Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-4-53 (Nihai İnceleme)
Karar Sayısı : 09-40/986-248
Karar Tarihi : 27.8.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan V. : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç.Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail
Hakkı KARAKELLE, Doç.Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Sinan BOZKUŞ, Hale GÜNDÜZ
C. BİLDİRİMDE BULANAN : - Türk Hava Yolları A.O.
- Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş.
Temsilcisi Av. Gönenç GÜRKAYNAK 20
Çitlenbik Sk. Yıldız Mh. No:12 34349
Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : - Türk Hava Yolları A.O.
THY Genel Yönetim Binası Atatürk Havalimanı
Yeşilköy/İstanbul
- Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş.
Atatürk Hava Limanı Dış Hatlar Terminali
Yeşilköy/İstanbul
30
E. DOSYA KONUSU : Türk Havayolları A.O. (THY) ile Havaalanları Yer
Hizmetleri Tic. A.Ş. (Havaş) arasından imzalanan Ortak Girişim Sözleşmesi
ile TGS Yer Hizmetleri A.Ş. (TGS) bünyesinde ortaklık tesis edilmesine izin
verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına en son 6.5.2009 tarih ve 3167 sayı
ile giren bildirim üzerine, 4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un
7. maddesi ile 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken
Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in ilgili hükümleri uyarınca
düzenlenen 21.5.2009 tarih ve 2009-4-53/Öİ-09-SY sayılı Devralma Ön 40
İnceleme Raporu Kurul’un 27.5.2009 tarih ve 09-25 sayılı toplantısında
görüşülerek işlemin 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrası uyarınca
nihai incelemeye alınmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca bildirim sahiplerine 29.5.2009 tarih, 691 ve 692 sayılı yazılar
ile işlemin nihai incelemeye alındığı, süreç tamamlanıncaya kadar devir
09-40/986-248
2
işleminin askıda olduğu bildirilmiş ve hazırlanan Ön İnceleme Raporu’na ilişkin
savunmalarının 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en
geç bir ay içerisinde gönderilmesi istenmiştir. Taraf vekillerince gönderilen
birinci yazılı savunma ve ekleri süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Konuya ilişkin 7.8.2009 tarih, 2009-4-53/Nİ-09-SY sayılı Devralma Nihai 50
İnceleme Raporu’nun taraflara gönderilmesini takiben ikinci savunma yazısı ve
ekleri süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
İkinci yazılı savunmaya ilişkin hazırlanan Ek Görüş 21.8.2009 tarihinde taraf
vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince gönderilen üçüncü yazılı savunma
ve ekleri aynı tarih ve 5908 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Dosya
konusu 09-40 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da,
- THY ve Havaş arasında TGS bünyesinde kurulacak Ortak Girişim İşlemi’nin,
tarafların toplam pazar payı ve ciroları yönüyle, 4054 sayılı Kanun’un 7. 60
maddesi ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında
izne tabi olduğu,
- Ortak girişimi düzenleyen 12.3.2009 tarihli TGS, THY ve Havaş arasındaki
Sözleşme’yi tadil eden 20.8.2009 tarihli Tadil protokolü ile getirilen taahhütler
çerçevesinde, bu işlem sonucunda ilgili pazarlarda 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesinde belirtilen hâkim durum yaratılması veya mevcut bir hâkim durumun
daha da güçlendirilmesi ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz
konusu olmayacağı ve bu nedenle işleme izin verilmesinin uygun olduğu
görüşü ifade edilmiştir.
70
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
a) Havaalanı Yer Hizmetleri:
Ülkemizde yer hizmetlerinin türlerine ve standartlarına ilişkin hususlar 2920
sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 44. maddesi gereğince, havaalanı yer
hizmetlerinin yapılmasını sağlamak için uygulanacak usul ve esasları 80
düzenlemek amacıyla hazırlanan Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği
(SHY-22) ile belirlenmektedir. Bu Yönetmeliğin 5. maddesinde havaalanları yer
hizmetleri türleri;
- temsil,
- yolcu trafik,
- yük kontrolü ve haberleşme,
- ramp, kargo ve posta, uçak temizlik ve birim yükleme gereçlerinin kontrolü,
- uçak hat bakımı, yakıt ve yağ,
09-40/986-248
3
- uçuş operasyon,
- ulaşım, 90
- ikram servis, gözetim ve yönetim,
- uçak özel güvenlik hizmet ve denetimi
şeklinde sıralanmaktadır. Yer hizmeti vermek isteyen kuruluşlar ancak Devlet
Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ)’nden çalışma ruhsatı almak suretiyle
faaliyet gösterebilmektedir.
SHY-22’ye göre, inceleme konusu ortak girişimin de ön iznini almış olduğu A
grubu çalışma ruhsatı, havaalanı/havalimanlarında sıralanan hizmet türlerinin
tamamı veya en az yolcu trafik, yük kontrolü ve haberleşme, ramp, kargo ve
posta, uçak temizlik, birim yükleme gereçlerinin kontrolü için en az üç
uluslararası trafiğe açık havaalanında teşkilatlanarak hava taşıyıcılarına 100
verilmesini kapsamaktadır. A grubu çalışma ruhsatı, havayolu firmalarına
sadece kendilerine yer hizmeti verme yetkisi tanıyan B grubu ruhsatından farklı
olarak, diğer havayolu şirketlerine de hizmet sunma yetki ve sorumluluğu
vermektedir. Bu bakımdan A ve B grubu çalışma ruhsatları, verilen hizmetin
niteliğini değil kapsamını etkilemektedir.
Havayolu şirketleri havaalanı yer hizmetlerinin her birini farklı şirketlerden değil
tek bir hizmet kuruluşundan almayı tercih etmektedirler. Dolayısıyla ilgili ürün
pazarı belirlenirken sunulan bu hizmetleri de kapsayacak şekilde tek bir ürün
pazarı tanımlamak mümkündür. Dolayısıyla incelenen doysa kapsamına göre
ilgili ürün pazarı “havaalanı yer hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir. 110
b) Hava Taşımacılığı:
Havaalanı yer hizmetlerinin alıcıları havayolu şirketleridir. Bu çerçevede
havaalanı yer hizmeti pazarındaki yoğunlaşma veya fiyat dalgalanmalarından
etkilenmesi muhtemel diğer ilgili ürün pazarları “havayolu ile kargo ve yolcu
taşımacılık hizmetleri pazarları”dır.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
a) Havaalanı Yer Hizmetleri:
120
Havaalanı/havalimanlarında yer hizmeti verecek kuruluşlar her bir
havaalanı/havalimanı için ayrı ayrı çalışma ruhsatı almak zorundadırlar. Alınan
bu ruhsatla sadece o alana inen ve oradan kalkan uçaklara hizmet
verilebilmektedir. Havayolu şirketleri havaalanı yer hizmetlerini sefer
düzenledikleri havaalanı/havalimanlarından temin etmekte ve yolculara
sunmaktadırlar. Bu bağlamda ilgili coğrafi pazar her bir havaalanı için ayrı ayrı
belirlenebilir.
Yukarıda yer verilen bilgiler doğrultusunda bildirime konu olan işlem açısından
ilgili coğrafi pazar “Türkiye’deki sivil havaalanı/havalimanları” olarak
belirlenmiştir. 130
09-40/986-248
4
b) Hava Taşımacılığı
Havayolu ile yolcu taşımacılığında her bir hat bakımından ayrı bir coğrafi pazar
tanımı yapılabilecektir. Ancak THY’nin pazardaki genel konumu da dikkate
alındığında, dosya bakımından daha ayrıntılı bir pazar tanımına gitmeksizin
kargo ve yolcu taşımacılığı için coğrafi pazar, “yurt içi hatlar ve yurt dışı hatlar”
olarak tespit edilmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
140
H.2.1. Taraflara İlişkin Bilgi
H.2.1.1. Türk Hava Yolları A.O. (THY)
THY, 20.5.1933 tarihinde 2186 sayılı Kanun’la Hava Yolları Devlet İşletmesi
adıyla kurulmuş ve Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyete geçmiş,
1955 yılında çıkarılan 6623 sayılı Kanun’la özel hukuk kuralları ile sevk ve idare
edilen bir şirket yapısına kavuşturularak, Türk Hava Yolları A.O. unvanını
almıştır. THY, 27.11.1994 tarihinde yürürlüğe giren 4046 sayılı Kanun
kapsamına alınıp, mezkûr Kanun’un 35. maddesi uyarınca Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı’na bağlı bir İktisadi Devlet Teşekkülü olmuştur. 2006 yılı Mayıs 150
ayında gerçekleştirilen, halka arz uygulaması sonucu THY’deki kamu payı
%50’nin altına düşmüştür. Türk Hava Yolları’nın hissedarlık yapısı şu şekildedir:
Tablo 1: THY Hissedarlık Yapısı
Hissedarlar Hisse Grubu Hisse Sayısı Hisse Oranı %
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı A 85.751.407 49,00
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı C 1
Halka Açık A 89.248.592 51,00
Toplam 175.000.000 100
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın C grubu hissesi imtiyazlı hissedir.
THY’nin 2008 yılı cirosu ………. TL’dir. Bildirim Formu’nda yer alan bilgilere
göre THY’nin yer hizmetleri pazarında herhangi bir faaliyeti olmadığından cirosu
da bulunmamaktadır.
THY’nin hava taşımacılığı alanında faaliyette bulunan Güneş Ekspres A.Ş. (Sun
Express) ile ikram hizmetlerinde faaliyette bulunan Turkish Do&Co’da %50
hissesi bulunmaktadır. THY, teknik bakım konusunda faaliyette bulunan THY 160
Teknik A.Ş.’nin ise %100’üne sahiptir.
H.2.1.2. Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş. (Havaş)
Türkiye’nin ilk yer hizmetleri şirketi olan Havaş, 1933 yılında devlet tarafından,
havayollarına yer hizmetleri ve ikram hizmeti verilmesi amacıyla kurulmuştur.
Şirketin ikram hizmetleri ayrılarak 1987 yılında özelleştirilmiş, yer hizmetleri
09-40/986-248
5
bölümü ise Havaalanları Yer hizmetleri A.Ş. unvanı ile faaliyetlerine devam
etmiştir. Havaş daha sonra özelleştirme kapsamına alınmış, çeşitli defalar el
değiştirdikten sonra son olarak 2007 yılında TAV Havalimanları Holding A.Ş.
(TAV)’nin tüm hisselerine sahip olduğu bir yer hizmeti kuruluşu haline gelmiştir. 170
Havaş, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Bodrum, Dalaman, Gaziantep,
Trabzon, Kayseri, Konya, Şanlıurfa, Sivas, Adıyaman, Muş, Elazığ, Batman ve
Nevşehir olmak üzere toplam 18 havaalanında yer hizmeti vermektedir.
Havaş’ın başlıca hizmetleri arasında IATA Yer Hizmetleri Anlaşması
kapsamında tanımlandığı şekliyle, yolcu ve bagaj, birim yükleme araçları
kontrolü, ramp, uçak temizlik, yük kontrolü ve haberleşme, kargo, uçuş
operasyon, ulaşım, temsil ve gözetim hizmetleri bulunmaktadır.
Havaş hisselerinin %100’üne sahip olan TAV, gerek yurt içi ve gerekse yurt
dışında havaalanlarının Yap-İşlet-Devret veya Kirala ve İşlet modeli ile yapım,
işletim faaliyetlerinde bulunmaktadır. Ayrıca TAV’ın bünyesinde yer alan 180
iştiraklerinin; havaalanı/havalimanlarında yer hizmetleri, özel güvenlik, bilgi
işlem, gümrük hattı dışı mağaza işletmeciliği (duty free), yiyecek ve içecek
(catering) hizmetleri, CIP Lounge hizmetleri ve sair terminal hizmetlerini
planlamakta, yönetimleri ve denetimlerini yapmakta ve bir holding şirketi olarak
iştiraklerine gerekli desteği sağlamaktadır. Havaş’ın sermaye yapısı aşağıdaki
şekildedir:
Tablo 2: HAVAŞ Hissedarlık Yapısı
Hissedarlar Hisse Adedi Hisse Oranı %
TAV Havalimanları Holding A.Ş. 44.994.667 99,988
TAV İşletme Hizmetleri A.Ş. 4.500 0,010
TAV Havacılık A.Ş. 769 0,00171
TAV Yatırım Holding A.Ş. 54 0,00012
TAV Bilişim Hizmetleri A.Ş. 10 0,00002
Toplam 45.000.000 100
Havaş hisselerinin tamamını elinde bulunduran TAV’ın sermaye yapısı şu
şekildedir: 190
Tablo 3: TAV Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Adedi Hisse Oranı (%)
TEPE İnşaat Sanayi A.Ş. 68.508.227 18,86%
AKFEN Holding A.Ş. 58.186.992 16,02%
Goldman Sachs International 52.312.500 14,40%
Halka Açık Kısım 138.121.737 38,02%
Diğer 46.151.795
12,70%
Toplam 100 100
09-40/986-248
6
Havaş’ın pay sahibi olduğu iştirakleri ise aşağıda sunulmaktadır:
Tablo 4: Havaş’ın İştirakleri
İştirak Hisse oranı
TAV Gazipaşa Yatırım, Yapım ve İşletme A.Ş. 1 adet
TAV Gözen Havacılık İşletme A.Ş. % 32,40
Cyprus Airport Services (CAS) Limited (Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulu bulunan
Kıbrıs Türk Havayolları ile kurulan ortak yer
hizmeti şirketi)
% 49,99
H.2.2. Ortak Girişim İşleminin Değerlendirilmesi
H.2.2.1. Ortak Girişim Kurulması İşlemi ve Ciro/Pazar Payı Bakımından 200
Değerlendirme
Bildirim konusu işlem, THY tarafından, sermayesinin %99,999993’ü kendisine
ait olarak, 20.8.2008 tarihinde A Grubu işletme ruhsatı ile yer hizmetleri vermek
üzere kurulan TGS Yer Hizmetleri A.Ş.’nin, sermaye artışı yoluyla ihraç edilen
ve sermaye artışı sonrası şirketin sermayesinin %50’sine tekabül eden
hisselerinin Havaş tarafından devralınmasına ilişkindir. Bildirim konusu
devralma işlemi neticesinde THY ve Havaş ortaklığında havaalanlarında yer
hizmeti vermek amacıyla TGS bünyesinde bir ortak girişim kurulacaktır.
1997/1 sayılı Tebliğ’in “Birleşme ve Devralma Sayılan Haller” başlıklı 2.
maddesinin (c) bendine göre, amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve 210
malvarlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan
ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı
amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (joint-venture), 4054 sayılı Kanun’un
7. maddesi çerçevesinde teşebbüsler arası birleşme ve devralma olarak kabul
edilmektedir.
TGS’nin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir ortak girişim olarak
değerlendirilebilmesi için ortak bir kontrolün bulunması, ortak girişimin bağımsız
bir iktisadi varlık olarak kurulması ve rekabeti sınırlayıcı ve bozucu etkisinin
bulunmaması şartlarının karşılanması gerekmektedir.
a) Ortak Kontrol 220
Bir işlemin ortak girişim işlemi olarak nitelendirilebilmesi için ilk aranan koşul
ortak kontroldür. Bildirim konusu ortak girişim şirketinin (TGS) hissedarlık yapısı
aşağıdaki şekildedir:
Tablo 5: TGS Hissedarlık Yapısı
Hissedarlar Ortak Girişimdeki Sermaye Payı (TL)
Hisse Oranı
%
Türk Hava Yolları A.O 5.999.999,6 49,999995
Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş 6.000.000,0 50,00
09-40/986-248
7
THY Teknik A.Ş. 0,1 0,000001
Candan KARLITEKİN 0,1 0,000001
Hamdi TOPÇU 0,1 0,000001
Temel KOTİL 0,1 0,000001
Toplam 12.000.000 100
Havaş’ın hisselerinin tamamı TAV’ın elinde bulunmaktadır. Dolayısıyla şirketin
THY dışındaki ortaklarının kontrolü tek bir elde toplanmıştır. Yukarıda aktarılan
hissedarlık yapısından görüldüğü üzere, ortak girişimin kurucularından THY ve
Havaş eşit sayıda hisseye sahiptir.
THY ve TGS ile Havaş arasında 12.3.2009 tarihli Sözleşme’nin Yönetim Kurulu 230
başlık 8. maddesinde, 6 kişiden oluşacak yönetim kurulunun üç üyesinin
THY’nin kontrolündeki (A) Grubu Hisselere sahip hissedarlar arasından, diğer
üç üyesinin ise Havaş’ın kontrolündeki (B) Grubu Hisselere sahip hissedarlar
arasından seçileceği, ayrıca Yönetim Kurulu Başkanının THY tarafından,
Yönetim Kurulu Başkan Vekilinin ise Havaş tarafından tayin edileceği
belirtilmektedir.
Anılan Sözleşme’de, Yönetim Kurulu toplantıları için karar nisabı 4 üye olarak
belirlenmiş, ancak her hisse grubunu temsil eden en az bir üye hazır
bulunmadıkça toplantı nisabının sağlanamayacağı belirtilmiştir. Yönetim Kurulu
kararları bazı önemli kararlar hariç 4 yönetim kurulu üyesinin olumlu oyları ile 240
alınacaktır. Dolayısıyla karar alınırken tarafların hiçbiri diğer tarafın onayını
almadan tek başına karar alamayacaktır. Önemli kararlar olarak görülen ve
Sözleşme’nin 8.4. maddesinde sıralanan “yıllık iş planlarının onaylanması, ana
sözleşme değişiklikleri ile ilgili kararlar, şirketin feshi tasfiyesi ve şirketin başka
bir şirket ile birleştirilmesi ile kâr dağıtımı” gibi kararlarda ise en az beş üyenin
hazır bulunması şartı aranmaktadır.
Yukarıda aktarılan bilgiler ışığında, stratejik ticari kararların alınmasında her iki
ana teşebbüsün de belirleyici etki uygulama olanağına sahip olduğu ve bildirim
konusu işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir ortak girişim işlemi olarak
nitelendirilebilmesi için aranan ortak bir kontrolün bulunması şartını taşıdığı 250
değerlendirilmektedir.
b) Bağımsız bir İktisadi Varlık Olarak Ortaya Çıkma
Bir ortak girişim işleminin 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2(c) maddesi kapsamında
değerlendirilebilmesi için bu ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak
ortaya çıkması gerekmektedir.
Ortak girişimin tam işlevsel olarak nitelendirilebilmesi, bağımsız iktisadi varlığın
tüm işlevlerini uzun süreli olarak yerine getirmek üzere kurulmasına bağlıdır.
Ana teşebbüslerin bünyesinde belirli bir alanda örneğin araştırma geliştirme,
üretim, dağıtım ya da satış alanlarından birinde faaliyet göstermek üzere
kurulan ortak girişimler bağımsız bir iktisadi varlık olma özelliğine sahip 260
değildirler. Ortak girişim, pazarda faaliyet gösteren diğer firmaların
09-40/986-248
8
gerçekleştirdiği üretim, dağıtım gibi tüm faaliyetlerde bulunmalı ve kendine ait
personel, idare ve yönetim organına sahip olmalıdır.
“Tam işlevsel” kriterinin belirlenmesinde etkili olan bir diğer unsur, ana
teşebbüslerin ilgili ürünün alt ve üst pazarlarında önemli derecede varlıklarını
sürdürdüğü durumlarda, ana teşebbüslerle ortak girişim arasındaki ilişkinin
mahiyetidir. Ortak girişim, ürünlerinin önemli bir bölümünü ana teşebbüslere
sağlıyor, piyasadaki diğer teşebbüslere kayda değer biçimde satış yapmıyorsa,
bu durumda genellikle ortak girişim bağımsız bir iktisadi varlık olarak
nitelendirilemez. Ancak ortak girişim, satışlarının önemli bir bölümünü ana 270
teşebbüslere gerçekleştirse dahi bu durum bazı şartlar altında makul
sayılmaktadır. Buna göre ortak girişimin ilk kuruluş yıllarında ana teşebbüslere
satışının yüksek seviyelerde olması halinde, ortak girişim yine de tam işlevsel
olarak kabul edilmektedir. Ayrıca ana teşebbüslere satışlar piyasa şartlarında
gerçekleşiyorsa satışlar içindeki payı çok yüksek olsa dahi ortak girişim tam
işlevsel olarak kabul edilebilmektedir.
Bildirime konu işlem bakımından değerlendirme yapılırken göz önüne alınması
gereken hususlardan biri THY’nin piyasadaki konumudur. THY halen havayolu
şirketleri arasında gerek filo gerekse de pazar payı bakımından en büyük
havayolu işletmecisi konumundadır. Havacılık sektöründe yer hizmeti vermek 280
ve piyasada önemli bir pazar payı elde etmek isteyen her teşebbüs açısından
THY’ye hizmet sunmak büyük önem taşır. Nitekim mevcut yer hizmeti
kuruluşlarının her ikisi de satışlarının önemli bir bölümünü THY’ye yapmakta ve
THY’nin politika değişikliği yapması pazarın yapısında ciddi değişimlere yol
açmaktadır. Bu durum bildirim konusu işlemin gerçekleşmesi halinde daha açık
bir şekilde ortaya çıkacaktır. TGS’nin faaliyete geçmesinin ardından THY,
alımlarını bu şirkete kaydıracak ve pazar yapısı TGS’nin faaliyet göstereceği
havalimanlarında -2008 yılı verilerine göre- şu şekilde oluşacaktır:
Tablo 6: Havaalanı Bazında Uçuş Sayıları TGS’nin Muhtemel Pazar Payları
……….Ticari Sır.......... 290
Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere TGS yalnızca THY’ye hizmet verse dahi
pazar payı yaklaşık %.... seviyesine ulaşacaktır. Bu durumda ilgili pazardaki
alımların yaklaşık ……….Ticari Sır………. tek bir teşebbüs tarafından
gerçekleştirildiği ve bu teşebbüse hizmet vermeden önemli bir pazar payı elde
etmenin çok zor olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla yalnızca kurulacak
olan ortak girişim açısından değil, yer hizmetleri pazarında faaliyet
gösteren/göstermek isteyen herhangi bir teşebbüs açısından da ortak girişimin
ana şirketlerinden olan THY’ye satış yapmak önem taşıdığından, satışların
önemli bir bölümünün THY’ye yapılmasının ortak girişimin tam işlevsel olması 300
şartını zedeleyici bir unsur olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Diğer yandan taraflar ortak girişimin THY dışındaki havayolu şirketlerine de
hizmet sunmayı amaçladığını ve THY’ye satışların piyasa şartları çerçevesinde
gerçekleşeceğini belirtmektedir.
09-40/986-248
9
Bunun dışında ortak girişimin, tam işlevsel olma kriterinin diğer unsuru olan
bağımsız bir yönetim ve malvarlığına sahip olma şartlarını da taşıdığı kanaatine
ulaşılmıştır. Zira SHY-22’nin 7. maddesi uyarınca A Grubu çalışma ruhsatı
almak isteyen yer hizmet kuruluşlarının en az üç uluslararası trafiğe açık
havaalanında teşkilatlanması ve teşkilatlandıkları havaalanlarında hiçbir hava
taşıyıcısına hizmet vermeseler dahi çalışma ruhsatına esas olan araç, gereç ve 310
personelini aynen muhafaza etmeleri gerekmektedir. Bu bakımdan A Grubu
çalışma ruhsatı almak için ön izin alan TGS’nin Yönetmelik’te belirtilen şartları
sağlaması gerekeceğinden, kendi malvarlığına ve personeline sahip olacağı
anlaşılmaktadır. Öte yandan THY’nin yer hizmet kuruluşlarına gönderdiği “davet
mektubu”nda TGS’nin teçhizat ihtiyacının öncelikle THY’de mevcut bulunan
teçhizatların rayiç bedel üzerinden TGS tarafından satın alınması suretiyle
karşılanacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla söz konusu devir işlemi
tamamlandığında bildirime konu işlemin, bağımsız olarak faaliyet göstermesini
sağlayacak personel ve malvarlığına sahip olacağı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde yapılması planlanan yatırımın 320
büyüklüğü ve niteliği göz önüne alındığında, ortak girişimin geçici değil uzun
süreli faaliyet gösterme amaçlı olarak kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede,
teşebbüsün tam işlevsel bir teşebbüsün tüm fonksiyonlarına sahip olacağı ve
ortaklarından bağımsız olarak kendi ticari faaliyetlerini sürdürme imkânına sahip
olduğu görülmektedir.
c) Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkiye Sahip Olmama
Bir ortak girişim işleminin tam işlevsel olarak kabul edilebilmesi için pazarda son
olarak taraflar arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmaması
gerekmektedir. 330
Aynı pazarda faaliyet gösteren rakipler arasında kurulan ortak girişimlerin,
rakipler arasındaki rekabeti koordine edici ve sınırlayıcı amaç ve etkileri
olabilmektedir. Bildirim konusu ortak girişim işleminin ana teşebbüsleri, aynı
pazarda faaliyet göstermediklerinden birbirlerine rakip değildir. THY’nin yer
hizmetleri pazarında, bazı havaalanlarında (Ağrı, Amasya-Merzifon, Eskişehir-
Anadolu Üniv., Sinop, Uşak ve Çanakkale havalimanları) B Grubu ruhsat
kapsamında kendi uçaklarına verdiği hizmet dışında, diğer havayolu şirketlerine
yönelik herhangi bir yer hizmet faaliyeti bulunmamaktadır. Ancak ortak girişimin
diğer tarafı olan Havaş, ortak girişimle aynı hizmet pazarında faaliyet
göstermektedir. Bununla beraber, ana teşebbüslerden yalnızca bir tanesinin 340
ortak girişimle aynı pazarda faaliyet gösteriyor olması koordinasyon doğurucu
olarak kabul edilmemektedir.
Yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda bildirim konusu işlemin 1997/1
sayılı Tebliğ kapsamında bir işlem olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna
ulaşılmıştır. İnceleme konusu işlemin, 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bildirime
tabi olup olmadığının tespit edilmesi için ise tarafların Tebliğ’in 4. maddesi ile
getirilen eşikler karşısındaki durumunun incelenmesi gerekmektedir.
09-40/986-248
10
Ana teşebbüslerden havayolu ile kargo ve yolcu taşımacılığı faaliyetleri yürüten
THY’nin 2008 yılı cirosu ………. TL olup iç ve dış hatlarda havayolu ile yolcu
taşımacılığı pazarındaki payları şu şekildedir: 350
Tablo 7: 2008 yılı THY yolcu taşımacılığı pazar payları
………. Ticari Sır……….
2008 yılı Türkiye havayolu kargo taşımacılığındaki cirosu ………. TL olan
THY’nin, resmi internet sitesindeki verilere göre Türkiye’de kargo pazarındaki
payı ise %.... olarak görünmektedir. Yurt dışı kargo cirosu ise ………. TL’dir. Dış
hatlarda ………. ton kargo ve posta taşıması gerçekleştiren THY’nin dış hat
kargo pazar payı da %.... olarak bildirilmiştir.
Yer hizmetleri pazarında faaliyet gösteren Havaş’ın yer hizmetlerindeki 2008 yılı
cirosu ………. TL olarak gerçekleşmiştir. Yer hizmetleri pazarındaki pazar
payına ise hem her bir havaalanı bakımından hem de Türkiye geneli 360
bakımından aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 8: Havaş’ın 2007 ve 2008 yılı pazar payları
………. Ticari Sır……….
Bu çerçevede, inceleme konusu işlemin bildirim açısından tarafların ilgili
pazarlardaki toplam ciroları ve pazar payları yönüyle Tebliğ’in 4. maddesinde
öngörülen eşikleri geçtikleri görülmektedir.
Yukarıda yer ver verilen bilgilere göre söz konusu işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ
kapsamında izne tabi olduğu kanaatine varılmıştır.
H.2.3. İşlemin Olası Etkileri Bakımından Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca izne tabi bir birleşme/devralma 370
işleminin yasaklanabilmesi için hâkim durum yaratmaya veya var olan bir hâkim
durumu güçlendirmeye dönük olarak gerçekleşmesi ve bunun sonucunda da
rekabeti önemli ölçüde azalması gerekmektedir. Kanun’un 3. maddesinde
hâkim durum “belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve
müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı
gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünü ifade eder” şeklinde
tanımlanmıştır. Hâkim durumun saptanmasında kullanılan kıstaslar teşebbüsün
ilgili pazardaki pazar payı, sahip olduğu dikey bütünlük, kullanılmayan kapasite,
müşteri bağımlılığı ve pazardaki potansiyel rekabet olarak sayılabilir.
- Pazar Payları 380
Hâkim durum tespitinde kullanılan ölçütlerin başında pazar payı gelmektedir.
Hem ilgili teşebbüsün hem de rakiplerinin pazar payları bu açıdan önemlidir. Bir
firmanın ilgili pazardaki pazar payının çok yüksek olması, o firmanın hâkim
durumda olduğunun önemli bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Hâlihazırda yer hizmetleri pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin her bir
havaalanı/havalimanındaki pazar payları şöyledir:
09-40/986-248
11
Tablo 9: TGS Öncesi Pazar Payları (2008)
………. Ticari Sır……….
İşlem sonucunda sadece THY’nin üst pazardaki alımlarının TGS’ye
devredileceği dikkate alındığında, pazarın yapısının aşağıdaki şekilde 390
değişeceği öngörülmektedir:
İstanbul Atatürk Havalimanı
Önce Sonra
Havaş Çelebi Havaş Çelebi TGS
%.... %.... %.... %.... %....
Ankara Esenboğa Havalimanı
Önce Sonra
Havaş Çelebi Havaş Çelebi TGS
%.... %.... %.... %.... %....
İzmir Adnan Menderes Havalimanı
Önce Sonra
Havaş Çelebi Havaş Çelebi TGS
%.... %.... %.... %.... %....
Antalya Havalimanı
Önce Sonra
Havaş Çelebi Havaş Çelebi TGS
%.... %.... %.... %.... %....
Adana Havalimanı
Önce Sonra
Havaş Çelebi Havaş Çelebi TGS
%.... %.... %.... %.... %....
Öte yandan Çelebi’den alınan bilgilere göre, THY’nin Lufthansa ile kurduğu bir
ortak girişim şirketi olan SunExpress’in1 alımlarının da TGS’ye devri söz konusu
olursa ve ayrıca İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve Adana dışındaki diğer
havaalanı/havalimanlarında da yer hizmeti vermeye başlarsa pazarın yapısı
aşağıdaki gibi olacaktır: 400
1 THY’nin Lufthansa ile ortak girişimi olan Sun Express’in, resmi internet sitesinden edinilen
bilgilere göre, dış hatlarda Antalya, İzmir ve İstanbul’dan Avrupa’nın çeşitli şehirlerine seferleri
vardır. İç hatlarda ise İzmir’den Adana, Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Kars, Kayseri,
Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon ve Van’a; Antalya’dan Adana, Bursa, Diyarbakır, Erzurum,
İstanbul Sabiha Gökçen, İzmir, Samsun, Trabzon ve Van’a; İstanbul Sabiha Gökçen’den ise
Adana, Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Kars, Samsun, Sivas, Trabzon ve Van’a seferler
düzenlemekte, ayrıca Bursa’yla Antalya, Erzurum ve Trabzon arasında ve Adana’dan da
Erzurum ve Trabzon’a karşılıklı uçuş gerçekleştirmektedir.
09-40/986-248
12
Tablo 10: TGS'nin THY ve Sunexpress’e Hizmet Vermesi Durumunda Pazar
……….Ticari Sır……….
Yukarıdaki pazar paylarından görüldüğü üzere, TGS THY’nin yer hizmetleri
pazarında önemli bir alıcı olmasından kaynaklanan avantaj ile yer hizmetlerinde
önemli bir pazar gücü elde edecektir.
- Giriş Engelleri
İlgili mevzuat uyarınca pazara giriş sıkı koşullara bağlanmış ve belirli
sınırlamalar getirilmiştir. Özellikle, A grubu ruhsat almak için en az üç
uluslararası havaalanı/havalimanında teşkilatlanma ve hiçbir havayolu şirketine
hizmet verilmese dahi gerekli personel ve teçhizat bulundurma koşulu, pazara 410
ilk giriş maliyetlerini artırmaktadır. Bu çerçevede katlanılan maliyetlerin önemli
bir bölümünün sabit maliyetlerden oluştuğu söylenebilir.
Yer hizmeti vermek isteyen bir kuruluşun katlandığı maliyetler başlıca dört ana
grupta toplanabilir. Bunlar; ruhsat bedeli, yer hizmeti ekipman ve malzeme
bedeli, alan kiraları-işletme giderleri ve personel giderleridir. … Antalya
büyüklüğünde bir havalimanında katlanılması gereken en az maliyetler şu
şekilde belirtilmiştir:
(i) Ruhsat Bedeli: 1.852. 500 Avro
- Yolcu trafik hizmetleri 400.000 Avro
- Yük kontrolü ve haberleşme 60.000 Avro 420
- Ramp 1.200.000 Avro
- Uçuş operasyon 20.000 Avro
- Ulaşım 7.500 Avro
- İkram 75.000 Avro
- Gözetim ve yönetim 50.000 Avro
- Temsil 40.000 Avro
(ii) En az ekipman bedeli: 3.000.000-3.500.000 Avro arası
(iii) Personel gideri: 1.500.000 Avro
(iv) DHMİ alan kirası: 500.000-1.000.000 Avro arası
Yukarıda yer alan maliyet kalemlerinin toplamı yaklaşık 7.000.000 Avro’dur. 430
Yapılacak yatırımın toplam sabit maliyeti havaalanı kapasitesine göre
değişmekle birlikte, ilgili mevzuat gereği en az üç havaalanı/havalimanında
teçhizatlanması gerektiği düşünüldüğünde Antalya havalimanı büyüklüğünde üç
alanda teşkilatlanmak için yaklaşık 21.000.000 Avro’luk yatırım yapılması
gerekmektedir.
Pazara girişin önündeki diğer bir engel, mevzuattan ve havaalanı/havalimanı
kapasitesinden kaynaklanan sayı sınırıdır. Yukarıda da değinildiği gibi DHMİ
tarafından havaalanı/havalimanlarındaki yolcu sayısına ve yer durumuna göre
yer hizmet kuruluşlarının sayısına bazı sınırlamalar getirilmektedir. Bu
09-40/986-248
13
çerçevede 2008 yılı verilerine göre, Ortak Girişimin faaliyet göstermeye 440
başlayacağı 5 havalimanında izin verilebilecek toplam yer hizmet kuruluş sayısı
aşağıdaki şekildedir:
Tablo 11: Havaalanı yolcu sayılarına göre izin verilebilecek kuruluş sayısı
Havalimanı Toplam Yolcu Sayısı (2008)
Maksimum Yer Hizmet
Kuruluşu Sayısı
İstanbul Atatürk 28.553.132 16
Ankara Esenboğa 5.692.133 4
İzmir A.Menderes 5.455.298 4
Antalya 18.789.257 11
Adana 2.290.427 3
Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere ilgili mevzuat uyarınca
havaalanı/havalimanı yolcu sayısına göre getirilen sınırlamalar ilgili pazarda
önemli bir giriş engeli yaratmamaktadır. Ancak havaalanı/havalimanlarındaki
kısıtlı yer imkânı nedeniyle tabloda belirtildiği kadar talep olsa dahi bu taleplerin
hepsinin karşılanması mümkün olmamaktadır. Nitekim Yönetmeliğin yukarıda
yer verilen 12/d maddesinde de bu husus açıkça belirtilmiş ve havaalanı yer 450
kapasitesi dikkate alınarak çalışma ruhsatı verileceği hükme bağlanmıştır.
TGS’nin faaliyete geçeceği havaalanı/havalimanlarındaki yer durumu ile ilgili
olarak DHMİ’den elde edilen bilgilerden alanlarda önemli bir yer kısıtının
bulunduğu anlaşılmaktadır. Aşağıdaki tabloda DHMİ’den gelen yazıda belirtilen
yer durumları gösterilmektedir:
Tablo 12: Havaalanı bazında yer durumu
……….Ticari Sır……….
Yazıda, İstanbul Atatürk Havalimanında apron sahasına yakın bir yerde boş
alan bulunmadığı, …’ye araç ve teçhizat park sahası olarak önemli
sayılabilecek ölçülerde arazi tahsisi yapıldığı belirtilmiştir. Yazıda ayrıca 460
havaalanı/havalimanlarında sadece yer hizmet kuruluşlarına değil, faaliyet
gösteren diğer havayolu kuruluşları ile ikram ve kargo vb. kuruluşların da
talepleri doğrultusunda o andaki imkânlar göz önünde bulundurularak yer
tahsisi yapıldığı bildirilmiştir. Dolayısıyla yukarıda Tablo-12’deki boş alanlar
yalnızca yer hizmet kuruluşlarına değil diğer teşebbüslere verilebilecek alanları
da içermektedir. Bu bakımdan söz konusu havalimanlarında önemli bir yer kısıtı
olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
- Dikey Entegrasyon
Hâkim durum değerlendirmelerinde dikkate alınan hususlardan bir diğeri de,
hâkim durumu sorgulanan teşebbüsün yapısal olarak dikey bütünleşme içinde 470
olup olmadığıdır.
Dikey bütünleşmeler ana teşebbüsler bakımından; işlem maliyetlerinin
azaltılması, hammadde arz güvenliğinin sağlanması, çifte marjinalizasyonun
azalması, sermaye maliyetlerinin azaltılması ve kâr istikrarının sağlanması,
09-40/986-248
14
mevcut pazarın korunması ve geliştirilmesi, uzun vadeli anlaşmalardan
kaynaklanan sorunların ortadan kaldırılması ile güvenilir veri temini ve uzun
vadeli plan yapabilme olanağı sağlamak gibi etkinlikler ortaya çıkarmaktadır.
Bununla birlikte, dikey birleşmeler alt veya üst pazarda birleşen teşebbüslerin
ve rakiplerin rekabet etme yeteneklerini ve motivasyonlarını etkileyerek hâkim
durum yaratılmasına veya mevcut bir hâkim durumun güçlenmesine neden 480
olabilir. Ancak önemli olan arz zincirinin bir seviyesindeki rakiplerin değil
piyasadaki etkin rekabetin olumsuz etkilenmemesidir. Bu nedenle rakiplerin bir
birleşmenin yarattığı etkinlikler dolayısıyla pazar dışına çıkmak durumunda
kalmaları tek başına rekabetçi endişelerin ortaya çıkmasına neden olamaz.
Dikey birleşmelerin en önemli rekabet karşıtı etkisi ise üst pazarın veya alt
pazarın rakiplere kapatılması (foreclosure) yoluyla bu teşebbüslerin rekabet
etme yetenek ve motivasyonlarının azaltılmasıdır. Böylece yeni girişler
caydırıldığı gibi mevcut rakiplerin de büyümeleri engellenmekte veya pazardan
çıkmalarına yol açılmaktadır. Pazarın kapanması sonucunda ise birleşen
teşebbüsler ve bazı rakipler tüketicilere uyguladıkları fiyatları kârlı bir biçimde 490
artırabileceklerdir. Dolayısıyla dikey birleşme sonucunda rekabet karşıtı bir
pazar kapatma etkisi söz konusu olabilmektedir. Ancak birleşen teşebbüslerin
pazar payları yüksek olmadığı sürece ya da pazarın yapısı rekabetçi olduğu
sürece dikey birleşmeler sonucunda rekabet karşıtı bir etkinin doğması
beklenmemektedir.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında THY yoluyla dikey entegrasyonunu
sağlayacak olan TGS’nin bu durumunun pazar gücüne etkisinin
değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere işlemin tarafları olan THY ve
Havaş aynı sektörde faaliyet gösteren şirketler olmayıp, Havaş üst pazarda
THY’nin de faaliyet gösterdiği havayolu taşımacılığı sektöründe yer hizmetleri 500
sunan bir teşebbüstür. Havaş’ın %100’üne sahip olan TAV ise TGS’nin faaliyet
göstereceği Ankara, İstanbul ve İzmir’de havaalanı/havalimanı işletmeciliği
yapmaktadır. Devir işleminden sonra TGS, hem Havaş ve TAV dolayısıyla
havaalanı işletmeciliği pazarına, hem de THY vasıtasıyla havayolu taşımacılığı
pazarına entegre olacaktır. Bu bakımdan söz konusu ortak girişim, her iki ana
teşebbüsün faaliyet alanlarının ortak girişimin faaliyet alanı ile olan ilişkisi
itibarıyla dikey bir ortak girişim olarak değerlendirilebilir.
Bildirime konu devralma işlemi dikey yapılanmanın yol açacağı sonuçlar
bakımından değerlendirildiğinde, işlemin pazarın yapısında önemli etkiler
doğurabileceği kanaatine ulaşılmıştır. Zira THY iç hat ve dış hat yolcu 510
taşımacılığı pazarında önemli bir pazar gücüne sahip lider teşebbüs
konumundadır. Ortak Girişim Sözleşmesi’nde THY ve ortak girişim arasında, en
az 5 yıllık bir sözleşme imzalanması öngörülmektedir. THY’nin pazarda önemli
bir alıcı olması nedeniyle dikey konumdaki teşebbüsler arasında gerçekleşecek
bu işlemin, pazarın en büyük müşterisini mevcut ve potansiyel rakiplere
kapatma etkisi olabilir. THY’nin TGS ile yaptığı anlaşma neticesinde üst
pazardan alıcı olarak tamamen çıkması ile birlikte, ölçek ekonomileri dolayısıyla
hâlihazırda hizmet aldığı firmaların maliyetlerinde TGS lehine bir artış olabilecek
09-40/986-248
15
ve bu firmalar pazardan çıkabilecektir. Bu durumda yer hizmetlerindeki maliyet
artışları veya hizmet kalitesinde meydana gelebilecek azalışlar, alt pazardaki 520
diğer havayolu şirketlerini olumsuz etkileyecektir.
İkinci olarak, alt pazarda önemli bir pazar gücüne sahip olan THY’nin üst
pazardaki TGS’nin ortak kontrolüne sahip olması durumunda THY, rakiplere
mal ve hizmet sunumunu zorlaştırarak (fiyatları yükselterek) ya da hiç mal veya
hizmet sağlamayarak alt pazardaki rakip havayolu şirketlerinin maliyetlerinin
yükselmesine yol açabilir.
Bu noktada alternatif temin kaynakları ve potansiyel girişler önem taşımaktadır.
Bildirime konu işlemde, üst pazar olan yer hizmetleri pazarında yalnızca iki
teşebbüs faaliyet göstermektedir. Çelebi’nin pazardan çıkması durumunda
pazarda Havaş ve Havaş’ın ortak kontrolüne sahip olduğu TGS dışında bir 530
teşebbüs kalmayacaktır. Her ne kadar havayolu şirketlerinin yer hizmetlerini
kendilerinin sunması (self handling) imkânının varlığının, pazarda rekabetçi
baskı yaratabileceği düşünülebilirse de yer hizmeti sunmak için gerekli minimum
etkin ölçeğin havayolu şirketlerinin kapasitelerinin üzerinde olması ve üçüncü
taraflara hizmet verebilmenin yalnızca A grubu ruhsatla mümkün olması,
havayolu şirketlerinin tam dikey bütünleşmeye gitmelerini zorlaştıran bir
unsurdur. Nitekim … da self-handling yapmanın havayolu için hacim kısıtı
nedeniyle ekonomik olmadığını belirtmektedir.
Diğer taraftan, THY’nin cazip bir alıcı olması nedeniyle, işlemin, yer hizmetleri
pazarındaki firmalar arasında önemli rekabet baskısı yaratan bir unsuru ortadan 540
kaldırıcı ya da yeni girişleri caydırıcı bir etkisi de olabilir. Bu durumda önemli bir
müşterinin kapatılması, üst pazardaki rakiplerin gelir akımlarına etki
edeceğinden bu firmaların maliyet düşüşleri sağlama veya ürün kalitesini
artırma motivasyonlarını ya da yeteneklerini azaltabilir. Sonuç olarak, yer
hizmetleri pazarındaki rakiplerin piyasa dışına çıkması alt pazardaki rekabeti
olumsuz etkileyerek tüketicilere de zarar verebilir.
H.2.4 İşlemin Havalimanı Özelinde Değerlendirilmesi
Ortak girişimin havalimanı bazında etkilerine bakılacak olursa, İstanbul’da ve
Ankara’da yer hizmet alımları içerisinde THY’nin -ciddi düzeylere varan payı 550
dikkate alındığında- yer hizmetinin tamamını TGS’den alması nedeniyle
TGS’nin pazar payının minimum %.... olacağı öngörülmektedir. TGS’nin diğer
havayolu şirketlerine de hizmet vermeyi planladığı göz önünde
bulundurulduğunda pazar payının daha da artacağı tahmin edilmektedir.
TGS’nin THY dolayısıyla kalıcı bir şekilde yüksek düzeylerde pazar payına
sahip olması, rakiplerine kıyasla sahip olacağı maliyet üstünlükleri, pazara giriş
engelleri ve fiziki kapasite yetersizliği dikkate alındığında, İstanbul ve Ankara’da
hâkim duruma geleceği sonucuna ulaşılmıştır.
Ayrıca Havaş’ın yeterli düzeyde rekabet baskısı yaratmayacak olması TGS’nin
hâkim durumu değerlendirilirken dikkate alınması gereken bir diğer husustur. 560
Çünkü Havaş ile TGS’nin birbirlerinin yatırım, üretim, fiyat gibi rekabete hassas
bilgilerine erişmesi mümkün olacak ve Havaş’ın TGS’de de bir menfaati olacağı
09-40/986-248
16
için yeteri derecede rekabetçi baskı yaratmayacaktır. Buna ilaveten ortak
kontrole sahip teşebbüs, aynı zamanda rakibi konumunda olan teşebbüsün
rekabetçi girişimlerini hukuki yollardan engelleme hakkına sahip olduğu için
TGS’nin de Havaş üzerinde önemli bir rekabetçi baskısı olamayacaktır. Bu
nedenle ortak kontrol altındaki teşebbüslerin pazar payları ortak kontrole sahip
teşebbüsün pazar payına eklenmese dahi, en azından bu pazar paylarının bir
rekabetçi baskı kaynağı olarak dikkate alınmaması yerinde olacaktır. Zira pazar
payı hesaplamasının temel gerekçesi teşebbüsün pazara nispeten 570
büyüklüğünün değerlendirilebilmesidir. Başka bir deyişle, pazar payı kriteri,
teşebbüsün kontrolünde olmayan pazar kesiminin teşebbüsün davranışlarını
denetleyebilme potansiyelinin bir göstergesidir. Oysa ortak kontrol altındaki
teşebbüslerin ana teşebbüslere yönelik böyle bir potansiyelinin bulunduğundan
bahsedilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan işlem sonrası ilerleyen süreçte Çelebi’nin maliyet dezavantajları
dolayısıyla pazar dışına itilmesi ve yeni girişlerin de caydırılması olasılığı
artacaktır. Pazarda sadece TGS ve Havaş’ın varlığı durumunda, söz konusu
pazarlarda rekabet önemli ölçüde azalacak ve azalan rekabetten dolayı rakip
havayolu şirketlerinin olumsuz etkilenmesi söz konusu olabilecektir. 580
İzmir, Antalya ve Adana havaalanlarına bakıldığında ise TGS’nin, İzmir’de
minimum %...., Antalya’da %.... ve Adana’da %.... pazar payına sahip olacağı
öngörülmektedir. Bu havalimanlarındaki yer hizmetlerinde THY alımları
çıkarıldığında geriye yer hizmeti veren teşebbüslerin rekabet edebilecekleri
pazar payı İzmir’de yaklaşık %...., Antalya’da %...., Adana’da %.... olarak
kalmaktadır. Bu pazarlarda aşağıda savunmalara ilişkin değerlendirmelerde yer
verildiği üzere, stratejik ittifakların ve Sunexpress’in alımlarının etkisinin önemli
olmadığı da dikkate alınırsa, TGS lehine bir hâkim durum oluşmayacağı
kanaatine ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve Adana olmak üzere öncelikle 590
toplam beş havalimanına girecek olan TGS’nin gelecekte diğer
havaalanı/havalimanlarına da girmesi muhtemeldir. Bu nedenle bu pazarlar
bakımından da mevcut koşullarda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Kayseri, Diyarbakır, Erzurum, Samsun, Gaziantep, Malatya, Kars, Mardin,
Denizli, Kahramanmaraş, Erzincan, Hatay, Konya, Batman, Elazığ ve Şanlıurfa
gibi havaalanlarında THY alımları pazarın %40’ını aşmakta ve TGS’nin
muhtemel pazar payı da yüksek çıkmaktadır. Dolayısıyla söz konusu pazarlar
bakımından TGS lehine bir hâkim durum oluşması ihtimali yüksektir.
H.2.5. TAV’ın Ortak Girişimdeki Hissedarlığının Değerlendirilmesi
TAV’ın Havaş’taki hissedarlığı dolayısıyla ortak girişim vasıtasıyla meydana 600
gelen terminal işletmecisi-yer hizmet kuruluşu arasındaki dikey ilişkiye de
değinmekte fayda vardır. Bilindiği üzere TAV grubu Havaş’taki hissedarlığı
dışında Atatürk, Esenboğa, İzmir Adnan Menderes ve Antalya Gazipaşa
Havalimanlarının işletme haklarına sahiptir. TAV terminal işletmecisi olarak hem
09-40/986-248
17
Havaş’ın hem de TGS’nin rakibi olan yer hizmeti kuruluşlarına da hizmet
sunmaktadır.
Ancak 8.11.2007 tarih ve 07-85/1043-403 sayılı Havaş’ın TAV Grubu’na devrine
ilişkin Kurul Kararı’nda da belirtildiği üzere TAV’ın bu hizmetleri tüm yer hizmet
kuruluşlarına ayrımcılık yapmaksızın rakiplerine de sunması ilgili alandaki
regülâsyonlardan doğan bir zorunluluktur ve bu alanın kamunun sıkı düzenleme 610
ve denetimlerine tabi olması nedeniyle TAV’ın TGS’deki ortaklığı işlem
bakımından önemli bir sorun teşkil etmeyecektir.
H.2.6. Savunmaların Değerlendirilmesi
H.2.6.1. Dikey Bütünleşme Niteliğindeki İşlemin Doğuracağı Etkinliğe
İlişkin Değerlendirmeler
Savunma yazılarında, işlem ile amaçlananın az sayıda oyuncunun olduğu bir
pazara yeni bir oyuncu girişi sağlamak ve bu oyuncu ile başta kalite standartları
olmak üzere pek çok alanda iyileşme elde etmek olduğu belirtilmektedir.
İnceleme konusu işlem ile birlikte, THY’nin ortağı olacağı tam işlevsel bir ortak
girişim kurulacağı ve bu ortak girişimin pazarda yeni bir oyuncu olarak rekabet 620
etmekle kalmayıp THY’nin ana faaliyet konusunda da rekabet gücünü artıracağı
ifade edilmektedir.
Rekabet hukukunda amaçlananın iktisadi etkinliği hedefleyerek refahı artırmak
olması durumunda bu hedefe dikey bütünleşmiş firmalarla ulaşmanın daha
kolay olduğu ileri sürülmektedir. Bu süreçte ise rekabet otoritelerinin piyasadaki
rakipleri korumak için değil rekabet sürecinin korunması için çalışması gerektiği
ifade edilmiştir.
Yoğunlaşma işlemlerinin değerlendirilmesinde ortaya konulan kaygıların somut
verilerle desteklenmesi gerektiği, rekabet otoritelerinin sadece geleceğe yönelik
kaygılara dayanarak hüküm tesis ettiği kararlarının son yıllarda ciddi eleştiri 630
aldığı ve ilgili rekabet otoritelerinin benzer kararlarının çoğunun temyiz
edildikleri mahkemelerce bozulduğu ileri sürülmüştür.
Dikey birleşmelerin genelde etkinlik artırıcı yönleri olmakla beraber, alt ve/veya
üst pazarlarda pazar gücüne sahip teşebbüslerin dikey bütünleşmeye gitmeleri
başta pazarın rakip teşebbüslere kapatılması olmak üzere birçok rekabet karşıtı
etkiler yaratabilmektedir. Nitekim bir teşebbüsün hâkim durumda olup olmadığı
sorgulanırken veya pazar gücü ölçülürken dikkate alınan unsurlardan bir tanesi
teşebbüsün dikey bütünleşmeye gidip gitmediğidir. Dikey bütünleşmeye gitmiş
firmalar hem alt pazar hem de üst pazar bakımından giriş engelleri ortaya
çıkarabilmekte bu da potansiyel rekabeti baskılayabilmektedir. Dikey 640
bütünleşme pazardaki yerleşik oyunculara yeni girenlere karşı stratejik üstünlük
vermekte ve bu hâkim durumun belirgin bir göstergesi olarak
değerlendirilmektedir. İnceleme konusu işlemde de ilk bakışta pazara yeni bir
oyuncu girişi oluyor ve rekabeti artıyor gibi görünmesine rağmen, havayolu
taşımacılığında önemli bir pazar gücüne sahip olan teşebbüsün düopol yapıdaki
yer hizmetleri pazarındaki oyunculardan biri ile ortak girişim kurması nedeniyle
09-40/986-248
18
söz konusu işlemin amacı rekabeti sınırlayıcı olmasa da yaratacağı etkiler
itibariyle rekabeti sınırlayabilecektir.
Bilindiği üzere, yoğunlaşma işlemlerinde ve özellikle dikey yoğunlaşmalarda
işlemin doğası gereği geleceğe ilişkin öngörülerde bulunularak işlemler 650
değerlendirilmekte ve rekabet ihlallerindeki gibi somut verilere ulaşılması kolay
olmamaktadır. Bu nedenle de ürünün ve pazarın özellikleri, tarafların pazardaki
pozisyonları ve pazar güçleri gibi unsurlara bakılarak pazarın gelecekteki
rekabetçi yapısı öngörülmektedir. Ayrıca rekabeti önemli ölçüde sınırlayacağı
düşünülen işlemler hemen yasaklanmamakta ve daha ayrıntılı incelenmek ve
rakiplerin, müşterilerin ve düzenleyici kuruluşlar gibi üçüncü kişilerin görüşlerini
almak ve tarafların savunmalarını değerlendirmek amacıyla inceleme konusu
işlemde olduğu gibi nihai incelemeye alınmaktadır.
H.2.6.2. Yer Hizmeti Pazarına Girmek İsteyen Bir Kuruluşun Katlanması
Gereken Ruhsat Ücretlerinin Ve Sabit Maliyetlerinin Yüksek Olmasının 660
Pazara Giriş Engeli Yaratıyor İddiasına İlişkin Savunmanın
Değerlendirmesi
Savunmalarda, ön İnceleme Raporu’nda ruhsat, ekipman, personel ve Devlet
Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) alan kirası gibi yaklaşık 7.000.000
(yedimilyon) Avroluk sabit maliyet toplamının her havaalanı için aynı büyüklükte
olmadığı, pazara girmek isteyen yer hizmet kuruluşunun maliyetlerinin
teşkilatlanmak istediği meydana göre değişiklik gösterdiği ifade edilmiştir.
Savunmada yer verilen ifadelerle, ruhsat ücretleri ve alan kiraları DHMİ
tarifesinde belirtilmekte olup, mevcut tarifedeki ücretler havalimanlarına göre
değişkenlik göstermektedir. Ayrıca yer hizmet kuruluşunun en az ekipman ve 670
personel sayısı da DHMİ tarafından yayınlanan “Yer Hizmet Kuruluşlarının
Bulundurması Gerekli En Az Personel ve Teçhizat Listesi ile Uygulama Esasları
Talimatı” ile belirlenmekte ve bu miktarlar ilgili talimat uyarınca hizmet verilecek
meydanlara göre değişmektedir. Örneğin Bursa, Isparta ve Konya
Meydanlarında sayılan sabit maliyetler toplamı 4.474.000 Avro olarak
hesaplanmaktadır. Bu çerçevede pazara girmek isteyen yer hizmeti
kuruluşunun her halde 21.000.000 Avroluk bir yatırıma ihtiyacı
bulunmamaktadır.
Savunmada pazarda mevcut oyuncuların yanında yer almak isteyen yer hizmet
kuruluşlarının, hizmet verecekleri meydanlara ilişkin çeşitli kombinasyonlar 680
oluşturarak yatırım maliyetlerini azaltabileceği, öncelikle daha az ölçekli
meydanlarda faaliyete başlayarak burada kazandıkları birikimleri başka
havaalanı/havalimanlarına aktararak faaliyet alanlarını genişletebileceği,
böylelikle makul ölçüde sermayeye sahip her şirketin ilgili pazara girebileceği
belirtilmiştir.
Uzun süre Havaş ve Çelebi düopol yapısının devam etmiş olmasının sebebi ise
geçmiş yıllarda çok daha yüksek olan ancak son yıllarda düşen ruhsat bedeli
olarak açıklanmıştır. Bu düopol yapının Antalya Havalimanı’na IC-Fraport’un,
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası
09-40/986-248
19
Yer Hizmetleri A.Ş.’nin girmesiyle değiştiği, dolayısıyla yeni girişlerin somut 690
olarak yaşanmakta olduğu bir piyasada giriş engellerinin mevcut olduğunun ileri
sürülemeyeceği ifade edilmiştir.
Rekabet hukuku anlamında potansiyel rekabetin varlığından söz edebilmek için
pazara girişlerin olası, etkili ve zamanlı olması gerekmektedir. Girişin olası
olması için, pazara eklenecek üretim miktarı ve pazardaki yerleşik firmaların
tepkileri dikkate alındığında girişin yeterli ölçüde kar getirmesi gereklidir. Eğer
pazara giriş ekonomik açıdan yalnızca geniş bir ölçekte başarılı olabiliyor ve
böylece düşük fiyat seviyelerine yol açıyorsa giriş olasılığının az olduğu öne
sürülebilecektir. Yine yerleşik firmalar uzun dönem sözleşmelerle veya yeni
girenlerin kazanmaya çalıştığı müşterilere fiyat indirimleri yaparak pazar 700
paylarını koruyabiliyorlarsa giriş zorlaşacaktır. Geçmişte pazara başarılı
girişlerin olup olmadığı da giriş engellerinin seviyesinin bir göstergesi
olabilmektedir.
Girişin çabuk ve pazar gücüne karşı koyabilecek ölçüde etkili olması da
önemlidir. Pazarın karakteristiklerine bağlı olmakla beraber, genellikle iki yıllık
bir süre içerisindeki girişler zamanlı kabul edilebilmektedir. Girişin etkili olması
için de yoğunlaşmanın rekabet karşıtı etkilerine karşı koyabilecek yeterli
kapsam ve büyüklükte olması, küçük ölçekli bir giriş olmaması gerekmektedir.
Bu bağlamda, nihai incelemeye konu işlemde potansiyel rakiplerin hizmet
verecekleri meydanlara ilişkin çeşitli kombinasyonlar oluşturarak yatırım 710
maliyetlerini azaltabileceği, öncelikle daha az ölçekli meydanlarda faaliyete
başlayarak burada kazandıkları birikimleri başka havalimanlarına aktararak ilgili
pazara girmesinin zamanlı olamayacağı ve söz konusu 5 meydanın Bursa,
Isparta ve Konya meydanlarıyla kıyaslanamayacak ölçüde büyük olması
nedeniyle bu meydanlara yeterli ölçekte etkili bir giriş için daha çok ekipman
ihtiyacı olduğu göz önüne alındığında, bu 5 meydan açısından pazara girmek
yüksek yatırım maliyetleri gerektirdiğinden, TGS’nin anılan meydanlarda
muhtemel pazar gücüne karşı rekabet baskısı yaratabilecek ölçüde olası,
zamanlı ve etkili pazara giriş ihtimalinden söz edilemeyecektir. Diğer taraftan
yeni giriş olarak sözü edilen Sabiha Gökçen Uluslararası Yer Hizmetleri A.Ş. 720
TGS’den farklı bir meydanda hizmet sunacak olup, IC-Fraport da TGS ile
yalnızca İzmir ve Antalya’da rekabet edecektir. Geçmişte pazara etkili bir girişin
olmadığı da göz önüne alındığında yer hizmetleri sektöründe pazara giriş
engellerinin yüksek olduğu görülmektedir.2
Son olarak değinilmesi gereken husus ise ruhsat ücretlerinin sözü edilen giriş
artışını sağlayıp sağlamadığıdır.
DHMİ’den elde edilen belgelerde yer alan ruhsat ücretleri 2009 yılında
aşağıdaki şekilde değişmiştir:
2 THY’nin 2002-2005 yıllarında bazı meydanlarda STFA-Ogden firmasından yer hizmeti aldığı
bilinmekle beraber bu firmanın da kısa sürede pazardan çıktığı anlaşılmaktadır.
09-40/986-248
20
Tablo 13: 2008 yılı DHMİ Yer Hizmetleri Tarifesi (Yolcu Uçakları)
Kategori Koltuk Kapasitesi
Yolcu
Trafik
Yük ve
Haberleşme
Kontrolü
Ramp
Uçak
Hat
Bakım
Uçuş
Operasyon İkram Temsil
Gözetim
ve
Yönetim
€
A 0-20 5 1 9 3 5 2 5 5
B 21-50 8 1 17 5 5 4 5 5
C 51-100 16 3 32 5 5 9 5 5
D 101-125 22 4 50 14 5 15 5 5
E 126-150 50 6 100 16 5 18 5 5
F 151-190 56 6 115 18 5 20 5 5
G 191-250 68 6 136 21 5 24 5 5
H 251-350 80 7 165 25 5 28 5 5
I 351-430 90 8 182 28 5 32 5 5
J 431 ve üzeri 115 10 250 35 5 40 5 5
730
Tablo 14: 2009 yılı DHMİ Yer Hizmetleri Tarifesi (Yolcu Uçakları)
Kategori Koltuk Kapasitesi
Yolcu
Trafik
Yük ve
Haberleşme
Kontrolü
Ramp
Uçak
Hat
Bakım
Uçuş
Operasyon İkram Temsil
Gözetim
ve
Yönetim
€
A 0-50 6 1 10 3 5 2 5 5
B 51-100 16 1 30 5 5 4 5 5
C 101-150 35 3 60 5 5 9 5 5
D 151-200 45 4 80 10 5 15 5 5
E 201-250 60 6 100 15 5 18 5 5
F 251-300 70 6 120 18 5 20 5 5
G 301-350 80 6 140 21 5 24 5 5
H 351 ve üzeri 90 7 160 25 5 28 5 5
Tablolarda yer alan 2008 ve 2009 yıllarına ait ruhsat ücretleri karşılaştırıldığında
2009 yılında ücret skalasının daraltıldığı görülmektedir. Bu bakımdan bazı uçak
türlerinde indirim görülse de net etkinin ne olduğunu anlamak için uçak türlerine
göre bir karşılaştırma yapılması uygun olacaktır. THY filosundaki uçaklardan …
tanesi 165 kişilik Boing 737-800 model uçaklardan, … tanesi 150 kişilik Airbus
A320-232 model uçaklardan ve … tanesi de 202 kişilik Airbus A321-231/211
model uçaklardan oluşmaktadır. Buna göre 2008 yılında bu uçak modelleri için
ödenecek ruhsat ücreti şu şekilde olacaktır:
150 kişilik uçaklar E kategorisinde olup bir uçak için ödenecek toplam ücret 205
Avro, F kategorisindeki 165 kişilik uçaklar için ödenecek ücret 230 Avro ve G 740
09-40/986-248
21
kategorisindeki 202 kişilik uçaklar için 270 Avro’dur. Aynı modeller için 2009
yılında ödenecek ücretler ise sırasıyla 127, 169, ve 214 Avro’dur. Yıllık bazda
indirim oranları da yine sırasıyla 38%, 27% ve 21% olarak gerçekleşmiştir. Bu
indirim oranlarının uçak sayısı ile ağırlıklandırılması durumunda bulunan
ortalama indirim tutarı ise %28 olmaktadır. Ortaya çıkan rakamlar oransal olarak
önemli bir indirim tutarı gibi görünmekle beraber, ruhsat ücretleri pazara giriş
tercihinde önemli bir etken değildir. Zira yer hizmetlerine ilişkin maliyet kalemleri
incelendiğinde katlanılan en önemli maliyetin ekipman maliyeti olduğu
görülmektedir. Aşağıda … bilgilere göre bahse konu 5 havalimanındaki maliyet
unsurları yer almaktadır. 750
Tablo 15: … havaalanı bazında maliyet kalemleri
……….Ticari Sır……….
Beş havalimanı için ödenecek toplam ücretlerin %84’ü ekipman bedeli, %12’si
DHMİ ruhsat ücreti ve %4’ü de Apron plaka ücretidir. Dolayısıyla ruhsat
ücretlerinde meydana gelebilecek indirimlerin ancak sınırlı bir etkisi olacaktır.
H.2.6.3. Yer Hizmetlerinin Sunumundan Elde Edilen Pazar Gücünün
Havayolu İle Yolcu Taşımacılığı Pazarındaki Rekabet Şartlarını Bozmak
İçin Kullanılabileceği Şüphesine İlişkin Savunmanın Değerlendirmesi
Yazılarda, yer hizmeti sunulmasında kullanılan traktör, yolcuların uçağa iniş ve 760
binişlerinde kullanılan merdiven, kargo yüklemesinde kullanılan “highloader” ve
uçağın geri manevrasında kullanılan “pushback” gibi araçların, havayolu
taşımacılığında kullanılan uçak ve motor gibi ekipmanla fiyat bakımından
mukayese edilemeyeceği, yer hizmetleri kuruluşlarının mal varlığının tamamının
herhangi bir havayoluna ait herhangi bir uçağın fiyatının (yaklaşık 40-
50.000.000 ABD Doları) yedide birini bile karşılamayacağı, dolayısıyla yer
hizmetleri pazarındaki oyuncuların havayolu taşımasına ilişkin pazarlara etki
edebilecek durumda olmadığı değerlendirmesine yer verilmiştir.
Aktarılan durumun “giriş engelleri” yönünden de aynı olduğu, söz konusu
pazarlarda makul sayılan asgari ölçeklerde faaliyet gösteren herhangi bir 770
şirketin, yer hizmetlerinde kullanılan araçları yahut teçhizatı giriş engeli olarak
görmesinin mümkün olmayacağı ifade edilmiştir. Bunun yanın da yer hizmeti
kuruluşlarının teçhizatının kullanımına ilişkin olarak nitelikli iş gücüne ihtiyaç
olmadığı, mezkûr araçların bu alanda ehliyete sahip herhangi bir operatör
tarafından kısa (bir-iki gün) bir eğitim sürecinin sonunda kullanılabileceği
hususuna yer verilmektedir.
Öte yandan ifade edilen nedenlerle ilgili pazara girişlerin her daim söz konusu
olabileceği ve hâlihazırda pazara girişlerin zaten mevcut olduğu dolayısıyla
potansiyel rekabet baskısının pazar gücü değerlendirilirken dikkate alınması
gerektiği ifade edilmiştir. 780
Pazara giriş için havayollarının bir uçağın yedide birini karşılayan ekipman
maliyetini karşılayıp karşılayamamasından ziyade söz konusu ekipman maliyeti
09-40/986-248
22
ile kıyaslandığında yalnızca kendilerine yer hizmetleri sunmalarının ekonomik
açıdan rasyonel olup olmadığı önem taşımaktadır. A grubu ruhsatla üçüncü
taraflara da hizmet verecek şekilde pazara girmek ise nitelikli işgücü bulmak gibi
engeller aşılsa bile yine ölçek ekonomileri ve ruhsat ücretleri gibi mevzuattan
kaynaklanan koşullar nedeniyle kolay değildir.
H.2.6.4. THY’nin Star Alliance Üyesi Olmasının veya Herhangi Bir İkili
Anlaşmanın Pazardaki Olası Etkilerine İlişkin Değerlendirme
Savunmalarda, Star Alliance gibi işbirliklerinde amaçlananın havayollarının 790
tecrübelerini paylaşmak, üyelerine daha fazla uçuş imkânı sağlamak ve sık
uçan yolculara ek imkânlar sağlamak olduğu, nitekim bu tür ittifakların rekabeti
engelleyici veya bozucu nitelikte kabul edilmediği, hatta desteklendiği ifade
edilmiş; ittifaka üye havayolu şirketlerinin birbirilerinin rakibi olmaları sebebiyle
fiyat ve maliyetlere ilişkin konularda birlikte hareket etmelerinin söz konusu
olmadığı vurgulanmıştır. Ayrıca Star Alliance düzenlemeleri kapsamında yer
hizmetlerine ilişkin üye havayollarına zorunluluk getiren bir düzenlemenin
bulunmadığı da ifade edilmiştir. Bunu desteklemek amacıyla Lufthansa’nın
Frankfurt’da, Air France’ın Paris’de KLM’in Amsterdam’da yer hizmetleri
alanında teşkilatlanmış olduğu ve bu havayolu şirketlerinin THY de dâhil olmak 800
üzere hiçbir Star Alliance üyesine indirimli fiyattan satış gibi farklı bir muamele
yapmadıkları, hatta THY uçaklarına, “yolcu” ve “ramp handling” hizmetlerine
ilişkin olarak alınan ücretlerde önceki döneme nazaran %.... oranında bir artış
yapıldığı belirtilmiştir. Bunun yanında THY’nin Star Alliance üyesi olduğu
1.4.2008 tarihinden sonra, Pekin meydanında yer hizmetlerini Star Alliance
üyesi Air China’nın yer hizmeti kuruluşu Air China Ltd.’den değil … firmasından;
Oslo meydanında Star Alliance üyesi SAS Airlines’ın iştiraki olan SAS Ground
Handling Services’tan değil … firmasından temin etmekte oldukları bilgisine yer
verilmiştir. Savunma ekinde yer verilen ve THY’nin hizmet aldığı yer hizmeti
kuruluşlarını gösteren tabloya göre, THY yer hizmetlerini, sefer yaptığı 27 810
meydandan 8’inde Star Alliance üyesi hava yolları veya bunların ortağı olduğu
şirketlerden almaktadır. Bu bilgilerden yola çıkılarak savunmada Star Alliance
üyesi havayolu şirketlerinin karşılıklı olarak birbirlerinden hizmet almayı taahhüt
etmedikleri vurgulanmıştır. Buna karşın söz konusu tabloda THY’nin Star
Alliance üyesi olmayan yer hizmet kuruluşlarından hizmet alması, -THY bugüne
kadar B grubu ruhsatla yalnızca kendine yer hizmeti veren ve üçüncü taraflara
yer hizmeti vermeyen bir havayolu şirketi olduğu için- mütekabiliyet ilkesinin
geçerli olmadığını göstermeye yeterli değildir. Mütekabiliyet ilkesinin THY
tarafından benimsenip benimsenmediği ancak TGS’nin faaliyete başlaması ile
görülebilecektir. 820
Aynı savunmayı güçlendirmek adına, Londra Heathrow Havaalanı’nda Star
Alliance üyelerinden THY ve Air China’nın yer hizmetlerini Star Alliance üyesi
SAS Airlines’ın iştiraki SAS Ground Handling Services’tan aldığı ancak aynı
havaalanında yine Star Alliance üyelerinden olan LOT Polish Airlines, Lufthansa
ve Swissair’in ilgili yer hizmetlerini herhangi bir Star Alliance üyesi ile arasında
kontrol ilişkisi bulunmayan Menzies Aviation isimli yer hizmeti sağlayıcısından
09-40/986-248
23
aldığı bilgisine yer verilmiştir. Bu son örnek, kendi yer hizmet kuruluşu olan
havayolu şirketlerinin zaman zaman aynı ittifaka üye diğer şirketlerin yer hizmet
kuruluşlarından hizmet almadıklarını ve dolayısıyla mütekabiliyet ilkesinin her
zaman geçerli olmadığını göstermektedir. 830
Öte yandan, mütekabiliyet ilkesinin uygulanması halinde THY’nin üyesi olduğu
Star Alliance’a üye olan diğer havayollarının TGS’nin pazar payında ne kadar
bir artışa yol açabileceğini görebilmek için söz konusu havayollarının
Türkiye’deki beş meydandaki toplam dış hat ticari uçak trafiklerine bakıldığında,
bu şirketlerin toplam trafik içindeki payının %.... ile %.... arasında değiştiği
görülmektedir. Bu bilgilerden Star Alliance üyesi havayollarının mütekabiliyet
ilkesi çerçevesinde TGS’den yer hizmet alımı yapmalarının önemli bir pazar
gücüne yol açmayacağı anlaşılmaktadır.
H.2.6.5. Ortak Girişim İşleminin Rakipler Aleyhine Bir Dışlama Etkisinin
Olmayacağına İlişkin Değerlendirme 840
Savunmalarda, havayolu ile yolcu taşımacılığı pazarında THY dışındaki diğer
özel sektör havayolu şirketlerinin 1990’lı yıllardan itibaren dış hatlarda, 2003
yılından itibaren de iç hatlarda tarifeli seferlere başlaması nedeniyle sektörün
sürekli büyüdüğü, dolayısıyla THY’nin yer hizmetleri pazarındaki teşebbüsler
arasında ortaya çıkardığı rekabetçi baskının seviyesinin Ön İnceleme
Raporu’nda öngörüldüğü kadar yüksek olmadığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda
savunmada yer verilen THY ve diğer havayolu ile yolcu ve kargo taşımacılığı
yapan şirketlerin uçak sayıları aşağıdaki gibidir:
Tablo 16: Havayolu şirketlerine ait uçak sayıları
Havayolu Şirketi Uçak sayısı
THY 132
Onur Havayolları 24
Atlasjet 11
Sunexpress 19
Pegasus 15
Diğer havayolları 77
TOPLAM 271
850
Ayrıca, DHMİ’nin TGS’nin faaliyet göstereceği 5 havalimanına ilişkin 2008 yılı
istatistikleri ve tüm havaalanı/havalimanlarına yönelik uçuş sayısı baz alınarak
ortaya koyulan rakamlar göz önüne alındığında, THY’nin tek başına pazarı
kapatamayacağının görüldüğü ifade edilmektedir.
Tablo 17: TGS’nin pazara gireceği beş havalimanındaki toplam sefer sayısı ve THY’nin payı
……….Ticari Sır……….
Diğer havaalanlarında durum aşağıdaki gibidir:
Tablo 18: TGS’nin pazara gireceği beş havalimanı dışındaki toplam sefer sayısı ve THY’nin payı
09-40/986-248
24
……….Ticari Sır……….
İstatistiklere dayanarak TGS’nin faaliyet göstermeyi planladığı 5 havalimanında 860
toplamda %....’lik pazar payı bulunan THY dışında, pazarın %....’ini oluşturan
yerli ve yabancı havayolu şirketlerinin bulunduğu; halen 139 adet uçağa sahip
diğer Türkiye menşeli havayolu şirketleri ile ülkemize sefer düzenleyen yabancı
havayolu şirketlerinin yaptığı seferler dikkate alındığında, THY (132 uçağı
bulunmaktadır.)’den bağımsız büyük bir pazarın olduğu ifade edilmiştir. Buna
ilaveten THY uçaklarına verilen hizmetin ihale ile alınmasına başlanılmadan
önce Havaş ve Çelebi’nin birçok noktada hizmet verdiği, dolayısıyla TGS’nin
bulunduğu noktalarda hizmet vermeye devam edebilecekleri, hatta büyüme
trendindeki bazı havayolu şirketlerinin dahi istedikleri takdirde kendi kendilerine
hizmet sunabilecekleri belirtilmiştir. 870
Buna dayanak olarak son yıllarda ülke genelindeki havaalanlarındaki sefer
sayılarındaki artış gösterilmiştir:
Tablo 19: Yıllar itibariyle DHMİ Meydanlarındaki sefer sayıları
Yıl DHMİ Meydanlarındaki Yıllık Sefer Sayıları
2004 440.238
2005 534.087
2006 594.749
2007 642.988
2008 688.189
Benzer bir durumun Türkiye kargo pazarı için de geçerli olduğu, bu pazarda da
yoğun bir rekabetin yaşandığı ve 100’den fazla yerli ve yabancı havayolu
firmasının sefer yaptığı Türkiye kargo pazarında, THY Kargo’nun 4 adet uçağı
ile faaliyet göstermekte olduğu, buna karşın aynı pazarda faaliyet gösteren
MNG (8 adet), Kuzu Havayolları (6 adet) ve ACT havayollarının (6 adet)
toplamda 20 uçaklık bir filoya sahip oldukları belirtilmektedir. Buna ek olarak 880
Lufthansa, Emirates, Cargolux, Air France, British Airways, Singapur Airlines,
Swissair, Malezya Havayolları, Ürdün Havayoları, Alitalia, Fedex, UPS, TNT,
DHL gibi kargo taşımacılığı yapan teşebbüsler nedeniyle yoğun bir kargo
trafiğinin yaşandığı dile getirilmiştir.
Savunmada bildirilen 2008 yılı THY Kargo ve toplam Türkiye pazar rakamlarına
göre, toplam Türkiye dış hat kargo trafiği (kargo+posta) ………. ton iken,
THY’nin dış hat kargo taşımaları ………. ton olarak gerçekleşerek dış hat
pazarındaki payı %.... olmuştur. İç hatlardaki kargo taşımacılığı, yolcu
uçaklarının kargo kompartımanlarında kısıtlı alanda küçük paket/kutu taşınması
şeklindedir. THY kayıtlarına göre iç hatlarda THY ………. ton kargo 890
taşımaktadır.
Havayolu taşımacılığı pazarının özellikle 2003 yılından itibaren önemli ölçüde
büyüdüğü kabul edilmektedir. Bununla beraber, THY’nin bazı pazarlarda diğer
09-40/986-248
25
teşebbüslerle aynı oranda veya daha az büyürken bazı pazarlarda da diğer
teşebbüslerden çok daha fazla büyüdüğü görülmektedir. 5 büyük
havaalanındaki toplam sefer sayıları ile THY’nin bu havaalanlarındaki toplam
sefer sayıları karşılaştırıldığında, bu teşebbüsün Ankara ve İstanbul’daki sefer
sayısındaki artışların, özellikle 2008 yılında, toplam sefer sayısı artışından çok
daha fazla olduğu belirlenmiştir. Hatta Ankara’da toplam sefer sayısı azalırken
THY sefer sayısı %.... artmıştır. Nitekim THY’nin toplam uçak trafiğindeki payı 900
da diğer havaalanlarında sabit kalırken ya da düşerken, İstanbul ve Ankara’da
sırasıyla %....’den %....’ya ve %....’den %....’e yükselmiştir. Ayrıca, THY
dışındaki pazar söz konusu iki havalimanında da 2008 yılında tarafların belirttiği
gibi büyümemiş aksine İstanbul’da %.... ve Ankara’da %.... oranında daralmıştır.
H.2.6.6. Ortak Girişim İşlemi İle Oluşacak Dikey Yapılanmanın Pazarın
Yapısını Etkilemeyeceğine İlişkin Savunmanın Değerlendirmesi
Ortak girişimin pazara girişleri caydırmayacağı savını desteklemek amacıyla
THY’nin dilediği takdirde B grubu ruhsat ile yer hizmetlerini kendinden
alabileceği, %100’ü kendine ait bir şirket kurmak ve A grubu ruhsat almak
suretiyle hem kendisine hem de başka havayollarına hizmet verebileceği veya 910
bütün istasyonlarda ihaleye çıkarak tüm istasyonlarda hizmet alımı için tek bir
firmayı seçebileceği, dolayısıyla pazarda faaliyet gösteren yer hizmeti
kuruluşlarının bu ihtimaller dâhilinde hizmet vermeye devam ettikleri,
savunmadaki ifadeyle diğer teşebbüslerin “THY’ye güvenerek bu işe devam
etmedikleri” ileri sürülmektedir. Nitekim geçmişte THY’nin yer hizmetlerini
kendisinin yaptığı dönemlerde Havaş ve Çelebi’nin pazarda THY’ye hizmet
vermemelerine rağmen diğer teşebbüslere hizmet vererek varlıklarını devam
ettirdikleri ifade edilmiştir.
THY’nin A veya B grubu ruhsatla yer hizmetlerini kendinden alması içsel
büyüme yoluyla dikey entegrasyona gitmesi demektir ve rekabetçi endişeler 920
yaratmaz. Diğer yandan, bir teşebbüs üretken varlıkları üst veya alt pazardaki
mevcut bir teşebbüsten satın alarak ya da o şirkete hissedar olarak da dikey
bütünleşmeye gidebilir. Bu türden dikey bütünleşmeler ise dikey bütünleşmeye
giden teşebbüslerin pazardaki konumlarına bağlı olarak rekabet karşıtı etkiler
ortaya çıkarabilir.
Nihai inceleme konusu işlemde rekabetçi endişeye neden olan ise, alt pazarda
önemli bir pazar gücü bulunan THY’nin üst pazarda pazarın %....’sine sahip
olan Havaş ile ortak girişim kurmak suretiyle daha önce 3’er yıllık sözleşmelerle
farklı teşebbüslerden yer hizmeti alabilirken bundan sonra yer hizmetlerini
TGS’den almasının TGS lehine yaratacağı avantaj ve Havaş ile yapısal bağ 930
nedeniyle pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasıdır. Bu
işlemde pazarın üretken kapasitesinde önemli bir artış olmazken, aynı zamanda
Havaş TGS’nin kontrolünde ve yönetiminde söz sahibi olacağından aralarında
gerçek anlamda bir rekabet de olmayacağı için reel olarak pazardaki teşebbüs
sayısında da bir değişiklik olmayacaktır. ………Ticari Sır.......... Havaş’ın TGS
ile ilgili fiyat, üretim, yatırım gibi rekabete duyarlı her türlü bilgiye sahip olması
09-40/986-248
26
ve hatta kontrol etmesi ve TGS’deki menfaatleri dolayısıyla pazarda bu iki
teşebbüs arasında ciddi bir rekabet olmayacaktır.
THY’nin pazardaki iki oyuncudan biri olan Havaş ile ortak girişim kurması ve 10
yıl (5+5 yıl) gibi bir süre boyunca münhasıran TGS’den hizmet alması ya da 940
sözleşmede münhasırlık hükmü olmasa da % 50 hissedarlığı ve ortak kontrolü
olması dolayısıyla otomatik olarak TGS’den hizmet alması durumunda,
oluşacak maliyet avantajları dolayısıyla TGS’nin rakiplerinden daha avantajlı
fiyatlar sunması ile mevcut firmalar piyasadan çıkmaya zorlanabilecek, pazara
girişler olumsuz etkilenebilecek ve ortak girişimin Havaş ile olan ilişkisi de buna
eklendiğinde işlem hâkim duruma yol açabilecektir.
H.2.6.7. Ortak Girişim İşlemi İle Oluşacak Dikey Yapılanmanın Çelebinin
Pazar Dışına Çıkmasına Yol Açmayacağına İlişkin Savunma
TGS’nin faaliyete geçmeyi planladığı Ankara Esenboğa Havalimanı’nda 950
Çelebi’nin maliyetlerinde artış olacağından, mevcut pazar payının maliyetlerini
karşılamaya yetmeyeceği ve pazardan çıkma riski bulunduğu hususuna ilişkin
olarak ön inceleme raporunda yer verilen görüşe getirilen savunmada temel
olarak, havayolu ile yolcu taşımacılığı pazarının özellikle Ankara’da gelişmekte
olduğu, THY’nin yanı sıra yerli ve yabancı havayolu şirketlerinin ülkemize
yaptıkları seferlerde büyük artış olduğu, Ankara Esenboğa Havalimanı’na
önemli yatırımlar yapılmış olduğu, bu nedenle büyüyen ve gelişen bu pazardan
çıkışın beklenmemesi gerektiği aksine yeni girişlerin olacağı görüşü dile
getirilmiştir.
Ortak girişimin faaliyette bulunacağı beş havalimanında THY’nin yer hizmeti 960
aldığı teşebbüslere ilişkin kronolojik bilgi aşağıdaki şekildedir:
İstanbul Atatürk Havalimanı
1.1.2006- Havaş Havalimanları Yer Hizmetleri A.Ş.
1.4.2002-31.3.2005 STFA Ogden Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.
20.7.1996-31.3.2002 Çelebi Hava Servisi A.Ş.
Ankara Esenboğa Havalimanı
1.1.2006- Çelebi Hava Servisi A.Ş.
1.4.2002-31.3.2005 STFA Ogden Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.
1.4.1999-31.3.2002 Çelebi Hava Servisi A.Ş
1.4.1998-31.3.1999 Havaş Havalimanları Yer Hizmetleri A.Ş. 970
İzmir Adnan Menderes Havalimanı
1.1.2006- Çelebi Hava Servisi A.Ş.
1.4.2002-31.3.2005 STFA Ogden Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.
1.4.1999-31.3.2002 Çelebi Hava Servisi A.Ş
1.4.1998-31.3.1999 Havaş Havalimanları Yer Hizmetleri
Antalya Havalimanı
1.1.2006- Çelebi Hava Servisi A.Ş.
1.4.2002-31.3.2005 STFA Ogden Hizmet ve İşletmecilik A.Ş. 980
1.4.1999-31.3.2002 Çelebi Hava Servisi A.Ş
09-40/986-248
27
1.4.1998-31.3.1999 Havaş Havalimanları Yer Hizmetleri
Adana Şakirpaşa Havalimanı
1.1.2006- Çelebi Hava Servisi A.Ş.
1.4.2002-31.3.2005 STFA Ogden Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.
1.4.1999-31.3.2002 Çelebi Hava Servisi A.Ş
1.4.1998-31.3.1999 Havaş Havalimanları Yer Hizmetleri
Verilen bu bilgilere göre THY Ankara, İzmir, Antalya ve Adana havalimanlarında
1998 yılına kadar, İstanbul’da ise 1996 yılına kadar yer hizmetlerini kendi 990
yapmış, ilk defa 1996 yılında Çelebi’den 1998 yılında ise Havaş’tan sadece
işçilik hizmetini almıştır (kendi ekipmanı ile). Savunmalarda, buna dayanılarak
gerek THY’nin yer hizmetlerini kendisinin yaptığı dönemde gerekse STFA’dan
aldığı dönemde Havaş ve Çelebi’nin pazarda faaliyet göstermeye devam
edebildikleri dolayısıyla pazardaki varlıklarının THY’ye bağlı olmadığı görüşü
ifade edilmiştir. Ayrıca, Çelebi’nin kurulduğu tarih olan 1958 yılından THY’ye
hizmet sunmaya başladığı yıl olan 2006 yılına kadar olan süreçte THY’ye
hizmet sunmadan varlığını devam ettirebildiği, o halde Çelebi’nin THY’ye hizmet
sunmadığı durumda pazar dışına itilebileceği yönündeki görüşün rasyonel
olamayacağı ifade edilmiştir. Nitekim Çelebi’nin TGS için açılan ihaleye verdiği 1000
teklifin düşük olmasının, Çelebi’nin de pazardan çıkma yönünde bir
öngörüsünün olmadığını gösterir nitelikte olduğu ileri sürülmüştür. Öte yandan
Çelebi’nin ihaleye düşük teklif vermesinin uzun vadeli yatırım hedeflerinin bir
sonucu olduğu Çelebi’nin gerek basına çıkan beyanlarından gerekse İMKB’ye
yapmış olduğu özel durum açıklamalarında uluslararası yatırımlara ağırlık
verdiğini duyurduğu, yurtdışındaki havalimanlarında ihaleler aldığı, … ve bunun
gerçekleşmesi durumunda dünyanın en büyük yer hizmeti kuruluşlarından biri
olacağı ifade edilmiştir. Bu bağlamda Ön İnceleme Raporu’ndaki gibi ölçek
ekonomisi maliyet artışına katlanma ve toplam finansal güç
değerlendirmesinde, yurt dışı pazarlarındaki faaliyetlerin dikkate alınmamasının 1010
hatalı sonuçlara götüreceği ileri sürülmüştür.
THY’nin B grubu ruhsat sahibi olarak yer hizmetlerini kendisinden aldığı
dönemde, THY üçüncü taraflara yani diğer hava taşıyıcılarına hizmet
vermediğinden, Havaş ve Çelebi’nin, fiyatları ölçek ekonomilerinden dolayı
THY’ye kıyasla daha pahalı da olsa, alternatif alıcıları olduğundan pazarda
kalmış olması mümkündür. Ancak TGS faaliyete başladıktan sonra üçüncü
taraflara da hizmet verebileceğinden ve özellikle THY alımlarının pazarın önemli
bir bölümünü oluşturduğu meydanlarda TGS’nin maliyet üstünlüğü söz konusu
olacağından Çelebi’nin pazarda kalması zor olabilecektir. Nitekim Ankara’da ve
İstanbul’da TGS’nin pazar payı %... seviyelerinde olacak, Havaş’ın pazar payı 1020
da eklendiğinde pazarın büyük bölümü Havaş ve TGS tarafından kontrol
edilecektir. Pazar payı kalıcı bir şekilde düşük seviyelere inen Çelebi’nin TGS ile
etkin bir şekilde rekabet edebilmesi de mümkün olmayabilecektir. Çelebi’nin
toplam finansal gücü ne kadar yüksek olursa olsun zararına faaliyet göstermesi
ekonomik açıdan rasyonel olmayacaktır.
09-40/986-248
28
H.2.6.8. THY’nin Yer Hizmetleri Pazarında Faaliyet Göstermesinin Diğer
Havayolu Şirketlerini Olumsuz Etkilemeyeceğine İlişkin Savunmanın
Değerlendirmesi
Savunmalarda, kurulacak ortak girişimin bir ortaklık olduğu ve sadece 1030
ortaklardan birinin menfaatini gözetmek üzere kurulmadığı, aksi halde bu tür bir
uygulamanın ortak girişimin diğer ortağına, dolayısıyla da ortak girişime zarar
vereceği belirtilmiştir. Ayrıca THY’nin Havaş ile birlikte hareket ederek pazarı
paylaşmasının sadece Havaş’a menfaat sağlamak anlamına geleceği, bu
durumun THY gibi çoğunluk hissesi halka açık ve kurumsal yönetim ilkelerine
bağlı bir şirketin yönetim anlayışıyla uyuşmayacağı ifade edilmiştir.
Öte yandan, TGS’nin faaliyete geçmesini müteakip süreçte rakip havayollarının
maliyetlerini yükseltmeye yönelik bir girişiminin, yer hizmetlerinin havayolu
şirketlerinin toplam maliyetleri içindeki payının %.... gibi düşük kabul
edilebilecek bir seviyede olması nedeniyle başarıya ulaşamayacağı ileri 1040
sürülmüştür. Buna ek olarak havayolu şirketlerinin üretim maliyetlerine esas
teşkil eden en önemli faktörün hizmet verilecek havayollarının uçuş tarifelerinde
belirlenen saat dilimleri olduğu, günümüzde havayollarının çok güç slot
alabildikleri ve bu nedenle yer hizmetlerinin maliyetinin hiçbir havayolunu tarife
değişikliğine sürüklemeyeceği ileri sürülmüştür.
Ortak girişimde THY’nin varlığına ilişkin olarak, dikey yönlü ortak girişimlerin,
birden fazla ortağın kontrolünde olmaları sebebiyle rekabet karşıtı davranışlar
içerisinde olmalarının daha zor olacakları kabul edilmektedir. Ancak THY ve
TAV’ın, üst pazarda faaliyette bulunan TGS ve Havaş’ın hissedarları oldukları
göz önünde bulundurulduğunda, menfaat çatışmasından ziyade aralarında bir 1050
menfaat birliği olacak ve pazarın önemli bir bölümünü kontrol edecekleri için üst
pazardaki fiyat artışları işlemin taraflarının menfaatine olacaktır.
Diğer taraftan, yer hizmetlerinin havayolu taşımacılığı maliyetlerindeki oranının
%10 seviyelerinde olmasının söz konusu ortak girişimin rekabet karşıtı etki
doğurabilmesi için yer hizmetlerinde meydana gelecek fiyat artışlarının da
önemli seviyelerde olmasını gerektirdiği kabul edilmektedir. Ayrıca maliyetlerde
meydana gelecek artışların alt pazardaki hizmet fiyatlarına kısmen yansıtılması
veya hiç yansıtılmaması ve böylece nihai tüketicilerin zarar görmemesi de
mümkündür. Ancak yer hizmetleri pazarında rekabetin ortadan kalkması sonucu
yalnızca fiyatların değil hizmet kalitesinin ve hizmet sürecinde yenilik ve 1060
gelişmenin de olumsuz etkilenebileceği göz önüne alınmalıdır.
H.2.6.9. Ortak Girişimin Ortaya Çıkaracağı Etkinliklere İlişkin Savunmanın
Değerlendirmesi
Ortak girişimin ortaya çıkaracağı etkinlikle ilgili olarak savunma temel olarak
kalite standartlarındaki artışa dayanmaktadır. Buna göre işleme verilecek izinle
birlikte ilgili pazara yeni bir oyuncu girecek ve bu oyuncu başta kalite
standartları olmak üzere pek çok belirleyiciyi ileri götürecektir. Savunmadaki
ifadeyle havayolu şirketleri bakımından yer hizmetlerinde fiyat ve maliyet değil
operasyonun zamanında ve kaliteli yapılması önemlidir. Zira hizmetlerdeki 1070
09-40/986-248
29
aksamalar havayollarının operasyonlarında gecikmelere sebebiyet vereceği için
maliyetlerin artmasına, kalitenin düşmesine ve yolcu kaybına yol açacaktır.
Bunun yanında THY’nin odaklandığı iş kolunun yer hizmetleri olmadığı ve
THY’nin asli alanlarında küresel rekabet gücünü ve potansiyelini daha iyi takip
edebilmesi için yer hizmetleri alanında yüksek ve istikrarlı bir standart getiren
ortaklığa girmesinin önemi vurgulanmıştır. Ortak girişim ile hedeflenen etkinliğin
kalite artışının yanında son yıllarda oldukça hızlı büyüyen havayolu sektöründe
ilerde doğacak ihtiyaca karşılık cevap verecek bir yapılanmayı şimdiden
oluşturmak olduğu belirtilmiştir.
1080
Söz konusu etkinlikler havayolu taşımacılığı pazarında rekabeti artırabilecektir.
Ancak burada işlemin hâkim duruma yol açabilecek nitelikte olması da dikkate
alındığında yalnız kısa dönemde değil uzun dönemde de etkinliklerin devam
etmesi ve tüketicilerin zarara görmemesi gerekir. Diğer taraftan TGS hâkim
durumda olabileceğinden rakip havayollarının da eşit koşullarda hizmete
ulaşabilmesi önemlidir.
H.2.6.10. Ortak Girişimin Kurulmasını Takiben Güneş Express Havacılık
A.Ş.’nin Yer Hizmeti Alımlarını TGS’den Yapması Durumunda Dahi
Rekabetçi Kaygı Oluşmayacağına İlişkin Savunmanın Değerlendirmesi 1090
SunExpress’nin alımlarını TGS’ye kaydıracağına ilişkin öngörünün kurgusal
olarak değerlendirildiği savunmada, bu durumun kabul edilmesi durumunda
dahi pazara etkisinin hissedilebilecek seviyede olmadığı öne sürülmüştür. Bunu
desteklemek için sunulan ve TGS’nin faaliyet göstermeyi planladığı beş
havalimanındaki SunExpress uçuşlarını gösteren tablo şu şekildedir:
Tablo 20: TGS’nin faaliyet göstermeyi planladığı beş havalimanındaki Sunexpress uçuşları
……….Ticari Sır……….
Öte yandan THY’nin SunExpress’deki ortaklığının SunExpress’in ticari
kararlarını tamamen bağımsız alan bir teşebbüs olma sıfatını engellemeyeceği
ve birbirlerine göre konumları tamamen bağımsız iki ortak girişim olan TGS ve 1100
SunExpress’in doğal danışıklılık içinde olmadıkları ifade edilerek; İstanbul,
Bodrum, Dalaman ve Kayseri meydanlarında THY’nin Havaş’tan hizmet
almasına karşın SunExpress’in Çelebi’den hizmet almakta olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki tablodan İstanbul ve Ankara’da SunExpress’in alımlarının çok düşük
olduğu görülmekte olup söz konusu ortak girişim sonucunda SunExpress’in
alımlarını TGS’ye kaydırmasının rekabet karşıtı bir etki göstermesi
beklenmemektedir. Ancak diğer meydanlarda, özellikle İzmir’de SunExpress
alımlarının TGS’nin pazar payına önemli bir katkısı olacaktır. Bu meydanda
THY alımları toplam alımların %....’ini teşkil etmekte SunExpress alımları ile
TGS’nin payı %.... olabilmektedir. SunExpress’e TGS sonrasında nasıl bir 1110
davranış içerisinde olabilecekleri sorulmuş, cevabi yazıda iç meydanlarda da
dış meydanlarda da “ihale ve çoğunlukla pazarlık” yapmak suretiyle hizmet
anlaşması yaptıkları, bu anlaşmalarda her iki ana teşebbüsün etkisi olmadığı,
09-40/986-248
30
uzun süreli kontratlarda ya da şirket yetkililerinin imza yetkisini aşacak
büyüklükte meblağlarda yapılan kontratlarda yönetim kurulu onayı alındığı,
TGS’nin faaliyete geçmesinin rekabet ortamını geliştireceği ve rekabet sonucu
SunExpress menfaatine oluşacak fiyat-kalite-emniyet hizmet standartlarına
hangi şirket daha yakın olursa ondan hizmet alacakları belirtilmiştir. Bu husus ile
birlikte İzmir’de pazarın %....’ının rekabete açık olacağı ve İzmir havaalanında
… pazara girmek üzere ruhsat başvurusunda bulunduğu da dikkate alındığında 1120
Sunexpress alımlarının İzmir coğrafi pazarı bakımından da rekabeti önemli
ölçüde azaltacak bir hâkim duruma yol açmayacağı değerlendirilmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler ışığında, kurulacak ortak girişimin
İzmir, Antalya ve Adana havalimanlarında Kanun’un 7. maddesi anlamında
rekabeti önemli ölçüde azaltacak bir hâkim duruma yol açmasının muhtemel
olmadığı, bununla birlikte İstanbul ve Ankara bakımından işlemin hâkim duruma
yol açarak rekabeti önemli ölçüde azaltabileceği neticesine varılmıştır. Öte
yandan, TGS’nin gelecekte diğer havaalanları/havalimanlarına da girmesi ve
buralarda THY alımlarının pazarın önemli bir bölümünü teşkil etmesi halinde de
benzer bir durum ortaya çıkabilecektir. 1130
H.2.7. Tarafların Taahhütlerinin Değerlendirilmesi
20.8.2009 tarihli Protokol’de, Rekabet Kurulu’nun işlemle ilgili doğabilecek
kaygılarını gidermek maksadıyla 12.3.2009 tarihli Sözleşme’nin “Genel Esaslar”
başlıklı 3/(a) maddesinin (v) numaralı bendinde “sözleşme süresinin 5 yıl olarak
düzenlenmesine” denilmektedir. Böylece eskisinde mevcut olan “beş yıllık
sözleşme süresinin hitamında … beş yıl daha uzatılabileceğine” ifadesi
kaldırılmıştır.
Anılan maddeye eklenen (b) paragrafı ise aynen şu şekildedir:
“(b) Taraflar, yukarıdaki (a) paragrafı hükümleri saklı kalmak kaydıyla, gelecekte
THY’nin herhangi bir havalimanındaki yer hizmetlerinin üstlenilecek olması 1140
halinde bu havalimanına ilişkin yer hizmetleri anlaşmasının imza tarihinde
THY’nin yer hizmetleri ihtiyacının ilgili havalimanındaki toplam yer hizmetleri
ihtiyacının %40’ından fazlasını teşkil etmesi halinde söz konusu havalimanı için
imzalanacak yer hizmetleri anlaşmasının süresinin imza tarihinden itibaren en
az üç (3) yıl olacağı hususunda mutabıktır.
IST ve ESB havalimanları için imzalanacak Yer Hizmetleri Anlaşması’nın
imzalandığı tarihten itibaren 5 yıllık süre sonunda ve THY’nin yer hizmetleri
ihtiyacının ilgili havalimanındaki toplam yer hizmetleri ihtiyacının %40’ından
fazlasını teşkil ettiği havalimanları için imzalanacak yer hizmetleri
anlaşmalarının sürelerinin sona erdiği hallerde, THY muhataplara teklif 1150
verebilmeleri için makul süre tanıyacak şekilde tüm Türkiye’de yayımlanmakta
olan en yüksek tirajlı 3 gazeteden birinde ve THY web sitesinde alım
yapacağını ilan edecektir. Teklifler kapalı zarf usulüyle alınacak ve teklif
verenler huzurunda eş zamanlı olarak açılacaktır. THY söz konusu teklifleri en
yüksek kalitenin ve hizmet standardının en uygun fiyatla alınması esası
çerçevesinde ve fakat salt en düşük fiyata bağlı olmaksızın, kalite sunum
09-40/986-248
31
imkânları, teknik yeterlilik, teklif sahibinin iş programı gibi unsurları da gözeterek
değerlendirecek ve bu rekabetçi şartlar altında oluşturacağı kararı çerçevesinde
imza tarihinden itibaren en az üç (3) yıl süreli sözleşmelerle yer hizmeti
alabilecektir. 1160
THY yukarıda belirtilen yer hizmetleri alım sürecini, parametrelerini,
değerlendirme esaslarını ve nihai kararını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan
raporunu alıma ilişkin nihai kararın THY onay mekanizmalarına göre
kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içerisinde Rekabet Kurumu’na
sunacağını; sözleşmenin en erken ilgili raporun Rekabet Kurumuna
sunulmasını takip eden 10 iş gününden sonra ve Rekabet Kurumunun bu süre
içerisinde herhangi bir itirazı, çekincesi veya sorusu olmaması kaydıyla
imzalanacağını kabul ve beyan eder.
THY’nin yukarıda belirtilen raporunu Rekabet Kurumuna sunmasının akabinde
öngörülen 10 iş günü süre içerisinde, Rekabet Kurumu tarafından herhangi bir 1170
itiraz belirtilmeksizin sadece soru sorulmuş olması halinde, ilgili sorunun
cevaplanmasını takip eden 10 iş gününden erken olmamak kaydıyla ve
Rekabet Kurumu’nun bu konuyla ilgili herhangi bir itirazını söz konusu yeni 10 iş
günlük süre zarfında THY’ye ulaştırmamış olması durumunda THY ismi
bildirilen yer hizmetleri sağlayıcısı ile yer hizmetleri alımına ilişkin sözleşmeyi
imzalayarak işlemi hayata geçirebilecektir.
Rekabet Kurumundan yukarıda öngörülen 10 iş günlük süreler çerçevesinde
işleme ilişkin herhangi bir itiraz gelmesi halinde işlem askıya alınacak ve işlem
ancak söz konusu itirazın giderilmesi halinde sözleşmenin imzalanması ile
hayata geçirebilecektir. 1180
Her durumda, THY Rekabet Kurumuna ismi bildirilen yer hizmet sağlayıcısı ile
sözleşme imzalandığında bu durumu Rekabet Kurumu’na imza tarihinden
itibaren 5 iş günü içerisinde ayrı bir yazı ile bildirecektir…”
İlk beş yıllık süre ortak girişim şirketi TGS’nin piyasada varlığını gösterebilmesi
bakımından yan sınırlama olarak değerlendirilmektedir.
Anılan Sözleşme’ye ilişkin Tadil Protokolü’nde TGS ile ilk 5 yıllık Sözleşme’nin
ardından beş yıl daha sözleşme yapılabileceğine ilişkin ifadenin kaldırılması ile
birlikte, THY sözleşme bitiminde rekabetçi koşullarda gerçekleştireceği alımlarla
TGS dışındaki mevcut ve potansiyel rakiplerden de yer hizmeti almakta serbest
olacaktır. 1190
Buna ilaveten, yalnızca İstanbul ve Ankara değil TGS’nin ileride girmesi
muhtemel diğer coğrafi pazarları da kapsayacak şekilde, THY alımlarının ilgili
havalimanındaki toplam alımların %40’ından fazla olduğu tüm
havaalanı/havalimanlarında, THY’nin doğrudan TGS’den hizmet almak yerine,
belirli prosedürleri yerine getirerek rekabetçi koşullarda alım gerçekleştirme
taahhüdünde bulunması, ileride diğer pazarlarda da oluşması muhtemel
rekabeti azaltıcı hâkim durum yaratılmasını önleyecektir. Ancak rekabetçi alımın
ne şekilde gerçekleşeceği hususu önem taşımaktadır. Bu noktada, verilen
taahhütler doğrultusunda, İstanbul ve Ankara Esenboğa havalimanları için
09-40/986-248
32
imzalanacak yer hizmetleri anlaşmalarının imzalandığı tarihten itibaren 5 yıllık 1200
süre sonunda ve THY’nin yer hizmetleri ihtiyacının ilgili havalimanındaki toplam
yer hizmetleri ihtiyacının %40’ından fazlasını teşkil ettiği
havaalanı/havalimanları için imzalanacak yer hizmetleri anlaşmalarının
sürelerinin sona erdiği hallerde, THY, muhataplara teklif verebilmeleri için makul
süre tanıyacak şekilde tüm Türkiye’de yayımlanmakta olan en yüksek tirajlı 3
gazeteden birinde ve THY web sitesinde alım yapacağını ilan edecek, ayrıca
teklifler kapalı zarf usulüyle alınacak ve teklif verenler huzurunda eş zamanlı
olarak açılacaktır. THY söz konusu teklifleri en yüksek kalitenin ve hizmet
standardının en uygun fiyatla alınması esası çerçevesinde ve fakat salt en
düşük fiyata bağlı olmaksızın, kalite sunum imkânları, teknik yeterlilik, teklif 1210
sahibinin iş programı gibi unsurları da gözeterek değerlendirecektir. Alım
yapılacağının tüm yer hizmet kuruluşlarına duyurulması, teklif sahiplerine teklif
yapmak için makul bir süre tanınması ve tekliflerin kapalı zarf usulüyle eş
zamanlı olarak açılması tüm yer hizmet kuruluşlarına eşit imkânların sunulması
THY alımlarını kazanma yarışındaki rekabetin sağlamasında önemli katkı
yapabilecektir. Alım yapılacak kuruluş belirlenirken yalnızca niceliksel değil
niteliksel kriterlerin gözetilmesi de kalite ve diğer unsurların da rekabetçi hizmet
sunumu açısından önemli olduğu göz önüne alındığında makuldür.
Tarafların, alım süreci öncesinde veya sonrasında Rekabet Kurumu’na
yapacakları bildirime ise gerek görülmemiştir. 1220
20.8.2009 tarihli Protokol’de THY alımlarının ilgili havalimanındaki toplam
alımların %40’ından fazla olduğu tüm havalimanlarında ilk beş yıl sonundaki
sözleşmelerin “en az üç yıl” süreli yapılacağı düzenlenmiştir. Yazılı savunmada
sözleşme sürelerinin gerekçesi genel olarak THY’nin eskisine kıyasla çok daha
kapsamlı hizmetler alacak olması ve THY’nin alt pazardaki faaliyetleri
bakımından etkinlik yaratması olarak açıklanmış ve sözleşme sürelerinin
uzunluğunun yarışma anındaki rekabeti de artıracağı ifade edilmiştir. THY’nin
mevcut yer hizmet sözleşmelerinin süresi üç yıldır. Sektördeki yer hizmet
sözleşmelerinin süresi havayolu şirketi bazında değişkenlik göstermekle birlikte,
bazı büyük ölçekli havayolu şirketlerinin de Türkiye’deki yer hizmet sözleşme 1230
sürelerinin üç yıl olduğu gözlenmektedir.
Bununla birlikte, söz konusu havaalanı/havalimanlarında uzun süreli bir
anlaşmanın pazarı kapatması rekabeti önemli ölçüde sınırlandırabileceğinden
THY’nin üç yıldan uzun süreli bir hizmet alım anlaşması yapmak için Rekabet
Kurumu’ndan uygun görüş alması gerekli görülmektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Bildirim konusu işlemin, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu Kanun’a
dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken 1240
Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi bir devralma
işlemi olduğuna,
09-40/986-248
33
2- Ortak girişimi düzenleyen 12.3.2009 tarihli sözleşmeye göre ilk 5 yıl için Türk
Hava Yolları A.O.’nun yer hizmetlerini ortak girişim şirketi TGS Yer Hizmetleri
A.Ş.’den almasının yan sınırlama olarak kabulüne,
3- Ancak,
- THY alımlarının ilgili havalimanındaki toplam yer hizmetleri ihtiyacının yüzde
40’ından fazlasını teşkil etmesi ve söz konusu havalimanı için imzalanacak yer
hizmetleri anlaşmasının süresinin 3 yıldan uzun olması halinde Rekabet
Kurumu’nun uygun görüşünün alınması ve 1250
- 20.8.2009 tarihli Tadil Protokolünde yer verilen taahhüt ile değiştirilen
12.3.2009 tarihli sözleşmenin “Genel Esaslar” başlıklı bölümünün (a)
paragrafının yanı sıra (b) paragrafının ilk iki fıkrası çerçevesinde hareket
edilmesi
koşullarıyla işleme izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy