Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-25 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 10-27/410-156
Karar Tarihi : 31.03.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Harun ULU, Harun GÜNDÜZ
C. ŞİKAYET EDEN : - Hasan KARAKAYA ve
- Akata Petrol Ürünleri Paz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Temsilcileri: Av. Ahmet AKGÜL, Av. Pınar AKGÜL DOĞUSOY,
Av. Can DOĞUSOY
Onur Sok. Yılmaz Apt. 26/7 Maltepe/Ankara 20
D. HAKKINDA İLK İNCELEME
YAPILAN : - BP Petrolleri A.Ş.
Kozyatağı Sarıkanarya Sok. No:14, K:2 Plaza Kadıköy/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: BP Petrolleri A.Ş. ile Hasan KARAKAYA ve Akata Petrol
Ürünleri Paz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen tapuya şerhli kira
sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu ve
sözleşmede yer alan satış tonajı taahhüdü hükmüne dayanılarak yapılan
uygulamaların hukuka aykırı olduğu iddiası. 30
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 26.01.2010 tarih ve 756 sayı ile intikal eden
şikayet başvurusunda öne sürülen iddiaların 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun çerçevesinde incelenmesi sonucu düzenlenen 24.03.2010 tarih ve
2010-1-25/İİ-10-HU sayılı İlk İnceleme Raporu, 26.03.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-
110/80 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-27 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle;
- Hasan KARAKAYA’ya ait akarayakıt istasyonu nitelikli arsanın 06.05.2003 tarihinde
ortağı olduğu AKATA Ltd. Şti. (AKATA) lehine 16 yıl süre ile kiraya verildiği ve 40
AKATA’nın da 08.05.2003 tarihinde BP A.Ş. (BP) ile 15 yıllık alt kira sözleşmesi
yaptığı ve bunun 12.05.2003 tarihinde tapuya işlendiği,
- 15.04.2004 tarihinde BP ile AKATA arasında işleticilik anlaşması yapıldığı, BP
lehine verilen ipotek, kira şerhinin yanında sözleşmede tonaj limiti öngörüldüğü,
- Akaryakıt istasyonunun AKATA tarafından birer yıllık sürelerle uzatmalar yapılarak
19.07.2007 tarihine kadar işletildiği, ancak asgari satış taahüdü kapsamında ortaya
çıkan anlaşmazlıklar neticesinde işleticilik sözleşmesinin 19.07.2007 tarihinde
sonlandırıldığı ve istasyona BP tarafından el konulduğu,
- BP’nin istasyonun işletmeciliğini 08.05.2018 tarihine kadar Hasan Kavi A.Ş.’ye
devrettiği 50
10-27/410-156
2
ifade edilerek; BP ile Hasan Kavi A.Ş. arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğuna, ilgili
istasyonuna ilşikin kira şerhinin ve ipoteğin süresinin 5 yılı aşması nedeniyle geçersiz
olduğuna, dağıtım şirketlerinin fahiş tonaj tahhüdü dayatmasının uzun süreli sözleşme
bağıtlanmasına yönelik muvazaalı işlemlerden sayılmasına karar verilmesi ve ilgili
şirketler hakkında yaptırım uygulanması talep edilmektedir. Öte yandan başvuruda
konuyla ilgili tedbir kararı alınması da talep edilmektedir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- Başvuru konusu akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak yapılan bayilik sözleşmesi ile
tapuya şerh edilmiş kira sözleşmelerinden oluşan ve rekabet yasağı içeren dikey
ilişkinin 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nde tanınan 60
muafiyetten yararlandığı,
- Satış tonajı taahhüdüne ilişkin başvurunun, mevcut durumda doğrudan doğruya
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ancak bu
konunun sektördeki etkileri dikkate alınarak 4054 sayılı Kanun’un 30. maddesinin (f)
bendi uyarınca Başkanlık tarafından EPDK’ya görüş gönderilmesinin yerinde
olacağı,
görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Grup Muafiyeti Kapsamında Yapılan Değerlendirme
Rekabet Kurulunun konuyla ilgili olarak daha önce almış olduğu kararlar çerçevesinde, 70
bayilik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğü
süresine etki eden intifa sözleşmeleri ve kira sözleşmelerinin tamamı tek bir dikey
anlaşma olarak kabul edilmektedir. Bu dikey anlaşmalar ile bayiye 5 yıldan uzun süreli
rekabet yasağı getirilmesi söz konusu dikey ilişkiyi grup muafiyeti kapsamı dışına
çıkarmaktadır.
Başvuruda yer alan bilgilere göre, şikâyetçi ile BP arasındaki dikey ilişkinin, 2002/2
sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde öngörülen beş yıllık süreyi aşar nitelikte rekabet etmeme
yükümlülüğü içerdiği görülmektedir. Şöyle ki, başvuruya konu olan istasyonun
bulunduğu gayrimenkul üzerinde 2003 yılında, 2018 yılına kadar sürecek tapuya şerhli
bir kira sözleşmesi imzalanmıştır. Bununla birlikte, Rekabet Kurulunun akaryakıt 80
sektörüne yönelik olarak daha önce almış olduğu kararlar çerçevesinde, 18.09.2005
tarihinden önce yapılmış olan ve bu tarih itibarıyla kalan süreleri beş yılı aşan
anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma ve uygulama süresi bulunmaktadır.
Bu bağlamda, taraflar arasındaki dikey ilişkiye esas teşkil eden intifa sözleşmesinin
18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süresi 5 yılı aştığından, 18.09.2010 tarihine kadar
2002/2 sayılı Tebliğ’de belirtilen kapsamda olduğu ve grup muafiyetinden yararlandığı
anlaşılmaktadır.
I.2. Tonaj Taahhüdünün Rekabet Kuralları Karşısında Değerlendirilmesi
Akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmelerinde bayinin yıllık satacağı minimum satış 90
miktarını öngören ve bu miktarın altında kalınması halinde bayinin dağıtım şirketine
ödeyeceği ceza miktarını (kar mahrumiyeti) belirleyen hükümler bulunabilmektedir.
Bazı durumlarda bu hükümler sözleşmede doğrudan yer almamakta, dağıtım şirketi ile
bayinin imzaladığı ayrı bir taahhüt metni halinde düzenlenmektedir.
10-27/410-156
3
Satış tonaj taahhüdünün, Rekabet Kurulunun konuyla ilgili geçmiş tarihli kararı1 ve
Kurumun 2008 yılı Akaryakıt Sektör Raporu’ndaki değerlendirmeleri de dikkate
alındığında, ticari ve taraflar arasında özgürce belirlenmesi gereken bir husus olduğu
ve bununla ilgili olarak ortaya çıkan anlaşmazlıkların mahkemelerde çözümlenmesi
gerektiği ilke olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte, söz konusu taahhüt
mekanizmasının pratikte uygulama nedenleri ve sonuçlarının da bu konudaki 100
değerlendirmede dikkate alınması gerekebilir. Nitekim Kurum tarafından Akaryakıt
Sektör Raporu’na ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’na gönderilen
görüş yazısında, taahhüt mekanizmasının dağıtım şirketleri tarafından finansal olarak
öngörülebilirliği sağlamak yerine sözleşmeleri uzatmak şeklinde kötüye kullanıldığı
yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.
Bu noktada, pratikte bayilik sözleşmesini dolayısıyla rekabet yasağını uzatan
uygulamalar ile ilgili olarak 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında nasıl bir değerlendirme
yapılacağı, dolayısıyla şikâyet konusu işlemin nasıl sonuçlandırılacağı hususu önem
kazanmaktadır.
Bilindiği gibi rekabet kuralları ve ikincil düzenlemeler ekonomideki tüm sektörlerde 110
uygulanacak genel kuralları düzenlemektedir. Örneğin 2002/2 sayılı Tebliğ ile rekabet
yasağı içeren sözleşmelerin süresi tüm sektörler için 5 yıl ile sınırlandırılmıştır. Bununla
birlikte istisnai durumlarda bireysel muafiyet yoluyla bu sürenin uzatılması da
olanaklıdır. Bu karşın genel düzenleyici yaklaşımlar yerine her bir olay için farklı
yaklaşımlar benimsemek ve taraflar arasındaki ilişkileri ayrıntılı bir şekilde incelemek,
Kanun ve Tebliğ’den beklenen yararları ortadan kaldırmakta ve belirsizlik
yaratmaktadır. Şöyle ki; ticari hayatta ortaya çıkan ve taraflar arasındaki ilişkileri
biçimlendiren olasılıkların ve fiili durumların birer birer incelenerek hak ve
yükümlülüklerin belirlenmesi olanaklı olmadığı gibi bu husus düzenleyici kurumların
görevleri arasında da yer almamaktadır. 120
Şikâyet konusu olayda, ortada tonaj taahhütlerinin amacı dışında sözleşmeyi
uzatmaya yönelik olarak kullanıldığı, dolayısıyla Tebliğ hükümlerinde öngörülen
özgürlüğün bayinin elinden alındığı yönünde bir iddia mevcuttur. Bu durumun ortaya
çıkmasında ise dağıtım şirketi ile bayi adayı arasındaki bilgi asimetrisinin etkili olduğu
düşünülmektedir. Şöyle ki; dağıtım şirketleri herhangi bir mevkide kurulacak olan
akaryakıt istasyonlarının ne kadar satış hacmine ulaşacağı konusunda gerçeğe yakın
tahminlerde bulunabilmektedirler. Buna karşın başvuru konusu olayda olduğu gibi,
tonaj taahhütleri daha akaryakıt istasyonunun faaliyete başlamasından önce
düzenlendiği için sektöre yeni girecek ve dağıtım şirketiyle ilk defa sözleşme
imzalayacak bayilerin böyle bir tahminde bulunması daha zor görünmektedir. Bu 130
nedenle bayilerin, tonaj taahhütlerini faaliyete başladıktan sonra gerçekleşen satışlara
göre vermeleri halinde taahhütnamelerde daha gerçekçi rakamların yer alması
beklenebilir. Özetle ifade etmek gerekirse, yukarıda yer verilen Kurul kararı ile
Akaryakıt Sektör Raporu’nda ifade edildiği üzere tonaj taahhütleri, prensip olarak
2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olmamakla birlikte, bunun pratikte dağıtım şirketleri ve bayi
arasındaki bilgi asimetrisinden dolayı sorun haline geldiği görülmektedir.
Bu doğrultuda, şikâyet konusu işlemin doğrudan 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında
değerlendirilmesinin yerinde olmayacağı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; genel rekabet
düzenlemeleri ve basiretli tacir kavramları dikkate alındığında, bu hususun rekabet
kurullarını ihlal ettiğini ileri sürmenin olanaklı olmadığı, ancak piyasadaki dikey ilişkiler 140
üzerinde dolaylı yönden etkileri olduğunun göz ardı edilmesinin de olanaklı olmadığı
düşünülmektedir. Bu noktada, ilgili sektördeki düzenleyici kurum olan EPDK’ya konuyla
ilgili görüş ve çözüm önerilerinin iletilmesinin ve rekabet kuralları ile doğrudan ilgisi
1 Rekabet Kurulunun 15.11.2006 tarih ve 06-84/1059-306 sayılı kararı.
10-27/410-156
4
olamayan bu konunun, eğer gerekli ise EPDK düzenlemeleri ile çözülmesinin yerinde
olacağı değerlendirilmektedir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
1- Başvuru konusu akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak yapılan bayilik sözleşmesi ile
tapuya şerh edilmiş kira sözleşmelerinden oluşan ve rekabet yasağı içeren dikey 150
ilişkinin 18.9.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına,
2- Satış tonajı taahhüdüne ilişkin başvurunun, mevcut durumda 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığına, ancak bu konunun
sektördeki etkileri dikkate alınarak 4054 sayılı Kanun’un 30. maddesinin (f) bendi
uyarınca EPDK’ya görüş gönderilmesi için Başkanlığın görevlendirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy