Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-4-201 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 08-56/897-357
Karar Tarihi : 25.9.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : Hilal YILMAZ, Bekir KOCABAŞ, Selvi KOCABAY
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : TÜVTURK Kuzey Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve
İşletim A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Barbaros Blv. Tan Apt. No:60/5 Balmumcu 20
Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : - TÜVTURK Kuzey Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve
İşletim A.Ş.
Büyükdere Cd. Nurol Plaza No:71 A Blk. K:18 34398
Maslak/İstanbul
- TÜVTURK İstanbul Taşıt Muayene İstasyonları
İşletim A.Ş.
Yıldız Posta Cd. No:17 K:5 34394 Esentepe/İstanbul
30
E. DOSYA KONUSU: TÜVTURK Kuzey Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve
İşletim A.Ş. (TÜVTURK) ile TÜVTURK İstanbul Taşıt Muayene İstasyonları
İşletim A.Ş. (TÜVTURK İstanbul) arasında imzalanan “Alt İşletim
Sözleşmesi”ne menfi tespit belgesi verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 19.8.2008 tarih ve 5426 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 18.9.2008 tarih ve 2008-4-201/MM-08-HY sayılı
Muafiyet Ön İnceleme Raporu 19.9.2008 tarih ve REK.0.08.00.00-120/287 sayılı
Başkanlık Önergesi ile 08-56 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır. 40
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da, bildirimi yapılan Sözleşme’ye
4054 saylı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde
menfi tespit belgesi verilmesi gerektiği görüşüne yer verilmiştir.
08-56/897-357
2
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflara İlişkin Bilgiler 50
H.1.1. TÜVTURK Kuzey Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş.
TÜVTURK, motorlu ve motorsuz kara nakil vasıtalarının zorunlu fenni muayenesi
hizmetinin imtiyaz verme yolu ile özelleştirilmesi işlemi neticesinde, münhasıran
İmtiyaz Sözleşmesi kapsamında yer alan hizmetleri sunmak amacıyla Doğuş
Grubu, Akfen Grubu ve TÜV Grubu tarafından kurulmuş bir ortak girişim
şirketidir. Özelleştirme şartnamesi gereğince TÜVTURK, imtiyaz sözleşmesinin
imzalanmasından sonraki 18 ayın sonunda, 81 il ve 88 ilçe merkezinde 189 sabit
ve 80 mobil istasyonu kurmuş olacaktır. Bildirim Formu’nda, TÜVTURK’un
hissedarlık yapısı aşağıdaki gibi belirtilmiştir: 60
Tablo 1: TÜVTURK’un hissedarlık yapısı
Hissedarlar Hisse Adedi Hisse Oranı (%)
Doğuş Grubu 3.166.540 33,3
Afken Grubu 3.166.540 33,3
TÜV Grubu 3.166.920 33,4
Toplam 9.500.000 100
H.1.2. TÜVTURK İstanbul Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş.
TÜVTURK İstanbul’un Ana Sözleşmesi’nde, şirketin TÜVTURK ile 2.6.2008
tarihinde imzalanan Alt İşletim Sözleşmesi çerçevesinde araç muayene
istasyonlarının işletmeciliğini yapmak ve bunun için gerekli yatırımları
gerçekleştirmek amacıyla kurulduğu belirtilmiştir. Şirketin merkezi İstanbul’da
bulunmakta olup, hizmet bölgesi Alt İşletim Sözleşmesi’nde “İstanbul ili coğrafi
sınırları arasında kalan bölge” olarak tespit edilmiştir. TÜVTURK İstanbul’un
hissedarlık yapısı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir: 70
Tablo 2: TÜVTURK İstanbul’un Hissedarlık Yapısı
Hissedar Adı Hisse Adedi Hisse Oranı (%)
Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. 4.940.000 31,666
Akfen Altyapı Yatırımları Holding A.Ş. 4.940.000 31,666
TÜVSÜD AG 4.939.694 31,664
TÜVSÜD Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim
Tic. Şti.
306 0,0019
Westway Investment UK Limited 780.000 5
Toplam 15.600.000 100
TÜVTURK İstanbul, Doğuş, Akfen ve TÜV gruplarının ortak kontrolündedir.
Şirketin Ana Sözleşmesi’nde Westway Investment UK Limited’in sahip olduğu ve
toplam sermayenin %5’ine tekabül eden paylara şirkette kontrol hakkı veren
herhangi bir imtiyazın tanınmadığı belirtilmiştir.
80
08-56/897-357
3
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı; "Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç
Muayenesi Hakkında Yönetmelik"in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yer verilen
tanım doğrultusunda, "kara yolunda seyreden motorlu ve motorsuz araçların
teknik muayenesi hizmeti" olarak tespit edilmistir.
H.2.2. Coğrafi Pazar
“Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi 90
Hakkında Yönetmelik”in hizmet satın alacakların, araçlarının sicilinin bulunduğu
bölgede istedikleri muayene istasyonunu kullanabilecekleri, ancak bölgeler
arasında geçiş yapamayacakları şeklindeki düzenlemesi ile araçların teknik
muayene hizmetleri, Türkiye’nin güney ve kuzey bölgeleri olarak iki bölüme
ayrılmıştır. Bununla birlikte, açılan ihaleleri her iki bölge için de aynı teşebbüs
kazanmış, dolayısıyla her iki bölgede işletme imtiyazı aynı teşebbüse
devredilmiştir. Böylece bölge ayrımı yapmanın makul bir anlamı kalmamış olup,
bildirim formunda, TÜVTURK ve ÖİB’nin “araçların sicil yerine bakılmaksızın her
iki bölgeden de hizmet satın alınabilmesi için müzakerelere başladığı” ifade
edilmektedir. Dolayısıyla gerek mevzuat gerekse pazar yapısı dikkate 100
alındığında, kuzey ve güney bölgeler arasında herhangi bir rekabetçi yapı
farklılığı olması muhtemel görülmediğinden, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
H.3. Değerlendirme
15.8.2007 tarihli İmtiyaz Sözleşmesi ile TÜVTURK, Türkiye genelinde kurulacak
sabit ve seyyar araç muayene istasyonlarının yapımı, bakımı ve 20 yıl süre ile
işletilmesi sureti ile araç muayene hizmetinin imtiyaz verme yoluyla
özelleştirilmesi işlemi neticesinde söz konusu hizmetlerin görülmesi yetkilerini
kullanmaya hak kazanmıştır. İmtiyaz Sözleşmesi’nin 15. maddesinde 110
TÜVTURK’un, Sözleşme kapsamındaki yetkilerini 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, T.C. Ulaştırma Bakanlığı’nın da onayını
alarak alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşuluyla devredebileceği hükmü
yer almaktadır. TÜVTURK bu madde düzenlemesine dayanarak, TÜVTURK
İstanbul ile 2.6.2008 tarihinde bildirim konusu Alt İşletim Sözleşmesi’ni
imzalamıştır. İmtiyaz Sözleşmesi uyarınca TÜVTURK’un hak sahibi olduğu araç
muayene tesislerinin işletim hakkının İmtiyaz Sözleşmesi’nde belirlenmiş
hükümler, koşullar ve süreye uygun olarak ve hizmet bölgesi içinde TÜVTURK
İstanbul’a kullandırılması Alt İşletim Sözleşmesi’nin konusunu oluşturmaktadır.
Alt İşletim Sözleşmesi, TÜVTURK’un bir dizi alt işletici ile akdedeceği 120
sözleşmeleri temsil eden bir “tip sözleşme”dir.
Anılan Sözleşme’ye 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında menfi tespit
belgesi verilip verilemeyeceğinin tespiti için Sözleşme hükümleri Kanun’un 4., 6.
ve 7. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir:
08-56/897-357
4
H.3.1. Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde teşebbüs “piyasada mal
veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar
verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler…” şeklinde
tanımlanmaktadır. TÜVTURK ve TÜVTURK İstanbul’un hissedarlık yapılarından 130
görüldüğü üzere Doğuş, Akfen ve TÜV grupları her iki şirketin de ortak
kontrolüne sahiptir. TÜVTURK’ten farklı olarak TÜVTURK İstanbul’un %5
oranında hissesi Westway Investment UK Limited’e aittir. Ancak, bu şirkete
TÜVTURK İstanbul’da kontrol hakkı veren herhangi bir imtiyaz tanınmamıştır.
Sonuç olarak, her iki şirketin de aynı grupların ortak kontrolünde bulunması
nedeniyle bildirim konusu Alt İşletim Sözleşmesi’nin tarafları olan TÜVTURK ve
TÜVTURK İstanbul’un Kanun’un 3. maddesinde yer alan “teşebbüs” tanımı
çerçevesinde birbirinden bağımsız iki ayrı teşebbüs olmadığı aynı ekonomik
bütünlük içinde yer alan tek bir teşebbüs oldukları anlaşılmaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında 140
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür
karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” Bir anlaşmanın 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için bağımsız
teşebbüsler arasında yapılmış olması gerekmektedir. Dolayısıyla, bildirim konusu
Alt İşletim Sözleşmesi aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan şirketler
arasında akdedilmiş olması nedeniyle, Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir
anlaşma değildir.
H.3.2. Kanun’un 6. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme 150
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, “bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim
durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte
davranışlar ile kötüye kullanılması” yasaklanmaktadır. Buna göre, Kanun’un 4.
maddesi kapsamı dışındaki grup içi bir anlaşma ile pazara girişlerin
engellenmesi, rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılması, alıcılar arasında
ayrımcılık yapılması veya tüketicinin zararına olacak şekilde üretimin,
pazarlamanın ya da teknik gelişmenin sınırlandırılması durumunda, söz konusu
anlaşma 6. madde kapsamında ihlal oluşturabilir.
Bu çerçevede, bildirim konusu Alt İşletim Sözleşmesi ile Kanun’un 6. maddesinin 160
ihlal edilip edilmediğininin tespit edilebilmesi için öncelikle TÜVTURK’un ilgili
pazarda hakim durumda olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 4054
sayılı Kanun’un 3. maddesinde hakim durum; “belirli bir piyasadaki bir veya
birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek
fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme
gücü” olarak tanımlanmıştır. TÜVTURK, T.C. Ulaştırma Bakanlığı ve T.C.
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi ile
dosya kapsamında ilgili pazar olarak tanımlanan Türkiye genelinde karayolunda
seyreden motorlu ve motorsuz araçların teknik muayenesi hizmeti pazarında
08-56/897-357
5
imtiyaza sahip tek teşebbüs olduğundan, ilgili pazarda hakim durumda 170
bulunmaktadır.
İmtiyaz Sözleşmesi’nin TÜVTURK’un, Sözleşme kapsamındaki yetkilerini 2918
sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, T.C. Ulaştırma
Bakanlığı’nın da onayını alarak alt işleticilere aynı standartları sağlamak
koşuluyla devredebileceği hükmünü içeren 15. maddesine göre TÜVTURK,
Sözleşme kapsamındaki yetkilerini kendisi kullanabileceği gibi aynı standartları
sağlamak koşuluyla alt işleticilere devretme yetkisine de sahiptir. Bu çerçevede
TÜVTURK; tüm Türkiye’de araç muayene hizmetini alt işleticiler aracılığıyla
sunmayı tercih etmiş, ülke sınırları içerisinde belli hizmet bölgelerinde araç
muayene hizmeti vermeye yetkili kıldığı tüm alt işleticiler ile Alt İşletim 180
Sözleşmeleri imzalamıştır. Ancak TÜVTURK İstanbul ili coğrafi sınırları içerisinde
araç muayene hizmetini bağımsız bir alt işletici yerine, aynı ekonomik bütünlük
içerisinde olduğu TÜVTURK İstanbul aracılığıyla sunmayı tercih etmiştir.
TÜVTURK’un bu tercihinde, İstanbul’un hem nüfus hem de araç sayısı
bakımından ülkenin en kalabalık ili olması sebebiyle diğer illere nispeten araç
muayene hizmeti konusunda daha fazla potansiyel ve riske sahip olmasının etkili
olduğu kanaatine varılmıştır. Zira TÜVTURK, araç muayene hizmetini alt
işleticiler aracılığıyla sunması durumunda dahi hizmet kalitesi ile ilgili olarak ilgili
Bakanlık ve İdare’ye karşı sorumludur. Bu nedenlerle TÜVTURK, hem İstanbul
ilinde hizmette herhangi bir aksama olması riskini en aza indirmek, hem de 190
müşteri potansiyelini değerlendirmek amacıyla araç muayene hizmetini bağımsız
bir alt işletici yerine aynı ekonomik bütünlük içerisinde olduğu TÜVTURK İstanbul
aracılığıyla sunmayı tercih etmiştir.
TÜVTURK’un TÜVTURK İstanbul ve diğer alt işleticiler ile imzaladığı Alt İşletim
Sözleşmeleri “tip sözleşme” niteliğinde olup, birebir aynı hükümleri içermektedir.
Dolayısıyla TÜVTURK’un TÜVTURK İstanbul’a diğer alt işleticilerden farklı
koşullar ileri sürmesi söz konusu değildir. Öte yandan, araç muayene hizmeti
fiyat tarifesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35. maddesi hükmünce
belirlenmekte olup, tüm alt işleticiler bu fiyatı uygulamakla yükümlüdür. Ayrıca,
her ne kadar alt işleticilerin hizmet bölgeleri sözleşme ile belirlenmiş bulunsa da 200
müşteriler araçlarının sicil yerine bakılmaksızın sadece güney ya da kuzey
bölgeleri ayrımına tabi olmak şartıyla istedikleri alt işleticiden hizmet alma
konusunda serbesttirler. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ilgili
pazarda hakim durumda olan TÜVTURK’un, TÜVTURK İstanbul ile yaptığı alt
işleticilik anlaşması ile ayrımcılık yapması, pazara girişi engellemesi, rakiplerin
piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırması gibi yollarla hakim durumunu kötüye
kullanması mümkün görünmemektedir.
H.3.3. Kanun’un 7. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme
Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak
çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve 210
Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında bir yoğunlaşma işlemi sayılması için
işleme taraf teşebbüslerin en az birinin kontrolünde kalıcı bir değişikliğin
meydana gelmesi gerekmektedir. Ancak bildirim konusu Alt İşletim
Sözleşmesi’nin tarafları olan TÜVTURK veya TÜVTURK İstanbul aynı ekonomik
08-56/897-357
6
bütünlük içinde yer aldığı için imzalanan sözleşme ile herhangi bir kontrol
değişikliğinin ortaya çıkması mümkün değildir. Bu çerçevede işlem 4054 sayılı
Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir yoğunlaşma işlemi
değildir.
I. SONUÇ 220
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, TÜVTURK Kuzey Taşıt
Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş. ile TÜVTURK İstanbul Taşıt
Muayene İstasyonları İşletim A.Ş. arasında imzalanan Alt İşletim Sözleşmesi’ne,
4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde, aynı Kanun’un 4., 6. ve 7.
maddelerine aykırı olmadığına ilişkin menfi tespit belgesi verilmesine OYBİRLİĞİ
ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy