyla bu iki
alandaki yakıt fiyatları farklılaşacaktır.
Havacılık yakıtları pazarının bir diğer özelliği de, uçakların mecburi kalmadıkça tek
yönlü sefere yetecek kadar yakıt almalarıdır. Bir uçağın kalkıştan önce alacağı yakıt
miktarı;
- yolcu sayısı ve kargo miktarına,
- kalkılacak ve inilecek pistin uzunluğu ve kabul edebileceği ağırlığına, 270
- inilecek pistin uzaklığına,
- hava durumuna
- uçuş yüksekliğine
- acil durumlarda inebileceği en yakın havaalanına
göre değişmektedir. Bu çerçevede, kural olarak uçaklar fazla yakıtın neden olduğu
ağırlık yakıt sarfiyatını artırdığı ve inişlerde meydana gelen kazalarda fazla yakıtın
can kaybına neden olduğu için, kısa mesafeli de olsa, yalnızca sefer yapacağı
havaalanına gitmeye yetecek kadar yakıt ikmali yapmaktadır. Bu durum pahalı yakıt
satılan bir meydana uçacak uçağın ucuz olan meydandan daha fazla yakıt alması gibi 280
bir seçeneği ortadan kaldırmakta ve her havaalanında ikmal tesisleri ve/veya ikmal
araçlarının bulunmasını zorunlu kılmaktadır.
Havacılık yakıtları pazarında yakıt fiyatları “gümrüklü” ve “gümrüksüz” satışlar olarak
ikiye ayrılmaktadır. Gümrüklü satışlar, ülke içerisindeki uçuşlar için uygulanan fiyatlar
olup o ülkenin mevzuatına göre vergilendirilmektedir. Gümrüksüz satışlar ise yurt
dışına sefer yapacak ulusal uçaklar veya yurtdışından gelip yine yurt dışına gidecek
yabancı uçaklar için uygulanan, vergisiz fiyatlardır. Ülkemizde, gümrüklü satışlar
üzerinde ÖTV bulunmamakta, vergi olarak sadece rafineri satış fiyatı üzerinden %18
oranında KDV alınmaktadır. 290
Tüpraş ülkemizde Jet A1 üreten tek teşebbüs konumundadır. Tüpraş’ın avgas
üretmemesi nedeniyle, bu ürüne yönelik talebin tamamı ithalat yoluyla
karşılanmaktadır. Öte yandan, Tüpraş üretiminin iç talebi de karşılayamaması
nedeniyle bazı mevsimlerde Jet A1 ithalatı da yapılmaktadır. İnceleme sürecinde
yapılan görüşmelerde, 2007 yılı itibarıyla yurt içi tüketimin (……….) ton olduğu ve
bunun (……….) tonluk kısmının Tüpraş tarafından karşılandığı belirtilmiştir. Buradan
da anlaşılmaktadır ki, 2007 yılı itibarıyla Türkiye Jet A1 tüketiminin % (…)’i Tüpraş
üretimi ile karşılanmaktadır.
300
08-44/606-231
7
Halihazırda Türkiye’de 30 havaalanına sefer yapılmakta olup bu pazardaki en büyük
oyuncu ve akaryakıt müşterisi Türk Hava Yolları’dır (THY). Yurt içindeki en büyük
sağlayıcı ise Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ)’tır. POAŞ’ın İzmit rafinerisinden çıkan ve
Trakya’ya uzanan Nato Boru Hattına eklenen boru hattıyla doğrudan Atatürk
havaalanındaki depolarına ürün sevk etmektedir. Bu havaalanındaki BP, Shell ve
Mobil’in böyle bir imkanı bulunmamaktadır. Bu şirketler İzmit Rafinerisinden temin
ettikleri yakıtı deniz yoluyla İstanbul Avrupa yakasındaki depolama tesislerine getirip
buradan karayoluyla Atatürk Havaalanındaki tesislerine sevk etmektedir. Bu
bakımdan bu alandaki maliyetleri POAŞ’a göre yüksek seviyededir. THY, her yıl tüm
havaalanları için toplu olarak ihaleye çıkmaktadır. POAŞ THY’nin en büyük ikmal 310
noktası olan Atatürk Havaalanında rakiplerine göre daha iyi teklifler sunabildiği için bu
güne kadar THY’nin tüm ihalelerini kazanmıştır. Bu durumda, diğer şirketlerin
depolama kapasitelerinin küçük olması, yurt genelinde bütün havaalanlarında
faaliyette bulunmamaları gibi faktörlerin de rolü bulunmaktadır.
POAŞ, Sabiha Gökçen ve Uşak Havaalanları dışındaki bütün meydanlarda
bulunmaktadır. Mobil ise Çorlu, Kayseri, Ankara, Dalaman, Nevşehir ve Adana
Havaalanlarında faaliyet göstermektedir. Bu havaalanları dışındaki önemli
havaalanlarında faaliyet gösteren oyuncular şu şekildedir:
320
Antalya: POAŞ, BP, Mobil, Shell
Bodrum: POAŞ, BP, Mobil, Shell
İzmir: POAŞ, BP, Mobil, Shell
Ankara: POAŞ, Mobil
Önemli havaalanlarındaki teşebbüslerin 2007 yılına ilişkin pazar paylarına aşağıdaki
tabloda yer verilmiştir.
Tablo 1– Önemli Havalimanlarında Son Üç Yıl Pazar Payları
HAVALİMANI 2005(%) 2006(%) 2007(%)
İstanbul Atatürk
BP (…) (…) (…)
Exxon Mobil (…) (…) (…)
Shell (…) (…) (…)
POAŞ (…) (…) (…)
İzmir Adnan
Menderes
BP (…) (…) (…)
Exxon Mobil (…) (…) (…)
Shell (…) (…) (…)
POAŞ (…) (…) (…)
Bodrum Milas
BP (…) (…) (…)
Exxon Mobil (…) (…) (…)
Shell (…) (…) (…)
POAŞ (…) (…) (…)
08-44/606-231
8
Antalya
BP (…) (…) (…)
Exxon Mobil (…) (…) (…)
Shell (…) (…) (…)
POAŞ (…) (…) (…)
330
Türkiye’de jet yakıtı satışı yapan bu dört firmanın Türkiye genelindeki 2007 yılı
tahmini pazar payları ise şu şekildedir:
Tablo 2 – Türkiye Pazar Payları
Şirket Pazar Payı
(%)
BP (…)
Mobil Oil (…)
POAŞ (…)
Shell (…)
H.3. Değerlendirme
Esas itibarıyla rakip teşebbüsler arasında oluşturulan ortak girişimler ya da işbirliği
anlaşmaları (yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim olmaması halinde), rakipler
arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu riski taşımaları halinde 4054 sayılı 340
Kanunun 4. maddesi kapsamına girebilmektedir.
Bildirime konu olan sözleşme ile aynı hükümleri içeren ve 30.12.2005 tarihinde BP,
Mobil ve Shell tarafından imzalanan “Türk Hava Meydanlarında Depolama ve
Uçaklara Yakıt İkmali İçin Ortak Havacılık Sözleşmesi”nin daha önce Kuruma
bildirildiği ve Rekabet Kurulu’nun 28.12.2006 tarih ve 06-95/1202-365 sayılı kararı ile
bu oluşuma menfi tespit belgesl verildiği görülmektedir. Burada Kurulun jet yakıtı
pazarının kendine özgü yapısının rekabetçi davranışların koordinasyonuna ilişkin
risklerin oluşmasını engellediğini belirttiği görülmektedir. Söz konusu üçlü ortaklığa
OPET’in de dahil olmasına ilişkin değerlendirmelere geçmeden önce, BP, Mobil ve 350
Shell ortaklığına ilişkin verilen menfi tespit kararındaki önemli noktaları hatırlamak
yerinde olacaktır. Söz konusu kararda, havacılık yakıtları depolama ve ikmal
işlemlerine ilişkin genel bilgiler olarak şu ifadelere yer verilmiştir:
“Bildirim formunda, Avrupa’nın birçok havaalanında, havacılık yakıtları depolama ve
ikmalinin bildirilen sözleşmeye benzer sözleşmelerle oluşturulan ortak operasyonlarla
yürütüldüğü ifade edilerek, bu konudaki örneklere yer verilmiştir: Amsterdam
Havaalanı’nda Shell, BP, ExxonMobil, TotalfinaElf, StatOil ve Texaco’nun ikmal
konusunda ortak operasyon yürüttükleri belirtilmektedir. Raportörlerce taraflarla
yapılan görüşmede, benzer ortak operasyonlar için AB Komisyonu’na başvuru yapılıp 360
yapılmadığı sorulmuş, taraflar böyle bir başvurunun yapılmadığını belirtmişlerdir. AB
Komisyonu’nun internet sayfasında yapılan araştırmalarda bu konuda Komisyon
tarafından verilen bir karara rastlanmamıştır.
Bildirim formunda, 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde bildirilen
sözleşmenin aynı Kanun’un 4. ve 6. maddelerine aykırı olmadığına ilişkin menfi tespit
belgesi verilmesi talep edilmektedir. Ancak, Kanun’un 4. ve 6. maddesinden önce, 7.
08-44/606-231
9
maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Başka bir ifade ile
tarafların bazı faaliyetlerini ortak yürütmesinin Kanun’un 7. maddesi anlamında bir
yoğunlaşma doğurucu işlem olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.” 370
Buradan da anlaşılmaktadır ki, uluslararası piyasalarda da havacılık yakıtlarına ilişkin
birtakım depolama ve ikmal faaliyetleri ortak operasyonlar şeklinde
gerçekleştirilmektedir. Söz konusu kararda menfi tespit verilmesine ilişkin 4 ve 6.
maddeler kapsamında bir değerlendirmeye geçmeden önce, işlemin Kanunun 7.
maddesi kapsamında yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim olup olmadığı
değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede: bildirilen sözleşmenin, herhangi bir bağımsız
teşebbüsün veya hisselerinin devri söz konusu olmaması nedeniyle, 1997/1 sayılı
Tebliğ’in (a) ve (b) bentlerinde sayılan haller kapsamında değerlendirilmesinin
mümkün olmadığı, bu noktada, sözleşme kapsamında tarafların ortak operasyon 380
yürütmek amacıyla depolarını ve tesislerini ortak bir çatı altında toplamalarının (c)
bendi kapsamında bir ortak girişim olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunun
önem kazandığı; bu bakımdan bildirilen sözleşme incelendiğinde, ortak operasyon
için belirli bir malvarlığı ortaya konularak adi şirket statüsünde bir şirket kurulduğu,
ancak bu şirketin yapacağı hizmetler için hiçbir ücret almayacağı, sadece
masraflarının katılımcılar tarafından karşılanacağı ve münhasıran katılımcılara hizmet
vereceği dikkate alındığında, bu şirketin, taraflardan bağımsız olmaması nedeniyle bir
ortak girişim olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. OPET’in de ortaklığa dahil
olması sürecinde yer alan varlıkların satışına ilişkin sözleşmenin ve bu sözleşme
kapsamında yapılan devir işleminin de esas itibarıyla mevcut yapıda bağımsız 390
olmaksızın hizmet veren şirket aracılığıyla müşterek işletilen tesislerdeki mülkiyet
payının taraflar arasında eşitlenmesi amacıyla yapıldığı, dolayısıyla Kanunun 7.
maddesi kapsamında bir devir işlemi olmadığı anlaşılmaktadır.
Kararda yer alan, Kanunun 6. maddesine ilişkin değerlendirmede ise bildirilen
sözleşmenin, hakim durumun kötüye kullanılmasıyla ilgili bir yönünün olmaması
nedeniyle, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir
yanı bulunmadığı belirtilmiştir. Yapılan yeni başvuruda da, her ne kadar OPET’in
%50’sini elinde bulunduran Koç Grubu tedarik pazarında hakim durumda kabul edilse
de, yapılan bildirimin konusunun hakim durumun kötüye kullanılması yönünde 400
değerlendirilecek bir noktasının bulunmadığı görülmektedir.
Esas itibarıyla, bildirime ilişkin menfi tespit değerlendirmesinde asıl önemli bölümü
Kanunun 4. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirme teşkil etmektedir. Nitekim
önceki kararda da bu madde üzerinde durulmuştur. Söz konusu kararda 4. madde
değerlendirmesine ilişkin şu ifadelere yer verilmiştir:
“İlk olarak belirtmek gerekir ki; sözleşmede taraflar arasında rekabeti kısıtlayıcı açık
hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Bu noktada, sözleşmede açık hüküm bulunmamakla
birlikte, öngörülen ortak operasyonun kendisinin Kanun’un 4. maddesi anlamında 410
rekabeti kısıtlayıcı bir etki doğurup doğurmayacağı, taraflar arasında rekabete duyarlı
bilgilerin değişimi yoluyla rekabetçi davranışların koordinasyonuna neden olup
olmayacağına bakılması gerekmektedir.
Sözleşme kapsamında düzenlenen ortak operasyon sadece yakıtın havaalanlarında
depolanması, müşterinin uçağı geldiğinde buna ikmal yapılması ve buna ilişkin
kayıtların tutulmasına yöneliktir. Bu ikmal safhasına kadar katılımcının, bir müşteri
bulması, bu müşteriyle fiyat, uçuş saatleri, ikmal miktarı gibi hususları içeren bir
08-44/606-231
10
kontrat yapması; sonrasında günlük planlarına göre rafineriden/başka bir depodan
yerli ürün alıp ortak operasyonun yapılacağı depolama tesislerine getirmesi 420
gerekmektedir. Katılımcı yakıtı tesis arazisine getirmesine kadar geçen bu süreçte
sözleşmeyi ilgilendiren husus bulunmamakta, yakıt tesis arazisine girdikten sonra
sözleşme hükümleri işlemeye başlamaktadır. Bundan sonra tesis işleticisi, ürünü tahlil
ettikten sonra depolayacak; kendisine bildirilen program dahilinde, katılımcının
müşterisi geldiğinde belirlenen miktardaki yakıtın ikmalini yapacak, ikmali yapılan
yakıtın fiyat ve satış koşulları ile ilgili hiçbir bilgisi ve inisiyatifi bulunmayacaktır. Bu
şekilde özetlenen işlem ve havacılık yakıtları pazarının özellikleri dikkate alındığında,
rakiplerin ortak ikmal operasyonu yürütmesinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında
rekabetin kısıtlanmasına yol açmayacaktır. Şöyle ki; katılımcıların satış fiyatları ve
tahmini satış miktarları gibi hususlar piyasadaki rekabeti tesis eden ihalelerle önceden 430
belirlenmiş olup, sözleşme çerçevesinde yürütülen ortak operasyonun bu süreçte
taraflar arasındaki rekabeti kısıtlayıcı bir amaca hizmet etmeyeceği gibi böyle bir
etkiye de yol açabilecek nitelikte olmadığı görülmektedir.
Bilgi değişimi konusuna gelindiğinde, söz konusu ortak operasyon kapsamında
tarafların, fiyat ve satış koşulları ortak operasyonla ilgili olmadığından, sadece
birbirlerinin satış miktarları konusunda bilgi sahibi olmaları söz konusu olabilecektir.
Havacılık yakıtları pazarının yukarıda açıklanan genel özellikleri dikkate alındığında,
rakiplerin güncel satış miktarı bilgilerinin rekabete duyarlı bilgiler olarak kabul
edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ortak operasyon kapsamında katılımcıların 440
bu bilgileri elde etmesin rekabeti kısıtlayıcı bir sonuca yol açmayacağı anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, bildirilen sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’u ihlal eden bir yönü
bulunmamaktadır.”
Bu değerlendirmelere dayanılarak 28.12.2006 tarih ve 06-95/1202-365 sayılı karar ile
BP Petrolleri A.Ş., Mobil Oil Türk A.Ş. ve The Shell Company of Turkey Limited
arasında imzalanan “Türk Hava Meydanlarında Depolama ve Uçaklara Yakıt İkmali
İçin Ortak Havacılık Operasyon Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi
uyarınca menfi tespit belgesi verilmesine karar verilmiştir. 450
BP, Mobil ve Shell ortaklığına OPET’in de dahil olması işleminde, sözleşmede
herhangi bir değişikliğin yapılmadığı, OPET’in ise sektöre yeni girmek isteyen bir
teşebbüs olduğu görülmekle birlikte, OPET’in %50 hissesi ile birlikte ortak kontrolünü
elinde bulunduran Koç Grubu’nun aynı zamanda Tüpraş’ın da kontrolünü elinde
bulundurması ayrıca değerlendirilmelidir. Bu noktada, ilk kararda ileri sürülen;
- düzenlenen ortak operasyonun sadece yakıtın havaalanlarında depolanması,
müşterinin uçağı geldiğinde buna ikmal yapılması ve buna ilişkin kayıtların
tutulmasına yönelik olması, 460
- ikmal safhasına kadar katılımcının bir müşteri bulması, bu müşteriyle fiyat,
uçuş saatleri, ikmal miktarı gibi hususları içeren bir kontrat yapması, dolayısıyla
ortaklık konusu faaliyetlerin rekabetin yaşandığı faaliyetlerden sonra
gerçekleştirilen bir kısmı içeriyor olması,
- satış fiyatları ve tahmini satış miktarları gibi hususların piyasadaki rekabeti
tesis eden ihalelerle önceden belirlenmiş olması nedeniyle, sözleşme
çerçevesinde yürütülen ortak operasyonun bu süreçte taraflar arasındaki
rekabeti kısıtlayıcı bir amaca hizmet etmeyeceği,
08-44/606-231
11
- söz konusu ortak operasyon kapsamında fiyat ve satış koşulları ortak
operasyonla ilgili olmadığından, tarafların sadece birbirlerinin satış miktarları 470
konusunda bilgi sahibi olmalarının söz konusu olabileceği ve havacılık yakıtları
pazarının yukarıda açıklanan genel özellikleri dikkate alındığında, rakiplerin
güncel satış miktarı bilgilerinin rekabete duyarlı bilgiler olarak kabul
edilemeyeceği
yönündeki tespitlerin geçerliliğini koruduğu görülmektedir. Bunlara ilaveten, Tüpraş’ın
tedarik pazarında ülke jet yakıtı tüketiminin %(….)’ni karşılamakla birlikte alt pazarda
OPET’in henüz piyasaya yeni giren bir firma olması, uluslararası uygulamalarda da
havaalanı ortak altyapı hizmetlerinin birbirine rakip global firmalar tarafından
yürütülüyor olması2, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 5. maddesi3 uyarınca 480
Tüpraş’ın ayrımcılık yapmasının halihazırda piyasa Kanunuyla yasaklanmış olması
gibi hususlar ele alındığında, mevcut oluşuma OPET’in katılmasının da 4. madde
kapsamında bir sakınca doğurmayacağı ve dolayısıyla menfi tespit alabileceği ileri
sürülebilir.
Bununla birlikte, Türkiye hava yakıtları piyasasının diğer uluslararası piyasalardan
farklı olarak tedarik açısından tek rafinerinin faaliyette olduğu bir yapıya sahip olması,
söz konusu rafineri şirketi olan Tüpraşın ülke tüketiminin %(….)’ini karşılıyor olması
itibarıyla hakim durumda bulunması, Tüpraşın tam kontrolünü elinde bulunduran Koç
Grubunun OPET’in de ortak kontrolünü elinde tutuyor olması gibi hususlar, mevcut 490
durumda POAŞ’ın lider pozisyonda olduğu ve hatta hakim durum değerlendirmesine
tabi tutulabileceği jet yakıtı pazarında ileriye dönük rekabetçi bir piyasa yapısı
oluşmasında bir takım riskler doğurabilecektir. Mevcut pazar yapısında rekabet
ortamının iki tarafa ayrıldığı görülmektedir. Bir tarafta geçmişteki kamu sahipliği
döneminden kalan alt yapı avantajlarıyla POAŞ yer almakta, diğer tarafta ise BP,
Shell ve Mobil gibi uluslararası kimliğe sahip olan ve ağırlıklı olarak uluslararası
uçuşlara yönelik satışları bulunan firmaların bulunduğu görülmektedir. Bu piyasa
yapısına OPET’in yapacağı girişin kısa ve orta vadede her şekilde rekabet
seviyesinde bir artışa sebep olacağı söylenebilirse de, tedarikçi olarak Tüpraşın
pozisyonu, gelecekte bir takım rekabetçi riskleri beraberinde getirebilecektir. Her ne 500
kadar yakıt fiyatında ihale aşamasında uluslararası fiyatlar baz alınıyor olsa da,
ihalelerde verilen tekliflerde uluslararası fiyatların yanında gerçek alış fiyatlarının etkili
olacağı açıktır. 5015 sayılı Kanun ile ayrımcılık yapılmasının önüne geçilmiş olsa da,
tedarikçi olarak hakim durumda bulunan Tüpraşın OPET’le olan ilişkisinin, BP, Mobil,
Shell ortaklığına OPET’in de katılması aşamasında rekabetçi bir piyasa yapısı
oluşturulması bakımından bazı soru işaretleri ortaya çıkarmaktadır. Piyasada
fiyatların oluştuğu ihalelerde teklif seviyesinin yakıt fiyatı ve hizmet bedelinden
oluştuğu, yakıt maliyetlerinde belirleyicinin Tüpraş olduğu ve ortak operasyonun da
rakip teşebbüslerin hizmet alanındaki işbirliğinden oluştuğu dikkate alındığında bu
ortaklık, maliyet avantajları nedeniyle fiyatların düşmesine yol açacak olumlu bir 510
gelişme sağlayabileceği gibi, tarafların rekabetçi davranışlarının koordinasyonuna yol
açma ve rekabet seviyesini düşürme yönünde olumsuz sonuçlar doğurma ihtimalini
de ortaya çıkaracaktır. Bu bakımdan, işbirliği doğuran ve bununla birlikte rekabetçi
davranışların koordinasyonu risklerini içeren bu ortaklığın 4054 sayılı Kanun’un 4.
2 Örneğin Kastrup Havalimanı’nda (Danimarka, Kopenhag) Shell, BP, Q8, Totalfinaelf, Statoil ve Sasoil,
Heatrow Havalimanı’nda (İngiltere, Londra) Shell, BP, Exxon Mobil Totalfinaelf, Q8, Texaco firmaları ortak
altyapı hizmeti yürütmektedirler.
3 5015 sayılı Kanunun 5. maddesinin ilgili hükmü: “…Rafinerici kendi dağıtım şirketine tanıdığı şartları
kendisinden akaryakıt talep eden diğer dağıtıcılara da kategori bazında tanımak zorundadır.”
08-44/606-231
12
maddesi kapsamında kabul edilmesi gerektiği ve menfi tespit belgesi verilemeyeceği
sonucuna ulaşılmıştır.
Kanunun 4. maddesine giren bu ortaklığa ilişkin muafiyet değerlendirmesi aşağıdadır:
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme 520
ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
Bildirime konu ortaklık ile mevcut durumda BP, Shell ve Mobil tarafından ortak
kullanılan depoların OPET tarafından da kullanımının sağlanarak ölçek
ekonomisinden daha verimli bir şekilde yararlanılacağı ve tarafların ortalama
maliyetlerinde azalmanın sağlanacağı görülmektedir.
Maliyetlerde yaşanacak avantajın yanında, ortak havacılık operasyonu sayesinde
Devlet Hava Meydanları İşletmesi tarafından tahsis edilen sınırlı alan daha verimli
kullanılacaktır. Özellikle Atatürk Havalimanında POAŞ ve ortaklığa ait tesislerin 530
dışında yeni tesis yapmanın mümkün olmadığı belirtilmektedir.
Ayrıca ortak operasyonla birlikte, uçaklara ikmali gerçekleştirilen Jet A-1 yakıtının
alev alması durumunda etkilenecek alan havalimanı olduğundan risklerin en aza
indirilmesi ve yürütülen operasyonun emniyetli bir şekilde gerçekleştirilmesi
sağlanabilecektir. Uluslararası standartlarda özel araçlarla uçaklara yapılan ikmaller
hem havalimanının emniyetini sağlamakta hem de çevre kirliliği oluşturabilecek
durumların en aza indirgenmesi temin edilmektedir. Söz konusu sözleşme ile Joint
Inspection Guidlines (JIG) kurallarına uyum sağlanmasının amaçlandığı, sözleşmenin
konusunun havalimanlarında münhasır tesislere ve tesislere yapılacak eklere ve 540
tadilatlara ilişkin hükümler içerdiği ve tarafların özgürce karar almalarını etkileyen
herhangi bir hüküm ya da etki içermediği belirtilmektedir.
Bütün bu hususlar, söz konusu ortaklığın dağıtımda iyileşme ve ekonomik gelişmenin
yanında güvenlik açısından da bir takım getirilerinin olduğunu göstermektedir.
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması
Jet yakıtları satışına ilişkin piyasaya yeni bir teşebbüsün girmesinin yaratacağı
rekabet, ayrıca tarafların tesisleri daha etkin kullanmalarıyla oluşacak maliyet avantajı 550
ve yeni giren teşebbüsün belirli güvenlik standartların sağlandığı bir yapı içerisinde
söz konusu girişi yapmasının başta havayolu şirketleri ve ardından da nihai tüketiciler
olmak üzere müşteriler açısından olumlu sonuçlar doğuracağı anlaşılmıştır.
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
Her ne kadar Tüpraş Türkiye pazarının %(….)’ini temin eden bir teşebbüs olarak
görünse de, yeni ortak olarak girecek olan OPET’in sektöre henüz yeni giren bir
teşebbüs olduğu ve ayrıca Tüpraş’ın gerek mal vermek gerekse ayrımcılık yapmamak
konularında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında da EPDK denetim ve 560
kontrolü altında bulunduğu dikkate alındığında ve ayrıca bu ortaklığın karşısında
özellikle altyapı açısından avantajları elinde bulunduran ve Türkiye pazarının %68’ini
elinde tutan POAŞ’ın pazar gücü değerlendirildiğinde, BP, Mobil, Shell ortaklığına
OPET’in katılmasının ilgili piyasanın tamamında ya da bir bölümünde rekabeti
ortadan kaldırmayacağı kanaatine varılmıştır.
08-44/606-231
13
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması,
570
Yapılan başvuruda OPET’in sadece mevcut ortaklığa yeni katılan bir teşebbüs değil,
aynı zamanda sektöre de yeni giren bir teşebbüs olduğu görülmektedir. Havacılık
yakıtları bakımından bu tür bir ortaklı sadece maliyetleri azaltmak ya da belirli
güvenlik standartlarına ulaşmak açısından değil, sektöre giriş açısından da önem
kazanmaktadır. Havacılık yakıtları piyasasında diğer akaryakıt piyasalarından farklı
bir pazarlama ve dağıtım ağı bulunmaktadır. Bu dağıtım ağı içinde bayilik sistemi yer
almamaktadır. Dağıtıcı firmalar girdikleri ihaleler sonucunda kazandıkları müşterilerle
(havayolu şirketleriyle) genellikle en az 1 yıllık olmak üzere kontrat imzalamaktadırlar.
Bu ihalelere girebilmek için ön koşul ise dağıtım firmalarının söz konusu havayolu
şirketinin uçuşlarının bulunduğu havalimanlarında tesislerinin bulunmasıdır. Bu 580
noktada Devlet Hava Meydanları İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (DHMİ) hava
meydanlarındaki yer tahsislerine ilişkin uygulamaları önem kazanmaktadır. Nitekim
DHMİ’nin eski ve yeni kiracılar arasında yapmış olduğu fiyatlandırmaya ilişkin
ayrımcılık konusunda 26.7.2007 tarih ve 07-62/737-265 sayı ile alınan Kurul
kararında, söz konusu ayrımcı uygulamanın kaldırılmasına ilişkin bir görüş yazısı
yazılmasına karar verilmiştir. Çeşitli hava meydanlarında DHMİ tarafından yeni boş
alanları kiraladığı görülmekle birlikte, Türkiye’nin en büyük tüketim kapasitesine sahip
olan İstanbul Atatürk Havaalanında yeni girecek bir teşebbüs için tahsis edilecek bir
yer olmadığı, bu alanda sadece POAŞ’ın ve BP, Shell, Mobil ortaklığının tesislerinin
faaliyet gösterebildiği görülmektedir. Bu noktadan hareketle, OPET’in bu ortaklığa 590
katılmasının özellikle Atatürk Havalimanı açısından olumlu bir sonuç doğuracağı
söylenebilir.
Sözleşmenin konusunun havalimanlarında münhasır tesislere ve tesislere yapılacak
eklere ve tadilatlara ilişkin hükümler içerdiği ve tarafların özgürce karar almalarını
etkileyen herhangi bir hüküm ya da etki içermediği görülmektedir. Sözleşme
taraflarının kendi müşteri politikalarını, satış ve pazarlama stratejilerini, kendi şirket
prensipleri ve bağımsız ticari kararları doğrultusunda belirledikleri dikkate alındığında,
bildirime konu işlemle OPET’in sektöre girişinin sağlandığı ve gerek bu yeni giriş ile
rekabet seviyesinde sağlanacak olumlu gelişme gerekse tarafların maliyetlerinde 600
sağlanacak avantajlara ulaşabilmek yönünde zorunlu olandan fazla bir kısıtlama
bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. BP Petrolleri A.Ş., Mobil Oil Türk A.Ş. ve The Shell Company of Turkey Limited
arasında akdedilen “Türk Hava Meydanlarında Depolama ve Uçaklara Yakıt
İkmali İçin Ortak Havacılık Operasyon Sözleşmesi”ne Opet Petrolcülük A.Ş.’nin 610
de katılması ve taraflar arasında akdedilen “Varlıkların Satışı Sözleşmesi” ile
gerçekleştirilen işbirliğine 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında olması
nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
2. Bununla birlikte bu işbirliğine taraflar arasında imzalanan Türk Hava
Meydanlarında Depolama ve Uçaklara Yakıt İkmali İçin Ortak Havacılık
08-44/606-231
14
Operasyon Sözleşmesi’nin imza tarihi olan 1.3.2008 tarihinden itibaren 4054
sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 620
Full & Egal Universal Law Academy