Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-2-47 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-22/461-116
Karar Tarihi : 13.5.2009
A.TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan :Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.) 10
Üyeler :Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail
Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA
B. RAPORTÖRLER : Adnan AKGÜN, Sinan ÇÖRÜŞ
C. ŞİKAYET EDEN : - Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanlığı
Sahabiye Mah. Otağ Sok. No:30 Kocasinan/Kayseri
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA 20
YAPILANLAR : - Clear Channel Tanıtım ve İletişim A.Ş.
Palanga Cad. No: 24 34347 Ortaköy/İstanbul
- Pozitif Medya Tanıtım ve İletişim Tic. Ltd. Şti
Sivas Caddesi 15/8 Güneş Apt. Kat : 3 Kocasinan/Kayseri
E. DOSYA KONUSU: Kayseri il merkezinde konumlandırılmış billboardlara
reklam verilmesi için yetkili firma olan Clear Channel Tanıtım ve İletişim A.Ş.’nin
ve bu firmanın Kayseri şubesi olan Pozitif Medya Tanıtım ve İletişim Tic. Ltd.
Şti’nin alıcılar arasında ayrımcılık ve aşırı fiyatlandırma yaparak haksız kazanç 30
elde ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanlığı (MHP Kayseri il
Başkanlığı) tarafından yapılan şikayette özetle;
– 29 Mart Seçimleri ile ilgili olarak Kayseri İl Merkezinde şehrin muhtelif noktalarında
konuşlandırılmış olan billboardlara ilan verilmesi için yetkili firma olan Clear
Channel Tanıtım ve İletişim A.Ş.’den (Clear Channel) kendilerine fiyat teklifi
verilmesinin istendiği,
– Söz konusu kuruluşun Kayseri bayisi konumundaki Pozitif Medya Tanıtım ve
İletişim Tic. ve Ltd. Şti. (Pozitif Medya) tarafından kullanım tarihleri ve ödeme 40
planını içerir bir teklifin kendilerine geçildiği,
– Ancak, söz konusu teklif incelendiğinde; istenilen ücretin piyasa rayiç değerinin çok
üzerinde olduğunun ve ilgili şirketlere haksız kazanç sağladığının görüleceği,
ayrıca, fiyatların standart olarak belirlenmediği, kişiye ve zümreye yönelik farklı ve
adaletsiz bir şekilde tespit edildiği, firmaların partilere ve adaylara göre farklı bir
tablo sundukları, bu durumun da haksız rekabet doğurduğu
iddia edilerek gereğinin yapılması talep edilmektedir
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 04.03.2009 tarih ve 1604 sayı ile intikal
eden başvuru üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda düzenlenen, 6.4.2009 tarih 50
ve 2009-2-47/İİ-09-AA sayılı İlk İnceleme Raporu, 13.4.2009 tarih ve 09-14 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek önaraştırma açılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine
yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 7.5.2009 tarih, 2009-2-47/ÖA-09-AA sayılı
Önaraştırma Raporu, 8.5.2009 tarih ve REK.0.06.00.00-110/132 sayılı Başkanlık
önergesi ile 13.5.2009 tarih ve 09-22 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda, Clear Channel Tanıtım ve İletişim
A.Ş. ile Pozitif Medya Tanıtım ve İletişim Tic. Ltd. Şti. aleyhine olarak ayrımcılık ve
aşırı fiyatlandırma yapmak suretiyle rekabeti engelledikleri iddiasına ilişkin soruşturma
açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir. 60
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Ürün Pazarı
Şikayetçi tarafından öne sürülen iddiaların temel olarak eşit konumdaki alıcılar
arasında ayrımcı uygulamalara gidilmesi ve aşırı fiyatlandırma yapılması olarak ikiye
ayrıldığı dikkat çekmektedir.
Şikayet konusu uygulamalara ilişkin rekabet hukuku çerçevesinde yapılacak bir
değerlendirmede, şikayet edilen teşebbüsün piyasadaki gücünün ortaya konabilmesi
ve bu teşebbüsün hakim durumda olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından ilgili
ürün pazarının tanımlanması önem kazanmaktadır.
Öte yandan, Rekabet Kurulu tarafından yayınlanan 10.1.2008 tarih ve 08-04/56-M 70
sayılı İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. maddesinde: “…Ancak
inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif pazar
tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm
tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu olmuyorsa pazar tanımı
yapılmayabilir” ifadesi yer almaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi hakim durumda bulunmayı değil, hakim durumun
kötüye kullanılmasını yasakladığından bir teşebbüsün tek taraflı bir uygulamasına
ilişkin bu madde kapsamında yapılacak bir değerlendirme çerçevesinde söz konusu
teşebbüsün hakim durumda olup olmadığının yanı sıra söz konusu uygulamanın bir
kötüye kullanma teşkil edip etmediği de ortaya konulmalıdır. 80
Bu nedenle ilgili kılavuz maddesi gereğince dosya kapsamında bir ilgili ürün pazarı
tanımı yapılmadan şikayet konusu uygulamaların rekabet hukuku açısından
değerlendirilmesine yer verilecektir.
I.2. Değerlendirme
I.2.1. Şikayet Konusu Fiyatlandırma Politikasına İlişkin Değerlendirme
Şikayetçi tarafından şikâyet dilekçesinin ekleri olarak bahse konu firmaların MHP
Kayseri İl Başkanlığı’na sundukları teklif yazıları ile piyasaya ve diğer partilere
verdikleri bilgi ve teklif yazıları Kurumumuz dikkatine sunulmuştur. Pozitif Medya
tarafından piyasaya yönelik bir bilgilendirme metni olarak hazırlandığı anlaşılan
metinde aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir: 90
“Kayseri Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçersisinde billboard reklamları
Clear Channel Tanıtım ve İletişim A.Ş. tarafından işletilmektedir. Clear
Channel İstanbul merkezli, yabancı ortaklı bir firma olup ülkemizde Açık
hava Reklamcılığına birçok yenilik ve faydalar getirmiştir… …Çok yakında
faaliyete geçecek Kayseri Raylı Sistem güzergahında konuşlandırılacak
peronlardaki reklam araçları (durak, CLP1, Megalight vb.) yine Clear
Channel tarafından yapılmakta ve reklam hakları işletilmektedir. Kayseri
ışıklı billboardlarının ve Raylı Sistem reklamlarının yerel işletmeciğini Pozitif
Medya Ltd. Şti. Clear Channel adına yürütmekte ve sizlere en iyi hizmeti
vermeyi amaçlamaktadır.” 100
Metnin devamında Kayseri’de 330 adet billboardun şehrin 71 farklı yerinde
konuşlandırıldığı bilgisi yer almaktadır. Bu reklam panolarının kullanımına ilişkin olarak
ise;
“Kayseri ışıklı billboardları haftalık kira bedeli 260 TL + KDV / adet’tir.”
ifadelerine yer verilmiştir. Şikayetçiye gönderildiği anlaşılan, fiyat ve kullanım
koşullarını içeren teklife aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 1 – Şikâyet dilekçesinde yer alan fiyat teklifi
İl Reklam Alanı
Reklam
Yüzü
Adedi
Süre Kiralama Dönemi
4 Günlük
Kiralama
Dönemi
20 Günlük
Kiralama
Bedeli
Toplam
Bedel
Kayseri
Billboard
(7m2)
35 4 gün x 5 Dönem
09/3/2009
-
28/3/2009
500 TL /
adet +
KDV
2500 TL
/adet
+KDV
87500 TL
+KDV
Teklifin altında yer alan ifadelere bakıldığında ise aşağıdaki bilgilere yer verildiği
gözlemlenmektedir.
“Fiyatlar Yüksek Seçim Kurulu’na bildirilmiş tutarlardır.” 110
Şikayetçiye bildirilen fiyatla, ne zaman yapıldığı belli olmasa da kamuoyuna duyuru
şeklinde yapıldığı anlaşılan fiyatlar mukayese edildiğinde, haftalık kullanım ücreti
olarak belirlenen 260 TL + KDV’nin günlük olarak 37,14 TL + KDV, şikayetçiye 4
günlük kullanım için bildirilen 500 TL + KDV’nin ise günlük olarak 125 TL + KDV’lik bir
tutara karşılık geldiği anlaşılmaktadır2.
I.2.2. Fiyatlandırmada Ayrımcılık Yapıldığına İlişkin Değerlendirme
Şikâyetçi, ilk olarak MHP Kayseri İl Başkanlığı’na teklif edilen fiyatların diğer partilere
teklif edilen fiyatlardan farklı olduğunu iddia etmektedir.
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) “Seçim Döneminde Uygulanacak Propaganda
Yasakları”na ilişkin 2008/341 sayılı kararında 120
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 127. ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile
Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un 8.
maddeleri gereği yapılacak olan mahalli idareler seçimlerinin başlangıç
tarihi 01 Ocak 2009 Perşembe günü ve bu seçimlerde seçim
propagandasının başlangıç tarihi ise 19 Mart 2009 Perşembe günüdür.
Anayasa’nın 79 uncu maddesiyle; seçimlerin başlamasından bitimine
kadar, seçimin düzen içinde yönetilmesi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün
işlemleri yapma ve yaptırma seçim süresince ve seçimden sonra seçim
konuları ile ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin
karara bağlama görev ve yetkisi Yüksek Seçim Kuruluna verilmiş, anılan 130
1 Raket olarak da bilinen 118x175 cm boyutlarındaki billboardlara görece daha ufak olan reklam panolarını ifade
etmektedir.
2 İki fiyat arasında yaklaşık %236’lık bir fark bulunmaktadır.
madde diğer seçim kurullarının görev ve yetkilerinin de kanunla
düzenleneceğini hüküm altına almıştır.
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında
Kanunun 20 nci maddesiyle de, ilçe çevresinde seçimin düzenle
yürütülmesini sağlamak için gereken bütün tedbirleri alma yetki ve görevi
ilçe seçim kurullarına verildiğinden, seçim sürecinin başlaması ile oy verme
gününe kadar bütün ilgililerce uyulması gereken seçim yasaklarının
belirlenmesi gerekmektedir.
298 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinde; propaganda serbestliği ve
süresinin, oy verme gününden önceki onuncu gün olduğu belirtilmiş, bu 140
serbestlik ve süreye getirilen sınırlamalar da yine 49 ila 66. maddeleri
arasında düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede oy verme gününden önceki
on gün içinde açık ve kapalı yerlerde yapılacak propagandalara ilişkin ilçe
seçim kurullarının görevleri gösterilmiştir. 298 sayılı Kanunun değişik 56 ncı
maddesinde, hoparlörle propagandanın seçim takviminin başlangıcından
itibaren seçim propagandasının sona erdiği ana kadar yapılacağı
öngörülmüştür. Yine aynı Kanunun 60 ıncı maddesiyle, duvar ilanı, afiş,
flama, bayrak ve sabit reklam panoları (bilboardlar) siyasi partilerin ve
varsa bağımsız adayların yararlanma sırasını belirleme ve 61 inci maddesi
ile de; oy verme gününden önceki yirminci günden önce asılan, yapıştırılan 150
bayrak, afiş ve flamalarla ilanların kaldırılma görevi yine ilçe seçim kuruluna
verilmiştir.
…
Yukarıdaki açıklamalara ek olarak,
Halkın bir konuda bilgilendirilmesi, bir ürün ve bir hizmetin halka
duyurulması, bir etkinliğe kamuoyunun ilgi ve dikkatinin çekilmesi amacıyla
kullanılan ilan ve reklam yerleri (bilboard, pano v.s.) önemli bir yer
tutmaktadır.
Söz konusu yerlerin (bilboard, pano v.s.) seçim dönemlerinde siyasi
propaganda amacına yönelik olarak kullanılmaları durumunda, 160
kamuoyunun dikkat ve ilgisini daha fazla çekmesi ve bir takım eleştirilere
konu olması da kaçınılmazdır.
Bu nedenle, belediye başkanlıklarının izni ile özel kişi ve kuruluşlarca
kurulan; belediye başkanlıklarına ait olup da özel kişi ve kuruluşlara kiraya
verilen veya belediyelerce doğrudan kullanılan ilan ve reklam yerlerinin
(bilboard, pano v.s.), seçimlerin eşitlik, tarafsızlık ve dürüstlük ilkelerine
uygun biçimde yapılıp sonuçlandırılabilmesi için, seçim dönemi içerisinde
seçim propagandalarında kullanımı özel önem arz etmekte ve yasalarda
seçim dönemlerinde buralardan siyasi partilerin yararlanamayacağına
ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bundan dolayı, bu yerlerin seçim 170
propagandalarında kullanılabilmesi için uyulması gereken ilkelerin
belirlenmesi gerekmektedir.
Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylara eşit sayı ve eşit ücret
karşılığında olmak kaydıyla, ilan ve reklam yerlerinin (bilboard, pano v.s.)
tahsisine yasal bir engel bulunmadığından seçimlerde propaganda aracı
olarak kullanılması da yasaklanamaz.
Belediye başkanlıklarına ait ilan ve reklam yerlerinin (bilboard, pano v.s.)
kullanımının kira akdiyle özel kişi ve kuruluşlara verilmiş olması halinde bu
yerlerin özel amaçla kullanımı esastır. Ancak, söz konusu yerlerden seçim
dönemlerinde siyasi partilerin ve bağımsız adayların da yararlanmak 180
istemeleri ve bu yerlerin siyasi propaganda amacıyla kullanılmasına izin
verilmesi halinde, bu isteklerin ilçe seçim kurulu başkanlığına yapılması ve
ilçe seçim kurulunca da tüm siyasi partilere ve bağımsız adaylara duyuru
yapılarak söz konusu yerlerden yararlanmak isteyip istemediklerinin
sorulması ve yararlanmak isteyenlere eşit yer ve zaman ayrılarak eşit
ücretle kullandırılması yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Yapılan bildirim üzerine seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adayların
tümünün istekte bulunmaması halinde, istekli sayısına göre tahsisin
yapılması yoluna gidilmelidir.
Yukarıda belirlenen usul ve esaslara aykırı davranış, seçimlerin tarafsızlık 190
ve eşitlik içerisinde yapılması ilkesine aykırılık oluşturur. İlçe seçim
kurullarınca, bu tür tahsis işlemleri derhal durdurularak ilan ve reklam
yerlerindeki afişlerin kaldırılmak suretiyle yukarıda belirlenen usul ve
esaslara uygun duyuru yapılarak kullanımının sağlanması gerekir.
Belediye meclis ve encümen kararları ile sabit reklam panolarının (bilboard)
uzun bir süre ile (örneğin 10 yıl) kullanım hakkına sahip olan özel ve tüzel
kişiler de seçim dönemlerinde yukarıda belirlenen kurallara uymak
zorundadırlar.”
ifadelerine yer verilmiş,
“I- SEÇİMİN BAŞLANGIÇ TARİHİNDEN OY VERME GÜNÜNDEN 200
ÖNCEKİ GÜNE KADAR OLAN SÜRE İÇİNDE (01/01/2009 – 28/03/2009);
…
12- Seçimin başlangıç tarihinden oy verme gününden önceki yirminci güne
(01/01/2009 - 09/03/2009 tarihleri arasında) kadar duvar ilanı ve afişle
propagandaya ilişkin uygulama ve yasakların mülki idare amirlerinin yetki,
gözetim ve denetimi altında yürütülmesine,
…
II- OY VERME GÜNÜNDEN ÖNCEKİ YİRMİNCİ GÜN İÇİNDE (09/03/2009
– 28/03/2009);
1- 09 Mart 2009 Pazartesi akşamına kadar, sabit reklam yerlerinden 210
(bilboard, pano vs.) ilçe seçim kurullarının gözetim ve denetiminde seçime
katılacak siyasi partiler ve bağımsız adayların başvuruda bulunmaları
halinde eşit sayı ve ücret karşılığında yararlanmalarının mümkün olduğuna,
siyasi partiler ve bağımsız adayların tümünün istekte bulunmaması halinde,
istekli sayısına göre tahsisin yapılması yoluna gidilmesi gerektiğine…”
karar verilmiştir.
Bu çerçevede, şikayet konusu başvurunun aynı hizmetleri kullanan partiler arasında
ayrımcılık gözetmekle ilişkili kısmının öncelikle YSK’nın 2008/341 sayılı kararı
kapsamında ve ilgili mevzuat hükümlerince değerlendirilmesi gerektiğinden bu
iddialara ilişkin 4054 sayılı Kanun kapsamında bir işlem tesis edilmesine gerek 220
olmadığı anlaşılmıştır.
Diğer yandan, ayrımcı olduğu iddia edilen tarifelerin, tarifelerin uygulandığı şahısların
siyasi parti temsilcilikleri olması, başka bir ifade anılan organizasyonların ticari bir
faaliyetlerinin bulunmaması nedeniyle ilgili pazar ya da pazarlarda rekabetin
sınırlandırılması rekabet uygulamaları bakımından da mümkün görünmediğinden
şikayetin ayrımcılık iddiası bakımından da 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı
sonucuna varılmaktadır.
I.2.3. Fiyatlandırmanın Aşırı Fiyat Teşkil Ettiğine İlişkin Değerlendirme
Yukarıda yer verilen YSK Kararı’nda açık hava reklam mecralarının kullanılmasında
eşitlik gibi temel ilkelerin tesis edilmesi gerektiğine ilişkin hükümlere yer verilmiş olsa 230
da bu hükümler, yetkili mercilerin, reklam mecralarında kontrol sahibi teşebbüs
tarafından hangi fiyatın veya hangi aralıkta bir fiyatın uygulanabileceğine yönelik
doğrudan bir düzenleme anlamına gelmemektedir. Özetle, her partiye aynı teklifi
sundukları sürece, açık hava reklam mecrasında kontrol sahibi teşebbüsler, seçim
döneminde uygulayacakları fiyatın ne olacağı noktasında serbesttirler.
Bu noktada, şikayetçi tarafından öne sürülen kontrol sahibi teşebbüsün kendilerine
yönelik “rayiç değerinin çok üzerinde fiyatlandırma” yaptığı iddialarının
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Rekabet Hukuku’nda hakim durumdaki firmaların aşırı fiyat uygulamalarının rekabet
ihlali olarak değerlendirilebildiği gözlemlenmektedir. Aşırı fiyata ilişkin yürütülmekte 240
olan herhangi bir inceleme çerçevesinde değerlendirilmeye alınması gereken unsurlara
6.4.2001 tarih ve 01-17/150-39 sayılı Rekabet Kurulu Kararı’nda yer verilmiştir;
“…Potansiyel rekabet ilkesine göre, tekel tarafından uygulanan yüksek fiyat
politikası, ilgili piyasayı potansiyel rakipler açısından cazip hale getirir ve
uzun dönemde piyasaya yeni girişler olur. Bunun doğal sonucu ise,
piyasada rekabetin ortaya çıkması ve fiyatların düşmesidir. Bu açıdan,
tekelci fiyatlama aynı zamanda tekelin sonunu hazırlamaktadır. Hatta
piyasada rekabetin canlanmasına yol açması nedeniyle, tekelci
fiyatlamanın anti-rekabetçi değil; bilakis rekabetçi özellikler gösterdiğini
söylemek mümkündür. Özetle, aşırı fiyat kısa dönemde ekonomik açıdan 250
olumsuz neticeler meydana getirmekle birlikte, uzun dönemdeki etkileri
olumludur ve bu sebeple, piyasa ekonomisine müdahale gereksiz, hatta
zararlıdır.
Bu teoride dikkati çeken ilk nokta, giriş engelleri faktörünün göz ardı
edilmesidir. Tekelin, tanımı gereği giriş engellerinin söz konusu olduğu
piyasada faaliyet göstermesi bir kenara, gerçek yaşamda fiyat
mekanizmasının tekel gücünün istismar edici şekilde kullanılmasını etkin
biçimde önleyemediği pek çok durum bulunmaktadır... …Buna verilebilecek
en güzel örnek, girişlerin hukuken mümkün olmaması halidir. Patent veya
imtiyaz koruması pek çok durumda bundan yararlanan teşebbüse aşırı fiyat 260
uygulamasında bulunma olanağı sağlar.”
Ayrıca bu kararın değerlendirildiği 5.12.2003 tarih ve 2003/4770 sayılı Danıştay 10.
Dairesi kararında ise;
“Rekabet koşullarının bulunmadığı, piyasanın kendi kendini düzeltemediği,
aşırı fiyatlandırmanın yeni girişleri teşvik etmediği, giriş engellerinin
bulunduğu, bilgi akışının tam ve homojen olmadığı bir ekonomide rekabet
düzenlemelerinin asli amacının gerçekleşmesi söz konusu
olamayacağından, rekabetin işleyişi, tüketici yararı ve kamu vicdanı
yönünden sakıncalar doğuran bu gibi istismar edici eylemlere rekabet
kuralları aracılığıyla müdahale edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.” 270
ifadelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen kararlarda da ifadesini bulduğu gibi aşırı fiyatlandırmaya ilişkin
yapılacak değerlendirmede önem kazanacak unsurlardan biri de ilgili pazarda fiili ya da
potansiyel giriş engellerinin mevcut olup olmadığı hususudur. Bu bağlamda Clear
Channel ve Pozitif Medya tarafından kullanılmakta olan Kayseri’de açık hava reklam
yerlerinin pazarlanmasına ilişkin hakkın yasal bir giriş engeli olarak düşünebileceği
dikkate alınmalıdır.
Dosya kapsamda şikâyetçinin karşılaştığı fiyatın aşırı olduğunu iddia etmesinin temel
nedeninin seçim dönemi olduğu anlaşılmaktadır. Seçim döneminde fiyatlar, siyasi
partilerden kaynaklanan yüksek talep nedeniyle normal dönemdeki fiyatların üzerine 280
çıkmıştır. Fiyata ilişkin yapılacak bir değerlendirmede şikâyet konusu fiyatın, talebin
arttığı bu döneme ilişkin olmasının önem kazandığı düşünülmektedir. AB Komisyonu
tarafından da özellikle son dönemde aşırı fiyata ilişkin değerlendirmeler yapılırken
talep unsurlarının göz önüne alınması gerektiği ifade edilmektedir. AB Komisyonu
Helsingborg Limanı Kararı3 olarak anılan kararında aşağıdaki unsurlara dikkat
çekmektedir.
“221. Komisyon uygulanmakta olan bir fiyatın aşırı olup olmadığı sorusuna
ilişkin bir değerlendirmede üretim maliyetlerinin, fiyatın ve ürün ya da hizmetin
ekonomik değeri arasındaki karşılıklı ilişkileri değerlendirmenin yanlış
olduğunu öne sürmemektedir. Ancak yapılacak böyle bir değerlendirmede 290
ürün ya da hizmetin ekonomik değeri basit bir şekilde mal veya hizmetin
tedariki aşamasında katlanılan maliyetlere önceden belirlenmiş bir kar
marjının eklenmesi aracılığıyla belirlenemez.
…
226. Şikâyetçi tarafından öne sürülen ve fiyatın maliyetin ne kadar üzerinde
olduğuna bakılmasını salık veren bir yaklaşım, mal ya da hizmete ilişkin
sadece arz koşullarını göz önüne almaktadır. Bir mal ya da hizmetin
ekonomik değerinin tespit edilmesinde özellikle talebe ilişkin faktörler gibi
maliyet dışındaki diğer unsurlar da dikkate alınmalıdır.
227. Talep unsurlarının yapılmakta olan değerlendirmeyle ilişkili olmasının 300
temel nedeni tüketicilerin değerli gördükleri ve özel bir yanı olduğuna
inandıkları ürünlere daha fazla ücret ödeme istekleridir. Ürünleri farklı kılan
unsurların sağlayıcı için muhakkak ekstra bir maliyet teşkil etmesi
gerekmemektedir. Ek maliyet kalemleri olmamalarına rağmen, bu unsurular,
tüketici için de sağlayıcı için de ürünü değerli kılan unsurlardır ve ürün ya da
hizmetin ekonomik değerini arttırmaktadırlar.
228. Sonuç olarak, şikâyetçinin iddia ettiği gibi üretim maliyetleri ile fiyat
arasındaki farkın makul sayılabilecek bir eşiğin üzerinde olduğu var sayılsa
bile, fiyat ile mal ya da hizmetin ekonomik değeri arasında bir ilişki olduğu
sürece bu durum, doğrudan böyle bir fiyatlamanın adil olmadığı anlamına 310
gelmemektedir. Fiyat ile mal ya da hizmetin ekonomik değeri arasındaki
ilişkinin makul olup olmadığının değerlendirilmesinde maliyet dışı faktörlerin
önemi de göz önünde bulundurulmalıdır.”
Kamuoyuna en etkin şekilde ulaşmanın temel amaç olduğu seçim dönemleri gibi
dönemlerde, siyasi partilerden kaynaklanan bir şekilde, açık hava reklam mecralarına
yönelik arızi bir talep artışı yaşanmasının ve bunun neticesinde fiyatların artmasının
piyasalardaki arz-talep işleyişinin normal bir sonucu olarak değerlendirilmesinin anlamlı
olabileceği belirtilmelidir. Mevcut ilişki çerçevesinde reklam veren konumundaki siyasi
3 3 Case COMP/A.36.568/D3 – Scandlines Sverige AB v Port of Helsingborg prg. 221, 226-8
partiler açık hava mecrasını propaganda dönemlerinde oldukça yoğun bir şekilde
kullanma çabası içerisindedirler. Bu kapsamda, söz konusu reklam mecraların 320
fiyatlarının artmasının bu dönemlerde reklam mecralarını kullanmakta olan siyasi
partilerin “değerli gördükleri ve özel bir yanı olduklarına inandıkları ürünlere daha fazla
ücret ödeme isteklerinin” bir tezahürü olarak değerlendirilmesi gerektiği soncuna
varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Başvuru konusu iddialarla ilgili olarak Clear Channel Tanıtım ve İletişim A.Ş. ve Pozitif
Medya Tanıtım ve İletişim Tic. Ltd. Şti. hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir. 330
Full & Egal Universal Law Academy