Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-4-244 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-09/185-55
Karar Tarihi : 5.3.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : Orçun SENYÜCEL, Recep GÜNDÜZ
C. ŞİKAYET EDEN : - Dekor Glass Dekoratif Cam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Kültür Mh. İsmet İnönü Blv. 4314 Sk. Hilal Kemal Apt.
K:2/3 Mersin
- Antes Elektronik San. Tic. Ltd. Şti.
Peykhane Cd. No:48 Sultanahmet/İstanbul 20
D. ŞİKAYET EDİLEN: - Ünsped Global Lojistik Ticaret A.Ş.
Ambarlar Cd. 6/B Blk. K:3 Zeytinburnu/İstanbul
- IBTL Uluslararası Taşımacılık ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
Adil Mh. Demokrasi Cd. No:19 Sultanbeyli/İstanbul
- Mas Taşımacılık ve Dağıtım Sistemleri A.Ş.
6. Bölge 16. Cd. No:215 Hadımköy Yolu Üzeri
Büyükçekmece/İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Yurt dışından C.I.F. yöntemi ile ithal edilen malların 30
taşıyıcı firmalar tarafından getirildikleri limanlarda özel antrepolara
aktarılması ve sunulan gümrük ve depolama işlemlerinden fahiş bedeller
talep edilmesi suretiyle ithalatçı firmaların zarara uğratıldıkları iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde; Mersin’de faaliyet gösteren
şikayetçinin CIF yöntemi ile Mersin Limanı’na teslim edilmek üzere mal ithalatı
gerçekleştirmek istediği, ancak taşımacılık hizmetini gerçekleştiren IBTL
Uluslararası Taşımacılık ve Dış Ticaret Ltd. Şti. (IBTL)’nin söz konusu malı
İstanbul Ambarlı Limanı’na getirdiği; burada malın gemi aktarım ve ordino
işlemlerinin Ünsped Global Lojistik Tic. A.Ş. (Ünsped) tarafından 40
tamamlanmasının ardından, malların izin alınmaksızın IBTL tarafından Mas
Taşımacılık ve Dağıtım Sistemleri A.Ş. (Mas Antrepo)’ye ait antrepolara
konulduğu belirtilmiştir. Şikayetçi, bu uygulamalar sonucunda aşırı fiyatlardan
antrepo hizmeti almak zorunda bırakıldıklarını iddia etmektedir. Dosya konusu
09-09/185-55
2
inceleme bakımından şikayetin esas noktasını, taşımacılık işlemlerini
gerçekleştiren firmalar ile antrepo hizmeti sunan firmalar arasında
gerçekleştirildiği iddia edilen anlaşmanın aşırı fiyatlara yol açtığı iddiası
oluşturmaktadır.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 22.10.2008 tarih ve 6875 sayı ile giren 50
başvuru üzerine hazırlanan 24.11.2008 tarih ve 2008-4-244/İİ-08-MH sayılı İlk
İnceleme Raporu, 4.12.2008 tarih ve 08–69 sayılı Kurul toplantısında
görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6.
maddelerinin ihlaline ilişkin bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının
belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma
yapılmasına 08-69/1130-M sayı ile karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 26.2.2009 tarih ve 2008-4-244/ÖA-09-OS sayılı
Önaraştırma Raporu 27.2.2009 tarih ve REK.0.08.00.00-110/64 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 09-09 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
60
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; IBTL, Mas ve Ünsped’in 4054 sayılı
Kanun’u ihlal ettikleri iddialarına ilişkin olarak herhangi bir ihlal tespit edilemediği
ve bu nedenle adı geçen teşebbüsler hakkında soruşturma açılmasına gerek
bulunmadığı görüşüne yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı 70
Artan Dünya ticaret hacmi günümüzde farklı taşıma yöntemlerinin birlikte
kullanılması ihtiyacını doğurmaktadır. Bu ihtiyaca cevap veren ve günümüzde
yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biri de taşıma işleri organizatörlüğü ve bu
alanda faaliyet gösteren taşıma işleri organizatörleridir (Freight Forwarders).
Uluslararası Taşıma İşleri Organizatörleri Birliği FIATA ve Avrupa Taşıma İşleri
Organizatörleri, Nakliye, Lojistik ve Gümrük Hizmetleri Birliği CLECAT’ın
üzerinde uzlaşmaya vardığı tanım çerçevesinde taşıma işleri organizatörleri; bir
veya daha fazla taşıma türü kullanarak taşıma işlemlerini gerçekleştiren; bu
taşımaya ilişkin konsolidasyon, depolama, elleçleme, paketleme, eşyanın
gümrük işlemlerinin yapılması, sigortalanması, kıymetli evrakının hazırlanması 80
ve ödemenin tahsilatı gibi işlemleri yürüten firmalardır. Bu firmaların en belirgin
özelliklerinden biri kendilerine ait taşıma araçlarının bulunmaması buna karşın
gemi, tır, tren ve uçak ya da birbiri ardına bunlardan birkaçını acentelik veya
hizmet satın alım yönetimi ile kullanarak taşımaların organizasyonunu
gerçekleştirmeleridir.
Öte yandan, dünya uygulamalarında, taşıma işleri organizatörlerinin dikey
bütünleşik yapı içinde hareket ettikleri, yani taşıma işlemlerinin gerçekleştirilmesi
09-09/185-55
3
kadar, taşınan eşyanın depolanması ve beraberinde gümrük işlemlerinin
sunulması gibi faaliyetlerde de bulundukları görülmektedir.
4925 sayılı “Karayolu Taşıma Kanunu” kapsamında çıkarılan ve 19.11.2006 tarih 90
ve 26351 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin
getirdiği düzenlemeye göre, uluslararası lojistik ve kargo taşımacılığı alanında
faaliyet gösteren firmalar ile taşıma işleri organizatörleri arasındaki fark, lojistik
ve kargo firmalarının mevzuattan kaynaklanan kendi araçlarına sahip olma
zorunluluğunun bulunmasıdır. Taşıma işleri organizatörlerinin sundukları
hizmetin niteliği, kendi araçlarına sahip olmayı gerektirmemektedir.
Taşıma işleri organizatörleri ile taşıma faaliyeti gerçekleştiren diğer firmalar
arasındaki bu fark karayolu taşımacılığında olduğu kadar, havayolu, demiryolu
ve denizyolu taşımacılığı için de geçerlidir. Örneğin, dünyanın farklı ülkelerindeki
limanlar arasındaki hatlarda faaliyet gösteren düzenli hat taşıyıcıları kendi 100
gemileri ile belirli bir program dahilinde taşıma gerçekleştirirken; taşıma işleri
organizatörleri ise düzenli hat taşıyıcılarından ve diğer armatörlerden -çoğu
zaman acentelik sözleşmesi çerçevesinde- aldıkları hizmetleri müşterilerine
satmaktadırlar.
Taşıma işleri organizatörlerinin bu özellikleri göz önüne alındığında, belli bir araç
veya taşıma yöntemine bağlı kalmaksızın tüm taşıma alternatiflerini esnek bir
biçimde kullanabildiklerini, bununla diğer taşıma işlemi gerçekleştiren firmalardan
ayrıldıklarını söylemek mümkündür. Öte yandan taşıma işleri organizatörleri
malın taşınması olduğu kadar depolanması ve gümrük formaliteleri gibi diğer
işlemleri de gerçekleştirmektedirler. 110
Bu hususlarla birlikte, dosya kapsamındaki firmaların kendilerine ait taşıma
araçları olmadan benzer işlemleri gerçekleştirmeleri de göz önünde
bulundurularak, ilgili ürün pazarı “taşıma işleri organizatörlüğü pazarı” olarak
tanımlanmıştır.
Öte yandan şikâyet edilen konulardan bir diğeri ise, limanlara getirilen malların
ithalatçı firmanın onayı alınmaksızın taşımacı firma ile anlaşmalı olduğu iddia
edilen antrepolara taşınması ve bu hizmetler için aşırı fiyatlandırma yapılmasıdır.
Dolayısıyla dosya kapsamında ele alınması gereken bir diğer pazar “antrepo
hizmetleri pazarı”dır.
120
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Şikayete konu uygulamanın ülke genelindeki tüm limanlarda gerçekleşebilme
ihtimali göz önüne alındığında, taşıma işleri organizatörlüğü pazarı için coğrafi
pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, antrepo hizmetleri pazarı için,
mevcut işlem açısından önemli olmadığından, coğrafi pazar tanımı
yapılmamıştır.
I.2. Yapılan Tespitler ve Deliller
I.2.1. Sektöre İlişkin Bilgi
09-09/185-55
4
Dünya üzerinde gelişmiş ülkelerin tamamının entegre olduğu, günden güne 130
gelişen lojistik sektörü, Türkiye’de de 1980’lerle 1990’lı yıllar arasında kara,
hava, deniz, demiryolu ve kombine taşımacılık alanlarındaki yatırımlarla
altyapısını oluşturmuş ve 2000’li yıllarda atılıma geçmiştir. Özellikle son dönem
dış ticaret hacmindeki ciddi artış da göz önüne alındığında genel olarak
uluslararası taşımacılık sektörünün ve özel de ise taşıma işleri organizatörlerinin
öneminin ve iş hacminin arttığını söylemek mümkündür.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (ÜTİKAD) ve
Taşıma Organizatörleri Derneği (UTODER) verilerine göre, Türkiye pazarında
halihazırda taşıma işleri organizatörü olarak faaliyet gösteren yaklaşık 3.000
firma bulunmaktadır. Ancak, sektörde taşıma işleri organizatörlerinin uluslararası 140
taşımacılık alanındaki toplam pazar paylarına ya da firmaların ilgili pazardaki
pazar paylarına ilişkin sağlıklı veri bulunmamaktadır. Bununla birlikte, dosya
mevcudu bilgilere göre, sektörde pazar payı itibarıyla ilgili pazarın önemli bir
kısmını elinde bulunduran bir teşebbüs bulunmamaktadır.
I.2.2. İlgililerle Yapılan Görüşmeler
I.2.2.1. Ünsped Vekili ve Yetkilisi ile Yapılan Görüşme
Raportörlerin, Önaraştırma kapsamında yerinde inceleme yapılırken görüştükleri
Şirket Vekili ile Yetkilisi konu hakkında, 150
- Ünsped’in özellikle global taşımacılık alanındaki faaliyetlerini “Taşıma İşleri
Organizatörü” firma olarak yürüttüğünü; halen Dünya genelinde faaliyet gösteren
30’dan fazla firmanın acenteliğini yaptığını;
- IBTL firması ile herhangi bir iktisadi ortaklık veya organik bağlarının
bulunmadığını; bununla birlikte, dünya genelinde gerçekleştirilen bazı taşıma
operasyonlarında acentelik bağlantılarının o bölgede güçlü olup olmamasına
göre çok sınırlı olsa da işbirliği yaptıklarını; ancak genel olarak her iki firmanın
taşıma işleri organizatörü ve acente firma olarak faaliyet gösteren rakip firmalar
olduğunu;
- IBTL firmasının özellikle Uzakdoğu’dan gelen mallarda karşı taraftaki 160
firmalardan navlun bedeli talep etmediği, Türk limanlarına getirdiği mallardan ise
fahiş tutarlarda navlun, ordino ve antrepo bedelleri talep ettiği yönünde duyumlar
aldıklarını; IBTL’nin gerçekleştirdiği bazı taşıma operasyonlarında, Ünsped’in
acenteliğini yaptığı yurt dışı firmalarının, mallarını IBTL aracılığıyla Türkiye’ye
taşımaları sonucu, kendilerinin yasal olarak ordino işlemleri düzenleme
mükellefiyetinin doğduğunu; Ünsped’in uygulandığı iddia edilen fahiş fiyatlarla
hiçbir ilgisinin bulunmadığını; söz konusu fiyatların IBTL tarafından uygulan
fiyatlar olduğunu; %90 oranında FOB olarak gerçekleşen Uzakdoğu
taşımacılığında IBTL’nin daha yoğun olarak faaliyet gösterdiğini;
- Taşıma işleri organizatörü firmalar, gemileri olmaksızın faaliyetlerini yürüttükleri 170
ve dolayısıyla pazar güçleri düzenli hat taşımacılığı yapan firmalarla ve/veya
müşterilerle yapılan sözleşmelere ve anlaşmalara bağlı olduğu için, pazar
09-09/185-55
5
paylarının çok önemli göstergeler olmadığını, yenilenen sözleşmelerle birlikte
pazar paylarının değiştiğini
ifade etmişlerdir.
I.2.2.2. IBTL Yetkilisi ile Yapılan Görüşme
Şirket yekilisi konuya ilişkin olarak, IBTL’nin gemi taşımacılığında taşıma işleri
organizatörü olarak faaliyet gösterdiğini; taşıma işleri organizatörü firmaların,
parsiyel taşımacılığın gerçekleştirildiği durumlarda, antreponun içinde bulunan
her malı müşterinin istediği ayrı limana veya antrepoya teslim edecek şekilde 180
gemiyi yönlendirme imkanlarının olmadığından, konteynır içindeki malı geminin
geldiği limana bağlı olarak ya kendi antrepolarına ya da anlaşmalı oldukları
antrepolara aktardıklarını; kendilerinin yurt dışından gemilerle gelen malları
ambarlı Limanı’nda anlaşmalı oldukları Mas Antrepo’ya, Haydarpaşa Limanı’nda
ise kendi antrepolarına aktardıklarını; anlaşmalı oldukları antreponun malın
hacmi ve antrepoda kalma süresine göre antrepo bedelini belirlediğini; öte
yandan, Gümrük Müsteşarlığı’nın ilgili mevzuatı uyarınca 2009 yılı başından
itibaren antrepoya gerçekleştirilecek aktarımlar için müşterinin izninin alındığını;
IBTL’nin gerçekleştirdiği taşıma işlemlerine başka taşıma işleri organizatörleri de
dahil olduğu zaman uygulanan antrepo bedelinin kendilerinin anlaşma yaptığı 190
fiyatın üzerinde gerçekleşebildiğini; öte yandan, devlete ait antrepolarda
maksimum 45 gün bekleme hakkına sahip olunduğu, buna karşın bazı
müşterilerin daha uzun süre bekletme ihtimali olduğundan özel antrepoları tercih
ettiklerini; IBTL’nin Türkiye taşıma işleri organizatörlüğü pazarındaki payının
%(…)’un altında olduğunu belirtmiştir.
I.2.3. İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü’nün Düzenlemesi
Raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde, taşıma işleri organizatörü firmaların
ithalatçı firmanın bilgisi haricinde eşyanın üzerinde tasarrufta bulunduğuna ilişkin
benzer şikayetlerin artması üzerine, Gümrük Müsteşarlığı İstanbul Gümrük ve 200
Muhafaza Başmüdürlüğü tarafından 5.1.2009 tarihinde bir Başmüdürlük Emri’nin
yayımlandığı tespit edilmiştir. Söz konusu Başmüdürlük Emri’nin inceleme
kapsamında önemli olan başlıca ifadeleri aşağıdaki şekildedir:
“… FİATA ve CLECAT tarafından uzlaşmaya varılan tanıma göre Forwarder
Firmaların gerçekleştirilen taşımaya ilişkin konsolidasyon, depolama, elleçleme,
paketleme veya dağıtım olduğu kadar, ilave işlemler ve danışmanlık dahil tüm
hizmetler ile eşyanın gümrük beyanının yapılması, sigortalanması, kıymetli
evrakının hazırlanması ve ödemenin tahsilatı gibi işlemleri de kapsayan
hizmetler zinciri adı altındaki lojistik hizmetleri verebilecekleri mütalaa edilmekle
birlikte, bu hizmetlerin verilebilmesi için hizmet verdikleri şahsi veya tüzel 210
kişiliklerin de (gerçekleştirilen taşımalar üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişiler)
söz konusu şirketleri bu konuda yetkilendirmiş olmalarının da yasal bir zorunluluk
olduğu düşünülmektedir.
Zira, dış ticaret işlemlerinin alıcı ile satıcının sözleşme yapması ile başlaması ve
sözleşmelerde tarafların yükümlülükleri ve haklarının kesin bir şarta bağlanması,
09-09/185-55
6
eşyanın bir yerden başka bir yere taşınmasında hangi tarafın ne yükümlülüğünün
olduğu ve bu yükümlülükler yerine gelmediği takdirde risklerin nasıl bölüşüleceği,
taşıma esnasında mallarda meydana gelebilecek kaybolma ve hasar riskinin
hangi tarafa ait olacağı gibi sorunların karşılıklarının yapılacak sözleşmelerde
açık olarak yer alması gerekmektedir.” 220
…
“.. uygulamada birliğin sağlanması, haksız kazanç ve suistimallerin önüne
geçilerek gümrük idarelerine mal edilmesi muhtemel bu tür sorunların önüne
geçilmesini teminen;
1- Deniz gümrük idarelerine konteyner veya dorse ile getirilerek Gümrük
Kanunu’nun 43. maddesinin 2. fıkrasına göre taşıyıcısı/forwarder firması
tarafından giriş özet beyanı verilen eşyanın komple yük olması halinde taşıyıcısı
tarafından aynı ya da farklı gümrük idarelerinin denetimindeki herhangi bir
antrepoya/geçici depolama yerine alınması taleplerinde teslim şekline göre alıcı
veya satıcının mutlak surette yazılı muvaffakatının gümrük idaresince aranması, 230
2- A) Deniz gümrük idarelerine konteyner ya da dorse ile getirilerek Gümrük
Kanunu’nun 43. maddesinin 2. fıkrasına göre taşıyıcısı/forwarder firması
tarafından giriş özet beyanı verilen eşyanın parsiyel yük olması halinde de
taşıyıcısı tarafından aynı ya da faklı gümrük idaresinin denetimindeki herhangi
bir antrepoya alınması taleplerinde teslim şekline göre alıcı veya satıcının mutlak
surette yazılı muvaffakatının gümrük idaresince aranması,
B) Parsiyel yükün bulunduğu konteynırda/dorsede alıcıların/ithalatçının
muvaffakatı veya müracaatı halinde taşıyıcısı ya da kendisi tarafından aynı ya da
farklı gümrük idaresinin denetimindeki herhangi bir antrepoya/geçici depolama
yerine alınması taleplerinin de münferit olarak karşılanması yönünde işlem 240
yapılması … gerekmektedir.”
J. GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK
İlk İnceleme raporu kapsamında değerlendirilen ilk şikâyetin konusu esas
itibariyle, yurt dışından ithal edilen mallarda CIF yöntemini kullanmak isteyen ve
satıcı ile bu malların Mersin Limanı’na teslim edilmesi şeklinde anlaşan ithalatçı
firmaların mallarını istedikleri limana getirtememeleri ve taşıma işlemini
gerçekleştiren acentenin anlaşmalı olduğu antrepodan yüksek fiyatlar üzerinden
antrepo hizmeti almak zorunda kalmalarından ibarettir. Kurum kayıtlarına daha
sonra geçen ikinci şikayette ise, şikayetçiler yine aynı acente vasıtası ile 250
gerçekleştirilen ithalat işlemlerinde işlemi gerçekleştiren acente ve acentenin
anlaşmalı olduğu antrepoya aşırı ordino ve antrepo bedelleri ödemek durumunda
kaldıklarını iddia etmektedirler.
Şikâyete konu olan IBTL ve Ünsped firmaları taşıma işleri organizatörü olarak
faaliyet göstermektedirler. Taşıma işleri organizatörü firmalar, taşıma hizmetini
bizzat gerçekleştirmemekte, hizmetin niteliğine göre bu hizmeti satın almakta
veya acenteliklerini gerçekleştirdikleri firmalar aracılığıyla gerçekleştirmektedirler.
Şikayetin esasını, yurt içindeki alıcı firmaların ithalatı -malın taşıma işlemleri ve
09-09/185-55
7
giderleri satıcı firmaya ait olan- CIF yoluyla yapmak istemeleri oluşturmaktadır.
Olayda, yurt dışında bulunan satıcı taşıma işlemi için IBTL ile anlaşmış; IBTL ise 260
Türkiye’deki acenteliğini Ünsped’in yapmış olduğu bir taşıyıcı firma ile malların
Ambarlı Limanı’na getirilmesini sağlamıştır. Ordino işlemleri Ünsped tarafından
gerçekleştirilen mal, IBTL tarafından gümrük ve aktarım işlemleri tamamlanana
kadar anlaşmalı olduğu Mas Antrepoya ait antrepolara yerleştirilmiştir. Bu
bağlamda, Ünsped’in sadece ordino işlemlerini gerçekleştirdiği, dolayısıyla
şikayetin esaslı unsurlarından olmayan bu uygulamanın inceleme kapsamında
ele alınamayacağı anlaşılmıştır.
IBTL ve Mas Antrepo’ya ilişkin şikayetler göz önüne alındığında ise, bu
uygulamalara ilişkin 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilecek iki
temel iddia bulunduğu görülmektedir: i) Taşıma işleri organizasyonu hizmeti ile 270
antrepo hizmeti arasında rekabet ihlali anlamında bir bağlama ilişkisi; ii)
Hizmetlerin sunumunda aşırı fiyat uygulaması .
Literatürde bağlama anlaşmaları en genel anlamıyla satıcı konumundaki bir
teşebbüsün, bir mal veya hizmetin satımını, alıcının başka bir mal veya hizmeti
de alması koşuluna bağlayarak yaptığı anlaşmalardır. Bağlama anlaşmalarının
en önemli sakıncası, bir pazarda yüksek pazar gücü veya başka yollarla hakim
durumda olan firmanın, bu gücünü diğer pazarlara genişleterek o pazardaki
rekabeti engellemesi olarak bilinen “Kaldıraç Etkisi”dir. Ancak hemen belirtmek
gerekir ki, rekabet hukukunda teşebbüsler arasında belirli mal veya hizmetlerin
birlikte sunulmasını içeren her anlaşma bir rekabet ihlali olarak 280
değerlendirilemez. Bağlama anlaşmalarının bir rekabet ihlali teşkil edebilmeleri
için üç önemli koşulu sağlamaları gerekmektedir. Bu koşullar şunlardır: (a) Bir
ürünün alımını başka bir ürünün alımına bağlayan satış yada anlaşmanın varlığı,
(b) İki ayrı ürünün varlığı, (c) Bağlayan ürün pazarında, bağlanan ürün
pazarındaki rekabeti hissedilir derecede sınırlayacak ölçüde ekonomik güce
sahip olmak.
Öte yandan 4054 sayılı Kanun’da bağlama anlaşmaları hem teşebbüsler arası
rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve kararların düzenlendiği 4. madde
kapsamında, hem de hakim durumun kötüye kullanılmasının düzenlendiği 6.
madde kapsamında düzenlenmiştir. Dolayısıyla dosya kapsamındaki yurt 290
içindeki alıcının CIF yöntemi ile mal ithalatı gerçekleştirdiğinde yurt dışındaki
firmanın acente seçimine karışamadığı, taşımayı gerçekleştiren IBTL firmasının
da gümrük işlemlerinden sonra anlaşmalı olduğu antrepoya yükü aktarması
nedeniyle bu antrepodan aşırı fiyatlarla hizmet almak durumunda kaldığı
iddiasının bir bağlama anlaşması mahiyetinde olup olmadığı Kanun’un ilgili
hükümleri ve yukarıdaki koşular bakımından değerlendirilmiştir.
Esasen, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin, rekabeti sınırlayıcı anlaşma,
uyumlu eylem ve kararların örnekleyici olarak sıralandığı ikinci fıkrasının (f)
bendinde “Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya
hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması 300
veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin
diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da
09-09/185-55
8
arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi”
örneği aracılığıyla bağlama anlaşmaları da kapsanmıştır. Yukarda da ifade
edildiği gibi, her ne kadar bağlama anlaşmaları belirli bir pazar gücü ve kaldıraç
etkisi temelinde ele alınsa da, mehaz mevzuat olan Roma Anlaşması’nın 81.
maddesindeki benzer düzenleme ile birlikte düşünüldüğünde, bu hükmün asıl
amacının, bir anlaşmanın yapılmasını anlaşma ile ticari teamül ve nitelik
bakımından ilgisi bulunmayan yükümlülüklerin de karşı tarafça kabul edilmesine
bağlanmasını engellemek olduğu açıktır. Dosya konusu şikayette, aşırı fiyat 310
iddiası ayrıca değerlendirilmek üzere ayrı tutulduğunda, taşımacılık ve antrepo
hizmetlerinin birlikte sunulmasının ticari teamül ve nitelik bakımından ilgisi
bulunmadığının iddia edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, inceleme kapsamında IBTL ile Mas Antrepo arasında akdedilen ve
herhangi bir münhasırlık hükmü içermeyen sözleşme dikey bir ilişki çerçevesinde
ele alınabilir. Bilindiği gibi 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nde dikey anlaşmalar, üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya
hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar olarak
düzenlenmiştir. Söz konusu Tebliğ’de, sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal 320
veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması halinde
bu neviden anlaşmalara muafiyet sağlanmıştır. Taşıma işleri organizatörlüğü
pazarında 3000 civarında firma faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte IBTL
tutulan tutanakta ilgili ürün pazarındaki pazar payının %(…)’un altında olduğunu
beyan etmiştir. Dolayısıyla, şikayete konu firmanın bu düşük pazar payı da göz
önüne alındığında taraflar arasındaki ilişki %40 pazar payı eşiği bulunan 2002/2
sayılı Tebliğ’in sağladığı muafiyetten yararlanabileceği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, günümüzde deniz yolu taşımacılığı büyük oranda konteynırlarla
gerçekleştirilmektedir. Taşınılan emtianın büyüklüğüne göre bir konteynırın
içinde sadece bir alıcıya ait mal olabileceği gibi, birden fazla alıcıya ait malların 330
bulunması (parsiyel taşımacılık) da söz konusu olabilmektedir. IBTL temsilcileri
tarafından, taşıma işleri organizatörü firmaların, parsiyel taşımacılığın
gerçekleştirildiği durumlarda, antreponun içinde bulunan her malı müşterinin
istediği ayrı limana veya antrepoya teslim edecek şekilde gemiyi yönlendirme
imkanlarının olmadığı, bu nedenle konteynır içindeki malı geminin geldiği limana
bağlı olarak ya kendi antrepolarına ya da anlaşmalı oldukları antrepolara
aktardıkları belirtilmiştir. Dolayısıyla, firmalar açısından operasyonel ve iktisadi
anlamda maliyet avantajı yaratacak bu uygulamanın bağlama anlaşması
çerçevesinde bir rekabet ihlali olarak nitelendirilemeyeceği, taraflar arasında
hizmetin niteliğine veya bedeline ilişkin çıkacak anlaşmazlıkların ise özel hukuk 340
veya idari düzenlemeler çerçevesinde ele alınması gerektiği neticesine
varılmıştır. Nitekim, konuya ilişkin önaraştırma kararının alınmasının ardından
5.1.2009 tarihli Gümrük Müsteşarlığı İstanbul Gümrük ve Muhafaza
Başmüdürlüğü tarafından yayımlanan düzenleme, genel hatları ile taşıma işleri
organizatörleri firmalara taşınan eşya üzerinde gerçekleştirecekleri tasarruflar
için alıcının onayını alma zorunluluğunu getirmektedir.
09-09/185-55
9
Bağlama anlaşmaları, 4054 sayılı Kanun’un “Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması”nı düzenleyen 6. maddesinin (c) bendinde de düzenlenmiştir. Bu
maddede, hakim durumdaki bir teşebbüsün bağlama uygulamasında bulunması
ya da herhangi bir bağlama kaydı dayatmasının 6. madde anlamında ihlal 350
oluşturacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Literatürde bağlama anlaşmalarına
ilişkin “bağlayan ürüne ilişkin rekabeti hissedilir ölçüde etkileyecek ekonomik
güç” ilkesi bu madde kapsamında açıkça “hakim durum” olarak düzenlenmiştir.
Dolayısıyla, şikayet kapsamında bağlayan ürün olan taşıma işleri organizasyonu
hizmetleri pazarında IBTL’nin hakim durumda olup olmadığı incelenmiştir.
Hakim durum analizinde başkaca faktörler de göz önüne alınmakla birlikte, en
önemli gösterge pazar payıdır. Fakat, taşıma işleri organizatörlüğü ilgili ürün
pazarında pazar paylarını ortaya koyacak veriler mevcut değildir. Bununla
birlikte:
i) Sektörde yaklaşık 3.000 teşebbüsün faaliyet gösterdiği, ciddi bir giriş engelinin 360
olmadığı, pazar payları yapılan acentelik sözleşmelerine bağlı olduğu için pazar
paylarının değişken bir yapı sergilediği görülmektedir.
ii) IBTL’nin ve aynı iktisadi bütünlük içinde bulunduğu IBT Uluslararası Nakliyat
ve Tic. Ltd. Şti. ile IBT Lojistik Uluslararası Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti’nin 2007 ve
2008 yılları için toplam ciroları ve bu ciroların içinde taşıma işleri organizatörlüğü
faaliyetlerinden elde ettikleri ciro rakamları şu şekildedir:
Tablo: 2007 yılı ciro rakamları
Firma 2007 yılı ciro 2007 TİO ciro 2008 ciro 2008 TİO ciro
IBTL (…...)* (……) (……) (Hesaplanamamıştır)
IBT Ulus. Nak.
(……) (……) (……) (……)
IBT Lojistik
(……) (……) (……)
(Hesaplanamamıştır)
*IBTL’nin, 2007 yılı sonunda kurulması nedeniyle, anılan yıla ait cirosu bulunmamaktadır.
Söz konusu firmaların 2007 yılına ait taşıma işleri organizatörlüğü
faaliyetlerinden elde ettikleri toplam cironun (…….…..) TL. olması ve 2008 yılı 370
için taşıma işleri organizatörlüğünden elde edilen cirolar ayrıştırılamasa bile
teşebbüs tarafından pazar paylarının %(…)’un altında olduğunun beyan edilmesi
hususları birlikte düşünüldüğünde IBTL’nin veya aynı iktisadi bütünlük içinde
bulunulan firmaların hakim durumda olmadıklarının kabul edilebileceği kanaatine
varılmıştır. Dolayısıyla hakim durumda olmayan bir firmanın Kanun’un 6.
maddesini ihlal etmesi mümkün değildir.
Aşırı fiyat iddiaları ise sadece, Hakim Durumun Kötüye Kullanılmasını
düzenleyen 6. maddesi çerçevesinde ele alınabilecek bir konudur. Bir başka
ifade ile aşırı fiyat, hakim durumun varlığı ve bunun sömürücü kötüye kullanımı
hallerinde 4054 sayılı Kanun kapsamında bir rekabet ihlali olarak 380
değerlendirilebilecektir. Ancak, IBTL hakim durumda olmadığından, aşırı fiyat
09-09/185-55
10
iddiaları nedeniyle 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem
yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
K. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara ilişkin
olarak Ünsped Global Lojistik Tic. A.Ş., IBTL Uluslararası Taşımacılık ve Dış
Ticaret Ltd. Şti. ve Mas Taşımacılık ve Dağıtım Sistemleri A.Ş. hakkında 4054
sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına, 390
şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy