Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-4-222 (Menfi Tespit/Muafiyet)
Karar Sayısı : 10-01/18-11
Karar Tarihi : 6.1.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan) 10
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail
Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Hilal YILMAZ, Zeynep ŞENGÖREN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Citigroup Inc.
Temsilcisi: Av. Osman AKIN
Lamartine Cd. No:10 34437 Taksim/İstanbul 20
D. TARAFLAR : - Citigroup Inc.
399 Park Avenue, New York, NY 10043 A.B.D.
- Amerika Birleşik Devletleri Hazinesi
1500 Pennsylvania Avenue, NW, Washington, D.C.
20220, A.B.D.
E. DOSYA KONUSU: Citigroup Inc. (Citigroup) ve Amerika Birleşik
Devletleri Hazinesi (ABD Hazinesi) arasında 9.6.2009 tarihinde imzalanan
“Hisse Senedi Değişim Sözleşmesi” uyarınca ABD Hazinesi’nin 30
Citigroup’un %.... oranındaki hissesini devralması işlemine menfi tespit
belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 11.12.2009 tarih ve 8785 sayı
ile giren başvuru üzerine düzenlenen 30.12.2009 tarih ve 2009-4-222/MM-09-HY
sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu 31.12.2009 tarih,
REK.0.08.00.00-130/461 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-01 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da, bildirimi yapılan devralma 40
işleminin;
- 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile bu
maddeye dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” ve Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olmadığı,
10-01/18-11
2
- Kanun’un 6. maddesine aykırı olmadığı,
bu nedenlerle bahsi geçen işleme, aynı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi
tespit belgesi verilmesinin uygun olacağı
görüşü ifade edilmiştir.
50
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Dosya konusu bakımından, ilgili ürün pazarı teşebbüslerin akdettikleri
sözleşmenin etki edebileceği pazardır. Citigroup esas olarak bankacılık ve
finansal hizmetler alanında faaliyet göstermektedir. Citigroup’un Türkiye’deki
iştirakleri ise bankacılık, finansal kiralama (leasing) ve menkul kıymet aracılık
hizmetleri alanlarında faaliyette bulunmaktadır. Bahse konu alanların her biri ayrı 60
bir ürün pazarı olarak belirlenebilmekle birlikte, başvuru konusu işlem
bakımından böyle bir ayrıma gerek olmadığından, ilgili ürün pazarı “bankacılık ve
finansal hizmetler pazarı” olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Söz konusu hizmetlerin tüm ülkede sunulabilir nitelikte olması ve ilgili ürünler
açısından rekabetin ülke çapında homojen dağıldığının aksine göstergeler
bulunmaması dikkate alınarak, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme 70
Başvuru konusu işlem, finansal piyasalarda yaşanan krizden etkilenen
Citigroup’un sermaye yapısını güçlendirmek amacıyla ABD Hazinesi’ne yapılan
hisse satışı ile ilgilidir. Kriz sonrası uygulanan “Sorunlu Varlıkları Kurtarma
Programı” çerçevesinde Citigroup, ABD Hazinesi’ne oy hakkı olmayan vadesiz
kümülatif rüçhanlı tahvil satmış; ABD Hazinesi ile Citigroup arasında 9.6.2009
tarihinde imzalanan “Hisse Senedi Değişim Sözleşmesi” ile ABD Hazinesi,
Citigroup hisselerinin %….’una sahip olmuştur. Bu kapsamda söz konusu işlemin
bir devralma olup olmadığı ve daha sonra ise söz konusu işleme menfi tespit
belgesi alıp alamayacağı değerlendirilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi birleşme 80
veya devralma sayılan halleri düzenlemektedir. Söz konusu Tebliğ’in 2.
maddesinin (b) bendine göre, bir işlemin anılan Tebliğ kapsamında bir devralma
sayılabilmesi için; “Herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün
malvarlığı yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine
yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları devralması veya kontrol etmesi”
unsurlarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre
ise, “kontrol ayrı ayrı ya da birlikte fiilen ya da hukuken bir teşebbüs üzerinde
belirleyici etki uygulama olanağı sağlayan haklar, sözleşmeler veya başka
araçlarla ve özellikle bir teşebbüsün mal varlığının tamamı veya bir kısmı
10-01/18-11
3
üzerinde mülkiyet veya isletilmeye müsait bir kullanma hakkıyla veya bir 90
teşebbüsün organlarının oluşumunda veya kararları üzerinde belirleyici etki
sağlayan haklar veya sözleşmelerle meydana getirilebilir”.
Dolayısıyla, bir teşebbüsün devri; malvarlığının, ortaklık paylarının veya
yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçların devralınması yoluyla
gerçekleşebilir. Devir işlemi hukuki işlemler sonucunda gerçekleşebileceği gibi
fiilen de meydana gelebilir. Hukuken, bir teşebbüsün oy haklarının çoğunluğunun
elde edilmesi durumunda kontrol devri söz konusudur. Ancak, teşebbüste azınlık
hissedarı olunsa dahi, teşebbüsün yönetim kurulu üyelerinin yarıdan fazlasını
atama hakkına sahip olunması veya azınlık hissedarları ile aynı yönde oy
kullanımı için sözleşme yapılması yahut stratejik kararlarda veto hakkına sahip 100
olunması durumunda da kontrol devri gerçekleşmektedir.
Bildirim konusu işlem sonucunda ABD Hazinesi; Citigroup hisselerinin %....’una
sahip olacaktır. Citigroup, bahse konu işlem gerçekleşinceye kadar hisselerinin
tamamı halka arz edilmiş olan ve herhangi bir hissedarının %.... veya daha fazla
hisseye sahip olmadığı bir teşebbüs olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
Dolayısıyla, işlem sonrasında Citigroup’un en büyük hissedarı ABD Hazinesi
olacaktır. Ancak “Şirket Esas Sözleşmesi” ve hisse devir sözleşmesinde ABD
Hazinesi’ne yönetim kuruluna üye atama yetkisi veren bir düzenlemeye
rastlanmamıştır. Ayrıca, sözleşmelerde ABD Hazinesi’ne imtiyaz yahut veto hakkı
veren herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. İlaveten, hissedarlar arasında 110
akdedilmiş aynı yönde oy kullanmalarını gerektiren başka bir anlaşmanın
olmadığı da bildirim sahibi tarafından taahhüt edilmektedir.
Öte yandan, bir teşebbüsün kontrolü fiili olarak da devredilebilmektedir. Ancak,
dosya mevcudu bilgilere göre, bildirim konusu işlemin amacı, ABD finansal
sisteminin düzgün işlemesi için önem taşıyan Citigroup’u, yaşanan finansal kriz
sonrası düştüğü zor durumdan kurtarmak olduğundan, fiili olarak da kontrol devri
yapılmayacağı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, rekabet hukuku uygulamalarında geçici kontrol değişikliğine yol açan
işlemlerin yoğunlaşma olarak değerlendirilemeyeceğinden bahisle, bildirim
konusu işlemle gerçekleştirilen hisse devrinin geçici niteliğinin vurgulanması 120
faydalı olacaktır. Hisse devri finansal sistemin güvenliği açısından
gerçekleştirilmiş, sıkıntı yaşayan teşebbüs için kaynak yaratma çabasının
sonucudur. Bu nedenle, şirketin finansal durumu düzeldiğinde, ABD Hazinesi’nin
hisselerini satması karara bağlanmıştır. Bazı hissedarların 2009 yılı içinde
yaptıkları açıklamalarda, şirketin devlet yardımı olmaksızın ayakta kalabileceğinin
yatırımcılara gösterilmesi amacıyla Hazine’nin hisselerini satmasını istemesi,
devrin geçici olduğunun en önemli göstergelerindendir.
Dosya mevcudu bilgilerden, hisse senetlerinin piyasadaki stratejik kararlara etki
etmekten çok, geçici bir süreliğine Citigroup’a kaynak yaratmak için devralındığı
anlaşılmaktadır. 130
Tüm bu değerlendirmelerin ışığında; ABD Hazinesi’nin aldığı %....’luk payın,
şirketin kontrolünün devredilmesi sonucunu doğurmadığı, bu sebeple işlemin
10-01/18-11
4
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir
yoğunlaşma işlemi olmadığı neticesine varılmıştır.
4054 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde teşebbüs “piyasada mal
veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar
verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler…” şeklinde
tanımlanmaktadır. Söz konusu kanun hükmünden hareketle, teşebbüsün
ekonomik bir faaliyeti bağımsız olarak yerine getirebilmesi gerekmektedir. Bir
kamu otoritesinin yürüttüğü, mutlaka devlet tarafından yapılması gereken, sosyal 140
fayda taşıyan ve devletin asli görevleri içinde sayılan aktiviteler ekonomik faaliyet
olarak nitelendirilmemektedir. Bu doğrultuda, Citigroup’un teşebbüs olduğu açık
olmasına rağmen, ABD Hazinesi ABD Federal Devletinin bir bakanlığı olarak
faaliyet göstermekte ve bu anlamda bir kamu icra organı sayılmaktadır. ABD
Hazinesi, ABD Hükümetinin ekonomi politikasını uygulamakla yükümlü olan bir
bakanlık olup, herhangi bir ticari faaliyette bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ABD
Hazinesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre bir teşebbüs olarak
nitelendirilemeyeceği açıktır.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre, “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını 150
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve
eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için bağımsız teşebbüsler arasında
yapılmış olması gerekmektedir. Ancak bildirim konusu Hisse Değişim
Sözleşmesi’ni imza eden taraflardan birinin teşebbüs niteliğine sahip olmaması
nedeniyle, söz konusu Sözleşme, Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir anlaşma
değildir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde; “bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim 160
durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte
davranışlar ile kötüye kullanılması” yasaklanmaktadır. İlgili pazarlarda oldukça
düşük pazar payına sahip olan Citigroup, hâkim durumda bulunmamaktadır.
Mevcut işlem sonucunda da yeni bir hâkim durum oluşmayacaktır. Bu nedenle
bildirim konusu işlem, Kanun’un 6. maddesine aykırı değildir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde; başvuru konusu işlemin
4054 sayılı Kanun’un 4., 6. ve 7. maddelerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla
aynı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilebileceği kanaatine
varılmıştır.
170
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un
7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet
Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” ve
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığına,
10-01/18-11
5
2. İşlemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine aykırı olmadığına,
3. İşleme 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi
verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 180
Full & Egal Universal Law Academy