Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-4-105 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 10-56/1066-397
Karar Tarihi : 26.8.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, 10
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Metin HASSU, Sezin ELÇİN CENGİZ, Bekir KOCABAŞ
C. TARAF : - Metro Motorlu Taşıtlar Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(Yeni Unvanı: Birinci Seyahat Taşımacılık Ticaret A.Ş.)
Bayrampasa Büyük İstanbul Otogarı No.51-52 İstanbul
Temsilcisi: Av. Nedim Korhan Şengün
Bahariye Cad. Arayıcıbaşı Sk. İpek Apt. No:10/17 20
Kadıköy - İstanbul
D. DOSYA KONUSU: Bartın ilinde faaliyet gösteren şehirlerarası otobüs
firmalarının aralarında anlaşarak yolcu taşıma ücretlerini belirledikleri
iddiası üzerine alınan 26.12.2006 tarih ve 06-94/1191-357 sayılı Kurul
kararının Danıştay 13. Dairesi’nin 5.1.2010 tarih ve 2007/4442 E., 2010/10 K.
sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine dosya konusunun davacı yönüyle
yeniden değerlendirilmesi.
E. İDDİALARIN ÖZETİ : Şikayet dilekçelerinde, Bartın merkezli şehirlerarası
yolcu taşımacılığı yapan firmaların, anlaşarak, bilet fiyatlarına %33 ila %50 30
oranında zam yaptıkları iddia edilmektedir.
F. DOSYA EVRELERİ: Şikayet dilekçelerinin Kurum kayıtlarına 16.6.2005,
21.6.2005, 11.7.2005 tarih ve 4095, 4231, 4746 sayılar ile intikali üzerine
hazırlanan 15.7.2005 tarih ve 2005-4-105/İİ-05-SY sayılı İlk İnceleme Raporu,
Rekabet Kurulu’nun 21.7.2005 tarih ve 05-48 sayılı toplantısında görüşülerek, 05-
48/691-M sayı ile 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir.
Karar gereği yürütülen önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince
düzenlenen 8.9.2005 tarih ve 2005-4-105/ÖA-05-CA sayılı Önaraştırma Raporu, 40
Rekabet Kurulu’nun 15.9.2005 tarihli toplantısında görüşülerek, 05-58/857-M sayı
ile şikâyete konu teşebbüsler hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun anılan kararı sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 43/2.
maddesi uyarınca hakkında soruşturma açılan teşebbüsler ve şikâyetçiye
soruşturma açıldığına dair bildirim yapılmış ve söz konusu bildirime cevaben
10-56/1066-397
2
gönderilen ilk yazılı savunmalar alınmıştır. Rekabet Kurulu’nun 9.3.2006 tarih ve
06-18/230-M sayılı Kararı uyarınca soruşturma süresi 15.3.2006 tarihinden
itibaren 3 ay uzatılmıştır.
Soruşturma Heyeti'nce tamamlanan 14.6.2006 tarih ve S.R./06-12 sayılı 50
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul Üyeleri ile
haklarında soruşturma açılan teşebbüslere tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci
fıkrası gereğince 30 gün içinde ikinci yazılı savunmanın gönderilmesi istenmiştir.
Taraflardan Metro Motorlu Taşıtlar Taşımacılık San. ve Tic. A.Ş., Aydın Yapı
Ürünleri Banyo Aksesuarları Kaplama Nak. İth. İhr. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. (As
74 Hakan Turizm), Sedat Menteş (Yeni Özemniyet Otobüs İşletmesi ve VİB
Özbartın Otobüs İşletmesi), Menteşoğlu Tur. Sey. ve Motorlu Araç Tic. Ltd. Şti.
ile Yeşil Bartın Otobüs Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. süresi içinde savunmalarını
yapmışlar, Devrek Özlem Sey. Nak. Tic. Ltd. Şti. ise soruşturma raporunda
kendileri ile ilgili yapılan tespit ve değerlendirmelere itiraz etmemiş ve savunma 60
hakkını kullanmamıştır. Söz konusu yazılı savunmalar üzerine Soruşturma Heyeti
tarafından hazırlanan 11.8.2006 tarihli Ek Yazılı Görüş, Kanun’un 45/2. maddesi
uyarınca tüm Kurul üyelerine ve taraflara tebliğ edilmiştir. Tarafların üçüncü yazılı
savunma süreleri 29.10.2006 tarihinde dolmuş, taraflaran Metro Seyahat
Taşımacılık San. ve Tic. A.Ş.’nin, Yeşil Bartın Otobüs Nak. Tic. Ltd. Şti.’nin ve
Aydın Yapı Ürünl. Banyo Akses. Kap. Nak. İth. İhr. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin
üçüncü yazılı savunmaları süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
23.11.2006 tarih ve 06-85/1099-M sayılı Kurul kararı ile sözlü savunma
toplantısının 26.12.2006 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Anılan tarihte
yapılan sözlü savunma toplantısının ardından Kurul, 26.12.2006 tarihinde 06-70
94/1191–357 sayı ile nihai kararını vermiştir. Kurul’un nihai kararı, 11.1.2006
tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
26.12.2006 tarih ve 06-94/1191 – 357 sayılı nihai kararda;
- Menteşoğlu Turizm Seyahat ve Motorlu Araç Ticareti Ltd. Şti., Yeşil Bartın
Otobüs Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. ve Devrek Özlem Seyahat Uluslararası
Nakliyat Ticaret Ltd. Şti.’nin 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal teşkil
edecek faaliyetlerinin tespit edilememesi nedeniyle adı geçen şirketlere
idari para cezası verilmesine yer olmadığına,
- Yeni Özemniyet ve VIB Özbartın firmalarının sahibi Sedat Menteş’in,
Aydın Yapı Ürünleri Banyo Aksesuarları Kaplama Nakliyat İthalat İhracat 80
Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ve Metro Motorlu Taşıtlar
Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, Bartın merkezli şehirlerarası
otobüs ile yolcu taşımacılığı pazarında fiyat tespit etmek suretiyle 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine, adı geçen teşebbüslerin
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin (2006/1 no’lu Tebliğ ile değişik) ikinci
fıkrası uyarınca asgari ceza miktarı olan 6.368 YTL ile
cezalandırılmalarına,
- 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal eden eylemlerinden dolayı,
rekabetin tesisi ve ihlalden önceki durumun korunmasını teminen yerine
getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışların ve ihlale son verilmesi 90
gereğinin, aynı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, ilgili teşebbüslere
bildirilmesine
10-56/1066-397
3
karar verilmiştir.
Metro Motorlu Taşıtlar Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından söz konusu
kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle Danıştay 13. Dairesi’nde
dava açılmıştır.
Danıştay 13. Dairesi, 9.7.2007 tarih ve 2007/4442 E. sayılı kararı ile, yürütmeyi
durdurma talebini reddetmiştir. Metro Motorlu Taşıtlar Taşımacılık Sanayi ve
Ticaret A.Ş.’nin bu karara ilişkin itirazı ise, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 100
tarafından, 27.9.2007 tarihinde YD. İtiraz No: 2007/670 sayılı kararlarıyla
reddedilmiştir. Danıştay 13. Dairesinin davanın sonunda verdiği 5.1.2010 tarih ve
2010/10 K. sayılı kararla, “davacı şirkete, 4054 sayılı Kanun’un işlem tesis
tarihinde yürürlükte olan 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, süregelen eylemin
saptandığı tarih olan, soruşturmanın açıldığı 15.09.2005 tarihinden bir önceki
mali yıl için uygulanan 2004/1 sayılı Tebliğ uyarınca 11.883,182 TL para cezası
verilmesi gerektiği, Kurul tarafından ise karar tarihinde uygulanan 2006/1 sayılı
Tebliğ uyarınca 6.368 TL idarî para cezası verildiği; ancak anılan maddede 5728
sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, nihaî karar tarihi olan 26.12.2006
tarihinden bir önceki mali yıl için uygulanan 2005/1 sayılı Tebliğ uyarınca davacı 110
şirkete uygulanması gereken söz konusu cezanın 5.800 TL olması nedeniyle,
2005/1 sayılı Tebliğ hükmü uyarınca para cezası verilmesinin davacı şirketin
lehine bulunduğu, diğer bir deyişle, 4054 sayılı Kanunun 16. maddesinin ikinci
fıkrasında daha sonra yapılmış olan değişikliğin davacı şirket lehine bir durum
yarattığı” gerekçesiyle Kurul kararının Metro Motorlu Taşıtlar Taşımacılık Sanayi
ve Ticaret A.Ş.’ye ilişkin kısmı iptal edilmiştir. Bu nedenle, 26.12.2006 tarih ve 06-
94/1191–357 sayılı Kurul kararının hukuken ortadan kalkmış olması sebebiyle
konu hakkında Kurul tarafından yeni bir karar alınması gereği doğmuştur.
Bunun üzerine anılan dosya üzerinde yapılan değerlendirmeler doğrultusunda
düzenlenen 17.8.2010 tarihli Bilgi Notu, 20.8.2010 tarih ve REK.0.08.00.00- 120
110/333 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul gündemine gelmiş, Rekabet Kurulu,
ilk inceleme, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü
savunma tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı,
raporlar, Danıştay kararları, dosya kapsamında bulunan diğer tüm bilgi ve
belgeleri inceleyerek 26.8.2010 tarihinde 10-56/1066-397 sayılı nihai kararını
vermiştir.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
Raportörler tarafından hazılanan Bilgi Notu’nda; Bartın ili merkezli otobüs ile
şehirlerarası yolcu taşımacılığı pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin, 4054 130
Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edip etmediğinin tespitine
yönelik olarak yürütülen soruşturma çerçevesinde, Birinci Seyahat Taşımacılık
Ticaret A.Ş.’ye 2005/2 sayılı Tebliğ uyarınca 5800 TL idari para cezası
verilmesinin uygun olacağı, ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
10-56/1066-397
4
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı; diğer ürünlerle ikamesi sınırlı olan ve aynı talebi tatmin eden
ürünlerden oluşan pazardır. Haklarında önaraştırma yürütülen tarafların
faaliyetleri dikkate alınarak, ilgili ürün pazarı “otobüs ile şehirlerarası yolcu taşıma 140
hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Soruşturmaya taraf teşebbüslerin faaliyetlerini Bartın merkezli hatlarda sunmaları
sebebiyle, “Bartın merkezli otobüs ile şehirlerarası yolcu taşıma hatları” ilgili
coğrafi pazar olarak tespit edilmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Deliller
H.2.1. Metro Bilet Fiyatlarının “Güzergah Fiyat Listesi” Fiyatları ile
Karşılaştırılması 150
Yapılan yerinde incelemeler sırasında 20.5.2005 tarihinden itibaren geçerli olan
“Güzergâh Fiyat Listesi” bulunmuştur. Güzergâh Fiyat Listesi’nde yer alan fiyatlar
ile yerinde incelemeler sırasında elde edilen ve Metro tarafından kesilen bilet
fiyatlarının karşılaştrılması amacıyla düzenlenen tablo, aşağıda yer almaktadır.
Tablo-1: Metro’nun Bilet Fiyatlarının Güzergâh Fiyat Listesi’ndeki Fiyatlarla Karşılaştırılması
…
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
… … … … … … … … …
…
…
10-56/1066-397
5
Tablo-2: …
… … … …
… … … …
… … … …
… … … …
… … … …
… … … …
… … … …
H.2.3. Yeşil Bartın Yetkilisi ile Yapılan Görüşme 160
Firma yetkilisi, raportörler ile yaptığı görüşmede; kendisinin Bartın ilinde Metro
Turizm’in acenteliğini yürüten Yeşil Bartın Firması’nın ortaklarından Coşkun
Bacak’ın vekili olduğunu, şirkette imza yetkisinin bulunduğunu, Yeşil Bartın
şirketinin, 2005 yılının mayıs ayında Metro Turizm’in acenteliğini aldığını ve halen
faaliyetlerini sürdürdüğünü; esasen Metro Turizm’in, Bartın’daki faaliyetlerine
1998 yılında başladığını, Yeşil Bartın firmasının, 2003 yılının Ekim ayında Metro
Turizm’in acenteliğini aldığını, 1,5 yıl Metro Turizm’in acenteliğini yürüttüğünü;
ancak sonrasında acenteliği bıraktığını; 2005 yılının Mayıs ayında Metro ile tekrar
anlaşarak acentelik faaliyetlerine devam ettiğini, Yeşil Bartın şirketi’nin halen
Ulaştırma Bakanlığı’ndan aldığı F1 belgesiyle Metro Turizm’in acenteliğini 170
yürüttüğünü, Metro Turizm’in Bartın ilinde faaliyet gösteren 14 otobüsünün
bulunduğunu, bu otobüslerden iki tanesinin Yeşil Bartın şirketinin ortağı Coşkun
Bacak’ın babası Abdullah Bacak’a ait olduğunu, Abdullah Bacak’ın, aynı zamanda
Bartın ili Kamyoncular Kooperatif Başkanlığı’nı yürüttüğünü, Metro Turizm’in diğer
otobüslerinden on tanesinin Tahir Menteş’e, geri kalan iki tanesinin de özel
şahıslara ait olduğunu, Metro Turizm’in Bartın ilinden İstanbul, Ankara, İzmir ve
Antalya güzergâhlarında faaliyetlerinin bulunduğunu ifade etmiştir.
Hâlihazırda Bartın ilinde Metro Turizm, AS74, Öz Bartın ve Öz Emniyet
firmalarının faaliyet gösterdiğini belirten teşebbüs yetkilisi, Tahir Menteş’in Metro 180
Turizm’de on otobüsünün bulunduğunu; aynı kişinin, Öz Bartın ve Öz Emniyet
firmalarının da büyük ortağı olduğunu, AS74 firmasının ise bağımsız olduğunu,
taşıma ücretleri ile ilgili olarak en son zammın, 2001 yılında yapıldığını, o gün
bugündür fiyatlarda herhangi bir artış yapılmadığını, 2005 yılının Mayıs ayında
Yeşil Bartın Firması Metro Turizm’in acenteliğini alınca, Tahir Menteş’in Metro
Turizm Genel Müdürlüğü ile kira sözleşmesi imzalayarak, on otobüsünü Bartın’da
faaliyet Metro Turizm adıyla çalıştırmaya başladığını, ardından Öz Emniyet
Firması’nın, İstanbul Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’nden yeni bir fiyat aldığını,
bunun üzerine diğer firmaların da bu fiyatı makul bulduğunu ve aynı fiyatı
uygulamaya başladığını ifade etmiştir. Metro Turizm’in acenteliğinin de Tahir 190
Menteş’e ait olması halinde, fiyatların çok daha yüksek olabileceğine dikkat çeken
teşebbüs yetkilisi, bu noktada Abdullah Bacak’ın ve Yeşil Bartın şirketinin
dengeleyici bir rol oynadığını belirtmiş; Ulaştırma Bakanlığı’ndan alınan fiyatların
uygulanmaması halinde firmaların çok ciddi zarar göreceğini, kendilerinin bu
fiyatların uygulanmasını temin etmek için bu anlaşmayı yaptıklarını ifade etmiştir.
Teşebbüs yetkilisi ayrıca, firmaların sefer sayısının veya firma sayısının az olması
halinde daha düşük bir fiyatla maliyetin karşılanabileceğini ama şu andaki
şartlarda maliyetlerin karşılanması mümkün olmadığını, onun için kendileri için tek
çıkar yolun, Ulaştırma Bakanlığı’nca onaylanan fiyatların uygulanması olduğunu
ifade etmiştir. 200
10-56/1066-397
6
H.2.4. Sedat Menteş’in Temsilcisi İle Yapılan Görüşme
Sedat Menteş’in temsilcisiyle yapılan görüşmede temsilci, Bartın'da faaliyet
gösteren firmalar arasında, 2003 yılının onuncu ayından itibaren yıkıcı bir rekabet
başladığını, aynı dönemde, petrol fiyatlarında ciddi artışların gerçekleştiğini,
Şehirlerarası Yolcu Terminali'nin Bartın'a yaklaşık 8 km'lik bir mesafede
kurulmasıyla, firmaların servis ve kira maliyetlerinin arttığını, bu yüksek
maliyetlerden öncelikle otobüs sahibi şahıslar olmak üzere tüm firmaların
olumsuz etkilendiğini ve pek çok otobüs sahibinin zarar ederek sektörden
çekildiğini; bu şartlar altında tüm firma ve otobüs sahiplerinin bir çıkış yolu 210
aramaya başladığını, bu arayışların sonucunda öncelikle Sedat Menteş’in, sahip
olduğu on otobüsü Metro Turizm'e kiralayıp Metro Turizm'de sözleşmeli çalışan
otobüs sahiplerinin Öz Emniyet firması ile sözleşme imzalamalarını sağladığını;
böylelikle, söz konusu otobüs sahiplerinin, geliri daha iyi olan Öz Emniyet
Firması'nda çalışma imkanı elde ettiklerini; ardından, Ulaştırma Bakanlığı'ndan
yeni bir fiyat tarifesinin alındığını, fiyatların alınmasını takiben, tüm otobüs
sahiplerinin bir araya geldiğini ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan alınan fiyatlardan
biraz düşük bir fiyat tarifesi üzerinde sözlü olarak anlaşıldığını, bu tarihten
itibaren söz konusu fiyatların uygulanmaya başlandığını belirtmiş; bununla birlikte
kendilerinin, bu anlaşmanın sadece yaz aylarında uygulanabileceğini 220
düşündüklerini, talebin düştüğü kış aylarında, şu anda uygulanan rakamların
uygulanmasının mümkün olmayacağını ifade etmiştir.
H.2.5. Aydın Yapı Ltd. Şti.’nin Temsilcisi ile Yapılan Görüşme
Aydın Yapı Ltd. Şti.’nin temsilcisiyle yapılan görüşmede temsilci, Şehirlerarası
Otobüs Terminali’nin Bartın İli’nden 8 km uzağa taşınmasıyla firmaların başta
servis maliyetleri olmak üzere, toplam maliyetlerinde ciddi bir artış olduğunu,
firmaların maliyetlerinin artmasıyla, bu maliyetleri karşılamak için firmaların
çareler aramaya başladığını, sonuç olarak firmaların müdürleri olarak
kendilerinin, Ulaştırma Bakanlığı’ndan alınan fiyatların uygulanması ve yıkıcı 230
rekabetin tekrar başlamaması için söz konusu anlaşmayı yaptıklarını, anlaşmanın
yapıldığı tarihten bu yana anlaşmadaki tarifelere uymakta olduklarını ifade
etmiştir.
H.3. Metro’nun Savunmasına İlişkin Değerlendirme
Şirket temsilcisi tarafından imzalanan savunmada, soruşturma açılması kararı ile
birlikte karara esas olan bilgi ve belgelerin gönderilmediği belirtilmiş,
soruşturmaya esas olan bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiş ve
gönderilmemesi halinde savunma hakkının engellenmiş olacağı iddia edilmiştir.
4054 sayılı Kanun ve AB mevzuatı çerçevesinde, literatürde “dosyaya giriş hakkı”
olarak adlandırılan konuya ilişkin olarak kısa bir değerlendirme yapılmalıdır. 240
Dosyaya giriş hakkı Kanun’un 44. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin ikinci
fıkrasında, “Haklarında soruşturmaya başlandığı bildirilen taraflar sözlü savunma
hakkını kullanma taleplerine kadar Kurum bünyesinde kendileri ile ilgili
düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan her türlü delilin bir
nüshasının kendilerin verilmesini isteyebilir.” denilmekte, devamı fıkrada, “Kurul,
tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği konuları kararlarına
dayanak teşkil edemez” hükümlerine yer verilmektedir. Bu hükümlerden de
10-56/1066-397
7
anlaşılacağı üzere, hakkında soruşturma açılmış taraflara Kanun’un 44/2.
maddesi ile dosyaya giriş hakkı tanınmış, 44/3. maddesi ile de teşebbüslerin
kendini savunma hakkı bir bakıma güvence altına alınmıştır. Kanun’un 44/2 250
maddesiyle teşebbüslerin “Kurum bünyesinde kendileri ile ilgili düzenlenmiş her
türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş her türlü delilin bir nüshasını” sözlü
savunmaya kadar talep edebilecekleri ifade edilmiş, ancak bu hakkın ne zaman
başlayacağı açıkça belirtilmemiştir. Bunun üzerine yürütülen farklı
soruşturmalarda teşebbüsler benzer taleplerle Kuruma başvurmuşlar ve
taleplerine olumlu cevap alamadıkları durumlarda, savunma haklarının
engellendiği iddiasında bulunmuşlardır.
Bu noktada, dosya kapsamında karartılması muhtemel delillerin varlığı ve
soruşturmanın güvenliği, hakkında soruşturma yürütülen taraflara ilişkin ileri
sürülen iddiaların ancak soruşturma raporunun tamamlanması ile net bir şekilde 260
ortaya konulabileceği, soruşturma safhasının her aşamasında teşebbüslerin
sürekli bir şekilde evrak taleplerinin, delil toplanması ve dosyanın oluşturulması
sürecini olumsuz etkileyebileceği hususları da göz önünde bulundurularak,
soruşturma açılması kararının alındığı aşamada taraflara yapılan bildirimde
kararda yer alan temel suçlama ve iddialara yer verilmiş, ancak taraflara herhangi
bir belge gönderilmemiştir. Bu aşamada dosya mevcudu belgelerin Kurum
bünyesinde incelenmesi halinde de, yukarıda yer verilen sakıncalar ortaya
çıkabileceğinden, dosyaya giriş hakkı da tanınmamıştır. Bununla birlikte, dosya
kapsamındaki taraflara ilişkin belgeler ticari sırlar çıkarıldıktan sonra soruşturma
raporu ile birlikte taraflara gönderilmiş, ayrıca Kanun’un 44/2. maddesi uyarınca 270
taraflar, sözlü savunma hakkını kullanma taleplerine kadar Kurum bünyesinde
kendileri hakkında düzenlenmiş her türlü evrakı ve mümkün olduğu ölçüde elde
edilmiş olan her türlü delilin bir nüshasını talep edebilme hakkına sahip
olmuşlardır. Bunun yanı sıra, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca Kurul’un
tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği konuları kararlarına
dayanak yapması da mümkün olmamaktadır. Tüm bu güvencelerin yanında
Kanun’un 45. ve 46. maddeleri ile hakkında soruşturma yürütülen taraflara
soruşturma raporunun tebliğ edilmesini takiben iki defa yazılı, bir defa da sözlü
savunma hakkı tanınmaktadır. Dolayısıyla ilk yazılı savunma aşamasında belge
gönderilmemesi nedeniyle Metro’nun savunma hakkının kısıtlandığının ileri 280
sürülmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Savunmada esasa ilişkin açıklamalar yapılmış, Yeşil Bartın ile Metro Turizm
arasındaki ilişkinin niteliğini hakkında açıklamalar getirilmiştir:
Buna göre Metro, Türkiye çapında yaygın bir ulaşım ağına sahip olması
nedeniyle, bu hizmetleri çoğu kez acenteler aracılığıyla yerine getirilmek
durumundadır. Acenteler rekabet hukuku anlamında teşebbüs niteliğine sahiptir.
Şirket, Bartın ili merkezli yolcu taşımacılığı pazarında acente aracılığıyla faaliyet
göstermektedir. Acente yerel ölçeği analiz eder piyasayı ve diğer firmaların
fiyatlarını izler ve bilet fiyatlarını Metro’ya bildirir. Belirlenen fiyatlar ticari
konjonktüre göre bazen bu firmalarla aynı, bazen de farklı (daha yüksek-daha 290
düşük) olabilmektedir. Metro da bu fiyatları kabul eder. Bu süreçte acentenin
kurmuş olduğu özel ilişkileri Metro bilemeyeceği gibi bu hususlarla da ilgilenmez.
Bartın piyasasını bilmediği için ilgi düzeyi sınırlıdır. Bartın firmaları ile hiçbir ilişkiye
girmemiştir.
10-56/1066-397
8
Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin açıklanmasına Dair Kılavuz’da (Kılavuz) Acentelik sözleşmelerine
değinilmekte ve bu sözleşmelerin Rekabet Hukuku açısından değerlendirilmesi
yapılmaktadır. Söz konusu Kılavuz’da, teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un
4. maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktörün, acentenin müvekkil
tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almaması 300
olduğu yer almıştır. Acentenin bir mali veya ticari risk taşımaması durumunda
faaliyetlerinin müvekkil teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak
değerlendirileceği, aksi halde, yani acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi
yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için pazarlama
stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerektiği ve bu durumda, söz konusu
sözleşmenin Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebileceği ifade edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici
faktör olan risk konusunda ise Kılavuzda, her bir olayın kendi özellikleri göz
önünde bulundurularak değerlendirileceği belirtilmekte, ayrıca bir acente ve
müvekkil arasındaki ilişkide acentenin risk üstlendiği ve bu nedenle anlaşmanın 310
Kanun’un 4. maddesine girdiği durumlara örnekler verilmekte ve verilen örnekler
arasında, “Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından
gerekli olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak
zorunda bırakılması” sayılmaktadır. Bu çerçevede rekabet hukuku açısından
acente ile bağımsız karar verebilen teşebbüs arasındaki ayırt edici unsurun
acentenin yükümlülüklerini yerine getirirken mali riskin ne kadarını üstlendiği
noktasında yattığı görülmektedir. Eğer acente kendi üzerine risk alıyorsa,
fonksiyon itibarıyla bağımsız teşebbüslere yaklaşır ve rekabet kuralları açısından
bağımsız teşebbüs olarak değerlendirilir. Hangi hallerde risk üstlenildiğine örnek
olarak aşağıdaki hususlar gösterilebilir: 320
- Ticari acentenin ticari faaliyetleri süresince bağımsız bir tacir gibi
davranması,
- İşlemle ilgili ticari riskin acentenin üzerinde olması,
- Ticari acentenin elinde sözleşme konusu mallardan minimum miktarda stok
bulunması,
- Ticari acentenin müşteriler için kendi hesabına olmak üzere ücretsiz servis
hizmeti vermesi,
- Ticari acentenin fiyatlar ve ticaret koşullarını belirleme yetkisi bulunması.
Karayolları Taşıma Yönetmeliği kapsamında faaliyet gösterecek gerçek ve tüzel
kişilerin, taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, nakliyat ambarı 330
işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, taşıma işleri organizatörlüğü,
dağıtım işleri, terminal işletmeciliği, oto kiralama işletmeciliği ve benzeri faaliyetleri
yapabilmeleri için Bakanlıktan yetki belgesi almaları zorunludur. Yetki belgesi
alınması için gerekli genel ve özel koşullar belirlenmiştir. Yetki belgesi türlerine de
yönetmeliğin 11. maddesinde yer verilmiş, yurt içi yolcu taşımacılığında acentelik
yapacak gerçek ve tüzel kişilere F1 yetki belgesi verileceği düzenlenmiştir. F1
yetki belgesi için, D1 ve E1 yetki belgesi sahibi taşımacılardan en az birisiyle
imzalanmış Bakanlıkça asgari şartları belirlenmiş bir acentelik sözleşmesi
bulunması şartı aranmıştır. Acenteler daima müvekkilleri hesabına iş yaparlar.
Acentelerin yapacağı işlemlerden doğan hak ve borçlar müvekkillerine aittir. Türk 340
Ticaret Kanunu’nun 116-134 ncü maddeleri acentelik hakkındaki düzenlemelere
ilişkindir. Söz konusu madde hükümlerinde acentelerin müstakil hareket
10-56/1066-397
9
edemeyeceği hususu belirtilmiştir. Dolayısıyla, acente niteliğinde faaliyet gösteren
gerçek ve tüzel kişilerin müvekkillerinin talimatları ve onların menfaatleri
doğrultusunda iş görmeleri kanundan doğan bir yükümlülük olup hareket
serbestileri sınırlı olan acentelerin bağımsız hareket edebilen kişiler karşısında
belirleyici olma özellikleri bulunmamaktadır. Bu çerçevede, F1 yetki belgesi ile
faaliyet gösteren bir teşebbüsün fiyat belirleme konusundaki imkanının ancak
işletmeci teşebbüsün kendisine tanıdığı takdir yetkisi ile sınırlı kaldığı
anlaşılmaktadır. Sektörde akdedilen “Acentelik Sözleşmeleri”, Karayolu Taşıma 350
Yönetmeliği’ uyarınca, Ulaştırma Bakanlığı’nca belirlenmiş örneğe uygun tip
sözleşmelerdir. Sözleşmelerde taşımacı firma tarafından acenteye, taşıma
bedelini tespit etme yetkisi verilmemektedir. Ayrıca, anılan Yönetmeliğin ve
Ulaştırma Bakanlığı’nın 46 No’lu Tebliği’nin ilgili hükümleri yolcu bilet fiyatlarının
taşımacılarca belirlendiğini açıklamaktadır.
20.5.2005 tarihinden önce Metro Turizm’in acenteliğini Devrek Özlem Seyahat’in
yürüttüğü, güzergah fiyat tarifesinin 20.5.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere imzalandığı ve tarifenin altında Devrek Özlem Seyahat’in kaşesinin
bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu dönemde acente olarak faaliyet gösteren
şirket, Devrek Özlem Seyahattir. 20.5.2005 tarihinde ise Metro ile Yeşil Bartın 360
arasında acentelik anlaşması imzalanmıştır. Yapılan yerinde incelemeler
sırasında, bu Anlaşma’nın bir nüshası elde edilmiştir. Anlaşma’ya göre, Metro’ya
ait biletlerin satış işlemlerini, Yeşil Bartın yapacaktır. Söz konusu Anlaşma’nın
incelenmesinden, yolcu bileti satışından dolayı, Metro’nun Yeşil Bartın’a … YTL
ödeyeceği anlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu anlaşmada, acenteye fiyat tespitine
ilişkin bir yetki verilmemiş olup, bu yetki Metro’ya aittir. Acentelik anlaşmasında,
acentenin, taşımacı firmanın ticari, idari, teknik, mali ve hukuki konularda
belirlediği talimat ve tarifelere uymaması halinde taşımacı firmanın uğrayacağı
zararı tazmin edeceği hükmü yer almıştır. Dolayısıyla, acente, taşımacı firmanın
talimatlarına uymak zorundadır. 370
Yapılan bu saptamalar ışığında, soruşturmaya esas olan tarafın ana şirket olan
Metro Turizm olduğu kannatine ulaşılmıştır. Dolayısıyla acente olarak faaliyet
gösteren Devrek Özlem Seyahat ve Yeşil Bartın firmalarının sorumluluğu
bulunmamaktadır. Yapılan fiyat analizleri neticesinde, Metro’nun güzergah fiyat
tarifesinde yer alan fiyatlara uyduğu da tespit edilmiştir.
…
Diğer taraftan, ikinci yazılı savunmada getirilen iddialar da değerlendirilmelidir.
Teşebbüsün ikinci savunmasında yer alan ilk iddia, Metro Turizm’in acenteleri
aracılığı ile faaliyet gösterdiği ve fiyat tespitinin acente tarafından gerçekleştirildiği
yönündedir. Konuya ilişkin olarak acente ile yapılan yazışmalar sunulmuş, acente 380
tarafından verilen tutanakta söz konusu durumun ikrar edildiği, bu durumun
gerekçesi olarak da sektörel sorunların ve sürekli oluşan zararların gösterildiği
ifade edilmiştir.
Bu iddialarla ilgili ilk değerlendirme, Metro Turizm’in çalışma sisteminin acentelik
esasına dayalı oluşunun ve yerel piyasalar hakkında acentelerin bilgi sahibi
oluşunun Metro’nun fiyat anlaşmasına katıldığı gerçeğini değiştirmediği ve
sorumluluğunu ortadan kaldırmadığıdır. Metro Turizm tarafından gönderilen ilk
yazıda acenteden fiyata ilişkin önerilerini iletmesi istenmiştir. Acente sistemi ile
10-56/1066-397
10
çalışan Metro Turizm’in bu yöndeki talebi acente tarafından karşılandıktan sonra 390
son söz Metro Turizm tarafından söylenecek ve Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’ne
bildirim yapılacaktır. Dolayısıyla fiyat tespitine yetkili olan teşebbüs Metro
Turizm’dir. Bundan başka, savunmada acente tarafından fiyat tespit edildiğinin
ikrar edildiği yönünde bir iddia yer almaktadır. Acente yetkilisinin ifadelerinin yer
aldığı tutanaktaki hususlar, aslında acenteler ve ana şirketler arasındaki
bağlantının ve ana şirketler arasındaki rekabetin önemine işaret etmektedir. Bartın
merkezli otobüs ile şehirlerarası yolcu taşıma hatları pazarında faaliyet gösteren
VİB Öz Bartın ve Yeni Öz Emniyet firmalarının acenteliği Menteşoğlu Turizm
tarafından yapılmaktadır. Burada önemli olan husus, Menteşoğlu’nun Metro
Turizm’in acenteliğini de yapması halinde ortaya çıkacak olan koordinasyon 400
riskidir. Dolayısıyla Metro’nun acenteliğinin Yeşil Bartın tarafından yürütülüyor
oluşu, kararların Yeşil Bartın tarafından alınması bakımından değil, aynı pazarda
faaliyet gösteren iki ana şirketin acenteliklerinin farklı firmalar tarafından
yürütülüyor olması bakımından önemlidir. Sonuç olarak, "Esasen Metro Turizmin
acenteliği Tahir Menteş'e ait olsaydı, fiyatlar çok daha yüksek olabilirdi.Bu
noktada Abdullah Bacak ve Yeşil Bartın şirketi dengeleyici bir rol oynuyor."
ifadesinin Yeşil Bartın firmasının bağımsız hareket ederek pazar koşullarını
etkilediği yönünde değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.
Savunmada bundan başka, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’ne ve Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin Açıklanmasına 410
Dair Kılavuz’a atıf yapılmış ve acente tarafından risk üstlenildiği ortaya koyulmaya
çalışılmıştır. Acentenin servis hizmetleri sunduğu, dolayısıyla kılavuzda yer alan
“taşıma masrafları da dahil olmak üzere mal veya hizmetlerin alım satımına ilişkin
masraflara acentenin katkıda bulunması” koşulunun gerçekleştiği, yazıhane
masraflarının personel giderlerinin acente tarafından karşılandığı, acentenin ayrı
bir tüzel kişiliği bulunduğu, yapılan satışlardan komisyon alması sebebiyle riski
paylaştığı, üçüncü kişilere karşı acentenin sorumlu olduğu, acentenin sektörün
gerekleri sebebiyle bizzat yatırım yaptığı, taşıt kira sözleşmeleri ile mülkiyetinde
bulunan otobüsleri sektörde kullanmasının sektöre yapılan bir yatırım olduğu,
iddia edilmiştir. 420
Bu iddialar çerçevesinde, servis hizmetlerinin tamamlayıcı bir niteliğe sahip
olduğu belirtilmelidir. Servis hizmeti her ilde gerçekleşen bir uygulama olmayıp,
söz konusu hizmete acente tarafından katılma ana şirketin acente seçimi
noktasında önem kazanmaktadır. Acente seçimi ve acentenin masraflara
katılması ana şirket ve acente arasındaki ticari ilişkinin gereğidir. Ticari hayatta
var olmaya çalışan her teşebbüs belli bir oranda riske katlanmak durumundadır.
Ancak acentenin dolaylı olarak risk almış olması sebebiyle sorumluluk ana şirkete
ait olmaktadır. Aynı şekilde acentenin personel ve kira giderlerini karşılaması ve
ayrı bir hukuki varlığa sahip olması rekabet hukuku anlamında acenteye
sorumluluk yüklenmesi için yeterli görünmemektedir. Savunmada bundan başka, 430
acentenin yapılan satışlardan komisyon alması ve üçüncü kişilere verilen
zararlardan dolayı sorumlu olması sebebiyle risk üstlendiği ifade edilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği gibi acente dolaylı bir sorumluluk üstlenmektedir. Acente
ve ana şirket üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumludur ve acentenin kendi
kusuruyla sebep olduğu zararlara karşı Metro Turizm’in rücu hakkı bulunmaktadır.
Savunmada bu hususlara ek olarak acentenin sektörde faaliyet göstermek için
gereken yatırımları yaptığı ve bu yönüyle Klavuz’da yer alan “acentenin söz
10-56/1066-397
11
konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli olabilecek ve sadece
bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda bırakılması” koşulunun
gerçekleştiği iddia edilmiştir. İlgili mevzuat hükümleri bu iddiaların 440
değerlendirilmesi açısından önemlidir. Karayolları Taşıma Yönetmeliği
kapsamında faaliyet gösterecek gerçek ve tüzel kişilerin, acentelik ve benzeri
faaliyetleri yapabilmeleri için Bakanlıktan yetki belgesi almaları zorunludur. Ayrıca
sektörde faaliyet göstermek için gerekli olan diğer koşullar da ilgili mevzuat
hükümlerinde yer almıştır. Dolayısıyla kanun ve ilgili mevzuat dâhilinde acente
tarafından yerine getirilmesi gerekli olan yükümlülükler, acentenin faaliyet
gösterebilmesi için ön koşuldur ve ana şirketin acenteyi belli yatırımlarda
bulunmaya zorlaması olarak kabul edilemez. Sonuç olarak bu hususun acentenin
rekabet hukuku anlamında bağımsız bir teşebbüs sayılması için yeterli olmadığı
anlaşılmıştır. 450
Savunmada ayrıca, acente tarafından özmal otobüslerin Metro Turizm’e tahsis
edilmesinin satış arttırma faaliyetlerine doğrudan veya dolaylı olarak katkıda
bulunmaya zorunlu tutulması şartını sağladığı iddia edilmiştir. Bu husus, acente
ve ana firma arasındaki ekonomik bağa ilişkin olmakla birlikte, biletler Metro
Turizm adına kesilmekte, Ulaştırma Bölge Müdürlüğüne bu şirket tarafından
bildirilmekte, acente, sözleşmeleri gereği Metro Turizm’in talimat ve tarifeleri ile
bağlı olmaktadır. Dolayısıyla mezkûr şirkette sözleşmeli otobüs çalıştıran firma
sahipleri şirketin talimatları dışına çıkamamaktadır ve dolayısıyla aradaki
ekonomik bağlantı Metro Turizm’in sorumluluğunu kaldırmamaktadır.
Savunmada son olarak Bartın ilinden diğer illere yapılan yolcu taşımacılığı 460
faaliyetlerine ilişkin olarak Rekabet Kanunu’nun 4. maddesinin ihlal edildiği
gerekçesiyle bir önceki yıla ait yıllık gayri safi gelirin %10’u tutarında kesilmesi
düşünülen cezanın eşitlik ve orantılılık ilkesine aykırılık teşkil ettiği iddia edilmiştir.
Verilecek cezanın takdirinde ilgili coğrafi pazarla sınırlı kalınması savunulmuştur.
Metro Turizm tarafından yapılan son yazılı savunmada, yapılan değerlendirmelere
esas olarak acentelik sözleşmesinin esas alındığı, taraflar arasında fiyatı
belirlemeye ilişkin olarak ayrıca anlaşma yapılamayacağı, AB uygulamalarında
etkili olan tarafın dikkate alındığı, piyasa yapısının fiyat benzerliklerini
kolaylaştırdığı yönünde çeşitli iddialara yer verilmiştir. Ana firmaların
sorumluluğuna ilişkin olarak ayrıntılı değerlendirme yapılmış ve acentenin 470
sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Taraflar arasında yazılı ve
imzalı bir anlaşmanın mevcut olması da fiyat benzerliğinin piyasa yapısından
değil, anlaşmadan kaynaklandığını göstermiştir.
I. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Yukarıda da belirtildiği üzere, Metro Turizm’in de aralarında bulunduğu Bartın ili
merkezli şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs firmaları, aralarında
anlaşarak fiyatları tespit etmişler, tespit edilen fiyatları “Güzergah Fiyat Listesi”
başlığı altında kayıt altına almışlardır.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi, amacı veya 480
etkisi rekabeti engelleme, sınırlama veya bozma olan teşebbüsler arası
anlaşmalara, uyumlu eylemlere ve işletme birliklerinin kararlarına karşı, genel bir
yasaklama getirmektedir. Mezkûr Kanun maddesi kapsamındaki fiyat rekabeti ile
ilgili bulunan anlaşmalar, Soruşturma konusu açısından önem arz etmektedir.
10-56/1066-397
12
Rekabet Hukuku açısından, fiyat tespitine yönelik bu tür anlaşmalar, ağır rekabet
ihlalleri arasında değerlendirilmiş ve açık bir biçimde yasaklanmıştır. Bir
anlaşmada, rekabeti sınırlama amacı açıksa, anlaşmanın kendisi veya en
azından rekabeti bozucu hükümleri, per se bir rekabet ihlali oluşturur. Ayrıca,
rekabete aykırı bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş
olsa dahi yasaktır. Öte yandan, Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinden 490
anlaşıldığı üzere anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi yoktur.
Teşebbüsler arasında bir anlaşmanın varlığı tespit edilemese bile teşebbüsler
arasında kendi bağımsız davranışları yerine geçen bir koordinasyon veya pratik
işbirliği sağlayan, doğrudan veya dolaylı ilişkiler de, eğer aynı sonucu
doğuruyorsa, yasaklanmıştır.
Bu çerçevede, Bartın ili merkezli şehirlerarası yolcu taşımacılığı pazarında
faaliyet gösteren Metro Motorlu Taşıtlar Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Anonim
Şirketi’nin (Yeni Unvanı: Birinci Seyahat Taşımacılık Ticaret A.Ş.), aynı pazarda
faaliyet gösteren şirketler ile birlikte, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ve özellikle
de aynı maddenin “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı 500
oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit
edilmesi” şeklindeki (a) bendinde yasaklanan eylemleri gerçekleştirdiği
anlaşılmıştır.
J. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeler okunup
incelenerek yapılan görüşmeler sonucunda;
- Yeni Özemniyet ve VİB Özbartın firmalarının sahibi Sedat Menteş ve 510
- Aydın Yapı Ürünleri Banyo Aaksesuarları Kaplama Nakliyat İthalat İhracat
Pazarla Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
ile birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği 06-94/1191-357 sayılı
Rekabet Kurulu kararı ve 5.1.2010 tarih ve 2007/4442 E., 2010/10 K. sayılı
Danıştay kararı ile sabit olan Metro Motorlu Taşıtlar Taşımacılık Sanayi ve
Ticaret A.Ş. (Yeni Unvanı: Birinci Seyahat Taşımacılık Ticaret A.Ş.)’ye, 4054
sayılı Kanun’un 23.1.2008 tarih, 5728 sayılı Kanun’la değişik 16. maddesi ve
para cezasında lehe düzenelemeler dikkat alınarak 2005/2 sayılı Tebliğ uyarınca
5800 TL idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 520
Full & Egal Universal Law Academy