Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-87 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-44/785-262
Karar Tarihi : 17.06.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ (İkinci Başkan)
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, 10
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : E. Cenk GÜLERGÜN, Cumhur Atalay HATİPOĞLU
C. ŞİKAYET EDEN : Co-Re-Na Ecza Deposu Dış Ticaret Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. İbrahim EKDİAL
Büyükdere Cad. Plaza 33 No:33/16 Şişli/İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : Roche Müstahzarları San. A.Ş.
Güney Plaza Eski Büyükdere Asfaltı No:17/6 Maslak/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Roche Müstahzarları San. A.Ş.’nin, ürün satışında
bulunmak için yurt dışına satış yasağı düzenlemesini içeren sözleşmenin 20
imzalanmasını şart koştuğu, bu şartı kabul etmeyen Co-Re-Na Ecza Deposu Dış.
Tic. Ltd. Şti.’ye 2010 yılından itibaren mal vermeyi reddettiği, anılan depoya diğer
ecza depolarının Roche ürünlerini satmasına engel olduğu, bu çerçevede 4 ve 6.
maddeleri kapsamında 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 05.04.2010 tarih, 2882 sayı ile giren ve
eksiklikleri en son 31.5.2010 tarih ve 4325 sayı ile tamamlanan başvuru üzerine
hazırlanan 29.04.2010 tarih ve 2010-1-87/BN-10-134.ECG sayılı Bilgi Notu,
06.05.2010 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir soruşturma açılmasına
gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca 30
önaraştırma yapılmasına 10-34/555-M sayı ile karar verilmiştir. Bunun üzerine
düzenlenen 10.06.2010 tarih ve 2010-1-87/ÖA-10-134.ECG sayılı Önaraştırma Raporu
14.06.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-110/199 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-44 sayılı
Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle;
- Roche Müstahzarları San. A.Ş. (Roche) tarafından, 2010 yılı için hazırlanan genel
çalışma sözleşmesinin gönderilerek bunun 11.01.2010 tarihine kadar
imzalanmasının istendiği,
- Co-Re-Na Ecza Deposu Dış. Tic. Ltd. Şti. (Corena)’nin sözleşmeyi inceleme
aşamasında verdiği siparişin, Roche tarafından sözleşmenin imzalanmaması 40
gerekçe gösterilerek reddedildiği,
- Corena’nın, yurt dışına satış yasağına ilişkin maddenin çıkarılması durumunda
sözleşmeyi imzalayacağını bildirmesine karşın, sözleşmenin imzalanması ve
siparişlerin karşılanması konularında herhangi bir gelişmenin yaşanmadığı,
- Corena’nın Roche ürünlerini tedarik etmek istediği diğer ecza depolarının ise, Roche
ile imzaladıkları sözleşmenin hükümleri ve anılan teşebbüsün talimatları nedeniyle
bu talepleri karşılamadığı,
10-44/785-262
2
- Gerek sözleşmedeki ihracat yasağı maddesinin gerekse Roche’un Corena’ya ürün
satışlarını durdurması ve engellemesinin 4054 sayılı Kanun’un 4 ve 6. maddeleri
kapsamında olduğu 50
ileri sürülmekte ve Roche’nin cezalandırılması talep edilmektedir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, şikayet konusu iddiaların 4054 sayılı
Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle şikayetin reddedilmesi
gerektiği görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Yapılan Tespitler
Dosya konusu şikâyet dilekçesinde yer alan bilgilere göre, Sağlık Bakanlığından 2007
yılında ruhsat alan Corena’nın ana faaliyet konusu, sağlayıcılardan tedarik edilen
beşeri tıbbi ürünlerin ihracıdır. 2009 yılında en yüksek tıbbi ürün ihracatı yapan üçüncü
firma olduğu belirtilen Corena’nın, faaliyete başladığı yıldan 2010 yılı başına kadar ilaç 60
satın aldığı firmalardan biri de Roche’dur. Ürünlerinin dağıtımını ecza depoları ile
imzalamış olduğu bir yıl süreli “Satış Sözleşmesi” çerçevesinde yapan Roche, 2010 yılı
başında da düzenlemiş olduğu sözleşme metnini ecza depolarına göndermiştir. Metnin
içeriğini kabul eden ecza depoları ile karşılıklı olarak imzalanan sözleşmeler
çerçevesinde ürün satışlarını gerçekleştirmeye devam eden Roche, 2009 yılındaki
sözleşmeden farklı olarak 2010 yılına ait sözleşmede ürünlerinin yurtdışına satışını
yasaklayan bir hükme yer vermiştir. 2010 yılı satış sözleşmesinin 13. maddesinde
düzenlenen ilgili hükme aşağıda aynen yer verilmiştir.
“Madde 13
Yurt Dışına Satış Yasağı 70
İşbu sözleşme kapsamında Roche tarafından Depo’ya satılacak olan tüm ürünler Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dahilinde kullanıma satılmak üzere satılacaktır.
Roche tarafından Türkiye sınırları dahilinde kullanıma sunulmak üzere tedarik edilerek
Depo’ya satılan ürünler, Türkiye Cumhuriyeti kanunları ve ilgili yasal mevzuat uyarınca
ambalajlanmış ve tüm kullanım bilgileri (prospektüsler dahil) bu çerçevede hazırlanmıştır.
Bu sebeple, Roche tarafından Depo’ya satılan ürünlerin Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının
dışındaki diğer ülkelere ve/veya bu ülkelerdeki kişi ve kuruluşlara doğrudan ve/veya dolaylı
olarak satılması (ihraç edilmesi vb.) veya başka şekillerde Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına ticari
amaçlarla çıkarılması söz konusu olamaz.
Roche’dan ürün satın alan Depo, bu hususu bildiğini ve kabul ettiğini, aksi davranışlarının 80
Roche tarafından tespiti halinde Roche’un, işbu sözleşme de dahil olmak üzere var olan tüm
sözleşmeleri feshedebileceğini, kendisine ürün satmaya son verebileceğini, mevcut dönemsel
prim veya vade sözleşmesi mevcut ise ve satın alınan ürünler kısmen veya tamamen bu
sözleşmelerdeki yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla satın alınmışsa bu sözleşmelerin de
hem feshedilebileceğini ve hem de bu amaçla alınan ürünlerin hesaplamalardan
düşülebileceğini veya tamamen iptal edilebileceğini, ayrıca tüm bunlara ilave olarak gerekirse
yasal yollara da başvurabileceğini şimdiden gayrikabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt eder.”
Ana faaliyetinin, beşeri tıbbi ürünlerin yurtdışına satışından oluştuğu anlaşılan Corena,
henüz sözleşmeyi imzalamadığı halde 15.02.2010 tarihinde Roche’a ürün siparişi
vermiş, ancak -Corena tarafından verilen bilgiye göre- Roche sözlü olarak 2010 yılı 90
sözleşmesinin imzalanmamış olmasını gerekçe göstererek ürün vermemiştir. Bunun
üzerine, Corena tarafından Roche’a, daha önceki sözleşmelerde yer almayan
yurtdışına satış yasağının (sözleşmenin 13. maddesinin) çıkarılması halinde
sözleşmenin imzalanacağı iletilmiştir. Aynı talep sonraki günlerde tekrarlanmış ve
nihayetinde bu talebe cevaben 02.03.2010 tarihinde Roche tarafından Corena’ya
gönderilen elektronik posta mesajında; Türkiye’de satılmak üzere ruhsatlanan ve bu
amaçla ilgili yasal mevzuat uyarınca ambalajlanan ürünlerin yurtdışına satılması ve
10-44/785-262
3
ihraç edilen ülkedeki mevzuata uyulmaması durumunda Roche’un ağır cezai, hukuki
ve idari sorumluluğunun doğabileceği ifade edilmiştir. Bu yazının ardından Corena
tarafından 09.03.2010 tarihinde gönderilen elektronik postada, tüm yasa ve kurallara 100
uygun bir şekilde satış ve ihracat yapıldığı, ürünlerin güvenlik ve muhafazasının
titizlikle yerine getirildiği, sözleşmenin 13. maddesinin rekabeti kısıtladığı, bu maddenin
sözleşmeden çıkarılması durumunda daha önceki koşullarda çalışmak istendiği
vurgulanmıştır. Corena’nın verdiği bilgilere göre bu son yazışmadan sonra, iletilen
talep doğrultusunda herhangi bir gelişme olmamıştır. Corena ile Roche arasında geçen
bu yazışmaların varlığı, raportörlerce Roche’da yapılan yerinde incelemede alınan
belgelerle teyit edilmiştir.
Roche ile yapılan yazışmalar devam ederken, Corena’nın bir yandan da diğer ecza
depolarından Roche ürünlerini tedarik etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Nitekim, yine
Corena tarafından gönderilen elektronik posta çıktılarına göre, Şubat ayı içerisinde 110
Melis, Çınar ve Yusufpaşa ecza depolarına Roche ürünleri ile ilgili siparişler iletilmiş,
ancak adı geçen depolar, Roche ile imzalanan sözleşme uyarınca ve Roche’un kabul
etmemesi nedeniyle ürün tedarik edemeyeceklerini ifade etmiştir1. Şikayet dilekçesinin
ekinde gönderilen elektronik posta çıktılarında, Çınar ve Yusufpaşa’nın, Corena’ya
ürün tedarik edip etmeme konusunda Roche ile temasa geçtiğini gösterebilecek
ifadelerle karşılaşılmıştır. Ancak raportörlerce Roche’da yapılan yerinde incelemede,
adı geçen ecza depolarının bu konuda Roche ile temasa geçtiğini gösterir nitelikte
herhangi bir belge bulunamamıştır. Aynı ecza depolarından, Roche ile anılan konu
hakkında sözlü veya yazılı olarak herhangi bir temasa geçilip geçilmediği hakkında
yazı ile bilgi istenmiştir. Ancak, Melis, konuyla ilgili olarak Roche ile herhangi bir 120
temasının olmadığını ifade etmiş; Çınar, herhangi bir yazışmanın bulunmadığını,
elektronik posta yoluyla yapılmış olabilecek herhangi bir iletişimin ise aradan zaman
geçmesi nedeniyle kayıtlardan silinmiş olabileceğini belirtmiş; Yusufpaşa ise, bu
konuda herhangi bir temas olduğuna dair bilgi sunmamıştır.
I.2. Değerlendirme
Dosyada yer alan bilgilere göre şikayet başvurusunun konusunu esas olarak,
Corena’nın 2010 yılına kadar tedarik edebildiği Roche ürünlerini bu yılın başından
itibaren satın alamaması oluşturmaktadır. Roche’un gönderdiği ve bu teşebbüsün yıllar
itibarıyla hangi ecza depolarına satış yaptığı bilgisine göre de; Roche 2007, 2008 ve
2009 yıllarında Corena’ya satış yapmışken, bu satışlar 2010 yılında son bulmuştur. 130
Yine, 2009 ve 2010 yıllarında eczanelere satışlara yönelik olarak Roche’un hangi
depolarla sözleşme imzaladığı sorusuna verilen yanıttan, 2009 yılında sözleşme
imzalayan Roche ve Corena arasında 2010 yılında sözleşme imzalanmadığı
anlaşılmaktadır. O halde şikayetin 4054 sayılı Kanun karşısında değerlendirilmesinde,
iddia konusu olayın varlığının araştırılmasından ziyade, bu gelişmenin hangi koşullar
dahilinde ortaya çıktığının irdelenmesi gerekmektedir.
Şikayet başvurusunun 4054 sayılı Kanun’u ilgilendiren iki alt başlığı bulunmaktadır:
- Roche’un eczanelere yapılan satışlara yönelik olarak2 depolarla çalışma koşullarını
düzenleyen 2010 yılı sözleşmesinde yurt dışına satış yasağı getirilmesi ve
- Corena’nın 2010 yılında Roche ürünleri alımına dair taleplerinin bazı ecza depoları 140
tarafından reddedilmesi.
Bu noktada belirtilmelidir ki, ikinci alt başlığa konu davranışın değerlendirilmesinde,
bunun 2010 yılı sözleşmesindeki ilgili düzenlemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı da
dikkate alınmıştır.
1 Şikayet dilekçesinin içeriğinde M…, Ç… ve Y… olarak ifade edilen ecza depolarının tam isimleri, dilekçenin ekinde
yer alan elektronik posta çıktılarından anlaşılmaktadır.
2 Başvuru konusu, ihalelere yönelik yapılan alımları içermemektedir.
10-44/785-262
4
Corena’nın, 2010 yılı başından itibaren Roche’dan mal tedarik edememesinin esas
nedeni, bu yılda anılan teşebbüsle sözleşme imzalamamış olmasıdır. Başvuruda;
Roche’un diğer depolarla imzaladığı sözleşmenin aynısını Corena ile imzalamayı
reddettiği öne sürülmemiş, ancak anılan deponun ihracat alanına yoğunlaşmış olması
nedeniyle yurtdışına satış yasağını içeren bir sözleşmeyi imzalamak istemediği ifade
edilmiştir. Dolayısıyla ortada ayrımcılık veya dışlayıcılık iddiası bulunmamakta olup 150
Roche ve Corena arasında 2010 yılında sözleşme imzalanmasına engel oluşturduğu
görülen yurt dışına satış yasağı hükmünün 4054 sayılı Kanun karşısında ele alınması
gerekmektedir.
Bir alıcının yeniden satış koşullarının belirlenmesine yönelik davranışları ya da
anlaşma hükümleri 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
değerlendirilmektedir. Nitekim söz konusu maddede rekabeti sınırlayıcı anlaşma,
eylem ve karar türlerine verilen örnekler arasında “(a) Mal veya hizmetlerin alım ya da
satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi ” sayılmaktadır. Bendin lafzından anlaşılacağı üzere, bir
dikey anlaşmada alıcının satış yapabileceği bölgelere ve kişilere ilişkin kısıtlama 160
getirilmesi, kural olarak 4. madde kapsamındadır.
Şikâyete konu sözleşme maddesinde, 2010 yılında Roche ile sözleşme imzalamış
depolara yurt dışına satış yasağı getirilmektedir. Diğer bir deyişle, bu depoların
yalnızca Türkiye’de satılmak üzere Roche’dan ürün alabileceği öngörülmektedir. Bu
durumda, anılan depoların satış yapabileceği bölgelerin, buna bağlı olarak da
müşterilerin, Kanun’un 4. maddesinin (a) bendinde verilen örnekte olduğu gibi
kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Ancak bu noktada, söz konusu kısıtlamanın, hedef aldığı
coğrafi bölge ve Türkiye beşeri ilaç piyasasında etki doğurup doğurmayacağı önem
kazanmaktadır.
Roche ve Corena Türkiye’de kurulu olmakla birlikte, sözleşmenin ilgili hükmünün 170
Roche ürünlerinin satışı bakımından yurt dışında etki doğuracağı görülmektedir.
Nitekim sözleşmede, taraf ecza depolarının Türkiye’de hangi bölgelerde ve kimlere
satış yapacağına dair herhangi bir kısıtlama ya da yeniden satış koşullarının
belirlenmesine yönelik diğer bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, yurt dışına
satış yasağı Türkiye piyasası üzerinde etki doğurmayacak ve Corena’nın Roche
ürünlerini satamaması nedeniyle diğer ülkelerdeki rekabet koşullarının etkilenmesi söz
konusu olacaktır. Bu durum ise, 4054 sayılı Kanun’un uygulanabileceği ve Rekabet
Kurumunun yetki kullanabileceği coğrafi alanın dışında kalmaktadır.
Roche vekilinin Kurumumuza gönderdiği yazıda, yurt dışına satış yasağının veya
başka bir ifade ile ihracat yasağının değerlendirildiği Kurul kararlarıyla ilgili 180
açıklamalarda bulunulmuş, son dönemdeki yerleşik içtihadın bu tür kısıtlamaların 4054
sayılı Kanun kapsamı dışında bulunması yönünde olduğu belirtilmiştir. Anılan kararlar
incelendiğinde, daha eski kararlarda farklı yönde değerlendirmeler yapılmış olmakla
birlikte, tespit edilebilen en yeni tarihli kararlar: 11.07.2007 tarih ve 07-59/684-240
sayılı “Hyundai/Uçar Otomotiv” ve 27.06.2008 tarih ve 08-41/565-213 sayılı “Levi
Strauss” kararlarıdır. Söz konusu kararlar incelendiğinde; bu kararların konuyla ilgili
tutarlı bir çizgiyi yansıttığı; satış yasağının etkisinin nerede ortaya çıktığının öne
çıkarıldığı görülmektedir. Her iki kararda da, yurt dışına satış yasağı düzenlemesi,
alıcıya getirilen bir kısıtlama olarak sayılmakla birlikte, 4054 sayılı Kanun kapsamında
değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla anılan kararların Roche’un konuyla ilgili savunmasını 190
desteklediği değerlendirilmektedir.
Sözleşmenin ilgili hükmünün, lafzının esnek olduğunu ve taraf depoların Türkiye dışına
Roche ürünü satışı yapamamasının ötesinde yorumlanabileceğini söylemek
mümkündür. Şöyle ki, maddenin görünürdeki gerekçesiyle, taraf ecza depolarının yurt
içine satış yapabilecek olan depolara satışlarının da kısıtlanabileceği ve buna bağlı
10-44/785-262
5
olarak da Türkiye’de rekabet karşıtı bir etkinin meydana gelebileceği akla gelmektedir.
Ancak sözleşmenin 13. maddesinde esas itibarıyla Roche ürünlerinin yurt dışına
satışlarına ve aynı zamanda taraf depolara yönelik kısıtlama getirildiği açıktır. Ayrıca
şikayet başvurusunda, Corena’nın yurt dışına satışlarına vurgu yapılmış olup, anılan
deponun Türkiye’deki faaliyetlerinin ne şekilde etkilenebileceğinin üzerinde 200
durulmamıştır. Bunun üzerine raportörler tarafından şikayetçi vekilinden şifahi olarak,
Corena satışlarının yıllar itibarıyla yurt içine ve yurt dışına dağılımı ve bunların içinde
Roche ürünlerinin payları bilgisinin gönderilmesi istenmiştir. Ancak bu talebin iki kez
daha yinelenmesine ve Corena vekilinin önce istenen bilgiyi yazıyla göndereceğini ve
sonra da Kuruma bizzat gelerek sunacağını belirtmesine karşın, bu bilgi
edinilememiştir.
Bunun yanı sıra, Corena’nın sözleşmeyi imzalamamış olmasını yalnızca yurtdışına
satış yasağına yönelik hükme bağlaması, sözleşmenin imzalanmamış olmasının
-yurtdışına satış yasağı dışında- Roche’a atfedilebilecek bir sorundan veya dirençten
kaynaklanmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, Corena’nın yurt içindeki 210
satışlarının önemsiz düzeyde olduğunu veya en azından bu dosya özelindeki ihracat
yasağının Corena’nın yurt içindeki satışlarını kısıtlamaya yönelik bir amaç taşımadığını
gösterir niteliktedir. Aynı zamanda bu durum, Corena’nın yurt içi satışlarının,
sözleşmeyi imzalamaktan kaçınmayı göze alacak kadar önemsiz bir miktarda
olduğunu göstermektedir. Bir başka ifadeyle, yurt içi satışlarının aksamasını göze
alamayacak olan bir ecza deposunun sözleşmeyi imzalaması beklenmelidir.
Bu çerçevede, şikayet konusunun, başvuruda sunulduğu üzere, Corena’nın yurt dışına
satışlarına etkisi yönüyle ele alınması yerinde olacaktır.
Sözleşmede yer alan yurtdışına satış yasağı hükmü genel olarak değerlendirildiğinde
ise, bu düzenlemenin; taraf ecza depolarının Roche ürünlerini yurtdışına 220
satamamasının dışında, yeniden satış koşullarına kısıtlama getirdiği şeklinde
yorumlanamayacağı belirtilmelidir.
Sözleşmenin 13. maddesiyle sınırlı olarak yukarıda yapılan değerlendirmeler
çerçevesinde, yurtdışına satış yasağının Türkiye beşeri ilaç piyasası üzerinde etki
doğurmaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği ve
başvurunun bu kısmı yönüyle reddedilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Şikayet başvurusunun ikinci alt başlığını, 2010 yılında Roche ürünlerini doğrudan
anılan teşebbüsten tedarik edemeyen Corena’nın taleplerinin diğer ecza depoları
tarafından da reddedilmesi oluşturmaktadır. Burada Kanun kapsamında bir ihlalden
söz edilebilmesi için öncelikle, Corena’ya Roche ürünü verilmemesinin, ecza 230
depolarının bağımsız iradesiyle değil, 2010 yılı sözleşmesinin ilgili hükmü nedeniyle
veya Roche’un müdahalesi sonucunda gerçekleşmesi halinin varlığı aranmalıdır.
Yukarıda, anılan sözleşme hükmünün esas itibarıyla taraf ecza depolarına Roche
ürünlerinde yurtdışına satış yasağı getirdiği, Corena’nın yurtdışına satış yasağını kabul
ederek sözleşmeyi imzalaması durumunda pekâlâ Roche’dan ürün tedarik edebileceği,
dolayısıyla diğer ecza depolarının da Corena’ya ürün verememesinin temel nedeninin
bu depoların yurt dışına satış yasağını etkisiz hale getirebilecek nitelikteki her türlü
olasılığı ortadan kaldırmayı hedefleyen sözleşmenin 13. maddesini kabul etmeleri
olduğu ve dolayısıyla yasağın etkisini Türkiye beşeri ilaç piyasasında değil, hedef
aldığı yurt dışı pazarlarında göstereceği, bu nedenle de 4054 sayılı Kanun kapsamında 240
değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda, Corena’nın diğer depolara olan
taleplerinin reddedilmesinin ardında Roche’un iradesinin bulunup bulunmadığı önem
kazanmaktadır.
10-44/785-262
6
Başvuruda Çınar, Melis ve Yusufpaşa ecza depolarının çalışanları ile Corena yetkilileri
arasında bilgisayar ortamında yapıldığı belirtilen bazı yazışma örneklerine yer verildiği
belirtilmişti. Bunlara göre, anılan depoların çalışanları Corena taleplerini reddetmekte
ve buna gerekçe olarak ilgili sözleşme hükmünü ya da Roche’un izin vermemesini
göstermektedir. Ancak raportörlerce Roche’da yapılan yerinde incelemede, anılan
teşebbüsün ecza depolarıyla temas ederek Corena’ya kendi ürünlerinin verilmemesi 250
istediğine dair herhangi bir bulguyla karşılaşılmamıştır. Roche’da konuyla ilgili bulunan
yazışmalar, şikâyet başvurusunun eklerinin arasında da yer alan ve Roche ile Corena
arasında 2010 yılı sözleşmesinin içeriğine yönelik olarak yapılanlarla sınırlıdır. Gerek
ilgili ecza depolarının şikâyetçinin iddiasını reddetmesi gerekse Roche’da yapılan
yerinde incelemede şikâyetçinin iddiasını destekler nitelikte herhangi bir delile
ulaşılamamış olması karşısında, Corena’nın diğer depolardan Roche ürünlerini tedarik
edemeyişinin de 4054 sayılı Kanun kapsamında kabul edilemeyeceği
değerlendirilmektedir.
Corena’nın diğer ecza depolarından Roche ürünlerini yurt dışına satmak üzere talep
ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim yukarıda da belirtildiği gibi, şikâyet konusu olayların 260
Türkiye piyasası üzerindeki potansiyel etkisini ve bunun büyüklüğünü görebilmek için
istenen bilgileri şikâyetçi vekili Kuruma sunmamıştır. Bu durumda da, şikâyetçi
bakımından eldeki iddialar ve bilgiler, başvuruda olanlarla sınırlıdır. Başvuruda ise,
Corena’nın yurtdışı satışlarının durumdan nasıl etkilenebileceği ve bunun da neden
4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmesi gerektiği vurgusu mevcuttur. Ayrıca
şikâyetçinin Kurum raportörleriyle işbirliğinden kaçınmasının, başvuru konusunun
Türkiye piyasasında etki doğurup doğurmadığı noktasında şikâyetin ciddiyeti ve
somutluğu bakımından ayrıca şüphe uyandırdığı vurgulanmalıdır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara 270
yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir
Full & Egal Universal Law Academy