Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-2-197
Karar Sayısı : 10-24/329-117
Karar Tarihi : 18.3.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı 10
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : İbrahim AYDEMİR, Ayşe Özlem UZUN, Özgür Can ÖZBEK,
Nimet ALACAPUNAR
C. BAŞVURUDA : - Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.
BULUNAN Abdi İpekçi Cad. No:75 34367 Maçka/İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : - Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. 20
Turkcell Plaza Meşrutiyet Cad. No:71 Tepebaşı
34430 İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin SIM kart, kontör kart,
dijital kontör, aktivasyon ve diğer abonelik hizmetlerinin toptan ve perakende
satışı pazarındaki hâkim durumunu kötüye kullanarak AVEA İletişim
Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiası ve geçici tedbir talebi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: AVEA İletişim Hizmetleri A.Ş. (Avea) tarafından gönderilen
dilekçede şikâyet edilen hususlar esas olarak;
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (Turkcell)’nin GSM hizmetleri pazarında 30
elde ettiği yıllık gelir bazındaki payının %60,26, Avea’nın %19,42,
Vodafone’un ise %20,32 olduğu, Turkcell’in, pazar payının % 50’nin
üzerinde olması nedeniyle nitelikli hâkim durumda bulunduğu,
- Rekabet Kurulu’nun Turkcell dağıtım sistemine bireysel muafiyet verilen
kararında ve bu sisteme ilişkin diğer kararlarında GSM hizmetlerinin
tüketiciye ulaşmasında en önemli kanal olan alt bayiler (Turkcell Satış
Noktaları ve diğer alt bayiler) hakkında herhangi bir değerlendirmeye yer
verilmemiş olduğu, bireysel muafiyet kararına konu olan dağıtım
sisteminin, tüketicilere ulaşmada en etkin yol olan alt bayi kanalında GSM
işletmecileri arasındaki rekabeti kısıtlayan bir yapı olarak kurgulandığı ve 40
uygulandığı,
- Tüketicilere ürünleri ulaştıran esas kanal olan ve dağıtım ağının kılcal
damarları niteliğinde olan alt bayiler üzerinden gerçekleşen
10-24/329-117
2
aktivasyonların toplam Avea faturasız hat aktivasyon işlemleri içindeki
oranının %60 ila %80 arasında olduğu, bu oranların alt bayilerin Avea
dağıtım sistemindeki önemini ortaya koyduğu, bununla birlikte, Turkcell’in
fiili münhasırlık uygulamaları nedeniyle alt bayilerin, Avea SIM kartlarını
aktive etmekte ve Avea kontörlerinin satışını yapmakta zorlandıkları,
Turkcell’in alt bayilere yönelik münhasırlık eylemleri olmasaydı, Avea’nın
alt bayi kanalına daha çok penetrasyon sağlayıp abone sayısını ve 50
satışlarını arttırabileceği, alt bayilerin sadece aktivasyon işlemleri
bakımından değil, kontör satışı bakımından da hayati öneme sahip
olduğu,
- Turkcell’in, kendi şebekesini koruyabilmek adına fiili uygulamalar yoluyla
rakip operatörlere numarasını taşımak isteyen müşterilere numara
taşımayı zorlaştırdığı,
- Şebeke etkilerinin pazardaki rekabet düzeyi üzerindeki olumsuz etkisinin
dışında Turkcell’in alt bayiler düzeyindeki hukuka aykırı olarak fiili
münhasırlık uygulamalarının, Avea’nın pazarlama ve satış çabalarının
etkinliğini önemli ölçüde kısıtladığı ve bunun sonucu olarak tüketicilerin 60
tercih serbestisinin kısıtlandığı, Avea için alt bayilerin esas itibarıyla pazar
gücünü artırmak ve pazarda kalabilmek için elzem olduğu,
- Alt bayilerin numara taşımadaki öneminin çok büyük olduğu, Turkcell ‘in
alt bayiler üzerinde baskı kurarak onların çok markalı olmalarını ve
dolayısıyla, numara taşıma imkânlarını ortadan kaldırdığı, Turkcell’in
şebeke dışsallığının sadece rakipleri üzerinde değil tüketiciler üzerinde
de olumsuz etkilere yol açtığı,
- Turkcell’in alt bayilere Avea kontörünü veya SIM kartını sattırmama
yönünde baskı uyguladığı,
- Turkcell’in fiili münhasırlık yönündeki baskılarına maruz kalmaları 70
nedeniyle “sadece Turkcell” veya “sadece diğer iki operatör” ürünlerini
satmak seçimi arasında kalan alt bayilerin Turkcell’in pazar payının tabii
bir sonucu olarak Turkcell’i seçmek durumunda kaldıkları,
- Avea ve diğer operatörün uğradığı zararların çok sayıda ve çok yüksek
olduğu, alt bayi kanalına ulaşamayan operatörlerin;
o Yeni abone edinememekte,
o Kontör ve SIM kart satışı yapamamakta,
o “Cihaz + SIM + Tarife” türünden bağlama kampanyalarında etkisiz
kalmakta,
o Tabela münhasırlığı ve bulunabilirliklerinin düşmesi nedeniyle 80
marka imajları zedelenmekte,
o Tüketiciye ulaşabilmek için normal şartlar altında gerekmeyecek
olan satış çabalarına girişmekte ve
o Turkcell’in bu tür hukuka aykırı rekabetçi avantajlara sahip olması
nedeniyle eşit şartlar altında rekabet edememelerinden
kaynaklanan zararlara uğramakta oldukları,
10-24/329-117
3
- Turkcell’in dağıtım sisteminin münhasır bayilerden oluşan ikinci
kademesinin, Turkcell’in kontrol ve yönlendirmeleri doğrultusunda, çok
markalı olması gereken alt bayi kanalını münhasır hale getirmeye
çalıştığı ve bunu gerçekleştirdiği, Turkcell’in doğrudan sözleşmesel ilişki 90
içinde olmadığı alt bayi kanalına yönelik münhasırlık girişimlerinin,
geçmiş tarihli bir Rekabet Kurulu kararına da konu olduğu1, bu durumun
da Turkcell’in uyguladığı toplam stratejinin bir parçası olarak
düşünülebileceği,
- Turkcell’in alt bayi kanalına yönelik fiili münhasırlık uygulamaları,
ekonomik tehditleri, tabelaya müsaade etmeme, yazılı beyanlar
olmaksızın sürekli şifahi uyarılarla fiili zorlama gibi eylemlere maruz kalan
alt bayilerin yazılı beyanlarının söz konusu olduğu,
- Turkcell’in Mavi Nokta TSN kampanyası kapsamında bayilerde aranan
şartlardan birinin, diğer GSM işletmecilerinin de kontör kart satışını 100
gerçekleştirmeleri olduğu ve böylece rakip işletmecilerin aboneleriyle
doğrudan temas sağlandığı ve numara taşınabilirliği kapsamında bu
abonelere Turkcell’in “kampanya ve servis avantajları” anlatıldığı, Mavi
Noktalar’da rakip işletmecilerin kontör kartlarını satmalarına izin
verilmekle birlikte bu işletmecilerin tabela ve görsellerine izin verilmediği,
- Turkcell tarafından uygulanan bu tehdit ve fiili zorlamaların hiçbiri olmasa
dahi, bireysel muafiyet verilen sistemin kendisinin dolaylı olarak
münhasırlığı tetiklemekte olduğu,
- 2008 yılında bireysel muafiyet tanınan münhasırlık temelli sistemin, çok
markalı olması gereken alt bayi kanalını diğer GSM işletmecilerinin 110
zararına olacak şekilde münhasır hale getirmesi sebebiyle gözden
geçirilmesi gerektiği, Turkcell’in bu durumu tetikleyen ve hâkim durumun
kötüye kullanılması anlamına gelen uygulamalarının ayrıca yaptırıma tabi
tutulması gerektiği şeklinde sıralanmıştır.
Yukarıda sıralanan hususlara ilaveten, başvuru dilekçesinde yer verilen ihlallerin
ciddiyeti ve Avea’nın bu eylemler neticesinde telafisi güç zararlara uğramakta
olduğu ve bu sebeple 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinde öngörülen geçici
tedbirler kapsamında Turkcell’in şikâyet dilekçesine konu eylemlerine son vermesi
ve soruşturma sonuçlanıncaya kadar alt bayileri münhasır hale getirmeye yönelik
her türlü ekonomik ve fiili tehditten veya görsel kimlik uygulamalarından kaçınması 120
yönünde bir tedbir kararı alınması gerektiği belirtilmiş ve Turkcell hakkında geçici
tedbir kararı alınması talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.2.2010 tarih ve 1768 sayı ile giren
sikâyet dilekçesi üzerine yapılan inceleme neticesinde hazırlanan 12.3.2010 tarih
ve 2010-2-197/BN-10-İA sayılı Bilgi Notu, 15.3.2010 tarih ve REK.0.06.00.00-
110/121 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10-24 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
hakkında yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, AVEA İletişim Hizmetleri A.Ş.
tarafından yapılan şikâyet başvurusunda talep edilen geçici tedbir kararının 130
verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
1 02.04.2008 tarih ve 08-27/306-97 sayılı Rekabet Kurulu kararı.
10-24/329-117
4
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Avea’nın yukarıda yer verilen şikâyetlerinin, gerek içerik ve gerekse başvuruya
konu teşebbüs bakımından 09-54/1289-M sayılı Rekabet Kurulu Kararı uyarınca
açılan soruşturma kapsamı ile çok büyük ölçüde örtüştüğü görülmektedir. Bu
nedenle, söz konusu başvuru, ilgili soruşturma kapsamında değerlendirilmektedir.
Öte yandan, Turkcell’in gerek soruşturmaya gerekse Avea’nın başvurusuna konu
olan uygulamalarının ihlal niteliği taşıdığı yönünde kesin bir kanaate hâlihazırda
ulaşılmış değildir. Ayrıca, Avea’nın iddia edilen uygulamalar neticesi telafisi
mümkün olmayan hangi zarara uğratıldığına dair somut deliller de başvuru 140
dilekçesinde yer almamaktadır. Bu sebeplerle, geçici tedbir kararı almaya gerek
olmadığı sonucuna varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından yapılan başvuruda yer verilen iddiaların
11.11.2009 tarihli ve 09-54/1289-M sayılı Rekabet Kurulu kararı ile yürütülmekte
olan soruşturma kapsamında değerlendirilmesine ve bu çerçevede Avea İletişim
Hizmetleri A.Ş.’nin şikayetçi olarak kabul edilmesine, adı geçen teşebbüsün 4054
sayılı Kanun’un 9. maddesi çerçevesinde geçici tedbir kararı alınması yönündeki
talebinin ise bu aşamada reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 150
Full & Egal Universal Law Academy