Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-245 (Özelleştirme)
Karar Sayısı : 10-56/1070-399
Karar Tarihi : 26.8.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Harun ULU, Harun GÜNDÜZ,
Cemal Ökmen YÜCEL, S. Yersu ŞAHİN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Limak İnşaat San. ve Tic. A.Ş.
Hafta Sokak No:9 06700 GOP/Ankara
D. TARAFLAR : -Limak İnşaat San. ve Tic. A.Ş.
Hafta Sokak No:9 06700 GOP/Ankara 20
-Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş.
Horasan Sokak No: 24 06700 GOP/Ankara
-Cengiz Holding A.Ş.
Filistin Cad. Kader Sok. No:36 GOP/Ankara
- Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
(Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.)
Ziya Gökalp Cad. No: 80 06600 Kurtuluş/Ankara
E. DOSYA KONUSU: Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş., Limak İnşaat San. ve
Tic. A.Ş. ve Cengiz Holding A.Ş. tarafından kurulan Uluğ Enerji Dağıtım ve 30
Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. adlı şirketin Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin
%100 hissesini Özelleştirme İdaresi Başkanlığından devralması işlemine izin
verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.8.2009 tarih ve 6406 sayı ile giren ve
eksiklikleri en son 23.8.2010 tarihi itibarıyla tamamlanan bildirim üzerine, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile 1998/4 sayılı Özelleştirme
Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna
Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar
Hakkında Tebliğ’in ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen 23.8.2010 tarih ve 2010-1-
245/ÖN-10-184.CS sayılı Özelleştirme Nihai İnceleme Raporu 24.8.2010 tarih ve 40
REK.0.05.00.00-120/333 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10-56 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirim konusu işleme ilişkin olarak;
- Mevcut haliyle Uluğ Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. (ULUĞ) Ana
Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu ve bu
sözleşmeye Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet verilemeyeceği,
- Bununla birlikte;
- ULUĞ’daki Cengiz Holding’in hissedarlığına son verilmesi ve
- Limak İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ve Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’nin ULUĞ ile aynı alanda faaliyet göstermemeleri 50
10-56/1070-399
2
koşullarıyla işlemin Kanun’un 4. maddesi kapsamından çıkıp 7. maddesi ve 1997/1
sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilebileceği, bu durumda söz konusu işlemin bir
hakim durum yaratan veya mevcut hakim durumu güçlendiren ve böylece ilgili
pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem
olmayacağı, dolayısıyla işleme izin verilebileceği,
görüşü yer almaktadır.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Devredilen: Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş. (ULUDAĞ) 60
ULUDAĞ’ın elektrik dağıtım bölgesi Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Yalova olmak üzere 4
ilden oluşmaktadır. ULUDAĞ’ın 2009 yılı cirosu yaklaşık (……….) TL olup, 2009 yılı
elektrik satışı (……….) GWh olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak, ULUDAĞ’ın,
dağıtım bölgeleri içindeki alım-satım, kayıp-kaçak ve paylarına ilişkin durumu
aşağıdadır:
Tablo 1: ULUDAĞ’a ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2008-2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2008 (……….) (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
2009 (……….) (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
Kaynak: 2010 ÖİB Elektrik Dağıtım Sektörü Özelleştirmesi Bilgi Dokümanı, ÖİB tarafından sağlanan
TEDAŞ istatistikleri.
H.1.2. Devralan: Uluğ Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. (ULUĞ) 70
ULUĞ, aşağıda süreç bölümünde ayrıntılı olarak bahsedilecek olan ihale şartnamesinin
20. maddesine uygun olarak kurulmuş olan bir teşebbüstür. ULUĞ’un hissedarlık
yapısına aşağıda yer verilmiştir:
Tablo 2: ULUĞ’un Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Limak İnşaat San. ve Tic. A.Ş. (….)
Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. (….)
Veysi Akın KOLOĞLU (….)
Naci KOLOĞLU (….)
Celal KOLOĞLU (….)
Cengiz Holding A.Ş. (….)
TOPLAM (….)
ULUĞ’a ait Ana Sözleşme’nin “Sermayesi” başlığını taşıyan 6. maddesine göre, şirket
hisseleri A, B, C olarak sınıflandırılmış olup bu grupların tanımlama amacıyla kurulduğu
ve ilgili hisselere herhangi bir imtiyaz vermediği ifade edilmiştir. ULUĞ’un hissedarlık
yapısı ve Ana Sözleşme incelendiğinde ULUĞ’un, Limak İnşaat San. ve Tic. A.Ş. 80
(LİMAK İNŞAAT), Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. (KOLİN) ve Cengiz Holding A.Ş.
(CENGİZ) tarafından ortak kontrol edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla devir işleminin
sonrasında ÇAMLIBEL’in söz konusu üç teşebbüsün ortak kontrolü altında yönetilmesi
planlanmaktadır. Bu çerçevede ortak kontrolün tarafları konumundaki teşebbüslere
ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmiştir.
H.1.2.1. Limak İnşaat San. ve Tic. A.Ş. (LİMAK İNŞAAT)
LİMAK İNŞAAT, hisselerinin %(….) Limak Holding A.Ş. (LİMAK) tarafından kontrol
edilen, Limak Şirketler Grubu’na bağlı bir şirkettir. 1976 yılında LİMAK İNŞAAT ile inşaat
10-56/1070-399
3
faaliyetlerine başlayan Limak Şirketler Grubu daha sonraları turizm, enerji, çimento, 90
teknoloji, havacılık ve gıda sektörlerinde de faaliyet göstermeye başlamıştır. LİMAK,
1979 yılından sonra, baraj, sulama tesisleri, boru hatları, arıtma tesisleri, anahtar teslim
fabrika ve yol/otoyol işlerini üstlenmiştir.
LİMAK İNŞAAT’ın hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmiştir:
Tablo 3: LİMAK İNŞAAT Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
LİMAK (….)
Nihat ÖZDEMİR (….)
Sezai BACAKSIZ (….)
Ebru ÖZDEMİR KIŞLALI (….)
M. Serhan BACAKSIZ (….)
Batuhan ÖZDEMİR (….)
T. Serdar BACAKSIZ (….)
TOPLAM 100,0000
Kaynak: Bildirim Formu
Tablo 4: LİMAK İNŞAAT’ın Yönetim Kurulu Üyeleri 100
Adı-Soyadı Görevi
Nihat ÖZDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı
Sezai BACAKSIZ Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Ebru ÖZDEMİR Yönetim Kurulu Üyesi
Kaynak: Bildirim Formu
LİMAK İNŞAAT’ı kontrol eden LİMAK’ın hissedarlık yapısına ve yönetim kuruluna
aşağıda yer verilmiştir:
Tablo 5: LİMAK’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Nihat ÖZDEMİR (….)
Sezai BACAKSIZ (….)
Ebru ÖZDEMİR KIŞLALI (….)
M. Serhan BACAKSIZ (….)
Batuhan ÖZDEMİR (….)
T. Serdar BACAKSIZ (….)
TOPLAM 100,00
Kaynak: Bildirim Formu
Tablo 6: LİMAK Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Nihat ÖZDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı
Sezai BACAKSIZ Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Ebru ÖZDEMİR Yönetim Kurulu Üyesi
Kaynak: Bildirim Formu
110
LİMAK’a bağlı grup şirketlerinin, halihazırda elektrik dağıtım sektöründe herhangi bir
faaliyeti bulunmamaktadır.
LİMAK, Limak Enerji Grubu’na bağlı şirketler aracılığıyla 1997 yılından bu yana elektrik
üretim pazarında faaliyet göstermektedir. Limak Enerji Grubu’nun 2009 yılında enerji
faaliyetlerinden elde ettiği ciro (……….) TL’dir. Limak Enerji Grubu’na ait elektrik üretim
şirketlerine ve bu şirketlerin faaliyetlerine aşağıda yer verilmektedir:
120
10-56/1070-399
4
Tablo 7: LİMAK Elektrik Üretim Faaliyetleri
Grup Şirketi Yakıt Tipi Kurulu Güç (MW) Satılan Elektrik (2009, MWh)
Limak Enerji Üretim
Dağıtım Sanayi ve
Ticaret A.Ş. (Çal)
Hidroelektrik (……….) (……….)
Darenhes Elektrik
Üretim A.Ş.
(Seyrantepe)
Hidroelektrik (……….) (……….)
Pamuk HES Elektrik
Üretim A.Ş. (Pamuk)
Hidroelektrik (……….) (……….)
Uzunçayır HES
(Tunceli)*
Hidroelektrik (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….)
* 2009 sonunda faaliyete geçmiştir.
Kaynak: Cevabi Yazı
Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında, LİMAK İNŞAAT’ı kontrol eden
LİMAK’ın elektrik üretim pazarındaki faaliyeti ve pazar payına ilişkin özet tablo
aşağıdadır:
Tablo 8: LİMAK Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009) 130
Satılan Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Tüketim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
LİMAK (……….) (……….) 194.079.100 44.761,2 (……….) (……….)
Kaynak: Bildirim Formu, cevabi yazı, TEİAŞ istatistikleri, raportörlerin hesaplamaları.
Bunun yanında LİMAK’ın yapım veya lisans aşamasında olan ya da faaliyette olmayan
yaklaşık toplam (….) MW’lık Kurulu güce sahip elektrik üretim yatırımı bulunmaktadır.
H.1.2.2 Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KOLİN)
1977 yılında Kolin İnşaat İmalat ve Ticaret A.Ş. unvanıyla kurulan şirket, ulaştırma
projeleri, barajlar, sulama sistemleri, arıtma sistemleri, su nakil hatları, boru hatları
yapımı, enerji, haberleşme, taşımacılık projeleri gibi geniş bir yelpazede mühendislik ve
taahhüt alanında faaliyet göstermektedir. KOLİN’in hissedarlık yapısı ile yönetim ve
denetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmiştir. 140
Tablo 9: KOLİN’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kolsan A.Ş. (….)
Güzin KOLOĞLU (….)
Veysi Akın KOLOĞLU (….)
Mukadder KOLOĞLU (….)
Celal KOLOĞLU (….)
Naci KOLOĞLU (….)
Necla DOĞAN (….)
Tamer DOĞAN (….)
Şebnem DOĞAN (….)
Alper DOĞAN (….)
Mustafa Kemal KOLOĞLU (….)
Hayriye Deniz İSTEMİ (….)
Demet MOĞOLKOÇ (….)
TOPLAM 100,00
Kaynak: Bildirim Formu
10-56/1070-399
5
Tablo 10 KOLİN’in Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Naci KOLOĞLU Yönetim Kurulu Başkanı
Veysi Akın KOLOĞLU Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Celal KOLOĞLU Yönetim Kurulu Üyesi
Kaynak: Bildirim Formu
150
KOLİN’in elektrik dağıtım sektöründe halihazırda herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır.
Ancak yukarıda belirtildiği üzere KOLİN, Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (ÇAMLIBEL)
ihalesinde en yüksek teklifi veren teşebbüstür. Sivas, Tokat ve Yozgat illerinde elektrik
dağıtımıyla görevli ÇAMLIBEL’in Türkiye elektrik pazarında alım-satımındaki payı ve
kaçak elektrik kullanımındaki durumuna aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Tablo 11: ÇAMLIBEL’e ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2008-2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2008 2.290 2.088 202 8,8 1,44 1,53
2009 2.326 2.146 180 7,7 1,45 1,58
Kaynak: 2010 ÖİB Elektrik Dağıtım Sektörü Özelleştirmesi Bilgi Dokümanı, ÖİB tarafından sağlanan
TEDAŞ istatistikleri.
160
KOLİN ve bağlı ortaklıklarının elektrik üretimine ilişkin 2009 yılı cirosu (……….) TL’dir.
KOLİN ile aynı grupta yer alan şirketlerin, elektrik dağıtım sektöründe herhangi bir
faaliyeti bulunmamaktadır. Bununla birlikte elektrik üretim pazarındaki faaliyetlerine
ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmişir:
Tablo 12: KOLİN’in Elektrik Üretim Yatırımları (2009)
Yatırım Yakıt Tipi Kurulu Güç
(MW)
Satılan Elektrik (2009,
MWh)
Akköy I Hidroelektrik (……….) (……….)
Kaynak: Cevabi Yazı
Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında KOLİN’in elektrik üretim pazarındaki
faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet tablo aşağıdadır: 170
Tablo 13: KOLİN’in Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
KOLİN (……….) (……….) 194.079.100 44.761,2 (……….) (……….)
Kaynak: Cevabi Yazı, TEİAŞ istatistikleri
Bunun yanında KOLİN’in yapım veya lisans aşamasında olan ya da faaliyette olmayan
yaklaşık toplam (….) MW’lık kurulu güce sahip elektrik üretim yatırımı bulunmaktadır.
KOLİN ile aynı grupta yer alan ve KOLİN ile iştirak ilişkisi içinde olan İzmirgaz Şehiriçi
Doğalgaz Dağıtım Tic. ve Taah. A.Ş. ile Esgaz Eskişehir Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Tic.
ve Taah. A.Ş. doğal gaz dağıtım faaliyeti gerçekleştirmektedir.
180
H.1.2.3. Cengiz Holding A.Ş. (CENGİZ)
CENGİZ, 2007 yılında tescil olunarak kurulmuş olup, 1980 yılından itibaren inşaat
alanında faaliyete başlayan ve enerji, maden, turizm gibi sektörlerde de faaliyette
bulunan şirketlerin yönetimini üstlenmektedir. 2009 yılı elektrik enerjisi üretiminden elde
ettiği ciro (……….) TL olan CENGİZ’in hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu üyelerine
aşağıdaki tablolarda yer verilmiştir:
10-56/1070-399
6
Tablo 14: CENGİZ Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Mehmet CENGİZ 20
Ekrem CENGİZ 20
Ahmet CENGİZ 20
Şeref CENGİZ 20
Asım CENGİZ 10
Kazım CENGİZ 10
TOPLAM 100
Kaynak: Bildirim Formu
190
Tablo 15: CENGİZ Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı – Soyadı
Mehmet CENGİZ
Ahmet CENGİZ
Ekrem CENGİZ
Şeref CENGİZ
Asım CENGİZ
Kaynak: Bildirim Formu
CENGİZ’in Elektrik Dağıtım Pazarındaki Faaliyetleri:
CENGİZ, Rekabet Kurulu’nun 4.12.2008 tarih ve 08-69/1115-432 sayılı kararı ile %100
oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesine izin verdiği MERAM
Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (MERAM) ihalesinde, ihaleyi kazanan Alsim Alarko Sanayi
Tesisleri ve Tic. A.Ş.’nin (ALARKO) ardından en yüksek teklifi veren teşebbüslerden
birisi olan Cengiz İnşaat San ve Tic. A.Ş.’yi kontrol eden teşebbüstür. Ancak izleyen 200
süreçte, MERAM’ın devralınmasına yönelik ihale şartnamesinin 20. maddesi hükmüne
göre ALARKO ve CENGİZ’in ortak olarak yer aldığı ALCEN Enerji Dağıtım ve
Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’de (ALCEN) adlı bir şirket kurulmuş ve bu devir işlemi
için Rekabet Kurulu’na bildirim yapılmıştır. Rekabet Kurulu 28.10.2009 tarih ve 09-
49/1219-307 sayılı kararı ile ALCEN’in bir ortak girişim olduğuna karar vermiş ve işleme
izin vermiştir. Sonuç olarak CENGİZ’in, MERAM’ı kontrol eden ALCEN adlı ortak
girişimdeki iki ortaktan birisi olarak elektrik dağıtım pazarında faaliyeti bulunmaktadır.
Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya, Karaman illerinde elektrik dağıtım ve
perakende hizmetlerini yürütmek üzere kurulmuş olan MERAM’ın söz konusu illerdeki
elektrik dağıtım hizmetleri açısından %100 pazar payı bulunmakla birlikte Türkiye 210
elektrik pazarında alım-satımındaki payı ve kaçak elektrik kullanımındaki durumuna
aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Tablo 16: MERAM’a ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2008-2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2008 (……….) (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
2009 (……….) (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
Kaynak: 2010 ÖİB Elektrik Dağıtım Sektörü Özelleştirmesi Bilgi Dokümanı, ÖİB tarafından sağlanan
TEDAŞ istatistikleri.
CENGİZ, MERAM dışında elektrik dağıtım alanında faaliyette bulunmaktadır.
CENGİZ’in Elektrik Üretim Pazarındaki Faaliyetleri: 220
CENGİZ’in elektrik üretim pazarında faaliyet gösteren grup şirketleri ve bu şirketlerin
üretimine ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmiştir:
10-56/1070-399
7
Tablo 17: CENGİZ’in Elektrik Üretim Faaliyetleri (2009)
Grup Şirketi Yakıt Tipi Kurulu Güç (MW) Satılan Elektrik (2009, MWh)
Eti Alüminyum A.Ş.
(Oymapınar)
Hidroelektrik (……….) (……….)
Eti Bakır A.Ş.
(Murgul)
Hidroelektrik (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….)
Kaynak: Bildirim Formu
Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında CENGİZ’in elektrik üretim
pazarındaki faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet tablo aşağıdadır:
230
Tablo 18: CENGİZ Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
CENGİZ (……….) (……….) 194.079.100 44.761,2 (……….) (……….)
Kaynak: Bildirim Formu, cevabi yazı, TEİAŞ istatistikleri, raportörlerin hesaplamaları.
Bunun yanında CENGİZ’in yapım veya lisans aşamasında olan ya da faaliyette olmayan
yaklaşık toplam (….) MW kurulu güce sahip elektrik üretim yatırımı bulunmaktadır.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Dosya kapsamında ilgili ürün pazarları, “elektrik dağıtım hizmeti pazarı” ve “küçük
ölçekli endüstriyel, ticari ve hane halkından oluşan tüketicilere yapılan perakende 240
satışlar” olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, değerlendirmede toptan satış ve ikili
anlaşmalar kapsamında dağıtım şirketlerine yapılan satışlar ve doğal gaz dağıtım ve
perakende faaliyetlerine ilişkin tespitlere de yer verilecek olmakla birlikte, bu aşamada
bu faaliyetlere ilişkin nihai bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Dosyadaki bilgiler doğrultusunda, her iki ilgili ürün pazarı açısından da ilgili coğrafi
pazar, “Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Yalova illeri” olarak kabul edilmiştir.
H.3. Değerlendirme
Dosya konusu işlem, ULUDAĞ ihalesinin LİMAK tarafından, ÇAMLIBEL ihalesinin ise
KOLİN tarafından kazanılması ile devam eden özelleştirme sürecinin nihai aşamasında, 250
söz konusu dağıtım bölgelerinin LİMAK ve KOLİN’in tek kontrolü şeklinde değil de üç
ortaklı bir yapıyla (KOLİN, LİMAK, CENGİZ) devralınmasına ilişkindir. Bu ortaklıkların
piyasaya etkilerinin 4054 sayılı Kanun kapsamında sağlıklı bir şekilde
değerlendirilebilmesi için öncelikle Türkiye elektrik piyasalarının serbestleşme sürecini
ele almak yerinde olacaktır.
Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki, komşu pazarlar olarak da kabul edilebilecek
olan doğal gaz ve elektrik piyasalarının birlikte değerlendirilmesi hususunun gerek
hakim durum gerekse de koordinasyon riski bakımından değerlendirilmesi gereken bir
konu olduğu görülmekle birlikte, bu ortaklık ve ortaklığın tarafları bakımından doğal gaz
faaliyetlerinin oldukça düşük olması nedeniyle bu dosya özelinde konu üzerinde 260
değerlendirme yapılmamıştır.
Geçmişte dikey entegre devlet şirketi (Türkiye Elektrik Kurumu - TEK) ile faaliyetlerin
gerçekleştirildiği Türkiye elektrik piyasalarının serbestleştirilmesi süreci bakımından
dönüm noktasını, 2001 yılında yürürlüğe girmiş olan 4628 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu oluşturmaktadır. Bu Kanun ile birlikte temelde piyasa faaliyetlerinin düzenleyici
10-56/1070-399
8
kurum denetimi altında gerçekleştiği, piyasadaki alım satım faaliyetlerinin ikili
anlaşmalara dayandığı, bütün tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine kavuşacağı,
rekabete dayalı bir piyasa yapısının hedeflendiği görülmektedir.
Bu serbestleşme hedefi çerçevesinde özel sektör yatırımlarının artırılması kadar
özelleştirmeler de kilit rol oynamaktadır. Üretim bakımından özel sektör yatırımlarının 270
hız kazandığı görülmekle birlikte, dağıtımın aksine üretim özelleştirmelerinin küçük
ölçekli bazı devirler dışında henüz tam anlamıyla başlamadığı, dolayısıyla mevcut
durumda kamu ağırlıklı bir yapının söz konusu olduğu görülmektedir. EÜAŞ’a ait üretim
faaliyetlerinin özelleştirilmesinin gerçekleştirilmesi ve bununla birlikte toptan satış
faaliyetlerine ilişkin TETAŞ’ın mevcut piyasa gücünün ortadan kalkmasıyla gerek üretim
gerekse toptan satış pazarı bakımından bugünkünden oldukça farklı rekabetçi bir piyasa
yapısının ortaya çıkması beklenmektedir. Dağıtım faaliyetleri bakımından ise üç bölge
dışındaki tüm dağıtım bölgelerinin özelleştirmelerinin gerçekleştirildiği görülmektedir1.
Özelleştirme faaliyetleri dikkate alındığında, elektrik piyasalarının piyasa yapısı ve
işleyişi itibarıyla oturmuş bir yapıya sahip olduğunu söylemenin henüz mümkün 280
olmadığı, dolayısıyla bu geçiş döneminde gerçekleştirilen birleşme/devralma ve
ortaklıklara ilişkin rekabet hukuku kapsamında yapılan değerlendirmelerde mevcut
yapının yanında hedeflenen rekabetçi piyasa yapısının da dikkate alınması
gerekmektedir.
Bu geçiş dönemiyle hedeflenen rekabetçi elektrik piyasalarında yer alan bir başka unsur
da, perakende satış seviyesinde rekabetin sağlanmasıdır. Bu kapsamda Kanun’da
perakende satış şirketlerine de yer verilmiş, bunun yanında, hedeflenen rekabetçi
piyasa yapısını oluşturmaya yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması için de Kanun’un
Geçici 9. Maddesi ile bir geçiş dönemi (31.12.2012) belirlenmiştir. Geçiş döneminin
ardından tüm tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine ulaşması ve hanehalkına 290
satış yapmaya yönelik perakende satış şirketlerinin de faaliyete geçmesiyle,
hanehalkına yapılan satışlar bakımından da rekabetçi bir piyasa yapısına yönelik önemli
bir adım atılmış olacaktır. Geçiş dönemi boyunca ise dağıtım ve perakende satışlara
ilişkin “Geçiş Dönemi Tarifeleri” uygulandığı görülmektedir. Dağıtım faaliyetleri
bakımından geçiş dönemi tarifelerini dört kısma ayırmak mümkündür:
İletim tarifeleri
Dağıtım sistem kullanım tarifeleri
Perakende hizmet tarifeleri
Perakende satış tarifeleri
İletim tarifeleri TEİAŞ tarafından belirlenen ve tüketiciye aynen yansıtılan bir kalemdir. 300
Dağıtım sistem kullanım ve perakende hizmetleri tarifesi ise bu faaliyetlere ilişkin
işletme giderlerini ve yatırım harcamalarını karşılamaya yönelik “gelir tavanı” yöntemi ile
belirlenmektedir. Öte yandan, perakende satış tarifesi, dağıtım şirketi tarafından satın
alınan enerjinin ortalama fiyatının doğrudan tüketiciye yansıtıldığı “fiyat tavanı” yöntemi
ile belirlenmektedir2. Burada, perakende satış tarifesinde düzenlemenin olduğu geçiş
döneminde dahi, dağıtıcının, enerji bedelini olduğu gibi tüketiciye yansıttığı
görülmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki, Strateji Belgesi uyarınca yapılacak
özelleştirmelere hazırlık amacıyla, dağıtım şirketleriyle TETAŞ ve EÜAŞ’ın portföy
şirketleri arasında geçiş dönemi sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu kapsamda, dağıtım
şirketlerinin enerji talebinin en az %85’ine gelen miktarına ilişkin olarak, söz konusu 310
kamu üretim ve toptan satış şirketleri arasında, düzenlenmiş fiyatlar üzerinden geçiş
dönemi sonuna kadar süren enerji alım anlaşmaları yapılmıştır. Bu sözleşmelerin
1 Bu bölgelerden bazılarının ihalesi gerçekleştirilmiş olmakla birlikte nihai devir işlemleri halen devam etmektedir.
2 Hemen belirtmek gerekir ki söz konusu tarife geçiş dönemi boyunca uygulanacak olan tarifedir. Geçiş döneminin
bitmesi ve rekabetçi piyasa yapısının işlemeye başlamasıyla birlikte perakende satış fiyatları serbest bir şekilde
belirlenecektir.
10-56/1070-399
9
süreleri bittiğinde ise dağıtım firmaları ve sağlayıcılar arasında pazarlık sonucunda
oluşan ve piyasa fiyatlarına dayalı ikili anlaşmalar yapılacak ve böylelikle rekabetçi
piyasaya geçiş söz konusu olacaktır. Başka bir ifadeyle, söz konusu perakende tarifesi
ya da daha genel ifadeyle perakende fiyatının oluşmasında, özellikle geçiş döneminin
ardından, bölgede yerleşik dağıtım firmasının perakende satışlar bakımından nasıl bir
rekabetçi ortam içinde faaliyet gösterdiği, ucuz enerji bulma gereksiniminin ne olduğu
önem kazanacaktır. Yerleşik dağıtım firması bakımından, serbestleşmiş bir perakende
piyasasında tüketicilere daha ucuz elektrik satışı yapmak ve bunun için daha ucuz 320
kaynaklardan enerji alımı yapmak yönündeki baskı, ancak perakende satışa yönelik fiili
ve potansiyel rakiplerin varlığıyla mümkün olacaktır.
H.3.1. Tarafların Görüşü
Bildirime konu işleme ilişkin tarafların yazılı olarak verdikleri görüşte özetle:
- ÇAMLIBEL ve ULUDAĞ’ın coğrafi pazarının belirli ve sınırlı bir bölge olduğu,
pazar payları açısından kapsadıkları oranın sırasıyla %1,53 ve %8,1 olduğu
- CENGİZ açısından bakıldığında da MERAM dahil edildiğinde dahi bu oranın
toplam %13,88 seviyelerinde kaldığı,
- elektrik doğal gaz yakınsaması açısından ortaklığı oluşturan şirketlerin 330
hiçbirisinin ilgili bölgelerde doğal gaz dağıtım faaliyetinin bulunmadığı ve bu
açıdan da sakınca bulunmadığı,
- koordinasyon riski açısından değerlendirme yapıldığında 1.1.2013 tarihinden
itibaren piyasanın tamamen serbestleşeceği,
- bu yolla serbest olmayan tüketicilerin ortadan kalkacağı ve ihtiyaçlarının
tamamen ikili anlaşmalar yoluyla dilediği dağıtım şirketine ait perakende satış
şirketleriyle birlikte mevcut tüm diğer toptan satış ve üretim şirketlerinden temin
etme hakkına sahip bulunduğu, bu serbestleşmenin yoğun rekabetçi ortamı
kendiliğinden yaratacağı,
- koordinasyon riski ihtimalinden bahsedilen MERAM, ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL 340
elektrik dağıtım bölgelerinin toplam pazar payının en büyük elektrik dağıtım
şirketi olan BOĞAZİÇİ’nin pazar payı olan %13,87’nin bile altında olması
nedeniyle koordinasyon riskinin bulunmadığı,
- koordinasyon riski açısından piyasada faaliyet gösteren tüm kurum ve
kuruluşların bu faaliyetlerinin her aşamasında denetiminin yasa ile Rekabet
Kurumuna bırakılmış bulunduğu
- Kurumca yapılacak böyle bir denetim neticesinde dikey ya da yatay rekabetin
ihlali ve olası koordinasyon riskinin gerçekleşmesi söz konusu olduğunda,
yaptırım uygulama yetkisinin yine Kurumda olduğu, bu hususun dikkate alınması
gerektiği 350
ifade edilmiştir.
H.3.2. ULUĞ ve ÇAMLI’nın Yapısına İlişkin Değerlendirme
Söz konusu işlem ile oluşturulmak istenen yapı çerçevesinde aşağıda ayrıntılarına
değinileceği üzere KOLİN, LİMAK ve CENGİZ tarafından kurulan ortaklıkların
yoğunlaşma doğurucu mu yoksa işbirliği doğurucu mu olduğuna ilişkin yapısal bir
değerlendirmenin yapılması gerekmektedir. Ancak bu değerlendirmeye geçmeden
önce, söz konusu ortaklığa ilişkin Ana Sözleşmede belirlenen faaliyet alanının petrol,
gaz ve su dağıtımını da kapsadığı görülmektedir. Taraflar gönderdikleri yazılı taahhütle 360
söz konusu hissedarlık sözleşmelerinden petrol gaz ve su dağıtımına ilişkin hükümleri
çıkaracaklarını belirtmişlerdir. Dolayısıyla bu alanda bir değerlendirme yapmaya gerek
görülmemiş olup, doğrudan ortak girişimin yapısına ilişkin incelemeye geçilmiştir.
10-56/1070-399
10
Genel olarak ortak girişimler; ölçek ekonomileri, riskli yatırımların kolaylaştırılması,
teknoloji transferi ve buluşların desteklenmesi, yeni pazarların gelişimi, yapısal kapasite
fazlalığının bertaraf edilmesi gibi pek çok iktisadi amaca hizmet edebilir. Ayrıca bu
anlaşmalar, anılan iktisadi amaçların yanı sıra piyasa gücünün yoğunlaşması, piyasaya
giriş engellerinin artırılması veya rekabetçi davranışların koordinasyonuna yol açması
gibi bazı hissedilir ölçüde rekabet karşıtı etki de doğurabilir. Bu noktada, rekabet 370
hukuku bakımından ortak girişimlerin kendi içinde iki ayrı sınıflandırmaya tabi olduğunu
hatırlatmak yerinde olacaktır. Bu sınıflandırma esas itibarıyla bu ortak girişimlerin
birleşme kategorisinde mi yoksa teşebbüsler arası anlaşma kategorisinde mi
değerlendirileceğini belirlemektedir. Şöyle ki; tarafların faaliyetlerini ve güçlerini
birleştirdikleri bir yapı olan ortak girişimler “yoğunlaşma doğurucu ortak girişimler”
olarak adlandırılır. Öte yandan, rekabet hukuku çerçevesinde bir birleşmeye yol
açmamakla birlikte taraflar arasında belirli bir alanda işbirliği yapılmasını sağlayan ve
teşebbüsler arası bir anlaşma olarak kabul edilen ortak girişimler de “işbirliği
doğurucu ortak girişimler” olarak adlandırılır. Yoğunlaşma doğurucu ortak girişimler
4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında değerlendirilirken, işbirliği doğurucu ortak 380
girişimler Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirmeye tabi tutulur.
Bu sınıflandırmanın yapılması, gerek şekil gerekse piyasaya etkilerinin ortaya konması
bakımından uygulamada çok da kolay olmamaktadır. Çünkü yoğunlaşma doğurucu
kabul edilen bir ortak girişim anlaşması, rekabeti sınırlayıcı etkiler içerebilecektir. Ancak
yoğunlaşma doğurucu ortak girişimler, ana teşebbüslerin organizasyonlarında kalıcı
yapısal değişikliklere yol açarken, içerdikleri işbirlikçi yönlere rağmen rekabeti teşvik
edici bir rol de üstlenebilecektir. Aynı şekilde işbirliği doğurucu kabul edilen ve rekabeti
sınırlayıcı etkisi, yoğunlaşmalara kıyasla daha fazla olacağı düşünülen bir ortak girişim
anlaşması, üretim, dağıtım ya da araştırma-geliştirme alanlarında taraf teşebbüslerin 390
etkin faaliyette bulunmalarını sağlayabilmektedir. Bu noktada genel olarak rekabet
otoritelerinin yaklaşımı bir ortak girişimin, amaçlanan olumlu etkileri ile rekabet karşıtı
etkilerini dengelemek suretiyle, bu oluşumun rekabetçi piyasa hedefleriyle bağdaşıp
bağdaşmadığını değerlendirmektir. Şüphesiz bu yöndeki değerlendirmede ilk adım,
değerlendirmeye tabi olan ortak girişimin hangi kategoride ele alınacağının tespitidir.
Mevzuat bakımından bu sınıflandırmaya ilişkin tek tanım, Kanunun 7. maddesi
kapsamında olan yoğunlaşma doğurucu ortak girişimlere ilişkin 1997/1 sayılı Tebliğ’de
yer almaktadır. 1997/1 sayılı Tebliğin “Birleşme veya Devralma Sayılan Haller” başlıklı
2. maddesinde Kanunun 7. maddesi kapsamında birleşme sayılan ortak girişimler şu 400
şekilde tanımlanmaktadır:
“c) Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve malvarlığına sahip olacak şekilde
bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya
taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan
ortak girişimler (joint-venture).”
Bu noktada yeni oluşacak yapının yoğunlaşma olarak kabul edilmesi için üç ana başlık
altında değerlendirilmesi gerekmektedir:
a. Ortak Kontrol
b. Tam İşlevsellik (Bağımsız bir iktisadi varlık)
c. Rekabetin Koordinasyonu Riski (Rekabeti sınırlayan amaç ya da etki) 410
Bildirim konusu işlemde ÇAMLIBEL ve ULUDAĞ’ı devralmak üzere kurulan ULUĞ ve
ÇAMLI şirketlerinin, Türkiye elektrik üretimi pazarında faaliyet gösteren ve bir tanesi de
başka bir dağıtım bölgesi olan MERAM’ın ortak kontrolünü elinde tutan üç teşebbüsün
ortaklığıyla kurulduğu ve dolayısıyla devir işleminden sonra ÇAMLIBEL ve ULUDAĞ’ın
bu üç teşebbüsün ortak kontrolü altında olacağı görülmektedir.
10-56/1070-399
11
Yukarıda da belirtildiği üzere, gerek ULUĞ gerekse ÇAMLI, işlemin tarafları olan LİMAK,
KOLİN ve CENGİZ’in ortak kontrolü altında olacaktır. ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL
halihazırda faaliyetlerini tam işlevsel bir dağıtım firması olarak devam ettirmekte olan
şirketlerdir. Bu noktada söz konusu ortaklığın 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir
birleşme sayılması için taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki 420
rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmadığının ortaya konması gerekmektedir. Bu
değerlendirme asıl itibarıyla, söz konusu ortaklığın 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi
kapsamında “bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar” kapsamına girip girmediğinin
incelenmesinden ibarettir. Bu tür ortaklıkların değerlendirilmesinde genel olarak
rekabetçi davranışların koordinasyon riski kavramı ön plana çıkmaktadır.
Teşebbüslerin ortak girişim kurmaları halinde rekabetçi davranışların koordinasyonu
riski doğması; söz konusu ortak girişim ile kurucu teşebbüslerin aynı piyasada aktif 430
olmaları ya da kurucu firmaların ortak girişimin faaliyet alanıyla alt, üst ya da komşu
pazarlarında rakip olarak kalmayı sürdürmeleri halinde gündeme gelmektedir. Bu
nedenledir ki, çoğu zaman taraflar söz konusu ortak girişimin Kanunun 4. maddesi
kapsamında değerlendirilen işbirliği doğurucu bir ortak girişim değil de Kanunun 7.
maddesi kapsamında kabul edilen yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim olmasını
sağlamak amacıyla ortak girişim sözleşmelerinde ortak girişimin varlığını devam ettirdiği
süre boyunca tarafların ortak girişimle aynı ya da alt, üst veya komşu pazarlarında rakip
faaliyetlerde bulunmayacağını belirten rekabet yasaklarına yer verdiği görülmektedir. Bu
tip rekabet yasakları, söz konusu ortak girişime ilişkin Kanunun 7. maddesi kapsamında
değerlendirme yapılırken, bu ortak girişimin oluşturulmasıyla ilgili ve gerekli bir ‘yan 440
sınırlama’ olarak kabul edilmektedir.
Yukarıda yer alan ortak girişimlere ilişkin genel bilginin ardından, bildirime konu
ULUĞ’un yapısı aşağıda öncelikle işbirliği doğurucu ortak girişim sınıfında Kanunun 4.
maddesi kapsamında değerlendirilmiş, ardından da bu ortaklığın yoğunlaşma doğurucu
ortak girişim sınıfında Kanunun 7. maddesi kapsamında incelenmesine geçilmiştir.
H.3.3. Kanunun 4 ve 5. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
Bir önceki bölümde de belirtildiği üzere, Kanunun 4. maddesi kapsamında yapılacak 450
incelemede, bildirime konu işlemin rekabetçi davranışların koordinasyonu riski oluşturup
oluşturmadığına ilişkin tespit ve değerlendirmeler ön plana çıkmaktadır.
1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir ortak girişimin yoğunlaşma doğurucu sayılması için,
söz konusu ortak girişimin taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki
rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan bir yapıya sahip olması gerekir. Esas
itibarıyla burada ifade edilen rekabeti sınırlayıcı amaç veya etkinin belirlenmesinde,
kurulan ortak girişimle birlikte kurucu teşebbüslerin kendi aralarında ya da kurucu
teşebbüslerle ortak girişim arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu riskinin
doğup doğmadığı değerlendirilmektedir. Rekabetçi davranışların koordinasyonu riskinin 460
bulunması, söz konusu ortaklığı 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir ortaklıktan
çıkarmakta ve işlemin 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesini
gerektirmektedir.
Bu değerlendirmede, tarafların kendi pazarlarında ya da kurulan ortak girişimin faaliyet
gösterdiği pazarlarda veya bu pazarların alt, üst ya da komşu pazarlarında dikkate
değer bir pazar payına sahip olup olmadıkları önem kazanmaktadır. Esas itibarıyla,
10-56/1070-399
12
ULUĞ’a benzer bir işlem olan ALCEN kararında3 Kurul, alt ve üst pazarlar da dahil
olmak üzere koordinasyon riski değerlendirmesi yapmış, değerlendirmenin sonucunda
da işlemin Kanun’un 4. madde kapsamında mütalaa edilmesine gerek bulunmadığına, 470
dolayısıyla 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirmenin yapılması gerektiğine
karar vererek, bu çerçevede işleme izin vermiştir. Bu kararında Kurul, ALCEN’in
yapısını incelerken kurucu tarafların dağıtım, toptan satış, perakende satış ve üretim
faaliyetlerini dikkate almış, gerek ortak girişimin faaliyet alanında tarafların başka
faaliyetlerinin olmaması ve gerekse de dağıtım ve üretim gibi alanlarda tarafların toplam
pazar paylarının dikkate değer derecede büyük bulunmaması nedeniyle söz konusu
ortaklığı Kanunun 4. maddesi şümulünde görmemiştir.
Görüldüğü üzere rakip teşebbüsler arasında gerçekleştirilen ortaklıkların
değerlendirmesinde tarafların ilgili pazarda ve alt üst pazarlarda hangi pazar payına 480
ulaştıkları ve ayrıca bu ortaklıklarla oluşturulan yayılma etkisinin de dikkate alınması
gerekmektedir. Burada ortaya çıkan soru, hangi noktaya kadar Rekabet Kurulu’nun bu
ortaklıkları 4. madde kapsamı dışında tutacağıdır. Bu değerlendirmede genel olarak
tarafların pazardaki pozisyonu, piyasa yapısı, pazar payları, pazara giriş engelleri, alım
gücü, ürün özellikleri ve benzeri birçok unsur dikkate alınabilmektedir. Bunun yanında,
özellikle potansiyel rekabet bakımından elektrik piyasalarında tarafların mevcut
faaliyetlerinin yanında özelleştirme ile birlikte devletin yerini özel sektöre bıraktığı
serbestleşme sürecine ilişkin beklenti ve öngörüler de önem kazanmaktadır. Bu noktada
özellikle anlaşma niteliğinde Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirilecek
ortaklıklarda her bir ortağın bağımsız ya da başka ortaklıklarla birlikte yürüttüğü bütün 490
ortaklıklar (spillover effect-yayılma etkisi bakımından) değerlendirmede dikkate
alınacaktır. ALCEN kararında olduğu üzere, ULUĞ bakımından da ortak girişimin ve
kurucularının aktif ya da potansiyel rakip konumunda bulundukları ilgili pazarlar şu
şekilde sıralanabilir: i) dağıtım hizmetleri, ii) toptan (ikili anlaşmalar) ve perakende satış
ve iii) üretim. Bu alanlara ilişkin koordinasyon riski değerlendirmesine geçmeden önce,
söz konusu alanların rekabetçi yapı içindeki yerine ve tarafların bu alanlardaki
faaliyetlerine göz atmak yerinde olacaktır.
i) Dağıtım Hizmetleri: Hemen belirtmek gerekir ki, mevcut durumda ne ULUDAĞ
ihalesini kazanan LİMAK’ın ne de ÇAMLIBEL ihalesini kazanan KOLİN’in elektrik 500
dağıtım piyasasında herhangi bir faaliyetleri bulunmaktadır. Bununla birlikte ortaklardan
CENGİZ, Konya-Karaman-Kırşehir-Nevşehir-Aksaray-Niğde ilerinden oluşan bölgede
faaliyet gösteren MERAM’da ALARKO ile birlikte ortak kontrol sahibidir. Dağıtım
hizmetleri doğal tekel niteliğinde olan ve ilgili coğrafi pazarı da fiziki olarak belirlenmiş
olan bölgeyle sınırlı faaliyetlerdir. Doğal tekel niteliği bulunan bu faaliyetler bakımından
rekabetçi açıdan risk sadece bu faaliyetlerin iki üreticinin kontrolü altında gerçekleşmesi
durumunda değil, tek bir üretici tarafından kontrol edilmesi durumunda dahi
bulunmaktadır. Asıl itibarıyla bu riskler rekabetin koordinasyonu riskinden ziyade doğal
tekel niteliğinden kaynaklanan hakim durumun ortaya çıkardığı risklerdir. Bu nedenledir
ki; söz konusu dağıtım hizmetlerine ilişkin üçüncü kişilerin erişimi, tedarikçi/müşteriler 510
arasında ayrımcılık gibi hususlar sektörel düzenlemelere tabi tutulmuştur. Dağıtım
hizmetleri bakımından söz konusu faaliyeti ortak kontrol eden teşebbüslerin kendi
aralarındaki rekabetçi davranışların koordine edilmesi etkisinin doğması için ise söz
konusu ortakların mevcut durumda üretim ve ticarette ciddi bir büyüklüğe sahip olmaları
gerekir. Başka bir ifadeyle, bölgesel tekel niteliğindeki dağıtım hizmetleri bakımından
dağıtım firmaları arasında koordinasyon riskinden bahsetmenin söz konusu olmayacağı,
ancak bu alanlarda kurulan ortaklıkların taraflarının elektriğin üretimi ve ticareti
3 28.10.2009 tarih ve 09-49/1219-307 sayılı ALCEN kararı: MERAM bölgesine ilişkin ihaleyi kazanan şirket olan
ALARKO’nun nihai devir aşamasında CENGİZ ile ortak kontrol altında kurdukları ALCEN ile MERAM’ı devralması
işlemine izin verilmesine ilişkin karar.
10-56/1070-399
13
alanlarındaki faaliyetleri bakımından koordinasyon riski taşıyabilecek olması konusunun
hassasiyet taşıdığı değerlendirilmektedir.
520
ii) Toptan ve Perakende Satış Seviyesi: Elektriğin ticaretine ilişkin seviyede
koordinasyon riski incelenmesine, dağıtım firmalarına yapılan satışlar bakımından ikili
anlaşmalar piyasasından başlamak yerinde olacaktır. Özelleştirmelere hazırlık
aşamasında dağıtım şirketlerinin enerji talebinin en az % 85’ine gelen miktarına ilişkin
olarak söz konusu kamu üretim ve toptan satış şirketleri arasında düzenlenmiş fiyatlar
üzerinden 5 yıl süreli enerji alım anlaşmaları yapılmıştır. Geçiş dönemi sonunda
yapacağı ikili anlaşmalarda serbest kalacak olan ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL, ikili
anlaşmalar piyasasında alıcı tarafında rol alacaktır. Bu noktada ULUDAĞ’ın alıcı olarak
Türkiye pazarındaki payının %7,29, ÇAMLIBEL’in payının ise %1,45 olduğu
görülmektedir. Taraflardan CENGİZ’in ortak kontrole sahip olduğu MERAM’ın payının 530
%3,8 olduğu da dikkate alındığında, tarafların toplam payının %12,54’e ulaştığı
görülmektedir. Burada üzerinde durulması gereken nokta, söz konusu payların esas
itibarıyla kendi bölgelerinde serbest olmayan tüketicilere münhasır satış yapan dağıtım
firmalarının büyüklüklerini yansıttığıdır. Bu dağıtım firmalarının serbestleşme sürecinde
serbest tüketici limitinin kaldırılmasıyla kendi bölgelerinde hane halklarına yönelik
satışlar bakımından yerleşik firma niteliğinde ve bölgesel olarak %100 paya sahip
teşebbüsler olarak perakende rekabetine başlayacağı, söz konusu perakende
rekabetinde en büyük potansiyel rakiplerinin ise diğer bölgelerde yerleşik olan dağıtım
firmalarının ve aynı bölgedeki doğal gaz dağıtım firmalarının olacağı görülmektedir.
Dolayısıyla, dağıtım şirketleri farklı coğrafi bölgelerde (pazarlarda) doğal tekel 540
niteliğindeki dağıtım hizmetlerinde faaliyet gösteren firmalar değil, aynı zamanda
hanehalkı ve küçük ölçekli tüketicilere yapılan satışlar bakımından birbirlerinin rakibi
konumunda olan firmalardır. Ayrıca dağıtım faaliyetlerini elinde bulunduran
teşebbüslerin, bu faaliyetlerden hizmet almak isteyen üreticiler arasında ayrımcı
uygulamada bulunmamaları rekabetçi yapı bakımından hassas bir konuyu teşkil
etmekte olup, 4628 sayılı Kanun’da ayrıca bu konuya yönelik düzenlemeler
oluşturulmuştur.
iii) Üretim Seviyesi: Daha önce de belirtildiği üzere elektrik piyasalarının değer
zincirinin üst kısmında elektriğin üretimi bulunmaktadır ve dağıtım faaliyetlerinin gerek 550
üretilen ve ticareti yapılan elektriğin naklini gerekse bu ürünün yeniden satışını
kapsaması nedeniyle dağıtım ve üretim aşamaları sıkı ilişki içinde olan iki faaliyet
alanıdır. ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL’in ve ortak kontrolünü elinde tutacak olan LİMAK,
KOLİN ve CENGİZ’in elektrik üretiminde birbirlerine rakip olarak faaliyet gösterdikleri ve
bildirim konusu devir işlemlerinin ardından da bu rakiplik durumunun devam edeceği
görülmektedir. Gerek ikili anlaşmalar gerekse Dengeleme Piyasası ve PMUM’da
oluşacak fiyat seviyelerinde şüphesiz üretim şirketleri arasındaki rekabet önemli rol
oynamaktadır. Mevcut durumda Türkiye kurulu gücü bakımından LİMAK’ın payının
%(….), KOLİN’in payının %(….), CENGİZ’in payının ise %(….) olduğu görülmektedir.
CENGİZ ‘in MERAM’daki ortağı ALARKO’un payı ise %(….). 560
ULUĞ bakımından, dağıtım faaliyetleri ve dolayısıyla perakende satış faaliyetleri
bakımından tarafların toplam paylarının %(….) olduğu görülmektedir. Mevcut haliyle bu
ortaklığın ardından tarafların bağımsız olarak tek başlarına ya da başka ortaklıklarla bu
alanda faaliyetlerine devam edebileceği, ayrıca taraflardan CENGİZ’in MERAM’da da
bir ortaklığının olması nedeniyle bu ortaklığın yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim
değil Kanunun 4. maddesi kapsamında bir teşebbüsler arası bir anlaşma
niteliğinde olduğu görülmektedir.
10-56/1070-399
14
Bu noktada, Kanunun 4. maddesi kapsamına giren bu ortaklığın 5. madde kapsamında 570
muafiyetten yararlanıp yararlanamayacağı sorusu gündeme gelmektedir. Aşağıda söz
konusu ortaklığa ilişkin Kanunun 5. maddesinde yer alan dört koşul kapsamında yapılan
değerlendirme yer almaktadır:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olan bir anlaşma rekabet hukuku
çerçevesinde ele alınırken, ürünün üretim veya dağıtımında gelişmeye ya da ekonomik
veya teknolojik gelişmeye katkı sağlanıyorsa, rekabeti kısıtlayıcı etkiler göz ardı
edilebilmektedir. Muafiyet incelemesinin daha sonraki aşamalarında ise tarafların, bu tür 580
olumlu sonuçların işbirliği sayesinde gerçekleştiğini ve rekabeti daha az kısıtlayan
araçlarla bu sonuçlara ulaşılmasının mümkün olmayacağını gösterip göstermedikleri
değerlendirilmektedir. İşbirliği doğurucu ortak girişimler bakımından söz konusu olumlu
etkileri sınırlayıcı olmamak üzere şu şekilde sıralamak mümkündür:
- bir malın ya da hizmetin üretiminde iyileşme ve gelişme,
- bir malın ya da hizmetin dağıtımında iyileşme ve gelişme,
- teknolojik gelişmenin sağlanması,
- ekonomik gelişmenin sağlanması
Esas itibarıyla işbirliği doğurucu ortak girişimlerin genellikle rakip teşebbüsler arasında,
aynı pazarda ya da alt üst ya da komşu pazarlarda, tam işlevsel olmayan bir faaliyet 590
alanında maliyetleri azaltmak ya da etkinliği sağlamak amacıyla kuruldukları
görülmektedir. Birbirine rakip akaryakıt dağıtım firmalarının depolamaya ilişkin işbirliği
yaparak maliyetleri azaltmaları ve bu yönde tam işlevsel olmayan ve sadece
kurucularına hizmet veren bir depolama şirketi kurmaları buna örnek olarak verilebilir.
Bildirim konusu işlemde ise tam işlevsel olmayan bir faaliyetin söz konusu olmadığı,
aksine mevcut piyasada bir elektrik dağıtım şirketi olarak faaliyetlerini devam ettirmekte
olan ULUDAĞ’ın ortak kontrolünün söz konusu olduğu görülmektedir. Daha önce de
belirtildiği üzere, geleneksel olarak devlet eliyle gerçekleştirilen elektrik piyasalarındaki
faaliyetler bakımından serbestleşmeye yönelik bir geçiş dönemi yaşanmaktadır ve esas
itibarıyla özelleştirmelerin gerçekleştiği bu dönemde piyasa dizaynı büyük ölçüde 600
belirlenmektedir. Bu noktada, gerek özelleştirmede ortaya çıkan maliyetlerin
paylaşılması ve gerekse finansman aşamasında farklı dağıtım bölgelerinin bir araya
getirilerek finansman maliyetlerinin azaltılması, bu geçiş döneminde maliyetler
bakımından olumlu bir etki olarak değerlendirilebilecektir. Ancak hemen belirtmek
gerekir ki, bu yönde olumlu bir etkinin ne kadar fiili olarak piyasaya yansıyacağı,
özelleştirme sürecinin sonunda ortaya çıkacak piyasa yapısına ve düzenlemeler
bakımından da geçiş dönemi sonrasında ortaya çıkacak çevresel ortama bağlı olarak
değişebilecektir. Dolayısıyla başlangıç itibarıyla bu tür ortaklıkların maliyetleri azaltma
bakımından ekonomik bir fayda sağlandığı ileri sürülebilirse de, geçiş döneminin
bitmesinin ardından bu tür ortaklıkların yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmasının ve 610
bu nedenle verilecek bir muafiyetin beş yıllık bir süre ile sınırlandırılmasının
yerinde olacağı görülmektedir.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
Rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi için aranan ikinci
koşul, yukarıda sıralanan ekonomik yararlardan tüketicilerin de faydalandırılmasıdır.
Halen bir geçiş dönemi içinde bulunan elektrik piyasaları bakımından, özelleştirmeler
aşamasında kurulan ortaklıkların maliyetler bakımından ortaya çıkaracağı olumlu etkinin
rekabetçi bir piyasanın oluşması durumunda tüketiciye de yansıyacak olması dikkate
10-56/1070-399
15
alındığında; başvuru konusu anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) 620
bendinde sayılan koşullara uygun olduğu anlaşılmaktadır.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
Bu koşulun değerlendirmesi yapılırken ön plana çıkan nokta, pazarın yapısal özellikleri
olmalıdır. Çünkü anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin piyasa payı ile piyasadaki
rekabetin etkilenmesi arasında, doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Teşebbüslerin piyasa
payı ne kadar yüksekse, ilgili piyasanın anlaşmadan etkilenme olasılığı da o nispette
artmaktadır. Dolayısıyla bu bölümde yapılacak değerlendirmede, bir yanda söz konusu
ortaklıklar ile finansman aşamasında elde edilecek maliyet düşüşlerinin olumlu etkileri
ile diğer tarafta rekabetçi davranışların koordinasyonu riskinin büyüklüğünün 630
kıyaslanması gerekmektedir. Burada, bu türden dağıtım firmalarının özelleştirilmeleri
sürecinde kurulan ve işbirliği doğurucu nitelikte kabul edilen ortaklıkların hangi
büyüklüğe kadar Kanunun 5. maddesi kapsamında muafiyetten yararlanabileceği
sorusu ortaya çıkmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, rakipler arası anlaşma
niteliğinde olan ve rekabetçi davranışların koordinasyonu riski taşıyan ortaklıklar
konusunda rekabet otoriteleri yoğunlaşma sonucu doğuran ortak girişimlere göre daha
hassas yaklaşmakta ve kısıtlayıcı davranmaktadır. Bu yaklaşımın başlıca nedeni,
yoğunlaşma doğurucu ortak girişimlerin, tarafların güç birliği yapmasını sağlayarak
etkinliği artıran bir sonuç doğurduğu varsayımıdır. Daha önceki dağıtım
özelleştirmelerine ilişkin Kurul kararlarında, Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılan 640
hakim durum tespiti bakımından alım-satım bakımından en büyük bölge olan Boğaziçi
dağıtım bölgesi dikkate alınarak %15’lik paya kadar hakim durum değerlendirmesi
yapılmasına gerek olmadığı, bir firmanın Türkiye’deki payı %15’i geçtikten sonra ancak
hakim durum değerlendirmesine başlanacağı belirtilmiştir. Yatay yoğunlaşma ve hakim
durum bakımından bir alt eşik olan bu oranın, koordinasyon riski ve muafiyet
değerlendirmesi bakımından bir üst eşik olarak alınması yerinde olacaktır. Bu tür
ortaklıklara muafiyet verilmesinin nedeni küçük dağıtım bölgelerinin finansman
aşamasında birlikte kullanılarak finansman maliyetlerinin azaltılıyor olmasıdır. Bu
şekilde yapılacak işbirliğinin, ortaklıkların yayıldığı tüm dağıtım faaliyetlerinin Türkiye
payının %15’i bulana kadar makul bulunması ve Kanunun 4. maddesi kapsamından 650
muaf tutulması, %15’i aşması halinde ise finansman bakımından elde edilen olumlu
yönlerden ziyade piyasada rekabetçi davranışların koordinasyonu riski bakımından
ortaya çıkacak olumsuz yönlerin ağırlık kazanacağı tespitinden yola çıkılarak muafiyet
tanınmaması yerinde olacaktır.
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
Kanunun 5. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şartlar kapsamında bildirime
konu işleme ilişkin yapılan değerlendirmelerde ortaya konulan maliyetlerdeki azalmaya
ilişkin hedeflere ulaşmak bakımından tarafların ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL bölgelerine 660
ilişkin ortak kontrol altında yer alan ULUĞ ve ÇAMLI şirketlerini kurduğu görülmektedir.
Bu noktada, söz konusu ortaklığın finansman sağlanması bakımından gerekli olduğu,
başka bir ifadeyle (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla bir sınırlamanın söz konusu olmadığı görülmektedir.
Bütün bu değerlendirmeler ışığında, mevcut haliyle ULUĞ Ana Sözleşmesi’nin 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu ve bu sözleşmeye Kanun’un 5.
maddesi kapsamında 5 yıl süre ile muafiyet verilebileceği anlaşılmaktadır.
670
10-56/1070-399
16
H.3.4. Kanunun 7. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
Yukarıdaki bölümde de görüldüğü üzere, yapılan bildirim mevcut haliyle Kanunun 4.
maddesi kapsamındadır ve Kanunun 5. maddesi kapsamında 5 yıllık bir muafiyetten
yararlanabilecektir. Daha önce de belirtildiği üzere rekabet otoriteleri işbirliği doğurucu
olan ve Kanunun 4. maddesi kapsamında kalan ortak girişimlere daha hassas ve
kısıtlayıcı yaklaşmaktadır.
Bu noktada ortaya çıkan soru, tarafların söz konusu ortaklığı koordinasyon riski içeren
bir yapıdan çıkararak yoğunlaşma (konsantrasyon) doğurucu bir ortak girişim
yapılanmasına gitmeleri halinde değerlendirmenin nasıl olacağıdır. Bu noktada sınırlı 680
olmamakla birlikte tarafların önünde başlıca iki alternatif bulunduğunu söylemek
mümkündür. Bunlardan birincisi tarafların dağıtım faaliyetlerini tamamen birleştirerek
yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim çatısı altında faaliyetlerini devam ettirmeleridir.
Diğer alternatif ise mevcut ortaklıktan aynı zamanda ALCEN’de de ortaklığı bulunan
CENGİZ’in tamamen çıkması durumudur. Aşağıda bu iki durum sırasıyla ele alınmıştır:
i) Tarafların Kanunun 7. maddesi Kapsamında Birleşme Sonucu Doğuracak
Şekilde Faaliyetlerini Yeniden Yapılandırmaları: Genel olarak ana teşebbüslerin
ortak girişimin faaliyette bulunduğu ilgili pazardan, ilgili pazara komşu pazarlardan veya
ilgili pazarın alt veya üst konumunda bulunan pazarlardan tamamen çekildiği 690
durumlarda, söz konusu ortak girişimin yoğunlaşma doğurucu kabul edilebileceği
görülmektedir. Nitekim bu türde yoğunlaşma doğurucu ortak girişimlerde tarafların
ortaklığın süresi boyunca birbirlerine getirdikleri rekabet yasakları, bu ortak girişimin
gerçekleştirilebilmesiyle ile ilgili ve gerekli bir unsur olarak yan sınırlama kapsamında
kabul edilmektedir.
Tarafların dağıtım faaliyetlerinde birbirlerine bu anlamda bir rekabet yasağı getirerek tek
bir çatı altında birleşmeleri ve dağıtım faaliyetleri kapsamında koordinasyon riskini
ortadan kaldırmaları durumunda, ortaklığın halen Kanunun 4. maddesi kapsamında olup
olmadığının değerlendirilmesi bakımından elektriğin üretim ve ticaretine ilişkin 700
faaliyetlerin ele alınması gerekmektedir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, ana teşebbüslerin mevcut durumda aktif olarak üst pazar
olan üretim faaliyetleri bulunmaktadır. Ancak bu üretim faaliyetlerinin Türkiye payları
oldukça düşük seviyededir. Bu noktada, tamamen serbestleşmiş ve işleyen rekabetçi bir
piyasada oluşması beklenen ortaklık ya da devir işlemlerinden farklı bir sürecin elektrik
piyasalarında yaşanmakta olduğu görülmektedir. Şöyle ki, üretim bakımından en büyük
oyuncu halen EÜAŞ ile devlettir. Mevcut özel sektör payı ise daha çok serbestleşme
dönemi ile özel sektörün elektrik üretim alanına girme hakkını elde etmesinin ardından
yapılan yatırımlar ile gerçekleşen paydır. Tarafların mevcut toplam kurulu güçleri (….) 710
MW iken toplam yatırım kapsamındaki kurulu güçleri (….) MW ile mevcut kapasitenin
yaklaşık üç katıdır. Bunun yanında özel sektörün bu payının üretim özelleştirmeleri ile
artacağı açıktır. Dolayısıyla, dağıtım özelleştirmelerindeki ihale süreçlerinde çoğunlukla
aktif olarak katılan tarafların da bu süreçte üretimdeki paylarının artmasının muhtemel
olduğu ortadadır. Bu noktada, henüz düşük paylara sahip olsa da potansiyel rakip
olarak tarafların bu dağıtım faaliyetlerindeki ortaklığının koordinasyon riski doğurup
doğurmadığı sorusu ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar taraflar aktif olarak üretimde
birbirlerinin rakibi konumunda olsa da bu alandaki payları toplamda dahi dikkate değer
bir orana ulaşmamaktadır. Potansiyel olarak özellikle üretim özelleştirmeleri sürecinde
tarafların üretimdeki paylarının yükselmesi muhtemel olsa da, üst pazarda koordinasyon 720
riski doğuracak bu yapının ancak üretim özelleştirmelerinde ortaya çıkması halinde
Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirmeye alınması yerinde olacaktır. Başka
10-56/1070-399
17
bir ifadeyle mevcut durumda elektrik üretimi ve ticareti bakımından koordinasyon riski
bulunmasa da, bundan sonra gerek özelleştirmeler gerekse toptan ve perakende satışa
ilişkin gerçekleştirilen devirlerde ya da yapılanmalarda bu ortaklıklara ilişkin Kanunun 4.
maddesi kapsamında yeni değerlendirmelerin gündeme geleceği açıktır. Bu
değerlendirmelerden, mevcut bildirim kapsamında tarafların dağıtım faaliyetlerinde
tek bir çatı altında birleşecek şekilde yeniden yapılanmaları durumunda ortaklığın
Kanunun 4. madde kapsamından çıkacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Tarafların bu
ortaklığı birleştirmelerinden ise, söz konusu ortaklığın daha önceki bölümlerde yer 730
verilen 1997/1 sayılı Tebliğin 2. maddesinde yer alan ortak girişim tanımına uygun bir
yapılanma ile dağıtım faaliyetlerinin birleştirilmesi kastedilmektedir.
Burada ortaya çıkan soru, tarafların faaliyetlerini birleştirerek tek teşebbüs haline
gelmeleri durumunda halen ALCEN’de ALARKO ile devam edecek olan ortaklığın,
Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususudur.
Avrupa Birliği içtihatlarına ve literatüre bakıldığında, ağırlıklı olarak ana teşebbüslerden
birinin faaliyet alanından çekilmesi ve piyasada sadece ana teşebbüs ile ortak girişim
şirketinin kalması durumunda koordinasyon riskinin olmadığı varsayımından hareketle
söz konusu ortak girişimin yoğunlaşma doğurucu olarak değerlendirildiği görülmekle
birlikte; piyasa yapısı, rakiplerin sayısı ve benzeri unsurlar kapsamında sadece tek bir 740
ortak ile ortak girişimin aynı pazarda bulunması halinde de koordinasyon riskinin
gündeme gelebildiği görülmektedir. Kaldı ki, bu şekilde ortaya çıkan bir yapıda
koordinasyon riskinin bulunmadığını ileri sürmek, başka bir ifadeyle işlemi yoğunlaşma
olarak kabul edebilmek için, taraflardan biri dışında kalan diğer ortakların ortak girişimin
varlığını sürdürdüğü süre boyunca rekabet etmeyeceklerini ve faaliyetlerini bu ortak
girişim ile sürdüreceklerini beyan etmeleri gerekmektedir. Mevcut durumda
ALARKO’nun dağıtım faaliyetlerini bundan böyle sadece ALCEN ile gerçekleştireceği
yönünde bir bildirimi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, ortaklığın gerçekleştirildiği ortak
girişimin piyasadaki payının düşük olması ve diğer ortakların fiilen bir faaliyetinin
olmaması ya da dikkate değer büyüklükte olmaması durumunda, mevcut durum 750
itibarıyla söz konusu ortaklığın koordinasyon riski içermediği ileri sürülebilir. Ortaklığa
konu olan ALCEN’in mevcut durumda düşük bir pay teşkil etmesi ve ALARKO’nun fiilen
başka bir dağıtım faaliyetinin bulunmaması nedeniyle, bu aşamada sadece bildirimi
yapan tarafların birleşmeleri ile oluşacak yapının bu aşamada Kanunun 4. maddesi
kapsamına girmeyeceği ve Kanunun 7. maddesi kapsamında bir değerlendirmenin
gerekli ve yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim daha önce ÇORUH bölgesinin
özelleştirilmesine ilişkin kararda da ALCEN’in ortaklarından CENGİZ’in Trabzon, Artvin,
Giresun, Gümüşhane, Rize illerini kapsayan bölgeyi devralması durumunda da benzer
gerekçeyle koordinasyon riskinin oluşmayacağı belirtilerek işleme Kanunun 7. maddesi
kapsamında izin verilmiştir. 760
ii) Ortaklıktan CENGİZ’in Çıkması Durumu: Kanunun 4. maddesi kapsamında yapılan
değerlendirmede, LİMAK, KOLİN ve CENGİZ’in içinde bulunduğu ortaklığın çapraz
ortaklıklarla yayılma etkisi oluşturmasından dolayı Kanunun 4. maddesi kapsamında
olduğu belirtilmektedir. Söz konusu yayılma etkisi, başka bir ifadeyle koordinasyon riski
değerlendirmesinin MERAM’da yer alan ALARKO’ya kadar uzanmasına sebep olan
durum, CENGİZ’in bu ortaklıklardaki konumudur. Bir başka deyişle, ULUĞ ve ÇAMLI
ortaklıklarından CENGİZ’in çıkması durumunda söz konusu yayılma etkisinin ortadan
kalkacağı görülmektedir. Bu durumda ortaklık sadece KOLİN ve LİMAK ortaklığına
dönüşecek ve ortaya çıkan ortaklık yapısı her ne kadar aktif ve potansiyel olarak
birbirine rakip olsa da başka bölgelerde dağıtım faaliyeti bulunmayan ve oldukça düşük 770
seviyede üretim faaliyeti bulunan iki teşebbüsü kapsayan bir duruma dönüşecektir. Bu
haliyle LİMAK ve KOLİN’in söz konusu dağıtım firmalarının (ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL)
ortak kontrol etmek üzere kuracakları ULUĞ ve ÇAMLI’nın yapısı, ALARKO ve CENGİZ
tarafından MERAM’ı kontrol etmek üzere kurulan ALCEN’in yapısına benzeyecektir.
10-56/1070-399
18
Daha önce de belirtildiği üzere ALCEN’e ilişkin kararında Kurul, her ne kadar üretimde
aktif olarak birbirlerine rakip olsa da mevcut pazar payları itibarıyla bu yapının
koordinasyon riski içermediğini belirterek işlemi Kanunun 4. maddesi kapsamına
almamış ve Kanunun 7. maddesi kapsamında izin vermiştir. Aynı şekilde, ULUDAĞ ve
ÇAMLIBEL’in büyüklükleri de dikkate alındığında, sadece KOLİN ve LİMAK
tarafından dağıtım faaliyetlerinde oluşturulacak bir ortaklığın 4. madde kapsamına 780
girmeyeceği değerlendirilmektedir. Bu noktada unutulmaması gereken husus, bu
aşamada 4. madde kapsamına girmese de KOLİN ve LİMAK’ın bundan sonra yapacağı
devralma işlemlerinde söz konusu ortaklığın sadece Kanunun 7. maddesi kapsamında
değil, ortaya çıkacak oluşumlar çerçevesinde Kanunun 4. maddesi kapsamında da
mercek altına alınacak olmasıdır.
Bütün bu değerlendirmelerden de görülmektedir ki;
ULUĞ’daki (ve ÇAMLI’daki) Cengiz Holding A.Ş.’nin hissedarlığına son verilmesi
ya da
KOLİN, LİMAK ve CENGİZ elektrik dağıtımı faaliyetlerinin birleştirilmesi
halinde bildirime konu işlem Kanunun 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında 790
bir birleşme işlemi olarak değerlendirilecektir. Tarafların bu alternatiflerden birini
seçmesi halinde, gerçekleştirecekleri yeniden yapılanmayı gerekçeli kararın kendilerine
tebliği tarihinden itibaren 12 ay içinde Rekabet Kurumuna tevsik etmeleri yeterli
olacaktır.
1997/1 sayılı Tebliğde yer alan eşikler bakımından, ilgili ürün pazarı olarak belirlenen
dağıtım faaliyetlerinin bölgesel olarak doğal tekel niteliği taşıması nedeniyle ULUDAĞ’ın
bu pazar açısından %100 pazar payına sahip olduğu dikkate alındığında, tek başına bu
durum sebebiyle dahi bildirime konu devir işleminin alıcı taraf her kim olursa olsun
Rekabet Kurulu iznine tabi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki ULUDAĞ’ın
2009 yılı cirosu da (……….) TL’dir. Dolayısıyla ciro açısından da izne tabi bir devralma 800
işlemi söz konusudur. Bu durumda, söz konusu işlemin yeni bir hakim durum yaratıp
yaratmadığı ya da mevcut bir hakim durumu güçlendirip güçlendirmediği yönüyle
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dağıtım bölgelerinin özelleştirmeleri sürecinde daha önce verilmiş olan Kurul
kararlarında, devir işlemlerinin elektrik piyasalarında gerek yatay pazarlarda
yoğunlaşma gerekse dikey bütünleşmeler bakımından hakim durum
değerlendirmelerine tabi tutulduğu görülmektedir. Esas itibarıyla bildirime konu işlemin
tarafları olan LİMAK’ın ULUDAĞ’ı KOLİN’in ise ÇAMLIBEL’i, ayrı ayrı olmak üzere
devralmaları, bu bölgelerin özelleştirmelerine ilişkin ilk kararlarda değerlendirilmiş ve
4054 sayılı Kanun bakımdan bir sakınca bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Mevcut 810
dosyalarla ilgili olarak yatay ve dikey yoğunlaşmaya ilişkin değerlendirmelere aşağıda
yer verilmektedir.
Dosya konusu başvuruyla ilgili olarak dağıtım bölgelerinin büyüklüklerini gösteren tablo
aşağıdadır:
Tablo 19:Taraflar ve MERAM’ın elektrik dağıtım faaliyetleri ilişkin toplulaştırılmış tablo (2009)
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
ÇAMLIBEL 2.326 2.146 7,7 1,45 1,58
ULUDAĞ 11.704 11.050 5,6 7,29 8,16
ARA TOPLAM 14.030 13.196 - 8,74 9,74
MERAM 6.095 5.574 8,5 3,80 4,12
GENEL TOPLAM 20.125 18.770 - 12,54 13,86
Kaynak: 2010 ÖİB Elektrik Dağıtım Sektörü Özelleştirmesi Bilgi Dokümanı, ÖİB tarafından sağlanan
TEDAŞ istatistikleri.
10-56/1070-399
19
Yukarıdaki tabloda yer alan veriler incelendiğinde yatay yoğunlaşma açısından
ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL aynı kontrol yapısına gireceğinden hareketle alınan elektrikte
oluşacak toplam pazar payının %8,74 olacağı görülmektedir. Elektrik piyasalarında 820
özelleştirmeler sürecinde gerçekleştirilen devir işlemlerini herhangi bir devir işleminden
ayıran unsurlar, ülke çapında tekel olan dağıtım ağının yatay anlamda ayrıştırılarak
devredilme sürecinin başlamış olması ve ayrıca dağıtımda başlayan özelleştirmelerin
üretimde de devam etmesi ile birlikte bu işlemler sonucunda serbestleşmeye yönelik
geçiş dönemi sonrası piyasa yapısının oluşacak olmasıdır. Bunun dışında elektriğin
homojen bir ürün olması, maliyet yapılarının benzerliği, şeffaflık, piyasa işleyişinde bilgi
akışının hızı ve benzeri özellikler elektrik sektöründe birlikte hakim durum
oluşturulmasını kolaylaştıran unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu noktada hangi
pazar payına ulaşıldığında hakim durum yaratıldığı sorusunun yanında hangi pazar
payına kadar hakim duruma ilişkin her hangi bir risk bulunmadığı yönünde bir tespit de 830
önem kazanmaktadır. Rekabet Kurulu elektrik dağıtım özelleştirmelerine ilişkin daha
önce verdiği kararlarda yatay yoğunlaşma açısından yaklaşık %15’e kadar olan
devralmaların detaylı bir değerlendirmeye gerek kalmaksızın hakim durum yaratma
durumunun olmayacağını ifade etmiş, bir teşebbüsün devraldığı dağıtım şirketleriyle
sahip olduğu payın %15’i geçmesi halinde her devir işlemi özelinde hakim duruma
geçilip geçilmediği yönünde değerlendirme yapmak gerekeceğini belirtmiştir. Bu
temelde bahse konu birleşmenin yatay yoğunlaşma anlamında hakim durum
yaratılmadığı ya da mevcut bir hakim durumun güçlendirilmediği görülmekte bu temelde
rekabetin önemli ölçüde sınırlamadığı sonucuna varılmaktadır.
840
Yukarıda dağıtım faaliyetleri bakımından yatay yoğunlaşma dikkate alınarak yapılan
hakim durum değerlendirmesi yer almaktadır. Hakim durum değerlendirmesinde ele
alınması gereken diğer bir unsur ise üretim ve dağıtım faaliyetlerinin bütünleşmesi ile
ortaya çıkabilecek olan dikey bütünleşme hususudur. Aşağıda bildirime konu işlemin
taraflarının üretim faaliyetlerine ilişkin bilgiler bulunmaktadır:
Tablo 20:Taraflar ve ALARKO’nun elektrik üretim faaliyetleri ilişkin veri (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu
Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim
Miktarı (MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar
Payı (%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
Yatırım -
Kurulu
Güç (MW)
KOLİN (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
LİMAK (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
ARA TOPLAM (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
CENGİZ (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
ALARKO* (……….) (……….) (……….) (……….) (……….)
GENEL TOPLAM (……….) (……….)
194.079.100 44.761,20
(……….) (……….) (……….)
Kaynak: Taraflardan ve ALARKO’dan alınan bilgiler, TEİAŞ’tan alınan bilgiler.
*ALARKO’nun üretimimin tümü SNET ile ortak kontrolde gerçekleşmektedir.
850
Yukarıdaki tablolarda yer alan bilgilerle birlikte aynı kontrol yapısına sahip olacak
ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL’in alınan elektrikteki pazar payının %8,74, KOLİN ve LİMAK’ın
sahip oldukları üretim kapasitelerine ilişkin kurulu güç pazar paylarının ise sırasıyla
%(….) ve %(….) olduğu görülmektedir. Bu temelde işlemin dikey bütünleşme açısından
rekabetçi risk doğuracak büyüklükte olmadığı düşünülmektedir. Bu çerçevede bahse
konu birleşmenin dikey bütünleşme anlamında hakim durum yaratmadığı ya da mevcut
bir hakim durumun güçlendirmediği görülmekte, dolayısıyla rekabetin önemli ölçüde
sınırlamadığı sonucuna varılmaktadır.
10-56/1070-399
20
I. SONUÇ 860
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve
Cengiz Holding A.Ş. tarafından kurulan Uluğ Enerji Dağıtım ve Perakende Satış
Hizmetleri A.Ş. adlı teşebbüsün Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 hissesini
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan devralması işlemine;
- Mevcut haliyle Uluğ Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. Ana
Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu ve bu
sözleşmeye Kanun’un 5. maddesi uyarınca 5 yıl süre ile muafiyet verilebileceğine 870
veya
- Gerekçeli kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 12 ay içinde
o Uluğ Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’deki Cengiz
Holding A.Ş.’nin hissedarlığına son verilmesi ya da
o Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Cengiz Holding A.Ş.’nin elektrik dağıtımı
faaliyetlerinin birleştirilmesi
ve bu durumun Rekabet Kurumuna tevsik edilmesi koşuluyla işlemin Kanun’un 4.
maddesi kapsamından çıkıp 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında
değerlendirileceği, bu durumda söz konusu işlemin bir hakim durum yaratan veya 880
mevcut hakim durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli
ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmayacağına, dolayısıyla işleme
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin
verilebileceğine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy