Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-255 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 10-57/1139-428
Karar Tarihi : 02.09.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Shell & Turcas Petrol A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza No:38/8 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : - Shell&Turcas Petrol A.Ş.
Karamancılar İş Merkezi Gülbahar Mah. Salih Tozan Sok.
No:18 B Blok Esentepe-Şişli/İstanbul
- Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile anlaşmalı 8 bayi 20
E. DOSYA KONUSU: Shell&Turcas Petrol A.Ş. (Shell&Turcas) ile çeşitli
belediyeler veya kooperatiflere ait taşınmazlar üzerinde faaliyet gösteren 8 ayrı
bayii arasındaki anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen
istisna hükmünden yararlandığına karar verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.02.2010 tarih ve 1751 sayı ile giren
bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un ve 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan
inceleme sonucunda düzenlenen 26.08.2010 tarih ve 2010-1-255/MM-10-139.İAY
sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 27.08.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-130/338
sayılı Başkanlık önergesi ile 10-57 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara 30
bağlanmıştır. Diğer taraftan, inceleme sürecinde 20.07.2010 tarih ve 5656 sayı ile
Kurum kayıtlarına giren yeni bildirim ile işbu başvuru ekli listesinde yer alan
anlaşmalara model teşkil eden, Shell&Turcas ile Sarper Petrolcülük Ltd. Şti. (Sarper)
arasında yapılan anlaşma, başvuru kapsamından çıkarılmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Bildirime konu toplam sekiz istasyona ilişkin olarak, daha önce açılan ihaleler ve
benzeri işlemler ile söz konusu istasyonların işletme hakkına sahip olan bayilerin
ilgili istasyonun maliki olan belediyeler veya kooperatifler ile bağlantısı olmayan
üçüncü kişi sayılmalarının mümkün olmadığı, bu nedenle Shell&Turcas ile bayiler
arasındaki dikey anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen 40
istisnadan yararlanamayacağı,
- Söz konusu anlaşmalardan yedi adedinin 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış
olmaları ve bu tarih itibarıyla kalan sürelerinin beş yılı aşması nedeniyle,
18.09.2010’a kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma
ve uygulanma imkanının bulunduğu,
10-57/1139-428
2
- Shell&Turcas ile Bekçioğlu Petrol Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan dikey
anlaşmanın ise bildirim formuna göre 19.07.2010 tarihinde sona ermiş olduğu
anlaşıldığından bir üst maddedeki değerlendirmenin dışında olduğu,
görüşü ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 50
H.1. Bildirimin Konusu
Söz konusu başvuruda, Shell&Turcas ile belediyelere veya kooperatiflere ait akaryakıt
istasyonları üzerinde faaliyet gösteren 8 ayrı bayii arasında imzalanan dikey
anlaşmaların, ilgili akaryakıt istasyonları üzerinde Shell&Turcas lehine tanınan intifa
hakları süresince rekabet etmeme yükümlülüğü içerebileceğine ve dolayısıyla ilgili
anlaşmaların beş yıllık grup muafiyeti süresine tabi olmadığına karar verilmesi talebiyle
bildirimde bulunulmaktadır.
H.2. Taraflar
Dosyadaki bilgilere göre Türkpetrol ve Madeni Yağlar T.A.Ş. ile İngiliz Burmah Castrol
firması ile ortaklaşa kurulan Turcas Petrolcülük A.Ş. (Turcas), Tabaş Petrolcülük A.Ş. 60
(Tabaş) tarafından satın alınmış olup 1999 yılında iki şirket Turcas Petrol A.Ş. unvanı
altında birleşmiştir. Rekabet Kurulunun 06-08/103-29 sayı ve 02.02.2006 tarihli kararı
ile izin verilen işlem sonucunda ise Turcas Petrol A.Ş. ve The Shell Company of
Turkey Ltd., Shell&Turcas Petrol A.Ş. (Shell&Turcas) unvanlı ortak girişim şirketi çatısı
altında faaliyetlerini birleştirmişlerdir. EPDK tarafından hazırlanan 2009 yılı Petrol
Piyasası Raporu’nun ilgili bölümüne göre Shell&Turcas’ın bayiler aracılığıyla yapılan
satışlar bakımından benzin türlerinde pazar payının %28,7; motorin türlerinde ise
yaklaşık %17 düzeyinde olduğu görülmektedir.
Bildirim formları ve eklerine göre bildirime konu anlaşmalar, belediyelere ait akaryakıt
istasyonları üzerine faaliyet gösteren yedi ve bir kooperatife ait akaryakıt istasyonu 70
üzerinde faaliyet gösteren olmak üzere toplam sekiz ayrı bayi (Bayiler) ile yapılmıştır.
H.3. İlgili Pazar
Taraflar arasındaki “Bayilik Sözleşmesi”nin kapsamı göz önüne alındığında, bildirime
konu işlem çerçevesinde ilgili ürün pazarı, “oto lpg dışında kalan otomotiv yakıtları”
“oto-LPG” ve “madeni yağ” pazarları olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, emsal Kurul
kararları ve başvurunun içeriği ve etki alanı da dikkate alınarak, değerlendirmede
öncelikle oto-LPG dışında kalan otomotiv yakıtları pazarı göz önünde
bulundurulmuştur.
Diğer taraftan, gerek beyaz akaryakıt ürünleri, gerekse oto-LPG ve madeni yağ
dağıtım faaliyetlerinin yurt çapında gerçekleştirilmesi ve ilgili hizmetler bakımından 80
rekabet şartlarının farklılaşmasına neden olacak bir unsur bulunmaması nedeniyle ilgili
coğrafi pazar, “Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
H.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.4.1. Bildirim Kapsamındaki Anlaşmaların Konusu ve Niteliği
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesinde
üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla
teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla
yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak tanımlanmaktadır.
Rekabet Kurulunun akaryakıt sektöründe uygulanan dikey anlaşmalara ilişkin olarak
almış olduğu geçmiş ve yakın tarihli çok sayıda kararlar ve Kuruma yapılan başvurular 90
çerçevesinde, akaryakıt sektöründe dikey anlaşmaların çeşitli şekillerde kuruldukları
görülmektedir. Bunlardan en yaygın olarak görülen anlaşma türünde, akaryakıt
10-57/1139-428
3
istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki bayii adayı ile dağıtıcı
arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden bir protokol yapılmakta, söz
konusu protokolde yüklenilen taahhüde istinaden, malik tarafından dağıtıcı lehine ilgili
taşınmaz üzerinde uzun süreli intifa hakkı tanınmasını müteakiben taraflar arasında
ayrıca bayilik sözleşmesi yapılmaktadır.
Bir başka anlaşma türünde ise bayilik faaliyeti yürütmek isteyen ancak akaryakıt
istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde
etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi 100
kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından dağıtıcı, bayi
adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta; söz konusu protokol gereğince
malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta;
nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi arasında
da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde de daha önce dağıtıcı
lehine ilgili taşınmaz üzerinde intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında bayilik
sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla
işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple
sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir 110
kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından
üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan dikey
ilişkiler bulunmaktadır. Bildirim formunda ise bildirime konu anlaşmaların; belediyelerin
düzenlediği ihaleler sonucunda belediyelere ait akaryakıt istasyonlarının işletme
hakkını kazanan bayilerin, çalışmayı istedikleri dağıtıcı şirketi belirlemeleri; bu
çerçevede belediyeler tarafından dağıtıcı lehine intifa v.b. hak tanınması ya da bayiye
tanınan-tanınacak olan intifa veya kira hakkının dağıtıcıya devrine ilişkin yükümlülük
getirilmesi, son olarak da belediyeler ile bayi arasında kira sözleşmesi ve dağıtıcı ile
bayi arasında da bayilik sözleşmesi imzalanması yoluyla kurulduğu belirtilmektedir. 120
Bayi lehine tesis edilecek kira v.b. hakkın dağıtıcıya devrine ilişkin yükümlülük
getirildiği durumlarda, belediyelerin de bu hususta ilgili formalitelere katıldığı ifade
edilmiştir. Bu bakımdan bildirim konusu anlaşmalardaki ilişki türü, yukarıda
sayılanlardan ikincisiyle büyük ölçüde benzerlik göstermektedir.
Diğer yandan bildirim formu ekinde örnek mahiyetinde sunulan ve Shell&Turcas Selefi
Turcas Petrolcülük A.Ş. (Turcas) ile Sarper arasında imzalan işletme sözleşmesinin 2.
maddesinde, “İşletici, işletmesi kendisine verilmiş olan istasyonda münhasıran
Turcas’dan veya Turcas’ın belirleyeceği yerden satın alacağı akaryakıt petrol
müştaklarını, madeni yağlar ve diğer malları … evsafını değiştirmeden satmayı,
bulundurmayı, teşhir etmeyi, reklamını yapmayı ve başka bir şahıs veya şirketin petrol 130
mahsullerini hiçbir şekilde satmamayı bulundurmamayı, teşhir etmemeyi, reklamını
yapmamayı, kabul ve taahhüt etmiştir. …” ifadesi yer alamaktadır. Bu açıdan,
Shell&Turcas ile Bayiler arasında imzalanan protokoller, bayilik sözleşmeleri, emanet
sözleşmeleri ve benzerleri ile bunlarla bağlantılı olarak ilgili istasyonlar üzerinde
istasyon sahibi belediyeler veya kooperatifler tarafından Shell&Turcas lehine intifa
hakkı ya da uzun süreli kira hakkı kurulmasına ilişkin resmi senetler ve sözleşmeler,
bayi üzerine rekabet yasağı getiren dikey anlaşmalar niteliğinde olup 2002/2 sayılı
Tebliğ’de yer alan düzenlemelere tabidir.
140
10-57/1139-428
4
H.4.2. Bildirime Konu Akaryakıt Bayilik Sözleşmeleri, Tamamlayıcı Nitelikteki
Protokoller ve İntifa Hakkı Senetlerinin 2002/2 sayılı Tebliği Bakımından
Değerlendirilmesi
2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının anlaşma
konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın
almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her
türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Yine aynı Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise,
Tebliğ ile tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi
beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. 150
Diğer taraftan, Rekabet Kurulunun ve Danıştay’ın konuyla ilgili olarak daha önce almış
olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, bayilik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerde yer
alan rekabet etmeme yükümlülüğü süresine etki eden intifa sözleşmeleri ve kira
sözleşmelerinin tamamı tek bir dikey anlaşma olarak kabul edilmektedir. Bu dikey
anlaşmalar ile bayiye 5 yıldan uzun süreli rekabet yasağı getirilmesi, söz konusu dikey
ilişkiyi grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.
Buna karşın Shell&Turcas tarafından sunulan bildirim formunda, 2002/2 sayılı Tebliğ’in
5. maddesinin (a) bendinin üçüncü fıkrasında yer alan istisna hükmü hatırlatılmakta ve
işbu bildirime konu ilişkiler bakımından, ilişkinin başlangıcı dikkate alınmaksızın;
belediye tarafından ilgili istasyon üzerinde dağıtıcıya intifa veya kira gibi haklar 160
tanınmış olması ve belediye ile bayinin bağlantısız üçüncü kişi sayılması noktasından
hareketle, bildirime konu anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’de düzenlenen beş yıllık
grup muafiyeti sınırına tabi olmadığına karar verilmesi talep edilmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmememe
yükümlülüklerine veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde
anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin
olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya
dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı
ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde
sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan 170
üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir
tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu
tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme
yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu
tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un ilgili paragrafında ise, Tebliğ’in
5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak
düzenlenen istisna hükmünde, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna,
“öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya
da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının 180
alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da
kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik
ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz
konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Söz konusu hükümler dikkatle irdelendiğinde, bahse konu istisnadan yararlanmanın,
öncelikle iki koşuldan birinin varlığına bağlı olduğu görülmektedir. Buna göre alıcı
(bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini:
10-57/1139-428
5
- ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir 190
üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu)
üzerinde,
- ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü
kişilerden elde edilen bir ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste
sürdürmelidir.
Bunun yanı sıra Kılavuzun açık hükümleri çerçevesinde, taraflar arasındaki dikey
ilişkinin istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan
itibaren yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir.
Bildirim formunda ise ilgili anlaşmalar hakkında şu açıklamalara yer verilmiştir:
“Belediye-Dağıtıcı-Bayi arasındaki üçlü ilişkilerde, belediye dağıtıcı lehine tapusal hak 200
tesis etmekte ve eş zamanlı olarak bayi ile bir kira sözleşmesi imzalamakta; dağıtıcı
ise bayi ile işletme sözleşmesi akdetmektedir. Bu ilişkinin başlangıcı esasen
belediyelerin düzenlediği akaryakıt istasyonu işletmeciliği hakkında bir ihaledir. Bu gibi
ihaleleri alan bayilerin çalışmayı istediği dağıtıcı lehine belediyeler tapusal hak tesis
etmekte ya da daha önce bayi lehine tesis edilmiş olan tapusal hakkın bayi tarafından
dağıtıcıya devredilmesi yükümlülüğü getirilmekte, belediyeler de bu hususta
formalitelere katılmaktadır. Buna mukabil, belediye bayi ile kira sözleşmesi
yapmaktadır. Hatta kimi örneklerde, belediyenin dağıtıcıya intifa hakkı sağladığı ve
akabinde bayi ile kira akdi yaptığına rastlanmaktadır.”
Ancak daha önce de benzer konulu dosyaların1 değerlendirilmesinde yer verildiği 210
üzere, bir anlaşmanın istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için dağıtım şirketinin
(sağlayıcı) ilgili akaryakıt istasyonuna ilişkin ayni veya şahsi hakkını doğrudan malikten
alması ve daha sonra bu istasyonu başka bir şahsa işlettirmesi şartı aranmaktadır. Bu
bakımdan, bayinin sağlayıcıdan önce ilgili istasyon üzerinde ayni veya şahsi bir hakka
sahip olması halinde, daha sonra sağlayıcıya ayni veya şahsi hakkı veren üçüncü bir
kişi ile (malik) bağlantılı olduğu kabul edilmekte ve bu tür sözleşmeler istisna
kapsamında değerlendirilmemektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde; Bayilerin belediyeler tarafından açılan ihalelere girerek
ilgili belediyelere ait istasyonlar üzerinde çalışma hakkını elde etmek suretiyle
dağıtıcılarla bayilik anlaşması yaptığı işbu dosya konusu anlaşmalar bakımından, söz 220
konusu bayilerin ilgili belediyelerle (bir bayi açısından ilgili kooperatifle) bağlantısı
olmayan üçüncü kişi sayılmaları mümkün değildir. Dağıtıcının, istasyonun işletme
hakkını elde eden bayi adayı ile bayilik anlaşması yapmak için, ilgili istasyon üzerinde
kendi lehine intifa hakkı tanınmasını ya da bayi lehine tanınan kiracılık hakkının
kendisine devrini şart koşması; bu doğrultuda belediye ve bayinin bu şartı yerine
getirmesi hali de değerlendirmeyi değiştirmeyecektir. Dolayısıyla bildirim kapsamında
yer alan anlaşmaların, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen istisnadan
yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır.
Bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde; bildirime konu anlaşmalardan yedi
adedinin 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış olmaları ve bu tarih itibarıyla kalan 230
sürelerinin beş yılı aşması nedeniyle, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile
tanınan grup muafiyetinden yararlanma ve uygulanma imkanı bulunduğu sonucuna
ulaşılmıştır. Bildirim formu ekli listesinde yer alan; Shell&Turcas ile Bekçioğlu Petrol
Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan dikey anlaşmanın sona ermiş olduğu
anlaşıldığından, değerlendirmenin dışında tutulmuştur.
1 Rekabet Kurulunun büyük ölçüde paralellik arz eden bir dikey anlaşmaya ilişkin olarak almış olduğu 04.03.2010
tarihli ve 10-21/265-98 sayılı kararı.
10-57/1139-428
6
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Bildirime konu toplam sekiz istasyona ilişkin olarak, daha önce açılan ihaleler ve
benzeri işlemler ile söz konusu istasyonların işletme hakkına sahip olan bayilerin ilgili 240
istasyonun maliki olan belediyeler veya kooperatifler ile bağlantısı olmayan üçüncü kişi
sayılmalarının mümkün olmadığına, bu nedenle Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile bayiler
arasındaki dikey anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen
istisnadan yararlanamayacağına,
2- Söz konusu anlaşmalardan yedi adedinin 18.9.2005 tarihinden önce yapılmış
olmaları ve bu tarih itibarıyla kalan sürelerinin beş yılı aşması nedeniyle, 18.9.2010'a
kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlandığına,
3- Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile Bekçioğlu Petrol Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında
yapılan dikey anlaşmanın ise bildirim formuna göre 19.7.2010 tarihinde sona ermiş
olduğu anlaşıldığından işbu kararın 2. maddesindeki değerlendirmenin dışında 250
olduğuna
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy