Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-242 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 10-56/1073-402
Karar Tarihi : 26.08.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Shell & Turcas Petrol A.Ş.
Karamancılar İş Merkezi Gülbahar Mah. Salih Tozan Sok.
No:18 B Blok Esentepe-Şişli/İstanbul
Temsilcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza No:38/8 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile anlaşmalı 33 bayi
E. DOSYA KONUSU: Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile 33 bayii arasındaki anlaşmalar 20
bakımından, istasyonların mülkiyetinin ve işletmeciliğinin başka işletici maliklere
geçmesi nedeniyle, beş yıllık rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin yeni
bayilik sözleşmelerinin başlangıç tarihinden itibaren hesaplanması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.02.2010 tarih ve 1750 sayı ile giren
bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4, 5 ve 8.
maddeleri ile 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili
hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 18.08.2010 tarih ve
2010-1-242/MM-10-139.İAY sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 20.08.2010 tarih ve
REK.0.05.00.00-130/324 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-56 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır. 30
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
Shell&Turcas Petrol A.Ş. (Shell&Turcas) ile bildirime konu bayileri arasındaki dikey
anlaşmalara 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi
verilemeyeceği,
İlgili istasyonun mülkiyetinin ve işletmeciliğinin başka işletici-malike geçmesi
nedeniyle, önceden kurulmuş olan intifa veya tapuya şerh edilmiş kira hakkı terkin
edilip yeniden tesis edilmeksizin, rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin yeni
bayilik sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren hesap edilmesi yönündeki talebin
reddedilmesi gerektiği,
Bu nedenle, bildirim konusu dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapuya konu hak 40
ve/veya bayilik sözleşmelerinin 18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süreleri beş yılı
aşanlar için 18.09.2010 tarihinde kadar,
Yine bildirim konusu dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapuya konu hak ve bayilik
sözleşmeleri 18.09.2005 tarihinden sonra yapılanlar için ise yapıldıkları tarihten
itibaren beş yıl süreyle,
2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanacağı,
görüşü ifade edilmiştir.
10-56/1073-402
2
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Bildirimin Konusu
Söz konusu bildirimde, Shell&Turcas ile 33 ayrı istasyona ilişkin olarak muhtelif bayileri 50
arasında imzalanan dikey anlaşmalar bakımından, ilgili istasyonların mülkiyetinin ve
işletmeciliğinin başka işletici-maliklere geçmesi nedeniyle, önceden kurulmuş olan
intifa veya kira haklarının terkini ve yeniden tesisi gerekmeksizin, eski ikili ilişkilerin
sona erip yenilerinin başladığının ve rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin yeni
bayilik sözleşmelerinin başlangıç tarihinden itibaren hesap edilmesi gerektiğinin tespit
edilmesi, bu çerçevede 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit
belgesi verilmesi talep edilmektedir.
H.2. Taraflar
Dosyadaki bilgilere göre, Türkpetrol ve Madeni Yağlar T.A.Ş. ile İngiliz Burmah Castrol
firması ile ortaklaşa kurulan Turcas Petrolcülük A.Ş. (Turcas), Tabaş Petrolcülük A.Ş. 60
(Tabaş) tarafından satın alınmış olup 1999 yılında iki şirket Turcas Petrol A.Ş. unvanı
altında birleşmiştir.
Rekabet Kurulunun 06-08/103-29 sayı ve 02.02.2006 tarihli kararı ile izin verilen işlem
sonucunda ise Turcas Petrol A.Ş. ve The Shell Company of Turkey Ltd., Shell&Turcas
Petrol A.Ş. unvanlı ortak girişim şirketi çatısı altında faaliyetlerini birleştirmişlerdir.
EPDK tarafından hazırlanan 2009 yılı Petrol Piyasası Raporu’nun ilgili bölümüne göre
Shell&Turcas’ın bayiler aracılığıyla yapılan satışlar bakımından benzin türlerinde pazar
payının %28,7; motorin türlerinde ise yaklaşık %17 düzeyinde olduğu görülmektedir.
Bildirim formu eklerine göre, bildirime konu anlaşmalar Shell&Turcas bayrağı altında
faaliyet gösteren 33 ayrı istasyonla ilgili olarak tam listesi bildirim formu ekinde yer alan 70
Bayiler ile yapılmıştır.
H.3. İlgili Pazar
H.3.1. İlgili Ürün Pazarı
Taraflar arasındaki “Bayilik Sözleşmesi”nin kapsamı göz önüne alındığında, bildirime
konu işlem çerçevesinde ilgili ürün pazarı, “oto lpg dışında kalan otomotiv yakıtları”
“oto-LPG” ve “madeni yağ” pazarları olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, emsal Kurul
kararları ve başvurunun içeriği ve etki alanı da dikkate alınarak, değerlendirmede
öncelikle oto-LPG dışında kalan otomotiv yakıtları pazarı göz önünde
bulundurulmuştur.
H.3.2. İlgili Coğrafi Pazar 80
Gerek beyaz akaryakıt ürünleri, gerekse oto-LPG ve madeni yağ dağıtım faaliyetlerinin
yurt çapında gerçekleştirilmesi ve ilgili hizmetler bakımından rekabet şartlarının
farklılaşmasına neden olacak bir unsur bulunmaması nedeniyle coğrafi pazar,
“Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
H.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.4.1. Bildirim Kapsamındaki Anlaşmaların Konusu ve Niteliği
Bildirim formunda yer verilen bilgilere göre, bildirim formu ekinde örnek mahiyetinde
sunulan dikey anlaşma; Shell&Turcas ile İDO Yüksel Petrol İnşaat San. Tic. A.Ş. (İDO)
arasında imzalanan 12.12.2005 tarihli işleticilik sözleşmesine dayanmaktadır. İDO’nun,
istasyonun bulunduğu taşınmazın mülkiyetini 06.10.2005 tarihinde satın aldığı, önceki 90
işletici-malik tarafından 24.03.2003 tarihinde 14.06.2014 tarihine kadar geçerli olmak
üzere Turcas lehine intifa hakkı tesis edildiği belirtilmiştir. Buradan hareketle,
18.09.2005 tarihinden önce başlayan malik-işletici ile Shell&Turcas arasındaki ikili
10-56/1073-402
3
ilişkinin 18.09.2005 tarihinden sonra taşınmazın mülkiyetini ve işletmeciliği devralan ile
yeni bir ikili ilişki olarak devam ettiği durumlarda, önceden kurulmuş olan intifa veya
kira hakkının terkini ve yeniden tesisi gerekmeksizin 5 yıllık rekabet etmeme
yükümlülüğüne ilişkin sürenin yeni işletme sözleşmesinin başlangıç tarihi itibarıyla
hesaplanması talep edilmektedir.
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesinde
üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla 100
teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla
yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak tanımlanmaktadır.
Bildirime konu olan ve Shell&Turcas ile Bayiler arasında imzalanan bayilik
sözleşmeleri ile bunlarla bağlantılı intifa hakkı ya da uzun süreli kira hakkı kurulmasına
ilişkin resmi senetler ve sözleşmeler, bayi üzerine rekabet yasağı getiren dikey
anlaşmalar niteliğinde olup, 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 sayılı Tebliğ’in ilgili hükümleri
çerçevesinde bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.4.2. Menfi Tespit Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 8. maddesinde, Kurulun bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya
birleşme ve devralmanın Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerine aykırı olmadığını gösteren 110
menfi tespit belgesi verebileceği belirtilmektedir.
Dosya ekinde yer alan sözleşmelerin incelenmesinden, bayi üzerine getirilen rekabet
etmeme yükümlülüğü, dikey anlaşmanın süresi, ilgili pazarın yapısı ve özellikle
Shell&Turcas’ın beyaz akaryakıt ürünleri pazarında sahip olduğu pazar payı ile birlikte
değerlendirildiğinde, bahse konu dikey anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
anlamında rekabeti sınırlayıcı bir anlaşma niteliğinde olduğu, bu nedenle anlaşmaya
Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilemeyeceği kanaatine
varılmıştır.
H.4.3. Anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından Değerlendirilmesi
Danıştay’ın TOTAL/Akdağ dosyasında Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13. 120
Dairesi’nin E.2006/1604 sıra numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen
13.5.2008 tarihli ve K.2008/4196 sayılı kararda, Total’in bayiiyle kurmuş olduğu hukuki
ilişkinin (taraflar arasındaki dikey anlaşmanın) temelinin işletme sözleşmesi ve kira
sözleşmesi olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra şu ifadelere yer
verilmektedir:
“İşletme sözleşmesinin birer yıl süreli yapıldığı ve bu sözleşmenin 1.3.2005 tarihinde
Total tarafından tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla birlikte, kira sözleşmesinin
işletme sözleşmesine olan etkisi nedeniyle işletme sözleşmesi de kira sözleşmesiyle
birlikte 2017 yılı itibarıyla sona erecek bulunduğundan, taraflar arasında imzalanan
işletme sözleşmesinin süresinin belirsiz hale geldiği yolunda ciddi bulguya 130
ulaşılmaktadır.
Bu durumda, 2002/2 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca, belirsiz bir süre için veya beş
yıldan daha uzun bir süre için anlaşma yapılarak bayiye rekabet etmeme
yükümlülüğünün getirilmesi, anlaşmayı Tebliğ dışına çıkarabileceğinden, şikayete konu
olan işletme sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine uygunluk denetiminin
yapılması gereklidir.”
Söz konusu karar dikkatle irdelenecek olursa: Yüksek Mahkeme bayilik sözleşmesi de
dahil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında sonradan oluşacak değişikliklerin değil,
anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun olarak kurulup
kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu çerçevede yapılması 140
gerektiğine işaret etmektedir. Bir başka deyişle, dikey anlaşmanın esaslı unsurlarından
10-56/1073-402
4
olan bayilik sözleşmesinin sonlandırılması halinde dahi devam eden bir intifa veya kira
hakkının mevcudiyetinde, 2002/2 sayılı Tebliğ ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine
uygunluk değerlendirmesi yapılması gerekmektedir.
Bildirim konusu istasyon bakımından ise taşınmazın mülkiyeti, eski malikler ve aynı
zamanda istasyonun işletmecileri tarafından sağlanan intifa hakkı ile yüklü olarak İDO
yetkililerince devralınmış ve İDO olarak bayilik faaliyetine devam edilmiştir. Dolayısıyla
intifa hakkı taşınmazın satışı esnasında terkin edilmemiş, geçmişte kurulan dikey ilişki
sadece taraflardan biri değiştirilmek suretiyle aynen devam etmiştir. Dolayısıyla bir
bütün halinde değerlendirilen intifa hakkı ile birlikte bayilik sözleşmesinin tamamı sona 150
erdirilmeden dikey ilişkinin kesintiye uğradığından söz edilemeyecektir.
Bunun yanında konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır.
Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik
faaliyeti yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari
faaliyet ile istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet
yasağı suresinin esasen, “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı
sözleşmeler yoluyla diğer dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak
yorumlanması gerekmektedir. Somut olayda ise yeni bir ikili ilişki için satın alınan ve
üzerinde akaryakıt istasyonu bulunan taşınmaz, zaten mevcut dağıtıcı tarafından elde 160
bulundurulan intifa hakkı sebebiyle diğer dağıtıcıların faaliyetine kapatılmış
durumdadır. Türk Medeni Kanunu’nda intifa hakkının sona erme nedenleri tahdidi
olarak sayıldığından, bu nedenler mevcut değilken ilgili taşınmazda istasyonlu bayilik
faaliyeti yürütmek isteyen bir gerçek veya tüzel kişinin, taşınmazı devralırken intifa
hakkına da rıza göstermek durumunda olduğu yorumu yapılabilecektir. Bu durumda da
beş yıllık rekabet yasağı süresi fiilen uzatılmış olacaktır.
Rekabet Kurumu tarafından Kurum internet sitesinde yayımlanan 12.03.2009 tarihli
duyurunun, akaryakıt sektöründe intifa sözleşmelerinin muafiyetten yararlanma
süresinin en fazla beş yıl olarak belirlendiğine ilişkin Rekabet Kurulunun 05.03.2009
tarihli, 09-09/186-56 ve 09-09/187-57 sayılı kararlarının ve 2002/2 sayılı Tebliğ'in 5. 170
maddesinin (a) bendinin iptali talebi üzerine Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği E.
2009/3044, K. 2010/5458 sayılı karar da yukarıda yapılan değerlendirmeleri haklı
kılacak niteliktedir. Söz konusu kararda;
“…Görüldüğü üzere; alıcıya getirilen rekabet yasağının süresi bayi ile dağıtıcı arasında
kurulan ilişkinin sektörde rekabetin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle Tebliğ'in 5. maddesinin (a) bendi ile rekabet yasağı içeren dikey
anlaşmaların süresinin, belirsiz süreli veya beş yılı aşması halinde bu tür sözleşmelere
grup muafiyetinin uygulanmayacağı kurala bağlanmış bulunmaktadır. Ancak, yukarıda
da belirtildiği üzere, akaryakıt sektöründe yer alan dikey anlaşmaların rekabet hukuku
çerçevesinde sorunlu hale gelmesindeki en önemli unsur, uzun süreli anlaşmalar ve bu 180
sürelere ilişkin mülk sahibi bayiden alınan kira/intifa hakları oluşturmaktadır. Özellikle
rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin tespiti ve bu tespitin sözleşmenin süresine
bağlı olması, işletme ve kira sözleşmesinin arasındaki bağlantının ortaya konulmasını
gerektirmektedir. Yargı kararında gerekçe haline gelen bu durumu dikkate alan
Rekabet Kurulu tarafından bayilik sözleşmeleriyle bu sözleşmeye süre yönünden etkisi
bulunabilen intifa hakkı, kira sözleşmesi ve kredi sözleşmesi gibi sözleşmeleri birlikte
değerlendirerek, bayi ile dağıtıcı arasında kurulacak ilişkinin sektörü rekabete kapama
etkisinin ortadan kaldırılması ve her beş yılda bir bayinin başka bir dağıtıcıyla
çalışabilmesi amacıyla, bu alanda rekabetin tesisine yönelik olarak alındığı anlaşılan
Kurul kararlarında ve bu kararların sektörde faaliyette bulunan teşebbüslere 190
duyurulmasına yönelik işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.”
10-56/1073-402
5
şeklinde hüküm kurulmuş ve Rekabet Kurulunun yaklaşımı benimsenmiştir. Bu
nedenle, taraflar arasındaki dikey anlaşma ile alıcıya yüklenen rekabet etmeme
yükümlülüğünün süresinin tespitinde, dikey ilişkiye başlangıç teşkil eden ilk
anlaşmanın yapıldığı tarih, sürenin başlangıcı olarak esas alınacak, rekabet yasağı
içeren bayilik sözleşmesi ile birlikte intifa, tapuya şerh edilmiş kira gibi sözleşmelerin
hepsinin aynı anda ortadan kalktığı tarih ise rekabet yasağının sona erme tarihi olarak
değerlendirilecektir.
Bu çerçevede, İDO ile Shell&Turcas arasındaki dikey ilişkinin başlangıç tarihi olarak
bayilik sözleşmesi tarihi olan 12.12.2005 tarihinin değil, intifa hakkının başlangıç tarihi 200
olan 24.03.2003 tarihinin esas alınması ve Kurul içtihatlarıyla şekillenen mevcut
uygulamanın korunması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu noktada ilave bir hususun da açıklanması gerektiği düşünülmektedir. Yeni malik-
işletici, eski malik tarafından sağlanan intifa hakkı kapsamında faaliyetini
sürdürdüğünden, dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan
istisna hükmü kapsamına girip girmediği değerlendirilmelidir. Söz konusu hüküm,
“Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi
ile birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı
çerçevesinde sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı
olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu 210
olan bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz
konusu tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet
etmeme yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz
konusu tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir. Buna göre istisna hükmü,
ancak iki koşuldan birinin gerçekleşmiş olması halinde sağlanmış kabul edilecektir;
- Alıcının (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini sürdürdüğü tesisin mülkiyeti ya arazi ile
birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı
çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtım firması) ait olmalı,
- Ya da alıcı bu faaliyetini, sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste 220
sürdürmelidir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. paragrafında, Tebliğ’in 5.
maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak
düzenlenen istisna hükmünde, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna,
“öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya
da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının
alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da
kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik
ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında 230
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz
konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Bu çerçevede Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan istisna hükmü esas itibarıyla,
istasyon sahibinin dağıtıcıya en baştan itibaren yalnızca kira veya intifa hakkı tanıdığı
ve fakat taraflar arasında herhangi bir bayilik ilişkisinin bulunmadığı durumları
düzenlemektedir. Ancak örnek mahiyetinde sunulan bildirim konusu dikey anlaşmada,
ilişkinin başlangıcında malikten alınan intifa hakkı bulunmakla birlikte, malik söz
konusu istasyonda, işleticilik ve mülkiyet hakkını devredene kadar bayilik faaliyetini
yürütmüştür. Dolayısıyla söz konusu dikey anlaşmaların istisna hükmü kapsamında
değerlendirilmesi mümkün değildir. 240
10-56/1073-402
6
Rekabet Kurulunun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca,
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan
dikey anlaşmaların, 18.09.2010 tarihinde kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır. Bu bakımdan, Shell&Turcas ile bildirime
konu bayileri arasındaki dikey anlaşmaların, dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapuya
konu hak ve/veya bayilik sözleşmelerinin 18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süreleri beş
yılı aşanlar için 18.09.2010 tarihinde kadar; yine ilgili dikey anlaşmalara esas teşkil
eden tapuya konu hak ve bayilik sözleşmeleri 18.09.2005 tarihinden sonra yapılanlar 250
için ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanacağı kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Shell & Turcas Petrol A.Ş. ile bildirime konu bayileri arasındaki dikey anlaşmalara
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 8. maddesi çerçevesinde menfi
tespit belgesi verilemeyeceğine,
2- İlgili istasyonun mülkiyetinin ve işletmeciliğinin başka işletici-malike geçmesi
nedeniyle, önceden kurulmuş olan intifa veya tapuya şerh edilmiş kira hakkı terkin
edilip yeniden tesis edilmeksizin, rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin yeni 260
bayilik sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren hesap edilmesi yönündeki talebin
reddine,
3. Bildirim konusu dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapuya konu hak ve/veya bayilik
sözleşmelerinin;
- 18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süreleri beş yılı aşanlar için 18.09.2010 tarihine
kadar,
- Yine bildirim konusu dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapuya konu hak ve
bayilik sözleşmeleri 18.09.2005 tarihinden sonra yapılanlar için ise yapıldıkları
tarihten itibaren beş yıl süreyle
2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlandığına 270
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy