Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-1-83
Karar Sayısı : 10-42/733-240
Karar Tarihi : 10.6.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Tuğçe KOYUNCU
C. ŞİKAYET EDEN : Durmuş Ali ÇIKLA
Fener Konakları No:12 Antalya
20
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Opet Petrolcülük A.Ş.
Kısıklı Mah. Sarıgazi Cad. No:65 34696 Üsküdar/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Opet Petrolcülük A.Ş. lehine tesis edilen intifa hakkının ve
buna dayanarak gerçekleştirilen eylemlerin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olduğu
iddiası ve gerekli tedbirlerin alınması talebi üzerine verilen 16.9.2009 tarih ve 09-
42/1060-270 sayılı Kurul kararının Danıştay 13. Dairesinin 2009/6787 E. sayılı
kararı ile yürütmesinin durdurulması ertesinde, dosya konusunun yeniden
değerlendirilmesi. 30
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 15.07.2009 tarih ve 5014 sayı ile intikal eden
ve eksiklikleri 21.07.2009 tarih ve 5167 sayılı yazı ile tamamlanan başvuruya ilişkin
olarak hazırlanan 11.09.2009 tarih, 2009-1-83/İİ-09-İAY sayılı İlk İnceleme Raporu’nun
14.09.2009 tarih ve REK.0.05.00.00-110/203 sayılı Başkanlık önergesi ile görüşülmesi
sonucunda 16.09.2009 tarih ve 09-42/1060-270 sayılı Kurul kararı alınmıştır.
Başvuru sahibi Durmuş Ali Çıkla vekili tarafından Danıştay 13. Dairesi’nin 2009/6787
Esas sıra numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen 29.03.2010 tarihli
kararda, Rekabet Kurulu’nun 16.09.2009 tarih ve 09-42/1060-270 sayılı kararının
önaraştırma yapılmaksızın ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar verildiği 40
gerekçesi ile yürütülmesi durdurulmuştur. Danıştay’ın yürütmenin durdurulması kararı
üzerine yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 15.04.2010 tarihli Bilgi Notu,
16.04.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-110/108 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul
toplantısında görüşülerek, 22.04.2010 tarih ve 10-33/504-M sayı ile önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine düzenlenen 01.06.2010 tarih ve 2009-1-83/ÖA-10-139.İAY sayılı
Önaraştırma Raporu 04.06.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-110/189 sayılı Başkanlık
önergesi ile 10-42 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
10-42/733-240
2
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet başvurusunda özetle; 50
- Başlangıçta mülkiyeti Aziz Nasır Arçağ‘a ait olan taşınmazın, başvuru sahibi
Durmuş Ali Çıkla tarafından satın alındığı,
- Satın alma işleminden önce akaryakıt bayiliği yapılmak amacıyla taşınmaz
üzerinde Opet Petrolcülük A.Ş. (Opet) lehine 10.10.2002 tarihinde 15 yıl süreyle
intifa hakkı tesis edildiği,
- Başvuru sahibinin Opet ile yapmış olduğu görüşmelerde, Opet yetkililerinin, eski
malikle olan bayilik ve intifa sözleşmesinin süresinin 5 yılı geçmesi nedeniyle
dolduğunu, sözleşmelerin yenilenmediğini, bu nedenle anlaşmaları halinde
kendisiyle en fazla 5 yıl süreyle yeni bayilik ve intifa sözleşmesi yapacaklarını
bildirdiği, 60
- Mevzuat uyarınca da en fazla 5 yıl süreyle bayilik sözleşmesi ve bununla
bağlantılı intifa sözleşmesi yapılabileceği, başvuru sahibinin bu beyanlara ve
yasadaki duruma güvenerek taşınmazı satın aldığı,
- Ancak Opet’in kendisine ağır koşullar ileri sürdüğü; bu kapsamda 15 yıllık intifa
ve 5 yıllık bayilik sözleşmesi yapılması, bayilik sözleşmesinin her 5 yılın
sonunda kendiliğinden uzaması, satış fiyatının Opet tarafından belirlenmesi ve
bayilik yapılan ilin sınırları dışında da rekabet etmeme yükümlülüğü vb.
koşulların sözlü olarak önerildiği,
- Başvuru sahibinin bu şartlar altında sözleşme imzalamadığı ve Termopet Ltd.
Şti. (Termopet) ile anlaşarak bu firma ile bayilik sözleşmesi imzaladığı, şu anda 70
istasyonda Termopet’in akaryakıt dağıtım bayisi ve Akçagaz Ltd. Şti.’nin LPG
dağıtım bayisi olarak faaliyet göstermekte olduğu, Opet’in, taşınmazla ilgili
lisanslarının EPDK tarafından iptal edildiği,
- Opet’e intifa hakkının kaldırılması için ihtarname gönderdiği ancak Opet’in
kendileri tarafından sunulan sözleşmeyi imzalamak zorunda olduğu, aksi halde
intifa hakkına dayanarak istasyona el koyacağını bildirdiği,
- Bunun üzerine Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesi’nde intifa hakkının
kaldırılması amacıyla dava açtığı, buna karşılık Opet’in de elatmanın önlenmesi
davası açtığı ve davaların halen sürmekte olduğu,
- Opet tarafından istasyondan çıkarılma tehdidi altında oldukları, bu durumun 80
4054 sayılı Kanunun 4. ve 6 maddeleri ile 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne aykırı olduğu
belirtilerek, bayilik sözleşmesinin eki ve teminatı olarak yapılan intifa sözleşmesinin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olması nedeniyle geçersizliğine ve Opet’in
faaliyetlerinin 4054 sayılı Kanunun 4. ve 6. maddelerine aykırı olması nedeniyle ihlale
son verilmesine ve gerekli yaptırımların uygulanmasına, muafiyet hükümlerinin
uygulanacağı görüşünün kabul edilmesi halinde muafiyetin geri alınmasına, ayrıca
tedbir kararı verilerek intifaya dayanan taleplerin soruşturma neticeleninceye kadar
durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
90
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Önaraştırma raporunda,
1. Başvuru konusu dikey anlaşmaya esas teşkil eden Opet ile Aziz Nasır Arçağ
arasında imzalanmış olan bayilik sözleşmesi ve bununla bağlantılı 10.10.2002 tarihli
intifa sözleşmesinden oluşan rekabet yasağına dayalı dikey ilişkinin, 18.9.2010
tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamında olduğu, bu
10-42/733-240
3
nedenle, bu aşamada Opet hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
2. İntifa hakkının tapudan terkinine karar verme yetkisinin Hukuk Mahkemelerinde
olduğu,
3. İlgili pazarda tek başına hâkim durumda olan bir teşebbüsten söz edilemeyeceği; 100
gerek Mahkeme gerekse Rekabet Kurulu kararlarıyla akaryakıt sektöründeki rekabet
yasağına dayalı dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında 5
yılla sınırlandırıldığı; bunun haricinde konunun Kanun’un 6. maddesi ile
ilişkilendirilemeyeceği,
4. 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi çerçevesinde geçici tedbir kararı alınmasını gerekli
kılan bir durumun mevcut olmadığı,
görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
Dosyadaki bilgilere göre; Opet, perakende satışlar, ticari ve endüstriyel yakıtlar, 110
madeni yağlar, depolama ve uluslararası ticaret konularında faaliyet göstermektedir.
Opet markası altında 801 ve Sunpet markası altında 545 adet olmak üzere toplam
istasyon sayısı 1346’dır. Diğer taraftan başvuru sahibi Durmuş Ali Çıkla ise, şikâyet
konusu akaryakıt istasyonunun bulunduğu Antalya ili, Manavgat ilçesi, Çolaklı Köyü
Üçtepe mevkii, 1497 parselde kayıtlı taşınmazın maliki olup söz konusu taşınmaz
üzerinde bir süre akaryakıt bayilik faaliyeti yürütmüştür.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Taraflar arasındaki “Bayilik Sözleşmesi”nin kapsamı göz önüne alındığında, bildirime
konu işlem çerçevesinde ilgili ürün pazarı, “oto lpg dışında kalan otomotiv yakıtları” 120
“oto-LPG” ve “madeni yağ” pazarları olarak belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Gerek beyaz akaryakıt ürünleri, gerekse oto-LPG ve madeni yağ dağıtım faaliyetlerinin
yurt çapında gerçekleştirilmesi ve ilgili hizmetler bakımından rekabet şartlarının
farklılaşmasına neden olacak bir unsur bulunmaması nedeniyle coğrafi pazar,
“Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1. Önaraştırma Kapsamında Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
Dosyadaki bilgilere göre konuyu inceleyen raportörlerce, iddia edilen hususlarla ilgili
olarak Opet’e gönderilen bilgi isteme yazısı ile; Opet’in söz konusu taşınmaz üzerinde 130
akaryakıt bayilik faaliyeti yapabilmek amacıyla Aziz Nasır Arçağ ile imzalamış olduğu
akaryakıt bayilik anlaşmasının ardından, istasyonun hangi gerçek veya tüzel kişilere
devredildiği, istasyonun işletilebilmesi amacıyla Opet lehine tesis edilmiş olan intifa
hakkının tapudan terkin edilip edilmediği veya buna ilişkin herhangi bir işlem yapılıp
yapılmadığı, istasyonun işletmeciliğinin halihazırda hangi gerçek veya tüzel kişi
tarafından yerine getirilmekte olduğu, şayet mevcut durumda taşınmaz üzerinde Opet
istasyonu işletilmekteyse; bayi ile imzalanmış olan en son tarihli akaryakıt bayilik
sözleşmesinin bir örneği talep edilmiştir. Opet tarafından gönderilen cevap yazısında
özetle;
10-42/733-240
4
1. Opet ile Aziz Nasır Arçağ arasında süresi 18.09.2010 tarihinde sona erecek şekilde 140
uyarlanarak yeniden düzenlenen 18.04.2003 tarihli bir bayilik sözleşmesi mevcutken
istasyonun bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin Durmuş Ali Çıkla tarafından
devralınması üzerine önceki bayilik ilişkisinin Aziz Nasır Arçağ tarafından sona
erdirildiği ve akaryakıt istasyonu ve işletmeciliğinin Opet’in muvafakati olmaksızın
Durmuş Ali Çıkla’ya devir ve teslim edildiği, bununla birlikte Durmuş Ali Çıkla
tarafından Opet lehine tesis edilmiş olan intifa hakkının terkini talebi ile mahkemede
dava açılmış olduğu, karşı dava olarak Opet tarafından elatmanın önlenmesi davası
açıldığı, mahkeme kararı neticesinde taşınmazın Opet’e teslim edildiği,
2. Opet lehine tesis edilmiş olan intifa hakkının hâlihazırda devam etmekte olduğu,
cevap yazısı tarihi itibarıyla eski bayi veya başvuru sahibinin intifa hakkının terkin 150
edilmesi bakımından herhangi bir şahsi hakkının bulunmadığı, Opet’in buna ilişkin
yasal bir yükümlülüğünün de bulunmadığı, söz konusu intifa hakkı 18.09.2010 tarihine
kadar grup muafiyeti kapsamında olduğundan Opet tarafından intifanın terkinine ilişkin
herhangi bir işlem yapılmadığı,
3. Taşınmaz ve akaryakıt istasyonunun, mahkemenin ihtiyati tedbir kararı uyarınca
Opet’in zilyetliğinde bulunduğu, anılan akaryakıt istasyonunun işletilmesi amacıyla
Opet ile İzbel Petrol Taşımacılık İnşaat Otomotiv Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti. arasında 16.03.2010 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı ancak İşyeri Açma ve
Çalışma Ruhsatı ve Bayilik Lisansı işlemleri devam ettiğinden istasyonda herhangi bir
akaryakıt satışı ve bayilik faaliyeti gerçekleştirilemediği 160
belirtilmiştir.
I.3.2. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesinin İhlaline Yönelik Değerlendirme
Dosyada yer alan belgeler incelendiğinde, başvuruya konu taşınmaz üzerinde
akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapılmak amacıyla önceki malik Aziz Nasır Arçağ
tarafından Opet lehine 10.10.2002 tarihinde 15 yıl süreyle geçerli olmak üzere intifa
hakkı tesis edildiği ve bu şahıs ile Opet arasında 18.04.2003 tarihinde 15 yıl süreyle
geçerli olmak üzere Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığı görülmektedir. Söz
konusu bayilik sözleşmesi ile ilgili olarak Opet tarafından, Üsküdar 3. Noterliği
marifetiyle Aziz Nasır Arçağ’a keşide edilen 12.09.2005 tarih ve 44985 yevmiye
numaralı ihtarname ile; 170
“….Rekabet Hukuku Mevzuatı gereğince söz konusu bayilik sözleşmesinin süresinin
ihtarname tarihinden itibaren 5 yıl olarak değiştirildiği, süre hitamından itibaren
tarafların mutabakatı ile yine beş yılı geçmemek şartıyla uzatılabileceği, 18.9.2005
tarihinden itibaren kalan süresi 5 yıldan fazla ise 5 yılın sonunda, 5 yıldan az ise süre
sonunda sona ereceği…”
bildirilerek, bayilik sözleşmesinin süresinin beş yıllık rekabet etmeme yasağına uygun
olarak tadil edildiği anlaşılmaktadır.
Yine başvuru dilekçesi ve eklerinden, söz konusu taşınmazın Durmuş Ali Çıkla
tarafından satın alınma tarihinin 27.11.2008 olduğu, başvuru sahibi, Durmuş Ali
Çıkla’nın Opet tarafından teklif edilen koşullarda anlaşma imzalamadığı, bunun yerine 180
Termopet ile 25.02.2009 tarihinde 3 yıl süreyle geçerli olmak üzere akaryakıt bayilik
sözleşmesi ve Akgaz Ticaret ve San. A.Ş. ile 12.02.2009 tarihinde 2 yıl süreyle geçerli
olmak üzere Otogaz Bayilik Sözleşmesi imzaladığı görülmektedir.
Bununla birlikte, Aziz Nasır Arçağ tarafından Opet aleyhine, Asliye Ticaret
Mahkemesi’nde taraflar arasındaki bayilik ve intifa sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un
ve 2002/2 sayılı Tebliğ’in ilgili maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle geçersizliğinin
tespiti ve tazminat talepli dava açılmış olduğu, yeni malik ve başvuru sahibi Durmuş Ali
10-42/733-240
5
Çıkla tarafından ise Opet ve Aziz Nasır Arçağ aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi’nde
intifa hakkının terkini talepli, yine Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ise sözleşmelerin
geçersizliği ve tazminat talepli dava açılmış olduğu anlaşılmaktadır. 190
Başvurunun konusunu oluşturan dikey anlaşma, başvuru sahibinden önceki malik Aziz
Nasır Arçağ ile Opet arasında imzalanmış olan bayilik anlaşması ile onunla bağlantılı
olarak Opet lehine tesis edilen intifa hakkından oluşmaktadır. Söz konusu bayilik
sözleşmesi kapsamında dağıtım firmasınca bayiye rekabet etmeme yükümlülüğü
getirildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay’ın 13.05.2008 tarihli ve E.2006/1604, K.2008/4196 sayılı kararı ve bu karar
üzerine Rekabet Kurulunun konuyla ilgili olarak daha önce almış olduğu kararlar ile
sabit olduğu üzere; bayilik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme
yükümlülüğü süresine etki eden intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer etkiye
sahip sözleşmelerin tamamı tek bir dikey anlaşma olarak kabul edilmektedir. Bu dikey 200
anlaşmalar ile bayiye 5 yıldan uzun süreli rekabet yasağı getirilmesi, bayi üzerindeki
rekabet etmeme yükümlülüğü süresinin, 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen 5 yıllık üst
sınırın fiili olarak aşılmasına neden olmakta ve söz konusu dikey ilişkiyi anılan Tebliğ
ile tanınan grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.
Bu çerçevede, Opet ile Aziz Nasır Arçağ arasında imzalanan 18.4.2003 tarihli bayilik
sözleşmesi ile bununla bağlantılı olarak 10.10.2002 tarihinde Opet lehine tanınan intifa
hakkı tesisine ilişkin resmi senet, bütün olarak Tebliğ’in 2. maddesi anlamında bir dikey
anlaşmadır. Söz konusu dikey anlaşmanın özellikle intifa hakkının süresi dikkate
alındığında, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde öngörülen beş yıllık süreyi aşar
nitelikte rekabet etmeme yükümlülüğü içerdiği sonucu ortaya çıkmaktadır. 210
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. paragrafında da belirtildiği
üzere muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan; faaliyetlerin sona erdirilmesi,
devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkması halinde
muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz konusu değildir. Bu hükmün bir
diğer anlamı da yukarıda sayılan yollarla bayi üzerindeki rekabet yasağının
kalkmayacağı, dolayısıyla rekabet yasağına dayalı dikey ilişkinin sonlanmış
sayılamayacağıdır. Bu çerçevede, başvuru dilekçesinde yer verilen bilgi ve belgelerin
incelenmesi sonucunda 10.10.2002 tarihinde düzenlenen 15 yıllık intifa hakkı tesisine
ilişkin resmi senet ile bayilik sözleşmesinden oluşan dikey ilişkide taşınmazın ve
akaryakıt istasyonunun devredilmiş olmasının muafiyetten yararlanılacak sürenin 220
tespiti bakımından bir değişikliğe yol açmayacağı değerlendirilmektedir.
Öte yandan, Kurulun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan
anlaşmaların 18.09.2010 tarihinde kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. Bu çerçevede, Opet ile Aziz Nasır
Arçağ arasındaki dikey ilişkinin 18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süresi beş yılı
aştığından, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanacağı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte intifa hakkının
terkinine karar verme konusunda hukuk mahkemeleri yetkili olup, bu husus Rekabet
Kurumunun görev alanı içerisinde değildir. 230
I.3.3. 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi Kapsamında Değerlendirme
Başvuru dilekçesinde, sözleşmenin düzenlenmesi sırasında Opet’in 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi anlamında hakim durumunu kötüye kullandığı, piyasanın
%99’unun POAŞ, Opet, BP, Total, Alpet, gibi firmalar tarafından kapatıldığı; alım-
satım, fiyat, bayilik gibi unsurların birlikte hareket etmek suretiyle belirlendiği, bu
10-42/733-240
6
nedenle bayilerin 15 yıl süreyle geçerli olmak üzere intifa sözleşmesi imzalamak
zorunda bırakıldıkları, bu durumun özellikle istasyonun bulunduğu Manavgat ilçesi
sınırları içinde yeni dağıtım şirketlerinin piyasaya girmesine engel olduğuna ilişkin
iddialar da yer almaktadır.
Opet’in, başvuru dilekçesinde belirtilen yollarla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi 240
anlamında hâkim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığına ilişkin yapılacak
değerlendirmede, öncelikle Opet’in ilgili pazarda hâkim durumda olup olmadığının
tespit edilmesi, hâkim durumun varlığı halinde şikâyete konu eylemin bir kötüye
kullanma eylemi olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Hâkim durumun
belirlenmesinde pazar payı bilgisinin öncelikli olarak dikkate alınması gereken bir unsur
olduğu, çok yüksek oranlardaki pazar paylarının, önemli bir pazar gücüne işaret ettiği
rekabet hukukunda genel kabul gören bir husustur.
Dosyada yer alan EPDK verilerine göre, Opet’in ilgili ürün pazarının önemli bir
bölümünü teşkil eden benzin ve motorin toplamına göre pazar payı yaklaşık
%16,50’dir. Söz konusu pazarda en yüksek pazar payına sahip şirket %26,24 250
oranındaki pazar payıyla POAŞ olup, POAŞ’ı sırasıyla %18,73 oranındaki pazar
payıyla Shell&Turcas ve %16,50 oranındaki pazar payıyla Opet takip etmektedir. Diğer
taraftan, ilgili pazarda küçük dağıtım şirketleriyle birlikte toplam 52 adet dağıtım şirketi
faaliyet göstermekte olup böyle bir yapı içerisinde Opet’in hâkim durumda olduğundan
söz etmek mümkün değildir. Rekabet Kurulunun 24.07.2008 tarih ve 08-47/653-250
sayılı kararında da Opet’in 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi anlamında hâkim
durumda olduğuna yönelik herhangi bir tespiti bulunmamaktadır. Aynı şekilde Kurulun,
05.08.2009 tarih ve 09-34/796-199 sayılı kararı ve benzer kararları da ilgili ürün
pazarında çok sayıda dağıtım şirketinin faaliyet göstermekte olduğu ve hâkim durumda
olan herhangi bir teşebbüsten söz edilemeyeceği yönündedir. 260
Bununla birlikte Opet’in, başvuru sahibinin maliki olduğu istasyon bakımından hâkim
durumda olduğu da başvuruda yer verilen iddialar arasında yer almaktadır. Böyle bir
iddianın kabulü ise her akaryakıt istasyonunun ayrı bir ilgili coğrafi pazar olarak kabul
edilmesini gerektirir ki, böyle bir ön kabul hukuki ve iktisadi bakımdan dayanaksız olup;
ne sektöre yönelik tesis edilen geçmiş tarihli Kurul kararları ne de konuya ilişkin mehaz
mevzuat uygulamaları, bu tür bir değerlendirmeye imkân tanımaktadır.
Pazarda Opet ile birlikte bazı firmalarca birlikte hâkim durumun rekabet yasağına
dayalı ve uzun süreli dikey anlaşmalar yoluyla kötüye kullanıldığı yönündeki iddialara
gelince;
1. Haziran 2008 tarihli Akaryakıt Sektör Raporunda dağıtım şirketlerinin sahip oldukları 270
uzun süreli intifa sözleşmelerinin diğer dağıtıcıların pazara girmelerine engel olduğu;
2. Bu nedenle, rekabet yasağına dayalı dikey anlaşmaların, aynen diğer sektörlerde
olduğu gibi akaryakıt sektöründe de “kaynağını özel hukuktan alan kira, intifa gibi
sözleşmelere dayansa da” 5 yıl ile sınırlanması gerektiği belirtilmiştir.
3. Danıştay’ın, aynı yönde değerlendirmeler içeren Total-Akdağ kararının ardından bu
sözleşmeleri 5 yıllık bir süreyle sınırlayan Kurul kararlarının amacı da söz konusu
teşebbüslerin sahip oldukları pazar güçlerine bağlı olarak dikey anlaşmalar yoluyla
diğer şirketlerin pazara girişlerini engellemelerinin önüne geçmektir.
4. Uzun süreli tapusal hak içeren sözleşmelerin bayilik sözleşmelerine etkisi nedeniyle
pazarın bütününde oluşturabileceği rekabeti sınırlandırma etkisinin ise yukarıda 280
açıklandığı üzere Danıştay kararının ardından Kurul tarafından söz konusu
sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi sonucu bertaraf
edileceği değerlendirilmektedir. Bu nedenle 4054 sayılı Kanuna dayanılarak ve mevcut
10-42/733-240
7
piyasa koşulları dikkate alınarak hazırlanan ve yürürlüğe giren dikey anlaşmalara ilişkin
mevzuat kapsamında, bunun ötesinde bir müdahalede bulunulması gerekli
görülmemektedir.
5. Öte yandan, mevcut şartlarda konunun ayrıca Kanun’un 6. maddesi ile
ilişkilendirilmesi mümkün olmadığı gibi sadece intifa haklarının dağıtım firmalarınca
elde bulundurulduğu iddiası, hâkim durumun kötüye kullanılması kapsamındaki bir
değerlendirmeye gerekçe olmayacaktır. 290
I.3.4. Muafiyetin Geri Alınması Kapsamında Değerlendirme
Başvuru sahibi tarafından belirtilen işlemle ilgili olarak muafiyetin geri alınmasına karar
verilmesi talep edilmiştir. Bunun gerekçesi olarak da Opet’in 2002/2 sayılı Tebliğ’de
geçici madde ile öngörülen geçiş süreci içinde sözleşme süresini beş yıl kuralına göre
tadil etmediği belirtilmiştir.
Rekabet Kurulunun 05.03.2009 tarih ve 09-09/187-57 sayılı kararında, “Dikey
anlaşmalarda yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5.
maddesiyle uyumlu hale getirilmesine ilişkin geçiş sürecinin 18.9.2005 tarihinde sona
erdiği; bu çerçevede 18.9.2005 tarihinden önce yapılmış olan ve süresi beş yılı aşan
sözleşmelerin, Rekabet Kurulu tarafından uygulanan “azami hadde indirme” ilkesi 300
gereğince 18.9.2010 tarihine kadar Tebliğ’de yer alan muafiyetten yararlanabileceği ve
bu tarihten sonra muafiyet koşullarının ortadan kalkacağı” sonucuna varılmıştır.
Dolayısıyla geçiş süresi içinde uyumlaştırma yapılmamış olmasının, muafiyetin geri
alınmasını gerektiren bir husus olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Zira konuyla
ilgili olarak daha önce alınmış Kurul kararlarında, geçiş süreci sonu itibarıyla gerekli
değişiklikler yapılmamış olan tüm dikey anlaşmaların intifa senetleri de dahil olmak
üzere 18.09.2010 tarihine kadar uygulama olanağının bulunduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte 2002/2 sayılı Tebliğ’in 6. maddesine göre muafiyetin geri alınabilmesi
için bu Tebliğ ile muafiyet tanınmış olan bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğunun tespit 310
edilmesi gerekmektedir. Petrol piyasası faaliyetlerine ilişkin yasal düzenlemeler, Kurum
tarafından yürütülen incelemeler ve bunun sonucunda düzenlenen Akaryakıt Sektör
Raporu, Danıştay kararları ve Rekabet Kurulunun sektöre yönelik olarak almış olduğu
kararlar kapsamında, başvuru sahibi tarafından iddia edilen hususların muafiyetin geri
alınmasını gerektirecek hususlar olmadığı kanaatine varılmıştır.
Başvuru sahibi tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 14.05.2010 tarih ve 3892
sayı ile intikal eden ilave bir yazı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilen ve halen
Danıştay 13. Dairesinin 2009/6787 E. sayısı ile görülmekte olan işbu dosya konusu
karar hakkında, Mahkemeye sunulan bir dilekçe ile yürütmenin durdurulması
talebinden kısmen vazgeçildiği bildirilmiştir. İlgili yazı ekinde Kurumumuza da 320
gönderilen dilekçede; 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi yönünden verilen kararın
kesinleşmesinin talep edildiği, 6. madde konusundaki yürütmenin durdurulması
talebinin ise devam ettiği görülmektedir.
Öte yandan, yine başvuru sahibi tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına
14.05.2010 tarih, 3893 sayı ile intikal eden dilekçede, Opet’in ilgili taşınmaz üzerinde
akaryakıt bayilik faaliyeti yapılması amacıyla üçüncü bir şirket olan İzbel Petrol
Taşımacılık İnş. Oto. Gıda Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile 16.03.2010 tarihinde 5 yıl
süreyle geçerli olacak bir bayilik sözleşmesi imzaladığı bildirilmiş olup; süresi göz
önüne alındığında 18.09.2010 tarihini aştığı görülen söz konusu sözleşmenin
geçersizliğine ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesi talep edilmiştir. 330
10-42/733-240
8
Sözleşmenin geçersizliğine karar verecek olan makam adli mahkemeler olup, Rekabet
Kurulunun idari yaptırım uygulama yetkisi bulunmakla birlikte, yukarıda açıklandığı
üzere dikey anlaşmanın halen grup muafiyeti kapsamında olması nedeniyle Opet
hakkında soruşturma açılmasına yer olmadığı değerlendirilmektedir. Bu aşamada,
4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir ihlal ya da telafisi mümkün olmayan
zararların ortaya çıkması söz konusu olmadığından, geçici tedbir kararı alınmasına da
gerek olmadığı sonucuna varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
1- Opet Petrolcülük A.Ş. ile Aziz Nasır ARÇAĞ arasında imzalanmış olan bayilik 340
sözleşmesi ve bununla bağlantılı 10.10.2002 tarihli intifa sözleşmesinden oluşan
rekabet yasağına dayalı dikey ilişkinin, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden
yararlandığına; bu nedenle, Opet Petrolcülük A.Ş. hakkında 4054 sayılı Kanun’un
41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine,
2- İntifa hakkının tapudan terkinine karar verme yetkisinin hukuk mahkemelerinde
olduğu hususunda başvuru sahibinin bilgilendirilmesine,
3- İlgili pazarda tek başına hâkim durumda olan bir teşebbüsten söz edilemeyeceğine,
gerek mahkeme gerekse Rekabet Kurulu kararlarıyla akaryakıt sektöründeki
rekabet yasağına dayalı dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi 350
kapsamında 5 yılla sınırlandırıldığına; konunun Kanun’un 6. maddesi ile herhangi
bir ilişkisinin olmadığına,
4- 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi çerçevesinde geçici tedbir kararı alınması
yönündeki talebinin reddine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy