Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-4-290 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 10-21/278-102
Karar Tarihi : 4.3.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan)
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER : Ali Fuat KOÇ, Muhammed GÜNDOĞDU, Gülçin DERE
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : BASF Coatings Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Mete Plaza Değirmenyolu Cd. Huzurhoca Sk. No:84
34752 İçerenköy Ataşehir/İstanbul
D. TARAFLAR : BASF Coatings Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Bayileri ve
Servisleri
E. DOSYA KONUSU: BASF Coatings Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BASF
Coatings)’nin akdetmiş olduğu “Miks Makinası, Renk Katalogları ve Boyahane
Ekipmanları Sözleşmesi”, “Perakende Dağıtım Sözleşmesi” ve “Toptan Dağıtım 20
Sözleşmesi”ne muafiyet verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 17.2.2010 tarih ve 1392 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 25.2.2010 tarih ve 2009-4-290/MM-10-AFK sayılı Muafiyet
Ön İnceleme Raporu aynı tarih, REK.0.08.00.00/68 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-21
sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda,
-BASF Coatings'in bayileri ile akdetmiş olduğu otomotiv tamir boyalarının dağıtımına
yönelik Perakende Dağıtım Sözleşmesi, Toptan Dağıtım Sözleşmesi ve Miks Makinası,
Renk Katalogları ve Boyahane Ekipmanları Sözleşmesi’nin 2005/4 sayılı Motorlu
Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti 30
Tebliği'nden yaralanmak için muafiyetin genel koşullarını sağlamadığı, ayrıca içermiş
olduğu rekabet etmeme yükümlülüklerinin 2005/4 sayılı Tebliğ ile öngörülen muafiyetten
yararlanamayacağı,
-Bununla birlikte 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde yapılan
değerlendirme sonucunda; anlaşmaların mevcut haliyle bireysel muafiyet için öngörülen
koşulları sağladığı,
görüşüne yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı 40
10-21/278-102
2
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, otomotiv tamir boyalarının aktarılan özellikleri
dikkate alınarak, ilgili ürün pazarı "otomotiv tamir boyaları pazarı" olarak belirlenmiştir.
H.1.2. Coğrafi Pazar
BASF Coatings portföyündeki otomotiv tamir boyaları, sahip olunan dağıtım kanalları ve
servisler aracılığıyla tüm Türkiye’ye satılmaktadır. Dolayısıyla, bildirime konu işlem
açısından, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Bildirime Konu Anlaşmalar
H.2.1.1. Perakende Dağıtım Sözleşmesi
Bildirime konu olan Perakende Dağıtım Sözleşmesi, taraflar arasında 1.9.2009 tarihinde 50
akdedilmiştir. Sözleşme’nin konusunu, BASF Coatings tarafından ürün portföyündeki
ürünlerin yeniden satış amacıyla, perakendeci dağıtıcıya satılması ve bunların dağıtım
koşullarının belirlenmesi oluşturmaktadır.
Perakende Dağıtım Sözleşmesi'nin dosya konusu bakımından önem arz eden belli başlı
maddelerine aşağıda yer verilmiştir:
……….Ticari Sır………
H.2.1.2. Toptan Dağıtım Sözleşmesi
Taraflar arasında 2.11.2009 tarihinde Toptan Dağıtım Sözleşmesi akdedilmiştir.
Sözleşmenin konusunu BASF Coatings tarafından ürün portföyündeki ürünlerin yeniden
satış amacıyla toptan dağıtıcıya satılması ve dağıtım koşullarının belirlenmesi 60
oluşturmaktadır.
Sözleşme'nin dosya konusu bakımından önem arz eden belli başlı maddelerine aşağıda
yer verilmiştir:
……….Ticari Sır……….
H.2.1.3. Miks Makinası, Renk Katalogları ve Boyahane Ekipmanları Sözleşmeleri
Bildirime konu diğer bir sözleşme türü olan Servis Sözleşmeleri, BASF Coatings ile Di-
Mer-San, Sağıroğlu ve Mengerler arasında, sırasıyla 16.11.2009, 15.9.2009 ve
20.5.2009 tarihlerinde akdedilmiştir. Sözleşme’nin konusunu kullanıcının, BASF
Coatings’in göstereceği dağıtıcıdan satın alacağı, BASF Coatings ürün portföyündeki
boya ve benzeri ürünlerin kullanılması karşılığında, BASF Coatings tarafından 70
Kullanıcı'ya miks makinesi, renk katalogları ve boyahane ekipmanları satışı veya
bedelsiz (promosyon) temini koşulları oluşturmaktadır.
Sözleşme’nin dosya konusu bakımından önem arz eden belli başlı maddelerine aşağıda
yer verilmiştir:
……….Ticari Sır……….
BASF tarafından Kuruma gönderilen konuya ilişkin yazıda; yüksek yatırım yapılan ve
yatırımın geri dönüşünde endişe duyulan bazı servislerde yatırımın geri dönüşünü
teminat altına almak amacıyla sözleşmede somut olarak tüketim hedefinin belirtildiği
bilgisine yer verilmiş olup, bu çerçevede BASF Coatings ile Sağıroğlu arasında
akdedilen sözleşmenin yıllık hedefleri düzenleyen 3.4. maddesinde; 80
……….Ticari Sır……….
10-21/278-102
3
hükmüne yer verilmiş iken, BASF Coatings ile Mengerler ve Di-Mer-San arasında
akdedilen sözleşmenin yıllık hedefleri düzenleyen 3.4. maddesinde;
……….Ticari Sır……….
şeklinde bir hükme yer verilmiştir.
……….Ticari Sır……….
BASF Coatings ile Mengerler arasında akdedilen sözleşmenin 3.6. maddesinde;
……….Ticari Sır………. şeklinde hükme yer verilmiş iken, Sağıroğlu ve Di-Mer-San ile
akdedilen sözleşmelerde bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
BASF Coatings ile Sağıroğlu ve Di-Mer-San arasında akdedilen sözleşmelerin 4. 90
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki gibidir:
……….Ticari Sır……….
BASF Coatings ile Mengerler arasında akdedilen Sözleşme’nin 4. maddesinin birinci ve
altıncı fıkraları ise aşağıdaki gibidir:
……….Ticari Sır……….
BASF tarafından Kuruma gönderilen yazıda; söz konusu fıkranın bazı servislerin
istekleri doğrultusunda ürün tedarikini yapacakları dağıtıcıdan belli vade ve iskontolarla
ürün alabilme imkânlarının sözleşme dönemi süresince BASF Coatings tarafından
teminat altına alınması amacıyla eklendiği bilgisine yer verilmiştir.
……….Ticari Sır………. 100
5. maddenin üçüncü fıkrası ise her üç sözleşmede de farklı düzenlenmiş olup, anılan
hükümlere aşağıda yer verilmiştir.
BASF Coatings ile Sağıroğlu arasında akdedilen Sözleşme’nin 5.3. maddesinde;
……….Ticari Sır……….
BASF Coatings ile Di-Mer-San arasında akdedilen Sözleşme’nin 5.3. maddesinde;
……….Ticari Sır……….
BASF Coatings ile Mengerler arasında akdedilen sözleşmenin 5.3. maddesinde;
……….Ticari Sır……….
Sözleşmenin süresi ve sona ermesi ile ilgili olarak her üç sözleşme küçük farklılıklar
içermektedir. Şöyle ki; 110
BASF Coatings ile Sağıroğlu arasında akdedilen Sözleşme’nin 7.1. maddesi;
……….Ticari Sır……….
BASF Coatings ile Di-Mer-San arasında akdedilen Sözleşme’nin 7.1. maddesi;
……….Ticari Sır……….
BASF Coatings ile Mengerler arasında akdedilen sözleşmenin 7.1. maddesi ise;
……….Ticari Sır……….
şeklindedir.
H.2.2. 4054 Sayılı Kanun ve İlgili Mevzuat Çerçevesinde Değerlendirme
10-21/278-102
4
H.2.2.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
Yukarıda görüldüğü üzere Perakende Dağıtım Sözleşmesi, Toptan Dağıtım Sözleşmesi 120
ve Miks Makinası, Renk Katalogları ve Boyahane Ekipmanları Sözleşmesi, 4054 sayılı
Kanun'un 4. maddesi anlamında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte dikey sınırlamalar
içermektedir. Bu çerçevede, söz konusu anlaşmalara menfi tespit verilemeyeceği
kanaatine varılmıştır.
H.2.2.2. Grup Muafiyeti Değerlendirmesi
Yapılan bildirime ilişkin incelemede öncelikle netleştirilmesi gereken husus, mezkûr
sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında mı yoksa 2005/4 sayılı Tebliğ
kapsamında mı yer aldığıdır. Bilindiği üzere 2005/4 sayılı Tebliğ, "yedek parça, bir
aracın parçalarını değiştirmek amacıyla aracın üzerine veya içine takılabilen, yakıt hariç
olmak üzere, motorlu taşıtın kullanımı için gerekli olan yağlar gibi ürünlerin de dahil 130
olduğu mallardır." hükmüyle oldukça geniş bir yedek parça tanımı getirmiştir. Diğer
taraftan, 2005/4 sayılı Tebliğ'in Kılavuzu'nun 2. maddesinde:
"Ancak yağ ve boya gibi ürünler birden fazla yerde kullanılabilmektedir. Bir taşıtın
parçalarını değiştirmek için taşıtın içine ya da üzerine takılabilecekleri gibi, Tebliğ
kapsamına girmeyen araç tiplerine (örn. motosikletler, traktörler) takılabilen ya da inşaat
gibi tamamen farklı alanlarda da kullanılabilen bu tür ürünlerin yalnızca, bir motorlu
taşıtın içine ya da üzerine monte edileceklerinin genel olarak kabul edildiği hallerde, bu
malların dağıtımına ilişkin dikey anlaşmaların Tebliğ kapsamına girdiği kabul edilmiştir.
Bu nedenle, ancak alıcı motorlu taşıt onarım sektöründe faaliyet gösteriyorsa ya da bu
sektöre mal sağlıyorsa söz konusu dikey anlaşmalar 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamına 140
girecektir.
Örneğin yukarıda değinilen durum dikkate alınarak, boyaların ya da
yağların akaryakıt istasyonlarına ya da süpermarketlere satışını konu alan
anlaşmalar Tebliğ kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu tür anlaşmalar, şartları sağlamaları
halinde 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyetinden
yararlanabilirler. Buna karşın, örneğin yağ üreticilerinin distribütörleri ile yaptıkları
otomotiv yağlarının dağıtımını içeren, distribütörlerin ise servislerle yaptıkları otomotiv
yağlarının dağıtımını konu edinen anlaşmalar Tebliğ kapsamında yer almaktadır."
denilmek suretiyle boya ve yağ gibi ürünlerin hangi hallerde yedek parça olarak kabul
edilerek 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir. 150
Bildirime konu anlaşmalara bu açıdan bakıldığında, perakende ve toptan dağıtım
sözleşmelerinin konusunun otomotiv boyalarının dağıtımını içermesi nedeniyle, alıcının
motorlu taşıt onarım sektörüne mal sağlaması koşulunu karşıladığı; servis sözleşmesinin
ise perakendeci veya dağıtıcıdan boya alımı karşılığında ekipman verilmesi üzerine
kurulması nedeniyle, alıcının motorlu taşıtlar onarım sektöründe faaliyet göstermesi
koşulunu karşıladığı anlaşıldığından 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirme
yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bildirime konu anlaşmalara bakıldığında, anlaşmaları grup muafiyeti dışına çıkartacak
ağır sınırlamalara yer verilmediği görülmektedir. Bununla birlikte, anlaşmaların grup
muafiyetinden yararlanması için gerekli olan hakem, sözleşmenin devir hakkı gibi 160
muafiyetin genel koşullarının da sağlanmadığı anlaşılmaktadır. Buna ek olarak, bildirime
konu her üç anlaşma tipinde de, alıcıya rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmiştir.
Anlaşmalar ile alıcıya getirilen sadece BASF Coatings’den ürün almaya dair rekabet
etmeme yükümlülükleri, 2005/4 sayılı Tebliğ'in öngördüğü %30 sınırını aşmaktadır. Söz
10-21/278-102
5
konusu nedenlerden dolayı anlaşmaların rekabet etmeme yükümlülükleri de dâhil olmak
üzere bir bütün olarak dikkate alınması ve ilgili hükümlerin Kanun'un 5. maddesinde
öngörülen koşulları sağlamakta engel olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.2.2.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Herhangi bir rekabet kısıtlamasına bireysel muafiyet tanınması için iki olumlu iki olumsuz
koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir. Bu hallerden birinin dahi karşılanmaması 170
halinde, bireysel muafiyet tanınması mümkün değildir.
a) Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme ve
İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
Bildirime konu anlaşmalar esas olarak ekonomik veya teknik gelişme sağlamaya elverişli
değildir. Bu nedenle, üzerinde durulması gereken husus, sözleşmelerin malların üretimi
veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında iyileşme sağlayıp sağlamadığıdır.
Bildirime konu anlaşmalardan Perakende ve Toptan Dağıtım Sözleşmeleri ile alıcı
konumunda olan yetkili veya özel servislere, belli koşullar altında miks makinesi ve renk
katalogları verilmekte, buna karşılık olarak ise alıcın başka bir marka boya satışı
engellenmektedir. Söz konusu anlaşmalarla ekipman desteği sağlanmasının 180
çoğunluğunu küçük/orta işletmelerin oluşturduğu servisler bakımından önemi büyüktür.
Dolayısıyla servislerin yükünün belli ölçülerde hafifletileceği söylenebilecektir. “Miks
Makinası, Renk Katalogları ve Boyahane Ekipmanları Sözleşmesi'nde ise, BASF
Coatings’in göstereceği dağıtıcıdan satın alacak BASF Coatings ürün portföyündeki
ürünleri kullanması karşılığında, BASF Coatings tarafından kullanıcıya miks makinesi ve
boyahane ekipmanlarının indirimli bedel üzerinden satışı veya bedelsiz
kullandırılmasının koşulları düzenlenmiştir. Bu sayede daha düşük maliyetlerle boya
ünitelerinin temininin kolaylaştığı söylenebilir.
Söz konusu anlaşmaların sağladığı bir diğer fayda ise genel olarak tüm dikey
anlaşmalar bakımından geçerli olduğu üzere, ürün tedarikinde devamlılık sağlamasıdır. 190
Yapılan anlaşmalarla verilen makinelerin kullanım koşulları ve karşılığında BASF
Coatings marka ürünler dışında ürün satışı ile BASF Coatings marka ürünlerin tüketim
koşulları düzenlenmiştir. Dolayısıyla bu anlaşmalar her iki taraf için de belirlilik ve
devamlılık sağlamak suretiyle etkinliğe ulaşma imkânı vermektedir. Toptancı ve
Perakendeci sözleşmesi ile ürünlerin kullanıcılar tarafından bulunurluğu artırılmakta,
özellikle belirli bir renk tutturmanın önemli olduğu otomotiv boyaları açısından,
perakendeci ve toptancıya sağlanan miks makineleri ile istenilen rengin elde edilmesi
olanağı sağlanmaktadır.
Muafiyetin bu koşulu bakımından Servis Sözleşmesi'nin özellikle hizmetlerin sunulması
bakımından ne şekilde iyileşme sağlayacağının en açık göstergesi, Sözleşme’nin “BASF 200
TAAHHÜTLERİ” başlıklı 4. maddesinin ilgili fıkralarında yer almaktadır:
……….Ticari Sır……….
Görüldüğü üzere, BASF Coatings ile kullanıcı arasında sözleşme ile kurulan ilişki
sadece belirli ekipmanın verilerek ürün satışını içermemekte, sektörde yaşanan yeni
gelişmelerin kullanıcıya aktarılması hususunda bir devamlılık sağlamaktadır. Bu
Sözleşme ile kurulan ilişki çerçevesinde kullanıcı, sektörde meydana gelen gelişmeleri
takip edebilecek, bunlara ilişkin olarak BASF Coatings‘in vereceği eğitimlere katılarak
kendini yenileyebilecektir. Böylece teknik bilgilerin güncel tutulması yoluyla hizmetlerin
sunumunda sağlanan iyileşme Sözleşme’nin devamı süresince mümkün olacaktır.
10-21/278-102
6
Çoğunluğu küçük ve orta ölçekli servislerden oluşan kullanıcıların, söz konusu yenilikleri 210
kendilerinin takip etmesi ve bunlara ayak uydurmasının kolay olmayacağı dikkate
alınarak, bildirime konu Sözleşme ile hizmetlerin sunumunda iyileşme sağlama
koşulunun karşılandığı neticesine varılmıştır.
b) Tüketicinin Yarar Sağlaması
Öncelikle belirtilmelidir ki bu koşul anlamında tüketicinin nihai tüketici olması zorunlu
değildir, ara kullanıcıların yarar sağlaması halinde de bu koşulun sağlandığı kabul
edilmektedir. İnceleme konusu bakımından bu durum önem taşımaktadır; zira özellikle
servis sözleşmesi bakımından, sözleşmenin ortaya çıkardığı faydadan birinci derecede
yararlananlar kullanıcı olarak tabir edilen servislerdir. Bu bağlamda kullanıcıların
yukarıda değinilen teknolojik yeniliklere ulaşmalarının kolaylaşması en önemli fayda 220
olarak görülmektedir.
Diğer taraftan söz konusu anlaşmalar tüketici tarafından ürünlerin bulunabilirliğini
arttırmaktadır. Yapılan yatırımların, önemli bir kısmı küçük ve orta ölçekli olan servislerin
hizmet kalitesinin artmasına bulunduğu katkı da tüketiciler açısından bir avantaj
sağlamaktadır. Daha uygun koşullarda ekipman temini, ürünlerin nihai fiyatlarına
yansımak suretiyle de tüketiciler açısından faydalı olabilecektir.
c) İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
Öncelikle otomotiv tamir boyaları üretimi yapabilmek için pazarda önemli bir giriş
engelinin mevcut olmadığı belirtilmelidir. Bildirime konu sektörde çok sayıda üretici firma
faaliyet göstermektedir. Pazarda hâkim durumda olan bir firma bulunmamakta, pazar 230
payları ilk üç firma için yakın büyüklükler göstermektedir. Pazarın kalanını muhtelif küçük
ölçekli üreticilerin oluşturmaktadır. Dosya mevcudu bilgilere göre, pazarda marka
bağımlılığı, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı gereklilikler ve belirli bir miktarda yatırım
yapma zorunluluğu ile sektörün kendine özgü özelliklerinden kaynaklanan bir işleyiş
mevcut olmakla birlikte, bunlar pazara girişi zorlaştıracak düzeyde değildir. Bu noktada
sektörün kendi yapısından kaynaklanan birtakım özellikleri önem kazanmaktadır.
Tüketici konumunda olan servisler boya tercihi yaparken, araçların üretiminde
kullandıkları ürünün aynısını kullanmak suretiyle orijinal parçaya yakınlığı sağlamayı
hedeflemekte, bu şekilde ürünü uzun süreli kullanabilmeyi amaçlamaktadırlar. Bu durum
ise kullanılan ürünlerin kimyasal olarak yapılarının uyumundan ve daha sağlıklı sonuçlar 240
alınması amacından kaynaklanmaktadır. Buna ek olarak, ürünlerin ambalajları ve
bunların ekipman üzerindeki yerleşim farklılığı, karışım formüllerinin her bir ürün
açısından oransal olarak farklılık taşıması, hedeflenen renkteki farklılık gibi nedenlerle
teknik olarak da söz konusu makine ve teçhizatta başka bir ürünün kullanılmasının
mümkün olmadığı yetkililerce belirtilmektedir. Ancak her tamir amaçlı boyama
uygulaması için farklı marka ürün set halinde tercih edilebilir.
Dolayısıyla, yapılan sözleşmeler esasen markanın bir bütün halinde kullanılmasının
etkinliğinden kaynaklanmakta ve tüketicilerin başka marka set ürünleri kullanmak
suretiyle başka sağlayıcılarla çalışma imkânları bulunmaktadır. Her ne kadar bu durum
rekabet etmeme yükümlülüklerinden dolayı sözleşme sürecinde mümkün değilse de, 250
sözleşmelerin süresinin sona ermesinden sonra böyle bir imkân doğmaktadır. Bu
nedenle bu şartın da karşılandığı kanaatine varılmıştır.
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
10-21/278-102
7
Söz konusu anlaşmaların rekabeti zorunlu olandan fazla kısıtlayıp kısıtlamadığını
değerlendirirken, sözleşmeye taraf olan sağlayıcıların pazar payının yanında,
sözleşmenin süresi ve sözleşmeyle birlikte düzenlenen cezai şartlar özellikle önem
kazanmaktadır. Burada dikkate değer olan husus sözleşme sürelerinin ve düzenlenen
cezai şartların bayilerin başka bir sağlayıcı ile çalışmasını ne ölçüde zorlaştırdığı,
dolayısıyla geçiş maliyeti yaratıp yaratmadığıdır. Geçiş maliyetlerinin yüksek olması 260
diğer faktörlerle birlikte alıcıların başka sağlayıcılarla çalışmasını engellemekte ve
piyasanın kapanma riskini beraberinde getirmektedir.
Esasen, belirli sektörlerde birden fazla markanın satılması zor olabilir. Böyle durumlarda
piyasayı kapama sorunu anlaşmaların daha kısa süreler için tesis edilmesiyle
çözümlenebilecektir. Öte yandan, ilişkiye özgü olan ve olmayan yatırımlar arasında
ayrım yapılmalıdır. İlişkiye özgü yatırımların gerçekleşmesi için öngörülecek rekabet
etmeme yükümlülükleri genellikle bireysel muafiyet koşullarını sağlayacaktır. Sağlayıcı
tarafından alıcıya, ilişkiye özgü olmayan bir kredi veya ekipman sağlanması halinde, bu
durum tek başına muafiyet koşullarını sağlamak için yeterli değildir. Bununla birlikte,
finansal piyasaların etkin çalışmamasından kaynaklanan sorunlar olduğunda 270
sağlayıcıdan kredi temin edilmesinin daha etkin olması durumunda dahi muafiyetten
yararlanılabilmek için alıcının rekabet etmeme yükümlülüğüne son verme ve herhangi
bir zamanda anlaşmadan doğan borçlarını geri ödeme ve bundan başka bir cezai şart
ödememe imkânı bulunması gerekir. Bu durum, kredinin eşit veya azalan taksitlerle geri
ödenmesi, zaman içerisinde yükselmemesi ve anlaşmanın sonunda alıcının sağlayıcı
tarafından sağlanan ekipmanı piyasa değeri üzerinden temin edebilmesi anlamına gelir.
Dikey Anlaşmaların Açıklanmasına Dair Kılavuz'da da, sağlayıcının alıcıya kredi temin
etmiş olması halinde, bu kredinin geri ödemesinin alıcının beş yılsonunda rekabet
etmeme yükümlülüğünden kurtulmasını engelleyecek şekilde düzenlenmemesi gerektiği
yer almıştır. Alıcı, beş yıllık rekabet etmeme şartının süresi dolmasından sonra varsa 280
kalan borçları geri ödeme imkânına sahip olmalıdır. Benzer şekilde, sağlayıcının alıcıya
bazı ekipmanları sağladığı hallerde, alıcının beş yıllık rekabet etmeme süresinin
sonunda bu ekipmanları piyasa değeri üzerinden devralabilme imkânına sahip olması
gerekmektedir.
Bildirime konu anlaşmalar bu kapsamda değerlendirildiğinde, sözleşmeden doğan
yükümlülükleri ağırlaştıran cezai şartların bulunmadığı, anlaşma sürelerinin en fazla beş
yıl için geçerli olacak şekilde düzenlendiği anlaşılmıştır. Perakende ve Toptan Dağıtım
Sözleşmesi’nde herhangi bir cezai şart öngörülmemiştir. Sözleşmelerin ilgili hükümleri
aşağıdaki gibidir:
……….Ticari Sır………. 290
BASF Coatings ile Di-Mer-San, Sağıroğlu ve Mengerler arasında akdedilen servis
sözleşmelerinin ilgili hükümleri ise sırasıyla aşağıdaki gibi düzenlenmiştir:
……….Ticari Sır……….
Görüldüğü üzere Perakende ve Toptan Dağıtım Sözleşmelerinde herhangi bir cezai şart
öngörülmemişken servis sözleşmelerinde düşük miktarlı da olsa bir miktar cezai şartın
öngörülmesi hükme bağlanmıştır. Söz konusu farklılığın servis sözleşmesinin
niteliğinden kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Zira bu anlaşmalar ile belli süreyle
BASF Coatings tarafından tedarik edilen ürünlerin tüketilmesi karşılığında makine ve
ekipmanların kullandırılması hükümleri düzenlenmektedir. Söz konusu anlaşmalarda yer
10-21/278-102
8
alan cezai şarta ilişkin hükümlerin farklılığı nedeniyle değerlendirmenin farklı yapılması 300
gereklidir.
İlk olarak “Perakende” ve “Toptan Dağıtım” sözleşmelerine bakıldığında cezai şarta
ilişkin hüküm bulunmaması ve sözleşmelerin süresi bakımından yukarıda değinilen
geçiş maliyetlerinin son derece düşük olduğu ve bu nedenle rekabetin önemli ölçüde
kısıtlanması sonucunun ortaya çıkmayacağı anlaşılmaktadır. Zira sözleşmenin süresi
beş yıl olup, herhangi bir nedenle süresinden önce fesih halinde cezai şart getirilmemiş
sadece dağıtıcıya bedelsiz olarak temin edilen miks makinesi, renk katalogları, boya
ekipmanlarının bedelinin ödenmesi hükme bağlanmıştır. Bu yükümlülük, kullanıcıya
başta ücretsiz olarak verilen ancak sözleşmenin feshedilmesi halinde BASF Coatings
tarafından bir daha kullanılması söz konusu olmayacak olan ekipmanın bedelinin tazmini 310
anlamına geldiği için cezai şart niteliği taşımamaktadır. Bu halde bayi herhangi bir geçiş
maliyetine katlanmaksızın sözleşmeyi dilediği zaman feshedebilecektir. Yine bu noktada
değinilmesi gereken bir başka husus da toptan dağıtım sözleşmesinin tam bir
münhasırlık içermesine karşın perakende dağıtım sözleşmesine göre perakendecinin bir
önceki yılki alımlarının %15'ine kadar başka sağlayıcılardan ürün alınabileceğinin hükme
bağlanmış olmasıdır. Böylece özellikle küçük ölçekli üretici veya ithalatçıların perakende
satış noktalarına girmelerine olanak tanınmıştır.
Servis sözleşmeleri de yukarıda değinildiği üzere beş yıllık bir süre için akdedilmektedir.
Yukarıda söz konusu sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde uygulanacak
hükümler aktarılmıştır. Buna göre kullanıcı sözleşmeyi süresinden önce sona erdirmesi 320
halinde kullanıcıya sözleşme süresince bedelsiz olarak verilen ekipmanın bedelinin %15
fazlasıyla birlikte ödenmesidir. “Perakende” ve “Toptan Dağıtım” sözleşmelerinde olduğu
gibi bu yükümlülük de, kullanıcıya başta ücretsiz olarak verilen ancak sözleşmenin
feshedilmesi halinde BASF Coatings tarafından bir daha kullanılması söz konusu
olmayacak olan ekipmanın bedelinin tazmini anlamına geldiği için cezai şart niteliği
taşımamaktadır. Bedelin %15 fazlasına ilişkin hükme ilişkin olarak ise, sözleşmeye konu
olan faaliyeti yürütmek için kullanıcı söz konusu ekipmana ilişkin yatırımı her halde
yapmak zorunda olduğu için, ilgili maddede düzenlenen ödemenin kullanıcıyı kısıtlayıcı
bir niteliği bulunmamaktadır.
Değinilen bu hususlar dikkate alındığında, rekabet etmeme yükümlülüğünün, muafiyetin 330
son koşulu olan rekabeti gereğinden fazla kısıtlamama koşulunu sağladığı anlaşılmıştır.
H.2.2.4. Genel Değerlendirme
Otomotiv tamir boyaları pazarı az sayıda büyük firmanın faaliyet göstermesine karşın
rekabetçi bir yapı arz etmektedir. Dört büyük sağlayıcının yanında 15-20 kadar küçük
üretici veya ithalatçı da bölgesel veya ulusal ölçekte ürün arzında bulunmaktadır. Pazara
giriş engelleri yüksek olmamakla birlikte, ürünlerin kullanımından kaynaklanan bazı
hususlar ekipmanlarda ürünlerin set halinde kullanılmasını zorunlu kılabilmektedir.
Bununla birlikte servislerin başka marka ürünleri tercih etme şansları bulunmaktadır. Zira
sözleşmelerde rekabet etmeme yükümlülükleri bulunmasına karşın, servislerin
anlaşmaların süresi olan beş yılın sonunda başka marka ürün setlerini tercih etme ve bu 340
suretle başka sağlayıcılarla çalışma imkânı vardır. Cezai şartların olmayışı alıcıların
yüklenmeleri gereken geçiş maliyetlerini asgari düzeye çekmektedir. Böylece hem aynı
ürün setinin kullanılmasından kaynaklanan teknik avantajlara sahip olunmakta, hem de
sözleşmenin süresi sonunda başka bir sağlayıcı ile anlaşma yapılabilmesi mümkün
olmaktadır.
10-21/278-102
9
2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında yer alan diğer yedek parçalardan farklı olarak otomotiv
boyaları, kalitenin korunabilmesi için birlikte kullanılması gereken bir grup üründen
oluşmaktadır. Özellikle otomobil gibi renk uyumunun büyük önem taşıdığı araçlarda,
istenilen sonucun elde edilebilmesi için kaliteli ürünlerin ve aynı markaya ait boya
setlerinin kullanılması gerekmektedir. Yine önemli bir özellik olarak bir markaya ait miks 350
makineleri ve boya katalogları ile başka bir sağlayıcının boyalarını kullanma olanağı
bulunmamaktadır. Bu durumda alıcı birden fazla marka boya kullanabilmek için birden
fazla sağlayıcıdan miks makinesi ve renk katalogu almak veya hazır boyalar alıp
kullanmak durumundadır. Ancak böyle bir halde ise sağlayıcıların sözleşme ile bedelsiz
olarak verdikleri bu tür ekipman için ayrıca bedel talep etmeleri söz konusu olabilecektir.
Zira sağlayıcılar söz konusu ürünleri vermekle yaptıkları yatırımın karşılığını satışlarında
belirli bir devamlılığı sağlayarak almak istemektedirler. Verilen ekipman ve sözleşmenin
devamı süresince sağlanacak olan eğitim desteği dikkate alındığında böyle bir talebin
makul olduğu düşünülmektedir.
Yukarıda ayrıntılı olarak incelendiği üzere, bildirime konu Perakende Dağıtım 360
Sözleşmesi, Toptan Dağıtım Sözleşmesi ve Miks Makinası, Renk Katalogları ve
Boyahane Ekipmanları Sözleşmesi’nde yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerinin
getirdiği kısıtlamalar, ortaya çıkardığı fayda ile dengelendiği ve rekabeti gereğinden fazla
kısıtlamadığından, bildirime konu sözleşmelere muafiyet tanınması gerektiği neticesine
varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. BASF Coatings Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin akdetmiş olduğu “Perakende Dağıtım
Sözleşmesi”, “Toptan Dağıtım Sözleşmesi” ve “Miks Makinası, Renk Katalogları ve
Boyahane Ekipmanları Sözleşmesi”nin 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki 370
Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanmak
için muafiyetin genel koşullarını sağlamadığına, ayrıca içermiş olduğu rekabet etmeme
yükümlülüklerinin 2005/4 sayılı Tebliğ ile öngörülen muafiyetten yararlanamayacağına,
2. Bununla birlikte 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme
sonucunda mevcut haliyle muafiyet koşullarını taşıdığı anlaşıldığından bildirim konusu
sözleşmelere bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy