Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-4-57 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-30/637-150
Karar Tarihi : 24.6.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.)
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı 10
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Şebnem KULAKSIZOĞLU, Murat AYBER,
Canan KARAMANOĞLU, Zeynep ŞENGÖREN,
C. ŞİKÂYET EDEN : - Harun GÜZELDERE
Üniversite Mh. Karadut Sk. No:32/5 Avcılar/İstanbul
- Ali Alper SÖYLER
Milli Kütüphane Cd. No:19/305 Konak/İzmir 20
- Tolga DÖGER
172/3 Sk. No: 9 D:14 Dostlar Apt. A Blk. 35360
Basın Sitesi/İzmir
- İsmail DERVİŞOĞLU
Tekel Caddesi Kalite Sit. No:52 A-2 Blk. D: 2 Kartal/İstanbul
- Mehmet Sedat ERTUNÇ
Mavişehir Mh. 2040/5 Sk. No: 6/15 Karşıyaka/İZMİR
- Hanifi ÖZEN
Kemalpaşa Cd. No:4 Işıkkent Bornova/İZMİR
- Aliye ÇİÇEK 30
Keresteciler Sit. Zafer Cd. Alaybey Sk. No:28/A
Merter/İSTANBUL
- İsmail ÖZÇELİK
Kadımehmet Mh. Araplık Sk. No:12 Beyoğlu/İSTANBUL
- Dilek ATMACA DAĞLI
MM Karton Cumhuriyet Cd . No:123 Gürsel Plaza Kat:2 D:7
Kavacık Beykoz/İSTANBUL
- Kadriye Melek ÜNİŞ
(Adres tespit edilememiştir.)
- Egemen TÜRKAY 40
(Adres tespit edilememiştir.)
- Ahmet ARSLAN
(Adres tespit edilememiştir.)
09-30/637-150
2
- Ramazan DİNGEÇ
(Adres tespit edilememiştir.)
- Ferhat ÖZAR
(Adres tespit edilememiştir.)
- Orkun ESTİK
(Adres tespit edilememiştir.)
- Taner AYKUT 50
(Adres tespit edilememiştir.)
- Adnan YAZICIOĞLU
(Adres tespit edilememiştir.)
- Barış KARAMAN
(Adres tespit edilememiştir.)
- Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. ŞİKÂYET
EDİLENLER : - Baylas Otomotiv A.Ş.
Boyalı Köşk Sk. No:10 Bebek/İstanbul 60
- Chevrolet Otomotiv Ticaret Ltd. Şti.
Chevrolet Otomotiv Ticaret Limited Şirketi
Kemalpaşa Yolu Torbalı/İzmir
- Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş.
Büyükdere Cd. No:65 B Blok K:6 Maslak/İstanbul
- Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.
Kocaeli Gölcük Yolu 14. Km. İhsaniye
Gölcük/Kocaeli
- General Motors Türkiye Ltd. Şti.
Kemal Paşa Yolu Üzeri Torbalı/İzmir 70
- Honda Türkiye A.Ş.
Atatürk Mh. Turgut Özal Cd. No:123 Şekerpınar
Gebze/Kocaeli
- Hyundai Assan Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.
Şehit Mehmet Fatih Öngül Sk. No:2 Kozyatağı/İstanbul
- Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.
Büyükdere Cd. 175, Levent/İstanbul
- Nissan Otomotiv A.Ş.
Kuşbakışı Cd. No: 11 Altunizade/İstanbul
- Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. 80
Kayışdağı Cd. Kar Plaza E Blk. İçerenköy/İstanbul
- Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.
Büyükdere Cd. No:145 Zincirlikuyu/İstanbul
09-30/637-150
3
- Toyotasa Toyota Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş.
Gülsuyu Mevkii Ankara Asfaltı 34846 Maltepe/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Yeni binek otomobil ve hafif ticari araç üreticisi ve
dağıtıcısı teşebbüslerin Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) indirimi sonrasında birlikte
hareket ederek fiyat artışına gittikleri ve mal arzını kısıtladıkları iddiası. 90
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Bakanlar Kurulunun 16.3.2009 tarih ve 27171 sayılı Resmi
Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Bazı Mallara Uygulanacak Katma Değer
Vergisi ve Özel Tüketim Vergisi Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Kararın Yürürlüğe
Konulması Hakkında Kararı” ile ülkemizin de içinde bulunduğu ekonomik kriz
nedeniyle otomobil sektöründe yaşanan talep daralması sorununa çözüm bulmak
amacıyla yapılan ÖTV indirimi, yeni binek otomobil ve hafif ticari araç satışları
pazarında talebin canlanmasın ve otomobil satışlarının kısa sürede artmasına neden
olmuştur. Söz konusu ÖTV indirimi uygulaması yürürlüğe girdikten sonra yeni binek
otomobil ve hafif ticari araç satışlarında bir talep artışı yaşandığı, üreticilerin de artan 100
talebe yeterince ve eş zamanlı karşılık veremedikleri kamuoyunda sıkça dile
getirilmiştir. Kuruma yapılan şikâyetlerde, araç teslimatlarında yaşanan gecikmelerin
ve yakın dönemde art arda yapılan zamların, üreticilerin ÖTV indiriminden sonra ortak
hareket etmelerinden kaynaklandığı iddia edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 18.3.2009 tarih ve 2015 sayı, 30.3.2009
tarih ve 2249, 2250 sayılar; 3.4.2009 tarih ve 2390 sayı; 9.4.2009 tarih ve 2587 sayı;
8.4.2009 tarih ve 2502, 2499, 2505, 2506, 2508, 2507, 2504, 2501, 2503 sayılar;
7.4.2009 tarih ve 2448, 2449, 2450, 2446, 2447 sayılar ile giren başvurular üzerine
hazırlanan 22.4.2009 tarih ve 2009-4-57/İİ-09-CK sayılı İlk İnceleme Raporu, 110
29.4.2009 tarih ve 09-20 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 09-20/405-M sayı ile karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 18.6.2009 tarih ve 2009-4-57/ÖA-09-SY sayılı
Önaraştırma Raporu 19.6.2009 tarih ve REK.0.08.00.00-110/195 sayılı Başkanlık
önergesi ile 09-30 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; şikâyet konusu davranışların, söz konusu
teşebbüslerce 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal oluşturacak şekilde
anlaşma veya uyumlu eylem yoluyla gerçekleştirildiğine dair yeterli delil 120
bulunmadığından Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığı görüşüne yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Mehaz mevzuata sahip Avrupa Birliği’nde, AB Komisyonu’nun da benimsediği şekilde,
şasi uzunluklarına göre belirlenen segmentasyona göre bir pazar tanımı yapıldığında;
A segmenti tek hacimli küçük otomobilleri (Smart), B segmenti küçük (Ford Fiesta), C
segmenti küçük-orta (Opel Astra), D segmenti büyük-orta (BMW 3), E segmenti büyük-
09-30/637-150
4
executive (Mercedes E), F segmenti lüks (Audi A8), G segmenti spor (Hyundai Coupe 130
FX), SUV segmenti arazi araçları sport utulity vehicle (Honda CRV), MPV segmenti
minivan-multipurpose vehicle (Chrysler Voyager) araçları içermektedir. Şikâyete konu
ürünler ÖTV indiriminden etkilenen 1.100-1.600 motor hacmi ile 1.601-2.000 motor
hacmindeki binek otomobiller ve hafif ticari araçlardır. Anılan ürünler binek
otomobillerde daha çok B ve C sınıfı araçlara tekabül etmektedir.
Bununla beraber, otomobil alımında tüketiciler açısından kullanım amacı, performans,
fiyat gibi değişik kriterlerin söz konusu olması, önaraştırma yapılan firmaların genellikle
tüm segmentlerde üretim ve dağıtım yapıyor olması ve önaraştırma konusu iddiaların
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde rekabeti sınırlayıcı yatay bir anlaşmaya
ilişkin olup alternatif pazar tanımları açısından raporun sonucunun etkilenmeyeceği 140
dikkate alınarak, dosya kapsamında ilgili ürün pazarı “yeni binek otomobiller ve hafif
ticari araçlar pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Söz konusu ürünlerin fiyatlandırılması, dağıtımı, pazarlaması ve satışı Türkiye
genelinde benzer nitelikler arz ettiğinden ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Deliller
I.2.1. Yapılan Görüşmelere İlişkin Bilgi Tutanakları 150
I.2.1.1. General Motors Türkiye Ltd. Şti. (General Motors)
Şirket yetkilileri konuya ilişkin olarak; ÖTV indirimi başladığı andan itibaren
umduklarının üzerinde bir talep artışı ile karşılaştıklarını; ithalat yoluyla gelen araçlar
için yeni verilen siparişler gecikme olmadığı takdirde 2-3 ayda kendilerine ulaştığından,
3 aylık vergi indirimi çerçevesinde, yalnızca stokların eritildiğini; bunun ötesinde,
Türkiye pazarı için montajı yapılan araç adedi önceki sene belirlendiği için ani talep
artışlarının 2-3 ay gibi kısa sürelerde karşılanmasının fiilen mümkün olmadığını; vergi
indiriminin sona erdiği 15 Haziran tarihinin yeni model yılının başına çok yakın bir tarih
olmasının ticari risk yaratmasının da söz konusu olduğunu; fiyat artışının asıl
nedeninin, önceden opsiyonlu olan bazı ekipmanın zaman içinde standart donanıma 160
eklenmesi olduğunu; 2009 yılı boyunca artış oranının % (…) düzeyinde kaldığını; artan
donanımın fiyat yükselişini bir ölçüde açıkladığını; bunun yanında bayilerin kâr
marjlarından feda etmeleri yahut artan talep karşısında olağan kâr marjını
uygulamalarının da fiyat oynamalarına neden olduğunu; anahtar teslim fiyatları
artışının tamamen fabrika çıkış fiyatının artışından kaynaklanmadığını; ÖTV indirimi
öncesi aylarca araç satamayan ve rekabet nedeniyle zararına satışlar yapan bayilerin,
ÖTV indiriminin ertesi günü başlayan talepteki artışa verdiği tepki nedeniyle ve arz-
talep ilişkisi çerçevesinde artış olduğunu ifade etmiştir.
I.2.1.2. Honda Türkiye A.Ş. (Honda) 170
Şirket yetkilisi konu hakkında; 2008 yılından kalan stokları eritmek için Ocak ayı
itibarıyla kampanya düzenlediklerinden ellerinde fazla araç bulunmadığını; üretim
planı daha önceden yapıldığı için söz konusu ÖTV indirimi sonrası artan talep
karşısında üretimi artıramadıklarını; vergi indirimini takiben fiyatları düşürdüklerini,
09-30/637-150
5
ancak Nisan ayında yeni bir fiyat artışı olduğunu; artışın Nisan ve Mart aylarında
yapılan rutin fiyat değişikliği olduğunu; fiyatlara ilişkin kararlarda Avrupa Honda’ya
bağlı bulunduklarını; ayrıca döviz kurularında gerçekleşen artışların da fiyat artışında
etkili olduğunu; bayilerin araçları kendilerinden ne zaman alacakları belli olduğu için,
yaptıkları satışlarda aracı ne zaman teslim edebileceklerine ilişkin kesin bilgi
verebildiklerini belirtmiştir. 180
I.2.1.3. Hyundai Assan Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. (Hyundai)
Hyundai yetkilisi raportörlerle yaptığı görüşmede, ÖTV indirimini satış adedi ve stokları
eritme yönünden son derece olumlu bulduklarını, ancak finansal açıdan olumsuz
etkilendiklerini, zira otomotiv sektörünün genel olarak kurlardaki yükselişin en fazla
%10’unu fiyatlara yansıtabildiğini; halen yaklaşık %15-18 kur farkıyla karşı karşıya
olduklarını, bu nedenle daha fazla satışın zararlarını artırdığını; ÖTV indiriminin 16
Mart’ta gerçekleştirildiğini; Nisan ayı başında %5-7, Mayıs’ta ise 4 modelde yaklaşık
%1,5-2 oranında fiyat artışı yaptıklarını; (…….) ile (…….) adet arasında bekledikleri
talebin (…….) adede çıktığını; bazı modeller haricinde talebi karşılama konusunda 190
Hyundai’nin sıkıntı yaşamadığını; ancak Kore’den gelen ithal ürünlerde, siparişleri 2 ay
önceden verdikleri için gecikmeler olduğunu söylemiştir.
I.2.1.4. Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (Tofaş)
Şirket yetkilisi; indirim öncesinde yüksek stoklarla çalışmadıklarını, otomobil ve ticari
araç olmak üzere yaklaşık (……..) araçlık stoklarının bulunduğunu; vergi indiriminin
araç satışlarını ve üretimi olumlu etkilediğini; İndirim öncesinde fabrikalarında 2
vardiya olarak çalışılmaktayken, bu sayının 3’e çıktığını; vergi indiriminin başlangıç
dönemi olan ilk bir ayda bazı ürünlerde indirim olduğunu; takiben bazı modellerde fiyat
artışları gözlemlendiğini; kendileri için fiyatın her zaman en uygun gösterge olmadığını; 200
bunun nedeninin zaman zaman fiyatın sabit tutulup, ürünlere ek faydaların (uzatılmış
garanti, düşük destekli kredi, kasko vb…) getirilmesi olduğunu; maliyetlerinin Euro
cinsinden hesaplanması nedeniyle, geçmiş dönemden gelen birikmiş zararlarının
bulunduğunu; talep fazlasının yaşandığı dönemde üretimi arttırma imkânı sınırlı
olduğundan fiyat artışına gidildiğini; bu artışları yaparken pazar paylarını
kaybetmemek için rekabetçi fiyatlandırma yaptıklarını; görüşme tarihi itibarıyla taşıt
almak isteyenlere hemen teslimat yaptıklarını; talebin en canlı olduğu dönemde
teslimatın 1 ayı bulduğu durumlar olmakla birlikte, bu durumlarda da müşteriye kaparo
karşılığında fiyat garantisi sunduklarını ifade etmiştir.
I.2.1.5. Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. (Peugeot) 210
Peugeot yetkilisi konuya ilişkin olarak, ÖTV indiriminin ürünlerinin özellikle Türkiye’de
üretilen araçlarının satışını artırdığını; ancak Peugeot’nun pazar payının aynı kaldığını;
Mart ve Nisan aylarında talebin yaklaşık iki katına çıktığını; kendilerinin pazarın
gidişatına göre, tavsiye edilen fiyatlar verebildiklerini; bunda araçlara yaptıkları
ödemenin önemli olduğunu; söz konusu araç bedellerinin ise döviz kuruna bağlı
bulunduğunu; Türkiye’de faizlerin yüksekliği nedeniyle stok bulundurmanın daha
yüksek maliyet anlamına geldiğini; vergi indiriminin yapıldığı 26 Mart ile görüşme tarihi
arasında 2-3 kez fiyatlarda artış gerçekleştirdiklerini; bu artışın bayilere satış fiyatı
artışı şeklinde gerçekleştiğini; fiyat artışlarının modele göre farklılık gösterebildiğini;
ÖTV indirimi kararı alındığında çok önemli düzeyde stoklarının bulunduğunu; talep 220
09-30/637-150
6
edilen araçları teslim edebildiklerini, ancak daha sonra durumun biraz zorlaştığını; bazı
modellerde üretim talep ettiklerini; bununla birlikte, bir süre sonra ÖTV indirimi biteceği
için çok fazla üretim ya da ithalat yapmanın rasyonel olmadığını söylemiştir.
I.2.1.6. ToyotaSA Toyota-Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş. (ToyotaSa)
Şirket yetkilisi konu hakkında, ÖTV indirimi öncesinde (………) adede yaklaşan
stoklarının bulunduğunu; Nisan sonu itibarıyla yaklaşık 9.000, Mayıs’ta ise 2.000-3.000
adet satış yaptıklarını; bu satışların büyük kısmının vergi indirimi sonrasında olduğunu;
ÖTV indiriminden önce de fiyatlarını artırdıklarını, ancak pazarda fiyat baskısı olduğu
için artışları küçük miktarlarda yaptıklarını; indirimden sonra ise stokların hızla
tükendiğini; takiben ithalat gerçekleştikçe oluşan maliyet artışlarının bir kısmını 230
fiyatlara yansıttıklarını; (…………..TİCARİ SIR………); maliyet artışının küçük bir
bölümünün Mart ve Nisan ayları başında fiyatlara yansıtıldığını; rekabet şartları da göz
önünde tutularak model bazında farklı artışlar veya indirimler yapıldığını; bazı
modellerdeki donanım ve/veya teknik değişiklikleri ile yeni modellerin maliyetlere
getirdiği artışın da fiyat listelerini etkilediğini; 2009 yılının en fazla yeni ürün lansmanını
gerçekleştirmeyi planladıkları yıl olduğunu; yaşanan talep patlaması nedeniyle,
araçların karşılanmasında ithalat da söz konusu olduğundan bazen gecikmeler
olabildiğini; yaklaşık 3-4 günlük bu gecikmelerin –örneğin, az tercih edilen bir rengi
tercih eden müşteri için- 1 aya kadar çıkabildiğini; stoklar bitmek üzere olduğu için,
talebi karşılayabilmenin ancak önceden planlanan üretimler ile söz konusu 240
olabileceğini; Mayıs ayı sonu ve Haziran ayı ortasında talepleri karşılama
kabiliyetlerinin azalacağını öngördüklerini belirtmiştir.
J. GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK
Kuruma farklı zamanlarda intikal eden şikâyet dilekçelerindeki iddialar, yeni binek
otomobil ve hafif ticari araçların satış, pazarlama ve dağıtımını yapan teşebbüslerin,
Bakanlar Kurulunun 16.3.2009 tarih ve 27171 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren 2009/14802 sayılı “Bazı Mallara Uygulanacak Katma Değer Vergisi ve
Özel Tüketim Vergisi Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Kararın Yürürlüğe Konulması
Hakkında Kararı” çerçevesinde uygulanan ÖTV indirimi sonrasında, birlikte hareket
ederek, binek otomobil ve hafif ticari araç satışlarındaki arzı kısıtlamak ve vergi 250
indiriminin akabinde Nisan 2009 döneminde paralel fiyat artışına gitmek suretiyle 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmelerine ilişkindir.
J.1. Bazı Mallara Uygulanacak Katma Değer Vergisi ve Özel Tüketim Vergisi
Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Kararın Yürürlüğe Konulması Hakkındaki
Bakanlar Kurulu Kararı
2009/14802 sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre KDV ve ÖTV vergi oranları bazı
mallarda kaldırılmış ya da düşürülmüştür. Kararın dosya konusu ilgili pazardaki vergi
indirimine ilişkin kısmı aşağıda aktarılmıştır:
“MADDE 2 - (1) 15/6/2009 tarihine kadar uygulanmak üzere, 4760 sayılı Özel Tüketim
Vergisi Kanununa ekli; 260
a) (II) sayılı Listede yer alan mallardan bazılarının vergi oranları ekli (1) sayılı cetvelde
gösterildiği şekilde belirlenmiştir,
…
09-30/637-150
7
(1) SAYILI CETVEL
...
“87.03 Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer
motorlu taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları
dahil)
[Yalnız binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları vb., (Para
arabaları dahil), motorlu karavanlar, elektrik, gaz, güneş enerjili vb. motorlu taşıtlar.] 270
[Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus arabalar, cenaze arabaları, itfaiye öncü
arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu taşıtlar, özellikle kar üzerinde hareket
etmek için dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu olanlar
(dizel veya yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu taşıtlar,
diğerleri (Golf arabaları vb. taşıtlar) hariç]
-İstiap haddi 850 kilogramı geçmeyip motor silindir hacmi 2000 cm³'ün altında
olanlar...1
-İstiap haddi 850 kilogramı geçip motor silindir hacmi 2800 cm³'ün altında olanlar...1
-Motor silindir hacmi 3200 cm³'ü geçmeyen sürücü dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar…1
-Diğerleri 280
Motor silindir hacmi 1600 cm3'ü geçmeyenler ...18
Motor silindir hacmi 1600cm3'ü geçen fakat 2000 cm3'ü geçmeyenler…54
Motor silindir hacmi 2000 cm3'ü geçenler...80”
Dosya kapsamında incelenen yeni binek otomobiller için ÖTV oranları silindir hacmi
1600 cm3’ün altında olanlar için %37’den %18’e, 1.600-2.000 cm3 arasında olanlarda
%60’tan %54’e, 2.000 cm3’ün üzerinde olanlar da %84’ten %80’e; ticari araçlarda ise
% 10’dan %1’e indirilmiştir. Yeni vergi oranlarının 15.6.2009 tarihine kadar yürürlükte
kalmasına karar verilmiştir.
J.2. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
Önaraştırma konusu iddialar, binek oto ve hafif ticari araç üreticisi ve dağıtıcısı 290
otomotiv firmalarının ÖTV indirimi sonrasında anlaşma veya uyumlu eylem yoluyla
stokları ve arzı kontrol ettikleri ve paralel biçimde fiyat artışı yaptıkları yönündedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasında, “belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin
hukuka aykırı ve yasaktır” denilerek rekabeti bozucu nitelikteki anlaşmalar
yasaklanmıştır.
Öte yandan, aynı Kanun maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bir anlaşmanın varlığının
ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep 300
dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu
veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem
içinde olduklarına karine teşkil eder.”; dördüncü fıkrasında ise, “Ekonomik ve rasyonel
gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını
ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.” ifadesi bulunmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un
09-30/637-150
8
gerekçesinde de, “Teşebbüsler arasında bir anlaşmanın varlığı tespit edilemese bile,
teşebbüsler arasında kendi bağımsız davranışları yerine geçen bir koordinasyon veya
pratik işbirliği sağlayan doğrudan veya dolaylı ilişkiler de eğer aynı sonucu
doğuruyorsa yasaklanmıştır.” denilmektedir.
Rekabet hukuku anlamında anlaşma kavramı oldukça geniş kapsamlıdır. Bu maddeye 310
göre anlaşmanın varlığı için teşebbüslerin piyasada belli bir şekilde davranmak
niyetlerini herhangi bir yolla ifade etmiş olmaları yeterlidir. Bu kavram birlikte karar
alma ya da ortak bir plana bağlılık gibi unsurları içermektedir. Anlaşma kavramının bu
geniş kapsamına karşın, anlaşma ve uyumlu eylem kavramları arasında da bir fark
gözetilmiş ve bir anlaşmanın varlığı aşamasına gelmemekle birlikte, teşebbüslerin
rekabetin risklerine karşı bilerek (kasıtlı) ikame ettikleri, aralarında pratik işbirliği
sağlayan bir koordinasyonun 4. maddede öngörülen yasaklamalardan kurtulması
engellenmek istenmiştir. Bu çerçevede, Kanun bakımından aslında anlaşma ve
uyumlu eylem kavramları arasındaki ayrımdan çok teşebbüsler arasındaki
uzlaşmaların nasıl ispat edileceği önem taşımaktadır. 320
Birbirini etkileyebilecek az sayıda firmanın bulunduğu oligopol piyasasında faaliyet
gösteren firmaların kendi pazar stratejilerinin rakiplerinin stratejilerine bağlı olduğunun
farkında olması oligopolistik bağımlılık olarak nitelendirilmekte, bu bağımlılık nedeniyle
firmalar arasında herhangi bir anlaşma olmamasına karşın, paralel davranışlar ortaya
çıkabilmektedir. Bu şekildeki paralel davranışlar firmaların piyasa koşullarından
kaynaklı bilinçli tercihlerinin sonucu olarak gelişmektedir.
Teşebbüslerin ekonomik ve rasyonel gerekçelerle uyumlu eylem iddiasını çürütme
şanslarının bulunması, tek başına bilinçli paralellikten uyumlu eylem sonucuna
ulaşılamayacağını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, sadece paralel davranışa
dayanılarak uyumlu eylem iddiasında bulunmamak, firmalar arasındaki bağlantıyı 330
gösterir delilleri ortaya koymak gerekmektedir. Uyumlu eylemde bir anlaşmanın tüm
unsurlarının bulunması gerekmemekle birlikte, uyumlu eylem tarafların
davranışlarından açıkça anlaşılan bir koordinasyondan kaynaklanmalıdır. Tek başına
paralel davranış uyumlu eylem olarak tanımlanamamakla birlikte, paralel davranış
pazarın normal koşullarını yansıtmıyorsa, uyumlu eylemin güçlü bir delilidir. Uyumlu
eylemin varlığının ortaya konulması için pazar koşullarının çok iyi analiz edilmesi
gerekmektedir.
Bu çerçevede, uyumlu eylem için üç unsurun varlığı aranmaktadır:
- Teşebbüsler arasında bir tür koordinasyon ya da işbirliği bulunmalıdır.
- Koordinasyon, taraflar arasındaki doğrudan ya da dolaylı bir bağlantıdan 340
kaynaklanmalıdır.
- Bu bağlantının amacı, rakiplerin gelecekteki davranışlarına ilişkin belirsizlikleri
ortadan kaldırmak olmalıdır.
Firmalar arası koordinasyonun ortaya çıkmasını kolaylaştıran en önemli faktörlerden
biri pazardaki yoğunlaşma oranıdır. Bir pazarda faaliyet gösteren firma sayısı
azaldıkça, firmalar arası koordinasyon ihtimali artar. Az sayıda sağlayıcının
davranışlarını koordine etmelerinin daha kolay olmasının yanı sıra, bu tür pazarlarda
koordinasyondan sapanların belirlenmesi de kolaydır. Pazarın arz yönü
değerlendirilirken dikkate alınması gereken diğer unsur ise, sağlayıcıların
homojenliğidir. Pazar payları, kapasiteleri ve maliyet yapıları (toplam maliyet düzeyi ve 350
09-30/637-150
9
maliyetlerin sabit ve değişken maliyetler arasındaki dağılımı) benzer olan firmaların,
koordinasyonlarının şartları konusunda uzlaşmaya varmaları daha kolaydır. Pazara
giriş engellerinin bulunması ise firmaların davranışlarını koordine etmelerini
kolaylaştırır.
Ürünlerin homojenliği ise fiyatların koordine edilmesine, karşılaştırılmasına ve bu
fiyattan sapmaların hemen fark edilmesine olanak tanır. Ayrıca karmaşık özellikler
gösteren ya da siparişe dayalı olarak üretilen ürünlerin söz konusu olduğu pazarlarda
koordinasyon güçleşecektir.
Pazarın şeffaf olması, firmalar arası koordinasyon ihtimalini artıran önemli bir özelliktir.
Fiyatlara ve pazar stratejilerine ilişkin şeffaflığın fazla olduğu pazarlarda firmaların 360
koordinasyondan sapan firmaları tespit etmeleri ve hemen misillemeye girişmeleri de
mümkün olacaktır. Pazarın şeffaf olmaması ise oligopolistik bağımlılığın ortaya
çıkmasına en önemli engeldir.
Olgun ve doymuş bir pazar, firmalar arası koordinasyon riskini artıracaktır. Rakipler,
oluşan yeni talepten pay kapmaya çalışacaklarından, belirgin bir şekilde büyüyen
pazar ve talep, firmaların rekabetçi davranışlara girişme eğilimlerini artıracaktır.
Satıcı sayısının az olduğu, pazar şeffaflığının fazla olduğu, ürünün homojen olduğu,
firmaların maliyet yapılarının benzer olduğu olgun ve doymuş pazarlarda aynı
zamanda oligopolistik bağımlılığın en üst düzeyde olduğu dikkate alındığında, bu tür
pazarların çok iyi analiz edilmesi ve delillerin bu analiz çerçevesinde değerlendirilmesi 370
gerekmektedir.
Dosya konusu ilgili pazar ise oligopolistik piyasa özelliklerine sahip olmakla beraber
yoğunlaşma oranının nispeten düşük olduğu, ürünün heterojen olduğu, olgun ve
doymuş olmayan bir pazardır.
Oligopolistik bağımlılığın ortaya çıkmasını zorlaştıran pazar özelliklerinin ağırlığı
arttıkça, paralel davranışın, tek başına ispatlamasa da, uyumlu eylemi işaret etmekteki
gücü artmaktadır. Diğer taraftan, bu tür pazarların aynı zamanda teşebbüslerin uyumlu
eyleme girişmelerine uygun olmaması, pratikte bu tür pazarlarda uyumlu eylemle
karşılaşılması olasılığını da büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Bu noktada, yapılan
pazar analizi ışığında, paralel davranışların ortaya çıkmasında teşebbüslerin ne tür 380
tutum ve davranışlarının rol oynadığının ve bu tutum ve davranışların teşebbüslerin tek
taraflı davranışlarına mı yoksa aralarındaki işbirliğine mi işaret ettiğinin belirlenmesi
gerekmektedir.
Aşağıda yapılan değerlendirmelerde de pazarın özellikleri dikkate alınarak şikâyete
konu davranışların firmaların bağımsız ve rasyonel olarak aynı yönde
davranmalarından mı yoksa uyumlu eylem içerisinde bulunmalarından mı
kaynaklandığı ele alınacaktır.
a. Teşebbüslerin Arzı Kısıtladıkları İddiasına Yönelik Değerlendirme
Önaraştırma kararı tüm yeni binek otomobil ve hafif ticari araç üreticisi ve dağıtıcısı
teşebbüsler hakkında alınmıştır. Ancak gerek verilen kanuni süreler içinde tüm 390
firmalara yerinde inceleme yapılmasında yaşanacak zorluklar gerekse talep edilen
verilerin toplanması ve uyumlaştırılmasında yaşanabilecek sıkıntılar dikkate alınarak
incelenen taraf sayısı 12 teşebbüs ile sınırlandırılmıştır. Bu seçimde, otomobil
satışlarının fazla olduğu orta sınıf binek ve hafif ticari otomobil üreten ve pazar payları
09-30/637-150
10
nispeten yüksek olan; ayrıca şikâyet dilekçelerinde ismi sık geçen firmalar tercih
edilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak, önaraştırma kapsamında, Opel, Hyundai,
Peugeot, Fiat, Honda ve Toyota firmalarında yerinde inceleme ve üst düzey yetkili
kişilerle iddialar hakkında görüşme yapılmış; bunun yanında adı geçen bu firmalar ile
Citroen, Ford, Renault, Volkswagen ve Nissan’dan satış rakamları, fiyatlar, stoklar ve
ithalat/ihracata ilişkin bilgi talep edilmiştir. 400
Yetkililer ile yapılan görüşmelerde özetle, ÖTV indirimi sonrasında önemli bir talep
artışı yaşandığı, stokların hızla azaldığı, üretim yapan firmalar için üretim
planlamasının yaklaşık 1 yıl öncesinden düzenlenmesine bağlı olarak artan talebe
üretim artışıyla karşılık verilemediği, ithalat yoluyla araç satışı yapan firmalar için ise
sipariş tarihiyle teslimat tarihi arasında, gümrük vs. işlemleri nedeniyle 2-3 aylık
gecikmelerin yaşanabildiği, bazı firmaların ise vergi indirimi öncesi azalan talebe ve
krizde bulunan sektöre uyum sağlamak amacıyla düşük stokla çalışmaya başladıkları,
vergi indirimi dönemine düşük stokla giren bu firmaların araç teslimatlarında sıkıntı
yaşadığı ve özellikle çok talep edilen modellerin stoklarının düştüğü ifade edilmiştir.
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde stok ve satış rakamlarının seyrine bakıldığında; 410
Opel için Mart ayı döneminde stokların azaldığı, satışların ve ithalatın ise arttığı,
ancak Nisan ayı içinde stoklarının indirim öncesi döneme yaklaşarak arttığı1,
satışlarının ise gerilediği; çok satılan modellerindeki eğilimin de bu genel eğilime
paralel olduğu görülmektedir. Ticari araçlarda ise genel olarak stoklarda bir düşme
eğilimi olduğu göze çarpmaktadır.
Chevrolet marka için Mart 2009’dan itibaren satışların önemli ölçüde arttığı, buna
paralel olarak yurt dışı alımların da arttığı ancak Nisan’da stoklarda bir artış olduğu,
Mayıs itibariyle ise stokların oldukça düştüğü gözlenmektedir.
Peugeot için ÖTV indiriminin akabinde ithalatla birlikte satışların arttığı, Mart
ayından sonra stokların önemli ölçüde azaldığı, Nisan ayından sonra ise artmaya 420
başladığı, model bazında bakıldığında ise binek otomobillerdeki stokların düşük
seviyelere gerilediği görülmektedir.
Volkswagen için ÖTV indirimi sonrasındaki stoklardaki azalma eğiliminin süreklilik
gösterdiği, aynı dönemde satışların ve ithalatın da birlikte arttığı; ancak Nisan ayı
itibarıyla bir miktar azaldığı, çok satılan Passat, Golf, Polo, EOS modellerinin
stoklarındaki düşüşün ÖTV indirimi sonrasındaki dönem boyunca devam ettiği
görülmektedir.
Citroen için ÖTV indiriminin yapıldığı dönemde hem binek oto hem de ticari
araçlarda yurt içi satış adetlerinde ciddi artışlar olduğu, binek araçlarda daha fazla
olmak üzere toplam stoklarda azalma yaşandığı, özellikle çok satılan binek 430
otomobil modellerinde düşük seviyelere gerilediği, Nisan ayından itibaren ise
ithalatın artması ve satışların bir miktar düşmesine bağlı olarak stokların yeniden
yükseliş eğilimine girdiği görülmektedir.
1 Opel yetkilisi bu durumun kendileri açısından stok tanımının farklılığından kaynaklanabileceğini,
nitekim ellerine ulaşmamış dahi olsa yurt dışına siparişi verilen araçların da faturası kesilip şirket adına
satın alınmış gözükmesi dolayısıyla stok olarak görüldüğü ifade edilmiştir.
09-30/637-150
11
Honda için Mart ayındaki stoklardaki düşüş ve satışlardaki artış hızının Nisan ayı
itibarıyla zayıfladığı görülmektedir. Yapılan görüşmelerden Honda’nın düşük stokla
çalışmayı tercih eden bir firma olduğu da bilinmektedir.
Hyundai marka araçlarda ise yurtiçi satışların ve ithalatın vergi indirimi sonrasında
önemli ölçüde arttığı, Nisan sonu itibariyle ise azalmaya başladığı görülmektedir.
Stok verileri gelmediği için stok seyrini gösteren bir grafik çalışması yapılamamıştır.
Nissan için ÖTV indiriminin yapıldığı Mart ayında stokların hızlı bir düşüşe geçtiği, 440
Nisan ayından itibaren stoklardaki azalışın devam etmekle birlikte satışlarda
yaşanan gerilemeye bağlı olarak düşüş hızının gerilediği, ithalat ve ihracatın çok
önemli değişim göstermediği, … (…….),(…….) gibi modellerde ise Nisan sonu
itibarıyla stokların tükenme noktasına geldiği anlaşılmaktadır.
Fiat için sadece Mart ve Nisan aylarına ait stok bilgisi bulunmaktadır. ÖTV indirimi
dönemine bakıldığında üretim ve satışların artış seyri gösterdiği stokların ise
indirim sonrası dönemler için durağan gittiği, diğer taraftan, stokların artış ve azalış
eğilimlerinin modele göre farklılık arz ettiği anlaşılmaktadır.
Toyota için Mart ayı itibarıyla talepteki artışın etkisiyle keskin bir düşüş yaşandığı,
(…….), (…….), (…….) gibi modellerindeki stok düşüşünün Nisan ayında da devam 450
ettiği, Corolla modelindeki stokların ise ithalatla birlikte Nisan ayı itibariyle artışa
geçtiği, önemsiz düzeyde olan ihracatın sabit, ithalatın ise Mart ayındaki talep artışı
sonrası hızla arttığı görülmektedir.
Ford için vergi indirimi sonrasında stoklardaki gerilemenin Mart ayı ve Nisan ayı
boyunca devam ettiği, özellikle çok satılan binek modellerinde stokların çok
azaldığı görülmektedir.
Yukarıda firma bazında verilen bilgiler genel olarak değerlendirildiğinde, ÖTV
indiriminin genel olarak firmaların stoklarını önemli ölçüde azalttığı, indirimin devam
ettiği sonraki aylarda bazı firmaların ithalatının artması ve/veya satışlarının düşmesine
bağlı olarak stoklardaki düşüş hızının gerilediği; yine pek çok firmanın en fazla satılan 460
model araçlarındaki stoklarının çok düştüğü anlaşılmaktadır. Özellikle binek
otomobillerdeki stokların daha hızlı azaldığı markaların bazı modelleri neredeyse
tükenme noktasına gelmiştir. Stokların indirim sonrasında sürekli düşüş sergilemesi ve
bazı firmaların ithalatlarında görülen artışlar teşebbüslerin stokları kontrol ederek arzı
kısıtladıkları iddialarını zayıflatmaktadır.
Dolayısıyla grafiklerle gösterilen stoklar, ihracat, satış ve ithalat verileri firmaların arzı
kontrol etmek için ortak hareket ettikleri iddiasını doğrulayacak nitelikte değildir. Diğer
taraftan, yeni binek otomobil ve hafif ticari araç üreticisi ve dağıtıcısı teşebbüsler
hakkında yürütülen önaraştırma sürecinde yapılan incelemelerde, firmalar arasında
ÖTV indirimi sonrasında arzı kontrol ederek rekabeti engellemeye, kısıtlamaya ve 470
bozmaya yönelik herhangi bir anlaşma ya da uyumlu eylem tespit edilememiştir.
b. Teşebbüslerin Birlikte Fiyat Artışına Gittikleri İddiasına Yönelik Yapılan
Değerlendirme
Firmaların binek otoda ve hafif ticari araçlarda en çok satılan araçlarına ilişkin ÖTV
sonrası fiyat hareketleri2 ve zam oranları aşağıdaki grafik ve tablolardaki gibidir:
2 Üretici veya dağıtıcı firmaların bayilerine verdikleri tavsiye fiyatlar esas alınmıştır.
09-30/637-150
12
Grafik1: 1400-1500 Motor Hacmindeki Çeşitli Markaların ÖTV İndirimi Sonrası Fiyat Hareketleri
0
5.000
10.000
15.000
20.000
25.000
30.000
35.000
40.000
45.000
Ocak Şubat Mart-1 Mart-2 Nisan Mayıs
Renault Yeni Clio HB Faz 1 Dynamique 1.4 16V
Nissan Note 1,5 dci Tekna M/T
Peugeot 207 Trendy Mp3 1.4 16V
Citroen Yeni C4 SX 1.4İ 5P
Opel Corsa Enjoy 1.4. i Twinport
Yeni Fiesta Titanium 1.4.i
GRANDE PUNTO 5K 1.4 FIRE 77 HP ACTIVE DAB ABS AC
Polo 1.4 80 hp
Honda Jazz 1,4 LS Joy Düz vites
Toyota Auris 1.4. D-4D Comfort
Chevrolet Yeni Aveo HB 1.4 16 V
Tablo3: 1400-1500 Motor Hacmindeki Birbirine Rakip Çeşitli Markaların 2009 Aylık Fiyat Artış/Azalış
Oranları (%)
Modeller Şubat Mart-1 Mart-2 Nisan Mayıs
Renault Yeni Clio HB Faz 1 Dynamique 1.4 16V 1,58 0 -13,49 0 0
Nissan Note 1,5 dci Tekna M/T 3,12 5,00 -6,65 3,09 8,98
Peugeot 207 Trendy Mp3 1.4 16V 0,00 -0,94 -13,52 6,43 1,83
Citroen Yeni C4 SX 1.4İ 5P 0,00 2,14 -13,49 3,02 2,67
Opel Corsa Enjoy 1.4. i Twinport 0,31 0 -13,56 3,00
Yeni Fiesta Titanium 1.4.i 3,98 0 -13,52 3,40 0,97
GRANDE PUNTO 5K 1.4 FIRE
77 HP ACTIVE DAB ABS AC 0 0 -13,50 0
Polo 1.4 80 hp -0,84 3,45 -13,80 3,70 0
Honda Jazz 1,4 LS Joy Düz vites 2,97 0 -13,55
Toyota Auris 1.4. D-4D Comfort 0 -1,28 -13,73 0
Chevrolet Yeni Aveo HB 1.4 16 V 0 0 -13,53 3,21
Görüldüğü üzere bu motor hacmindeki rakip araçların fiyat hareketleri tam bir paralellik 480
göstermemektedir. Genelde tüketiciyi doğrudan etkileyen bayiye tavsiye edilen
fiyatlarda ÖTV ile birlikte Mart ayında önemli bir düşüş yaşanmış, ÖTV indiriminin
Bazı firmaların Mart ayında iki defa fiyat değişikliğine gittiği görülmektedir.
09-30/637-150
13
akabinde Nisan ayında ise bazı firmalar zam yapmazken bazıları zam yapmıştır. Zam
yapan firmaların zam oranları da birbirinden farlılık arz etmektedir.
1600 motor hacimli araçlara ilişkin fiyat hareketleri ve zam oranlarına ilişkin grafik ve
tablo aşağıda yer almaktadır:
Grafik 2: 1600 Motor Hacmindeki Birbirine Rakip Çeşitli Markaların ÖTV İndirimi Sonrası Fiyat
Hareketleri
490
500
Tablo4: 1600 Motor Hacmindeki Birbirine Rakip Çeşitli Markaların 2009 Aylık Fiyat Artış/Azalış Oranları (%)
Modeller Şubat Mart-1 Mart-2 Nisan Mayıs
Renault Megane Sedan Faz 2 Authentique Baz 1.6 16V 2,28 -1,49 -12,36 7,79 -12,22
Volkswagen Jetta 1.6 102 hp Man. -2,78 2,79 -13,78 4,26 0,00
Opel Yeni Astra Sedan Essentia 0,01 0,00 -13,62 3,02
Chevrolet Lacetti 0,00 0,00 -13,59 -0,63
Citroen YENİ C4 SX 1.6İ 5P 0,00 2,22 -13,50 2,14 4,13
Fiat Bravo 1.6 16V JTD 105 HP ACTIVE 0,00 0,00 -13,58 3,21 1,25
Ford Yeni Focus Trend 5K 5K 1.6i 115PS 5,17 0,00 -10,55 2,43 0,00
Nissan NOTE 1,6 VISIA A/T 0,00 5,00 -6,71 3,19 6,17
Peugeot 308 5K Hatcback Comfort 1.6 Vti 120 hp 0,00 -0,94 -13,56 9,82 1,85
Honda Civic 4K 1.6 LS Dream 0,00 0,00 -13,58
Toyota Corolla 1.6 Comfort 0,00 1,03 -13,81 3,86
0
5.000
10.000
15.000
20.000
25.000
30.000
35.000
40.000
45.000
Ocak Şubat Mart-1 Mart-2 Nisan Mayıs
Renault Megane Sedan Faz 2 Authentique Baz 1.6 16V Volkswagen Jetta 1.6 102 hp Man.
Opel Yeni Astra Sedan Essentia Chevrolet Lacetti
Citroen YENİ C4 SX 1.6İ 5P Fiat Bravo 1.6 16V JTD 105 HP ACTIVE
Ford Yeni Focus Trend 5K 5K 1.6i 115PS Nissan NOTE 1,6 VISIA A/T
Peugeot 308 5K Hatcback Comfort 1.6 Vti 120 hp Honda Civic 4K 1.6 LS Dream
Toyota Corolla 1.6 Comfort
09-30/637-150
14
Görüldüğü üzere bu motor hacmindeki rakip araçların fiyat hareketleri de tam bir
paralellik göstermemektedir. Genellikle, bayiye verilen tavsiye fiyatlarda ÖTV ile birlikte 510
Mart ayında önemli bir düşüş yaşanmış, ÖTV indiriminin akabinde Nisan ayında
birbirinden farklı oranlarda fiyat artışlarına gidilmiştir.
Hafif ticari araçlara ilişkin fiyat grafikleri ve ÖTV indirimi sonrası zam oranlarını
gösteren tablo ise aşağıda sunulmaktadır:
Grafik3: Hafif Ticari Araçlarda Birbirine Rakip Çeşitli Markaların ÖTV İndirimi Sonrası Fiyat Hareketleri
0
10.000
20.000
30.000
40.000
50.000
60.000
Ocak Şubat Mart-1 Mart-2 Nisan Mayıs
Citroen Berlingo X 1,6 HDI Combi
Peugeot Bipper Kombi Comfort 70 hp
Nissan Navara D/C 4x2 SE 6M/T
Renault Kangoo Multix Classic Faz 3 Authentique 15MLTX65
Toyota Hiace Panel Van 95 S
Opel Combo City Plus
Ford Transit Connect Kombi 1.8 TDCİ 90PS
DOBLO CARGO MAXI 1.3 MJET ACTIVE
VW Yeni Caddy Maxi Van 1.9 TDI *
Tablo5: Hafif Ticari Araçlarda Birbirine Rakip Çeşitli Markaların 2009 Aylık Fiyat Artış/Azalış Oranları
(%)
Modeller Şubat Mart-1 Mart-2 Nisan Mayıs
Citroen Berlingo X 1,6 HDI Combi 0 1,00 -1,14 -6,76 0
Peugeot Bipper Kombi Comfort 70 hp -0,93 2,14 -7,01 0 2,06
Nissan Navara D/C 4x2 SE 6M/T 0 0 -2,82 5,09 0
Renault Kangoo Multix Classic Faz 3
Authentique 15MLTX65 0 0 -7,74 0 0
Toyota Hiace Panel Van 95 S 0 0 -3,82 0
Opel Combo City Plus 0,07 0 -7,96 3,00
Ford Transit Connect Kombi 1.8 TDCİ 90PS 10,37 0 -15,14 -10,80
Bazı firmaların mart ayında iki defa fiyat değişikliğine gittiği görülmektedir.
09-30/637-150
15
DOBLO CARGO MAXI 1.3 MJET ACTIVE 1,95 0 -2,80 0,66 0
VW Yeni Caddy Maxi Van 1.9 TDI * 2,89 2,43 -2,78 -0,11 1,45
Yukarıdaki grafik ve tablodan görüldüğü üzere ÖTV indirimi ile birlikte Mart ayında
tüketiciyi doğrudan etkileyen tavsiye fiyatlarda %1-%15 oranında değişen indirimler 520
olmuş, Nisan ayında ise bazı firmalar fiyatlarını değiştirmezken bazıları ise değişen
oranlarda zam veya indirim gerçekleştirmiştir. Hafif ticari araçlardaki fiyat hareketleri
firmalar arasında binek araçlardan daha fazla bir değişkenlik göstermektedir. Binek
araçlarda incelemeye konu firmaların çoğunluğunda bir fiyat artışı gözlenirken hafif
ticari araçlarda genel bir eğilim bulunmamaktadır. Bunda binek otodaki ÖTV indirimi ve
talep artışının daha yüksek olması etkilidir.
Yapılan görüşmelerde yetkililer, fiyat artışlarıyla ilgili olarak araçlara eklenen bazı
donanımların ve teknik özelliklerin yeni çıkarılan modellerde standart hale
getirilmesinden veya artan talep karşısında bayilerin kar marjında eskisine kıyasla
daha katı davranmalarından kaynaklanabileceğini (Opel), fiyat artışının her yıl Mart ve 530
Nisan ayında yapılan rutin fiyat değişikliği sonucunda oluştuğunu (Honda), kur
baskısının oluşturduğu kriz dönemdeki birikmiş zararların talebin artmış olduğu
dönemde fiyatlara yansıtıldığını (Tofaş), bazı firmalar ise ÖTV indirimi öncesinde de
fiyat artışı yapıldığını (Toyota), ithalat gerçekleştikçe oluşan maliyet artışları nedeniyle
fiyatlardaki değişikliğe gidildiğini (Peugeot, Hyundai, Honda) ifade etmişlerdir.
Firma yetkilileri tarafından fiyat değişikliklerine ilişkin olarak bazı farklı açıklamalar
yapılsa da, daha çok dile getirilen husus fiyat artışlarının, talebin düşük olduğu
dönemdeki kur yükselişi nedeniyle artan maliyetlerin diğer bir ifadeyle birikmiş maliyet
artışlarının talebin arttığı dönemde fiyatlara yansıtılmasından ve ithalat maliyetlerindeki
artıştan kaynaklandığı yönündedir. Bazı firmalar, yüzdesel olarak yapılan fiyat artışı 540
oranının halen kurdaki artış oranından daha düşük kaldığını söylemektedirler.
Bu noktada, firmaların hepsi aynı yönde davranmamakla beraber, bazılarının paralel
davranışlarının da tek makul açıklamasının uyumlu eylem olmayabileceği kanaatine
varılmıştır.
Euro kurundaki değişim grafiğine bakıldığında 2008 yılının ilk dört ayında kurun
yükseldiğini, ardından düşüşe geçtiğini, Eylül 2008 döneminden Nisan 2009’a kadar
yükseliş eğilimini sürdürdüğü görülmektedir. Grafiklere genel olarak bakıldığında,
kurdaki artışlar çoğu zaman ithal alım maliyetlerine benzer bir eğilim sergilemiş;
dolayısıyla firmaların ithalat maliyetlerini artırmıştır. Ancak, bu dönem zarfında bazı
firmaların talebin de düşük olması nedeniyle kurdaki bu artışların oluşturduğu maliyet 550
baskısını fiyatlarına yeterince yansıtamadığı anlaşılmaktadır. Taraflar da, yaptıkları
açıklamalarda ithalat nedeniyle oluşan maliyet artışlarının düşük talep nedeniyle bir
süredir fiyatlara yansıtılamadığını belirtmekte; ÖTV indirimi sonrası talebin %100’lerin
üzerine çıktığı dönemde yapılan fiyat zamlarını ertelenmiş fiyat artışları olarak
değerlendirmektedirler. Diğer taraftan, bazı firmaların ise kur değişikliklerine kısa
sürede tepki verdikleri ve fiyatlarda ayarlamaya gittikleri gözlenmektedir.
Eldeki veriler tek tek firma bazında incelendiğinde, kimi firmalardaki perakende fiyat
artışları ithal alım maliyetlerine benzer bir seyir izlerken bazılarında ithal alım
maliyetinden bağımsız olarak da değiştiği gözlenmektedir. Ortalama ithal alım
fiyatlarındaki değişimler çoğunlukla kurdaki artış ve azalış doğrultusunda bir görünüm 560
sergilerken, bu her zaman doğru olmayabilmektedir. Bu durum ithalat maliyetlerindeki
09-30/637-150
16
değişimlerin her zaman kur seviyesiyle açıklanamayacağını göstermektedir. Benzer
şekilde, perakende satış fiyatlarının bazı dönemlerde ithal alım maliyetlerinin tersine
hareket edebildiği de görülmektedir. Bu da fiyatlardaki değişimlerin sadece maliyetlerle
açıklanmasının yetersiz olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, bu piyasada
firmaların satış fiyatlarının sadece maliyete bağlı olarak değişeceğini öngörmek
rasyonel bir bakış açısı değildir. Özellikle, ürünün heterojen olduğu, marka bilinirliği,
model, renk, fiyat, imaj gibi birçok unsurun ürünün pazarlanmasında etkili olduğu bir
sektörde fiyatlandırma stratejisi bu unsurların bir bileşimi olarak ortaya çıkacaktır.
Otomobil gibi bir üründe, yapılan donanım değişikliği veya yeni bir lansman sunumu 570
aynı model adı altında olsa bile yeni bir ürün gibi piyasaya sunulmakta ve çoğu zaman
farklı fiyatlandırılmaktadır. Diğer taraftan, fiyat grafiklerine genel olarak bakıldığında,
ÖTV indirimi öncesi ve sonrasındaki dönemde firmalar arasında belirgin bir paralelliğe
rastlanmamıştır. Nitekim bazı firmaların fiyatları değişmezken, bazılarının ÖTV indirimi
sonrasında bayiye tavsiye ettikleri fiyatlarda artış olmakla beraber, artış oranlarının da
farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Bununla beraber, teşebbüsler arasında bir bağlantının bulunup bulunmadığı da
uyumlu eylem değerlendirmesi yaparken önem taşımaktadır. Bununla beraber,
yapılan önaraştırma sırasında şikâyete konu paralel fiyat artışlarına ilişkin olarak
teşebbüsler arası rekabeti sınırlayıcı koordinasyonu gösterir herhangi bir iletişime veya 580
bilgi paylaşımına rastlanmamıştır.
Yukarıda belirtilen bilgi ve açıklamalar çerçevesinde şikâyet konusu davranışın
teşebbüsler arasında rekabeti kısıtlayıcı herhangi bir anlaşma ya da uyumlu eylemden
kaynaklandığına dair ciddi ve yeterli belge ve bulgular bulunmadığı kanaatine
varılmıştır.
K. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara
yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığına, şikâyetlerin reddine OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
09-30/637-150
17
(24.06.2009 tarihli ve 09-30/637-150 sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Yeni binek otomobil ve hafif ticari araç üreticisi ve dağıtıcı teşebbüslerin ÖTV
indirimi sonrasında birlikte hareket ederek fiyat artışına gittikleri ve mal arzını
kısıtladıkları iddiasıyla ilgili, Kurul’un 29.04.2009 tarih ve 09-20/405-M sayılı
toplantısında, 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Bakanlar Kurulu’nun 16.03.2009 tarih ve 27171 sayılı Resmi Gazete’de
yayınlanarak yürürlüğe giren “Bazı Mallara Uygulanacak Katma Değer Vergisi ve
Özel Tüketim Vergisi Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Kararın Yürürlüğe Konulması
Hakkında Kararı” ile ülkemizin de içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle otomobil
sektöründe yaşanan talep daralması sorununa çözüm bulmak amacıyla ÖTV indirimi
yapılmıştır. Bu indirim yeni binek otomobil ve hafif ticari araç satışları pazarında
talebin canlanmasına ve otomobil satışlarının kısa sürede artmasına neden
olmuştur. Ancak ÖTV indirimi uygulaması yürürlüğe girdikten sonra yeni binek
otomobil ve hafif ticari araç satışlarında bir talep artışı yaşanmasına karşın
üreticilerin de artan talebe yeterince ve eş zamanlı karşılık veremedikleri konusu
kamuoyunda dile getirilmiştir. Kurumumuza yapılan şikayetlerde, araç teslimatlarında
yaşanan gecikmelerin ve yakın dönemde art arda yapılan zamların, üreticilerin ÖTV
indiriminden sonra ortak hareket etmelerinden kaynaklandığı iddia edilmiştir.
Yürütülen önaraştırma kapsamında bulunan 12 teşebbüsün üye olduğu,
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD)’inin yeni binek otomobil ve hafif ticari araç
distribütörü 34 firma tarafından oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Kurul’un 15.04.2004
tarih ve 04-26/287-65 sayılı Kararıyla, anılan Dernek tarafından internet sitesi
kurulmasına, gelecekte de bilgilerin toplanması, yayımlanması ve dağıtılması
aşamalarında rekabetçi pazar yapısının oluşturulmasını engelleyebilecek nitelikte
bilgi ve verilerin değişimine sebep olunmaması kaydıyla, 4054 sayılı Kanun’un 8.
maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilmesine karar verilmiş olmasına rağmen,
web sitesinde yer verilmediği halde, şikayet edilen teşebbüslerin anılan Dernek
organizasyonu çerçevesinde rekabet ihlaline gittikleri yolunda bazı deliller elde
edilmiştir.
Yerinde inceleme esnasında ODD’de Pazar Araştırma Uzmanı olarak çalışan
ve üyeler ile dernek arasındaki iletişimi sağlayan (……………………)’in
bilgisayarından elde edilen e-posta örneklerinde, üyelerden alınan bilgilerle derlenen
raporların paylaşıldığı anlaşılmaktadır. Anılan belgelerde, marka bazında binek
otomobil ve ticari araç filo satışlarının, il bazında binek otomobil ve ticari araç satışı
verilerinin ve yayınlanan sirkülerle marka bazında olmamak üzere toplam binek
otomobil pazar ve hafif ticari araç pazar tahminlerinin ve Maliye Bakanlığı Gelir
İdaresi Grup Başkanlığı’nın talebi üzerine alınan stok bilgilerinin araç tipine göre
dağılımını içeren tablo bulunmuştur.
Öte yandan 20.05.2009 tarihinde Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş,’de
yapılan yerinde incelemede, (…………..)’in bilgisayarından 19 Aralık 2008 tarihli
(…………..) tarafından gönderilen elektronik postada: “Ekte dün katılmış olduğum
ODD Pazarlama Komitesi aylık toplantısında edindiğim rakip markalara ait Aralık
09-30/637-150
18
2009 ve de Ocak ayı öngörülerinin yer aldığı tabloyu bulabilirsiniz. Ay başındaki
öngörümüzü rakipler ile karşılaştırdığımızda OTO tarafında ciddi farklılıklar göze
çarpmazken LCV pazarına ait öngörülerde ortalamanın yaklaşık 13-14000 adet
olduğu görülüyor ki biz 12000 adetlik bir PO öngörüsü ile aya başladık. 2009
öngörülerine baktığımızda ise markaların çoğunluğunun OTO’da 230-240000
bandına yerleştiğini; LCV’de ise 140-160000 arasında değiştiğini görüyoruz. Ocak
2009 tahminlerinde ise yine markaların büyük çoğunluğu ortalama 8000 OTO 5-6000
de LCV olmak üzere toplamda 13-14000’lik bir Ocak ayı pazarı bekliyorlar. Bizim
Ocak 2009 öngörümüz ile kıyaslandığında oldukça muhafazakar olduğumuz
görülüyor….” denilmektedir. Yine (………….)’in bilgisayarından elde edilen 20 Şubat
2009 tarihli (………..) tarafından gönderilen diğer bir elektronik postada:“18.02.2009
ve 19.02.2009 tarihlerinde yapılan OSD ve ODD Şubat ayı Pazarlama Komitesi
Toplantıları’na ait önemli notları ve katılımcı markaların Pazar öngörülerini aşağıda
bulabilirsiniz. OSD Toplantısı:Katılımcı markalar pazar ile ilgili öngörülerini belirttiler.
Ocak ayında otomobil pazarında beklentilerin üzerinde bir seyir izlenmesine rağmen
ticari araç tarafında olumlu bir tablo olmadığı belirtildi. ODD Toplantısı:Katılımcı
markalar pazar ile ilgili öngörülerini belirttiler. Mart ayı için beklentiler iki farklı kutupta
yoğunlaştı; Şubat ayında artış öngörenler Mart ayı için de mevsimsellik paralelinde
bir artış beklerken; kimileri Ocak’ın suni büyümesi nedeniyle Şubat geçişinde önemli
bir artış beklemediklerini ve benzer nedenle Mart ayında da sıçrama
öngörmediklerini belirtti.” (……….)’in bilgisayarından alınan 27 Ekim 2008 tarihli
(…………) tarafından gönderilen diğer bir elektronik postada: “24 Ekim 2008 Cuma
günü gerçekleştirilen ODD Pazarlama Komitesi Ekim ayı toplantısına ait notları
aşağıda bulabilirsiniz. Toplantıya katılım normalde olduğundan daha yüksekti. Fakat
markaların büyük çoğunluğunun oldukça yuvarlak ve yüzeysel yorumlar yapması
nedeniyle alışılageldiğinden kısa ve de verimsiz bir toplantı gerçekleşti. Genel olarak
büyük oyuncuların nispeten küçük markalara kıyasla daha olumlu baktığını
söyleyebiliriz. … Ekteki tabloda adet paylaşımı yapan markalara ait öngörülerin
özetini bulabilirsiniz Bugün ODD tarafından yayınlanacak olan adet paylaşım
sirküleri de sizlerle paylaşılacaktır. ODD: Ay kapanış işlemlerimin gecikmesi ve 5. iş
gününe kadar sarkmasının yol açtığı sıkıntılar göz önünde bulundurularak Kasım
ayından itibaren bu süre 3. iş gününe indirildi. Bu tarihe kadar giriş yapamamış olan
markaların adetleri şu anda yapıldığının aksine beklenmeyecek ve pazara dahil
edilmeyecektir.28 Ekim 2008 Salı gününün yarım iş günü olması nedeniyle haftalık
adet paylaşımı 27 Ekim Pazartesi günü geçekleştirilecektir.” şeklinde açıklamalar
yapılmıştır.
Olayla ilgili olarak (……………)’nın bilgisayarından 1 Nisan 2009 tarihli
(……………)’ın gönderdiği bir elektronik postada:“Bugün rakiplerden gelen zam
bilgileri aşağıdaki gibidir.Hyundai: %2,5+750 TL kampanya azaltması, Opel:
%3,Toyota: %3” yazılmıştır. (………..)’in bilgisayarından 14 Nisan 2009 tarihli
(………….) tarafından (…………..)’a gönderilen elektronik postada ise: “Sanayi
bakanlığı tüm bayilerimizi Ankara’da dolaşıyor. Avukatlarımızla görüşüp tek bir ağız
yapıp bir yol haritası çizelim bence…Avukatlar bizlere yol göstersinler. Bundan sonra
sıra rekabet kuruluna gelecektir. İş ciddi boyutlara gidebilir…” denilerek, Hükümet
tarafından indirilen ÖTV’nin alıcıya ve istihdama katkısı, anlaşma ve uyumlu
eylemlerle önlenmeye çalışıldığı yolunda şüpheli bir durum ortaya çıkmıştır.
09-30/637-150
19
Teşebbüsler arası ileriye dönük mal arzının kısılıp fiyat yükseltilmesine
yönelik bilgi ve öngörülerin paylaşılması, kartel oluşturma iradesini ortaya
koyacağından, soruşturma açılarak konunun derinlemesine incelenmesi görüşünde
olduğumdan Rekabet Kurulu’nun 24.06.2009 tarih ve 09-30/637-150 sayılı,
soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönündeki kararına katılamıyorum.
Doç.Dr.Cevdet İlhan GÜNAY
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy