Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-2-108 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-52/981-348
Karar Tarihi : 5.8.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Fatma GÖZLÜKAYA ANGI, Nur Seda KÖKTÜRK, Esma GÜNDOĞDU
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR :- Kudret Göz Hastanesi Elit Sağlık İşl. Ltd. Şti.
Kennedy Cad. No: 71 Kavaklıdere/ Ankara 20
- Ümraniye Göz Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş.
Namık Kemal Mah. Kirişhane Cad. Ahi Evren Sok No:2 İstanbul
- Universal Hospitals Group Sağlık Hiz. Tic. Ltd. Şti.
Sıraselviler Cad. No:119 Taksim/İstanbul
- Kudret Göz Merkezi Ltd. Şti.
Sarayardı Cad. Acıbadem Kadıköy/İstanbul
- Medipolitan Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.
Koşuyolu Mah. Ahdede Sok. No:7/2-2 Kadıköy/ İstanbul
- A.G.H. Göz Sağ. Hiz. Tic. Ltd. Şti.
Esentepe Mah. Mudanya Yolu Cad. No:169 Nilüfer/ Bursa 30
- Eren Sağlık Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti
Barbaros Mah. Ahmet Yesevi Cad. No:149 Bağcılar/ İstanbul
- Ümran Göz Sağlığı ve Kontakt Lens Uyg. Tic. Ltd. Şti.
Millet Cad. No:3 Aksaray/ İstanbul
- Karadeniz Özel Göz Sağlık Hiz. Tic. Ltd. Şti.
Kemerkaya Mah. Gazipaşa Cad. No:9/2 Trabzon
10-52/981-348
2
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Otto Medikal Ltd. Şti.
Site Mah. Samanyolu Cad. Kurban Sok. No: 82 İstanbul
40
E. DOSYA KONUSU: Otto Medikal Ltd. Şti.’nin distribütörlüğünü yaptığı
intralasik ve excimer lazer cihazlarının bakım ve onarımını müşterilerden
yüksek hizmet bedelleri talep ederek ve servis hizmetini sarf malzemesi alımına
bağlayarak hakim durumunu kötüye kullandığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda bulunan Kudret Göz Hastanesi Elit Sağlık İşl. Ltd.
Şti. (Kudret Göz), Ümraniye Göz Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş. (Ümraniye Göz),
Universal Hospitals Group Sağlık Hiz. Tic. Ltd. Şti. (Alman Hastanesi), Kudret Göz
Merkezi Ltd. Şti. (İstanbul Kudret Göz), A.G.H. Göz Sağ. Hiz. Tic. Ltd. Şti. (AGH
Göz), Eren Sağlık Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. (Medicine Hastanesi) , Ümran Göz 50
Sağlığı ve Kontakt Lens Uyg. Tic. Ltd. Şti.(Ümran Göz), Karadeniz Özel Göz Sağlık
Hiz. Tic. Ltd. Şti.(Karadeniz Göz) ve Medipolitan Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş
(Medipol) tarafından özetle;
‾ Kullanmakta oldukları İntralasik ve Excimer Laser cihazının
distribütörlüğünün 7 ay önce Otto Medikal Ltd. Şti. (Otto) adında yeni bir firma
tarafından yapılmaya başlandığı,
‾ Anılan firmadan başka söz konusu cihazların bakımını yapacak başka
bir firmanın bulunmadığı,
‾ Firmanın bu avantajını kullanarak fahiş fiyatlarda hizmet vermekte
olduğu ve teklif ettiği fiyatlar kabul edilmediğinde bakım hizmetini hiç vermediği, 60
‾ Ayrıca anılan firma tarafından cihazın sarflarının yeteri kadar alınmadığı
öne sürülerek servis hizmetine firmanın istediği sayılarda sarf malzemesinin
bağlandığı ve bu suretle piyasadaki tek pozisyonunu kötüye kullandığı
iddia edilmiştir.
Önaraştırma sürecinde başvuru sahiplerine gönderilen bilgi isteme yazıları üzerine,
‾ Kudret Göz, Medicine Hastanesi, Karadeniz Göz ve İstanbul Kudret
Göz Otto firması ile sorunlarının devam ettiğini,
‾ Medipol ve Alman Hastanesi ise Otto’nun distribütörlüğünün sona
ermesi sebebiyle başvurularının sebepsiz kaldığını ifade etmiştir.
AGH Göz, Ümran Göz ve Ümraniye Göz tarafından ise bu tarihe kadar herhangi bir 70
bilgi sunulmamıştır.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 30.3.2010 tarih ve 2701, 2702, 2703,
2704, 2706, 2707, 2708, 2709 sayılar ile giren başvurular üzerine yapılan inceleme
neticesinde hazırlanan 28.4.2010 tarih ve 2010-2-108/İİ-10-337.AA sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 16.5.2010 tarih ve 10-34 sayılı toplantısında
görüşülmüş ve Otto hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan
inceleme sonucunda hazırlanan 15.7.2010 tarih ve 2010-2-108/ÖA-10-341.FGA
sayılı Önaraştırma Raporu 22.7.2010 tarih, REK.0.06.00.00-110/338 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 10-52 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
10-52/981-348
3
80
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Otto hakkında, 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1.Hakkında Önaraştırma Yapılan Teşebbüs: Otto
Haziran 2009 yılında kurulan şirket, oftalmik cihazlar ve malzemeler konusunda
faaliyet göstermekte olup 2009 yılı cirosu (……) TL olarak gerçekleşmiştir. Otto,
21.10.2009 tarihinde, Abbott Medical Optics (AMO) firmasına ait kontakt lens bakım 90
ürünleri, oftalmik viskoelastik malzemeler, introküler lensler ve implamantasyon
sistemleri, fako cihazları ve aksesuarları ile STAR(VISK) ve Interlase lazerler ve
aksesuarlarının tek yetkili satıcısı ve distribütörü olarak AMO France S.A.S. (AMO
Fransa) tarafından atanmıştır.
Önaraştırma sürecinde, Otto’nun distribütörlük yetkisinin Mart 2010 tarihinde askıya
alındığı, bu tarihten itibaren kendisine yurtdışından mal tedariki yapılmadığı ve AMO
Fransa tarafından 2.6.2010 tarihinde gönderilen yazı ile distribütörlük ilişkisinin bir
aylık ihbar süresi verilmek suretiyle tek taraflı olarak sona erdirildiği bilgisine
ulaşılmıştır.
I.1.2. Şikayet Edenler: Kudret Göz, Ümraniye Göz, Alman Hastanesi, Kudret Göz 100
İstanbul, AGH Göz, Medicine Hastanesi, Ümran Göz, Medipol Göz ve Karadeniz
Göz Hastaneleri
Şikayet sahipleri, göz hastalıkları teşhis ve tedavisi alanında hizmet vermekte olan
özel hastanelerdir.
I.2.İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Başvuru konusu cihazlar, gözlükten kurtarma ve katarakt ameliyatlarında kullanılan
ve genel itibariyle oftalmik cihazlar olarak adlandırılan lazer cihazlarıdır. Katarakt
ameliyatlarında kullanılan lazerler Fako lazer olarak ifade edilmektedir. Gözlükten
kurtarma operasyonlarında ise iki tür cihaz kullanılmaktadır. Bunlardan ilki IntraLase 110
olarak isimlendirilmekte ve operasyon öncesinde göz üzerindeki fled olarak tabir
edilen zarın kesilmesi amacıyla kullanılmaktadır. İkinci tür cihaz olan Excimer lazer
ise, tedaviyi gerçekleştiren lazer cihazıdır. Bu cihazlardan IntraLase lazer ve Excimer
lazer, her bir hasta için değiştirilmesi gereken sarf malzemeleri ile çalışmaktadır.
Excimer lazerde kullanılan kartların hasta bilgilerini (operasyon öncesi ve sonrası göz
numarası gibi) kaydetme amacıyla kullanıldığı ve distribütörlerce ücretsiz olarak
temin edildiği ifade edilmiştir. IntraLase cihazlarında kullanılan kartların ise (Patient
Interface-PI), cihazın doğru ve sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için gerekli olan,
mikrop geçişini önlemek ve lazer iletimini tam olarak sağlamak gibi fonksiyonları
10-52/981-348
4
bulunan malzemeler olduğu belirtilmiştir. Raportörlerce, bu kartların belirli bir ücret 120
karşılığında sağlandığı öğrenilmiştir1.
Bahsi geçen iki cihaz da kullanımları esnasında çeşitli sarf malzemeleri, yedek parça
ve bakım-onarım hizmetlerine ihtiyaç duyan dayanıklı mallardır. Söz konusu malların
içerisinde yer aldığı pazarlar, zamanla tamamlayıcı ürün ve hizmetlere ihtiyaç
duymaları sebebiyle, “birincil” veya “öncül” pazarlar olarak; yedek parça, sarf
malzemesi, tamir, bakım-onarım hizmetleri gibi birincil ürünle birlikte kullanılan ve
birincil ürünün satın alınmasından belli bir süre sonra ihtiyaç duyulan ürün ve
hizmetlerin bulunduğu pazarlar ise “ikincil” veya “ardıl” pazarlar olarak
tanımlanmaktadır.
Şikayet konusu olayda aşırı fiyatlama ve bakım-onarım sözleşmesini sarf malzemesi 130
alımına bağlama eylemlerinin gerçekleştirildiği iddia edilen pazarlar genel olarak
“Intralase, Excimer ve Fako lazer cihazlarına ait yedek parça ve sarf malzemesi
pazarı” ve “Intralase, Excimer ve Fako lazer cihazlarına ait bakım ve onarım pazarı”
olsa da rekabet hukuku kapsamında ardıl pazarlar söz konusu olduğunda, ilgili ürün
pazarı tanımlanırken i) birincil ve ikincil ürünlerin aynı pazara dahil edilip
edilemeyeceği, ii) edilmezse ikincil ürün ve hizmetlerin yer aldığı pazarların marka-
spesifik tanımlanıp tanımlanamayacağı hususlarının göz önüne alınması
gerekmektedir. Sonuç olarak, ardıl pazarların varlığı durumunda rekabet hukuku
kapsamında yapılacak bir değerlendirmede ortaya çıkabilecek sonuçlar şu şekilde
sıralanabilir: 140
i) Birincil ürün ve ikincil ürünlerin yer aldığı sistem pazarı,
ii) Birincil pazarda yer alan tüm markalara ait yedek parça veya servisin yer aldığı
bütüncül ardıl pazar,
iii) Herhangi bir markaya ait yedek parça veya teknik servis, bakım-onarımın yer
aldığı marka-spesifik ardıl pazar.
Ardıl pazarlara ilişkin tanımlar göz önüne alındığında, işbu dosya kapsamında
tanımlanabilecek en dar ilgili ürün pazarının “AMO markalı Intralase, Excimer ve
Fako lazer cihazlarına ait yedek parça ve sarf malzemesi pazarı ve “AMO markalı
Intralase ve Excimer lazer cihazlarına ait bakım ve onarım hizmetleri pazarı” olduğu
anlaşılmaktadır. 150
Mevcut dosya bağlamında belirleyici olmaması nedeniyle, herhangi detaylı bir pazar
analizine ve kesin bir pazar tanımına gidilmeksizin ilgili ürün pazarı, en dar haliyle,
“AMO markalı Intralase, Excimer ve Fako lazer cihazlarına ait yedek parça ve sarf
malzemesi pazarı” ve “AMO markalı Intralase, Excimer ve Fako lazer cihazlarına ait
bakım ve onarım hizmetleri pazarı” olarak varsayılacaktır.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
İncelemeye konu olan faaliyetlerin tüm Türkiye çapında gerçekleştirilmesi ve ülke
içerisinde rekabetin farklılaşmasına neden olacak bir unsurun bulunmaması
sebebiyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
I.3. Hakim Durum Değerlendirmesi 160
Yapılan şikayet, distribütör firmanın, Türkiye’de tek satıcısı olarak yetkilendirildiği
cihaz ve cihaz aksesuarlarının bakım ve onarımı hizmeti karşılığında çok yüksek
1 Hastaneler tarafından gönderilen yazılardan fiyatının yüksekliğinden özellikle şikayet edilen
malzemenin bu olduğu anlaşılmaktadır.
10-52/981-348
5
ücret talep etmek ve söz konusu hizmetin verilmesini belirli miktarda sarf malzemesi
alımına bağlamak yoluyla hakim durumunu kötüye kullanması hakkındadır. Bu
açıdan, şikayetin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı
Kanun), “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde
bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile
yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve
yasaktır” şeklinde düzenlenmiş olan 6. maddesi bakımından incelenmesi
gerekmektedir. 170
4054 sayılı Kanun’un Tanımlar başlıklı 3. maddesinde hâkim durum, “Belirli bir
piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız
hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmıştır.
Avrupa Birliği Komisyonu’nun (AB Komisyonu) “Avrupa Topluluğu Antlaşması’nın 82.
Maddesinin Teşebbüslerin Hâkim Durumlarını Dışlayıcı Kötüye Kullanmalarında
Komisyon’un Uygulama Öncelikleri Hakkında Rehber”inde2 (Rehber) hakim durum,
teşebbüsün ilgili pazarda sağlayıcıları, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket
ederek etkin rekabeti önleyebilmesine olanak tanıyan ekonomik güç olarak
tanımlanmaktadır. Bahsi geçen bağımsızlık kavramı, ilgili teşebbüs üzerindeki 180
rekabetçi baskının seviyesiyle bağlantılı olup, bu tür bir baskının yeterli seviyede
bulunmadığı hallerde teşebbüsün belirli bir süre zarfında ciddi bir pazar gücüne sahip
olması sonucu doğabilmektedir. Rehber’in 12. maddesinde, hakim durumun
varlığının tespitinde göz önüne alınması gereken faktörler aşağıdaki şekilde
sıralanmaktadır:
- Sağlayıcıların uyguladığı baskı, rakiplerin pazardaki gücü,
- Rakiplerin gelecekteki büyüme tehdidi veya potansiyel rekabet,
- Teşebbüsün müşterilerinin pazarlık gücü.
Bunun yanı sıra, dosya kapsamında olduğu üzere, ilgili ürün pazarı olarak ardıl
pazarın belirlendiği hallerde yapılacak hakim durum analizinde, öncül ve ardıl 190
pazarlardaki rekabetin birlikte incelenmesi de gerekmektedir. Birincil pazardaki
üreticilerin rakiplerinin ardıl pazarlara girişini engelleyen hususların varlığı halinde
(giriş engellerinin yüksek olması durumunda), ardıl pazardaki hakim durum tespiti
yapılırken söz konusu pazarlar arasındaki ilişkinin ortaya konulması gerekmektedir3.
AB Komisyonu da 25. Rekabet Politikası Raporunda, ardıl pazarlar için yapılacak bir
hakim durum analizi ile ilgili olarak, satış sonrası ürün/hizmet pazarlarında pazar
gücü değerlendirilirken, birincil pazar ve ardıl pazar arasındaki bağlantının göz
önünde bulundurulmasının ve olay bazında analiz yapılmasının gerekli olduğunu
ifade etmiştir Bu analizde temel olarak, davranışları inceleme konusu olan
teşebbüsün birincil ürün pazarından bağımsız olarak ikincil ürünün fiyatlarını artırıp 200
artıramayacağı hususu incelenmektedir. Bu kapsamda yapılacak değerlendirmede,
birincil piyasadaki ürünün ömrü ve fiyatı, ardıl piyasadaki fiyatların şeffaflığı, bu
ürünlerin fiyatlarının ana ürün fiyatına oranı ve bu bilgileri elde etme sürecinde
katlanılan maliyetler ile bu bağlamda tüketicilerin ürünün toplam maliyetini hesaplayıp
2 Communication from the Commission- Guidance on the Commision’s Enforcement Priorities in
Applying Article 82 of the EC Treaty to Abusive Exclusionary Conduct by Dominant Undertakings
(24.2.2009, 2009/C45/02).
3 European Commission, DG Competition Discussion Paper on the Application of Article 82 of the
Treaty to Exclusionary Abuses, parag. 251.
10-52/981-348
6
hesaplayamayacakları ve söz konusu hesabın tüketici tercihleri üzerindeki etkisi göz
önünde tutulmalıdır.
Bu çerçevede öncelikle, hakkında önaraştırma yürütülen Otto firmasının bir önceki
bölümde dosya bakımından varsayılan ilgili pazarlarda hakim durumda bulunup
bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer verildiği üzere, başvuru konusu ürünler, gözlükten kurtarma ve katarakt 210
ameliyatlarında kullanılan ve genel itibariyle oftalmik cihazlar olarak adlandırılan lazer
cihazlarıdır. Bahsi geçen cihazlara ilişkin birincil pazarlara bakıldığında; IntraLase
cihazlar pazarında AMO’nun yanı sıra, Zeiss, Zeimer, Perfect Vision,
ALCON/WaveLight gibi firmaların, Excimer lazerde ise, yine AMO’nun yanı sıra,
ALCON/WaveLight, Zeiss, Schwind isimli firmaların pazarın büyük firmaları olduğu
bilgisine ulaşılmıştır. Ayrıca, Fako cihazları bakımından başta gelen üreticilerinin
ALCON/Wavelight, AMO, Bausch&Lomb ve Optikon/VSY olduğu görülmüştür.
İnceleme sürecinde, raportörlerce pazarda faaliyet gösteren firmalardan herhangi
birinin hakim durumda bulunduğu yönünde bir bilgiye ulaşılmamıştır.
AMO üretici firma olarak, Türkiye medikal optik lazer cihazları pazarında geçmişte bir 220
süre doğrudan faaliyette bulunmasının ardından sonraki dönemde yetkilendirdiği
distribütörler aracılığıyla cihaz ve sarf malzemelerinin satışını yapmaya başlamıştır.
Önaraştırma sürecinde, önceki distribütörlerden İmir Kimya Ltd. Şti.’nin toplam 7 yıl
distribütörlük yapmasından sonra, yaklaşık bir buçuk yıllık bir süre içinde arka arkaya
Karun A.Ş. ve Otto ile distribütörlük ilişkisinin kurulduğu ve sona erdirildiği tespit
edilmiştir.
AMO markalı Intralase, Excimer ve Fako lazer cihazlarına ait bakım ve onarım
hizmetleri pazarı açısından bakıldığında, Otto’nun belirli ürünler bakımından tek
satıcı olarak yetkilendirildiği onay belgesinde, teknik servis hizmetinin verilmesi için
açıkça bir münhasırlık hakkının tanınmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, Otto’nun 230
sadece satışını yaptığı lazer cihazları bakımından garanti süresince teknik servis
verme yükümlülüğünde olduğu, önceki dönemlerde satılmış olan cihazlar bakımından
bakım ve tamir hizmetinin ancak hastanelerden bu yönde talep gelmesi üzerine
münferiden ya da yapılan belirli süreli servis anlaşmaları kapsamında verildiği ifade
edilmiştir. Ayrıca, Otto yetkilisi tarafından, cihazlarda üçüncü kişilerin bakım ve tamir
hizmeti vermesini engelleyici herhangi bir şifreleme uygulamasının bulunmaması
sebebiyle bu hizmeti verebilecekleri ileri sürülmüştür. Buna karşın, söz konusu
cihazların önceki distribütörleriyle yapılan görüşmelerde, distribütör bünyesi dışında
cihazları tanıyan başka teknisyenlerin de bulunduğu, bunların servis verebilecek
yeterlilikte olduğu ancak çeşitli sebeplerle hizmetin verilmesinin söz konusu 240
olamadığı ifade edilmiştir. Bu sebepler, şifreleme uygulaması ve yedek parça
sağlamaktaki güçlük olarak belirtilmiştir. İfadelere göre, bu cihazlardaki arızaların
tespit edilerek giderilebilmesi için üretici firma tarafından sadece distribütör firmaya
sağlanan şifre ve kartların kullanılması gerekmektedir. Bu çerçevede, İmir Kimya
yetkilisi, kendilerinin satmış olduğu cihazlarda şifrenin yeni distribütör tarafından
değiştirilmediği hallerde bakım hizmetinin verilebileceğini ancak distribütörden yedek
parça sağlanamadığından bunun tercih edilmediği bilgisini vermiştir. Aynı yetkili,
yedek parçaları yurtdışından temin etmenin de ekonomik açıdan zorlayıcı olduğunu
ifade etmiştir. AMO markalı olanlar dışındaki lazer cihazlarının satışı ve bakımı
alanında faaliyet gösteren bir başka firma olan Gözde Medikal yetkilisi ise, bu tür 250
cihazlar bakımından distribütör dışındaki firmaların teknik servis hizmeti vermesi
konusunda teknik bir engelin söz konusu olmadığını ifade etmiştir.
10-52/981-348
7
Otto’nun tek satıcı olarak yetkilendirildiği sarf malzemeleri ve yedek parçalar
açısından bakıldığında ise, büyük alım yapan hastanelerin sarf malzemelerini
doğrudan AMO Fransa’dan temin edebildikleri Otto tarafından ifade edilmiştir. Buna
karşın, genel olarak hastanelerin sarf malzemelerini veya teknik servis hizmeti
vermek isteyen teşebbüslerin yedek parçaları doğrudan yurtdışından temin
etmelerinin ekonomik olmadığı ve alternatif temin kaynaklarının bulunmadığı
anlaşılmıştır.
Bu sebeplerle, Otto’nun ilgili ürün pazarlarında hakim durumda bulunduğu 260
varsayımında bulunmak mümkün görünmektedir. Ne var ki, inceleme konusu olay
özelinde Otto’nun, ilgili pazardaki koşulları, ekonomik parametreleri sağlayıcısı ve
müşterilerinden bağımsız olarak tek başına belirleyebilecek nitelikte bir pazar gücüne
sahip olup olmadığının incelenmesinin yerinde olacaktır.
Yukarıda yer verildiği üzere, lazer cihazları pazarının rekabetçi bir pazar yapısına
sahip olduğunu söylemek mümkündür. İnceleme konusu lazer cihazlarının
fiyatlarıyla, ürünlerin olası kullanım ömürleri boyunca kullanılacak sarf malzemeleri ve
teknik servis hizmetinden elde edilebilecek gelirler göz önüne alındığında, bu
pazarda firma gelirlerinin önemli bir kısmının cihaz satışından oluştuğu
görülmektedir. Ayrıca, pazarda müşterilerle cihaz satışıyla birlikte yedek parça ve 270
sarf malzemesi fiyatlarında uzun süreli (on yıllık gibi) bakım ve tamir sözleşmelerinin
yapıldığı da anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, distribütör firmalarca da ifade edildiği üzere,
üretici firmalar bakımından birincil pazarda rekabet gücünün korunabilmesi için satış
sonrası hizmetler bakımından müşterilerle iyi ilişkiler kurulması ve bunun korunması
önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra, söz konusu pazarda yaklaşık 30 (otuz)
hastanenin alıcı konumunda bulunduğu ifade edilmektedir. Bu sebeple, pazardaki
alıcı (hastane) sayısının azlığının birincil pazardaki rekabet üzerinde baskı yarattığı
ve ardıl pazar üzerinde teşebbüslerin bağımsız hareket edebilmelerine engel olduğu
ileri sürülebilecektir. Bunu doğrulayacak şekilde, Ankara Kudret Göz Hastanesi
tarafından gönderilen cevap yazısında, 10 hastane sahip ve yetkilisi olarak 280
şikayetlerini yurtdışındaki AMO firmasına ilettikleri, bunun sonucu olarak da AMO’nun
Otto’yu distribütörlükten attığı ifade edilmektedir. Bu ifadeden, Otto’nun müşterisi
konumundaki hastanelerin kendi içlerinde organize olabildikleri ve üretici firma
üzerinde bir baskı unsuru oluşturabildikleri anlaşılmaktadır. Sağlayıcı/üretici firmanın,
müşterilerden gelen şikayetlerin artması veya üretici firma politikalarına uymayan
davranışlarda bulunulması durumunda, distribütör veya tek yetkili olarak atadığı
firmanın tüm yetkilerini elinden alabiliyor olması, distribütörün pazardaki koşulları ve
ekonomik parametreleri tek başına belirleyebilme gücünü oldukça sınırlamaktadır.
Bu bilgilere ilave olarak, Otto’nun sadece 1 (bir) yıl için distribütör olarak atanmış
olması, ilk yılın deneme süresi olarak belirlenmesi, bu süre içerisinde AMO’nun 290
distribütörlük ilişkisini bir ay önceden ihbar etmek suretiyle her zaman sona erdirme
yetkisine sahip bulunması, mevcut durumda bu hakkını kullanarak Otto’nun yetkisine
sona vermiş olması ve sonuç olarak Otto’nun tek satıcılık yetkisinin sadece yaklaşık
8 (sekiz) ay sürmesi hususları da göz önüne alındığında, Otto’nun ilgili pazarda
sağlayıcı ve müşterilerinden bağımsız hareket edebilecek bir ekonomik güce sahip
olmadığını ileri sürmek mümkün hale gelmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, Otto firmasının ilgili pazarda hakim
durumda bulunduğu yönünde bir saptamada bulunulamayacağı, bu nedenle şikâyet
ile ilgili olarak herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığı kanaatine
ulaşılmıştır. 300
10-52/981-348
8
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara
yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy