Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-3-270 (Özelleştirme)
Karar Sayısı : 10-19/236-91
Karar Tarihi : 25.2.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr.
Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA
B. RAPORTÖRLER: Pelin UYANIK, Neşe Nur ONUKLU, Nilgün KOCADAĞ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN :Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
Ziya Gökalp Cad. No:80 Kurtuluş/Ankara
D. TARAFLAR :- Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 20
- Binbirgıda Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.
Gülkent Sitesi Y. Ziya Demir Cad.
No:3/2 Tepecik, Büyükçekmece/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş.’nin
Ayvalık Tuz İşletmesi Müdürlüğü tarafından işletilen Ayvalık Tuzlasına ait tuz
üretim işi ile ilgili varlıkların “işletme hakkının verilmesi“ ve “satış” yöntemleri
ile bir bütün halinde özelleştirme yoluyla devredilmesi işlemine izin verilmesi
talebi. 30
F. DOSYA EVRELERİ: Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (Özelleştirme
İdaresi) Kurum kayıtlarına 26.3.2003 tarih ve 798 sayı ile giren yazısı ile 1998/4 sayılı
“Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmesi için Rekabet
Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve
Esaslar Hakkında Tebliğ”in 6. maddesinin birinci fıkrasında yer alan hüküm uyarınca,
TEKEL’in Tuz Sanayi İşletmeleri Müessesesi ile Yaprak Tütün İşletmeleri ve Sanayi
Müessesesinin özelleştirilmesi ile ilgili olarak önbildirim başvurusunda bulunmuş ve
Kurul, 15.5.2003 tarih ve 03-32/396-M sayılı kararı ile konuya ilişkin görüşünü
oluşturmuştur. 40
Özelleştirme İdaresi, Kurum kayıtlarına 23.12.2009 tarih ve 9165 sayı ile intikal eden
yazısı ile özelleştirme programı ve kapsamında bulunan Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz
ve Alkol İşletmeleri A.Ş.’nin (TEKEL) Ayvalık Tuz İşletmesi Müdürlüğü tarafından
işletilen Ayvalık Tuzlasına ait tuz üretim işi ile ilgili varlıkların “işletme hakkının
verilmesi“ ve “satış” yöntemleri ile bir bütün halinde özelleştirilmesi amacıyla açılan
ve nihai pazarlık görüşmeleri 17.12.2009 tarihinde gerçekleştirilen ihale kapsamında
söz konusu işletmeye en yüksek teklifi veren ilk dört teşebbüs olan Binbirgıda Tarım
Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. (Binbir Gıda), EMS Ortak Girişim Grubu, Pigment San. A.Ş.
10-19/236-91
2
(EMS OG), Pigment San. A.Ş. (Pigment) ve Cihanbeyli Madencilik Tuz Nak. Kim. 50
San. ve Tic. A.Ş. (Cihanbeyli)’ye ilişkin bilgiler Kurumumuza gönderilmiş ve nihai izin
başvurusunda bulunulmuştur.
Özelleştirme İdaresinin Kuruma intikal eden 15.2.2010 tarih, 1248 sayılı yazısında
ise, dosya konusu ihaleye ilişkin İhale Şartnamesi gereğince ihalede ilk üç sırada yer
alan teşebbüslerden talep edilen ek geçici teminatın sadece birinci sırada yer alan
Binbir Gıda tarafından yatırılması nedeniyle diğer teşebbüslerin Özelleştirme Yüksek
Kurulu’nun onayına sunulmayacağı belirtilerek; sadece Binbir Gıda ile ilgili izin talep
edildiği bildirilmiştir.
60
Kurum kayıtlarına 23.12.2009 tarih ve 9164 sayı ile giren ve en son 15.2.2010 tarih
ve 1248 sayı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin
Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in ilgili hükümleri
uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 18.2.2010 tarih ve 2009-3-270/ÖN-
10-PU sayılı Özelleştirme Nihai Bildirim Raporu, 19.2.2010 tarih ve REK.0.07.00.00-
120/58 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10-19 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da; 70
- Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş.’nin Çamaltı Tuz İşletmesi
Müdürlüğü tarafından işletilen Çamaltı Tuzlasının; Binbirgıda Tarım Ürünleri Sanayi
ve Ticaret A.Ş. tarafından özelleştirme yoluyla devralınması işleminin, 4054 sayılı
Kanun’un 7. maddesi ve 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında olduğu,
- Tarafların ham tuz pazarında toplam pazar payları ve cirolarının 1998/4 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinde öngörülen eşikleri aşmaması nedeniyle, işlemin izne tabi
olmadığı,
- Öte yandan Binbirgıda Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’nin Ayvalık Tuzlası ihalesine 80
de katılarak, anılan ihalede de en yüksek teklifi verdiği göz önünde
bulundurulduğunda; Ayvalık Tuzlası ihalesinin Çamaltı Tuzlası ihalesinden önce ve
teşebbüs lehine sonuçlanması halinde, Ayvalık Tuzlasına ait pazar payı ve cironun
da teşebbüs bakımından hesaba katılması gerektiği,
- Ayvalık Tuzlasının ham tuz pazarındaki pazar payı ve cirosunun göz önüne alındığı
bu durumda dahi, devralma işleminin 1998/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde
belirlenmiş olan pazar payı ve ciro eşiklerini aşmadığı, dolayısıyla işlemin izne tabi
olmadığı
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir. 90
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Sektöre İlişkin Bilgiler
İnsan beslenmesindeki rolü ve sanayideki çok çeşitli kullanım alanları (kimya,
dericilik, ekmek ve unlu gıda üretimi, deterjan gibi) göz önüne alındığında ikamesi
10-19/236-91
3
olmayan önemli bir maden olan tuz; deniz, göl, kaya ve kaynak tuzlalarından elde 100
edilmekte ve dünyanın hemen hemen her bölgesinde bulunmaktadır.
Tuz üretim ve satışları, 1936 yılında yürürlüğe giren 3078 sayılı Tuz Kanunu ile tekel
niteliği kazanarak 1998 yılına kadar TEKEL bünyesinde gerçekleştirilmiştir. Anılan
Kanun’a dayanılarak çıkarılan 11.9.1975 tarih ve 15353 sayılı Devlet Tekeli Dışında
İşletilecek Tuzlalar Hakkında Tüzük ile özel teşebbüsler sadece, ihraç etmek ya da
kimyasal madde üretiminde kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere hiç işletilmemiş ya
da işletilmesinden vazgeçilmiş tuzlalarda üretim yapabilmekteydi.
28.7.1998 tarihinde kabul edilen 4373 sayılı “Tuz Kanununda Değişiklik Yapılması 110
Hakkında Kanun” ile yapılan değişiklik sonucu 1994 ve 1995 yıllarında kapatılan
kaynak tuzlalarının gerçek veya tüzel kişilerce işletilmelerine Bakanlar Kurulu
Kararıyla izin verilerek kiralama sözleşmeleri akdedilmiştir. Bir başka deyişle, Kanun
değişikliği ile tuz tekeline istisnalar getirilmiştir.
15.6.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4683 sayılı “Maden Kanununda Değişiklik
Yapılmasına ve Tuz Kanununun Yürürlükten Kaldırılmasına İlişkin Kanun” ile ise, Tuz
Kanunu yürürlükten kaldırılarak tuz üretiminde tekel durumu sona ermiş ve tuz
üretimi Maden Kanunu kapsamına alınmıştır. Arama ve işletme ruhsatı Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığınca verilmektedir. 120
3.5.2005 tarih ve 25716 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Kanunu
Uygulama Yönetmeliği’nin Geçici Maddesine göre, Tuz Gölü’nde verilecek ruhsat
alanları, Maden İşleri Genel Müdürlüğünce 31 Aralık 2010 tarihine kadar yapılacak
bilimsel ve teknik çalışmalar neticesinde tespit edilecektir. Bu çalışma sonucunda tuz
üretimine uygun alanlar belirlenerek ihale edilecektir. Ruhsat vermeye uygun tuz
üretim alanları belirlenene kadar intibaklar dışında Tuz Gölü’nde ruhsat
verilmeyecektir. Başka bir ifadeyle, 2010 yılı sonuna kadar mevcut tuzlalarda
gerçekleştirilen üretim dışında Tuz Gölü’nde herhangi bir şekilde üretim yapma
imkanı bulunmamaktadır. 130
Ancak, Tuz Gölü’nün doğal ve jeolojik yapısının korunması ihtiyacı 2010 yılından
sonra da bu alanda yeni tuzlalar kurmak amacıyla ruhsatlar verilmesi önünde önemli
bir engel teşkil etmektedir. Tuz Gölü’nde ortaya çıkan kirlenmenin başlıca nedeni
göle tahliye edilen evsel ve endüstriyel atıklardır. Buna ek olarak gölü çevreleyen
alandan göl içine doğru toprak erozyonu gerçekleşmekte ve bu durum atık sularla
birlikte çoraklaşma yaratarak, tuz elde edilen alanları daraltmaktadır. ÖİB yetkilileri ile
yapılan görüşmelerde, mevcut tuzlalar haricinde Tuz Gölü’ne yeni tuzla kurulmasının
gölün doğal yapısına büyük zarar verebileceği kaldı ki, iktisadi olarak mevcut
tuzlaların ülke talebini karşılamak için yeterli kapasiteye fazlasıyla sahip olduğu ve bu 140
gerekçelerle Tuz Gölü’ne yeni bir tuzla kurulmasının ihtimal dahilinde görülmediği dile
getirilmiştir.
Öte yandan deniz tuzlası rezervi sonsuz olmasına karşın üretim; havuzlama
tesislerinin kapasitesine ve iklim koşullarına bağlıdır. Deniz tuzlası işletmeciliği
bakımından avantajlı olan ülkemizde, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarının iklimi tuz
oluşumu için uygundur. Bununla birlikte, turizm yatırımlarının önplanda olduğu Ege
ve Akdeniz kıyılarında arazinin değerli olması nedeniyle yeni deniz tuzlaları
kurulması düşük bir ihtimal olarak genel kabul görmektedir.
10-19/236-91
4
150
Türkiye’de mevcut durumda göl tuzlaları ve kaya tuzlalarının özelleştirilmesi
neticesinde göl tuzlalarından Yavşan Tuzlasını Cihanbeyli, Kayacık Tuzlasını
Mutlucan, Kaldırım Tuzlasını Koyuncu; Denizli Dazkırı Acıgöl ve Cihanbeyli Bolluk
Göllerindeki tuzlaları Alkim; bunlar dışındaki küçük çaplı kaynak ve kaya tuzlalarını
ise farklı özel teşebbüsler işletmektedir.
Göl, deniz, kaynak ve kaya tuzlalarında üretim maliyetleri önemli ölçüde
farklılaşmaktadır. Göl tuzlalarında tuz oluşumu iklim koşullarının etkisiyle
kendiliğinden gerçekleşmekte ve tuzun toplanması işlemi makineler aracılığıyla
düşük maliyetle gerçekleştirilebilmektedir. Buna karşılık kaynak ve kaya tuzlalarında 160
üretimin emek yoğun bir şekilde gerçekleştiriliyor olması nedeniyle üretim maliyetinin
göl tuzlalarına nazaran 7 kat, deniz tuzlalarına nazaran 4 kat daha fazla olduğu
görülmektedir. Türkiye’de görünür kaya tuzu rezervlerinin yaklaşık 1 milyar ton gibi
bir büyüklüğe ulaşmasına karşın deniz ve göl tuzlalarında üretimin görece düşük
maliyetlerle yapılması nedeniyle yüksek miktardaki kaya tuzu rezervinin
değerlendirilmesi mümkün olmamaktadır. Deniz tuzlalarında ise suyun denizden
havuzlara pompalanması ve havuzların bakım maliyeti nedeniyle üretim göl
tuzlalarına kıyasla yaklaşık 3 kat fazla maliyetle gerçekleştirilebilmektedir. Deniz
tuzlalarında üretim bölgedeki yağış koşulları ve buharlaşma ile doğrudan
bağlantılıdır. 170
Türkiye’de tuz üretimi tamamen tuz talebine bağlı olarak gerçekleştirilmektedir.
Üretilen tuzun tamamına yakını yurtiçinde tüketilmektedir. Nakliye masraflarının
tuzun üretim maliyetine kıyasla çok yüksek olması dış ticaret imkanlarını
kısıtlamaktadır. Ortalama tüketim/üretim oranı 2007 ve 2008 yılları için %99’dur.
Özelleştirme öncesi 2003 ve 2004 yıllarında tüketim/üretim oranı sırasıyla %90 ve 93
iken özelleştirme sonrası yerli üretimin talebin hemen hemen tamamını karşılaması
ilerde değinilecek olan korunma önlemlerinden kaynaklanmaktadır. Eş deyişle,
özelleştirme sonrası döneme rastlayan korunma önlemleri ile ithalata kısıtlama
getirilmesi, yerli üretimin payının artması sonucunu doğurmuştur. Yerli üretimin 180
toplam üretim ve tüketimindeki payına Tablo-1’de yer verilmiştir:1
Tablo-1: Yerli Üretim ve Tüketimin Toplam Üretim ve Tüketimdeki Payı (%)
Kaynak: Özelleştirme İdaresi ve Teşebbüslerden Elde Edilen Veriler
Tuz; insan gıdasında, hayvan beslenmesinde, sanayide ve karayollarında
kullanılmaktadır. Sanayide özellikle kimya sanayii ve tekstil-boyama sanayii, tuz
kullanımında başı çekmektedir:
190
Türkiye’deki göl ve deniz tuzlalarının üretim kapasitelerine, Dış Ticaret Müsteşarlığı
(DTM) Soruşturma Raporu’nda yer alan bilgiler çerçevesinde Tablo-2’de yer
verilmiştir:
1 Kararda yer alan tüm tablolarda; Türkiye’de kaya ve kaynak tuzu üretiminin maliyetin yüksekliği nedeniyle çok az
miktarlarda gerçekleştirilmesi ve genel olarak yerel ihtiyaçları karşılaması nedeniyle toplam üretim miktarları ve
pazar paylarının hesaplanmasında kaya ve kaynak tuzu üretimleri ihmal edilmiştir.
Üretim Tüketim
2007 91,55 91,18
2008 88,73 88,24
10-19/236-91
5
Tablo-2: Türkiye Tuzla Kapasite Miktar ve Kullanım Oranları (KKO)
2007 2008 2009
Kapasite (ton) 2.120.000
KKO (%) 97
Kaynak: Özelleştirme İdaresinden Elde Edilen DTM Soruşturma Raporu
Türkiye ham tuz pazarında 2007 ve 2008 yıllarında sırasıyla toplam 2.427.619 ton ve
………….. ton üretim yapılmıştır. 2007 ile 2008 yılları üretim ve tüketimine Tablo-3 ve 200
4’te yer verilmektedir:
Tablo-3: Ham Tuz Üretim Miktarları ve Pazar Payları (ton/yıl)
2007 2008
Üretim (ton) Pay (%) Üretim (ton) Pay (%)
Çamaltı 537.000 22,12
Koyuncu 680.962 28,05
Mutlucan 507.100 20,89
Cihanbeyli 389.859 16,06
İthalat 205.054 8,45
Alkim 107.644 4,43
Ayvalık 0 0
Toplam 2.427.619 100,00 100,00
Kaynak: Özelleştirme İdaresi ve Teşebbüslerden Elde Edilen Veriler
Tablo-4: Ham Tuz Satış Miktarları ve Pazar Payları (ton/yıl)
Kaynak: Özelleştirme İdaresi ve Teşebbüslerden Elde Edilen Veriler
Tablolardan da anlaşılacağı üzere göl tuzlaları 2008 yılında toplam tüketimin 210
%............’ini karşılamakta, devre konu Çamaltı Tuzlasının üretimdeki payı %......
iken, satıştaki payı %.......’dur2.
Korunma önlemleri öncesi, son yıllarda uygulanmakta olan enflasyonu düşürücü sıkı
para ve maliye politikaları sonucu Türk Lirasının değer kazanmasına karşılık ithal tuz
fiyatlarının hızla düşmüş olması tuz ithalatını yerli sanayicinin rekabet edemeyeceği
ölçüde cazip hale getirmiştir. İthal tuzun taşıma maliyetleri yerli üreticilere nazaran
daha düşük seyretmektedir. Bu nedenle sanayinin liman şehirlerinin bulunduğu
bölgelerde yoğunlaşması sonucu deniz yoluyla belirli tonajların üzerinde ithalat imkan
dahilindedir. Göl tuzlalarını işleten Koyuncu, Mutlucan ve Cihanbeyli’nin anlaşarak 220
fiyat tespit edip etmediklerine yönelik olarak 2006 yılında yürütülen önaraştırma
kapsamında Mısır’dan Çorlu limanına ham tuzun nakliye dahil, 25 ABD Dolarına
getirildiği, Mayıs başındaki döviz kuruyla ithal tuzun tonunun 35 TL’ye geldiği; Tuz
2 Pazar payına ilişkin olarak 2009 yılı üretim ve ithalat verilerine ulaşılamadığı için işlemin değerlendirilmesi
açısından 2008 yılına ait pazar payları dikkate alınmıştır.
2007 2008
Satış (ton) Pay (%) Satış (ton) Pay (%)
Çamaltı 493.957 21,25
Koyuncu 537.479 23,12
Mutlucan 491.757 21,16
Cihanbeyli 510.981 21,98
İthalat 205.054 8,82
Alkim 83.312 3,58
Ayvalık 1.887 0,08
Toplam 2.324.427 100,00 100,0000
10-19/236-91
6
Gölü’nden çıkan tuzun Çorlu’ya nakliyesinin yaklaşık 25 TL’ye mal olduğu dikkate
alınarak, 30 TL tuzla çıkış fiyatlı Tuz Gölü ham tuzunun Çorlu’daki bir sanayi tesisine
teslim fiyatının 55 TL olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Sektör yetkililerinden
mevcut durumda göl tuzlalarından İstanbul’a nakliye bedelinin 35 TL/ton olduğu,
bunun döviz kuruyla 22-23 ABD Dolarına karşılık geldiği, İstanbul’a gemi yoluyla
Mısır’dan ham tuz ithalinin 10 ABD Dolarına mal olduğu öğrenilmiştir. Dolayısıyla,
ithal tuzun taşıma maliyeti halen göl tuzlalarına göre daha avantajlıdır. Ancak 230
korunma önlemleri de bu noktada göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, 2007 yılından itibaren tuz ithalatında korunma
önlemleri getirildiği anlaşılmıştır. Üç yıl süre ile getirilen korunma önlemi olarak tahsil
edilen ek mali yükümlülük; ilk yıl (2007 dönemi) için 35, ikinci yıl (2008 dönemi) için
31 ve son yıl (2009 dönemi) için 29 ABD Doları/ton olarak belirlenen eşik birim
kıymetten ithal edilen ürünün CIF birim kıymetinin çıkarılması suretiyle elde edilen
fark anlamına gelmektedir. Örneğin 2007 yılı için belirlenen 35 ABD Doları/ton
eşiğinin altında 30 ABD Doları/ton ile tuz ithal edilmişse 5 ABD Doları/ton fark tahsil
edilmiştir. 240
Korunma önlemleri ile birlikte ithalat önceki yıllara göre nispeten azalmıştır. 2008
yılında bir önceki yıla göre ithalatın artış göstermesi, döviz kurlarının düşük seyrinden
kaynaklanmıştır. Öte yandan 2009 yılında ithalat yeniden azalma kaydetmiştir.
Ekonomik krizin en çok olumsuz etkilediği sektörlerin tuz tüketiminde önemli paya
sahip tekstil, kimya gibi sektörler olması ve genel olarak reel sektörlerde yaşanan
üretimde daralma ithalatın azalmasında etken olmuştur. Bu noktada yukarıda
açıklandığı üzere, denizyoluyla nakliye bedelinin daha avantajlı olduğu
hatırlatılmalıdır. Tablo-5 ve 6’da korunma önlemlerinin uygulandığı dönemde tuz
ithalatının miktar ve değişim oranlarına yer verilmektedir: 250
Tablo-5: Tuz İthalatı Değişim Oranları (2006-2009)
Miktar (Kg) Değer (ABD $) Değişim % Miktar Değişim % Değer
2006 417.616.935 10.547.156 - -
2007 205.054.464 9.191.044 -51 -13
2008
2009 (1-7)
Kaynak: Özelleştirme İdaresinden Elde Edilen DTM Soruşturma Raporu
Tablo-6: Dönemler İtibarıyla Tuz İthalatı (2006-2009)
1. DÖNEM
(Ağustos-Aralık 2006 +
Ocak-Temmuz 2007)
2. DÖNEM
(Ağustos-Aralık 2007 +
Ocak-Temmuz 2008)
3. DÖNEM
(Ağustos-Aralık 2008 +
Ocak-Temmuz 2009)
Miktar (Kg) Değer ($) Miktar (Kg) Değer ($) Miktar (Kg) Değer ($)
238.619.613 9.289.398 169.821.045 8.732.302
Değişim (%) Değişim (%)
-29 -6
Kaynak: Özelleştirme İdaresinden Elde Edilen DTM Soruşturma Raporu
İthalat tuzun satış rakamlarına göre pazar payı 2007 ve 2008 yıllarında sırasıyla
%....... ve %......... olarak gerçekleşmiştir (Tablo-4). 2006 yılında göl tuzlaları
hakkında yürütülen 2006 yılındaki önaraştırma kapsamında korunma önlemleri 260
öncesi 2004 ve 2005 yıllarında ithalatın ham tuz pazarında payı; sırasıyla %9,3 ve
%12,76 olarak tespit edilmiştir. Tablo-4’e göre ithalatın yerli üretime oranı, 2007 ve
2008 yıllarında sırasıyla %.... ve %..... olarak gerçekleşmiştir. Önaraştırma
10-19/236-91
7
döneminde elde edilen veriler korunma önlemleri öncesi ithalatın yerli üretime oranı
2004 ve 2005 yılları itibarıyla %10 ve %14 olduğunu göstermektedir. Ancak yukarıda
da belirtildiği üzere, korunma önlemleriyle birlikte ithalatın önemli ölçüde azalmaması,
bu durumun düşük seyreden döviz kurlarından ve denizyoluyla taşıma maliyetinin
daha avantajlı olmasından kaynaklanmaktadır.
H.1.2. İlgili Ürün Pazarı 270
1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre belirli bir ürün ve onunla yüksek ikame
edilebilirliği olan diğer ürünlerden oluşan pazarlar ilgili ürün pazarını oluşturmaktadır.
Bir ürünün diğer bir ürünle aynı pazarda yer alabilmesi için, bu ürünlerin tüketici
gözünde nitelikleri, kullanım amaçları ve fiyatları bakımından benzer olmaları
gerekmektedir. Tuz, gerek sanayideki kullanımı gerekse insan beslenmesindeki rolü
nedeniyle ikamesi olmayan bir üründür. Bu nedenle her ne kadar üretim teknikleri ve
maliyet açısından göl tuzlaları ile deniz tuzlaları arasında farklar bulunsa da Kurul’un
Kaldırım, Kayacık, Yavşan Tuzlalarının özelleştirilmesine yönelik sırasıyla 8.12.2005
tarih ve 05-82/1120-321, 05-82/1121-322, 05-82/1122-323 sayılı; Ayvalık Tuzlasının 280
özelleştirilmesine ilişkin 31.7.2008 tarih ve 08-49/691-267 sayılı kararları ile adı
geçen tuzlaları işleten teşebbüslerin anlaşarak fiyat artışı yapmak suretiyle 4054
sayılı Kanun’u ihlal ettikleri iddiasına yönelik olarak yürütülen 29.6.2006 tarih ve 06-
46/590-162 sayılı önaraştırma kararında yer alan değerlendirmeler dikkate alınarak,
ilgili ürün pazarı herhangi bir işlemden geçirilmemiş tuz biçiminde tanımlanabilecek
“ham tuz pazarı” olarak belirlenmiştir.
H.1.3. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili coğrafi pazar yukarıda anılan Kurul kararlarına paralel şekilde Türkiye olarak 290
belirlenmiştir.
H.2. Özelleştirmeye Konu Teşebbüs: Çamaltı Tuzlası
Adı 1987’de “Tuz Sanayi Müessesesi Müdürlüğü” olarak değiştirilen “TEKEL Tuz
İşletmeleri Müessesesi” bünyesindeki Çankırı, Sekili, Tuzluca ve Kağızman
Tuzlaları’nın özelleştirme çalışmaları son olarak 2005 yılında; Kaldırım, Kayacık ve
Yavşan Tuzlalarının özelleştirme işlemleri ise 2006 yılında tamamlanmış olup
müessese bünyesinde sadece iki tuzlanın kalması ve dolayısıyla iş yükünün
azalması nedeniyle anılan birim 2006 yılında kapatılarak Ayvalık ve Çamaltı Tuz 300
İşletmesi Müdürlükleri TEKEL Genel Müdürlüğü bünyesindeki İnşaat ve Tesisler
Daire Başkanlığına bağlanmıştır. Müessese tarafından yapılmakta olan işlemler, ilgili
Daire Başkanlığınca takip edilmektedir.
TEKEL, kendisine bağlı Ayvalık ve Çamaltı tuzlalarında üretim faaliyetlerinde
bulunmaktadır.
TEKEL’in Ege Bölgesindeki deniz tuzlaları, gerek bölgedeki tuz tüketiminin fazlalığı
(zeytincilik, peynircilik vb.) gerekse Marmara Bölgesi başta olmak üzere, gelişmiş
sanayi bölgelerine yakınlığı ile önemli avantajlara sahiptir. 310
Çamaltı Tuzlası, 32,4 km2 alana yayılmış 106 evaporasyon havuzu ve 3,1 km2 alana
yayılmış 77 kristalizasyon havuzu ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Çamaltı Tuzlasının
10-19/236-91
8
üretim kapasitesi 550.000 ton/yıl olup, tuzlada 2006-2009 yıllarında gerçekleştirilen
ham tuz üretim ve satış miktarlarına Tablo-7’de yer verilmiştir.
Tablo-7: Çamaltı Tuzlası Ham Tuz Üretim ve Satış Miktarları (ton/yıl)
2006 2007 2008 2009
Üretim 535.598,00 537.166,00
Satış - 493.957,00
Kaynak: Özelleştirme İdaresi
Çamaltı Tuzlasının 2008 yılına ait cirosu ………….. (…………………………………) 320
TL’dir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. Özelleştirme Süreci
Kurum kayıtlarına 26.3.2003 tarih ve 798 sayı ile intikal eden yazı ile Özelleştirme
İdaresi, özelleştirme kapsamında olan TEKEL’in Tuz Sanayi İşletmeleri Müessesesi
ile Yaprak Tütün İşletmeleri ve Sanayi Müessesesinin satışı konusunda ihale
şartnamelerinin hazırlığına esas olacak Rekabet Kurulu görüşünün bildirilmesi 330
talebiyle 1998/4 sayılı Tebliğ uyarınca önbildirimde bulunmuştur.
Başvuru üzerine hazırlanan 21.4.2003 tarih ve 916 sayılı Mesleki Daire Görüşü’nde
“özel bir öneme sahip üç adet göl tuzlası ve Çamaltı deniz tuzlasının dördünün blok
olarak tek bir teşebbüse devredilmesinin özelleştirme sonrasında ilgili ürün pazarında
rekabetçi bir yapının tesis edilmesi ve geliştirilmesinin önünde önemli bir engel
oluşturacağı bu nedenle ihaleye katılan bir teşebbüse birden fazla tuzlaya ait işletme
ruhsatının devredilmemesinin uygun olacağı” belirtilmiştir .
Kurul’un konuya yönelik 15.5.2003 tarih ve 03-32/396-M sayılı kararında; TEKEL 340
tuzlalarının özelleştirme işlemlerinin 18.4.2003 tarihli Mesleki Daire Görüşü’nde
belirtilen öneriler doğrultusunda gerçekleştirilmesinin, ileride daha rekabetçi bir
piyasa yapısının oluşmasının temini bakımından ideal bir yöntem olduğu; Tuz Gölü
çevresinde yerleşik Kayacık, Kaldırım ve Yavşan göl tuzlalarının birbirinden bağımsız
teşebbüslere devredilmesinin, rekabetçi yapının tesisi için gerekli olduğu, ancak İzmir
Çamaltı tuzlasının münferiden veya göl tuzlalarından herhangi birisiyle birlikte
devredilmesinin mümkün olabileceği; ancak alıcı adayları belli olduktan sonra 1998/4
sayılı Tebliğ’in 5. maddesi uyarıca yapılacak değerlendirmede 4054 sayılı Kanun’un
ilgili maddelerine aykırılıklar ve sakıncalar belirlenmesi halinde, satışla ilgili koşul ve
yükümlülükler getirilebileceği veya satışa izin verilmeyebileceği, dolayısıyla bu 350
hususun ihaleye katılacak teşebbüslerin bilgisine sunulmasının gerekli olduğu
belirtilmiştir.
2005 yılı Ekim ayının sonunda Özelleştirme İdaresi tarafından yapılan nihai
bildirimlerde yukarıda yer verilen Kurul kararının dikkate alındığı ve ihale
şartnamelerinde de, her bir tuzlanın birbirinden bağımsız teşebbüslere
devredileceğinin belirtildiği görülmüştür. Başvurularda Kayacık, Kaldırım ve Yavşan
göl tuzlalarının ayrı ayrı özelleştirildiği belirtilerek; ihalelerde teklif veren teşebbüsler
bildirilmiştir. Bunlardan Yavşan Tuzlası ihalesi Cihanbeyli, Kaldırım Tuzlası ihalesi
Koyuncu, Kayacık Tuzlası ihalesiyse Mutlucan lehine sonuçlanmıştır. 360
10-19/236-91
9
Yapılan incelemelerde, her üç ihalede teklif veren teşebbüslerin ham tuz pazarında
faaliyetleri olmaması nedeniyle her üç tuzlanın da devredilmesinin 4054 sayılı Kanun
açısından sorun teşkil etmeyeceği kanısına ulaşılmıştır. Ancak burada önemli husus,
ihalelere katılan bazı teşebbüslerin iki ya da üç ihalede de ilk üç arasında yer
aldığının tespit edilmesi nedeniyle her üç tuzlanın da tek bir teşebbüsün kontrolüne
geçmesi olasılığının doğmasıdır. Örneğin iki tuzlanın tek bir teşebbüs tarafından
devralınması da 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi anlamında hakim durum yaratma
olasılığı taşımaktadır. Kaldırım, Kayacık, Yavşan Tuzlalarının özelleştirilmesine
yönelik sırasıyla 8.12.2005 tarih ve 05-82/1120-321, 05-82/1121-322, 05-82/1122-370
323 sayılarla verilen Kurul kararlarında tuzla ihalelerinin sonuçlanma olasılığı göz
önünde bulundurularak, ihaleye katılan her bir teşebbüs açısından ayrı ayrı
değerlendirme yapılmış ve birden fazla ihaleye katılan teşebbüslerin iki veya üç tuzla
devralmasına izin verilmemiştir.
Öte yandan 2006 yılında yapılan bir şikayet üzerine Kaldırım, Kayacık ve Yavşan
Tuzlalarını işleten üç teşebbüsün anlaşarak fiyat tespit edip etmediklerine yönelik
yürütülen önaraştırma neticesinde alınan; 29.6.2006 tarih ve 06-46/590-162 sayılı
Kurul kararında “Mutlucan Tuz Madencilik İnşaat Turizm Petrol Nakliye Sanayi ve
Ticaret A.Ş., Koyuncu Nakliye Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve Cihanbeyli Madencilik 380
Tuz Nakliyat Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ham tuz fiyatlarını anlaşarak tespit
etmek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettiklerine dair yeterli belge ve bulguya ulaşılamadığı dolayısıyla teşebbüsler
hakkında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı” belirtilmiş olmakla beraber,
“piyasanın özellikleri dolayısıyla, önümüzdeki dönemde ham tuz pazarında rekabet
koşullarının takip edilmesi için ilgili teşebbüslerden ham tuz üretimi, ham tuz satışı,
ham tuz fiyatları, stok durumu, vb. gerekli bilgilerin Daire tarafından gerekli görülecek
dönemlerde istenmesine” hükmedilerek, Kanun’un 14. maddesi çerçevesinde
Başkanlığa yetki verilmiştir.
390
H.3.2. DTM’nin Tuz Korunma Önlemi Uzatma Soruşturması
Tuz ithalatına 26.6.2006 tarih ve 2006/10615 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince
3 (üç) yıl süre ile korunma önlemi olarak ek mali yükümlülük tahsil edilmiştir. Ek mali
yükümlülük; ilk yıl (2007 dönemi) için 35, ikinci yıl (2008 dönemi) için 31 ve son yıl
(2009 dönemi) için 29 ABD Doları/ton olarak belirlenen eşik birim kıymetten ithal
edilen ürünün CIF birim kıymetinin çıkarılması suretiyle elde edilen fark anlamına
gelmektedir.
Söz konusu önlemin geçerlik süresinin son bulacağı tarih olan 10.8.2009’dan önce 400
yerli üreticiler tarafından yapılan başvuru üzerine, Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM)
2009/5 sayılı Tebliğ ile tuz ithalatında korunma önlemlerine ilişkin gözden geçirme
soruşturması açmıştır.
Gözden geçirme soruşturmasının yürürlükte bulunan korunma önleminin bitiş
tarihinden sonra tamamlanabileceğinin anlaşılması üzerine; İthalatta Korunma
Önlemlerini Değerlendirme Kurulu (İKDK), İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği
hükümleri çerçevesinde, tuz ithalatında korunma önlemlerine ilişkin 2009/14 sayılı
Tebliği yayımlamıştır. Adı geçen Tebliğ doğrultusunda 14.7.2009 tarih ve 2009/15287
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, korunma önleminin geçerlilik süresinin bittiği 410
10-19/236-91
10
10.8.2009 tarihinden itibaren azami 200 gün süreyle geçici önlem uygulanmasına;
eşik birim kıymetinin ton başına 29 ABD Doları olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Gözden geçirme soruşturması kapsamında DTM İthalat Genel Müdürlüğü Korunma
Önlemleri Dairesince 26.11.2009 tarihli Korunma Önlemi Uzatma Soruşturması
Sonuç Raporu hazırlanmıştır. İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği uyarınca
İKDK tarafından soruşturmanın sonuca bağlanması beklenmektedir. Öte yandan 200
günlük geçici önlem uygulaması, Şubat ayı sonunda sona erecektir.
Söz konusu soruşturma raporuna karşılık TEKEL; Çamaltı ve Ayvalık Tuzlalarının 420
özelleştirilme aşamasında olması, Çamaltı Tuzlasında atıl durumda bulunan iskelenin
tuz ihracatı yapabilmesi için faaliyete girebilmesi ve bunun için yatırım yapılması
ihtimali, tuzlalarda gerçekleştirilen özelleştirmeler neticesinde rekabet ortamının tam
olarak oluşması ve hazinenin özelleştirme aşamasında zarara uğramasının
önlenmesi gibi sebeplerle tuz korunma önlemlerinin en az üç yıl daha uzatılması
gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
2008 yılında korunma önlemlerine karşın tuz ithalatının artması yıl itibarıyla düşük
seyreden döviz kurundan kaynaklanmaktadır. Öte yandan ham tuzun kullanıldığı
sektörlerin başında tekstil ve kimya sektörlerinin geldiği göz önünde 430
bulundurulduğunda; yaşanan ekonomik kriz nedeniyle toplam tuz tüketiminde
yaşanan düşüş, küresel ısınma sonucunda sert kış koşullarının yaşanmaması
nedeniyle belediyeler ve karayollarının tuz talebinin azalması, 2009 yılında önceki
döneme nazaran tuz ithalatının azalması sonucunu doğurmuştur. Ayrıca tuz ithalinde
nakliye maliyetinin daha düşük olduğu dikkate alındığında, korunma önlemlerinin
güdülen amaca hizmet etmediğini söylemek mümkündür.
Her ne kadar İKDK soruşturmayı karara bağlamamışsa da, soruşturma raporunun
önerisi doğrultusunda korunma önlemlerinin kaldırılması beklenmektedir. Anılan
raporda; yerli üreticilerin durumu değerlendirilirken korunma önlemlerine karşın yerli 440
üretimin azalma kaydettiği, göl tuzlalarını işleten teşebbüslerin özelleştirme nedeniyle
taşıdıkları finansman yükünün karlılıklarını ve rekabet güçlerini azalttığı tespitinde
bulunulmuştur. Korunma önlemlerinin kaldırılması sonucunda yerli üretim üzerindeki
ithalat baskısının artacağı öngörüsü yanlış olmayacaktır. Zira, sanayi sektörlerinin
liman şehirlerinde yoğunlaşması nedeniyle gemi yoluyla nakliye ücreti karayolu
taşımacılığına göre daha düşük olduğundan, döviz kurlarının düşük seyretmeye
devam etmesi durumunda ithalat tercih edilebilecektir.
H.3.3. İhale Sonucunda Gerçekleşecek Devir İşleminin Değerlendirilmesi
450
1998/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi uyarınca özelleştirme kapsamında
gerçekleştirilecek devralmaya taraf olan teşebbüslerin ilgili ürün pazarındaki toplam
paylarının %25’i veya toplam cirolarının 25 milyon TL’yi aşması halinde, devralma
işleminin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kurul’dan izin alınması gerekmektedir.
1998/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesi ise 1997/1 sayılı Tebliğ’in bu Tebliğ’e aykırı
olmayan hükümlerinin özelleştirme yolu ile devralma işlemlerine uygulanmasına
devam edileceğini belirtmektedir.
10-19/236-91
11
Dosya konusu özelleştirme işlemi sonucunda, Çamaltı Tuzlasının kontrolü el
değiştireceği için, işletmenin özelleştirme kapsamında devredilmesi 1998/4 sayılı 460
Tebliğ’in 2. maddesi kapsamında bir devralma işlemidir.
Çamaltı Tuzlasının 2008 cirosu3 …………….. TL, ilgili ürün pazarındaki payı %.........
olup; 1998/4 sayılı Tebliğ’de belirtilen ciro ve pazar payı eşiklerini tek başına
aşmamaktadır. Değerlendirmede ciro ve pazar payı eşiklerini aşmayan 2008 yılı
pazar payının/cirosunun yerine 2007 yılı pazar payı/cirosunun alınması düşünülebilir.
Zira pazar yapısı gereği ya da teşebbüsün performansı gereği yıllar itibarıyla pazar
paylarının/cirolarının farklılık göstermesi mümkündür. Ancak Çamaltı Tuzlasının 2007
yılı pazar payı % 21,25; cirosu 15.608.588 TL olarak gerçekleşmiştir. Bu nedenle
2008 ya da 2007 yılı pazar payı ve cirosunun ele alınması farklılık 470
yaratmayacağından, 2008 yılı değerleri dikkate alınacaktır. Bu noktada işlemin izne
tabi olup olmadığının anlaşılabilmesi için durumun devralan taraf açısından da
incelenmesi gerekmektedir.
Çamaltı ve Ayvalık Tuzlaları ihalelerine katılmak üzere 12.6.2009 tarihinde kurulan
Binbir Gıda’nın sermayesi 200.000 TL olup, ortaklık yapısına Tablo-8’de yer
verilmiştir.
Tablo-8: Binbir Gıda Ortaklık Yapısı
Hissedarın Adı Hisse Oranı (%)
Fatma DEMİR 80
Hava DEMİR 5
Muharrem YILDIRIM 5
Hayriye DEMİR 5
Tayfun DEMİR 5
TOPLAM 100
Kaynak: Bildirim Formu 480
Teşebbüsün yönetim kurulu üyeleri; Hava Demir (Başkan), Tayfun Demir ve
Muharrem Yıldırım Demir’den oluşmaktadır. Yeni kurulan teşebbüsün ortaklarından
ve yöneticilerinden hiçbirinin ham tuz üretimi alanında herhangi bir faaliyeti
bulunmamaktadır. Dolayısıyla teşebbüsün ilgili pazarda pazar payı ve cirosu
bulunmamakta ve Çamaltı Tuzlasının Binbir Gıda tarafından devralınması işlemi
1998/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde belirlenmiş olan pazar payı ve ciro eşiklerini
aşmamaktadır. Bu itibarla işlem izne tabi değildir.
Öte yandan Binbir Gıda, Ayvalık Tuzlası özelleştirme ihalesine de katılmış, anılan 490
ihalede de en yüksek teklifi vermiştir. Bu noktada Ayvalık Tuzlasına ilişkin ihalenin
Çamaltı Tuzlası ihalesinden önce sonuçlanması ihtimali göz önünde bulundurularak
işlemin niteliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kurul’un Ayvalık Tuzlasının özelleştirilmesi işlemine ilişkin aldığı 11.2.2010 tarih ve
10-16/182-69 sayılı kararında, ihalede en yüksek teklifi veren Binbir Gıda bakımından
yapılan inceleme sonucunda;
“- Teşebbüsün ilgili pazarda pazar payı ve cirosu bulunmadığından, Ayvalık
Tuzlasının bu teşebbüs tarafından devralınması işleminin 1998/4 sayılı
3 Çamaltı Tuzlasına ait 2009 yılı cirosu henüz hesaplanmamış olduğundan işlemin değerlendirilmesi açısından
2008 yılına ait cirolar dikkate alınmıştır.
10-19/236-91
12
Tebliğ’in 5. maddesinde belirlenmiş olan pazar payı ve ciro eşiklerini 500
aşmadığına, dolayısıyla işlemin izne tabi olmadığına,
- Öte yandan teşebbüsün, Çamaltı Tuzlası özelleştirme ihalesine de katılarak
anılan ihalede de en yüksek teklifi verdiği göz önünde bulundurulduğunda;
Çamaltı Tuzlası ihalesinin Ayvalık Tuzlası ihalesinden önce ve teşebbüs
lehine sonuçlanması halinde, Çamaltı Tuzlasına ait pazar payı ve cironun da
teşebbüs bakımından hesaba katılması gerektiğine,
- Çamaltı Tuzlasının ham tuz pazarındaki pazar payının göz önüne alındığı bu
durumda dahi, devralma işleminin 1998/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde
belirlenmiş olan pazar payı ve ciro eşiklerini aşmadığına, dolayısıyla işlemin
izne tabi olmadığına” 510
hükmedilmiştir.
Ayvalık Tuzlasının 2008 yılı ilgili ürün pazarındaki payı yaklaşık %.........; cirosuysa
………………………………. TL’dir. Ayvalık Tuzlası ihalesinin Çamaltı Tuzlası
ihalesinden önce ve Binbir Gıda lehine sonuçlanması halinde, Ayvalık Tuzlasına ait
pazar payının Binbir Gıda adına hesaba katılması gerekmektedir. Ayvalık Tuzlasının
ilgili ürün pazarındaki payı ve cirosu dikkate alınarak hesaba katılması halinde dahi,
devir işleminin taraflarının pazar payı ve cirolarının toplamı, 1998/4 sayılı Tebliğ’in 5.
maddesinde belirlenmiş olan pazar payı ve ciro eşiklerini aşmamaktadır. Bu itibarla
işlem her halükarda izne tabi bir işlem değildir. 520
Öte yandan, Çamaltı tuzlasının pazar payının %25 pazar payı eşiğine çok yakın
olduğu, bu nedenle bir an için eşiğin aşıldığı varsayılsa bile, işlemin ham tuz üretim
pazarında rekabetin tesisi ve/veya korunması bakımından 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesi anlamında olumsuz bir etki doğurmayacağı kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş.’nin Çamaltı Tuz İşletmesi 530
Müdürlüğü tarafından işletilen Çamaltı Tuzlasının; Binbirgıda Tarım Ürünleri
Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından özelleştirme yoluyla devralınması işleminin,
4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 7. maddesi ve 1998/4
sayılı “Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin
Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip
edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” kapsamında olduğuna,
2- Tarafların ham tuz pazarında toplam pazar payları ve cirolarının 1998/4 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinde öngörülen eşikleri aşmaması nedeniyle, işlemin izne tabi
olmadığına, 540
3- Öte yandan, Binbirgıda Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’nin Ayvalık Tuzlası
ihalesine de katılarak, anılan ihalede de en yüksek teklifi verdiği göz önünde
bulundurulduğunda; Ayvalık Tuzlası ihalesinin Çamaltı Tuzlası ihalesinden önce
ve teşebbüs lehine sonuçlanması halinde, Ayvalık Tuzlasına ait pazar payı ve
cironun da teşebbüs bakımından hesaba katılması gerektiğine,
4- Ayvalık Tuzlasının ham tuz pazarındaki pazar payı ve cirosunun göz önüne
alındığı bu durumda dahi, devralma işleminin 1998/4 sayılı Tebliğ’in 5.
10-19/236-91
13
maddesinde belirlenmiş olan pazar payı ve ciro eşiklerini aşmadığına, dolayısıyla 550
işlemin izne tabi olmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy