Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-4-81 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 09-27/577-137
Karar Tarihi : 11.6.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.) 10
Üyeler : Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Esin AYGÜN, Muhammed GÜNDOĞDU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Air France ve KLM S.A. ile
- Northwest Airlines Inc. ve Delta Airlines Inc.
Temsilcisi: Av. Efser Zeynep ERGÜN 20
Büyükdere Cd. No:127 Astoria A Kule K:5-6 34394
Esentepe/İstanbul
D. TARAFLAR : - Air France ve KLM S.A. ile
2 rue Robert Esnault-Pelterie, BP 90112, 75007
Paris, FRANSA
- Northwest Airlines Inc. ve Delta Airlines Inc.
1030 Delta Boulevard, Hartsfield Atlanta International
Airport, Atlanta, GA, 30320 ABD
30
E. DOSYA KONUSU: Air France (AF) ve KLM S.A. (KL) (birlikte AFKL) ile
Northwest Airlines Inc. (Northwest) ve Delta Airlines Inc. (Delta) (birlikte
Delta) arasında 12.6.2007 tarihinde imzalanan “Transatlantik Ortak Girişim
Sözleşmesi”ne menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması
talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 29.5.2009 tarih ve 3790 sayı ile
giren başvuru üzerine düzenlenen 3.6.2009 tarih ve 2009-4-81/Öİ-09-SY sayılı
Muafiyet Ön İnceleme Raporu 5.6.2009 tarih ve REK.0.08.00.00-130/173 sayılı
Başkanlık önergesi ile 09-27 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara 40
bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da,
- Bildirim konusu Sözleşme’ye menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
09-27/577-137
2
- Bununla birlikte 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5.
maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda; anılan maddede
belirtilen şartların bulunduğu göz önüne alınarak, anılan Sözleşme’ye Kanun'un
5. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşme tarihinden itibaren muafiyet
tanınabileceği,
görüşüne yer verilmiştir. 50
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
Bildirim konusu dikkate alınarak ilgili ürün pazarları, “havayolu ile tarifeli yolcu
taşımacılığı pazarı” ve “havayolu ile kargo taşımacılığı pazarı” olarak
belirlenmiştir.
60
H.1.2. Coğrafi Pazar
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde coğrafi pazar, tarifeli yolcu taşımacılığı
pazarı için “İstanbul-New York” ve “İstanbul-Atlanta” hatları; kargo taşımacılığı
pazarı için “Türkiye-Kuzey Amerika hattı” olarak tespit edilmiştir.
H.2. Bildirime Konu Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un Kapsamı
Bakımından İncelenmesi
Bildirim konusu Sözleşme’nin taraflarının Avrupa ve ABD menşeli havayolu
şirketleri olmaları nedeniyle, öncelikle işlemin 4054 sayılı Kanun kapsamında
olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. 70
Esasen, egemenlik prensibi gereğince kanunlar yalnızca kabul edildikleri ülke
sınırları içerisinde uygulanabilmektedir. Bu durum, birçok alanda olduğu gibi farklı
uluslara ait teşebbüslerin bir araya geldiği ittifak yapılanmaları açısından da
önem taşımaktadır. Bu çerçevede devletlerin, kendi ülke sınırları dışında
gerçekleştirilen faaliyetlere müdahalesinin ne kadar mümkün olduğunun
belirlenmesi ve bu müdahale yetkisinin, uluslararası ittifaklara ilişkin rekabet
değerlendirmelerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılabilmesi için söz konusu devlet
yetkisinin sınırları ile ilgili olarak uluslararası hukukta prensipler geliştirilmiştir.
Mukayeseli hukukta yabancı ülkelerde gerçekleştirilen, fakat etkisini ulusal
sınırlar içerisindeki mal veya hizmet piyasalarında gösteren rekabeti sınırlayıcı 80
faaliyetlerin, ulusal rekabet düzenlemelerinin yetki alanına girip girmeyeceği
konusunda yeknesak bir uygulamanın bulunmaması bu konuda farklı
yaklaşımları beraberinde getirmiştir. Bunlardan en çok kabul gören ve uygulama
alanı bulan yaklaşım ise etki doktrinidir. 1927 yılındaki SS Lotus Davasına kadar
dayanan ve rekabet hukuku bakımından ilk defa 1945 yılında US v. Alcoa
davasında uygulanan, daha sonra gerek ABD’de ve gerekse AB’de kabul gören
etki doktrini uygulaması Türk rekabet hukuku düzenlemelerinde de yer
almaktadır.
09-27/577-137
3
Bilindiği üzere, Kanun’un 2. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal
ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü 90
teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma,
uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini
kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma
niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik
tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına
girer.” ifadeleriyle Kanun’un kapsamı belirlenmiştir. Madde hükmünden açıkça
anlaşılacağı üzere bir işlemin Türkiye’deki mal ve hizmet piyasalarını etkilemesi
durumunda Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün olacaktır.
Dosya konusu işlem yukarıda aktarılan hususlar bakımında incelendiğinde
bildirime konu işlemin Türkiye’deki mal ve hizmet piyasalarını etkileyeceği 100
anlaşılmaktadır. Nitekim bildirim formunda, işlemin taraflarından biri olan
Delta’nın İstanbul-New York ve İstanbul-Atlanta hatlarında faaliyet gösterdiği
bilgisi yer almaktadır. Ayrıca yine bildirim formunda “(i) (Türkiye dâhil olmak
üzere) Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya (ve tersi yönde) ve (ii) (Türkiye dâhil olmak
üzere) Avrupa’dan bağlantılı öte trafik dâhil olmak üzere Hindistan’a (ve tersi
yönde) uçuşlar sözleşme kapsamındadır” ifadelerine yer verilmektedir. Bu bilgiler
ışığında bildirime konu işlemin Türkiye’deki havayolu ile yolcu taşımacılığı
pazarındaki ve havayolu ile kargo taşımacılığı pazarındaki rekabeti etkileyeceği
anlaşıldığından işlemin 4054 sayılı Kanun kapsamında olduğu sonucuna
ulaşılmıştır. 110
H.3. Tespitler ve Değerlendirme
H.3.1. Sözleşme Hükümlerinin İncelenmesi
Bildirime konu Sözleşme’nin “Giriş” başlıklı bölümünde Sözleşme’nin amacı;
“Yolculuk yapan ve mal gönderen halka sağlanan faydaları arttırmak, maliyetleri
azaltmak ve kendi hizmetlerinin diğer verimlilik arttırmaya yönelik olarak
bütünleşme ve koordinasyonunu sağlamak ve daha büyük ölçekli global havayolu
ittifakları ile daha etkin biçimde rekabet etmek için Taraflar, işbu Sözleşme
hükümleri çerçevesinde dört taşıyıcılı bir akdi ortak girişim tesis etmek suretiyle 120
kendi aralarında entegrasyon ve koordinasyon derecesini arttırma arzusundadır.”
şeklinde ifade edilmiştir.
Sözleşme’nin “Ortak Girişimin Kurulması” başlıklı 1. maddesinde ise kurulan
ortak girişimin taraflar arasındaki bir sözleşmeye bağlı olarak kurulacağı ve
taraflardan herhangi birinin iştiraki veya bağlı ortaklığı olarak ayrıca şirket tesis
edilmeyeceği belirtilmiştir.
“Ortak Girişimin Yönetimi” başlıklı 2. maddede aşağıdaki hükümlere yer
verilmiştir.
“A. Genel Esaslar
AF, DL, KL ve NW, Ortak Girişimi müştereken yönetecektir. Taraflar, Ortak 130
Girişimi, tüketicilere rekabetçi fiyatlarla çok çeşitli seyahat seçenekleri
09-27/577-137
4
sunmalarını ve diğer havayolu ittifaklarının hava ulaşım hizmetleriyle daha etkin
biçimde rekabet edebilmelerini sağlayacak bir şekilde yönetme niyetindedir.
Taraflar, Ortak Girişimin, Taraflar arasındaki ticari işbirliğini geliştirip arttıracağı,
maliyet etkinliği sağlayacak olan faaliyetleri destekleyeceği ve seyahat eden ve
mal sevk edenler için hizmet avantajlarını arttıracağı beklentisindedir.”
“B. Yürütme Kurulu
(…………TİCARİ SIR………) 140
(…………TİCARİ SIR………)
(…………TİCARİ SIR………)
“C. Çalışma Grupları
(…………TİCARİ SIR………)
(…………TİCARİ SIR………) 150
(…………TİCARİ SIR………)
(…………TİCARİ SIR………)
(…………TİCARİ SIR………)
(…………TİCARİ SIR………)
“D. Kurumsal Kimliğin Korunması 160
(…………TİCARİ SIR………)
Sözleşme’nin “Ortak Girişimin Ticari Faaliyetleri” başlıklı 3. maddesinde
düzenlenen hükümlerin ilgili kısımları ise aşağıdaki gibidir:
09-27/577-137
5
“A. Kod Paylaşımı
Ortak Girişim tarafından sağlanan yolcu trafiğini ve gelirlerini maksimum düzeye
çıkarmak için Taraflar, ilgili anlaşmaların, aeropolitik sınırlamaların, İlgili
Kanunların ve yönetmeliklerin izin verdiği en son dereceye kadar karşılıklı
uluslararası Kod Paylaşımı gerçekleştirecektir. Bu bakımdan, Uygulama 170
Tarihinden sonra Taraflar, tüm Ortak Girişim segmentlerinde, Kuzey Amerika,
Avrupa, Afrika ve MESA dâhilinde bütün öte segmentlerde ve Taraflarca karşılıklı
mutabık kalınan diğer uçuşlarda Kod Paylaşımı yapacaktır.
B. Uçuş zamanları ve Kapasite
(i) Aşağıda Madde 3.B(ii)'de belirtilen kurallara tabi olarak NWG, uçuş kârlılığını,
pazar talebini ve beklenen büyümeyi, Taraflar arasındaki dengeyi ve NWG'nin
uygun gördüğü diğer faktörleri dikkate alarak, (a) (1) bir tarafta Avrupa ve MESA
ile diğer tarafta Kuzey Amerika arasında, (2) Avrupa ile Hindistan arasında ve (3)
yukarıdaki Madde 1 uyarınca karşılıklı mutabık kalındığı takdirde Avrupa/MESA
ile Orta Amerika/Güney Amerika/Karayipler arasında ve/veya Kuzey Amerika ile 180
Afrika arasında Taraflarca uçulacak direkt rotaları, (b) söz konusu rotalarda
işletilecek olan uçakların sıklığını ve büyüklüğünü ve bunlar üzerindeki Kod
Paylaşımını ve (c) sezonluk olarak, hangi Ortak Girişim ortağının hangi servisi
işleteceğini (topluca "Ortak Girişim Uçuşu") tespit edecektir.
(ii) (…………TİCARİ SIR………)
(…………TİCARİ SIR………)
(a) (…………TİCARİ SIR………) 190
(b) (…………TİCARİ SIR………)
(iii) (…………TİCARİ SIR………)
D. Yolcu Satışları ve Pazarlama
Taraflar, pazarlama ve satış sinerji fırsatlarını optimum düzeye çıkaracak
imkanları aramayı kabul eder. (…………TİCARİ SIR………)
(i) (…………TİCARİ SIR………)
200
(ii(…………TİCARİ SIR………)
09-27/577-137
6
(iii) (…………TİCARİ SIR………)
(iv) (…………TİCARİ SIR………)
E. Fiyatlandırma ve Gelir Yönetimi
(…………TİCARİ SIR………)
210
F. Sık Uçan Yolcu Programları (FFP)
(…………TİCARİ SIR………)
G. Ortak Satın Alma
Taraflar, Ortak Girişim için maliyet tasarrufunu maksimum düzeye çıkarmak için
mümkün olduğu yerlerde ortak satın alma programları tespit edip uygulamaya
koyacaktır. (…………TİCARİ SIR………)
Sözleşme’nin “Süre ve Fesih” başlıklı 12. maddesinin ilgili kısmı ise aşağıdaki 220
gibi düzenlenmiştir:
(…………TİCARİ SIR………)
Yeni Sözleşme’de sözleşme süresi (…..)’de sona erdirilecek biçimde
kısaltılmıştır.
Rekabet değerlendirmeleri açısından önem arz eden hükümleri yukarıda
aktarılan Sözleşme sonrasında inceleme konusu işleme taraf olan teşebbüsler
arasında 20.5.2009 tarihinde yeni bir sözleşme imzalanmış (Yeni Sözleşme) ve
12.6.2007 tarihli Sözleşme hükümlerinde bazı değişiklikler gerçekleştirilmiştir. 230
Ancak yapılan incelemeler Yeni Sözleşme’nin, 12.6.2007 tarihli Sözleşme’nin
yeniden yapılandırılması ve işleyişinin daha ayrıntılı ve açıklayıcı bir şekilde
ortaya konulması amacına yönelik değişiklikler ihtiva ettiğini göstermektedir.
Örneğin 12.6.2007 tarihli Sözleşme’de 12 kişiden oluşması düzenlenen Yönetim
Kurulu Yeni Sözleşme’de on kişiye düşürülmüş, çalışma grubu sayısı ise
(…………TİCARİ SIR………) altıdan ona çıkarılmıştır. Görüldüğü üzere yapılan
değişiklikler niteliğe değil işleyişe ilişkin değişikliklerdir. Bu nedenle Yeni
Sözleşme aracılığıyla gerçekleştirilen değişiklikler rekabet değerlendirmelerini
etkileyecek nitelikte değildir.
09-27/577-137
7
Yukarıda aktarılan hükümler bir bütün olarak değerlendirildiğinde Sözleşme’ye 240
taraf olan teşebbüslerin belirli faaliyetlerini işbirliği içerisinde yürütme yönündeki
iradelerini açıkça ortaya koyan ayrıntılı düzenlemeler olduğu görülmektedir.
Teşebbüslerin bağımsızlıklarını kaybetmeksizin yürütmeyi hedefledikleri söz
konusu faaliyetlerin temelde iki yönü bulunmaktadır. Bunlardan birincisi sektörün
rekabetçi yapısı açısından sorun teşkil etme potansiyeline sahip faaliyetlerden
oluşurken, Sözleşme’de yer alan bazı düzenlemelerin Sözleşme’ye taraf olan
havayolu şirketlerinin faaliyet etkinliklerini ve verimliliklerini artırıcı ve bu şirketlere
önemli maliyet etkinliği sağlayıcı nitelikte olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle
ittifaklara ilişkin sözleşmelerin (ve inceleme konusu olayda Sözleşme’nin) ve bu
sözleşmelere dayanılarak gerçekleştirilecek ittifak faaliyetlerinin değerlendirilmesi 250
aşamasında madalyonun her iki tarafının da dikkatle irdelenmesi ve rekabet
açısından olumlu nitelikte olan etkilerin olumsuz etkilere oranla fazla olmasının
gerekliliği hususunun gözden kaçırılmaması önem arz etmektedir.
H.3.2. Menfi Tespit Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar… hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü yer almaktadır. 4054 sayılı
Kanun’un uygulaması bakımından teşebbüs niteliğini haiz Delta (Northwest
Airlines Inc. ve Delta Airlines Inc. aynı ekonomik birliğe dahildir) ile AFKL (Air 260
France ve KLM S.A. aynı ekonomik birliğe dahildir), havacılık hizmetleri ve
inceleme konusu bakımından ilgili ürün pazarları olarak belirlenen havayolu ile
tarifeli yolcu taşımacılığı ve havayolu ile kargo taşımacılığı pazarlarında
birbirlerine rakip durumdadırlar. Esasen, aynı piyasada faaliyet gösteren ve
birbirine rakip olan iki teşebbüsün akdettikleri bir sözleşmenin rekabeti kısıtlayıcı
nitelikte olması durumunda 4. madde yasağına tabi olacağı ve böyle bir
sözleşmeye Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesinin
mümkün olmayacağı açıktır.
Bu çerçevede, Sözleşme’nin “Ortak Girişimin Yönetimi” başlıklı 2. maddesinde
belirtilen ve “Ortak Girişimin Ticari Faaliyetleri” başlıklı 3. maddesinde 270
düzenlenen hususlar rekabeti sınırlayıcı niteliktedir. Zira söz konusu maddelerde
rakip konumundaki havayolu şirketleri tarafından dağıtım, sadakat programları,
ürün, fiyatlandırma, gelir planlama, satış ve pazarlama faaliyetlerinin koordine
edileceği ve aynı hususların kargo hizmetleri bakımından da geçerli olacağı
düzenlenmektedir. Bu maddeleriyle de, teşebbüsler arası rekabeti sınırlayıcı bir
anlaşma niteliğinde olan Sözleşme’ye, 4054 sayılı Kanun’un 4., 6. ve 7.
maddelerine aykırı olmadığına dair bir menfi tespit belgesi verilmesi mümkün
değildir.
H.3.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Menfi tespit alamayan söz konusu yatay anlaşmaya bireysel muafiyet 280
tanınabilmesi için Kanun’un 5. maddesinde öngörülen iki olumlu iki olumsuz
koşulu birlikte sağlaması gerekmektedir. Aşağıda, Sözleşme’nin bu koşulları
sağlayıp sağlayamadığı incelenecektir.
09-27/577-137
8
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme
ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
Şebeke genişlemesi ve ortaklar arası trafik beslemesi sonucu oluşan yoğunluk
ekonomisi ve çok daha geniş kapsamlı hizmet ağının beraberinde getirdiği
kapsam ekonomisi önemli maliyet etkinlikleri sağlamaktadır. Şebeke
endüstrilerinde müşterilerin, teşebbüsün şebekesini daha çok kullanması sonucu
ortaya çıkan yoğunluk ekonomisi, havacılık sektöründe belirli bir hatta hizmet 290
alan yolcu sayısının artması ve böylelikle o hat için yolcu başına düşen ortalama
maliyetin azalması şeklinde görülmektedir. Yoğunluk ekonomisini havayollarına
sunan temel mekanizma ise merkez ve uç (hub-and-spoke) sistemine uygun bir
şebeke yapılanmasıdır. Temel olarak ittifak üyesi havayollarına trafik, coğrafi
dağılım (yayılmışlık) ve pazar payı bakımından birçok fayda sağlamak amacıyla
şebekelerin birleştirilmesini öngören sistem, aynı şebeke içerisindeki trafik
hacminin birleştirilmesi yoluyla yoğunluğu artırmaktadır. Yolcuların belirli
noktalardan toplanarak merkez havaalanına getirilmesini ve buradan nihai
noktalara dağılımın gerçekleştirilmesini sağlayan “besleyici uçuşlar”, yoğunluk
ekonomisine ulaşılması amacına hizmet etmektedir. Nitekim besleyici uçuşların 300
merkez havaalanlarına ulaşma zamanlarının tam olarak bilinmesi ve bu bilgi
sayesinde merkez havalimanından gerçekleştirilecek olan uzun mesafeli
uçuşların gecikmesiz bir şekilde yapılabilmesi nedeniyle bu sistem, havayollarının
ilgisini çekmektedir. Ayrıca sistem, besleyici uçuşların daha büyük kapasiteli
uçaklarla yapılarak uçuşlardaki ortalama yolcu sayısının artırılmasına ve
böylelikle yolcu başına maliyetin azalmasına imkân sağlamaktadır.
Maliyet temelli diğer bir fayda ise yeni pazarlara giriş aşamasında görülmektedir.
İttifaklar sayesinde havayolları, fiilen hizmet verdikleri nokta sayısında herhangi
bir artış olmaksızın şebekelerini genişletme imkânına sahip olmaktadır. Bu ise
çoğunlukla kod paylaşım anlaşmaları sayesinde gerçekleşmektedir. 310
Belirtilmesi gereken bir diğer önemli husus tarife ve frekanslara ilişkindir. Tarife
ve frekanslar, bir havayolu şirketinin temel ürünleri olup yolcuların belirli bir şirketi
tercih etmelerindeki en etkili faktörlerdir. İttifaklar ise frekans artışı sağlamanın en
uygun araçlarından biridir. Bir hattaki sık frekanslı hizmet, havayolu şirketini tüm
yolcular nezdinde tercih edilir kılmaktadır. İttifaklar sayesinde genişletilen
şebekeler ise bu amaca ulaşılmasında büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Bunun
yanı sıra ittifak üyesi havayolları arasında gerçekleştirilen tarifelere ilişkin
düzenlemeler, hem havayollarının uçuş frekanslarının önemli ölçüde artmasını
sağlamakta hem de bağlantı uçuşlarındaki gecikmeleri önlemeleri nedeniyle
yolcuların çok daha konforlu bir şekilde seyahat etmelerine yardımcı olmaktadır. 320
Bu bilgiler ışığında bildirim konusu işlem incelendiğinde, Sözleşme’de yer alan
hususların havayolu şirketlerinin işbirliği ile gerçekleştirilmesi sayesinde daha
geniş hizmet ağına sahip olunması, tüketicilere sunulacak uçuş seçeneklerinde
önemli derecede artış sağlanması, ittifak uygulamaları aracılığıyla ulaşılması
mümkün olan yoğunluk ve kapsam ekonomilerinin önemli maliyet etkinliklerini
beraberinde getirmesi nedeniyle bir teşebbüse muafiyet tanınmasının ilk olumlu
koşulunun sağlandığı neticesine varılmıştır.
09-27/577-137
9
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
4. madde anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet
alabilmesi için, yukarıda değinilen ve anlaşmanın tarafları açısından elde edilen 330
iyileşmenin tüketiciye yansıtılması gerekmektedir. Tüketicinin yarar sağlaması
açısından beklenen genellikle fiyatlar seviyesindeki düşüş olmakla birlikte, satış
sonrası etkin hizmetler, ürün çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay
ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın sağlanması gibi koşullar da tüketicinin
elde edeceği menfaat kapsamında değerlendirilmektedir.
İnceleme konusu dikkate alındığında, tüketicilerin inceleme konusu
uygulamalardan elde edecekleri yararları hizmet ve fiyat temelli faydalar şeklinde
iki başlık altında incelemek mümkündür.
Tüketiciler açısından ittifakların en önemli faydalarından biri hizmet miktarı ve
kalitesinde ortaya çıkmaktadır. İttifak üyesi olmayanlara kıyasla üye havayolu 340
şirketleri kesintisiz bir şekilde ve daha konforlu hizmetler sunmakta ve hizmet
verilen hat sayısında da çok ciddi artışlar gerçekleşmektedir. Uçuş sıklığı,
tarifelerin etkin koordinasyonu ve bağlantı hizmetlerinin mümkün olduğu kadar
kesintisiz hizmetlere dönüşmesi, havayolu hizmet kalitesinin temel
göstergeleridir. İttifaklar ise uçuş sıklığında sağladıkları artış, tarife
koordinasyonuna getirdikleri kolaylıklar ve kesintisiz hizmet olanaklarıyla hizmet
kalitesini önemli miktarda artırmaktadır. Ayrıca besleyici hatlarla ne kadar fazla
sayıda merkez havalimanı birbirine bağlanırsa, yolcuların şebeke etkinliğini
artıran uzun mesafeli uçuşlara erişimi de o derece kolaylaşmaktadır. Böylelikle
havayolu şirketleri, aynı sistem içerisinde kalarak çok daha fazla hatta hizmet 350
vermek suretiyle tüketicilerin etkinliğini artırmış olacaktır. Özellikle ittifaklar
sayesinde hizmet verilen hat sayısındaki artış, tüketicilerin merkez bölgelere
olduğu kadar merkezden çok uzakta bulunan bölgelere de ulaşımını büyük
ölçüde kolaylaştırmıştır. Hizmet verilen hat sayısındaki artış, ittifak üyeleri
arasında sık uçan yolcu programlarının birleştirilmesi hususu ile birlikte
değerlendirildiğinde yolcuların elde ettikleri fayda daha iyi anlaşılacaktır. Geniş
ittifak ağı içerisindeki havayolu şirketlerinin herhangi birinden hizmet aldıkça
edinilen puanların entegre programlar sayesinde bilete dönüştürülmesi yolcular
açısından önemli bir faydadır.
Ayrıca bağlantılı hizmet kapasitesindeki artış, kesintisiz hizmetleri de beraberinde 360
getirmektedir. Kesintisiz yolculuklar; uçuş tarifelerinin koordinasyonunun ve
bağlantıların gerçekleştirildiği havaalanlarındaki kapı yakınlığının sağlanmasının
yanı sıra bu havaalanlarındaki bagaj ve yer hizmetlerinin de koordinasyonunun
sağlanması ile mümkün olabilmektedir. İttifak yolcuları için uçuş tarifelerinin
koordinasyonu ise uzun mesafeli uçuş sürelerinin azalması anlamına
gelmektedir. Diğer bir deyişle bu durum, havaalanında bağlantı uçuşu için
beklenen sürenin kısalması demektir. Kapı yakınlığının sağlanması ile bagaj ve
yer hizmetlerinin koordinasyonu, hizmet kalitesinin artmasını ifade etmektedir.
İttifakların genişleyen şebekeler, koordine edilen aktarma uçuşları, işbirlikleri ile
gelen maliyet avantajları yoluyla havayollarına sağladıkları tüm bu faydalar 370
havayolu şirketleri açısından önemli etkinlikler oluşturmaktadır. İttifakların
09-27/577-137
10
beraberinde getirdiği yoğunluk ve ölçek ekonomileri ile daha da güçlenen bu
etkinlik mekanizması ise bilet ücretlerinde düşüş olarak tüketicilere
yansımaktadır. Dolayısıyla tüketiciler ittifaklar öncesi döneme nispeten daha
kaliteli olan hizmetleri daha düşük ücretlerle almaktadır. Zira ABD Ulaştırma
Bakanlığı bünyesinde havayolu ücretleri verilerine dayalı olarak yapılan ampirik
araştırmalar, ittifak üyesi havayollarının yaklaşık %25 civarında daha düşük
ücretlerle hizmet verdiklerini göstermektedir.
Bildirime konu işlemde taraflar, ilgili pazarda tarifelerin sayısında azalmaya yol
açmayacağını, buna karşılık genel olarak ABD ile Avrupa arasındaki rotalarda 380
(potansiyel olarak Türkiye’den/Türkiye’ye rotalarda) yolculara sağlanan uçuşların
ve rotaların sayısını artırabileceklerini düşünmektedirler. Taraflar, Sözleşme ile
%75’lik bir pazar payı ile önemli bir pazar gücüne sahip olacakları Atlanta
hattında da, uçuş frekanslarının ve yeni hatların artmasına bağlı olarak trafikte de
bir artışın olmasını beklemektedir. Ayrıca arz yönünden ortaya çıkan rekabetin
etkisiyle ve beklenen maliyet düşüşleri ile elde edilen etkinliklerin tüketicilere
daha güçlü bir biçimde aktarılacağını ifade etmektedirler. İstanbul-Atlanta
hattında talep oldukça sınırlı olduğundan söz konusu işbirliğinin gerçekleşmesi ile
birlikte fiyat düşüşünün bugünden kesin olarak gerçekleşeceğini
söyleyemeyeceklerini, bununla beraber fiyat artışının da gerçekleşmesinin 390
mümkün olmadığını belirtmektedirler.
İnceleme konusu olay yukarıda aktarılan bilgiler ışığında değerlendirildiğinde,
Sözleşme’nin tarafları arasında gerçekleştirilecek ittifak uygulamalarının hizmet
kalite ve seçeneklerinde artış, aktarma uçuşlarında kolaylık, sık uçan yolcu
programlarının getirilerindeki artış ve daha düşük ücret karşılığında hizmet alma
imkânı sayesinde tüketicilerin doğrudan faydalarına olacağı anlaşılmıştır.
Dolayısıyla, ittifak uygulamalarının beraberinde getireceği etkinliklerin tüketicilere
gereğince yansıtılacağı ve aynı zamanda daha fazla tüketiciye ulaşılmasını
sağlayacağı, muafiyetin ilgili şartının karşılandığı kanaatine ulaşılmıştır.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması 400
Muafiyet kararı verilmesinde aranan bu ilk olumsuz şarta göre, muafiyete konu
anlaşma ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına
neden olmamalıdır. Bir başka deyişle sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile
tüketicinin bundan yarar sağlaması ilgili piyasanın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamalıdır.
- Havayolu ile Tarifeli Yolcu Taşımacılığı Pazarına İlişkin Değerlendirme
Yukarıda ilgili pazar bölümünde tespit edildiği üzere, bildirim konusu işlem
kapsamında etkilenecek ilgili coğrafi pazarlar İstanbul-New York ve İstanbul-
Atlanta hatlarıdır.
Bildirim formunda yer alan bilgilere göre, İstanbul-New York hattında Türk Hava 410
Yolları A.O. (THY) son International Air Transport Association (IATA) sezonunda
(Yaz 2008) % (…)’lık pazar payı ile açık pazar lideri konumunda olup THY’nin
son üç yıldaki pazar payı ortalaması ise % (…)’dir. Ayrıca içinde bulunulan IATA
sezonunda THY, İstanbul-New York arasında günlük olarak direkt uçuş hizmeti
09-27/577-137
11
vermekte olup THY’nin bu uçuş hizmeti söz konusu hat üzerinde yedi gün direkt
olarak verilen tek uçuş hizmetidir. Bunun yanı sıra THY’nin haftanın her günü
İstanbul-New York hattında uçuş hizmeti sağlayan tek hava yolu şirketi olarak
elinde bulundurduğu pazar pozisyonu Star Alliance’da ortağı olan Lufthansa
tarafından sağlanan hizmetlerle de desteklenmektedir. Nitekim Lufthansa’nın
İstanbul-New York arasında günlük olarak iki aktarmalı uçuş hizmeti sunmakta 420
olduğu, bunlardan ilkinin Münih aktarmalı ikincisinin ise Frankfurt aktarmalı olarak
İstanbul’dan New York’a gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Dolayısıyla içinde
bulunulan IATA sezonunda Star Alliance’ın bu iki üyesi İstanbul-New York
hattında biri direkt ikisi aktarmalı olmak üzere günde üç defa uçuş hizmeti
sağlamaktadır. Bu iki hava yolu şirketi (THY ve Luftansa) 2008 Yaz IATA
sezonunda İstanbul-New York hattında toplam % (…) pazar payı elde etmiş olup
son üç yıl içindeki pazar payları toplamının ortalamasına bakıldığında ise bu oran
% (…) olduğu görülmektedir. Buna karşılık AFKL ve Delta’nın bu hattaki toplam
pazar payları % (…) olarak gerçekleşmiş olup son üç yılın toplamının
ortalamasına bakıldığında bu oranın % (…) olduğu görülmektedir. 430
Dolayısıyla bu bilgiler ışığında bildirim konusu Sözleşme sonucunda Delta-AFKL
ittifakının İstanbul-New York hattındaki rekabeti kısıtlamaktan çok artırıcı bir etki
yaratacağı neticesine varılmıştır.
Ancak aynı durum bildirim kapsamında tespit edilen diğer coğrafi pazar olan
İstanbul-Atlanta hattı için söz konusu değildir.
Bildirim formunda yer alan bilgilere göre Delta 2008 yaz sezonunda % (…) pazar
payına sahip olmuş ve son üç yılın pazar payı ortalaması ise % (…) olarak
gerçekleşmiştir. Buna karşılık AFKL 2008 yaz sezonunda pazarda % (…) ’lik bir
pay elde etmiş ve son üç yılın pazar payı ortalaması ise % (…) olarak
hesaplanmıştır. Aynı dönemde söz konusu hatta Delta ve AFKL’nin en yakın 440
rakipleri Star Alliance üyeleri THY ve Lufthansa olmuştur: THY % (…) Lufthansa
ise % (…) pazar payı elde etmiştir. Dolayısıyla Delta ve AFKL’nin 2008 yaz
sezonu için İstanbul-Atlanta hattındaki pazar payı toplamı yaklaşık % (…)’e
ulaşırken en yakın iki rakibinin pazar payları toplamı ise yaklaşık % (…)
olmaktadır. Dolayısıyla İstanbul-Atlanta hattı için Delta-AFKL ittifakı hâkim
duruma gelecek ya da en azından çok önemli bir pazar gücü elde edecektir.
Bu durumda değerlendirilmesi gereken iki önemli husus bulunmaktadır. Bu
hususlar Delta-AFKL ittifakının elde edeceği bu pazar gücünün pazardaki
rekabetçi yapıya olacak muhtemel olumsuz etkilerin ne olduğu ve bu etkilerin
gerçekleşme ihtimallerinin yüksek olup olmadığıdır. 450
Öncelikle belirtmek gerekir ki hava taşımacılığı sektöründe belirli bir hattaki
rekabetin ortadan kalktığının en temel göstergeleri; uçuşların sıklığında bir
azalmanın meydana gelmesi, oluşacak piyasa gücü nedeniyle fiyatlarda artış
gerçekleşmesi ve pazardan çıkışların sayısında bir artış olmasıdır.
Bildirim formunda, İstanbul-Atlanta hattında doğrudan uçuş hizmeti verilmediği,
bunun yerine bu iki hat üzerinde uçuş yapan yolcuların genellikle;
09-27/577-137
12
i) İstanbul’dan bir Avrupa şehrine (örneğin Roma, Paris, Londra, Frankfurt ya da
Amsterdam) oradan da Atlanta’ya,
ii) İki saatten kısa süren bir bağlantılı uçuşla İstanbul’dan doğrudan doğruya
Chicago’ya (THY ya da United Airlines tarafından sağlanan uçuşla) ve oradan da 460
Atlanta’ya (United Airlines)
iii) ya da İstanbul’dan New York’a (Delta ve THY tarafından sağlanan uçuşla)
oradan da yerel bir ABD hava yolu ile Atlanta’ya uçmayı
tercih etmekte oldukları belirtilmiştir.
Bu çerçevede, Avrupa üzerinden aktarmalı uçuşlar bakımından;
- KL’nin -birincisi Northwest ile kod paylaşımı çerçevesinde haftada beş uçuş
frekansı ile gerçekleştirdiği uçuşlar, ikincisi ise bir Delta uçuşu ile haftada altı
uçuş frekansı ile gerçekleştirdiği uçuşlar olmak üzere- Amsterdam aktarmalı
olarak iki servis sunduğu:
- AF’nin Atlanta’ya Paris aktarmalı olarak Delta ile kod paylaşımı çerçevesine 470
haftanın her günü uçuş hizmeti sunmakta olduğu,
- Lufthansa’nın Frankfurt’tan Atlanta’ya direkt (non-stop) uçuş hizmeti vermekte
olduğu,
- British Airways’in Londra’dan Atlanta’ya direkt uçuş hizmeti vermekte olduğu,
- Alitalia’nın Roma üzerinden Atlanta’ya Delta ile kod paylaşımı çerçevesinde
günlük olarak uçuş hizmeti sunmakta olduğu
bildirilmiştir.
Bunun yanı sıra ABD aktarmalı uçuşların ise;
- THY ve United Airlines tarafından İstanbul’dan Chicago’ya (THY ile) ve
Chicago’dan Atlanta’ya (United Airlines ile) gerçekleştirildiği, 480
- Delta tarafından İstanbul’dan Atlanta’ya New York üzerinden aktarmalı olarak
haftada bir uçuş frekansı ile hizmet sunulduğu
bildirilmiştir.
Taraflar, Atlanta’nın Delta’nın merkezi olması ve AF ile Delta’nın Fransa ve ABD
arasındaki uçuşlarında ABD tarafından sağlanan muafiyet çerçevesinde 2002
yılından beri işbirliği içinde olmaları nedeniyle İstanbul-Atlanta hattındaki toplam
pazar paylarının yüksek olduğunu belirtmektedirler. Esasında söz konusu
Origin&Destination (O&D) üzerinde talebin oldukça sınırlı olduğunu (günlük 30
adet yolcu) ve bu hatta doğrudan yapılacak uçuşları desteklemediğini de ifade
etmektedirler. Delta ve AFKL arasındaki rekabetin ortadan kalkmasının ise 490
İstanbul-Atlanta rotasındaki etkisinin asgari düzeyde olacağını, çünkü
İstanbul’dan seyahat eden yolcuların rakip havayollarının sunmakta olduğu eşit
derecede cazip pek çok bağlantılı uçuş imkânlarına sahip olduklarını
düşünmektedirler.
İstanbul-Atlanta hattında Delta-AFKL ittifakı nedeniyle, bu ittifakın faaliyetlerini
ikame edebilecek nitelikte alternatif rakip havayolu hizmetlerinin mevcudiyeti
09-27/577-137
13
devam ettiği sürece gerçekleştirilen uçuşların sıklığında bir azalma meydana
gelmesi muhtemel görülmemektedir. Taraflar, somut durum dikkate alındığında
böyle bir endişeye yer olmadığını özellikle belirtmektedirler. Zira ne AFKL, ne
Delta Ne THY ne da Lufthansa, hiç biri doğrudan İstanbul-Atlanta arasında 500
uçmadığından bunların arzı azaltmak veya kısıtlamak ve böylelikle bir fiyat
artışına yol açmak gibi bir davranış içine girmelerine ihtimal bulunmamaktadır.
Tüm bu hava yolları hem bir O&D üzerinden hem de aktarmalı olarak talebi
karşılamak amacıyla hizmet sunan bir şebekeyi işletmektedirler. Atlanta hattında
günlük ortalama 30 yolculuk bir talep yoğunluğu söz konusu olduğundan bu hava
yolu şirketlerinden herhangi birisinin işletmekte olduğu şebekenin yapısının
İstanbul-Atlanta uçuşlarını manipüle edebilmesine imkân verecek şekilde
değiştirmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısıyla İstanbul-Atlanta hattında
faaliyet gösteren havayollarından hiç biri direkt uçuş hizmeti sunmadığından,
bunların arzı azaltmak suretiyle rekabeti kısıtlamaları muhtemel değildir. 510
Aynı durum ittifak sayesinde oluşacak hâkim durum/piyasa gücü nedeniyle
fiyatlarda artış gerçekleşmesi ihtimali için de geçerlidir. Nitekim ittifak üyeleri
tarafından hizmet ücretlerinde gerçekleştirilecek bir artış tüketicilerin, ittifak
üyeleri ile aynı etkinlikte hizmet sunan rakip havayollarına yönelmelerine neden
olacaktır. Taraflardan alınan bilgilere göre, (………TİCARİ SIR……..), verilen
nihayetinde aktarmalı uçuş hizmetidir ve taraflar fiyatlarını artırdıkları takdirde
müşterileri diğer rakipleri tercih edeceğinden pazar kaybedeceklerdir ve
dolayısıyla böyle bir pazardaki işbirliği sözleşmesinin fiyatların artırılması
yönünde kullanılması ticari olarak da makul değildir.
Taraflar ayrıca, aktarmalı uçuşlar ile bir şebeke üzerinde hizmet veren hava yolu 520
taşımacısı şirketlerin işletme modellerini bir O&D üzerinde yolculuk yapan
yolcuların taleplerini karşılamak üzerine kurduklarını ve uçuş programlarını
organize ederken bağlantılı uçuşları birbirine denk getirmek suretiyle aktarma
yapan yolcuları günde bir ya da bir kaç kez kendi merkezleri’ne getirmeyi
amaçladıklarını, bu bağlamda Delta’nın İstanbul’dan New York uçuşları için
öngördüğü işletme modelinin New York’tan Atlanta’ya aktarma yapma ihtimali
bulunan günlük 30 yolcu üzerine inşa edilmediğini, bunun gibi Delta’nın New
York-Atlanta arasındaki uçuşlarının da İstanbul’dan uçarak New York’tan aktarma
yapacak olan yolculara dayanmadığını, bu nedenle AFKL ve Delta’nın söz
konusu hat üzerinde sağlanan SkyTeam hizmetinin kalitesini düşürücü eylemler 530
içinde bulunmasının ihtimal dâhilinde bile olmadığını belirtmişlerdir.
Son olarak pazardan çıkışların sayısında bir artış olması açısından bakıldığında
da böyle bir olasılığın yüksek olmadığı düşünülmektedir. Nitekim yine bildirim
formunda yer alan bilgilere göre İstanbul-Atlanta hattında hâlihazırda faaliyet
gösteren ve Delta-AFKL ittifakına rakip konumda bulunan birçok alternatifin
bulunması bir yana mezkûr hatta British Airways’in Atlanta uçuşlarını Gatwick
Havalimanı’ndan Heathrow Havalimanı’na taşıması ve böylelikle İstanbul’dan
THY ile gelecek olan yolcuların Atlanta’ya doğrudan British Airways ile devam
etmelerini sağlaması suretiyle pazara girişlerin söz konusu olduğunu
göstermektedir. 540
09-27/577-137
14
- Havayolu ile Kargo Taşımacılığı Pazarına İlişkin Değerlendirme
Bildirim formunda yer alan bilgiler ışığında THY’nin 2009 yılında havayolu ile
kargo taşımacılığı hizmetleri alanında % (…) pazar payı ile pazar lideri olduğu,
Luftansa Cargo AG’nin % (…) ’lık pazar payı ile ve Emirates’in % (…) pazar payı
ile THY’yi takip ettikleri görülmektedir. AF ise % (…) ’lik pazar payı ile pazarda
dördüncü sırada yer almaktadır. KL ve Delta‘nın toplam pazar payının ise % (…)
olduğu dikkate alındığında ve ayrıca SkyTeam kargo üyesi olan AFKL ve
Delta’nın havayolu ile kargo taşımacılığı pazarında hâlihazırda işbirliği içinde
oldukları ve tarafların sözleşmenin uygulanmasının kargo taşımacılığı 550
hizmetlerinin işleyişinde önemli bir değişiklik yaratmayacağını bildirdikleri dikkate
alındığında AFKL ve Delta’nın havayolu ile kargo taşımacılığı pazarındaki toplam
pazar payının rekabetçi yapı açısından önemli bir olumsuz etki doğurmayacağı
neticesine varılmıştır.
Sonuç olarak Delta ve AFKL’nin İstanbul-New York hattında rekabetçi bir yapı
içerisinde faaliyet gösterdiği, İstanbul-Atlanta hattında ise, Atlanta Havalimanının
Delta’nın merkez havalimanı olması ve ABD tarafından sağlanan muafiyet
çerçevesinde hâlihazırda Delta ile AF’nin Avrupa-ABD uçuşlarında işbirliği
içerisinde olması nedenleriyle tarafların rakiplerine oranla yüksek bir pazar
payına sahip oldukları, ancak bu hattaki yolcu potansiyelinin oldukça düşük 560
olması, tarafların bu hatta doğrudan uçuşlarının olmaması ve bu hatta ikame
teşkil edecek birçok alternatif hattın da mevcudiyeti nedeniyle bu hattaki rekabet
karşıtı etkinin sınırlı olacağı hususları da dikkate alındığında bildirime konu
anlaşma sonucunda ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkmayacağı, dolayısıyla muafiyetin bu koşulunun sağlandığı değerlendirmesine
ulaşılmıştır. Kargo pazarı bakımından ise, AFKL’nin pazar payının % (…) olduğu,
Delta’nın Pazar payının % (…) in bile altında olduğu ve ayrıca SkyTeam kargo
üyesi olan AFKL ve Delta’nın havayolu ile kargo taşımacılığı pazarında
hâlihazırda işbirliği içinde oldukları ve tarafların sözleşmenin uygulanmasının
kargo taşımacılığı hizmetlerinin işleyişinde önemli bir değişiklik yaratmayacağını 570
bildirdikleri göz önüne alınarak bildirime konu anlaşma sonucunda ilgili pazarın
önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmayacağı kanaatine varılmıştır.
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması
Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşula aykırılık izlenen amacın elde
edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması ya da rekabetin
sınırlanmasının gereğinin dahi bulunmaması halinde olabilir.
Daha önce açıklandığı üzere bir ittifakın kurulmasında iki önemli saik mevcuttur.
Bunlardan birincisi ittifak sayesinde ulaşılacak ölçek, kapsam ve yoğunluk
ekonomileri aracılığıyla maliyet etkinlikleri sağlayarak hizmet ücretlerini düşürmek 580
iken ikincisi yine ittifakın getirdiği sinerji ve taraflar arası bilgi aktarımı sayesinde
daha kaliteli hizmet sunabilmektir.
Bu iki temel saike bakıldığında her ikisinin de havayollarının tüketiciler nezdinde
tercih edilirliklerini artırmaya yönelik olduğu görülmektedir. Bu noktada bu
amaçları elde etmenin inceleme konusu olay bakımından daha az rekabet karşıtı
09-27/577-137
15
başka yollarının olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Nitekim
teşebbüsler prensip olarak anlaşma ile amaçladıkları ekonomik yararların
gerçekleştirilmesinde rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle
yükümlüdür.
İnceleme konusu olaya bakıldığında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olan hususlar; 590
Sözleşme tarafları arasındaki tarife ve kapasite koordinasyonu, fiyat ve gelir
yönetimi koordinasyonu ve sık uçan yolcu programları koordinasyonu olarak
görülmektedir.
Daha önce açıklandığı üzere tarifeler, havayollarını tüketiciler nezdinde tercih
edilir kılan en önemli faktörlerden biridir. Bu faktör özellikle aktarmalı uçuşlar
açısından daha önemli hale gelmektedir. Nitekim bir havayolu ile belirli aktarma
noktasına gelen bir yolcu kendisini o noktaya ulaştıran havayolu ile buradan nihai
noktaya kendisini ulaştıracak olan havayolu arasında tarife koordinasyonu
bulunmaması halinde iki uçuş arasında uzun süre bekleme riski ile karşı karşıya
kalacaktır. İttifak kapsamında havayollarının tarife koordinasyonu gerçekleştirmiş 600
olması halinde ise yolculuğun aktarmadan sonraki kısmını gerçekleştiren
havayolu yolculuğun aktarma öncesi kısmını gerçekleştiren havayolunun aktarma
noktasına geliş zamanını dikkate alarak tarifesini belirlemiş olacağı için yolcuların
aktarma noktasında bekleme süresi enazlaştırılmış olacaktır. Görüldüğü gibi
tarife koordinasyonu, hizmet şebekelerinin giderek genişlediği ve aktarmalı
uçuşların özellikle uzun mesafeli hatlar için hayati önem taşıdığı günümüz hava
taşımacılığında öncelikle tüketiciler açısından çok önemli ve olumlu bir
uygulamadır. Bu nedenle tarife koordinasyonu uygulamasından yoksun bir ittifak
anlamsız olmaktadır.
Aynı örnek olaydan devam edilecek olunursa fiyat koordinasyonunun, tarife 610
koordinasyonunun başarıya ulaşması ve anlamlı olması için vazgeçilmez bir
unsur olduğu görülecektir. Şöyle ki; örnek olayda aktarma öncesi uçuşun günün
en yoğun ve dolayısıyla en kârlı (yolcu sayısı arttıkça yolcu başına düşen
ortalama maliyet azalacağından kârlılık artacaktır), aktarma sonrası uçuşun ise
günün en sakin ve dolayısıyla en kârsız döneminde gerçekleştirilme olasılığı
mevcuttur. Oldukça yüksek olan bu olasılık, kârsız dönemdeki uçuşu
gerçekleştiren havayolunun fiyat ve gelir yönetimi koordinasyonu olmadığı
durumda o hat için sürekli kârsız uçuşlar gerçekleştirmesi anlamına gelecektir.
Bir teşebbüsün kurulmasının temel ve öncelikli nedeninin kâr elde etme olduğu
gerçeği göz önünde bulundurulduğunda bu davranışın rasyonel olmadığı 620
aşikârdır. Bu nedenle havayolları ittifaklar kapsamında tarife koordinasyonunun
yanında fiyat ve gelir yönetimi koordinasyonu da gerçekleştirerek karlı uçuşların
kârsız uçuşları sübvanse etmelerini sağlamaktadır. Bu durumda da temel faydayı
tüketiciler elde etmektedir. Nitekim tarife ve fiyat ve gelir yönetimi koordinasyonu
olmaması halinde havayolları kesintisiz uçuş hizmeti veremeyecek bu durum ise
tüketicilerin aldığı hizmet kalitesini önemli ölçüde düşürecektir.
Bunun yanı sıra tarife ve fiyat ve gelir yönetimi koordinasyonu tüketicilere daha
çok noktada ve daha çok sıklıkla hizmet verilmesini sağlamaktadır. Hizmet
verilen hat sayısındaki artış ise ittifak üyeleri arasında sık uçan yolcu
programlarının birleştirilmesi hususu ile birlikte değerlendirildiğinde yolcuların 630
09-27/577-137
16
elde ettikleri faydayı artırmaktadır. Nitekim tarife koordinasyonuyla genişleyen
hizmet ağları tüketicilerin aldığı hizmet miktarını artırmakta, daha çok uçuş
hizmeti alan tüketici ise sık uçan yolcu programlarının koordinasyonu sayesinde
uçuşlarının her bir aşamasında puan kazanmaktadır. Geniş ittifak ağı içerisindeki
havayollarının herhangi birinden hizmet aldıkça edinilen puanların entegre
programlar sayesinde bilete dönüştürülmesi ise yolcular açısından en önemli
faydalardan biri olarak değerlendirilmektedir.
Yukarıda aktarılan bilgiler bir bütün olarak değerlendirildiğinde ittifak kapsamında
gerçekleştirilmesi düşünülen tarife ve kapasite koordinasyonu, fiyat ve gelir
yönetimi koordinasyonu ve sık uçan yolcu programları koordinasyonu 640
uygulamalarının Sözleşme çerçevesinde planlanan etkinliklerin sağlanması
açısından vazgeçilmez nitelikte olduğu ve bu etkinliklerin gerçekleştirilmesi için
gerekenden daha fazla rekabet karşıtı etki niteliği taşımadığı düşünülmektedir.
Nitekim Sözleşme de bu doğrultuda hazırlanmış ve rekabeti zorunlu olandan
fazla kısıtlayıcı bir hükme yer verilmemiştir.
Bu çerçevede, Kanun’un 5. maddesinde belirtilen koşulları sağlayan bildirime
konu sözleşmeye, bireysel muafiyet verilebileceği düşünülmektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 650
1. Air France ve KLM S.A. ile Northwest Airlines Inc. ve Delta Airlines Inc.
arasında 12.6.2007 tarihinde imzalanan ve 20.5.2009 tarihinde yenilenen
“Transatlantik Ortak Girişim Sözleşmesi”ne menfi tespit belgesi
verilemeyeceğine,
2. Bununla birlikte, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartların
tamamını karşılaması nedeniyle, söz konusu Sözleşme’ye 12.6.2007 tarihinden
itibaren bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
660
Full & Egal Universal Law Academy