Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-57 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-47/854-292
Karar Tarihi : 1.7.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, 10
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Mehmet Ömür PAŞAOĞLU, Seda Nurtaç BAYRAMOĞLU
C. BAŞVURAN : İhsan UÇAR
Odun,Tomruk, Kömür Tic. ve Nakliye
Yukarıbey Köyü Bergama/İzmir
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu
Hipodrom Cd. No:12 06330 Yenimahalle/Ankara
- Türkiye Kömür İşletmeleri Ege Linyitleri İşletmesi Müessesesi
Müdürlüğü 20
45500 Soma/Manisa
E. DOSYA KONUSU : Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ)’nun ve TKİ Ege
Linyitleri İşletmesi Müessesesi Müdürlüğü (ELİ)’nün, ısınma amaçlı kömürü Tarım
Kredi Kooperatiflerine TKİ’nin bayilerine göre daha avantajlı koşullarla satmak
suretiyle ayrımcılık yaptığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle;
- ELİ’nin Manisa, Balıkesir, İzmir, Uşak, Denizli ve Aydın gibi illerde ısınma amaçlı kömür
satışı yapan yetkili bayisi oldukları,
- TKİ ile imzalanan bayilik sözleşmesi gereği damga vergisi ödedikleri, teminat mektubu
verdikleri, kömürün satılmadığı yaz aylarında kömür alma ve her ay alınacak zorunlu 30
kömür miktarı uygulamasına tabi tutuldukları; dolayısıyla yaz aylarında fire zararlarına
ve depolama maliyetlerine katlandıkları,
- Fakat Tarım Kredi Kooperatiflerinin (Tarım Kredi) TKİ ile bayilik sözleşmesi
akdetmediği için teminat mektubu vermediği, damga vergisi ödemediği ve diğer zorunlu
uygulamalara tabi tutulmadığı,
- Tarım Kredi’nin, fire ve depolama maliyetlerine katlanmadan, kış aylarında dilediği
anda kömür satın alabildiği; ancak TKİ’nin, bayilerine kontenjan uyguladığı,
- Tarım Kredi’nin kooperatife ortak olmayan birçok insana kömür satışı yaptığı ve bu
durumun vergi kaybına yol açtığı
ifade edilerek, TKİ’nin, bayilerine adil davranması bakımından gereğinin yapılması talep 40
edilmektedir. Ancak başvuru sahibi, Kurum kayıtlarına 6.5.2010 tarih ve 3680 ile intikal
eden ikinci dilekçesinde, şikâyetinden vazgeçtiğini belirtmiş ve başvurusunun işlemden
kaldırılmasını talep etmiştir
10-47/854-292
2
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 8.3.2010 tarih ve 2055 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 6.5.2010 ve 2010-1-57/İİ-10-124.MÖP sayılı İlk İnceleme Raporu,
12.5.2010 tarih ve 10-36 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi
uyarınca önaraştırma yapılmasına 10-36/584-M sayı ile karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 22.6.2010 tarih ve 2010-1-57/ÖA-10-124.MÖP sayılı 50
Önaraştırma Raporu 28.6.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-110/224 sayılı Başkanlık
önergesi ile 10-47 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054
sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve
şikâyetin reddedilmesinin uygun olacağı görüşüne yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. TKİ ve Teşebbüs Niteliği
6974 sayılı yasa ile 22.5.1957 tarihinde kurulan ve 8.6.1984 tarih ve 233 sayılı KHK ile
faaliyetleri yeniden düzenlenen TKİ bir İktisadi Devlet Teşekkülü olup, faaliyetlerini
27.11.1984 tarih, 18588 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Türkiye Kömür İşletmeleri 60
Kurumu Ana Statüsü" hükümlerine göre sürdürmektedir.
Kurumun Ana Statüsü'nün 4. maddesine göre; Devletin genel enerji ve yakıt politikasına
uygun olarak linyit, turp bitümlü şist, asfaltit gibi enerji hammaddelerini değerlendirmek,
ülkenin ihtiyaçlarını karşılamak, yurt ekonomisine azami katkıda bulunmak, plan ve
programlar tanzim etmek, takip etmek, uygulama stratejilerini tespit etmek ve
gerçekleşmesini sağlamaktır.
Ülkenin değişik yerlerinde kömür üretimi ve pazarlamasını yapan TKİ'ye bağlı ELİ,
Güney Ege Linyitleri Müessesesi Müdürlüğü (GELİ), Garp Linyitleri Müessese
Müdürlüğü (GLİ), Seyitömer Linyitleri Müessese Müdürlüğü (SLİ) olmak üzere dört adet
Müessese Müdürlüğü ve bu Müesseselere bağlı olarak çalışan dört adet İşletme 70
Müdürlüğü bulunmaktadır. Dolayısıyla TKİ ve ELİ dosya bakımından tek teşebbüs olarak
birlikte değerlendirilmiştir.
I.2. Tarım Kredi Kooperatiflerinin Statüsü
Kooperatifçiliği düzenleyen temel kanun olan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 5146
sayılı Kanun’la değişik 1. maddesinde kooperatifler “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere
ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait
ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet
suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir
ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Hâlihazırda Türkiye’de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının 80
görev ve sorumluluk alanında faaliyet gösteren 26 ayrı türde 87.849 kooperatif
bulunmaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri ise Türkiye’deki kooperatiflerin %15,22’sini
teşkil etmektedir.
Tarım Kredi Kooperatiflerinin ve birliklerinin kuruluş ve işleyişlerine ilişkin temel hükümler
ise 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’nda yer almaktadır. Bu
çerçevede, Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanunda yazılı
hükümlerden faydalanılmak suretiyle üreticiler, aralarında ekonomik menfaatlerini
korumak ve özellikle meslek ve geçimleriyle ilgili ihtiyaçlarını sağlamak amacıyla
10-47/854-292
3
karşılıklı yardım ilkesine dayanan ve tüzel kişiliği olan değişir ortaklı, değişir sermayeli
Tarım Kredi Kooperatifleri kurabilirler.” hükmü ile tarım kredi kooperatiflerinin kuruluş 90
amaçları ve kuruluş esasları belirlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 1. maddesinin üçüncü
fıkrasında, 1163 sayılı Kanun’un 72. maddesine paralel olarak, bir üst paragrafta yer
verilen esasa göre kurulacak bir veya birkaç il dâhilindeki kooperatiflerin bölge
birliklerini, en az 5 bölge birliğinin 100 de merkez birliğini kuracağı hükme bağlanmıştır.
Kanun’un 9. maddesi ile bölge birliklerinin çalışma alanı içine alınan kooperatiflerle
bölge birliklerine üst kuruluşlara girme zorunluluğu getirilmiş, 10. maddesi ile de
kooperatifler, bölge birlikleri ve Merkez Birliği bağlı bulundukları üst kuruluşların vereceği
talimatlara uygun hareket etmeye mecbur kılınmış, aksine davranışların sorumluluğu
gerektireceği hükme bağlanmıştır.
I.3. Değerlendirme 100
Şikâyetçinin iddiaları, TKİ’nin, Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir ayrımcılık yaptığı
yönündedir. Rekabet hukuku açısından, bir teşebbüsün eylemlerinin kötüye kullanma
olarak kabul edilebilmesi için iki şartın birlikte mevcudiyeti gerekmektedir:
a)Teşebbüsün hâkim durumda olması,
b)Kötüye kullanma eyleminin varlığı
Buradan da anlaşılacağı üzere, bir teşebbüsün hâkim durumda olması tek başına söz
konusu eylemin 6. madde kapsamında değerlendirilmesi bakımından yeterli değildir. Bu
açıdan öncelikle şikâyete konu TKİ uygulamalarının bir kötüye kullanma haline işaret
etmediğinin değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde hâkim durumdaki teşebbüslerin “Eşit durumdaki 110
alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan
veya dolaylı olarak ayırımcılık” yaparak hâkim durumunu kötüye kullanması
yasaklanmıştır. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, eşit nitelikte olmayan ticari
işlemlere farklı fiyat ve koşullar uygulanmasını ayrımcılık olarak değerlendirmek
mümkün değildir. Bu noktada TKİ’nin bayileri ile Tarım Kredi Kooperatiflerine yapılan
satışların eşit nitelikte olup olmadığının incelenmesi uygun olacaktır.
Konuya ilişkin olarak, TKİ’nin, Kuruma gönderdiği yazıda,
- TKİ tarafından üretilen ısınma amaçlı kömürlerin 2004 yılından itibaren ülke
genelinde oluşturulan bayiler aracılığı ile tüketicilerin kullanımına sunulduğu;
- Bayilere kömür satışının ELİ ve GLİ Müessesi Müdürlükleri kömür satış 120
noktalarından bayilerle imzalanmış olan Bayilik Sözleşmesi kapsamında peşin bedelle
yapılmakta ve sözleşme imzalanmasına ilişkin tahakkuk eden vergilerin bayiler
tarafından karşılandığı,
- Kamu Kurum ve Kuruluşları ile Genel Bütçeye dâhil Daireler, Katma Bütçeli
İdareler, Özel İdareler, Belediyeler ile buna bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlar, Birlikler,
özel kanunlarla kurulmuş ve kendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğe sahip
kuruluşların Türkiye’nin idari teşkilatı içinde yer alan örgütler oldukları,
- Söz konusu kamu tüzel kişilerinin kendi kuruluş yasaları bulunduğu ve idari
işlemle kuruldukları ve söz konusu tüzel kişilerin kuruluş amaçlarını kamu yararının,
faaliyet konularını da kamu hizmetinin oluşturduğu, 130
10-47/854-292
4
- Kamu tüzel kişilerinin yanında kimi özel hukuk tüzel kişilerinin de kamuya yararlı
faaliyette bulunduğu, ancak bu hukuki nitelikleri yönünden kömürün serbestçe ticaretini
yapmalarının mevzuatlarına aykırı düştüğü,
- Söz konusu kuruluşların kendi amaçlarına ulaşabilmek amacıyla kurmuş oldukları
ortaklık, birlik ve şirketlerin faaliyetlerinin de yine kuruluş amaçları ile sınırlı olması
nedeniyle bayilik kriterlerinde aranan “kömür ticareti ile uğraşma” şartını yerine
getirmelerinin mümkün olup olmadığı yönünden bu oluşumların ana statülerine bakılmış
olduğu,
- 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 5302 sayılı İl Özel
İdaresi Kanunu, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve 1581 sayılı Tarım Kredi 140
Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu incelendiğinde, mahalli idarelerin (il özel idareleri,
belediyeler ve köyler) ve bunların kendi aralarında kurdukları birliklerin il halkının veya
belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla
kuruldukları,
- Keza, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinde de ortakların üretim ve zaruri
tüketim maddeleri ile üretim amaçlarının toptan sağlanmasının çalışma konularının
arasında yer aldığı,
- Diğer taraftan, Kurumun linyit kömürü üretimi ve ticareti ile uğraşan bir kamu
kuruluşu oluşu ve özellikle halkın ısınması için gerekli yakıtın satışından kaçmasının
düşünülemeyeceği dikkate alındığında, TKİ’nin söz konusu kuruluşların kömür taleplerini 150
mümkün olduğunca karşılayacak tedbirleri alması ve bu kuruluşlara bayilik verilerek
değil, bayilik modeli dışında peşin bedelle doğrudan kömür satışının benimsendiği,
- Söz konusu kuruluşlara, önceki yıllardaki talepleri ve müesseselerinin üretim ve
satış imkânları dikkate alınarak kömür satışı yapıldığı,
- Bu satışların herhangi bir sözleşmeye dayanmaması sebebiyle hukuki olarak
vergi tahakkukunun da söz konusu olmadığı
ifade edilmektedir.
1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’nun 1. maddesinin birinci
fıkrasında Tarım Kredi Kooperatifleri’nin kuruluş amaç ve esaslarının “Bu Kanunda yazılı
hükümlerden faydalanılmak suretiyle üreticiler, aralarında ekonomik menfaatlerini 160
korumak ve özellikle meslek ve geçimleriyle ilgili ihtiyaçlarını sağlamak amacıyla
karşılıklı yardım ilkesine dayandığı” hükme bağlanmıştır. TKİ’nin göndermiş olduğu
yazıda “özel hukuk tüzel kişilerinin de kamuya yararlı faaliyette bulunduğu ancak bu
hukuki nitelikleri yönünden kömürün serbestçe ticaretini yapmalarının mevzuatlarına
aykırı düştüğü” ifadeleri ve söz konusu madde birlikte ele alındığında TKİ’den alınan
kömürün Tarım Kredi Kooperatiflerince satışının, kuruluş amacı kar elde etmek olan
normal bir işletmeye göre çok farklı nitelikler taşıdığı açıkça görülmektedir. Bunun
yanında TKİ’nin Tarım Kredi Kooperatiflerine yaptığı kömür satışının da kendi bayilerine
gerçekleştirdiği satıştan elde etmeyi beklediği sonuçlar bakımından farklılık arz ettiği
anlaşılmaktadır. Zira her iki açıdan da ele alındığında amaçlananın normal ticari bir 170
faaliyetten öte toplumsal yönü ağır basan bir uygulama olduğu görülmektedir. Bu
bakımdan söz konusu uygulamaların eşit nitelikte olduğunun savunulamayacağı;
dolayısıyla herhangi bir kötüye kullanma halinin mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.
10-47/854-292
5
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara yönelik olarak
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
şikâyetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy