Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-3-106 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-56/1108-425
Karar Tarihi : 26.8.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Cevdet
İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Kürşat ÜNLÜSOY, Nilgün KOCADAĞ
C. ŞİKAYET
EDEN : Yılmaz HÜSEM
Mekkan Gıda A.Ş. Aydınevler Mah. Selçukbey Cad. No:68
Küçükyalı Maltepe/İstanbul
20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILANLAR:
- İstanbul Halk Ekmek Un ve Unlu Maddeler Gıda San. Tic.
A.Ş.
Esentepe Mah. 2942. Sk. No:176
Sultançiftliği Gaziosmanpaşa/İstanbul
- Toprak Mahsulleri Ofisi
Milli Müdafaa Cad. No:18 Bakanlıklar/Ankara
E. DOSYA KONUSU: Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fındık satışında İstanbul Halk 30
Ekmek Un ve Unlu Maddeler Gıda Sanayi Ticaret A.Ş.’ye özel indirim uyguladığı
ve bu tür devlet desteklerinden yararlanan İstanbul Halk Ekmek Un ve Unlu
Maddeler Gıda San. Tic. A.Ş.’nin haksız rekabete yol açtığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvuruda özetle; şikayetçi, İstanbul’un Anadolu
yakasında kendisine ait 83 satış noktasında ekmek ve ekmek çeşitleri üretimi ve
satışıyla iştigal ettiğini, işletmesinde İstanbul Halk Ekmek Un ve Unlu Maddeler Gıda
San. ve Tic. A.Ş. (İstanbul Halk Ekmek)’nin ürettiği fındıklı “Altın Ekmek” ve “Altın
Çörek” ürünlerinden üretip satmak istediğini, ancak Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’nin
kavrulmuş iç fındığı kendisine rakip olan İstanbul Halk Ekmek’e %60 indirimli 40
sattığını, İstanbul Halk Ekmek’in hem kendi satış noktalarında hem de özel satış
noktalarında bu fındıklı ürünlerin satılmasını sağlayarak ve devlet desteğinden
yararlanarak haksız rekabete yol açtığını belirtmiş ve gereğinin yapılmasını talep
etmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 4.5.2010 tarih ve 3581 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 23.6.2010 tarih, 2010-3-106/İİ-10-177.KÜ sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 1.7.2010 tarih ve 10-47/864-M sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
10-56/1108-425
2
çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, 50
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili
karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 17.8.2010 tarih ve 2010-3-
106/ÖA-10-177.KÜ sayılı Önaraştırma Raporu 24.8.2010 tarih ve REK.0.07.00.00-
110/352 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-56 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda;
- İstanbul Halk Ekmek’in kamu kurumlarının desteğini lehine kullanarak
piyasadaki diğer firmalara karşı haksız rekabet ettiği iddiasına yönelik olarak
İstanbul Halk Ekmek hakkında, 60
- TMO’nun İstanbul Halk Ekmek’e düşük fiyatlarla kavrulmuş kıyılmış iç fındık
satarak piyasadaki rekabeti bozduğu iddialarına ilişkin olarak TMO hakkında,
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına yer olmadığı ve
dolayısıyla şikâyetin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Başvuruda Yer Alan İddialar
Başvuruda yer alan iddialar özetle; 70
TMO’nun İstanbul Halk Ekmek’e kavrulmuş iç fındığı %60 daha düşük fiyatla
sattığı ve aynı indirimi başvuru sahibinin işletmesi için uygulamadığı,
İstanbul Halk Ekmek’in İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer devlet
kurumları tarafından desteklendiği ve özel bir şirket gibi davranarak haksız
rekabet ettiği,
Düşük fiyatlarla kavrulmuş fındık alabilen Halk Ekmek’in fındıklı ekmekleri olan
“altın ekmek” ve “altın çörek” ürünlerinden kendilerinin de üretmek istedikleri
ancak yüksek maliyetlerden ötürü Halk Ekmek’in satış fiyatının dahi üzerinde
bir maliyetle karşılaştıkları
şeklindedir. 80
I.2. Taraflar
I.2.1. İstanbul Halk Ekmek Un ve Unlu Maddeler Gıda San. ve Tic. A.Ş. (İstanbul
Halk Ekmek)
Hisselerinin %99’u İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan İstanbul Halk Ekmek,
1978 yılında faaliyete geçmiştir. Şirket, İstanbul’un 3 farklı bölgesinde kurulu
fabrikalarıyla yaklaşık 1,8 milyon adet ekmek üretim kapasitesine sahiptir.
90
İstanbul Halk Ekmek normal ekmek, kepekli ekmek, glutensiz ekmek, yedi tahıl
ekmeği, altın çörek, altın ekmek, hamburger ekmeği, sandviç ekmeği gibi çok çeşitli
ekmekler üretmektedir.
I.2.2. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)
TMO, sermayesinin tamamı devlete ait olan bir iktisadi devlet teşekkülü ve Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı’nın ilgili kuruluşudur. Merkezi Ankara’da olan TMO’nun Türkiye
genelinde toplam 28 şubesi, 116 ajansı bulunmaktadır.
10-56/1108-425
3
100
TMO, yurtta hububat fiyatlarının üreticiler yönünden normalin altına düşmesini ve
tüketici halk aleyhine anormal derecede yükselmesini önlemek, bu ürünlerin
piyasasını düzenleyici tedbirler almak ve gerektiğinde Bakanlar Kurulu Kararı ile
hububat dışındaki diğer tarım ürünleri ile ilgili verilecek görevleri yürütmek, afyon ve
uyuşturucu maddelere konulan Devlet tekelini işletmek amacı ile kurulmuştur. Bu
bağlamda TMO’nun görevleri arasında;
- Kuruluş amacının gerçekleşmesi için; faaliyet alanına giren ürünlerin, her yıl cins,
nevi ve mahallerine göre tespit olunacak fiyatlarla alım ve satışını yapmak, gerekli
stok tesisini ve muhafazasını sağlamak suretiyle, bu ürünlerin piyasalarında istikrarı 110
sağlamak,
- Gerek görülen durumlarda faaliyet konularına giren ürünleri ve bu ürünlerin
mamullerini dış piyasalardan satın almak,
- Yurt içinden satın aldığı ürünlerin ve bunların mamullerinin dış piyasalarda
sürümünü sağlamak için her türlü işlemleri yapmak ve gerekirse bunları yurt dışına
satmak,
- Buğdayı, Bakanlar Kurulu tarafından verilen görev çerçevesinde, önceden
belirlenmiş olan kalite gruplarına göre ilan edilecek fiyatlarla satın almak,
- Faaliyet konuları ile ilgili yatırım, etüt, araştırma, fizibilite ve projeler ile gerektiğinde
mühendislik ve müşavirlik hizmetlerini yapmak ve/veya yaptırmak, 120
- Gerektiğinde, faaliyet konularına giren ürünleri ve bunlardan elde edilecek
mamulleri depolamak üzere depolama tesisleri kurmak,
yer almaktadır.
Öte yandan TMO Ana Statüsü’nün “Mali Hükümler, Tasfiye ve Denetim” başlıklı
beşinci kısmında bazı stratejik kararların alınmasına ilişkin hükümler yer almaktadır.
İlgili kısmın 20. maddesinde plan, program ve bütçeler, yatırım projelerinin
hazırlanması, yatırım ve finansman programları, küçük tamamlama idame ve
yenileme yatırımları, fiyat ve tarifeler, muhasebe sistemleri, bilançolar, netice
hesapları ve faaliyet raporları, kâr dağıtımı, tasfiye ve denetim konularında 233 sayılı 130
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname hükümleri
uygulanır, denilmektedir. Söz konusu KHK’nın “Teşebbüslerin Fiyat ve Tarifeleri”
başlıklı 35. maddesinde, teşebbüslerin üretilen mal ve hizmet fiyatlarını tespitte
serbest olduğu, ancak üretilen mal ve hizmetlerin fiyatlarının gerektiğinde Bakanlar
Kurulu’nca tespit edilebileceği ve eğer tespit edilen fiyat maliyetlerin altında
bulunursa zararın Hazine tarafından karşılanacağı ifade edilmektedir. Fiyatlarla ilgili
bir diğer düzenleme de KHK’nın 37. maddesinde yer almaktadır. İlgili maddede,
sosyal faydayı artırmak amacı ile Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu’nca
kuruluşlara ait fiyat ve tarifelere müdahale edilebileceği hükme bağlanmıştır. TMO,
KHK’nın 35., 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 33. ve 20.6.2001 tarihli ve 4684 140
sayılı Kanun’un geçici 3. maddeleri uyarınca Bakanlar Kurulu’nun 28.8.2006 tarih ve
2006/10865 sayılı kararı ile fındık alımı ile görevlendirilmiştir. “Fındık Alım Esasları”
başlığı ile 26275 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan bu Karar’da TMO’nun bu Karar
kapsamındaki her türlü iş ve işlemlere ilişkin usul ve esaslar ile alım satım fiyatlarını
belirlemeye yetkili olduğu ifade edilmiştir. Bununla birlikte TMO’nun piyasadan fındık
alım görevi, 15.7.2009 tarih, 27289 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/15202
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sonlandırılmıştır.
10-56/1108-425
4
150
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. Fındık Sektörüne İlişkin Genel Bilgiler
Fındık, bademden sonra dünyada en yaygın yetiştiriciliği yapılan sert kabuklu
meyvedir. Dünya fındık üretimi, 1960’lı yıllarda yaklaşık 250 bin ton civarında iken,
2000-2008 ortalamasına göre 795 bin tona çıkmıştır. Dünya fındık üretiminin
ortalama % 75’ini gerçekleştiren Türkiye’yi sırasıyla İtalya, ABD ve İspanya takip
etmektedir. AB (27)’nin payı ise % 16’dır .
Türkiye’nin 1970’li yıllarda 260 bin ton civarında olan fındık üretimi 2008-2009 160
döneminde 801 bin ton, 2009-2010 döneminde ise 500 bin ton olarak gerçekleşmiştir
(TÜİK). Yıllar itibarıyla Türkiye’deki fındık üretimine Tablo-1’de yer verilmektedir.
Tablo-1: Yıllara Göre Türkiye Fındık Üretimi (2005-2008)(Ton)
2005 2006 2007 2008 2009
Toplam Üretim 530.000 661.000 530.000 800.791 500.000
Kaynak:TÜİK
Türkiye’de üretilen fındığın yaklaşık %15-20’si iç piyasada tüketilmekte, geri kalan
%80-85’i ise ihraç edilmektedir. Diğer yandan fındığın iç tüketimi konusunda veriler
net rakamlara ulaşmak konusunda yetersiz olup, üretim ve ihracat miktarları ile devir
stoklarından yola çıkılarak iç tüketimin kabuklu fındık cinsinden 80-100 bin ton 170
arasında olduğu tahmin edilmektedir. Fındık fiyatlarının yüksekliği, fındığın çerez
olarak tüketiminin pek yaygın olmaması, ikame ürünlerin fazlalığı ve yetersiz tanıtım
gibi etkenler yurtiçi tüketimin artırılmasını engellemektedir.
Fındık alım-satımına başlamasıyla birlikte TMO kavrulmuş fındık, fındık ezmesi ve
fındık yağı gibi ürünleri üretip ulaşılabilir fiyatlarla piyasaya sürülmesini sağlayarak
fındık tüketiminin artırılmasına yönelik çalışmalar yapmaktadır.
Bu noktada 2009 yılında uygulamaya giren ve üç yıl yürürlükte olacak Yeni Fındık
Stratejisi’ne değinmekte fayda görülmektedir. Buna göre TMO’ya verilen fındık alım 180
yetkisi 2009 yılında sonlandırılmıştır. Strateji kapsamında ruhsatlı alanda üretim
yapan yetiştiricilere “Alan Bazlı Gelir Desteği”, ruhsatsız alanda üretim yapanlara ise
“Söküm ve Alternatif Ürün Desteği” verilecektir. Bu dönemde TMO fındık satışlarına
ancak ihtiyaç halinde ve piyasadaki arz açığı oranında devam edecektir. Arz fazlası
fındık stokunu ise yağ imalatı gibi yöntemlerle piyasa dışında eritmeye devam
edecektir. TMO bu doğrultuda fındık yağı üretimi yapmakta, ancak bu imalattan
………….Ticari sır.
I.3.2. Ekmek Sektörüne İlişkin Genel Bilgiler
190
Ekmek, üretiminde un, tuz, su, maya ve çeşitli katkı maddeleri kullanılan, geleneksel
bir temel gıda maddesidir. İnsanların büyük çoğunluğu ekmeği ana doyurucu gıda
olarak görmektedir.
Yapımında kullanılan malzemenin çeşidine ve miktarına göre, normal, tuzsuz,
kepekli, çavdarlı, soyalı gibi türlere ayrılabilen ekmeğin üretiminde endüstriyel üretim
ve endüstriyel olmayan üretim olarak iki farklı yöntemden bahsedilebilir. Endüstriyel
üretim, ekmekte kullanılan malzemenin hazırlanmasından itibaren üretimin tüm
10-56/1108-425
5
aşamalarının makineler aracılığıyla yapıldığı üretim çeşidi olup bu tür üretimde birim
ekmek başına kullanılan emek miktarı diğer üretime kıyasla oldukça düşüktür. Ayrıca 200
ekmek üretiminde makinelerin kullanımı daha fazla ekmeğin daha kısa bir süre içinde
üretilmesini mümkün kılmaktadır. Kapasitenin ve üretim miktarlarının yüksek olması,
hammadde alımlarının da yüksek miktarlarda olmasına yol açmaktadır. Bu da
hammadde maliyetini düşürmektedir. Tüm bu avantajlar endüstriyel üretimin
maliyetinin normal üretime göre düşük olmasını sağlamaktadır.
Endüstriyel olmayan ekmek üretimi ise daha yaygın olup bu tür işletmelerin üretim
kapasitesi daha düşüktür. Ayrıca birim ekmek başına kullanılan işgücü daha fazladır
ve üretim miktarının düşük olmasından ötürü hammadde alımlarında avantaj
sağlamak güçtür. Bunların sonucunda ekmeğin birim maliyeti daha yüksek 210
olmaktadır. Ancak endüstriyel olmayan bir fırın kurmanın maliyeti daha düşük
olduğundan bu tür üretim, ekmek sektörüne giriş açısından daha çok tercih
edilmektedir. Bu durum ekmek sektörünün endüstriyel modern ekmek fabrikalarının
yanında çok sayıda küçük işletmeden oluşmasını açıklamaktadır.
I.3.3 İlgili Ürün Pazarı
İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da 1998/2, 1998/6 ve 2000/2 sayılı
Rekabet Kurulu Tebliğleri ile Değişik 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’e atıfta bulunularak ilgili ürün 220
pazarının tespitinde dikkate alınacak unsurlar belirtilmektedir. Buna göre ilgili ürün
pazarının tespitinde tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri
bakımından aynı sayılan mal ve hizmetlerden oluşan pazar dikkate alınmakta, ayrıca
tespit edilen ve pazarı etkileyebilecek diğer unsurlar da değerlendirmeye
katılabilmektedir.
Dosya konusu, TMO tarafından İstanbul Halk Ekmek’e düşük fiyatlarla kavrulmuş
kıyılmış iç fındık satışını ve İstanbul Halk Ekmek’in bu tür desteklerle elde ettiği
maliyet avantajını lehine kullanarak piyasada düşük fiyatlarla satış yaptığı
içermektedir. 230
Ekmek, kullanılan malzemenin çeşidine, miktarına ve kullanım amacına göre normal
ekmek, light ekmek, çavdar ekmeği, tuzsuz ekmek, kepekli ekmek, ruşeymli ekmek,
sandviç ekmeği, hamburger ekmeği gibi alt pazarlara ayrılabilir. Bununla beraber
dosya kapsamında bu tür bir ayrıma gidilmesine gerek görülmediğinden İstanbul Halk
Ekmek’in devlet desteği avantajını kullanarak düşük fiyatlarla satış yaptığı iddialarına
ilişkin olarak ilgili ürün pazarı “ekmek pazarı” olarak tanımlanabilecektir.
Öte yandan, dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, altın çörek ve altın ekmek gibi
fındıklı ekmeklerin üretimini gerçekleştirmek için kavrulmuş fındığın öğütülerek 240
kullanılmasının da mümkün olduğu anlaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle, fındıklı ekmek
üretimi için kavrulmuş kıyılmış iç fındık satın alınması gibi bir zorunluluk
bulunmamaktadır. Bu bağlamda ilgili ürün pazarının genel olarak kavrulmuş iç fındık
olarak tanımlanması mümkün görülse de dosya kapsamında fındık açısından net bir
pazar tanımı yapılmasına gerek duyulmamıştır.
10-56/1108-425
6
I.3.4 İlgili Coğrafi Pazar 250
Coğrafi pazar belirlenirken esas olarak, ilgili mal ve hizmetlerin özellikleri ile tüketici
tercihleri bakımından giriş engellerinin, ilgili bölge ile komşu bölgeler arasında
teşebbüslerin pazar payları veya mal ve hizmetlerin fiyatları bakımından hissedilir bir
farklılığın olup olmadığı gibi unsurlar dikkate alınır.
Ekmek ve diğer unlu mamullerin kolay bayatlaması nedeniyle yerleşim birimleri
arasında kolayca taşınamadığı, buna karşılık İstanbul ili sınırları içindeki ilçeler
arasında ekmek ve diğer unlu mamuller ticareti yapılabildiği dikkate alınarak, İstanbul
Halk Ekmek’e yönelik iddialara ilişkin olarak ilgili coğrafi pazar “İstanbul ili” olarak 260
belirlenebilecektir.
Öte yandan İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında
belirtilen inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse coğrafya olarak olası alternatif
pazar tanımları çerçevesinde rekabetçi endişeler yaratmıyor ise pazar tanımı
yapılmayabileceğinden hareketle, TMO’ya yönelik iddialara ilişkin olarak bu dosya
özelinde coğrafi pazar tanımı yapılmasına gerek duyulmamıştır.
I.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.4.1. İstanbul Halk Ekmek’e Yönelik İddialara İlişkin Değerlendirme 270
Başvuruda, İstanbul Halk Ekmek’in devlet desteğiyle elde ettiği maliyet avantajından
faydalanarak ürettiği altın ekmek ve altın çörek ürünlerini düşük fiyatlarla satabildiği,
bu durumun piyasadaki rekabeti bozduğu iddia edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde “ …bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu
tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile
kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.” denilmektedir. Bu hüküm çerçevesinde
herhangi bir teşebbüsün ürünlerine düşük fiyat uygulamasının hakim durumun kötüye 280
kullanımı olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle söz konusu teşebbüsün ilgili
pazarda hakim durumda olması gerektiği açıktır. Bu bağlamda herhangi bir pazarda
hakim durumda bulunmayan bir teşebbüsün ürünlerini rakiplerine göre düşük bir
fiyatla satışa sunması, 4054 sayılı Kanun kapsamında rekabeti engelleyen, bozan
veya kısıtlayan bir eylem olarak değerlendirilemeyecektir.
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde hakim durum; “Belirli bir piyasadaki bir veya
birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyatı
arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak
tanımlanmıştır. Hakim durumun belirlenmesinde ilgili teşebbüsün pazar payı, pazarda 290
faaliyet gösteren diğer firmaların sayısı ve pazar payları gibi nicel ölçütlerin yanında,
piyasaya giriş engelleri, fikri ve sınai mülkiyetin varlığı, teknolojik üstünlük gibi nitel
ölçütler de kullanılmaktadır. Pazar payı hakim durumun belirlenmesinde tek başına
yeterli bir ölçüt olmasa da teşebbüsün pazar payının düşük olması, piyasanın çok
sayıda oyuncunun yer aldığı rekabetçi bir piyasa olması ve giriş engellerinin
bulunmaması gibi durumlarda hakim durumdan bahsetmek zorlaşmaktadır.
10-56/1108-425
7
İstanbul Halk Ekmek’ten elde edilen bilgilere göre İstanbul’da günde yaklaşık 16
milyon adet ekmek üretilmektedir. İstanbul Halk Ekmek’in günlük ekmek üretim
kapasitesi ….Ticari sır…… olup 2009 yılında bu kapasitenin kullanımı günlük ……….. 300
adet ekmek civarındadır. Bu bilgiler ışığında İstanbul Halk Ekmek’in İstanbul ekmek
piyasasındaki pazar payı yaklaşık olarak ……….. civarındadır. Söz konusu pazar
payının hakim durum göstergesi olarak kullanılması açısından oldukça düşüktür.
Bunun yanı sıra piyasaya giriş engelleri bulunmamakta aksine ekmek piyasasına giriş
diğer sektörlere göre daha kolay olmaktadır.
Dosya mevcudu bilgiler değerlendirildiğinde, şikayet edilen teşebbüs olan İstanbul
Halk Ekmek’in İstanbul ilinde ekmek üretimindeki pazar payının doğrudan hakim
durum göstergesi sayılabilecek ölçüde olmaması ve ilgili pazarda giriş engellerinin
bulunmaması nedeniyle, İstanbul’daki ekmek pazarında hakim durumda 310
bulunmadığı; dolayısıyla İstanbul Halk Ekmek’in faaliyetlerinin 4054 sayılı Kanun’un
6. maddesini ihlal eder nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.4.2. TMO’ya Yönelik İddialara İlişkin Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinde iki çeşit temel rekabet ihlali
düzenlenmiştir. Kanun’un 4. maddesi genel olarak teşebbüsler arası anlaşma,
uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları aracılığıyla piyasadaki rekabetin
bozulması, engellenmesi veya azaltılmasına yönelik hükümler içerirken, 6. maddesi
ile hakim durumda bulunan bir teşebbüsün bu hakim durumunu kötüye kullanması 320
yasaklanmaktadır.
Başvuru konusu TMO’nun İstanbul Halk Ekmek’e rakiplerine göre düşük fiyatlarla
kavrulmuş kıyılmış iç fındık sattığı iddiasının, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında yıkıcı fiyat veya ayrımcılık olarak değerlendirilebilecek hususlardan
olabileceği kanaati oluşmuştur. Ancak bu tür bir değerlendirme yapılabilmesi için
teşebbüsün faaliyetlerinin kötüye kullanma olarak nitelendirilebilmesi gerekmektedir.
Bu noktada TMO’nun kuruluş ve faaliyet amaçları da dikkate alınmak suretiyle
İstanbul Halk Ekmek’e düşük fiyatla satış yapmasının kötüye kullanma sayılıp
sayılamayacağı değerlendirilecektir. 330
TMO, yurtta hububat fiyatlarının üreticiler yönünden normalin altına düşmesini ve
tüketici halk aleyhine anormal derecede yükselmesini önlemek, bu ürünlerin
piyasasını düzenleyici tedbirler almak ve gerektiğinde Bakanlar Kurulu Kararı ile
hububat dışındaki diğer tarım ürünleri ile ilgili verilecek görevleri yürütmek amacıyla
kurulmuştur. 2005 yılında fındık alımı yapıp piyasada izlenecek politikaya yön veren
Fiskobirlik’in üreticilere ödeme yapmakta güçlüğe düşmesiyle birlikte fındık
piyasasındaki denge bozulmuştur. Bozulan dengenin yeniden tesis edilmesi için
Bakanlar Kurulu kararıyla TMO’ya fındık alım- satım yetkisi verilmiştir. Ayrıca TMO,
ürünlerin satış fiyatını belirlemeye de yetkili kılınmıştır. Bununla birlikte yukarıda 340
açıklandığı üzere Başbakanlık Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu’nca
TMO’nun belirlediği fiyatlara müdahale edilebilme yetkisi vardır.
TMO Bakanlar Kurulu’nun verdiği yetkiyi kullanarak 3 yılda ……….. fındık almıştır.
Alınan bu fındığın ……… kabuklu olarak satılmış, ……… kavrulmuş iç fındık ve fındık
ezmesi imalatında, ………. ise yağ imalatında kullanılmış ve toplamda ……….. stok
değerlendirilmiştir.
10-56/1108-425
8
2009 sezonundan itibaren TMO’nun piyasadan fındık alma görevi son bulmuştur.
Ayrıca “Yeni Fındık Stratejisi”ne göre TMO, piyasaya fındık satışına ancak arz açığı 350
olması halinde devam edecektir.
Ticari sır …… karşılandığı için TMO, elindeki fındık stokunu yağ imalatında
kullanmak suretiyle eritmeye ağırlık vermiştir. Öte yandan TMO’nun, fındık alımına
başladığı tarihten itibaren Türkiye’de fındık tüketiminin alternatif kanallarda
yaygınlaşmasına yönelik bir politika izlediği gözlemlenmiştir. Bu kapsamda TMO,
Türkiye’de pek yaygın olmayan fındığın çerez olarak tüketimini artırmak amacıyla
kavrulmuş iç fındık imalatı yaparak uygun fiyatlarla piyasaya sürmüştür. Ayrıca fındık
ezmesi de TMO’nun fındık tüketimini artırmaya ve fındığı tanıtmaya yönelik ürünleri
arasındadır. TMO’nun bu kapsamdaki diğer bir faaliyeti, dosyanın konusunu da 360
oluşturan, kavrulmuş kıyılmış iç fındık satışlarıdır. TMO’ya göre bu satışların ana
amacı ülkedeki fındık tüketim alışkanlığını geliştirmek ve fındığın geniş halk
kitlelerince tüketimini sağlamak için en çok tüketilen gıda maddesi olan ekmeğe
fındık katılmasını teşvik etmektir. Bu amaçla, halka ucuz ekmek sağlamak üzere
Belediyeler bünyesinde kurulan Halk Ekmek Fabrikalarıyla birlikte yapılan çalışmalar
neticesinde, Nisan 2009’da Ankara ve İzmir Halk Ekmek Fabrikalarına, 2010 yılının
başında ise İstanbul Halk Ekmek’e kavrulmuş kıyılmış iç fındık satışlarına
başlanmıştır.
Türkiye’de kavrulmuş kıyılmış iç fındık ağırlıklı olarak dondurma, bisküvi, pastacılık 370
ve çikolata sanayiinde kullanılmakta olup maliyeti yüksek olduğu için ekmek
üretiminde kullanılmamaktadır. Resmi rakamlar olmamakla birlikte anılan sektörlerin
yaklaşık 2.000 ton civarında kavrulmuş kıyılmış iç fındık tükettiği kanaati oluşmuştur.
TMO ise Halk Ekmek Fabrikalarına 2009 yılında ……, 2010 yılında ise ……..
kavrulmuş kıyılmış fındık satışı yapmıştır. Satılan bu fındıklar, normal tüketimi
mümkün olamayacak derecede küçük/kırık ancak gıda yönetmeliğine uygun nitelikte
fındıkların işlenmesi suretiyle elde edildiğinden, TMO’nun bu faaliyeti elindeki düşük
değerli ürüne ekonomik değer kazandırması açısından önemlidir. Diğer yandan bu
tür bir üretim yaparak TMO, fındıktan yağ üretimi yapılması neticesinde karşılaşılan
zararı da en aza indirgemeye çalışmaktadır. 380
TMO üç halk ekmek fabrikası dışında kavrulmuş kıyılmış iç fındık satışı
yapmamaktadır. Kamunun tasarrufunda olmayan işletmelere satış yapılması halinde
fındığın kullanımının denetlenmesi mümkün olmayacağından, satışların Halk Ekmek
Fabrikaları ile sınırlı tutulduğu, TMO tarafından beyan edilmiştir. Bir başka ifadeyle,
kavrulmuş kıyılmış iç fındıkların herkese açık olarak satışa sunulması halinde, 4
TL/Kg fiyatla satışa sunulan bu fındıkların ekmek üretiminde kullanılmaması ve daha
yüksek fiyatlarla piyasada değerlendirilerek haksız kazanç elde edilmesi mümkün
olduğu için bu tür bir kısıtlama getirilmiştir.
390
Öte yandan, özel sektöre TMO satış fiyatı üzerinden kavrulmuş kıyılmış iç fındık
satışı yapılması, bu sektöre yaklaşık 2.000 ton civarında ürün temin eden imalatçı
firmalarla haksız rekabet içerisine girilmesine sebep olacağından, özel sektörün satış
kapsamı dışında bırakıldığı yine TMO’nun açıklamaları arasındadır.
TMO tarafından bugüne kadar değerlendirilen toplam ………. ton kabuklu fındık
miktarı dikkate alındığında, Halk Ekmek Fabrikalarına yapılan kıyılmış fındık
10-56/1108-425
9
satışlarının, toplam 11 bin ton olan yıllık yurt içi fındık tüketiminin çok az bir kısmına
tekabül ettiği görülmektedir.
400
Sonuç olarak TMO’nun Bakanlar Kurulu tarafından kendisine verilen yetkiyi
kullanmak suretiyle, kuruluş amacını aşmadan, İstanbul Halk Ekmek’e düşük fiyatla
kavrulmuş kıyılmış iç fındık satışı yapmasının makul ekonomik ve politik gerekçeleri
olduğu ve nihayetinde sosyal faydanın ortaya çıkmasının amaçlandığı ve TMO’nun
elindeki fındık stokunu bitirdikten sonra piyasada herhangi bir fındık satışının
kalmayacağı dikkate alındığında, bu satışların herhangi bir kötüye kullanma teşkil
etmediği kanaatine ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
410
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy