Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-2-210 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 09-59/1435-373
Karar Tarihi : 16.12.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.) 10
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Ekrem SOLMAZ, Esma GÜNDOĞDU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Türk Ytong Sanayi A.Ş.
D. TARAFLAR : - Türk Ytong Sanayi A.Ş. 20
Kaynarca, Pendik 34899 İstanbul
- Türk Ytong Sanayi A.Ş. Yetkili Satıcıları
E. DOSYA KONUSU: Türk Ytong Sanayi A.Ş tarafından Yetkili Satıcılara yönelik
uygulanması planlanan “YTONG Yetkili Satıcılık Münhasırlık Primi”ne ilişkin
duyuruya 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit verilmesi
talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 16.07.2009 tarih, 6780 sayı ile giren,
eksiklikleri en son 10.11.2009 tarih ve 8061 sayı ile tamamlanan başvuru üzerine
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey 30
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili hükümleri çerçevesinde yapılan
inceleme sonucunda düzenlenen 09.12.2009 tarih ve 2009-2-210/MM-09-ESO sayılı
Menfi Tespit Ön İnceleme Raporu, 11.12.2009 tarih, REK.0.06.00.00-130/512 sayılı
Başkanlık önergesi ile 09-59 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda, Türk Ytong Sanayi A.Ş. tarafından
yapılan başvuruda yetkili satıcılara yönelik uygulanması planlanan “YTONG Yetkili
Satıcılık Münhasırlık Primi”ne ilişkin duyuruya Kanun’un 4. ve 6. maddelerine aykırılık
teşkil edebileceği nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi
tespit verilemeyeceği ifade edilmiştir. 40
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Türk Ytong A.Ş. (Türk Ytong)
Alman Ytong International lisansı ile 04.11.1963 tarihinde kurulan ve esas itibarıyla
gazbeton sektöründe faaliyet gösteren Ytong, gazbeton üretimini Pendik, Saray
(Tekirdağ), Antalya ve Bilecik tesislerinde gerçekleştirmektedir. Ayrıca Gaziantep
Ytong Sanayi A.Ş. unvanlı bir iştiraki vasıtasıyla da Gaziantep’te de üretimi
09-59/1435-373
2
bulunmaktadır. Ytong, Türkiye’de lisanslı duvar malzemesi üretimi yapan ilk firma
olup kuruluşundan beri duvar malzemesi pazarında yer alan bir teşebbüstür.
H.1.2. Türk Ytong Yetkili Satıcıları 50
Türk Ytong’un halihazırda Marmara, Ege, İç Anadolu, Akdeniz ve Karadeniz
Bölgelerine yayılmış durumda (….) adet Türk Ytong yetkili satıcısı bulunmaktadır. Söz
konusu yetkili satıcıların tümü muhtelif gazbeton duvar malzemelerinin yanısıra diğer
inşaat malzemelerinin pazarlama ve satışını da yapmakla birlikte, Türk Ytong’dan
gazbeton ve gazbetonla ilgili tutkal, harç, montaj ve el aletleri gibi duvar malzemesi
dışında herhangi bir ürün almamaktadırlar. Türk Ytong’un halihazırdaki yetkili
satıcıları arasında Türk Ytong’un ürünlerine rakip olabilecek kendilerine ait markalı
ürünü olanlar bulunmamaktadır.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı 60
Bildirim formunda ilgili ürün pazarının “yapılardaki duvar pazarı “olarak tanımlanması
gerektiği belirtilmiştir. Ancak Türk Ytong’un faaliyet alanı “gazbeton” olarak bilinen
duvar ve yapı malzemeleri ile bu malzemelerin tesisatında kullanılan tutkal ve
harçların, montaj aparatları ve el aletlerinin üretimi ve satışıdır. Öte yandan yetkili
satıcılara yapılacak menfi tespit başvurusuna konu olan indirim uygulanmasının da
gazbeton ürününe ve diğer Ytong ürünleri olan Ytong tutkalı, Ytong sıvası, Ytong
montaj ve Ytong el aletlerine yönelik olacağı bildirilmektedir.
Rekabet Kurulu’nun 30.05.2006 tarihli ve 06-37/477-129 sayılı kararında gazbeton
üretim ve satış süreci ile ilgili olarak şu değerlendirmeler yapılmıştır:
“…Gazbeton, bünyesindeki milyonlarca gözenek nedeniyle ısı yalıtımı değeri çok 70
yüksek, hafif, esnek, depreme ve yangına karşı dayanıklı bir yapı malzemesidir. Her
türlü betonarme, çelik, ahşap, prefabrike ve yığma yapının iç ve dış duvarlarında
kullanılabilen söz konusu yapı malzemesi, tek katlı ve çok katlı konutlarda, sosyal ve
turistik tesislerde, ticari ve sanayi yapılarında yaygın bir kullanıma sahiptir.
Gazbetonun üretiminde kullanılan temel hammadeler kuvarsit, çimento, kireç ve
alçıtaşıdır. Değirmende öğütülen kuvarsit; çimento, kireç, alüminyum tozu ve su ile
karıştırıldıktan sonra elde edilen gazbeton harcı formelere dökülür. Gazbeton harcı,
içinde bulunan kirecin su ile reaksiyona girmesi sonucu yüksek ısı açığa çıkar. Açığa
çıkan bu ısı alüminyum tozunun kabartıcı etkisiyle gazbeton hamurunun kabarmasını
ve gözenekli bir yapı kazanmasını sağlar. Kabaran ve gözenekli bir yapıya sahip olan 80
bu kütle belli bir sertlik kazandıktan sonra otomatik kesme makinasında çelik teller
yardımıyla TSE normlarına uygun ölçülerde kesilir. Önyapımlı donatılı elemanların
çelik hasırları, otomatik punto kaynak makinalarında hazırlanır. Hazırlanan çelik
hasırlar bitümle kaplanır ve döküm kalıplarına önceden monte edildikten sonra
üzerlerine gazbeton harcı dökülür. Kesim işlemi tamamlanan gazbeton kütlesinin
düşük yoğunluk ve yüksek basınç mukavemetine erişmesi için otoklavlarda 12
atmosfer basınç ve 190 °C sıcaklıktaki doymuş buharla 11-12 saat süre ile
sertleştirilir. Malzeme otoklavlardan çıktıktan sonra TSE normlarına uygun
mukavemet ve hacim sertliğine ulaşmış olur. Bundan sonra otomatik boşaltma
makinalarında boşaltılır ve stok sahasına alınarak piyasaya sunum için hazır hale 90
getirilir.
09-59/1435-373
3
Gazbeton yapı malzemelerinin son kullanıcıya özellikle büyük tüketicilere satışı
doğrudan üretici firmalar tarafından yapılabilmekte, ancak satışlar daha yaygın olarak
ana ve tali bayiler aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. İnşaat sektöründe faaliyet
gösteren teşebbüsler ve müteahhitler ürünün son kullanıcısı durumundadır…”
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında dosya konusu menfi tespit başvurusunun
değerlendirilmesi bakımından ilgili ürün pazarı, gazbeton ürününün tuğla, bimsblok,
briket gibi diğer duvar malzemelerinden üretim süreci açısından arz ikamesi 100
yönünden; deprem ve ısı ve ses yalıtımında sağladığı avantajlar, fiyat düzeyinin
değişik ve hafif bir ürün olma özelliği taşıması açısından talep ikamesi yönünden
ayrılması nedeniyle “yapılardaki duvar pazarı” olmadığı, “gazbeton duvar ve yapı
malzemeleri” olduğu kanaatine varılmıştır.
Gazbeton duvar ve yapı malzemeleri, yapı malzemeleri ve yapı elemanları olarak iki
ana gruba ayrılmakta; yapı malzemeleri kendi içerisinde tutkalla uygulanan duvar
blokları, asmolen bloklar ve yalıtım plakaları şeklinde üç tip; yapı elemanları ise kendi
içerisinde kapı ve pencere lentoları, döşeme plakaları, çatı plakaları, düşey ve yatay
duvar elemanları, yalıtım elemanları gibi altı tip ürün barındırmaktadır
Ayrıca, menfi tespit başvurusuna konu olan yetkili satıcılara yapılacak indirim 110
uygulanmasının Ytong tutkalı, Ytong sıvası, Ytong montaj ve Ytong el aletlerini de
içereceği bildirilmekte ise de indirim konusu olan ürünlerin asıl önemli ve öncelikli
kısmını gazbeton duvar ve yapı malzemeleri oluşturduğundan ilgili ürün pazarı olarak
"gazbeton duvar ve yapı malzemeleri” belirlenmiştir.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
“Münhasırlık Primi”nin muhatabı olan Türk Ytong yetkili satıcılarının Marmara, Ege, İç
Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde dağılmış olması, bu bölgelerin dışında
satış yapmanın Türk Ytong açısından pek ekonomik olmaması, anılan bölgelerin
işlemden Türkiye’nin diğer bölgelerine nazaran çok daha fazla etkilenecek olmaları 120
nedeniyle ve Kurul’un Antalya Ytong San. ve Tic. A.Ş.’nin Türk Ytong tarafından
devralınması ile ilgili 11.04.2007 tarih ve 07-31/318-116 sayılı kararındaki
gerekçelere paralel biçimde ilgili coğrafi pazar “Marmara, Ege, İç Anadolu,
Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri” olarak belirlenmiştir.
H.3. Yetkili Satıcılara Yapılacak Duyuru’nun Niteliği
Türk Ytong tarafından menfi tespit belgesi verilmesi talep edilen duyuru;
“ Yetkili Satıcılara Duyuru;
YTONG Yetkili Satıcılık Münhasırlık Primi işyerinde sadece YTONG ürünleri satan,
aynı gruplarda başka bir ürün teşhir edip satmayan tüm Yetkili Satıcılara ödenecek 130
primdir. Bu prim, 2009 yılı için azami %(….) olup, her yıl sonunda perakende cirosuna
uygun olarak peşin, malen ya da cari hesaba mahsuben verilecektir.”
şeklindeki ifadeden ibaret olup, söz konusu duyuru sonrası, yetkili satıcılardan
münhasırlığı tercih edenler Türk Ytong’un rakiplerine ait Ytong ürünlerinin muadili
olan ürünlerin tedariğini ve satışını yapmayacaklar, sattıkları takdirde kendilerine
“Münhasırlık Primi” ödenmeyecektir.
09-59/1435-373
4
Duyurunun amacının, sadece Ytong ürünleri satışı yapan yetkili satıcıların satış ve
pazarlama giderlerine katkıda bulunmak ve sadece Ytong ürünü satmayı isteyen
yetkili satıcıların yapılacak anlaşma ile teşvik edilmesi olduğu bildirilmektedir.
Öte yandan dosya konusu başvuruda içeriği yukarıda belirtilen Yetkili Satıcılık 140
Münhasırlık Primine İlişkin Duyuru’nun 4054 sayılı Kanun’un özel olarak 4. maddesi
2. fıkrası (e) bendine aykırı olup olmadığının tespiti ve olmadığı takdirde menfi tespit
kararının verilmesi talep edilmektedir.
Türk Ytong tarafından daha evvelden imzalanmış olan “Yetkili Satıcılık
Sözleşmeleri”nin, kabul edilen yeni şartlara göre revize edileceği bildirilmiş ve
hâlihazırdaki yetkili satıcılık sözleşmelerinin bir örneği 13.10.2009 tarih ve 7354 sayı
ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nin 1. maddesinde, yetkili satıcılığın konusu, “Şirket’in
İstanbul/Pendik, Tekirdağ/Saray, Bilecik/Bayırköy ve Antalya/Organize Sanayi
Bölgesi’nde kurulu fabrikalarında ürettiği Ytong gazbeton yapı elemanları ile diğer 150
ürünlerin piyasasını yaratmak için kaynak aramak, tüm kamu ve özel sektör
kuruluşları ve kişilerle temaslarda bulunmak ve faaliyetleri hakkında Şirket’e her ay
yazılı bilgi vermek ve Ytong ürünlerinin Yetkili Satıcı tarafından satın alınarak
satıcılığının yapılması…” olarak belirtilmektedir.
H.4. Pazarın Yapısına İlişkin Bilgiler
“Gazbeton duvar ve yapı malzemeleri” olarak belirlenen ilgili ürün pazarında faaliyet
gösteren firmaların pazar payları Türk Ytong tarafından, Ytong için %(….), AKG için
%(….), Nuh Yapı için ise %(….) olarak bildirilmiştir. Ancak rakiplerden elde edilen
belgelerde, Türkiye’de gazbeton üretimi yapan teşebbüsler arasında, anılan üç 160
teşebbüs dışında Türk Ytong’un iştiraki olduğundan rakibi sayılamayacak Gaziantep
Ytong Sanayi A.Ş.’ye ve ayrıca Martu İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(Martu) unvanlı bir teşebbüse de yer verilmiştir.
Martu’nun Mardin ili Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikası, MARTU markasıyla
gazbeton üretimi yapmaktadır. Martu yurtiçinde başta Güneydoğu ve Doğu Anadolu
Bölgeleri olmak üzere, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerine de satışlar
gerçekleştirmektedir1. Bu bakımdan Türk Ytong A.Ş.’nin rakiplerinden biri olduğu
sonucuna varılmıştır.
Türk Ytong, Türkiye’de lisanslı duvar malzemesi üretimi yapan ilk firma olup,
kuruluşundan beri ilgili ürün pazarında faaliyet göstermesi bakımından da marka 170
bilinirliği en yüksek olan gazbeton firmasıdır. Diğer taraftan başvuru formunda ilgili
ürün pazarında hiçbir giriş engeli bulunmadığı ifade edilmekteyse de son yıllarda
pazara giriş ve çıkışlarda herhangi bir değişiklik olmadığı da belirtilmesi gereken bir
husustur.
Yine başvuruda bulunan teşebbüs tarafından gönderilen bilgilere göre ilgili pazarda,
genel olarak son tüketici olan müteahhitlere yapılan satışların %60-70 arasında bir
kısmı yetkili satıcılar aracılığı ile gerçekleşmekte, Türk Ytong yetkili satıcılarının
yaklaşık %95’inden fazlası söz konusu Münhasırlık Primi’nin uygulanacağı ürünler
olan gazbeton duvar ve yapı malzemeleri ile tesisatında kullanılan harç, tutkal,
montaj ve el aletleri dışında diğer inşaat malzemelerinin de ticaretini yapmaktadırlar. 180
1 (erişim tarihi 22.11.2009)
09-59/1435-373
5
Bu hususun AKG ve Nuh Yapı’nın satışını gerçekleştiren yetkili satıcılar ve bayiler
için de geçerli olduğu görülmektedir.
AKG’nin satış sistemi içerisinde, hâlihazırda (….) yetkili satıcısı, (….) de çerçeve
sözleşmeli satıcısı bulunmaktadır. AKG’nin Ege, Marmara, İç Anadolu Bölge
müdürlüklerine bağlı yetkili satıcıları için de (….) tanesinin rakip gazbeton ürünlerinin
de satışını gerçekleştirdikleri bildirilmektedir.
Nuh Yapı’nın ise 2009 yılında faaliyete başlayan münhasır bayisi olan ve aynı
zamanda bağlı olduğu grup Nuh Çimento’ya ait Nuh Beton dışında, münhasır
olmayan bağımsız (….) bayisi bulunmaktadır. Bağımsız Nuh Yapı bayileri ise rakip
firmaların ürünlerinin satışını yapabilmektedir. 190
Türk Ytong2 ve rakip teşebbüsler tarafından gönderilen bilgiler çerçevesinde
hazırlanan aşağıdaki tabloda gazbeton üreticilerinden Türk Ytong ve rakiplerinin
2008 ve 2009 yılları (Ocak-Eylül) ayları kurulu üretim kapasiteleri, üretim miktarları ve
kapasite kullanım oranları yer almaktadır:
Tablo 1:Türk Ytong ve Rakip Gazbeton Üreticilerinin 2008 ve 2009 Yılları Üretim Kapasiteleri (En Son
Kurulu Olan), Üretim Miktarları ve Kapasite Kullanım Oranları
Gazbeton Yıllık Üretim
Kapasitesi (m³)/yıl
Gazbeton Üretim Miktarı
(m³)
Gazbeton Üretimi
Kapasite Kullanım
Oranı (%)
Teşebbüs
2008 2009 2008 2009 2008 2009
Türk Ytong (……….) (……….) (……….) (……….) (….) (….)
AKG (……….) (……….) (……….) (……….) (….) (….)
Nuh Yapı (……….) (……….) (……….) (……….) (….) (….)
Martu (……….) (……….)
2009 yılı üretim miktarı verileri Ocak-Eylül ayları arasındaki dönemi kapsamaktadır.
2009 Yılı Kapasite Kullanım Oranları, üretim miktarına ilişkin veriler dokuz aylık dönemi kapsadığı
için 2009 yılına ilişkin yıllık kapasitelerin dokuz aylık kısmına tekabül eden kapasitelere göre 200
hesaplanmıştır.
Nuh Yapı’dan gelen belgelerde 2008 Eylül ve 2009 Eylül aylarında 100.000’er m³’lük kapasite
artırımlarına gidildiği ifade edilmiştir. Kapasite kullanım oranları bu artırımların tarihleri dikkate alınarak
bir oranlama ile hesaplanmıştır3.
Türk Ytong yetkili satıcılarının kâr marjlarının satılan ürün miktarı ile değişmekle
beraber %(….) ila %(….) arasında olduğu belirtilmektedir. Ayrıca yetkili satıcıların
alımları, karşılaştıkları talebe bağlı olarak süreklilik arz etmekle beraber periyodik bir
düzeni haiz değildir. Türk Ytong ürünlerinin nihai tüketicilere yapılan satışları Türk
2 Türk Ytong tarafından verilen ve Kurum Kayıtlarına 15.10.2009 tarih ve 7407 sayı ile giren bilgilerde
Türk Ytong’un mevcut kapasitesi (……….) m³/yıl olarak belirtilmişse de bu rakamın Türk Ytong’un
iştiraki Gaziantep Ytong Sanayi A.Ş.’nin (……….) m³/yıl olan kapasitesinin eklenerek belirtildiği tahmin
edilmektedir. Nitekim Türk Ytong’un internet sitesinde 16.11.2009 tarihi itibarıyla ulaşılan bilgilere
göre, Ytong Grubu’nun Türkiye’deki toplam kapasitesi (……….) m³/yıl, Türk Ytong’un toplam
kapasitesi ise (……….) m³/yıldır.
3 2008 yılı için, ilk sekiz ay 200.000, kalan dört ay 300.000 olarak, toplam yıllık kapasite
(200.000/12×8)(300.000/12×4)=233 şeklinde belirlenmiş, aynı işlem 300.000 ve 400.000 rakamları
ile 2009 yılı için de tekrarlanmıştır, üretim miktarları Eylül ayına kadar verilmiş olduğundan
(300.000/12×8)(300.000/12)=225 olarak hesaplama yapılmıştır.
09-59/1435-373
6
Ytong yetkili satıcıları, satış kanalı içinde “Tali Satıcılar” adı verilen bağımsız satıcılar 210
ve doğrudan doğruya Türk Ytong tarafından yapılan satışlar olmak üzere toplam üç
kanaldan gerçekleşmektedir.Türk Ytong’un, 2008 ve 2009 yılları gazbeton ürününe
ilişkin yurt içi satış miktarları ve yurtiçi net satış gelirlerine aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir:
Tablo 2: Türk Ytong’un ve Türk Ytong Satış Kanallarının 2008 ve 2009 Yılları Gazbeton Yurt İçi Satış
Miktarları ve Net Satış Gelirleri
Gazbeton Yurt İçi Satış
Miktarı (m³)
Gazbeton Yurt İçi Net Satış
Geliri (TL)
Satışı Gerçekleştiren Teşebbüs
2008 2009 (Ocak-Eylül) 2008
2009
(Ocak-Eylül)
Türk Ytong A.Ş. (T.Yt)
(Toplam)
(……….) (……….) (……….) (……….)
T.Yt Yetkili Satıcıları
(……….) (……….) (……….) (……….)
T.Yt Tali Satıcıları (Bağımsız
Satıcılar)
(……….) (……….) (……….) (……….)
T.Yt (Nihai Tüketicilere
Doğrudan Yapılan Satışlar)
(……….) (……….) (……….) (……….)
Aşağıda, Türk Ytong ve ilgili pazarda yer alan rakiplerinden gelen bilgiler
çerçevesinde hazırlanan, ilgili pazardaki teşebbüslerin üretim kapasitesi, üretim 220
miktarı, yurtiçi satış miktarı ve yurtiçi satış gelirlerine ilişkin rakamlar ve pazar
paylarına ilişkin karşılaştırmalı bir tablo yer almaktadır:
Tablo 3: Türk Ytong ve Rakipleri AKG, Nuh Yapı ve Martu’ya ait 2008 Yılı Üretim Kapasitesi, Üretim
Miktarı, Yurtiçi Satış Miktarı ve Satış Geliri Rakamları ve Pazar Payları4
Gazbeton Yıllık
Üretim Kapasitesi
Gazbeton Üretimi
Gazbeton Yurtiçi
Satışı
Gazbeton Yurtiçi
Satış Geliri
Teşebbüs
Kapasite(
m³/yıl)
Oran
(%)
Miktar
(m³)
Pazar
Payı
(%)
Miktar
(m³)
Pazar
Payı
(%)
Miktar
(TL)
Pazar
Payı
(%)
Türk Ytong (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….)
AKG (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….)
Nuh Yapı (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….)
Martu (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….)
Toplam (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….) (……….) (….)
4Dosya mevcudu belgelerde Martu’nun üretim miktarı, yurtiçi satış miktarı ve yurtiçi satış gelirine ilişkin
bilgi bulunmadığından ilgili pazardaki pazar payları hesaplanırken toplama diğer üç teşebbüsün üretim
ve yurtiçi satış miktarları ile yurtiçi satış geliri rakamları dahil edilmiştir. Pazar payı hakkında kararda
verilen tüm bilgiler aksi belirtilmediği sürece bu tabloya dayanmaktadır.
09-59/1435-373
7
H.5. Menfi Tespit Değerlendirmesi 230
H.5.1. Değerlendirmenin Kapsamı, İnceleme Metodu ve Münhasırlık Priminin
4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Açısından Değerlendirilmesi
Dosya konusu menfi tespit başvurusu “YTONG Yetkili Satıcılık Münhasırlık Primi
işyerinde sadece YTONG ürünleri satan, aynı gruplarda başka bir ürün teşhir edip
satmayan tüm Yetkili Satıcılara ödenecek primdir. Bu prim, 2009 yılı için azami %3
olup, her yıl sonunda perakende cirosuna uygun olarak peşin, malen ya da cari
hesaba mahsuben verilecektir” şeklindeki Duyuru’ya ilişkindir. Söz konusu duyuruda
öngörülen münhasırlık koşulunu kabul eden yetkili satıcıların ödülü her yıl sonunda
çeşitli biçimlerde verilebilecek olan %(….) primdir.
Menfi tespit başvurusunda, anılan duyurunun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi 2. 240
fıkrasının (e) bendine aykırı olup olmadığının tespiti ve aykırı olmadığının tespiti
halinde menfi tespit kararının verilmesi talep edilmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin (e) bendinde “Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük
ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması” yoluyla rekabetin
engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran
yahut doğurabilecek nitelikte anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliği
kararları yasaklanmaktadır.
4054 sayılı Kanun’un “Menfi Tespit” başlıklı 8. maddesi ise “İlgili teşebbüs veya
teşebbüs birliklerinin başvurusu üzerine Kurul, elinde bulunan bilgiler çerçevesinde
bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya birleşme ve devralmanın bu Kanunun 4, 6 ve 7 250
nci maddelerine aykırı olmadığını gösteren bir menfî tespit belgesi verebilir."
hükmünü amirdir. 8. maddenin lafzına bakıldığında menfi tespit başvurularında Kurul
tarafından yapılacak değerlendirmelerde Kanun’un 4., 6. ve 7. maddelerinin tümü
açısından bir inceleme yapılacağı, anılan maddelerin herhangi birine aykırılık halinde
menfi tespit belgesi verilemeyeceği şeklinde bir yorum yapılabilmektedir. Söz konusu
maddenin gerekçesinde ise “Teşebbüsler ve teşebbüs birlikleri yaptıkları anlaşma,
karar, uyumlu eylem veya yoğunlaşmaların yasal belirliliğini ve güvenliğini sağlamak
amacıyla Rekabet Kuruluna başvurarak yaptıkları işlemlerin rekabet kurallarına
aykırılık teşkil etmediğine dair bir belgenin kendilerine verilmesini isteyebilmelidir. Bu
ticari hayatın belirsizlikten kurtulması açısından bir zorunluluktur.” ifadeleri yer 260
almaktadır. Madde gerekçesine bakıldığında, Kanun koyucu tarafından ticari hayatın
belirsizlikten kurtulması ve yasal güvenliğin sağlanmasının amaçlandığı
görülmektedir. Bu çerçevede 18.10.2007 tarihli, 07-79/980-378 sayılı ve 15.05.2008
tarihli 08-33/421-147 sayılı kararlarda olduğu gibi Kurul kararlarının çok büyük bir
kısmında başvuru konusu uygulama veya sözleşmelerin Kanun’un 4., 6. veya 7.
maddelerine aykırılık teşkil eden veya edebilecek kısımları belirtilerek grup muafiyeti/
bireysel muafiyet incelemesine geçilmektedir.
Öte yandan, dosya konusu başvuruda, 4. maddenin (e) bendi açısından bir
değerlendirme yapılması ve bu hükümden menfi tespit kararı verilmesi talep
edilmektedir. Bu bağlamda Kurul’un, Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından nihai 270
satış noktalarıyla imzalanmak üzere hazırlanan tip dikey sözleşmelere rekabeti
kısıtlayıcı herhangi bir hüküm içermemesi nedeniyle ve talep doğrultusunda 4054
sayılı Kanun’un sadece 4. maddesi açısından menfi tespit belgesi vermiş olduğu
10.04.2008 tarih ve 08-28/320-104 sayılı kararını zikretmek gerekmektedir. Anılan
kararda Kurul, “Sözleşme’de düzenlenen hedeflerin ve teşviklerin rekabeti kısıtlayıcı
bir amaç ve plan doğrultusunda uygulanabilme (kötüye kullanma) ihtimali olmakla
birlikte, peşinen böyle olduğu varsayımının da doğru olmayacağı kanaatine
09-59/1435-373
8
varılmıştır. Verilecek menfi tespit belgesi mevcut durumun tespiti niteliğinde
olduğundan geleceğe dönük bir garanti vermediği gibi talebe uygun olarak Kanun’un
6. maddesini de kapsamamaktadır. Dolayısıyla Sözleşme’nin ilgili hükümlerinin 280
bağlılık (sadakat) indirimi uygulamasına dönüştürülecek şekilde dizayn edilmesi ve
uygulanması halinde Kanun’un 6. maddesi kapsamına girmesi ve bu açıdan
müdahaleye ve yaptırıma tabi olma olanağı her zaman mevcuttur”
değerlendirmesinde bulunmaktadır. Bu çerçevede dosya konusu başvuruya ilişkin
sadece Kanun’un 4. maddesinin (e) bendi çrçevesinde bir muafiyet değerlendirmesi
yapılması imkanının varlığı tartışılabilmektedir. Ne var ki, anılan maddede zikredilen
münhasır bayilik anlaşmalarının, münhasır olmayan diğer bayilerin veya genel olarak
diğer alıcıların 4. maddenin (e) bendi kapsamındaki itirazlarının reddi için bir gerekçe
olabilmesi; diğer bir deyişle, eşit konumdaki alıcılara farklı koşul ve yükümlülüklerin
öngörülmesi yasağının istisnası olabilmesi için, grup muafiyeti veya bireysel muafiyet 290
kapsamında yer alıyor veya alabilecek tarzda düzenlenmiş olmaları gerekmektedir.
Bu bakımdan menfi tespit başvurusuna konu münhasırlık priminin yer aldığı
anlaşmaların esas olarak bireysel muafiyet veya grup muafiyetinden yararlanabilecek
bir anlaşma olup olmadığının incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış ve bu
incelemenin de 4. ve 6. madde kapsamında yapılabilecek incelemeleri içereceği
kanaatine varılmıştır. Netice olarak sadece 4. maddenin (e) bendi çerçevesinde bir
inceleme yapılmasının ve kapsam açısından anılan bende özgü bir menfi tespit
kararı verilmesinin anlamlı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dosya konusu başvuruda, başvuru sahibi teşebbüsün, Münhasırlık Primi
Duyurusu’na menfi tespit belgesi verilemediği takdirde muafiyet incelemesi yapılması 300
yönünde bir taleplerinin olup olmadığı noktasında olumsuz bir cevabı bulunmaktadır.
Bu açıdan, söz konusu duyuruya yönelik grup muafiyeti incelemesi yapılmakla
birlikte, 5. madde kapsamında re’sen bireysel muafiyet değerlendirmesi
yapılabilmesine imkân verecek nitelikte, üretimde veya dağıtımda etkinlik artışı,
tüketicinin uygulamadan yarar sağlaması, ekonomik veya teknik gelişme ve
iyileşmelerin sağlanması gibi hususlara yönelik herhangi beyanda
bulunulmadığından, anılan konularda herhangi bir bilgi ve bulguya da
ulaşılmadığından bireysel muafiyet incelemesi yapılmamıştır.
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (Tebliğ)’nin 2.
maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da 310
daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden
satımı amacıyla yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak tanımlanmaktadır. Bu
çerçevede Türk Ytong ile yetkili satıcıları arasındaki ilişkide Türk Ytong sağlayıcı
konumunda olup, aralarındaki Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri de birer dikey anlaşmadır.
Tebliğ’in 2. maddesi uyarınca, Tebliğ ile sağlanan muafiyet, sağlayıcının dikey
anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı
aşmaması durumunda uygulanmaktadır.
Tablo 3’te yer alan pazar payına ilişkin verilen bilgilere bakıldığında, Türk Ytong’un
2008 yılı pazar payı gazbeton üretim miktarında %(….) yurtiçi satış miktarında %(….)
ve yurtiçi satış gelirinde %(….) olduğu görülmektedir. Bu noktada belirtilmesi gereken 320
bir husus da pazar payları hesaplamasında Martu’ya ait üretim ve satış miktarlarının
dahil edilmemiş olmasının Tebliğ’de belirtilen %40 eşiğinin aşılması bakımından
herhangi bir değişiklik yaratmayacağıdır. Şöyle ki Türk Ytong’un en düşük olarak
tespit edildiği üretim miktarı baz alınan pazar payı hesaplamasında dahi, Martu’nun
tam kapasite ile üretim gerçekleştirdiği varsayılarak ve Martu’nun da dahil edildiği bir
09-59/1435-373
9
hesaplama sonucunda dahi, pazar payında Martu %(….), Türk Ytong ise %40 olarak
çıkmaktadır. Bu çerçevede Mardin’de kurulu fabrikası ile Martu’nun ilgili coğrafi
pazara dahil olan İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri’nden ziyade ağırlıklı olarak Güney
ve Doğu Anadolu Bölgelerine satış gerçekleştirdiği ve Türk Ytong’un ürünlerinin daha
pahalı olması neticesinde üretim miktarı verilerine göre hesaplanan pazar payından 330
%(….) kadar daha büyük ve Tebliğ’in 6/A maddesi 1. fıkrası uyarınca öncelikle esas
alınması gereken bir pazar payı verisi olan satış geliri verilerine göre pazar payının
%(….) olduğu göz önüne alındığında, Türk Ytong’un yetkili satıcıları ile olan
anlaşmalarının Tebliğ kapsamında olup olmadığı değerlendirmesinde Martu’nun
kayda değer bir fark yaratmayacağı anlaşılmıştır.
Bunun dışında Tebliğ’in “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde “Rekabet Etmeme
Yükümlülüğü, “Alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya
hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen
doğrudan veya dolaylı her türlü yükümlülük” olarak tanımlanmıştır. Tebliğ’deki
anlamıyla rekabet etmeme yükümlülüğü alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetleri 340
kendisinin üretmemesini ve sağlayıcı dışındaki başka bir kaynaktan tedarik
etmemesini öngören bir yükümlülüktür.
Türk Ytong’un yetkili satıcılarına vermeyi planladığı münhasırlık priminin rakip
ürünleri satmama karşılığında verilecek olması anlaşma konusu mal veya hizmetlerle
rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden
satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı bir yükümlülük olarak görülebilmektedir.
Bu bağlamda alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi önem
taşımaktadır. Tebliğ’in 5. maddesi uyarınca beş yıllık süreyi aşan rekabet etmeme
yükümlülükleri grup muafiyetinden yararlanamamaktadır. Şayet alıcıya getirilen
rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi belirsiz ise yine grup muafiyeti 350
uygulanamayacaktır. Beş yıllık süreyi aşacak şekilde zımnen yenilenebilen rekabet
etmeme yükümlülükleri de grup muafiyeti kapsamında değildir. Türk Ytong tarafından
Kurum’a gönderilen Yetkili Satıcılık Sözleşme örneğinin sözleşme süresini
düzenleyen 11. maddesinde, sözleşmenin sona ereceği tarih boş bırakılmış olmakla
birlikte sözleşmenin feshinin bu tarihten en az bir ay önce postaya verilecek taahhütlü
mektupla, faksla veya e-posta ile ihbar edilmediği takdirde diğer maddelerin yerine
getirilmesi şartı ile bir yıl için kendiliğinden uzayacağının kararlaştırılmış olduğu
görülmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin belirsiz süreli rekabet etmeme
yükümlülüğünü öngören bir sözleşme olduğu ve süreye ilişkin sözleşme maddesinin
değiştirilmemesi halinde grup muafiyetinden süre açısından da yararlanamayacağı 360
sonucuna ulaşılmıştır.
Tebliğ kapsamı dışında kalan dikey anlaşmalar kendiliğinden 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesine aykırı sayılmamaktadır. Fakat bu anlaşmalar için bireysel muafiyet
incelemesi gerekebilmektedir. Rekabeti kısıtlayıcı etkilerin varlığında teşebbüsler
etkinlik savunması getirebilir ve neden belirli bir dağıtım sisteminin Kanun’un 5.
maddesindeki koşulları karşılayacak fayda yarattığını açıklayabilirler. Ancak daha
önce de ifade edildiği gibi başvuru sahibi teşebbüs tarafından bu tür bir talep dile
getirilmemiş ve bu konuda yeterli bilgi de sunulmamıştır. Bu bakımdan bireysel
muafiyet değerlendirmesinde bulunulmamakla birlikte münhasırlık priminin pazarda
yaratabileceği rekabeti kısıtlayıcı etkiler üzerinde durulması yerinde olacaktır. 370
Bildirim formunda ise, menfi tespit başvurusunda bulunan teşebbüs tarafından
verilmesi planlanan münhasırlık priminin pazarda herhangi bir değişikliğe yol
açmayacağı iddia edilmiştir. Primin amacının, halihazırda zaten rakip teşebbüslerin
09-59/1435-373
10
ürünlerini satmadıkları belirtilen Türk Ytong yetkili satıcılarının, sadece Ytong ürünleri
satmaya devam etmek isterlerse onlara bir nevi teşvik indirimi sağlamak olduğu da
ifade edilmektedir. Bu durum, Türk Ytong’un mevcut durumda yetkili satıcıları ile olan
ilişkisinde fiili olarak münhasırlık tesis ettiği ve bu münhasırlığı hukuken de
sözleşmesel bir temele oturtmak istediği şeklinde yorumlanabilmektedir. Diğer bir
deyişle Türk Ytong yetkili satıcıları için getirilmesi planlanan prim sisteminin onların
münhasır yetkili satıcılar olmaları için değil, münhasır yetkili satıcılar olarak 380
kalmalarını sağlamak amacını taşıdığı kanaatine varılmıştır.
Öte yandan hukuken de münhasırlık primine ilişkin olarak sözleşmeye getirilecek
hükmün, diğer sözleşme koşulları ile olan ve özellikle sözleşme hüküm ve şartlarına
yetkili satıcı tarafından riayet edilmemesi halinde Türk Ytong tarafından feshetme
“Fesih” başlıklı 10. madde ile olan ilgisi açık bir şekilde saptanamamaktadır. Bu
çerçevede prim karşılığında rakip ürünleri satmamayı kabul ederek sözleşmeyi
imzalayan yetkili satıcıların, rakip malları satmaları halinde söz konusu primi
alamamak dışında sözleşmelerinin feshi veya cezai şart ödenmesi gibi başka
yaptırımlara maruz kalıp kalmayacakları net değildir. Dolayısıyla münhasırlık primi
uygulamasının yetkili satıcılar üzerindeki bağlayıcılığının ne olacağı konusunda 390
belirsizlik söz konusu olduğundan münhasırlık primi uygulamasının pazarı hukuken
de rakip teşebbüslere kapama ihtimalinin bulunduğu görülmektedir.
Bunun dışında, Türk Ytong yetkili satıcılarının %(….)-(….) arasında değişen çok küçük
kâr marjları ile çalıştıkları göz önüne alındığında sene sonunda ciro baz alınarak
verilecek %(….) primin söz konusu satış noktaları açısından son derece etkili olacağı,
yetkili satıcıların kâr kadar prim uygulamasından kolayca vazgeçemeyecekleri,
dolayısıyla uygulamanın fiili münhasırlık doğurabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda da ifade edildiği gibi, yapılmak istenen uygulamanın, bu bağlamda söz
konusu primden vazgeçerek başka ürünleri de satmak isteyen teşebbüsler için
sadece prim mahrumiyetine mi yoksa anılan teşebbüslerin, tedarikçi firma Türk Ytong 400
ile olan ticari ilişkilerinin de sona ermesine mi sebep olacağı yeterince açık değildir.
Münhasırlık priminin, halihazırda zaten sadece Ytong gazbeton ürününü satan her bir
alıcı bazındaki etkisi aynı olmayabilecektir. Şöyle ki primden yararlanacak yetkili
satıcılardan bazılarının, ileride kendisine daha iyi koşullar sağlayan rakip firmanın
ürünlerini de satmak ve mağazasında birden fazla ürüne yer vererek ürün çeşitliliği
sağlamak ve müşterilerine fiyatları karşılaştırmalı olarak sunarak onları arama
maliyetinden kurtarmak gibi bazı avantajlara sahip olmak isteyebilecekleri ihtimal
dahilindedir. Yetkili satıcıların bazılarının bu konudaki özgürlüğünün kısıtlanıp
kısıtlanmamasına göre münhasırlık priminin her alıcı bazındaki etkisi değişmekle
birlikte münhasırlık uygulamasının, Türk Ytong yetkili satıcıları ile bağımsız satıcılar 410
arasında rekabet açısından bir fark yarattığı ve Türk Ytong yetkili satıcılarının
sağlayıcı seçimlerinde rekabeti kısıtladığı açıktır.
Oluşturulacak bir hukuki veya fiili münhasırlığın pazardaki toplam etkisine
bakıldığında, ilgili pazarda Türk Ytong’un 2008 yılı pazar payının gazbeton üretim
miktarında %(….), yurtiçi satış miktarında %(….) ve yurtiçi satış gelirinde %(….) olarak
gerçekleştiği görülmektedir. Türk Ytong’un halihazırdaki yetkili satıcılarının toplam
pazardaki payı değerlendirmede dikkate alınması gereken diğer bir unsur olarak öne
çıkmaktadır. Türk Ytong yetkili satıcılarının 2008 yılında elde ettikleri (……….)TL
gazbeton satış geliri, pazardaki toplam satış geliri olan (……….)’nin %(….)’üne
tekabül etmektedir. Bu bağlamda, Türk Ytong yetkili satıcılarının münhasır yetkili 420
satıcılar olmaları halinde, pazarın yaklaşık %(….)’ünün rakip firmalara fiilen kapatılmış
09-59/1435-373
11
olduğu ve hukuken de kapatılma riski bulunduğu söylenebilecektir. Ytong münhasırlık
priminin yer alacağı türden anlaşmalar, pazar kapama etkisi yanında, mağaza içi
rekabeti önleme, pazar paylarında katılığa yol açma ve işbirliğini kolaylaştırma,
bağlama anlaşmaları ile rekabeti kısıtlama gibi başka olumsuz etkiler de
doğurabilmektedir.
Tüm bunların yanısıra, tek marka yükümlülüğü anlaşmalarının yukarıda yer verilen
olumsuz etkilerinin yanında bedavacılık sorununun çözülmesi, know-how devri ve
katma değer yaratan yatırımların yapılması noktasında vazgeçme probleminin
ortadan kaldırılması gibi olumlu etkileri de bulunmaktadır. Dosya konusu başvuru 430
açısından bakıldığında, söz konusu münhasırlık primi uygulamasının yer alacağı
ticari anlaşmaların tatbiki sırasında, alıcıya özgü kişisel bir yatırım veya herhangi bir
know-how devri gerçekleşmediğinden, uygulamanın olumlu etkilerden ikisini
yaratmasının söz konusu olmayacağı, sadece bir sağlayıcının yaptığı promosyonlar
gibi aktivitelerden diğer sağlayıcıların faydalanmasını önleyerek bedavacılık
sorununu ortadan kaldırmak gibi olumlu bir etki yaratma ihtimali olduğu
görülmektedir. Dikey sınırlamaların rekabet üzerindeki olumsuz etkilerinin, ara mal
veya hizmet ya da toptancı seviyesinde daha sınırlı olduğu kabul edilmektedir.
Üreticilerin, yalnızca kendi ürünlerine yönelik perakende satış mağazası açmalarının
zorluğunun pazarda yarattığı veya yaratacağı önemli giriş engelleri göz önünde 440
bulundurulduğunda, perakende düzeyindeki dikey sınırlamaların, rakiplere pazarın
kapatılması sonucunu doğurması çok daha olasıdır. Ayrıca, mağaza-içi markalar
arası rekabetin azaltılmasına yol açan asıl etken, perakende düzeyde rekabet
etmeme yükümlülüğü içeren dikey anlaşmalardır. Ytong yetkili satıcılarının
bulunduğu ticaret seviyesinin son tüketicilere satışların yapıldığı perakende seviyesi
olduğu göz önüne alındığında, perakende seviyesinde gerçekleşen tek marka
anlaşmalarının rekabeti kısıtlayıcı etkilerinin daha fazla olduğu kabulü çerçevesinde
dosya konusu münhasırlık primlerinin pazarı rakip ürünlere kapama etkilerinin kısıtlı
bir düzeyde kalmayacağı anlaşılmaktadır.
Gaz beton ürününün niteliğine bakıldığında homojen bir yapı sergilemesinin dışında, 450
ürünlere yönelik belli bir marka imajının yaratıldığı da ifade edilmelidir. 1965 yılında
sektöre giren Ytong markasının bilinirliğinin, sektöre ondan uzun bir süre sonra giren
diğer markalardan daha yüksek olduğu göz ardı edilmemesi gereken bir noktadır.
Pazarın doygunluk seviyesi açısından bir değerlendirmede bulunmak gerekirse,
yalıtım özelliği ve depreme dayanıklılık avantajları dolayısıyla mevzuat zorunlulukları
ve uygulama açısından pazarın yavaş da olsa gerek yurtiçinde ve gerek yurtdışında
büyüme seyrinde bir pazar olduğu söylenebilecektir. Türk Ytong ve Nuh Yapı
tarafından gerçekleştirilen kapasite artışlarının da bu olguyu destekler nitelikte olduğu
gözden kaçırılmamalıdır. Bununla birlikte, bu konu hakkında dosya mevcudu bilgiler
çerçevesinde rakamsal bazlı ve kesin bir değerlendirme yapma imkanı olmadığı için, 460
pazarın doygunluk seviyesi açısından net bir kanıya varma olanağı
bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında Türk Ytong tarafından yetkili satıcılara
duyurulması ve kabul eden yetkili satıcılarla imzalanacak sözleşmelere dercedilerek
uygulanması söz konusu olan başvuru konusu münhasırlık primine, fiilen veya
hukuken münhasırlık oluşturulmasına yol açabilecek ve bu çerçevede Tebliğ’in 3.
maddesinde tanımlanan ve 5. maddesi uyarınca beş yıllık bir süre şartı ile izin
verilebilen rekabet etmeme yükümlüğü tarzındaki dikey kısıtlama niteliğini taşıyacak
09-59/1435-373
12
olması nedeniyle, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi açısından menfi tespit belgesi
verilebilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. 470
H.5.2. Münhasırlık Priminin 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi Açısından
Değerlendirilmesi
Münhasırlık priminin rekabet hukuku literatüründe tek taraflı davranışlar açısından
indirim sistemleri başlığı altında ele alındığı görülmektedir. Rekabet hukukunun
indirim sistemlerine müdahalesinin arkasında ise bu uygulamaların ayrımcılık, yıkıcı
fiyat, bağlama ya da münhasırlık benzeri uygulamalara yol açarak tüketici refahına ya
da toplumsal refaha zarar verebileceği düşüncesi yatmaktadır.
İndirim sistemlerinde alıcılara getirilen yükümlülük; herhangi bir ürüne ilişkin belirli bir
miktarın satıcıdan alınması şeklinde objektif bir koşul olabileceği gibi, belirli bir
referans dönem içerisinde, alıcının ihtiyaçlarının önemli bir kısmını satıcıdan almasını 480
öngören bir miktar, ciro ya da pazar payı hedefi, alıcının satıcı dışındaki hiçbir
sağlayıcıdan ürün almamasını öngören bir münhasırlık şartı ya da alıcının satış
faaliyetlerine veya satış sonrası faaliyetlere katkı sağlaması gibi başka koşullar da
olabilmektedir.
İndirim sistemlerinin “toplam etkisi” ile “her bir alıcı bazındaki etkisi” ise aynı değildir.
İndirim sisteminin “toplam etkisi” de diyebileceğimiz pazardaki etkisi, indirimin kendi
niteliklerinin yanında indirimi veren teşebbüsün pazar gücü, pazarın yapısı vb. gibi
dışsal bir takım faktörlere de bağlı iken indirimin her bir alıcı bazındaki etkisi sadece
indirimin kendi niteliklerine bağlıdır. Örneğin, dosya konusu menfi tespit başvrusunda
olduğu gibi herhangi bir teşebbüs tarafından, alıcının ihtiyaçlarının %100’ünü 490
kendisinden karşılaması karşılığında verilen bir indirim sisteminin indirim alan her bir
alıcı bazındaki etkisi, alıcının münhasıran indirim veren firmaya bağlanması olacaktır.
Bu etki, salt indirimin kendisine bağlı olup indirim veren teşebbüsten ya da diğer
pazar koşullarından bağımsız bir etkidir. Oysa aynı indirimin pazardaki etkisi,
yukarıda 4. madde ve Tebliğ kapsamında yapılan bağlı pazar payı
değerlendirmelerinde de yer verildiği üzere, indirim veren teşebbüsün pazar gücüne
ve pazarın yapısına göre değişebilecektir. Mesela, indirim veren teşebbüs %5 pazar
payına sahipse, indirimin etkisi pazarın küçük bir kısmının kapanması şeklinde
olabilecekken indirim veren teşebbüs %90 pazar payına sahipse bu etki pazarın
tamamının kapanması şeklinde olabilecektir. 500
Yukarıda da ifade edildiği gibi, münhasırlık primlerinin veya miktar indirimlerinin söz
konusu olduğu tek marka yükümlülüğü içeren anlaşmalarda, alıcıların ihtiyaç
duydukları ürün miktarının tamamının veya önemli bir kısmının hakim durumdaki
teşebbüsten sağlamalarının öngörülmesi nedeniyle, bu tür anlaşmaların doğası
gereği pazarda kapama etkisi yaratma potansiyeline sahip olduğu kabul edilmektedir.
Dosya mevcudu bilgiler ışığında, pazar payı %(….) olan Türk Ytong’un, ilgili pazarda
hakim durumda olup olmadığı noktasında ise net bir değerlendirme
yapılamamaktadır.
Şöyle ki, ilgili pazarda Türk Ytong’un rakiplerinin konumlarına bakıldığında, Türk
Ytong’un iki önemli rakibi olduğu, en yakın rakibi AKG’nin pazar payında üretim 510
miktarı olarak %(….) pazar payı ile pazar lideri olduğu; satış miktarı ve satış geliri
açısından ise %(….) ve %(….)’lik oranlarla ikinci sırayı aldığı; Nuh Yapı’nın pazar
payının ise üretimde %(….), satış miktarında ve satış gelirinde %(….) oranında
üçüncü sırada olduğu görülmektedir.
09-59/1435-373
13
Satış noktaları açısından bakıldığında ise, AKG’nin (….)’nin üstünde, Nuh Yapı’nın
ise (….)’in üstünde olan satış noktası sayısının, Türk Ytong’un (….) olan yetkili satıcı
sayısı ile karşılaştırıldığında, anılan teşebbüslerin satış noktası açısından Türk
Ytong’tan geride olmadıkları, bu rakamların teşebbüslerin 2008 yılı üretim miktarları
verileri ile de sıralama açısından uyumlu olduğu görülmektedir.
Münhasırlık açısından, rakiplerin yetkili satıcılık sistemlerinin yapısına bakıldığında, 520
Nuh Yapı’nın yetkili satıcıları tarafından tek bir tanesi dışında rakip ürünlerin de
satılmakta olduğu; AKG’nin yetkili satıcılarının ise sözleşmeleri gereği rakip ürünleri
satmadıkları tespitine ulaşılmaktadır.
İlgili pazarda yer alan yetkili satıcıların bir alım gücü (karşı güç) oluşturup
oluşturmadığı noktasında ise, dosya mevcudu belgelerde herhangi bir veri
bulunmadığından bu açıdan bir değerlendirme yapılamamaktadır.
Pazara girişler açısından ise, herhangi bir teknik ya da hukuki engel bulunmadığı
görülmekle birlikte sektörde mevcut bulunan %30-40 civarındaki kapasite fazlasının,
pazara yeni giren teşebbüsler açısından bayi ağı oluşturmak noktasında da bir giriş
engeli oluşturabileceği görülmektedir. 530
Tüm bunlara ilaveten, Türk Ytong yetkili satıcılarının %(….) -(….) arasında değişen
çok küçük kâr marjları ile çalıştıkları göz önüne alındığında sene sonunda ciro baz
alınarak verilecek %(….) primin söz konusu satış noktaları açısından son derece
etkili olacağı, yetkili satıcıların kâr kadar prim uygulamasından kolayca
vazgeçemeyecekleri, dolayısıyla uygulamanın fiili münhasırlık doğurabileceği
kanaatine varılmıştır.
Türk Ytong’un yetkili satıcılarının pazardaki toplam satışlar içinde %(….)’lük bir yer
kapladığı göz önüne alındığında pazarın çok büyük olmasa bile önemli bir kısmının
söz konusu yükümlülükten etkileneceği değerlendirmesinde bulunabilmek mümkün
görünmektedir. Öte yandan münhasırlık priminin yer alacağı anlaşmaların süresi ve 540
alıcı konumundaki yetkili satıcıların bu yükümlülüğü kısa süreli bir bildirimle
sonlandırma imkânları olup olmayacağı belli değildir.
Sonuç olarak, Türk Ytong’un hakim durumda olup olmadığı konusunda kesin bir
kanıya varma olanağı bulunmamakla beraber, yüksek bir pazar payına sahip olması,
satışlarının büyük bir kısmını yetkili satıcıları aracılığıyla gerçekleştirmesi bakımından
pazarın büyük bir kısmının uygulamadan etkilenebileceği ve uygulanması planlanan
münhasırlık priminin, uygulamanın muhatabı olacak yetkili satıcıların kâr marjları ile
karşılaştırıldığında yeteri derecede yüksek olduğu göz önüne alındığında, ilgili pazarı
mevcut ve potansiyel rakiplere kapama potansiyeli olduğu, bu nedenle 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesine aykırılık teşkil edebilme olasılığı bulunduğu görülmektedir. 550
Yukarıda yer verilen bilgiler ve yapılan değerlendirmeler ışığında, oldukça yüksek bir
pazar payına sahip, marka bilinirliği yüksek ve satışlarının çok büyük bir kısmını
yetkili satıcıları aracılığıyla gerçekleştiren Türk Ytong’un, yetkili satıcıları ile
imzalayacağı anlaşmalarda içeriği yukarıda belirtilen %(….) münhasırlık primi
uygulamasına ilişkin hükümler eklenmesine, münhasırlık primi uygulamasının, fiili
veya hukuki münhasırlık sonucunu doğurarak ilgili pazarda rekabeti kısıtlayıcı etkiler
yaratmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil edebileceği ve
6. madde açısından bakıldığında anılan uygulamanın pazarı kapama ihtimali
olabileceği görüldüğünden menfi tespit belgesi verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
560
09-59/1435-373
14
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; Türk Ytong Sanayi A.Ş.
tarafından yetkili satıcılara yönelik uygulanması planlanan “YTONG Yetkili Satıcılık
Münhasırlık Primi” ne ilişkin duyuruya 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde
Menfi Tespit Belgesi verilemeyeceğine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy