Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-3-238 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 09-01/4-4
Karar Tarihi : 8.1.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M.Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif
ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: Pelin ERDOĞAN, Neyzar MENTEŞOĞLU
C. ŞİKAYET
EDEN : Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN: 20
Arçelik A.Ş.
Sütlüce Karaağaç Caddesi No:2/6 Beyoğlu 34445 İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Arçelik A.Ş.’nin bayilerine depo bulundurma zorunluluğu
getirdiği, sipariş vermemesine rağmen bayiye mal gönderdiği, bayinin Arçelik’in
dayattığı koşullara uymaması halinde bayilik sözleşmesinin feshedileceği ve bu
uygulamanın bayiyi zor durumda bıraktığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ:. Başvuruda özetle; Arçelik A.Ş. (Arçelik) bayisi olan şikâyetçi
tarafından Arçelik’in, bayie depo bulundurma zorunluluğu getirdiği, sipariş vermemesine 30
rağmen bayiye mal gönderdiği, Arçelik’in dayattığı koşullara uymaması halinde bayilik
sözleşmesinin feshedileceği yönünde tehditte bulunduğu ve bu uygulamanın bayiyi zor
durumda bıraktığı iddia edilmiş ve Arçelik’in bayilere dayatmalı olarak mal vermesi,
Arçelik’in bayilere karşı tekelci tutumu ve bayiler arasında ayrım yapması hakkında
gereğinin yapılması talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 3.12.2008 tarih ve 7976 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi
uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 29.12.2008 tarih ve 2008-3-238/İİ-08-PE
sayılı İlk İnceleme Raporu 30.12.2008 tarih, REK.0.07.00.00-110/285 sayılı Başkanlık 40
Önergesi ile 09-01 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Arçelik A.Ş.’nin şikâyete konu
eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal oluşturmadığı ve Arçelik
A.Ş. hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığı sonuç ve kanaatine
ulaşıldığı ifade edilmektedir.
09-01/4-4
2
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme 50
I.1.1 Şikâyete Konu Eylemler
Bayi esas olarak, Arçelik’in bayiye karşı dayatmacı davranışlar içerisinde olduğundan
şikâyet etmektedir. Şikâyetçi tarafından belirtilen bu dayatmacı davranışlar özetle, satsa
da satmasa da bayiye sürekli ürün gönderilmesi, bayi ürün depolamak istemediğinde
siparişlerinin karşılanmaması, bayiye Arçelik’i eleştirme şansı tanınmaması ve Arçelik’in
koşullarına uyulmadığı takdirde bayilik sözleşmesinin feshi tehdidi olarak sayılabilir.
Şikâyete konu eylemler Arçelik ve bayileri arasındaki dikey ilişkide ortaya çıkmakta olup,
taraflar arasında özel hukuk hükümlerine göre akdedilmiş sözleşmelerin sonucudur. 60
Şikâyetçi başvurusunda, yukarıda sayılan iddiaların yanında Arçelik’in bayiler arasında
ayırımcılık yaptığını belirtmiş ancak bu eylemin niteliği ile ilgili bilgi vermemiştir. Bu
nedenle 17.12.2008 tarihinde raportörlerce başvuru sahibi ile bir telefon görüşmesi
yapılmış ve Arçelik’in bayiler arasında ayırımcılık yaptığı iddiası hakkında ayrıntılı bilgi
talep edilmiştir. Yapılan görüşmede başvuru sahibi tarafından, Arçelik’in yeni çıkan
ürünlerini öncelikle bazı bayilere gönderdiği, kendilerine ise 15-20 gün sonra gönderdiği
ve bunun nedeninin fazla mal depolamak istemediklerini Arçelik’e bildirmesinden
kaynaklandığı belirtilmiştir. Aynı nedenle Arçelik’in ürün tedarikini bir süre için tamamen
kestiği dile getirilmiştir. 70
I.1.2. Hukuki Değerlendirme
Üretici teşebbüsün satıcılarla, ürünlerinin nihai tüketiciye ulaşmasını amaçlayan bayilik
anlaşmaları yapmaktaki temel hedefi, ürünlerinin piyasada devamlı olarak bulunmasını ve
tüketicinin istediği ürüne kolaylıkla ulaşabilmesini sağlamaktır. Bu amacın yerine
getirilmesinde aksaklıklar yaşanmaması için üretici teşebbüsler bayilerine birtakım
yükümlülükler getirmektedirler. Bu tip dikey ilişkilerde bayinin belirlenmiş büyüklükte bir
deposunun olması zorunluluğu ve belirli miktarda ürün stoku bulundurması gibi
yükümlülüklerle sıkça karşılaşılabilmektedir. Arçelik’in de bayisine depo zorunluluğu 80
getirmesinin ve bayiden ürün stoklamasını istemesinin bu çerçevede değerlendirilmesi
gerekmektedir. Bunun yanında, Arçelik’in sözleşme şartlarına uymayan bayilerle olan
sözleşmelerini feshetmesi, özel hukuk hükümleri kapsamında tarafların aralarında
yapmış oldukları sözleşmeden kaynaklanabilir. Özel hukuk hükümleri çerçevesinde
değerlendirilmesi gereken bu husus, 4054 sayılı Kanun kapsamında değildir.
Şikâyetçinin bir diğer iddiası da Arçelik’in bayileri arasında ayırımcılık yaptığı yönündedir.
4054 sayılı Kanun’un “Hakim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesi, bir veya
birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet
piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da 90
birlikte davranışlar ile kötüye kullanmasını yasaklamaktadır. Anılan maddenin (b)
bendinde “Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı
şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması” bir rekabet ihlali
09-01/4-4
3
türü olarak sayılmıştır. Şikâyette belirtilen “bayiler arasında ayırımcılık yapıldığı iddiası”
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (b) bendi kapsamında değerlendirilebilir.
Kanun’un ilgili hükmünden de açıkça anlaşıldığı üzere, 6. madde kapsamında bir ihlalin
ortaya çıkabilmesi için “hakim durum”un ve “kötüye kullanma” eyleminin birlikte
bulunması şarttır. İnceleme kapsamında şikâyete konu teşebbüsün hakim durumda olup
olmadığından önce şikayete konu davranışın bir kötüye kullanma hali içerip içermediği 100
değerlendirilecektir.
Bayiler arasında ayırımcılık yapıldığı iddiası başvuruda yalnızca bir cümlede geçmekte ve
ne tür bir ayırım yapıldığına ilişkin kapsamlı bilgiye yer verilmemektedir. Şikâyetçi ile
yapılan telefon görüşmesinde, Arçelik’in yeni çıkan ürünlerini öncelikle bazı bayilere
gönderdiği, bu ürünleri şikâyet sahibi bayiye 15-20 gün sonra gönderdiği, bu durumun
nedeninin bayinin fazla mal depolamak istemediğini Arçelik’e bildirmesi olduğu ve bayinin
fazla ürün depolamak istemediğini belirttiği durumlarda Arçelik’in bir süreliğine ürün
tedarikini durdurduğu bilgisine ulaşılmıştır.
110
Bu iddianın “Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı
şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması” çerçevesinde
değerlendirilmesinde öncelikle üzerinde durulması gereken unsur alıcıların eşit durumda
olup olmadığıdır. Bayiler bulundukları coğrafi pazar, sahip oldukları müşteri potansiyeli ve
satış kapasitesi gibi yönlerden birbirinden farklı özelliklere sahip olabilir ve bu nedenle
eşit koşullarda değerlendirilmeyebilirler. Bu gibi durumlar eşit durumdaki alıcılara farklı
koşullar uygulamak olarak nitelendirilmeyebilir.
Arçelik’in yeni çıkan bir ürünü öncelikle satış potansiyeli daha yüksek olan bayilere
göndermek istemesinin ticari olarak rasyonel bir davranış olduğu ve satış potansiyelleri 120
farklı olan iki bayinin eşit durumda kabul edilemeyebileceği dikkate alınmıştır. Ayrıca
başvuru sahibi ile yapılan telefon görüşmesinden Arçelik’in daha fazla ürün depolayan
bayiler lehine davrandığı anlaşılmaktadır. Bayinin fazla ürün depolamak istemediğini
Arçelik’e bildirdiği dönemlerde, sipariş ettiğinde dahi Arçelik’in siparişlerini
karşılamamasının rekabeti kısıtlamak gibi bir amacı olmasından değil, Arçelik ve bayi
arasında bayilik sözleşmesinden kaynaklanan anlaşmazlıklardan ileri geldiği kanaatine
ulaşılmıştır.
Arçelik’in faaliyet gösterdiği pazarlardaki konumuna ilişkin 25.9.2008 tarih ve 08-56/892-
353 sayılı Arçelik A.Ş.’nin yetkili satıcıları ve yetkili servisleri ile ayrı ayrı imzaladığı 130
anlaşmalara bireysel muafiyet tanınması talebi hakkındaki Kurul Kararında; Arçelik’in
buzdolabı, mikrodalga fırın, tüplü televizyon, çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi
pazarlarında sahip olduğu pazar payı, geniş ürün gamı, bilinirliği yüksek ve güçlü markası
ile finansal ve mali gücü sayesinde oldukça güçlü bir konumda olduğu; ancak rakiplerinin
de bilinirliği yüksek, güçlü markalara sahip oldukları ve Arçelik üzerinde rekabetçi baskı
yaratacak büyüklükte ve güçte firmalar oldukları değerlendirilmesi yapılmıştır. Söz
konusu kararda Arçelik’in faaliyet gösterdiği pazarlarda hakim durumda olduğuna ilişkin
bir tespitte bulunulmamıştır.
09-01/4-4
4
J. SONUÇ 140
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
Başvuru konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığına, şikâyetin
reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy