Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-2-86 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 10-10/102-48
Karar Tarihi : 28.01.2010
10
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail
Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Hakan BİLİR, Hatice YAVUZ
C. ŞİKAYET EDEN : İhbar 20
D. KARŞI TARAF : TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik
Sigorta Aracılık Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd.
Şti.
İvedik Organize Sanayi Bölgesi 30. Cad. 539. Sk. No:70
Yenimahalle / Ankara
- Temsilcisi: Av. Ali Yaşar YÜCEL
Farabi Sokak No:42/3 Çankaya / Ankara
30
E. DOSYA KONUSU: 10.3.2005 tarih, 05-13/156-54 sayılı Kurul kararının
TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta Aracılık
Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılmış olan
davalar sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 22.10.2009
tarih ve 2007/2040 E., 2009/1868 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine
ilgili dosyanın yeniden değerlendirilmesi.
F İDDİALARIN ÖZETİ:
Rekabet Kurumu kayıtlarına 30.10.2003 tarih ve 5268 sayı ile intikal eden 40
ihbar üzerine hazırlanan 17.11.2003 tarih ve 2003-2-86/B.N.-03-AD sayılı Bilgi
Notu Rekabet Kurulu’nun 20.11.2003 tarihli ve 03-75 sayılı toplantısında
görüşülmüş ve konuyla ilgili olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 40. maddesi uyarınca önaraştırma açılmasına karar
verilmiştir. Yapılan önaraştırma sonucunda hazırlanan 31.12.2003 tarih ve
2003-2-86/ÖA-03-MÇ sayılı Önaraştırma Raporunun görüşüldüğü Rekabet
Kurulu’nun 8.1.2004 tarihli toplantısında, 04-01/11-M sayılı kararı ile
“oluşturulan bayilik sistemi ve söz konusu sistem sonrası ihalelerde
gerçekleştirmiş oldukları eylemlerin trafik sinyalizasyon pazarında rekabeti
bozucu nitelikte etki ve sonuçlarının olabileceği göz önünde bulundurularak”; 50
10-10/102-48
2
- Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Siemens),
- TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta Aracılık
Hizmetleri Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (TKS),
- TRASİN Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (TRASİN),
- Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. (SİNTEK),
- EMT Ltd. Şti. (EMT Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri Ltd. Şti.) (EMT),
- SFA Elektronik İç ve Dış Ticaret A.Ş. (SFA),
- Sinyalizasyon Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(Sinyalizasyon), 60
- Ultra Ulaşım ve Trafik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Ultra),
- Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(AMBER),
- Ortana Elektronik Yazılım Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Ortana)
hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılmıştır. Soruşturmanın konusunu özetle;
- Siemens’in trafik kontrol ürünleri ile ilgili olarak oluşturduğu bayilik
sisteminin, 70
- Siemens’in oluşturduğu bayilik sistemine ek olarak ortaya çıkan
entegratörlük anlaşmalarının,
- Ortana’nın ledli sistemler ile ilgili olarak oluşturduğu bayilik sisteminin
oluşumu ve Siemens ve Ortana ile bayilerin bu alandaki diğer uygulamaları ile
- AMBER teşebbüsünün kuruluşunun
4054 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi oluşturmaktadır.
80
G. DOSYA EVRELERİ
Kurum kayıtlarına 30.10.2003 tarih ve 5268 sayı ile intikal etmiş olan ihbar
üzerine hazırlanan 17.11.2003 tarih ve 2003-2-86/BN-03-AD sayılı Bilgi Notu,
Rekabet Kurulu’nun 20.11.2003 tarih ve 03-75/910-M sayılı toplantısında
görüşülmüş ve söz konusu iddialarla ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek
olup olmadığının belirlenmesi amacıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 40. maddesi uyarınca önaraştırma açılmasına karar
verilmiştir.
90
Yapılan önaraştırma sonucunda hazırlanan 31.12.2003 tarih ve 2003-2-
86/ÖA-03-MÇ sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun 8.1.2004 tarih
ve 04-01 sayılı toplantısında görüşülmüş ve Kurul, “oluşturulan bayilik sistemi
ve söz konusu sistem sonrası ihalelerde gerçekleştirmiş oldukları eylemlerin
trafik sinyalizasyon pazarında rekabeti bozucu nitelikte etki ve sonuçlarının
olabileceği göz önünde bulundurularak”; yukarıda yer verilen şirketler
hakkında anılan Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar
vermiştir.
10-10/102-48
3
Kurul’un 8.1.2004 tarih ve 04-01/11-M sayılı soruşturma kararı üzerine, 100
Rekabet Kurumu’nun 20.1.2004 tarih ve 201-210 sayılı yazıları ile toplam 10
teşebbüse, haklarında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un
41. maddesi uyarınca soruşturma açıldığı, Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca
bildirilmiştir. Taraflar, aynı madde uyarınca ilk yazılı savunmalarını süresi
içinde Kurum’a intikal ettirmiştir.
30.4.2004 tarihli Siemens ve Ultra arasındaki İkale Sözleşmesi ile tarafların
1.10.2003 tarihinde imzalamış oldukları Entegratörlük Sözleşmesi, 5.5.2004
tarihinden geçerli olmak üzere sona erdirilmiştir.
110
16.2.2004 tarihinde Ortana ve Sinyalizasyon arasında imzalanan Protokol ile
tarafların 6.3.2003 tarihinde imzalamış oldukları bayilik sözleşmesi
feshedilmiştir. Aynı tarihte Ortana teminat çeklerini Sinyalizasyon’a,
Sinyalizasyon da çözüm ortağı belgesi ve fiyat listesini Ortana’ya teslim
etmiştir.
Siemens, Sinyalizasyon ile olan bayilik sözleşmesini 9.1.2004 tarihinde tek
taraflı olarak feshetmiştir. 29.1.2004 tarihinde Siemens ve Sinyalizasyon
arasında imzalanan Protokol ile de Siemens teminat çeklerini Sinyalizasyon’a,
Sinyalizasyon da çözüm ortağı belgesi ve son fiyat listesini Siemens’e teslim 120
etmiştir. Ayrıca taraflar, Sinyalizasyon’un üretim hakkına ilişkin Sözleşmenin
rekabet yasağı hükmünün uygulanmayacağı konusunda karşılıklı olarak
anlaşmaya varmışlardır.
Siemens ayrıca bayilik sözleşmelerinde yer alan 3 yıllık rekabet yasağı
hükmünü tadil ederek, hükmün sözleşmeden çıkarıldığını ve rekabet yasağı
hükmünün Sözleşmenin süresi boyunca geçerli olacağını tüm bayilerine
bildirmiştir.
Rekabet Kurulu tarafından, 2.7.2004 tarih ve 04-44/556-M sayılı karar ile 130
yürütülmekte olan soruşturmanın 8.7.2004 tarihinde sona eren süresinin, 4054
sayılı Kanun’un 43/1. maddesi çerçevesinde 8.7.2004 tarihinden itibaren 2 ay
uzatılmasında karar verilmiştir.
8.9.2004 tarih ve SR/04-16 sayılı Soruşturma Raporu Kanun’un 45/1. maddesi
uyarınca Rekabet Kurulu Üyeleri’ne ve teşebbüslere 8.9.2004 tarihinde tebliğ
edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince hakkında soruşturma
yürütülen teşebbüslerin ikinci yazılı savunmaları süresi içinde Kurum
kayıtlarına girmiştir. İlgili teşebbüslerden AMBER adına 2. yazılı savunma
yapılmamıştır. 140
Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı ek yazılı görüş soruşturma yürütülen
teşebbüslere ve Kurul Üyelerine 4054 sayılı Kanun’un 45/2. maddesi uyarınca
tebliğ edilmiştir. AMBER adına ikinci yazılı savunma yapılmadığı için bu
teşebbüse ek yazılı görüş gönderilmemiştir.
Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin, Ultra ve SFA’nın haricinde, ek
yazılı görüşe cevapları süresi içinde Kurum’a gönderilmiştir.
10-10/102-48
4
Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler, 4054 sayılı Kanun’un 46. 150
maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılmasını talep etmişlerdir.
9.3.2005 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmıştır.
Rekabet Kurulu, 10.3.2005 tarihinde, 05-13/156-54 sayı ile nihai kararını
vermiştir.
Siemens tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 21.2.2007 tarih ve 1301
sayı ile giren yazıda, Siemens ve bayileri arasındaki bayilik ilişkisinin,
1.11.2006 tarihi itibarıyla sona erdiği ve bu durumun 14.6.2006 tarihinde
şifahen, 27.6.2006 tarihinde de Kartal 1. Noterliği vasıtasıyla yazılı olarak 160
bayilere bildirildiği ifade edilmiştir.
Gerekçeli kararın taraflara tebliği ertesinde TKS, Danıştay 13. Dairesi’nde
karar aleyhine dava açmıştır. Danıştay 13. Dairesi’nin 19.06.2007 tarih ve
2007/3987 K. sayılı kararı ile TKS lehine olacak şekilde, soruşturmayı yürüten
Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka
aykırı bulunması gerekçesiyle, 10.3.2005 tarih, 05-13/156-54 sayılı Rekabet
Kurulu Kararı’nın davacıya ilişkin kısmı iptal edilmiştir. TKS’nin, Kurul
kararının, şirketin yönetim organında görev alan kişiye para cezası
verilmesine ilişkin kısmının da iptalini istemesi fakat Danıştay 13. Dairesince 170
verilen kararda davanın bu talebe yönelik kısmının ehliyet yönünden
reddedilmesi üzerine, teşebbüs temyiz isteminde bulunmuştur. Bunun üzerine
verilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 22.10.2009 tarihli, 2007/2040
E., 2009/1868 K. sayılı kararı ile Danıştay 13. Dairesince verilen söz konusu
kararının onanmasına karar verilmiş ve Rekabet Kurulu’nun 10.3.2005 tarih ve
05-13/156-54 sayılı nihai kararının davacı teşebbüse ilişkin kısmının iptali
kesinleşmiştir.
Bu çerçevede, Kurul’un konu ile ilgili almış olduğu kararın gereği olarak dosya
üzerinde yapılan yeniden değerlendirmeler ışığında, Rekabet Kurulu, 180
düzenlenen 12.1.2010 tarih ve 2003-2-86/BN-10-HB sayılı Bilgi Notu ve
26.1.2010 tarih ve REK.0.06.00.00-110/35 sayılı Başkanlık Önergesi ile
önaraştırmaya ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü
savunma tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı
açılımı, raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, dosya münderecatında yer alan
tüm bilgi ve belgeleri inceleyerek, 28.1.2010 tarih ve 10-10 sayılı toplantısında
nihai kararını vermiştir
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Raportörlerce;
190
1.
A) Siemens’in koordinatörlüğünde oluşturulan Siemens bayilik sistemi ve söz
konusu sistem sonrası kamu alımlarında (ihalelerde) gerçekleştirilmiş olan
rekabete aykırı eylemler ve ek olarak entegratörlük sözleşmesi ile Ultra’nın
da bu sisteme dahil edilmesinin trafik sinyalizasyon pazarında rekabeti
sınırlama amaç ve etkileri nedenleriyle,
TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta Aracılık
10-10/102-48
5
Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin
200
- EMT Ltd. Şti. (EMT Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri Ltd.
Şti.)
- SFA Elektronik İç ve Dış Ticaret A.Ş.
- Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Sinyalizasyon Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Ultra Ulaşım ve Trafik San. ve Tic. Ltd. Şti.
- ile birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri ve bu nedenle 210
söz konusu teşebbüslere Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
idari para cezası verilmesi gerektiği,
B) Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin tüzel
kişi ortakları ile AMBER’in faaliyet alanlarının çakışması ve bu anlamda
söz konusu oluşumun koordinasyon doğurucu bir ortak girişim niteliği
taşıması nedeniyle,
TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta Aracılık
Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 220
- Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve
- EMT Ltd. Şti. (EMT Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri Ltd.
Şti.)
ile birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği ve bu nedenle
teşebbüse Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari para cezası
verilmesi gerektiği,
230
2. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında yer alan anlaşmalar bakımından bildirim yükümlülüğünün
kaldırılmış olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine gerek olmadığı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar 240
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Siemens ile 6 bayi arasında imzalanmış olan bayilik sözleşmesine konu olan
ürün ve sistemlerin listesi, sözleşmenin 2 nolu ekinde yer almaktadır. Ek 2’de,
trafik kontrol sistemlerinin kurulmasında gerekli olan çeşitli elektronik cihazlar
(yaya sinyal verici, oto sinyal verici, yaya butonu, master ssm vb.), bu
10-10/102-48
6
cihazların parçaları (halojen ampul, master saat pili vb.), cihazların tamirinde
kullanılan diğer cihazlar (master ssm tamiri, master mmi tamiri vb.), elektronik
olmayan üniteler (ünite camı, ünite siperlik, ünite gövde vb.) ve bunların 250
parçalarından (ünite cam contası vb.) oluşan çok sayıda ve çeşitte ürün ve
sistem sayılmıştır. Çeşitli yazılımların kurulmasını da gerektiren çok çeşitli
elektronik ürün ve sistemden ve bunları tamamlayan parçalar ve elektronik
olmayan ünitelerden oluşan söz konusu ürün grubuna kısaca “akıllı trafik
kontrol ya da yönetim sistemleri” de denilmektedir. Söz konusu ürünlerden
oluşan pazar genel olarak trafik sinyalizasyon sistemleri olarak tanımlanabilir.
Ortana ile bayiler arasında imzalanmış olan bayilik sözleşmesinde de
sözleşme konusu ürünler sözleşmenin 2 nolu ekinde yer almaktadır. Bu
ürünler, değişken mesaj işaretleri (VMS), grafik değişken mesaj işaretleri 260
(grafik VMS), değişken trafik işaretleri, doppler radar hız ikaz sistemi ve mobil
değişken trafik işaretleri olmak üzere Siemens ile imzalanan bayilik
sözleşmesinden farklı ve genel olarak “ledli sistemler” olarak adlandırılan
ürünlerden oluşmaktadır. Ledli sistemler, grafiklerin veya yazılı mesajların
(harf ve rakam) yer aldığı ışıklı uyarı ve bilgilendirme panolarıdır. Bu ürünlerin
Türkiye’deki en önemli üreticisi Ortana’dır.
Bu açıklamalar ışığında ilgili ürün pazarları trafik kontrol ünitelerini içeren
“trafik sinyalizasyon sistemleri” ve “ledli sistemler”dir.
270
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Şikayet konusu sözleşme ve uygulamalara konu ürünlerin tüm Türkiye sınırları
içinde satış ve pazarlamasının olması nedeniyle coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
I.2. Hakkında İşlem Yapılan Taraf: TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat
Elektrik Elektronik Sigorta Aracılık Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve
Tic. Ltd. Şti. (TKS)
280
TKS, Kasım 2001 tarihine kadar trafik sinyalizasyon ürünleri alanında üretim
yapan bir firma iken bu tarihten itibaren Siemens’in bayisi olarak faaliyet
göstermektedir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Deliller
I.3.1. Siemens Bayilik Sisteminin ve Bayilik Sözleşmelerinin
Değerlendirilmesi
Trafik sinyalizasyon ve ledli sistemler pazarlarının en önemli alıcıları 290
Karayolları Genel Müdürlüğü ve belediyelerdir. Müteahhitlere taşeron olarak
yapılan işlerin miktarı ise kamu ile karşılaştırıldığında küçük bir tutar
oluşturmaktadır. Dolayısıyla söz konusu sistemlerin asıl müşterisi kamu
kesimidir. Bu anlamda piyasadaki rekabet de genellikle kamunun alımlarını
gerçekleştirdiği ihalelerde ortaya çıkmaktadır.
10-10/102-48
7
Söz konusu ihalelere bakıldığında, zaman zaman birden fazla ürün ve
sistemin bir arada kullanılarak ve gerekli bağlantıların tesis edilerek kavşak,
üst geçit, yaya geçidi vb. projelerin trafik kontrol sistemlerinin bir paket halinde 300
kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu anlamda, söz konusu idareler alımları gerçekleştirirken, işlemi yalnızca
trafik sinyalizasyon sistemi alımı olarak yapabilecekleri gibi, bir yapım veya
müteahhitlik işi içerisinde trafik sinyalizasyon sistemine duyulan ihtiyacın da
birlikte karşılanması şeklinde yapabilmektedirler. Bir başka deyişle, örneğin bir
tünel veya hemzemin geçit inşası içinde trafik sinyalizasyon sistemlerine de
ihtiyaç duyulduğunda, alım işlemi söz konusu ihtiyacı da giderecek şekilde bir
bütün olarak karşılanmaktadır. Bu anlamda söz konusu yapım işini üstlenmek
isteyen ancak trafik sinyalizasyon ürünlerini üretmeyen teşebbüslerin de, söz 310
konusu ürünleri bir şekilde temin etmeleri gerekmektedir.
Dolayısıyla trafik sinyalizasyon ürünleri ile ilgili alım işlemleri için ihalelere
katılan teşebbüsleri iki kategoriye ayırmak mümkündür:
- Trafik sinyalizasyon sistemleri üreticileri,
- Üretici olmamakla birlikte, trafik sinyalizasyon sistemlerini Türkiye’de
yerleşik diğer üreticilerden veya ithalat yoluyla temin eden diğer
teşebbüsler.
320
İkinci kategoriye giren teşebbüsleri yapım işini üstlenen müteaahitlerden,
elektrik işi ile ilgilenen teşebbüslere kadar geniş bir yelpazede
konuşlandırmak mümkündür. Söz konusu teşebbüsler açılan ihalelere
katılmakta ancak kazanmaları halinde kendi alanları dışındaki trafik
sinyalizasyon sistemleri işini ya taşeronlar vasıtası ile ya da doğrudan temin
etmek suretiyle gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Aslında söz konusu
teşebbüslerin trafik sinyalizasyon ürünlerini temin ettikleri kaynaklardan birisi
de, birinci kategoride sayılan üreticilerdir.
Yukarıda kısaca anlatılmaya çalışılan piyasanın yapısı, Karar’ın devamında 330
Siemens bayilik sisteminin neden rekabete aykırı olarak oluşturulduğunun
tespit edilmesi ve amacının ortaya konulması bakımından önem arz
etmektedir. Çünkü Siemens, bayilik sistemini oluştururken, bayilerini
kendisinin de yer aldığı birinci kategoride yer alan üreticiler arasından
seçmiştir. Bu kategoride, ikinci kategoride yer alan teşebbüslerin aksine az
sayıda teşebbüs bulunmaktadır. Bir başka deyişle, Türkiye’de trafik
sinyalizasyon sistemlerini az sayıda teşebbüs üretmektedir. Bu anlamda
Siemens tarafından oluşturulan bayilik sistemi ile amaçlanan; esasen
üreticilerin bir araya toplanarak rekabetin kısıtlanması ve pazardaki en büyük
temin kaynağı haline gelinmesidir. 340
Dolayısıyla yukarıda yer verilen ayrım nedeniyle, Karar’ın devamında sıkça
karşılaşılacak olan rakiplik kavramı ile trafik sinyalizasyon sistemlerini üreten
firmalar arasındaki ilişkilerin kastedildiği anlaşılmalıdır.
Siemens ile bayileri arasında imzalanan bayilik sözleşmelerinin
değerlendirilmesine geçmeden önce, bayilik sistemi öncesinde Siemens ve
10-10/102-48
8
bayileri arasındaki rekabetin ortaya konulması yapılacak olan
değerlendirmeler açısından gereklilik arz etmektedir. Bu anlamda yapılacak
tespit ve değerlendirmeler bayilik öncesi, bayilik sözleşmeleri ve bayilik 350
sonrası durum olarak üç ana başlık altında ele alınacaktır.
I.3.1.1. Bayilik Sistemi Öncesi Durumun Tespiti
Türkiye’de akıllı trafik kontrol sistemlerini az sayıda firma üretmektedir.
Siemens’in bayilik teşkilatını oluşturduğu 2001 yılı öncesinde ise soruşturma
aşamasında Siemens’in bayileri olan firmaların da bu alanda üretim yaptıkları
ve bu bayilerin birbirleri ile ve Siemens ile rekabet halinde oldukları
anlaşılmıştır.
360
Bu anlamda Siemens tarafından oluşturulan bayilik sistemi öncesi piyasada
üretici veya satıcı olarak yer alan bayilerin, hem Siemens’in hem de
birbirlerinin rakibi oldukları tespiti, yapılacak değerlendirmeler açısından çok
önemlidir.
Bu bölümde bayilik sözleşmeleri öncesi Siemens ve bayilerin rakip oldukları
ve bu anlamda esasen bayilik sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi anlamında yatay seviyede (rakipler arasında) yapılan bir anlaşma1
olduğu gösterilecektir.
370
Yerinde incelemeler esnasında SFA firmasından elde edilen ve aşağıda yer
verilen belge, Siemens ve bayilerin bayilik sistemi öncesi rekabet halinde
olduklarını gösteren delillerden birisidir. Belge el yazısı ile yazılmıştır.
05/10/1999
5 Firma katıldı.
TEKLİFLER
SFA : (……….) TL. 380
SİMKO : (……….) TL.
ULTRA : (……….) TL.
SİNYALİZASYON : (……….) TL.
DETAY : (……….) TL.
Komisyona havale edildi
Simko aldı.
SFA, DETAY, SİNYALİZASYON komisyonda elendi 390
5/10/1999
1 Üretim veya dağıtım zincirinin aynı seviyesinde yer alan teşebbüslerin yapmış oldukları
anlaşmalar. Söz konusu anlaşmaların rekabeti sınırlayıcı olup olmadıkları Karar’ın ilerleyen
bölümlerinde ele alınmaktadır.
10-10/102-48
9
Görüldüğü üzere, Siemens ile sonradan Siemens’in bayisi olan SFA,
Sinyalizasyon ve daha sonra entegratörlük anlaşması imzalanan Ultra ihalede
rekabet halinde fiyatlarını sunmuşlardır.
Aşağıda yer verilen tablolarda bulunan ihale bilgileri teşebbüslerin rakipliklerini
gösterme amacından ziyade, bayilik öncesi ve bayilik sonrası dönemler
arasındaki farkı net bir biçimde ortaya koymak için detaylı bir şekilde
oluşturulmuştur. Bu bilgilere göre bayilik öncesi dönemde teşebbüsler farklı 400
bölgelerdeki ihalelere birbirlerine rakip olarak girerlerken, bayilik sonrası
dönemlerde bu durum ortadan kalkmıştır. Bayilik sistemi kurulduktan sonra
birden fazla bayinin aynı bölgedeki ihalelere girmelerinin altında yatan amaç
ise daha ayrıntılı bir şekilde izleyen bölümlerde ele alınacaktır.
Aşağıda yer alan tablolarda belediye ve karayolları ihaleleri ayrı ayrı
gösterilmiştir. Siemens ve bayilerin isimleri büyük harfler ile diğer katılımcıların
isimleri ise küçük harfler ile yazılmıştır.
Bayilik öncesi ve sonrası dönem, sözleşmelerin imzalandığı 1.11.2001 tarihine 410
göre belirlenmiştir. Ancak bayilik sistemi ile ilgili hazırlıkların, sözleşmenin
imzalanması öncesine uzandığı ilgili teşebbüsler arasındaki yazışmalardan
anlaşılmaktadır. En az iki sistem üyesinin (Siemens veya bayiler) katıldığı bazı
ihaleler aşağıdadır.
Tablo 1: Bayilik sistemi öncesi yapılan bazı belediye ihaleleri
İşveren İhale Tarihi Katılımcılar Kazanan
Ankara B.B. 22.5.2001 SIEMENS
SFA
Buharalılar
Buharalılar
Ardahan Bel. 13.7.2001 SIEMENS
TRASİN
SİNYALİZASYON
SFA
SIEMENS
Erzurum B.B. 3.7.2001 TKS
SFA
Buharalılar
Odisan
Odisan
Kayseri B.B. 29.5.2001 TKS
SIEMENS
SFA
Buharalılar
Odisan
SIEMENS
Kırkpınar Bel. 15.5.2001 SFA
TKS
Odisan
SFA
10-10/102-48
10
Sapanca Bel. 6.6.2001 SFA
SİNYALİZASYON
İsbak
SFA
İzmit B.B. 29.6.1999 SİMKO2
SİNYALİZASYON
Kubik
Nilka
Gün.Alk.
SİNYALİZASYON
İzmir B.B. 2.11.2000 SİMKO
ULTRA
Yüzey y.
Gül-iş
Snef
SİMKO
Gaziantep Bel. 16.8.2001 TRASİN
SIEMENS
Teknotel
SIEMENS
Konya B.B. 21.12.1999 SİMKO
ULTRA
SİMKO
Antalya B.B. 13.4.1999 SİMKO
SİNYALİZASYON
SİMKO
13.8.2000 SİMKO
SİNYALİZASYON
SİMKO3
2.8.2001 SIEMENS
SİNYALİZASYON
TKS
Antalya Sin.
Ant.Sin.
1.3.2001 SIEMENS
SİNYALİZASYON
ULTRA
SİNYALİZASYON
Kayseri B.B. 29.5.2001 SIEMENS
TKS
SFA
Buharalılar
Akdol-Ortadoğu
Buharalılar
Bursa B.B.4 5.7.2001 TKS
SİNYALİZASYON
Selçuk m.
Tgs.
TKS
9.1.2000 SİNYALİZASYON
SİMKO
Selçuk m.
Tgs.
Selçuk m.
7.11.2000 SİNYALİZASYON
TKS
Selçuk m.
Tgs.
Tgs.
Trabzon Bel. 22.8.2000 SFA
TKS
Angira
SFA
Bolu Bel. 14.8.2001 SFA TKS
2 Simko (Siemens) bayilik sözleşmesi öncesi İzmit Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu 8
ihalenin 4’üne katılmasına rağmen bayilik sözleşmesi sonrası hiç bir ihaleye iştirak etmemiştir.
3 Bayilik sözleşmeleri öncesi Antalya Belediyesi’nin alımlarının çoğu SİMKO ve Sinyalizasyon
tarafından karşılanmıştır.
4 1999 yılından bayilik sözleşmesi imzalanan döneme kadar Belediye toplam 12 ihale
açmıştır. Sinyalizasyon söz konusu ihalelerin 8 tanesine, TKS 2 tanesine, SFA ve SİMKO
(Siemens) 1 tanesine katılmış olmalarına rağmen söz konusu firmalar, bayilik sözleşmesi
sonrasında yapılan 2 ihaleye de katılmamışlardır.
10-10/102-48
11
TKS
TRASİN
Denizli Bel. 7.10.1999 ULTRA
SİMKO
İsbak
SİMKO
Ankara B.B. 5.10.1999 SİNTEK
SIMKO
SİMKO
12.10.1999 SIMKO
SFA
SİNYALİZASYON
ULTRA
Detay
SİMKO
Tablo 2: Bayilik sistemi öncesi yapılan bazı karayolları ihaleleri
İşveren İhale Tarihi Katılımcılar Kazanan
TCK 2. Bölge / İzmir 31.5.2000 SİMKO
ULTRA
SİNTEK
Göknil
SİNTEK
28.6.2001 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SIEMENS
SİNYALİZASYON
30.10.2001 SİNYALİZASYON
SFA
Ortadoğu
Ortadoğu
30.10.2001 SİNYALİZASYON
SFA
Odisan
Odisan
22.10.2001 SFA
ULTRA
Aysolar
SFA
TCK 3. Bölge /Konya 4.9.2000 TRASİN
SİNYALİZASYON
TRASİN
8.11.2000 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNYALİZASYON
8.7.2001 TRASİN
SİNTEK
SİNYALİZASYON
SIEMENS
Buharalılar
Ortadoğu
SİNTEK
8.8.2001 SİNTEK
SİNYALİZASYON
TRASİN
Buharalılar
SİNTEK
TCK 4.Bölge/Ankara 17.6.1999 EMT
ULTRA
Buharalılar
Buharalılar
1.10.1999 EMT
ULTRA
Ortana
Ortana
3.4.2001 SFA
SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNTEK
2.3.2001 SİNTEK
SFA
ULTRA
SİNYALİZASYON
SİNTEK
10-10/102-48
12
Buharalılar
Ortadoğu
TCK 5. Bölge/
Mersin
17.12.1999 SİNYALİZASYON
SİNTEK
TRASİN
Tülü
Çelebi
TRASİN
14.6.2000 SİNYALİZASYON
Arı
SİNYALİZASYON
6.4.2001 SİNYALİZASYON
SİNTEK
SİNYALİZASYON
13.6.2001 SİNYALİZASYON
SIEMENS
Buharalılar
Ortadoğu
SIEMENS
TCK 6. Bölge/
Kayseri
2.12.1999 SİNYALİZASYON
TRASİN
Zek.Mecan
TRASİN
11.6.2001 SIEMENS
SİNYALİZASYON
SİNTEK
Buharalılar
Nurhat T.
SİNYALİZASYON
10.7.2001 SIEMENS
SİNYALİZASYON
SİNTEK
TRASİN
Asmen
TRASİN
TCK
7.Bölge/Samsun
10.9.1999 TRASİN
ULTRA
TRASİN
13.7.2001 TRASİN
SIEMENS
SİNYALİZASYON
Ada T.
Ceysan
SİNYALİZASYON
TCK 10. Bölge 16.6.2000 TRASİN
ULTRA
Ortadoğu
Ortadoğu
TCK 11. Bölge 23.6.2000 SİNYALİZASYON
SİNTEK
Buharalılar
SİNYALİZASYON
TCK 12. Bölge
/Erzurum
7.10.1999 TRASİN
SİNTEK
Bay-Müh.
Yıl.Dön.
M.Seid. G.
TRASİN
23.5.2001 TRASİN
SİNYALİZASYON
SFA
Buharalılar
Yıl.Dön.
Özdemir
Buharalılar
TCK 13. Bölge
/Antalya
9.11.1999 SİNTEK
ULTRA
SİNTEK
19.10.2000 SİNTEK
SİNYALİZASYON
Buharalılar
…
SİNYALİZASYON
17.10.2001 SİNTEK SİNTEK
10-10/102-48
13
SIEMENS
Ortadoğu
17.10.2001 SİNTEK
SIEMENS
Ortadoğu
SİNTEK
17.10.2001 SİNTEK
SIEMENS
Ortadoğu
SİNTEK
TCK 14.
Bölge/Bursa
6.8.1999 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNTEK
22.11.1999 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNYALİZASYON
16.9.1999 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNYALİZASYON
30.5.2000 SİNTEK
SİNYALİZASYON
Ortadoğu
Ortadoğu
15.6.2001 SİNTEK
SİNYALİZASYON
Ortadoğu
Selçuk
Buharalılar
Buharalılar
15.6.2001 SİNTEK
SİNYALİZASYON
Ortadoğu
Selçuk
Buharalılar
Ortadoğu
TCK 16. Bölge 22.6.2000 TRASİN
SİNTEK
SİNYALİZASYON
Buharalılar
Atılım
TRASİN
26.10.2000 TRASİN
SİNTEK
SİNYALİZASYON
TRASİN
5.9.2001 TRASİN
SİNTEK
SİNYALİZASYON
TRASİN
420
Tablolarda yer alan bilgilerden görüldüğü üzere Siemens ve bayileri ile
entegratör Ultra bayilik sistemi öncesinde ihalelerde birçok kez karşı karşıya
gelmişlerdir. Bu durumda bayilik sistemi öncesinde Siemens, bayiler ve
ULTRA’nın birbirlerine rakip oldukları çok açıktır. Dolayısıyla birbirine rakip
olan teşebbüslerin bayilik sözleşmeleri imzalanmadan önce üretimlerini
bırakarak pazardaki başka bir teşebbüsün bayisi olmak amacıyla
görüşmelerde bulundukları, bu çerçevede üretim faaliyetlerini sona erdirdikleri
ve zaten az sayıda teşebbüsün yer aldığı ilgili pazardaki yatay rekabeti
olumsuz yönde etkileyecek şekilde bayilik sözleşmelerinin yapıldığı
görülmektedir. Bu nedenle söz konusu bayilik sözleşmeleri her ne kadar 430
görünürde dikey anlaşma niteliğine büründürülmeye çalışılsa dahi, esas
itibarıyla sözleşmeler yatay etkiler içermektedir.
10-10/102-48
14
I.3.1.2. Bayilik Sistemi ve Bayilik Sözleşmeleri
I.3.1.2.1. Bayilik Sistemi
440
Bayilik sözleşmelerinde yer alan hükümlere geçmeden önce, Siemens ve
bayileri tarafından oluşturulan sistemin rekabeti sınırlayıp sınırlamadığının
tespit edilebilmesi bakımından, söz konusu sistemin hangi amaçlar ile
oluşturulduğu ve taraflara hangi avantajları sağladığı konularını açıklamak
gerekmektedir.
Siemens bayilik sistemi kurulduğu anda trafik sinyalizasyon alanında üretici
olarak yer alan önemli büyüklükteki teşebbüsler aşağıdaki tabloda
gösterilmektedir. Kamunun yapmış olduğu alımlar incelendiğinde, bu alımlar
için aşağıda belirtilen teşebbüslerin yanı sıra başkaca teşebbüslerin de teklif 450
verdikleri görülmektedir. Söz konusu bu teşebbüsler kazandıkları ihalelerde
kullanacakları ürünleri yine Türkiye’deki az sayıdaki üreticiden veya
yurtdışından temin etmektedirler.
460
Tablodan da görüleceği üzere, trafik sinyalizasyonu alanında Siemens ve
bayileri dışında önemli büyüklükte üretici olarak faaliyet gösteren belli başlı 4
rakip teşebbüs bulunmaktadır.
470
Dolayısıyla 2001 yılı öncesinde piyasada Siemens ve az sayıda üretici
bulunurken, Siemens’in 6 rakibi ile bayilik teşkilatı oluşturması sonrasında, bu
sisteme rakip olabilecek, piyasada üretici niteliğini haiz çok az sayıda
teşebbüs kalmıştır.
Bayilik sözleşmeleri imzalanması öncesinde, Siemens ile bayilik teklifini kabul
eden firmalar arasında yapılan toplantının tutanağında yer alan ifadeler
esasında bayilik sisteminin hangi amaca yönelik olduğunu anlamak
bakımından önemlidir. Söz konusu tutanakta yer alan ifadeler aynen
aşağıdaki gibidir: 480
“1. T.C. Karayollarındaki fiyatlar belirlenene kadar tüm ihale ve satın
almalara teşekkür mektubu verilecektir.
2. T.C. Karayolları birim fiyatları piyasa rayiçlerine ulaştığında tüm
bayiler, işleri denk ciro payı sağlayacak şekilde alacaktır. İlk turda
Siemens ve Bayileri
1. TKS
2. TRASİN
3. SİNTEK
4. EMT
5. SFA
6. SİNYALİZASYON
Entegratör
7. ULTRA
+
Rakipler
1. İSBAK
2. Buharalılar (Özbest)
3. Tekon
4. Odisan
10-10/102-48
15
belirlenen sıra ile ikinci turda eşitlik sağlamaya yönelik dağılım
olacaktır.
3. T.C. Karayolları 2002 birim fiyatları ilan edildiğinde fiyatların 490
yetersiz olması durumunda ortak karar doğrultusunda
davranılacaktır.
...
6. Bayiler dışında bir başka firmanın işlere teklif vermesi
durumunda ihale indirimine Siemens karar verecek, işi olan
firmanın ilgili işlerden beklediği kar karşılıklı mutabakat ile Siemens
tarafından karşılanacaktır. Böyle bir durumda Siemens satış
fiyatının bayi transfer fiyatlarının altına düşmesi halinde bu işe ait 500
%10 ciro payı havuza ayrılmayacaktır.
7. Bayiler kendi faaliyet bölgesini bir diğer bayiye kesinlikle
devredemez ve kendi bölgesi dışında hiçbir surette faaliyette
bulunamaz. Aksi durum Ana Sözleşme koşullarına uymadığı
anlamına gelecektir. Bayiler arası uzlaşmazlıklarda Siemens hakem
olarak tanımlanmıştır.
8. Bayi sayısındaki artış, azalış veya ihracına ilişkin karar için 6
bayinin oybirliği esas ve yeterli olacaktır. Oy çokluğu halinde alınan 510
kararı Siemens’in veto etme yetkisi vardır.
9. Oy çokluğu için 7 taraftan en az 4 oy alınması gerek ve şarttır.
10. Büyük şehirlerde yapılan satışların Siemens ciro toplamı 6’ya
bölünerek bayilerin gerçekleştirdiği yıllık cirosuna eklenecektir.
11. TKS’nin envanterinde bulunan malzeme 5.5 Euro/kg birim fiyatla
Siemens tarafından aşağıdaki meblağ baremine ve tekabül eden
takvime göre satın alınacaktır.” 520
Bu tutanak 6.9.2001 tarihli olup, Siemens, TKS, TRASİN, SİNTEK, EMT, SFA
ve Sinyalizasyon temsilcileri tarafından imzalanmıştır.
24.10.2001 tarihli ve yine imzalı Bayi Toplantı Tutanağı’nda aşağıda yer alan
ifadeler bulunmaktadır:
“…
- Teslim edilen kalıplarla ilgili tutanak yapılması kararlaştırıldı.
530
- Çeklerin sözleşmenin şu maddesine göre alındığı ve 3. şahıslara
verilmeyeceği ile ilgili tutanak verileceği kararlaştırıldı.
…
- 18.2.4. maddesi konuşuldu –maddenin “ortaklık değişiminin simensin
aleyhine olması durumunda” diye değiştirilmesi konuşuldu.
…
10-10/102-48
16
- 21 maddenin son kısmı tartışıldı: münhasır lafının kaldırılması istendi
daha sonra görüşülecek
…
- Tepkiler: 540
Manisa : ne farkın vardı da bayi oldun, fiyat yükseldi, ben de
Bursadaki adamlardan alırım
Bu benzeri tepkiler herkese geldiği söylendi.
Sonuç olarak sinyal verici fiyatlarının aşağıya çekilmesi istendi.
…
- Geri sayıcının fiyatı konuşuldu ve 240 euro ya içinin verilebileceği
konuşuldu, kötü ledle yapılanında 165 euro olarak söylendi.
…
- İstanbul’da alınacak işlerde Siemens alacak ve %10 nunu potaya
atacak. 550
…
- 1 Kasım’a kadar tüm bayiler ellerindeki işleri ekteki tutanakla belirttiler
bundan sonraki işleri kesinlikle sözleşmedeki şartlar dahilinde
yapılacağı söylendi.
…
- Yürüyen yaya için iyi ledli olarak 225 euro, diğer ledle 160 euro + %10
karı+ gövde fiyatı olarak belirlendi
…
- Altyapı işleri ile ilgili ortak taşeronlar oluşturulmaya çalışılacak
560
- Karayolları işlerinin nasıl yürüyeceği tekrar konuşuldu:
Karayolları işleri büyükşehirler kapsamında değerlendirilecek yani
malzemeler ihale bedelinin %20 altına verilecek, altyapı işleri ise
karı potaya kalacak maliyet hesabı için ortak karar verilip
belirlenecek
Karayollarından alınan işler ortak potada sayılacak ve herkese eşit
kota olarak dağılacak.
… 570
- Liste fiyatına 200 lük ünitelerde %35 yapıldığı söylenmiştir. Ancak
parça kalemlerde daha düşük fiyat istendi.
…
- Bayilerin verdiği tüm tekliflerin bir örneği de ……nolu Siemens
faksına çekilecektir. Bu tekliflerin alınma yüzdeleride
belirtilecektir.
…”
TKS’de yerinde inceleme esnasında elde edilen ve bayilik sözleşmesinin
imzalanmasından önce gerçekleştirilen bir toplantıya ait olduğu anlaşılan 580
imzasız belgede yer alan aşağıdaki ifadeler de bayilik sistemini anlamak
bakımından önemlidir:
“ Yapılan Toplantılarda Uzlaşılan Konular ve Sözleşmeye Ek Koşullar:
10-10/102-48
17
1. TC Karayolları Bölgelerinde fiyatlar netleşene kadar tüm ihale ve
satın almalara teşekkür teklifi verilecektir.
2. TC Karayolları birim fiyatları istediğimiz noktaya geldiğinde çıkan
tüm işler sekiz (8) firma arasında eşit paylaştırılacaktır. Merkezi 590
alım olması durumunda Büyükşehirlere uygulanan havuz sistemi
uygulanacaktır.
3. TC Karayolları 2002 birim fiyatları ilan edildiğinde ihaleli müteahhit
ve taşeron ihalelerinde birim fiyatlarda %100, satınalma işlerinde
%30 kar marjı sağlanacaktır.
…
7. Büyükşehirlerde yapılacak ihale ve satınalmalarda ortak 1 nolu
havuz oluşturulacak, bu havuzdaki kar oranı %30’un altında 600
olmayacaktır.
8. Diğer tüm işlerde %10 oranında 2 nolu ortak havuz
oluşturulacaktır.
9. Siemens’in trafik sistemlerinin temsilcileri, sözleşmede adı geçen 8
firma dışında başka firma olmayacaktır. 9. Firma için oybirliği ile karar
alınacaktır. (Sözleşmedeki “inhisari olmayan” ibaresi çıkarılacaktır.”)
10. Taraflar dışında bir başka firmanın işlere teklif vermesi 610
durumunda ihale indirimine Siemens karar verecek, işi alan
firmanın ilgili işlerden beklediği kar Siemens tarafından
karşılanacaktır.
…
15. 1 Kasım 2001 tarihinde firmalar tarafından beyan edilecek stoktaki
malzemeler için Siemens firmalara, maliyet + %25 kar =malzeme fiyatı
tutarını peşin olarak ödeyecektir.
16. Sözleşmeyi fesh etmek 1+8 firmanın oyçokluğu ile olacaktır. Bunun
dışında Siemens herhangi bir nedenle (oy çokluğu ile haklı nedenler 620
dışında) sözleşmeyi fesh etmesi durumunda 500.000 USD’yi firmaya
ödeyecektir.
17. Büyükşehirlerdeki UTC işlerinde %10 kar payı 2 nolu havuza
aktarılacaktır.
18. Diğer şehirlerdeki UTC işlerinde Bölgede çalışan firma ile iş, ortak
yapılacak ve bölgede çalışan firmaya %20 kar payı aktarılacaktır.
19. Her firmaya Siemens tarafından kalıp bedelleri, işçi tazminatları ve 630
geçiş dönemindeki cari harcamalar karşılığı 250.000 DM nakit ödeme
yapılacaktır.
…
Not: 1 nolu havuz %30
2 nolu havuz %10 oranındadır.”
10-10/102-48
18
Yukarıda yer alan belgelerdeki ifadelerden teşebbüslerin kendi aralarındaki
rekabete son vererek kamu alımlarında ortak hareket etmeye ve dolayısı ile
rekabeti ortadan kaldırarak kazançlarını ençoklamaya çalıştıkları
anlaşılmaktadır. 640
Sonuçta taraflar arasında yapılan görüşmeler ve uzlaşılan konular dahilinde
Siemens ve 6 firma arasında 1.11.2001 tarihinde bayilik sözleşmesi
imzalanmıştır.
Oluşturulan bayilik sistemi konusunda tarafların yerinde inceleme esnasında
Raportörlere yapmış oldukları açıklamalar aşağıdaki gibidir:
EMT: “Bayilik sistemi 2001 yılı başlarında oluşturulmuştur. Bayilik
konusu ürünlerde ihaleye Siemens markası ile girmenin avantajı 650
sözkonusu olduğu için bayi olmak bizim açımızdan avantajlı olmuştur.
Bayi olduğumuz zaman Siemens bayilerin üretim araçlarını satın alarak
bedelini tarafımıza ödemiştir.”
SFA: “2000-2001 tarihi itibariyle Iskra Distribütörü olarak ve kendi
ürünlerimiz ile faaliyette bulunmaktaydık. Bu dönemde Siemens de rakip
olarak bizim karşımızda ihalelere girmekteydi. 2001 yılında ise Siemens
bize ve diğer bazı firmalara bayilik teklif etmiştir. Biz de bu bayiliği kabul
ettik.”
660
SİNTEK : “24.10.2001 tarihi öncesinde trafik sinyalizasyonları ile ilgili
olarak faaliyette bulunan ve bu alanda ihalelere katılan ve yukarıda açık
adları belirtilen “TKS”, “TRASİN”, “SİNTEK”, “EMT”, “SFA” ve
“Sinyalizasyon” adlı şirketler, SIEMENS’in teklifi üzerine SIEMENS bayisi
haline gelmeyi kabul etmişlerdir ve buna ilişkin bir bayilik sözleşmesi
imzalanmıştır. … Daha önceden taşeron firmalar aracılığıyla bu işi
yapmaya çalışan Siemens bu aşamadan sonra biz bayileri aracılığıyla
bu işi yapmaya başlamıştır. Bu çerçevede daha önce üretim yapan ya da
bu malzemeleri diğer üreticilerden temin eden firmalar fiili olarak işin
üretim kısmından çekilerek Siemens bayisi olarak faaliyete devam 670
etmişlerdir.”
SİNYALİZASYON: “Ülkenin içinde bulunan krizden kurtulabilmek ve en
az zararla çıkmak amacı ile imalatımızı 2001 yılında durdurduk. Çünkü
dövizdeki %60 lara varan artış yüzünden firmamızın batışını önlemek
istedik. Alman Siemens firmasıyla üretim hakkımızı devir sözleşmesi
yapıp en az zararla çıkmayı düşündük.”
TKS: “01.11.2001 tarihinde Siemens ile çalışmaya başladık. Çalışma
teklifi Siemens’ten geldi. O güne kadar pazarda bayilik sistemi yoktu. 680
Daha önce, 13.11.1998’den beri, üretici olarak faaliyet göstermekteydik.
… Siemens tek tek firmalarla bağlantı kurarak sistemi oluşturuldu. Firma
sayısı az olduğu için firmaları belirlemek sorun olmamıştır. … Pazarda
Siemens’in üstünlüğü olduğunu söyleyebiliriz. Yaklaşık 35 yıldır Türkiye
10-10/102-48
19
pazarında faaliyet göstermektedir. Daha önce kendi adına ihalelere
katılıyordu. Biz bu ihalelere Siemens’e rakip olarak giriyorduk.”
TRASİN : “1 Kasım 2001 tarihine kadar üretim yapan bir firma oldukları,
Türkiye’de sinyalizasyon konusunda idarelere sunulan ürün ve
hizmetlerin kalite standardını yükseltmek amacıyla üretimi tamamen 690
bırakıp, Siemens firmasının Türkiye’de ürettiği ürünlerin ülke genelinde
satışı ve dağıtımını yapmak üzere bayilik sözleşmesinin imzalandığı …
Şirketin üretimde bulunduğu dönemde ürettiği ürünler ile Siemens bayisi
olarak satışını yaptığı ürünlerin benzer ürünler olduğu.”
SIEMENS : “Bayilik sistemi 2000 yılı sonu ve 2001 yılı başlarında
meydana getirilmiştir. Genel anlamda müşterilerimizin belediyeler olması
tüm Türkiye çapında belediye sayısı düşünüldüğünde satışların
merkezden kontrolü ve ihalelerin takip edilmesi zor olduğundan bayilik
sistemi oluşturulmuştur. Bayilerin seçiminde ise bu iş ile iştigal eden 700
kimselerin tercih edilmesi uygun görülmüştür. Dolayısı ile daha önce
aynı konularda üretim yapan kişiler bayi olarak seçilmiş, sözkonusu
bayiler üretim faaliyetlerini bırakarak yalnızca tarafımızdan tedarik edilen
malların satışı ile ilgilenmeye başlamışlardır.
…
Zaten bayilik sisteminin temel amaçlarından biri bayiler arasında daha
önce yaşanan çekişme ya da toplanarak beraber fiyatları belirlemek gibi
konuların önüne de geçilmesidir. Kurulan sistem sonrası bayilerimize bir
standart gelmesi bu yolla sağlanmaktadır.”
710
Görüldüğü üzere Siemens’in teklifini kabul eden 6 rakip teşebbüs ile bir bayilik
sözleşmesi imzalanmıştır. Bayilik sözleşmeleri ile hem Siemens ile bayilerin
arasındaki hem de bayilerin kendi aralarındaki rekabet ortadan kaldırılmıştır.
I.3.1.2.2. Bayilik Sözleşmeleri
Tarafların bir önceki bölümde yer verilen toplantı tutanaklarına yansıyan
iradeleri, 1.11.2001 tarihinde bayilik sözleşmesi adı altında resmiyet
kazanmıştır.
720
Soruşturma konusu açısından bayilik sözleşmelerinin öne çıkan maddeleri
aşağıdaki başlıklar halinde toplanabilir:
- Münhasır bölge tahsisi
- Bayilerin üretim araçlarının devri ve bunun karşılığında Siemens tarafından
bayilere yapılan ödeme
- Bayilerin alım taahhütleri ve Siemens’e verilen teminat çekleri
- Rekabet yasağı
- Fiyat ile ilgili hükümler ve havuz uygulaması.
730
Yukarıda yer alan konu başlıklarına bir bütün olarak bakıldığında; bayilerin
üretim araçlarını devretmeleri ve rekabet yasağı karşılığında; hem münhasır
bayiliğe hem de Siemens tarafından yapılan ödemelere hak kazandıkları
anlaşılmaktadır. Ancak bayilerin bunların karşılığında yıllık olarak Siemens’e
10-10/102-48
20
belirli bir alım taahhüdünde bulundukları ve bunun karşılığında karşı tarafa
teminat verdikleri de görülmektedir.
A. Münhasır Bölge Tahsisi
Bayilik sözleşmeleri ile önceden birbirlerine ve Siemens’e rakip olan 6 740
teşebbüs, kendilerine tahsis edilen bölgelerde münhasır bayi olarak
belirlenmişlerdir. Bayilik Sözleşmesinin konusu, Sözleşme ekinde belirtilen
ürünlerin bayiye tahsis edilen bölgelerde bayi tarafından satışıdır. Siemens,
Sözleşmenin 1.2. maddesi uyarınca “sözleşme bölgesi içinde başka bir
firmaya bayilik vermeyecektir” ve “bölgelere direkt satış yapmayacaktır”.
Siemens’in her bayi ile imzalamış olduğu sözleşmelerin ekinde bayilere tahsis
edilmiş bölgeler bulunmaktadır. Bölge tahsisi yapılırken her bayiye iki tane
büyükşehir verilmiştir. Bu bilgilere göre her bayinin sorumluluğu altındaki
bölgeler aşağıda belirtilmiştir. Bayilerin sorumluluğu altında olan bu illerden ilk 750
iki tanesi bayilere tahsis edilen büyükşehirlerdir.
Bayilere bölgeleri tahsis edilirken İstanbul tahsis dışı bırakılmıştır. Bunun
nedeni ise İstanbul’da İSBAK gibi güçlü bir rakibin olması ve belediyenin bir
çok ihalesini İSBAK’ın almasıdır.
760
770
780
SİNYALİZASYON
1. ADANA
2. SAMSUN
3. Adıyaman
4. Aydın
5. Bayburt
6. Çanakkale
7. Siirt
8. Şanlıurfa
9. Tekirdağ
10. Tunceli
11. Uşak
12. Sinop
13. Bolu
TRASİN
1. KAYSERİ
2. BURSA
3. Ardahan
4. Bartın
5. Hatay
6. Kilis
7. Malatya
8. Rize
9. Sivas
10. Tokat
11. Van
12. Kars
13. Artvin
14. Yalova
SİNTEK
1. KONYA
2. ANTALYA
3. Bilecik
4. Denizli
5. Giresun
6. Hakkari
7. Isparta
8. Kırklareli
9. Şırnak
10. Yozgat
11. Osmaniye
12. Mardin
SFA
1. İZMİR
2. KOCAELİ
3. Bingöl
4. Bitlis
5. Çankırı
6. Edirne
7. Edirne
8. Erzincan
9. Erzurum
10. Karaman
11. Nevşehir
12. Trabzon
13. Elazığ
14. Niğde
TKS
1. ANKARA
2. DİYARBAKIR
3. Afyon
4. Aksaray
5. Batman
6. Düzce
7. Iğdır
8. Kırıkkale
9. Kütahya
10. Manisa
11. Sakarya
12. Kahramanmaraş
13. Kırşehir
14. Ordu
EMT
1. GAZİANTEP
2. ESKİŞEHİR
3. Ağrı
4. Amasya
5. Burdur
6. Çorum
7. Gümüşhane
8. İçel
9. Muğla
10. Muş
11. Zonguldak
12. Kastamonu
13. Karabük
10-10/102-48
21
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi tarafından imzalanan bayi toplantı
tutanağında şu ifadeler yer almaktadır:
“… İŞ BEYANLARI 790
Yürümekte olan eldeki ve ayrıca taahhüt altındaki işlerin haricinde
kavşak yapıldığı belgelenirse SIEMENS’çe sözleşmenin ilgili
hükümlerinin yerine getirileceği bildirildi. Bölgelerdeki iş ayrımına
kesinlikle uyulması gerektiği görüşüldü. Güven ortamının
gerekliliğinin ve öneminin üstünde duruldu.
ELDE KALAN MALLAR
Önceki toplantılarda bayilerce verilen taahhüdü altındaki iş listeleriyle 800
ilgili bu işlerin yapımında kullanılacak ve kullanılmış malzemelerin
SIEMENS’e belgeleriyle bildirileceği karara bağlandı ve bu bildirilen
listeler dışında bayilerin kendi bölgeleri dışında iş yapamayacağı
tekrar dile getirildi. …”
Yapılan yerinde incelemelerde, Raportörlere, Siemens yetkilileri tarafından
bayilik sisteminin oluşumu şu şekilde ifade edilmiştir:
“… Bayilik sistemi oluşturulurken her bayi için kura ile bir bölge
belirlenmiştir. Bölgelerdeki şehirler ise daha önce A,B gibi kategorize 810
edilmiş oldukları için bayi bazında belirli bir eşitliğin sağlanılmasına
çalışılmıştır. Sistem ayrıca dönüşümlü olarak işleyecektir.”
SİNTEK’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen F.ÜRKMEZ (Siemens)
tarafından bayilere gönderilen “yeni bölgeler” konulu 3.6.2003 tarihli elektronik
postanın ekinde Türkiye haritası üzerinde bölgeler gösterilmektedir.
Görüldüğü üzere münhasır bayilik sistemi ile sözleşme öncesinde birbirine
rakip olan teşebbüsler arasında coğrafi pazar paylaşımı yapılmış, münhasır
bayiliğin dönüşümlü olması ile bayiler arasında bir eşitlik sağlanmaya 820
çalışılmıştır.
B. Üretim Araçlarının Devri ve Siemens Tarafından Bayilere Yapılan
Ödeme
Sözleşmenin en önemli noktalarından birisi daha önceden Siemens’e üretim
anlamında rakip olan şu andaki bayilerin, ellerinde bulunan üretim araçlarını
Siemens’e devretmeleridir. Siemens bu devir nedeniyle bayilere 125.000
EURO ödemeyi taahhüt etmiştir.
830
Sözleşmenin 1.5. maddesi şu şekildedir:
“1.5. İşbu Sözleşme’nin akdedilmesi ile BAYİ, Sözleşme’ye konu ürün ve
sistemlerle ilgili olarak elinde bulundurduğu tüm üretim araçlarını
10-10/102-48
22
kullanmayı durduracak ve söz konusu üretim araçlarını sözleşmenin
imza tarihinden itibaren 10 gün içerisinde SIEMENS’e devredecektir.”
27.12.2001 tarihinde Siemens ve bayiler arasında Ek Protokol imzalanmıştır.
Ek Protokol ile Sözleşmenin yukarıda yer verilen 1.5. maddesi tadil edilmiş ve
Siemens’in bayilere, bayilerin üretim araçlarını kullanılamaz hale getirmeleri 840
karşılığında ödeyeceği 125.000 EURO’nun ödenmesine ilişkin usuller
belirlenmiştir.
Ek Protokol’ün ilgili hükümleri aşağıdaki gibidir:
“…
1. 01 Kasım 2001 tarihli Bayilik Sözleşmesinin 1.5 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“İşbu Sözleşme’nin akdedilmesi ile BAYİ, Sözleşmeye konu ürün 850
ve sistemlerle ilgili olarak elinde bulundurduğu tüm üretim
araçlarını kullanmayı derhal durduracak ve söz konusu üretim
araçlarını, Sözleşme’nin imza tarihinden itibaren 10 gün içinde
SIEMENS’in gözetiminde kullanılamaz hale getirecektir.”
2. Faturaların tanzim ve ödeme takvimi ekli tablodaki gibi
değiştirilmiştir.
3. BAYİ tarafından düzenlenecek faturaların açıklamasına “SIEMENS
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile imzalanan 01 Kasım 2001 tarihli 860
sözleşmeye istinaden” yazılacak olup, ……….ibaresi eklenecektir.
…”
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi tarafından imzalanan bayi toplantı
tutanağında şu ifadeler yer almaktadır:
“… ÖDEMELER
Simens A.Ş.’ nin bayilere sözleşme gereği yapacağı ödemelerle ilgili
tablo ekte sunulmuştur. Bayilerin bu ödemeye karşı keseceği 870
faturaların tek bir fatura olarak (70.000 euro) 2.1.2002 de TL bazında
kesilmesi kararlaştırıldı. Ödemelerin ilki 15.01.2002 tarihinde 15.000
Euro olarak, diğerleri her ayın son Salı günü yapılacaktır. Tüm
ödemeler, ödeme tarihindeki TCMB Döviz Satış kurundan ödenecektir.
19.2.2002 tarihinde toplam 70.000 euro’nun %18 KDV’si bir seferde
fatura tarihindeki kur üzerinden TL bazında ödenecektir.
Fatura açıklamasında “SIEMENS A.Ş. ile imzalanan üretim faaliyetinin
terkedilmesine ilişkin-tarih/-sayılı sözleşmeye istinaden” şeklinde 880
yazılması istendi Mali ve hukuksal açıdan böyle yazılması gerektiği
ifade edildi. “Üretim faaliyetinin terkedilmesi” ifadesinin bayilerin
imajını zedeleyici olduğu bayilerce dile getirildi. Bu ifadenin fatura
10-10/102-48
23
açıklamasında yer alıp almayacağı konusu, SIEMENS’çe mali
müşavirlere danışılarak bayilere bildirilecektir.
Sözleşmenin 1.5 maddesindeki ifadenin “devredilecek” yerine
“kullanılamaz hale getirilecektir” şeklinde değiştirilmesi
kararlaştırılmıştır.
890
Değişiklikleri içeren bir zeyilname hazırlanacaktır…”
Sonuçta, üretim araçlarının devri ile Siemens ve bayileri arasındaki rekabet
tamamen ortadan kaldırılmıştır. Bu durumun potansiyel rekabet üzerindeki
etkilerinin yanı sıra, zaten 3 yıllık rekabet yasağı hükmü ile potansiyel rekabet
olabildiğince ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.
C. Bayilerin Alım Taahhütleri ve Siemens’e Verilen Teminat Çekleri
Sözleşmenin “Hedef Ciro ve Teminatlar” başlıklı 3. maddesi, Sözleşmenin 900
ekleri ve Ek Protokol, bayilerin alım yükümlülükleri5 ile beraber bayiler
tarafından SIEMENS’e verilen teminat çeklerinin6 durumunu düzenlemektedir.
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu
ifadeler yer almaktadır:
“… ÇEK
Bayilerce verilmiş çeklerin SIEMENS’in muhasebe prosedörü gereği
bankaya verildiği dile getirildi Bayiler bu durumun çeklerin takasa 910
verildiği anlamına geldiğini söylediler. Bu konu çalışılacak ortak bir
banka belirlenerek aşılmaya çalışılacaktır. …”
Üretim araçlarının devri ile Siemens, bayisi olan teşebbüslerin rekabetinden
tamamen kurtulmuş olduğu gibi, alım taahhütleri ile de söz konusu bayilerin
kendisinden mal tedarik etmesini de güvence altına almıştır.
D. Rekabet Yasağı
Sözleşme ile bayilere bayilik süresince ve daha da önemlisi bayilik sonrasında 920
3 yıllık bir rekabet yasağı7 getirilmiştir:
“ 11. Rekabet Yasağı
11.1 BAYİ, SIEMENS’in yazılı izni olmaksızın;
11.1.1 . Sözleşme’ye konu ürün ve sistemleri veya bunların
parçalarını kendi başına değiştiremez,
5 Bayilerin 2003 yılı alım taahhütleri 350.000 Euro’dur.
6 Teminat çekleri başlangıçta 100.000 Euro veya 200 milyar TL olarak belirlenmiş ve ilgili
tutarın her yıl DİE enflasyon oranında artırılması hükme bağlanmıştır.
7 Sözleşmenin 11.1.4. numaralı bu hükmü soruşturma sürecinde “rekabet yasağı sözleşme
süresince” olacak şekilde değiştirilmiştir.
10-10/102-48
24
11.1.2 . Sözleşme’ye konu ürün ve sistemlerle veya bunların 930
parçalarıyla –doğrudan veya dolaylı- rekabet eden
orijinal veya taklit ürünleri satamaz, üretemez,
satımına aracılık edemez, bunlarla rekabet edemez ve
pazarlayamaz,
11.1.3 . Sözleşmeye konu ürün ve sistemlerle beraber
kullanılan veya onlara monte edilebilen veya
eklenebilen ürünleri, direk ve trafik levhaları hariç,
üretemez ve satamaz,
940
11.1.4 . Sözleşme’ye konu ürün ve sistemlerle iştigal edecek
şekilde ayrı bir şirket kuramaz, bu ürün ve sistemlerle
iştigal eden mavcut şirketlere ortak olamaz. BAYİ
şirket yapısında meydana gelecek pay sahibi
değişikliklerini en geç 1 (bir) hafta içerisinde
SIEMENS’e bildirecektir.
11.2. 11. madde hükümleri, işbu Sözleşme’nin SIEMENS
tarafından haklı nedenle feshi durumunda da Sözleşme’nin
sona ermesinden itibaren 3 (üç) yıl süre ile geçerliliğini 950
muhafaza edecektir.”
Siemens, rekabet yasağı hükmü ile, bayiliklik sözleşmeleri bittikten 3 yıl sonra
dahi bayilerin potansiyel rekabetini ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.
E. Fiyat ile İlgili Hükümler ve Havuz Uygulaması
Sözleşmenin “Sözleşme Yapma” maddesi fiyatlar ile ilgili hükümleri
düzenlemektedir.
960
Madde metninde ;
“…Sözleşme konusu olan ürün ve sistemlere esas teşkil edecek fiyatlar
BAYİ’nin SIEMENS’ten aldığı geçerli fiyat listelerindeki fiyatlardır…”
ifadelerinin devamında ;
“SIEMENS, BAYİ’ye tavsiye ettiği son müşteri satış fiyatlarını
verecektir. Ancak, BAYİ kendi satış fiyatlarını belirlemekle serbesttir.
BAYİ fiyatlarını diğer rakiplerin fiyatları ile rekabet edebilir ve pazar 970
tarafından kabul edilebilir olmasını garanti edebilecek şekilde haraket
etmelidir…”
ifadelerine yer verilmiştir.
Sözleşmenin Ek 2’sinde ise, sözleşme konusu ürünler sayılarak karşısında
“bayi fiyatı (euro) ve liste fiyatı” ibareleri yer almakta, bir başka deyişle aynı
ürün için iki ayrı fiyat belirtilmektedir.
10-10/102-48
25
Sözleşme ekinin ilgili bölümleri aşağıdaki gibidir: 980
Ana Birim Bayi Fiyatı Liste Fiyatı
Master 4 gr basic dedek. (……….) (……….)
Master 4 gr compact (……….) (……….)
………… ………. ………..
İlk bakışta yukarıda yer alan tablodaki fiyatlardan;
- Bayi fiyatını, Siemens’in bayiye ürün satış fiyatı,
- Liste fiyatını, Siemens’in bayinin nihai kullanıcı ürün satış fiyatı tavsiyesi
olarak algılamak mümkündür.
Ancak yerinde incelemelerde elde edilen belgelerde yer alan bayi fiyatı ve 990
liste fiyatı gibi kavramların kullanılarak söz konusu fiyatlar üzerinden
“havuzlara” kaynak ayrılması, konuyu karmaşık hale getirmektedir.
Söz konusu belgelerden anlaşıldığı kadarıyla en az 2 tip havuz
oluşturulmaktadır:
- 1 no’lu havuz: Belediye ve Karayolları ihalelerinden elde edilen gelirlerin
belirli bir oranının aktarıldığı havuz.
- 2 no’lu havuz: Hedef ciro ve prim havuzu. 1000
Metinlerden görüleceği üzere, 1’nolu havuzun amacı bayiler arasında
gerçekleştirilen bölge dağılımında kaynaklanabilecek eşitsizliklerin bertaraf
edilebilmesi amacıyla ortak bir havuz oluşturmak, ikinci havuzun amacı ise
bayileri daha fazla teşvik etmek amacıyla prim sistemi oluşturmaktadır.
Daha önce de yer verildiği üzere, Siemens yetkilileri tarafından bayilik
sisteminin oluşumu şu şekilde ifade edilmiştir:
“…Bayilik sistemi oluşturulurken her bayi için kura ile bir bölge 1010
belirlenmiştir. Bölgelerdeki şehirler ise daha önce A, B gibi kategorize
edilmiş oldukları için bayi bazında belirli bir eşitliğin sağlanılmasına
çalışılmıştır. Sistem ayrıca dönüşümlü olarak işleyecektir.”
Havuz uygulaması gibi bir konunun tartışılması ve uygulamaya konulmaya
çalışılması dahi, esasen bayilik sisteminin kurulabilmesi ve devamı açısından
ortak çıkarlardan bütün sistem üyelerinin faydalanabilmesinin önemini ortaya
koymaktadır. Bir başka deyişle sistemin devamı ancak tüm üyelerin
menfaatinin devamı ile mümkündür. Bilindiği gibi bu tür yaklaşımlar rekabeti
bozucu nitelikler taşıyan anlaşmaların en önemli özelliklerindendir. 1020
Havuz uygulaması ve münhasır bayi bölgelerinin dönüşümlü olarak
belirlenmesi gibi uygulamalar, herhangi normal bayilik uygulamalarının
dışında; kurulan sistemin bozulmaması, bayilerin sistemi sabote etmemesi
gibi nedenler ile bayilerin payını eşitlemeyi amaçlayan davranışlardır.
10-10/102-48
26
Bunun dışında fiyatlar konusunda ise Siemens’in merkezi bir
yönlendirmesinden bahsetmek mümkündür.
F. Sözleşme Hükümlerinin Değerlendirilmesi 1030
Siemens ve bayileri arasında imzalanan sözleşmeye, özellikle yukarıda yer
verilen hükümler açısından bir bütün olarak bakmak gerekmektedir. Bayilik
sözleşmeleri öncesinde tarafların uzlaştıkları konular esasen sistemin neyi
amaçlayarak kurulduğunu çok açık bir biçimde ortaya koymaktadır.
- Bayilik sözleşmeleri birbirine rakip olan teşebbüsler arasında yapılmıştır:
Bayilik sistemi ile daha önce rekabet halinde olan teşebbüsler birbirleri ile
rekabet etmek yerine bir bayilik sistemi oluşturarak Siemens’in bayisi
konumuna gelmişler, münhasır bayi uygulaması ile sözkonusu bayilerin 1040
kendi aralarındaki rekabet de sona erdirilmiştir. Bunun dışında bayilik
sözleşmesinin rekabet yasağı hükmü gereğince bayiler ile Siemens
arasındaki rekabet de sonlandırılmıştır. Bu anlamda sözleşme ile hem
bayiler ile Siemens, hem de bayilerin kendi aralarındaki rekabet sona
erdirilerek ilgili pazarın önemli bir kısmında rekabet ortadan kalkmıştır.
- Sistemin merkezinde Siemens bulunmaktadır: Siemens bayilik
sözleşmeleri hem bayilerin rekabetini ortadan kaldırmış hem de bayilerin
kendisinden mal temin etmelerini garanti altına almıştır. Sözleşme
maddeleri ve uygulamalara birlikte bakıldığında, Siemens’in bayileri 1050
merkezden çok sıkı bir biçimde kontrol ettiği görülmektedir. Hatta prim
sistemi için getirilen havuz uygulamasındaki paralar dahi, bayilerin toplam
ciroları üzerinden belirli oranda kesilen paralardan oluşturulmaktadır.
- Bayilerin ödülü de rekabetin sınırlandırılmasıdır: Bayiler üretim araçlarının
devri ile Siemens’ten para almaya hak kazanmışlar, münhasır bayilik
sistemi ile de kendilerine ait “izole” bölgelerde rekabetin
sınırlandırılmasından olabildiğince faydalanmaya çalışmışlardır.
- Sistem bayilik sisteminden daha çok rakipler arasında yapılan ve rekabetin 1060
yatay kısıtlanması sonucunu doğuran özellikler ve etkiler taşımaktadır:
Bayilik sözleşmelerinde yer alan hükümlere ve uygulamalara bakıldığında
esasen oluşturulanın yalnızca bir bayilik sistemi olmadığı çok rahat bir
biçimde görülmektedir. Rekabeti sınırlayıcı anlaşmaların da özelliklerinden
olan rekabet yasağı, pazar paylaşımı, havuz uygulaması, üretim
araçlarının devri gibi hükümler bahsi geçen bayilik sözleşmelerinin de en
önemli konularını oluşturmaktadır.
I.3.1.3. Bayilik Sistemi Sonrası Durumun Tespiti
1070
Kararın daha önceki bölümlerinde değinildiği üzere, bayilik sistemi kurulması
öncesinde hem Siemens hem de soruşturma aşamasında bayilik ağı
içerisinde bulunan 6 teşebbüs birçok ihalede birbirlerine rakip teklifler
sunmuşlardır.
10-10/102-48
27
Ancak bayilik sözleşmesi ile her bayiye münhasır bölgeler tahsis edilmiştir. Bir
başka deyişle o bölgede Siemens ürünlerinin satışı (buna o bölgedeki
belediyeler ve karayolları tarafından açılacak ihaleler de dahil olmak üzere)
yalnızca bölge sahibi bayi tarafından gerçekleştirilecektir. Bu durum
sözleşmeyle teminat altına alınmış ve fiilen birçok kere de uygulanmıştır. 1080
Ancak sözleşmenin söz konusu şartına rağmen bayiler birçok kez, sözleşme
hükümleri uyarınca mal satmalarının yasak olduğu bölgelerdeki ihalelere
katılarak teklif vermişlerdir. Bu durum ilk bakışta ilgili pazarda rekabetçi bir
ortamın var olduğu şeklinde yorumlanabilir. Ancak bu ihalelerde de sistem
içerisinde yer alan teşebbüsler arasında en iyi teklif bölge sahibine aittir.8
Bayilerin esasen mal satmalarının yasak olduğu bir bölgedeki ihalelere teklif
vermelerinin sebebi Siemens bayilik sisteminin oluşturulması ile aynıdır:
Rekabetin ortadan kaldırılarak bütün ihalelerin olabildiğince sistemde yer alan 1090
teşebbüslerin kazanmasını sağlamak konusundaki ortak çıkar.
Bu durumda her bayi kendi bölgesindeki ihaleyi kazanma konusunda en
yüksek şansa ulaşmayı hedeflemiştir. Kazanılan her ihalenin Siemens
açısından daha fazla ürün satışı anlamına geldiği ise açıktır.
Bu çerçevede Siemens tarafından oluşturulan bayilik sistemi temel olarak iki
konuda rekabeti ihlal etmektedir:
1- Siemens de dahil olmak üzere, rakip durumundaki teşebbüslerin bayilik 1100
ve münhasır bölge tahsisi sonucu aralarındaki rekabetten
vazgeçmelerine yol açan bayilik sözleşmeleri,
2- Bayilik sözleşmelerindeki satış yasağına rağmen münhasır bölgeler
dışındaki ihalelere de danışıklı teklifler verilmesi suretiyle ihalelerin
bölge bayisi veya sistemde yer alanlar tarafından kazanılmasını
sağlamak.
Görüldüğü üzere bayilik sisteminin temel amacı ve sonucu; piyasadaki
rekabetin sonlandırılarak, sistem üyelerinin karlarının ençoklaştırmaya 1110
çalışmaktır.
Bayilik sistemi bu konuda bayilere iki şekilde yardımcı olmaktadır:
- Birincisi sistemde yer alanlara maksimum getiri sağlamak bakımından her
bayiye münhasır bölgeler tahsis edilerek o bölgeler açısından risk
olabildiğince azaltılmışken; ikinci olarak diğer rekabet unsurlarını kontrol
edebilmek, mevzuat engellerini aşabilmek veya rekabet yaşandığı
görüntüsünü sağlamak amacıyla da bayiler bölge dışındaki ihaleler için
danışıklı teklifler vermişlerdir. 1120
- Bu anlamda esasen oluşturulan bayilik sistemi ile genel olarak piyasada
mal satma biçimi olan kamu ihalelerinde rekabet ortadan kaldırılmaktadır.
8 Az sayıdaki istisnaya Karar içerisinde yer verilecektir.
10-10/102-48
28
I.3.1.3.1. Münhasır Bölge Tahsisi
Bayilik sözleşmelerinin 1.2. maddesi tüm bayilere münhasır bir bölge tahsis
etmektedir. Buna ek olarak sözleşmeler öncesinde yapılan yazılı mutabakatta
da bayilerin kendi faaliyet bölgesini bir diğer bayiye kesinlikle
devredemeyeceği ve kendi bölgesi dışında hiçbir surette faaliyette 1130
bulunamayacağı ifadeleri yer almaktadır.
Her bir bayiye münhasır bölge tahsis edilmesi nedeniyle, bayiler bayilik
sistemi öncesindeki piyasa yapısına göre rekabetin daha az yaşandığı
ortamlarda ihalelere girebilme şansını elde etmişlerdir. (Bu durum tabiidir ki
ayrıca sistem dışında kalan firmaların ihalelere katılıp katılmaması ile de
bağlantılıdır.)
Kararın yukarıda yer alan bölümlerinde bayilik sistemi öncesinde karayolları
ve belediye ihalelerinde Siemens ve bayilerin rekabet içinde oldukları bir 1140
başka deyişle birbirlerine rakip oldukları açıkça gösterilmiştir. Bu bölümde ise
-tam tersine- daha önce rekabet içinde olan Siemens ve bayilerin, bayilik
sistemi sonrasında, münhasır bölge paylaşımı ile rekabeti nasıl ortadan
kaldırdıkları tespit edilecektir.
Aşağıda yer alan ihale örneklerinde görüldüğü üzere, bir bölgedeki ihaleye
ister sadece bölge sahibi isterse birden fazla bayi katılsın, ihaleleri sistem
içerisinden genellikle bölge sahibi kazanmaktadır. Bu durumun tesadüf
sonucu olmadığı açıktır. Bölge sahibi bayi dışındaki bayilerin kazanmayı bir
türlü başaramadıkları ihalelere neden katıldığı ise Kararda “Danışıklı 1150
Tekliflerin” anlatıldığı bölümde ortaya konulacaktır.
Aşağıdaki tablolarda en az bir sistem üyesinin yer aldığı ihalelere yer
verilmiştir.
Tablo 3: Bayilik sistemi sonrası yapılan bazı belediye ihaleleri
İşveren İhale Tarihi Katılımcılar Kazanan Bölge Sahibi9
Diyarbakır B.Bel. 6.8.2003 TKS TKS TKS
Edirne Bel. 16.5.2002 SFA SFA SFA
16.5.200210 SFA SFA
Gebze Bel. 17.10.2002 SFA
İsbak
SFA SFA
İzmir B.Bel. 3.9.2002 SFA
TKS
SFA SFA
Malatya Bel. 3.1.2002 TRASİN
EMT
TRASİN TRASİN
8.10.2002 TRASİN
EMT
SİNYALİZYON
TRASİN
27.5.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
Best
TRASİN
9 Siemens bayilik sisteminde bölgenin kime ait olduğu. Bayilik sözleşmeleri 1.10.2001
tarihinde imzalanmıştır.
10 Kararda tek bir idarenin aynı tarihli görülen ihaleleri farklı ihalelerdir.
10-10/102-48
29
12.6.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
Best
TRASİN
24.7.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
Best
TRASİN
27.5.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
5.9.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
Best
TRASİN
5.9.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
Best
TRASİN
2.12.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
Best
TRASİN
10.12.2003 TRASİN
EMT
Best
TRASİN
19.12.2003 TRASİN
EMT
Best
TRASİN
Sivas Bel. 2.7.2002 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN TRASİN
29.7.2002 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
20.11.2002 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
20.1.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
19.2.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
İzmir B.Bel. 29.8.2002 SFA
TKS
SİNTEK
SFA SFA
İzmit B.Bel. 2.10.2003 SFA
TKS
Seda
Kaya
Kaya SFA11
Gaziantep Bel. 17.2.2002 TRASİN
TKS
EMT
EMT EMT
19.11.2002 TRASİN
TKS
EMT
EMT
18.6.2003 TRASİN EMT
11 Bayilik sözleşmesi sonrası İzmir Belediyesi’nin açmış olduğu toplam 13 ihalenin 7’sine
bayilerden yalnızca SFA katılmıştır. Yalnızca bir ihaleye TKS de teklif vermiş olmasına
rağmen teklifi SFA’dan daha yüksektir. Söz konusu ihaleyi SFA da kazanamamıştır.
10-10/102-48
30
EMT
Trafik Market
Konya B.Bel. 9.4.2002 SİNTEK
SFA
SİNTEK SİNTEK12
Antalya B.Bel. 14.4.2002 SİNTEK
SİNYALİZASYON
ULTRA
Ant. T. Sin.
Ant. T.
Sin.13
SİNTEK
28.2.2002 SİNTEK
SİNYALİZASYON
ULTRA
Ant. T. Sin.
Ant. T. Sin.
10.10.2002 SİNTEK
ULTRA
Tgs
Tgs
Diyarbakır Bel. 6.8.2003 TKS TKS14 TKS
Kayseri B.Bel. 20.11.2003 TRASİN
ULTRA
Özbest
Teknopol
Anadol E.
TRASİN
/Özbest
TRASİN
Bursa B.Bel. 4.6.2003 TRASİN
Öztay
TRASİN TRASİN
25.7.2002 EMT15
Tgs
Özbest
Özbest
4.12.2001 TRASİN
Ortadoğu
TRASİN
Trabzon Bel. 13.12.2001 SFA
TKS
ULTRA
Yeni Akabe
SFA SFA
4.7.2002 SFA
TKS
SİNYALİZASYON
SFA
20.2.2002 SFA
TKS
Seç Oto.
SFA
Ankara B.B. 30.10.2003 TKS TKS TKS
26.8.2003 TKS
Trafik Market
TKS
20.8.2002 EMT16
SIEMENS
ULTRA17
Anfa18
Anfa
10.6.2002 SIEMENS
TKS19
ULTRA
SIEMENS
12 Sintek, bayilik sözleşmeleri sonrası Konya Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu diğer 7
ihalenin 6’sına katılmış ancak sadece 1 tanesini kazanabilmiştir. Sözkonusu ihalelerin
hiçbirine diğer bayiler teklif vermemişlerdir.
13 Antalya Belediyesinin yapmış olduğu ihalelerin birçoğunu yerel firmalar kazanmıştır.
14 İhaleye sadece TKS katılmıştır. Şirketin vermiş olduğu bedel yaklaşık 497 milyar TL. dir.
15 Bölge sahibi TRASİN ihaleye katılmamıştır.
16 Teknik şartnamede istenilen temel özellikleri taşımadığı için ihale dışı bırakılmıştır.
17 Teknik şartnamede istenilen temel özellikleri taşımadığı için ihale dışı bırakılmıştır.
18 Anfa Ankara Altınpark İşletmeleri Ltd.Şti.
10-10/102-48
31
Anfa
10.1.2002 SIEMENS
SFA20
Özbest
Afif
Anfa
Anfa
Tablo 4: Bayilik sistemi sonrası yapılan bazı karayolları ihaleleri
İşveren İhale Tarihi Katılımcılar Kazanan Bölge Sahibi21
TCK 2. Bölge /İzmir 2.11.2001 SFA
ULTRA
Aysolar
SFA SFA
27.5.2002 SFA
ULTRA
Ortadoğu
Ortadoğu
15.8.2003 SFA-Özgürler
Satra
Seltra
SFA-Özgürler
27.10.2003 SFA
Aysolar
Özcan K.
Ulukar
Trafik M.
Sun Power
Aysolar
3.11.2003 SFA
Aysolar
Aysolar
20.11.2003 SFA
ULTRA
Odisan
İPTAL
TCK 3.
Bölge/Konya
8.7.2002 SFA22
SİNTEK
ULTRA
Mah.Ek..
Ermak
Özbest
Özbest SİNTEK
10.7.2002 SIEMENS23
ULTRA
Mah.Ek.
Ermak
SIEMENS
22.10.2003 SİNTEK
Özc.Kam.
Teknopol
SİNTEK
TCK 4. Bölge
/Ankara
13.11.2002
(Ank-Bolu-
Esk-K.kale)
TKS
SFA
ULTRA
TKS TKS
20.6.2003 TKS-Ortana
ULTRA
C.Albayrak
TKS-Ortana
8.10.2003
(Delice
Ayrım,
TKS
SFA
TRASİN
TKS
19 Teknik şartnamede istenilen temel özellikleri taşımadığı için ihale dışı bırakılmıştır.
20 İhale dışı bırakılmıştır.
21 Siemens bayilik sisteminde bölgenin kime ait olduğu. Bayilik sözleşmeleri 1 Kasım 2001 de
imzalanmıştır.
22 Bu ihaleyi her ne kadar Sintek kazanamamış dahi olsa teklifi SFA’dan daha düşüktür.
23 Siemens’in kazandığı bu ihaleye Sintek katılmamıştır.
10-10/102-48
32
Güdül…..) Ortana
9.10.2003
(Mah-Ayr.
Kazan….)
TKS
SFA
TRASİN
Ortana
TKS
TCK 6. Bölge
/KAYSERİ
15.7.2003 TRASİN
Özbest
Ortadoğu
Ortadoğu TRASİN
15.10.2003 EMT24
Uzman
EMT
TCK
7.Bölge/Samsun
12.8.2002 SİNYALİZASYON
EMT
Başkent
SİNYALİZASYON
SİNYALİZASYON
TCK
8.Bölge/Elazığ25
5.12.2001 SİNYALİZASYON
Nurhat
Nurhat SİNYALİZASYON
30.9.2003 SİNYALİZASYON
Ortadoğu
Teknopol
Özbest
Özcan Kam.
Ortadoğu
TCK 10. Bölge 30.10.2003 SFA
Özbest
SFA SFA
TCK 11. Bölge 23.8.2002 SİNYALİZASYON
Arma
Süretli
Ortadoğu
Aker
Süretli SİNYALİZASYON
18.7.2003 SİNYALİZASYON
TKS
SİNYALİZASYON
TCK 12. Bölge
/Erzurum
3.7.2003 SFA
Özbest
M.Ak.Ers.
H.Ser.Kas.
M.Ak.Ers. SFA
22.10.2003 EMT26
Özbest
Özbest
TCK 13. Bölge
/Antalya
14.8.2002 SİNTEK
ULTRA
ULTRA
SİNTEK
14.8.2002 SİNTEK
ULTRA
SİNTEK
SİNTEK
10.01.2003 SİNTEK
ULTRA
Ortadoğu
Özbest
Aksel
SİNTEK
10.01.2003 SİNTEK
ULTRA
Ortadoğu
Özbest
Aksel
Ortadoğu
10.01.2003 SİNTEK
ULTRA
Ortadoğu
Özbest
Aksel
ULTRA
24 Bölge TRASİN’in olmasına rağmen, TRASİN ihaleye katılmamıştır.
25 Elazığ Karayolları ihaleleri açısından Sinyalizasyon, Belediye ihaleleri açısından SFA’nın
bölgesi içinde yer almaktadır.
26 SFA’nın bölgesindeki ihaleye SFA katılmamıştır.
10-10/102-48
33
10.01.2003 SİNTEK
ULTRA
Ortadoğu
Özbest
Aksel
Özbest
TCK 14.
Bölge/Bursa
22.11.2001 TRASİN
Ortadoğu
Ortadoğu TRASİN
15.10.2002 TRASİN TRASİN
3.9.2003 TRASİN
TEKON
Özbest
Tekon
TCK 16. Bölge 18.9.2003 TRASİN
SİNTEK
Tekon
Teknopol
Özbest
SİNTEK27
14.11.2003 TRASİN
ULTRA
ULTRA
1160
Görüldüğü üzere, ihalelere ya bölge sahibi bayi sistem içerisindeki tek aday
olarak katılmakta ya da birden fazla sistem üyesinin ihaleye katılarak bölge
sahibi bayinin ihaleyi almasına yardımcı olunmaktadır.
I.3.1.3.2. Havuz Sistemi ve Fiyat Tespiti
Sözleşmenin “Sözleşme Yapma” başlıklı 10. maddesi fiyatlar ile ilgili
hükümleri düzenlemektedir.
Madde metninde; 1170
“…Sözleşme konusu olan ürün ve sistemlere esas teşkil edecek fiyatlar
BAYİ’nin SIEMENS’ten aldığı geçerli fiyat listelerindeki fiyatlardır…”
ifadesi yer almakta ve devamında da;
“SIEMENS, BAYİ’ye tavsiye ettiği son müşteri satış fiyatlarını
verecektir. Ancak, BAYİ kendi satış fiyatlarını belirlemekle serbesttir.
BAYİ fiyatlarını diğer rakiplerin fiyatları ile rekabet edebilir ve pazar
tarafından kabul edilebilir olmasını garanti edebilecek şekilde hareket 1180
etmelidir…”
ifadelerine yer verilmektedir.
Sözleşmenin 2 numaralı ekinde ise, sözleşme konusu ürünler sayılarak
karşısında “bayi fiyatı (euro) ve liste fiyatı” ibareleri yer almakta bir başka
deyişle aynı ürün için iki ayrı fiyat belirtilmektedir.
Sözleşme ekinin ilgili bölümleri aşağıdaki gibidir:
1190
27 Bu ihale bölge sahibinin katılıp sistemdeki başka bir bayinin aldığı tek örnektir. İhaleyi
kazanan SİNTEK taşeron olarak TRASİN ile anlaşmıştır. Bu konu Kararın I.3.1.3.3. numaralı
bölümünde “Danışıklı Teklifler” başlığı altında daha detaylı olarak ele alınmıştır.
10-10/102-48
34
Ana Birim Bayi Fiyatı (Euro) Liste Fiyatı (Euro)
Master 4 gr basic dedek. (……….) (……….)
Master 4 gr compact (……….) (……….)
………… ………. ………..
Yukarıda yer alan tablodaki fiyatlardan;
- Bayi fiyatının, Siemens’in bayiye uyguladığı ürün satış fiyatı,
- Liste fiyatının, Siemens’in bayiye tavsiye ettiği nihai kullanıcı ürün satış
fiyatı
olduğu anlaşılmaktadır.
1200
Ancak yerinde incelemelerde elde edilen belgelerde yer alan bayi fiyatı ve liste
fiyatı gibi kavramlar kullanılarak söz konusu fiyatlar üzerinden “havuzlara”
kaynak ayrılması konunun incelenmesini zorunlu hale getirmiştir.
Söz konusu belgelerden anlaşıldığı kadarıyla 2 tip havuz bulunmaktadır:
- 1 no’lu havuz: Belediye ve Karayolları ihalelerinden elde edilen gelirlerin
belirli bir oranının aktarıldığı havuzu ifade etmektedir.
- 2 no’lu havuz: Hedef ciro ve prim havuzunu ifade etmektedir.
1210
1’nolu havuzun amacı bayiler arasında gerçekleştirilen bölge dağılımında
kaynaklanabilecek eşitsizliklerin bertaraf edilebilmesi amacıyla ortak bir havuz
oluşturmak ve sistem karını olabildiğince eşitlemek, ikinci havuzun amacı ise
bayileri daha fazla satış hacmine teşvik etmek amacıyla prim sistemi
oluşturmaktır.
25.9.2001 tarihli ve Siemens, TKS, TRASİN, SİNTEK, EMT, SFA ve
Sinyalizasyon imzalı tutanakta aşağıda yer alan ifadelere yer verilmiştir:
“… 1220
1. TC Karayolları Bölge Müdürlükleri ve Sözleşme kapsamında
Büyükşehir kategorisinde bulunan illerde Siemens Bayiye keseceği
faturayı liste fiyatı üzerinden düzenleyecek, liste fiyatı ile bayi fiyatı
arasındaki tutar havuza aktarılacaktır.
…”
24.10.2001 tarihli ve imzalı Bayi Toplantı Tutanağında aşağıda yer alan
ifadeler bulunmaktadır:
“… 1230
- Geri sayıcının fiyatı konuşuldu ve 240 euro ya içinin verilebileceği
konuşuldu, kötü ledle yapılanın da 165 euro olarak söylendi. …
…
- Karayolları işlerinin nasıl yürüyeceği tekrar konuşuldu:
10-10/102-48
35
Karayolları işleri büyükşehirler kapsamında değerlendirilecek yani
malzemeler ihale bedelinin %20 altına verilecek, altyapı işleri ise karı
potaya kalacak maliyet hesabı için ortak karar verilip belirlenecek
1240
Karayollarından alınan işler ortak potada sayılacak ve herkese eşit
kota olarak dağılacak.
…
- Liste fiyatına 200 lük ünitelerde %35 yapıldığı söylenmiştir. Ancak
parça kalemlerde daha düşük fiyat istendi...”
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu
ifadeler yer almaktadır:
“ … 1250
ORTAK BÖLGELERDE HESAP ÇIKARILMASI
Karı potaya konulacak bölgelerde kar hesabının nasıl yapılacağı
konuşuldu. Ortak bölgelerde alınacak işlerin sözleşme gereği
maliyet dışında kalan karının potaya atılması gerektiği bir kez
daha dile getirildi. Bu işlerle ilgili maliyet hesabının nasıl yapılacağı
konuşuldu. Maliyetin belirlenmesindeki yöntemin Bayındırlık fiyatından
belli bir indirim yapılması olabileceği konuşuldu.
1260
…”
TKS’de yerinde inceleme esnasında elde edilen ve sözleşme imzalanması
öncesi bir toplantıya ait olduğu düşünülen imzasız belgede yer alan aşağıdaki
ifadeler de son derece çarpıcıdır:
“ Yapılan Toplantılarda Uzlaşılan Konular ve Sözleşmeye Ek Koşullar:
…
2. TC Karayolları birim fiyatları istediğimiz noktaya geldiğinde çıkan
tüm işler sekiz (8) firma arasında eşit paylaştırılacaktır. Merkezi alım 1270
olması durumunda Büyükşehirlere uygulanan havuz sistemi
uygulanacaktır.
3.TC Karayolları 2002 birim fiyatları ilan edildiğinde ihaleli müteahhit ve
taşeron ihalelerinde birim fiyatlarda %100, satınalma işlerinde %30 kar
marjı sağlanacaktır.
…
7. Büyükşehirlerde yapılacak ihale ve satınalmalarda ortak 1 nolu
havuz oluşturulacak, bu havuzdaki kar oranı %30’un altında
olmayacaktır. 1280
8.Diğer tüm işlerde %10 oranında 2 nolu ortak havuz oluşturulacaktır.
…
17. Büyükşehirlerdeki UTC işilerinde %10 kar payı 2 nolu havuza
aktarılacaktır.
10-10/102-48
36
18. Diğer şehirlerdeki UTC işlerinde Bölgede çalışan firma ile iş, ortak
yapılacak ve bölgede çalışan firmaya %20 kar payı aktarılacaktır.
…
Not: 1 nolu havuz %30 1290
2 nolu havuz %10 oranındadır.”
Siemens’te yerinde inceleme esnasında elde edilen 3.1.2002 tarihli, Toplantı
Notu konulu şirket içi elektronik postada aşağıda yer alan ifadeler
bulunmakadır:
“…
- Ortak olan bölgelerde hesap yapma yönteminin aşağıdaki
şekilde olması gerektiği görüşüldü: 1300
Sadece malzeme alımı işlerinde Siemens’in söz konusu bayisine
alınan işin keşfinden %20 sini masraf karşılığı vermesini geri kalan
miktar ile bayi fiyatı arasındaki farkı (var ise) potaya ayırması istendi.
Bu konu ile ilgili Siemens’in görüşü Bayilere iletilecek…
Ortak bölgelerdeki altyapı işleri 2001 yılındaki düşük fiyatlar nedeniyle
bu sene işi alan bayiler tarafından halledilecek ve bunlarla ilgili bir
hesaplama yapılmayacaktır.
1310
Altyapı işleri 2002 yılı fiyatları belli olduktan sonra tekrar görüşülecek,
ancak altyapı işleri ile ilgili ortak taşeronlar oluşturulacak ve bu işler
belirli bir kavşak başı birim fiyat ile bu taşerona verilecek.
…
- Bayilerin kendi bölgeleri dışında yaptığı satışların kontrol edilmesi ve
önlenmesi Siemens’ten istendi. Bununla ilgili fatura kontrol çalışması
yapılacak.
…”
1320
Siemens’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 20.12.2001 tarihli şirket
içi elektronik postdaki ifadeler aşağıdaki gibidir:
“Bayiler organizasyonu nedeniyle iki tip sipariş oluşmaktadır:
1- Normal bayi fiyatına göre açılan siparişler:
Bu siparişlerde bayi fiyatı sabittir. Maliyetlerde tedarikçilerden gelecek
fiyatlar değişmedikçe daha önce verilen ekteki file gereği bellidir. …
Ancak bu sene potaya atılmayacak olan %10 ortak kar seneye 1330
atılacaktır. … Bu gönderdiğim toplantıdan sonra geçerli fiyatlardır.
Siparişlerin tarihlerine göre geçerli fiyatlara göre kalkülasyon
yapılmalıdır.
2- Zararına alınan işler:
10-10/102-48
37
Bu siparişlerde sözleşme gereği Simko onayı çerçevesinde bayilerin
zararına aldığı işlerdir ve simko malzemeyi alınan keşif birim fiyatlardan
%20 indirimle bayiye satmaktadır. Bu tip işlerde bayiler işi zararına
aldığının belgeleri ile birlikte siparişi tarafımıza vermektedirler. …” 1340
Siemens’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 14.1.2002 tarihli şirket
içi elektronik postadaki ifadeler ise aşağıdaki gibidir:
“Potaya girecek olan iller Sözleşme ekinde belirtilen şehirler ve
Karayollarıdır.
Bu kapsamda 3 türlü sipariş olacaktır:
1- Zararına alınan siparişler. Bunlar listede gösterilen bayi fiyatlarının 1350
altına alınmış işleri (Siemens oluru ile) kapsamakta olup, Siemens
bayinin satmış olduğu fiyattan %20 indirimle bayilere vereceği
siparişlerdir.
2- Bayi fiyatı ile liste fiyatı arasındaki siparişlerdir. Burada
Siemens bayinin müşterisine satmış olduğu fiyattan Bayiye
satış yapacak olup, aradaki fark potaya atılacaktır. Bu potada
toplanan bedeller 3 ayda bir bayilere fatura karşılığında
ödenecektir. (Bayiler toplam potada toplanan bedelin 1/6’sı
oranında fatura keseceklerdir. …) 1360
3- Liste fiyatınında üstündeki siparişler. Siemens bayiye liste
fiyatından fatura kesecektir. Liste fiyatı ile bayi fiyatı arasındaki
fark gene potaya atılacaktır. …”
Aynı metin üzerinde el yazısı ile verilen örnek aynen aşağıdaki gibidir:
60…………………………….80.…………………………100
20 20 1370
20’lik bayi fatura kesecek Bayi satış fiyatı Potaya atılacak
vv ayrılacak Siemens satış fiyatı
Yukarıda yer verilen bilgilerden anlaşıldığı üzere; havuz uygulaması, sistemin
kuruluşu anında sistemde yer alan bayilerin gelirleri arasında oluşabilecek
olası farklılıkları ortadan kaldırmak amacıyla oluşturulmuştur. Bilindiği gibi
sistem içerisinde her bayiye bir bölge tahsis edilmiş ve sistemin dönüşümlü 1380
olması kararlaştırılmıştır. Ancak yine de bazı bölgelerde çok fazla ve bazı
bölgelerde çok az ihaleye çıkılması ve bayilerin gelirlerinde faklılıklar oluşması
olasılığı karşısında; her bayinin kendisine düşen bölgeye rıza göstermesi bir
diğer deyişle bayiler arasında oluşacak gelir farklılıklarını ortadan kaldırmak
ve hem sistemin oluşumu hem de sistemin devamını sağlamak bakımından
havuz sistemine ayrıca ihtiyaç duyulmuştur.
10-10/102-48
38
Bayilik sistemi ile fiyatların yükselmiş olduğu konusundaki müşteri (Siemens
veya bayilerden ürün alıp bunları satan diğer teşebbüslerin) şikayetlerine
Kararın I.3.1.2.1. numaralı bölümünde yer verilmişti. Yukarıda yer verilen 1390
belgelerdeki ifadelerden bayilerin fiyatlar konusunda aralarında
müzakerelerde bulunmalarının yanısıra Siemens’inde birçok konuda ve
özellikle fiyatlar ve kar paylaşımı ile ilgili olarak merkezi yönlendirmede
bulunduğu görülmektedir.
Dolayısı ile sistemin temel amacının; ihalelerin sistem içerisindeki firmalar
tarafından, rekabetin sınırlandırılması yolu ile en iyi fiyat ile kazanılmasını ve
bunun sistem üyeleri arasında paylaşımını sağlamak olduğu sonucuna
ulaşılmaktadır.
1400
I.3.1.3.3. Siemens’in Merkezi Koordinasyonu ve Danışıklı Teklifler
Bayilik sistemi ile esasen her bayinin kendisine tahsis edilen bölgelerdeki
ihalelere katılması esası benimsenmiş ve bu durum sözleşme ile hüküm altına
alınmıştır. Bayilik sistemi içerisinde yasaklanmış olmasına rağmen zaman
zaman bayilerin kendi bölgeleri dışındaki yerler için de teklif verdikleri
görülmektedir. Ancak istisnalar dışında bayiler kendi bölgeleri dışındaki
yerlerdeki ihaleleri kazanamamıştır.
Bayilik sistemi ile yasaklanmış olmasına rağmen bayiler neden kendi bölgeleri 1410
dışındaki yerler için teklif vermektedir? Bu sorunun olası cevapları aşağıdadır:
- Bayinin kendisine tahsis edilen bölgelerdeki ihalelere katılma yeterliğine
sahip olmadığı bir durumda, ihalenin sistem içerisinde kalması için bayi ağı
içindeki başka bir bayinin o ihaleye teklif verdiği durumlar,
- Bir ihaleye bayilik sistemi dışında yer alan yani rakip olan bir firmanın da
teklif verdiği durumlarda, birden fazla bayinin birlikte danışıklı teklifler
vererek yine ihalenin sistem içerisinde kalmasının sağlanması durumu,
1420
- İhaleye sistem dışından rakip bir teklif verilmese dahi, ihalede rekabet
yaşandığı görüntüsü vermek veya mevzuat engellerini bu yolla aşmak
amacıyla28 danışıklı tekliflerin verilerek ihalelerin alınması durumu.
Daha önce de belirtildiği üzere bayilik sistemi ile esas olarak amaçlanan 7
firma arasındaki rekabetin sonlandırılarak ihalelerin sistem içerisindeki firmalar
tarafından kazanılmasıdır.
A. Merkezi Koordinasyon
1430
Sözleşmenin 2.3. maddesine göre bayiler “Sözleşme kapsamındaki ürün ve
sistemlerle ilgili resmi ihalelere SIEMENS’e danışarak teklif vereceklerdir.”
Ayrıca, daha önce de belirtildiği gibi her ne kadar bayilerin kendi fiyatlarını
28 Örneğin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu pazarlık usulünde en az 3 katılımcı gereklidir.
10-10/102-48
39
belirleme serbestisi bulunsa dahi rekabetçi bir ihalede fiyatın düşürülmesi
gerektiği durumlarda Siemens’in onayı ile fiyatlar düşürülebilmektedir. Bu
konuya yönelik olarak TKS’nin yerinde incelemeler esnasında Raportörlere
yapmış olduğu açıklamalar aşağıdaki gibidir:
“İhalelere TKS teklif vermektedir. Tekliflerimizde Siemens ürünleri 1440
kullandığımız, onun bayisi olduğumuz belgelenmektedir. İhalelerde
vereceğimiz tekliflerin fiyatlarını kendimiz belirliyoruz. Ürünün fiyatları
zaten ürün fiyat listesinde belirlenmiştir. Ancak ihalenin türüne göre,
(pazarlık usulünde örneğin) fiyatı düşürmek gerekebilir. Bu durumda
Siemens’i arayıp şu fiyata indirebilir miyiz diye sorarız. Ancak sonuçta
Siemens’i aldığımız ihaleler ilgilendirmez, kar zarar bize aittir.”
Bu gibi durumlar bayilik ağının oluşturulması aşamasında da gündeme
gelmiştir. 25.9.2001 tarihli toplantıya ilişkin tutanakta şu ifadeler yer
almaktadır: 1450
“…
2. Zararına alınan işlerde Siemens kendi sağladığı malzemeler için
indirimli keşif bedelleri üzerinden %20 indirimle malzeme temin
edecektir. Ancak bu işler için Siemens mutabakatının alınması şarttır.
3.Büyükşehir kategorisinde bulunmayan şehirlerdeki merkezi sistem
işleri SIEMENS tarafından alınacak ve o bölge Bayisi Siemens’in
taşeronu olarak çalışacaktır. SIEMENS merkezi sistem fatura bedeli 1460
üzerinden %20 oranındaki tutarı BAYİ’ye ayrıca ödeyecektir.
4. Bölge Bayi TCK işlerinden birini yapamayacağını belirtirse SIEMENS
hangi Bayinin işi yapacağına karar verecektir.
…”
Kendi bölgesinde yer alan bir ihaleye teklif verme konusunda yeterliliğe sahip
olmayan bayinin bölgesinde diğer bir bayi Siemens’in onayını alarak teklif
verebilmektedir. Konuyla ilgili EMT tarafından yerinde incelemeler esnasında
Raportörlere yapılan açıklamalar aşağıdaki gibidir: 1470
“Sözleşme gereği bayiler birbirlerinin bölgesindeki ihalelere teklif
vermemektedirler. Ancak örneğin bir bayi teklif verme yeterliliğine sahip
değilse Siemens’in onayı alınarak bölge dışına da teklif verilebilir. Buna
örnek olarak Erzurum, İzmir ihalesini gösterebilirim.”
6.9.2001 tarihli Siemens ve bayiler imzalı tutanaktaki ifadeler aşağıdadır:
“….
1480
5. Bayiler dışında bir başka firmanın işlere teklif vermesi durumunda
ihale indirimine Siemens karar verecek, işi olan firmanın ilgili işlerden
beklediği kar karşılıklı mutabakat ile Siemens tarafından karşılanacaktır.
10-10/102-48
40
Böyle bir durumda Siemens satış fiyatının bayi transfer fiyatlarının altına
düşmesi halinde bu işe ait %10 ciro payı havuza ayrılmayacaktır. …
…
8. Bayi sayısındaki artış, azalış veya ihracına ilişkin karar için 6 bayinin
oybirliği esas ve yeterli olacaktır. Oy çokluğu halinde alınan kararı 1490
Siemens’in veto etme yetkisi vardır. …”
Siemens’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 20.12.2001 tarihli şirket
içi elektronik postadaki ifadeler aşağıdaki gibidir:
“Bayiler organizasyonu nedeniyle iki tip sipariş oluşmaktadır:
1- Normal bayi fiyatına göre açılan siparişler
Bu siparişlerde bayi fiyatı sabittir. Maliyetlerde tedarikçilerden gelecek 1500
fiyatlar değişmedikçe daha önce verilen ekteki file gereği bellidir. …
Ancak bu sene potaya atılmayacak olan %10 ortak kar seneye
satılacaktır. … Bu gönderdiğim toplantıdan sonra geçerli fiyatlardır.
Siparişlerin tarihlerine göre geçerli fiyatlara göre kalkülasyon
yapılmalıdır.
2- Zararına alınan işler:
Bu siparişlerde sözleşme gereği simko onayı çerçevesinde bayilerin
zararına aldığı işlerdir ve simko malzemeyi alınan keşif birim fiyatlardan 1510
%20 indirimle bayiye satmaktadır. Bu tip işlerde bayiler işi zararına
aldığının belgeleri ile birlikte siparişi tarafımıza vermektedirler. …”
Siemens’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 14.1.2002 tarihli şirket
içi elektronik postadaki ifadeler ise aşağıdaki gibidir:
“Potaya girecek olan iller Sözleşme ekinde belirtilen şehirler ve
Karayollarıdır.
Bu kapsamda 3 türlü sipariş olacaktır: 1520
1. Zararına alınan siparişler. Bunlar listede gösterilen bayi fiyatlarının
altına alınmış işleri (Siemens oluru ile) kapsamakta olup, Siemens
bayinin satmış olduğu fiyattan %20 indirimle bayilere vereceği
siparişlerdir.
2. Bayi fiyatı ile liste fiyatı arasındaki siparişlerdir. Burada Siemens
bayinin müşterisine satmış olduğu fiyattan Bayiye satış yapacak
olup, aradaki fark potaya atılacaktır. Bu potada toplanan bedeller 3
ayda bir bayilere fatura karşılığında ödenecektir. (Bayiler toplam 1530
potada toplanan bedelin 1/6’sı oranında fatura keseceklerdir. …)
3. Liste fiyatınında üstündeki siparişler. Siemens bayiye liste
10-10/102-48
41
fiyatından fatura kesecektir. Liste fiyatı ile bayi fiyatı arasındaki fark
gene potaya atılacaktır. …”
Görüldüğü üzere Siemens sistemi sıkı bir biçimde kontrol etmektedir. Kurulan
sistem ile her bayiye bir menfaat sağlanmaya çalışılmakta, bayiler arasındaki
eşitliğin sağlanması ve denetim ile kontrol konuları Siemens’e bırakılmaktadır.
1540
B. Danışıklı Teklifler
Bayilik sistemi ile esasen her bayinin kendisine tahsis edilen bölgelerdeki
ihalelere katılması esası benimsenmiş ve bu durum sözleşme ile hüküm altına
alınmıştır.
Buna ek olarak sözleşmeler öncesinde yapılan yazılı mutabakatta da bayilerin
kendi faaliyet bölgesini bir diğer bayiye kesinlikle devredemeyeceği ve kendi
bölgesi dışında hiçbir surette faaliyette bulunamayacağı ifadeleri yer
almaktadır. Bu durum SİNTEK yetkilileri tarafından Raportörlere yerinde 1550
incelemeler esnasında:
“…bayiler listede yer alan ürünlere ilişkin olarak sözleşme ekinde yer
alan yerler dışındaki ihalelere girmemeyi bayilik sözleşmesiyle taahhüt
etmişlerdir.”
şeklinde ifade edilmiştir.
Siemens bayilerin ihalelere katılmaları hakkındaki görüşlerini yerinde
incelemeler esnasında Raportörlere; 1560
“İhaleler genel olarak trafik lambası gibi ürünlerin alımına yönelik
olabileceği gibi, merkezi trafik sistemi kurulmasına yönelik olmaktadır.
Merkezi sistem ihaleleri dışında, ihalelere yalnızca bayilerimiz
katılmaktadır. Hangi ilin belediyesi ihaleye çıkmış ise, o bölgeden
sorumlu bayimiz ihaleye katılmaktadır. … Bir bayimizin katıldığı ihaleye
doğal olarak başkaca bir bayimiz girmemektedir.”
şeklinde ifade etmiştir.
1570
Bu durumu teyid eder nitelikte, Siemens’ten elde edilen ve Fetih Ürkmez
tarafından Siemens’in diğer çalışanlarına elektronik posta ile gönderilen bir
toplantı notunda, bayilerin kendi bölgeleri dışında teklif vermeleri konusu yer
almaktadır. Toplantı notunun ilgili bölümü aynen;
“Bayilerin kendi bölgeleri dışında yaptığı satışların kontrol edilmesi ve
önlenmesi Siemens’ten istendi. Bununla ilgili fatura kontrol çalışması
yapılacak”
şeklindedir. 1580
Siemens’te yerinde incelemelerde elde edilen Toplantı Tutanağında da:
10-10/102-48
42
“…
YER: SFA Firması-Öveçler ANKARA
…
Katılanlar: SFA, SİNYALİZASYON, TRASİN, TKS, EMT, SIEMENS,
YAPI KREDİ Farabi Şb. ve Siteler Şb. Yetkilileri
1590
Toplantıda aşağıdaki hususlar görüşülmüştür:
…
5. EMT ve Sinyalizasyon firmalarının Adana ve Datça’da 3. Kişilere mal
teslimatı/satımı hakkında endişeleri dile getirildi ve konuyla ilgili
açıklama bekledikleri belirtildi. Bu bağlamda 3. Kişilere Siemens’in mal
satıp satmayacağı konusunda güvence istendi.
…”
ifadeleri yer almaktadır.
1600
6.9.2001 tarihli toplantı tutanağında aynen:
“…
7. Bayiler kendi faaliyet bölgesini bir diğer bayiye kesinlikle devredemez
ve kendi bölgesi dışında hiçbir surette faaliyette bulunamaz. Aksi durum
Ana Sözleşme koşullarına uymadığı anlamına gelecektir. Bayiler arası
uzlaşmazlıklarda Siemens hakem olarak tanımlanmıştır. …”
ifadeleri yer almaktadır.
1610
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgelere göre bayilerin kendi bölgeleri dışındaki
bir bölgede ihalelere girmeleri yasaktır. Ancak, bayilik sistemi gereğince yasak
olmasına rağmen, bayiler kendilerine ait olmayan bölgelerde çok sayıda
ihaleye katılarak teklif vermişlerdir. Buradaki temel amaç ihaleyi kazanmak ya
da fiyat rekabeti değil, danışıklı teklifler verilmesi suretiyle bölge sahibi bayinin
ihaleyi kazanmasına yardımcı olmaktır.
Bayilerin kullandıkları danışıklı teklif yöntemleri duruma göre değişiklikler
göstermiştir. Danışıklı tekliflere genel olarak aşağıda yer alan iki temel amaç
için başvurulmuştur: 1620
- Bir ihaleye bayilik sistemi dışında yer alan yani rakip olan bir firmanın da
teklif verdiği durumlarda, birden fazla bayinin birlikte danışıklı teklifler
vererek yine ihalenin sistem içerisinde kalmasının sağlandığı durum.
- İhaleye sistem dışından rakip bir teklif verilmese dahi, ihalede rekabet
yaşandığı görüntüsü vermek veya mevzuat engellerini bu yolla aşmak
amacıyla29 danışıklı tekliflerin verildiği durum.
Dolayısıyla, bayilik sistemi kendisine tayin edilen bölge içinde bayilere sistem 1630
dışından rakip çıkması halinde, ihalenin sistemde kalmasını teminen birden
29 4734 sayılı Kanuna göre pazarlık usulünde en az 3 katılımcı gereklidir.
10-10/102-48
43
fazla bayinin danışıklı teklifleri ile bayiye yardımcı olmaktadır.
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu
ifadeler yer almaktadır:
“…Verilen teklifleri yan teklif olarak SIEMENS’in de vermesi istendi. Bu
konular idarelerce daha sonradan farklı yorumlandığı için uygun
görülmemiştir. …”
1640
Her ne kadar SIEMENS’in ihalelere katılarak yan teklif vermesi uygun
görülmemiş ise de30, bu anlayış sistemce benimsenmiş ve bayiler ihalelerde
birbirlerine destek olmak amacıyla danışıklı teklifler sunmuşlardır.
Yukarıda bahsedilen hususlar ile ilgili ilk örneğimizde, kendi bölgesinde ihale
açılan bayi yüksek teklifte bulunmakta diğer bayi ise düşük teklifte
bulunmaktadır. Bayilerin planı, sistem dışında yer alan firmanın teklifi her iki
bayinin teklifinin arasında ise, ihaleyi kazanan bayi taşeron olarak bölge sahibi
bayiye işi devretmek, sistem dışında yer alan firmanın teklifi her iki bayinin
teklifinin üzerinde ise, düşük teklif veren bayi ihale dokümanlarını 1650
tamamlamayarak ihalenin yapıldığı bölgenin bayisinin ihaleyi yüksek fiyattan
kazanmasını sağlamaktır.
Yapılan ihbarda şu ifadelere yer verilmiştir:
“T.C.K. Sivas 16. Bölge Müdürlüğü TRASİN Elektroniğin bölgesidir.
Ancak SİNTEK firması diğer katılımcı firmaların işi almaması için
(……….) TL teklif verdi. Tekeli oluşturan SİNTEK firmasında iş kalsa idi
eksik evrakları tamamlamayıp yeterlilik dışı kalacaktı. İş tekelci dışı
firmada kalacağı hissedildiği için TRASİN firmasının (……….) TL verdiği 1660
teklifte iş kalmayacağı hissedildi ve işi SİNTEK firması yapacak ve
SİNTEK ile TRASİN firmaları faturalaşacaklardır. SİNTEK firması
evrakları tamamlamayıp iş SIEMENS bayisi dışında kalmamıştır.”
Yerinde incelemeler esnasında, bu ifadeleri destekler nitelikte bir takım
belgeler elde edilmiştir. Bu belgelere göre söz konusu ihalede SİNTEK
(……….) TL. teklif ile TRASİN’in bölgesindeki ihaleyi kazanmış ancak
TRASİN’in (……….) TL’lik taşeronluk teklifi üzerine, TRASİN ile 19.11.2003
tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalamıştır.
1670
TKS’de yapılan yerinde inceleme esnasında elde edilen belgeler de bu
durumu teyit eder niteliktedir. Bu belgeler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin
bir ihalesine ait olan ve SFA, EMT ile SİNTEK’e ait teklifler ve EMT ile
SİNTEK’e ait olan imzalı-mühürlü teklif zarflarıdır.
Bilindiği gibi Ankara TKS’nin bölgesi içerisinde yer almaktadır. TKS’de yerinde
incelemeler esnasında bulunan SİNTEK, EMT ve SFA’ya ait Ankara
Büyükşehir Belediyesi Satın Alma Dairesi Başkanlığı 6 kalem muhtelif sinyal
verici alımı işi için hazırlanmış fiyat teklifleri aşağıdaki gibidir:
30 SIEMENS’in çok sayıda ihaleye katılıp kazanamaması hali.
10-10/102-48
44
1680
SİNTEK EMT SFA
Mikroproserlü ….. (……….) (……….) (……….)
Ledli oklu…. (……….) (……….) (……….)
Geri sayıcı… (……….) (……….) (……….)
Kamaşma….200 lük (……….) (……….) (……….)
Kamaşma….300 lük (……….) (……….) (……….)
Halojen….. (……….) (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….) (……….)
Ancak Büyükşehir Belediyesi’nin ihale komisyonu kararına bakıldığında,
Başkanlığa yalnızca 1 adet fiyat teklifi verildiği anlaşılmıştır. İhaleyi TKS
(……….) TL. toplam teklif ile kazanmıştır. Diğer firmaların fiyat teklifi ise
Belediyeye sunulmamıştır. Diğer firmaların fiyat tekliflerinin faks ile TKS’ye
iletildiği üzerlerinde yer alan yazılardan anlaşılmaktadır.
Ankara’nın TKS’nin bölgesi olduğu düşünüldüğünde, diğer bayiler tarafından
ne için hazırlandığı belli olmayan ancak TKS’nin elinde bulunan tekliflerin pek
de rekabetçi teklifler olmadığı ve başka amaçlara hizmet için her olasılığa 1690
karşılık hazırlanmış oldukları anlaşılmaktadır. Diğer bayilere ait ve Ankara
Büyükşehir Belediyesine hitaben EMT ve SİNTEK tarafından hazırlanan
imzalı ve şirket kaşeli zarfların TKS’de bulunması, bayilerin ihale öncesinde
veya ihale aşamalarında birbirleri ile rekabeti bozacak şekilde bir
koordinasyon içerisinde bulunduklarının çok açık bir göstergesidir. Yerinde
incelemelerde elde edilen diğer bayilere ait zarf ve mühürler, diğer bayilerin
tekliflerinin bölge bayisi tarafından her ihtimale karşı hazırlanmış olabileceğini
akla getirmektedir.
TKS tarafından SİNTEK’e gönderilen ve TKS’nin ARER İnşaat’a verdiği fiyat 1700
teklifini içeren bir elektronik posta şu şekildedir:
1710
Aynı şekilde yine TKS’de bulunan, bayilik sistemi üyelerinin arasındaki
rekabeti ortadan kaldırıcı nitelikte bir koordinasyon içerisinde bulunduklarını
gösteren el yazılı bir belgede de aynen şu ifadeler yer almaktadır:
1720
Kimden : KENAN ÇELİK (tksltd@)
Kime : (sintek@)
Gönderme Tarihi : 24 Temmuz 2003 Perşembe 14:31
Ek : ARER INS.doc
Konu : ARER Ins Fiyat
ARER İnşaata verdigimiz fiyatlar ektedir üzerine çıkarak fiyat
vermenizi rica ederiz.
İlgilenilecek konular:
1- Ortak bölgelerde işi olmayan tarafa en az ihale bedelinin %10’u kar olarak verilecek.
Eğer normal hesaplanan kar hesabı bu oranı geçiyorsa yüksek olan kar geçerli
olacak.
2- İş sırası gelen diğerine devir ederse yukarıdaki hesap aynen uygulanacak ayrıca
bunun üstüne ihale bedelinin %5’i kar olarak işi devreden tarafa ödenecek.
3- Faturalaşma düzeninde işi kim alıyorsa, Siemens satışı diğer tarafa kesecek diğer
taraf da kar payını ekleyip faturayı işi alan tarafa kesecek. Bu konu zeyilname ile
halledilecek.
4- Entegratör sözleşmesinin Siemens tasdiki için resmi yazışmalar yapılacak.
10-10/102-48
45
TRASİN’in 15.7.2003 tarihinde Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü/Samsun için
hazırlamış olduğu fiyat teklifi, rakip bir teşebbüs olan Sinyalizasyon’a aynı gün 1730
faks ile gönderilmiştir. Bilindiği gibi Samsun Sinyalizasyon’un bölgesi
içerisinde yer almaktadır. Ancak ihale gerçekleşmemiştir.
Teşebbüslerin ihale için hazırlamış oldukları fiyat teklifleri aşağıdaki gibidir.
Tekliflerden görüldüğü üzere Sinyalizasyon’un tüm birimler için teklifi daha
iyidir.
Sinyalizasyon TRASİN
CPU Kartı (……….) (……….)
IQ Kartı (……….) (……….)
Çıkış Kartı (……….) (……….)
Besleme Ünitesi (……….) (……….)
Gösterge Paneli (……….) (……….)
TRASİN’in karayolları için hazırlamış olduğu teklif, saat 16:36’da
Sinyalizasyon’a fakslanmıştır. Ancak daha ilginç olanı, TRASİN’in saat 1740
15:18’de Sinyalizasyona gönderdiği faks metninde ise yukarıda yer verilen
Sinyalizasyon ve TRASİN tekliflerinin el yazısı olarak ve kısaltma şeklinde
istenen malzeme kalemlerinin yer aldığı boşluklarda;
CPU Kartı (……….)
IQ Kartı (……….)
Çıkış Kartı (……….)
Besleme Ünitesi (……….)
Gösterge Paneli (……….)
şeklinde yer almasıdır.
Görüldüğü üzere kendi fiyatlarının ne olması gerektiği konusunda
uzlaşıldıktan sonra TRASİN kendi (muhtemel) resmi teklif metnini
Sinyalizasyon’a fakslamıştır. 1750
Benzer şekilde TKS, 17.6.2003 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğü 15. Bölge
Müdürlüğü/Kastamonu için hazırlamış olduğu fiyat teklifini rakip bir firma olan
Sinyalizasyona aynı gün saat 13:10’da fakslamıştır. Sinyalizasyon ise kendi
teklifini saat 13:11’de Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü’ne fakslamıştır31.
Sinyalizasyon’un teklif metninde dikkat çeken konu fiyat kısımlarının el yazısı
ile doldurulmuş olmasıdır. TKS ihaleye katılmamıştır.
31 İhaleye Sinyalizasyon’un yanısıra Tekon ve Özbest firmaları da teklif vermiştir. İhale mevcut
ödeneğin verilen teklifi karşılayamaması nedeniyle iptal edilmiştir.
10-10/102-48
46
Bilindiği gibi, Kastamonu Sinyalizasyon’un bölgesi içerisinde yer almaktadır.
Firmalar adına hazırlanmış olan fiyat teklifleri aşağıdaki gibidir32. 1760
S.NO
(Cinsi)
Sinyalizasyon TKS
1 (……….) (……….)
2 (……….) (……….)
3 (……….) (……….)
4 (……….) (……….)
5 (……….) (……….)
6 (……….) (……….)
7 (……….) (……….)
8 (……….) (……….)
9 (……….) (……….)
10 (……….) (……….)
11 (……….) (……….)
12 (……….) (……….)
13 (……….) (……….)
14 (……….) (……….)
15 (……….) (……….)
16 (……….) (……….)
17 (……….) (……….)
18 (……….) (……….)
19 (……….) (……….)
20 (……….) (……….)
21 (……….) (……….)
Tekliflerden görüldüğü üzere Sinyalizasyon’un tüm birimler için teklifi daha
düşüktür.
Benzer şekilde TRASİN 22.7.2003 tarihinde Malatya Belediye Başkanlığı için
hazırladığı teklifi aynı tarihte Sinyalizasyona fakslamıştır. Sinyalizasyon da
aynı gün içerisinde Malatya Belediye Başkanlığına teklifini sunmuştur.
Hatırlanacağı üzere Malatya TRASİN’in bölgesi içerisinde yer almaktadır.
Firmaların birbirlerine gönderdikleri teklifler aşağıdaki gibidir: 1770
TRASİN Sinyalizasyon
Q300 Oto Sinyal Verici (……….) (……….)
Q200 Oto Sinyal Verici (……….) (……….)
Q200 İkili (……….) (……….)
Q200 Yaya Sinyal Verici (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….)
Tekliflerden görüldüğü üzere TRASİN’in tüm birimler için teklifi daha düşüktür.
İhalede sunulan teklifler ise aşağıdaki gibidir:
FİRMA FİYATLAR33
TRASİN (……….)
32 Sinyalizasyon’un teklif metninde 28 sıra numara ile mallar sayılmış olmasına rağmen,
TRASİN’in teklifinin yalnızca ilk sayfasının tedarik edilmesi karşısında ilk 21 mal cinsine yer
verilebilmiştir.
33 Fiyatlar KDV hariçtir.
10-10/102-48
47
Best (……….)
Sinyalizasyon (……….)
Görüldüğü üzere TRASİN ve Sinyalizasyon birbirlerine gönderdikleri fiyat
tekliflerini idareye de aynen sunmuşlardır. İhaleyi TRASİN kazanmıştır. 1780
TKS’de yerinde yapılan incelemelerde SFA’nın ve TKS’nin Aksaray Belediyesi
için fiyat teklif belgeleri bulunmuştur. TKS’nin fiyat teklifleri ile ilgili olarak hem
üzerinde el yazısı ile birçok ifadenin yer aldığı bir çalışma metni hem
belediyeye gönderilmek için hazırlanan teklif mevcuttur. Bilindiği gibi Aksaray
TKS’nin bölgesinde yer almaktadır. Firmalarda bulunan hazırlık teklifleri
aşağıdaki gibidir. TKS’nin hem çalışma notunda yer alan hem de nihai olarak
sunulduğu anlaşılan tekliflerinin her ikisine de tabloda yer verilmiştir. Nihai
teklif metni el yazısı ile doldurulmuştur.
1790
Malzeme SFA TKS Çalışma Notu TKS Teklif Metni
200 lük tekli sinyal verici (……….) (……….) (……….)
Başüstü direk (……….) (……….) (……….)
7*1.5 Nyy Kablo (……….) (……….) (……….)
Flaşör Kartı (……….) (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….) (……….)
İhalede Belediye’ye sunulan teklifler aşağıdadır:
Malzeme SFA EMT TKS
200’lük tekli sinyal verici (……….) (……….) (……….)
Başüstü direk (……….) (……….) (……….)
7*1.5 Nyy Kablo (……….) (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….) (……….)
Görüldüğü üzere SFA ihalede aynen daha önce TKS’ye göndermiş olduğu
teklifi vermiş, TKS’nin teklif metni olarak hazırlanan fiyatlar EMT tarafından
sunulmuş, TKS ise söz konusu tekliflerin biraz daha aşağısını vererek kendi
bölgesindeki ihaleyi kazanmıştır.
SİNTEK’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 29.8.2003 tarihli Fetih 1800
ÜRKMEZ (Siemens) tarafından SİNTEK’e gönderilen elektronik postanın
ekinde C.YEKE (Siemens-İzmir Büro) tarafından hazırlanmış 28.8.2003 tarihli
Sinyalizasyon ve Otomatik Bariyer Sistemi işi ile ilgili durum raporu mevcuttur.
Söz konusu Raporda aşağıda yer alan ifadeler mevcuttur:
“…Diğer bir konu olan Trafik Sinyalizasyon Sistemi ihaleleri ile ilgili
olarak, EMT ve SFA’nın girdiği 18.8.2003 tarihinde Bölge’de yapılan
ihale sonucunda, 21.8.2003 tarihinde tarafınıza gönderdiğim raporda
da belirttiğim gibi, teklif mektubu ve keşif tutarları birbirini
tutmamaktadır. Teklif mektubu keşif tutarından 40 milyar daha düşük 1810
olduğu halde keşif tutarları esas alındığından, ihale tutarı çok yüksek
kalmıştır. Aradaki fark diğer firmalara göre 140 milyar dolayındadır.
Daha sonra keşif tutarının teyidi resmi olarak istenmiştir. Sayın Cebrail
Bey (SFA) EMT olarak ilgili mektuba cevap yazmış ve teyid
vermiştir. Fakat tarafımca ilgili mektuba bir satır ilavesi ile düşük fiyat
10-10/102-48
48
olan ön teklifimizn geçerli sayılabilmesi ve bizimde bu fiyatı kabul
edebileceğimiz hakkında bir taahhüt notu eklenmiştir. …”
Yukarıda yer alan ifadelerden anlaşıldığı üzere SFA’dan Cebrail Bey EMT
adına işlem yapmaktadır. Ayrıca işlemler hakkında Siemens’in de bilgisi hatta 1820
müdahalesi olduğu yine belgede yer alan ifadelerden anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen çok sayıda örnekte yer alan;
- Bayilere ait zarf ve mühürlerin diğer bayilerde bulunması,
- İdarelere teklif verilmesi öncesinde tekliflerin birbirlerine gönderilerek
esasen kimin ne kadar teklif vermesi gerektiğinin birlikte kararlaştırılması,
- Birden fazla teklif verilmesi gerekebilecek durumlarda bölge sahibi bayinin
diğer bayilerin tekliflerini de hazırlaması veya diğer bayileri de temsil
etmesi 1830
ve benzeri durumlara ilişkin delillerin ve hususların varlığı, bayilik sistemi
içerisinde yer alan teşebbüslerin tam bir koordinasyon içerisinde hareket
ettiklerini ve ihalelerin sistemde yer alan firmalar tarafından kazanılması için
danışıklı teklifler verdiklerini açık bir şekilde göstermektedir34.
İhalelerdeki rekabet karşıtı davranışlar esasen daha önce bayilik sistemi ile
varılan mutabakatın bir sonucudur. Kurulan bayilik sistemi ile esas olarak
firmalar arası rekabetin önlenerek ihalelerin hem sistemde yer alan firmalar
tarafından hem de yüksek fiyatlar ile kazanılması amaçlanılmıştır. 1840
I.3.1.4. Ultra’nın Sisteme Dahil Edilmesi
Siemens’in 2001 yılında 6 teşebbüs ile oluşturduğu bayilik sistemine, 2003
yılında son olarak Ultra firması da eklenmiştir. Ultra firması, entegratörlük
sözleşmesi35 öncesi piyasada üretim yapan ve hem Siemens’in hem de
bayilerin rakibi olan bir teşebbüstür.
Ultra’nın bayilik sistemine dahil edilmesi, Siemens ile Ultra arasında
entegratörlük sözleşmesi akdedilerek yerine getirilmiştir. Bayiler ile Ultra 1850
arasında imzalanan entegratörlük sözleşmelerine Siemens yazılı olarak
muvafakat vermiştir.
8.7.2003 tarihli ve Siemens’ten tüm bayilere gönderilen elektronik postada şu
ifadeler yer almaktadır:
“Sn. Bayiler;
Bilindiği üzere sürdürülen altbayilik çalışmaları sonucu Siemens hukuk
34 Bu durum piyasadaki rekabeti sınırladığı gibi söz konusu ihalelerdeki rekabeti de olumsuz
etkilemektedir. Dolayısı ile konunun hem 4054 sayılı RKHK hem de 4734 sayılı KİK açısından
değerlendirilmesi gerekmektedir.
35 Entegratörlük sözleşmelerinin konusu, bayinin veya Siemens’in trafik sektörü ile ilgili
ürünlerdeki tüm pazarlama ve satış yetkilerinin bir kısmının bağımsız olarak çalışan
entegratöre devridir.
10-10/102-48
49
bölümünün hazırladığı entegratörlük sözleşmesi ekte görüşlerinize 1860
sunulmuştur. Entegratörlük sözleşmesi Siemens ile bayileri arasındaki
sözleşmenin bir benzeri olup Ultra ile yapılan görüşmeler çerçevesinde
imzaya hazır hale getirilmiştir. Tarafınızın da görüşleri doğrultusunda
her bayi ile ULTRA arasında imzalanacak entegratörlük sözleşmesi
(aramızdaki sözleşme gereği) Siemens’in de onayi ile yürürlüğe
girebilecektir.
Cuma akşamına kadar sözleşmenin tarafınızdan incelenmesi ve
imzasını takiben cumartesi günü Ultra’ya topluca imzalatılacaktır. …”
1870
Yapılan incelemelerde bayiler ile Ultra arasındaki sözleşmelerin imzalı
nüshaları elde edilememiştir. Ancak hem Siemens tarafından verilen
muvafakatlar hem de yukarıda yer verilen belgedeki ifadeler bayiler ile Ultra
arasındaki sözleşmelerin varlığını ortaya koymaktadır.
Hatırlanacağı üzere bayilik sözleşmeleri öncesinde imzalanan 25.9.2001
tarihli tutanakta:
“…Bayi sayısındaki artış, azalış veya ihracına ilişkin karar için 6 bayinin
oybirliği esas ve yeterli olacaktır. Oy çokluğu halinde alınan kararı 1880
Siemens’in veto etme yetkisi vardır. …”
ifadelerine yer verilerek, sisteme eklenecek yeni bayiler konusunda izlenecek
yol belirlenmiştir.
Bayiler ile Ultra arasındaki –imzasız- entegratörlük sözleşmelerine
bakıldığında, söz konusu sözleşmelerin bayiler ile Siemens arasında
imzalanan sözleşmenin hemen hemen aynısı olduğu görülmektedir. En önemli
fark entegratörlük sözleşmesinde Siemens’in rolünü bayilerin, bayilerin rolünü
ise Ultra’nın üstlenmesidir. Yani, Ultra tarafından iş alınması durumunda, Ultra 1890
Siemens marka ürünleri işin alındığı bölgenin münhasır bayisi üzerinden
alacaktır.
Konuyla ilgili olarak SFA, Ultra hakkında fazla bir bilgilerinin olmadığını ancak
Siemens ile bayilerin biraraya gelerek Ultra konusunu görüştüklerini beyan
etmiştir. Görüşmelerin konusunun ne olduğu ise yerinde incelemeler
esnasında Raportörlere EMT tarafından:
“Ultra ile entegratörlük sözleşmesi, Ultra’nın bölgesinde yer alan bayinin
Ultra’nın da sisteme dahil edilmesi önerisi üzerine gerçekleşmiştir.” 1900
şeklinde belirtilmiştir.
Ultra’nın bölgesinde yer alan bayinin Ultra’nın da sisteme neden dahil
edilmesini istediği ise SIEMENS’in Raportörlere yerinde incelemeler
esnasından yaptığı şu ifadelerinden anlaşılmaktadır:
“Ultra firması daha önce kendisi ihalelere katılmaktaydı. Firma zor
durumda bulunduğu için ihalelerde düşük fiyat teklif etmekteydi. Söz
10-10/102-48
50
konusu firma ile bizim bayilerimiz arasında bir sözleşme akdedilmiştir. 1910
Yani firma bir nevi bayilerimizin bayisi gibi bir konuma gelmiştir.”
Yerinde incelemeler sırasında TKS’den elde edilen ve SİNTEK tarafından
gönderilen bir toplantıya çağrı yazısında şu ifadeler yer almaktadır:
“Saat 11:00 da Sintek Ltd. Şti. büroda Ultra, Buharalılar ve Odisan
Firmalarının durumunu görüşmek üzere toplantı yapılacaktır.
Bilgilerinize arz olunur.
Saygılarımızla
14.07.2003” 1920
Görüldüğü üzere toplantıya çağrı tarihi Haziran 2003’tür. Ultra ile imzalanan
entegratörlük sözleşmeleri bayiler tarafından 1.8.2003 tarihinde imzalanmış
ve bu sözleşmelere Siemens tarafından 5.8.2003 tarihinde muvafakat
verilmiştir. Ultra, Siemens’in bayilik ağında bir rahatsızlığa yol açınca bayiler
bir araya gelerek rakibin durumunu tartışmaya açmışlardır. Sonuçta, Ultra’nın
bayiler üzerinde oluşturduğu rekabetçi baskı, Ultra’nın da bu sisteme bir
entegratörlük sözleşmesi ile dahil olmasıyla çözümlenmeye çalışılmıştır.
Bayilerin rakibi olan Ultra’nın bir entegratörlük sözleşmesi ile sisteme dahil 1930
edilmesinde yine rekabetçi yapıyı ortadan kaldırma amacıyla hareket edildiği
entegratörlük sözleşmesi öncesinde yapılan haberleşmelerden de
anlaşılmaktadır.
Örneğin Ultra tarafından SİNTEK’e gönderilen 21.7.2003 tarihli bir elektronik-
posta ekinde yer alan belgede Ultra’nın tek olarak (İstanbul, Bursa, Manisa,
Mersin, Denizli, Adana, Trabzon) ve diğer bayilerle ortak olarak faaliyet
göstereceği (Kayseri, Diyarbakır, Çorum, Antalya, Samsun, Erzurum, Ankara,
Konya, Gaziantep, İzmir, Eskişehir, İzmit) iller ve TCK bölgeleri belirtildikten
sonra, herhangi bir bayilik sisteminin kurulmasının altında yatan temel 1940
amaçlarla bağdaşmayacak şekilde bir sistem kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu
noktada, birer bağımsız teşebbüs gibi hareket etmesi beklenen bayilerin, bu
bağımsızlığı ortadan kaldıracak şekilde bir koordinasyon içinde oldukları
anlaşılmaktadır. Söz konusu belgenin sonunda aynen;
“Bayilerin diğer illerdeki trafik işlerinden %5 Ultra’ya verilecektir.”
ifadesi yer almaktadır.
Görüldüğü gibi Ultra’nın bayilik sistemine entegre edilmesi ile Ultra’nın 1950
ihalelerde Siemens’in bayilerine karşı düşük fiyat vermesi yani diğer bir
deyişle rekabet etmesi engellenmiş olmaktadır.
Yerinde incelemeler esnasında TKS’de bulunan el yazılı bir belgede de aynen
şu ifadeler yer almaktadır:
1960
10-10/102-48
51
1970
Her ne kadar, bayiler tarafından, Ultra ile bir sözleşme akdetmedikleri iddia
ediliyor olsa da, gerek Siemens tarafından verilen muvafakatler, gerekse
Ultra’nın bayilerden mal istediğini gösteren sipariş mesajları, fiiliyatta bu
sözleşmelerin varlığını ispat eder niteliktedir.
Kararın daha önceki bölümlerinde yer verilen tablolardan, Ultra’nın Siemens’in
ve bayilerinin rakibi olduğu, onların bölgelerinde ihalelere girmiş olduğu açıkça
görülmektedir. 1980
I.3.2. AMBER Oluşumu
Amber Elektronik, İletişim, Trafik, Eğitim, İnşaat, Sanayi ve Ticaret A.Ş.
8.4.2003 tarihinde, o zaman Siemens’te akıllı trafik sistemleri ile ilgili
birimlerde yönetici olarak çalışan Ahmet Erhan Arıkkan, İsmail Fetih Ürkmez
ve Ziya Eren Tütüncüoğlu ile Siemens’in bayileri EMT, TKS, Sintek ve
Trasin’in ortaklığıyla kurulmuştur.
Şirketin yönetim kurulunun Ahmet Erhan Arıkkan, İsmail Fetih Ürkmez , Ziya 1990
Eren Tütüncüoğlu ve EMT temsilcisi Gürel Polatkaya’dan oluştuğu kurucu
anlaşmada belirtilmektedir.
Şirket faaliyet alanı oldukça geniş tutularak trafik işleri ile ilgili hemen hemen
her türlü faaliyet ana sözleşmede yer almaktadır. Faaliyet alanları içinde trafik
kontrol sistemleri ile ilgili her türlü araç ve gereçlerin alımı, satımı,
ithalat/ihracatı, imalatı, pazarlamasını yapmak; kavşak yapımı, alt yapısının
çekilmesi, kavşak kontrol cihazının yapılması, imalatı, entegre ve direklerin
imalatı, alımı satımı, çalıştırılması ve pazarlaması; trafik ışıkları ve trafik
kontrol tesisi, bakımı ve onarımı; trafik işaret ve levhalarının ve bunların ham 2000
ve ara maddelerinin yapılması, alımı, satımı ve pazarlaması konularının yer
alması, kurucuların halihazırda trafik kontrol sistemlerinin satış, dağıtım ve
pazarlanması ile iştigal ediyor olmalarından ötürü dikkat çekicidir.
Kuruluş sözleşmesinde AMBER’in faaliyet alanı oldukça geniş tutulmuş
olmakla birlikte, kurucu bayilerden TKS ve Sintek tarafından şirketin kuruluş
amacının trafik işaret ve levhalarını üretmek ve pazarlamak olduğu ifade
edilmiştir. AMBER’in kurucusu olan bayilerin (EMT, Trasin, Sintek, TKS) ilk
yazılı savunmalarında da bu husus tekrarlanmış, esas kuruluş amacının, akıllı
trafik sistemlerine tali ürünler olan trafik işaret ve levhalarının üretimi olduğu 2010
İlgilenilecek konular:
1. Ortak bölgelerde işi olmayan tarafa en az ihale bedelinin %10’u kar olarak verilecek.
Eğer normal hesaplanan kar hesabı bu oranı geçiyorsa yüksek olan kar geçerli
olacak.
2. İş sırası gelen diğerine devir ederse yukarıdaki hesap aynen uygulanacak ayrıca
bunun üstüne ihale bedelinin %5’i kar olarak işi devreden tarafa ödenecek.
3. Faturalaşma düzeninde işi kim alıyorsa, Siemens satışı diğer tarafa kesecek diğer
taraf da kar payını ekleyip faturayı işi alan tarafa kesecek. Bu konu zeyilname ile
halledilecek.
4. Entegratör sözleşmesinin Siemens tasdiki için resmi yazışmalar yapılacak.
10-10/102-48
52
vurgulanmıştır.
Yine aynı bayiler tarafından şirketin henüz faaliyete geçmemiş olduğu da
ayrıca belirtilmiştir. Yapılan yerinde incelemeler sırasında şirket adresinde
hiçbir muhatap bulunamamış ve şirketin faaliyette olduğuna dair herhangi bir
bulguya rastlanmamıştır. Ancak, yapılan incelemelerde TKS’de elde edilen bir
belgeden, Trasin’in AMBER adına bir “reklektör malzeme alımı” işine teklif
verdiği anlaşılmaktadır.
TKS’den elde edilen diğer bir belge, “3M Onaylı Trafik İşaret Levhası Üreticilik 2020
Anlaşması” başlıklı taslak anlaşma metnidir. Anlaşma, İstanbul’da kurulu olan
3M Sanayi ve Ticaret A.Ş. (3M) ve AMBER arasındadır. Anlaşma ile
Türkiye’de Avrupa düzeyinde, reflektif düşey trafik işaretleri, sürücü geri
bildirim cihazları, yol butonları, hız kasisleri, otokorkuluk güvenlik reflektörleri
ve benzeri ürünlerin imalat ve uygulamalarını gerçekleştirmek, dolayısıyla
ortak çıkarlarına hizmet etmek amacıyla karşılıklı bir işbirliğine girilmesi
amaçlanmaktadır. Anlaşma kapsamına göre AMBER, reklektif düşey trafik
işaretleri üretecek, bu üretimlerde 3M Scotchlite malzemelerini kullanacak, 3M
ise her türlü teknik bilgi ve pazarlama desteğinde bulunacaktır.
2030
Siemens tarafından bayilere gönderilen bir faks ile, Siemens çalışanları olan
AMBER ortaklarından Fetih Ürkmez, Erhan Arıkkan ve Eren Tütüncüoğlu’nun,
20.11.2003 tarihinde işine son verildiği bildirilmiştir.
I.4. TKS’nin Savunmaları ve Değerlendirme
Savunmalar:
TKS’nin yaptığı savunmalarda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
2040
- Siemens’in teknolojik üstünlüğü nedeniyle Siemens ile TKS arasında bir
rakiplik ilişkisi bulunmadığı,
- Bayilik sözleşmesi öncesinde TKS üretim faaliyetlerine son verdiği, bu
nedenle bayilik sözleşmelerinin Dikey Tebliği çerçevesinde
değerlendirilmesi gerektiği,
- Bayilerin bayilik sözleşmesi sonrasında da birbirleri ile rekabet ettikleri,
- Soruşturma Raporu’nda yer alan sözleşme öncesi tutanakların bayilik 2050
sözleşmeleri ile hükümsüz hale geldiği,
- İlgili pazarda pek çok büyük firmanın bulunduğu, son yıllarda piyasaya yeni
firmaların katıldığı,
- TKS’nin diğer bayiler ile bir iletişiminin ve danışıklı teklif verme gibi bir
durumun söz konusu olmadığı, böyle bir iletişim olsa dahi sistem dışındaki
rakip firmaların durumlarının göz ardı edildiği,
10-10/102-48
53
- 6.9.2001 tarihli tutanağın sözleşme öncesinde imzalandığı, bu nedenle 2060
sözleşme ile hükümsüz hale geldiği,
- TKS’ye ait AMBER hisselerinin satışa çıkarıldığı,
- TKS’nin sinyalizasyon işi dışında da faaliyetleri bulunduğu.
Değerlendirme:
- Savunmanın cevaplandırılmasına geçmeden önce bazı konuların tekrar
hatırlatılmasında gerek görülmüştür. Soruşturma 4054 sayılı Kanun’un 4. 2070
maddesi kapsamında yürütülmektedir. Söz konusu madde metninde
aynen; “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı
olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya
bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve
eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır” ifadeleri yer almaktadır.
- Mevcut soruşturma bakımından yukarıda yer verilen madde metnindeki altı
çizili sözcüklerin anlamlarına özellikle dikkat edilmelidir. Hatırlanması
gereken bir diğer konu 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip 2080
edilmediğinin belirlenmesinin pazarın büyüklüğü ile doğrudan bir ilişkisinin
bulunmadığıdır.
- TKS’nin bayilik sözleşmeleri öncesinde çok sayıda ihalede rakip olarak
Siemens veya bayilerine karşı teklif verdiği dosyada yer alan ihale
bilgilerinde yer almaktadır. Siemens ve bayilerinin rakip olarak
nitelendirilmesinde ise temel olarak bayilik sisteminde yer alan
teşebbüslerin üretici olma özellikleri yatmaktadır.
- 4054 sayılı Kanun açısından 7 rakip firmanın anlaşarak; 2090
- sırayla ihaleleri kazanmaları,
- ya da ihaleye tek bir firmanın girerek diğerlerinin taşeron olması,
- veya fiyatları beraber belirlemeleri
gibi konularla, bir firmanın rakiplerini bayi yaparak 7 firma arasındaki
rekabete son verme arasında bir fark bulunmamaktadır.
- Sözleşme imzalanması öncesine ait toplantı tutanaklarında çok açık bir
biçimde görüldüğü üzere Siemens ve bayilerin tamamının belirli konular 2100
üzerinde uzlaşmaya vardığı anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle teşebbüsler
tek tek piyasadan çıkmaları sonrası Siemens’in bayisi olmamışlar tam
tersine üzerinde birlikte uzlaşılan bir sistemin parçası olmayı kabul
etmişlerdir.
- Dolayısı ile konu tek bir teşebbüsün üretim faaliyetine son verip rakibinin
bayisi olması değildir. Ortada beraberce oluşturulan bir sistem
bulunmaktadır. Siemens piyasadaki rakibi konumundaki çoğu üreticiye
bayilik teklifinde bulunmuş ve bayilik sistemi Siemens ve bayilerin
10-10/102-48
54
belirlediği ve uzlaştığı şartlar dahilinde teşekkül etmiştir. Sistemin 2110
temelinde yalnızca bayilik ağı kurmak değil, rakip olan üreticilerin bayi
haline getirilmesi yatmaktadır. Bu durum birçok bayilik sisteminde
görülmeyen (dönüşümlü bölge paylaşımı, havuz uygulaması, bölge dışı
ihaleler için fiyat teklifi verilmesi vb. ) bayilik koşulları ile çok rahatlıkla
tespit edilebilir.
- Bu anlamda tek bir üretici teşebbüsün rakibinin bayisi olmasını değil, çok
sayıdaki üreticinin aynı çatı etrafında toplanmasını temin eden sistemin
sorgulandığına dikkat edilmelidir. Üstelik hiç bir bayi Siemens bayisi olmayı
kabul etmeksizin üretimine son vermiş ve savunma tarafının ifade ettiği 2120
gibi “pazarın dışına çıkmış” değildir. Üretim faaliyetine tüm bayilerin eş
zamanlı olarak son vermesinin nedeni Soruşturmanın konusunu oluşturan
Siemens bayilik sistemidir.
- Soruşturma dosyasında Siemens ve bayilerin üretim faaliyetinde
bulunmaları sebebiyle rakip olarak adlandırıldıkları çok açıktır. Bu
çerçevede üretim faaliyetinde bulunmaksızın ihalelere katılan ve söz
konusu ürünleri yine belirli sayıdaki üretici teşebbüsten temin eden
teşebbüsleri de hesaba katarak piyasada çok sayıda teşebbüs
bulunduğunu ifade etmek doğru bir yaklaşım değildir. Bu anlamda 2130
Rapor’da Siemens’in ve bayilerin rakipleri olmaları sebebiyle yer alan
firmaların isimleri de bizzat Siemens ve bayiler tarafından bildirilmiştir.
Bunun dışında Siemens’in (savunmanın ileri sürdüğü gibi) çok sayıda
teşebbüs dururken yalnızca üretim yapabilen firmalara bayilik teklif ettiğinin
gözden kaçırılmaması gerekmektedir.
- Savunmanın önemle üzerinde durduğu bir diğer konu bayilerin üretim
faaliyetine son vermiş olmalarının “Siemens ve bayilerin“ rakip olmaları
hususunu değiştirmesi hakkındadır.
2140
- Bu anlamda savunmanın gözden kaçırdığı çok önemli bir kaç konuyu
hatırlamakta fayda bulunmaktadır:
- Siemens ve bayileri piyasada üretim yapan az sayıdaki
firmalardandır.
- Bayilik teklifi Siemens tarafından bayilere iletilmiştir.
- Siemens yalnızca teklifini kabul eden bayilere değil, bayilik
sisteminin dışında kalan ve üretim yapan diğer az sayıdaki
teşebbüse de bayilik teklif etmiştir.
2150
- Dolayısı ile bayiler yaratılan sistemin kendilerine sağlayacağı avantajlar
dolayısı ile üretim faaliyetlerine son vermişlerdir. Sistemin bayilere ve
Siemens’e sağladığı avantaj ise rekabetin olabildiğince sona erdirilmesidir.
- Savunma tarafı bayilerin üretim faaliyetlerini neden bırakmış
olabileceklerini önemsemeyerek oluşturulan sistemi göz ardı etmektedir.
- Siemens herhangi bir şekilde pazardan çıkmak isteyen ya da çıkan bir
teşebbüse bayilik teklif etmemiştir. Siemens üretim yapan rakiplerinin
10-10/102-48
55
çoğuna bayilik teklif etmiştir. Bir başka deyişle bayiler Siemens’in bayilik 2160
teklifini kabul ettikleri için üretim yani rakiplik konusuna son vermişlerdir.
- Bayilik sözleşmelerinin tüm bunların dışında dahi Grup Muafiyet
Tebliğlerine neden aykırı olduğu Kararda açık bir biçimde yer aldığından
konuya burada tekrar değinilmeyecektir.
- Bayilik sözleşmeleri sonrasında bayiler arasındaki rekabetin devam
ettiğine ilişkin ifadelere savunmada yer verilmiştir. Böyle bir iddiayı ortaya
atan savunmanın, aynı zamanda TKS’nin bölgesi içinde başka bir bayinin
kazandığı ihale veya TKS’nin diğer bölgelerde kazandığı ihale bilgileri ile 2170
de bu durumu teyit etmesi gerekmektedir. Ancak bu tarz örneklerin
bulunmadığı, diğer bayilerin bölge dışı ihalelere yalnızca bölge bayisine
yardımcı olmak için katıldığı düşünüldüğünde savunma tarafının bütün
iddiaları dayanaksız kalmaktadır.
- Soruşturma Heyeti, savunma tarafının üretim araçları ve alım taahhütleri
gibi hükümlerin sözleşmede yer almasının tarafların menfaatlerinin
güvence altına alınması ile ilgili olduğu konusundaki ifadeleri ile tamamen
hemfikirdir.
2180
- Soruşturma dosyasında da ortaya konulduğu üzere, sistem birlikte inşa
edilmiş ve taraflar aralarındaki rekabetin ortadan kaldırılması karşılığında
bazı menfaatler elde etmişlerdir. Bayilerin üretim araçlarını devretmeleri ve
rekabet yasağı karşılığında; hem münhasır bayiliğe hem de Siemens
tarafından yapılan ödemelere hak kazandıkları anlaşılmaktadır. Ancak
bayilerin bunların karşılığında yıllık olarak Siemens’e belirli bir alım
taahhüdünde bulundukları ve teminat verdikleri görülmektedir. Siemens ve
bayilerin aynı sistemin içerisinde yer almasının en büyük avantajı ise
rekabetin olabildiğince ortadan kaldırılmış olmasıdır.
2190
- Savunma tarafı bayilik sözleşmeleri öncesinde imzalanan tutanakların
hükümsüz hale geldiğini ifade etmektedir. Söz konusu tutanaklar esasen
oluşturulması düşünülen sistem ve sistemin amacının ortaya konulması ve
anlaşılabilmesi bakımından çok çarpıcıdır. Önemli olan husus taraflar
arasında imza edilen (tutanak, bayilik sözleşmesi vb.) belgelerin hangi ad
altında sınıflandırıldığı değil söz konusu belgelerin nitelikleridir. Söz
konusu tutanaklar süreli belgeler olmayıp, tarafların hangi konularda
uzlaştıklarını ortaya koymaktadır. Söz konusu tutanaklarda yer alan taraf
iradeleri bayilik sözleşmelerine de yansımıştır.
2200
- Savunma tarafı bayi fiyatı ve liste fiyatının tavsiye edilen fiyat olduğu
bunun da Tebliğ’e uygun olduğunu belirtmektedir. Bu noktada savunma
ayrıca aralarında önemli farklar bulunan söz konusu fiyatların hangisinin
hangi hallerde tavsiye edildiğini, neden birden fazla fiyatın tavsiye edildiği
gibi konulara da mutlaka bir açıklama getirmelidir. Bununla birlikte tavsiye
fiyatı ifadeleri dışında sözleşmede yer alan fiyat ile ilgili diğer hükümlerin
varlığı da mutlaka açıklanmalıdır.
10-10/102-48
56
- Savunma tarafı firmanın diğer firmalar ile iletişimde bulunmadığını ifade
etmektedir. Hatırlanacağı üzere TKS’de yapılan yerinde incelemeler 2210
esnasında diğer bayilerden EMT ve SİNTEK’e ait imzalı ve şirket kaşeli
zarflar bulunmuştur. Bunun dışında yine TKS ile ilgili (e-mail, ihale teklifleri
vb.) çok sayıdaki somut delillerin varlığı da ortadadır. Kararda, bahsedilen
somut deliller değerlendirilerek sonuca ulaşılmıştır.
- Hatırlanacağı üzere metnin önceki bölümlerinde Kanun’un 4. maddesine
değinilerek konunun çerçevesi çizilmeye çalışılmıştır. Bu anlamda ihalelere
başka firmaların girmiş olması hiç bir şekilde Siemens ve bayileri
tarafından gerçekleştirilen rekabet ihlallerinin niteliğini değiştirmemektedir.
2220
- Soruşturma Raporu’nda bayiler ve Ultra arasındaki sözleşme için bayilere
bir suç isnat edilmediği ve ceza talebinde bulunulmadığı için bu konuda
yapılan savunmaya cevap verilmesine gerek görülmemiştir.
- Savunmada sadece AMBER nezdindeki hisselerin satışa çıkartıldığı
ifadelerine yer verilmiştir. Önemli olan söz konusu hisselerin ilgili ekonomik
bütünlük dışına mutlaka devredilmiş olması ve bunun da belgelerle
tevsikidir. Bu anlamda “satışa çıkarılma” ifadeleri, bağlantının tamamen
ortadan kaldırıldığının ispatı bakımından yeterli değildir. Konu mutlaka
delilleri ile birlikte net bir şekilde kanıtlanmalıdır. 2230
- Soruşturma Raporu’nda yer verilen çok sayıda uygulamanın KİK’e uygun
olup olmadığı konusu Kamu İhale Kurumu’nca karara bağlanabilecek bir
husustur.
- Kamu ihalelerinde rekabetin ortadan kaldırılabilmesinin söz konusu
olmadığı ifadeleri bizatihi Kamu İhale Kanun’un çok açık hükümleri ile
çelişmektedir. Söz konusu Kanun’da ihalelere fesat karıştırmak gibi
rekabet karşıtı eylemlerin yasak olduğu ve cezai müeyyide uygulanacağı
hüküm altına alınmıştır. Hatta söz konusu Kanun incelendiğinde ihalelerde 2240
rekabetin tesisinin ne denli önemli olduğu açıkça görülebilecektir.
- Savunmada ayrıca çoğunlukla tercih edilen üç teklif usulü ihalelerinde
davetin kamudan geldiği belirtilmektedir. Bilindiği gibi 4734 sayılı Kamu
İhale Kanununda üç tip ihale yöntemi bulunmaktadır: Açık ihaleler, belirli
istekliler arasındaki ihaleler ve pazarlık usulü. Görüldüğü üzere savunma
tarafının ifade ettiği bir ihale yöntemi Kanun’da yer almamaktadır.
Kanun’da esas olan herkesin katılımına açık olan açık ihale yöntemidir.
Ancak belirli koşulların varlığı halinde diğer ihale usulleri uygulanabilir. Bu
durumda savunmanın hangi ihalelerin hangi yöntem ile yapılmış olduğunu 2250
tarafımıza ayrıca bildirmesi gerekmektedir.
- Açık ihaleler herkesin katılabileceği ve katılımcı sayısı konusunda hiçbir
sınırlamanın bulunmadığı ihale yöntemidir. Belirli istekliler arasındaki
ihalelerde ise ihaleye davet edilebilecek aday sayısının beşten az olması
veya teklif veren istekli sayısının üçten az olması halinde ihale iptal edilir.
Pazarlık usulü ise çok daha istisnai olup, çoğu zaman teklif veren sayısının
üçten az olması halinde ihale iptal edilir. Madde metnine dikkat edilirse
10-10/102-48
57
davet sayısı değil teklif sayısının en az 3 olması öngörülmüştür. Dolayısı
ile savunma tarafının argümanlarının Kanun ile bir ilgisi bulunmamaktadır. 2260
- Dosyada yer alan ihaleler ile ilgili iddiaların ise hiçbirisi soyut ve
dayanaksız değil tam tersine iddiaların tamamı belgelerle ortaya konan
gerçeklere dayanmaktadır.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
J.1. Siemens Bayilik Sistemi
2270
Trafik sinyalizasyon piyasasının yapısına ilişkin olarak dosyada yer verilen
bilgiler çerçevesinde, Siemens tarafından 2001 yılında o zamandaki rakipleri
ile oluşturulan bayilik sisteminin ve bu piyasada Siemens ve bayiler tarafından
gerçekleştirilen eylemlerin bu piyasada rekabeti bozucu etki ve sonuçlarının
olduğu görülmektedir. Söz konusu piyasada temel alıcının kamu, üretici
niteliğindeki satıcıların sayısının az ve alımların ihale yöntemi ile gerçekleştiği
de göz önüne alındığında, böyle bir piyasada rakip teşebbüsler ile bir bayilik
sisteminin oluşturulması, bayilik sisteminde bölge paylaşımına gidilerek her
bayinin danışıklı teklif gerektiren ihaleler hariç diğer bölgelerdeki ihalelere
girmemesi, bayilerin kendi aralarında ve bayilerle Siemens arasında ihalelerde 2280
özellikle rakiplerin de yer alması durumunda uygulanacak fiyat indirimlerine
yönelik bir işbirliğinin bulunması, bahsedilen rekabeti bozucu hususlardan
yalnızca birkaçıdır.
Bunların yanı sıra bayilerin üretim araçlarının kullanılamaz hale getirilmesi ve
ayrıca Siemens ve bayileri arasında imzalanmış bulunan bayilik
sözleşmesinde yer alan bayilik sona erdikten sonra devam edecek olan
rekabet yasağının 3 yıl olması zaten az sayıda üreticinin bulunduğu bu
piyasada, mevcut bayilerin tekrar üretici olması sonucunda oluşabilecek
potansiyel rekabeti de engellemektedir. 2290
Teşebbüsler arasındaki rekabetin genellikle pazar içinde değil, pazar için
olduğu, alım-satımın ihaleler yolu ile gerçekleştiği böyle bir piyasada
oluşturulan bayilik sistemi ile ihalelerde danışıklı tekliflerin verilmesi, bayilik
sisteminin sürekli bir uygulaması haline gelmiş ve piyasadaki rekabet
ortamının bozulmasına yol açmıştır.
Siemens’in yazılı savunmasında, bayilerin Siemens’in üretim faaliyetinde
bulunduğu alanlardan çekilmesi ile sözleşmelerin grup muafiyeti kapsamına
girdiği ifadeleri yer almaktadır. 2300
Bu noktada, söz konusu sözleşmelerin hem 2001 yılında yürürlükte olan
1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
hem de 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamında değerlendirilmesinin yapılması faydalı olacaktır.
Hem 1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyet
Tebliği’nin;
10-10/102-48
58
“Aynı malların veya kullanıcı tarafından nitelikleri, fiyatı ve kullanım 2310
amaçları bakımından eş sayılan malların üreticilerinin bu mallar için
kendi aralarında tek taraflı olarak tek elden dağıtım anlaşmaları
yapmaları,”
şeklindeki 4. maddesinin (b) bendi ile, hem de 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin;
“Rakip teşebbüsler arasında yapılan dikey anlaşmalar, bu Tebliğ ile
tanınan muafiyetten yararlanamaz.”
2320
şeklindeki 2. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde, bayilik ağı
oluşturulmadan önce Siemens ile mevcut bayilerin birbirlerine rakip
teşebbüsler oldukları göz önüne alındığında söz konusu bayilik
sözleşmelerinin yapıldıkları anda grup muafiyeti tebliğlerinin sağladığı
korumadan yararlanamayacağı çok açık bir biçimde anlaşılmaktadır.
Bir başka deyişle, esasen, oluşturulan bayilik yapısının ilgili ürün piyasasında
değerlendirilmesi ile sözleşmelerin, yapıldığı anda, dikey değil yatay etkiler
doğuran bir anlaşma niteliği taşıdığı görülmektedir.
2330
Ayrıca, daha önce de belirtildiği gibi konu tek bir teşebbüsün üretim faaliyetine
son verip rakibinin bayisi olması değildir. Ortada beraberce oluşturulan bir
sistem bulunmaktadır. Siemens piyasadaki rakibi konumundaki çoğu üreticiye
bayilik teklifinde bulunmuş ve bayilik sistemi Siemens ve bayilerin belirlediği
(uzlaştığı) şartlar dahilinde teşekkül etmiştir. Sistemin de temelinde yalnızca
bayilik ağı kurmak değil, rakip olan üreticilerin bayi haline getirilmesi
yatmaktadır. Bu durum birçok bayilik sisteminde görülmeyen (dönüşümlü
bölge paylaşımı, havuz uygulaması, bölge dışı ihaleler için fiyat teklifi
verilmesi vb. ) bayilik koşulları ile çok rahatlıkla tespit edilebilir. Bu anlamda
tek bir üretici teşebbüsün rakibinin bayisi olması değil, çok sayıdaki üreticinin 2340
(rakibin) aynı çatı etrafında toplanmasını temin eden sistem sorgulanmaktadır.
Üstelik hiçbir bayi Siemens bayisi olmayı kabul etmeksizin üretimine son
vermiş ve “pazarın dışına çıkmış” değildir. Üretim faaliyetine tüm bayilerin eş
zamanlı olarak son vermesinin nedeni soruşturmanın konusunu oluşturan
Siemens bayilik sistemidir.
Daha önceki bölümde yer verilen bilgi ve belgelerden açıkça görüldüğü üzere,
bayilik sistemi 7 rakip teşebbüs arasında yapılan sözleşmeler ile meydana
getirilmiştir. Sözleşmeler ile Siemens’in rakipleri Siemens’in bayileri haline
gelmişlerdir. Söz konusu sistemin temel amacı rekabetin olabildiğince 2350
sınırlandırılması ile kazancın olabildiğince artırılmasıdır.
Bu noktada oluşturulan bayilik sisteminin neden herhangi bir piyasadaki
bayilik sisteminin ötesinde bir işleve sahip olduğu konusuna öncelikle
değinmekte fayda bulunmaktadır.
Siemens’e göre bayilik sisteminin temel amacı müşterilerin tüm Türkiye
çapındaki alıcılar olması sebebiyle merkezden kontrolün zor olması ve alım
10-10/102-48
59
usulünün ihaleler olması sebebiyle ihalelerin takibinin güçlüğüdür. Bu durum
Siemens’in birinci yazılı savunmasında yer alan: 2360
“… Müşteri ağı Türkiye geneline yayılmış Karayolları Bölgeleri ve
Belediyelerden oluştuğu için satış faaliyet giderleri buna bağlı olarak
çok yüksektir. Bu durum geçmiş yıllar boyunca yürütülen faaliyetlerin
ciro/kar oranları açısından karsız, hatta zararına gerçekleşmesi
sonucunu doğurmuştur. Bütün bu sebepler bayilik sistemine geçme
kararının oluşmasına neden olmuştur. …”
ifadeleri ile tekrarlanmaktadır.
2370
Bilindiği gibi genel olarak bayilik sistemlerinin temel amaçlarından biri değişik
coğrafi bölgelerdeki müşteriye yakın olmak ve bu anlamda ülke çapında
kurulacak bir dağıtım sistemi ile müşterilere ulaşabilmek ve hizmeti en etkin
bir biçimde müşterilere sunabilmektir. Siemens’te kendi bayilik sistemi için
aynı gerekçeleri ileri sürmektedir. Ancak Siemens’in bayilik sistemi içerisinde
dikkat çekici olan nokta bayilerin Türkiye’nin değişik bölgelerinde değil
tamamının Ankara’da mukim olmalarıdır.
Siemens tarafından bayilik oluşumuna ilişkin olarak ileri sürülen ikinci temel
gerekçe tüm Türkiye çapındaki ihalelerin takibinin zorluğudur. Bilindiği gibi 2380
kamu alımlarına ilişkin olarak düzenlenecek ihaleler resmi gazete
yayınlanmakta ve internette de ayrıca duyurulmaktadır. Buna ek olarak
ihaleler ile ilgili internet sitelerinin varlığı bilinmektedir. Bunun dışında bayilerin
tamamının Ankara’da mukim oldukları düşünüldüğünde, bayilerin de
Siemens’e benzer yollar ile ihalelerin varlığından haberdar oldukları
anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle bayilik sisteminin ihalelerin takibine getirdiği
hiçbir yenilik bulunmamaktadır.
Görüldüğü üzere Siemens’in bayilik sistemi için ileri sürdüğü en önemli
argümanlar dayanaktan yoksundur. Ancak söylenenlerin dışında bayilik 2390
sisteminin aşağıda yer verilen hususları sağladığı ise kuşkusuzdur:
- Bayilik sistemi ile hem Siemens ile bayiler hem de bayilerin kendi
aralarındaki rekabet ortadan kaldırılmıştır.
- Bayilik sözleşmeleri tüm bayilere kendi bölgelerinde münhasır koruma
sağlamasına ve varılan mutabakat gereği bayilerin bölge dışındaki
ihalelere katılması yasak olmasına rağmen, bazı ihalelere bayilik
sözleşmelerine aykırı olarak bölgenin ait olduğu bayi dışında diğer bazı
bayilerin de iştirak etmesi ile ihalelerde danışıklı teklifler verilerek, 2400
ihalenin sistem içerisinde kalması amaçlanmaktadır. Bir başka deyişle,
bayilik sistemi ile özellikle kamu alımlarında rekabetin olabildiğince
ortadan kaldırılması ve ihalelerin sistemde yer alan firmalar tarafından
rekabetçi olmayan fiyatlar ile kazanılması amacı güdülmüştür.
Dolayısı ile oluşturulan bayilik sisteminde;
- Siemens; tüm bayilerin malları kendisinden temin edeceği
10-10/102-48
60
düşünüldüğünde hem daha iyi fiyat hem de daha çok satış yapma ve
hem de rekabeti olabildiğince azaltma konusunda36, 2410
- Bayiler ise; kendilerine ayrılan bölgede Siemens’in ve diğer bayilerin
rekabetinden kurtularak hatta onlarında yardımı ile hem ihaleleri
kazanma hem de daha iyi fiyattan kazanma konusunda
rekabetin ortadan kaldırılmasından faydalanmak istemiştir.
Nitekim, daha önce yer verilen 24.10.2001 tarihli bayi toplantısına ait tutanağa
göre toplantıda, fiyatların yükseldiği yönünde (sinyalizasyon ürünlerini bu
teşebbüslerden satın alarak kamu alımlarına katılan) müşteri şikayetleri 2420
olduğu konuşulmuştur.
Bu anlamda bayilik sistemi ile esasen amaçlananın;
- 8 firma arasındaki rekabeti sonlandırarak, kamu alımlarının sistemde
yer alan firmalar tarafından kazanılması için ortaklık tesis etmek,
- Rekabetin azalması sonrası ihaleleri yüksek tekliflerden kazanarak
elde edilen karı artırmak
2430
olduğunu söylemek mümkündür.
Söz konusu amaçları gerçekleştirmek için; Türkiye belirli bölgelere ayrılarak,
sistemde yer alan her firmaya bir bölge tahsis edilmiş ve ihaleleri sistem
dışında yer alan firmaların almasını engellemek veya ihalede rekabet
yaşandığı görüntüsü vermek veya düzenlemeleri bertaraf etmek amacıyla -
merkezden yapılan planlama- ile danışıklı teklifler verilmiştir.
Siemens ve bayileri arasında yapılan sözleşmeler ve bir bütün olarak bayilik
sistemi incelendiğinde; 2440
- Münhasır bölge tahsisi,
- Ortak bölgelerden kazanılacak bedellerin aktarıldığı havuz sistemi ve
buradan bayilere yapılacak ödemeler,
- Bayilerin alım taahüdü ve Siemens’e verilen teminat çekleri,
- Rekabet yasağı ile ilgili hükümler,
2450
- Bayilerin üretim araçlarını imha etmeleri ve bunun karşılığında
Siemens tarafından bayilere yapılan ödemeler,
- Merkezi koordinasyon,
36 Örneğin bayilik sözleşmelerine göre bayiler belirli miktardaki alımları taahhüt etmektedirler.
Bu konuda sözleşmenin 3. maddesi ile ek protokole bakılabilir. 2003 yılı için satın alma
taahhüdü 350.000 Euro’dur.
10-10/102-48
61
- Bayilerin birbirleri adına ihaleler için teklif hazırlamaları,
- Bölge dışı teklif verilmesi yasak olmasına rağmen, ihalelerin bölge
sahibi bayi tarafından kazanılması amacıyla verilen danışıklı teklifler,
2460
gibi konuların varlığı Siemens ile bayiler arasında yapılan sözleşmelerin
bayilik sözleşmesi ötesinde, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında
rekabeti kısıtlamak amacıyla rakipler arasında akdedilen bir anlaşma
olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu anlamda sistemi oluşturan Siemens ve bayilerin;
- Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan eylemleri gerçekleştirmeleri
nedeniyle Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince,
2470
idari para cezası ile cezalandırılmaları gerekmektedir.
Bununla birlikte soruşturma sürecinde sözleşmelerde yapılan değişiklikler37 ile
Siemens’in soruşturma sürecinde yapmış olduğu işbirliği de cezanın
takdirinde dikkate alınmıştır.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da mevcut dosyada yer
verilen rekabet ihlallerinin ortadan kaldırılması ve tekrarlanmaması için nelerin
yapılması gerektiğidir.
2480
Bu anlamda sözleşmelerde yer almamasına rağmen uygulamada rastlanan
fiili durumlara (danışıklı teklif gibi) derhal son verilmesi gerektiği açıktır.
Ultra ile Siemens arasında imzalanan ve Ultra ile bayiler arasında imzalanan
Entegratörlük Anlaşmalarının da, aynen Siemens ve bayiler arasında
imzalanan bayilik sözleşmelerinin sahip olduğu nitelikte anlaşmalar olduğu ve
Tebliğ ile getirilen muafiyetten faydalanamayacağı anlaşılmaktadır.
Bir başka ifade ile söz konusu anlaşmanın aynen Siemens ve bayiler arasında
imzalanan bayilik sözleşmeleri gibi rakipler arası ve koordinasyon doğurucu 2490
anlaşmalar olarak kabulü gerekmektedir. Bu anlaşmalar sayesinde Ultra’nın
bir nevi bayilerin bayisi yapıldığı, daha önceden ihalelerde düşük fiyat veren
bir rakibin elimine edilmesinin amaçlandığı yukarıda yer verilen delillerde
açıkça ortaya konulmuştur.
Bir bayilik anlaşmasının temel varlık nedeni olan ticari etkinlikler yaratılması ile
bağdaşan hiç bir yönü bulunmayan bu anlaşmanın amacı, tarafların kasıtları
açıkça ifade edilmemiş olsaydı dahi, bizzat içerdiği hükümler ile de ortaya
çıkmaktadır. Başka bir deyişle, anlaşma getirdiği düzenlemelerle amaç
yönünden rekabeti sınırlayıcı niteliktedir. Bu durumda piyasada doğurduğu ya 2500
da doğurabileceği etkilerin incelenmesine gerek dahi yoktur. Yine de, bu
etkiler incelenecek olduğunda da, en başta rekabet hukuku açısından önemli
olan fiyat rekabetinin sınırlanması etkisi, başlı başına yasaklamaya gerekçe
37 Rekabet yasağı ile ilgili hüküm, entegratörlük sözleşmesinin feshi gibi.
10-10/102-48
62
olabilecek niteliktedir.
Bu gerekçelerle, Ultra ile Siemens ve Ultra ile bayiler arasındaki Entegratörlük
Anlaşmalarının, sinyalizasyon pazarında rakipler arası rekabeti engelleme,
bozma veya kısıtlama amacı taşıdığı ve Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği
anlaşılmaktadır.
2510
Ultra ile yapılan anlaşmaların ihlal niteliği Siemens tarafından da kabul edilmiş
ve bu durum ilk yazılı savunmada da dile getirilmiştir. Siemens, 6.5.2004
tarihinde Kurum’a gönderdiği yazı ile, 5.5.2004 tarihi itibarıyla tarafların
karşılıklı rızaları ile Siemens ile Ultra arasındaki Entegratörlük Anlaşması’nın
sona erdirilmiş olduğunu bildirmiştir. Buna göre, taraflar arasında imzalanan
İkale Sözleşmesi çerçevesinde fesih işlemi gerçekleşmiş, karşılıklı borçlar
mahsup edilmiş ve Ultra’nın Siemens bayilik sistemi içindeki konumu sona
ermiştir. Bu noktada, tarafların kendi iradeleri ile ihlali ortadan kaldırdıklarının
kabulü gerekmektedir.
2520
Bu açıklamalar çerçevesinde, Siemens ile Ultra arasındaki Entegratörlük
Anlaşması’nın 1.10.2003 ile 5.5.2004 tarihleri arasında, soruşturmadaki diğer
ihlallere nispeten daha kısa bir süre için uygulanmış olması ve ihlalin
taraflarca öğrenilmesinden kısa bir süre sonra sona erdirilmiş olması hafifletici
unsur olarak kabul edilmiştir.
J.2. AMBER Oluşumu
Kararın I.3.2. bölümünde yer verilen bilgiler çerçevesinde AMBER’in
oluşumuna ilişkin anlaşmanın rekabet kuralları açısından niteliğinin 2530
belirlenmesi gerekmektedir. Piyasada rakip olarak faaliyet gösteren
teşebbüslerin işbirliği, üretim, araştırma-geliştirme ve uzmanlaşma
anlaşmaları akdetmesi, bunu ise kuracakları ortak girişimler vasıtasıyla
gerçekleştirmeleri sıkça karşı karşıya kalınan bir durumdur. Rakipler arasında
yapılan bu tip anlaşmaların belirli koşulların varlığı halinde rekabeti sınırlayıcı
etki doğurmayacağı kabul edilebilir. Böyle bir durumun varlığı halinde AMBER
ortak girişim anlaşması, 4. madde anlamında sınırlayıcı bir anlaşma olarak
değil, ancak 7. madde kapsamında yoğunlaşma doğurucu bir işlem olarak
kabul edilebilecektir.
2540
Buna göre, AMBER ortak girişiminin, “Amaçlarını gerçekleştirmek üzere
işgücü ve malvarlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak
ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki
rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler” kategorisinde
bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Ancak, kurulan ortak
girişimin, kurucu anlaşmada belirtilen faaliyet alanları dolayısıyla, kurucu
ortaklarla (ya da ana şirketlerle) aynı ilgili ürün ve coğrafi pazarda faaliyet
gösteriyor olması, tek başına bu ortak girişimin işbirliği doğurucu olarak
kabulunu gerektirmektedir. Bu durum diğer unsurların incelenmesine gerek
dahi bulunmaksızın işlemin 4. madde kapsamında ele alınmasını 2550
gerektirmektedir.
Anlaşma, ortak girişimin faaliyet göstereceği alanların, ana teşebbüslerin
10-10/102-48
63
(ortakların) birbirlerine rakip olarak faaliyet gösterdikleri pazarı kapsaması
nedeniyle, bu anlaşmanın tarafı olan rakiplerin (EMT, TKS, TRASİN, SİNTEK)
satışını yaptıkları trafik sinyalizasyon ürünlerine ilişkin olarak fiyat ve ticari
politikalarını yakınlaştırmalarına zemin hazırlayabilecek ve bu şekilde taraflar
arasında rekabetin ortadan kalkmasına neden olabilecek türden bir
anlaşmadır.
2560
Anlaşma bu haliyle, 4. maddeye aykırılık oluşturmaktadır. Ancak, faaliyet
alanının, tarafların da iddia ettiği gibi, sadece belirli türden ve tarafların
satışını yaptıkları mal ve hizmetlere tali ürünlerin üretim ve satışı ile sınırlı
olması ve AMBER’in bağımsız bir varlık olarak faaliyetine devam etmesini
sağlayacak düzenlemelerin yapılması durumunda, ortak girişim anlaşması,
yoğunlaşma doğurucu bir anlaşma, yani Kanun’un 7. maddesi kapsamında bir
anlaşma haline gelecektir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, AMBER ortak girişim anlaşmasının anlaşmaya
taraf olan ve akıllı trafik kontrol sistemleri pazarında faaliyet gösteren EMT, 2570
SİNTEK, TKS ve TRASİN arasındaki rekabeti ortadan kaldırabilecek nitelikte
bir anlaşma olduğu, bu yönüyle 4. madde kapsamında rekabeti bozucu,
sınırlayıcı veya engelleyici etkiler doğurabileceği; ancak Amber Elektronik
İletişim Trafik Eğitim İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ana sözleşmesinde yer alan ve
şirket ile kurucu ortaklar arasındaki rekabetin sınırlanmasına neden olan ortak
faaliyet alanları nedeniyle ortaya çıkan, şirket ile kurucu ortaklar arasındaki
koordinasyona son verilebilmesini teminen, tüzel kişi ortakların hisselerini
ekonomik bütünlükleri dışına devretmeleri veya Amber Elektronik İletişim
Trafik Eğitim İnşaat San. ve Tic. A.Ş. faaliyet alanları ile tüzel kişi ortakların
faaliyet alanlarının tamamen ayrıştırılması gerekmektedir. 2580
Bununla birlikte şirketin ana sözleşmesinde yer alan rekabeti sınırlayıcı
hükümler nedeniyle ana sözleşmenin Kanun’un 4. maddesi bağlamında
rekabeti sınırlayan bir anlaşma olduğu, bu anlamda; bu anlamda TKS’nin,
- Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- EMT Ltd. Şti. (EMT Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri Ltd. Şti.),
- Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
ile birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği ve Kanun’un 16. 2590
maddesinin ikinci fıkrası uyarunca idari para cezası ile cezalandırılmaları
gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosya konusu ihlal nedeniyle Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde TKS’ye
verilecek olan cezanın belirlenmesinde, 4054 sayılı Kanun’da 23.1.2008 tarih
ve 5728 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle kabul edilen “nihai karardan bir
önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirin esas alınması” hükmünün
teşebbüs lehinde bir değişiklik yaratıp yaratmadığı değerlendirilmiştir. Bu
anlamda yapılan değerlendirmelerde; teşebbüsün söz konusu hüküm
nedeniyle dikkate alınan 2008 yılı cirosunun (teşebbüsün 2009 yılına ait 2600
cirosunun bulunmaması nedeniyle bu yıla en yakın yıl olan 2008 yılı cirosu
dikkate alınmıştır) 2003 yılı cirosundan daha düşük olması nedeniyle, lehe
olan durumun uygulanmasına karar verilmiştir.
10-10/102-48
64
K. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarnın yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgelerin
okunup incelenerek yapılan görüşmeler sonucunda; 2610
1.
A) Siemens San. ve Tic. A.Ş.’nin koordinatörlüğünde oluşturulan Siemens
bayilik sistemi ve söz konusu sistem sonrası kamu alımlarında (ihalelerde)
gerçekleştirilmiş olan rekabete aykırı eylemler ve ek olarak entegratörlük
sözleşmesi ile Ultra Ulaşım ve Trafik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin de bu
sisteme dahil edilmesinin trafik sinyalizasyon pazarında rekabeti sınırlama
amaç ve etkileri nedenleriyle,
TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta Aracılık 2620
Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin
- Siemens San. ve Tic. A.Ş.
- Trasin Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- EMT Ltd. Şti. (EMT Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri Ltd. Şti.)
- SFA Elektronik İç ve Dış Ticaret A.Ş.
- Sinyalizasyon Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Ultra Ulaşım ve Trafik San. ve Tic. Ltd. Şti.
2630
ile birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine,
B) Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin tüzel
kişi ortakları ile AMBER’in faaliyet alanlarının çakışması ve bu anlamda
söz konusu oluşumun koordinasyon doğurucu bir ortak girişim niteliği
taşıması nedeniyle TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik
Sigorta Aracılık Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin
- Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve
- EMT Ltd. Şti. (EMT Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri Ltd. 2640
Şti.)
ile birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine,
2. TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta Aracılık
Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kanun’un 16. maddesinde yer
verilen ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar dikkate alınarak idari para cezası ile
cezalandırılmasına, cezanın belirlenmesinde teşebbüsün finansal gücü,
ihlallerin oluşmasındaki rolü, Siemens bayilik sistemine ek olarak AMBER
oluşumunda yer alması göz önünde bulundurularak teşebbüse 4054 sayılı 2650
Kanun’un 23.1.2008 tarih, 5728 sayılı Kanun’la değişik 16. maddesi ve para
10-10/102-48
65
cezasında lehe düzenlemeler dikkate alınarak 2008 yılı cirosunun takdiren
%6’sı oranında 11.256,27 TL. idari para cezası verilmesine,
3. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun’un 4. madde
kapsamındaki anlaşmalar bakımından bildirim yükümlülüğünün kaldırılmış
olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
2660
Full & Egal Universal Law Academy