Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-2-14 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-07/128-39
Karar Tarihi : 18.2.2009
10
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: Hakan Suat ÖLMEZ, İbrahim AYDEMİR, Nur Seda KÖKTÜRK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Re’sen 20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILANLAR:
- Türk Philips Ticaret A.Ş.
Yukarı Dudullu Organize Sanayi Bölgesi 2. Cadde No:22
Ümraniye/İstanbul
- GE Medical Systems Türkiye Limited Şirketi
Dereboyu Sok. Sun Plaza No:24 Kat:7 Maslak/İstanbul
30
- TMST Tıbbi Sistemler Pazarlama Ticaret ve Servis A.Ş.
Alemdağ Cad. No:46 Masaldan İş Merkezi E Blok No:10
Çamlıca/İstanbul
- KURT&KURT İthalat İhracat Mümessillik A.Ş.
Reşit Galip Cad. Gölgeli Sok. No:18 Gaziosmanpaşa/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarında faaliyet
gösteren firmaların, bu cihazların teknik servisi pazarında şifre uygulaması ve
yedek parça teminindeki davranışlarıyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip
etmediklerinin incelenmesi. 40
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Siemens San. ve Tic. A.Ş. (Siemens) hakkında yürütülen bir
önaraştırma kapsamında görevli raportörlerin yaptıkları yerinde inceleme ve
görüşmeler esnasında, Siemens ile ilgili olan ve yukarıda” Dosya Konusu” başlığı
altında özetlenen şikayet konusu davranışların benzerlerinin pazardaki diğer
teşebbüsler tarafından da yapıldığına dair bulgular elde edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Konuyla ilgili Siemens hakkındaki bir şikâyet üzerine yapılan
inceleme neticesinde hazırlanan, 14.10.2008 tarih ve 2008-2-190/İİ-08-HSÖ sayılı İlk
İnceleme Raporu, 20.10.2008 tarih ve REK.0.06.00.00-110/327 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 08-60 sayılı Rekabet Kurulu gündeminde ele alınmış ve önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu önaraştırma kapsamında görevli 50
09-07/128-39
2
raportörlerin yaptıkları yerinde inceleme ve görüşmeler esnasında, şikayet konusu
davranışların benzerlerinin pazardaki diğer teşebbüsler tarafından da yapıldığına dair
bulgular elde edilmiş, söz konusu durum üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 40.maddesinin 1. fıkrası ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmelik’in 55. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, tıbbi cihazlara ilişkin servis ve
yedek parça pazarına yönelik olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 12.2.2009 tarih 2009-2-14/ÖA-09-HSÖ sayılı
Önaraştırma Raporu 16.2.2009 tarih, REK.0.06.00.00-110/48 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 09-07 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 60
4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tıbbi görüntüleme ve
teşhis cihazları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin;
1. Tıbbi cihazların garanti sürelerinin bitiminden sonra, cihazları satın alan
müşterilerin yazılı talepte bulunması veya bu yazılı talepleri müşterilerden
alan teknik servislerin yazılı başvuruda bulunması1 durumunda, cihazlara
ilişkin şifrelerin veya bu anlama gelecek her türlü dahili sistemin firmalar
tarafından mücbir sebepler haricinde, çalışma günlerinde olmak kaydıyla,
24 (yirmidört) saat içerisinde ücretsiz olarak temin edilmesine,
2. Cihaz harici takılan ve anılan cihazlara ilişkin teknik servis verilmesine
olanak sağlayan aparatlar/cihazların, müşterilerin yazılı talepte bulunması 70
veya bu yazılı talepleri müşterilerden alan teknik servislerin yazılı
başvuruda bulunması durumunda, talep anından itibaren en çok 3 (üç) gün
içerisinde müşteriye tesliminin yapılmasına,
3. Bu aparatlara ilişkin kiralama ücretlerinin, ayrımcı olmayacak şekilde ve
aparatın maliyetiyle orantılı bir biçimde belirlenmesine,
4. Cihazların ilk satımı aşamasında yukarıda yer verilen hususlar konusunda
müşterilerin yazılı olarak bilgilendirilmesine,
5. Tıbbi cihazların, son 3 (üç) yıllık satış verilerine dayanarak, en çok
kullanılan 100 (yüz) yedek parçanın güncel fiyat listelerinin Internet
ortamında herkesin ulaşabileceği şekilde ilan edilmesine, 80
6. Müşterilerden ve rakip servis sağlayıcılardan gelen yedek parça fiyat
taleplerinin en geç 3 (üç) işgünü içerisinde cevaplandırılmasına,
7. Yedek parça satışında rakip servis sağlayıcılara ve onların müşterilerine
yönelik, objektif kriterlere dayanmayan ayrımcı uygulamalar
yapılmamasına
yönelik yazı yazılması, anılan uygulamaların gereğinin yerine getirilmediğinin tespiti
halinde haklarında soruşturma açılacağının ve 4054 sayılı Kanun’un 16. ve 17.
maddeleri uyarınca işlem yapılacağının bildirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
90
1 Yazılı başvuru elden verilecek yazılı ve imzalı bir talep belgesi olabileceği gibi, faks ve elektronik
posta vb başvurular da bu anlamda yazılı bir talep olarak kabul edilir.
09-07/128-39
3
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında İnceleme Yapılan Teşebbüsler
I.1.1. Türk Philips Ticaret A.Ş.
1995 yılında kurulan Türk Philips Medikal Sistemler Ticaret A.Ş. 2000 yılından
itibaren faaliyetlerine Türk Philips Ticaret A.Ş. (Türk Philips) olarak devam 100
etmektedir. Halihazırda Türk Philips; sağlık bakım, tüketici ürünleri ve aydınlatma
sektörlerinde faaliyet göstermektedir.
Türk Philips’in ortaklık yapısı aşağıdaki şekildedir:
Tablo 1: Türk Philips’in Ortaklık Yapısı
Hissedarın Adı Sermaye Miktarı (TL) Hisse Adedi Oran (%)
Koninklijke Philips Electronics
N.V.
(….) (….) (….)
Anton BOOJI (….) (….) (….)
Leonard Albert PHILIPPO (….) (….) (….)
Nazım Timuçin SELCAN (….) (….) (….)
Ayşe Feza AYGEN (….) (….) (….)
TOPLAM 37.049.811 3.704.981.100 100
Görüldüğü üzere Türk Philips, Hollanda menşeli Koninklijke Philips Electronics N.V.
(Philips)’in bir yavru şirketidir.
Türk Philips’ten elde edilen bilgilere göre, teşebbüsün Türkiye pazarında satış, yedek
parça satışı ve teknik servisini gerçekleştirdiği tıbbi cihazlar, manyetik rezonans
cihazları (MR), bilgisayarlı tomografi cihazları (CT), nükleer tıp cihazları (NM), anjiyo
cihazları (CV), röntgen cihazları (GXR) ile hospital informatics PACS, RIS sistemleri 110
(HI) adı verilen cihazlardır. Philips tarafından gönderilen ve Tıbbi Görüntüleme
Teşhis ve Tedavi Teknolojileri Derneği (TIPGÖRDER)’nin 2007 verilerine
dayandırılan bilgiye göre Philips’in tıbbi görüntüleme cihazları pazarında (adet bazlı)
pazar payı %(…)’dur. Philips yetkilileri ise pazar paylarının %(…)-%(…) arası
olduğunu ifade etmişleridir.
I.1.2. GE Medical Systems Türkiye Ltd. Şti.
İstanbul Ticaret Odası sicil kaydına göre Türkiye’de faaliyete başlama tarihi
14.9.1987 olan GE Medical Systems Türkiye Ltd. Şti. (GE Türkiye)’nin hissedarlık
yapısı aşağıdaki gibidir:
Tablo 2: GE Türkiye Ortaklık Yapısı 120
Hissedarın Adı Sermaye (TL) Oran (%)
GE Europa Holdings LCC (….) (….)
Mobile Com. Inv. Inc. (….) (….)
Diğer (….) (….)
TOPLAM 11.085.550 100
GE Türkiye’nin, ABD’de kurulu GE Türkiye General Electric Company’nin
kontrolünde olduğu bildirilmiştir. Ayrıca Türkiye sınırları içinde satış ve servis
konusunda genel merkezi Fransa’da yer alan General Medical Systems Komandit
Şirketi (GE Medical)’nin bir şubesi olarak konumlandırılmıştır. GE Türkiye’ye, GE
Medical’in Türkiye’deki tek yasal temsilcisi olarak, Türkiye’ye tıbbi donanım ve yedek
parça ithalatı yetkisi ve bu tıbbi donanımlar ile ilgili teknik bakım ve satışlar
konusunda gerekli sözleşmeleri imzalama yetkisi verilmiştir.
GE Türkiye, 2008 yılında yapılan cihaz satışından KDV hariç (…………..) TL gelir
elde etmiştir. Yerinde inceleme esnasında teşebbüs yetkililerinden edinilen bilgiye
göre yedek parça ve servis geliri yıllık yaklaşık (……….) dolardır. TIPGÖRDER 2007 130
09-07/128-39
4
verilerine göre tıbbi görüntüleme cihazları pazarında %(…) pazar payı bulunan GE
Türkiye, MR cihazında adet bazında %(…), CT cihazında ise %(…) pazar payına
sahiptir. Yetkililer ise pazar paylarının %(…)-%(…) arası olduğunu belirtmişlerdir.
I.1.3. TMST Tıbbi Sistemler Pazarlama Ticaret A.Ş.
TMST Tıbbi Sistemler Pazarlama Ticaret A.Ş. (TMST), 1997 yılında Toshiba Medical
Systems Corporation (Toshiba)’ın Türkiye temsilcisi olarak kurulmuştur. Toshiba
tarafından, Toshiba medikal ürünlerinin satışı, her türlü Toshiba yedek parçalarının,
X-ray tüplerinin, CT tüplerinin ve diğer aksesuarların tedariki ve Toshiba medikal
ürünleri için servis ve bakım hizmetlerinin sağlanmasına yönelik olarak Türkiye’deki
gerçek ve tek yetkili distribütör olarak atanan TMST’nin hissedarlık yapısı aşağıdaki 140
gibidir:
Tablo 3: TMST Hissedarlık Yapısı
Hissedarın Adı Hisse Adedi Oran (%)
Red Sea Co. For Trading & Investment
Limited Liability Company
(….) (….)
Uğur MÜFTÜOĞLU (….) (….)
Atilla KALAYCI (….) (….)
Diğer (….) (….)
TOPLAM 2.444.000 100
TMST, 2007 yılında toplam (………….) ABD doları gelir elde etmiştir. TMST
tarafindan verilen bilgiye göre pazar payları yaklaşık %(…)’dir. TIPGÖRDER’in adet
bazlı olarak sunduğu pazar payı bilgilerine göre ise Toshiba’nın 2007 yılı pazar payı
%(…)’tür.
I.1.4. Kurt & Kurt İthalat-İhracat Mümessillik A.Ş (Kurt&Kurt)
Kurt&Kurt, Hitachi Medical Systems “Hitachi” firmasının Türkiye distribütörüdür. 1973
yılında kurulmuş olan Kurt & Kurt, 8 ülkede ileri görüntüleme teknolojilerinde satış ve
servis hizmetleri gerçekleştirmektedir. Şirket satmış olduğu cihazlara servis vermek 150
amacıyla 1985 yılında Elser A.Ş.’yi kurmuştur. MR cihazında %(…) pazar payı
olduğu ifade edilen şirketin TIPGÖRDER verilerine göre genel pazar payı %(…)’dir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Bu bölümde öncelikle açıklanması gereken husus önaraştırma kapsamında
incelenen tıbbi cihazlar pazarının (ve bu cihazlara ilişkin servis ve yedek parça
pazarının) içeriğine ilişkindir. Tıbbi cihaz yönetmeliklerinde, tıbbi cihaz; “üretici
tarafından amaçlanan uygulama için gerekli olan donanım da dahil olmak üzere,
insanlar üzerinde;
- Hastalığın teşhisi, önlenmesi, izlenmesi, tedavisi veya hafifletilmesi, Her hangi bir 160
yaralanma veya sakatlığın teşhisi, izlenmesi, tedavisi, hafifletilmesi veya telafi
edilmesi,
- Anatominin veya fizyolojik prosesin incelenmesi, değiştirilmesi veya modifikasyonu,
- Gebeliğin kontrolü
amacıyla tek başına veya beraber kullanılan ve insan vücudu üzerinde esas kullanım
amacını farmakolojik, immünolojik veya metabolik vasıtalarla gerçekleştirmeyen
ancak bu vasıtalardan yardım alan her türlü alet, aparat, cihaz veya başka bir
09-07/128-39
5
madde” şeklinde tanımlanmıştır2. Anlaşılacağı üzere, tıbbi cihaz tanımının genişliği
sebebiyle tıbbi cihaz sektörü de çok sayıda ve çok çeşitli alanlarda çalışan
teşebbüsün faaliyet gösterdiği bir sektör konumundadır. 170
Önaraştırma kapsamında incelenen tıbbi cihazlar sektörünün bir alt kolu olarak
tanımlanabilecek olan görüntüleme ve teşhis cihazları pazarıdır. Bu cihazların özelliği
üretimde ileri teknoloji gerektirmeleri ve yüksek fiyatlarla satışa sunulmalarıdır. Söz
konusu cihazların fiyatı, servis ve yedek parça fiyatlarıyla kıyaslandığında çok yüksek
olduğundan, satın alındıktan sonra bunların başka marka cihazlarla değiştirilmesi
oldukça güçtür.
Teşebbüslerin faaliyette bulundukları ürün pazarındaki ve bu ürünlere ilişkin yedek
parça ve servis pazarındaki uygulamalar esasen birbirleri ile yakın ilişki
içerisindedirler. Ana ürün ile o ürüne ilişkin yedek parça, servis ve bakım gibi ürün ve
hizmetler, farklı zamanlarda ihtiyaç duyulan tamamlayıcı nitelikteki ürünlerdir. Birincil 180
ve ikincil ürünlerin fiyat ve talebi, bu ürünlerin tamamlayıcı nitelikte olması nedeniyle
birbirinden etkilenmektedir. Bununla beraber, müşteriler birincil ürünü seçerken
yaygın bir servis ağı ya da ürünü tamir ettirebilecekleri bağımsız servis
sağlayıcılarının mevcut olup olmadığını göz önünde bulundurabilmektedirler.
Tamamlayıcı ürünlerin birbirlerinin fiyat ve talebi üzerindeki etkisi nedeniyle, genel
olarak birincil ürün açısından rekabet içinde olan firmaların, bu ürün bakımından
rekabet güçlerini arttırmak amacıyla yedek parça fiyatlarını düşürmek ya da yaygın
servis hizmeti sağlamak gibi uygulamalar içinde bulunması beklenir. Örneğin,
teşebbüs kendi ürününe, kendisi ile eşdeğer kalitede servis sağlayan firmaların
varlığını, birincil ürün satışlarını arttıracak olması nedeniyle destekleyebilir. 190
Bununla birlikte, üreticiler ürünlerinin bağımsız servis sağlayıcıları tarafından tamir
edilmesi halinde, kötü tamiratların kendi firma imajlarını zedeleyebileceği
düşüncesinde olabilirler. Tamirat sonrası, kullandığı üründeki sorunlar devam eden
müşteri, bağımsız servis sağlayıcıların verdiği hizmetin kalitesi yerine, ürünün
kalitesinin düşük olduğu sonucuna varabilir. Böyle bir durumda firma, kendi servis ağı
dışına yedek parça sağlamamak suretiyle ürününe ilişkin servis hizmetini sadece
kendisi sağlamayı hedefleyebilir. Buna ek olarak, özellikle yüksek teknolojili ürünlerde
arıza tespiti için özel alet ve yazılımların (diagnostic equipment/software) kullanılması
zorunluluğunun, bu ürünlere ilişkin servis hizmetinin sadece üretici tarafından
sağlanmasını gerekli kıldığı durumlar olabilir. 200
Birincil bir ürünün, ikincil ürünlerini içeren ikincil pazarın tek başına ilgili pazar olarak
belirlenmemesi şu iki koşuldan en az birinin varlığına bağlıdır: Birincisi, diğer
üreticiler tarafından üretilen ikame ikincil ürünlerin varlığı, ikincisi başka bir birincil
ürünün ikame olması dolayısıyla ikincil piyasada fiyatların yükselmesinin
engellenmesi. İkinci ihtimali değerlendirirken değiştirme maliyetini de ayrıca hesaba
katmak gerekir. Özellikle birincil ürün fiyatının, ikincil ürün fiyatına nazaran çok
yüksek olduğu durumlarda birincil ürünü değiştirmek pek kolay değildir. Bu durumda
ayrıca, ürünü daha önceden almış olanlarla gelecekte alacak olanlar arasında da
ayrım yapmak gerekir. İleride alım yapacak olanlar ikincil ürün pazarında dezavantajlı
2 Ülkemizin Avrupa Birliği mevzuatına uyum çalışmaları çerçevesinde tıbbi cihazlara yönelik üç adet yönetmelik
(Vücuda Yerleştirilebilir Aktif Tıbbi Cihazlar Yönetmeliği, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği ve Vücut Dışında Kullanılan
Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği) hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur.
09-07/128-39
6
koşullar sunan markaları tercih etmeyebilir, ancak ürünü zaten almış olanlar eğer 210
cazip koşullarla ellerindekini satamayacaklarsa bu imkana sahip değillerdir. 3
Önaraştırmaya konu uygulamalar (şifre uygulaması), bu bilgiler ışığında
incelendiğinde, , normal koşullar altında tıbbi cihazlara tamir ve yedek parça hizmeti
verebilecek olan teşebbüslerin faaliyetlerini engelleyebilir. Ayrıca yedek parça
üretimi, cihaz üreticisi firmanın tekelindedir ve tıbbi görüntüleme cihazını değiştirme
maliyeti, cihaz fiyatlarının yüksekliğinden dolayı, oldukça yüksektir. Bu bakımdan ilgili
ürün pazarı her bir teşebbüs için, dolayısıyla her marka için, ayrı ayrı “tıbbi
görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik teknik servis ve yedek parça pazarı” olarak
tanımlanmıştır.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar 220
İncelemeye konu olan faaliyetlerin tüm Türkiye çapında gerçekleştirilmesi ve ülke
içerisinde rekabetin farklılaşmasına neden olacak bir unsurun bulunmaması
sebebiyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
I.3. Değerlendirme
Bu bölümde ilgili ürün pazarının özelliği ve ikincil piyasalarda marka bazında hakim
durum tespitinin özel bir durum olması nedeniyle, öncelikle satış sonrası hizmet
pazarı konumundaki ikincil piyasalarda hakim durum analizi üzerinde durulmuş,
ardından pazarın yapısı ve karakteristik özellikleri hakkında genel bir değerlendirme
yapılmış, daha sonra ise yerinde inceleme yapılan firmaların şifre ve yedek parça
uygulamaları hakkında bilgi verilmiştir. 230
I.3.1. Satış Sonrası Hizmet Pazarında Hakim Durum Tespiti ve Hakim Durumun
Kötüye Kullanılması Hakkında Genel Bilgi
Avrupa Birliği ve Amerikan Rekabet Hukuku uygulamalarında teşebbüslerin yedek
parçayı servis hizmetine bağlama ya da bağımsız servis sağlayıcılarına mal vermeyi
reddetme uygulamalarının hakim durumun kötüye kullanılması kapsamında
değerlendirildiği kimi davalar mevcuttur4. Bu davaların ortak noktası, üreticinin
bağımsız servis sağlayıcılarına mal vermeyi reddetmek ya da müşterilere yedek
parça ve servisi bağlayarak satmak suretiyle, kendi ürününe ilişkin yedek parça
üretiminde sahip olduğu tekel konumunu, servis pazarına genişletmeye çalışarak
hakim durumun kötüye kullanıldığı sonucuna ulaşılmış olmasıdır. Burada dikkat 240
çekilmesi gereken husus, üreticinin birincil ürün pazarında değil, o ürüne ilişkin yedek
parça pazarında sahip olduğu hakim durumun kötüye kullanılmış olduğuna
hükmedilmesidir. Konuyla ilgili birkaç karara aşağıda yer verilmektedir:
Bu konuyla ilgili oluşmuş AB içtihatları çerçevesinde dikkate alınması gereken
kararlardan biri Hilti kararıdır. Hilti, çivi tabancası ve bu tabancada kullanılmak üzere
tasarlanmış kartuş ve çivileri üreten bir teşebbüstür. Çivi tabancası pazarında %(…)
pazar payıyla lider durumda olan teşebbüsün ürettiği makinelerle uyumlu çivi üreten
başka teşebbüsler de bulunmaktadır. Bu teşebbüsler, Hilti’nin ayrımcı uygulamalar
yaptığı, ürün bağlamasına yöneldiği; bu çerçevede ürünlerinin ayrı ayrı alınmasını
zorlaştırdığı ve olası pasif satışların önüne geçmeye çalıştığı yönünde iddialar öne 250
sürmüşlerdir. Komisyon bu çerçevede ilgili ürün pazarı olarak çivi tabancaları, Hilti
3 Elhauge, Einer & Geradin, Damien “ Global Competition Law and Economics”, Hart Publishing, 2007 (p.296-
299).
4 Eastman Kodak Company v. Image Technical Services, Inc., et. al. 504 U.S. 451 (1992). Liptons Cash
Registers and Business Equipment Ltd v Hugin Kassaregister AB, Case 68/78, OJ 1978 L22/23.
Eurofix Ltd. ve Bauco Ltd. - Hilti AG, Case 138/88, OJ 1988 L65/19.
09-07/128-39
7
uyumlu kartuşlar ve Hilti uyumlu çiviler olmak üzere üçlü bir pazar benimsemiş ve
Hilti’nin her üç pazarda da hakim durumda olduğu tespitini yapmıştır.
Komisyon, yukarıda da belirtildiği üzere üçlü bir pazar tanımı yapılması ve hakim
durumun varlığına hükmedilmesinin akabinde, bir “haklı gerekçe” değerlendirmesi
yapmış ve öne sürülen “ürün ve kullanıcı güvenliği” endişesiyle kendi üretmediği
çivinin satılmasını engellenmesinin haklı bir gerekçe olarak öne sürülemeyeceği
yönünde karar vermiştir. Buna neden olarak da böyle endişeleri taşıyan bir
teşebbüsün hiçbir zaman “ilgili idari mercileri söz konusu tehlike hakkında uyarma,
satıcılarını ve tüketicilerini olası tehlikelere karşı bilgilendirme” gibi çabalarda 260
bulunmamış olmasının bir çelişki teşkil ettiğini öne sürmüştür.
Hugin kararında ise, bir yazarkasa üreticisi olan Hugin’in Londra bayisi olan Liptons’,
Hugin’in kendisine mal arzını kestiği iddiası çerçevesinde Komisyona başvurmuştur.
İddialar, Liptons’a yedek parça ve bakım onarım kapsamında sunulan mal tedarikinin
durmuş olması yönündedir. Hilti örneğinin aksine, yazarkasa piyasası, rekabetin
daha sert yaşandığı oligopolistik bir piyasadır ve bu piyasada Hugin’in payı %12’ler
civarındadır. Komisyon, iddiaları değerlendirirken görüşünü Hugin’in yedek parça,
bakım ve tamirat piyasasında yaptığı tasarruflara yönelik olarak, bu piyasaların ayrı
piyasalar olduğu yönünde ortaya koymuştur. Komisyon, Hugin’in kendi yedek
parçalarının üretiminde tekel olmasından ötürü, “Hugin yazarkasaları için gereken 270
yedek parça pazarı”nda hakim durumda olduğunu, ayrıca, bu pazardaki
üstünlüğünün doğal olarak “Hugin yazar kasalarının bakım-onarım ve servisi”
pazarında da görüldüğünü ortaya koymuştur. Bu çerçevede mal vermeyi reddetme
eylemlerini bu pazarlarda hakim durumu kötüye kullanma olarak değerlendirmiştir.
Hugin, bu iddiaları iki zeminde reddetmiştir. İlk olarak, Hugin, bakım, onarım ve
servis hizmetlerinin ayrı bir pazar teşkil edemeyeceği, çünkü bu hizmetlerin, öncül
piyasalardaki rekabet çerçevesinde sağlanması gereken unsurlar olduğunu öne
sürmüştür. Hugin’in ikinci iddiasıysa bu hizmetleri kendisinin bir itibar unsuru olarak
gördüğü, ürün ve marka kalitesinin bir unsuru olarak algıladığı, hatta bu konuya
atfettiği önemin bu hizmetlerden zarar etmesine rağmen bu hizmetleri bu şekilde 280
sağlamaya devam etmesini sağlayacak kadar büyük olduğu yönündedir. Bu nedenle
de bakım, onarım servis hizmetlerinin sadece kendi yetkili servisleri tarafından
sağlanmasının makul karşılanması gerektiğini öne sürmektedir.
Bidayet Mahkemesi iddiaları değerlendirirken, ilgili pazar çerçevesinde Hugin’in “iki
pazarda ürünleri farklı kişilere satmasının öneminin” altını çizmiştir. Şöyle ki; Hugin
öncül pazarlarda malın kendisini tüketiciye satmaktadır, ancak ardıl pazarlarda yedek
parça talebi bakım onarım ve ikinci el yazarkasa satışı gibi faaliyetlerle uğraşan
şirketlerden gelmektedir. Bu bağlamda, Mahkeme iki pazarın aynı pazar olduğunun
iddia edilemeyeceğini belirtmiştir. Hakim durum tespitinde de piyasadaki diğer
teşebbüslerden bağımsız hareket edebilme ölçütü kullanılmıştır. Mahkemeye göre bu 290
bağımsızlık, hakim durumun en büyük kanıtıdır. Bunun ötesinde, Bidayet Mahkemesi
Hugin’in objektif haklı gerekçesi kapsamında bir değerlendirmede bulunmamış; iddia
edilen fiillerin, üye ülkeler arası ticaret üzerinde etki doğurup doğurmadığına bakmış
ve böyle bir etkinin doğmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Komisyon, 25. Rekabet Politikası Raporu’nda ikincil ürünlere ilişkin bağlama ya da
mal vermeyi reddetme uygulamalarına yaklaşımını açık bir şekilde ortaya
koymaktadır. Raporda, gerek birincil ürün pazarındaki rekabetin, ikincil ürün
pazarında rekabeti sınırlayıcı davranışları her durumda engelleyeceği yönündeki
yaklaşımın gerekse ikincil ürünlerdeki yüksek pazar payının, her koşulda hakim
durum teşkil ettiği görüşünün per-se kabulünün doğru olmadığı belirtilmiştir. Buna ek 300
09-07/128-39
8
olarak, hakim durumun rakiplerden ve müşterilerden kayda değer ölçüde bağımsız
hareket edebilme yeteneği olarak tanımlandığı, dolayısıyla satış sonrası ürün/hizmet
pazarlarında pazar gücü değerlendirilirken, bu iki pazar arasındaki bağlantının göz
önünde bulundurulmasının ve olay bazında analiz yapılmasının gerekli olduğu ifade
edilmiştir. Söz konusu raporda, firmanın satış sonrası ürün/hizmet pazarında hakim
durumdan kaynaklanan herhangi bir kötüye kullanma davranışının mevcut olup
olmadığı araştırılırken, birincil ürün ve ikincil ürün pazarları arasındaki ilişkinin göz
önünde bulundurulması ve firmanın birincil ürün pazarından bağımsız bir şekilde
ikincil ürün fiyatlarını arttırıp arttıramayacağının sorgulanması gerektiği belirtilmiştir.
Bu çerçevede değerlendirmeye alınması gereken başlıca unsurlar, “öncül piyasadaki 310
ürünün fiyatı ve ömrü, ardıl piyasalardaki fiyatlardaki şeffaflık, bu piyasalardaki ürün
fiyatlarının, ana ürünün fiyatına oranı ve bütün bu bilgileri elde etme sürecinde
katlanılan maliyetlerin yüksekliği” olarak ortaya konabilir.
Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarı öncül piyasa, bu cihazlara ait yedek
parça ve teknik servis ise ardıl pazar olarak tanımlandığında, görüntüleme cihazları
üreticilerinin söz konusu cihazların yedek parçalarının tek üreticisi olmaları ve
müşterilerin büyük bölümüne servis hizmetinin de üretici firmalar veya distribütörleri
tarafından verilmesi; ayrıca tıbbi görüntüleme cihazlarının fiyatlarının yüksek olması,
yedek parça fiyat listelerinin yayınlanmaması (şeffaf olmaması) ve yedek parça
fiyatlarının bu cihazların fiyatlarına oranının düşük olması nedeniyle cihazı bir kez 320
alan müşterinin yüksek yedek parça fiyatlarına rağmen cihazı değiştirmemesi gibi
piyasaya ilişkin hususlar sebebiyle birincil ürün pazarından bağımsız şekilde ikincil
ürünün fiyatının artırılabileceği göz önüne alındığında, her bir markaya ait tıbbi
görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik teknik servis ve yedek parça pazarında, bu
markaların yetkili teşebbüslerinin hakim durumda oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.2. Tıbbi Görüntüleme Cihazlarının Servis ve Yedek Parça Pazarları Hakkında
Genel Bilgi
I.3.2.1. Yedek Parça Pazarı Hakkında Genel Bilgi
Öncelikle tıbbi görüntüleme cihazlarının ve bunların yedek parçasının satışını
Türkiye’de gerçekleştiren teşebbüslerin söz konusu cihaz ve yedek parçaların 330
tamamını ithal ettiklerini belirtmek gereklidir. Pazardaki oyuncular yabancı üreticilerin
yavru şirketi veya distribütörü olarak Türkiye’de faaliyet gösteren firmalardan
oluşmaktadır (tamamı “üretici firma” olarak adlandırılmıştır). Tüm dünyada bu
cihazları üreten toplam 10 kadar firma bulunmaktadır. Bu firmalardan Türkiye’de
faaliyet gösterenlerin başlıcaları Siemens, General Electric (GE), Philips, Toshiba,
Hitachi ve Shimadzu’dur.
Tıbbi görüntüleme cihazları üretimi yüksek AR&GE faaliyeti gerektiren pahalı bir
süreç olduğundan bu pazara giriş oldukça sınırlıdır. Yine bu nedene bağlı olarak,
hem cihazların kendileri hem de yedek parçaları patent haklarıyla korunmakta olup,
yedek parça üretimi firmaların tekelindedir. Bunun tek kısmi istisnası cihazlarda 340
kullanılan sarf malzemesi niteliğindeki tüplerdir. Bu tüplerde kullanılan kimyasal
bileşim standart içeriğe sahip olduğundan alternatif üreticiler bulunabilmekte ve bu
tüpler Türkiye’de az da olsa satılmaktadır. Sonuç olarak, cihaz üreticisi firmaların, bu
cihazlara ait yedek parça pazarında tekel konumunda bulunması, cihazı satan alan
kullanıcıyı yedek parça için üreticiyi firmaya bağımlı kılmaktadır.
Yurtdışında faaliyet gösteren bazı firmalar bu cihazlara ait ikinci el yedek parça satışı
yapmaktadır. Ancak devlet hastanelerinin kullanılmış yedek parça almasının uymakla
yükümlü bulundukları mevzuat gereği mümkün olmaması, bakım anlaşmalarının
09-07/128-39
9
genellikle parça dahil olarak yapılması, yurtdışından yedek parça ithalinin zaman
alması nedeniyle uptime5 süresinin önemli olduğu bu cihazların tamiri için ithal parça 350
kullanımının zor olması gibi nedenlerle yurtdışında gelişen ikinci el pazarının bu
bağlamda bir ikame olmadığı görülmektedir. Ayrıca bu firmalar da ikinci el parçaları
üretici firmalardan aldıklarından, üreticilerin fiyatlama politikalarına bağımlı
durumdadır.
Üreticiler ikincil pazardaki bu güçlerini, ilk cihaz satışındaki rekabet nedeniyle düşük
kalan karlılıklarını artırmak amacıyla kullanma eğilimindedirler. Türkiye’deki
teşebbüsler yedek parçaları üretici firmalardan yüksek indirimlerle almakta, bazıları
için bu oran %55-60 seviyesine ulaşmaktadır. Firmalar böylece toplam satış karlarını
yükseltmektedir. Görüşme tutanaklarındaki bilgilerden firmaların toplam gelirlerinin
genellikle % 10’dan daha azının yedek parça satışından elde edildiği göz önüne 360
alındığında toplam faaliyet içinde yedek parçanın öneminin görece az olduğu
anlaşılmaktadır. Yine de bu yüksek bedellerin hastaneleri zor durumda bıraktığı
hastane yetkililerince ifade edilmektedir. Diğer yandan, önaraştırma sürecinde
yerinde inceleme yapılan firmaların kar marjlarının toplamda bu ölçüde yüksek
olmadığı da anlaşılmıştır.
Yedek parça fiyat listeleri hiçbir firma tarafından ilan edilmemektedir. Buna gerekçe
olarak cihazların karmaşık olması, çok sayıda yedek parça bulunması gibi nedenler
öne sürülse de, baz fiyat listelerinin Internet ortamında ilan edilmesi fiyat şeffaflığını
arttırarak hastanelerin ilk cihaz alımlarında yedek parça bedellerini de göz önüne
almalarını sağlayacak, böylece üreticilerin yedek parça pazarındaki tekel güçlerini 370
kullanarak ikincil piyasa olan teknik servis hizmetleri pazarını da kapamalarının
önüne geçebilecektir.
Yedek parça fiyatları alıcıların toplam alım miktarı, ödeme koşulları, geçmişte firmalar
arası ticari ilişkilerdeki sicili gibi koşullara bağlı olarak değişmektedir. Önaraştırma
kapsamında yerinde inceleme yapılan teşebbüslerde, objektif koşullar olarak
değerlendirilebilecek bu kıstaslar dışında yedek parça fiyatlarını etkileyen, bağımsız
servisler aleyhine ayrımcılık olarak değerlendirilebilecek başka bir kriterin
uygulandığına dair herhangi bir delile rastlanmamıştır. Ancak fiyatların şeffaf
olmaması halihazırda az olan rakip sayısının artmasıyla birlikte cihaz üreticilerinin
rakip servis sağlayıcıların rekabetini engellemek için kullandığı bir araç haline 380
gelebilecektir. Cihazlarda kullanılan, tüpler gibi, sık değişen parçaların fiyatlarının
güncel biçimde ilanı, var olan belirsizliği ortadan kaldırabilecektir.
Sektördeki firmaların tamamı değişen parçanın iadesi halinde yenisinin indirimli
olarak satın alınması anlamına gelen Exchange/REP uygulaması yapmaktadır. Bu
şekilde yedek parça fiyatları ortalama % (…) civarında oranlarda daha ucuza temin
edilebilmektedir. Parça fiyatlarının birkaç bin Euro ile yüzbinlerce Euro arasında
değiştiği göz önüne alındığında bu fark önemli meblağlara tekabül etmektedir. Fakat
devlet hastaneleri Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği eski parçayı Bakanlık’a iade
etmek zorunda olduğundan bu indirimden yararlanamamaktadır. Bu bir yana,
pazardaki firmalar exchange fiyatı politikasını hiçbir ayrımcılığa gitmeden bütün 390
hastanelere uyguladıklarını beyan etmişler, yapılan yerinde incelemelerde aksini
gösteren bir belgeye de rastlanamamıştır. Fakat firmalar kendi cihazlarına yönelik
teknik servis hizmetini büyük oranda kendileri verdiklerinden, bu yönde taleplerin çok
5 Bir cihazın belirli bir dönemde arızasız kullanıldığı zamanın toplam mesai zamanına bölünmesiyle elde edilen
yüzde oran. Cihaz üreticilerinin hastanelerle yaptıkları anlaşmalarda uptime koşulu getirilmektedir; son yıllarda bu
oranın en az % 95 olarak belirlendiği çeşitli ilgililerce ifade edilmiştir.
09-07/128-39
10
az geldiği göz önüne alındığında, bu konuda yerleşmiş bir uygulamalarının olduğu
söylenemeyecektir.
Bağımsız servis firmalarının faaliyetini zorlaştıran bir husus, devlet hastanelerinin
yetkili satıcı belgesi talep etmeleridir. Satıcının üretici firmanın yetkili temsilcisi
olduğunu gösteren bu belgenin tıbbi görüntüleme cihazlarının alımı esnasında
istenmesi makul iken, bakım ihalelerinde de talep edilmesi, bir taraftan bağımsız
servisleri pazar dışı bırakırken diğer yandan da üretici firmayı bakım ihalesinde tek 400
bırakarak rekabeti ortadan kaldırmaktadır. Böylece tek firmanın katılımıyla
gerçekleşen ihalelerde fiyat doğal olarak yüksek çıkmakta, hizmet satın alan müşteri
konumundaki hastaneler de bakım hizmetini çok yüksek bedelle alabilmektedir.
Burada sorun, üretici firmaların Türkiye’de faaliyet gösteren temsilcilerinin hemen
hemen tamamının üreticilerden alınan Tek Yetkili Belgesi’ne sahip olmalarıdır. Bu
belge ilgili markayı taşıyan ürünlerin ve ona bağlı yedek parça ve hizmetlerin
satışında tek yetkilinin Türkiye’deki yavru şirket veya distribütör olduğuna dairdir.
Hastanelerin yetkili satıcı belgesi yerine Türk Standartları Enstitüsü tarafından
Hizmet Yeterlik Belgesi, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından verilen İthalat
Lisansı ve Bakım, Onarım, Montaj ve Değiştirme Lisansı ile Sanayi ve Ticaret 410
Bakanlığı tarafından verilen Satış Sonrası Hizmet Yeterlik Belgesi gibi bağımsız
teknik servislerin de yeterlilikleri bazında alabilecekleri belgeler olması durumunda
piyasadaki rekabetin daha da artacağı öngörülmektedir. Sektördeki teşebbüslerin
temsilcisi konumundaki TIPGÖRDER yetkilileri de, yapılan görüşmede, bu sorunun
yukarıda önerilen şekilde aşılabileceğini sözlü olarak ifade etmişlerdir.
I.3.2.2. Tıbbi Görüntüleme Cihazlarına Şifre Uygulanması Hakkında Genel Bilgi
Tıbbi görüntüleme cihazları pazarında faaliyet gösteren firmaların rekabet ihlali
oluşturduğu iddia edilen davranışlarından bir diğeri ise söz konusu cihazların teknik
servis bölümüne erişim için şifre ve benzeri erişim kısıtları uygulanmasıdır. Cihazlara
ait çeşitli ayarların (kalibrasyon vb.), arıza tespitinin, yedek parça değişimlerinin ve 420
benzeri uygulamaların yapılabilmesi için söz konusu şifreye veya benzer işlev gören
cihaza sahip olmak gerekmektedir. Bu erişim engelleri, belli rakamlardan oluşan bir
kod, dongle veya key adı verilen ve cihaza harici olarak eklenen bir aygıt şeklinde
ortaya çıkabilmektedir. Bunların, cihazın ayar menüsüne ulaşmak isteyen kişi ve
kurumlara verilmediği veya yüksek bir ücret karşılığı satıldığı bağımsız servis
firmalarınca ve hastanelerce dile getirilmiştir. Söz konusu şifreler ya da aparatlar,
yalnızca üretici firmanın kendi mühendislerine verilmektedir. Bu uygulamalara
gerekçe olarak konunun doğrudan insan sağlığına ilişkin olması, cihazların
sorumluluğunun üretici firma üzerinde olması ve ehil olmayan insanların cihazların
ayarlarını değiştirmemesi gerekliliği gösterilmektedir. 430
Önaraştırma kapsamında raportörlerce yapılan görüşmeler ve yerinde incelemeler
ışığında, tıbbi görüntüleme cihazları pazarında faaliyet gösteren firmaların şifre veya
benzeri uygulamalarının farklılık gösterdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu firma
uygulamalarına sonraki bölümlerde yer verilmiştir.
Cihazların garanti süresi boyunca makul görülebilecek şifre ve benzeri uygulamalar
garanti süresi sona erdikten sonra, cihazların sahibi ve sorumlusu olan hastanelerin,
bu cihazlar üzerindeki tasarrufunu kısıtlayıcı hale dönüştürmekte ve hastaneleri
cihazların servis ve bakımı için kullanım süresi boyunca üreticilere bağımlı hale
getirmektedir. Bu durumun rekabete olumsuz etkisi bağımsız servis sağlayıcıların
servis pazarına girememeleri veya girseler dahi pazarda tutunamamaları şeklinde 440
kendini göstermektedir. Halihazırda tıbbi görüntüleme cihazlarına servis veren
bağımsız servis sağlayıcıların sayısı oldukça düşüktür. Faaliyette olan bağımsız
09-07/128-39
11
servis sağlayıcılar ise üretiminin üzerinden beş yıl ya da daha fazla zaman geçmiş
olan ve şifre gerektirmeyen (veya şifre sorunu kolaylıkla bertaraf edilebilen) eski
cihazlara servis verebilmektedirler. Üretim tarihi nispeten eski olan cihazlara verilen
servis hizmetinin üretici firmadan üçüncü partilere veya bağımsız servislere
bırakılması genellikle gelişmiş piyasalarda gerçekleşen bir uygulamadır. Bunun
yanında üçüncü partilerin yeni cihazlara servis verememesine yol açan
uygulamalardan kaçınılması, bağımsız servis sağlayıcıların teknik olarak yeterli
oldukları, yani gerekli eğitime, sertifika ve belgelere sahip oldukları her türlü cihaza 450
servis verebilmesinin önünün açılması gerekmektedir.
Önaraştırma sürecinde, incelenen firmalar bakımından, şifre hususunda bağımsız
servislerden ya da müşterilerden gelen taleplerin karşılanmaması nedeniyle bir sorun
yaşandığına dair bilgi ya da belgeye rastlanamamıştır. Ancak bu durumun, aşağıda
da değinileceği üzere, potansiyel rekabeti ortadan kaldırıyor olması muhtemeldir. Zira
yapılan görüşmelerde bağımsız servis sağlayıcılar ve müşteri konumundaki
hastaneler, şifre ve benzeri uygulamaların kendi faaliyetleri ve davranışları üzerinde
sınırlayıcı/bağlayıcı bir etkisinin olduğunu ifade etmişlerdir.
Üzerinde durulması gereken bir diğer husus, talep halinde temin edilmesi
yükümlülüğü getirilen şifre ve erişim aparatlarının sadece bakım ve onarım hizmeti 460
kapsamında cihazların teknik servis bölümüne erişim için zorunlu olan, yokluğunda
tamir ve bakım yapılamayan şifre ve aparatlar olduğudur. Üretici firmalar tarafından
geliştirilen ve cihazlara erişim için şart olmayan, kolaylaştırıcı yazılımları edinmek için
yapılan taleplere cevap verilip verilmemesi ve bunun koşulları, rakipler ve müşteriler
arasında objektif kriterlere dayanmayan ayrımcılık yapılmaması genel kuralı dışında,
üreticinin inisiyatifine bırakılmaktadır. Ancak esasen tamir bakım için gerekli olan
yazılımları kolaylaştırıcı yazılım kapsamına alınarak vermekten imtina etmek Kurul
Kararı’na uymamak anlamını taşıyacaktır.
Sektörde faaliyet gösteren bir firma yetkilisi, ABD uygulamasında, üretici firmaların
cihaz şifrelerini talep eden üçüncü partilere bu şifreleri ücretsiz olarak vermeleri 470
gerektiğini, FDA’in bu yönde bir kararı bulunduğunu ancak bu uygulamanın da bir
sınırının olduğunu, fikri mülkiyet hakları ile korunan bir yazılım vb. olmadığı sürece,
üçüncü partiler tıbbi cihazların temel ayarlarını yapabilecekleri şifrelere ücretsiz
olarak ulaşabileceklerini ifade etmiştir.
Daha önce de değinildiği üzere, tıbbi görüntüleme cihazlarının ardıl pazarı olan servis
pazarı pazarında bağımsız servis sağlayıcıların sayısı oldukça azdır. . Bu sayının
azlığı iki ana nedene bağlanabilir. Birincisi söz konusu cihazların karmaşık ileri
teknoloji ürünü olmaları ve insan sağlığına doğrudan etki ettikleri için dünya
genelinde ciddi regülasyonlara tabi olmaları nedenleriyle, bunlara bakım yapacak
mühendislerin özel eğitimlere tabi tutulmaları gereğidir. Bu eğitimleri sadece cihaz 480
üreticileri, verebilmektedir. Türkiye’deki firmalar bu eğitimi sadece kendi
mühendislerine vermektedir. Dolayısıyla üretici firmalara rakip olacak bağımsız servis
firmaları ancak bu mühendislerin kendi şirketlerini kurmasıyla ya da bu amaçla
kurulmuş şirketlerde istihdam edilmesi yoluyla mümkündür. İkinci neden, yukarıda da
değinildiği gibi cihazların teknik servis bölümüne erişimin şifre veya dongle cihazı ile
sağlanabilmesidir. Bunların yüksek bedel karşılığı verilmesi, ya da bunların elde
edilmesinin önündeki diğer potansiyel engeller6 müteşebbislerde pazara girme
konusunda tereddüde yol açmaktadır.
6 Cihazlara ait şifrelerin bedel karşılığı verilmesi ve geç verilmesi gibi nedenlerle sektördeki firmalardan
Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında Rekabet Kurulu tarafından açılan soruşturma halen devam
etmektedir.
09-07/128-39
12
Dolayısıyla, cihazların teknik servisinin verilebilmesi için gerekli olan şifrenin ve erişim
için gerekli dongle ve benzeri aparatların makul sürede temini, rekabetin tesisi 490
açısından gereklidir.
I.3.3. Yerinde İncelemede Tespit Edilen Hususlar
I.3.3.1. Türk Philips
Teknik Servis Şifresi
Philips cihazlarının teknik servis bölümüne erişim için şifre kullanılmadığı, bir tür
anahtar olan ve her cihaz için ayrı olan dongle’lar yardımıyla erişim sağlandığı ifade
edilmiştir. Bu dongle’ların da Philips’in talebi üzerine yurtdışındaki ana şirketten
geldiği, teknik servis veren her mühendiste bir adet bulunduğu belirtilmiştir. Philips’e
servis veren rakip firma yetkililerinden, cihazlarda belirli seviyenin üstünde işlem
yapabilmek için şifre de gerektiği yönünde ifadeler kullanılmış, Philips tarafından 500
Kurumumuza gönderilen ek yazılı belgede de böyle bir şifrenin varlığı doğrulanmıştır.
Söz konusu belgede, bu şifrenin talep edilmesi halinde, müşteriler, bağımsız servis
sağlayıcıları ve hatta rakipler ile paylaşıldığı belirtilerek bunun örnekleri verilmiştir.
Philips şifre talebi halinde bunun bir bedel karşılığı verildiğini, bunun şifrenin Ar-Ge
çalışmaları sonucunda ortaya çıkan bir know-how olmasından kaynaklandığını,
Rekabet Kurulu kararlarının da buna izin verdiğini belirtmektedir. Dongle veya şifreye
sahip olmayan bağımsız servis sağlayıcıların cihazlara oldukça kısıtlı bir kapsamda
da olsa servis verebileceğini belirtmişlerdir.
Yedek Parça
Philips yetkilileri, yedek parça kar marjının % (…) ile % (…) arasında olduğunu, 510
cihazın fiyatı yükseldikçe bu marjın düştüğünü, müşteriler arasında yedek parça fiyatı
bakımından kendileriyle bakım anlaşması olup olmadığı kriterine göre bir ayrımcılık
yapılmadığını ifade etmişler, raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde de bu
ifadelerin aksini gösterir bir belgeye rastlanmamıştır. Ayrıca, REP fiyatının isteyen
tüm müşterilerine koşulsuz olarak uygulandığı, şifre ve yedek parça fiyat taleplerine
istisnai durumlar haricinde aynı gün cevap verildiği de beyan edilmiştir.
I.3.3.2. General Electric
Teknik Servis Şifresi
GE’de cihazlara erişim için şifre ya da benzeri bir araç kullanılmadığı, cihazı tanıyan
bir mühendisin bütün teşhisleri ve ayarları yapabileceği belirtilmiştir. Ancak belirli bir 520
seviyenin üstünde bir erişim engeli bulunduğu ifade edilmiştir. Yerinde incelemede
bunun aksini ortaya koyan bir belgeye rastlanmamıştır. GE cihazlarına servis veren
bağımsız bir firma yetkilisi de bu ifadeleri doğrulayarak, GE’nin kendi mühendislerinin
işini kolaylaştırmak için geliştirdiği (advanced diagnostics) yazılımların var olduğunu,
farklı bir servis sağlayıcının bu kolay menüye ulaşamayacağını ancak cihaza
erişiminin mümkün olduğunu belirtmiştir.
Yedek Parça
GE yetkilileri, Türkiye’den yedek parça talebinde bulunan müşterilerin ve rakip servis
sağlayıcıların bu taleplerini 1-2 gün içinde karşıladıklarını belirtmişlerdir. Rakiplerin
zaman zaman yurtdışından kullanılmış yedek parça ithal etmek yoluyla da parça 530
ihtiyacını karşıladıkları ifade edilmiştir. Firma, yıllık cirosunun yaklaşık % (…)’ini
yedek parça satışından, yaklaşık % (…)’sini servis gelirinden, % (…)’ini de cihaz
satışından elde etmektedir. GE, yedek parça satışında REP fiyatı uygulamasında
09-07/128-39
13
bakım sözleşmesi olan/olmayan müşteri ayrımına gitmediğini ifade ederek bunu
ortaya koyan belgeler sunmuştur.
I.3.3.3. TMST
Teknik Servis Şifresi
TMST, Toshiba Medical Systems Corporation “Toshiba” firmasının Türkiye
distribütörüdür. Toshiba cihazlarının bazılarında şifre uygulaması vardır, teşebbüs
yetkilileri şimdiye kadar kendilerine bağımsız servis sağlayıcılardan şifre talebi 540
gelmediğini, gelmesi halinde ise bedelsiz olarak şifreyi verebileceklerini
belirtmişlerdir. Bildikleri kadarıyla, Toshiba ürünlerine servis veren herhangi bir
firmanın bulunmadığını beyan ederek, bunun nedenini kendilerinin servis fiyatının
düşük olmasına, müşterileriyle kurdukları iyi ilişkilere, cihazların teknolojilerinin
sürekli değişmesine ve yoğun eğitim gereksinimine bağlamaktadırlar. Yetkililer, servis
ve yedek parça satışlarının toplam gelirleri içindeki payının % (…) civarında olduğunu
ifade etmişlerdir.
Yedek Parça
Halihazırda yedek parça sattıkları müşterilerin neredeyse tamamının kendileriyle
bakım anlaşması da bulunduğunu, bu anlaşmayı yapmayanlara da yedek parça 550
fiyatlarına ayrımcılık uygulamadıklarını belirtmişlerdir. Yerinde incelemede bunun
aksini gösterir bir belgeye rastlanmamıştır. Model ve yedek parça sayısının çok fazla
olması nedeniyle fiyat listesi yayımlanmadığı, ancak çok kullanılan parçaların
fiyatlarının ve peşin fiyatların yayımlanmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir. Firma
yetkilileri, yedek parçayı talep gelmesi halinde müşteriye satabileceklerini, ancak
üçüncü parti servislerin ehil olup olmadığını bilmediklerinden yedek parça
satamayacaklarını, bunun da nedeninin Toshiba cihazlarının marka imajını korumak
olduğunu beyan etmişlerdir.
I.3.3.4. Kurt&Kurt
Teknik Servis Şifresi 560
Hitachi Türkiye distribütörü olan Kurt&Kurt firmasının yetkilileri, cihazlarında teknik
servis şifresi bulunmadığını, cihazlara genellikle kendi teknik servis bölümleri
tarafından bakım verildiğini belirtmişlerdir. Garanti süresi sona erdikten sonra başka
servis firmalarının da devreye girebildiği, halen bu işi yapan kendilerinden ayrılmış 3-
4 mühendis bulunduğu beyan edilmiştir.
Yedek Parça
Bağımsız servislerin yedek parçaları çoğunlukla yurtdışından ikinci el olarak aldıkları,
kendilerinden nadiren yedek parça talep edildiği belirtilmiştir. Kurt&Kurt’dan yedek
parça talep edilmesi halinde de bunları satacaklarını belirtmişlerdir. Şirket yıllık
cirosunun yaklaşık % (…) sini yedek parça ve servis satışından elde etmektedir. 570
I.3.4. Genel Değerlendirme
Yukarıda bahsi geçen teşebbüsler, pazarda faaliyet gösteren belli başlı firmalar
olmakla birlikte bunların dışında da nispeten daha küçük ölçekli olan yalnızca belirli
modaliteleri üreten teşebbüsler mevcuttur. Raportörler tarafından yapılan görüşme ve
incelemelerde yukarıdaki teşebbüsler hakkında anlatılan hususlara benzer
özelliklerin diğer teşebbüsler için de söz konusu olduğu yönünde bilgiler edinilmiştir.
Bu nedenle sektöre yönelik olarak getirilecek yükümlülüklerin, bu piyasada faaliyet
09-07/128-39
14
gösteren veya ilerde faaliyet gösterecek tüm teşebbüsler açısından bağlayıcı
hükümler olacağı açıktır.
Yukarıda yer verilen tüm bilgi ve belgelerden, pazardaki bazı teşebbüslerin kendi 580
markası altında bulunan tıbbi cihazların yedek parçalarındaki hakim durumundan
faydalanarak müşterilerini bağlamaya ve rakip servis sağlayıcıların faaliyetini
zorlaştırmaya yol açabilecek uygulamalarda bulundukları, halihazırda servis
pazarında bu tür sorunlarla karşılaşılmasa da bunun potansiyel olarak ciddi
sakıncalar barındırdığı anlaşılmıştır.
Bu tür hususlar rakipleri dışlayıcı olabileceği gibi, müşterileri kendisine mecbur
bırakmaya yönelik de olabilir. Bu ayrımcı uygulamaların rakip firmaları piyasa dışında
tutmaya yönelik veya rakip servislerle anlaşan müşterileri cezalandırma anlamına
gelecek politikalar şeklinde olması rekabet açısından sakıncalıdır. Bu nedenle tıbbi
görüntüleme cihazlarının bakım ve onarım hizmetinin verilebilmesi için gerekli olan 590
yedek parçaların satışında firmaların kendi servis departmanları ile diğer servis
firmaları arasında objektif kıstaslara dayanmayan ayrımcılık yapılması durumunda
veya yedek parça satışını servis satışına bağlamaya zorlanması gibi politikalar
olması durumunda rekabet açısından önemli sakıncaların doğacağı tespit edilmiştir.
Bu nedenle bu tür uygulamalar Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal unsuru
oluşturabilecektir.
Bu kapsamda, yedek parça uygulamalarının rekabetçi açıdan sorun yaratmaması
açısından üretici firmaların belirli hususlara riayet etmesi gerekli görülmüştür. Tıbbi
cihazların yedek parçalarının, bunlara ihtiyaç duyan teknik servis veya hastanelerin
ulaşabileceği bir şekilde listelenmesi önem arz etmektedir.. Bu nedenle, günümüzde 600
bunun firmaların internet sitelerinde kolaylıkla yapılabileceği göz önüne alınarak, en
çok kullanılan 100 (yüz) yedek parçanın güncel fiyat listelerinin Internet ortamında
herkesin ulaşabileceği şekilde ilan edilmesi gerektiği, bu yedek parçaların tespiti için
son 3 (üç) yıllık satış verilerine bakılabileceği, zira hiç talep görmeyen parçaların
listelenmesinin herhangi bir faydası olmayacağı açıktır. Örneğin cihazlarda kullanılan
tüplerin fiyatlarının, bunların sık değiştirilmesi gereken yüksek bedelli parçalar
olmaları sebebiyle, söz konusu listelerde olması gerekmektedir.
Bunun yanı sıra, yine üretici firmaların müşterilerden ve rakip servis sağlayıcılardan
gelen yedek parça fiyat taleplerini en geç 3 (üç) işgünü içerisinde cevaplandırması,
bağımsız servis sağlayıcıların cihazlara ilişkin hizmetleri zamanında verebilmeleri ve 610
ayrıca hastaneler tarafından gerçekleştirilen ihalelere katılım koşullarını
sağlayabilmeleri açısından önemlidir.
Bu konuda en önemli hususlardan birisi de, yedek parça satışında rakip servis
sağlayıcılara ve onların müşterilerine yönelik, objektif kriterlere dayanmayan ayrımcı
uygulamalar yapılmaması gereğidir. Yukarıda da değinildiği üzere, her firma kendi
cihazlarına ait yedek parçaların tek üreticisi durumundadır ve üretici firmaların yedek
parça satışında kendisi ile servis anlaşması yapmayan hastanelere veya rakip servis
sağlayıcılara ayrımcı fiyat uygulaması servis için yedek parçayı kullanmak zorunda
olan rakiplerin hastanelerle anlaşma yapamamasına ve böylelikle müşterileri kendine
bağlayan üreticilerin piyasayı kapayarak rekabeti engellemelerine imkan 620
verebilecektir.
İkincil piyasalarda rekabetin gelişmemesinin, öngörülebilirlikle de alakalı olduğu
görülmektedir. Zira bir müteşebbisin (bu pazarda genellikle bir mühendisin), bu
piyasaya girebilmesi için öncelikle piyasada rekabetçi şartlarda faaliyet
gösterilebileceğini düşünmesi ve görmesi gerekmektedir. Piyasaya girildiği zaman
09-07/128-39
15
teknik servis verme hususunda karşılaşacağı sıkıntıları bilen bir girişimci bu sektöre
girmekten imtina edecektir. Bu açıdan bakıldığında piyasada yoğun şikayetler olmasa
dahi, mevcut uygulamaların potansiyel rekabet üzerinde ciddi baskılar yaratabileceği
görülmektedir.
Daha önce de belirtildiği üzere, yazılım veya harici aparatlar şeklinde ortaya çıkan 630
şifre uygulamalarının rekabet üzerindeki olumsuz etkisi, bunların makul bir süre
içerisinde talep eden müşteriye temini ile bertaraf edilebilir. Ancak temin süresi ve
maliyet açısından, sistemlerin (şifre yazılımı veya dongle aleti gibi) farklılığından
dolayı, üretici firmalara farklı yükümlülükler getirilmesi işleyişin bir gereği olarak
karşımıza çıkmaktadır. Belirli sayıda rakam veya harfin bir araya gelmesi ile oluşan
bir şifrenin, müşterinin sahip olduğu bir cihaza girilmesi için temin edilmesi herhangi
ek bir maliyet gerektirmediğinden, söz konusu şifrelerin müşteriye bedelsiz olarak
sağlanması esastır.
Bu şifrelerin piyasada yapılan incelemeler sonucunda 1 (bir) gün içerisinde
verilebileceği, cihazların insan sağlığı ile birebir alakalı olmaları ve hızlı müdahalenin 640
gerekliliği sebebiyle müşterinin yazılı talebi olması durumunda veya müşteriden bu
yazılı talebi almış olan teknik servislerin yazılı talepte bulunması halinde bu cihazlara
ilişkin şifrelerin 24 saat içerisinde (tatil günler hariç) temin edilmesi gerektiği
sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu yazılı başvuru elden verilecek yazılı ve imzalı bir
talep belgesi olabileceği gibi, faks veya elektronik posta ile yapılan başvurular da bu
anlamda yazılı bir talep olarak kabul edilmelidir. Müşterilerin yazılı talebi olması
hususu ise, üçüncü tarafların teknik servis vermeyecek oldukları halde üretici
firmaları meşgul etmeleri olasılığı sebebiyle ve üretici firmaların çeşitli çekincelerini
azaltma amacıyla gerekli görülmüştür.
Cihazlara sonradan takılarak bakım onarım yapılmasına imkan veren aparatlar (bu 650
anlama gelebilecek her türlü cihaz veya cihazın dışından herhangi bir yöntemle
cihaza bağlanılarak tamir bakım işleminin yapılmasını sağlayan her türlü sistem bu
manada kullanılmaktadır) için ise, bu aparatların bir üretim maliyetinin olması,
bozulma riskleri taşımaları, bu aparatlar için üretici firmaların (Türkiye’deki distribütör
veya şirketlerinin) belli bir bedel ödemeleri gibi nedenlerle, talepte bulunulması
halinde bedeli mukabilinde satılmasının veya kiralanmasının makul olacağı ve
uygulanacak fiyat ve diğer şartların ayrımcı olmayacak şekilde ve maliyet esaslı
tespit edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dikkat edilmesi gereken husus, bu
aparatlar için istenen fiyat ve öngörülen şartların, karşı tarafı talepten vazgeçirecek
boyutta zorlayıcı olmaması gerektiğidir. Bu cihazların karşı tarafa temininin süresi ise; 660
aparatların istendiği an temin edilmesinin güçlüğü sebebiyle makul bir süre olarak
düşünülen üç gün olarak belirlenmiş ve bunların verilmesi yine yukarıda belirtilen
yazılı talep şartına bağlanmıştır.
Kurul Kararı’nda bu aparatların kiralanması öngörülüyor olmakla birlikte, üretici firma
tarafından makul gerekçeler ileri sürülerek bunun mümkün olmadığının kanıtlanması
durumunda ya da bunları talep eden müşteri ve/veya teknik servis firmasının talebi
halinde bu aparatların satın alınması olanağı tanınmalıdır. Satış fiyatının
belirlenmesinde de yukarıda kiralamaya ilişkin yer verilen hususlar dikkate
alınmalıdır.
Üzerinde durulması gereken bir diğer husus, talep halinde temin edilmesi 670
yükümlülüğü getirilen şifre ve erişim aparatlarının sadece bakım ve onarım hizmeti
kapsamında cihazların teknik servis bölümüne erişim için zorunlu olan, yokluğunda
tamir ve bakım yapılamayan şifre ve aparatlar olduğudur. Üretici firmalar tarafından
geliştirilen ve cihazlara erişim için şart olmayan, kolaylaştırıcı yazılımları edinmek için
09-07/128-39
16
yapılan taleplere cevap verilip verilmemesi ve bunun koşulları, rakipler ve müşteriler
arasında objektif kriterlere dayanmayan ayrımcılık yapılmaması genel kuralı dışında,
üreticinin inisiyatifine bırakılmaktadır. Ancak esasen tamir/bakım için gerekli olan
yazılımları kolaylaştırıcı yazılım kapsamına alınarak vermekten imtina etmek Kurul
Kararı’na uymamak anlamını taşıyacaktır.
Ayrıca, yukarıda yer verilen hususların etkin sonuç doğurması açısından, müşterilerin 680
Kurul Kararı’nda getirilen yükümlülükler hakkında bilgilendirilmesi önemli bir konudur.
Sektörde faaliyet gösteren üretici firmaların bu konuya hassasiyet göstermeleri
gerekmektedir.
Kurul Kararı’nda belirtilen ve ilgili pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin uymaları
gereken yükümlülükler içerisinde yer verilen sürelere uymak esas olmakla birlikte,
tarafların haklı mazeretlerine dayanan veya mücbir sebepler dolayısıyla bu sürelerin
aşıldığı durumlar Kurul Kararı’nın ihlali anlamına gelmeyecektir. Ancak bu gibi
durumlarda gerekçenin objektif, makul ve delillendirilebilir olmasına özel ehemmiyet
verilmelidir.
J. SONUÇ 690
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
Tıbbi görüntüleme ve teşhis pazarında faaliyet gösteren teşebbüsler tarafından;
1. Tıbbi cihazların garanti sürelerinin bitiminden sonra, cihazları satın alan
müşterilerin yazılı talepte bulunması veya bu yazılı talepleri müşterilerden
alan teknik servislerin yazılı başvuruda bulunması durumunda, cihazlara
ilişkin şifrelerin veya bu anlama gelecek her türlü dahili sistemin firmalar
tarafından mücbir sebepler haricinde, çalışma günlerinde olmak kaydıyla,
24 (yirmidört) saat içerisinde ücretsiz olarak temin edilmesi,
2. Cihaz harici takılan ve anılan cihazlara ilişkin teknik servis verilmesine
olanak sağlayan aparatlar/cihazların, müşterilerin yazılı talepte bulunması 700
veya bu yazılı talepleri müşterilerden alan teknik servislerin yazılı
başvuruda bulunması durumunda, talep anından itibaren en çok 3 (üç) gün
içerisinde müşteriye tesliminin yapılması,
3. Bu aparatlara ilişkin kiralama ücretlerinin, ayrımcı olmayacak şekilde ve
aparatın maliyetiyle orantılı bir biçimde belirlenmesi,
4. Cihazların ilk satımı aşamasında yukarıda yer verilen hususlar konusunda
müşterilerin yazılı olarak bilgilendirilmesi,
5. Tıbbi cihazların, son 3 (üç) yıllık satış verilerine dayanarak, en çok
kullanılan 100 (yüz) yedek parçanın güncel fiyat listelerinin Internet
ortamında herkesin ulaşabileceği şekilde ilan edilmesi, 710
6. Müşterilerden ve rakip servis sağlayıcılardan gelen yedek parça fiyat
taleplerinin en geç 3 (üç) işgünü içerisinde cevaplandırılması,
7. Yedek parça satışında rakip servis sağlayıcılara ve onların müşterilerine
yönelik, objektif kriterlere dayanmayan ayrımcı uygulamalar yapılmaması,
aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem
başlatılacağının söz konusu teşebbüslere bildirilmesi hususlarında aynı
Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş yazısı gönderilmesi için
Başkanlığa yetki verilmesine
09-07/128-39
17
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 720
Full & Egal Universal Law Academy