REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-1-96 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-49/1220-308
Karar Tarihi : 28.10.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.)
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Burak SAĞLAM
C. ŞİKAYET EDEN : Baykim Kimya Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Koyundere Beldesi Ulus Mah. 100/12 35660 Menemen/İzmir
20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILANLAR : - AGS Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş.
1419 Sk. No:28 Doğanlar 35050 Bornova/İzmir
- Tepar Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş.
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi 1002 Sk. No:37 Çiğli/İzmir
- Arkimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi 1002 Sk. No:37 Çiğli/İzmir
E. DOSYA KONUSU: AGS Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş., Tepar Parafin Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Arkimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, Rekabet Kurulu’nun izni 30
olmaksızın gerçekleştirdikleri birleşme ve devralma işlemleri yoluyla parafin ve
vazelin pazarlarında hakim duruma geldikleri, hakim durumlarını kötüye
kullandıkları ve anlaşmalar yaparak rekabeti kısıtladıkları iddiaları.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet dilekçesinde özetle,
- AGS Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş. (AGS), Tepar Parafin Sanayi ve Ticaret
A.Ş. (Tepar), Arkimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Arkimya) ve Mercan Kimya
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Mercan Kimya) parafin ve vazelin pazarlarında
faaliyet gösterdiği,
- Tepar’ın hisselerinin tamamının, AGS’nin ortakları tarafından satın alınmış 40
olduğu; dolayısıyla iki firmanın ortaklarının aynı kişiler (Gürbüz Salgar ve aile
bireyleri) olduğu,
- Anılan iki firmanın ortağı durumundaki kişilerin, Arkimya’nın %50 ortağı olduğu,
- Şikayete konu AGS, Tepar ve Arkimya’nın, parafin ve vazelin pazarlarında
toplamda %70-75 pazar payına sahip olduğu,
- AGS ve Tepar’ın sahiplerinden olan Gürbüz Salgar’ın kardeşi Gültekin Salgar’ın
ve aile bireylerinin, aynı pazarlarda faaliyet gösteren Mercan Kimya’nın sahibi
olduğu,
09-49/1220-308
2
- Parafin ve vazelin üretiminde Türkiye’deki tek ham madde tedarikçisi
konumundaki Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’de (Tüpraş) adı geçen dört 50
firmanın sahip olduğu ham madde kotalarının, Tüpraş’ın bu ham maddelerdeki
toplam üretiminin %90’ına tekabül ettiği,
- Şikayete konu AGS, Tepar ve Arkimya’nın, aralarında gizlice anlaşarak, kotaları
seviyesinde olmamasına rağmen birbirlerine ham madde transferi yaptıkları,
- Anılan üç firmanın, yine aralarında gizlice anlaşarak, yurtiçindeki ve
yurtdışındaki müşterilere farklı fiyatlar teklif etmek suretiyle onları yanılttıkları ve
kendi şirketlerine yönlendirdikleri,
- Söz konusu firmaların, son birkaç yıl içerisinde, Rekabet Kurumu’na
başvurulmaksızın kurulan ortaklıklar yoluyla parafin ve vazelin pazarlarında
hakim duruma geldikleri ve diğer teşebbüslerin pazar dışına itilmesine neden 60
oldukları, bu pazarlarda otuz yıldır faaliyet gösteren Baykim’in üretim ve ihracat
yapamaz hale geldiği,
- Ham madde kotalarının %70-90’ını ellerinde tutan üç firmanın, daha yüksek
üretim miktarları ile birim maliyetleri düşürdükleri ve bu sayede müşterilere çok
daha düşük fiyatlardan mal temin edebildikleri,
Şikayete konu firmaların, rakiplerini pazar dışına itmek amacıyla müşterilere, herkesçe
bilinen maliyetlerin de çok altında fiyatlar teklif ettikleri; örneğin, Baykim ile ortak
müşterileri olan Yıldız Entegre A.Ş.’ye, ham madde alış fiyatı 955 TL olan ve üretim
süreci sonundaki maliyeti 1150 TL olan bir malı, Baykim’i pazar dışına itmek amacıyla
1050 TL’ye sattıkları İfade edilmiştir. 70
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 31.7.2009 tarih ve 5464 sayı ile giren
şikâyet üzerine hazırlanan 25.8.2009 tarih ve 2009-1-96/İİ-09-CS sayılı ilk inceleme
raporu Rekabet Kurulunun 9.9.2009 tarih ve 09-41/1001-M sayılı toplantısında
görüşülmüş ve anılan iddialara ilişkin olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen 16.10.2009 tarih ve 2009-
1-96/ÖA-09-CS sayılı Önaraştırma Raporu, 19.10.2009 tarih ve REK.0.05.00.00-
110/223 sayılı Başkanlık Önergesi ile 09-49 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
80
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- AGS, Tepar, Arkimya ve Mercan Kimya hakkında 4054 sayılı Kanunun 4 ve 6.
maddeleri kapsamında soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
- Tepar hisselerinin Hulusi Gürbüz Salgar ve ailesi tarafından devralınması işleminin
1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar
Hakkında Tebliğ’de belirlenen eşiklerin altında kaldığı, dolayısıyla işlemin Rekabet
Kurulu iznine tabi olmadığı,
- Öte yandan, Arkimya hisselerinin %51,3’ünün Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesi
tarafından devralınması işleminin parafin pazarında 4054 sayılı Kanun ve 1997/1
sayılı Tebliğ’de belirlenen ciro eşiğini aşması nedeniyle Tebliğ kapsamında ve izne 90
tabi olduğu,
- Arkimya hisselerinin devri işleminin ilgili ürün pazarında hâkim durum yaratılması
veya mevcut bir hakim durumu güçlendirerek rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğurmayacağı ve bu nedenle söz konusu devralma işlemine izin
verilmesinin uygun olacağı,
09-49/1220-308
3
- Bununla birlikte, söz konusu işlemin, Rekabet Kurulunun izni olmaksızın
gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 4054 sayılı Kanunun 16. maddesinin birinci
fıkrası uyarınca 2008 mali yılında elde ettiği gayri safi gelirinin binde biri oranında
olmak üzere AGS’ye (……….) TL ve Tepar’a (……….) TL olmak üzere toplam
(……….) TL idari para cezası verilmesi gerektiği 100
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1. Şikayet Eden: Baykim Kimya Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Baykim)
Baykim, 1983 yılında şirket sahibi Ahmet İsfendiyar BALGÜÇ tarafından kurulmuştur.
Şirket 30.000 ton yıllık kapasite ve 5.000 ton depolama hacmi ile 7.500 m²’si kapalı
olmak üzere toplam 12.500 m²’lik bir alanda parafin ve vazelin üretiminde faaliyet
göstermektedir. Şirket dünyanın çeşitli bölgelerinde 40’ı aşkın ülkeye ihracat
yapmaktadır. Şirketin 2008 yılı cirosu (……….) TL’dir. 110
I.1.2.Şikayet Edilen
Şikayet edilen teşebbüslerden AGS, Tepar ve Arkimya, Hulusi Gürbüz SALGAR ve
ailesinin tam kontrolünde bulunan şirketlerdir. Şikayet edilen bir diğer firma olan ve bu
şirketlerle aynı ekonomik bütünlük içinde olduğu ileri sürülen Mercan Kimya ise Hulusi
Gürbüz SALGAR’ın kardeşi olan Gültekin Okay SALGAR ve ailesinin kontrolü
altındadır.
I.1.2.1. AGS Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş. (AGS)
AGS 1987 yılında kurulmuştur. Erime noktası 48 ile 70 derece, yağ oranı %0.5 ile %10
arasında yer alan çeşitli türlerde parafin üretmekte olan şirketin yıllık üretim kapasitesi
30.000 tona ulaşmıştır. Şirketin 2008 yılı cirosu (……….) TL’dir. AGS’nin mevcut 120
hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmiştir:
Tablo 1 – AGS hissedarlık yapısı
Hissedarlar (Yönetim Kurulu Üyeleri) Hisse Oranı
Hulusi Gürbüz Salgar % 88
Ayten Salgar % 1
Ebru Vural % 5
Ahu Salgar Kanat % 5
Erol Toker % 1
I.1.2.2. Tepar Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Tepar)
Tepar 1979 yılında kurulmuştur. Yağ oranı %0.5 ile %8 arasında her sektöre uygun
çeşitli türlerde parafin üretimi gerçekleştirmektedir. Yıllık üretim kapasitesi 6000 tondur.
2005 yılında öz sermayesi 750.000 dolara ulaşan Tepar, aynı yılda AGS tarafından
devralınmıştır. Şirketin 2008 yılı cirosu (……….) TL’dir. Tepar’ın mevcut hissedarlık
yapısı ve yönetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmiştir:
Tablo 2 – Tepar hissedarlık yapısı
Hissedarlar (Yönetim Kurulu Üyeleri) Hisse Oranı
Hulusi Gürbüz Salgar % 83,1
Ayten Salgar % 5,5
Ahu Salgar Kanat % 5,5
Ebru Salgar % 5,5
Gencer Koyuncuoğlu % 0,4
130
09-49/1220-308
4
I.1.2.3. Arkimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Arkimya)
Arkimya 1969 yılında kurulmuştur. Şirket yıllık 20.000 tonluk üretim kapasitesine
sahiptir. Arkimya özellikle vazelin üretiminde faaliyet göstermektedir. Şirketin
hisselerinin % 51,3’si AGS’nin sahibi Hulusi Gürbüz Salgar ve ailesi tarafından 2008
yılında devralınmıştır. Arkimya’nın 2008 yılı cirosu (……….) TL’dir. Şirketin mevcut
hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmiştir:
Tablo 3 – Arkimya hissedarlık yapısı
Hissedarlar (Yönetim Kurulu Üyeleri) Hisse Oranı
Hulusi Gürbüz Salgar % 51,2
Ebru Salgar % 0,05
Hüseyin Onur Palaz % 37,3
Ahu Salgar Kanat % 0,05
Mehmet Ali Emiroğlu % 11,4
I.1.2.4. Petyan Petrol ve Yan Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Petyan)
Petyan, Tepar’ın AGS tarafından devralınmasından önce Tepar’ın dış ticaret 140
faaliyetleriyle iştigal etmek üzere Tepar tarafından devralınmış bir şirkettir. Tepar’ın
AGS tarafından devralınması sonrasında ise, AGS tüm ihracat işlemlerini AGS Parafin
Dış Ticaret A.Ş. aracılığıyla sürdürmektedir.
I.1.2.5. Mercan Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Mercan Kimya)
1977 yılında Denizli’de kurulmuş olan Mercan Kimya, Türkiye’de parafin üretmeye
başlayan ilk firmadır. Şirket, 5000 m²‘si kapalı olmak üzere 11.000 m² arazi üzerinde
yıllık 80.000 ton üretim kapasitesi ile faaliyet göstermektedir. Mercan Kimya, mum,
kibrit, kağıt, tekstil, pil, laminasyon, barut, kalem, boya kalemi, polisaj, emaye, kablo,
kromaj, hassas döküm, deri, trikotaj, sunta sanayilerinde kullanılmak üzere parafin,
parafin emülsiyonları ve vazelin üretimi yapmaktadır. Şirketin 2008 yılı cirosu (……….) 150
TL’dir. Mercan Kimya’nın mevcut hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu üyelerine ise
aşağıda yer verilmiştir:
Tablo 4 – Mercan Kimya hissedarlık yapısı
Hissedarlar (Yönetim Kurulu Üyeleri) Hisse Yüzdesi
Gültekin Okay Salgar % 91
Berna Salgar % 5
Berkin Salgar % 2
Yaşar Salgar % 1
Rabia Özcan % 1
I.2. İlgili Pazar
Katran, petrol, neft vb. maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, kimyasal etkenlere karşı
ilgisiz bir çeşit katı hidrokarbon olan parafin, genel olarak parafin mumu olarak
bilinmektedir. Fakat mum imalatının yanı sıra kibrit yapımında, yapıştırıcılarda, anti
korozif ajan olarak kablolarda, tekstil sektöründe, PVC ve plastik yapımında, gres
üretiminde, ayakkabı ve zemin cilalarında, beton yapı kimyasallarında, kozmetik ve ilaç
sektöründe, orman ürünleri sanayinde ve daha birçok alanda kullanılmaktadır. 160
Parafin, ham petrol rafine işlemlerinin en son basamağında oluşan “light neutral”
maddesinin içinde bulunan donucu bir madde olan “wax”dan elde edilmektedir. Waxın
parafin üretiminde kullanılabilmesi için light neutral’dan ayrıştırılması gerekmektedir.
Wax’lar ergime ve sahip oldukları yağ oranına göre light wax, heavy wax, spindle wax
ve bright wax olmak üzere dört çeşittir.
09-49/1220-308
5
Waxlar çeşitlerine göre değişmekle beraber içlerinde %20’ye kadar yağ
barındırmaktadır. Bununla birlikte, wax ham maddesinin parafine dönüştürülmesi için
içindeki yağ oranının belli bir seviyeye indirilmesi ve “de-oiling” işlemlerinden
geçirilerek rafine edilmesi gerekmektedir. Parafin rafinasyonunda başlıca iki teknik 170
bulunmaktadır. “Sweating” (terletme) tekniği ile waxlardaki yağ çeşitli proseslerle
terletilerek ayrıştırılmaktadır. Yağın ayrıştırılmasıyla elde edilen parafin, beyazlatma ve
şeffaflaştırma işlemlerinden geçirilip kalıplandıktan sonra pazara sunulduğu gibi, bazı
diğer katkı maddeleri ile özel amaçlı parafin üretiminde de kullanılmaktadır. Waxlardan
parafin üretmenin diğer bir tekniği de “solvent ekstraksiyon” tekniğidir. Bu prosesle
waxlar kimyasal tepkimelerle parafine dönüştürülmektedir.
Parafinin ham maddesi waxın üretimi Türkiye’de sadece Tüpraş’ın kurulu 5
rafinerisinden biri olan İzmir Aliağa Rafinerisi’nde yapılmaktadır. Yukarıda belirtildiği
üzere madeni yağ üretimi sırasında, madeni yağın kalitesini arttırmak amacıyla yapılan
sweating (terletme) prosesi sonucunda ham slack wax elde edilmekte ve bu ürün kota 180
sistemi ile parafin ve vazelin üreticilerine satılmaktadır.
Vazelin ise parafin üretimi sırasında elde edilen yan ürünlerden (atık) imal
edilmektedir. Farmasötik ve teknik vazelin olarak ikiye ayrılmaktadır. Farmasötik
vazelin homojen bir karışım olup yüksek saflık derecesine sahiptir. Bu yüzden tortu,
asit ve çamur formasyonu oluşturmaz, bakteri oluşumuna izin vermez. İlaç, kozmetik,
kaplama ve yağlama sanayinde kullanılır.
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Şikayetçi taraf olan Baykim ve şikayet edilen AGS ve AGS’ye müdahil Tepar ve
Arkimya, Tüpraş’tan yukarıda belirtilen dört çeşit wax türünü satın alarak bu ham
maddeden çeşitli parafin türleri ve vazelin üreten 4 firmadır. Raportörlerce yapılan 190
önaraştırma sırasında gerek şikayetçi, gerekse şikayet edilen taraflarca parafinin ve
vazelinin kullanıldığı alanlarda bu iki ürünün yerine geçer başka bir ürünün
bulunmadığı ifade edilmiştir. Esas itibarıyla parafinin ve vazelinin kendi içinde de alt
ürün gruplarına ayrıldığı ve erime noktaları ve yağ oranlarına göre farklılaşan parafin
ürünlerinin birbirleriyle talep ikamesinin bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte,
gerek söz konusu farklılaşmanın üreticiler bakımından farklı sınıflandırmalara tabi
tutulması ve gerekse bu farklı özellikleri üretme konusunda üretici firmalar bakımından
arz ikamesinin mümkün olması dikkate alındığında “parafin” ve “vazelin” iki ayrı ilgili
ürün pazar olarak belirlenmiş ve daha dar bir ilgili ürün pazarı tanımlamasına gerek
görülmemiştir. 200
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Gerek parafin gerekse vazelin bakımından ithalat ve ihracatın piyasanın rekabetçi
yapısında önemli bir yer aldığı görülmektedir. Bu bakımdan yapılacak
değerlendirmelerde ithalat ve ihracatın etkileri de dikkate alınacak olmakla birlikte bu
dosya kapsamında ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Değerlendirme
I.3.1. Ekonomik Bütünlük
Şikayete konu olan AGS’nin kontrolünün Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesi, Mercan
Kimya’nın kontrolünün ise Hulusi Gürbüz SALGAR’ın kardeşi olan Gültekin Okay
SALGAR ve ailesine ait olduğu görülmektedir. Bu nedenle, Mercan Kimya’nın AGS ve 210
Tepar ile birlikte aynı ekonomik bütünlük içinde yer alıp almadığının belirlenmesi
gerekmektedir.
09-49/1220-308
6
İzne tabi birleşme-devralma işlemlerinin incelenmesi sırasında öncelikle işlemin
tarafları tespit edilerek söz konusu işlemdeki “ilgili teşebbüsler”in doğru bir biçimde
ortaya konulması gereklidir. 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “bağımsız karar
verebilen” ve “ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden” birimler teşebbüs olarak
nitelendirilmiştir.
4054 sayılı Kanun’daki tanıma uygun olarak ekonomik bakımdan bir bütün teşkil
edecek birimlerin diğer bir deyişle, ekonomik bütünlük olgusunun tespitinde hiyerarşik
olarak en üstte tek bir teşebbüs tarafından kontrol ediliyor olup olmadığı hususu önem 220
arz etmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki, 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin son fıkrasında
kontrolün kişiler veya teşebbüsler tarafından elde edilebileceği ifade edilmektedir.
Buna göre, gerçek kişilerce kontrol edilen teşebbüsler söz konusu olduğunda ilgili
teşebbüs kavramı açısından anılan gerçek kişilerin durumları dikkate alınacaktır.
Tebliğ’in 2. maddesinin (a) bendine göre, devralma işlemleri bakımından kendi
başlarına ekonomik faaliyetleri bulunan gerçek kişiler başlı başına bir teşebbüs olarak
kabul edilir ve bu kişilerin ekonomik faaliyetleri de değerlendirmelerde göz önüne alınır.
Gerçek kişiler tarafından kontrol edilen teşebbüsler söz konusu olduğunda, bu gerçek
kişiler ve bunların mensubu olduğu ailenin fertlerinden oluşan yapı grup olarak 230
nitelendirilmekte ve aile bireylerinin ekonomik bütünlük içinde olduğu kabul
edilmektedir.
İş hayatındaki ekonomik yapılanmalar en basit tek kişilik işletmelerden birbirlerine
ekonomik bağlarla bağlı büyük ekonomik gruplara doğru çok çeşitli oluşumlar
göstermektedir. Özellikle rekabet hukuku bakımından önem arz eden büyük ekonomik
gruplar, birbirlerine hissedarlık bağlarıyla bağlı tüzel kişiliklerin en yukarıda tek bir ana
şirket tarafından kontrol edildiği merkezi yapılanmalar gösterebildiği gibi, bir ailenin
değişik bireyleri tarafından ya da bu bireylerce ortaklaşa kontrol edilen çok sayıda tüzel
kişiliklerden oluşan bir grup yapılanması da mümkün olabilmektedir. Tam bu noktada
belirtmek gerekir ki, tüzel kişi teşebbüsler arasındaki ilişkiler bakımından “kontrol” testi 240
doğru ve geçerli bir test olmakla birlikte, tüzel kişilikler de nihai olarak gerçek kişiler
tarafından kontrol edildiğinden, söz konusu teşebbüs ya da teşebbüsleri kontrol eden
gerçek kişiler arasındaki ilişkiler için kontrol kavramının kullanılması mümkün değildir.
Gerçek kişiler söz konusu olduğunda bu gerçek kişiler arasındaki bağlantıların niteliği
ve derecesine bağlı olarak bu kişilerin ekonomik bütünlük içinde olup olmadıkları ve
dolayısıyla tek bir ekonomik karar mekanizması gibi değerlendirilip
değerlendirilemeyecekleri hususu, incelenerek açıklığa kavuşturulması gereken temel
meseledir.
Kurul’un günümüze kadarki kararlarında gerçek kişiler arasındaki ilişkilerin ekonomik
bütünlük teorisi bakımından nitelendirilmesindeki en önemli kriterlerin, aile bağları ve 250
ekonomik çıkar birliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buradaki önemli nokta, gerçek
kişiler arasındaki ilişkiler açısından “kontrol” kavramı değil, rekabet motivasyonunu
ortadan kaldıran “çıkar birliği” kavramının geçerli olmasıdır.
Doğal olarak bu noktada ekonomik bağların nitelik ve nicelik olarak hangi yoğunlukta,
aile bağlarının hangi derecede olması gerektiği sorusu akla gelmektedir. Kurul’un daha
önce almış olduğu çeşitli kararlarına bakıldığında, aynı soyadını taşıyan kişilerin “Grup”
olarak kabul edildiği1, bir ailenin beş farklı bireyince eşit paylarla kontrol edilen bir
şirketle bu bireylerden birinin kontrol ettiği şirketlerin ekonomik bütünlük
oluşturduğunun tespit edildiği2, hatta aynı soyadını taşımasalar dahi aradaki ekonomik
1 Kurul’un 7.8.2001 /01-39/391-100 sayılı Çimentaş ve 4.10.2002 tarih, 02-61/759-307 sayılı Parıltı-Sofra kararı.
2 Kurul’un 8.11.2007 tarih, 07-85/1039-401 sayılı Misbis kararı.
09-49/1220-308
7
bağlar ve/veya aile bağlarına dayanılarak bu kişilerin “…Grubu” olarak nitelendirildiği3 260
kararları mevcuttur. Aile bağlarının ekonomik bütünlük için yeterli görüldüğü Kurul
kararları mevcut olsa da, sadece bu bağlara bakılarak karar verilemeyecek durumlar
da söz konusu olabilir. Bu açıklamalar ve bahse konu içtihatlar doğrultusunda
ekonomik bütünlük olgusunun tanımlanması için izlenebilecek yol şu şekilde olmalıdır:
1) Kişiler ve/veya gruplar arasında ekonomik ve ailesel bağların bulunup
bulunmadığının tespiti,
2) Ekonomik bağların temelleri, niteliği, büyüklüğü ve bunların -varsa- bağımsız
faaliyetlerle karşılaştırılması,
3) Bu tespitlere dayanarak kişilerin çıkar birliği (unity of interest) içinde olup
olmadıklarının tespiti. 270
Bu sistematik çerçevesinde elde edilen tüm bilgiler birlikte değerlendirilerek ilgili gerçek
kişiler ve/veya grupların bir ekonomik bütünlük içinde yer alıp almadıkları
belirlenmelidir.
Şikayete konu olan tüzel kişilikler ele alındığında, AGS ve Mercan Kimya’nın hissedar
yapıları aşağıdaki gibidir.
Tablo 5 – AGS ve Mercan Kimya son beş yıl yönetim kurulu üyeleri
AGS Hissedarlar
(Yönetim Kurulu Üyeleri)
Hisse
Oranı
Mercan Kimya Hissedarlar
(Yönetim Kurulu Üyeleri)
Hisse
Oranı
Hulusi Gürbüz Salgar % 88 Gültekin Okay Salgar % 91
Ayten Salgar % 1 Berna Salgar % 5
Ebru Vural % 5 Berkin Salgar % 2
Ahu Salgar Kanat % 5 Yaşar Salgar % 1
Erol Toker % 1 Rabia Özcan % 1
Görüldüğü üzere AGS, Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesi; Mercan Kimya ise Gültekin
Okay SALGAR ve ailesi tarafından kontrol edilmektedir. Öte yandan raportörlerce
gerek AGS ve Mercan Kimya ile yapılan görüşmelerde, gerek parafin üreten diğer
firmalarla yapılan görüşmelerde ve gerekse parafin tüketen firmalarla yapılan 280
görüşmelerde, söz konusu kardeşler arasında ekonomik bir bağın ya da çıkar birliğinin
bulunmadığı, her ne kadar iki kardeş tarafından kontrol edilse de, AGS ve Mercan
Kimya’nın rakip teşebbüsler halinde piyasadaki faaliyetlerini sürdürdükleri belirtilmiştir.
Bu durum, şikayet sahibi Baykim tarafından da teyit edilmiştir. AGS ve Mercan
Kimya’nın yönetim kurullarında son beş yılda görev alan isimler incelendiğinde de
ortak isme rastlanmamaktadır.
Şüphesiz hissedarlar ya da yönetim kurulu üyeleri arasında ortak isimlerin
bulunmaması tek başına bu tüzel kişiliklerin ekonomik çıkar birliği oluşturmadıklarını
göstermek için yeterli değildir. Piyasada bu teşebbüslerin müşterisi konumundaki
firmaların da ürün alımında AGS ve Mercan Kimya’dan ayrı ayrı teklif aldıkları ve 290
zaman zaman temin kaynağını değiştirdikleri, bu şekilde teklif aşamasında bu firmalar
arasında fiyat rekabetinin sağlandığı belirtilmiştir. Nitekim tüketicilerden alınan fiyat
teklif belgeleri de bu firmaların rakip teşebbüs olarak faaliyet gösterdiklerini ortaya
koymaktadır. Bunun yanı sıra raportörlerce söz konusu teşebbüslerde yapılan yerinde
incelemeler esnasında da, bu iki teşebbüsün arasında bağ olduğunu gösteren
herhangi bir bilgi ya da belgeye ulaşılmamıştır. Bu noktadan hareketle, Hulusi Gürbüz
SALGAR ve ailesi kontrolünde yer alan AGS ile Gültekin Okay SALGAR ve ailesi
tarafından kontrol edilen Mercan Kimya farklı teşebbüsler olarak değerlerlendirilmiştir.
3 Kurul’un 9.1.2001 tarih, 01-03/10-3 sayılı Bilkom kararı.
09-49/1220-308
8
I.3.2. Hakim Durum Değerlendirmesi 300
Yapılan şikayette AGS’nin yıkıcı fiyat uygulayarak hakim durumunu kötüye kullandığı
ileri sürülmektedir. AGS’nin hakim durumuna ilişkin ön plana çıkarılan husus, AGS’nin
Tüpraş’dan ham madde alımında sahip olduğu yüksek kotalar nedeniyle rakiplerine
karşı avantajlı duruma geldiği iddiasıdır.
Tüpraş’dan elde edilen bilgilerden, 2006 yılına kadar yurtiçi tüketimine yönelik wax
ihtiyacı olan firmalara teslimat ve dağıtımın Petrol Ofisi A.Ş. tarafından, bununla
beraber ihraç edilecek ürünlerin imalatında kullanılmak üzere wax ihtiyacı olduğunu
bildiren firmalara ise Tüpraş tarafından teslimatın yapıldığı belirtilmiştir. Öte yandan
Tüpraş’ın özelleştirilmesinin ardından, 1.8.2006 tarihinden itibaren tüm wax
teslimatlarının Tüpraş tarafından yapılmaya başlandığı ifade edilmiştir. 310
Raportörlerce yapılan görüşmelerden kota sisteminin ilk başta, müşterilerin önceki
yıllara ait mal alım ve üretim miktarları ile tesislerinde yapılan incelemeler sonucunda
belirlendiği, daha sonraki yıllarda yeniden belirlenmesinde ise, müşterinin önceki yıllara
ait wax alımı, parafin üretimi ve Tüpraş’la olan ticari ilişkilerinde sorun olup olmadığı
dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Kotasının altında mal alan müşterilerin almadıkları
miktar diğer müşteriler arasında paylaştırılmaktadır. Önaraştırma sürecinde yapılan
görüşmelerde parafin üreticilerinin ağırlıklı olarak uygulanan kota sisteminin piyasadaki
rekabet koşulları üzerinde belirleyici olduğu belirtilmiştir. Tüpraş’ın wax çeşitlerinin
fiyatlandırılmasında uluslararası piyasa fiyatlarını ve bu ürünlerin rafineri içerisindeki
alternatif kullanım değerlerini dikkate aldığı görülmektedir. 320
Parafin üretimi bakımından ham madde (wax) ithalatı mümkün olsa da, eldeki veri
ithalatın mevcut durumda Tüpraş karşısında ciddi bir alternatif olarak ortaya
çıkmadığını göstermektedir. Aşağıdaki tabloda parafin üreten üç büyük firmanın son üç
yılda Tüpraş’tan alımları ve ham madde ithalat miktarları yer almaktadır:
Tablo 6 - Parafin üreten firmaların yıllar itibarıyla ham madde alımları
2006 2007 2008
Tüpraş İthalat Tüpraş İthalat Tüpraş İthalat
AGS 22.346 0 18.147 301 14.702 2.230
Tepar 3.744 520 3.410 0 3.376 0
Baykim 11.781 40 9.036 59 5.712 269
Mercan 8.987 3.539 12.145 1.280 10.741 1.385
Toplam 46.858 4.099 42.738 1.640 34.531 3.884
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere, her ne kadar ham madde olarak wax ithalatı
mümkün olsa da, Tüpraş ham madde kaynağı olarak belirleyici ve hakim bir konuma
sahiptir. Öte yandan, ham madde temininde kısıt olmakla birlikte, nihai ürün
bakımından pazarın ithalat ve ihracata açık olduğu ve pazarın rekabetçi yapısı
bakımından söz konusu ithalat imkanının rekabetçi bir baskı oluşturduğu 330
görülmektedir.
Dosyadaki bilgilerden, Parafin ve vazelin bakımından yıllar itibarıyla ithalat, ihracat ve
tahmini tüketim miktarları göstermektedir ki, parafin ve vazelin pazarları bakımından
rekabetçi yapının analizinde ilgili coğrafi pazarı sadece Türkiye ile sınırlamak doğru
olmayacaktır. 2008 yılı bakımından toplam tahmini tüketim 79.375.177 TL iken ithalatın
47.045.525 TL tutarında gerçekleştiği görülmektedir ki, bu tutar toplam tahmini yurt içi
tüketimin %59’u kadardır. Nitekim yurt dışı satışlara bakıldığında dünyanın birçok
bölgesine ihracatı yapıldığı görülmektedir. 2008 yılında yurt içinde parafin üreten
firmaların toplam ürün ihracatlarının 37.178.901 TL tutarında olduğu dikkate
alındığında, parafin ve vazelin pazarları bakımından rekabetçi yapının sadece yurt içi 340
üretici ve tüketicilerden oluşmadığı anlaşılmaktadır.
09-49/1220-308
9
Her ne kadar bu dosya bazında parafin pazarı ilgili ürün pazarı olarak tanımlanmış olsa
da, parafinin ve vazelinin homojen ürünler olmadıkları, erime noktaları ve yağ
oranlarına göre farklılaşan parafinlerin farklı müşteri ve müşteri grupları tarafından
talep edilebildiği ve bu ürünler arasında talep ikamesi bulunmadığı görülmektedir.
Örneğin ilaç endüstrisinde bilhassa sağlıkla ilgili kaygılardan ötürü farklı özellikteki
parafinler tercih edilirken mum üretiminde faaliyet gösteren tüketicilerin talep ettikleri
parafin türü farklılaşmaktadır. Bazı tüketicilerin parafin alımlarında özel nitelikli
parafinler için sadece ithalat seçeneğini kullanıp, diğer parafin ihtiyaçlarını yurt içi
üretiminden karşıladığı da görülmektedir. Parafin pazarında tüketiciler uygun fiyatta 350
parafin alabilmenin yanında, kalite olarak güvendiği sağlayıcılarla sürekli alışveriş
içinde olmayı tercih edebilmekte, ürün kalitesinde problem yaşadığı üreticilerden
parafin alımını keserek sağlayıcısını değiştirebilmektedir. Dolayısıyla sektördeki
rekabetçi avantajlar bakımından teşebbüslerin sadece kapasite ve fiyatlarının değil,
ürün kalitesinin de etken olduğu görülmektedir. Bununla birlikte şüphesiz hakim durum
analizinde dikkate alınması gereken en önemli unsur teşebbüslerin yurt içi pazar
paylarıdır. 2003 yılından itibaren gerçekleşen parafin ve vazelin satışları aşağıda
gösterilmiştir:
Tablo 7 - Parafin satışlarına ilişkin pazar payları4
Şirketler 2003 2004 2005 2006 2007 2008
AGS (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Tepar (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Arkimya (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Baykim (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Mercan (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Öztin (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Deskim (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Ardel (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Işıksan (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Yazganlar (….) (….) (….) (….) (….) (….)
İthalat5 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Toplam (….) (….) (….) (….) (….) (….)
360
Tablo 8 - Vazelin satışlarına ilişkin pazar payları6
Şirketler 2003 2004 2005 2006 2007 2008
Arkimya (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Baykim (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Mercan (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Deskim (….) (….) (….) (….) (….) (….)
İthalat (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Toplam (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Parafin pazarında Tablo-7’de de görüldüğü üzere, AGS ve Tepar’ın 2007 ve 2008
yıllarındaki toplam pazar payları sırasıyla %(….) ve %(….)’tür. 2009 yılında devralınan
Arkimya’nın ise ağırlıklı olarak vazelin pazarında faaliyet gösterdiği ve parafin
pazarında %(….)’lik bir pazar payına sahip olduğu görülmektedir. Bu pazar payları ile
Hulusi Gürbüz SALGAR ailesinin kontrolü altında bulunan grubun parafin pazarında
hakim durumda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Gültekin Okay SALGAR ve ailesinin
kontrol ettiği Mercan Kimya’nın da 2007 ve 2008 yıllarındaki pazar paylarının %(….) ve
%(….)olduğu görülmektedir. Bu iki tarafın aynı ekonomik bütünlük içinde yer aldığı
kabul edilse dahi, toplam pazar payları 2007 yılı için %(….) ve 2008 yılı için %(….) 370
olarak hesaplanmaktadır. Başka bir ifadeyle, şikayete konu tüm firmaların aynı
4 TL cinsinden alınan rakamlara göre hazırlanmıştır.
5 Tablolarda yer alan ithalat rakamları, TÜİK’den alınan toplam ithalat rakamından parafin üreticileri tarafından
yapılan toplam ithalat rakamı çıkarılarak hesaplanmıştır.
6 TL cinsinden alınan rakamlara göre hazırlanmıştır.
09-49/1220-308
10
ekonomik bütünlük içinde yer aldıkları kabul edilse dahi, bir hakim durum tespitinde
bulunmanın söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Vazelin pazarı ele alındığında ise, AGS ve Tepar’ın bu alanda faaliyetinin bulunmadığı,
2009 yılında kontrolü devralınan Arkimya’nın ise geçmişte sektörün lider firması
konumunda iken (Arkimya’nın 2003 yılı pazar payı %(….)’tür.), bu pazar payının yıllar
itibarıyla düştüğü ve 2008 yılında %(….)’lik bir orana gerilediği görülmektedir. Bu
itibarla Arkimya’nın ve dolayısıyla Arkimya’nın kontrolünü elinde bulunduran Hulusi
Gürbüz SALGAR ve ailesinin vazelin pazarında da hakim durumda bulunmadığı
anlaşılmaktadır. 380
Mercan Kimya’nın vazelin pazarında 2007 yılına kadar faaliyeti bulunmamakla birlikte,
2008 yılında girdiği bu pazarda %39’luk bir paya ulaşmıştır. Pazar payının %(….)
olması hakim durum tespiti için yeterli görülmemekle birlikte, Arkimya ile birlikte toplam
pazar payının %(….)’a ulaştığı görülmektedir. Daha önce de belirtildiği üzere, vazelin
pazarında ithalat ve ihracat önemli yer tutmaktadır. Ayrıca geçmiş yıllara ait pazar payı
bilgileri, firmaların pazardaki payının oldukça değişken bir yapıya sahip olduğunu ve
pazarın dinamik bir yapısının bulunduğunu göstermektedir. Vazelin pazarının bu
dinamik yapısında, pazarın küçük ölçekli olması da etkendir. Nitekim daha önce
faaliyeti olmayan Mercan Kimya, agresif bir giriş yaptığı pazarda daha ilk yılda
%(….)’luk bir paya sahip olmuştur. Mercan Kimya’nın pazara girmesiyle ürün 390
ithalatının oldukça düştüğü görülmektedir. Tablodan da görüldüğü üzere, ithalat
geçmişte %50 seviyelerindeyken, 2008 yılında bu oran %(….)’e düşmüştür. Aynı
şekilde yurt içinde üretim yapan firmaların yurt dışı pazarlara da yüksek miktarlarda
satış yaptıkları görülmektedir. Buradan hareketle, parafin ve vazelin pazarlarında salt
yurt içi pazar paylarının hakim durum tespiti için yeterli olmadığı, pazarın aynı anda
hem yüksek ithalat hem de yüksek ihracat rakamlarına sahip olmasından ötürü yurt içi
pazar payının tek başına hakim durum varlığını göstermediği düşünülmektedir. Mevcut
durumda pazar lideri olarak görünen Mercan Kimya’nın, yerleşik hakim durumdaki bir
teşebbüsten ziyade, pazara yeni giren bir teşebbüs olduğu dikkate alındığında, mevcut
durumda vazelin pazarında da bir hakim durumun söz konusu olmadığı 400
değerlendirilmektedir.
I.3.3. Hakim Durumun Kötüye Kullanılması
Yukarıdaki bölümde de belirtildiği üzere, gerek parafin gerekse vazelin pazarları -her
ne kadar üretici olabilme noktasında ham madde temini bakımından- bir takım kısıtlara
sahip olsa da, nihai ürün ithalat ve ihracatı bakımından dışa açık olduğu, pazar payları
ve büyüklükleri bakımından ele alındığında da, ne AGS ve bağlı şirketlerinin ne de
Mercan Kimya’nın hakim konumda bulunduğu görülmektedir. Hakim durum
bulunmadığı tespitinden yola çıkılması halinde, AGS’nin ya da Mercan Kimya’nın
faaliyetlerinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi
gerekliliği de kalmamaktadır. Kaldı ki, raportörlerce tüketicilerle yapılan görüşmelerde 410
AGS ve Mercan Kimya’nın fiyatlarının, özellikle parafin pazarında son dönemlerde ithal
ürün getirip satan rakiplerine göre yüksek kaldığı belirtilmiştir. Yapılan incelemeler
göstermektedir ki, piyasada tek bir fiyat oluşmamakta, her alım satımda sağlayıcı ve
alıcı arasında yapılan pazarlık ve belirlenen vadelere göre fiyatlar değişkenlik
göstermektedir. AGS’nin satış fiyatları incelendiğinde; örneğin AGS’nin P4 ürünü için
2009 yılının ilk altı ayı bakımından 1,06 TL/Kg +KDV ile 2,30 TL/Kg + KDV arasında
değişen fiyatlar bulunduğu, bu dönemde söz konusu ürüne ilişkin AGS’nin ortalama
değişken maliyetlerinin ise (……….) TL olduğu görülmektedir. Daha önce de belirtildiği
üzere parafinde hakim durum bulunmamakla birlikte, AGS yetkililerince söz konusu
düşük fiyat seviyesinin gerekçesinin, devir hızı artırılarak biriken yüksek maliyetli 420
parafin stoklarının azaltılması ve bu şekilde vadesi gelmiş borçların kapatılarak kriz
09-49/1220-308
11
dönemi etkilerinden korunma çabası olduğu belirtilmiştir. Şöyle ki, 2008 yılında ham
madde waxın kg fiyatı (….)-(….) TL seviyelerindeyken kotalarını kaybetmemek üzere
alım yapan AGS’nin 2008 yılı parafin stokları toplamı (……….) TL’ye ulaşmış, bununla
birlikte devam eden süreçte wax fiyatlarının (….)-(….) TL’ye gerilemesi sonucu düşen
fiyat seviyesinde AGS maliyetin altında da satış yapmak durumunda kalmıştır. Bu
açıklamalar kapsamında maliyetin altında yapılan satışların doğrudan kötüye kullanma
olarak kabul edilemeyeceği görülmekle birlikte, halihazırda hakim durum bulunmadığı
da dikkate alındığında, söz konusu teşebbüslerin fiyatlandırma politikalarında
tamamen serbest oldukları ve mevcut durumda Kanun’un 6. maddesi kapsamında 430
soruşturma açılmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığı değerlendirilmektedir.
I.3.4. Kanunun 4. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
Şikayette hakim durumun kötüye kullanılması yanında AGS, Tepar ve Arkimya’nın,
aralarında gizlice anlaşarak, kotaları seviyesinde olmamasına rağmen birbirlerine ham
madde transferi yaptıkları iddia edilmektedir. Yukarıdaki bölümde de yer aldığı üzere,
AGS’yi kontrol eden Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesi 2005 yılında Tepar’ı
devralmıştır. 2009 yılında ise Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesinin Arkimya’nın
%51,3’ünü devralarak kontrole sahip olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu tüzel
kişilikler arasındaki ilişkiler teşebbüsler arası anlaşma değil, tek bir teşebbüsün kendi
içindeki işlemleri niteliğindedir. Gültekin Okay SALGAR kontrolünde bulunan Mercan 440
Kimya’nın ayrı bir teşebbüs teşkil ettiği belirlenmekle birlikte, raportölerce gerek AGS
gerekse Mercan Kimya’da yapılan yerinde incelemeler ve sektörde yer alan
teşebbüslerle yapılan görüşmelerden, bu teşebbüslerin arasında rekabeti kısıtlayan bir
anlaşma ya da eylemin varlığına ilişkin bilgi ya da belge edinilmemiştir. Bu noktadan
hareketle Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir soruşturma açılmasını gerektirecek bir
durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
I.3.5. İzne Tabi Birleşme ve Devralmaların Rekabet Kurulu İzni Olmaksızın
Gerçekleştirildiği İddiası Açısından Başvurunun Değerlendirilmesi
Şikayet dilekçelerinde yer alan hususlardan biri de, AGS’nin piyasada Rekabet
Kurumuna bildirmeksizin gerçekleştirmiş olduğu devralmalar ile hakim duruma geçtiği 450
şeklindedir. Yukarıda belirtildiği üzere parafin ve vazelin pazarında bir hakim durum
bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu noktadan hareketle, gerçekleştirilen
devralmaların yeni bir hakim durum yaratmasının ya da mevcut bir hakim durumu
güçlendirmesinin, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 7 maddesi kapsamında izin
verilmemesi gereken bir devralma işlemi olmasının söz konusu olmayacağı
düşünülmektedir. Bununla birlikte, dosya kapsamında bildirim yükümlülüğü
bakımından incelenmesi gereken iki devralma işlemi olduğu görülmektedir. Bunlardan
ilki Tepar’ın AGS tarafından devralınması işlemi, ikincisi ise Arkimya’nın AGS
tarafından devralınması işlemidir.
I.3.5.1. Tepar’ın AGS Tarafından Devralınması İşlemi 460
9.11.2005 tarih ve 6427 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nin kayıtlarının incelenmesi
sonucu, Tepar hisselerinin el değiştirdiği, şirket hisselerinin, AGS’nin mevcut
hissedarları olan Hulusi Gürbüz SALGAR, Ayten SALGAR, Ebru VURAL ve Ahu
Salgar KANAT’a satıldığı anlaşılmaktadır. Hisse devir öncesi ve sonrası hissedarlık
yapısını gösteren tablo aşağıdadır. Bu işlem sonunda Tepar’ın kontrolünün AGS’nin
hisselerini de elinde bulunduran Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesine geçtiği
görülmektedir. Bu haliyle söz konusu işlem 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi (b) bendi
kapsamında bir devralma işlemidir.
470
09-49/1220-308
12
Tablo 9 – Devir öncesi ve devir sonrası Tepar Hissedar yapısı
Devir Öncesi Hissedarlık Yapısı Oran Devir Sonrası Hissedarlık Yapısı Oran
Aydoğan San % 91,998 Hulusi Gürbüz Salgar % 69,29
İsmail Sulhi Çoşkuner % 6,75 Ayten Salgar % 10
Enver Turhan Sunar % 0,25 Ebru Vural % 10
Serkan San % 0,001 Ahu Salgar Kanat % 10
Selçuk San % 0,001 Gencer Koyuncuoğlu % 0,71
Gencer Koyuncuoğlu % 1
Toplam % 100 Toplam % 100
Hem Tepar, hem de AGS’nin vazelin pazarında herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır.
Öte yandan her iki şirket de devralma öncesi ve sonrasında parafin pazarında faaliyet
göstermektedir.
Dosyadaki bilgilerden, Tepar’ın AGS tarafından devralınması işleminin 2005 yılında
gerçekleştiği dikkate alındığında, AGS ve Tepar’ın 2004 yılı toplam pazar payı ve
cirolarının 1997/1 sayılı Tebliğ’de öngörülen ciro ve pazar payı eşiklerinin altında
kaldığı, dolayısıyla 2005 yılında gerçekleştirilen Tepar’ın hisselerinin Hulusi Gürbüz
SALGAR ve ailesi tarafından devralınması işleminin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında
Rekabet Kurulu iznine tabi bir işlem olmadığı anlaşılmaktadır. 480
I.3.5.2. Arkimya’nın AGS Tarafından Devralınması İşlemi
19.6.2009 tarih ve 7336 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nin kayıtlarının incelenmesi
sonucu AGS’nin sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Gürbüz SALGAR’ın
Arkimya’nın hisselerinin %51.2’sini devraldığı anlaşılmaktadır. Arkimya’nın hisse devir
öncesi ve sonrası hissedarlık yapısı aşağıda yer almaktadır:
Tablo 12 – Arkimyanın hisse devir öncesi ve sonrası hissedarlık yapısı
Arkimya (2008) Hisse Oranı Arkimya (2009) Hisse Oranı
Hüseyin Onur Palaz % 96,7 Hulusi Gürbüz Salgar % 51,2
Nadi Sezgin % 0,002 Ebru Salgar % 0,05
Mehmet Ali Emiroğlu % 0,007 Ahu Salgar Kanat % 0,05
Safiye Palaz % 0,022 Hüseyin Onur Palaz % 37,3
Tekin Altıner % 0,002 Mehmet Ali Emiroğlu % 11,4
Toplam % 100 Toplam % 100
Devir işlemi sonrasında Hulusi Gürbüz Salgar’ın Yönetim Kurulu Başkanı olarak tayin
edildiği anlaşılmaktadır. Şirketin esas mukavelesi incelendiğinde karar nisabına ilişkin
22. maddesinde, “Türk Ticaret Kanununun daha fazla ekseriyet aradıkları haller saklı
olmak üzere, umumi heyet toplantılarında karar alınabilmesi için, hazır bulunan pay 490
sahiplerinin en az %51 inin, yani hazır bulunan hissedarların temsil ettikleri sermaye
miktarlarının %51 sahibi olan hissedarların o husus lehinde oy vermiş olmaları
gerekir…” hükmü yer almaktadır. Bu hükümden hareketle, söz konusu devir işlemi ile
Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesinin Arkimya’nın tam kontrolünü devraldığı
anlaşılmaktadır. Bu kapsamda söz konusu işlemi 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin
(b) bendi kapsamında bir devralma işlemidir.
AGS ve Arkimya’nın her ikisi de parafin pazarında faaliyet göstermektedir. Bununla
beraber vazelin pazarında sadece Arkimya yer almaktadır. Dosyadaki bilgilerden, 2008
yılı itibarıyla parafin ve vazelin pazarlarında tarafların toplam pazar payı ve cirolarının
1997/1 sayılı Tebliğ’de öngörülen ciro ve pazar payı eşiklerinin altında kaldığı, 500
dolayısıyla söz konusu işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında Rekabet Kurulu iznine
tabi bir işlem olmadığı anlaşılmaktadır.
09-49/1220-308
13
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
1. AGS Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş., Tepar Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş., Arkimya 510
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Mercan Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında 4054
sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri kapsamında soruşturma açılmasına gerek
olmadığına, şikayetin reddine,
2. Tepar Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş. hisselerinin Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesi
tarafından devralınması işleminin 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de belirlenen eşiklerin altında
kalması nedeniyle anılan işlemin Rekabet Kurulu iznine tabi olmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 520
Başkan V.
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Mehmet Akif ERSİN
Doç. Dr. Mustafa ATEŞ İsmail Hakkı KARAKELLE
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY
Murat ÇETİNKAYA Reşit GÜRPINAR
Full & Egal Universal Law Academy