Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-3-166 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-48/1194-302
Karar Tarihi : 21.10.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI(Başkan V.)
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA
B. RAPORTÖRLER: Ümit GÖRGÜLÜ, Ebru İNCE
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Gizlilik talebi bulunmaktadır
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN: 20
Mey Alkollü İçkiler Sanayi A.Ş. Alaşehir Suma Fabrikası
Abide-i Hürriyet Cad. No:211 Bolkan Center B Blok
34381 Şişli/İstanbul
Musa GÖVER
Şahyar Köyü Alaşehir/Manisa
Ceylanlar Tarım
Alaşehir Eşme Karayolu üzeri 20. km. Bağlıca Köyü
Sarıgöl/Manisa 30
E. DOSYA KONUSU: Mey Alkollü İçkiler Sanayi A.Ş.’ye ait Alaşehir Suma
Fabrikası’nın ıskarta üzüm alımlarını tayin ettiği iki aracı (Musa Göver ve
Ceylanlar Tarım) üzerinden yapma kararının bölgedeki diğer aracıları ve
müstahsilleri zor durumda bıraktığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde özetle; Mey Alkollü İçkiler Sanayi
A.Ş.’ye (Mey) ait Alaşehir Suma Fabrikası’nın ıskarta üzüm alımlarını, tayin ettiği iki
aracı (Musa Göver ve Ceylanlar Tarım) üzerinden yapma kararının bölgedeki diğer
aracıları ve müstahsilleri zor durumda bıraktığı iddia edilerek, konunun araştırılması 40
ve şikâyet muhatabı teşebbüslere yönelik gerekli yasal yaptırımların uygulanması
hususlarında gereğinin yapılması talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 17.8.2009 tarih, 5803 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 27.8.2009 tarih ve 2009-3-166/İİ-09-ÜG sayılı İlk
İnceleme Raporu Rekabet Kurulu’nun 9.9.2009 tarih ve 09-41/990-M sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla,
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili
09-48/1194-302
2
karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 13.10.2009 tarih ve 2009-3-50
166/ÖA-09-ÜG sayılı Önaraştırma Raporu 13.10.2009 tarih, REK.0.07.00.00-110/320
sayılı Başkanlık önergesi ile 09-48 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda; şikâyete konu teşebbüs
davranışlarının 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal oluşturmaması nedeniyle
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonuç ve
kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 60
I.1. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.1.1. Şikâyete Konu Eylem
Şikayetçi ile Raportörlerce yapılan telefon görüşmesinde;
- Şikâyetçinin Manisa’da üzüm bağlarının olduğu, bu bağlarda sultaniye çekirdeksiz
üzüm yetiştiriciliği yaptığı ve aynı zamanda kantar sahibi olarak müstahsilden üzüm
alımı yaparak firmalara bu üzümlerin satılmasında aracılık faaliyetini yürüttüğü,
- Mey’in Alaşehir’de bulunan suma fabrikasında üretimde kullanılmak üzere yapmış 70
olduğu ıskarta üzüm (yetişme döneminde gereğinden fazla yağış olması halinde
üzümün kalitesini kaybeden bölümü) alımlarını geçen yıllardan farklı olarak kantar
sahibi bütün aracılardan değil, tayin ettiği iki aracı (Musa Göver ve Ceylanlar Tarım)
üzerinden yapma kararı verdiği,
- Mey’in yetkili kıldığı aracıların yöreyi ikiye bölüp, belirlenen bölgelerde müstahsil ve
diğer aracılara kendi diledikleri fiyatı uyguladıkları,
- Mey’in ve anılan yetkili aracıların uygulamaları dolayısıyla bölgedeki diğer aracıların
ve müstahsillerin zor durumda kaldıkları
iddia edilmiştir.
80
I.1.2. Sektöre İlişkin Bilgiler
Şikâyete konu iddialar tarım sektörüyle, özelinde ise üzüm pazarı ile ilgilidir. Üzüm,
iklim ve toprak istekleri yönünden çok seçici olmayışı, çoğalma yöntemlerinin kolay
oluşu ve çok çeşitli şekillerde tüketilebilmesi gibi sebeplerden dünyadaki en yaygın
kültür bitkilerinden birisi olup; ülkemizde de çok türü bulunan ve en çok yetiştirilen
meyvelerden birisidir. Dünya üzerinde 15.000 üzerinde türü olduğu tahmin edilen
üzümün, anavatanı Anadolu olan 1.200 üzerinde çeşidi bulunmakla beraber
günümüz itibarıyla 50-60 kadarının ülkemizde ekonomik üretimi yapılmaktadır.
Şikâyete konu Sultaniye çekirdeksiz üzümleri bu anlamda hem ihracatta hem de iç 90
tüketimdeki konumu itibarıyla ülke ekonomisine katkısı bakımından en önemli üzüm
grubunu oluşturmaktadır.
Sultaniye çekirdeksiz üzümleri başta Manisa, Denizli ve İzmir olmak üzere Ege
bölgesinde üreticiliği yapılan, sofralık ve kurutmalık tüketiminin yanı sıra suma (içki
alkolü), tarımsal kökenli etil alkol ve şarap yapımında kullanılan üzümlerdir. Şikâyette
yer verilen ıskarta üzümler ise üzümün yetişme döneminde gereğinden fazla yağış
olması halinde kalitesini kaybeden bölümüne tekabül etmektedir. Üzümde ıskarta
oranı yıldan yıla değişmekle beraber %20 civarında olup, yağışların düzensiz ve
09-48/1194-302
3
yetişme döneminde çok olduğu yıllarda bu oran %50’lere kadar çıkabilmektedir. 100
Şikâyetçiden ıskarta üzümün ticaretinin büyük oranda suma ve şarap fabrikalarına
satış yolu ile gerçekleştirildiği, bu üzümlerin kuru üzüm olarak da değerlendirilebildiği
ancak normal üzüme göre kuruma ile gerçekleşen dara kaybı ıskarta üzümde 1,5 kat
fazla olduğu için yaş haldeyken toplanıp, aracılar veya müstahsil tarafından şarap
firmalarına veya distile (damıtma yoluyla elde edilen) alkollü içki üreticisi firmalara
özellikle de rakı yapımında kullanılmak üzere suma fabrikalarına satılmasının daha
karlı ve tercih edilir bir yöntem olduğu bilgisi edinilmiştir. Şikâyetçiden edinilen bilgiye
göre ıskarta üzümün özellikle 5-6 yıldan beri yaş haldeyken suma üretiminde yoğun
olarak kullanılmaya başlanması ile birlikte kurutularak kuru üzüm elde edilmesi veya
yaş haldeyken şarap fabrikalarına satışı ile sağlanan karlılık görece azalmıştır. Bu 110
nedenle, müstahsiller ve üzüm toplayıcılığı yapan aracılar ürünlerini daha fazla gelir
elde ettikleri başta suma fabrikaları olmak üzere distile alkollü içki üreten firmalara
satmayı tercih etmektedirler.
Başvurunun konusunu oluşturan ıskarta üzüm satışının yapıldığı firmalara yönelik
olarak değinilmesi gereken husus bu firmaların ülkemizde alkol ve alkollü içki
üretimini gerçekleştiren firmalar olarak üretimi yapılan ürünlerin insan ve toplum
sağlığıyla olan yakın ilişkisi ve önemi bakımından düzenleme ve denetlemeye tabi
olduklarıdır. Dolayısıyla bu piyasada faaliyette bulunmak isteyen firmaların üretim izni
almaları ve faaliyetlerini sürdürebilmeleri çeşitli kanun, yönetmelik ve tebliğlerde yer 120
alan şartları sağlamalarına bağlıdır. Bu doğrultuda distile alkollü içkilerin özelliklerini
belirlemek üzere Türk Gıda Kodeksi’ne göre hazırlanan Distile Alkollü İçkiler
Tebliği’nde suma, "Türkiye’de üretilen yaş ve/veya kuru üzüm meyvesini, hammadde
olarak kullanılması ve üzümün tat ve kokusunu korumak amacıyla ayrımsal
distilasyonla hacmen alkol miktarı en fazla %94.5’e kadar sadece Türkiye’de distile
edilmesi ile elde edilen üzüm kökenli distilattır." biçiminde tanımlanmaktadır.
Tanımdan da anlaşılacağı üzere suma yapımında yaş ve/veya kuru üzüm
kullanılabilmektedir. Ancak günümüzde suma üretiminde büyük ölçüde yaş üzüm
kullanıldığı, bu oranın da zaman içerisinde artma eğiliminde olduğu görülmektedir.
Aynı tebliğde rakının içerisindeki toplam alkolün en az %65’inin suma olması 130
gerektiği hükmü de yer almaktadır. Bazı rakı markalarında kullanılan alkolün
tamamını suma oluşturmakta olup, suma oranındaki artışın rakının lezzetine olumlu
katkısı olduğu genel kabul görmektedir. Şarabın ve rakının hammaddesi olan suma
yapımında kullanılan üzüm aynı zamanda diğer distile alkollü içkilerde kullanılan
tarımsal kökenli etil alkol yapımında da kullanılabilmektedir.
Tütün ve Alkol Piyasası Denetleme Kurumu (TAPDK) tarafından üretim izni verilen
distile alkollü içki üreticisi 15 fabrikanın büyük bölümü Marmara ve Ege bölgesinde
olup; Mey’e ait suma fabrikası dışında Ege bölgesinde bulunan rakı fabrikalarının
sayısı 4’tür. Her ne kadar nakliyat bir maliyet kalemi olsa da, Ege bölgesinde 140
yetiştiriciliği yapılan başvuruya konu ıskarta üzümlerin diğer bölgelerdeki firmalara
satışının yapılabildiği şikâyetçiden edinilen bilgiler içerisinde de yer almaktadır.
I.1.3. Hukuki Değerlendirme
Şikayete konu eylemlerin rekabet mevzuatı açısından ele alınmasında öncelikle
değinilmesi gereken husus, Mey tarafından alınan ve bölgede faaliyette bulunan
satıcıları zor durumda bıraktığı iddia edilen kararıdır. Başvuru sahibinden edinilen
bilgiye göre söz konusu karar müstahsillerden yapılan doğrudan alımı değil aracılar
09-48/1194-302
4
yoluyla yapılan alımı etkiler nitelikte olup, bu karar ile aracı sayısı Musa Göver ve 150
Ceylanlar Tarım ile sınırlandırılmıştır. Burada değinilmesi gereken bir diğer husus,
karar ile üzüm toplayıcılığı yapan aracıların Mey’e satış yapmasının da mutlak suretle
engellenmediği olup, diğer aracılar Mey’in tayin ettiği aracılar yoluyla firma ile
ilişkilerini sürdürebilmektedirler. Anılan aracıların Mey’e uzun dönemden bu yana
düzenli olarak satış yaptıkları ve firmalar arasında süregelen ticari ilişkilerin bu
kararın alınmasında belirleyici olabileceği ve bu yolla Mey’in alım fiyatlarında düşüş
olduğu şikâyetçiden edinilen bilgiler arasında yer almaktadır. Bu husustan hareketle
söz konusu kararın Mey için iktisadi etkinlik yaratabileceği ifade edilebilir, zira
sözleşme serbestîsi ilkesi paralelinde firmaların maliyetlerini minimize edecek şekilde
optimum sayıda sağlayıcı/alıcı firma ile çalışmayı tercih etmesi serbest piyasa 160
ekonomisindeki firma davranışları ile örtüşmektedir. Bu çerçevede anılan kararın,
hammadde tedarikinde gerçekleşebilecek dalgalanmaları önemli ölçüde azaltarak
firmanın planlama ve üretim sürecine düzen ve belirlilik kazandıracağı söylenebilir.
Dolayısıyla Mey tarafından, etkinliğin sağlanmasını ve maliyetlerin düşürülmesini
teminen aracı sayısının sınırlandırılmış olması, şikâyetçi tarafından da ikrar olunduğu
üzere, yetkili aracılık işinin de uzun süreli ve düzenli ticari ilişki ölçütü gözetilerek
değerlendirilmiş olması mümkün görülmektedir. Kaldı ki Mey’in bağımsız karar alma
mekanizması sonucu belirlediği ticari faaliyetlerinin düzey ve düzenlenişine göre tek
bir aracıyı yetkili aracı olarak ataması dahi yaratılan etkinlik ölçüsünde izin verilebilir
niteliktedir. 170
Diğer taraftan bu noktada; söz konusu davranışın rekabetçi etkileri aşacak şekilde
anti-rekabetçi sonuçlar yaratıp yaratamayacağının belirlenmesinde alternatif satış
kanallarının/alıcılarının varlığı da önemli unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira
ıskarta üzümün alternatif satış kanallarının ve alıcılarının mevcut dosya kapsamında
değerlendirilmesi Mey’in şikâyet konusu kararının mal alımını kestiği aracıları pazar
dışına iterek pazardaki rekabeti bozma ve kısıtlama amacına hizmet edip etmediğinin
tespitinde önemlidir. “Sektöre İlişkin Bilgiler” bölümünde de yer verildiği üzere ıskarta
üzümlerin çeşitli kullanım alanları olup, bu üzümler kuru üzüm olarak
değerlendirilebileceği gibi Türkiye genelinde yaygın olarak bulunan şarap 180
fabrikalarına da satılabilmekte ve rakının yanı sıra diğer distile alkollü içki üretimi
yapan firmalara da pazarlanabilmektedir. Ancak daha önce de belirtildiği üzere bu
kanallar içerisinde son 5-6 yıllık dönemde daha karlı olduğu için tercih edilen
yöntemin distile alkollü içki üreticisi firmalar içerisinde yaş üzüme talebin arttığı rakı
fabrikalarına satış olduğu anlaşılmaktadır. Zira, ıskarta üzümün kuru üzüm olarak
değerlendirilmesi hem zahmetli olmasından hem de uğranılan dara kaybından; şarap
fabrikalarına satışı daha düşük fiyattan gerçekleştiğinden ve diğer distile alkollü içki
firmalarına satışı ise kısıtlı talep olmasından dolayı tercih edilmemektedir. Ancak söz
konusu satışın daha karlı olmasının ıskarta üzümün satış kanalının yalnızca suma
fabrikalarına satış ile sınırlı sayılması için yeterli değildir. Kaldı ki şikâyetçiden 190
edinilen bilgiler Ege, Marmara ve Akdeniz bölgesindeki rakı fabrikalarının da Mey
dışında alternatif alıcılar olduğunu göstermektedir. Mey’in ödemelerinde sorunla
karşılaşılmıyor olunması ve alım kapasitesinin diğer fabrikalara kıyasla daha yüksek
olması firmanın kendi iç dinamikleri ile yarattığı, satıcılar nezdindeki görece değerini
yükselten unsurlar olmakla beraber, bu durumun mevcut dosya bakımından firmayı
alternatifsiz alıcı konumuna getirmeyeceği kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, Mey’in bağımsız karar alma mekanizması sonucu belirlediği ticari
faaliyetlerinin düzey ve düzenlenişine göre tek bir aracıyı yetkili aracı olarak ataması
09-48/1194-302
5
dahi yaratılan etkinlik ölçüsünde izin verilebilir nitelikte bulunabilecekken bu noktada 200
belirtilmesi gereken bir diğer husus Mey’in yetkili aracılarına bölge tayini yoluyla
bölgesel koruma sağlamasının da normal bir durum olduğudur. Bu doğrultuda
merkezler arasındaki mesafenin 22 km olması dolayısıyla aracıların münhasıran
kendi bölgelerinden alım yapmalarının maliyetlerde düşüş ve lojistikte etkinlik
yaratabilecek bir uygulama olması ve üzüm müstahsillerinin Mey’e doğrudan satış
yapmasının önünde bir engel olmaması birlikte değerlendirildiğinde 4054 sayılı
Kanun kapsamında bir ihlalin oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
210
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy