REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-1-107 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-43/1093-274
Karar Tarihi : 1.10.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.) 10
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU
C. ŞİKAYET
EDENLER : - Anadolu LPG Sanayicileri ve İşadamları Derneği
Simon De Bolivar Cad. Korman Apt. No:32/B-1 Çankaya/Ankara
- Anadolugaz Tic. ve San. A.Ş.
Tunus Cad. No:50/A-11 Kavaklıdere/Ankara
- Erciyesgaz San. ve Tic. A.Ş. 20
Boğazköprü Mevkii 38560 İncesu/Kayseri
- Baran Petrol Gıda Oto Yedek Parçası Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Çifteçeşmeler Köyü Gönen/Balıkesir
- Ergaz Sanayi ve Ticaret A.Ş.
İçerenköy Mah. Değirmen Yolu Sk. Yüksel Üçüncü İş. Mrk.
No:23/1 Kadıköy/İstanbul
- Altıngaz Petrol Ürünleri ve Tüp İmalat San. ve Tic. A.Ş.
Ankara Karayolu 47.Km. Himmetdede Kocasinan/Kayseri
- Karadeniz Tüpgaz San. ve Tic. A.Ş.
Büyükdere Cad. Naci Kasım Sk. Hüseyin Özer İş Merkezi 30
No:3/8 Mecidiyeköy/İstanbul
- Erol Gaz İnş. Nak. Gıda ve Petrol Ürünleri Oto San. Tic. A.Ş.
Oto San. Tic. A.Ş. Adıyaman Yolu 5.Km. Kahta/Adıyaman
- Yücel Gaz A.Ş.
Temsilcileri: Av. Murat BİLGİÇ. Av. Barış BİLGİÇ
Bilgiç Hukuk Bürosu56 Evler B Blok K:1 No:2 Adıyaman
- Sorgun Asgaz Tüp. Dol. San. Tic. A.Ş.
Sorgun Sivas Karayolu 4.Km. Sorgun/Sivas
- Resul SEÇİLMİŞ
Batınak Ltdi Şti. Şehitler Cad. No:182 Konak/İzmir 40
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : - Akaryakıt dağıtım şirketleri
E. DOSYA KONUSU: Çeşitli akaryakıt dağıtım şirketlerinin, intifa hakkını kötüye
kullanmak suretiyle bayilerinin kendileri veya kendilerinin göstereceği LPG
dağıtım şirketleri dışında kalan şirketlerden oto gaz LPG tedarikini engelleyerek
sözleşme serbestisini ve rekabeti haksız olarak sınırladığının tespiti ve bu
engellemelerin giderilerek ilgili şirketler hakkında 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun gereğince cezai işlem uygulanması talebi. 50
09-43/1093-274
2
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvuruları ve eklerinde özetle, akaryakıt dağıtım
şirketlerinin, bayilere ait istasyonlar üzerinde sahip oldukları intifa haklarına dayanarak,
söz konusu bayilerin otogaz LPG tedarikini de ilgili akaryakıt dağıtım şirketinden veya
söz konusu şirketin göstereceği bir LPG dağıtım şirketinden yapmaları yönünde
sözleşme imzalattıkları, bu şekilde otogaz LPG pazarını küçük LPG dağıtım şirketleri
aleyhine kapattıkları, bu yolla 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiği, söz konusu akaryakıt
dağıtım şirketlerinin anılan Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartları taşımadıkları
belirtilmekte ve aynı Kanun çerçevesinde işlem yapılması talep edilmektedir.
60
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 26.8.2008 tarih ve 5651 sayı, 12.9.2008
tarih ve 6077, 6078 sayı, 16.9.2008 tarih ve 6184 sayı ile 2.3.2009 tarih ve 1543 sayı,
28.10.2008 tarih ve 7020 sayı, 11.11.2008 tarih ve 7376 sayı, 14.11.2008 tarih ve
7486 sayı, 15.12.2008 tarih ve 8112 sayı ile 6.2.2009 tarih ve 0966 sayı, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’nun 12.1.2009 tarihli yazısı, 28.1.2009 tarih ve
741 sayı, 19.6.2008 tarih ve 4312 sayı ile intikal eden şikâyetler üzerine hazırlanan
24.7.2009 tarih ve 2008-1-107/İİ-09-İAY sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet
Kurulu’nun 5.8.2009 tarih ve 09-34/800-M sayılı toplantısında görüşülmüş ve anılan
iddialara ilişkin olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine yapılan
incelemeler sonucunda düzenlenen 15.9.2009 tarih ve 2008-1-107/ÖA-09-İAY sayılı 70
Önaraştırma Raporu, 18.9.2009 tarih ve REK.0.05.00.00-110/208 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 09-43 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- Önaraştırma konusu hususların 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 4/2 (f) maddesi anlamında ihlal oluşturmadığı,
- İlgili pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüslerden hiç birinin hakim durumda
bulunmaması nedeniyle, şikayet konusu hususların 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesi kapsamında bir ihlal olarak nitelenemeyeceği
bu nedenlerle, haklarında önaraştırma yapılan teşebbüsler ile ilgili olarak 4054 sayılı 80
Kanun’un 41. maddesi çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade
edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Şikayet Edenler
I.1.1. Anadolu LPG Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ANA LPG SİAD)
ANA LPG SİAD tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 26.8.2008 tarih ve 5651
sayı ile intikal eden yazıda, bayilerinin tesisleri üzerinde intifa hakkı elde eden
akaryakıt dağıtım şirketlerinin, LPG satın alacağı şirketin seçimi konusunda bayileri
zorladıkları, bu şekilde otogaz pazarında rekabet şarlarının ortadan kalktığı ve LPG 90
pazarının da akaryakıt dağıtım şirketlerinin eline geçtiği, bu durumun tüketicilerin
LPG’yi daha pahalıya satın almalarına neden olduğu, rekabet ortamının bozulmasının
akaryakıt dağıtım şirketlerinin hizmetin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelere de
duyarsız kalmalarına neden olacağı belirtilmekte ve intifa hakkını devralarak
piyasadaki rekabetin işleyişini bozan akaryakıt dağıtım şirketlerine tanınan muafiyetin
kaldırılması talep edilmektedir.
I.1.2. Anadolugaz Tic. ve San. A.Ş. (Anadolugaz)
Kurum kayıtlarına 12.9.2008 tarih ve 6077, 6078 sayı ile intikal eden Anadolugaz
başvurularında, Petrol Ofisi A.Ş. (PO)’nin Medeni Kanun’un 794 ve devamı
09-43/1093-274
3
maddelerinde düzenlenen intifa hakkını kullanarak Anadolugaz’ın otogaz LPG 100
bayiliğini yürütmekte olan iki şirketin daha önce PO ile akaryakıt satışına yönelik olarak
yapmış olduğu sözleşmeleri otogaz satışı ve pazarlamasına dönüştürmeye çalıştığı,
bayilerin ve kendilerinin bundan zarar göreceği ifade edilmekte; PO tarafından yapılan
bu baskının sözleşme yapma serbestisini ve özgür iradeyi tamamen engellediği, bu
durumda tüketici aleyhine sonuçların ortaya çıktığı, rekabetin ortadan kalkması
nedeniyle hizmetin sunulmasında teknolojik gelişme sağlanmasının imkansızlaştığı
belirtilerek 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan tüm şartların ihlal edildiğinden
bahisle PO’ya tanınan muafiyetin kaldırılması talep edilmektedir.
I.1.3. Erciyesgaz San. ve Tic. A.Ş. (Erciyesgaz)
Erciyesgaz tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 16.9.2008 tarih, 6184 sayı ile 110
intikal eden yazıda, PO tarafından Erciyesgaz’ın 8 bayisine gönderilen ihbarnamede
PO’nun LPG dağıtıcı lisansı aldığından bahisle söz konusu bayilerin 2008 yılı sonu
itibarıyla LPG’nin PO’dan alınması yönünde zorlanıldığı, intifa hakkı nedeniyle bayilerin
özgür iradeleri ile karar vermelerinin, istedikleri LPG dağıtım firmasıyla
çalışabilmelerinin engellendiği, bu şekilde 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
şartların tamamının ihlal edildiği öne sürülerek PO’ya tanınan muafiyetin kaldırılması
talep edilmektedir.
Yine Erciyesgaz tarafından gönderilen ve 2.3.2009 tarih ve 1543 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal eden yazıda ise Açıkgözler Petrol Ürünleri Koll. Şti. ile imzalamış
oldukları otogaz bayilik sözleşmesi uyarınca söz konusu şirketin Erciyesgaz otogaz 120
bayiliği yapmakta iken, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)’na intifa hakkı
tanıyarak söz konusu dağıtım şirketi ile akaryakıt ürünleri satışına yönelik sözleşme
imzaladığı, ancak TPAO’nun bayiye gönderdiği ihtarname ile intifa ve bayilik
sözleşmesinde yer alan hükümlerden bahisle kendisinin gösterdiği otogaz dağıtım
şirketiyle anlaşma yapılması yönünde bayiyi zorladığı belirtilerek gereği talep
edilmektedir.
I.1.4. Baran Petrol Gıda Oto Yedek Parç. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Baran Petrol)
Kurum kayıtlarına 28.10.2008 tarih ve 7020 sayı ile intikal eden Baran Petrol
başvurusu ekinde, PO’nun bayilerle yapmış olduğu standart bayilik sözleşmesine yer
verilmekle birlikte başvuruda, söz konusu sözleşmenin akaryakıt ve buna bağlı 130
ürünlerin satışına ilişkin olmasına karşın, PO’nun geleceğe yönelik üretim ve dağıtımını
düşündüğü bugünden cins ve türleri belli olmayan tüm malların teşhir ve satışının da
PO’nun inisiyatifine bırakıldığı; bunun ileride kendileri tarafından yerine getirilemeyecek
bir taahhüt altına girilmesi anlamına geldiği belirtilerek bu durumun temel hukuk
kurallarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Diğer dağıtıcı firmaların bayileri
imzalamaya zorladıkları sözleşmelerin de birbirlerinin neredeyse aynısı olduğu
belirtilerek gereğinin yapılması talep edilmektedir.
I.1.5. Ergaz Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Ergaz)
Ergaz tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 11.11.2008 tarih ve 7376 sayı ile
intikal eden yazıda, PO tarafından Ergaz’ın ülkenin muhtelif bölge ve şehirlerinde yer 140
alan bazı bayileri üzerinde, intifa hakkını kullanarak baskı oluşturduğu, bu şekilde
bayilerin kendi özgür iradeleri ile ticari sözleşme yapmalarını engellediği, buradan
tüketici aleyhine sonuçların ortaya çıktığı, rekabetin ortadan kalkması nedeniyle
hizmetin sunulmasında teknolojik gelişme sağlanmasının imkânsızlaştığı, bu şekilde
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartların tamamının ihlal edildiği öne
sürülerek PO’ya tanınan muafiyetin kaldırılması talep edilmektedir.
09-43/1093-274
4
I.1.6. Altıngaz Petrol Ürünleri ve Tüp İmalat San. ve Tic. A.Ş. (Altıngaz)
Kurum kayıtlarına 14.11.2008 tarih ve 7486 sayı ile intikal eden başvuruda, Altıngaz’ın
PO ile 2004 yılında yapılan sözleşmeye istinaden PO istasyonlarına otogaz LPG satışı 150
yaptığı ve söz konusu sözleşmenin 31.12.2008 tarihinde sona erdiği, ancak bahse
konu istasyonların bir kısmı ile Altıngaz arasında yapılan sözleşmelerin 2009-2010
yılına kadar devam ettiği, buna karşın PO’nun anılan bayilere ve şirketlerine ihtar
çekmek suretiyle 31.12.2008 tarihinden itibaren otogaz LPG satışını kendilerinin
yapacağını beyan ettiği, bayilerin PO’dan otogaz LPG almak istemediklerini beyan
etmelerine rağmen intifa süreleri nedeniyle baskıya maruz kaldıkları belirtilerek
konunun rekabet mevzuatı gereğince değerlendirilmesi talep edilmiştir.
I.1.7. Karadeniz Tüpgaz Sanayi ve Tic. A.Ş. (Karadeniz)
Karadeniz tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 15.12.2008 tarih ve 8112 sayı ile
intikal eden yazıda, PO tarafından akaryakıt istasyonlarındaki intifa hakkı kullanılarak 160
otogaz bayileri üzerinde baskı oluşturulup bayilerin özgür iradeleriyle sözleşme
yapmalarının ve istedikleri LPG dağıtım firmasıyla çalışabilmelerinin engellendiği,
Karadeniz ile PO arasında PO bayilerine otogaz tedarikine yönelik anlaşmanın 2008
yılı sonu itibariyle sona ereceği, PO’nun bayilerine gönderdiği ihtarname ile 1.1.2009
tarihinden itibaren otogaz ikmalini kendisinin yapacağını bildirdiği, PO’nun bu
uygulamalarıyla 2008 yılı sonundan itibaren 1000-1500 otogaz bayisini blok halinde
bünyesine katacağı, bu durumun tekelleşmenin hangi boyutlara gittiğinin çarpıcı bir
örneği olduğu belirtilmekte, PO’nun 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
şartların tamamını ihlal ettiği öne sürülerek PO’ya tanınan muafiyetin kaldırılması talep
edilmektedir. 170
Yine Karadeniz tarafından gönderilen ve 6.2.2009 tarih ve 0966 sayı ile Kurum
kayıtlarına giren yazıda ise, Bölünmez Petrolcülük A.Ş. (MOİL)’nin intifa hakkını elinde
bulundurduğu bazı istasyonlarla ilgili olarak, şirketlerine ve bayilerine göndermiş
olduğu ihtarname ile geriye dönük olarak kar payı istediği, aksi halde intifa hakkından
kaynaklanan yetkilerin kullanılacağının belirtildiği, intifa hakkı kullanılarak otogaz
bayileri üzerinde baskı oluşturulup bayilerin özgür iradeleriyle sözleşme yapmalarının
engellendiği, bu nedenle MOİL’in 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartların
tamamını ihlal ettiği öne sürülerek, MOİL’e tanınan muafiyetin kaldırılması talep
edilmektedir.
I.1.8. Erol Gaz İnş. Nak. Gıda ve Petrol Ürünleri Oto San. Tic. A.Ş. (Erol Gaz) 180
EPDK’nın 12.1.2009 tarihli yazısı ekinde yer alan ve anılan kuruma sehven
gönderildiği anlaşılan başvuruda, akaryakıt dağıtım firmalarının intifa hakkını öne
sürerek Erol Gaz gibi küçük LPG dağıtım firmalarını zor durumda bırakmak ve
faaliyetlerine son vermek gayreti içerisinde olduğu, söz konusu dağıtım şirketlerinin
bayilerinin dahi bu duruma karşı çıktığı, bu firmaların ticaretlerini engelleyerek rekabeti
ortadan kaldırmak istediklerinin görüldüğü belirtilerek, 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde yer alan şartların sağlanmaması nedeniyle gereğinin yapılması talep
edilmiştir.
I.1.9. Yücel Gaz A.Ş.
Kurum kayıtlarına 28.1.2009 tarih ve 741 sayı ile intikal eden başvuruda, PO’nun 190
baskısı sonucu şirketlerinin 1.1.2006 tarihinden itibaren üç yıl süreyle toplam 24 PO
bayisine LPG tedarikini içeren bir sözleşme imzaladığı, ancak 2008 yılı içerisinde
PO’nun Yücel Gaz ile anlaşması bulunan bayilere ihtarname göndererek PO ile Yücel
Gaz arasındaki sözleşmenin bitiminden itibaren LPG’nin PO’dan alınması için gerekli
hazırlıkların yapılması yönünde uyardığı, bu durumun 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6.
09-43/1093-274
5
maddelerine aykırılık teşkil ettiği belirtilmekte ve öncelikle önaraştırma açılarak PO’nun
uygulamasının ihtiyaten durdurulması, devamında ise soruşturma açılarak 4054 sayılı
Kanun çerçevesinde yaptırım uygulanması talep edilmektedir.
I.1.10. Sorgun Asgaz Tüp. Dol. San. Tic. A.Ş. (Sorgun)
Kurum kayıtlarına 19.6.2008 tarih ve 4312 sayı ile intikal eden başvuruda, PO’nun 200
intifa hakkını kullanarak 1.1.2009 tarihinden itibaren akaryakıt bayilerine LPG
konusunda baskı yapmaya başladığı ve kendileri ile çalışmaya zorladığı, bunlardan
birinin de Sorgun ile otogaz bayilik sözleşmesi imzalamış olan Ceyhun Yaşar’a ait
akaryakıt istasyonu olduğu, söz konusu bayilik sözleşmesi imzalandığı tarihte PO’nun
otogaz faaliyetinin olmadığı bugün ise intifa hakkını kullanarak bu bayiyi sıkıntıya
soktuğu, PO’nun uygulamalarında kaynaklanan bu durumun mevzuata aykırı olduğu
belirtilmiştir.
I.1.11. Resul Seçilmiş
Resul Seçilmiş tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 24.08.2009 tarih ve 5921
sayı ile intikal eden yazıda, akaryakıt dağıtım firmalarının akaryakıt satış bayileri ile 210
yaptıkları anlaşmalar çerçevesinde bayileri, akaryakıt dağıtım firmaları tarafından
belirlenen otogaz LPG dağıtım firmaları ile anlaşma yapmaya zorladıkları, otogaz LPG
dağıtımı yapan firmaların da söz konusu bayilere yüksek fiyatla satış yaparak
karlarının bir bölümünü akaryakıt dağıtım firmalarına verdikleri, akaryakıt sektöründe
yüksek pazar payına sahip dağıtıcı firmaların iştiraki olan LPG dağıtım firmalarının da
bayilere son derece düşük kar marjları bıraktığı, istasyonlara yüksek fiyatla gelen
otogaz LPG nedeniyle rekabet etme imkanı bulunmadığı ve tüketiciye de yüksek fiyatla
otogaz LPG satıldığı, son dönemlerde yalnız otogaz LPG satışı yapan istasyonların
ruhsatları olmadığından dolayı kapatılmaları ve pazarın akaryakıt ruhsatı olan
istasyonlar lehine değişmesinin rekabeti tamamen ortadan kaldırdığı belirtilmektedir. 220
I.2. Hakkında Önaraştırma Yapılanlar
Yukarıda yer verilen şikayet başvurularında esasen 3 akaryakıt dağıtım şirketi konu
edilmekteyse de, ANA LPG SİYAD, Erolgaz ve Resul Seçilmiş tarafından yapılan
başvurularda yer alan hususlarla birlikte ele alındığında, konunun sektör genelinde
değerlendirilmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Başvurularda açıkça şikayete konu edilen
üç akaryakıt dağıtım şirketi ile ilgili özet bilgilere ise aşağıda yer verilmiştir.
I.2.1. Petrol Ofisi A.Ş. (PO)
2000 yılında özelleştirilen PO, EPDK’dan alınan 6.4.2005 tarihli Dağıtıcı Lisansı ile
benzin, motorin, gazyağı, fuel oil, kalorifer yakıtı, biodizel, jet yakıtı ürünleri, madeni 230
yağlar ve 11.5.2006 tarihli LPG Dağıtıcı Lisansı ile LPG dağıtıcısı olarak faaliyetlerini
sürdürmektedir. Hisselerinin %52,73’ü Doğan Şirketler Grubu’na, %34’ü OMV
Aktiengesellschaft (OMV)’a ait olup geriye kalan %13,27’si halka açık bir anonim
şirkettir. Hali hazırda Doğan Grubu ve OMV ortak kontrolünde bir ortak girişim
niteliğindedir.
I.2.2. Bölünmez Petrolcülük A.Ş. (M-Oil)
1996 yılında kurulan M-Oil, EPDK’dan alınan 28.04.2005 tarihli ve 15 yıl süreli Dağıtıcı
Lisansı ile benzin, motorin, gazyağı, fuel oil, kalorifer yakıtı ve biyodizel ürünleri
dağıtımı faaliyetinde bulunmaktadır. LPG dağıtım lisansı ise bulunmamaktadır.
Aşağıda yer alan grafiklerden, M-Oil’in gerek benzin gerekse motorin dağıtım 240
pazarındaki paylarının %1’den küçük olduğu görülmektedir.
09-43/1093-274
6
I.2.3. TP Petrol Dağıtım Ltd. Şti. (TPPD)
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) iştiraki olan Türkiye Petrolleri
Uluslararası Ltd. Şti. (TPIC)’nin bağlı ortaklığı olarak 16.02.2006 tarihinde kurulan
şirket, EPDK’dan 19.10.2006 tarihinde 15 yıl süreli Dağıtıcı Lisansı almış olup 2008
yılında faaliyetlerine başlamıştır. Hali hazırda 77 adet istasyonlu bayisi olan şirketin
LPG dağıtıcı lisansı bulunmamaktadır.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. İlgili Ürün Pazarı 250
Yukarıda yer verilen şikayetlerin rekabet mevzuatı kapsamında ayrıntılı olarak
değerlendirilebilmesi, iki ayrı ilgili ürün pazarı tanımlanmasını gerektirmektedir. Bu
bakımdan önaraştırma kapsamında ilgili ürün pazarları “otogaz LPG dışında kalan
otomotiv yakıtları perakende satışı” ve “otogaz LPG perakende satışı” şeklinde
belirlenmiştir.
I.3.2.İlgili Coğrafi Pazar
Dosya kapsamında ilgili coğrafi pazar, “Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
260
I.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Dosya konusu şikayet, akaryakıt dağıtım şirketlerinin bayileri ile yapmış oldukları
otomotiv yakıtlarının perakende satışına ilişkin sözleşmelerde, bayilerine otomotiv
yakıtları ile birlikte otogaz LPG’nin de kendilerinden ya da kendileri tarafından
belirlenen üçüncü şirketlerden tedarikini zorunlu tutmalarıdır. Şikayetçi teşebbüsler,
istasyonlar üzerinde intifa haklarını ellerinde bulunduran akaryakıt dağıtım şirketlerinin,
bahse konu sözleşme şartının kabulü ve uygulanması için baskı aracı olarak
kullanıldığını da öne sürmektedirler. Şikayet konusu husus rekabet hukukunda
“bağlama anlaşmaları” olarak adlandırılmakta ve en genel haliyle “satıcı konumundaki
bir teşebbüsün bir ürünün satımını alıcının başka bir ürünü de alması koşuluna bağlı 270
olarak yaptığı anlaşmalar” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tür anlaşmalarda alıcı
tarafından talep edilen birinci ürün “bağlayan”, bu ürünle birlikte alımı zorunlu kılınan
ikinci ürün ise “bağlanan” olarak nitelendirilmektedir.
Bağlama anlaşmaları 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinde ayrı ayrı
düzenlenmiş olup belirli koşulların varlığında bu tür anlaşmalar ihlal olarak
değerlendirilebilmektedir.
I.4.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasında, “Belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama 280
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü yer almakta, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “Bu
haller, özellikle şunlardır:” denildikten sonra (f) bendinde “Anlaşmanın niteliği veya
ticarî teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin
satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep
ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri
şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların
ileri sürülmesi,” ifadelerine yer verilmektedir.
09-43/1093-274
7
Anılan hükümlerden yasaklanan hususun tek başına “bağlama” faaliyeti olmadığı, 290
ihlalin tespiti için “anlaşmanın niteliğine” veya “ticari teamüllere” aykırı olmak
hususlarından en az birinin gerekli olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda ilgili teşebbüsler, bayilerle yapmış olduğu sözleşmelerde otogaz LPG’nin
de kendilerinden veya kendileri tarafından gösterilen üçüncü teşebbüslerden tedariğini
zorunlu kılmaktadır. Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde değerlendirildiğinde,
bu durumun, “bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının
zorunlu kılınması” şeklindeki tarife uyduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Bu
noktada ifade etmek gerekir ki, bağlanan ürünün de bizzat bağlayan ürünün üreticisi
tarafından tedarik edilmesi şeklinde bir koşul ortaya konulmadığından, dağıtıcı
tarafından belirlenen üçüncü kişilerden tedarik zorunluluğunun da tanım kapsamına 300
girdiği açıktır. Dolayısıyla şikayete konu husus bakımından, diğer iki koşuldan en az
birinin varlığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
İstasyonlu bayilik faaliyeti esasen motorlu kara taşıtlarına yönelik yakıt sağlama işini
ifade etmektedir. Söz konusu yakıtlar ağırlıkla benzin ve motorinden oluşan otomotiv
yakıtları ile otogaz LPG’den oluşmaktadır. İstasyon işleticisi bayilerin otomotiv yakıtları
ve otogaz LPG için ayrı ayrı bayilik lisansı sahibi olmaları gerekmesine karşın,
uygulamada tek başına otomotiv yakıtları yahut tek başına otogaz LPG satışı yapan
istasyon sayısının, her iki ürünü bir arada bulunduran istasyonlara kıyasla düşük
olduğu görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında, asli faaliyeti motorlu kara taşıtlarına 310
perakende yakıt satışı olan istasyonlu bayilerle dağıtıcılar arasında yapılan
anlaşmalarda, halihazırda bu tür yakıtlar arasında toplam tüketim bakımından üçüncü
sırada yer alan, yakın gelecekte ise benzin türlerini geride bırakarak ikinci sıraya
yerleşmesi öngörülen otogaz LPG ürünlerine ilişkin hükümlere yer verilmesinin,
“anlaşmanın niteliğinden” kaynaklanmadığı şeklinde bir değerlendirmenin gerçekçi
olmayacağı düşünülmektedir.
Nitekim gerek 5015 sayılı Kanunda yer alan “bayilik” tanımı gerekse 5307 sayılı
Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da düzenlenen “otogaz istasyonu”1 tanımları
dikkate alındığında, kanun koyucunun iki ayrı piyasa kanunu ile istasyonlu bayilik 320
faaliyeti yürütmek isteyenlere lisanslı bir dağıtıcı firma ile münhasır nitelikte anlaşma
yapma zorunluluğu getirmiş olması da bu yöndeki değerlendirmeyi güçlendirmektedir.
Otomotiv yakıtları ve otogaz LPG satışını aynı istasyon bünyesinde gerçekleştiren
bayilerin, daha ziyade bayisi olduğu akaryakıt dağıtım şirketinin logosuyla tanınması,
söz konusu dağıtım şirketlerinin ise gerek güvenlik gerekse kurumsal kimlik oluşturma
saikleriyle istasyonlarda görsel ve fiziksel açıdan standardizasyona gitme çalışmaları
da anlaşmalarda şikayete konu hükümlere yer verilmesini anlaşılır kılmaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ikinci fıkrası (f) bendinde, söz konusu eylemlerin ihlal
olarak değerlendirilebilmesi bakımından öngörülen bir başka gerekli ve yeterli şart ise
bağlama eyleminin “ticari teamüllere” aykırı olmasıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 2. 330
maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm yoksa teamül, ticari örf ve âdet olarak kabul
edildiği tespit edilmedikçe hükme esas olamaz. Şu kadar ki; irade beyanlarının
tefsirinde teamüllerin dahi nazara alınması esası mahfuzdur.
1 Söz konusu Kanun’da otogaz istasyonu, “Dağıtıcı veya bunlarla tek elden satış sözleşmesi yapmış bayilerce ilgili
mevzuata uygun (teknik, kalite ve güvenlik) olarak kurulup, dağıtıcının tescilli markası ve amblemi altında faaliyette
bulunan ve esas itibarıyla motorlu araçların otogaz LPG, madeni yağ, temizlik ve ihtiyarî olarak bakım ile
kullanıcıların, tüplü LPG hariç, diğer asgarî ihtiyaçlarını karşılayacak imkânları sunan akaryakıt istasyonu içinde
veya müstakil olarak hizmet veren tesisler” olarak tanımlanmaktadır.
09-43/1093-274
8
Bir bölgeye veya bir ticaret şubesine mahsus olan ticari örf ve âdetler umumi olanlara
tercih olunur. İlgililer aynı bölgede bulunmadıkları takdirde, kanun veya mukavelede
aksine hüküm olmadıkça, ifa yerindeki ticari örf ve âdet tatbik olunur.
Tacir sıfatını haiz olmayanlar hakkında ticari örf ve âdet, ancak onlar tarafından
bilindiği veya bilinmesi gerektiği takdirde tatbik olunur.” hükmü yer almaktadır.
Teamül, kelime anlamı itibarıyla bir yerde öteden beri olagelen iş, davranış ve
uygulama biçimlerini ifade etmektedir. Teamül ile hukuk kuralı olarak ortaya çıkan örf 340
ve adet arasında fark gözetilmiştir; bununla birlikte teamül hükme esas olamaz ise de
irade beyanlarının yorumunda göz önüne alınabilir. Yasada açık hüküm olan hallerde,
örneğin TTK 88 b. 5, 104, 108 ve 623/2 maddelerinde ticari teamüller uygulanabilir.
Bu bakımdan ticari teamüller, belirli bir sektörde ticari faaliyet yürütenler tarafından
belirli bir konu karşısında geçmişten gelen, genel kabul görmüş ve kesintisiz olarak
uygulanan davranış biçimleri ya da eylemler olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla her ne
kadar ticari teamüller Oda Meclisleri tarafından tespit edilse de bir eylemin ticari
teamüllere aykırılığının ortaya konulabilmesi bakımından, ele alınan konuya ilişkin
olarak ilgili sektördeki geçmişten gelen ve genel kabul görmüş uygulamanın
incelenmesinin yeterli olacağı düşünülmektedir. 350
Rekabet Kurulunun 15.11.2006 tarihli ve 06-84/1059-306 sayılı kararına konu olan,
akaryakıt dağıtım sektöründe yapılan dikey anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’e
uygunluğunun belirlenmesine yönelik önaraştırma dosyası kapsamında, 27 dağıtım
şirketi tarafından bayileri ile yapılan muhtelif tarihli sözleşmeler değerlendirilmiştir.
Anılan dosya içeriğinde yer alan sözleşmelerin işbu dosya çerçevesinde yeniden
incelenmesi sonucu, bahse konu 27 şirketten 23’ünün bayileri ile yapmış oldukları
sözleşmelerde otogaz LPG’nin de kendilerinden veya kendileri tarafından belirlenen
üçüncü kişilerden tedarik edileceğine ilişkin hükümlere yer verdikleri, yalnızca 4
adedinin yapmış olduğu bazı sözleşmelerde doğrudan bu nitelikte hükümler
bulunmadığı, bununla birlikte söz konusu 4 şirketten 3’ünün sözleşmelerinde, 360
istasyonda otogaz LPG satışı yapılmasının ancak dağıtıcı şirketin yazılı onayı ile
mümkün olacağının hükme bağlandığı tespit edilmiştir.
Bu bilgiler ışığında akaryakıt bayilik sözleşmelerinde, her türlü petrol ürününün
dağıtıcıdan yahut duruma göre onun belirleyeceği üçüncü kişilerden tedariğini öngören
hükümlere yer verilmesinin sektörde öteden beri süre gelen genel bir uygulama
olduğu, dolayısıyla şikayete konu hususların 4054 sayılı Kanun’un 4/2. (f) maddesinde
sayılan diğer unsuru da taşımadıkları kanaatine varılmıştır.
I.4.2. 2002/2 sayılı Tebliğ Kapsamında Değerlendirme
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde; “Üretim veya dağıtım zincirinin farklı 370
seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya
hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar -dikey
anlaşmalar- bu Tebliğde belirtilen koşulları taşıması kaydıyla, Kanunun 4 üncü
maddesindeki yasaklamadan Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak
grup olarak muaf tutulmuştur” hükmü yer almaktadır.
Sağlayıcı ile alıcı arasındaki belirli mal veya hizmetlerin alım, satım veya yeniden
satımına ilişkin anlaşmalar söz konusu hüküm uyarınca dikey anlaşma olarak
nitelendirilecektir. Dolayısıyla dikey anlaşma kapsamında hangi mal ve hizmetlerin
satılacağı ve/veya teşhir edileceği, sağlayıcı ile alıcı arasındaki anlaşma hükümlerine
göre belirlenecektir. 380
09-43/1093-274
9
Dosya konusu teşebbüslerden PO’nun bayileri ile imzalamış olduğu standart istasyonlu
bayilik sözleşmelerinin “Satışlar” başlıklı 4. maddesinde, “bayi, işbu bayilik sözleşmesi
hükümleri altında yukarıda belirtilen satış yerinde münhasıran PO’dan ve/veya nakliye
masrafı kendisine ait olmak üzere, PO’nun belirleyeceği yerden satın alacağı
akaryakıt, LPG, madeni yağlar ve PO tarafından üretimi ya da dağıtımı yapılan diğer
malları, evsafını değiştirmeden, kesintisiz olarak satmayı, bulundurmayı, teşhir
etmeyi…, bu yerlerde PO tarafından tespit ve tayin olunacak şirketlerin malları dışında
başkaca hakiki veya hükmi şahısların mallarını hiçbir şekilde satmamayı,
bulundurmamayı ve teşhir etmemeyi kabul ve taahhüt etmiştir” şeklinde hüküm yer
almaktadır. 390
2002/2 sayılı Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran
Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesi incelendiğinde, dikey anlaşma kapsamında
sağlayıcının hangi mal ve/veya hizmetin satılacağı yönünde alıcıya kısıtlamalar
getirmesin önünde bir engel bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, şikâyet
konusu hususların “bağlama” hükümlerine yönelik olduğu dikkate alındığında,
dağıtıcıların akaryakıt ile birlikte “otogaz LPG”yi de kendisinin belirleyeceği yerden
satın almasına ilişkin anlaşmaya konan hükümlerin “bağlama” anlaşmaları
çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına yönelik olarak çıkarılan Dikey Anlaşmalara İlişkin
Kılavuzun 202. paragrafında; “Sağlayıcının bir ürünün satışında farklı bir ürünün 400
kendisinden veya kendi belirlediği bir başkasından satın alınması koşulu getirmesine
bağlama denir… Bağlama ayrıca bağlanan ürün açısından tek marka türü bir
yükümlülüğe yol açmışsa bu takdirde Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde bir dikey
sınırlama da oluşturabilir.” tanımı yer almaktadır. Yine Kılavuzun 205. paragrafında;
“Bağlama yükümlülüğünü içeren dikey anlaşmalar Tebliğ’in 2. maddesinin ikinci fıkrası
gereğince sağlayıcının pazar payı hem bağlanan ürün hem de bağlayan ürün
bakımından % 40’ı aşmadığı takdirde ve Tebliğ’de belirtilen koşulları taşıması kaydıyla
grup muafiyetinden yararlanabilmektedir” şeklinde bir açıklamaya yer verilmiştir. Bu
çerçevede bağlayan ürün akaryakıt, bağlanan ürün LPG olarak düşünülebilir. Dosyada
yer alan EPDK 2008 Petrol Piyasası Sektör Raporundan alınmış bilgilerden anlaşıldığı 410
üzere, akaryakıt ürünleri dağıtım pazarında hiçbir teşebbüsün pazar payı %40’ı
aşmamaktadır. Bunu yanı sıra EPDK’nın LPG Piyasası 2009 Ocak-Haziran Dönemi
Özet Piyasa Rakamlarına ilişkin bilgilerden görüleceği üzere, LPG dağıtım pazarında
da yine %40’ı aşan oranda pazar payına sahip olan bir teşebbüs bulunmamaktadır.
Bu çerçevede şikayete konu hükümler içeren bayilik anlaşmaları, dikey anlaşma
olmaları yönüyle, sağlayıcı konumundaki dağıtım firmalarının gerek otomotiv yakıtları
(bağlayan ürün) gerekse otogaz LPG (bağlanan ürün) bakımından %40’ı aşmaması
nedeniyle, 2002/2 sayılı Tebliğ’de belirtilen diğer koşulları da taşıması kaydıyla grup
muafiyetinden yararlanabilecektir.
420
I.4.3. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’da Hâkim Durum”, “Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla
teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve
dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü,” olarak tanımlanmakta
ve aynı Kanun’un 6. maddesinde ise teşebbüslerin hakim durumlarını rakipleri ve/veya
müşterileri aleyhine kötüye kullanmaları yasaklanmaktadır. Aynı maddenin ikinci
fıkrasının (c) bendinde ise, Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın
alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya
hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması …,”
örnekleme yoluyla kötüye kullanma halleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla şikayete 430
09-43/1093-274
10
konu “bağlama” uygulamaları da hakim durumun kötüye kullanılması halleri arasında
yer almaktadır.
Ancak Kanun’un 6. maddesi anlamında bir kötüye kullanma eyleminin varlığından
bahsedilebilmesi için ilgili teşebbüssün hakim durumda bulunması kuşkusuz ön
koşuldur. Rekabet Kurulunun, hakim durumun kötüye kullanılması eylemlerine ilişkin
olarak yerleşmiş uygulamaları ile ortaya konulan kriterler çerçevesinde, ilgili pazarlarda
faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar payları, rakiplerin sayısı ve konumu, ilgili pazara
giriş koşulları ve sektöre yönelik yakın tarihli incelemeler dikkate alındığında, pazarda
herhangi bir teşebbüsün hakim durumda bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Tüm bu nedenlerle, şikayet olunan hususların 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi 440
anlamında hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği
kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre, şikayet konusu iddialara yönelik olarak
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
bulunmadığına, şikayetlerin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Başkan V.
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Mehmet Akif ERSİN
Doç. Dr. Mustafa ATEŞ İsmail Hakkı KARAKELLE
(izinli)
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY
Murat ÇETİNKAYA Reşit GÜRPINAR
Full & Egal Universal Law Academy