Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-122 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 08-61/997-389
Karar Tarihi : 30.10.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: Mert KARAMUSTAFAOĞLU, Harun GÜNDÜZ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : AKDAĞ Bora Petrol Ürünleri Otomotiv İnş. Taah. 20
San. Ve Tic. Ltd. Şti. (AKDAĞ)
Belediye Terminali Karşısı Akaryakıt İstasyonu
Akdağmadeni/Yozgat
D. KARŞI TARAF : Total Oil Türkiye A.Ş. (TOTAL)
Oycan Plaza Ayazağa Mah. Eski Büyükdere Cad.
No:15 Kat:7 Maslak/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: AKDAĞ ile TOTAL arasındaki sağlayıcı bayi ilişkisi
kapsamında TOTAL’ın ele geçirdiği intifa hakkı aracılığıyla rekabeti ortadan 30
kaldırdığı iddiasına ilişkin verilen 26.1.2006 tarih ve 06-04/57-15 sayılı Kurul
kararının Danıştay 13. Dairesi tarafından iptali üzerine dosyanın yeniden
değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Kurum kayıtlarına intikal eden şikayet dilekçesine göre;
AKDAĞ ile TOTAL arasında 15.1.1997 tarihinde bir Protokol akdedilmiştir. Bu protokol
kapsamında TOTAL AKDAĞ’a bayilik verecek, AKDAĞ ise mülkiyetinde olan ve
istasyonun üzerine kurulacağı gayrimenkule ilişkin TOTAL’e intifa hakkı tesis
ettirecektir. Nitekim 17.2.1997 tarihinden itibaren TOTAL’e 20 yıl süreli intifa hakkı tesis
etmiş ve kurulan istasyonu AKDAĞ işletmeye başlamıştır. Bu kapsamda gelişen 40
olaylarda TOTAL’in intifa hakkını kullanarak sahip olduğu güç ile pazara girişleri
engellediği ve rekabeti ortadan kaldırdığı iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 17.10.2005 tarih ve 1233 sayı ile intikal
eden başvuruya ilişkin hazırlanan 19.1.2006 tarih, 2005-1-122/İİ-06-CS sayılı İlk
İnceleme Raporu, 20.1.2006 tarih ve REK.0.05.00.00-110/10 sayılı Başkanlık önergesi
ile 06-04 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek, şikayete ilişkin olarak bir önaraştırma
yapılmasına veya soruşturma açılmasına gerek olmadığına 26.1.2006 tarih ve 06-
04/57-15 sayı ile karar verilmiştir.
50
AKDAĞ vekili tarafından Danıştay 13. Dairesi’nin 2006/1604 Esas sıra numarasına
kayden açılan dava sonucunda verilen 13.5.2008 tarih ve 2008/4196 K. sayılı kararda,
08-61/997-389
2
Rekabet Kurulu’nun 26.1.2006 tarih ve 06-04/57-15 sayılı kararının iptaline karar
verilmiştir. Danıştay’ın iptal kararı üzerine yapılan inceleme sonucunda düzenlenen
23.10.2008 tarih, 2005-1-122/ÖA-08-MK sayılı Önaraştırma Raporu, 12.9.2008 tarih,
REK.0.05.00.00-110/160 ve 24.10.2008 tarih, REK.0.05.00.00-110/185 sayılı
Başkanlık Önergesi ile 08-61 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; AKDAĞ tarafından yapılan şikayete 60
ilişkin olarak yürütülen önaraştırma neticesinde soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
şikayetin reddedilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Şikayet konusuna ilişkin süreçte; AKDAĞ ile TOTAL arasında 15.1.1997 tarihinde bir
Protokol akdedilmiş ve bu protokol kapsamında TOTAL, AKDAĞ’a bayilik verecek,
AKDAĞ ise mülkiyetinde olan ve istasyonun üzerine kurulacağı gayrimenkule ilişkin
TOTAL’e intifa hakkı tesis ettirecektir. Nitekim 17.2.1997 tarihinden itibaren TOTAL’e
20 yıl süreli intifa hakkı tesis etmiş ve kurulan istasyonu AKDAĞ işletmeye başlamıştır. 70
Sağlayıcı-bayi ilişkisinin ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklar sonucu
AKDAĞ, 2005 yılı içerisinde bayilik sözleşmesinin ve intifanın 5 yılla sınırlandırılmasını
TOTAL’den talep etmiştir. Bunun üzerine TOTAL bayilik sözleşmesini 1.3.2005
tarihinde feshetmiş, ancak intifanın kaldırılmasına yanaşmamıştır.
Danıştay tarafından önceki tarihli Rekabet Kurulu kararına ilişkin verilen iptal kararının
gerekçesinde TOTAL’in bayilerle kurmuş olduğu hukuki ilişkinin temelinin işletme
sözleşmesi ve kira sözleşmesi olmak üzere iki anlaşmaya dayandığı belirtildikten sonra
şu ifadelere yer verilmiştir:
80
“İşletme sözleşmesinin birer yıl süreli yapıldığı ve bu sözleşmenin 1.3.2005 tarihinde
Total tarafından tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla birlikte, kira sözleşmesinin
işletme sözleşmesine olan etkisi nedeniyle işletme sözleşmesi de kira sözleşmesiyle
birlikte 2017 yılı itibariyle sona erecek bulunduğundan, taraflar arasında imzalanan
işletme sözleşmesinin süresinin belirsiz hale geldiği yolunda ciddi bulguya ulaşılmaktadır.
Bu durumda, 2002/2 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca, belirsiz bir süre için veya beş
yıldan daha uzun bir süre için anlaşma yapılarak bayiye rekabet etmeme
yükümlülüğünün getirilmesi, anlaşmayı Tebliğ dışına çıkarabileceğinden, şikayete konu
olan işletme sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine uygunluk denetiminin 90
yapılması gereklidir…”
İlgili sözleşmenin ve intifa hakkına ilişkin kira sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında değerlendirmesine geçmeden önce, dikey anlaşmalarda
“rekabet etmeme yükümlülüğüne” ilişkin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği ile başlayan süreci özetlemek yerinde olacaktır.
2002/2 sayılı Tebliğ ile dikey anlaşmalar kapsamında alıcıya getirilen belirsiz süreli ya
da beş yılı aşan süreli ‘rekabet etmeme yükümlülüğü’ yasaklanmıştır (Madde 5.a.).
100
Tebliğ’in ilk halinde (2003/3 sayılı Tebliğ ile yapılan değişiklikten önce) belirli
durumlarda rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin 10 yıla kadar uzayabilmesi
yönünde bir istisna bulunmaktadır. Söz konusu hüküm şu şekildedir:
08-61/997-389
3
“…Ancak alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetini gerçekleştirebilmesi için gerekli yatırım
tutarının %35’den az olmamak kaydıyla bir kısmının sağlayıcı tarafından karşılanması
halinde, alıcıya getirilecek rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi, beş yılı aşan kısmı
sadece bu yatırımın yapıldığı tesiste yürütülecek faaliyetle sınırlı kalmak kaydıyla, on yıla
kadar olabilir…”
110
2002/2 sayılı Tebliğ’de yer alan %35 yatırım yapılması durumunda rekabet etmeme
yükümlülüğünün 10 yıla uzayabileceği yönündeki istisnanın uygulamada çıkardığı
zorluklar da dikkate alınarak, 2003/3 sayılı Tebliğ ile bir değişiklik yapılmış ve bu
istisna kaldırılmıştır. 2003/3 sayılı Tebliğ ile birlikte istisna olmaksızın tüm dikey
anlaşmalarda rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi 5 yıl ile sınırlandırılmıştır.
2003/3 sayılı Tebliğ ile rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin sınır 5 yıla indirilmiş
olmakla birlikte, yapılan değişikliğin özellikle akaryakıt dağıtım sektörü gibi tesise
yapılan yatırımların önem taşıdığı sektörlerde olumsuz ve karmaşık durumlar
doğurmamasını temin etmek için bir geçiş dönemi uygulanması uygun görülmüştür. 120
Geçiş dönemine ilişkin 2003/3 sayılı Tebliğ’de yer alan Geçici Madde şu şekildedir:
“Geçici Madde-
Bu Tebliğ’in [2003/3] yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan anlaşmaların 2002/2
sayılı Tebliğ’de öngörülen grup muafiyetinden yararlanabilmesi için, bu Tebliğ’in
yürürlüğe girdiği tarihten [18.09.2003] itibaren iki yıl içerisinde yukarıdaki 1 inci madde ile
getirilen [5.maddenin (a) bendinin ikinci fıkrasındaki] değişikliğe uygunluğunun
sağlanması gerekir. Bu süre içerisinde anılan anlaşmalara 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü
maddesinde öngörülen yasaklama uygulanmaz.”
130
Geçici madde ile birlikte belirlenen geçiş dönemi 18.9.2005 tarihinde bitmektedir. Bu
tarihe kadarki sürede, 2003/3 sayılı Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki
anlaşmalara 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanmayacağı, yukarıda yer alan
Geçici Madde hükmünde yer almaktadır.
I.1. Şikayete İlişkin Değerlendirme
2002/2 sayılı Tebliğ’de yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne getirilen sınırlamayla
ilgili sürece bu noktada ara vererek, AKDAĞ tarafından yapılan şikayete dönülecek
olursa, Rekabet Kurumu’na yapılan başvuru, AKDAĞ ile TOTAL arasındaki 140
sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun ve ilgili Tebliğler açısından geçerli olup olmadığıdır.
Şikayetin yapıldığı dönem 2003/3 sayılı Tebliğ ile belirlenen geçiş dönemi içinde
olması nedeniyle, 2003/3 sayılı Tebliğ’in geçici maddesinde yer alan geçiş dönemi
boyunca Kanun’un 4. maddesinin uygulanmayacağı hükmünden hareketle, TOTAL ve
AKDAĞ arasındaki sözleşmede yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünün ya da
dolaylı olarak bu sonucu doğuracak olan intifa hakkı ya da benzer sınırlamaların
Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki yasaklama hükmünün uygulanmayacağı
öngörülmektedir. Bu nedenledir ki, rekabet hukuku bakımından fesih işleminin yapıldığı
dönemde söz konusu anlaşmaların Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu ancak 150
2003/3 sayılı Tebliğ’in Geçici maddesi uyarınca anılan anlaşmaların 4. maddedeki
yasaklama hükmünün uygulanmasından muaf tutulduğu anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede önceki tarihli Rekabet Kurulu kararını iptal eden Danıştay kararında;
TOTAL ile bayiler arasındaki hukuki ilişkinin işletme sözleşmesi (bayilik sözleşmesi) ve
kira sözleşmesi (intifa) olmak üzere iki anlaşmaya dayandığı ve her iki sözleşmenin
bazı hükümlerinin bu iki sözleşme arasındaki ilişkiyi ortaya koyduğu belirtilmiştir.
08-61/997-389
4
Danıştay’ın bu kararından, her iki sözleşmenin birbiriyle bağlantılı ve adeta aynı amaca
yönelik, tek bir “anlaşma” olduğunu anlamak mümkündür. Bu çerçevede her iki
sözleşmeyle oluşan TOTAL ile AKDAĞ arasındaki “anlaşma” bakımından 4054 sayılı 160
Kanun’un 4. maddesine aykırı olmalarına ve 2002/2 sayılı Tebliğ’de belirtilen rekabet
yasağına ilişkin süreyi aşmalarına rağmen, şikayet konusu fesih olayının gerçekleştiği
tarihin 2003/3 sayılı Tebliğ’in Geçici Maddesinde belirlenen “Geçiş Dönemi” içinde
olması sebebiyle Kanun’un 4. maddesinin uygulanamayacağı ve anlaşmanın geçerli
olacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla şikayet konusu fesih olayının gerçekleştiği tarih
açısından anılan sözleşmelerin 2003/3 sayılı Tebliğ’in Geçici Maddesi uyarınca 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eder nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
I.2. AKDAĞ ve TOTAL Arasındaki Bayilik Sözleşmesi ve İntifa Hakkının Kanunun
4. Maddesi Kapsamında Değerlendirilmesi 170
2003/3 sayılı Tebliğ’in Geçici Maddesi’nde yer alan geçiş dönemi 18.9.2005 tarihinde
sona ermektedir. Söz konusu geçiş dönemine ilişkin en önemli husus ise, bu geçiş
döneminden önce yapılmış anlaşmaların uygunluğunun sağlanmasında nasıl bir yol
izleneceğidir. Söz konusu 5 yıllık sürenin, sözleşmelerin yapıldığı andan itibaren mi,
değişikliğin yapıldığı tarihten itibaren mi başlayacağı bu hususlardan biridir. Yine aynı
şekilde; değişikliğin karşılıklı (bayi ve dağıtım firması tarafından) imzalanan yeni bir
anlaşmayla mı yapılmasının gerektiği, dağıtıcı tarafından yapılan tek taraflı değişikliğin
yeterli olup olmayacağı ya da değişiklik yapılmamışsa bile uygulamaya mı bakılacağı
da ayrı bir konudur. Bu gibi hususlara ilişkin içtihat, daha sonra yapılan bireysel 180
başvurular kapsamında Rekabet Kurulu tarafından alınan kararlarla oluşturulmuştur.
İçtihat oluşturan kararlardan biri, yine TOTAL’in Mevlana ile yapmış olduğu bayilik
sözleşmesine ilişkin 26.1.2006 tarih ve 06-04/55-13 sayılı Kurul kararıdır. Bu kararda,
TOTAL’in 2011’e kadar olan sözleşmeyi geçiş döneminin bitmesinden hemen önce
gönderdiği tek taraflı yazı ile uyumlaşmayı sağlamasını uygun bulmuştur. Söz konusu
karardaki ilgili bölüm aşağıdadır:
“…TOTAL-MEVLANA arasında gerçekleşen yazışmalarda TOTAL’in MEVLANA’ya
göndermiş olduğu 1.9.2005 tarihli yazıda, aralarındaki sözleşmenin bildirim tarihi olan 190
1.9.2005 tarihinden 1.9.2010 tarihine kadar geçerli olacağı belirtilmektedir. Sözleşmenin
uyumlaşmanın sağlanmasından önce 25.7.2011 tarihine kadar süresi olduğu dikkate
alındığında, yukarıda yapılan genel değerlendirmeler kapsamında, TOTAL’in bu
uygulaması uygun kabul edilmelidir. Başka bir ifadeyle, TOTAL tarafından MEVLANA’ya
gönderilen bu yazı, 2002/2 sayılı Tebliğe uygunluğun sağlanması için yeterlidir.”
Daha sonraki dönemde akaryakıt dağıtım şirketlerinin gerçekleştirdikleri bayilik
anlaşmalarına ilişkin yapılan genel bir önaraştırma1 sonucunda ise söz konusu geçiş
dönemine ilişkin Rekabet Kurulu, daha geniş bir yorumda bulunmuştur. Şöyle ki, Kurul
rekabet etme yasağına ilişkin yaptığı değerlendirmede, uyumlaştırmaya yönelik bir 200
değişiklik yapılmamış olsa dahi 18.9.2005’den önce yapılmış anlaşmaların 18.9.2010
tarihine kadar uygulama süresi bulunduğunu belirtmiştir. Kararın ilgili bölümü aşağıdaki
gibidir:
“Mevcut durumda, 18.9.2005 tarihinden önce yapılan ve Tebliğ’e uygun olmayan
sözleşmelerin 18.9.2010 tarihine kadar uygulama süresi bulunmaktadır. Tebliğ’e aykırı
olan sözleşmelerin de uygulama süresi henüz 5 yıla ulaşmamıştır. Özetle, akaryakıt
piyasasındaki mevcut bayilik sözleşmelerinin hiçbiri henüz 5 yıllık uygulama sürecini
1 15.11.2006 tarih ve 06-84/1059-306 sayılı Önaraştırma kararı.
08-61/997-389
5
aşmamıştır. Bu nedenle, rekabet etme yasağı süresi bakımından yukarıda yer verilen
sözleşmelerle ilgili herhangi bir ihlalin söz konusu olmadığı, bu nedenle soruşturma 210
açılmasına gerek bulunmadığına, ancak ilgili teşebbüslere 5 yıllık azami uygulama
süresinin aşılması halinde ilgili sözleşmenin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında muafiyetten
yararlanamayacağına ilişkin bir yazı gönderilmesinin yerinde olacağı sonucuna
ulaşılmıştır.”
Rekabet hukukunda dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerine
getirilen 5 yıllık sınırlamaya dayanılarak intifa/kira haklarının sürelerine de uygulanıp
uygulanamayacağı konusuna Rekabet Kurulu verdiği çeşitli kararlarda değinmiştir. Bu
kararlarda, akaryakıt sektöründe yer alan dikey anlaşmaların rekabet hukuku
çerçevesinde sorunlu hale gelmesinde en önemli unsurun intifa ya da kira haklarına 220
ilişkin hususlardan kaynaklandığı belirtilmekle birlikte, söz konusu intifa/kira haklarının
rekabet hukukuna dayanılarak anlaşmanın süresi ile birlikte sonlandırılabilmesi için,
söz konusu dikey (bayilik/işleticilik) anlaşma ile intifa/kira hakkı anlaşmasının
arasındaki ilişkinin özel hukuk hükümleri kapsamında mahkemelerce belirlenerek, bir
karara bağlanmasının yerinde olduğu ileri sürülmüştür. Bu yöndeki ilk örnek karar Shell
ile bayisi (Cabbaroğlu) arasındaki sözleşmeye ve kira sözleşmesine ilişkin Rekabet
Kurulu’nun verdiği 2.10.2003 tarih ve 03-64/770-356 sayılı karardır. Bu kararın konuya
ilişkin bölümünde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Shell öncelikle araziyi sahibi olan bayiden kiralamakta, daha sonra aynı bayiye 230
istasyonun işletmesini vermektedir. Gerek işletme sözleşmesinin, gerekse kira
sözleşmesinin anılan bazı maddeleri, bu iki sözleşme arasındaki ilişkiyi göstermektedir.
Kira sözleşmesinin arazinin rayiç değeri üzerinden mi, yoksa sembolik bir bedel
üzerinden mi yapıldığı hususu, kira sözleşmesinin, Shell ile bayisi arasındaki işletme
sözleşmesinin süresini belirlediğinin bir delili olarak değerlendirilebilir. Cabbaroğlu ile
yapılan kira sözleşmesinde yıllık kira bedeli 60.000 TL olarak görülmektedir. Bu rakamın
sembolik olduğu ve tarafların asıl amacının kira sözleşmesi akdetmek olmadığı, kira
sözleşmesinin bir anlamda işletme sözleşmesinin süresini belirleme amacı taşıdığı
anlaşılmaktadır. Ancak Shell’in değişik istasyonlar için farklı zamanlarda farklı koşullarda
anlaşmalar yapmış olabileceği dikkate alındığında, bu konuda bir genelleme yapılması 240
doğru olmayacaktır.
Bu çerçevede, rekabet hukuku açısından sözleşme sürelerinin tespiti haricinde, işletme
sözleşmesinin geçersizliği, edinilmiş hakların nasıl geri verileceği veya kira/intifa hakkı ya
da ariyet sözleşmeleri gibi taraflar arasındaki diğer anlaşmaların ne ölçüde işletme
sözleşmesinin esaslı bir parçası olduğu ve ne şekilde etkileneceğine ilişkin hususların
özel hukuk hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.”
Cabbaroğlu kararı ile birlikte Kurul, intifa hakkı ya da kira sözleşmeleri gibi yan
sözleşmeleri tamamen rekabet hukuku uygulama alanı dışına çıkarmamakla birlikte, 250
rekabet etme yasağına ilişkin bayilik sözleşmelerinde yer alan hükümler üzerinde
değerlendirme yapmayı, bayilik sözleşmesindeki hükme getirdiği sınırlamayla taraflar
arasındaki intifa/kira sözleşmesine dair ilişkilendirmenin yapılarak intifanın da
geçersizliğini tespit etme işlemini özel hukuk hükümlerinin uygulanmasına bırakma
yolunu izlediği görülmektedir. Nitekim, Kurul’un bu yaklaşımını yansıttığı Shell’in bir
bayisi olan Ay-Pet’in şikayetine ilişkin kararına yapılan itiraz kapsamında Danıştay 13.
Dairesi, 15.1.2007 tarih ve 2007/145 K. sayılı kararı ile Rekabet Kurulu’nun kararını
onaylamıştır. Danıştay tarafından verilen söz konusu kararda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
260
“Bu durumda, SHELL ve davacı şirket arasında akdedilmiş olan bayilik sözleşmesinin
rekabet hukukuna uygunlaştırılmasında ortaya çıkan anlaşmazlığa ilişkin olarak davacı
08-61/997-389
6
şirketin şikayeti üzerine, şikayete konu işletme sözleşmesinde sözleşme süresinin beş yıl
olarak belirlenmesi nedeniyle, sözleşme süresinin 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun
bulunduğunun anlaşılması, diğer yandan rekabet hukuku açısından sözleşme sürelerinin
tespiti haricinde, işletme sözleşmesinin geçersizliği, edinilmiş hakların nasıl geri
verileceği veya kira/intifa hakkı ya da ariyet sözleşmeleri gibi taraflar arasındaki diğer
anlaşmaların ne ölçüde işletme sözleşmesinin esaslı bir parçası olduğu ve ne şekilde
etkileneceğine ilişkin hususların özel hukuk hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesinin
gerekli bulunması karşısında, başvuru konusu ile ilgili olarak bir önaraştırma yapılmasına 270
ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığı yolunda alınan dava konusu Rekabet
Kurulu kararında Kanun’a aykırılık görülmemiştir.”
Ancak yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan Rekabet Kurulu kararından farklı olarak
şikayet konusu TOTAL-AKDAĞ kararında Rekabet Kurulu’nun önceki kararlarında
benimsediği yaklaşım Danıştay tarafından kabul görmemiştir. Danıştay; bayilik
sözleşmesinin bir yıl süreli olmasına ve 1.3.2005 tarihinde TOTAL tarafından tek taraflı
olarak feshedilmesine rağmen, intifa sözleşmesinin bayilik sözleşmesine etkisi
nedeniyle ikisi birlikte değerlendirmiştir. Danıştay, her iki sözleşmenin beraber
değerlendirildiğinde sürelerinin 2017 yılında sona ereceğini ve bu nedenle bayilik 280
sözleşmesinin süresinin belirsiz hale geldiği yolunda ciddi bulgulara ulaşıldığını ifade
etmiştir. Dolayısıyla Danıştay’ın her iki sözleşmeyi beraber değerlendirerek bayilere
getirilen “rekabet yasağına” ilişkin süreyi 5 yıldan uzun süreli ve belirsiz olarak gördüğü
anlaşılmaktadır.
Şikayet konusu TOTAL ile AKDAĞ arasındaki uyuşmazlık bakımından Danıştay kararı
doğrultusunda bir değerlendirme yapılacak olursa, fesih tarihi itibarıyla taraflar
arasındaki işletme sözleşmesi ve intifa ile kurulan ilişkinin tek bir anlaşma gibi
değerlendirilerek rekabet yasağı süresinin buna göre belirlenmesi gerektiği
anlaşılmaktadır. Söz konusu sözleşmelerle oluşan rekabet yasağının süresi 5 yıldan 290
uzun olup bu nedenle 2002/2 sayılı Tebliğ’de yer alan süreye ilişkin şarta
uymamaktadır. Ancak sözleşmenin fesih tarihi itibarıyla 2003/3 sayılı Tebliğ’in Geçici
maddesinde yer alan Geçiş Dönemi gereği, şikayet konusu sözleşmelere Kanun’un 4.
maddesindeki yasaklama hükmü uygulanmayacaktır. Geçiş dönemi sonrası için bir
değerlendirmede bulunmak gerekirse de; anılan dönem sonrasında bayilik sözleşmesi
feshedildiği için yürürlükte değildir. Danıştay kararı ile getirilen yaklaşım uyarınca intifa
ve bayilik sözleşmeleri bir arada değerlendirilip, tek bir anlaşma gibi
değerlendirildiğinde ise intifa hakkının geçiş dönemi sonunda da varlığını koruduğu
görülmektedir. Yukarıda yer verilen Rekabet Kurulu’nun 15.11.2006 tarih 06-84/1059-
306 sayılı Önaraştırma kararı uyarınca intifa hakkının 18.9.2010 tarihine kadar 300
geçerliliğini koruduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla TOTAL-AKDAĞ arasındaki
sözleşmeler ya da “anlaşma”, 18.9.2010 tarihine kadar 2003/3 sayılı Tebliğ’in Geçici
maddesi uyarınca 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklama yaptırımından
muaf tutularak, hukuka uygun kabul edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Son olarak incelenmesi gereken durum, 18.9.2010 tarihinden sonra TOTAL ile AKDAĞ
arasındaki “anlaşmanın” 4054 sayılı Kanun’a aykırı olup olmayacağıdır. Bu tarihten
sonra taraflar arasındaki anlaşmanın bayilik kısmı feshedilmiş olmasına rağmen, intifa
hakkı devam edecektir. Anılan tarihten sonra intifa hakkının Danıştay kararı uyarınca
devam eden ve süresi beş yılı aşan bir rekabet yasağı gibi anlaşmayı etkileyeceği 310
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla 18.9.2010 tarihinden sonra TOTAL ile AKDAĞ arasındaki
anlaşmanın intifa hakkının süresi itibarıyla 2002/2 sayılı Tebliğ’deki korumadan
yararlanamayacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
08-61/997-389
7
Yukarıda yer verilen Kurul kararları, Tebliğ hükümleri, Danıştay 13. Dairesinin ilgili
kararı ve bunların ışığında yapılan değerlendirmeler neticesinde; AKDAĞ ile TOTAL
arasındaki bayilik sözleşmesinin ve buna bağlı olarak tesis edilen intifa hakkının,
sözleşmelerin birbirine etkisi nedeniyle beraberce adeta tek bir “anlaşma” gibi
değerlendirilmesi ve rekabet yasağı süresinin de her iki sözleşme dikkate alınarak
tespit edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre getirilen rekabet yasağının süresi 320
nedeniyle 2002/2 sayılı Tebliğ’deki süreye uymadığı ancak fesih işleminin yapıldığı
tarihte 2003/3 sayılı Tebliğ’in Geçici maddesindeki “Geçiş Dönemi” içinde yer alınması
nedeniyle Kanun’un 4. maddesindeki yasaklama hükmünün uygulanmayacağı
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla geçiş döneminin sonu olan 18.9.2010 tarihine kadar
şikayet konusu hususun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan muaf
tutulduğu ve bu nedenle soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonuç ve kanaatine
varılmıştır.
J. SONUÇ
330
Düzenlenen rapor ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialarla ilgili
olarak Total Oil Türkiye A.Ş. ile Akdağ Bora Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat Taahhüt
San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki anlaşmanın 1997 yılında yapılmış olması nedeniyle
2003/3 sayılı Tebliğ’in Geçici Maddesi gereğince 18.9.2010 tarihine kadar geçerli
olduğuna, bu tarihten sonra ise rekabet yasağının süresi itibarıyla 2002/2 sayılı
Tebliğ’den yararlanamayacağına, dolayısıyla dosya konusu iddialar hakkında 4054
sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy