BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 27.11.2008 TARIH VE 08-67/1091-424
NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI
KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ.
08-67/1091-424
2
Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/1/C.S.-99/1 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 08-67/1091-424
Karar Tarihi : 27.11.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : Mert KARAMUSTAFAOĞLU, Şamil PİŞMAF
C. BAŞVURUDA : Resen
BULUNAN
D. KARŞI TARAF : Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz
Şirketleri İşveren Sendikası
Eskiyıldız Cad. No:20 Deniz Han İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği, Petrol Ürünleri
İşverenler Sendikası ve Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri
İşveren Sendikası’nın gerçekleştirdiği karar ve eylemlerle akaryakıt
istasyonlarındaki kredi kartlı satışlarda komisyon uygulanması ve
promosyonların kaldırılması yönünde faaliyetlerde bulunmaları üzerine
yürütülen soruşturma sonucunda verilen 18.9.2000 tarihli ve 00-35/392-219
sayılı Rekabet Kurulu Kararı’nın Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz
Şirketleri İşveren Sendikası tarafından açılan dava sonucunda bu teşebbüs
birliğine ilişkin kısmının Danıştay kararları ile iptal edilmesi ertesinde, dosya
konusunun ilgili teşebbüs birliği açısından yeniden değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği, Petrol Ürünleri
İşverenler Sendikası ve Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren
Sendikası'nın gerçekleştirdiği karar ve eylemlerle akaryakıt istasyonlarındaki kredi
kartlı satışlarda komisyon uygulanması ve promosyonların kaldırılması yönünde
faaliyetlerde bulunmaları.
G. DOSYA EVRELERİ
08-67/1091-424
3
1. Akaryakıt istasyonlarında uygulanan komisyon oranlarına ve promosyonların
kaldırılmasına ilişkin PÜİS ve TABGİS'in aldıkları kararlar ve açıklamalar ile
Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği Başkanı sıfatıyla Ferruh Zülfikar'ın yine aynı
konuya ilişkin demeçleri üzerine resen ilk inceleme yapılması öngörülmüştür.
2. Konuya ilişkin yapılan ilk inceleme sonucunda Kurum raportörlerince düzenlenen
12.10.1999 tarih ve D1/1/C.S.-99/1 sayılı İlk İnceleme Raporu Rekabet
Kurulu'nun 19.10.1999 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 99-48/530-335 sayılı
karar ile 4054 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca;
- Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği,
- Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası,
- Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol Ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası
hakkında Kanun'un 4 üncü maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle soruşturma
açılmasına karar verilmiştir.
Yine aynı kararda, ihlale ne şekilde son vereceklerine ilişkin görüşlerin Kanun'un
9/3 üncü maddesi çerçevesinde hakkında soruşturma açılan kuruluşlara yazılı
olarak bildirilmesi için Başkanlığa yetki verilmiştir.
3. 21.10.1999 tarihinde, Kanun'un 9/3 üncü maddesi uyarınca; akaryakıt ürünleri
bayilerinin kredi kartı ile yapacakları satışlarda komisyon alıp almayacakları ve
promosyon faaliyetleri hususlarında tamamen kendi özgür iradeleriyle karar
vermeleri gerektiği, bunun aksine olarak konuyla ilgili teşebbüslerin ve teşebbüs
birliklerinin tavsiye niteliğinde bile olsa Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendine
aykırı biçimde aldıkları veya alacakları promosyonun kaldırılması veya kredi kartlı
satışlarda belirlenmiş bir oranda komisyon alınması kararının hukuka aykırı ve
yasak olduğu yönündeki görüş yazısı taraflara bildirilmiştir.
4. 22.10.1999 tarihinde, Kanun'un 9/3 üncü maddesi uyarınca kendilerine bildirilen
görüş yazısı kapsamında yapılan faaliyetlere ilişkin PÜİS tarafından ilgililere
gönderilen yazı Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
5. 29.10.1999 tarihinde, Kanun'un 9/3 üncü maddesi uyarınca kendilerine bildirilen
görüş yazısı kapsamında yapılan faaliyetlere ilişkin TABGİS tarafından ilgililere
gönderilen yazı Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
6. 04.11.1999 tarihinde, Kanun'un 43/2 nci maddesi uyarınca taraflara soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunularak, taraflardan 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
7. Soruşturma tebligatını takiben, taraflardan TABGİS, Kanun'un 45/2 nci maddesi
uyarınca 30 günlük ek süre talebinde bulunmuş, ancak Kanun'un 43 üncü
08-67/1091-424
4
maddesinde düzenlenen ilk yazılı savunma aşamasında böyle bir ek süre
verilmesinin söz konusu olmamasından dolayı bu talep geri çevrilmiştir.
8. Haklarında soruşturma açılan teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları ve cevapları
yasal süreleri içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
9. Soruşturma Heyetince tamamlanan 04.04.2000 tarihli ve SR/00-4 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1 inci maddesi uyarınca Başkanlıkça ilgili
taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30
gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir.
10. Soruşturma raporunun tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüs
birliklerinden TABGİS, savunma sürelerinin Kanun'un 45 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca 30 gün uzatılmasını talep etmiş ve bu talep Kurul kararı ile kabul
edilerek TABGİS'e 30 gün ek süre tanınmıştır. Hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüs birliklerinden PÜİS ve TABGİS’in ikinci savunma yazıları yasal süreleri
içinde Kurumumuz kayıtlarına intikal etmiş, Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği
ile ilgili ise herhangi bir savunma yapılmamıştır.
11. Soruşturma Heyetinin hazırladığı "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45/2 nci maddesi
uyarınca, yasal süreleri içinde PÜİS ve TABGİS'e tebliğ edilmiştir.
12. İlgili teşebbüslerin ek yazılı görüşe karşı cevapları yasal süreleri içinde Rekabet
Kurumu'na intikal etmiştir.
13. Rekabet Kurulu'nun 03.08.2000 tarih ve 00-29 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 13.09.2000 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun'un
46/2 nci maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
14. 13.09.2000 tarihinde taraflar sözlü savunmalarını yapmışlardır.
15. Rekabet Kurulu 18.09.2000 tarihinde nihai kararını vermiş ve karar 27.09.2000
tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
16. Taraflar Danıştay’da süresi içinde dava açmıştır. PÜİS tarafından açılan dava
Danıştay 10. Dairesinin 16.12.2003 tarihli ve 2001/1076 Esas, 2003/5205 Karar
sayılı Kararı ile reddedilmiştir. Karar PÜİS tarafından temyiz edilmemiş olup, idari
para cezasının 28.6.2004 tarihinde ödendiğine ilişkin makbuz PÜİS tarafından
Rekabet Kurumuna gönderilmiştir.
Diğer taraftan TABGİS tarafından açılan dava sonucunda Danıştay 10. Dairesi,
14.10.2003 tarih ve 2001/550 E. , 2003/3963 K. sayı ile; gerekçeli kararda karşı
08-67/1091-424
5
oy yazılarının bulunmadığından bahisle anılan Kurul kararının davacı ile ilgili
kısmının iptaline karar vermiştir. İptal kararı üzerine söz konusu karar Danıştay
İdari Dava Daireleri Kurulu’nda temyiz edilmiş ancak Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulu 17.11.2005 tarihli ve 2004/2135 E. , 2005/2645 K. sayılı kararı ile
Danıştay 10. Dairesi kararının onanmasına karar vermiştir. Son olarak onama
kararı üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na yapılan karar düzeltme
talebi de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 19.6.2008 tarihli ve 2006/1169
E., 2008/1688 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir.
17. 2577 sayılı Kanun’un 28 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Danıştay
Kararının icaplarına göre Rekabet Kurulu, gecikmeksizin işlem tesis etmeye
mecbur olduğundan konu, 20.11.2008 tarihli Bilgi Notu içeriğinde 20.11.2008
tarihli ve REK.0.05.00.00-110/210 sayılı Başkanlık Önergesi ile Kurul gündemine
getirilmiş, Rekabet Kurulu ilk inceleme ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek
savunma, sözlü savunma tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses
kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar, Danıştay’ın kararları, tüm dosya
münderecatında yer alan bilgi ve belgeleri inceleyerek, nihai kararını vermiştir.
18. 18.9.2000 tarihli ve 00-35/392-219 sayılı Rekabet Kurulu Kararı’nın PÜİS’e
ilişkin kısmı, Danıştay 10. Dairesinin 16.12.2003 tarihli ve 2001/1076 Esas,
2003/5205 Karar sayılı Kararı uyarınca kesinleştiğinden, söz konusu kısımlar
yeniden değerlendirilmemiştir.
19. 18.9.2000 tarihli ve 00-35/392-219 sayılı Kurul Kararı’nda; Ankara Akaryakıt
Satıcıları Derneği adı altında bir kuruluşun mevcut olmadığı, ayrıca 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 3 üncü maddesi anlamında bir
teşebbüs birliğinin de mevcut bulunmadığı, dolayısıyla Ankara Akaryakıt
Satıcıları Derneği'ne ilişkin karar ve eylemlerden söz edilemeyeceği ve bu
nedenle 4054 sayılı Kanun anlamında bir ihlal söz konusu olmadığından bu
konuda bir işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olması nedeniyle,
Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneğine ilişkin tespitler yeniden
değerlendirilmemiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
- 04.04.2000 tarihli ve SR/00-4 sayılı Soruşturma Raporu’nda: TABGİS'in eylem ve
kararlarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un rekabeti
sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve kararları yasaklayan 4 üncü maddesi
kapsamında olduğu, bu nedenle söz konusu teşebbüs birliğine Kanun'un 16 ncı
maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası uygulanması gerektiği
- Dosyanın yeniden değerlendirilmesine ilişkin 20.11.2008 tarihli Bilgi Notu’nda ise:
Soruşturma sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler ışığında, TABGİS'in eylem ve
kararlarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un rekabeti
sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve kararları yasaklayan 4 üncü maddesi
kapsamında bir ihlal olduğu ancak söz konusu ihlale ilişkin soruşturma
08-67/1091-424
6
zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle TABGİS hakkında idari para cezasına
karar verilmemesi gerektiği,
ifade edilmektedir.
İ. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
İ.1. İlgili Pazar
Petrol sektörünün dikey yapısı dikkate alındığında, petrol ürününün aranıp
çıkarılmasından nihai tüketiciye ulaştırılmasına kadar geçen sürecin;
-Ham petrolün aranması, çıkarılması ve üretimi,
-Ham petrolün rafinaj yöntemiyle ürün haline dönüştürülmesi,
-Petrol ürünleri dağıtımı ve pazarlaması,
olmak üzere 3 kategoride toplanabileceği görülmektedir.
Akaryakıt istasyonlarının işlevi, bu dikey yapının son halkası olan işlenmiş petrol
ürününün nihai tüketiciye satışını içermektedir. Rafinerilere yakın olan bölgelerde,
akaryakıt istasyonları doğrudan rafineriden ürün temin edebilmekteyken, diğer
bölgelere yapılacak olan dağıtım için akaryakıt depo ve terminalleri önem
kazanmaktadır. Bu terminaller özellikle, akaryakıt talebinin yüksek olduğu sanayi
bölgelerine ve nüfusun yoğun olduğu yerleşim alanlarına yakın yerlere
konuşlandırılmaktadır. Terminallerde depolanan yakıt, daha sonra yeniden satış
yapan akaryakıt istasyonlarına ve toptan alış yapan müşterilere nakledilir. Türkiye'de
akaryakıtın istasyonlara taşınma işlemi genellikle bayinin kendi araçlarıyla
gerçekleştiriliyor olmakla birlikte, son zamanlarda bazı dağıtım firmalarının bu taşıma
faaliyetini üstlendikleri görülmektedir. Ayrıca, akaryakıtın depolandığı terminallere
farklı rafinerilerden ürün getirmek de mümkündür. Ancak, akaryakıt dağıtım
faaliyetlerinde ve özellikle akaryakıt istasyonlarının eylemlerinin konu olduğu bir
olayda, ilgili pazarlar tespit edilirken, petrol ürünlerinin üretiminden ziyade, akaryakıt
istasyonlarının petrol ürünlerinin dağıtımı ve pazarlamasındaki rolünün dikkate
alınması yerinde olacaktır. Bu noktada, ilgili ürün pazarının akaryakıt istasyonlarında
satılan motorlu taşıt yakıtları ve diğer yakıtlar, ilgili coğrafi pazarın ise sanayi
bölgeleri ve nüfusun yoğun olduğu yerler olarak belirlenebileceği düşünülmektedir.
Bununla birlikte incelemeye konu olan akaryakıt istasyonlarının kredi kartlı satışlarda
uyguladıkları komisyon oranları ve promosyonlar dikkate alındığında, ilgili ürün
pazarının, kredi kartıyla akaryakıt ürünleri satış pazarı; ilgili coğrafi pazarın ise
İstanbul, Ankara, Samsun, Giresun, Trabzon gibi söz konusu eylemlerin uygulandığı
şehirler olarak daraltılabileceği görülmektedir.
İ.2. Yapılan Tespitler
Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS), Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği ve
Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası (TABGİS)
hakkında açılan soruşturma kapsamında raportörlerce yapılan yerinde incelemeler
esnasında aşağıdaki bilgi ve belgelere ulaşılmıştır;
08-67/1091-424
7
İ.2.1. Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası
(TABGİS)
25.11.1999 tarihinde TABGİS'de yapılan incelemelerde aşağıdaki belgelere
ulaşılmıştır:
Üyelere Gönderilen 25.02.1998 Tarihli Yazı :
Genel Başkan Sinan Orhon imzalı yazıda, akaryakıt ticaretinde kredi kartlı satışlarda
'0' komisyon ve promosyon uygulamalarının getirdiği külfetten bahsedilerek, "rakip
durumda bulunan bazı işletmelerin aralarında bir toplantı yapmak suretiyle hazırlamış
oldukları protokol gereği, '0' komisyon ve promosyon uygulamalarını 20.02.1998
tarihinden itibaren kaldırmaya karar verip bunu icra ettikleri" üyelerin bilgisine
sunulmuştur. Yazının ekinde, adı geçen protokol metni ve bu protokole katılan
akaryakıt bayilerinin listesi yer almaktadır.
Üyelere Gönderilen 13.07.1999 Tarihli Yazı :
Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla gönderilen yazıda, OFM’ye geçtikten sonra
bayilerin kar payının azaldığı ve elde edilen karın kredi kartı komisyonlarıyla eşit
hale geldiği belirtildikten sonra, Bankalararası Kredi Kartları Birliği’nin kredi
kartlarına komisyon sürşarj etme hakkını akaryakıt sektörüne verdiği ve İstanbul
Anadolu Yakası, Bağdat Caddesi ve Minibüs Yolu’ndaki meslektaşların kredi kartı
komisyonlarını tekrar sürşarj etmeye başladıkları hatırlatılmıştır.
Yazının devamında, uygulama hakkında kararı verecek kişilerin ticari kuruluşların
sahipleri olduğu ve durumun ticari ilişkiler, tüketici ilişkileri, rekabet şartları ve
mesleki dayanışma açısından, içinde bulunulan ekonomik koşullar da göz önünde
bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve en son olarak da
“…Sayın meslektaşların bir bölgede komşuluk ilişkileri ve mesleki dayanışma
ile oluşturdukları uygulama desteklenmek ve genişletilmek istendiği taktirde,
meydana getirilecek gruplara her türlü organizasyon desteğini vermeye
hazırız.”
ifadesi kullanılmıştır.
Üyelere Gönderilen 25.08.1999 Tarihli Yazı:
Bu yazıda, 13.07.1999 tarihli yazı hatırlatılarak, o tarihlerde kredi kartına komisyon
sürşarj etmeye başlayan İstanbul Anadolu Yakası’ndaki meslektaşların uygulamaya
devam ettikleri, ayrıca İstanbul Avrupa Yakası’ndaki (Beşiktaş, Şişli, Maslak,
Dolapdere gibi bölgelerdeki) meslektaşların da, 30 Ağustos Pazartesi gününden
itibaren çalıştıkları bankalarla yapacakları anlaşmalarla para bloke etmeden ertesi
gün "kullanılır bakiye" sağlayacak şekilde kredi kartı komisyonlarını tekrar sürşarj
etmeye başlayacakları belirtilmektedir.
İlgililerle azalan kar marjları ve promosyonlara ilişkin yapılan görüşmelerden ve bu
konulardaki mesleki dayanışma, birlik ve beraberliğin öneminden bahseden yazı,
08-67/1091-424
8
“Bu konuda oluşturulacak grupları desteklemek ve ilişkileri sağlamak için her
türlü göreve hazırız. Görüşlerinizi bildirmek için TABGİS’i aramanızı bekler,
çalışmalarınızda başarılar dileriz.”
şeklinde sona ermektedir.
Üyelere Gönderilen 06.09.1999 Tarihli Yazı :
Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla gönderilen yazıda, 13 Temmuz ve 25 Ağustos
1999 tarihli kredi kartları komisyonu ile ilgili yazılar hatırlatılarak, o tarihlerde kredi
kartı banka komisyonlarını sürşarj etmeye başlayan İstanbul Avrupa Yakası ve
Anadolu Yakası’nın bir bölümündeki meslektaşların bu uygulamaya devam ettikleri
belirtilmiş ve şöyle devam edilmiştir;
“Bugün İstanbul Avrupa Yakası’nda Topkapı’dan başlayarak E-5 Edirne
istikameti ve Sahil Yolu’nu kapsayan geniş bir bölgedeki yaklaşık 70
meslektaşımız da çalıştıkları bankalarla yaptıkları anlaşmalarla para bloke
etmeden ertesi gün kullanılır bakiye sağlayacak şekilde kredi kartı banka
komisyonlarını 6 Eylül 1999 Pazartesi gününden itibaren tekrar sürşarj etmeye
karar alarak uygulamaya başlamışlardır.”
Üyelere Gönderilen 13.09.1999 Tarihli Yazı :
Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla üyelere gönderilen yazıda, sektörün büyük bir
hızla büyümesinden ötürü akaryakıt bayilerinin satışlarda meydana gelen
farklılıklardan dolayı satışlarını arttırmak amacı ile promosyon ve -0- komisyon gibi
uygulamalara başvurdukları belirtilerek, şöyle devam edilmiştir:
"İçinde bulunduğumuz ortamda çok önemli bir masraf kalemi ortadan
kaldırılmaktadır. Bu esnada başka bir yanlış (PROMOSYON) ile satış
arttırmayı düşünmememiz lazımdır. Sizlerden gelen mesajlar
PROMOSYONLAR'ın da önüne geçilmesi doğrultusundadır. Böyle bir olay
ancak diğer meselede olduğu gibi mesleki dayanışma, birlik ve beraberlik
anlayışı ile gerçekleşebilir. Tüketici kaliteli mal ve hizmeti tercih etmekte,
alışveriş yapacağı yeri ona göre belirlemektedir. Zaten diğer ödünler
(PROMOSYON-'0' KOMİSYON UYGULAMASI) önceleri tüketici tarafından
talep edilmemiştir. Ancak bizler rekabet etmek için bu ödünleri sunduktan
sonra aranır hale gelmiştir.
...Her fırsatta tekrar ettiğimiz gibi para kazanamamaktan şikayet edip
karlarımızın arttırılmasını isterken yaptığımız anlaşılmaz davranışlar
iddialarımızı çürütmekte, ekonominin kuralları içerisinde kabul görmemektedir.
Oluşan bütünleşmenin giderek artması dileğiyle hayırlı işler dileriz."
14.09.1999 Tarihli Yönetim Kurulu Kararı :
22.09.1999 tarihinde TABGİS Yönetim Kurulu tarafından, İstanbul Kalyon Oteli’nde
meslektaşlar arasında bir toplantı yapılmasına ilişkin karar alınmıştır. Bu karar
doğrultusunda TABGİS Genel Başkanı Sinan Orhon imzasıyla gönderilen
08-67/1091-424
9
17.09.1999 tarihli bir yazı ile, üyeler 22 Eylül 1999 günü saat 15'de Kalyon Oteli'nde
düzenlenecek olan toplantıya çağrılmışlardır. Aynı yazıda toplantının gündeminin
"kredi kartları komisyonları uygulamasında son durum değerlendirmesi ve
promosyonlar" olarak belirlendiği görülmektedir.
Üyelere Gönderilen 24.09.1999 Tarihli Yazı :
Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla üyelere gönderilen yazıda, 22 Eylül 1999
tarihinde Kalyon Oteli’nde yapılan toplantıya ilişkin bir değerlendirme yer almaktadır.
Düşen kar marjlarının eski haline getirilmesi için TABGİS tarafından yapılan
faaliyetlerin özetlendiği yazının devamında şu ifadeler yer almaktadır;
“… İstanbul ve çevresinde büyük bir katılımla hayata geçirilen kredi kartlarına
komisyon uygulaması değerlendirilmiş, hala bu uygulamaya katılmayan
istasyonların en kısa sürede bölgesel olarak ikna edilmesi kararlaştırılmıştır.
Gelen faks mesajları ve diğer illerde yapılan toplantılardan, Ankara, Bursa ve
İzmir’de de Ekim başında komisyon uygulamasına geçileceği anlaşılmaktadır.
Toplantıda ayrıca münferit promosyon uygulamalarına derhal son verilmesi
konusunda prensip kararına varılmıştır. Akaryakıt istasyonlarında belirli
zamanlarda müşteriye dağıtılan toz bezi, kağıt mendil, oto kutusu, çakmak, vb.
ufak tefek hediyeler promosyon kapsamının dışındadır. Ancak promosyon
pankartlarının kaldırılması görüşü benimsenmiştir.
Petrol şirketlerinin uygulayacağı promosyonlar için her bayinin maliyetini çok iyi
hesaplayarak kendi şirketi ile görüşmesi, uygulamaya katılıp katılmayacağına
karar vermesi gerekmektedir. Toplantıdan çıkan genel görüş, tüm promosyon
uygulamalarının kaldırılması ve sektörün imajını zedeleyen bu konuda
TABGİS’in petrol şirketi dernekleriyle görüşmesidir.
Ayrıca ‘0’ komisyon ve promosyon uygulamalarının, Petrol İşleri Genel
Müdürlüğü nezdindeki kar artışı talebimiz üzerindeki olumsuz etkileri dile
getirmiş, yeterli kar artışı sağlansa bile yukarıdaki prensip kararlarından
vazgeçilmemesi kararlaştırılmıştır.”
İ.2.2. Diğer Tespitler
1-15 Eylül 1999 Tarihli Enerji-Petrol Dergisi’nde Yayınlanan ‘TABGİS’den Petrol
Kamuoyuna Duyuru’:
Söz konusu duyuruda ilk olarak sektörün genel sorunlarından bahsedildikten sonra
şöyle devam edilmektedir;
“…
Kredi kartlı akaryakıt satışlarında kredi kartı komisyonunu tüketiciye sürşarj
etme yetkisi Türkiye’de sadece akaryakıt bayilerine ve kuyumculara verilmiş
olan bir haktır. Bu hakkı kullanıp kullanmamak tamamıyla o işletmenin
sahiplerine aittir. Bugünkü kar oranları kredi kartı komisyonunun altındadır.
Hala ‘0’ komisyonla satış yapan meslektaşlarımız zararına satış
yapmaktadırlar. Bankaya komisyon ödemiyorum, para bloke ediyorum
08-67/1091-424
10
diyenler ise bankada bloke ettikleri paranın normal getirisini hesaplayamıyorlar
demektir. Bu konu mesleki dayanışma içerisinde rekabet unsuru olmaktan
çıkartılıp çözülebilir. İstanbul’da birçok bayi yöresel toplantı yaparak, banka
komisyonlarını tüketiciye yansıtmaya başlamışlardır.
…"
Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.'den Elde Edilen Bilgiler:
Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.'nin (BKM) yapısı ve kredi kartlarının işleyişi
hakkında aşağıdaki bilgiler elde edilmiştir.
Kredi kartıyla yapılan her alışveriş için kart ihraç eden bankanın aldığı sabit bir
komisyon (Takas Komisyonu) bulunmaktadır. Kredi kartlı satışlarda üye işyerlerinden
hangi oranlarda komisyon kesileceği konusunda en önemli belirleyicinin, BKM
tarafından belirlenen 'Takas Komisyonu Oranı' olduğu görülmektedir. 15 Ağustos
1998 tarihinden itibaren uygulanan takas komisyonu oranları şu şekildedir;
15 Ağustos 1998 - 15 Ekim 1998 arası : %4.75
15 Ekim 1998 - 15 Ocak 1999 arası : %4.78
15 Ocak 1999 - 15 Ekim 1999 arası : %5.39
15 Ekim 1999 - 01 Şubat 2000 arası : %4.75
01 Şubat 2000 sonrası : %3.00
Üye işyerlerinin kredi kartı ile alışveriş yapan müşterilerine ek komisyon
uygulamalarının söz konusu olmadığı, başka bir ifadeyle, kredi kartıyla alışveriş
yapan müşterilerle nakit parayla alışveriş yapan müşterilere farklı fiyat
uygulanamayacağı görülmektedir. Bu durumun, akaryakıt istasyonları gibi, kar marjı
çok düşük olan veya satış fiyatı devlet tarafından belirlenen, dolayısıyla kredi
kartından kaynaklanan masrafları satış fiyatına ekleyemeyen sektörlerde sıkıntı
yaratması sonucu, BKM'nin 1991 yılında bir karar aldığı görülmektedir. BKM bu
kararında; akaryakıt satışlarıyla sınırlı kalmak koşulu ile, kredi kartı ile yapılan
akaryakıt satışlarında kart hamillerinden ilave bir komisyon alınabileceğini, bu
uygulamanın sadece yurt içi kredi kartları ile sınırlı olduğunu ve ilave komisyon
uygulayan akaryakıt istasyonlarında "Kredi kartı ile akaryakıt alımında +%…
eklenecektir" duyuru ya da afişlerinin asılması gerektiğini belirtmiştir. Buradan, bir
akaryakıt bayisinin istediği takdirde kredi kartlı satışlarda bankaların kendisinden
kestiği komisyon oranını müşteriye yansıtabileceği anlaşılmaktadır.
İ.3. TABGİS'in Savunması
TABGİS tarafından gönderilen yazılı savunma dilekçelerinde ve sözlü savunma
toplantısında özetle;
- Zarar ettiklerini anlayan bayilerin Haziran 1999'dan itibaren bireysel olarak
komisyon uygulamasına başladıkları, komşu istasyonların piyasanın rekabetçi
yapısı gereği sürekli birbirlerinin davranış, servis ve ticari eylemlerini takip
ettikleri, bölgesel ve yerel düzeyde satışların düşmemesi için önlem aldıkları,
08-67/1091-424
11
bununla birlikte, özellikle aynı istikamette bulunan akaryakıt istasyonlarının
etkin rekabet içinde oldukları,
- Bayilerin tüketiciye uyguladığı komisyon oranının bayilerin kar haddini
artırmaya yönelik olmayıp, doğrudan bankalara aktarıldığı,
- TABGİS üyelerinden bazıları komisyon uygularken bazılarının bu uygulamaya
hiç başlamadığı, hatta bazı üyelerin de uygulamaya başlayıp sonradan
vazgeçtiği,
- Bazı TABGİS üyelerinin birden fazla istasyonunun bulunduğu ve bu üyelerin
her istasyonunda farklı komisyon uygulamalarında bulunduğu, buradan da,
TABGİS üyelerinin piyasadaki rekabet şartlarına göre komisyon alıp almamak
yönündeki tercihlerini serbestçe yaptıklarının anlaşıldığı,
- Promosyonlar konusunda ise, halihazırda promosyonların devam ettiği,
TABGİS üyelerinin de çeşitli dönemlerde satış artırma amacıyla promosyon
faaliyetlerine başladıkları ve satışları arttığında da son verdikleri, ancak bu
promosyonların hiç bir zaman aynı zamanda başlayıp aynı zamanda sona
ermediği, zaten böyle bir koordinasyonun da olanaksız olduğu,
ifade edilmiştir.
İ.4. Delillerin ve Savunmaların Değerlendirilmesi
İ.4.1. Pazar Yapısına İlişkin Değerlendirme
01.07.1998 tarihinde 98/11319 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren
Otomatik Fiyatlandırma Mekanizması (OFM) ile dağıtım firmalarının ve bayilerin
petrol ürünleri satışlarından elde ettikleri kar marjları maktu tutarlara bağlanmıştır.
Bu sisteme göre, petrol ürünlerinin fiyatları ne kadar değişirse değişsin, dağıtım
firmasının ve bayinin elde edeceği kar dolar cinsinden maktu olarak sabit
kalmaktadır. OFM ile petrol ürünlerinin satış fiyatının uluslararası piyasalara
endekslenmesi ve uluslararası ham petrol fiyatlarının son bir yılda çok hızlı bir artış
göstermesi, dağıtıcı ve bayi karlarının oransal olarak azalmasına yol açmıştır. Bir
bayi, 01.07.1998 tarihi itibarıyla yaptığı 1 litrelik süper benzin satışından 0.0493 $
kar payı ile %6.72'lik bir kar marjı elde ederken, 01 Ekim 1999 tarihi itibarıyla yaptığı
1 litrelik süper benzin satışından yine 0.0493 $ kar payı ile %4.72'lik bir kar marjı
elde edebilmektedir. Akaryakıt fiyatlarının dolar bazında artış göstermesi, akaryakıt
bayilerinin kar marjlarının oransal olarak düşmesine yol açmıştır. Bu noktada, kredi
kartıyla yapılan satışlarda banka tarafından kesilen komisyonun yüzde olarak
belirlenmesi, kar marjı oransal olarak düşen bayiler için bir dezavantaj
oluşturmaktadır.
Akaryakıt istasyonlarının kredi kartlı satışlarda bankalara ödedikleri komisyonu
müşterilerine yansıtma olanakları mevcuttur. Bu noktada, kredi kartlı satışlardan
zarar etmeye başlayan bayilerin, bireysel olarak komisyon uygulamasına geçmek
yerine, niçin toplu halde anlaşarak veya bir teşebbüs birliği kararına uyarak, aynı
tarihte, aynı oranda komisyon uygulamasına geçmeyi tercih ettikleri sorusunu
08-67/1091-424
12
cevaplayabilmek için, öncelikle akaryakıt dağıtım sektörünün özelliklerine göz
atmakta yarar vardır.
Akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösteren dağıtım firmaları, TÜPRAŞ veya
ATAŞ'ta rafine edilmiş petrol ürünlerini kendi bayilerine dağıtma işini üstlenmiştir.
Sınır ticareti yoluyla gelen akaryakıt hesaba katılmazsa, istasyonlarda satılan
akaryakıtların neredeyse homojen oldukları söylenebilir. Bunun da ötesinde,
akaryakıtın kapalı depolarda muhafaza ediliyor olması ve aracıyla gelen müşterinin
alacağı akaryakıtı görüp inceleme olanağının olmaması gibi faktörler, müşterilerin
gözünde akaryakıtı tamamen homojen bir ürün haline getirmektedir. Firmaların
ürünlerinin farklılık göstermemesi (ürünlerin neredeyse homojen olması), çok sayıda
istasyonun bulunması, tüketicilerin bu istasyonlara ulaşımının kolay olması,
istasyonlardaki pompa fiyatlarının araç sahipleri tarafından rahatça görülebiliyor
olması ve maksimum satış fiyatının OFM ile belirlenmesi gibi faktörler, sektörde, fiyat
farklılıklarının çok az olduğu sıkı bir marka içi ve markalar arası rekabetin oluşmasını
sağlamaktadır. Bu noktada istasyonda satılan ürünler ve ürünlerin fiyatından çok
müşterilere verilen hizmet (araba yıkama, gazete verme gibi promosyon faaliyetleri)
ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte, sıkı rekabetten dolayı müşterilere verilen
hizmetlerde bile büyük farklılıklar görülmemektedir.
Sektörün yoğun rekabetçi yapısının, akaryakıt istasyonlarında kredi kartlı satışlara
uygulanan komisyon oranının '0' a kadar inmesini ve bu noktada kalmasını sağladığı
görülmektedir. Böyle bir ortamda, zor durumdaki bayilerin yoğun rekabetin getirdiği
baskıdan dolayı bireysel olarak komisyon uygulamasına başlamak yerine bir araya
gelerek ortak hareket etmeyi tercih ettikleri görülmektedir. Bu da, sadece bir
teşebbüs birliği üyesi bayilerin ya da sadece bir dağıtım firmasının mensubu olan
bayilerin değil, o bölgedeki tüm akaryakıt bayilerinin bir araya gelerek anlaşmalarını
gerektirmektedir. Bayiler arasında meydana gelen bu oluşumda teşebbüs birliklerinin
payı ise aşağıda değerlendirilecektir.
İ.4.2. TABGİS ile İlgili Değerlendirme
Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası'nın üyeleriyle
yapmış olduğu yazışmalar incelendiğinde, TABGİS'in çeşitli tarihlerde üyelerine
gönderdiği yazılar aracılığıyla İstanbul'daki bazı bayilerin kredi kartlı satışlarda
komisyon uygulamasına başlamalarına ilişkin karar ve uygulamalarını düzenli ve
ayrıntılı olarak üyelerine bildirdiği, bu yöndeki uygulamaları desteklediği ve gerekirse
her türlü organizasyonu yapmaya hazır olduğunu ifade ettiği görülmektedir. Genel
Sekreter Cahit Okçu imzasıyla üyelere gönderilen 13.09.1999 tarihli yazıda ise
açıkça, 'promosyon ve -0- komisyon uygulamalarının' yanlış olduğu, bu
uygulamaların bayiler tarafından rekabet etmek için sunulan bazı ödünler olduğu,
bunların önüne geçilmesinin mesleki dayanışma, birlik ve beraberlik anlayışı ile
mümkün olabileceği belirtilerek, oluşumun giderek artması yönünde ifadelere yer
verilmiştir. Daha sonra sendika yönetim kurulu kararı ile İstanbul Kalyon Oteli'nde
üyeler arasında bir toplantı düzenlenmiş ve bu toplantıda kredi kartlı satışlarda
komisyon alınmasına ilişkin bir karara varılmıştır. Nitekim bu toplantının
değerlendirmesinin yapıldığı, Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla üyelere
08-67/1091-424
13
gönderilen 24.09.1999 tarihli yazıda Kalyon Oteli'nde yapılan toplantıda komisyon
uygulamasının değerlendirildiği, bu uygulamaya katılmayan istasyonların en kısa
sürede ikna edilmesinin kararlaştırıldığı, ayrıca münferit promosyon uygulamalarına
derhal son verilmesi konusunda prensip kararına varıldığı, yeterli kar artışı sağlansa
bile bu prensip kararlarından vazgeçilmemesinin kararlaştırıldığı ifade edilmiştir.
Yukarıda sözü edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda TABGİS'in yürüttüğü
faaliyetlerin, gerek üyeleri arasında konuya ilişkin düzenli bilgi alışverişini sağlamak
gerekse bizzat sendika yöneticileri tarafından gönderilen yazılarda bayilere konuya
ilişkin doğrudan tavsiye ve yönlendirmelerde bulunmak ve son olarak da bayiler
arasında bir toplantı düzenleyerek komisyon uygulamalarına başlanması ve
promosyonların kaldırılması konusunda karar almak suretiyle, ilgili pazarda rekabeti
kısıtlamak ve üyelerinin pazar davranışlarını koordine etmek amacıyla alınan
teşebbüs birliği karar ve eylemleri niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, "Belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır." hükmünü içermektedir.
Soruşturmaya konu olan teşebbüs birliğince, yaptığı yazılı ve sözlü savunmalarında
konuya ilişkin olarak herhangi bir bağlayıcı karar alınmadığı ifade edilmiştir.
Kanunun 4 üncü maddesi anlamında teşebbüs birliklerine ait "karar" kavramı, birlik
kurallarını, üyeleri bağlayıcı kararları, tavsiyeleri ve birliğin üyelerinin davranışlarını
koordine etmeye yönelik tüm fillerini kapsamaktadır.
Yukarıdaki açıklamaların ışığında, TABGİS’in kredi kartlı satışlarda komisyon
uygulanmaya başlanması ve promosyon faaliyetlerinin kaldırılmasına ilişkin
gerçekleştirdiği basın duyuruları ve yazışmaların, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında bir aykırılık teşkil ettiği
anlaşılmaktadır. Söz konusu teşebbüs birliğinin karar defterlerinde konuya ilişkin bir
kararın olmaması ya da bu kararı üyelerine resmi tebligat kurallarına göre
göndermemiş olmaları, bu eylemlerin Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamı dışına
çıkması için yeterli bir gerekçe değildir.
Dünya ham petrol fiyatlarındaki artış sonucu petrol ürünleri satışından bayilerin elde
ettiği kar marjının düşmesi gibi sebeplerle sektörün içine girdiği sıkıntılar da, bir
ihlalin varlığını ortadan kaldırmaz, ancak ihlalden dolayı taraflara verilecek ceza
takdirinde değerlendirilebilir. Cezanın takdirinde dikkate alınması gereken bir başka
nokta da, 4054 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi kapsamında taraflara gönderilen görüş
yazısına ilgili tarafın ne kadar uyduğu konusu olarak görülmektedir. Kanun’un 9/3
maddesi ve uygulanacak idari para cezasının tespitine ilişkin değerlendirme
aşağıdadır.
08-67/1091-424
14
a. Genel Olarak 9/3 üncü Madde
4054 sayılı Kanun'un "İhlale Son Verme" başlıklı 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası,
"Kurul, birinci fıkraya göre bir karar almadan önce ilgili teşebbüs veya teşebbüs
birliklerine ihlale ne şekilde son vereceklerine ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirir."
hükmünü içermektedir.
Kurul'un 9/3 üncü madde kapsamında bildireceği "yazılı görüş", Kanun'un 51/3
maddesi hükmünde yer alan "tavsiye niteliğindeki kararlar" arasına girmektedir.
Başka bir ifadeyle, mezkur maddede yer alan "yazılı görüş"ün işlevi, ilgili teşebbüs
veya teşebbüs birliklerine yapılan bir "işbirliği çağrısı" ve "tavsiye" niteliğindedir. Bu
nedenle, her ne kadar söz konusu maddenin sonunda "bildirir" ifadesi yer alsa da,
her olayda Kurul'un 9/3 üncü maddesi kapsamında yazılı görüş bildirmek zorunda
olması söz konusu değildir.
4054 sayılı Kanun'un “Nispi İdari Para Cezası” başlıklı 17 nci maddesinin (a)
bendinde, "Nihai karar veya geçici tedbir kararı ile getirilen yükümlülüklere ya da
verilen taahhütlere uyulmaması” ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadede açıkça 9 uncu
maddenin son fıkrasında düzenlenen "geçici tedbirler" kastedilmekte, 9 uncu
maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "yazılı görüş" ise kapsam dışında
bırakılmaktadır. Dolayısıyla, salt ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliğine bildirilen
yazılı görüşe uyulmaması durumuna ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun'un öngördüğü
herhangi bir yaptırım mevcut değildir. Bununla birlikte, Kanun'un 16 ncı maddesinin
beşinci fıkrasında; “Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken,
30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci
fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin
piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup
uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi
muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.” hükmü bulunmaktadır. Söz
konusu fıkrada yer alan hususların tahdidi nitelikte olmaması nedeniyle, Kanun’un 9
uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan bildirime derhal uyulması da ilgili
teşebbüs veya teşebbüs birliği hakkında uygulanacak idari para cezasının
belirlenmesinde aynı Kanun’un 16 ncı maddesinin beşinci fıkrası çerçevesinde
dikkate alınabilecektir.
b. TABGİS Açısından 9/3 üncü Maddenin Uygulanmasına İlişkin Değerlendirme
Akaryakıt istasyonlarında görülen faaliyetler üzerine 4054 sayılı Kanun’un 9/3 üncü
maddesi kapsamında TABGİS’e gönderilen görüş yazısının, adı geçen teşebbüs
birliğine ilişkin anılan soruşturma kararının alınmasından sonra, fakat ilgili tarafa
soruşturma tebligatının yapılmasından önce uygulandığı görülmektedir.
Soruşturmanın tarafı TABGİS, Kurul’un görüşü tebliğ edildikten sonra üyelerine
göndermiş olduğu yazılar ve basın açıklamaları vasıtasıyla, önceki tavsiyelerinin
geçersiz olduğunu ve gerek komisyon uygulamaları, gerekse promosyon faaliyetleri
konularında bütün bayilerin kendi iradeleriyle karar vermeleri gerektiğini ilan etmiştir.
Dolayısıyla, TABGİS’in 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi anlamında bir
teşebbüs birliği kararı sayılan yönlendirici nitelikteki tavsiyelerini geri alarak, ihlale
08-67/1091-424
15
son verilmesine ilişkin görüş yazısına uyduğu görülmüştür. Bu nedenle, bahse konu
teşebbüs birliğinin 9/3 üncü madde kapsamında gönderilen Rekabet Kurulu
görüşüne uygun hareket ederek kararlarını geri alması, uygulanacak idari para
cezasının takdirinde aynı Kanunun 16 ncı maddesinin beşinci fıkrası çerçevesinde
dikkate alınmıştır.
c. Uygulanacak İdari Para Cezasının Tespitinde Değerlendirilen Diğer Hususlar
TABGİS’in 4054 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
kendisine yapılan bildirime zamanında uyarak ihlale son vermesi yanında; aynı
Kanun’un 16 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan diğer hususlar ve 18.9.2000
tarihli ve 00-35/392-219 sayılı Kurul Kararı’nda ilgili teşebbüs birliği hakkında anılan
tarihte geçerli asgari idari para cezası olan 2.433.600.000 TL’nin takdir edilmiş
olması dolayısıyla bahse konu teşebbüs birliği hakkında daha yüksek bir idari para
cezasına karar verilmesinin uygun olmayacağı hususları dikkate alındığında; söz
konusu idari para cezası tutarının değiştirilmeden uygulanması gerektiği kanaatine
varılmıştır.
K. SONUÇ
İlk inceleme ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay’ın kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgelerin
incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda;
1- Hakkında soruşturma yapılan Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri
İşveren Sendikası’nın akaryakıt istasyonlarında kredi kartlı satışlarda komisyon
uygulanması ve promosyonların kaldırılmasına ilişkin karar ve eylemlerinin ilgili
pazarda rekabeti sınırlamaya yönelik olduğuna,
2- Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası’nın bu tür
karar ve eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında ihlal
olduğuna,
3- 4054 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan
bildirime zamanında uyarak, gerek üyelerine gönderdiği yazılar gerekse basın
açıklamaları yoluyla kredi kartlı satışlarda uygulanacak komisyon oranları ve
promosyonlar konusunda bayilerin kendi iradeleriyle hareket etmeleri yönünde
açıklamalarda bulunmak suretiyle ihlale son vermesi ve aynı Kanun’un 16 ncı
maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak suretiyle takdiren, Türkiye
Akaryakıt Bayileri ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası’nın 2.433,60 YTL idari
para cezası ile cezalandırılmasına,
4- Karar’ın Danıştay yolu açık olmak üzere ilgili teşebbüs birliğine tebliğine,
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
08-67/1091-424
16
27.11.2008 tarihli, 08-67/1091-424 sayılı Kurul Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Rekabet Kurulunun kararına aşağıda ayrıntılı bir şekilde izah edilen nedenlerden
dolayı iştirak etmemiz mümkün olamamıştır.
Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği, PÜİS ve TABGİS’in karar ve eylemleri ile
akaryakıt istasyonlarındaki kredi kartı satışlarında komisyon uygulaması ve
promosyonların kaldırılması yönünde faaliyetlerde bulunmaları üzerine yürütülen
soruşturma sonucunda verilen 18.9.2000 tarih ve 00-35/392-219 sayılı Rekabet Kurulu
Kararı TABGİS tarafından açılan dava üzerine Danıştay tarafından iptal edilmiştir.
Muhalif kalınan 27.11.2008 tarihli, 08-67/1091-424 sayılı karar Kurulun yargı
tarafından iptal edilen işleminin yeniden ele alınmasına ilişkindir.
Bu noktada, para cezalarında uygulanacak zamanaşımına ilişkin son
düzenlemelerin dikkate alınması, buna göre de Kurulun mezkûr dosya ile ilgili karar
verip veremeyeceğine karar verilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere, 23.1.2008 tarih
08-67/1091-424
17
ve 5728 sayılı “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 578. maddesinin (kk) bendi,
4054 sayılı Kanun’un 18 ve 19. maddelerini yürürlükten kaldırmıştır. Para cezalarında
zamanaşımına ilişkin mülga 19. maddenin dördüncü fıkrasında karar aleyhine yargı
yoluna başvurulmuş olmasının zamanaşımı süresini keseceği düzenlenmiştir. 4054
sayılı Kanun’un 19. maddesinin yürürlükten kaldırılması ile rekabet ihlallerinde
zamanaşımı, 30.3.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndaki ilgili
düzenlemeye tabi hale gelmiştir. Kabahatler Kanunu’nda iki tür zamanaşımı
öngörülmüştür: Soruşturma ve tahsil zamanaşımı. Soruşturma zamanaşımı, kabahat
işlendikten sonra, Kanunda yazılı belirli bir süre içerisinde soruşturma yapılıp idari
para cezası verilip verilemediğine yönelik iken; tahsil zamanaşımı, verilen cezanın
Kanunda belirlenen süre içinde uygulanmasına ilişkindir. Kabahatler Kanunu’nun
soruşturma zamanaşımı başlıklı 20. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına göre,
nispi para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi 8 yıl olup, fiilin
işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlamaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun’un 472. maddesi ile değişik 16.
maddesinde düzenlenen idari para cezasının nispi para cezası niteliğinde olduğu göz
önünde bulundurulduğunda, Kabahatler Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca zamanaşımı
süresinin 8 yıl olduğu anlaşılmaktadır. Zamanaşımı yönünden 5326 sayılı Kabahatler
Kanununun 20. maddesi, 4054 sayılı Kanunun kaldırılan 19. maddesine göre
teşebbüsler açısından lehe bir düzenleme içermektedir. Bu durumda anılan soruşturma
dosyasında zamanaşımı ele alınırken fiilin işlenmesi veya neticenin gerçekleşmesinin
tespiti önem kazanmaktadır.
27.11.2008 tarihli, 08-67/1091-424 sayılı Kararda belirtildiği üzere, Rekabet
Kurulu tarafından ihlallerin 1999 yılında gerçekleştiği tespit edilmiştir. 21.10.1999
tarihinde ise Kurul ihlale son vermek için geçici tedbir kararı almış ve bu karar
uyarınca taraflar uygulamalarına son vermiştir. Bu nedenle dosya bakımından ihlaller
21.10.1999 tarihinde sona ermiştir. Buna göre zamanaşımının bu tarihten itibaren
işletilmesi gerekmektedir. Zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak 1999 yılı olarak
dikkate alındığında ise süre 2007 yılında sona ermiş bulunmaktadır.
Öte yandan, Kabahatler Kanunu’nun Geçici 2. maddesinde yer verilen anılan
Kanun’un, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla idare mahkemelerine dava açılarak iptali
istenen idari yaptırım kararları hakkında uygulanmayacağı düzenlemesinin amacının
kanun yolu açısından olduğu açıktır. Diğer bir ifadeyle, idare mahkemelerinde
görülmekte iken Kabahatler Kanunu kapsamında tanımlanan kabahatler karşılığında
uygulanacak idari yaptırımlara karşı başvuru yolu sulh ceza mahkemesi olarak
belirlenmiş olup, kanun koyucunun idare mahkemelerinde açılmış davaların sulh ceza
mahkemesine taşınmasını önlemeye çalışmış olması muhtemeldir. Nitekim bilindiği
üzere, kanun yolu açısından doğabilecek sorunlar, Kabahatler Kanunu’nun Anayasa
Mahkemesi’nin iptali üzerine değişen 3. maddesi ile giderilmiş ve anılan Kanun’un
idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda
aksine hüküm bulunmadıkça uygulanacağı düzenlenmiştir.
08-67/1091-424
18
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, 27.11.2008 tarihli, 08-67/1091-
424 sayılı Kurul Kararı’nın teşebbüs birliğince açılan davayla Danıştay tarafından iptal
edilmesi üzerine, Kurul’un dosyaya ilişkin alacağı kararın bu konudaki ihlalin
tespitinden sonra; 5326 sayılı Kabahatler Kanununda belirtilen 8 yıllık zamanaşımı
süresine tabi olması nedeniyle “soruşturma zamanaşımının dolması nedeniyle idari
para cezası verilmesine yer olmadığına” şeklinde olması gerektiğini düşündüğümüzden
çoğunluğun görüşüne katılmamız mümkün olamamıştır.
Tuncay SONGÖR Mehmet Akif ERSİN
İkinci Başkan Kurul Üyesi
Rekabet Kurulu’nun 27.11.2008 tarih ve 08-67/1091-424 sayılı Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği, Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası
ve Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası’nın
gerçekleştirdiği karar ve eylemlerle akaryakıt istasyonlarındaki kredi kartlı
satışlarda komisyon uygulanması ve promosyonların kaldırılması yönünde
faaliyetlerde bulunmaları üzerine yürütülen soruşturma sonucunda verilen Kurul
Kararı’nın Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası
tarafından açılan dava sonucunda bu teşebbüs birliğine ilişkin kısmının Danıştay
kararları ile iptal edilmesi ertesinde, dosya konusu yeniden değerlendirilmiştir.
Yeniden değerlendirme sonucu alınan karara katılmamaktayım. Şöyle ki :
23.1.2008 tarih ve 5728 sayılı “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla
Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
08-67/1091-424
19
Kanun”un 578. maddesinin (kk) bendi, 4054 sayılı Kanun’un zamanaşımı ve
kesilmesi hallerini düzenleyen 19. maddesini yürürlükten kaldırmıştır. Böylece
rekabet ihlallerinde zamanaşımı, 30.3.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu’ndaki ilgili düzenlemeye tabi hale gelmiştir. Kabahatler Kanunu’nun
soruşturma zamanaşımı başlıklı 20. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına
göre, nispi para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi 8 yıl olup,
fiilin ikası veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlamaktadır. Karara konu
dosyada ihlal niteliğindeki eylemlerin sona erdiği tarih Ekim 1999 yılıdır.
Zamanaşımı süresinin başlangıcı 1999 yılı olarak dikkate alındığında süre 2007
yılında sona ermiş bulunmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda belirtilen 8
yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan “soruşturmada, zamanaşımı nedeniyle
idari para cezası verilmesine yer olmadığı” şeklinde karar verilmesi gerektiği
düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
M. Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy