Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-2-225 (İlk inceleme)
Karar Sayısı : 08-69/1122-438
Karar Tarihi : 4.12.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler :Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet
Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: Remzi Özge ARITÜRK, Ümit Nevruz ÖZDEMİR, Nur Seda
KÖKTÜRK
C. ŞİKAYET EDEN :- Mut Ticaret ve Sanayi Odası
Meydan Mah. Kıvı Sk. Dere Üstü Blokları No:2 Kat:2 33600
Mut/Mersin
D. HAKKINDA İLK İNCELEME
YAPILAN : - Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama ve Matbaacılık A.Ş.
Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu 34850 Esenyurt/İstanbul
E.DOSYA KONUSU: Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş. (Doğan
Dağıtım)’nin bölge müdürlükleri tarafından başbayilere gazete ekleri dışında
satmaları için zorunlu olarak medya dışı ürün adı altında ürün gönderdikleri ve
söz konusu ürünleri satmak istemeyen bayilere gazete ve dergi vermedikleri
iddası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde özetle; Doğan Dağıtım’a ait bölge
müdürlükleri tarafından başbayilere zorunlu olarak satmaları için medya dışı ürünler
adı altında çakmak, oyuncak, kahve vb. ürünlerin gönderilmekte olduğu, başbayilerin
de söz konusu ürünleri zorunlu olarak gazete ve dergi satışı yapan son satış
noktalarına sattıkları, son satış noktalarının söz konusu ürünleri tüketicinin
almamasından dolayı sıkıntı çektikleri, medya dışı ürünleri satın almak ve tüketiciye
satmak istemediklerini beyan ettiklerinde kendilerine medya ürünlerinin (gazete
ve/veya dergi) de verilmediği iddia edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 30.10.2008 tarih ve 7040 sayı ile giren
başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili
hükümleri çerçevesinde düzenlenen, 28.11.2008 tarih ve 2008-2-225/İİ-08-RÖA
sayılı İlk İnceleme Raporu, 28.11.2008 tarih ve REK.0.06.00.00-110/396 sayılı
Başkanlık önergesi ile 08-69 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Doğan Dağıtım’ın medya ürünlerinin satışını
medya dışı ürünlerin satın alınmasına bağlayan her türlü eylemine son vermesi, bu
amaca yönelik veya bu sonucu doğuran davranışlara son verilmesi için bölge
müdürlükleri ve başbayilerine gerekli uyarıları yapması, aksi takdirde Kanun’un 13.
maddesine dayanarak hakkında verilen muafiyet kararının geri alınması için işlem
başlatılması gerektiği ifade edilmiştir.
08-69/1122-438
2
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Sektör Hakkında Genel Bilgi
Temel olarak gazete ve dergilerden oluşan yazılı medya sektöründe dağıtım çok
büyük önem taşımaktadır. Gazete ve dergi gibi kısa sürede tüketilen veya güncelliğini
yitiren süreli yayınlar, varlıklarını sürdürebilmek için iyi bir dağıtım, pazarlama ve satış
ağına ihtiyaç duymaktadırlar.
Yayın dağıtımı, basım süreci tamamlanan ve belli bir merkezde toplanıp ayrıştırılan
yayınların istenilen yer, zaman ve sayıda satışa hazır biçimde tüketicilere
sunulmasını içermektedir.
Örgün dağıtım sisteminde, bir medya ürünü yayıncıda başlayan ve tüketiciye doğru
olan hareketini dağıtım şirketi, başbayi ve tali bayi kanallarından geçip nihai
tüketiciye ulaşarak tamamlamaktadır. Ülkemizde örgün dağıtım sistemi, medya
ürünlerinin dağıtımında temel dağıtım sistemi olarak kullanılmaktadır. Aşağıda, bir
medya ürünün örgün dağıtım sisteminde tüketiciye ulaşırken izlediği aşamaları
görmek olanaklıdır.
Örgün dağıtım sisteminde, basımı gerçekleştirilen ve dağıtım şirketine teslim edilen
yayınlar, ilk olarak, uygun ulaşım araçları ile ilgili bölge müdürlüklerine
gönderilmektedir.
Bundan sonraki aşamada, yayınlar bölge müdürlükleri vasıtasıyla başbayilere
ulaştırılmaktadır. Başbayiler tarafından sınıflandırılan yayınlar, tali bayilere
gönderilmekte ve tali bayiler tarafından da okuyuculara satılmaktadırlar. Son satış
noktası olarak da adlandırılması olanaklı olan tali bayileri genellikle bakkal, market,
kitabevi, gazete ve dergi satış büfeleri (“mobo” ve “kiosk”lar) oluşturmaktadır.
Son satış noktalarına ulaşan süreli yayınların en iyi şekilde teşhirinin ve satışının
sağlanması da dağıtım ağından beklenen bir özelliktir.
Türkiye’de gazete ve dergi dağıtım faaliyeti iki büyük medya grubuna dahil olan iki
dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla, pazarda Doğan Dağıtım
ve Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. (Turkuvaz Dağıtım)’den oluşan düopol bir
yapının varlığından söz etmek olanaklıdır. Bu iki firma, dağıttığı ürünleri çok büyük bir
bölümü ortak kullanılan yaklaşık 25.000 tali bayi aracılığıyla son kullanıcılara/okurlara
sunmaktadır. Temel olarak medya ürünlerinin dağıtımını üstlenen dağıtım şirketleri
sahip oldukları bu geniş ağ üzerinden medya dışı ürünlerin de dağıtım ve
pazarlamasını gerçekleştirmektedirler. Bu ürünler kontör, çıkartma-albüm, kitap, oyun
tüpü, şekerleme, internet erişim paketi, CD, pil, fener ve taraftar ürünlerine kadar çok
geniş bir alana yayılmaktadır. Turkuvaz Dağıtım, yalnızca kontör dağıtımı alanında
faaliyet göstermekte olup, diğer medya dışı ürünler yalnızca Doğan Dağıtım
tarafından dağıtılmaktadır.
I.2. Şikayet Hakkında Yapılan Değerlendirme
Başbayi ve tali bayilerin temel işlevi olan gazete ve dergi dağıtım ve satışının medya
dışı ürünlerin satışı koşuluna bağlanmasını içeren dosya konusu şikayette, son satış
noktalarının bu medya dışı ürünleri satma mecburiyetinden kaynaklanan
YAYINCI DAĞITIM
ŞİRKETİ
BAŞBAYİ TALİ
BAYİ
NİHAİ
TÜKETİCİ
BÖLGE
MÜD.
08-69/1122-438
3
mağduriyetleri konu edilmektedir. Şikayetçilerin Mut Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO)
aracılığı ile yaptıkları başvuruda, karşılaştıkları sorunun başbayilerin kendilerine zorla
medya dışı ürün satmasından kaynaklandığı bildirilmekle birlikte, MTSO tarafından
Yaysat Adana Bölge Müdürlüğü ile yapılan görüşmede bölge bayinin başbayilere söz
konusu ürünleri satmaları için gönderdiklerinin öğrenildiği ifade edilmiştir.
Her ne kadar ilk bakışta, şikayetin konusunun, başbayinin son satıcıyı gazete ve
dergi ile birlikte medya dışı ürünleri almaya zorlaması olduğu düşünülse de, asıl
sorunun başbayinin de bölge bayi tarafından söz konusu ürünleri son satıcılara
dağıtmaya zorlanması ya da bu şekilde yönlendirmesi, dolayısıyla elindeki medya
dışı ürünleri satması gereken başbayiinin aynı zorlamayı tali bayilerine yapması,
olduğu anlaşılmaktadır. Bölge müdürlüklerinin Doğan Dağıtım’ın kontrolü altında
bulunan şubeleri olduğu göz önüne alındığında, şikayet kapsamında incelenmesi
gerekenin Doğan Dağıtım ile başbayileri arasındaki ilişki olduğu kanaatine varılmıştır.
I.3. 4054 sayılı Kanun ve İlgili Mevzuat Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
Rekabet hukuku bağlamında bağlama uygulaması/anlaşması, herhangi bir
anlaşmada “bir malın alınmasını diğer bir ürünün de alınması şartına bağlayan”
hükümlerin veya buna yol açan uygulamaların varlığı durumunda ortaya çıkmaktadır.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi (f) bendinde söz
konusu uygulamaya dair hükümler yer almaktadır. Söz konusu maddenin altında
yatan temel düşüncenin “alıcı konumundaki teşebbüslerin ticari özgürlüğünün
korunması ve aynı zamanda rekabeti dışlayıcı etkiler doğurabilecek çeşitli
uygulamaların önüne geçilmesi” olduğu ifade edilmektedir.
Bağlama anlaşmalarının 4. maddenin (f) bendi kapsamında hukuka aykırı olarak
değerlendirilebilmesi için, farklı piyasalara ait iki ayrı malın bulunması ve söz konusu
uygulamanın da anlaşmanın niteliğine ve ticari teamüllere aykırı olması
gerekmektedir. Anlaşmanın niteliği ve ticari teamüller bakımından haklı olarak
gösterilebilen bir bağlama uygulaması hukuka aykırı olarak nitelendirilemeyecektir.
Roma Antlaşması’ndaki paralel düzenleme olan 81. maddede ise bağlama
uygulamaları “sözleşmenin yapılmasını, bu gibi sözleşmelerin konusuyla, ne ticari
teamüller, ne de nitelikleri bakımından ilgisiz ek yükümlülüklerin diğer taraflarca
kabulüne bağlanması hukuka aykırı ve yasaktır” şeklinde düzenlenmiştir. Bunun
yanında, Avrupa Birliği Komisyonu Dikey Sınırlamalar Hakkında Rehber Duyurusu’
nda bağlama ile ilgili şu ifadelere yer verilmektedir:
“Sağlayıcının bir ürünün satışını başka ayrı bir ürünün de kendisinden veya kendi
belirlediği başka bir sağlayıcıdan satın alması koşuluna bağladığı durumda bağlama
düzenlemesi söz konusudur. İlk ürün [alıcı tarafından arzu edilen esas ürün]
bağlayan/bağlayıcı mal, ikinci ürün [alımı dayatılan mal] ise bağlı/bağlanan mal
olarak tanımlanmaktadır.(…) Hangi malın başka/ayrı bir mal olarak tanımlanacağı, ilk
önce alıcının talebi ile belirlenir. Eğer iki ürün, bağlama uygulaması olmadığı taktirde
alıcı tarafından iki farklı pazardan satın alınabiliyorsa söz konusu mallar başka/ayrı
mallardır.
(…) Satıcının bağlayıcı mal pazarındaki konumu, bağlama uygulamasını olası anti-
rekabetçi etkilerini belirlemek açısından en önemli parametredir. Genel olarak,
bağlama anlaşmaları sağlayıcı tarafından empoze edilir. Sağlayıcının bağlayan ürün
pazarındaki önemi, alıcının bağlanan ürünü reddetmekte zorlanmasının en temel
sebebidir.
08-69/1122-438
4
(…) Sağlayıcının pazar gücünün belirlenmesinde, bağlayıcı ürün piyasasındaki
rakiplerinin pazardaki konumu önemlidir. Yeterli sayıda ve güçlü rakiplerin varlığında
anti-rekabetçi etkilerin ortaya çıkması beklenmez; çünkü bu durumda alıcıların
bağlanan ürünü almadan bağlayıcı ürünü satın alabilecekleri alternatif kanalları
olacaktır [rakip de aynı uygulamayı yapmıyorsa]. Ayrıca bağlayan ürün piyasasına
giriş engellerinin olup olmaması da sağlayıcının pazar gücünün belirlenmesi
açısından önemlidir. Bağlama uygulaması bağlayıcı ürün için getirilen rekabet
etmeme yükümlülüğünün varlığı halinde sağlayıcının pazardaki konumunu daha da
güçlendirecektir.
Alıcı gücü ise, bağlama gibi uygulamalarının güçlü alıcılara, en azından bazı olası
etkinlik kazanımları olmadan, dayatılmasının zorluğundan dolayı önemlidir. Etkinlik
kazanımı olmayan bir bağlama uygulaması, alıcı gücünün olmadığı durumlarda genel
olarak risklidir.”
Dikey bir anlaşmada, bağlama uygulamalarıyla ilgili bir hükmün varlığı veya söz
konusu sözleşmenin uygulanması esnasında ortaya çıkan bağlama uygulamaları,
olası anti-rekabetçi etkileri sebebiyle, o sözleşmeye rekabet hukuku kapsamında
verilecek/verilen muafiyet kararında etkili olacaktır. Komisyon Duyurusu’nda da
görüldüğü gibi, bağlama uygulamalarının anti-rekabetçi etkilerinin oluşması
sağlayıcının pazardaki konumu/gücü ile doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla, özellikle
sağlayıcının bağlayan ürün pazarında güçlü olduğu durumlarda bağlama
uygulamalarına üst düzeyde dikkat edilmelidir.
Bunun ilaveten, Komisyon Duyurusu’nda, özellikle tüketiciye yansıyan, etkinlik
kazanımları yoksa %30’un (Türk rekabet mevzuatı uygulamasında %40) üzerinde
pazar payına sahip teşebbüsün bağlama uygulaması içeren bir sözleşmesine
muafiyet tanınmasının olası olmadığı, bağlamanın (bağlayan ya da bağlanan ürün
açısından) rekabet etmeme yükümlülüğü ile birlikte yer aldığı sözleşmeler için ise
muafiyet tanınması olasılığının daha da az olduğu belirtilmektedir.
Şikayet kapsamında, bağlayıcı/bağlayan mal Doğan Dağıtım tarafından dağıtımı
yapılan medya ürünleri yani gazete ve dergi, bağlanan mal ise medya dışı ürünlerdir.
Söz konusu ürünlerin dağıtımı ile ilgili olarak Doğan Dağıtım ile başbayileri arasında
imzalanan sözleşmeye, Rekabet Kurulu 16.10.2008 tarih ve 08-58/924-371 sayılı
kararı ile muafiyet tanımıştır.
I.4. Rekabet Kurulu’nun 16.10.2008 tarih ve 08-58/924-371 sayılı Kararı
Rekabet Kurulu, 16.10.2008 tarih ve 08-58/924-371 sayılı kararında Doğan Dağıtım
ile bir başbayii arasında imzalanan tip sözleşmenin;
- “medya dışı ürünler dağıtım pazarı” bakımından 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde belirtilen koşulları taşıdığına ve
bu nedenle 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlandığına,
- Doğan Dağıtım’ın gazete ve dergi dağıtımı pazarında % 40’ın üzerinde pazar
payına sahip olması nedeniyle, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına,
- 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartların tamamını karşılaması
nedeniyle”
bildirim konusu sözleşmeye bireysel muafiyet tanınmasına karar vermiştir.
08-69/1122-438
5
Ayrıca, söz konusu karara ilişkin Kurum tarafından yapılan çalışmalarda Doğan
Dağıtım’ın gazete ve dergi dağıtım pazarındaki gücüne dair değerlendirmelerde
bulunulmuş ve
- Doğan Dağıtım’ın gazete ve dergi dağıtım pazarında gerek satış adedi
gerekse ciro bakımından sahip olduğu pazar payları (pazar lideri
konumundadır),
- Doğan Dağıtım’ın sahip olduğu yayın portföyünün, kendisine özellikle
potansiyel rakipler karşısında, dağıtımcı teşebbüslerin ilgili pazara giriş
yaparken ve pazarda tutunmaya çalışırken karşılaştıkları en önemli
sorunlardan birisi olan ana bayilerin ve tali bayilerin yeterli yayın portföyü ile
beslenmesi sorunu bakımından büyük bir avantaj sunduğu ve dağıtımda belirli
bir ölçeğin yakalanmasını sağlayarak Doğan Dağıtım’a rakipleri karşısında
maliyet avantajı sağladığı,
- Doğan Dağıtım’ın dağıtıcılığını gerçekleştirdiği medya ürünlerini okurlara
satacak tali bayilere ulaştıran toplam 211 başbayi bulunduğu ve Sözleşme
konusu ürünlerin dağıtımı için gerekli olanakları sağlamayı temin eden
herhangi bir teşebbüsün Türkiye’nin belirli bir bölgesi için Doğan Dağıtım
tarafından bildirime konu olan sözleşme aracılığıyla yetkili başbayi olarak
kolaylıkla atanabileceği dikkate alındığında pazarda herhangi bir alıcı
gücünden söz etmenin olanaklı olmadığı,
- Gazete ve dergi dağıtım pazarı ulusal çapta bayilik, lojistik ve teknolojik altyapı
gerektirdiği ve dolayısıyla batık maliyetler açısından ilgili pazara girişi etkileyen
koşullar beşeri ve mali sermaye gereksinimi, işin sağlıklı bir şekilde
yürütülmesi için yöntem bilgisi (know how) sahibi olunması gerektiği göz
önüne alındığında halihazırda ilgili pazarda faaliyet gösteren oyuncuların
potansiyel rakipler karşısında büyük bir avantaj sahibi oldukları,
- ilgili pazarın yeni teşebbüslerin ürün-hizmet farklılaştırması yoluna giderek
pazara giriş yapmalarını kolaylaştıracak alternatif fırsatlar barındırmayan olgun
bir pazar niteliği taşıdığı
değerlendirmeleri ışığında Doğan Dağıtım’ın yüksek bir pazar gücüne sahip olduğu
tespit edilmiştir.
Doğan Dağıtım’ın gazete ve dergi dağıtım pazarında sahip olduğu bu pazar gücü de
göz önünde bulundurularak alınan kararda, sözleşmeye, üretim ve dağıtım ile
hizmetlerin sunulmasında iyileşme ve gelişme sağladığı, tüketicinin bundan yarar
sağlayacağı, ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmayacağı ve
rekabetin söz konusu amaçları elde etmek için gerekli olandan fazla
kısıtlanmayacağına karar verilerek bireysel muafiyet tanınmıştır.
I.5. Doğan Dağıtım ile Başbayileri Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi
Doğan Dağıtım ile başbayileri arasında imzalanan Dağıtım Sözleşmesi, her ne kadar
hem medya ürünlerinin hem de medya dışı ürünlerin dağıtımını düzenliyorsa da,
sözleşmede gazete ve dergilerin başbayiye satışında medya dışı ürünlerin satın
alınmasını zorunlu kılan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Kanun’un 4. maddesinin (f) bendinde bir anlaşmanın rekabet ihlali olarak
değerlendirilebilmesi için aranan ticari teamüllere ve anlaşmanın niteliğine aykırılık
koşulu iddia konusu uygulamaların ortaya konulması halinde gerçekleşmiş
olabilecektir. Zira gazete ve dergi ile medya dışı ürünlerin aynı ortamda birlikte
08-69/1122-438
6
satılmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir. “Ticari teamül” istisnası geniş
yorumlanarak ekonomik ve ticari açıdan haklı görülebilir her durum bu kapsam
içerisinde değerlendirilse dahi, medya ve medya dışı ürünlerin birbirine bağlanarak
satılmasını gerektirecek bir gerekçenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında
sözleşmede, söz konusu ürünler için “bağlama” sonucunu doğuracak herhangi bir
hüküm bulunmamakta ve dolayısıyla (tespit edilmesi halinde) bu uygulama,
anlaşmanın niteliğine aykırı bulunmaktadır.
Dosya konusu ürünlerin alıcının gözünde iki ayrı pazardan satın alınacak ürünler
olduğu açıktır. Bu sebeple, bağlayan ve bağlanan ürünün farklı pazarlarda olması
hususunun medya ve medya dışı ürünler için geçerli olduğu görülmektedir.
Bağlama uygulamalarının rekabet hukuku kapsamında yasaklanmasının temelinde
alıcı konumundaki teşebbüslerin ticari özgürlüğünün korunması ve aynı zamanda
rekabeti dışlayıcı etkiler doğurabilecek çeşitli uygulamaların önüne geçilmesi yer
almaktadır. Söz konusu uygulamalar bağlanan ürün pazarının kapatılması, rekabetçi
düzeyin üzerinde fiyatların oluşması ve pazara giriş engellerinin yükselmesi gibi anti-
rekabetçi etkiler doğurabilecektir.
Dosya kapsamında önemli olan bir diğer husus da, bağlama uygulamasının varlığının
Kurul’un vermiş olduğu muafiyet kararında bir değişikliğe yol açması olasılığıdır. Zira
Doğan Dağıtım ile başbayileri arasında imzalanan muafiyet kararına konu
sözleşmede, bağlayıcı ürün gazete ve dergi için bir rekabet etmeme yükümlülüğü
bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu kararda, Doğan Dağıtım’ın bağlayıcı ürün
pazarlarında gerek satış adedi gerekse ciro bakımından %40’lık pazar eşiğini aştığı
kanaatine ulaşılmıştır. %40’ın üzerinde pazar payına sahip bir teşebbüsün bağlama
uygulaması içeren bir sözleşmesine muafiyet tanınmasının olası olmadığı ve
bağlamanın rekabet etmeme yükümlülüğü ile birlikte yer aldığı sözleşmeler için
muafiyet tanınması olasılığının daha da az olduğu göz önünde bulundurulduğunda,
bahse konu sözleşmenin bağlama uygulaması içermesi durumunda, muafiyetten
yararlanamama olasılığı artacaktır.
Dolayısıyla, Doğan Dağıtım ile başbayileri (ve başbayilerin de son satış noktalarıyla)
arasındaki ilişki kapsamında ortaya çıkacak/çıkmış olan bağlama anlamına
gelebilecek uygulamaların, Doğan Dağıtım’ın pazar gücü de dikkate alındığında,
pazarda yaratacağı/yarattığı anti-rekabetçi etkiler sebebiyle, Rekabet Kurulu’nun
vermiş olduğu bireysel muafiyet kararını geri alması sonucunu doğurabileceği
kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
- Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama ve Matbaacılık A.Ş.’nin doğrudan ve
dolaylı olarak, medya ürünlerinin satışını medya dışı ürünlerin satın
alınmasına bağlama anlamına gelebilecek her türlü eylemine son vermesine,
- Bu çerçevede 30 gün içinde bölge müdürlükleri ve başbayilerine gerekli
uyarıları yaparak Rekabet Kurumuna tevsik etmesine,
- Aksi takdirde 16.10.2008 tarihinde 08-58/924-371 sayılı Kurul Kararı ile Doğan
Dağıtım Satış ve Pazarlama ve Matbaacılık A.Ş.’nin medya ürünlerinin
dağıtımına ilişkin sözleşmesine tanınan bireysel muafiyetin 4054 sayılı
Kanun’un 13. maddesine dayanılarak geri alınıp alınamayacağının
08-69/1122-438
7
belirlenebilmesi amacıyla işlem başlatılabileceğinin adı geçen teşebbüse
bildirilmesine
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
08-69/1122-438
8
Rekabet Kurulu’nun 15.12.2008 Tarih ve 08-69/1122-438 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Mut Ticaret ve Sanayi Odası’nın, “Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama ve
Matbaacılık A.Ş.’nin” bölge müdürlükleri tarafından başbayilere gazete ekleri
dışında satmaları için zorunlu olarak medya dışı ürün adı altında ürün
gönderdikleri ve söz konusu ürünleri satmak istemeyen bayilere gazete ve dergi
vermedikleri iddia ve şikâyeti üzerine yapılan İlk İnceleme sonunda, iddia
sübuta ermişçesine, Rekabet Kurulu tarafından;
- Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama ve Matbaacılık A.Ş.’nin; doğrudan
ve dolaylı olarak, medya ürünlerinin satışını medya dışı ürünlerin satın
alınmasına bağlama anlamına gelebilecek her türlü eyleme son vermesine,
- Bu çerçevede 30 gün içinde bölge müdürlükleri ve başbayilerine gerekli
uyarıları yaparak Rekabet Kurumuna tevsik etmesine,
- Aksi takdirde, 16.10.2008 tarihinde 08-58/924-371 sayılı Kurul kararı ile
Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama ve Matbaacılık A.Ş.’nin medya ürünlerinin
dağıtımına ilişkin sözleşmesine tanınan bireysel muafiyetin 4054 sayılı
Kanun’un 13. maddesine dayanılarak geri alınıp alınmayacağının
belirlenebilmesi amacıyla işlem başlatılabileceğinin adı geçen teşebbüse
bildirilmesine”
karar verilmiştir.
Dosyada rekabet ihlali iddiasını doğrulayan hiçbir bilgi, belge, beyan,
tespit bulunmamaktadır.
Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama ve Matbaacılık A.Ş.ti bayileriyle
“Gazete, dergi ve medya dışı ürünlerin dağıtımı için imzaladığı sözleşmelere”
bireysel muafiyet tanınması için Kurulumuza müracaat etmiş, Kurul 16.10.2008
tarih 371 sayılı kararıyla; sözleşmenin “medya dışı ürünler” açısından grup
muafiyetinden yararlandığını saptamış, “Gazete ve dergi dağıtımı” pazarı için
de bireysel muafiyet tanınmasına hükmetmiştir. Medya dışı ürünler; kontör,
çıkartma-albüm, kitap, oyun tüpü, şekerleme, internet erişim paketi, CD, pil,
fener, taraftar ürünleri gibi çok geniş alana yayılan ürünlerdir. Dağıtım Şirketleri
(Bayiler) gazete-dergi dağıtımı yanında, grup muafiyeti kapsamında bulunan
medya dışı ürünleri de sözleşme hükümleri gereği dağıtmak zorundadırlar.
08-69/1122-438
9
Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama ve Matbaacılık A.Ş. ile Bayiler
arasındaki sözleşmelerde medya dışı ürünleri, medya ürünlerine (Gazete-Dergi)
bağlayan bir hüküm bulunmamaktadır. Uygulamada bunun yapıldığına dair
iddiayı doğrulayan hiçbir delil bulunmamaktadır. Herhangi bir bayiye, medya
dışı ürün dağıtmadığı için medya ürünü verilmediği, dolayısıyla Rekabet
Yasası’na aykırı davranıldığı saptanmamıştır. Böyle olunca da; Doğan Dağıtım
Satış ve Pazarlama ve Matbaacılık A.Ş.’nin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’a aykırı davrandığı saptanamamıştır. Doğan Dağıtım Satış ve
Pazarlama ve Matbaacılık A.Ş.’ne, medya ürünlerinin satışını medya dışı
ürünlerin satın alınmasına bağladığı sabit olmuşçasına;
“ - her türlü eyleme son ver,
- bu çerçevede bölge müdürlükleri ve başbayilerine gerekli uyarıları yap
ve bunu 30 gün içerisinde Kurum’a tevsik et,
- Aksi halde sözleşmelerine tanıdığım bireysel muafiyetini geri alırım”
denilemeyeceği, böyle bir karar verilemeyeceği görüşüyle alınan
çoğunluk kararına karşıyım.
M.Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy