Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-119 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 09-39/949-236
Karar Tarihi : 26.8.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.)
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : İsmail Atalay YOLCU, Yeşim AKCOLLU OĞUZ,
Cemal Ökmen YÜCEL
C. ŞİKAYET EDEN : Re’sen
D. KARŞI TARAF : Anadolu Cam Sanayii A.Ş.
İş Kuleleri, Kule-3 4. Levent/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Anadolu Cam Sanayii A.Ş.’nin (Anadolu Cam),
aralarında Solmaz Mercan Mutfak Eşyaları San. ve Tic. A.Ş. (Solmaz
Mercan)’nin de bulunduğu bazı müşterilerine mal vermeyi kesmek
suretiyle cam ev eşyaları (zücaciye) pazarındaki rekabeti bozduğu
iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda alınan 5.6.2007 tarih
ve 07-47/506-181 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.2.2009 tarih ve 2008/1242 E.
sayılı YD itiraz red kararı alması üzerine dosya konusunun yeniden
değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsün, grup
şirketlerinden olan Paşabahçe’nin lehine olmak üzere, 2002 yılından itibaren
Solmaz Mercan’a mal tedarikinde ciddi kısıtlamalara gittiği ve yalnızca ihracat
kaydıyla mal tedarik ettiği, cam ambalaj pazarındaki hakim konumu dikkate
alındığında bu davranışının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddiası.
G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulu’nun 21.4.2005 tarih ve 05-26/296-M
sayılı kararı ile 15.8.2005 tarih ve 05-51/785-M sayılı kararı çerçevesinde
yapılan yerinde incelemelerde; cam ambalaj pazarında hakim durumda olan
Anadolu Cam’ın, aralarında Solmaz Mercan’ın da bulunduğu bazı
müşterilerine mal vermeyi kesmek suretiyle cam ev eşyaları (zücaciye)
pazarındaki rekabeti aynı ekonomik gruba bağlı Paşabahçe lehine bozmaya
çalıştığına ilişkin belge ve bilgiler elde edilmiştir.
09-39/949-236
2
Bu gelişmeler üzerine, raportörler tarafından düzenlenen 6.10.2005, 2005-1-
119/İİ-05-HU sayılı İlk İnceleme Raporu 10.10.2005, REK.0.05.00.00-110/200
sayılı Başkanlık önergesi ile 27.10.2005 tarihli Kurul gündeminde ele alınmış
ve 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca dosya konusu iddialara
yönelik olarak önaraştırma yapılmasına 05-74/1006-M sayı ile karar verilmiştir.
Söz konusu karar uyarınca düzenlenen 3.3.2006 tarih, 2005-1-119/ÖA-06-İAY
sayılı Önaraştırma Raporu’nda Kanun’un 41. maddesi gereğince Anadolu
Cam hakkında soruşturma açılması gerektiği ifade edilmiştir. Söz konusu
Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun 9.3.2006 tarihli toplantısında
görüşülerek, 06-18/211-M sayı ile Anadolu Cam hakkında soruşturma
açılmasına karar verilmiştir.
Soruşturma kararının tebliği 14.3.2006 tarih, 761 sayılı yazı ile Anadolu Cam’a
yapılmış ve bu teşebbüsün birinci yazılı savunması talep edilmiştir. Anadolu
Cam,10.4.2006 tarih ve 2196 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden yazısında
yeterli bilgi ve belge gönderilmediği gerekçesiyle savunma yapamadığını
bildirmiştir.
Kurul’un 11.9.2006 tarih ve 06-62/849-M sayılı kararıyla, Kanun’un 43.
maddesi uyarınca soruşturma süresi 4 ay uzatılmıştır.
Soruşturma heyetince hazırlanan 29.12.2006 tarih ve SR/06-26 sayılı
soruşturma raporu, Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca, 29.12.2006 tarihli
yazılar ekinde Kurul üyeleri ile ilgili teşebbüslere tebliğ olunmuş ve aynı
maddenin ikinci fıkrası gereğince teşebbüslerden 30 gün içinde yazılı
savunmalarını göndermeleri istenilmiştir.
Bunun üzerine, Anadolu Cam vekilinin Kurum kayıtlarına 11.1.2007 tarih ve
253 sayı ile giren yazısında ikinci savunma süresinin uzatılması talep edilmiş
olup, 18.1.2007 tarih ve 07-03 sayılı toplantısında Rekabet Kurulu, bu talebi
uygun bularak teşebbüsün savunma süresinin bitiminden itibaren 30 gün
uzatılmasına karar vermiştir. Anadolu Cam’ın ikinci yazılı savunması Kurum
kayıtlarına, 4054 sayılı Kanun’un 45/2. maddesinde öngörülen süre içinde,
5.3.2007 tarih ve 1624 sayıyla intikal etmiştir.
Soruşturma heyetinin hazırladığı ek yazılı görüş, Kanun’un 45/2. maddesi
uyarınca, yasal süresi içinde Kurul üyeleri ile ilgili teşebbüslere tebliğ
edilmiştir. Tarafların ek yazılı görüşe karşı cevapları da yasal süresi içinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Tarafların talebi üzerine, Kurul’un 24.4.2007 tarihli toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 5.6.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun’un
46/2. maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
5.6.2007 tarihinde, sözlü savunma toplantısında ilgililer son savunmalarını
yapmıştır. Kurul, aynı tarihte yapılan toplantılar sonucunda nihai kararını
vermiş ve karar 19.6.2007 tarihinde ilgililere tefhim edilmiştir. Kurul tarafından
alınan 5.6.2007 tarih ve 07-47/506-181 sayılı Karar’da;
09-39/949-236
3
1- mevcut bilgi ve belgeler ihlalin varlığını ortaya koymaya yeterli
olmadığından ceza tertibine gerek bulunmadığına Kurul üyesi M. Sıraç
ASLAN’ın farklı gerekçesi ile,
2- hakim durumda olan adı geçen teşebbüsün rekabeti kısıtlayıcı karar
ve uygulamalardan kaçınması yönünde Başkanlık tarafından görüş yazısı
gönderilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Bu kararın iptali istemiyle Solmaz Mercan vekili tarafından Danıştay 13.
Dairesinin 2007/13574 esas numarasına kayden açılan dava sürecinde alınan
24.4.2008 tarih 2007/13574 E. sayılı karar ile yürütmenin durdurulmasına
karar verilmiş, bu karara karşı Kurum tarafından yapılan itiraz da İdari Dava
Daireleri Kurulu tarafından 26.2.2009 tarih 2008/1242 E. sayılı karar ile
reddedilmiştir.
Bu aşamada konunun Kurulda tekrar görüşülerek yeni bir karar alınmasına
gerek ve imkan olup olmadığı hususlarında Hukuk Müşavirliğinden görüş
istenmiş, Hukuk Müşavirliğinin 6.7.2009 tarih, 21 sayılı görüş yazısında ilgili
Kurul kararı kapsamında herhangi bir işlem yapılmadığından yürütmeyi
durdurma kararının gereğinin yerine getirilmesi için aksi yönde bir işleme de
ihtiyaç bulunmadığının düşünüldüğü; bununla birlikte, kararın ne şekilde
uygulanacağı konusunda Danıştay’dan görüş istenmesinin hukuki bakımdan
daha güvenilir bir yol olacağı ifade edilmiştir.
Söz konusu gelişmelerin ardından düzenlenen 14.7.2009 tarihli Bilgi Notu,
14.7.2009 tarih REK.0.05.00.00-110/129 sayılı Başkanlık önergesi ile
15.7.2009 tarih, 09-33 sayılı Kurul toplantısında ele alınmış ve 09-33/775-M
sayı ile dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere Kurul gündemine
getirilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. Söz konusu kararın ardından
14.7.2009 tarihli Bilgi Notu 14.7.2009 tarih ve REK.0.05.00.00-110/129 sayılı
Başkanlık Önergesi ile 5.8.2009, 09-34 sayılı Kurul toplantısında ele alınmış
ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.2.2009 tarih ve 2008/1242 E.
sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesini teminen, nihai kararın
oluşturulmasına esas teşkil edecek bilgi ve belgelerin (ağırlaştırıcı –
hafifleştirici unsurlar, ciro bilgileri vs.) ek çalışma yapılarak Kurul gündemine
getirilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Söz konusu süreç sonunda anılan dosya üzerinde yapılan değerlendirmeler
doğrultusunda düzenlenen 14.7.2009 ve 24.8.2009 tarihli Bilgi Notları,
14.7.2009 tarih ve REK.0.05.00.00-110/129 sayılı Başkanlık Önergesi ile
Kurul gündemine getirilmiş ve Rekabet Kurulu, önaraştırma ve soruşturmaya
ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, sözlü savunma
toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar, Danıştay kararları ve
dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin okunup incelenmesi sonucunda
26.8.2009 tarihinde nihai kararını vermiştir.
09-39/949-236
4
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili soruşturma raporunda;
Anadolu Cam’ın, 2000 yılının Ağustos ayından itibaren giriştiği eylemlerle
Solmaz Mercan’a mal tedarikini zorlaştırmak suretiyle Kanun’un 6. maddesini
ihlal ettiği, bu nedenle söz konusu teşebbüse aynı Kanun’un 16. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca para cezası verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yapılan savunmalar üzerine Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan Ek
yazılı görüşte ise;
- Rapor’da “Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiği” yönünde genel bir ifade
kullanılmış olmasına karşın, savunmalar da dikkate alınarak, 6. maddenin “a”
ve “d” bentlerinin ihlal edildiği görüşüne ulaşıldığı,
- 2000 yılı Ağustos ayından itibaren yapılan görüşmelerin mal tedarikinin
kesilmesine yönelik olduğu açık olmakla birlikte, tedarik seviyesindeki ciddi
azalmaların 2002 yılında ortaya çıkmaya başladığı, dolayısıyla söz konusu
görüşme sürecinin “piyasaya etkileri” dikkate alındığında ihlalin başlangıç
tarihi olarak 2002 yılının esas alınabileceği,
- Solmaz Mercan’a mal arzının düşük seviyelerde de olsa sürdürülmüş
olmasının ise; ancak bir hafifletici sebep olarak değerlendirilebileceği,
dolayısıyla Rapor’da yer verilen sonuçta değişiklik yapılmasını gerektirecek bir
durumun söz konusu olmadığı
ifade edilmiştir.
İlgili Bilgi Notunda ise;
1. Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’nin, 2002-2005 yılları arasında giriştiği
eylemlerle Solmaz Mercan Mutfak Eşyaları San. ve Tic. A.Ş.’ye mal
tedarikini zorlaştırmak suretiyle Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği,
2. Bu nedenle,
a. Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi
uyarınca idari para cezası ile cezalandırılması,
b. Cezanın hesaplanmasında
i. İhlalin 2002-2005 yılları arasında dört yıl boyunca devam
etmesinin ağırlaştırıcı unsur olarak kabul edilmesi
gerektiği,
ii. Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’nin Solmaz Mercan Mutfak
Eşyaları San. ve Tic. A.Ş.’ye mal arzını çok düşük
seviyelerde de olsa sürdürmüş olması ve söz konusu
teşebbüsün soruşturma sürecinde Kurum ile işbirliği
içinde olması nedenlerinin hafifletici unsurlar olduğu,
c. Rapor’un tamamlanmasından sonra gelen belgelerden, ihlalin
2006 yılında da devam ettiğinin görüldüğü ve bu nedenle idari
para cezasının takdirinde 2005 yılının cirosunun (……….) TL
esas alınması gerektiği
ifade edilmektedir.
09-39/949-236
5
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
Cam ambalaj sektörü gıda, su, meşrubat, maden suyu, bira, şarap, yüksek
alkollü içkiler, ecza ve kozmetik sektörüne yönelik çeşitli hacim ve renklerde
cam ambalaj malzemesi üretmektedir. Başka bir ifade ile cam ambalaj
ürünlerinin büyük bir kısmı endüstriyel müşteriler tarafından ara malı olarak
kullanılmaktadır.
Şekil ve kullanım amacı bakımından çeşitli sınıflara ayırmak olanaklı olmakla
birlikte, tüketicinin gözünde, hangi ürün olursa olsun cam ambalajda satışa
sunuluyor olması giderek daha çok önem arz etmeye başlamıştır. Üretim
teknolojisine bakıldığında ise farklı tipteki cam ambalaj malzemeleri arasında
arz yönünden güçlü bir ikame edilebilirlik olduğu, bu nedenle tüm cam ambalaj
malzemelerinin tek bir pazar olarak ele alınması gerektiği sonucuna
ulaşılmıştır.
Ancak bu tespitler, hakkında soruşturma yürütülen Anadolu Cam bakımından
geçerli olup, şikayete konu eylemlerden etkilenenler bakımından ise ilgili
pazar “cam ev eşyaları” pazarıdır.
Her iki pazarda da ülke genelinde dağıtım ve satış ağı oluşturulmuş olup, ilgili
coğrafi pazar Türkiye genelini kapsamaktadır.
Bu çerçevede, ilgili ürün pazarları “cam ambalaj pazarı” ve “cam ev eşyası
pazarı”, ilgili coğrafi pazar ise “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak
belirlenmiştir.
I.2. Hakim Durum Tespiti
Dosya’da yer alan bilgilere göre Anadolu Cam, Türkiye Şişe ve Cam
Fabrikaları A.Ş. (Şişecam)’nin bağlı şirketlerinden birisidir. Şişecam’ın temel
faaliyet alanları 4 grup altında toplanmıştır. Bunlar aşağıdaki gibidir:
- Düz Cam Grubu,
- Cam Ambalaj Grubu,
- Cam Ev Eşyası Grubu,
- Kimyasallar Grubu.
Şirketin ortaklık yapısı şu şekildedir:
Tablo-1 Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.’nin Ortaklık Yapısı
Unvanı İştirak Tutarı İştirak oranı (%)
Türkiye İş Bankası A.Ş. (……….) (….)
Diğer (……….) (….)
TOPLAM (……….) 100.000
Anadolu Cam’ın ise hisselerinin %(….)’si Şişecam, %(….)’i ise diğer ortakların
elinde bulunmaktadır.
09-39/949-236
6
Anadolu Cam, Şişecam’ın cam ambalaj işini yürüten şirketi konumundadır.
Şirket gıda, su, meşrubat, maden suyu, bira, şarap, yüksek alkollü içkiler,
ecza ve kozmetik sektörüne yönelik çeşitli hacim ve renklerde cam ambalaj
malzemesi üretmektedir. Başka bir ifade ile Anadolu Cam’ın ürettiği ürünler
endüstriyel müşteriler tarafından ara malı olarak kullanılmaktadır.
Anadolu Cam’ın Çayırova’daki Fabrikası kapatılmış olup, yurt içinde Mersin,
Bursa-Yenişehir ve Topkapı olmak üzere 3 ana fabrikası bulunmaktadır.
Şirketin yurt dışında ise Rusya’da 3 ve Gürcistan’da 1 tane olmak üzere 4
üretim tesisi bulunmaktadır.
(……….) ton kapasiteli Topkapı fabrikasında her çeşit şişe ve cam kavanoz
üretimi gerçekleştirilmektedir. Hafif şişe üretimi ve yeşil renkli üretim
gerçekleştirilen Yenişehir tesislerinin toplam kapasitesi (……….) ton
düzeyindedir. Ağırlıklı olarak hafif şişe ve kavanoz üretimi gerçekleştirilen
Mersin fabrikasının toplam kapasitesi ise (……….) ton seviyesinde olup; 2005
yılı sonu itibarıyla Türkiye’de kurulu fabrikaların toplam üretim kapasitesi
yaklaşık (……….) ton düzeyindedir. 2010 yılı itibarıyla toplam yurt içi
kapasitesinin yaklaşık (……….) ton olması hedeflenmektedir.
Anadolu Cam, cam ambalaj pazarında, toplam 117.2 milyon ton olan dünyada
(….) sırada ve Avrupa’da ise (….) sıradadır. Şirketin Rusya’da kurulu
Gorokhovets, Pokrovsky ve Ufa fabrikaları ile Gürcistan’da kurulu Mina
fabrikasının üretim kapasitelerinin toplamı yaklaşık (……….) ton düzeyindedir.
Cam ambalaj malzemeleri pazarında ilk yatırım maliyetinin yüksek olması
nedeniyle, güçlü bir sermaye ile pazara ilk giren teşebbüs önemli bir rekabet
avantajı elde etmektedir. Bu durum Türkiye cam ambalaj malzemeleri pazarı
bakımından da belirleyici olmuştur.
Cam ambalaj pazarında iki yerli üretici bulunmaktadır. Bunlar, Anadolu Cam
ve Marmara Cam’dır. Anadolu Cam pazara giren ilk teşebbüs olarak çok
büyük bir pazar gücüne sahiptir. 1990’lı yılların sonlarına doğru piyasa giren
Marmara Cam’ın kapasitesi ve faaliyetleri ise sınırlı kalmaktadır. Cam ambalaj
sektöründe ilk yatırım maliyetlerinin yüksek olması pazara girişin önündeki en
büyük engellerden birini teşkil etmektedir.
Tablo-2 2006 Yılı Cam Ambalaj Pazar Payları
Cam Ambalaj Pazarının Alt Pazarları Anadolu Camın Pazar Payı (%)
Diğer Teşebbüslerin
Pazar Payı (%)
Gıda (….) (….)
Maden Suyu (….) (….)
Meşrubat (….) (….)
Yüksek Alkollü İçki (….) (….)
Bira (….) (….)
Şarap (….) (….)
Sağlık Ürünleri (….) (….)
TOPLAM (….) (….)
Söz konusu tablodan da görüldüğü gibi şarap için cam ambalaj pazarı hariç
tüm alt pazarlarda Anadolu Cam’ın yüksek pazar payları bulunmaktadır.
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, “cam ambalaj pazarı” olarak ifade
09-39/949-236
7
edilebilecek konsolide pazar payının da %(….)’in üzerinde olduğu tespit
edilmiştir. 2005 yılında yurtiçi üretimden satışların tüm satışlar içindeki payı
ise %(….)’dir, diğer bir değişle cam ambalaj pazarında talebin büyük bir
çoğunluğu yerli üretimden karşılanmaktadır.
İthalat açısından bakıldığında ise, nakliye maliyetlerinin yüksekliği ve gümrük
mevzuatı dış piyasalardan mal alımını zorlaştırabilmektedir. Cam ambalaj
malzemelerinin hacmine göre değerinin düşük olması bu ürünlerin ekonomik
olarak taşınma mesafesini sınırlandırmaktadır. Bu nedenle, cam ambalaj
üretim tesisleri kurulu oldukları çevrede büyük bir pazar gücüne sahiptirler.
Yukarıda ve dosyada yer alan veriler çerçevesinde, Anadolu Cam’ın, Türkiye
cam ambalaj malzemeleri pazarında hakim durumda olduğu sonucuna
ulaşılmıştır.
I.3. Soruşturma Konusu Olan Eylemler
Cam ambalaj malzemeleri ile cam ev eşyaları esas itibarıyla kullanım amaçları
bakımından birbirinden net bir şekilde ayrılabilen ürünlerdir. Pazarda yalnızca
cam ev eşyası ya da ambalaj malzemeleri üreten kuruluşlar olmakla birlikte,
soruşturma konusu olan eylem bakımından, her iki pazarın çakıştığı bir durum
söz konusudur.
Solmaz Mercan, Anadolu Cam tarafından üretilen ve esas itibarıyla cam
ambalaj olarak kullanılan kavanoz tipi ürünlere, kulp, kapak vs. aksesuarlar
eklemek suretiyle, bunları cam ev eşyasına dönüştüren, bu nedenle de cam
ev eşyası pazarında faaliyette bulunan bir şirkettir.
Soruşturma kapsamında incelenen iddia, Solmaz Mercan’ın bu faaliyetlerinin,
Şişecam Grubu bünyesindeki cam ev eşyası üreticisi olan Paşabahçe’ye rakip
hale geldiği, dolayısıyla Anadolu Cam tarafından sağlanan ambalaj esaslı
malzemelerin Solmaz Mercan’a satışının durdurulduğu yönündedir. Söz
konusu eylemin bu haliyle, mal vermenin kesilmesi suretiyle “hakim durumun
kötüye kullanılması” olarak değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmiştir.
I.4. Kanun’un İlgili Maddeleri
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, mal vermenin kesilmesi eylemi, hakim
durumun kötüye kullanılması olarak sayılan haller arasında yer almamaktadır.
Ancak, maddede sayılan diğer haller de yalnızca örnek niteliğinde olup, bunlar
dışındaki benzer kötüye kullanma hallerinin de ihlal olarak
değerlendirilebileceği açıktır.
Soruşturma konusu eylemin, Kanun’un 6/a maddesinde yer alan “rakip
teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması” ve 6/d maddesinde yer alan “bir
pazardaki hakim durumun başka bir pazarda kötüye kullanılması” hallerine
örnek teşkil edebileceği görülmektedir. Ancak bu halde de “mal vermenin
kesilmesi” eyleminin rekabet üzerindeki etkilerinin sağlıklı biçimde
değerlendirilebilmesi için, AB içtihatlarında da yerleşik uygulamaya dönüşmüş
09-39/949-236
8
bulunan genel ölçütlerden hareket edilmesi gerekmekte olup, aşağıda konuya
ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir.
I.5. Mal Vermeyi Reddetme Eyleminin Unsurları
Mal vermeyi reddetme kapsamında olan süregelen arz ilişkisinin kesilmesi
durumunun, hakim durumun kötüye kullanılması olarak sayılması için en
azından şu şartları taşıması gerekmektedir.
- Mal vermeyi reddeden şirketin hakim durumda olması,
- “(Mal vermeyi) reddetme” davranışının olması,
- Mal vermeyi kesmenin objektif olarak haklı gerekçelere dayanmaması,
- Rekabeti kısıtlayıcı etkisi olması.
Yukarıda belirtildiği üzere, Anadolu Cam cam ambalaj malzemeleri pazarında
hakim durumdadır. Dolayısıyla, yukarıda sayılan unsurların birincisi dosya
konusu bakımından sağlanmış bulunmaktadır.
Solmaz Mercan’ın Anadolu Cam’dan yapmış olduğu alımların 2001 yılı
itibarıyla ulaştığı yaklaşık (……….) adetten (……….) adete kadar gerilemesi
ve bu durumun Soruşturma Raporu’nda yer verilen çok sayıda belge ile
Anadolu Cam’ın arzı kısıtlama kastından kaynaklandığının açıkça ortaya
konulmuş olması nedeniyle, ikinci unsur olan “mal vermeyi reddetme
davranışı”nın da dosya konusu eylem bakımından sağlandığı görülmektedir.
Söz konusu mal vermeyi kesme davranışının, Anadolu Cam’ın karşı karşıya
olduğu kapasite kısıtlarından kaynaklandığına ilişkin savunma da yerinde
görülmemiş; söz konusu kapasite kısıtlarının ancak belirli dönemlerde ve
istisnai olarak etkili olabileceği, Solmaz Mercan’a uzun süredir uygulanan arz
kısıtlamasını açıklamakta yetersiz olduğu dosya mevcudu bilgi ve belgelerden
açıkça görülmektedir. Bu nedenle, mal vermeyi kesme davranışının 3. unsuru
olan “söz konusu davranışın objektif nedenlerden kaynaklanmaması” halinin
de dosya konusu eylem bakımından sağlandığı görülmektedir.
Bu durumda, eylemin ihlal teşkil edip etmediği ve teşebbüse 4054 sayılı
Kanun kapsamında ceza uygulanıp uygulanmayacağı bakımından, son kriter
olan “eylemin rekabet üzerinde kısıtlayıcı etkisinin olması” hususu önem
kazanmaktadır.
2002 yılı itibarıyla Anadolu Cam’ın arz miktarını ciddi boyutlarda kısıtlamaya
başlaması ile birilikte Solmaz Mercan 2 kaynaktan mal alımına yönelmiştir.
Bunlar ithalat ve diğer yerli üretici olan Marmara Cam’dır. Marmara Cam’ın
ürettiği ambalaj esaslı malzemelerin kalitesine yönelik eleştiriler mevcut
olmakla birlikte söz konusu teşebbüsün Solmaz Mercan’ın ana tedarikçisi
haline geldiği anlaşılmaktadır. Ancak 1998-2001 yılları arasında kazandığı
ivme ile karşılaştırıldığında, Marmara Cam’dan yapılan alımların Solmaz
Mercan’ın taleplerini tam olarak karşılayamadığı, bu nedenle ilgili teşebbüsün
mal vermeme eyleminden olumsuz etkilendiği açıktır.
09-39/949-236
9
Bununla birlikte eylemin rekabet üzerinde kısıtlayıcı etkisinin olup
olmamasının, cam ev eşyaları pazarında nihai tüketicilerin karşılaştığı fiyat-
kalite gibi unsurlarda meydana gelecek olumsuz nitelikli net bir etkilenmeye
yönelik bir analiz sonucu ortaya konabileceği düşünülse bile 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesinde kötüye kullanma hallerine örnek olarak tadadi bir
biçimde sıralanan uygulamalardan (a) ve (d) bentlerinde ifade edilen “amaç”
unsurunun, somut olay bağlamında varlığı açıktır. Zira bahse konu faaliyetler
sonucu Anadolu Cam’ın, Solmaz Mercan’ın cam mutfak eşyaları pazarının
dışına itilmesi kastıyla mal vermeyi kesme davranışı içine girdiği açıkça
görülmektedir.
Söz konusu nedenlerden dolayı hakim durumda olan Anadolu Cam’ın somut
olay kapsamında Solmaz Mercan’a mal tedarikini zorlaştırmak suretiyle 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Bu noktada,
bahse konu ihlale yönelik cezanın belirlenmesinde Anadolu Cam’ın
uygulamalarına ilişkin olarak hafifletici veya ağırlaştırıcı unsurların olup
olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Anadolu Cam’ın, Solmaz Mercan’a yıllar itibarıyla yapmış olduğu satışlara
bakıldığında, 1998 - 2000 yılları arasında artan miktarlarda ürün tedarik
edildiği, 2000 yılında (……….) adetlik ürün alımının gerçekleştiği, ilerleyen
yıllarda ürün tedarikinde öncelikle hafif bir düşüş yaşandığı ve 2001’de
(……….) adet olarak gerçekleştiği, daha sonra ise ani bir düşüşle 2002’de
(……….), 2003 yılında (……….), 2004’te (……….) ve 2005 yılında (……….)
olduğu görülmektedir.
Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere, Anadolu Cam özellikle 2002 yılından
başlayarak Solmaz Mercan’a yapmış olduğu mal tedarikini ciddi boyutlarda
azaltmıştır. Soruşturma Raporu’nun kapsadığı tarihler esas alındığında söz
konusu eylemin planlanması bir tarafa bırakılacak olursa fiilen 2002-2005
dönemini kapsadığı ve yaklaşık 4 yıl gibi uzun bir süre devam ettiği
görülmektedir.
Bununla birlikte Soruşturma Raporu ve eklerinde yer alan satış rakamlarına
bakıldığında Anadolu Cam’ın Solmaz Mercan’a yapmış olduğu satışları
tamamen kesmediği, taleplerini az miktarda da olsa karşılamaya devam ettiği
görülmekte olup, bu husus da hafifletici bir unsur olarak kabul edilmiştir.
Ayrıca, dosya raportörlerince soruşturma kapsamında Anadolu Cam’da
gerçekleştirilen yerinde incelemelerde ya da bilgi ve belge taleplerinde
teşebbüs yetkililerinin aktif işbirliği içerisinde hareket ettikleri ve herhangi bir
engelleme ya da zorlaştırma ile karşılaşılmadığı hususu da hafifletici bir unsur
olarak ele alınmıştır.
J. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı,
raporlar, Danıştay kararları ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin
okunup incelenmesi sonucunda;
09-39/949-236
10
1. Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’nin, 2002-2005 yılları arasında Solmaz
Mercan Mutfak Eşyaları San. ve Tic. A.Ş.’ye mal tedarikini zorlaştırmak
suretiyle Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine,
2. Bu nedenle,
a. Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi
uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmasına,
b. Cezanın hesaplanmasında
i. İhlalin 2002-2005 yılları arasında dört yıl boyunca devam
etmesinin ağırlaştırıcı unsur,
ii. Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’nin Solmaz Mercan Mutfak
Eşyaları San. ve Tic. A.Ş.’ye mal arzını çok düşük
seviyelerde de olsa sürdürmüş olması ve söz konusu
teşebbüsün soruşturma sürecinde Kurum ile işbirliği
içinde olması nedenlerinin hafifletici unsurlar
olarak dikkate alınmasına,
c. Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’ye 2004 mali yılı sonunda oluşan
(……….) TL tutarındaki gayri safi gelirinin takdiren %(….)
oranında olmak üzere 3.422.441,85 TL idari para cezası
verilmesine
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
09-39/949-236
11
KARŞI OY GEREKÇESİ
26.8.2009 tarihli, 09-39/949-236 sayılı Rekabet Kurulu Kararı; Anadolu
Cam’ın, aralarında Solmaz Mercan’ın da bulunduğu bazı müşterilerine mal
vermeyi kesmek suretiyle cam ev eşyaları (zücaciye) pazarındaki rekabeti
bozduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda alınan 5.6.2007
tarih ve 07-47/506-181 sayılı Kurul Kararının iptali istemiyle açılan davada
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) 26.2.2009 tarih ve 2008/1242
E. Sayılı YD itiraz red kararı alması üzerine dosya konusunun yeniden
değerlendirilmesine ilişkindir.
Danıştay 13. Dairesinin 24.4.2008 tarihli kararı bir yürütmeyi durdurma
kararıdır. Mezkûr karara ilişkin karşı oyda da belirtildiği üzere; bir idari işlemin
yeni bir hukuki durum yaratması, bir hukuki durumu ortadan kaldırması veya
hukuki durumda değişiklik yapması halinde bu idari işlemin askıya alınmasının
mümkün olabileceğine işaret edildikten sonra, olumsuz işleme yönelik
yürütmenin durdurulmasına karar verilemeyeceği ifade edilmektedir.
Keza, Kurulumuzca da bu yürütmeyi durdurma kararının gereğini yerine
getirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, davanın esastan
sonuçlanmasını beklemenin en doğru yol olacağı düşünülmektedir.
Bu çerçevede söz konusu İDDK kararı sonrasında yeniden bir işlem tesis
eden mezkûr Kurul kararındaki çoğunluk görüşüne katılmamız mümkün
olamamıştır.
Mehmet Akif ERSİN Murat ÇETİNKAYA
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy