Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/1/M.Ö.-98/10 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 10-56/1078-407
Karar Tarihi : 26.8.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: E. Cenk GÜLERGÜN, Harun ULU
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR :
- İlaç ve Kimya Endüstrisi İşverenler Sendikası
Büyükdere Cad. No:185 Kanyon Ofis Bloğu Kat:4
34394 Levent/İstanbul
- Ecz. Zübeyde YİĞİTALP
Esatpaşa Mah. Atatürk Cad. No:66 Menemen/İzmir
D. İLGİLİ TARAF :
- Türk Eczacıları Birliği
Willy Brandt Sokak No:9 06690 Çankaya/Ankara
E. DOSYA KONUSU : Türk Eczacıları Birliğinin 31. Dönem 1. Başkanlar
Danışma Kurulu Toplantısında ve 31. Olağan Büyük Kongresinde
eczanelerin alımlarıyla ve sürşarjla ilgili aldığı kararların ve bu
doğrultudaki uygulamaların 4054 sayılı Kanun’a aykırı olduğu iddiaları ile
ilgili olarak verilen 18.9.2000 tarih ve 00-35/393-220 sayılı Kurul kararının
Danıştay 13. Dairesinin 16.6.2010 tarih ve 2009/4592 E., 2010/5125 K.
sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine dosya konusunun yeniden
değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: İlaç ve Kimya Endüstrisi İşverenler Sendikasının
(İEİS) Kurum kayıtlarına 8.5.1998 tarih ve 1214 sayıyla intikal eden şikayet
başvurusunda; IEIS Yönetim Kurulunun, üyesi olan firmaların satışlarını
artırmaya yönelik uygulamalarıyla ilgili olarak Türk Eczacıları Birliği (TEB) ve
bazı eczacı odalarının şikayetlerini değerlendiren Sağlık Bakanlığının
göndermiş olduğu uyarı yazılarını dikkate alarak 19.12.1997 tarih ve 102 sayılı
kararı aldığı ve bunun üzerine TEB’in bu kararı boykot etme amacıyla
eczanelerin alım koşullarını belirleyen bir teşebbüs birliği kararı aldığı ve
böylece 4054 sayılı Kanun’un 4 ve 6. maddelerini ihlal ettiği ileri sürülmüştür.
10-56/1078-407
2
Ecz. Zübeyde YİĞİTALP’in Kurum kayıtlarına 15.3.1998 tarihinde 868 sayıyla
intikal eden başvurusunda ise, İzmir Eczacı Odasının Sağlık Bakanlığınca
onaylanan yeni fiyatlara geçmemesiyle ilgili kendisi hakkında işlem
başlattığından bahisle, belirtilen uygulamanın 4054 sayılı Kanun açısından
incelenmesi talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: İEİS’nin Kurum kayıtlarına 8.5.1998 tarihinde giren
şikayet başvurusunda;
- İEİS üyesi firmaların satışlarını artırmaya yönelik uygulamalarıyla ilgili
olarak TEB ve bazı eczacı odalarının şikayetlerini değerlendiren Sağlık
Bakanlığının göndermiş olduğu uyarı yazıları üzerine, İEİS Yönetim
Kurulunun 19.12.1997 tarih ve 102 sayılı kararı aldığı,
- TEB ve bağlı eczacı odalarının 102 sayılı kararı boykot etme amacıyla,
eczanelerin alım koşullarını düzenleyen bir teşebbüs birliği kararı aldığı
ve bunu yaşama geçirdiği, söz konusu kararın 4054 sayılı Kanun’un 4
ve 6. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Rekabet Kurulunun 2.7.1998 tarih ve 72 sayılı toplantısında, başvuruyla ilgili
olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Önaraştırma döneminde yapılan incelemelerde, 27.2.1998 tarihinde
Ankara’da gerçekleştirilen TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu
Toplantısında İEİS Yönetim Kurulunun 102 sayılı kararıyla ilgili olarak bir karar
alındığı tespit edilmiştir. Eczacı odalarına TEB tarafından gönderilen 2.3.1998
tarihli yazıda bu karara şu şekilde yer verilmiştir:
“…Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ve 39 Eczacı Odası Başkanı
ilaç ve eczacılık alanında, kendileri dışında alınan kararların mesleğin
yürütülmesinde ve hizmet sunumunun niteliklerinin artırılmasında
engeller oluşturduğu tespitinden hareketle, kendi dışında alınan
kararlardan etkilenmeyi asgariye indirmek amacıyla; eczanede bulunan
ilaç stoklarını azaltmaya, firma kampanyalarına katılmamaya, piyasaya
yeni verilen ilaçların talep olunca alınmasına, kamu kurumu ödeme
gecikmeleri nedeniyle vadeli alımlara yönelmeye, kendi kurumları olan
kooperatifleri tercih etmeye, giderek ilaç pazarında büyük yer tutan ithal
ilaçların durumunun tartışmaya açılmasına karar vermişlerdir...”.
Rekabet Kurulu, 6.7.1999 tarih ve 99-33 sayılı toplantısında, önaraştırma
raporunu görüşmüş ve TEB hakkında soruşturma açmıştır.
Diğer yandan, Rekabet Kurumu kayıtlarına 15.3.1998 tarihinde giren,
Ecz. Zübeyde YİĞİTALP imzalı şikayet başvurusunda; İzmir Eczacı Odası
tarafından kendisi hakkında, eczanesinde sattığı ilaçların fiyatlarına Sağlık
Bakanlığınca onaylanan zamları yansıtmayarak haksız rekabete yol açtığı
gerekçesiyle işlem başlatıldığı ve konunun Oda Haysiyet Divanına intikal ettiği
belirtilerek, bu uygulamanın 4054 sayılı Kanun açısından incelenmesi talep
edilmiştir. Rekabet Kurulunun 12.10.1999 tarih ve 99-47 sayılı toplantısında,
konunun, TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Toplantısı sonunda alınan
teşebbüs birliği kararı hakkında yürütülen soruşturma kapsamına alınarak
incelenmesine karar verilmiştir.
10-56/1078-407
3
Yapılan yerinde incelemeler sırasında; 4-7.12.1997 tarihlerinde yapılan 31.
Olağan Büyük Kongre’de TEB Genel Kurulunun,
“Eczanelerin Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği fiyatların altında ve
üstünde, yani dışında ilaç satmaması hususunda TEB Merkez
Heyeti’ne çalışma yapması için görev verilmesine…”
şeklinde bir karar aldığı ve bunun ikinci şikayet konusu ve benzer
uygulamaların temelini oluşturduğu görülmüştür.
Soruşturma raporu, yazılı savunmalar, ek görüşler ve 13.9.2000 tarihinde
yapılan sözlü savunma toplantısındaki açıklamaları değerlendiren Rekabet
Kurulu, 18.9.2000 tarihinde yaptığı toplantıda;
- TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısında alınan
kararın ve bu karar doğrultusundaki eylemlerin alım koşullarının pazar
dışında belirlenmesi amaçlı ve bu etkileri doğurabilecek nitelikte
olması,
- TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde sürşarjla ilgili alınan kararın ve bu
karar doğrultusundaki uygulamaların, eczanelerin bağımsızca ticari
karar alma özgürlüğünü kısıtlaması ve bu yönüyle ilacın perakende
satış seviyesindeki rekabeti sınırlama amaçlı olması
itibarıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna ve bu
nedenle TEB’e 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi gereğince 2.433.600.000
TL. para cezası verilmesine 00-35/393-220 sayıyla karar vermiştir.
TEB, Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 10. Dairesinin 2001/4801 E.
sayılı dosyasına kayden dava açmıştır. Yüksek Mahkeme, 9.3.2004 tarih ve
2004/2386 K. sayılı kararıyla, Kurul kararının, İEİS’nin şikayetiyle ilgili kısmını
hukuka uygun bulmuş, Ecz. Zübeyde YİĞİTALP’in şikayetiyle ilgili kısmını ise
iptal etmiştir. Yüksek Mahkeme, Kurul kararının hukuka uygun bulduğu kısmı
bakımından, “4054 sayılı Kanunun 11/b maddesi uyarınca 2000/1 sayılı Tebliğ
ile belirlenen en az tutar olan 2.433.600.000.- lira olarak verilen idari para
cezasının iptali istemi yönünden davanın reddine” hükmetmiştir.
10. Dairenin kararına Kurumumuzca itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari
Dava Daireleri Kurulu, soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar
toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle,
10. Daire kararını bozmuş ve dosyayı 13. Daireye göndermiştir. Bu kararın
üzerine, Danıştay 13. Dairesi, aynı gerekçe ile 18.9.2000 tarih ve 00-35/393-
220 sayılı Kurul kararını iptal etmiştir.
Bunun üzerine anılan dosya üzerinde yapılan değerlendirmeler doğrultusunda
düzenlenen 22.7.2010 tarihli Bilgi Notu, 20.8.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-
110/316 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul gündemine gelmiş, Rekabet
Kurulu, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunmaları, ek savunmaları,
sözlü savunma tutanaklarını, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının
yazılı açılımını, raporları, Danıştay kararlarını, tüm dosya münderecatında yer
alan bilgi ve belgeleri inceleyerek 26.8.2010 tarihinde 10-56/1078-407 sayılı
nihai kararını vermiştir.
10-56/1078-407
4
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ : İlgili raporda;
- 27.2.1998 tarihinde yapılan TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma
Kurulu Toplantısında alınan kararın ve bu karar doğrultusundaki
eylemlerin, alım koşullarının piyasa dışında belirlenmesi amaçlı ve bu
etkiyi doğurabilecek nitelikte olduğu,
- 4-7.12.1997 tarihlerinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde
sürşarjla ilgili alınan kararın, eczanelerin bağımsızca ticari karar alma
özgürlüğünü kısıtladığına, dolayısıyla ilacın perakende satış
seviyesindeki rekabeti sınırlama amaç ve etkisini taşıdığı,
- Bu çerçevede, söz konusu teşebbüs birliği kararlarının 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu ve TEB’e aynı Kanun’un 16.
maddesi uyarınca para cezası verilmesi gerektiği
sonucuna varılmıştır.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Şikayet tarihleri itibarıyla sayıları yaklaşık 19.000 olan eczacıların çoğunluğu
eczane sahibidir. Eczane sahibi olmayan eczacıların bir kısmı ecza
depolarının sahibi veya mesul müdürü konumundayken, geriye kalanlar
sağlayıcı firmaların yanı sıra Sağlık Bakanlığı ve üniversiteler gibi kurumlara
bağlı olarak çalışmaktadır. Görülmektedir ki, eczacıların büyük çoğunluğu
pazarda hizmet sunumunda bulunan birimlerin (eczanelerin veya ecza
depolarının) sahibi veya temsilcisi konumundadır. Buna bağlı olarak, eczacı
odaları ve bunların üst kurulusu olan TEB’in bünyesinde, teşebbüslerin iradesi
temsil edilmektedir. Bu çerçevede, TEB ve bağlı eczacı odalarının 4054 sayılı
Kanun anlamında teşebbüs birliği olduğu açıktır.
Teşebbüs birliği sayılan TEB’in soruşturma konusu kararları hakkında
açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.
I.1. TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı Sonucunda
Alınan Karar
İEİS’nin şikayet başvurusunda; Sendikanın almış olduğu 19.12.1997 tarih ve
102 sayılı yönetim kurulu kararını boykot etmek üzere TEB ve bağlı eczacı
odalarının teşebbüs birliği kararları aldığı ve yasama geçirdikleri bu kararların
4054 sayılı Kanun’un 4 ve 6. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Başvurunun ekinde Samsun, Antalya ve İstanbul Eczacı Odası Başkanlarının
bölgelerinde faaliyet gösteren eczacılara yönelik, eczanelerin alım koşullarına
ilişkin düzenlemeler içeren ve sırasıyla 10.2.1998, 11.2.1998 ve 18.2.1998
tarihli yazıları sunulmuştur. Samsun Eczacı Odası Başkanı imzalı diğer bir
yazıda, 27.2.1998 tarihinde Ankara’da TEB ile eczacı odaları başkanlarının
yaptığı bir toplantıda alındığı belirtilen ve yine eczanelerin alım koşullarına
yönelik olan birtakım düzenlemeler bulunmaktadır. İstanbul Eczacı Odası
Başkanının bölgedeki eczacılara yönelik 30.3.1998 tarihli yazısında ve Pendik
bölgesi eczacılarından İstanbul Eczacı Odasına gönderilen yazıda; 26.3.1998
tarihinde ……… Kültür Merkezinde bir toplantı yapıldığı, ayrıca bölgedeki
10-56/1078-407
5
eczacıların bir araya geldiği ve bunların sonucunda eczanelerin alımlarını
konu alan kararlar alındığı ifade edilmiştir.
TEB hakkında açılmış olan önaraştırmada, Samsun Eczacı Odası Başkanı
imzalı yazıda da belirtildiği gibi, 27.2.1998 tarihinde yapılan ve TEB Merkez
Heyeti ile bağlı eczacı odaları başkanlarının katıldığı TEB 31. Dönem 1.
Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısında konuyla ilgili karar alındığı
belirlenmiştir.
Bu noktada, başvuru konusu teşebbüs birliği kararının oluşum sürecinin
açıklanması gerekmektedir.
IEIS Yönetim Kurulu, 19.12.1997 tarih ve 102 sayılı kararı ile, mal
sağlayıcılarının ve ecza depolarının satış koşullarına bazı sınırlamalar
getirmiş ve bunları uygulamayan işletmelere karsı birtakım yaptırımlar
öngörmüştür. Mal sağlayıcılarının ecza depolarına ve depoların eczanelere
sunduğu satış artırıcı unsurlardan vade, mal fazlası ve ıskontoya dair sınırlar
belirleyen, Sağlık Bakanlığının onayladığı yeni fiyatlara bir ay içinde
geçilmesini öngören ve tanıtım etkinliklerine yönelik kurallar getiren 102 sayılı
karardaki en önemli yaptırım, sınırlamalara uygun hareket etmeyen depolara
mal verilmemesidir.
102 sayılı karar, 1998 yılı Ocak ayı basından itibaren yürürlüğe girmek üzere
alınmıştır. Ancak özellikle bazı ecza depolarının karardan haberdar olmasının
zaman alması nedeniyle, kararın etkili uygulanması Şubat ayı başından
itibaren ve birkaç aylık bir dönem için söz konusu olmuştur. Ayrıca depoların
karar öncesinde daha esnek koşullarla mal alması, eczanelere satışların
öngörülenin dışında koşullarla kısa bir süre daha sürmesini sağlamış ve bu
sürede satış koşullarının sınırlandırılması eczaneler seviyesinde fazlaca
hissedilmemiştir. Buna ek olarak, eczanelerin 1997 yılındaki alımlarından
oluşan stokların henüz erimemiş olması nedeniyle, yeni alımların gerçekleştiği
zamana kadar kararın yansımaları tam olarak anlaşılamamıştır.
102 sayılı kararın etkili bir şekilde uygulanmaya başladığı Şubat ayında; Ege
Eczacılar Vakfı ve Samsun Eczacı Odasından, Kurum kayıtlarına sırasıyla
11.2.1998 ve 13.2.1998 tarihlerinde giren ve bu kararın 4054 sayılı Kanun’a
aykırı olduğunun ileri sürüldüğü şikayet başvuruları alınmıştır. Bu başvurular
üzerine başlatılan inceleme süreci, 102 sayılı kararın 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bulunduğu 12.1.2000 tarih ve 00-1(b)/11-5 sayılı Kurul
kararıyla sonuçlandırılmıştır.
102 sayılı kararın kısa süreli uygulanması sonucunda, bu dönemde; ecza
depolarına sunulan satış koşullarının sınırlandırılması, depoların eczanelere
sunduğu satış artırıcı unsurlara kısıtlamalar getirilmesi ve bu kısıtlamalara
uymayan ecza depolarına mal verilmemesinin kararlaştırılmasına bağlı olarak
eczanelerin alım koşulları kötüleşmiştir. Eczaneler, uygulayıcısı veya
doğrudan muhatabı olmadığı bu karardan olumsuz yönde etkilenmiştir.
Eczacılar, 102 sayılı kararın alım koşulları üzerindeki somut etkilerini
hissetmeye başlayınca, bağlı bulundukları bölge eczacı odalarına şikayetlerini
10-56/1078-407
6
bildirmiştir. Odalar ise, eczacıların şikayetlerini TEB’e ileterek konuyla ilgili
toplantı yapılmasını istemiştir. TEB Merkez Heyeti Başkanından alınan
belgelere göre; Adana Eczacı Odası Genel Sekreterinin 28.1.1998, Antalya
Eczacı Odası Başkanının 11.2.1998, Zonguldak Eczacı Odası Başkanı ile
Konya Eczacı Odası Genel Sekreterinin 12.2.1998 tarihli yazılarında, IEIS
tarafından alınan kararın TEB bünyesinde görüşülmesi talep edilmiştir. TEB
Merkez Heyeti Başkanı ile 26.5.1998 tarihinde yapılan görüşmede; yazılı
başvuruda bulunmayan diğer bazı eczacı odaları yetkililerinin de, konuyla ilgili
karar alınması gerektiğini sözlü olarak ifade ettiği belirtilmiştir.
Soruşturmaya konu olan teşebbüs birliği kararının alınmasından önce, bazı
eczacı odaları bölgelerindeki eczacılara yönelik yazılar göndermiştir. Samsun
Eczacı Odası Başkanı imzalı 10.2.1998 tarihli yazıda aynen;
“…Eczanelerin varlığını sürdürmesinde önemli boyutta olumsuz etkileri
olacağı kesin olan tüm bu gelişmelere karşılık;
Eczanelerde bulunan ilaç stoklarının en az düzeye indirilmesinde,
Eczane ilaç siparişlerinde mal fazlasının önemsenmeyerek, en az
sayıda sipariş verilmesinde,
Bu en az sayıdaki siparişlerde bile (peşin ıskontolarda büyük fark
olmadığı takdirde) olabildiğince vadeli listelerin tercih edilmesinde,
fayda görülmektedir…”
denilmiştir.
Antalya Eczacı Odası Başkanı imzalı ve aynı tarihli yazıda, aynı konuya şu
ifadeyle dikkat çekilmiştir:
“…1) Bazı ilaç depoları ile ilaç firmalarının ilaç fiyatlarındaki artışı
bahane ederek eczacılara vermiş olduğu ıskonto ve mal fazlalarını
kısmak istediği öğrenilmiştir. Bu tür uygulama yapanlara karsı direnç
göstermemiz, gerekirse mal almamamız ve ortak tepki oluşturmamız
gerektiğini önemle hatırlatırım…”.
İstanbul Eczacı Odası Başkanı imzalı 18.2.1998 tarihli yazıda ise,
“…Bu dönem uzun süreli özverili çalışmalar sonucu kurup
güçlendirdiğimiz ve bizim için yaşamsal kurumlarımız olan ECZACI
KOOPERATIFLERIMIZE her zamandan daha fazla sarılma ve güç
verme dönemidir…”
ifadesi bulunmaktadır.
Bu gelişmeler üzerine, TEB Merkez Heyetinin 14.2.1998 tarihli toplantısında;
102 sayılı kararla ilgili olarak Tüm Eczacılar Üretim Temin Dağıtım
Kooperatifleri Birliği (TEKB) ile görüşülmesi ve Başkanlar Danışma Kurulu
Toplantısının 27.2.1998 tarihinde, söz konusu karar ve TEB Çalışma
Programı gündemi ile gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır. Belirtilen tarihte,
Ankara’da yapılan ve TEB yetkilileri ile 39 bölge eczacı odası başkanının
katıldığı TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısında; 102
sayılı karar tartışılmış ve eczanelere yönelik bazı kararlar alınmıştır.
Toplantıda, TEKB Başkanı ve II. Başkanı konuyla ilgili görüşlerini sunmuştur.
TEKB Başkanı, 31.5.1999 tarihinde yapılan görüşmede; eczacı odası
10-56/1078-407
7
başkanlarına konuyla ilgili bilgi vermek için toplantıya katıldığını, TEB
iradesiyle oluşan kararın alınma aşamasında toplantıda bulunmadığını, ancak
karara kişisel olarak katıldığını ifade etmiştir. “TEB Aylık Yayın Organı
Haberler” adlı derginin Ocak-Şubat 1998 tarihli sayısında da; toplantı
sonucunda alınan karara yer verilirken, kararın TEB Merkez Heyeti ve 39
bölge eczacı odası başkanı tarafından alındığı ifade edilmiştir.
TEB Merkez Heyetinin 26-27.2.1998 tarihli toplantılarında; Başkanlar
Danışma Kurulu Toplantısında alınan kararın eczacı odalarına gönderilmesi
uygun bulunmuştur. Bu çerçevede hazırlanan ve odalara gönderilen 2.3.1998
tarihli yazıda karara yer verilmiştir:
“…Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ve 39 Eczacı Odası Başkanı
ilaç ve eczacılık alanında, kendileri dışında alınan kararların mesleğin
yürütülmesinde ve hizmet sunumunun niteliklerinin artırılmasında
engeller oluşturduğu tespitinden hareketle, kendi dışında alınan
kararlardan etkilenmeyi asgariye indirmek amacıyla; eczanede bulunan
ilaç stoklarını azaltmaya, firma kampanyalarına katılmamaya, piyasaya
yeni verilen ilaçların talep olunca alınmasına, kamu kurumu ödeme
gecikmeleri nedeniyle vadeli alımlara yönelmeye, kendi kurumları olan
kooperatifleri tercih etmeye, giderek ilaç pazarında büyük yer tutan ithal
ilaçların durumunun tartışmaya açılmasına karar vermişlerdir...”.
27.2.1998 tarihinde yapılan toplantıda; yalnızca eczanelerin alım koşullarına
yönelik kararlar alınmamış, ithal ilacın durumunun tartışmaya açılması gibi
genel konular da gündeme gelmiştir. Bu nedenle, söz konusu toplantının
düzenlenmesinin tek amacının 102 sayılı kararın tartışılması olmadığının,
ancak toplantının önemli gündem konularından birisinin bu olduğunun altı
çizilmelidir.
Bazı eczacı odaları, TEB bünyesinde alınan kararı bölgelerindeki eczacılara
yazılı olarak bildirmiştir. İstanbul Eczacı Odası bünyesinde üye eczacıların da
katılımıyla 26.3.1998 tarihinde bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantı hakkında
eczacılara gönderilen yazıda şu ifadelere yer verilmiştir:
“…3- İlaç stoklarımızı ve ilaç alımlarımızı mümkün olan en alt düzeye
çekeceğiz.
4- Promosyonlu ya da promosyonsuz tüm firma kampanalarını sorun
çözülünceye kadar boykot ediyoruz.
5- Yeni çıkan ilaçları ‘gerekmedikçe’ almayacağız.
6- İlaç alımlarımızı mümkün olan en uzun vadelere yönlendireceğiz.
7- İlaç alımlarımızda kendi kurumlarımız olan kooperatifleri tercih
edeceğiz.
8- Eczanelerimize gelen ilaç firması temsilcilerine tepkilerimizi
belirteceğiz.
9- Eğer gerekirse, eczacı aleyhine kararlarda ‘ısrarcı’ olduğunu
bildiğimiz iki-üç ilaç firmasını ‘DAHA ETKIN BIR BIÇIMDE’
uyaracağız…”.
10-56/1078-407
8
I.2. TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde Sürşarjla İlgili Alınan Karar
Ecz. Zübeyde YİĞİTALP’in şikayet başvurusunda; eczanesinde sattığı
ilaçların fiyatlarına Sağlık Bakanlığınca onaylanan zamları yansıtmayarak
haksız rekabete yol açtığı gerekçesi ile İzmir Eczacı Odası tarafından kendisi
hakkında işlem başlatıldığı ve konunun Oda Haysiyet Divanına intikal ettiği
belirtilerek bu uygulamanın 4054 sayılı Kanun açısından incelenmesi talep
edilmiştir. Rekabet Kurulunun 12.10.1999 tarih ve 99-47 sayılı toplantısında,
konunun TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısında alınan
karar hakkında yürütülen soruşturma kapsamına alınarak incelenmesine
hükmedilmiştir. Diğer yandan, YİĞİTALP’in Kurum kayıtlarına 5.11.1999 ve
3611, 22.11.1999 ve 3847 tarih ve sayılarla intikal eden yazılarda, İzmir
Eczacı Odası Hasiyet Divanının kendisine verdiği yazılı ihtar cezasının TEB
Yüksek Haysiyet Divanı tarafından aynen onaylandığı bilgisi sunulmuştur.
Soruşturma kapsamında yapılan yerinde incelemeler sırasında; 4-7.12.1997
tarihlerinde yapılan 31. Olağan Büyük Kongrede, TEB Genel Kurulunun,
“Eczanelerin Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği fiyatların altında ve
üstünde, yani dışında ilaç satmaması hususunda TEB Merkez
Heyeti’ne çalışma yapması için görev verilmesine…”
şeklinde bir karar aldığı tespit edilmiştir. Bu kararın, ikinci şikayet konusunun
temelini oluşturduğu anlaşılmaktadır.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
J.1. TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısında Alınan
Kararın Değerlendirilmesi
İEİS’nin şikayetinin konusunu oluşturan teşebbüs birliği kararındaki
başlıkların, 102 sayılı kararla ilgisi ve eczane davranışları üzerinde
yaratabileceği etkiler aşağıda değerlendirilmiştir.
“İlaç stoklarının azaltılması”
Satış artırıcı unsurlar, sağlayıcı teşebbüsler seviyesinde önemli bir rekabet
aracıdır. Eczaneler ise, kendilerine sunulan mal fazlası ve uzun vade gibi
koşullardan faydalanarak stoklarında ürün bulundurabilmektedir. Stokta ürün
bulundurulması, Sağlık Bakanlığınca ilaç fiyatlarının artırılması durumunda
stoktaki ürünlerin kendiliğinden değer kazanmasını sağlayabilmektedir. Ancak,
stokta yüksek seviyede mal bulundurmak, stok maliyetini artırmakta ve kısa
vadede nakit sıkıntısı yaratabilmektedir. Eczaneler alım koşullarının yanında
nakit durumlarını ve stok seviyelerini göz önünde bulundurarak alım
politikalarını belirlemektedir.
İlaç stoklarının azaltılması mal sağlayıcılarının satışlarının belirli bir süre için
düşmesine neden olacaktır. Şikayet konusu olayda, stokların azaltılması ile,
sağlayıcıların eski satış koşullarına yönlendirilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
O halde, eczanelerin alım koşullarının birlikte belirlenmesi anlamına gelen bu
sınırlamanın, 102 sayılı kararın ortadan kaldırılması için sağlayıcılar üzerinde
rekabetçi olmayan bir baskının kurulmasına yönelik olduğu açıktır.
10-56/1078-407
9
“Firma kampanyalarına katılmama”
Sağlayıcı firmalar yılda birkaç kez kampanya düzenleyerek daha geniş satış
koşulları uygulamaktadır. Kampanyalarda vadeler uzatılmakta ve mal fazlası
ile ıskonto artırılmaktadır. Eczaneler, kampanyalar sırasında daha yüksek
seviyede alımda bulunabilmektedir. Eczanelerin birlikte, kampanyalara
katılmaması, sağlayıcıların geçici bir süre için nakit sıkıntısına girmesine
neden olabilecektir. Dolayısıyla, bu başlık da, sağlayıcılar üzerinde baskı
oluşturulmasına yöneliktir.
“Yeni ilaçların talep olunca alınması”
Yeni ilaçların talep olunca alınması, bu ürünlerde stoklu çalışılmaması
anlamına gelmektedir. Bunun sonucunda da, yine alımların aşağı çekilmesi
söz konusu olacaktır. Ancak 102 sayılı kararın etkili olduğu yaklaşık 3 aylık
dönemde, sınırlı sayıda ürünü ifade eden bir gruba yönelik bu sınırlamayla
sağlayıcılar üzerinde ciddi düzeyde bir baskı kurulamayacağı beklenmelidir.
“Vadeli alımlara yönelme”
Eczanelerin vadeli alımlara yönelmesi, peşin alımları azaltacak ve kısa
vadede sağlayıcıların nakit akışında sıkıntıya yol açabilecektir.
“Alımlarda mümkün olduğu kadar eczacı kooperatiflerinin tercih
edilmesi”
Eczaneler eczacı kooperatiflerinin hem ortağı hem de müşterisi
konumundadır. İlgili mevzuat gereğince, kooperatiflerin karının bir kısmı
yaptıkları alımların büyüklüğüne göre üye eczacılara dağıtılmaktadır. İnceleme
döneminde görüşülen kooperatif yetkilileri; eczanelerle olan organik bağları
nedeniyle, kooperatiflerin eczanelere mümkün olan en uygun koşulları
sunmaya çalıştığını ifade etmiştir. Bu itibarla, kooperatiflerin tercih edilmesiyle
102 sayılı karardan fazla etkilenilmemesinin hedeflendiğini düşünmek
mümkündür. Buna karşın, eczanelerin birbirlerinden bağımsız olarak hareket
etmesi gereken bir konuda TEB bünyesinde karar alınması, amaç yönüyle
talebin pazar dışında belirlenmesi durumuna örnek oluşturmaktadır.
“İthal ilacın durumunun tartışmaya açılması”
Somut bir yönlendirme içermeyen bu başlığın, 102 sayılı kararla ilgisi yönüyle
değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda başlıklar halinde açıklanan teşebbüs birliği kararının bütün olarak
değerlendirilmesine ise aşağıda yer verilmektedir.
IEIS’nin şikayet başvurusunda, TEB ve bağlı eczacı odalarının 102 sayılı
karara karsı aldığı kararın ve bu doğrultudaki uygulamaların 4054 sayılı
Kanun’un 4 ve 6. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Ancak 4054
sayılı Kanun anlamında teşebbüs birliği olan TEB’in soruşturma konusu
10-56/1078-407
10
eylemi, teşebbüs birliği kararı olup bu nedenle aynı Kanun’un 4. maddesi
karşısında değerlendirilmiştir.
Soruşturmaya konu olan kararın oluşum süreci ve başlıkları dikkate
alındığında, 102 sayılı kararın uygulanmasına son verilmesi noktasında
sağlayıcı firmalar üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Stokların azaltılması, firma kampanyalarına katılınmaması ve vadeli alımlara
yönelinmesiyle belirli bir süre alım miktarının azaltılması ve sağlayıcılara olan
nakit akışının geciktirilmesi amaçlanmıştır. Böylece sağlayıcıların 102 sayılı
karardan önceki satış koşullarına dönmesi beklenmiştir. 102 sayılı kararın
uygulanmasının 1998 yılı Nisan ayı ortalarında son bulması nedeniyle, aynı
yılın Şubat ayının sonlarında TEB bünyesinde kararın yukarıda belirtilen
amaca ne ölçüde hizmet ettiği sağlıklı olarak gözlenememiştir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, rekabetin sınırlanması amacını taşıyan,
bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek olan davranışlar yasaklanmaktadır. Söz
konusu maddeye göre, yasama geçirilmemekle birlikte rekabetin kısıtlanması
amacının taşınması, ihlalin varlığının kabulü için yeterlidir. Maddenin ikinci
fıkrasının, (a) bendinde, “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı
oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartının tespit
edilmesi”, (c) bendinde ise “Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının
kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi” rekabeti sınırlayıcı
davranış örnekleri arasında sayılmıştır. TEB 31. Dönem 1. Başkanlar
Danışma Kurulu Toplantısında alınan karar ile, eczanelerin alım koşulları
(vade ve alım miktarı) TEB bünyesindeki ortak iradeyle ve piyasa dışında
belirlenmiştir. O halde, İEİS’nin başvurusuna konu olan kararın 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu açıktır. Kararın pazarda doğurduğu
etkinin tam olarak gözlenememesi ise, ihlalin varlığını değil, ağırlığını
ilgilendirmektedir.
Yapılan görüşmelerin bazılarında, TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma
Kurulu Toplantısında alınan kararın uygulanmasıyla ilgili açıklamalarda
bulunulmuştur. Şöyle ki,
- 26.5.1999 tarihinde yapılan görüşmede TEB Merkez Heyeti Başkanı,
kişisel gözleminin, eczacıların karara uyduğu yönünde olduğunu
belirtmiştir.
- 28.5.1999 tarihinde yapılan görüşmede İzmir Eczacı Odası Başkanı,
“Eczanelerin büyük bir kısmı tarafından bu kararların uygulandığını
sanıyorum. Piyasadan böyle bir izlenim çıkarabiliriz. Eğer biz böyle
kararlar almasaydık, serbest eczacıların bu kararlara uygun tavırlarla
hareket etmeleri mümkün olmazdı.” demiştir.
TEB’in yazılı savunmalarında, kararın basit eczane isletmecilik kurallarının
hatırlatılmasına yönelik olduğu ve bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında sayılamayacağı ifade edilmiştir. Ne var ki, kararın
başlıklarının çoğu, eczane isletmeciliğine ilişkin konuların ötesinde 102 kararla
doğrudan ilgili noktalar içermektedir. Nitekim 26.5.1999 tarihinde yapılan
görüşmede TEB Merkez Heyeti Başkanı, “…Bu toplantıda, ilaç üreticilerinin
söz konusu kararı alırken öne sürdükleri gerekçelerin gerçekçi bulunmadığı
tespit edilmiş, eczacıların iradesi dışında alınan karardan görülebilecek
10-56/1078-407
11
zararın en alt seviyede kalmasını sağlamaya yönelik bazı önlemler
alınmıştır…İlaç üreticileri kararlarını kararlılıkla uzun süre uygulasalardı, mal
almamaya kadar eylemliliğimizi yükseltirdik...” seklinde görüş belirtmiştir. Bu
ifadeler, kararın genel nitelikli olmadığı ve 102 sayılı karara karşı alındığı
tespitini doğrulamaktadır.
TEB’in yazılı savunmalarında, TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu
Toplantısı sonucunda alınan kararın ilgili mevzuata dayandığı ifade
edilmektedir. 6643 sayılı Türk Eczacılar Birliği Kanunu’na göre, eczacıların
mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılması TEB’in görevleri arasında
bulunmaktadır. Ancak, bu görevlerin hangi hususları içerdiği ilgili mevzuatta
ayrıntılı olarak düzenlenmiştir ve bunlar arasında talebin pazar dışında
belirlenmesi yer almamaktadır. TEB’in bu görevleri yerine getirirken hem ilgili
mevzuata hem de diğer Kanun ve sair düzenlemelere uyması gerekmektedir.
Bu bağlamda, 6643 sayılı Kanun’da TEB’in görevlerinden biri olarak belirlenen
bu hususa dayanılarak hareket edildiği geçerli bir savunma değildir.
İhlalin ağırlığının belirlenmesi bakımından, bazı hafifletici nedenler göz
önünde bulundurulmuştur. Bununla ilgili olarak, kararın yaptırım içermemesi
ve karar sonucunda oluşan etkinin oldukça sınırlı olması değerlendirilmiştir.
TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısında; ilaç stoklarının
azaltılması ve firma kampanyalarına katılınmaması gibi eczanelerin alım
koşullarını ilgilendiren kararlar alınmış, ancak alınan kararlara uygun hareket
etmeyen eczacılara karsı herhangi bir yaptırım öngörülmemiştir. TEB ve bazı
eczacı odalarında yapılan incelemelerde de, eczanelerin karar doğrultusunda
hareket edip etmediğinin izlendiğini ve karara uyulmaması nedeniyle herhangi
bir eczacıya yaptırım uygulandığını gösteren herhangi bir bulguya
rastlanmamıştır. Eczane sahipleriyle yapılan görüşmeler de bu tespiti
desteklemektedir.
Kararın pazardaki etkisi, 102 sayılı kararın uygulamasının 1998 yılı Nisan ayı
ortalarında son bulması nedeniyle, oldukça sınırlı kalmıştır. Bazı yönleriyle
mal sağlayıcıları üzerinde baskı kurulmasına yönelik olan karar bu etkiyi
doğurmamış, IEIS Yönetim Kurulunun 102 sayılı kararının uygulanması ise
Sağlık Bakanlığının ilaç fiyatlarını artırmasıyla, yani soruşturma kararından
bağımsız bir nedenle sona ermiştir.
J.2. TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde Sürşarjla İlgili Alınan Kararın
Değerlendirilmesi
Ecz. Zübeyde YİĞİTALP’in başvurusunda, sahibi olduğu eczanenin Sağlık
Bakanlığınca onaylanan yeni fiyatlara geçmeyerek -diğer bir deyişle sürşarj
yapmayarak- haksız rekabete yol açtığı gerekçesiyle İzmir Eczacı Odasının
kendisi hakkında işlem başlattığı belirtilmekte ve bu uygulamanın 4054 sayılı
Kanun karşısında değerlendirilmesi talep edilmektedir. Şikayet Eczacı
Odasının gerçekleştirdiği bir işleme yönelik olmakla birlikte, bu uygulamanın
dayanağını TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde sürşarjla ilgili alınan bir
karadan aldığı belirlenerek soruşturma konularından biri olarak bu karar ele
alınmıştır.
10-56/1078-407
12
Öncelikle, TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısında alınan
kararla ilgili yapılan tespit doğrultusunda, soruşturmanın konusunu oluşturan
bu kararın da 4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüs birliği sayılan TEB’in
tasarrufu olduğu, dolayısıyla teşebbüs birliği kararı olarak değerlendirildiği
belirtilmelidir.
TEB 31. Olağan Büyük Kongresi, eczanelerin Sağlık Bakanlığının belirlediği
fiyatların dışında satış yapmaması konusunda çalışma yapmak üzere Merkez
Heyetini görevlendirmiştir. TEB ve bağlı eczacı odalarının söylem ve
uygulamaları, Kongrede alınan kararın eczacı meslek örgütlerinin iradesini
yansıttığını ve yaşama geçirildiğini göstermektedir.
İlgili mevzuatta, eczanelerin Sağlık Bakanlığının belirlediği fiyatların üzerinde
fiyatlarla satış yapılmasının yasaklandığı açıktır. Böylece, reçete sahibinin
ilaca uygun koşullarda erişmesi sağlanmaya çalışılmaktadır. Ayrıca ilaç
harcamalarının tamamına yakınının devlet tarafından karşılandığı
düşünüldüğünde, azami fiyat düzenlemesinin kamu kaynakların etkin
kullanılmasına da dolaylı olarak hizmet ettiği anlaşılmaktadır. İlgili mevzuatta
yalnızca fiyata dair üst sınır belirlenip bunun aşılması yasaklanmasına karşın,
soruşturma konusu karar ile eczanelerin satış fiyatları sabitlenmek
istenmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde “Mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar
ile her türlü alım yahut satım şartının tespit edilmesi” rekabeti sınırlayıcı
davranış örneklerinden biri olarak sayılmıştır. Buna göre, TEB 31. Dönem 1.
Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısında alınan kararın aynı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olduğu açıktır.
Tüketici davranışlarından da etkilenerek şekillenen pazar koşulları, eski
fiyatlarla ilaç satışı yapmayı rekabet unsuru olmaktan önemli ölçüde
çıkarmakta ve hatta eczanelerin yeni fiyatlara geçmesini ödüllendirmektedir.
Bu nedenle, yeni fiyatlara geçmenin eczanelerden beklenen bir davranış
olduğunu, dolayısıyla soruşturma konusu kararın mevcut rekabet ortamı
üzerinde ciddi etkisinin olamayacağını söylemek mümkündür. Nitekim söz
konusu kararın pazardaki rekabeti ne ölçüde etkilediğine dair sağlıklı bir tespit
yapılamamıştır. Ancak bu durum, değerlendirilen teşebbüs birliği kararının
amaç ve potansiyel etki yönüyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.
TEB’in konuyla ilgili savunmalarında, ilacın Sağlık Bakanlığınca belirlenen
fiyatla satılmasının zorunlu olduğu, ilacın eczanelerde farklı fiyatlarla
satılmasının eczacılara olan güvenin sarsılmasına ve eczaneler arasında
haksız rekabet yaratılmasına yol açacağı, yeni fiyatlara geçilmesinin
eczanelerin enflasyonun karşısında zarara uğramaması açısından gerekli
olduğu belirtilmiştir.
10-56/1078-407
13
İlaç mevzuatında azami fiyatlar belirlenmekte olup ilgili savunma mevzuat
karşısında dayanaktan yoksundur. Diğer konularda ise, eczanelerin
birbirinden bağımsız hareket etmesi esastır. Eczanelerin satış koşullarının
TEB bünyesinde oluşan bir ortak irade doğrultusunda belirlenmesinin 4054
sayılı Kanun kapsamında ihlal teşkil edeceği kuşkusuzdur.
İhlalin ağırlığı bakımından, TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde alınan kararın
piyasa üzerinde yaratmış olabileceği etki ve eczacı meslek örgütlerinin
uygulamaları dikkate alınmıştır.
Teşebbüs birliği kararının pazardaki rekabeti ne ölçüde etkilediği tam olarak
tespit edilememiş olmasına karşın, olası etkinin sınırlı olduğunu tahmin etmek
güç değildir. Zira tüketici davranışlarının da etkilediği pazar koşulları
nedeniyle, eczaneler arasında eski fiyatlarla satış yapma yaygın bir davranış
değildir. Koşulların sürşarj yapmayı ödüllendirdiği bir ortamda, yine bu
doğrultuda alınan bir kararın ciddi düzeyde etki doğurması beklenmemelidir.
Diğer yandan, eczacı odaları haysiyet divanları ve TEB Yüksek Haysiyet
Divanı tarafından sürşarj yapılmamasıyla ilgili verilen cezaların yazılı ihtarla
sınırlı tutulması da hafifletici unsur olarak dikkate alınmıştır.
J.3 Genel Değerlendirme
Yukarıda, TEB’in 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısında ve
31. Olağan Büyük Kongresinde eczanelerin alımlarıyla ve sürşarjla ilgili aldığı
kararların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Her iki teşebbüs birliği kararı bakımından da, tüketicilerin faydalanacağı
ekonomik gelişme veya iyileşmenin sağlanması söz konusu değildir. İlk
kararda tek amaç, eczanelerin ortak hareket etmesiyle sağlayıcı teşebbüsler
üzerinde baskı yaratılması ve İEİS Yönetim Kurulunun aldığı 102 sayılı karar
öncesindeki satış koşullarına dönülmesinin sağlanmasıdır. TEB’in kararı
sonucunda alım miktarlarının azaltılması ve sağlayıcılar cephesinde nakit
sıkıntısı yaratılması durumunda, ilacın nihai tüketiciye sunulmasında aksaklık
yaşanması mümkündür. İkinci kararın ise, eski fiyatlarla –yani Sağlık
Bakanlığının belirlediği fiyatların altında- satış yapılmasının önlenmesi amaçlı
olduğu ve bu yönüyle reçete sahibine fayda değil, zarar getirdiği açıktır. Bu
çerçevede, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında sayılan
koşulların karşılanmaması nedeniyle, soruşturma konusu teşebbüs birliği
kararlarına muafiyet tanınması mümkün değildir.
4054 sayılı Kanun’da 23.1.2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun’la yapılan
değişiklikle hem 16. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen asgari ceza
düzenlemesi kaldırılmış hem de anılan maddenin üçüncü fıkrasında “nihai
karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirin esas
alınması” hükmü getirilmiştir. Bu bağlamda Soruşturma konusu teşebbüs
birliği kararlarının aynı Kanun 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil etmesi
nedeniyle, Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde TEB’e verilecek olan cezanın
belirlenmesinde, lehe olan düzenlemenin uygulanması ilkesi doğrultusunda
yürürlükten kaldırılan asgari para cezası verilmesi ile meri nihai karardan bir
önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirin esas alınması
10-56/1078-407
14
düzenlemeleri karşılaştırılarak; takdiren teşebbüs için lehe olduğu anlaşılan
2.433,60 TL idari para cezası verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
K. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı,
raporlar, Danıştay kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve
belgeler okunup incelenerek yapılan görüşmeler sonucunda;
1. 27.2.1998 tarihinde yapılan Türk Eczacıları Birliği 31. Dönem 1. Başkanlar
Danışma Kurulu Toplantısında alınan kararın ve bu karar doğrultusundaki
eylemlerin alım koşullarının pazar dışında belirlenmesi amaçlı ve bu etkiyi
doğurabilecek nitelikte olması nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğuna,
2. 4-7.12.1997 tarihlerinde yapılan Türk Eczacıları Birliği 31. Olağan Büyük
Kongresinde sürşarjla ilgili alınan Karar'ın ve ilacın perakende satış
seviyesindeki rekabeti sınırlama amaç ve etkisini taşıdığına, ayrıca
eczanelerin bağımsızca ticari karar alma özgürlüğünü kısıtladığına, dolayısıyla
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğuna,
3. Bu nedenle, Türk Eczacıları Birliğine 4054 sayılı Kanun'un 23.1.2008 tarih,
5728 sayılı Kanun'la değişik 16. maddesi ve para cezasında lehe
düzenlemeler ile 2009 yılı sonunda oluşan gayri safi geliri dikkate alınarak
takdiren 2.433,60 TL idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy