Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-4-35 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 08-50/738-294
Karar Tarihi : 14.8.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : M. Haluk ARI, Esin AYGÜN, Recep GÜNDÜZ
C. ŞİKAYET EDEN : Karoto Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.
E-5 Karayolu Göztepe Kavşağı Örnek Mh. G-2 Sk. No:30
Göztepe/İstanbul 20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILANLAR : Hyundai Assan Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş.
Şehit Mehmet Fatih Öngül Sk. No:2 Kozyatağı/İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Hyundai Assan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(Hyundai)’nin bayileri ve yetkili servisleri ile yaptığı sözleşmeleri rekabete
aykırı biçimde feshettiği, yedek parça ve teknik bilgi ile eğitim tedariki
yapmadığı, 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar
ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne aykırı hareket ettiği 30
iddiaları.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuru sahibine ait ilk şikayet dilekçesinde;
Hyundai’nin, Karoto Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Karoto) ile yapmış
olduğu bayilik sözleşmesini rekabete aykırı biçimde feshettiği, yedek parça
tedariki yapmadığı iddia edilmektedir. 5.3.2008 tarihinde gönderilen ikinci
şikayet dilekçesinde ise; Karoto tarafından Hyundai’ye teknik bilgi talebi içeren
ihtarname gönderildiği fakat bu talebin karşılıksız kaldığı iddiasına yer
verilmektedir. Şikayetçi tarafından gönderilen ek bilgilerde, Hyundai’ye
gönderilen 13.5.2008 tarihli fesih ihtarnamesine yer verilmektedir. Söz konusu 40
ihtarnamede, haksız fesih iddiaları sürdürülmekte; Hyundai’nin (………) bayisi
(………………………………………). (…….)’ya ek süre verdiği ve bu suretle
ayrımcı uygulamalar içerisine girdiği iddiası yer almaktadır. Buna ek olarak, 13
senedir aynı tesiste standartlara uygun bir şekilde faaliyet gösterildiği,
standartların değiştirilmesinin esas nedeninin sözleşmenin feshedilmesi olduğu
ileri sürülmekte ve teknik bilgi talebinde bulunulmaktadır.
08-50/738-294
2
Bu bilgi ve belgelere ek olmak üzere şikayetçi tarafından gönderilen belgeler
arasında Hyundai’ye gönderilen 11.6.2008 tarihli fesih ihtarnamesi yer
almaktadır. Söz konusu ihtarnamede de haksız fesih iddiaları yer almakta,
(………………………………………) ile şikayetçi Karoto arasında ayrımcılık 50
yapıldığı ileri sürülmektedir.
Söz konusu şikayet dilekçelerine konu olan iddialar bir arada
değerlendirildiğinde, iddiaların bir kısmının ayrımcılığa ve haksız feshe ilişkin
olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, Karoto, 17 yıl boyunca devam ettirdiği Hyundai
Yetkili Satıcılığı faaliyetini 2005/4 sayılı Tebliğ’in kabulü ile birlikte sadece yetkili
servis olarak devam ettirme talebini 12.06.2006 tarihinde Hyundai’ye bildirmiş,
Hyundai’nin bu talebi kabul etmesinin ardından Yetkili Servis Sözleşmesi
29.12.2006 tarihinde süresiz olarak yenilenmiştir. 24.9.2007 tarihinde ise
çekilen ihtarname ile Hyundai, sözleşmenin 31.12.2007 tarihinde
feshedileceğini ihtar etmiştir. Fiili olarak feshin gerçekleştirildiği tarih ile şikayet 60
dilekçesine göre yeni sözleşmelerin gönderildiği tarih olan Nisan 2007 arasında
8 aylık bir sürenin olduğu ve dolayısıyla 2005/4 sayılı Tebliğ ile öngörülen feshi
ihbar sürelerinin dikkate alınmadığı iddia edilmiştir. Ayrıca 2007 Mayıs ayı
içinde Hyundai tarafından Karoto’da yapılan denetimler sırasında eksikliklere
yönelik olarak kötü niyet göstergesi sayılabilecek davranışlarda bulunulduğu,
Karoto’nun eksikliklerin giderilmesi için yaptığı ek süre taleplerinin reddedildiği
ve bu konulara yönelik olarak bayiler arasında ayrımcılık yapıldığı ileri
sürülmüştür. Bu durumun gerekçesinin ise Karoto’nun sadece yetkili servis
olarak faaliyetlerine devam etme isteğinden kaynaklandığı ifade edilmiştir.
Başvuru dilekçesinde, haksız fesih ile ilgili iddiaların yanı sıra, Hyundai’nin 70
sözleşmelerinde 2005/4 sayılı Tebliğ’e aykırı hükümler bulunduğu, bu yönde
uygulamaların gerçekleştirildiği ifadeleri yer almakta ve bunlar;
i. Sağlayıcı tarafından üretilmeyen orijinal parçaların ve eşdeğer parçaların
yetkili servisler tarafından kullanılmasının zorlaştırıldığı, kullanılması
halinde bayinin cezalandırıldığı,
ii. Yapılan düzenlemelerin niteliksel seçici dağıtımın ötesinde yükümlülükler
getirdiği, ürünün doğası ile bağdaşmayan kriterler belirlendiği,
iii. Sağlayıcının yeniden satış fiyatını tespit ettiği,
iv. Bayinin madeni yağ tüketiminde seçtiği markaya karışıldığı,
v. Stok miktarının karşılıklı olarak belirlenmediği, bayinin bu hakkını 80
kullanmasına izin verilmediği,
vi. Aksesuar alımlarında %80’lik bir alım yükümlülüğü getirildiği,
vii. Bayinin haksız fesih halinde tazminat isteme hakkının ortadan kaldırılmaya
çalışıldığı,
viii. Hyundai markası için personel görevlendirilmesi konusunda zorlama
yapıldığı,
şeklinde sıralanmaktadır.
08-50/738-294
3
Son olarak, Hyundai’nin, özel servis olarak faaliyetlerini sürdüren Karoto’nun
yedek parça talebini geri çevirmek suretiyle 2005/4 sayılı Tebliğ’i ihlal ettiği
iddiasına yer verilmiştir. 90
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 14.2.2008 tarih ve 1031 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 24.4.2008 tarih ve 2008-4-35/İİ-08-MHA sayılı ilk
inceleme raporu 1.5.2008 tarih ve 08-31 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş
ve 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 08-31/387-M sayı ile karar
verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 8.8.2008 tarih ve 2008-4-35/ÖA-08-MHA sayılı
Önaraştırma Raporu 11.8.2008 tarih ve REK.0.08.00.00-110/249 sayılı
Başkanlık Önergesi ile 08-50 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara 100
bağlanmıştır.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da, Karoto ile Hyundai arasında
akdedilmiş olan bayilik sözleşmesinin rekabete aykırı olarak haksız bir şekilde
feshedildiği, akdedilen sözleşmenin rekabete aykırı hükümler içerdiği ve yedek
parça ile bilgiye erişim haklarının kısıtlandığı iddialarına ilişkin olarak 4054 sayılı
Kanun anlamında herhangi bir ihlal tespit edilemediği ve bu nedenle adı geçen
teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı görüşüne yer
verilmiştir.
110
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Taraf: Hyundai Assan Otomotiv Sanayi
ve Ticaret A.Ş.
Hyundai marka araçların Türk otomotiv pazarına girişi 1990 yılı sonunda
ASSAN Hyundai M.A.S. A.Ş.'nin Hyundai Motor Company'nin Türkiye
distribütörü olması ile başlamaktadır. 1994 yılı sonunda Hyundai Assan, % 50-
50 eşit hisseye sahip Hyundai Motor Company ve Kibar Holding A.Ş.
ortaklığıyla kurulmuştur. 10.3.1997 tarihinde distribütörlük hakları tamamen
Hyundai'ye devredilmiştir. 120
Aşağıda Hyundai’nin sermaye dağılımına yer verilmiştir.
Hissedar Oran (%)
Hyundai Motor Company 70
Kibar Holding 30
Hyundai’nin %30 oranında hissedarı olan Kibar Grubu, otomotiv, demir-çelik
mamülleri, alüminyum sıcak, soğuk ve folyo haddeleme tesisleri, galvanizli saç
üretimi, gıda mamülleri, dış ticaret, taşımacılık, sigortacılık, finans, çelik servis
merkezi, prefabrik yapı elemanları ve diğer muhtelif sahalarda faaliyet
göstermektedir. Kibar Dış Ticaret A.Ş., Kibar Grubu'nun üretimi olan ürünlerin
ihracatına ek olarak, Türkiye'nin çeşitli özel ve devlet sanayi kuruluşlarının
08-50/738-294
4
ihracatını ve bu kuruluşların hammadde gereksinimlerinin bir bölümünün
ithalatını gerçekleştirmektedir.
Hyundai’nin Yönetim Kurulu, Ali Kibar (Başkan), Joong Geol Kim (Başkan 130
Vekili), Asım Kibar, Ahmet Kibar, Young Tack Lee, Tea Jung Jung, Young Yun
Kvak, Kı Hyun Nam, Tea Hwan Chung, Yang Hwan Kim’den oluşmaktadır.
Adnan Şen ve Feridun Fazıl Paycı denetim kurulu üyeleri olarak görev
yapmaktadır.
Hyundai’nin 2007 yılı cirosu (……………….) YTL olup, pazar payları şu şekilde
gerçekleşmiştir:
I.2. Hyundai’nin Yaptığı Sözleşmeler Hakkında Bilgi
Dosya kapsamında, Hyundai’nin satıcı ve servisleri ile yapmış olduğu “Yetkili
Satıcı Sözleşmesi” ve “Yetkili Servis Sözleşmesi”nin değerlendirilmesi 140
önemlidir. Rekabet Kurulu 11.7.2007 tarih ve 07-59/684-240 sayılı kararında,
Türkiye’de üretilen veya yurt dışında üretilip Hyundai tarafından ithal edilerek
pazarlanan kara yollarında kullanım amaçlı üç veya daha fazla tekerlekli yeni
Hyundai marka araçların Hyundai tarafından satın alınması ve yeniden satışını
konu edinen dağıtım anlaşması niteliğindeki “Yetkili Satıcı Sözleşmesi” ile
hizmet tedarikçisi firma olan Hyundai ile pazarda hizmet sunmaya
yetkilendirilmiş servisler arasında akdedilmiş bir satış sonrası sözleşme
niteliğindeki “Yetkili Servis Sözleşmesi”ne menfi tespit/muafiyet verilmesi
talebini değerlendirmiştir. Bu çerçevede;
1. Yetkili Satıcı Sözleşmesi’nin ve Yetkili Servis Sözleşmesi’nin içermiş 150
olduğu rekabeti kısıtlayıcı hükümler nedeniyle menfi tespit belgesi
alamayacağına,
2. Bununla birlikte, Yetkili Satıcı Sözleşmesi’nin 2005/4 sayılı Motorlu
Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar Ve Uyumlu Eylemlere İlişkin
Grup Muafiyeti Tebliğ’i ile sağlanan grup muafiyetinden yaralandığına,
3. Yetkili Servis Sözleşmesi’nin ise 9. maddesinde yer alan ve yetkili
servisin toplam yedek parça alımlarının en az %30’unu Hyundai’den
almasına yönelik olarak getirilmiş olan düzenleme hariç olmak üzere
grup muafiyetinden yaralandığına,
4. 2005/4 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi kapsamında yer alması nedeniyle 160
sadece söz konusu sözleşmenin ilgili hükmünün grup muafiyetinden
yararlanamadığına,
Yıllar Binek Oto
Toplam Satış
Rakamı
Hafif Ticari
Toplam Satış
Rakamı
Toplam Satış
Rakamı
Pazar Payı
(Toplam, %)
2006 (…….) (…….) (…….) (…….)
2007 (…….) (…….) (…….) (…….)
08-50/738-294
5
5. Yetkili Servis Sözleşmesi’nde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne
ilişkin olarak yapılan bireysel muafiyet değerlendirmesinde de Kanun’un
5. maddesinde yer alan koşulların karşılanmadığına,
6. Bu nedenle başvuru sahibi teşebbüse verilecek 45 gün içerisinde, yetkili
servisin alım yükümlülüğünün bir önceki yıldaki yedek parça alımlarının
%30’u aşmaması yönünde yapılacak değişiklikle, ilgili kısıtlamanın grup
muafiyetinden yararlanacağının bildirilmesine,
karar vermiştir. 15.11.2007 tarih ve 07-86/1079-MB sayılı Karar ile 11.7.2007 170
tarihli Karar’ın gereğinin yerine getirildiğine karar verilmiştir.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. İlgili Ürün Pazarı
İncelemeye esas dosya bakımından, ilgili ürün/hizmet pazarları “yeni binek
otomobillerin dağıtımı, satışı ve pazarlaması” ve “Hyundai marka otomobillerin
satış sonrası yedek parça, bakım ve onarım hizmetleri” olarak belirlenmiştir.
I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” olarak tespit edilmiştir. 180
I.4. Yapılan Tespitler ve Deliller
Dosya mevcudu bilgilere göre, raportörlerin yaptıkları yerinde incelemeler ve
taraflarla yaptıkları görüşmelerde aşağıdaki bilgilere ulaşılmıştır:
I.4.1. (…………………………………..) ile Yapılan Görüşme ve Elde Edilen
Belgeler
Hyundai yetkili bayisi (……..)’nun yetkilisi konuya ilişkin olarak, 2007 yılı
başında Hyundai tarafından tüm bayilere ihtarname gönderilerek belirli
standartların karşılanmasının talep edildiğini; yerine getirilmesi istenen
kriterlerden tavan yüksekliğine ilişkin olanın mevcut servislerin bir kısmının 190
binalarının fiziki özelliklerinden dolayı yer değiştirmesini veya ekstra yatırım
yapmalarını zorunlu kıldığını; kendilerinin Ekim, Kasım ve Aralık aylarında
konuya ilişkin olarak mücadele ettiklerini; Hyundai’nin mevcut seçeneklerin
değerlendirilmesi sürecinde yardımcı olduğunu; 31.12.2007 tarihine kadar
sorunu çözemediklerini, ancak yatırım yapma taleplerini Hyundai’ye ilettiklerini;
kendilerinden somut yatırım planı ve taahhüt vermelerinin ve 2008 yılı sonuna
kadar yatırımlarını tamamlamalarının istendiğini; bu çerçevede taahhütte
bulunduklarını ve süre dolmadan, 7.3.2008 tarihinde standartlara uygun bir bina
bulmaları nedeniyle sorunun çözümlendiğini belirtmiştir.
Bayi ayrıca; yeni getirilen standartta tavan yüksekliğinin 4.2 metreye kadar 200
çıktığını, tavan yüksekliği belirlenirken boşluk kalmasının da dikkate alındığını;
tarafların bu konuda haklı yönleri olduğunu; güvenlik bakımından arada boşluk
bırakılmasının önemli olabileceğini, ancak standart getirilmeden önce kullanılan
binada da hizmet verilebildiğini ifade etmiştir.
08-50/738-294
6
Yetkili son olarak; Hyundai ile 2005/4 sayılı Tebliğ sınırları içinde hareket ettiğini
ve dikkatli davrandığını; şeffaf bir süreç yaşadıklarını, kendilerinin konu
hakkında bilgilendirildiklerini; orijinal yedek parça satılması konusunda baskı
görmediklerini; çok markalılık bakımından da Hyundai’nin standartları
korunduğu sürece ilave markaya hizmet verilmesinde sorun çıkartılmadığını;
Tebliğ’in etkisi ile standartları sağlayan servislerin yetkili servis olarak atandığını 210
söylemiştir.
Hyundai’de yapılan yerinde incelemeler sırasında (…….) ve Hyundai’nin
birbirlerine göndermiş oldukları fesih ihtarnameleri edinilmiştir. (……)’ya
gönderilen, Kartal 12. Noterliği’nin 24.9.2007 tarih ve 41808 sayılı ihtarnamesi
ile 29.12.2007 tarihli Yetkili Servislik Sözleşmesi’ne atıfta bulunularak, servisin
aranan standartlara 31.12.2007 tarihine kadar uygun hale getirilmesi aksi halde
sözleşmenin feshedileceği bildirilmiş; bunu teminen gerçekleştirilecek somut
yatırım, satın alma, iş ve/veya inşaat planının en geç 15.10.2007 tarihinde
Hyundai’ye ulaşacak şekilde gönderilmesi talep edilmiştir.
(…….)’ya gönderilen Kartal 12. Noterliği’nin 5.10.2007 tarih ve 43948 sayılı 220
ihtarnamesi ile (…….)’nun faaliyet gösterdiği tesisin standartlara uygun olmadığı
bildirilerek, servisin aranan standartlara 31.12.2007 tarihine kadar uygun hale
getirilmesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceği bildirilmiş ve bunu teminen
gerçekleştirilecek somut yatırım, satın alma, iş ve/veya inşaat planının en geç
30.10.2007 tarihinde Hyundai’ye ulaşacak şekilde gönderilmesi talep edilmiştir.
Hyundai’ye gönderilen Kartal 15. Noterliği’nin 10.10.2007 tarih ve 32271 sayılı
ihtarnamesi ile servisin yetkili servis standartlarına uygun hale getirilmesi için
yapılan çalışmalar kapsamında tek sorunun tavan yüksekliği sorunu olduğu
ifade edilmiş, konuya ilişkin inşaat planı sunulmuştur.
Hyundai’ye gönderilen Kartal 15. Noterliği’nin 26.10.2007 tarih ve 36969 sayılı 230
ihtarnamesi ile servisin yetkili servis standartlarına uygun hale getirilmesi için
yapılan çalışmalar kapsamında showroom metrekare ile ilgili standardın
sağlanmasına ilişkin inşaat planı sunulmuştur.
Hyundai tarafından çekilen Kartal 12. Noterliği’nin 12.12.2007 tarih ve 55147
sayılı ihtarnamesinde yukarıda yer verilen 24.9.2007 tarihli ihtarname
hatırlatılarak, muhatabın bu ihtarnameye karşılık olarak, mezkur tesisi “Yetkili
Servis Standartları”na uygun hale getireceğini taahhüt etmesine rağmen, buna
ilişkin bir bildirimde bulunulmadığı belirtilerek, ihtarnamede talep edilen bilgilere
ilişkin formun en geç yedi işgünü içerisinde doldurularak ekleriyle birlikte
Hyundai’ye gönderilmesi ihtar edilmiştir. 240
(…….) tarafından çekilen Kartal 15. Noterliği’nin 25.12.2007 tarih ve 45169
sayılı ihtarnamesi ile 31.5.2008 tarihine kadar yetkili servis faaliyetlerini
sürdürmek üzere yeni bir tesis yatırımı yapmak için arsa satın alınacağı veya
uygun bir servis kiralanacağı, en geç 31.12.2008 tarihinde servis inşaatının
bitimi ve açılışının yapılacağı taahhüt edilerek ek süre talep edilmiştir.
(…….) tarafından çekilen Kartal 15. Noterliği’nin 14.3.2008 tarih ve 16698 sayılı
ihtarnamesi ile verilen taahhütlere uygun bir arsanın satın alındığı bildirilmiş ve
buna ilişkin belgeler ek olarak sunulmuştur.
08-50/738-294
7
I.4.2. (…………………………………..) ile Yapılan Görüşme ve Elde Edilen 250
Belgeler
Hyundai yetkili bayisi (…………………………………….) (……) yetkilisi konuya
ilişkin olarak; Hyundai tarafından standartları karşılamayan tüm bayilere
ihtarname çekilerek, standartların karşılanmasının talep edildiğini; kendilerinin
standartları karşılayan yeni bir binanın inşaatına başladıklarını resmi belgelerle
Hyundai’ye bildirdiklerini; söz konusu yatırıma ihtarnameden üç yıl önce
başladıklarını; ihtarname ile sürecin hızlandığını; yeni tesiste üç markayla (satış
ve servis) hizmet vermeyi planladıklarını ifade etmiştir.
Yetkili ayrıca; mevcut tesislerinde “lift”lerin en üst düzeye kadar
kaldırılamadığını; bu nedenle tavan yüksekliği ile ilgili olarak getirilen standardın 260
makul olduğunu söylemiştir.
Bunların yanı sıra yetkili, üç markaya hizmet verecekleri bir proje geliştirdiklerini;
Hyundai bu konuda en esnek davranan markalar arasında olduğundan projeye
müdahale edilmediğini; alternatif kaynaklardan orijinal yedek parça kullanımı
bakımından da sıkıntı bulunmadığını, hatta rekabet sebebiyle fiyatların
düştüğünün söylenebileceğini; satış ve servisin ayrılıp ayrılmayacağı
hususunda baskı görmediklerini, iki hizmeti birlikte sürdüreceklerini;
Hyundai’den fiyatlara ilişkin olarak herhangi bir baskı görmediklerini belirtmiştir.
Raportörlerce yapılan yerinde incelemeler sırasında, (…..) ve Hyundai’nin
birbirlerine göndermiş oldukları fesih ihtarnameleri edinilmiştir. (…..)’a 270
gönderilen, Kartal 12. Noterliği’nin 24.9.2007 tarih ve 41806 sayılı ihtarnamesi
ile 26.12.2007 tarihli Yetkili Servislik Sözleşmesi’ne atıfta bulunularak, servisin
aranan standartlara uygun hale getirilmesi aksi halde sözleşmenin feshedileceği
bildirilmiştir.
Kartal 12. Noterliği’nin 12.12.2007 tarih ve 55146 sayılı ihtarnamesi ile de
yukarıda yer verilen ihtarname hatırlatılarak, muhatabın bu ihtarnameye karşılık
olarak, mezkur tesisi “Yetkili Servis Standartları”na uygun hale getireceğini
taahhüt etmesine rağmen, buna ilişkin bir bildirimde bulunulmadığı belirtilerek,
ihtarnamede talep edilen bilgilere ilişkin formun en geç yedi işgünü içerisinde
doldurularak ekleriyle birlikte Hyundai’ye gönderilmesi ihtar edilmiştir. 280
(…..) tarafından çekilen Beyoğlu 25. Noterliği’nin 17.12.2007 tarih ve 63052
sayılı ihtarnamesi ile Hyundai tarafından talep edilen taahhütlerin verildiği,
istenilen tapu senedi, inşaat planı gibi belgelerin de ek olarak gönderildiği
anlaşılmıştır.
(…..) tarafından Hyundai yöneticilerine gönderilen 23.6.2008 tarihli elektronik
posta mesajında ise “Uzun süredir projesi devam eden plaza binamızın hafriyat
çalışmasına başlamış bulunmaktayız. Hızlı bir şekilde plaza inşaatımız devam
etmektedir.” denilmektedir.
I.5. Değerlendirme
Şikâyet, esasen Karoto ile Hyundai arasında akdedilmiş olan bayilik 290
sözleşmesinin rekabete aykırı olarak haksız bir şekilde feshedildiği, akdedilen
sözleşmenin rekabete aykırı hükümler içerdiği ve yedek parça ile bilgiye erişim
haklarının kısıtlandığı iddialarını içermektedir.
08-50/738-294
8
I.5.1. Ayrımcılık Uygulaması ve Haksız Fesih İddiaları
Her ne kadar şikayet dilekçesinde bir çok husus sıralanmış ise de şikayet
konusu esas itibarıyla yetkili servislik kriterlerinin yerine getirilmesi bakımından
servisler arasında ayrımcılık yapılmasıdır ve incelemenin de temelini bu konu
oluşturmaktadır. Şikayet dilekçesinde ayrımcılık iddiası, kendilerinin yetkili
satıcılığı bırakıp sadece yetkili servis olarak devam etmeleri ve (…...) ve (…..)
isimli bayilere ek süreler verilirken kendilerine “Yetkili Servis Standartları”nı 300
karşılamak üzere süre tanınmadığı konuları üzerine odaklanmaktadır. Her ne
kadar feshe ilişkin hususlar genel itibarıyla mahkemelerce halli gereken ihtilaflar
olmakla birlikte, şikayet konusu bakımından ayrımcılık iddiasının da olması,
4054 sayılı Kanun kapsamında bir değerlendirme yapılmasını da
gerektirmektedir.
2005/4 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girme sürecinde birçok otomotiv firması bayilik
ağlarını yenilemek üzere sözleşmelerini fesih yoluna gitmişlerdir. Hyundai de
Tebliğ’in getirdiği sisteme uyum sağlamak üzere, dağıtım ve servis ağında bazı
değişiklikler öngörmüştür. Bu bağlamda yetkili servisler için niteliksel kriterler
belirlenmiş ve bu kriterlerin belirlenen süre içerisinde sağlanması koşuluyla 310
2006 yılı sonunda yetkili servislerle sözleşmeler imzalanmıştır. Söz konusu
sözleşmelerde aranılan kriterlerin 2007 yılı sonuna kadar yerine getirilmesi
gerektiğinin hükme bağlandığı görülmektedir. Yerinde inceleme sırasında
Hyundai’den elde edilen bilgi ve belgelere göre bu bayiler (…...), (…...),
(…………...) Ltd. Şti, (….....................) Ltd. Şti, (….....................) A.Ş.,
(………………………...) Ltd. Şti., (……………………….) Ltd. Şti. ile
(………………………….)’dir. Nitekim Hyundai 2007 yılının Eylül ayından
başlamak üzere muhtelif tarihlerde kriterlerin karşılanmamış olması dolayısıyla
adı geçen bayilere ihtarnameler çekmiştir. Şikayete konu ihtarnameler sadece
şikayetçiye değil, aynı konumdaki tüm yetkili servislere gönderilmiştir ki bu 320
aşama bakımından herhangi bir ayrımcılıktan söz edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Hyundai tarafından gönderilen ihtarnamelere bakıldığında, şikayetçinin 2007 yılı
sonuna kadar kriterlerin yerine getirilmesi ya da somut yatırım taahhütlerinde
bulunulmasının beklendiği görülmüştür. Nitekim şikayetçi ile benzer durumda
bulunan teşebbüslerden (…….)’ın 17.12.2007 tarihli ihtarname ile tapu, inşaat
projesi gibi gerekli belgeleri göndermiş olduğu, (…….)’nun ise bir yandan geçici
olarak mevcut tesisin kriterlere uygun hale getirilmesi yolunda çalışmalarda
bulunduğu bir yandan da yeni yer arayışlarının sürdüğüne dair bir ihtarname
gönderdiği belirlenmiştir. (……………………..….) A.Ş. ise Hyundai’ye
göndermiş olduğu 1.10.2007 tarihli yazıda, Hyundai tarafından onaylanan proje 330
çerçevesinde yeni bir showroom ve servis binası inşaatına başlandığını
bildirmiş, 30.11.2007 tarihinde inşaatın biteceğini ve 1.1.2008 tarihi ile hizmet
vermeye başlanacağını ifade etmiştir. (……………………..….) Ltd. Şti.
tarafından gönderilen 6.9.2007 tarihli ihtarnamede yeni tesis projesinin Hyundai
tarafından onaylanmasını müteakip tesis inşaatının başlayacağı ve 30.6.2008
tarihine kadar bitirileceği ifade edilmiştir. 30.10.2007 tarihli ihtarnamede ise
27.10.2007 tarihi itibarıyla inşaatın hafriyat işleminin başladığı bildirilmiştir. Buna
karşılık şikayetçi tarafından Hyundai’ye gönderilmiş olan ihtarnamelere
bakıldığında somut herhangi bir yatırım planından bahsedilmediği
görülmektedir. Kriterleri karşılamak konusunda şikayetçi tarafından dile getirilen 340
08-50/738-294
9
tek husus, 9.10.2007 tarih ve 78308 sayılı ihtarnamede İstanbul gibi arsa
bulmanın zor olduğu bir şehirde yetkili servis kurmak için beş yıl süre tanınması
gerektiği üzerinedir.
Yukarıda yer verilen tespitler çerçevesinde, Hyundai tarafından yetkili satıcılık
faaliyetine devam eden ve etmeyen bayiler arasında herhangi bir ayrım
yapılmadığı, ihtarnamelerin aynı durumda olan tüm teşebbüslere gönderildiği ve
teşebbüslerden gelen yanıtlara göre de işlem yapıldığı tespit edilmiştir. Bu
nedenle şikayetçinin kendilerinin sadece yetkili servis olarak faaliyetlerine
devam etmek istemeleri gerekçesiyle sözleşmelerinin sona erdirildiği iddiasının
da söz konusu deliller ışığında ayrımcılık yapıldığını doğrulamaya yeterli 350
olmadığı değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan şikayetçi, belirlenen niteliksel kriterlerin gerçeği yansıtmadığını ve
kendilerinin 13 yıldır herhangi bir sorun olmaksızın mevcut tesislerinde faaliyette
bulunduklarını, Hyundai’nin söz konusu taleplerinin makul olmadığını ve bu
nedenle sözleşmenin feshedilmesinin 2005/4 sayılı Tebliğ’e aykırılık teşkil
ettiğini ifade etmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki sağlayıcılar tarafından
belirli bir zamanda uygulamaya konulmuş olan kriterlerin değiştirilemeyeceğini
söylemek mümkün değildir. Özellikle otomotiv sektörü gibi gelişmeye açık,
dinamik ve rekabetçi bir sektörde, başta araç modellerinin değişmesine bağlı
olarak hizmet koşullarının değişmesi ve bu bağlamda yeni kriterler 360
oluşturulması eşyanın tabiatı gereğidir ve söz konusu kriterlerin değiştirilmiş
olması rekabet hukuku bakımından bir ihlal teşkil etmemektedir.
Niteliksel kriterlerin nasıl olması gerektiği, sınırları gibi hususların
değerlendirilmesi 4054 sayılı Kanun kapsamına girmemektedir. Sağlayıcılar
tarafından, mal ve hizmetlerin arzına ilişkin olarak birçok kriter getirilmektedir ve
bu kriterlerin hizmet gerekleriyle ilişkili olup olmadığının tespiti teknik inceleme
ve değerlendirmeleri gerektirmektedir. Nitekim şikayetçiye ait yetkili servise
yönelik yapılan incelemeye ilişkin değerlendirme raporuna bakıldığında hangi
kriterlerin getirilmiş olduğu, şikayetçi tarafından bunların hangisinin karşılanıp
hangisinin karşılanamadığı görülmektedir. Örneğin şikayetçi tarafından 370
vurgulanarak dile getirilen ve karşılanamayan kriterlerden olan tavan yüksekliği,
en yüksek Hyundai aracı olan Starex modelinin emniyetli bir şekilde bakım-
onarım işleminin yapılması ile ilişkilendirilmiştir. Bu ve buna benzer diğer
kriterlerin tek tek değerlendirilerek hizmet gerekleriyle ilişkili olup olmadığının ve
bir teşebbüsün münferit olarak kriterleri karşılayamadığı gerekçesiyle sisteme
alınmamasının veya sistemden çıkarılmasının değerlendirilmesi yetkili ve
görevli mahkemelerde halli gereken bir hukuki ihtilaftır. 4054 sayılı Kanun ve
2005/4 sayılı Tebliğ açısından önemli olan herhangi bir kriterin hizmet gerekleri
ile gerekçelendirilip gerekçelendirilmemesi değil, ortaya konulan ölçütlerin bir
bütün olarak ayrımcı uygulamalara konu edilmesi ve bu bağlamda koşulları 380
yerine getiren her teşebbüsün yetkili servis olarak atanması zorunluluğu getiren
niteliksel seçici dağıtım sistemi çerçevesinde giriş engeli olarak kullanılıp
kullanılmadığıdır. İnceleme konusu açısından bakıldığında, Hyundai’nin getirmiş
olduğu niteliksel kriterlerin eşit durumda bulunan tüm yetkili satıcı ve servisler
için aynı olduğu, herhangi bir ayrımcı uygulama yapılmadığı görülmektedir.
Şikayetçinin iddiası temel olarak yetkili servislik için öngörülen kriterler
karşılanamadığı için sözleşmenin feshedilmiş olmasını içermektedir. Ayrımcı
08-50/738-294
10
uygulamada bulunulduğunun tespit edilememiş olması nedeniyle, sözleşmenin
feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesinin görevli ve yetkili
mahkemelerde halli gereken bir hukuki uyuşmazlık olduğu muhakkaktır. Nitekim 390
taraflar arasında bu konuda derdest bir davanın bulunduğu anlaşılmıştır.
I.5.2. Teknik Bilgiye Erişimin Kısıtlanması
Şikayetçi tarafından dile getirilen bir başka husus ise Hyundai tarafından özel
servislere yedek parça tedarik edilmemesi ve teknik bilgi verilmemesidir.
Bu kapsamda ilk olarak yedek parça tedarik edilmediği yönündeki iddia
değerlendirilmelidir. Hyundai tarafından gönderilen 30.1.2008 tarih ve 05353
sayılı ihtarnamede, bağımsız teşebbüslerin Hyundai Yetkili Servis ağındaki
yetkili servislere başvurabileceği belirtilmiştir. 2005/4 sayılı Tebliğ yedek
parçaların temini bakımından sağlayıcıya doğrudan bir yükümlülük
getirmemekte, bu hükümlerle esas olarak yedek parça üreticilerinin 400
sağlayıcıların servis ağına ulaşmaktaki zorlukların kaldırılması, yetkili servisler
tarafından alternatif yedek parçaların kullanımının sağlanması, özel servislerin
sağlayıcı tarafından sunulan yedek parçaları yetkili servislerden almalarının
önündeki engellerin kaldırılması ve böylece satış sonrası hizmetlerde rekabetin
arttırılması amaçlanmaktadır. Tebliğ’in bu amaç doğrultusunda düzenlenmiş
olan hükümleri şu şekildedir:
“h) Seçici dağıtım sistemi üyelerinin, motorlu taşıtların yedek parçalarını, bu
parçaları motorlu araçların bakım onarımında kullanacak olan özel servislere
satma serbestisinin kısıtlanması.
i) Orijinal yedek parça, eşdeğer kalitede yedek parça, tamir ekipmanı, teşhis 410
cihazı ya da diğer tip ekipmanların sağlayıcısıyla bir motorlu taşıt üreticisi
arasında yapılan anlaşmayla, sağlayıcının söz konusu mal ve hizmetleri yetkili
veya bağımsız dağıtıcılar, ya da bağımsız teşebbüsler ve son kullanıcılardan
herhangi birine satma imkanına kısıtlama getirilmesi".”
Görüldüğü üzere, yedek parça tedariki bakımından 2005/4 sayılı Tebliğ
sağlayıcıya bir yükümlülük getirmemekte, engelleyici eylemler içerisinde
bulunmama yükümlülüğü getirmektedir. Hyundai’nin yetkili servis ağındaki
teşebbüslerden yedek parça alımını engellememesi, bağımsız teşebbüslerin bu
yöndeki ihtiyacını karşılayabilecektir.
Buna karşılık teknik bilgi talebinin karşılanması bakımından, sağlayıcı bir 420
yükümlülük altındadır. 2005/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin ikinci, üçüncü ve
dördüncü fıkralarıyla bağımsız teşebbüslerin, teknik bilgiye erişim hakları ve
sağlayıcının yükümlülükleri düzenlenmiştir. Bu yükümlülüklere uyulmaması
halinde, anlaşmanın grup muafiyeti kapsamı dışına çıkması söz konusu
olacaktır. Dolayısıyla Hyundai’nin teknik bilgiye erişimin sağlanması bakımından
yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespiti, uygun olacaktır.
Esasen şikayetçi henüz daha sözleşmesinin feshedilmemiş olduğu 9.1.2008
tarihinde Hyundai’ye göndermiş olduğu ihtarname ile yedek parça ve teknik bilgi
talebinde bulunmuştur. Hyundai ise 2005/4 sayılı Tebliğ’in yedek parça temin
zorunluluğu getirmediğini, ancak teknik bilgi talebinin karşılanabileceğini belirten 430
30.1.2008 tarih ve 05353 sayılı cevabi bir ihtarname göndermiştir. Şikayetçi, söz
konusu ihtarnameye istinaden, 22.2.2008 tarihli ihtarname ile bu kez sadece
08-50/738-294
11
teknik bilgi talebinde bulunmuştur. Son olarak Hyundai 15.4.2008 tarih ve
19310 sayılı ihtarname ile teknik bilgi talebinin ne şekilde karşılanacağını
şikayetçiye ihtarname ile bildirmiştir.
2005/4 sayılı Tebliğ ile sağlayıcıların bağımsız teşebbüslerin teknik bilgi ve
ekipmanlara erişimini engellemesi, anlaşmaları grup muafiyeti dışına çıkaran
sınırlamalar arasında sayılmış ve şu düzenlemelere yer verilmiştir:
“Bu Tebliğ’in öngördüğü muafiyet, motorlu araç üreticisinin, motorlu araçların
bakım ve onarımının yapılması ya da çevre koruma ölçütlerinin uygulanabilmesi 440
için gerekli olan herhangi bir teknik bilgiye, teşhis cihazı ve diğer ekipmana,
gerekli yazılıma ya da eğitime, bağımsız teşebbüslerin erişimini engellemesi
durumunda uygulanmaz.
Bu erişim özellikle bir motorlu aracın elektronik kontrol ve teşhis cihazlarının
kısıtlanmadan kullanımını, bu cihazların sağlayıcının standart prosedürlerine
uygun bir biçimde programlanmasını, tamir ve bakım talimatlarını ve teşhis ve
servis araç ve ekipmanlarını kullanmak için gerekli olan bilgiyi içermelidir.
Bağımsız teşebbüslerin erişimi, ayrımcılık yapılmadan, tam ve uygun bir şekilde
sağlanmalı ve bilgi kullanılabilir bir şekilde verilmelidir. Eğer söz konusu unsur
bir fikri hak kapsamındaysa veya bir know how oluşturuyorsa, erişim kötüye 450
kullanma yoluyla engellenmemelidir.”
2005/4 sayılı Tebliğ’de yer alan düzenlemeler bu şekilde olmakla birlikte,
uygulamada teknik bilginin nasıl sağlanacağı ve neleri içermesi gerektiği
değerlendirilmesi gereken başka bir noktayı oluşturmaktadır. Bununla birlikte ne
2005/4 sayılı Tebliğ ne de bu Tebliğ’e ilişkin açıklayıcı Kılavuz’da teknik bilginin
bağımsız teşebbüslere ne şekilde verileceğine ilişkin herhangi bir açıklama yer
almamaktadır. Teknik bilgiye erişim, Kılavuz’un 3.4.1. bölümünde
düzenlenmekle birlikte, erişimin hangi yöntemle gerçekleştirileceği hususunda
bir düzenleme yapılmamıştır. Esasen söz konusu işlemin niteliği göz önüne
alındığında, aktarımın şeklinin düzenlenmesi makul görünmemektedir. Önemli 460
olan araçların bakım-onarımı için gerekli olan söz konusu bilgilerin makul bir
şekilde erişiminin sağlanmasıdır. Hyundai’de yapılan yerinde incelemede elde
edilen bilgiler Hyundai’nin bu yükümlülüğünü yerine getirmek için gerekli
tedbirleri aldığına işaret etmektedir. (………………TİCARİ SIR…………)
Yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde Hyundai tarafından bağımsız
teşebbüslere teknik bilgi sağlanması yönünde gerekli tedbirlerin alınmış
olduğunu söylemek mümkündür.
I.5.3. Şikayetçinin Diğer İddiaları
Başvuru kapsamında son olarak Hyundai ile akdedilmiş olan bayilik
sözleşmesinin rekabete aykırı hükümler içerdiği iddiası değerlendirilmiştir. 470
Yukarıda da belirtildiği gibi, Hyundai’nin akdetmiş olduğu sözleşmeler Kurul’un
incelemesinden geçmiş ve muafiyet tanınmış olan sözleşmelerdir. Şikâyetçi’nin
Yetkili Servis Sözleşmesi’nin rekabete aykırı hükümler içerdiği yönündeki
iddialarına konu olan hususlar bu sözleşmelerde yer almaktadır. Bu bağlamda,
şikâyetçinin sözleşme ile rekabetin kısıtlanmasına ilişkin iddialarından, orijinal
veya eşdeğer kalitede yedek parça kullanımının kısıtlanması, yetkili satıcı ve
08-50/738-294
12
servisin yeniden satış fiyatının belirlenmesi, stok miktarlarının tek taraflı olarak
belirlenmesi, madeni yağ seçimine müdahale edilmesi halleri muafiyet
kapsamında görülen sözleşme hükümleridir ve yukarıda değinilen Kurul
kararında da belirlendiği üzere, 2005/4 sayılı Tebliğ’e uygun olarak 480
düzenlenmiştir.
Markaya özgü personel görevlendirilmesine yönelik iddia ise çok markalılık ile
ilgili hükümlere ilişkindir. 2005/4 sayılı Tebliğ’e ilişkin açıklayıcı Kılavuz’da,
sağlayıcının markaya özgü satış personeli istemesi durumunda ek masraflara
katlanması gerektiği belirtilmekte, buna karşın yetkili serviste istihdam edilen
personel bakımından markaya özgü personel talebinin mümkün olduğuna dair
bir ifadeye yer vermemektedir. Dolayısıyla sağlayıcıların yetkili servislerinden
markaya özgü personel bulundurulmasını talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Hyundai’nin yetkili servis sözleşmelerinde de markaya özgü personel istihdam
edilmesine ilişkin herhangi bir yükümlülüğe rastlanmamıştır. Yapılan 490
incelemelerde ise çok markalılığa ilişkin uygulamaların ne yönde olduğunun
tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, (…) bayinin ayrı tesislerde, (…)
bayinin ise aynı tesiste Hyundai markası dışındaki markalara hizmet verdiği
anlaşılmıştır. Bayilerle yapılan görüşmelerde de Hyundai’nin çok markalılığı
engelleyici herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı ifade edilmiştir. Önaraştırma
sürecinde görevli raportörlerce çok markalı bayilerden birine gidilerek, 2005/4
sayılı Tebliğ’in tam olarak öngördüğü şekilde, başka bir sağlayıcıya ait araçlar
ile Hyundai’ye ait araçların aynı teşhir salonunun farklı bölümlerinde sergilendiği
gözlenmiştir. Söz konusu araçlara ilişkin bakım-onarım işlemlerinin de yine aynı
yetkili servisde gerçekleştirileceği belirtilmiştir. Bu tespitler ışığında çok 500
markalılık bakımından Hyundai tarafından herhangi bir engelleme içerisinde
olunmadığı anlaşılmıştır.
Kurul tarafından muafiyet tanınmış olan sözleşme kapsamında yer alan diğer
hükümlere ilişkin ihlaller bakımından ise yeniden satış fiyatının tespiti
konusunda herhangi bir uygulama olmadığı bayiler tarafından belirtilmiştir.
Sağlayıcıdan başka kaynaktan elde edilen orijinal ve eşdeğer yedek parçaların,
ayrı referans kodları ile gösterilmek suretiyle, satışlarının yapılabildiği yetkili
servislerin bilgisayar sistemlerinde yapılan incelemede tespit edilmiştir.
510
K. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; şikayet konusu
iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir ihlal tespit
edilemediğine, bu nedenle Hyundai Assan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.
hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına ve şikayetin reddine OYBİRLİĞi ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy