Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-123
Karar Sayısı : 10-44/786-263
Karar Tarihi : 17.06.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ (İkinci Başkan)
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: E. Cenk GÜLERGÜN, Seda Nurtaç BAYRAMOĞLU
C. ŞİKAYET EDEN : Ahmet Nevzat GÜVEN
Atatürk Cd. 1032. Sok No:8/1 Merkez Mah. Selimpaşa-Silivri/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Selçuk Ecza Deposu A.Ş. (Merkez ve Güneşli Şubeleri)
Mahir İz Cd. No:43 Altunizade-Üsküdar/İstanbul 20
- As Ecza Deposu A.Ş.
Mahmutbey Mrk. Mah. Şehit Mahmut Cd. No:60
Güneşli-Bağcılar/İstanbul
- Es Ecza Deposu A.Ş.
Eski Edirne Asfaltı No:558 Sultançiftliği-G.O.P/İstanbul
- Marmara Es Ecza Deposu A.Ş.
Mandıra Cd. Doğan Sok. No:5 Fikirtepe-Kadıköy/İstanbul
- Marmara Hedef Ecza Deposu A.Ş.
Alemdağ Cd. Balkan Sk. No:19 Çakmak-Ümraniye/İstanbul
- Sancak Ecza Deposu A.Ş. 30
Hasan Fehmi Cd. No:50/B Karagümrük-Fatih/İstanbul
- Hedef Ecza Deposu A.Ş.
Göztepe Mh. Namık Kemal Cd. Karanfil Sk. No:62 Bağcılar/İstanbul
- Emek Ecza Deposu A.Ş.
Molla Gürani Cd. Sigortacı Sk. No:15 Fındıkzade-Fatih/İstanbul
- Yusufpaşa Ecza Deposu A.Ş.
Millet Cd. Yusufpaşa Pasajı No:11/A Aksaray/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Kurum kayıtlarına 1.6.2001 tarih ve 2339 sayı ile intikal eden
şikâyet başvurusunun reddine dair işlemin, Danıştay 13. Dairesi’nin 29.3.2010
tarih, 2008/5295 E. ve 2010/2583 K. sayılı kararı ile iptali ertesinde, dosya 40
konusunun yeniden değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Kurum kayıtlarına intikal eden başvuruda özetle, Ahmet
Nevzat Güven’in sahibi olduğu Fındıklı Eczanesinin ödeme güçlüğü içine düşmesi
üzerine, talebi ile 10.11.2000 tarihinde mahkemece konkordato süresi verildiğini, bu
kararın tebliğinden itibaren alacaklılar arasında yer alan ecza depolarının işbirliği
halinde eczanesine peşin olarak bile mal satmamaya başladığını, bazı ecza depolarına
çekilen ihtarnamelere karşı depoların yanıt ihtarnamelerin aynı içerikli olduğunu,
eczanesine mal verilmemesi eyleminin anlaşma iradesiyle ortaya çıktığını ve amacın
eczanesinin piyasa dışına çıkarılması olduğunu ileri sürerek bu ecza depoları hakkında
şikayetçi olmuştur. 50
10-44/786-263
2
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 01.06.2001 tarih ve 2339 sayı ile intikal
şikâyet dilekçesi Daire Başkanlığının 19.07.2001 tarih ve 74 sayılı yazısıyla Kurula
sunulmuş olup Kurul tarafından 4054 sayılı Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrasına
göre konu hakkında inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Şikayetçinin talebi üzerine konuyla ilgili açıklamanın 22.05.2002 tarih ve 1138 sayılı
yazı ile kendisine bildirilmesinin ardından Ahmet Nevzat Güven tarafından Danıştay
10. Dairesinin 2002/5351 E. sayılı dosyasına kayden açılan dava, 27.03.2003 tarih ve
2003/1155 K. sayılı karar ile süre yönünden reddedilmiş, kararın şikayetçi tarafından
temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 14.04.2005 tarih ve
2003/1051 E., 2005/275 K. sayılı kararı ile Danıştay 10. Dairesinin söz konusu 60
kararının bozulmasına hükmetmiş, Kurumumuzun karar düzeltme istemi ise
mahkemenin 31.1.2008 tarih ve 2005/2246 E., 2008/124 K. sayılı kararı ile
reddedilmiştir.
Aynı konuya ilişkin olarak Danıştay 13. Dairesinin 2008/5295 E. sayılı dosyasına
kayden açılan davada mahkeme; “…davacı iddialarının Kanun’un 4. ve 6. maddeleri
kapsamında ihlal iddialarına ilişkin bulunması nedeniyle, davalı idarece davacının
iddialarıyla ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için
önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen prosedüre uyulmaksızın
Kurul’ca doğrudan ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar verilmesinde 4054 sayılı
Kanun’a uyarlık görülmemiştir” şeklinde değerlendirmede bulunarak Rekabet Kurulu 70
kararını 29.03.2010 tarih ve 2010/2583 K. sayılı kararı ile ilgili iptal etmiştir.
Söz konusu Danıştay kararı üzerine, hazırlanan 04.05.2010 tarih ve 2010-1-123/BN-
10-320.SA sayılı Bilgi Notu Rekabet Kurulu’nun 06.05.2010 tarih ve 10-34 sayılı
toplantısında görüşülmüş ve söz konusu iddialar hakkında 4054 sayılı Kanun’un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine düzenlenen 01.06.2010 tarih ve 2010-1-123/ÖA-10-134.ECG sayılı
Önaraştırma Raporu 11.06.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-110/198 sayılı Başkanlık
önergesi ile 10-44 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Şikâyet konusu iddiaların 4054 sayılı Kanun
kapsamında reddedilmesi gerektiği, konuyla ilgili soruşturma açılmasına gerek 80
olmadığı görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Şikayetçinin ve Tarafların Yazılı Açıklamaları
Ahmet Nevzat Güven (Güven) tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 26.05.2010
tarih, 4203 sayıyla giren yazıda, başvuru konusuyla ilgili ayrıntılı açıklamalar
yapılmıştır. Söz konusu yazıda;
- Güven’in sahibi olduğu Fındıklı Eczanesinin (Beyoğlu-İstanbul) 02.05.1996
tarihinde kurulduğu ve geniş bir müşteri kitlesine hitap eden bir konumunun
bulunduğu, 2000 yılının Mayıs ayına kadar yoğun bir talebi karşıladığı,
- Ortada hiçbir haklı neden yokken, Selçuk Ecza Deposunun Fındıklı Eczanesine 90
satışları durdurduğu ve Eczanenin As Ecza Deposundan kısıtlı (kotalı) olarak alım
yapabileceğini bildirdiği,
- 2000 yılının Haziran ayında çalışmaya başladığı Emek Ecza Deposunun da kota
uygulamasında bulunduğu,
- Bunların sonucunda, gelen bazı reçeteleri temin edemeyen Eczaneye olan talebin
azaldığı ve Eczanenin nakit sıkıntısına düşerek çekleri ödeyemez hale geldiği,
- O tarihe kadar alım yapılmayan Hedef Grubu ecza depolarının (Sancak Ecza
Deposunun yaptığı kısıtlı satışlar hariç) da Fındıklı Eczanesine mal vermeyi
reddettiği,
10-44/786-263
3
- Beyoğlu’nda faaliyet gösteren çok sayıda eczacının Depolara Fındıklı Eczanesine 100
satış yapılmaması yönünde istekte bulunduğu ve aksi takdirde kendilerinin alım
yapmayı durduracağını bildirdiği yönünde duyumların söz konusu olduğu,
- Tüm bu gelişmeler üzerine, Güven’in konkordato talep etmek zorunda kaldığı ve
18.10.2000 tarihinde Beyoğlu İcra Tetkik Mercii Hakimliğine başvurarak konkordato
mehli istediği, bu istemin kabul edildiği ve 10.11.2000 tarihinde iki aylık konkordato
mehli verildiği,
- 10.11.2000 tarihinden sonra As ve Emek Ecza Depolarının satışlarını tamamen
durdurduğu, Selçuk Ecza Deposunun ise satışlarını nakit para karşılığında
yapmaya başladığı, ancak düşük limitli olan bu satışların 2001 yılının Nisan ayında
sona erdirildiği ve bu tarihten sonra Fındıklı Eczanesine satış yapılmadığı, 110
- Ecza depolarının mal vermeme eylemine gerekçe olarak gösterdiği takiplerin
tümünün konkordato mühletinin verildiği 10.11.2000 tarihinden sonra yapıldığı ve
bu takiplere kadar ödenmemiş hiçbir çekin olmadığı,
- Depoların Fındıklı Eczanesine mal vermeyi reddetmesine gerekçe olarak ayrıca,
Güven’in İstanbul Beykoz İlçesinde bir villa ve Ford Excursion marka bir cip satın
almasını gösterdiği, ancak bunları bireysel kredi alarak gerçekleştirdiğini ve aylık
net 50 bin TL olan geliriyle kredi taksitlerini kolaylıkla ödeyebildiğini,
- Güven’in, ecza depolarına 20.04.2001 ve 10.05.2001 tarihli ihtarnameleri
gönderdiği,
- Söz konusu depoların başvuruya konu uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4 ve 120
6. maddelerine aykırı olduğu
belirtilmektedir.
Selçuk Ecza Deposunun Merkez ve Güneşli şubeleri ile ayrıca aynı ekonomik bütünlük
içerisinde yer alan As Ecza Deposu A.Ş.’nin Vekili tarafından gönderilen yazıda;
- Yazının ekinde sunulan gerekçeli mahkeme kararlarında ve bu dosyalardan alınan
bilirkişi raporlarında, şikâyetçi borçluya (Güven) mal satılmamasının tek nedeninin
kötü yönettiği işletmesinin ve lüks yaşantısının müvekkil şirketler bünyesinde yeni
zararlar meydana getirmesini önlemek olduğu, şikayetçinin işletmesinin
kapatmasının tek sorumlusunun kendisi olduğu,
- Şikâyetçinin müvekkil şirketten aldığı ilaçların bedellerini ödemediği, bu sebeple 130
2000 yılında aleyhinde icra takibi başlatıldığı ve icra dosyalarına konu edilen
borçları halen ödemediği,
- Güven’in borçlarının tahsilini geciktirmek amacıyla konkordato talep ettiği, Beyoğlu
2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/91 E. ve 2002/150 K. sayılı kararı ile
konkordato talebini reddettiği,
- Kararda “davacının, bir eczacı olduğu, işinin devamı ve kar elde edebilmesi için
ecza deposu şirketlerindeki borçlarını ve banka kredi borçlarından kaynaklanan
borçlarını ödeyip işinin devamını sağlaması gerekirken,… nakit elde ettiği parayı
Acarkentte lüks bir villa satın alması ve … lüks bir jeepe yatırım yapmasının
davacının basiretli bir işadamı gibi davranmadığını gösterdiğini ve ayrıca davacının 140
iyi niyetli olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve konkordato talep
etmesine neden olan durumun lüks yaşantı nedeniyle yapmış olduğu
harcamalardan kaynaklandığı anlaşılmıştır” tespitinin yapıldığı,
- Söz konusu kararın ardından şikâyetçi hakkında hileli iflas sebebiyle Beyoğlu 1.
Ağır Ceza Mahkemesinde 2004/263 e. numarası ile ceza davası açıldığı, bu
dosyada bilirkişinin “sanığın işletmenin aktifindeki kayıtlı gayrimenkul ve taşıt
araçlarını işletmenin aktifinden alacaklıların aleyhine olarak çıkartmak ve kendi
şahsi mal varlığına kaydederek muvazaalı işlemler yapmak, mevcudundan ve
alacaklılardan daha fazla borç senedi imzalamak, çek keşide etmek suretiyle
10-44/786-263
4
iflasına sebebiyet verdiği, hileli iflas halinin oluştuğu kanaatine varılmıştır” denilerek 150
rapor verdiği,
- Şikayetçinin Rekabet Kurumuna yaptığı başvuru ile aynı gerekçelerle İstanbul 3.
Asliye Ticaret Mahkemesinde 2002/1628 dosya numarası ile müvekkiller ve
başkaca ecza depoları hakkında 4054 sayılı Kanun’a aykırı davranıldığı iddiası ile
tazminat davası açtığı, 2007/571 K. sayılı kararla davanın reddedildiği,
- Söz konusu davada bilirkişi heyetinin “bir ticari işletmenin mal sattığı kişiden mal
satış bedelini almaması ihtimali karşısında o kişiye mal satmaması (bilhassa
tarafların tacir olduğu durumlarda) 4054 sayılı Kanun’un ihlali değil TTK 20/II
hükmünün gereği olarak kabulünün gerektiği” yönünde rapor oluşturduğu,
- Mahkemenin gerekçeli kararında ise “ … davacı tacir olup baştan beri ticari 160
işletmesine aldığı mallardan kar etmesi gerekirken ticari işletme dışı harcamalarla
kendi işletmesini zarar ettirmiştir. Bunun sonucunda sermaye darlığı sebebiyle
davalılardan mal alamaz duruma düşmüştür. Davalılar da kar elde etme amacıyla
kurulan ticari işletmeler olup doğal olarak bedelini alamadıkları ürünleri davacıya
vermekten imtina etmişlerdir. Tüm bu olgulardan haksız rekabetin şartlarının
oluşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kendi basiretsizliğinden kaynaklanan zararı
anılan nedenlerle davalılardan talep edemez” dediği,
- Ticari kayıtlarında açık olduğu halde, icra takibi sonrası 2001 yılında şikayetçiye
ilaç satışına devam edildiği,
- Bu nedenlerle asılsız ve kötü niyetli şikâyetin reddinin talep edildiği 170
ifade edilmektedir.
Hedef Ecza Deposu Tic. A.Ş. ve aynı ekonomik bütünlük içinde yer alan Marmara
Hedef Ecza Deposu A.Ş., Es Ecza Deposu A.Ş., Marmara Es Ecza Deposu A.Ş. ve
Sancak Ecza Deposu A.Ş.’nin Vekili tarafından gönderilen yazıda özetle;
- Şikayetçinin borç-alacak dengesini kuramayarak basiretli bir tacir gibi işletmesini iyi
yönetememesi nedeniyle ödeme sıkıntısı içine düştüğü ve bu sebeple Beyoğlu 2.
Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak konkordato mühleti talep ettiği,
- Mühlet sonunda mahkemenin 17.04.2002 tarih ve 2002/91 E., 2002/150 K. sayılı
kararı ile, davacının ecza depolarına ve bankalara borçlarını ödemesi gerekirken,
nakit elde ettiği parayla Acarkent’te lüks bir villa satın almasının ve lüks bir cipe 180
yatırım yapmasının basiretli bir işadamı gibi davranmağını gösterdiği gerekçesi ile
konkordato işleminin reddine hükmettiği ve bu kararın Yargıtay tarafından onanarak
kesinleştiği,
- Alacaklıların talebi üzerine, Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2002/528 E.
sayılı dosya ile 02.10.2003 tarihinde şikayetçinin iflasına karar verdiği ve müvekkil
şirketlerin icra takibi ile talep edilen alacaklarının iflas masasına kaydedildiği,
- Şikayetçinin İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1628 E. sayılı dosyası
ile diğer ecza depolarıyla birlikte müvekkil ecza deposuna da alacak davası açtığı
ve bu davanın 08.10.2007 tarih ve 2007/571 sayılı kararla reddedildiği,
- Şikayetçinin ticari işletme dışı harcamalarla kendi işletmesini zarar ettirdiği ve 190
bunun sonunda sermaye darlığı nedeniyle ecza depolarına borcunu ödeyemez ve
mal alamaz duruma düştüğü,
- Müvekkil ecza depolarının kar elde etmek amacıyla kurulan ticari işletmeler olarak
bedelini alamadığı ürünleri şikâyetçiye vermekten imtina etmiş olduğu ve
alacaklarının tahsili için o tarihte icra takipleri başlattığı,
- Bilgi isteme yazısında talep edilen 1999 yılına ait hesap ekstrelerinin ve diğer ticari
belgelerin yasal süreyi aşması sebebiyle imha edildiği ve kayıtlarda olmadığının
tespit edildiği
ifade edilmektedir.
10-44/786-263
5
Yusufpaşa Ecza Deposu Ltd. Şti. tarafından gönderilen yazıda ise; 1999 yılına ait 200
verilerin mevcut olmadığı, teşebbüsün eski bir program kullanması sebebiyle verilere
tam anlamıyla ulaşılamadığı, ulaşabildikleri tek verinin ise 438.281.651 TL’lik ticari
işlem hacimleri olduğu ve ilgili Eczaneye yönelik satışların kesilmesinin söz konusu
olmadığı ifade edilmektedir.
I.2. Değerlendirme
Şikayet başvurusundaki esas iddia, Selçuk Ecza Deposu A.Ş. (Merkez ve Güneşli
Şubeleri) ve As Ecza Deposu A.Ş. (Selçuk Grubu Ecza Depoları), Hedef Ecza Deposu
A.Ş., Es Ecza Deposu A.Ş., Marmara Es Ecza Deposu A.Ş., Marmara Hedef Ecza
Deposu A.Ş., Sancak Ecza Deposu A.Ş. (Hedef Grubu Ecza Depoları), Emek Ecza
Deposu A.Ş. ve Yusufpaşa Ecza Deposu A.Ş.’nin işbirliği halinde mal vermeyi 210
durdurarak Fındıklı Eczanesini piyasa dışına çıkardığı yönündedir. Şikayetçi, başvuru
konusu davranışların 4054 sayılı Kanun’un 4 ve 6. maddeleri kapsamında olduğunu
ileri sürmektedir. Önaraştırma taraflarından Selçuk ve Hedef Grubu Ecza Depolarının
Vekilleri de, çeşitli gerekçelerle Fındıklı Eczanesine mal vermeyi durdurmak
durumunda kalındığını açıklamıştır. Bilgi isteme yazısının ulaştırılabildiği Yusufpaşa
Ecza Deposu ise, anılan Eczaneye satışların durdurulmasının söz konusu olmadığını
ifade etmiştir. Şikâyetçi ve taraflardan Selçuk ve Hedef Grubu Ecza Depolarının
Vekillerinin açıklamalarından, en azından bu iki Grup bakımından “satış yapmayı
reddetme” davranışının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, konunun 4054
sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi bakımından, söz konusu davranışın 220
gerekçesinin ve zamanlamasının ele alınması gerekmektedir.
Kural olarak, teşebbüsler ticari ilişkide bulunacağı kişi ya da işletmeleri tercih etme
özgürlüğüne sahiptir. Rekabet kuralları, talepte bulunan tüm teşebbüslere mal veya
hizmet sunulmasını zorunlu kılmamaktadır. Ancak hâkim durumdaki bir teşebbüsün ya
da işbirliği halindeki teşebbüslerin rekabet karşıtı güdülerle hareket ederek alt
piyasadaki bir oyuncuya mal vermeyi reddetmesi 4054 sayılı Kanun’un 4 ya da 6.
maddesi kapsamında bulunabilmektedir. Burada, satış yapmayı durduran teşebbüsün
veya teşebbüslerin en önemli savunması, böyle davranmasının rasyonel ekonomik
gerekçelerinin bulunduğu ve rekabet karşıtı amaçlara hizmet etmediği yönünde
olacaktır. Örneğin bir müşterisinden alacaklarını tahsil edemediği için zarara uğramış 230
bir teşebbüsü, bu müşteriye satışlarını durdurması nedeniyle Kanun karşısında
sorumlu saymak mümkün olmayacaktır. Bu noktada, söz konusu davranışın genellikle,
dikey bütünleşmiş teşebbüslerce bir pazardaki hâkim gücün diğer bir pazarda kötüye
kullanılması şeklinde ortaya çıktığı da belirtilmelidir.
Şikayetçinin yazılı açıklamasında özetle; Selçuk Ecza Deposu 2000 yılının Mayıs
ayında, As ve Emek Ecza Depoları ise konkordato mehli talep edildikten sonra aynı
yılın Kasım ayında Eczaneye satışlara son vermiş, Selçuk Ecza Deposu 2001 yılının
Nisan ayında Eczaneye nakit para ile de mal vermemeye başlamıştır. O halde,
taraflardan Selçuk Ecza Deposuna yönelik iddiaların konkordato mehli talebinden
önceki döneme, diğer depolara yönelik iddiaların ise mahkemeye bu talebin 240
yapılmasından sonraki döneme ait olduğu görülmektedir. Bu durum 4054 sayılı Kanun
karşısında, Selçuk Ecza Deposunun ‘mal vermeyi reddetme’ eyleminin ‘hakim
durumun kötüye kullanılması’, bu deponun yanında diğer depoların eylemlerinin ise
‘anlaşma veya uyumlu eylem’ oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiğine
işaret etmektedir.
Şikâyetçi, Selçuk Ecza Deposunun ortada hiçbir haklı neden yokken Fındıklı
Eczanesine vadeli satışları 2000 yılının Mayıs ayında son verdiğini öne sürmektedir.
Ancak gerek şikâyetçinin gerekse taraf ecza depolarının gönderdiği belgeler, Fındıklı
Eczanesinin ekonomik sıkıntılarının 1999 yılında başladığını göstermektedir. Şöyle ki;
10-44/786-263
6
- Şikayetçinin Kurum kayıtlarına 26.05.2010 tarihinde giren yazısının ekinde sunulan 250
ve Beyoğlu İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin Güven’in konkordato talebini kabul ettiği
10.11.2000 tarih ve 2000/1150 E., 2000/1311 K. sayılı kararında Güven’in
Vekillerinin dilekçesi özetlenirken, Fındıklı Eczanesinin ekonomik sıkıntılarının 1999
yılında başladığı belirtilmektedir. Şöyle ki, mahkeme kararında “… müvekkilinin
1996 Mayıs ayından bu yana Fındıklı Eczanesi adı altındaki eczaneyi işlettiğini,
1999 Ağustos ayında ortaya çıkan ekonomik kriz yüzünden devlet kuruluşlarının
ödenek yetersizliği gerekçesi ile aylar boyunca kendisine ödeme yapılmaması
sonucunda ekonomik anlamda tam bir sıkıntı ve çöküşe girdiğini … ” ifadesi
kullanılmıştır.
- Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin Ahmet Nevzat Güven’in konkordato tastik 260
isteğinin reddine hükmettiği 2002/91 E. ve 2002/150 K. sayılı kararında da, aynı
ifadelerin bulunduğu görülmektedir. Mahkeme kararında, Güven’in basiretli bir iş
adamı gibi hareket etmemiş olduğu belirlenmiş ve bu tespit “borçları tasfiye edip
yeni kredi olanakları sağlamak ve yeni mal alımına olanak sağlamak gerekirken”
borçlunun lüks bir villa ve cip satın alması ile açıklanmıştır. Karara göre, villa ve
cipin alım tarihleri sırasıyla 28.02.2000 ve 27.04.2000 tarihidir.
- Güven’in, yazısının ekinde bulunan ve İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Başkanlığına sunulan Bilirkişi Raporunun dava dilekçesinin özetlendiği kısmında
da, benzer ifadelerle karşılaşılmıştır: “… TBMM Gen. Sekr. Milli Saraylar D.
Bşk.’lığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünün eczanede yapılan satışların %70’ini 270
oluşturduğunu, 1999 yılının Haziran ayından sonra reçeteleri yapılan iki kurumun
çevresinde ödenek krizinin başladığını, ödemeleri geciktikçe ecza depoları
tarafından gecikme faizlerinin yüklendiğini …”. Söz konusu raporda yapılan tespitler
arasında;
o Davacının Selçuk Ecza Deposuna 2000 yılının Ocak ve Şubat aylarında çek
iadelerinde bulunarak yeni çekler verdiği, satışların Mayıs ayına kadar
azalarak devam ettiği,
o Emek Ecza Deposunun Eczaneye 2000 yılının Mayıs ayında satışlara
başladığı ve davacının 06.11.2000-07.01.2001 tarihler arasında keşide
edilmiş olan çeklerin karşılıksız bulunmuş olması nedeniyle 09.11.2000 280
tarihinden itibaren şüpheli alacaklar hesabına kayıt yapıldığı
yer almaktadır.
Söz konusu Bilirkişi Raporunu değerlendiren mahkeme, 2002/1628 D., 2007/571 K.
sayılı kararı ile, davacının ticari işletme dışı harcamalar nedeniyle zarar ettiği ve
davalılardan mal alamaz hale geldiği tespitinde bulunulmuştur.
Yukarıda yer verilen tespitler, Fındıklı Eczanesinin ekonomik sıkıntılarının 1999 yılında
başladığını ve kamu kurumlarının ödenek yetersizliği nedeniyle aylarca alacak tahsilatı
yapamadığını, bunun da ekonomik anlamda bir çöküşe neden olduğunu ortaya
koymaktadır. Daha çarpıcı olanı ise, bu açıklamaların dava dilekçelerinde yer bulması
ve dolayısıyla Ahmet Nevzat Güven’e ait olmasıdır. Bilirkişi Raporundaki tespitler de 290
yine Eczanenin ekonomik sıkıntısının 1999 yılında başladığını belirlemektedir. Ayrıca
Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında, Güven’in basiretli bir iş adamı gibi
hareket etmemiş olması lüks bir villa ve cip satın alması ile açıklanmış olup bunların
alım tarihleri 28.02.2000 ve 27.04.2000 olarak belirlenmiştir. Bu tarihler de, Selçuk
Ecza Deposunun Fındıklı Eczanesine satışlara son verdiği belirtilen Mayıs ayından
öncedir.
Mahkeme kararları ve bilirkişi raporundaki tespitler ile Ahmet Nevzat Güven’in dava
dilekçelerindeki ifadeler, Fındıklı Eczanesinin ekonomik sıkıntılarının vadeli mal
vermeyi reddetme eyleminin öncesinde ortaya çıktığını, Eczanenin aylarca alacağını
tahsil edemediği için depolara ve bankalara karşı ödeme sorunu yaşamaya başladığını 300
10-44/786-263
7
kanıtlamaktadır. Bu durumda, Selçuk Ecza Deposunun alacağını tahsil edemeyeceği
ve ticari risk taşıyan Eczaneye satışları durdurmasının rasyonel ekonomik gerekçeleri
olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Selçuk Ecza Deposunun 2000 yılının Mayıs
ayındaki davranışının, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında bir kötüye kullanma
oluşturmadığı değerlendirilmektedir. Bu tespit, Deponun hâkim durumda olduğu kabul
edilse bile değişmeyecektir. Kaldı ki, beşeri ilaç sektörüne yönelik yürütülen
incelemelerde, piyasanın toptan dağıtım seviyesinde Selçuk Ecza Deposunun, Hedef
Ecza Deposu ile birlikte en büyük iki oyuncudan biri olmakla birlikte pazar lideri
olmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında, eczanelerin anılan depoların yanında ülke ya
da bölge seviyesinde faaliyet gösteren çok sayıda depo alternatifinin bulunduğu da 310
eklenmelidir.
Diğer yandan, Ahmet Nevzat Güven’in, 1999 yılında başlayan ekonomik sıkıntıları,
18.10.2000 tarihinde Beyoğlu İcra Tetkik Mercii Hakimliğine başvurarak konkordato
mehli isteğinde bulunmasıyla ve bu istemin 10.11.2000 tarihinde kabul edilmesiyle
iyice açık bir hal almıştır. Bundan sonraki tarihlerde, diğer ecza depolarının Fındıklı
Eczanesine satışları durdurmasının da haklı ticari endişelere dayandığı açıktır.
Özetle, Fındıklı Eczanesinin ekonomik sıkıntıları ile önaraştırma tarafı ecza depolarının
Eczaneye mal vermeyi reddetmesinin gerekçesi ve zamanlaması birlikte dikkate
alındığında, anılan depoların şikâyet başvurusu konusu davranışlarının 4054 sayılı
Kanun’un 4 veya 6. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. 320
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara
yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy